Hücre Fizyolojisi

219 questions

Question 161Question

Klinik muayenesinde kas zayıflığı ve halsizlik şikayetleri olan bir hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) TT dalgalarının düzleştiği ve belirgin UU dalgalarının oluştuğu saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde plazma potasyum (K+K^+) konsantrasyonu 2.1mEq/L2.1 \, mEq/L (normal: 3.55.0mEq/L3.5-5.0 \, mEq/L) olarak ölçülmüştür. Bu hastada, potasyumun kimyasal gradyanının artmasına (denge potansiyelinin hiperpolarize olmasına) rağmen ventrikül miyositlerinde repolarizasyonun yavaşlamasının ve aksiyon potansiyeli süresinin uzamasının temel elektrofizyolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hücre dışı potasyum azlığına bağlı olarak 'içe doğrultucu' potasyum kanallarının (IK1I_{K1}) iletkenliğinin azalması

Answer

Hücre dışı potasyum azlığına bağlı olarak içe doğrultucu potasyum kanallarının (IK1) iletkenliğinin azalması
Doğru cevap, hipokalemi durumunda hücre dışı potasyum azlığının içe doğrultucu potasyum kanallarının (IK1I_{K1}) iletkenliğini azaltmasıdır. Bu durum fizyolojide bir paradoks olarak kabul edilir; dışarı doğru olan potasyum gradyanı artmasına rağmen, kanalların iletkenliği azaldığı için potasyum eflüksü yavaşlar ve sonuç olarak repolarizasyon fazı (Faz 3) uzar. Bu durum EKG'de T dalgasının silinmesine ve U dalgasının belirginleşmesine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Hipokaleminin denge potansiyeline etkisini analiz et
Nernst denklemine göre [K+]o[K^+]_o azaldığında EKE_K daha negatif olur (hiperpolarizasyon).
İyon gradyanı arttığı için denge potansiyeli daha negatif bir değere kayar.
2
Potasyum iletkenliğini (Gk) değerlendir
Kalp kasındaki içe doğrultucu potasyum kanallarının (IK1I_{K1}) iletkenliği, hücre dışı potasyum konsantrasyonuna bağımlıdır.
Bu kanalların açık kalabilmesi için hücre dışında belirli bir miktar potasyum bulunması gerekir.
3
Repolarizasyon fazı ile ilişkilendir
Düşük [K+]o[K^+]_o durumunda IK1I_{K1} kanalları kapanma eğilimine girer ve potasyumun hücre dışına çıkışı (eflüks) zorlaşır.
Potasyum çıkışı azaldığı için hücrenin tekrar negatif iç potansiyele dönmesi (repolarizasyon) daha uzun sürer.
4
Klinik ve EKG bulgularını açıkla
Yavaşlayan repolarizasyon EKG'de T dalgasının düzleşmesine, aksiyon potansiyeli süresinin uzamasına ve U dalgası oluşumuna neden olur.
Gecikmiş repolarizasyon miyositlerin uyarılabilirliğini ve refrakter dönemini doğrudan etkiler.

Key Concept

İçe Doğrultucu Potasyum Kanalları (IK1) ve Hipokalemi Paradoksu
Question 162Question

7070 kg ağırlığındaki sağlıklı bir erkek gönüllüde vücut sıvı bölmelerinin hacmini ölçmek amacıyla intravenöz yolla 12001200 mg inülin ve 2525 mg Evans mavisi (T1824T-1824) uygulanıyor. Dengeleme süresi sonunda idrarla 200200 mg inülinin atıldığı saptanıyor. Plazma örneklemesinde inülin konsantrasyonu 5050 mg/L, Evans mavisi konsantrasyonu ise 55 mg/L olarak ölçüldüğüne göre; bu gönüllünün interstisyel sıvı hacmi yaklaşık kaç litredir?

Show answer & explanation

Answer: 1515

Answer

İnterstisyel sıvı hacmi 1515 litredir.
İnterstisyel sıvı hacmi (I˙SSİSS), ekstrasellüler sıvı hacminden (ESSESS) plazma hacminin çıkarılması ile hesaplanır. İnülin kullanılarak hesaplanan ESSESS değeri 2020 L, Evans mavisi kullanılarak hesaplanan plazma hacmi 55 L olduğundan; fark olan 1515 L interstisyel sıvı hacmini verir.

Step-by-Step Solution

1
Ekstrasellüler sıvı (ESS) hacmini hesapla
ESS=20ESS = 20 L
İnülin ekstrasellüler sıvı belirtecidir. Atılan miktar toplamdan çıkarılarak dağılan miktar bulunur: (1200200)/50=20(1200 - 200) / 50 = 20 L.
2
Plazma hacmini hesapla
Plazma hacmi =5= 5 L
Evans mavisi plazma proteinlerine bağlandığı için plazma hacmi belirtecidir: 25/5=525 / 5 = 5 L.
3
İnterstisyel sıvı (İSS) hacmini bul
I˙SS=15İSS = 15 L
İnterstisyel sıvı, ekstrasellüler sıvının plazma dışında kalan kısmıdır: 205=1520 - 5 = 15 L.

Key Concept

İndikatör dilüsyon yöntemi ile vücut sıvı bölmelerinin (ESS, Plazma, İSS) hesaplanması
Estimated Time:1m 30s
Question 163Question

Hücre zarı bileşenlerinin asimetrik dağılımı, hücrenin fizyolojik fonksiyonlarının sürdürülmesinde ve hücre içi sinyal iletim süreçlerinde kritik öneme sahiptir. Sağlıklı bir hücrede plazma membranının sitozolik yüzünde (iç yaprak) sınırlı kalan, ancak hücre ölümü (apoptoz) sürecinde dış yüze yer değiştirerek (flip-flop) makrofajlar tarafından tanınmayı sağlayan bir sinyal oluşturan membran bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fosfatidilserin

Answer

Sağlıklı hücrelerde iç yaprakta bulunan ve apoptozda dışa geçerek sinyal oluşturan molekül fosfatidilserindir.
Fosfatidilserin, sağlıklı hücrelerde ATP bağımlı flippaz enzimi sayesinde hücre zarının sitozolik (iç) yüzünde tutulur. Ancak hücre programlanmış ölüme (apoptoz) girdiğinde, asimetriyi koruyan bu mekanizma bozulur ve fosfatidilserin molekülleri dış yaprağa geçer. Bu durum, bağışıklık sistemi hücreleri (makrofajlar) için hücrenin fagositozla temizlenmesi gerektiğini belirten spesifik bir işarettir.

Step-by-Step Solution

1
Hücre zarı fosfolipidlerinin asimetrik dağılımını değerlendir.
Hücre zarında fosfatidilkolin ve sfingomiyelin dış yaprakta; fosfatidilserin ve fosfatidiletanolamin ise iç yaprakta (sitozolik taraf) yoğunlaşmıştır.
Zar asimetrisi, spesifik enzimler (flippaz, floppaz) aracılığıyla korunur.
2
Apoptoz sürecindeki membran değişikliklerini analiz et.
Apoptoz sırasında kalsiyum bağımlı skramblaz enzimi aktifleşirken flippazlar inaktive olur, bu da fosfatidilserinin dış yaprağa geçmesine (flip-flop) neden olur.
Hücre dışına çıkan fosfatidilserin, makrofajlar üzerindeki reseptörler tarafından 'beni ye' (eat-me) sinyali olarak algılanır.

Key Concept

Membran Asimetrisi ve Fosfatidilserin Lokalizasyonu
Estimated Time:1m 15s
Question 164Question

8080 kg ağırlığındaki sağlıklı bir yetişkinde vücut sıvı bölmelerinin hacmini hesaplamak amacıyla 500500 mg inülin ve 2020 mg radyoaktif iyotla işaretli albümin (RISARISA) intravenöz olarak uygulanıyor. Dağılım dengesi sağlandıktan sonra plazma inülin konsantrasyonu 0.030.03 mg/ml, RISARISA konsantrasyonu ise 0.0050.005 mg/ml olarak ölçülüyor. Bu süreçte uygulanan inülinin %10\%10'unun idrarla atıldığı belirlendiğine göre, bu bireyin interstisyel sıvı (ISFISF) hacmi kaç litredir?

Show answer & explanation

Answer: 11.011.0

Answer

İnterstisyel sıvı hacmi 11.011.0 litredir.
İnterstisyel sıvı (ISFISF), doğrudan bir belirteçle ölçülemez; hücre dışı sıvı (ECFECF) hacminden plazma hacminin çıkarılmasıyla dolaylı olarak hesaplanır. İnülin ECFECF için, RISARISA ise plazma için spesifik belirteçlerdir. Soruda verilen verilerle ECFECF hacmi (atılım düzeltmesi yapılarak) 1515 L, plazma hacmi ise 44 L olarak hesaplanır. Aradaki fark olan 1111 L doğru yanıtı verir.

Step-by-Step Solution

1
Hücre dışı sıvı (ECFECF) hacminin hesaplanması
ECF=15000ECF = 15000 ml (1515 L)
İnülin ECFECF belirtecidir. Vücutta kalan miktar enjekte edilen miktardan atılan miktarın çıkarılmasıyla bulunur: 500(500×0.10)=450500 - (500 \times 0.10) = 450 mg. V=450 mg0.03 mg/ml=15000V = \frac{450 \text{ mg}}{0.03 \text{ mg/ml}} = 15000 ml.
2
Plazma hacminin hesaplanması
Plazma = 40004000 ml (44 L)
RISARISA (radyo-albümin) plazma hacmi belirtecidir. V=20 mg0.005 mg/ml=4000V = \frac{20 \text{ mg}}{0.005 \text{ mg/ml}} = 4000 ml.
3
İnterstisyel sıvı (ISFISF) hacminin hesaplanması
ISF=11ISF = 11 L
ISFISF, hücre dışı sıvının plazma dışında kalan kısmıdır. ISF=ECFPlazma=154=11ISF = ECF - \text{Plazma} = 15 - 4 = 11 L.

Key Concept

Belirteç dilüsyon yöntemi ile vücut sıvı bölmelerinin (ECF, Plazma, ISF) hesaplanması.
Question 165Question

Hücre içi kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) homeostazının düzenlenmesinde anahtar rol oynayan, özellikle kas hücrelerinde kalsiyum sekestrasyonu için özelleşmiş olan ve lümeninde kalsiyumu bağlayan kalsekestrin proteinini bulunduran organel aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granülsüz endoplazmik retikulum

Answer

Granülsüz endoplazmik retikulum (Sarkoplazmik retikulum)
Doğru yanıt olan granülsüz endoplazmik retikulum (SER), hücrede lipid sentezi, detoksifikasyon ve kalsiyum depolanması gibi kritik görevler üstlenir. Kas hücrelerinde bu organel kalsiyum sekestrasyonu (hapsedilmesi) için yüksek oranda özelleşmiştir ve lümenindeki kalsekestrin proteini sayesinde kalsiyumu depolayabilir. Bu sistemdeki bozukluklar, örneğin ryanodin reseptörlerindeki mutasyonlar, anesteziklere bağlı kontrolsüz kalsiyum salınımı ile karakterize 'Malign Hipertermi' tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Hücredeki temel kalsiyum depolama alanını tanımlayın.
Hücre içi kalsiyumun (Ca2+Ca^{2+}) en büyük deposu granülsüz endoplazmik retikulumdur (SER).
SER, kalsiyum iyonlarını sitozolden aktif olarak çekip lümeninde konsantre ederek sinyal iletimi için hazır tutar.
2
Kas hücrelerindeki özel terminolojiyi ve proteinleri hatırlayın.
Kas hücrelerinde SER, 'sarkoplazmik retikulum' olarak adlandırılır ve 'kalsekestrin' gibi kalsiyum bağlayıcı proteinler içerir.
Kalsekestrin, kalsiyumun ozmotik etkisini azaltarak yüksek miktarda depolanmasını sağlar.

Key Concept

Hücre içi kalsiyum deposu olarak Granülsüz Endoplazmik Retikulumun (Sarkoplazmik Retikulum) rolü.

Hints

1
Bu organel, granüllü ER'den farklı olarak ribozom içermez.
2
Kas hücresindeki özel adı 'sarkoplazmik retikulum'dur.

Practice More

SER'in steroid hormon sentezi ve ilaç detoksifikasyonundaki (Sitokrom P450) rollerini gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 166Question

Hücre zarı, dinamik bir yapıya sahip olup protein, lipid ve karbonhidrat bileşenlerinden oluşur. Bu bileşenlerin dağılımı ve fonksiyonel özellikleri dikkate alındığında, hücre dışı ortamla etkileşimi sağlayan glikokaliks yapısı hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Glikokaliks bileşenlerinin çoğu negatif elektrik yüküne sahiptir ve hücrelerin birbirini itmesini sağlayarak adezyon süreçlerini etkiler.

Answer

Glikokaliks bileşenlerinin çoğu negatif elektrik yüküne sahiptir ve hücrelerin birbirini itmesini sağlayarak adezyon süreçlerini etkiler.
Doğru ifade glikokaliksin negatif yüklü olduğunu belirten seçenektir. Glikokaliks; hücre zarının dış yüzeyindeki glikoproteinlerin ve glikolipidlerin karbonhidrat kısımları ile proteoglikanlardan oluşur. Bu karbonhidrat zincirlerinin çoğu negatif elektrik yüküne sahiptir. Bu özellik, hücrelerin birbirini itmesini sağlar, hücreler arası yapışmaya (adezyon) katılır ve bazı hormonlar için reseptör görevi görür.

Step-by-Step Solution

1
Hücre zarı bileşenlerinin konumlarını değerlendir.
Karbonhidratların (glikoprotein ve glikolipid) sadece zarın dış yüzeyinde (ekzositoz/hücre dışı yüz) bulunduğu hatırlanır.
Hücre zarı asimetrik bir yapıdadır ve glikokaliks bu asimetrinin en belirgin göstergesidir.
2
Glikokaliksin kimyasal özelliklerini analiz et.
Karbonhidrat zincirlerinin çoğunun negatif elektrik yükü taşıdığı belirlenir.
Siyalik asit gibi bileşenler yapıya negatif yük kazandırarak hücreler arası itme ve moleküler seçicilik sağlar.
3
Fonksiyonel eşleştirmeyi doğrula.
Negatif yükün hücreler arası etkileşim, reseptör fonksiyonu ve bağışıklık yanıtındaki rolü teyit edilir.
Bu özellik hücrenin 'kimliği' ve çevreyle olan elektriksel etkileşimi için temeldir.

Key Concept

Hücre zarı karbonhidratları (Glikokaliks) her zaman zarın dış yüzünde bulunur ve genellikle negatif elektrik yüklüdür.

Practice More

Membran proteinlerinin (integral ve periferal) zar içindeki hareketliliği ve akışkan mozaik zar modeli prensiplerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 167Question

Yeni doğan bir bebekte görülen dirençli nöbetler, ağır hipotoni, geniş fontaneller ve hepatomegali sonrası yapılan laboratuvar incelemelerinde; plazma çok uzun zincirli yağ asidi (VLCFAVLCFA) düzeylerinde belirgin artış, fitanik asit birikimi ve eritrositlerde plazmalojen seviyelerinde belirgin azalma saptanmıştır. Bu klinik ve biyokimyasal tabloya, aşağıdaki hücresel süreçlerin hangisindeki bir bozukluk neden olmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Peroksizomal matris proteinlerinin ithali ve organel biyogenezi

Answer

Hastalığın temel nedeni, peroksizomal matris proteinlerinin ithalini sağlayan reseptör ve taşıyıcı sistemlerdeki bozukluk (PEX gen mutasyonları) ve buna bağlı fonksiyonel organel biyogenezinin gerçekleşememesidir.
Tanımlanan klinik tablo (hipotoni, nöbet, dismorfizm) ve biyokimyasal veriler (yüksek VLCFAVLCFA, düşük plazmalojen) Zellweger sendromu ile tam uyumludur. Bu hastalıkta, peroksizomlara protein ithalini sağlayan peroksin (PEXPEX) genlerindeki mutasyonlar nedeniyle peroksizom biyogenezi bozulur ve matris enzimleri organel içine alınamaz.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Bebekteki hipotoni, nöbetler ve kraniyofasiyal dismorfizm (geniş fontaneller) bir peroksizomal biyogenez hastalığı olan Zellweger sendromunu düşündürür.
Zellweger sendromu, peroksizomların yokluğu veya fonksiyon görememesi ile seyreden en ağır klinik tablodur.
2
Biyokimyasal markerların değerlendirilmesi
VLCFA artışı ve plazmalojen azalması, peroksizomal fonksiyon kaybının doğrudan kanıtıdır.
Çok uzun zincirli yağ asitlerinin (VLCFAVLCFA) beta-oksidasyonu ve miyelini oluşturan plazmalojenlerin sentezi sadece peroksizomlarda başlar.
3
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Peroksizomların matris enzimlerini (katalaz vb.) içeri alamaması sonucu metabolik süreçler durur.
Peroksin (PEXPEX) genlerindeki mutasyonlar, proteinlerdeki ithal sinyallerinin (PTS1PTS1 veya PTS2PTS2) tanınmasını ve taşımasını engelleyerek 'boş ghost' peroksizomlara yol açar.

Key Concept

Peroksizomal Biyogenez ve Metabolik Fonksiyonlar
Estimated Time:2m 0s
Question 168Question

Hücreler arası haberleşmede görev alan sinyal moleküllerinin kimyasal özellikleri, bu moleküllerin hedef hücredeki reseptör yerleşimini belirleyen en temel faktördür. Lipofilik (yağda çözünen) moleküller hücre zarını doğrudan geçebilirken, hidrofilik (suda çözünen) moleküller hücre yüzeyindeki reseptörlere bağlanmak zorundadır.

Buna göre, aşağıdaki hormonlardan hangisi etkisini hücre içerisinde (sitoplazma veya çekirdek) yer alan bir reseptör aracılığıyla gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Kortizol

Answer

Steroid yapılı bir hormon olan kortizol, lipofilik özelliği sayesinde hücre zarını geçerek hücre içi reseptörler aracılığıyla etki gösterir.
Kortizol, kolesterolden türetilen steroid yapılı bir hormondur. Steroidler lipofilik (yağda çözünen) özelliktedir ve hücre zarı bu moleküller için bir engel teşkil etmez. Kortizol hücreye girerek sitozolde bulunan reseptörüne bağlanır, ardından bu kompleks çekirdeğe giderek gen transkripsiyonunu düzenler.

Step-by-Step Solution

1
Hormonların kimyasal yapılarını sınıflandır.
Seçeneklerdeki hormonlardan kortizol steroid; insülin, glukagon ve oksitosin peptid; adrenalin ise amin yapısındadır.
Reseptör yerleşimi ligandın çözünürlük özelliğine bağlıdır.
2
Lipofilik karakterdeki molekülü belirle.
Steroid hormonlar (kortizol gibi) ve tiroid hormonları lipofiliktir.
Lipofilik moleküller hücre zarındaki lipid tabakasından kolayca difüze olabilirler.
3
Reseptör lokalizasyonu ile eşleştir.
Lipofilik moleküller hücre içine girebildiği için reseptörleri sitoplazma veya çekirdekte bulunur.
Hidrofilik moleküller zar geçemediği için reseptörleri hücre yüzeyinde olmak zorundadır.

Key Concept

Sinyal molekülünün çözünürlüğü ve reseptör yerleşimi arasındaki ilişki

Practice More

Tiroid hormonlarının (T3T_3, T4T_4) amin yapılı olmalarına rağmen lipofilik davranarak hücre içi (nükleer) reseptör kullandığını unutmayın.
Estimated Time:45s
Question 169Question

Hücre içerisinde üretilen toksik hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2), içerdiği katalaz enzimi aracılığıyla su ve oksijene parçalayarak detoksifiye eden ve işlevsel bozukluğu Zellweger sendromu ile ilişkili olan organel aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peroksizom

Answer

Doğru cevap peroksizomdur, çünkü katalaz enzimi bu organelin karakteristik markerıdır ve hidrojen peroksit metabolizmasını yürütür.
Peroksizomlar, özellikle katalaz enzimini kullanarak hidrojen peroksiti detoksifiye ederler. Ayrıca çok uzun zincirli yağ asitlerinin (VLCFA\text{VLCFA}) oksidasyonu da burada başlar. Zellweger sendromu, peroksizomların fonksiyonel olarak oluşamadığı en ağır peroksizomal hastalıktır.

Step-by-Step Solution

1
Marker enzimi belirle
Katalaz enzimi peroksizomlar için spesifiktir.
Hücre organellerini ayırt etmek için içerdikleri karakteristik enzimler (markerlar) kullanılır.
2
Fonksiyonu ve klinik ilişkiyi doğrula
H2O2H_2O_2 parçalanması ve Zellweger sendromu peroksizomal bir süreçtir.
Peroksizomların biyogenezindeki bozukluklar (PEX gen mutasyonları) Zellweger sendromuna yol açar.

Key Concept

Peroksizom markerı (katalaz) ve oksidatif fonksiyonu

Practice More

Peroksizomal hastalıklar ile lizozomal depo hastalıklarının (örn. I-cell hastalığı) marker enzim farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 170Question

Epitel dokusunda hücrelerin birbirine mekanik olarak kuşak tarzında tutunmasını sağlayan "zonula adherens" (ara bağlantı) biriminin yapısal bütünlüğü için ekstraselüler mesafede kritik düzeyde bulunması gereken iyon ve bu bağlantının sitoplazmik yüzünde tutunduğu hücre iskeleti elemanı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ca2+Ca^{2+} - Aktin mikrofilamentleri

Answer

Zonula adherens yapısında kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonu ve aktin mikrofilamentleri bulunur.
Zonula adherens, hücreler arası yapışmayı sağlayan kaderin (cadherin) ailesi proteinleri içerir. Bu proteinlerin ekstraselüler alanlarda birbirine tutunabilmesi için kalsiyum iyonları (Ca2+Ca^{2+}) gereklidir. Ayrıca, bu kompleks hücre içerisinde kateninler aracılığıyla aktin mikrofilamentlerine bağlanarak hücrenin mekanik bütünlüğünü ve şeklini korumasına yardımcı olur.

Step-by-Step Solution

1
Bağlantı tipini tanımlama
Zonula adherens (ara bağlantı), hücreleri mekanik olarak birbirine bağlayan ve hücre içi sinyal iletiminde rol oynayan bir yapıdır.
Soruda sorulan spesifik bağlantı tipinin özelliklerini belirlemek için ilk adımdır.
2
Transmembran proteini ve iyon bağımlılığını belirleme
Bu bağlantıda transmembran protein olarak kaderinler (E-kaderin) görev yapar ve bunların bağlanabilmesi için Ca2+Ca^{2+} iyonu zorunludur.
Kaderinlerin (Cadherin) ismi 'Calcium-dependent adhesion' teriminden gelir.
3
Hücre içi iskelet bağlantısını belirleme
Kaderinler, katenini içeren bir protein kompleksi aracılığıyla hücre içindeki aktin mikrofilamentlerine bağlanır.
Zonula adherens'i desmozomlardan ayıran temel farklardan biri bağlandığı hücre iskeleti elemanıdır (Aktin vs Keratin).

Key Concept

Zonula adherens'in moleküler bileşenleri ve kalsiyum bağımlılığı.

Hints

1
Bu bağlantıda görev alan 'Kaderin' proteinlerinin isminin kökenini düşünün.
2
Kaderinler 'Calcium-dependent adhesion' molekülleridir.
3
Zonula adherens aktin filamentlerine tutunurken, desmozomlar ara filamentlere (keratin) tutunur.

Practice More

Desmozomların (Macula Adherens) hangi spesifik proteinler (Desmoglein/Desmokollin) üzerinden keratin filamentlerine bağlandığını inceleyin.
Estimated Time:1m 0s
Question 171Question

Hücre zarlarının fiziksel özellikleri, lipid çiftini oluşturan fosfolipidlerin kimyasal yapısındaki değişimlerle dinamik olarak düzenlenir. Membran akışkanlığını doğrudan etkileyen faktörler göz önüne alındığında; bir hücre zarının akışkanlığının azalmasına ve faz geçiş sıcaklığının (TmT_m) yükselmesine neden olan temel yapısal değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yağ asidi hidrokarbon zincirlerinin uzaması ve doymamış yağ asidi (çift bağ) oranının azalması

Answer

Yağ asidi hidrokarbon zincirlerinin uzaması ve doymamış yağ asidi oranının azalması, van der Waals etkileşimlerini artırarak membranı stabilize eder ve faz geçiş sıcaklığını yükseltir.
Membran akışkanlığını azaltan temel faktörler, fosfolipidlerin hidrofobik kuyrukları arasındaki çekim kuvvetini artıran unsurlardır. Yağ asidi zincirlerinin uzaması etkileşim yüzeyini genişletirken, doymamışlık (çift bağ) oranının azalması zincirlerin birbirine daha paralel ve sıkı yerleşmesine olanak tanır. Bu durum, membranın sıvı halden jel haline geçme sıcaklığı olan faz geçiş sıcaklığını (TmT_m) yükseltir.

Step-by-Step Solution

1
Moleküler etkileşimlerin analizi
Uzun zincirli yağ asitleri, birbirleriyle daha geniş bir yüzey alanında van der Waals etkileşimi kurar.
Zincir uzunluğu arttıkça hidrofobik kuyruklar arasındaki çekim kuvveti artar, bu da moleküllerin hareketini kısıtlar.
2
Doymuşluk derecesinin değerlendirilmesi
Doymuş (çift bağ içermeyen) yağ asitleri düz bir yapıya sahiptir ve birbirlerine çok yakın paketlenebilirler.
Çift bağlar (özellikle cis-bağları) zincirde bükülmelere neden olarak düzenli paketlenmeyi bozar ve akışkanlığı artırır.
3
Faz geçiş sıcaklığı (TmT_m) ile ilişkilendirme
Daha sıkı paketlenmiş ve güçlü etkileşimlere sahip bir membranı sıvı faza geçirmek için daha fazla enerji (ısı) gerekir.
Bu durum, TmT_m değerinin yükselmesi ve ortam sıcaklığında membranın daha 'viskoz' veya az akışkan olması anlamına gelir.

Key Concept

Membran akışkanlığı ve faz geçiş sıcaklığı (TmT_m), fosfolipidlerin kuyruk uzunluğu ve doymamışlık derecesi ile ters orantılıdır.
Estimated Time:1m 50s
Question 172Question

Hücrelerin kolesterol ihtiyacını karşılamak için kullandığı LDL (LowDensityLipoproteinLow-Density Lipoprotein) partikülleri, klatrin kaplı veziküllerle hücre içine alındıktan sonra belirli bir organelde reseptörlerinden ayrılır. Bu organelin lümenindeki hafif asidik ortam (pH6.26.5pH \approx 6.2-6.5), LDL'nin reseptörüne olan afinitesini azaltarak ayrışmayı sağlar ve reseptörlerin tübüler veziküller aracılığıyla hücre zarına geri dönmesine olanak tanır. Reseptör aracılı endositozda bu 'ayrıştırma' (sorting) fonksiyonu ile karakterize olan temel organel aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Erken endozom

Answer

Erken endozomlar, hücre içine alınan moleküllerin reseptörlerinden ayrıldığı ve bu reseptörlerin hücre zarına geri dönmek üzere ayrıştırıldığı temel merkezdir.
Erken endozomlar, endositozla alınan veziküllerin ilk hedefidir. Lümenlerindeki hafif asidik pH (pH6.06.5pH \approx 6.0-6.5), LDL ve LDL-reseptörü gibi komplekslerin ayrışmasını sağlar. Bu sayede reseptörler hücre zarına geri gönderilebilir (recycling), ligandlar ise sindirilmek üzere geç endozom ve lizozom yoluna devam eder. Bu fonksiyonu nedeniyle 'ayrıştırma endozomu' olarak da adlandırılırlar ve marker proteini Rab5'tir.

Step-by-Step Solution

1
Endositoz sonrası vezikül içeriğinin ilk varış noktasını belirle.
Klatrin kaplı veziküller hücre içine girdikten sonra kılıflarını atar ve 'Erken Endozom' ile birleşir.
Erken endozomlar endositik yolun giriş kapısıdır.
2
pH değişiminin ligand-reseptör etkileşimi üzerindeki etkisini değerlendir.
Erken endozom içindeki H+H^+-ATPaz pompaları lümeni pH6.26.5pH \approx 6.2-6.5 düzeyine getirir, bu da LDL'nin reseptöründen ayrılmasına neden olur.
Düşük pH, birçok reseptörün ligandına olan afinitesini azaltan konformasyonel değişikliğe yol açar.
3
Ayrıştırma (sorting) ve geri kazanım (recycling) sürecini tanımla.
Serbest kalan reseptörler tübüler uzantılarla hücre zarına dönerken, ligandlar (LDL) geç endozomlara ilerler.
Hücrenin reseptörleri tekrar kullanabilmesi için bu ayrıştırma kritik bir fizyolojik süreçtir.

Key Concept

Erken endozomlar, endositik trafikteki 'ayrıştırma istasyonları' (sorting stations) olarak görev yapar ve pH bağımlı bir mekanizmayla reseptör geri kazanımını yönetirler.

Practice More

Ailevi Hiperkolesterolemi (Familial Hypercholesterolemia) gibi hastalıklarda LDL reseptörlerinin endozomda ayrışma veya zarına geri dönme kusurları incelenebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 173Question

Deri gibi yoğun mekanik gerilime maruz kalan dokularda, komşu epitel hücrelerinin sitoplazmik ara filamanlarını (keratin) birbirine kenetleyerek doku bütünlüğünü sağlayan ve transmembran protein olarak kalsiyuma bağımlı kadherin ailesinden "dezmoglein" ile "dezmokollin" içeren bağlantı birimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Macula adherens (Dezmozom)

Answer

Doku bütünlüğünü ara filamanlar üzerinden sağlayan ve dezmoglein/dezmokollin içeren yapı Macula adherens (Dezmozom) birimidir.
Macula adherens (dezmozom), epitel hücrelerinin lateral yüzeylerinde bulunan ve sitoplazmik keratin (ara filaman) ağlarını kadherin ailesinden olan dezmoglein ve dezmokollin proteinleri ile birbirine bağlayan, böylece dokuya yüksek mekanik direnç sağlayan bir bağlantı birimidir.

Step-by-Step Solution

1
Bağlantının hangi iki yapı arasında kurulduğunu belirle.
Soru komşu hücrelerin birbirine bağlanmasını (hücre-hücre) sormaktadır.
Bağlantı birimlerini sınıflandırmak için ilk adım bağlantı noktalarını belirlemektir.
2
Sitoiskelet (hücre iskeleti) ilişkisini analiz et.
Ara filamanlar (keratin) ile bağlantı kuran yapılar dezmozom ve hemidezmozomdur.
Zonula adherens ve zonula occludens aktin filamanlarını kullanır.
3
Kullanılan spesifik proteinleri ve konumu doğrula.
Dezmoglein/dezmokollin proteinleri hücre-hücre bağlantısı olan Macula adherens'e (dezmozom) özgüdür.
Hemidezmozomlar integrin proteinlerini kullanarak bazal laminaya tutunma sağlar.

Key Concept

Macula adherens (Dezmozom), ara filamanları (keratin) kadherin ailesi proteinler (dezmoglein, dezmokollin) aracılığıyla birbirine bağlayarak dokulara mekanik direnç kazandırır.
Question 174Question

Laboratuvar tetkiklerinde serum kalsiyum düzeyi 1515 mg/dLmg/dL (normal:8.510.5normal: 8.5-10.5 mg/dLmg/dL) olarak saptanan bir hastada, sinir ve kas hücrelerinin uyarılabilirliğinin belirgin şekilde azaldığı saptanmıştır. Bu hastada gözlenen uyarılabilirlik azalışının temel elektrofizyolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Voltaj bağımlı sodyum kanallarının açılması için gerekli olan eşik potansiyelin daha pozitif değerlere kayması

Answer

Uyarılabilirliğin azalmasının nedeni, voltaj bağımlı sodyum kanallarının açılması için gereken eşik potansiyelin daha pozitif (daha az negatif) değerlere kaymasıdır.
Doğru seçenek, voltaj bağımlı sodyum kanallarının eşik potansiyelinin daha pozitif değerlere kaymasıdır. Hiperkalsemi durumunda, hücre dışı kalsiyum iyonları sodyum kanallarının voltaj sensörlerini stabilize eder. Bu stabilizasyon, kanalların açılması için gereken elektriksel itici gücün artmasına, yani eşik potansiyelin istirahat potansiyelinden daha uzak (daha pozitif) bir seviyeye kaymasına neden olur. Sonuç olarak hücrenin uyarılması zorlaşır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik veriyi analiz etme
Hastada hiperkalsemi (1515 mg/dLmg/dL) mevcuttur.
Normal kalsiyum değerlerinin üzerindeki seviyeler hücre membran stabilitesini etkiler.
2
Kalsiyumun iyon kanalları üzerindeki etkisini hatırlama
Hücre dışı kalsiyum iyonları, voltaj bağımlı sodyum kanallarının dış yüzeyindeki negatif yüklerle etkileşime girerek kanalı stabilize eder.
Kalsiyum iyonları kanal proteininin konformasyonel değişimini zorlaştırarak aktivasyon kapılarının (m kapıları) açılma voltajını etkiler.
3
Eşik değer değişimini belirleme
Kanalın açılması için gereken membran potansiyeli daha pozitif değerlere kayar (örneğin 70-70 mVmV yerine 50-50 mVmV olur).
Eşik değerin istirahat potansiyelinden uzaklaşması, bir aksiyon potansiyeli başlatmak için daha büyük bir depolarizasyon gerektiğini gösterir; bu da uyarılabilirliğin azaldığı anlamına gelir.

Key Concept

Hücre dışı kalsiyum konsantrasyonu, voltaj bağımlı sodyum kanallarının eşik potansiyelini belirleyen kritik bir faktördür; hiperkalsemi eşiği yükseltirken (pozitife kaydırırken), hipokalsemi eşiği düşürür (negatife kaydırır).
Question 175Question

Şiddetli kusma şikayetiyle acil servise başvuran bir hastada yapılan arteriyel kan gazı analizinde pHpH değerinin 7.557.55 olduğu saptanmıştır. Fizik muayenesinde el ve ayak bileklerinde spazm (karpopedal spazm) gözlenen bu hastada, uyarılabilir dokularda meydana gelen bu değişikliğin temel elektrofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İyonize kalsiyum konsantrasyonunun azalması sonucu eşik potansiyelinin istirahat membran potansiyeline yaklaşması

Answer

İyonize kalsiyum konsantrasyonunun azalması sonucu eşik potansiyelinin istirahat membran potansiyeline yaklaşması
Alkaloz durumunda plazma proteinleri daha fazla kalsiyum bağlar ve serbest iyonize kalsiyum düzeyi düşer. İyonize kalsiyumun azalması, voltaj bağımlı sodyum kanallarının daha kolay açılmasını sağlar; çünkü eşik potansiyeli istirahat membran potansiyeline yaklaşır. Bu durum, sinir ve kas liflerinin aşırı uyarılmasına ve tetanik kasılmalara neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Alkalozun kalsiyum dengesi üzerindeki etkisini belirle.
Alkaloz (pHpH artışı), plazma proteinlerinin (özellikle albümin) negatif yükünü artırarak kalsiyum bağlama kapasitesini yükseltir.
Hidrojen iyonları (H+H^+) proteinlerden ayrılınca boşalan bölgelere kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonları bağlanır.
2
Serbest (iyonize) kalsiyum miktarındaki değişimi analiz et.
Toplam kalsiyum düzeyi değişmese bile, biyolojik olarak aktif olan 'iyonize kalsiyum' miktarı azalır.
Proteinlere bağlanan kalsiyum miktarındaki artış, serbest fraksiyonu düşürür.
3
Hipokalseminin voltaj kapılı sodyum kanalları ve eşik değer üzerindeki etkisini yorumla.
Düşük iyonize kalsiyum, voltaj bağımlı Na+Na^+ kanallarının eşik değerini daha negatif (istirahat potansiyeline yakın) seviyelere çeker.
Kalsiyum iyonları membran stabilizatörüdür; azaldıklarında Na+Na^+ kanalları çok daha küçük depolarizasyonlarla aktive olur, bu da uyarılabilirliği (eksitabilite) artırarak tetaniye yol açar.

Key Concept

Membran uyarılabilirliği ve eşik potansiyelinin kalsiyum iyonları tarafından modülasyonu
Question 176Question

Hücre zarını oluşturan bileşenlerin yapısal özellikleri, membranın fiziksel durumunu ve 'faz geçiş sıcaklığı' (TmT_m) olarak bilinen termodinamik eşiği belirler. Membran akışkanlığı ve TmT_m değerini etkileyen moleküler faktörler değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fosfolipitlerin hidrofobik kuyruklarındaki karbon sayısının artması, moleküller arası Van der Waals etkileşimlerini güçlendirerek TmT_m değerini yükseltir.

Answer

Fosfolipitlerin hidrofobik kuyruklarındaki karbon sayısı arttıkça, moleküller arası Van der Waals etkileşimleri artar ve bu durum membranın faz geçiş sıcaklığını (TmT_m) yükseltir.
Membran akışkanlığını belirleyen en temel fiziksel kuvvetlerden biri hidrofobik kuyruklar arasındaki Van der Waals etkileşimleridir. Karbon zinciri ne kadar uzunsa, bu zayıf etkileşimlerin toplam gücü o kadar artar. Bu durum, lipitlerin birbirine daha sıkı tutunmasına neden olarak, membranı sıvı hale getirmek için gereken enerji miktarını (yani sıcaklığı) artırır.

Step-by-Step Solution

1
Faz geçiş sıcaklığı (TmT_m) kavramını tanımlayın.
Membranın kristal (jel) halden sıvı hale geçtiği sıcaklık eşiğidir.
Sorunun termodinamik temelini anlamak için gereklidir.
2
Hidrofobik kuyruk uzunluğunun etkisini analiz edin.
Uzun karbon zincirleri daha geniş temas yüzeyi ve daha güçlü Van der Waals bağları demektir.
Bağ gücü arttıkça, bu bağları koparıp sıvışlaştırmak için daha yüksek sıcaklık gerekir (TmT_m artar).
3
Doymamışlık (çift bağ) ve kolesterol etkilerini karşılaştırın.
Çift bağlar bükülme yaratarak paketlenmeyi bozar ve TmT_m değerini düşürür; kolesterol ise akışkanlık tamponu görevi görür.
Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Membran akışkanlığı; lipit zincir uzunluğu, doymamışlık derecesi ve kolesterol içeriği ile dinamik olarak düzenlenir; zincir uzunluğu arttıkça akışkanlık azalır ve TmT_m yükselir.
Question 177Question

7575 kg ağırlığındaki sağlıklı bir gönüllüde vücut sıvı bölmelerinin hacmini ölçmek amacıyla yapılan bir araştırmada aşağıdaki veriler elde edilmiştir:

BelirteçVerilen MiktarAtılan/Metabolize Olan MiktarPlazma Konsantrasyonu
Döteryum oksit (D2OD_2O)100100 mCi-22 mCi/L
İnülin500500 mg5050 mg3030 mg/L
Evans mavisi (T1824T-1824)5050 mg-2020 mg/L

Buna göre, bu bireyin intersitisyel sıvı (İSS) hacmi kaç litredir?

Show answer & explanation

Answer: 12,512,5 L

Answer

İntersitisyel sıvı hacmi 12,512,5 litredir.
Doğru yanıt olan 12,512,5 L değerine ulaşmak için öncelikle inülin verileriyle Ekstraselüler Sıvı (ESS) hacmi (1515 L) ve Evans mavisi verileriyle Plazma hacmi (2,52,5 L) hesaplanmalıdır. ESS, intersitisyel sıvı ve plazmanın toplamından oluştuğu için, aradaki fark (152,515 - 2,5) bize intersitisyel sıvı hacmini verir.

Step-by-Step Solution

1
Ekstraselüler sıvı (ESS) hacminin hesaplanması
ESS=15ESS = 15 L
İnülin ESS belirtecidir. ESS=(Verilen MiktarAtılan Miktar)/KonsantrasyonESS = (Verilen\ Miktar - Atılan\ Miktar) / Konsantrasyon formülü ile: (500 mg50 mg)/30 mg/L=15(500\ mg - 50\ mg) / 30\ mg/L = 15 L bulunur.
2
Plazma hacminin hesaplanması
Plazma=2,5Plazma = 2,5 L
Evans mavisi plazma belirtecidir. Plazma=50 mg/20 mg/L=2,5Plazma = 50\ mg / 20\ mg/L = 2,5 L bulunur.
3
İntersitisyel sıvı (İSS) hacminin hesaplanması
I˙SS=12,5İSS = 12,5 L
İntersitisyel sıvı, ESS'nin plazma dışındaki kısmıdır. I˙SS=ESSPlazmaİSS = ESS - Plazma formülü ile: 15 L2,5 L=12,515\ L - 2,5\ L = 12,5 L bulunur.

Key Concept

İndikatör dilüsyon yöntemiyle vücut sıvı bölmeleri arasındaki hiyerarşik ilişkilerin (ESS = İSS + Plazma) hesaplanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 178Question

Kronik ishal, büyüme geriliği ve yağda eriyen vitamin eksiklikleri nedeniyle tetkik edilen 18 aylık bir çocukta hipolipidemi (total kolesterol ve trigliserid düşüklüğü) saptanıyor. Jejunal biyopsi örneğinin elektron mikroskobik incelemesinde, enterositlerin granülsüz endoplazmik retikulum (GERGER) lümeninde pre-şilomikronların biriktiği ancak bu veziküllerin Golgi aygıtına taşınamadığı gözleniyor. Bu hastada patolojiden sorumlu olan moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sar1B GTPaz aktivitesindeki defekt sonucu COPII vezikül oluşumunun bozulması

Answer

Sar1B GTPaz aktivitesindeki defekt sonucu COPII vezikül oluşumunun bozulması
Vakada tanımlanan tablo Şilomikron Retansiyon Hastalığı (Anderson Hastalığı) olup, enterositlerde sentezlenen şilomikronların Golgi aygıtına taşınamaması ile karakterizedir. Hücre biyolojisinde ER'den Golgi'ye protein ve lipid taşınması COPII (Coat Protein IICoat \ Protein \ II) vezikülleri ile gerçekleştirilir. Bu veziküllerin oluşumu Sar1 adlı bir GTPaz'ın aktivasyonu ile başlar. Sar1B izoformu, özellikle şilomikronlar gibi çok büyük kargo moleküllerinin ER'den paketlenmesi ve salınması için özelleşmiştir. Sar1B mutasyonu, bu paketleme sürecini bozarak lipidlerin ER lümeninde birikmesine ve plazma lipid seviyelerinin düşmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hipolipidemi ve enterositlerde lipid birikimi, bir lipid transport defektini işaret eder.
Yağ emilimi var ancak kana geçiş (ekzositoz öncesi basamak) bozuktur.
2
Hücresel lokasyonu belirleme
Pre-şilomikronların ER lümeninde birikip Golgi'ye geçememesi, ER-Golgi arası anterograd transport bozukluğudur.
Organeller arası trafik protein kaplı veziküllerle (COPI/COPII) sağlanır.
3
Moleküler mekanizmayı eşleştirme
ER'den Golgi'ye anterograd taşıma COPII vezikülleri ile yapılır. Bu sürecin başlatıcısı Sar1 GTPaz proteinidir.
Şilomikron gibi büyük moleküllere özgü spesifik izoform Sar1B'dir (Şilomikron Retansiyon Hastalığı).

Key Concept

COPII vezikülleri, ER'den Golgi'ye anterograd taşımayı sağlar ve Sar1B GTPaz bu sürecin kritik bir düzenleyicisidir.
Question 179Question

Akut böbrek yetmezliği tablosu ile takip edilen bir hastada, plazma potasyum (K+K^+) konsantrasyonunun normal değerlerin üzerine çıkarak 8.5mEq/L8.5 \, mEq/L (şiddetli hiperkalemi) düzeyine ulaştığı saptanmıştır. Bu elektrolit değişikliğinin uyarılabilir hücre membranlarındaki elektrofizyolojik etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalıcı membran depolarizasyonu sonucunda voltaj bağımlı sodyum kanallarının inaktivasyon kapıları (hh kapıları) kapalı kalır ve doku uyarılabilirliği azalır.

Answer

Şiddetli hiperkalemide meydana gelen kalıcı depolarizasyon, voltaj bağımlı sodyum kanallarının inaktivasyon kapılarının (h-gate) kapalı kalmasına neden olarak uyarılabilirliği azaltır.
Doğru yanıt olan seçenek, hiperkaleminin en tehlikeli etkisini açıklamaktadır. Şiddetli hiperkalemide istirahat membran potansiyeli yaklaşık 60mV-60 \, mV ile 50mV-50 \, mV seviyelerine kadar depolarize olur. Bu voltaj seviyelerinde voltaj bağımlı sodyum kanallarının inaktivasyon kapıları (hh kapıları) kapanır. Kanalların tekrar açılabilir (dinlenim) konumuna geçmesi için membranın tekrar 70mV-70 \, mV veya daha altına inmesi gerekir. Bu gerçekleşemediği için hücre aksiyon potansiyeli üretemez hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Potasyum konsantrasyon gradyanını analiz et.
Hücre dışı K+K^+ artışı (8.5mEq/L8.5 \, mEq/L), hücre içi ve dışı arasındaki farkı azaltır.
Nernst denklemine göre denge potansiyeli konsantrasyon oranına bağlıdır.
2
Nernst denklemini kullanarak denge potansiyeli (EKE_K) değişimini yorumla.
EK=61log([K+]i/[K+]o)E_K = -61 \cdot \log([K^+]_i / [K^+]_o) formülünde payda büyüdüğü için sonuç daha az negatif (örneğin 90mV-90 \, mV yerine 60mV-60 \, mV) olur.
Logaritmik oran küçüldükçe negatif değer pozitife doğru kayar.
3
İstirahat membran potansiyeli (İMP) üzerindeki etkisini belirle.
İMP, EKE_K değerini takip ederek depolarize olur (eşik değere yaklaşır).
İstirahat halindeki membranın potasyum geçirgenliği diğer iyonlardan çok daha yüksektir.
4
Voltaj bağımlı sodyum (Na+Na^+) kanallarının kinetiğini değerlendir.
Uzun süreli depolarizasyon, sodyum kanallarının voltaj duyarlı inaktivasyon kapılarının (hh kapıları) kapanmasına yol açar.
Sodyum kanallarının tekrar uyarılabilir hale gelmesi için membranın tekrar polarize (negatif) olması gerekir.

Key Concept

Hücre dışı potasyum artışının (hiperkalemi) sodyum kanalları üzerindeki 'akomodasyon' benzeri inaktivasyon etkisi.

Alternative Method

Nernst denklemini sayısal olarak düşünmek yerine: 'Potasyum dışarı kaçmak istiyor, dışarısı kalabalıklaşırsa (hiperkalemi) kaçamaz, içeride pozitif yük birikir, hücre depolarize olur' mantığı kullanılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 180Question

İstirahat membran potansiyeli 70mV-70 \, mV olan uyarılabilir bir hücrede, bazı iyonların denge potansiyelleri (EiE_i) şu şekilde hesaplanmıştır: ENa=+60mVE_{Na} = +60 \, mV, EK=90mVE_K = -90 \, mV, ECl=70mVE_{Cl} = -70 \, mV ve ECa=+130mVE_{Ca} = +130 \, mV. Bu hücrenin membran potansiyeli 80mV-80 \, mV düzeyine hiperpolarize edildiğinde, iyonların üzerindeki elektrokimyasal itici güçler (driving force) ve net hareket yönleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: K+K^+ iyonu üzerine etki eden elektriksel gradiyent kuvveti, kimyasal gradiyent kuvvetinden daha büyüktür.

Answer

Potasyum iyonu üzerine etki eden elektriksel gradiyent kuvvetinin kimyasal gradiyentten büyük olduğu ifadesi yanlıştır; aksine kimyasal gradiyent daha büyüktür.
Potasyum iyonu için denge potansiyeli (EKE_K) 90mV-90 \, mV olarak verilmiştir. Bu değer, potasyumun hücre içindeki yüksek konsantrasyonu nedeniyle dışarı çıkma isteğinin (kimyasal gradiyent) tam olarak 90mV90 \, mV büyüklüğünde bir elektriksel kuvvetle dengelenebileceğini ifade eder. Hücre 80mV-80 \, mV düzeyindeyken, içeriye doğru çeken elektriksel kuvvet (80 mV), dışarıya doğru iten kimyasal kuvvetten (90 mV) daha küçüktür. Bu nedenle net kuvvet dışarı doğrudur ve kimyasal gradiyent daha baskındır.

Step-by-Step Solution

1
Potasyum (K+K^+) için itici gücü hesapla ve kuvvetleri karşılaştır.
İtici Güç (VmEKV_m - E_K) = 80(90)=+10mV-80 - (-90) = +10 \, mV.
İtici güç pozitif olduğu için net akım dışarı doğrudur. Bu durum, dışarı doğru olan kimyasal gradiyentin (90 mV eşdeğeri), içeri doğru olan elektriksel gradiyentten (80 mV) daha güçlü olduğunu kanıtlar.
2
Klor (ClCl^-) iyonunun hareket yönünü belirle.
İtici Güç (VmEClV_m - E_{Cl}) = 80(70)=10mV-80 - (-70) = -10 \, mV.
Anyonlar için negatif itici güç, iyonun hücre dışına itildiğini gösterir. Çünkü hücre içi (-80 mV), iyonu dengede tutacak olan değerden (-70 mV) daha negatiftir ve anyonu daha fazla iter.
3
Sodyum ve Kalsiyum itici güçlerini karşılaştır.
Na+Na^+ için 140mV-140 \, mV, Ca2+Ca^{2+} için 210mV-210 \, mV.
Her iki iyon için de itici güç negatiftir (hücre içine giriş). Kalsiyumun gradiyenti çok daha yüksek olduğu için giriş eğilimi sodyumdan daha fazladır.

Key Concept

İyonların net hareket yönü ve hızı, membran potansiyeli ile o iyonun denge potansiyeli arasındaki fark olan 'elektrokimyasal itici güç' tarafından belirlenir.

Alternative Method

Nernst denklemi mantığına göre, iyon her zaman kendi denge potansiyeline ulaşmaya çalışır. Membran potansiyeli hangi iyonun EiE_i değerinden uzaklaşırsa, o iyonun itici gücü o kadar artar.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 9 / 11Next
Hücre Fizyolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 9 | Examkin