Enfeksiyon Hastalıkları

346 questions

Question 141Question

6868 yaşında kadın hasta, huzurevinde kalırken yüksek ateş, konfüzyon ve tansiyon düşüklüğü (85/5085/50 mmHg) şikayetleriyle acil servise getiriliyor. İdrar tetkikinde yoğun lökosit ve Gram negatif çomaklar görülmesi üzerine hastaya ampirik seftriakson tedavisi başlanıyor. Yatışının 4848. saatinde kan ve idrar kültürlerinde *Escherichia coli* ürüyor. Laboratuvar tarafından bildirilen antibiyogram sonuçları aşağıdaki gibidir:

AntibiyotikMİK Değeri (μg/mL\mu g/mL)Yorum
Seftriakson>64> 64Dirençli
Seftazidim>32> 32Dirençli
Aztreonam>16> 16Dirençli
Sefepim44Duyarlı
Meropenem0.25\leq 0.25Duyarlı
Piperasilin-Tazobaktam8/48/4Duyarlı

Bu verilere dayanarak, hastanın kesin tedavisinde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Meropenem tedavisine geçilmesi

Answer

Meropenem tedavisine geçilmesi
Doğru yanıt olan yaklaşım Meropenem tedavisine geçilmesidir. Hastadaki E. coli izolatı 3. kuşak sefalosporinlere ve aztreonama dirençli, ancak karbapenemlere duyarlıdır; bu durum ESBL varlığını kanıtlar. Ciddi ESBL enfeksiyonlarında (sepsis, bakteremi), Piperasilin-Tazobaktam duyarlı görünse bile klinik sonuçlar karbapenemlere göre daha kötüdür.

Step-by-Step Solution

1
Antibiyogram sonuçlarını analiz et
3. kuşak sefalosporinlere (Seftriakson, Seftazidim) ve monobaktamlara (Aztreonam) dirençli, karbapenemlere duyarlı profil saptandı.
Bu direnç paterni tipik bir Genişlemiş Spektrumlu Beta-Laktamaz (ESBL) üretimini gösterir.
2
Klinik tabloyu değerlendir
Hastada hipotansiyon ve konfüzyon ile seyreden ciddi bir sepsis/bakteremi tablosu mevcuttur.
Ciddi enfeksiyonlarda ilaç seçimi in-vitro duyarlılığın ötesinde klinik verilerle (kanıt düzeyi yüksek çalışmalarla) yapılmalıdır.
3
Kesin tedavi planını belirle
ESBL bakteremilerinde karbapenemlerin (Meropenem gibi) mortaliteyi azaltmada Piperasilin-Tazobaktam veya Sefepimden üstün olduğu kabul edilir.
MERINO gibi çalışmalar, ESBL üreten suşlarda duyarlı saptansa bile beta-laktamaz inhibitörlü kombinasyonların klinik başarısının karbapenemlerden düşük olduğunu göstermiştir.

Key Concept

Genişlemiş Spektrumlu Beta-Laktamaz (ESBL) üreten suşlarda in-vitro duyarlılık her zaman klinik başarıyı garanti etmez; ciddi enfeksiyonlarda karbapenemler tercih edilmelidir.

Practice More

ESBL üreten Klebsiella suşlarında karbapenem direnci (KPC, OXA-48) gelişme mekanizmalarını ve bu durumda seçilecek ajanları (Seftazidim-Avibaktam vb.) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 142Question

6262 yaşında erkek hasta, sol uyluk bölgesinde aniden başlayan şiddetli ağrı, hızlı gelişen şişlik ve ciltte bronz renk değişikliği şikayetiyle acil servise getiriliyor. Herhangi bir travma öyküsü olmayan hastanın fizik muayenesinde etkilenen bölgede belirgin krepitasyon ve hemorajik büller saptanıyor. Kan kültürlerinde Gram pozitif, sporlu, anaerobik basiller ürediği bildiriliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken ve bu hastada mutlaka araştırılması gereken altta yatan durum aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Clostridium septicum – Kolon malignitesi

Answer

En olası etken Clostridium septicum ve eşlik eden durum kolon malignitesidir.
Hastada tarif edilen travma dışı, hızlı ilerleyen miyonekroz ve krepitasyon tablosu tipik bir spontan gazlı gangren sunumudur. Bu tablodan en sık sorumlu tutulan mikroorganizma Clostridium septicum'dur. C. septicum'un en önemli özelliği, kolon mukozasındaki (kanser, polip, divertikülit gibi) bozukluklardan yararlanarak kan dolaşımına geçmesi ve sağlıklı kas dokusunda miyonekroza yol açmasıdır. Bu nedenle bu hastalarda kolonoskopik inceleme ile kolon malignitesi araştırması hayati önem taşır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Travma öyküsü olmaksızın aniden başlayan miyonekroz (krepitasyon, bronz renk değişimi, hızlı progresyon) saptanmıştır.
Bu tablo 'Spontan Gazlı Gangren' olarak tanımlanır.
2
Spontan gazlı gangren etkenini belirle.
Clostridium septicum, aerotolerant bir anaerob olup travma olmaksızın miyonekroz yapabilen temel etkendir.
Clostridium perfringens'in aksine, C. septicum sağlıklı dokuyu travma olmadan invaze edebilir.
3
Altta yatan ilişkili hastalığı saptanmış klinik korelasyonla eşleştir.
C. septicum bakteriyemisi ve spontan gazlı gangreni olan hastaların yaklaşık %80\%80'inde kolon kanseri, divertikülit veya nötropeni gibi bir odak bulunur.
Gastrointestinal mukozadaki hasar, bakterinin kan dolaşımına geçişine izin verir.

Key Concept

Clostridium septicum ve Spontan Miyonekroz İlişkisi

Practice More

Clostridium botulinum ve Clostridium tetani arasındaki nörotoksin etki mekanizması farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 143Question

3131 yaşında erkek hasta, sekonder sifiliz tanısıyla 11 yıl önce 2.42.4 milyon ünite benzatin penisilin GG ile tedavi edilmiştir. Hastanın tedavi öncesi VDRLVDRL titresi 1:1281:128 iken, tedavi sonrası 6.6. ay kontrolünde 1:161:16’ya gerilemiştir. 12.12. ay kontrolünde ise titrenin 1:641:64’e yükseldiği saptanıyor. Hastanın son 33 ay içerisinde yeni bir şüpheli cinsel temas öyküsü mevcuttur.

Bu hastadaki serolojik değişim için en olası açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Re-enfeksiyon; titrenin en az 44 kat (22 dilüsyon) artışı yeni enfeksiyonu gösterir.

Answer

Sifiliz tedavisinden sonra takipte non-treponemal test (VDRL/RPR) titrelerinde 4 katlık (22 dilüsyon) bir artış olması re-enfeksiyonu gösterir.
Sifiliz tedavisinin başarısını veya re-enfeksiyonu takip etmek için non-treponemal testler (VDRL veya RPR) kullanılır. Başarılı bir tedavide titresinin 66-1212 ay içinde en az 44 kat (iki dilüsyon) azalması beklenir. Takip sırasında titrenin tekrar 44 kat (22 dilüsyon) artması (örneğin 1:161:16’dan 1:641:64’e çıkması), özellikle yeni bir temas öyküsü de varsa, re-enfeksiyon tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın serolojik seyri analiz edilir.
Başlangıç: 1:1281:128, 6.6. ay: 1:161:16 (88 kat düşüş - tedavi başarılı), 12.12. ay: 1:641:64.
Tedavi yanıtını değerlendirmek için non-treponemal test (VDRL/RPR) titreleri kullanılır.
2
12.12. aydaki titre artışının miktarını hesaplanır.
1:161:16’dan 1:641:64’e çıkış, tam olarak 44 katlık (16326416 \rightarrow 32 \rightarrow 64) bir artışı temsil eder.
Titrelerdeki 22 dilüsyon veya 44 katlık değişimler klinik olarak anlamlı kabul edilir.
3
Klinik öykü ile serolojik veriyi birleştirilir.
Yeni şüpheli temas + 44 kat titre artışı = Re-enfeksiyon.
Sifilizde kalıcı bağışıklık oluşmaz, kişi tekrar enfekte olabilir.

Key Concept

Sifilizde tedavi başarısı veya re-enfeksiyon değerlendirmesi non-treponemal test (VDRL/RPR) titrelerindeki en az 4 katlık (iki dilüsyon) değişimle yapılır.

Hints

1
Tedavi başarısını değerlendirmek için hangi testlerin titresine bakılır?
2
Titrelerdeki '4 kat' veya '2 dilüsyon' kuralını hatırlayın.
3
1:161:16 ile 1:641:64 arasındaki fark kaç katlık bir artışa denk gelmektedir?

Practice More

Sifilizde treponemal testlerin (FTA-ABS, TPPA) tedavi sonrası titre takibinde neden kullanılmadığını inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 144Question

Sağ dizine 22 yıl önce total protez replasmanı uygulanan bir hastada, cerrahi debridmanlara ve uzun süreli antibiyotik tedavilerine rağmen klinik iyileşme sağlanamayan kronik bir enfeksiyon tablosu gelişmiştir. Alınan periprostetik doku kültürlerinde, 37C37^{\circ}C'de 7272 saatlik inkübasyonun ardından kanlı agarda oldukça küçük (<0.5<0.5 mm), pigmentsiz ve hemoliz yapmayan koloniler gözlenmiştir. Biyokimyasal değerlendirmede izolatın katalaz pozitif olduğu, koagülaz testinin ise 2424. saatte zayıf pozitifleştiği saptanmıştır.

Bu hastadaki enfeksiyonun persistan seyretmesinden sorumlu olan bu bakteri fenotipi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Elektron transport zincirindeki mutasyonlar nedeniyle membran potansiyelleri düşüktür; bu durum aminoglikozid direncine yol açar.

Answer

Elektron transport zincirindeki mutasyonlar nedeniyle membran potansiyelleri düşüktür ve bu durum aminoglikozid direncine yol açar.
Küçük koloni varyantları (SCV), kronik ve tekrarlayan S. aureus enfeksiyonlarından sorumlu olan subpopülasyonlardır. Bu bakterilerde elektron transport zincirindeki (genellikle hemin veya menadion sentezindeki) defektler nedeniyle membran potansiyeli düşüktür. Aminoglikozidlerin bakteri hücresine girişi enerjiye ve membran potansiyeline bağımlı olduğu için, bu fenotip aminoglikozidlere karşı intrinsik bir direnç gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryodaki mikrobiyolojik bulguları analiz et.
Kronik protez enfeksiyonu, yavaş üreme (7272 saat), küçük ve hemolizsiz koloniler 'Küçük Koloni Varyantı' (Small Colony Variant - SCV) fenotipini işaret eder.
S. aureus'un bu özel fenotipi kronik, persistan ve tedaviye dirençli enfeksiyonların klasik nedenidir.
2
Küçük Koloni Varyantlarının (KKV) metabolik altyapısını değerlendir.
Bu bakterilerde sıklıkla hemin veya menadion sentezinde defekt (mutasyon) bulunur; bu da elektron transport zincirinin (ETC) aksamasına neden olur.
ETC defekti ATP üretimini azaltır ve koloni morfolojisinin değişmesine (küçülmesine) yol açar.
3
Metabolik defekt ile antibiyotik direnci arasındaki ilişkiyi kur.
Düşük membran potansiyeli (ΔψΔψ), aminoglikozidlerin hücre içine girişini engeller.
Aminoglikozid alımı, oksijene ve yüksek membran potansiyeline bağımlı aktif bir süreçtir.

Key Concept

Staphylococcus aureus Küçük Koloni Varyantları (SCV) ve Aminoglikozid Direnç Mekanizması

Practice More

Staphylococcus aureus suşlarında VISA ve VRSA direnç mekanizmalarını karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Estimated Time:3m 0s
Question 145Question

7070 yaşında bilinen Child-Pugh B sirozu ve evre 3b3b kronik böbrek yetmezliği olan kadın hasta, son 2424 saattir eşlik eden konfüzyon ve idrar çıkışında azalma nedeniyle acil servise getiriliyor. Hastanın 22 hafta önceki bazal laboratuvar değerleri; kreatinin 2.62.6 mg/dL, bilirubin 3.13.1 mg/dL, trombosit 115.000/mm3115.000/mm^3 ve GCS 1515 olarak biliniyor. Acil servisteki ilk fizik muayenesinde; ateş 38.4C38.4^\circ C, nabız 112112/dk, kan basıncı 85/5585/55 mmHg, solunum sayısı 2626/dk saptanıyor. Güncel laboratuvar tetkiklerinde ise kreatinin 3.23.2 mg/dL, bilirubin 4.84.8 mg/dL, trombosit 90.000/mm390.000/mm^3 ve GCS 1313 olduğu görülüyor. Hastaya 3030 mL/kg intravenöz kristalloid resüsitasyonu uygulanmasına rağmen MAP (ortalama arter basıncı) 6262 mmHg saptanıyor ve noradrenalin infüzyonu başlanıyor. Resüsitasyon sonrası kontrol laktat düzeyi 1.91.9 mmol/L olarak ölçülüyor. Bu hastanın Sepsis-3 (Third International Consensus Definitions for Sepsis and Septic Shock) kriterlerine göre klinik sınıflaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sepsis

Answer

Sepsis-3 kriterlerine göre hastanın klinik durumu 'Sepsis' olarak tanımlanır.
Bu vakada hastanın kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği nedeniyle yüksek bir bazal SOFA skoru (55 puan) bulunmaktadır. Güncel durumda SOFA skoru 77'ye yükselmiştir; bu +2+2 puanlık artış sepsis tanısını doğrular. Ancak hastanın sıvı resüsitasyonuna yanıtsız hipotansiyonu ve vazopresör ihtiyacı olmasına rağmen, serum laktat düzeyinin 1.91.9 mmol/L (yani 2\leq 2 mmol/L) olması nedeniyle tablo septik şok kriterlerini tam olarak karşılamaz ve 'Sepsis' düzeyinde kalır.

Step-by-Step Solution

1
Bazal SOFA skorunu hesapla
Bazal SOFA: Kreatinin 2.62.6 (22 puan), Bilirubin 3.13.1 (22 puan), Trombosit 115.000115.000 (11 puan), GCS 1515 (00 puan) = Toplam 55 puan.
Sepsis tanısı için bazal değerlerden itibaren meydana gelen artışın hesaplanması gerekir.
2
Güncel SOFA skorunu hesapla
Güncel SOFA: Kreatinin 3.23.2 (22 puan - değişiklik yok), Bilirubin 4.84.8 (22 puan - değişiklik yok), Trombosit 90.00090.000 (22 puan - +1+1 artış), GCS 1313 (11 puan - +1+1 artış) = Toplam 77 puan.
Organ disfonksiyonunun şiddetini belirlemek için mevcut değerler skorlanır.
3
Sepsis kriterlerini kontrol et
SOFA skoru artışı Δ2\Delta 2 (75=27 - 5 = 2) ve enfeksiyon bulguları (ateş, lökositoz şüphesi) mevcuttur. Tanı: Sepsis.
Sepsis-3'e göre enfeksiyona sekonder SOFA artışının 2\geq 2 olması sepsisi tanımlar.
4
Septik şok kriterlerini kontrol et
Hipotansiyon için vazopresör ihtiyacı var (MAP <65< 65 mmHg) ANCAK laktat düzeyi 1.91.9 mmol/L (kriter: >2> 2 mmol/L).
Septik şok tanısı için hem vazopresör ihtiyacı hem de laktat yüksekliği (>2> 2 mmol/L) aynı anda bulunmalıdır.

Key Concept

Sepsis-3 tanımlamasında 'Sepsis' ve 'Septik Şok' ayrımı; bazal organ disfonksiyonu ve laktat eşik değeri üzerinden yapılır.
Question 146Question

72 yaşında kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanısı olan bir hasta, pnömoni nedeniyle 14 gün süreyle seftriakson ve klaritromisin tedavisi almıştır. Tedavisinin bitiminden bir hafta sonra günde 10 kez olan, sulu, kan içermeyen ishal ve kramp tarzında karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede batında yaygın hassasiyet saptanıyor ancak defans veya rebound izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 21.000/mm321.000/mm^3, serum kreatinin düzeyi ise 1,8mg/dL1,8 mg/dL (bazal değeri: 0,9mg/dL0,9 mg/dL) olarak saptanıyor. Gaitada *Clostridioides difficile* toksin testi pozitif sonuçlanıyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oral vankomisin veya fidaksomisin tedavisi başlanması

Answer

Oral vankomisin veya fidaksomisin tedavisi başlanması
Hastanın laboratuvar değerleri (Lökosit: 21.000/mm321.000/mm^3 ve Kreatinin: 1,8mg/dL1,8 mg/dL), uluslararası kılavuzlarda tanımlanan 'şiddetli' Clostridioides difficile enfeksiyonu kriterlerini karşılamaktadır. Bu gruptaki hastalarda oral vankomisin veya fidaksomisin ilk seçenek tedavilerdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularına göre enfeksiyon şiddetinin belirlenmesi
Hastada lökosit sayısının >15.000/mm3>15.000/mm^3 ve serum kreatinin düzeyinin >1,5mg/dL>1,5 mg/dL olması nedeniyle tablo 'şiddetli' (severe) olarak sınıflandırılır.
Clostridioides difficile enfeksiyonunda (CDE) tedavi seçimi hastalığın şiddetine (non-severe, severe, fulminant) göre yapılır.
2
Şiddetli CDE kategorisi için uygun antimikrobiyal ajanın seçilmesi
Güncel kılavuzlar (IDSA/SHEA) uyarınca şiddetli vakalarda ilk seçenek oral vankomisin (4×125mg/gu¨n4 \times 125 mg/gün) veya fidaksomisin (2×200mg/gu¨n2 \times 200 mg/gün) olmalıdır.
Vankomisin ve fidaksomisin, şiddetli vakalarda metronidazole göre daha yüksek klinik başarı ve daha düşük nüks oranları ile ilişkilidir.

Key Concept

Şiddetli Clostridioides difficile enfeksiyonu kriterleri (Lökosit > 15.000/mm³ veya Kreatinin > 1,5 mg/dL) ve bu durumda oral vankomisin/fidaksomisin kullanım gerekliliği.
Estimated Time:1m 30s
Question 147Question

70 yaşında, huzurevinde kalan bir hasta, akut bilinç değişikliği ve idrar miktarında azalma nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede kan basıncı 85/50 mmHg85/50\text{ mmHg}, kalp hızı 115/dakika115/\text{dakika} ve solunum sayısı 26/dakika26/\text{dakika} olarak ölçülüyor. Hastaya intravenöz 30 ml/kg30\text{ ml/kg} kristaloid sıvı resüsitasyonu yapılmasına rağmen ortalama arter basıncını 65 mmHg\geq 65\text{ mmHg} düzeyinde tutmak için vazopressör desteğine ihtiyaç duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde serum laktat düzeyi 3.5 mmol/L3.5\text{ mmol/L} olarak saptanıyor. Sepsis-3 (Third International Consensus Definitions for Sepsis and Septic Shock) kriterlerine göre bu hastanın klinik tablosu için en doğru tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Septik şok

Answer

Sepsis-3 kriterlerine göre vazopressör ihtiyacı ve laktat düzeyinin 2 mmol/L2\text{ mmol/L} üzerinde olması Septik Şok tanısı koydurur.
Sepsis-3 tanımlamasına göre 'Septik Şok'; sepsisin bir alt kümesi olup, hücresel ve metabolik anormalliklerin mortaliteyi tek başına sepsise göre belirgin şekilde artırdığı bir tablodur. Tanı için klinik olarak sepsis tablosuna ek olarak; yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını 65 mmHg\geq 65\text{ mmHg} tutmak için vazopressör gereksinimi olması VE serum laktat düzeyinin >2 mmol/L> 2\text{ mmol/L} (18 mg/dL18\text{ mg/dL}) olması gerekir. Sorudaki vakada her iki kriter de karşılanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını (hipotansiyon, konfüzyon, takipne) değerlendir.
qSOFA kriterlerinin pozitif olduğu ve bir enfeksiyon odağı şüphesi olduğu görülür.
Sepsis şüphesi olan hastada organ disfonksiyonunu hızlıca taramak gerekir.
2
Sıvı resüsitasyonuna yanıtı kontrol et.
30 ml/kg30\text{ ml/kg} kristaloid verilmesine rağmen ortalama arter basıncı düşük kalmıştır.
Sepsis ve septik şok ayrımı için sıvıya dirençli hipotansiyonun varlığı kritiktir.
3
Vazopressör ihtiyacını ve laktat düzeyini analiz et.
Vazopressör gereksinimi vardır ve laktat 3.5 mmol/L3.5\text{ mmol/L} (eşik değer >2 mmol/L> 2\text{ mmol/L}) düzeyindedir.
Septik şokun metabolik ve hücresel anormalliklerini tanımlayan spesifik kriterler bunlardır.

Key Concept

Sepsis-3 Tanı Kriterleri

Hints

1
Hastanın sıvı resüsitasyonuna yanıt vermediğine ve kan basıncını korumak için ilaç (vazopressör) desteği gerektiğine dikkat edin.
2
Sepsis-3 kriterlerinde septik şok tanısı için hem vazopressör ihtiyacı hem de serum laktat düzeyi için belirli bir eşik değerin aşılması şarttır.

Practice More

qSOFA (quick SOFA) kriterlerini ve hangi parametreleri içerdiğini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 148Question

35 yaşında erkek hasta, evlilik öncesi sağlık taraması sırasında yapılan testlerde VDRL pozitifliği saptanması üzerine enfeksiyon hastalıkları polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın anamnezinde şüpheli cinsel temas, genital ülser veya döküntü öyküsü bulunmuyor. Yapılan sistemik fizik muayenesinde patolojik bir bulguya rastlanmıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

TestSonuç
VDRLPozitif (1/2 titre)
TPHANegatif
FTA-ABSNegatif

Buna göre, bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklayan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biyolojik yalancı pozitiflik

Answer

Biyolojik yalancı pozitiflik
Sifiliz tanısında kullanılan serolojik testler non-treponemal (VDRL, RPR) ve treponemal (TPHA, FTA-ABS) olarak ikiye ayrılır. VDRL, kardiyolipin antijenine karşı oluşan antikorları saptar ve duyarlılığı yüksek olmasına rağmen özgüllüğü düşüktür. Gebelik, otoimmün hastalıklar (SLE, Antifosfolipid sendromu), viral enfeksiyonlar, yaşlılık ve maligniteler gibi durumlarda 'Biyolojik Yalancı Pozitiflik' görülebilir. Bu durumda VDRL pozitifken, T. pallidum'a özgü TPHA veya FTA-ABS testleri negatiftir. Sorudaki hastada klinik bulgu olmaması ve treponemal testlerin negatifliği bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
VDRL test sonucunu analiz et
VDRL (Non-treponemal test) pozitif (1/2 titre). Bu test duyarlıdır ancak özgül değildir.
VDRL tarama testidir ve sifiliz dışı durumlarda da pozitifleşebilir.
2
TPHA ve FTA-ABS test sonuçlarını analiz et
TPHA ve FTA-ABS (Treponemal testler) negatif. Bu testler Treponema pallidum'a özgü antikorları saptar.
Tanıyı doğrulamak veya dışlamak için özgül testlerin sonucuna bakılmalıdır.
3
Sonuçları sentezle
Tarama testi pozitif, doğrulama testleri negatif.
Treponemal antikorların yokluğu, hastanın T. pallidum ile karşılaşmadığını gösterir. VDRL pozitifliği başka nedenlere (otoimmün hastalıklar, enfeksiyonlar vb.) bağlıdır.

Key Concept

Sifiliz serolojisinde VDRL/RPR pozitifliği mutlaka TPHA/FTA-ABS gibi treponemal testlerle doğrulanmalıdır. Treponemal testlerin negatif olduğu VDRL pozitifliği 'Biyolojik Yalancı Pozitiflik' olarak adlandırılır.

Hints

1
Tarama testleri (VDRL/RPR) hassastır ancak hastalığa özgü değildir; başka nedenlerle de pozitif çıkabilirler.
2
Treponemal testler (TPHA, FTA-ABS) mikroorganizmanın kendisine karşı oluşan antikorları saptar ve enfeksiyon geçirenlerde ömür boyu pozitif kalır.
3
Eğer hastalığa özgü (spesifik) doğrulama testleri negatifse, tarama testindeki pozitiflik 'gerçek' bir enfeksiyonu yansıtmaz.

Practice More

Biyolojik yalancı pozitifliğin sık görüldüğü SLE veya Antifosfolipid Sendromu gibi otoimmün hastalıkların serolojik bulgularını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 149Question

6868 yaşında bir erkek hasta, son 22 gündür devam eden öksürük ve yüksek ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde bilinci tam açık olan hastanın kan basıncı 95/6095/60 mmHg, solunum sayısı 2424/dakika ve nabzı 105105/dakika olarak saptanıyor. Sepsis-3 kılavuzuna göre, bu hastada yatak başı hızlı ardışık organ yetmezliği değerlendirmesi (qSOFAqSOFA) kapsamında yer alan kriterlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistolik kan basıncının 100100 mmHg veya altında olması

Answer

Sepsis-3 kılavuzuna göre qSOFA kriterleri; solunum sayısı ≥ 22/dakika, sistolik kan basıncı ≤ 100 mmHg ve mental durum değişikliğidir.
Sepsis-3 kriterlerine göre qSOFA skoru üç parametreden oluşur: Solunum sayısı 22\geq 22/dakika, sistolik kan basıncı 100\leq 100 mmHg ve mental durum değişikliği (GCS<15GCS < 15). Soruda verilen hastada sistolik kan basıncının 100100 mmHg altında olması bu kriterlerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını qSOFA bileşenleri ile karşılaştırın.
Hastada sistolik kan basıncı 9595 mmHg (100\leq 100) ve solunum sayısı 2424/dakika (22\geq 22) olarak bulunmuştur.
qSOFA, yatak başında hızlıca organ disfonksiyonu riskini belirlemek için kullanılan 3 parametreli bir skordur.
2
Seçeneklerdeki parametrelerin qSOFA kriteri olup olmadığını doğrulayın.
Sistolik kan basıncı eşiği qSOFA'nın temel bir bileşenidir.
Diğer seçenekler (nabız, ateş, lökosit) eski SIRS kriterleridir ve qSOFA'da yer almazlar.

Key Concept

qSOFA (Quick Sequential Organ Failure Assessment) Kriterleri
Estimated Time:45s
Question 150Question

4545 yaşında erkek hasta, 1010 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden bir çiftlikte hayvancılıkla uğraştığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde karaciğer kosta kenarını 22 cm geçiyor, diğer sistem muayeneleri doğal saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; AST: 110110 U/L, ALT: 125125 U/L saptanırken, lökosit sayısı ve formülü normal sınırlarda bulunuyor. Akciğer grafisinde her iki alt lobda yama tarzında infiltrasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Q Ateşi

Answer

Q Ateşi, hayvancılıkla uğraşanlarda görülen, atipik pnömoni ve hepatit birlikteliği ile karakterize bir zoonotik enfeksiyondur.
Q ateşi, *Coxiella burnetii*'nin neden olduğu sistemik bir enfeksiyondur. Akut enfeksiyon genellikle influenza benzeri bir tabloyla başlar. En karakteristik iki klinik prezentasyonu atipik pnömoni ve hepatittir. Soruda verilen hayvancılık öyküsü, kuru öksürük (atipik pnömoni bulgusu) ve transaminaz yüksekliği (hepatit bulgusu) bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın maruziyet öyküsünü değerlendir.
Çiftlik ve hayvancılık öyküsü zoonotik hastalıkları (Brusella, Q ateşi, Şarbon vb.) akla getirir.
Zoonotik enfeksiyonlarda spesifik hayvan teması tanıya giden en önemli ipucudur.
2
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle.
Ateş, şiddetli baş ağrısı, akciğerde infiltrasyon (atipik pnömoni) ve yükselmiş transaminazlar (hepatit) saptandı.
Farklı organ sistemlerinin (akciğer ve karaciğer) birlikte tutulması ayırıcı tanıyı daraltır.
3
Zoonozlar arasında ayırıcı tanı yap.
Atipik pnömoni + Hepatit tablosu en çok Q ateşi (Coxiella burnetii) ile uyumludur.
Q ateşi, akut fazında bu iki sistemik bulgunun en sık birlikte görüldüğü zoonozdur.

Key Concept

Q Ateşi (Coxiella burnetii) Kliniği
Estimated Time:1m 30s
Question 151Question

3838 yaşında erkek hasta, belediyede kanalizasyon işçisi olarak çalışmaktadır. Yaklaşık 11 haftadır devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları ve son 33 gündür belirginleşen sarılık şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden son 22 gündür öksürükle birlikte pembe köpüklü balgam çıkardığı ve idrar miktarının azaldığı öğreniliyor. Fizik muayenede ateşi 39.2C39.2^\circ C, nabzı 110/dk110/dk, kan basıncı 90/60 mmHg90/60 \ mmHg saptanıyor. Skleralarda belirgin ikter, konjonktivalarda yaygın hiperemi (süfüzyon) ve pretibial bölgede peteşiyal döküntüler izleniyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde raller duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde; Üre: 145 mg/dL145 \ mg/dL, Kreatinin: 3.8 mg/dL3.8 \ mg/dL, Total Bilirubin: 22 mg/dL22 \ mg/dL (Direkt: 18 mg/dL18 \ mg/dL), AST: 92 U/L92 \ U/L, ALT: 84 U/L84 \ U/L, Trombosit: 38.000/mm338.000/mm^3 olarak bulunuyor. Bu hastada gelişen akut böbrek hasarı tablosunda, diğer yaygın oligürik böbrek yetmezliği nedenlerinden farklı olarak saptanması en muhtemel laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokalemi

Answer

Hipokalemi saptanması en muhtemel laboratuvar bulgusudur.
Hastada saptanan konjonktival süfüzyon, sarılık, böbrek yetmezliği ve mesleki risk faktörü (kanalizasyon işçiliği/kemirgen maruziyeti) tipik bir Weil Sendromu (ağır Leptospiroz) tablosudur. Leptospirozda gelişen akut böbrek hasarı, distal tübüllerdeki Na-K-Cl kotransporter (NKCC2) ekspresyonunun azalması ve proksimal tübül disfonksiyonu sonucu idrarla belirgin potasyum kaybına neden olur. Bu nedenle, oligürik (azalmış idrar miktarı) bir tabloya rağmen hastada hipokalemi saptanması beklenen ve tanıyı destekleyen çok spesifik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu sentezle.
Kanalizasyon işçisi (mesleki risk), ateş, konjonktival süfüzyon, ikter, böbrek hasarı ve pulmoner hemoraji (Weil sendromu + LPHS).
Hastanın semptomları Spiroketlerden olan Leptospira enfeksiyonunu (Leptospiroz) işaret etmektedir.
2
Böbrek tutulumunun karakterini belirle.
Leptospirozda böbrek tutulumu sıklıkla tübüler hasar ve interstisyel nefrit şeklindedir.
Leptospira toksinleri böbrek tübüllerinde spesifik taşıyıcı proteinleri etkiler.
3
Elektrolit değişimini analiz et.
Genel AKI'lerin aksine Leptospirozda hipokalemi karakteristiktir.
Na-K-Cl kotransporter aktivitesinin azalması ve tübüler disfonksiyon nedeniyle potasyum ekskresyonu artar.

Key Concept

Leptospirozda (Weil Sendromu) gelişen akut böbrek hasarı, oligürik olmasına rağmen klasik AKI'lerin aksine sıklıkla hipokalemi ile seyreder.

Practice More

Leptospirozun diğer spesifik bulgusu olan konjonktival süfüzyon ve Weil sendromu dışındaki LPHS (Leptospiral Pulmoner Hemoraji Sendromu) mortalite açısından değerlendirilmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 152Question

6262 yaşında kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan erkek hasta, kateter ilişkili sepsis tablosuyla yatırılıyor. Kan kültürlerinde metisiline dirençli *Staphylococcus aureus* (MRSA) üremesi üzerine vankomisin (2×1g2 \times 1 g) tedavisi başlanıyor. Tedavinin 1414. gününde hastanın kan kültürlerinde üreme devam ediyor; vankomisin MİK (minimum inhibitör konsantrasyonu) değeri 2μg/mL2 \mu g/mL olarak saptanıyor. Bunun üzerine tedavi daptomisin (10mg/kg/gu¨n10 mg/kg/gün) olarak değiştiriliyor. Daptomisin tedavisinin 77. gününde alınan kan kültürlerinde MRSA üremesi devam ederken, daptomisin MİK değerinin 0.5μg/mL0.5 \mu g/mL'den 4μg/mL4 \mu g/mL'ye yükseldiği görülüyor. Bu hastada daptomisin direnci gelişiminden sorumlu temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *mprF* gen mutasyonu sonucu membran yüzeyinde pozitif yüklü lizil-fosfatidilgliserol artışı ve ilacın elektrostatik olarak itilmesi

Answer

Daptomisin direnci, mprF gen mutasyonu sonucu hücre membranının pozitif yükünün artması ve kalsiyum-daptomisin kompleksinin itilmesiyle gerçekleşir.
Daptomisin, bakteriyel sitoplazmik membrana kalsiyum bağımlı bir şekilde bağlanarak oligomerize olur ve kanal oluşturarak membran depolarizasyonuna yol açar. *Staphylococcus aureus*'ta daptomisin direnci (veya duyarlılık azalması) temel olarak *mprF* (multiple peptide resistance factor) genindeki mutasyonlarla ilişkilidir. Bu mutasyonlar, negatif yüklü bir fosfolipid olan fosfatidilgliserolün, pozitif yüklü lizin ile modifiye edilerek lizil-fosfatidilgliserol (L-PG) sentezlenmesini artırır. Membran dış yüzeyinde pozitif yüklü L-PG birikmesi, pozitif yüklü kalsiyum-daptomisin kompleksinin elektrostatik olarak itilmesine neden olur. Ayrıca hücre duvarı kalınlaşması da daptomisinin membran hedefine ulaşmasını zorlaştırarak sürece katkıda bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyri analiz et
Hastada vankomisin tedavisine yanıt alınamamış ve vankomisin MİK değeri sınırda (2μg/mL2 \mu g/mL) saptanmıştır.
Vankomisin MİK değerindeki artış (creeping MIC), daptomisin duyarsızlığı ile ilişkili bir fenotiptir.
2
Daptomisin başarısızlığını değerlendir
Daptomisin tedavisi altında MİK değerinin 0.50.5'ten 4μg/mL4 \mu g/mL'ye çıkması direnç gelişimini kanıtlar.
Daptomisin kalsiyum bağımlı olarak membran depolarizasyonu yapar.
3
Moleküler mekanizmayı tanımla
*mprF* mutasyonu ve lizil-fosfatidilgliserol artışı saptanır.
Pozitif yüklü lizin eklenmesi, pozitif yüklü daptomisin-kalsiyum kompleksini elektrostatik olarak iter (repulsiyon).

Key Concept

S. aureus'ta daptomisin direnci (mprF mutasyonu ve elektrostatik repulsiyon)
Estimated Time:3m 0s
Question 153Question

Zonguldak'ın kırsal kesiminde ormancılıkla uğraşan 3434 yaşında erkek hasta; 33 gündür devam eden ani başlangıçlı yüksek ateş, titreme, şiddetli retroorbital baş ağrısı, geçici görme bulanıklığı ve özellikle bel bölgesinde (kostovertebral açı hassasiyeti ile birlikte) yoğunlaşan şiddetli ağrı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde yüzde ve boyunda güneş yanığına benzer kızarıklık (flushing), konjonktivalarda yaygın enjeksiyon ve hemoraji, yumuşak damakta peteşiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 17,817,8 g/dL, lökosit 15.200/mm315.200/mm^3, trombosit 32.000/mm332.000/mm^3, üre 9292 mg/dL, kreatinin 2,82,8 mg/dL ve idrar analizinde 4+4+ proteinüri ile mikroskobik hematüri izleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hantavirüs enfeksiyonu (Böbrek sendromlu kanamalı ateş)

Answer

Klinik ve laboratuvar bulguları (flushing, konjonktival hemoraji, geçici miyopi, akut böbrek hasarı, proteinüri ve hemokonsantrasyon) Batı Karadeniz bölgesi endemikliği ile birleştiğinde en olası tanı Hantavirüs enfeksiyonudur.
Doğru yanıt olan Hantavirüs enfeksiyonu, soruda verilen tüm spesifik ipuçlarını karşılar: Zonguldak bölgesi endemikliği, 'flushing' (yüzde güneş yanığı görünümü), geçici görme bulanıklığı (silyar cisim ödemine bağlı miyopi), hemokonsantrasyon (vasküler kaçış fazı) ve ağır proteinüri ile seyreden böbrek yetmezliği tablosu HFRS için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Ateş, şiddetli bel ağrısı, yüzde kızarıklık (flushing) ve konjonktival hemoraji saptandı.
Bu bulgular vasküler sızıntı ve kapiller hasardaki artışı gösterir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir.
Trombositopeni, yüksek hemoglobin (17,817,8 g/dL) ve proteinürili akut böbrek hasarı saptandı.
Yüksek hemoglobin, vasküler sızıntı fazındaki hemokonsantrasyonu; proteinüri ise hantavirüse özgü renal hasarı gösterir.
3
Ayırıcı tanıda coğrafi bölgeyi kullan.
Zonguldak bölgesi Türkiye'de Hantavirüs (özellikle Puumala ve Dobrava tipleri) için ana odak noktasıdır.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet yeri ve vektör ekolojisi tanısal değer taşır.

Key Concept

Hantavirüs - Böbrek Sendromlu Kanamalı Ateş (HFRS) Triadı: Ateş, Kanamalı Diatez (flushing/peteşi) ve Akut Böbrek Hasarı.

Practice More

Hantavirüs enfeksiyonunun 5 klinik evresini (Febril, Hipotansif, Oligürik, Diüretik, Nekahat) ve bu evrelerde beklenen laboratuvar değişikliklerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 154Question

7474 yaşında erkek hasta, son 22 gündür devam eden idrar yaparken yanma, titreme ve yüksek ateş şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor (GKS:13GKS: 13). Kan basıncı 85/50 mmHg85/50 \text{ mmHg}, nabız 110/dk110\text{/dk}, solunum sayısı 26/dk26\text{/dk} ve vücut ısısı 38.8C38.8^\circ C olarak ölçülüyor. Hastaya 30 mL/kg30 \text{ mL/kg} izotonik kristaloid resüsitasyonu yapıldıktan sonra kan basıncı 92/60 mmHg92/60 \text{ mmHg} (OAB:71 mmHgOAB: 71 \text{ mmHg}) olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum laktat düzeyi 4.2 mmol/L4.2 \text{ mmol/L} ve kreatinin düzeyi 2.4 mg/dL2.4 \text{ mg/dL} (bazal: 0.9 mg/dL0.9 \text{ mg/dL}) ölçülüyor. Bu hasta için "Sepsis-3" (Üçüncü Uluslararası Sepsis ve Septik Şok Tanımları) kriterlerine göre en doğru tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sepsis

Answer

Hastada enfeksiyon odağı mevcuttur ve organ disfonksiyonu kriterlerini (akut SOFA artışı 2\geq 2) karşıladığı için doğru tanımlama 'Sepsis' olmalıdır.
Sepsis-3 rehberine göre sepsis; enfeksiyona karşı düzensiz konak yanıtı sonucu gelişen, hayatı tehdit eden organ disfonksiyonudur. Organ disfonksiyonu, SOFA skorunda akut 2\geq 2 puanlık artışla tanımlanır. Bu vakada hastanın GKS değerinin 1313 olması ve kreatinin düzeyinin bazale göre belirgin artması bu kriteri karşılar. Ortalama arter basıncı sıvı resüsitasyonu ile 65 mmHg65 \text{ mmHg} üzerine çıktığı ve vazopresör ihtiyacı belirtilmediği için tablo septik şok değil, sepsistir.

Step-by-Step Solution

1
qSOFA kriterlerinin değerlendirilmesi
Solunum sayısı 26/dk26\text{/dk} (+1+1), GKS13GKS 13 (+1+1) ve sistolik kan basıncı <100 mmHg< 100 \text{ mmHg} (+1+1). Toplam qSOFA skoru 33 olup kötü prognoz ve sepsis riskine işaret eder.
Sepsis şüphesi olan hastada yatak başı hızlı tarama yapmak.
2
Organ disfonksiyonunun (SOFA) değerlendirilmesi
Kreatinin düzeyindeki artış (0.92.40.9 \rightarrow 2.4) ve konfüzyon (GKS13GKS 13), bazal duruma göre SOFA skorunda 2\geq 2 puanlık artış olduğunu kanıtlar.
Sepsis tanısı için gerekli olan 'hayatı tehdit eden organ disfonksiyonu' varlığını belirlemek.
3
Septik şok kriterlerinin kontrol edilmesi
Sıvı resüsitasyonu sonrası ortalama arter basıncı (OAB) 71 mmHg71 \text{ mmHg} olmuştur. Septik şok için MAP 65\geq 65 tutmak adına vazopresör desteği GEREKİR. Bu hastada MAP vazopresörsüz >65> 65 olduğu için septik şok tanımı karşılanmaz.
Sepsis ile septik şok arasındaki ayırıcı tanıyı netleştirmek.

Key Concept

Sepsis-3 Tanımları: Sepsis ve Septik Şok Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 155Question

Üriner sistem enfeksiyonu tanısıyla izlenen 72 yaşındaki kadın hastaya, intravenöz 30 mL/kg kristaloid sıvı resüsitasyonu uygulanmasına rağmen ortalama arter basıncını (OAB) 65 mmHg'nin üzerinde tutabilmek için norepinefrin infüzyonu başlanmıştır. Hastanın eş zamanlı bakılan serum laktat düzeyi 3.5 mmol/L olarak saptanmıştır. Sepsis-3 uzlaşı raporu tanımlamalarına göre, bu hastanın mevcut klinik tablosu için en uygun tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Septik Şok

Answer

Septik Şok
Sepsis-3 uzlaşı raporuna göre Septik Şok, sepsis zemininde hücresel ve metabolik anormalliklerin mortaliteyi belirgin şekilde artıracak düzeyde olduğu durumdur. Klinik tanı kriterleri şunlardır: (1) Yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını (OAB) ≥ 65 mmHg tutabilmek için vazopressör gereksinimi, VE (2) Serum laktat düzeyinin > 2 mmol/L (>18 mg/dL) olması. Sorudaki hasta her iki kriteri de (Norepinefrin ihtiyacı ve Laktat 3.5) karşıladığı için tanı Septik Şok'tur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik verilerini Sepsis-3 kriterlerine göre analiz et.
Enfeksiyon kanıtı var + Vazopressör ihtiyacı var (OAB > 65 mmHg için) + Laktat > 2 mmol/L.
Tanı için gerekli parametrelerin belirlenmesi.
2
Septik Şok tanımını hatırla.
Sepsis-3'e göre Septik Şok: Yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen OAB ≥ 65 mmHg idamesi için vazopressör gereksinimi VE Laktat > 2 mmol/L (18 mg/dL) olmasıdır.
Klinik bulguların tanısal kriterlerle eşleştirilmesi.
3
Eski ve yeni terminolojiyi ayırt et.
'Ağır Sepsis' terimi artık kullanılmamaktadır. Mevcut tablo sadece Sepsis değil, organ perfüzyon bozukluğu ve vazopressör ihtiyacı ile giden Septik Şok'tur.
Çeldirici seçeneklerin elenmesi.

Key Concept

Septik Şok Tanı Kriterleri (Sepsis-3)

Hints

1
Hastada sıvı tedavisine rağmen düzelmeyen bir tansiyon düşüklüğü var ve ilaç (norepinefrin) desteği gerekiyor.
2
Hem vazopressör ihtiyacı var hem de hücresel hipoksiyi gösteren laktat yüksekliği (>2 mmol/L) mevcut.
3
Sepsis-3 tanımlamasında 'Ağır Sepsis' terimi artık kullanılmamaktadır; laktat yüksekliği ve vazopressör ihtiyacı en ağır tabloyu işaret eder.
Question 156Question

7474 yaşında huzurevinde kalan erkek hasta, genel durum bozukluğu ve konfüzyon nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 38.8C38.8^\circ C, kan basıncı 90/6090/60 mmHg ve sol kostovertebral açı hassasiyeti saptanıyor. Kan ve idrar kültürlerinde Gram negatif basiller ürediği bildiriliyor. Laboratuvar, izole edilen etkenin seftazidim ve seftriaksona dirençli olduğunu; ancak sefoksitin ve meropeneme duyarlılığının korunduğunu rapor ediyor. Ayrıca yapılan çift disk sinerji testinde, seftazidim diski ile seftazidim/klavulanik asit diski arasında anlamlı bir sinerji (klavulanat ile inhibisyon) saptanıyor.

Bu bakterideki direnç profilinden sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi

Answer

Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi, sefalosporin direncinden sorumlu olan temel mekanizmadır.
Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi, 3.3. kuşak sefalosporinlere ve monobaktamlara (aztreonam) direnç sağlayan ancak sefamisinlere (sefoksitin) ve karbapenemlere genellikle etki etmeyen bir mekanizmadır. GSBL'lerin en tipik özelliği klavulanik asit, sulbaktam ve tazobaktam gibi beta-laktamaz inhibitörleri tarafından inhibe edilmeleridir. Bu durum laboratuvarda çift disk sinerji testiyle (klavulanat varlığında zon çapının artması) gösterilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve etkenin belirlenmesi
Huzurevinde kalan yaşlı hastada urosepsis ve Gram negatif bakteri (muhtemelen E.coliE. coli veya KlebsiellaKlebsiella) saptandı.
Huzurevinde kalış ve tekrarlayan enfeksiyon öyküsü, dirençli Gram negatif bakteriler için risk faktörüdür.
2
Antibiyogram direnç profilinin analizi
3.3. kuşak sefalosporinlere direnç, ancak sefamisin (sefoksitin) ve karbapenemlere (meropenem) duyarlılık saptandı.
Bu patern, AmpC ve karbapenemazları dışlayarak GSBL olasılığını ön plana çıkarır.
3
İnhibisyon testinin yorumlanması
Klavulanik asit ile sinerji pozitifliği saptandı.
GSBL'ler (Sınıf A beta-laktamazlar) klavulanat ile inhibe edilirken, AmpC'ler (Sınıf C) edilmez; bu test GSBL tanısını doğrular.

Key Concept

GSBL (Genişlemiş Spektrumlu Beta-Laktamaz) tanısında sefoksitin duyarlılığı ve klavulanik asit ile inhibisyonun önemi.
Question 157Question

35 yaşında bir kadın hasta; ani başlayan bulanık görme, yutma güçlüğü ve ağız kuruluğu şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden iki gün önce ev yapımı fasulye konservesi tükettiği öğreniliyor. Fizik muayenede; pupiller dilate, ışık refleksi zayıf, bilateral ptozis mevcut ve kraniyal sinirlerden başlayıp simetrik bir şekilde aşağı doğru ilerleyen motor güç kaybı (descendingdescending paralysisparalysis) saptanıyor. Duyusal muayenesi doğal olan hastanın ateşi yoktur.

Bu hastada en olası tanı için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Polivalan botulinum antitoksini uygulaması

Answer

Besin kaynaklı botulismus tanısı alan bu hastada en uygun yaklaşım polivalan botulinum antitoksini uygulamasıdır.
Hastada saptanan pupiller dilatasyon, ptozis ve yukarıdan aşağıya ilerleyen simetrik motor güç kaybı, ev yapımı konserve tüketimi öyküsüyle birleştiğinde besin kaynaklı botulismus tanısını koydurur. Bu tablonun kesin tedavisi, dolaşımdaki toksini nötralize etmek amacıyla uygulanan antitoksin tedavisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Bilateral ptozis, pupiller dilatasyon ve inen felç (descendingdescending paralysisparalysis) saptandı.
Botulismus kliniğinin diğer nörolojik tablolardan ayrılması için temel bulguların belirlenmesi gerekir.
2
Öyküdeki risk faktörünün belirlenmesi
Ev yapımı konserve tüketimi hikayesi alındı.
ClostridiumClostridium botulinumbotulinum toksininin en sık kaynağı uygun hazırlanmamış konservelerdir.
3
Tedavi kararının verilmesi
Antitoksin tedavisi seçildi.
Toksinin nöromüsküler kavşaktaki etkisini durdurmak için dolaşımdaki serbest toksinin bağlanması (antitoksin) acil ve hayat kurtarıcıdır.

Key Concept

Besin kaynaklı botulismus, ClostridiumClostridium botulinumbotulinum toksininin presinaptik asetilkolin salınımını geri dönüşsüz inhibe etmesiyle oluşur; tedavisi antitoksindir.
Estimated Time:1m 30s
Question 158Question

7272 yaşında, altta yatan kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısı olan bir erkek hasta; son 33 gündür devam eden titreme ile yükselen ateş ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.8C38.8^{\circ}C, nabız 98/dak98/dak ve kan basıncı 125/80125/80 mmHg ölçülüyor. Hastanın özgeçmişinde 11 ay önce geçirilmiş bir kolesistit öyküsü mevcut. Kan kültürlerinde Gram negatif, martı kanadı şeklinde kıvrık basiller ürüyor. Mikrobiyoloji laboratuvarı, etkenin 25C25^{\circ}C ve 37C37^{\circ}C'de ürediğini, ancak 42C42^{\circ}C'de üreme göstermediğini bildiriyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken ve bu etkenin sistemik enfeksiyonlara yatkınlık oluşturmasındaki temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Campylobacter fetus - Yüzeydeki S-tabakası (S-layer) proteini ile komplemanın C3b bağlanmasının engellenmesi

Answer

En olası etken Campylobacter fetus olup, sistemik enfeksiyonlara yatkınlık mekanizması yüzeydeki S-tabakası (S-layer) proteini ile komplemanın C3b bağlanmasının engellenmesidir.
Doğru seçenekte belirtilen Campylobacter fetus, martı kanadı morfolojisinde olmasına rağmen Campylobacter jejuni'den farklı olarak termofilik değildir (42C42^{\circ}C'de üremez). Özellikle immünsuprese ve yaşlı hastalarda bakteriyemi, tromboflebit ve endokardit gibi sistemik tablolar oluşturur. Bu sistemik yayılım yeteneği, yüzeyinde bulunan ve kompleman sisteminin C3b parçasının bağlanmasını engelleyen S-tabakası (S-layer) proteininden kaynaklanır; bu durum bakteriye serum direnci kazandırır.

Step-by-Step Solution

1
Etkenin morfolojisi ve kültür özelliklerini analiz et.
Gram negatif, martı kanadı şeklinde kıvrık basil morfolojisi Campylobacter ailesini düşündürür. 25C25^{\circ}C ve 37C37^{\circ}C'de üreyip 42C42^{\circ}C'de ürememesi, etkenin termofilik olmadığını (C.jejuniC. jejuni ve C.coliC. coli dışlandığını) gösterir.
Campylobacter türleri arasında sıcaklık adaptasyonu ayırıcı tanıda kritiktir; C. fetus termofilik değildir.
2
Klinik bağlamı ve hasta popülasyonunu değerlendir.
Hasta yaşlı ve KLL (immünsupresyon) tanılıdır. Tablo gastroenterit değil, bakteriyemik/sistemik seyirlidir.
C. fetus, C. jejuni'nin aksine tipik olarak yaşlı, alkolik veya immünsuprese hastalarda vasküler enfeksiyonlar, bakteriyemi ve endokardite yol açar.
3
Patogenez mekanizmasını belirle.
Sistemik yayılım için bakterinin serum direncine (kompleman direncine) ihtiyacı vardır. C. fetus bunu yüzeyindeki S-tabakası (S-layer) proteini ile sağlar.
S-proteini, kompleman faktörü C3b'nin bakteriye bağlanmasını ve opsonizasyonu engelleyerek bakteriyi fagositozdan korur.

Key Concept

Campylobacter fetus, termofilik olmayan (42C42^{\circ}C'de üremeyen) ve S-tabakası proteini sayesinde serum direnci göstererek immünsuprese hastalarda sistemik enfeksiyonlara yol açan kıvrık bir basildir.

Practice More

Campylobacter fetus enfeksiyonlarında vasküler tutulum (mikotik anevrizma, septik tromboflebit) riskini ve bu türün makrolid direncini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 159Question

78 yaşında erkek hasta, bahçe işleri sırasında elinde oluşan derin bir laserasyon sonrası gelişen jeneralize tetanüs nedeniyle yoğun bakımda mekanik ventilatör desteğinde izlenmektedir. Hastaya spazm kontrolü için magnezyum sülfat ve yüksek doz benzodiazepin tedavisi başlanmıştır. Yatışının 6. gününde hastada kan basıncının 210/115 mmHg210/115 \text{ mmHg} ile 75/45 mmHg75/45 \text{ mmHg} arasında hızla dalgalandığı, eşlik eden yoğun terleme ve ani gelişen bradikardi-taşikardi (150 vuru/dk150 \text{ vuru/dk}'dan 40 vuru/dk40 \text{ vuru/dk}'ya) atakları gözleniyor. Bu hastada gelişen otonomik instabilitenin (otonomik fırtına) kontrolünde aşağıdaki farmakolojik yaklaşımlardan hangisinin uygulanması kontrendikedir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz propranolol uygulaması ile taşikardinin kontrol altına alınması

Answer

İntravenöz propranolol uygulaması, tetanüs otonomik disfonksiyonunda kontrendikedir.
Tetanüs hastalarında görülen otonomik instabilite (taşikardi, hipertansiyon, terleme ve ardından gelen bradikardi/hipotansiyon dalgalanmaları), aşırı sempatik deşarjdan kaynaklanır. Bu tabloda kalp hızını düşürmek amacıyla sadece beta reseptörlerini bloke eden 'propranolol' gibi ilaçların kullanılması, karşılanmamış alfa-adrenerjik aktiviteye bağlı olarak koroner vazospazm, şiddetli hipertansiyon ve ani kardiyak arrest riskini artırır. Bu nedenle Harrison ve güncel enfeksiyon rehberleri propranolol kullanımını kontrendike kabul eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada gelişen labil kan basıncı, terleme ve aritmi atakları 'otonomik fırtına' (autonomic storm) tablosudur.
Tetanospasmin toksini inhibitör nöronları bloke ederek sempatik aşırı aktiviteye ve otonomik instabiliteye neden olur.
2
Kontrendike ilaçların taranması
Saf beta-blokörlerin (örn. propranolol) bu tabloda kullanımı risklidir.
Alfa-adrenerjik aktivitenin karşılanmamış kalması (unopposed alpha activity) ve miyokardiyal depresyon nedeniyle ani kardiyak ölümler bildirilmiştir.
3
Alternatif tedavilerin değerlendirilmesi
Magnezyum sülfat, morfin, labetalol veya fentanil kullanımı güvenlidir.
Bu ajanlar sempatik deşarjı azaltır veya hem alfa hem beta reseptörleri etkileyerek dengeli bir blokaj sağlarlar.

Key Concept

Tetanusta otonomik disfonksiyon yönetimi ve saf beta-blokör kullanımının riskleri.

Practice More

Tetanus tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin (Metronidazol vs Penisilin G) etki mekanizmalarını ve neden metronidazolün tercih edildiğini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 160Question

Antimikrobiyal tedavide, özellikle enterokoklara bağlı enfektif endokardit gibi klinik tablolarda bir beta-laktam antibiyotik ile bir aminoglikozidin birlikte kullanılmasıyla hedeflenen "sinerjistik bakterisidal etki"nin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beta-laktamların hücre duvarı sentezini bozarak aminoglikozidlerin hücre içine girişini kolaylaştırması

Answer

Beta-laktamların hücre duvarı sentezini bozarak aminoglikozidlerin hücre içine girişini kolaylaştırması
Doğru yanıt olan seçenek, bu kombinasyonun klasik mekanizmasını açıklar. Beta-laktamlar hücre duvarındaki peptidoglikan sentezini engelleyerek duvarda defektler oluşturur. Bu durum, aminoglikozidlerin bakterinin iç kısmına (sitoplazmaya) geçişini anlamlı derecede artırır. İçeri giren aminoglikozid 30S30S ribozomal alt birimine bağlanarak protein sentezini durdurur ve hücre ölümünü (bakterisidal etki) gerçekleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Antibiyotik sınıflarının etki mekanizmalarını belirle.
Beta-laktamlar hücre duvarı sentez inhibitörüdür; aminoglikozidler ise protein sentez inhibitörüdür.
Sinerjinin hangi aşamada gerçekleştiğini anlamak için temel etki yerlerini bilmek gerekir.
2
Aminoglikozidlerin hücreye giriş engelini analiz et.
Aminoglikozidler büyük moleküllerdir ve hücre duvarı bu ilaçların geçişi için bir bariyer oluşturur.
Hücre duvarı hasarının aminoglikozid girişini nasıl etkilediğini açıklamak için gereklidir.
3
Kombinasyonun sonucunu değerlendir.
Beta-laktam duvarı bozar, aminoglikozid içeri sızar ve ribozoma bağlanarak bakteriyi öldürür.
Sinerjistik bakterisidal etkinin fizyolojik temelini oluşturur.

Key Concept

Antimikrobiyal Sinerji (Hücre Duvarı İnhibitörü + Aminoglikozid)
Estimated Time:45s
PreviousPage 8 / 18Next
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin