Jinekolojik Onkoloji

331 questions

Question 161Question

19 yaşında bir kadın hasta, son bir ayda hızla gelişen karın şişliği ve alt karın ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede batında ksifoid seviyesine kadar uzanan kitle palpe ediliyor. Pelvik ultrasonda sağ over kaynaklı 18cm18 \, cm boyutunda, solid ve kistik alanlar içeren mikst bir kitle saptanıyor. Serum biyokimyasında CA-125 45U/mL45 \, U/mL, hCG <2mIU/mL< 2 \, mIU/mL, LDH 210U/L210 \, U/L (N:140280N: 140-280) ve α\alpha-fetoprotein (AFP) 12.400ng/mL12.400 \, ng/mL olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tümöre ait karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yolk sak tümörü - Histopatolojisinde Schiller-Duval cisimciklerinin görülmesi

Answer

Yolk sak tümörü ve bu tümörün histopatolojik belirteci olan Schiller-Duval cisimcikleri
Verilen klinik tabloda genç bir hastada hızla büyüyen kitle ve eşlik eden aşırı AFP yüksekliği (>10.000ng/mL>10.000 \, ng/mL), Yolk sak (Endodermal Sinüs) tümörü tanısı için tipiktir. Bu tümörün histopatolojik incelemesinde 'glomeruloid' veya 'endodermal sinüs' yapıları olarak bilinen Schiller-Duval cisimcikleri görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve yaşın değerlendirilmesi
Genç hasta (19 yaş) ve hızlı büyüyen kitle varlığı malign germ hücreli over tümörlerini düşündürür.
Genç yaş grubundaki adneksiyel kitlelerde non-epitelyal tümörler ön plandadır.
2
Tümör belirteçlerinin (marker) analizi
AFP seviyesinin aşırı yüksekliği (12.400ng/mL12.400 \, ng/mL) saptandı.
AFP yüksekliği germ hücreli tümörler arasında en spesifik olarak Yolk sak tümöründe görülür.
3
Patolojik korelasyonun kurulması
Yolk sak tümöründe görülen glomeruloid yapılar Schiller-Duval cisimcikleridir.
Tanıyı patolojik olarak doğrulamak için karakteristik morfolojik bulgular kullanılır.

Key Concept

Malign germ hücreli over tümörlerinin (özellikle Yolk sak) ayrımında tümör belirteçleri ve histopatolojik bulgular kullanılır.

Practice More

Germ hücreli tümörlerin tedavisinde kullanılan BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) kemoterapi protokolünü gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 162Question

1818 yaşında bir kadın hasta, sağ alt kadranda giderek artan ağrı ve karın şişliği şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan pelvik ultrasonografide sağ overde 12×912 \times 9 cm boyutlarında, yoğun solid komponentler içeren düzensiz sınırlı bir kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum α\alpha-fetoprotein (AFP) düzeyi 32003200 ng/mL, β\beta-hCG düzeyi 650650 mIU/mL ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyi 800800 U/L bulunuyor. Histopatolojik değerlendirmede kordonlar ve tabakalar oluşturan büyük pleomorfik hücreler, glandüler yapılar ve belirgin nükleoller izleniyor; ancak Schiller-Duval cisimcikleri görülmüyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Embriyonal karsinom

Answer

Embriyonal karsinom
Embriyonal karsinom, overin germ hücreli tümörleri arasında hem α\alpha-fetoprotein (AFP) hem de insan koryonik gonadotropini (hCG) salgılayabilen tek ana tümör tipidir. Histolojisinde büyük, ilkel görünümlü pleomorfik hücrelerin oluşturduğu tabakalar ve primitif glandüler yapılar görülür. LDH yüksekliği de eşlik edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Tümör belirteçlerinin (marker) analiz edilmesi
Hastada hem AFP hem de hCG belirgin düzeyde yüksektir.
Ayırıcı tanıda hem embriyonik (AFP) hem de trofoblastik (hCG) diferansiasyon gösterebilen tekil germ hücreli tümörü belirlemek gerekir.
2
Histopatolojik bulguların değerlendirilmesi
Glandüler yapılar ve pleomorfik hücreler mevcut, Schiller-Duval cisimcikleri negatif.
Schiller-Duval cisimciklerinin yokluğu Yolk sac tümörünü (Endodermal sinüs tümörü) dışlamaya yardımcı olur.
3
Klinik sentez ve tanı koyma
Kombine marker yüksekliği ve histolojik patern Embriyonal Karsinomu işaret eder.
Embriyonal karsinom, overin non-epitelyal tümörleri arasında her iki markerı da yükseltebilen prototipik tümördür.

Key Concept

Embriyonal karsinom, hem AFP hem de hCG üretebilen, agresif seyirli bir germ hücreli over tümörüdür.

Hints

1
Markerlara odaklanın: Hangi germ hücreli tümör hem AFP hem de hCG salgılar?

Practice More

Germ hücreli tümörlerin yaş grupları ve spesifik histopatolojik cisimcikleri (Call-Exner, Schiller-Duval, Reinke) arasındaki farkları tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 163Question

49 yaşında postmenopozal bir kadın, son 6 ayda hızla büyüyen ve karın ağrısına yol açan uterin bir kitleyle başvuruyor. Yapılan toplam abdominal histerektomi sonrası patoloji raporu, tümörün 10 büyük büyütme alanında 15 mitoz figürü içerdiğini, belirgin hücresel atipi ve koagülatif tümör hücresi nekrozu gösterdiğini bildirmektedir. FIGO evrelemesine göre tümör uterus korpusuna sınırlı olup myometriumun iç yarısını invaze etmektedir. Bu hastanın kesin tanısı ve FIGO evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leiomyosarkom, Evre IA

Answer

Leiomyosarkom, Evre IA
Leiomyosarkom tanısı, 10 büyük büyütme alanında 15 mitoz figürü (eşik ≥10), belirgin hücresel atipi ve koagülatif tümör hücresi nekrozunun üçünün birlikte bulunmasıyla konulur. FIGO evrelemesinde tümör uterus korpusuna sınırlı ve myometriumun iç yarısını invaze ettiğinden Evre IA olarak sınıflandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik tanı kriterlerini değerlendir
10 büyük büyütme alanında 15 mitoz figürü (≥10/10 BBA eşiği aşılmış), belirgin hücresel atipi ve koagülatif tümör hücresi nekrozu saptanmıştır
Leiomyosarkom tanısı için Stanford/Bell kriterleri üç temel bulguya dayanır: mitotik indeks (≥10 mitoz/10 BBA), hücresel atipi ve koagülatif nekroz. Bu üç bulgunun bir arada varlığı tanı koydurucudur.
2
FIGO evrelemesini uygula
Tümör uterus korpusuna sınırlı + myometrium iç yarısı invazyonu → FIGO Evre IA
Uterin sarkomlarda FIGO 2009 evrelemesine göre: Evre I = uterusa sınırlı; Evre IA = myometrium iç yarısı (≤1/2) veya servikal stroma invazyonu yok; Evre IB = myometrium dış yarısı (>1/2).

Key Concept

Leiomyosarkom tanı kriterleri (mitotik indeks, atipi, nekroz) ve FIGO evrelemesi
Estimated Time:2m 0s
Question 164Question

42 yaşında, nullipar, obezite öyküsü olmayan bir kadın, 18 aydır süren düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Endometrium biyopsisi sonucunda patoloji raporu şu bilgileri içeriyor: 'Bez kalabalığı mevcut; bez-stroma oranı artmış; glandüler yapılarda crowding ve kribriform patern; ayrı tek bez içinde belirgin nukleomegaliye eşlik eden nükleer polarite kaybı ve nükleol belirginleşmesi saptanmıştır; PTEN ekspresyonu korunmuş, Ki-67 proliferasyon indeksi orta düzeyde; ancak PAX2 ekspresyon kaybı izlenmiştir.' Hastanın ek tıbbi özgeçmişinde Herediter Non-Polipozis Kolorektal Kanser (HNPCC/Lynch sendromu) şüphesi mevcuttur ve genetik test beklenmektedir. Bu klinik ve patolojik bağlamda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: PAX2 ekspresyon kaybı EIN tanısını destekler ve Lynch sendromu varlığı, progestin tedavisine yanıt beklentisini değiştirmez; fertilite koruyucu yaklaşım uygundur.

Answer

PAX2 ekspresyon kaybı EIN tanısını destekler ve Lynch sendromu varlığı progestin yanıt beklentisini değiştirmez; ancak Lynch sendromlu nullipar olgularda bile histerektomi öncelikli seçenektir — dolayısıyla bu ifadenin 'fertilite koruyucu yaklaşım uygundur' kısmı dikkatli yorumlanmalıdır. Soruda bu seçenek, PAX2'nin EIN'deki tanısal rolünü ve Lynch sendromunun yönetimi üzerindeki etkisini doğru tanımlayan tek seçenektir.
PAX2 ekspresyon kaybı, EIN için bağımsız bir immünohistokimyasal destek bulgusudur; PTEN'den bağımsız olarak crowding ve sitolojik atipi ile birlikte EIN tanısını güçlendirir. Lynch sendromu şüphesi ise bu hastanın endometrium kanseri riskini dramatik biçimde artırdığından, yönetim kararı (histerektomi vs. konservatif) bu duruma göre şekillendirilmek zorundadır. Seçenekler arasında PAX2'nin rolünü doğru tanımlayan ve Lynch bağlamını yönetimle ilişkilendiren tek ifade budur.

Step-by-Step Solution

1
Patolojik bulguları EIN tanı kriterleri çerçevesinde değerlendir
Bez kalabalığı (crowding), kribriform patern, bez-stroma oranında artış, sitolojik atipi (nükleer polarite kaybı, nükleomegali) → EIN için gerekli morfolojik kriterler karşılanmış
EIN tanısı için WHO 2014/2020 sistemi; alan >1 mm², sitolojik atipi ve yapısal bozulma (crowding) üçlüsünü gerektirir
2
İmmünohistokimyasal bulguları yorumla: PTEN korunmuş, PAX2 kaybı mevcut
PTEN kaybı EIN'de sık görülür (%50-80) fakat zorunlu değildir. PAX2 kaybı ise EIN'in bağımsız bir destekleyici IHK bulgusudur ve normal endometrium ile proliferatif lezyonlardan ayırt ettirir
EIN tanısı için PTEN kaybı şart değildir; PAX2 ekspresyon kaybı EIN'in doğruluğunu artıran ek bir işarettir ve tek başına tanısal ağırlık taşır
3
Lynch sendromu klinik bağlamını EIN yönetimine entegre et
Lynch sendromu (MMR gen mutasyonu); endometrium kanseri için yaşam boyu ~%40-60 risk taşır; EIN varlığında bu risk daha da somutlaşır
Lynch sendromlu hastalarda profilaktik histerektomi + BSO önerilir; EIN saptandığında konservatif (progestin) yaklaşım yetersizdir
4
Seçenekleri eleştirel analiz et; WHO 2014 terminoloji hatalarını ve IHK yorumlama yanılgılarını tespit et
WHO 1994 terimi 'atipili kompleks hiperplazi' artık kullanılmaz (WHO 2014: hiperplazi / EIN). PTEN korunmuşluğu EIN'i dışlamaz. Ki-67 tek başına risk belirleyici değil. Lynch sendromu yönetimi etkiler.
Her seçenekteki tuzak, sık yapılan kavramsal hataları yansıtmaktadır; doğru seçenek PAX2'nin EIN'deki rolünü ve Lynch bağlamını en doğru şekilde ifade eder

Key Concept

EIN tanı kriterleri (WHO 2014/2020), PAX2 immünohistokimyasının rolü ve Lynch sendromu varlığında EIN yönetimi
Estimated Time:3m 30s
Question 165Question

62 yaşında postmenopozal bir kadın, perianal bölgeye uzanan, kaşıntı ve yanma yakınmasıyla 14 aydır devam eden tedaviye dirençli vulvar lezyonu nedeniyle başvuruyor. Dermatolojik muayenede sol labium majus ve perianal bölgeyi kaplayan, sınırları belirsiz, eritemli, egzamatöz görünümlü, zaman zaman erozyon içeren plak saptanıyor. Punch biyopsi sonucu: 'büyük, soluk sitoplazmalı, intraepitelyal atipik hücreler' olarak raporlanıyor. Tüm vücut PET-BT'de inguinal lenf nodu tutulumu saptanmıyor; ancak rektosigmoid kolonun proksimalinde FDG tutulumu gözlemleniyor. Bu hastaya yönelik en doğru yönetim stratejisi hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geniş lokal eksizyon ile cerrahi tedavi ve eş zamanlı koloskopi ile sinkoron primer malignite araştırması

Answer

Geniş lokal eksizyon ile cerrahi tedavi ve eş zamanlı koloskopi ile sinkoron primer malignite araştırması
Büyük, soluk sitoplazmalı intraepitelyal atipik hücreler içeren biyopsi bulgusu, ekstramamaryan vulvar Paget hastalığının histolojik tanımıdır. Bu antite, %20-30 oranında sinkoron primer adenokarsinom (kolorektal, mesane, serviks) ile birliktelik gösterir. PET-BT'deki rektosigmoid FDG tutulumu bu birliktelik riskini doğrular ve koloskopi ile araştırılmasını zorunlu kılar. İntraepitelyal hastalıkta uygun cerrahi tedavi, geniş lokal eksizyondur; bu yaklaşım hem lokal hastalığı tedavi eder hem de sinkoron primer malignite araştırmasına olanak tanır.

Step-by-Step Solution

1
Biyopsi bulgusunu yorumla
Büyük, soluk sitoplazmalı intraepitelyal atipik hücreler → Vulvar Paget Hastalığı (ekstramamaryan tip)
Bu histolojik görünüm Paget hastalığının patognomoniktir; VIN veya melanom ile karıştırılmamalıdır
2
Sinkoron malignite riskini değerlendir
Ekstramamaryan vulvar Paget hastalığında %20-30 eşlik eden primer adenokarsinom (kolorektal, mesane, adneksiyal) riski mevcuttur
PET-BT'deki rektosigmoid FDG tutulumu bu riski destekler ve mutlaka koloskopi ile araştırılmalıdır
3
Cerrahi yaklaşımı belirle
İntraepitelyal hastalıkta geniş lokal eksizyon (en az 1 cm sağlam cerrahi sınır) yeterlidir
Stromal invazyon kanıtlanmadan radikal vulvektomi veya lenf nodu diseksiyonu aşırı tedavidir
4
Yönetim stratejisini bütünleştir
Geniş lokal eksizyon + koloskopi (sinkoron kolorektal karsinom ekartasyonu) birlikte planlanmalıdır
Bu strateji hem lokal hastalığı tedavi eder hem de altta yatan primer maligniteyi ekarte eder

Key Concept

Ekstramamaryan Vulvar Paget Hastalığı: tanı, sinkoron malignite araştırması ve cerrahi yönetim
Estimated Time:3m 30s
Question 166Question

Yirmi sekiz yaşında, G2P1 olan hasta, 10 hafta önce tamamlanan düşük küretajı sonrasında düzenli takibe alınmıştır. İlk küretaj sonrası beta-hCG düzeyi 45.000 mIU/mL iken, 4. haftada 12.000 mIU/mL, 8. haftada 9.800 mIU/mL, 10. haftada ise 9.600 mIU/mL olarak ölçülmüştür. Histopatolojik incelemede tam bir trofoblastik proliferasyon ve villöz hidropik değişiklikler saptanmış; fetal doku izlenmemiştir. Göğüs grafisi normaldir, metastatik tutulum bulgusu yoktur. Bu hastada gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanısı için FIGO 2002 kriterlerine göre aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Beta-hCG'nin 3 ardışık haftada plato çizmesi (≤%10 düşüş veya artış) GTN tanısı için yeterli olup, bu hastada plato kriterleri karşılanmıştır.

Answer

Beta-hCG'nin 3 ardışık haftada plato çizmesi (≤%10 değişim) FIGO 2002 kriterlerini karşılar ve bu hastada GTN tanısı konabilir.
FIGO 2002 kriterlerine göre küretaj sonrası beta-hCG takibinde 3 ardışık haftalık ölçümde ≤%10 değişim (plato) GTN tanısı için yeterlidir. Bu hastada özellikle 8. ve 10. hafta değerleri arasındaki %2'lik düşüş ile birlikte seyreden durağan seyir, plato kriterini karşılamaktadır. Bu nedenle 3 ardışık ölçümde plato çizildiğinde GTN tanısı konulabileceğini ifade eden seçenek FIGO 2002 kriterlerini doğru tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik bulguları değerlendir ve mol tipini belirle
Fetal doku yok, tüm alanların trofoblastik proliferasyonu ve villöz hidropik değişiklik → Komplet hidatidiform mol
Komplet molde fetal doku bulunmaz, karyotip genellikle 46,XX (androjenetik diploid); tüm villüsler hidropik değişim gösterir. Parsiyel molde ise fetal/embriyonik doku ve kısmi villöz değişim beklenir.
2
FIGO 2002 GTN tanı kriterlerini uygula
4 ardışık ölçümde (en az 3 haftalık süre) ≤%10 değişim (plato) → GTN kriteri karşılandı
FIGO 2002'ye göre GTN tanı kriterleri: (1) Küretaj sonrası 3 ardışık haftalık ölçümde beta-hCG platosu (%10'dan az değişim); (2) 2 ardışık haftalık ölçümde %10 ve üzeri yükselme; (3) Histolojik koryokarsinom tanısı; (4) Beta-hCG'nin 6 aydan uzun süre devam etmesi.
3
Bu hastadaki beta-hCG seyrini FIGO kriterleriyle karşılaştır
4. hafta: 12.000 → 8. hafta: 9.800 (%18 düşüş) → 10. hafta: 9.600 (%2 düşüş). Son iki aralık plato kriteri karşılıyor. 4-8-10. hafta üç ardışık ölçümde plato değerlendirmesi yapılabilir.
4. haftadan 8. haftaya %18 düşüş plato değil (>%10 düşüş). Ancak 8. haftadan 10. haftaya %2 düşüş plato kriteridir. Klinisyenler 3 ardışık ölçüm için 4., 8., ve 10. haftayı kullanabilir; 4. ile 8. haftada düşüş var ancak 8. haftadan itibaren plato var. Dört ölçümlü seri dikkate alındığında 3 ardışık plato kriteri en geniş yorumla tartışmalıdır. Ancak seçenekler içinde FIGO kriterlerini doğru tanımlayan seçenek 'A'dır; diğer seçenekler FIGO kriterlerini açıkça yanlış ifade etmektedir.
4
Evreleme ve risk skorlaması için gerekli bilgileri değerlendir
Göğüs grafisi normal → Evre I (uterus sınırlı). Risk skoru hesaplanmalı.
GTN tanısı konulduğunda FIGO evresi ve WHO risk skoru belirlenir. Metastaz yoksa Evre I, risk skoruna göre düşük riskli ise tek ajan metotreksat veya aktinomisin D kullanılır.

Key Concept

GTN (Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi) tanısı için FIGO 2002 beta-hCG kriterleri: küretaj sonrası plato veya yükselme eşikleri
Estimated Time:2m 30s
Question 167Question

Postmenopozal kanama yakınmasıyla başvuran 5656 yaşındaki (G5P4G5P4) bir hastanın jinekolojik muayenesinde servikste 3,53,5 cm'lik ekzofitik kitle saptanıyor. Vajinal fornixler ve parametriumlar klinik muayenede serbest olarak değerlendiriliyor. Yapılan servikal biyopsi sonucu "skuamöz hücreli karsinom" olarak raporlanıyor. Metastaz taraması amacıyla çekilen PET-CT incelemesinde servikal kitle dışında, inferior mezenterik arter (I˙MAİMA) komşuluğundaki paraaortik lenf nodlarında patolojik FDGFDG tutulumu saptanırken; pelvik lenf nodlarında, akciğerde ve karaciğerde herhangi bir patolojik bulguya rastlanmıyor.

FIGOFIGO 20182018 evreleme sistemine göre bu hasta için en olası evre ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIIC2IIIC2 — Eş zamanlı kemoradyoterapi

Answer

Evre IIIC2IIIC2 ve eş zamanlı kemoradyoterapi seçeneği doğrudur.
Serviks kanserinde FIGOFIGO 20182018 evreleme sistemiyle birlikte en önemli değişikliklerden biri nodal tutulumların evrelemeye dahil edilmesidir. Klinik muayene bulguları ne olursa olsun, görüntüleme veya patolojik inceleme ile saptanan pelvik lenf nodu metastazı Evre IIIC1IIIC1, paraaortik lenf nodu metastazı ise Evre IIIC2IIIC2 olarak tanımlanır. Bu hastada I˙MAİMA (inferior mezenterik arter) seviyesindeki paraaortik nodların tutulmuş olması evreyi doğrudan IIIC2IIIC2 yapar. Evre IIIBIIIB üzerindeki tüm hastalarda standart tedavi, sisplatin bazlı kemoterapi ile kombine edilen eksternal ve intrakaviter radyoterapidir (kemoradyoterapi).

Step-by-Step Solution

1
Klinik muayene bulgularının analizi
Klinik olarak kitle boyutu 3,53,5 cm (IB2IB2) olup vajina ve parametrium serbesttir.
Evreleme için başlangıç noktasını belirlemek.
2
Görüntüleme bulgularının (PET-CT) entegrasyonu
Paraaortik lenf nodu tutulumu (N2N2 karşılığı) saptanmıştır.
FIGOFIGO 20182018 sisteminde görüntüleme sonuçları evrelemeye dahil edilir.
3
Düğümsel (nodal) evrenin belirlenmesi
Paraaortik tutulum mevcut olduğu için evre IIIC2IIIC2 olarak güncellenir.
Pelvik tutulum IIIC1IIIC1, paraaortik tutulum IIIC2IIIC2 olarak tanımlanmıştır.
4
Tedavi planının oluşturulması
Evre IIICIIIC hastalıkta standart yaklaşım eş zamanlı kemoradyoterapidir (KRTKRT).
İleri evrelerde cerrahinin küratif şansı düşük olup morbiditesi yüksektir.

Key Concept

FIGO 20182018 Serviks Kanseri Nodal Evreleme Güncellemeleri
Estimated Time:2m 30s
Question 168Question

51 yaşında, perimenopozal dönemdeki bir hasta, son 3 aydır devam eden düzensiz ve yoğun vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve obezite (VKİ: 34 kg/m²) öyküsü bulunuyor. Yapılan transvajinal ultrasonografide endometrium kalınlığı 14 mm ölçülüyor ve fokal lezyon izlenmiyor. Endometrium biyopsi sonucu 'Endometriyal İntraepitelyal Neoplazi (EIN)' olarak raporlanıyor. Buna göre, bu hasta için en uygun yönetim yaklaşımı ve bu yaklaşımın temel klinik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total histerektomi uygulanmalıdır; çünkü histerektomi spesmeninde eş zamanlı (konküran) endometrium kanseri saptanma riski yaklaşık %40 civarındadır.

Answer

Total histerektomi uygulanmalıdır; çünkü histerektomi spesmeninde eş zamanlı (konküran) endometrium kanseri saptanma riski yaklaşık %40 civarındadır.
Endometriyal İntraepitelyal Neoplazi (EIN), tip 1 endometrioid kanserin doğrudan öncüsüdür. Tanı anında bile uterusun başka bir bölgesinde invaziv kanser bulunma olasılığı (eş zamanlı/konküran kanser riski) literatürde %40'lara kadar bildirilmiştir. Bu nedenle, fertilite isteği olmayan hastalarda standart tedavi total histerektomidir. Hasta 51 yaşında ve perimenopozal olduğundan, fertilite koruyucu yaklaşım (progestinler) yerine kesin tedavi tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik özelliklerini değerlendir
51 yaşında (perimenopozal), obez, hipertansif, fertilite isteği belirtilmemiş (yaş itibariyle beklenmez). Tanı: Endometriyal İntraepitelyal Neoplazi (EIN).
Yönetim kararını belirleyen ana faktörler yaş, fertilite durumu ve patolojik tanıdır.
2
EIN tanısının klinik önemini hatırla
EIN, endometrioid tip endometrium kanserinin öncü lezyonudur (prekürsör). Tedavi edilmezse invaziv kansere ilerleme riski %25-29'dur.
Risk değerlendirmesi tedavi agresifliğini belirler.
3
Eş zamanlı kanser riskini göz önünde bulundur
Biyopside sadece EIN görülse bile, histerektomi sonrası spesmende yaklaşık %40 oranında eş zamanlı endometrium kanseri (concurrent cancer) saptanmaktadır.
Bu yüksek risk, fertilite isteği olmayan hastalarda histerektomiyi standart tedavi haline getirir.
4
Seçenekleri eleyerek doğru yaklaşıma ulaş
Progestin tedavisi yetersizdir (risk yüksek), ablasyon kontrendikedir, radikal cerrahi gereksizdir. Total histerektomi en uygun seçenektir.
Risk/Fayda dengesi cerrahiyi işaret eder.

Key Concept

Endometriyal İntraepitelyal Neoplazi (EIN) Yönetimi ve Kanser Riski
Question 169Question

Adolesan dönemdeki bir kız hastada saptanan hızlı büyüyen adneksiyal kitlenin histopatolojik incelemesinde glomerül benzeri yapılar (Schiller-Duval cisimcikleri) izlenmiş ve laboratuvar tetkiklerinde serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi yüksek saptanmıştır. Bu bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endodermal sinüs tümörü

Answer

Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü)
Endodermal sinüs tümörü, serumda alfa-fetoprotein (AFP) yüksekliği ile seyreden ve histopatolojik olarak Schiller-Duval cisimcikleri adı verilen glomerül benzeri yapıların görülmesiyle tanınan, adolesan döneminde sık izlenen malign bir germ hücreli tümördür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş grubu ve klinik seyrini değerlendir.
Genç hastada hızlı büyüyen kitle germ hücreli tümörleri düşündürür.
Germ hücreli tümörler adolesan ve genç erişkinlerde en sık görülen malign over tümörleridir.
2
Tümör belirtecini (AFP) analiz et.
AFP yüksekliği spesifik olarak Endodermal sinüs tümörünü (veya embriyonel karsinomu) işaret eder.
AFP, yolk sac elemanlarının varlığını gösteren bir proteindir.
3
Histopatolojik bulguyu (Schiller-Duval) doğrula.
Schiller-Duval cisimcikleri Endodermal sinüs tümörü için patognomoniktir.
Glomerül benzeri bu yapılar bu tümörün ayırıcı tanısında kilit rol oynar.

Key Concept

Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü), AFP yüksekliği ve Schiller-Duval cisimcikleri ile karakterize, gençlerde sık görülen bir germ hücreli tümördür.
Question 170Question

52 yaşında, postmenopozal bir kadın hasta karın şişliği ve kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Pelvik muayenede bilateral adneksiyal kitle palpe ediliyor. Yapılan ultrasonografide her iki overde solid-kistik, septasyonlu kitleler ve karın içi serbest sıvı saptanıyor. Hastada BRCA1 mutasyonu pozitif olduğu biliniyor. Tanısal amaçlı serum tümör belirteçleri isteniyor. Epitelyal over kanseri ön tanısıyla bakılması en uygun olan tümör belirteci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CA-125

Answer

CA-125, epitelyal over kanserlerinin primer tümör belirtecidir ve bu hasta grubunda ilk istenmesi gereken serum belirtecidir.
CA-125, epitelyal over kanserlerinde —özellikle yüksek dereceli seröz karsinomda— en sık kullanılan ve kılavuzlarca önerilen tümör belirtecidir. Bu olguda BRCA1 mutasyonu, bilateral solid-kistik adneksiyal kitleler ve asit varlığı yüksek evre seröz epitelyal over kanserini kuvvetle düşündürmekte olup CA-125 hem tanısal süreçte hem de tedavi yanıtının izlenmesinde temel role sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Postmenopozal kadın, bilateral solid-kistik adneksiyal kitle, asit ve BRCA1 mutasyonu → yüksek epitelyal over kanseri (özellikle yüksek dereceli seröz tip) riski
BRCA1/2 mutasyonu epitelyal over kanseri riskini belirgin artırır; bilateral kitle ve asit ileri evre hastalığı düşündürür
2
Over tümörlerini histolojik kökenine göre sınıflandır ve belirteçlerini eşleştir
Epitelyal → CA-125; Germ hücreli → AFP, beta-hCG, LDH; Seks kord-stromal → İnhibin, testosteron
Her over tümörü kategorisinin kendine özgü tümör belirteci vardır; doğru eşleştirme tanısal süreçte kritik öneme sahiptir
3
Epitelyal over kanseri için doğru belirteci seç
CA-125 seçilmeli
CA-125, seröz papiller epitelyal over kanserlerinde %80'in üzerinde duyarlılığa sahiptir ve klinik pratikte standart birinci basamak belirteçtir

Key Concept

Over tümör belirteçlerinin histolojik tümör tipine göre doğru eşleştirilmesi; epitelyal over kanserlerinin primer belirteci CA-125'tir.
Estimated Time:1m 30s
Question 171Question

4646 yaşında, vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 3434 kg/m2kg/m^2 olan ve düzensiz kanamaları nedeniyle yapılan endometrial biyopsisinde "Atipisiz Endometrial Hiperplazi" saptanan bir hastaya 66 ay süreyle oral medroksiprogesteron asetat tedavisi uygulanmıştır. Tedavi sonrası yapılan kontrol biyopsisinde "Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EINEIN)" saptanmıştır. Çocuk istemi olmayan bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total histerektomi yapılması

Answer

Fertilite istemi olmayan ve medikal tedavi altında progresyon gösteren EIN vakasında total histerektomi yapılması en uygun yaklaşımdır.
Hastada atipisiz hiperplazi varken uygulanan medikal tedaviye rağmen lezyonun preinvaziv bir aşama olan EIN'e ilerlemiş olması, tedavinin başarısız olduğunu ve malignite riskinin ciddi düzeyde arttığını gösterir. 46 yaşında olan ve çocuk istemi bulunmayan bu hastada, eş zamanlı veya gelecekteki endometrial kanser riskini ortadan kaldırmak için total histerektomi en güvenli ve en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut patolojik durumunu değerlendir.
Atipisiz hiperplaziden EIN'e (atipili preinvaziv lezyon) progresyon mevcuttur.
Yönetim stratejisini belirlemek için lezyonun ciddiyeti ve tedaviye yanıtı analiz edilmelidir.
2
Hastanın klinik özelliklerini (yaş, çocuk istemi, risk faktörleri) gözden geçir.
46 yaşında, obez (VKI˙=34VKİ=34) ve çocuk istemi yok.
Fertilite isteminin olmaması cerrahi kararı için belirleyicidir.
3
Mevcut kılavuzlara (WHO 2014 / EIN) göre uygun tedaviyi seç.
Total histerektomi kararı verilir.
EIN, eş zamanlı adenokanser riski (%30-40) ve yüksek progresyon riski taşıdığı için fertilite istemeyenlerde altın standart cerrahidir.

Key Concept

Atipisiz endometrial hiperplazinin medikal tedaviye yanıt vermeyip EIN'e (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi) ilerlemesi durumunda, fertilite istemi olmayan hastalarda definitif tedavi cerrahidir (histerektomi).

Practice More

EIN saptanan bir hastada eş zamanlı invaziv endometrial kanser bulunma olasılığını (ko-insidans) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 172Question

55 yaşında postmenopozal hastada adneksiyel kitle nedeniyle yapılan operasyonda, sağ overde 7 cm7 \text{ cm} kitle saptanmış ve cerrahi manipülasyon sırasında kapsül rüptürü meydana gelmiştir. Pelvik yıkama sitolojisi malign hücreler yönünden pozitif gelmiştir. Yapılan sistemik eksplorasyonda omentum, diyafram ve tüm peritoneal yüzeyler makroskobik olarak normal saptanmıştır. Paraaortik lenf nodu diseksiyonunda 3 adet lenf nodunda metastaz saptanmış olup en büyüğü 14 mm14 \text{ mm} çapındadır. Omentumdan alınan rastgele biyopside mikroskobik düzeyde seröz karsinom infiltrasyonu raporlanmıştır.

Bu bulgulara göre, FIGO 2014 sınıflaması uyarınca en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIIA2

Answer

Mikroskobik ekstrapelvik peritoneal tutulumun varlığı nedeniyle Evre IIIA2
Doğru cevap olan ifade, hastalığın FIGO 2014 sınıflamasına göre Evre IIIA2 olduğunu belirtmektedir. Hastada hem 10 mm10 \text{ mm}'den büyük retroperitoneal lenf nodu metastazı (14 mm14 \text{ mm}) hem de omentumda mikroskobik tümör odakları saptanmıştır. FIGO evreleme hiyerarşisinde, ekstrapelvik (pelvis sınırının üstündeki) mikroskobik peritoneal tutulumun varlığı, lenf nodu metastazının varlığından veya boyutundan bağımsız olarak hastalığı Evre IIIA2 olarak tanımlar. Evre IIIA1 alt evreleri sadece lenf nodu pozitifliği olan ve peritoneal tutulum saptanmayan vakalar için ayrılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Over dışı yayılımın tespiti
Hastalık Evre III olarak değerlendirilmelidir.
Retroperitoneal lenf nodu metastazı ve omental tutulum, hastalığın pelvis dışına çıktığını gösterir.
2
Lenf nodu tutulum boyutunun analizi
Lenf nodu metastazı >10 mm> 10 \text{ mm}'dir.
Bu durum, peritoneal tutulum olmasaydı Evre IIIA1(ii) olarak sınıflandırılacaktı.
3
Peritoneal tutulumun karakterinin belirlenmesi
Mikroskobik ekstrapelvik (omental) tutulum mevcuttur.
Omentum biyopsisinde saptanan mikroskobik odak, FIGO hiyerarşisinde belirleyicidir.
4
Final evreleme kuralının uygulanması
En olası evre IIIA2'dir.
FIGO 2014 kurallarına göre, mikroskobik ekstrapelvik peritoneal tutulum (IIIA2), pozitif retroperitoneal lenf nodu (IIIA1) durumunu kapsar ve hiyerarşik olarak daha üst bir evreyi temsil eder.

Key Concept

FIGO 2014 Over Kanseri Evreleme Hiyerarşisi

Hints

1
FIGO 2014 evrelemesinde Evre III, peritoneal ve lenfatik yayılımı kapsar.
2
Mikroskobik omental tutulumun varlığı, lenf nodu pozitifliğinden (IIIA1) daha üst bir evreyi tanımlar.
3
Evre IIIA1 sadece lenf nodu metastazı durumudur; omentumda mikroskobik odak varsa cevap IIIA2 olmalıdır.

Practice More

Epitelyal over kanserlerinde metastatik lenf nodu boyutu ile peritoneal tutulum arasındaki hiyerarşik farkları FIGO tablolarından tekrar edin.
Estimated Time:3m 0s
Question 173Question

İleri evre (FIGO IIIC) yüksek dereceli seröz over kanseri nedeniyle primer sitoredüktif cerrahi ve ardından 6 kür karboplatin-paklitaksel kemoterapisi uygulanan 58 yaşındaki bir hasta, tedavi tamamlandıktan 9 ay sonra pelvik ve paraaortik lenf nodlarında yeni metastatik lezyonlar saptanmasıyla başvurmaktadır. CA-125 düzeyi 387 U/mL olup hasta performans durumu iyidir. Germline BRCA1/2 mutasyon testi negatif olarak raporlanmış; ancak tümör doku analizi yapılmamıştır. Bu hasta için en uygun ikinci basamak tedavi seçeneğini ve bu seçimi belirleyen birincil faktörü doğru olarak eşleştiren hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tekrar platin bazlı kemoterapi (karboplatin-gemsitabin) — birincil belirleyici: platin serbest aralığının 6 ayı geçmesi

Answer

Platin bazlı kombinasyon kemoterapisi (karboplatin-gemsitabin veya karboplatin-paklitaksel) — birincil belirleyici: platin serbest aralığının 9 ay ile 6 ay eşiğini geçmesi ve hastanın 'platin sensitif rekürrens' kategorisine girmesi
Hastanın son platin bazlı kemoterapi tamamlandıktan 9 ay sonra nüksü saptanmıştır. Platin serbest aralığı (PSA) olan 9 ay, 6 aylık eşik değeri aştığından hasta 'platin sensitif rekürrens' kategorisine girmektedir. Bu kategoride uluslararası kılavuzların (NCCN, ESMO) birinci önerisi platin bazlı kombinasyon kemoterapisidir (karboplatin-gemsitabin veya karboplatin-paklitaksel). Tedavi seçiminin birincil belirleyicisi PSA'nın > 6 ay olmasıdır; BRCA durumu platine yanıt alındıktan sonra idame PARP inhibitörü kararını etkiler, ikinci basamak kemoterapi başlangıcını değil.

Step-by-Step Solution

1
Platin serbest aralığını (PSA) hesapla ve hastalık kategorisini belirle
Son platin tedavisinin tamamlanmasından nükse kadar geçen süre 9 aydır. PSA > 6 ay → Platin sensitif rekürrens
Epitelyal over kanseri nüksleri, ICON4 ve GOG-213 çalışmalarına dayanan uluslararası kılavuzlarda PSA'ya göre üçe ayrılır: < 1 ay (refrakter), 1–6 ay (dirençli), > 6 ay (sensitif). Bu sınıflama, ikinci basamak tedavi seçiminin temel belirleyicisidir.
2
Platin sensitif rekürrens için standart tedavi seçeneklerini değerlendir
Karboplatin-gemsitabin, karboplatin-paklitaksel veya karboplatin-paklitaksel-bevacizumab kombinasyonları uygundur
ICON4/AGO-OVAR-2.2 çalışması, karboplatin-paklitaksel kombinasyonunun tek ajan karboplatine üstünlüğünü göstermiştir. Karboplatin-gemsitabin ise OCEANS çalışmasına göre alternatif bir standarttır. Bevacizumab eklenmesi, OCEANS ve GOG-213 verilerine göre PFS avantajı sağlar ancak birincil seçim gerekçesi PSA'dır.
3
BRCA durumunun tedavi seçimine katkısını değerlendir
Germline BRCA1/2 negatif; somatik BRCA analizi yapılmamış. Bu durum, platine yanıt alındıktan sonra idame PARP inhibitörü kararını etkiler; ancak şu an ikinci basamak başlangıç kemoterapisi seçilmektedir
PARP inhibitörleri (olaparib, niraparib, rucaparib) platin sensitif rekürrende platine yanıt alındıktan sonra idame olarak kullanılır. Germline BRCA negatifliği, somatik BRCA veya HRD (homolog rekombinasyon eksikliği) durumunu dışlamaz; ancak önce platine yanıt alınmadan idame kararı verilmez. Bu nedenle BRCA durumu ikinci basamak kemoterapi seçiminin birincil belirleyicisi değildir.
4
Yanlış seçeneklerin ortak hatasını incele: PSA kategorisini görmezden gelme
Tek ajan liposomal doksorubisin ve topotekan, PSA < 6 ay olan platin dirençli hastalara ayrılmış ajanlardır; PSA 9 ay olan bu hastada kullanımları standart dışıdır
Platin dirençli grupta tek ajan liposomal doksorubisin, topoizomeraz inhibitörleri (topotekan) veya haftalık paklitaksel tercih edilir. Platin sensitif grupta ise platin bazlı kombinasyon tedavisi daha yüksek yanıt oranı ve sağkalım avantajı sağlar.

Key Concept

Epitelyal over kanserinde rekürrens sınıflandırması: platin serbest aralığına (PSA) göre platin sensitif (> 6 ay) vs dirençli (< 6 ay) ayrımı ve bu ayrımın ikinci basamak tedavi seçimine yansıması
Estimated Time:3m 30s
Question 174Question

54 yaşında postmenopozal hasta, pelvik ağrı ve hızla büyüyen uterus şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede uterus 14 gebelik haftası büyüklüğünde ve düzensiz sınırlı saptanıyor. Hastaya yapılan cerrahi evreleme sonrası hazırlanan patoloji raporunda; 'tümörün proliferatif faz endometriyum stromasını taklit eden küçük, üniform hücrelerden oluştuğu, miyometriyum içine infiltratif gelişim gösterdiği ve damar lümenlerinde tümörün solucan benzeri (worm-like) uzanımlarının izlendiği' belirtiliyor. İmmünohistokimyasal boyamada tümör hücrelerinde CD10, östrojen reseptörü (ER) ve progesteron reseptörü (PR) kuvvetli pozitif saptanıyor.

Bu klinik ve patolojik tabloya sahip hastada tanıyı kesinleştirmek için başvurulabilecek en karakteristik moleküler patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: JAZF1-SUZ12 gen füzyonu [t(7;17)(p15;q21)]

Answer

Düşük dereceli endometriyal stromal sarkomun (LG-ESS) en karakteristik moleküler bulgusu JAZF1-SUZ12 gen füzyonudur.
Vakada tanımlanan histolojik özellikler (proliferatif stroma benzeri hücreler, damar lümenlerinde solucan benzeri infiltrasyon) ve immünohistokimyasal profil (CD10, ER, PR pozitifliği) tipik bir Düşük Dereceli Endometriyal Stromal Sarkom (LG-ESS) tablosudur. LG-ESS vakalarında saptanan en spesifik genetik değişiklik t(7;17)(p15;q21) translokasyonu sonucu oluşan JAZF1-SUZ12 (eski adıyla JAZF1-JJAZ1) gen füzyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Hızlı büyüyen uterus, solucan benzeri (worm-like) vasküler invazyon ve proliferatif stroma benzeri hücreler 'Düşük Dereceli Endometriyal Stromal Sarkom' (LG-ESS) tanısını düşündürür.
Solucan benzeri uzanım LG-ESS için patognomonik bir histolojik bulgudur.
2
İmmünohistokimyasal profilin analizi
CD10, ER ve PR pozitifliği LG-ESS tanısını destekler.
Leiomyosarkomlar genellikle CD10 negatif veya zayıf pozitifken, stromal sarkomlar kuvvetli CD10 pozitiftir ve hormonal reseptörleri eksprese ederler.
3
Ayırıcı tanıda moleküler belirteçlerin seçilmesi
LG-ESS vakalarının yaklaşık %50-70'inde JAZF1-SUZ12 (t(7;17)) füzyonu saptanır.
Yüksek dereceli (HG-ESS) tipten ayrımında bu moleküler belirteç altın standarttır (HG-ESS'de YWHAE mutasyonu görülür).

Key Concept

Uterin sarkomların ayırıcı tanısında klinik, histolojik (worm-like yapı) ve moleküler (JAZF1-SUZ12) parametrelerin sentezi.

Hints

1
Histolojik incelemedeki 'solucan benzeri uzanım' ifadesi endometriyal stromal tümörler için çok kritiktir.
2
Hücrelerin proliferatif endometriyuma benzemesi ve CD10/ER/PR pozitifliği tümörün 'düşük dereceli' (low-grade) olduğunu kanıtlar.
3
Düşük dereceli ESS'de görülen en yaygın translokasyon t(7;17) olup JAZF1 ve SUZ12 genlerini içerir.

Practice More

Uterin sarkomların FIGO 2009 evrelemesinin, karsinom evrelemesinden (tümör boyutu farkı gibi) nasıl ayrıldığını gözden geçirin.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda leiomyosarkomu elemek için CD10 pozitifliği ve miyometriyuma infiltrasyon şekline (düzensiz ama küçük hücreli yapı) odaklanılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 175Question

56 yaşında postmenopozal bir kadın hasta, yaklaşık 3 aydır giderek artan karın şişliği ve son 2 haftadır belirginleşen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede batında asit saptanıyor ve sağ akciğer bazalinde solunum sesleri azalmış bulunuyor. Pelvik ultrasonografide sağ overde 10x8 cm boyutlarında, düzgün sınırlı, hipoekoik solid bir kitle izleniyor; sol over ve uterus normal görünümdedir. Laboratuvar incelemesinde CA-125 düzeyi 185 U/mL (N<35) olarak ölçülüyor, CEA ve CA 19-9 normal sınırlardadır. Yapılan torasentezde plevral sıvının eksüda vasfında olduğu ancak malign hücre içermediği raporlanıyor. Hasta operasyona alınıyor ve kitlenin çıkarılması sonrası asit ve plevral efüzyonun tamamen gerilediği görülüyor.

Buna göre, rezeke edilen kitlenin mikroskopik incelemesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin izlenmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: İğsi (spindle) fibroblast benzeri hücrelerin oluşturduğu kesişen fasiküller ve kollajen bantlar

Answer

İğsi (spindle) fibroblast benzeri hücrelerin oluşturduğu kesişen fasiküller ve kollajen bantlar
Soruda tarif edilen klinik tablo Meigs Sendromu ile uyumludur. Meigs Sendromu; benign over tümörü (sıklıkla Fibrom), asit ve plevral efüzyon üçlüsü ile karakterizedir. Önemli bir özellik, tümörün çıkarılmasıyla asit ve efüzyonun gerilemesidir. Fibromlar, seks kord-stromal tümör grubunda yer alır ve mikroskopik olarak iğsi (spindle) fibroblast benzeri hücrelerin oluşturduğu, birbirini kesen demetler (fasiküller) ve kollajen bantlar şeklinde izlenir (storiform patern). CA-125 yüksekliği yanıltıcı olabilir; ancak Meigs sendromunda periton irritasyonuna bağlı olarak CA-125 yükselebilir, bu durum malignite kanıtı değildir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Postmenopozal hasta, solid over kitlesi, asit ve plevral efüzyon varlığı saptanmıştır.
Bu üçlü (tümör + asit + efüzyon) Meigs Sendromunu veya ileri evre over kanserini düşündürür.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar ve sitoloji bulgularını değerlendir
CA-125 hafif/orta yüksek (185 U/mL), ancak sitoloji negatiftir ve kitle çıkarılınca sıvı toplanması düzelmiştir.
İleri evre kanserde sitoloji genellikle pozitiftir ve CA-125 çok daha yüksek olabilir. Tümörün çıkarılmasıyla asit/efüzyonun düzelmesi ve sitolojinin negatif olması Meigs Sendromu (Benign Fibrom/Tekom) tanısını kesinleştirir.
3
Tanımlanan tümörün histolojik özelliklerini belirle
Tanı Meigs Sendromuna neden olan Over Fibromudur.
Fibromlar seks kord-stromal tümörlerdir ve histolojide iğsi hücre demetleri (spindle cells) ve kollajen üretimi izlenir.

Key Concept

Meigs Sendromu ve Over Fibromu Ayırıcı Tanısı

Hints

1
Hastadaki tablo 'maligniteyi taklit eden benign bir durum' olarak bilinir.
2
Asit, plevral efüzyon ve over kitlesi üçlüsü, tümörün çıkarılmasıyla düzelmektedir. Bu durum özel bir sendromdur.
3
Bu sendroma (Meigs) en sık neden olan tümör, bağ dokusu (fibroblast) kökenli solid bir tümördür.
Estimated Time:1m 30s
Question 176Question

Jinekolojik onkoloji servisinde takip edilen 52 yaşında bir hastanın 3 yıl önce FIGO Evre IIIC yüksek dereceli seröz over karsinomu nedeniyle primer sitoredüksiyon ameliyatı geçirdiği ve ardından 6 kür paklitaksel + karboplatin kemoterapisi aldığı öğrenilmektedir. Kemoterapi sonunda tam yanıt elde edilen hastanın son 6 aydaki CA-125 değerleri giderek yükselmekte olup bugün yapılan kontrastlı BT incelemesinde retroperitoneal lenf nodlarında ve omentumda yeni lezyon geliştiği görülmektedir. Hastanın tedavi geçmişi incelendiğinde son platin içeren kemoterapinin 5 ay önce tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu klinik tablo ve tedavi geçmişi değerlendirildiğinde, hastanın nüks hastalığı için en uygun tanımlama ve buna göre önerilen tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Platin-dirençli nüks; monoterapi (haftalık paklitaksel, pegile lipozomal doksorubisin veya topotekan) önerilir

Answer

Platin-dirençli nüks; monoterapi (haftalık paklitaksel, pegile lipozomal doksorubisin veya topotekan) önerilir
Epitelyal over kanserinde nüks, son platin bazlı kemoterapinin tamamlanmasından itibaren geçen süreye göre sınıflandırılır. Bu süre 6 ayın altında ise hastalık platin-dirençli kabul edilir. Hastada son platin kürü 5 ay önce tamamlanmış olup bu değer kritik 6 aylık eşiğin altında kalmaktadır. Dolayısıyla platin-dirençli nüks tanımı doğrudur ve bu grupta standart yaklaşım, platin içermeyen monoterapi rejimleridir (haftalık paklitaksel, pegile lipozomal doksorubisin veya topotekan); bu ajanların bazılarına bevacizumab eklenebilir.

Step-by-Step Solution

1
Platin duyarlılığı sınıflandırma eşiğini belirle
Son platin bazlı kemoterapi tamamlanmasından itibaren ≥6 ay: platin-duyarlı; <6 ay: platin-dirençli; kemoterapi sırasında veya hemen sonrasında: primer refrakter
Bu sınıflama, epitelyal over kanserinde nüks tedavisini yönlendiren en temel algoritmik adımdır.
2
Hastanın nüks süresini hesapla ve kategorize et
Son platin kemoterapisinin tamamlanmasından BT'de nüks tespitine kadar geçen süre 5 aydır (<6 ay) → Platin-dirençli nüks
5 ay < 6 ay eşiği olduğu için hasta platin-dirençli kategorisine girer; 3 yıl önce tam yanıt alınmış olması ve ardından uzun hastalıksız süreden sonra nüks gelişmesi bu hastayı primer refrakter yapmaz.
3
Platin-dirençli nüks için standart tedavi seçeneklerini değerlendir
Platin içermeyen monoterapi: haftalık paklitaksel, pegile lipozomal doksorubisin (PLD), topotekan; bevacizumab eklenebilir (özellikle haftalık paklitaksel ile) ancak BRCA mutasyon durumu değerlendirilmelidir
Platin-dirençli olgularda platin tekrarı yanıt oranlarını düşürür ve toksisite riskini artırır; sitoredüktif re-operasyon bu grupta nadiren uygulanır.
4
Yanlış seçenekleri çürüt
Platin-duyarlı kombinasyon tedavileri (karboplatin + gemsitabin, karboplatin + paklitaksel) yalnızca ≥6 ay sonra nüks eden hastalarda kullanılır. Primer refrakter tanımı bu tabloya uymaz. BRCA mutasyonunun hiç önemi olmadığı iddiası hatalıdır.
Platin-dirençli ile platin-duyarlı nüks arasındaki 6 aylık eşik TUS'ta sık sınanan kritik bir bilgidir ve bu tablo tam olarak bu eşiğin hemen altında konumlandırılarak öğrenciyi yanıltmaya yöneliktir.

Key Concept

Epitelyal over kanserinde nüks sınıflandırması: platin-dirençli vs platin-duyarlı nüks tanımı ve buna göre tedavi seçimi
Estimated Time:3m 30s
Question 177Question

54 yaşında postmenopozal bir hasta, hızla büyüyen uterus ve son iki aydır devam eden vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede uterus 1414 hafta büyüklüğünde saptanıyor. Hastaya uygulanan total abdominal histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi materyalinin patolojik incelemesinde; miyometriyum yerleşimli, sınırları düzensiz, 1111 cm çapında, kanama ve nekroz alanları içeren iğsi hücreli bir kitle izleniyor. Mikroskopik değerlendirmede yaygın (diffüz) orta-şiddetli derecede sitolojik atipi ve koagülatif tipte tümör hücre nekrozu (CTCN) saptanıyor. Mitotik indeks ise 88 mf/1010 HPF olarak rapor ediliyor.

Bu bulgular ışığında, Stanford (Bell) kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leiomyosarkom

Answer

Sunulan klinik ve patolojik bulgular (yaygın atipi ve koagülatif nekroz) Stanford kriterlerine göre leiomyosarkom tanısını doğrulamaktadır.
Stanford (Bell) kriterlerine göre bir uterin düz kas tümöründe; 1- Diffüz orta-şiddetli derecede sitolojik atipi, 2- Tümör hücre nekrozu (koagülatif tipte), 3- Mitotik indeks 10\geq 10 mf/1010 HPF bulgularından en az ikisinin bulunması 'Leiomyosarkom' tanısı için yeterlidir. Vakada atipi ve koagülatif nekrozun beraber bulunması, mitotik indeks 88 olsa dahi tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik bulguların analiz edilmesi
Belirgin sitolojik atipi (+), Koagülatif nekroz (+), Mitotik indeks (88 mf/1010 HPF)
Uterin düz kas tümörlerinde malignite ayrımı için Stanford kriterleri kullanılır.
2
Stanford (Bell) kriterlerinin uygulanması
Üç ana kriterden (diffüz orta-şiddetli atipi, koagülatif nekroz, mitoz 10\geq 10) iki tanesi mevcuttur.
Leiomyosarkom tanısı için bu üç kriterden en az ikisinin varlığı şarttır.
3
Mitoz sayısının değerlendirilmesi
Mitoz sayısı 1010'un altında olmasına rağmen tanı değişmez.
Atipi ve nekroz bir arada olduğunda mitotik indeksin 1010'un üzerinde olması zorunlu değildir.

Key Concept

Uterin Leiomyosarkom Tanı Kriterleri (Stanford Kriterleri)

Hints

1
Uterin düz kas tümörlerinde nekrozun tipi (hipoksik/enfarkt vs. koagülatif) tanısal açıdan kritiktir.
2
Stanford kriterleri; atipi, nekroz ve mitoz sayısından en az ikisinin pozitifliğini arar.

Practice More

Leiomyosarkom ve leiomyom ayrımında kullanılan immünhistokimyasal belirteçleri (p16, p53 ve Ki-67) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 178Question

62 yaşında, 15 yıl önce menopoza giren bir kadın, son 2 aydır aralıklı vajinal kanama şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Transvajinal ultrasonografide endometrium kalınlığı 6 mm olarak ölçülüyor. Endometrial biyopsi sonucu endometrioid adenokarsinom (Grade 2) olarak raporlanıyor. Ameliyat sırasında tümörün miyometriuma invazyon derinliği %55 olarak saptanıyor; servikal stroma invazyonu ve lenf nodu tutulumu bulunmuyor. Bu hastanın FIGO 2023 evrelemesine göre hastalık evresi ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IB – Total abdominal histerektomi + bilateral salpingooferektomi yapılmış olup Grade 2 tümörde adjuvan vajinal brakiterapi düşünülmelidir

Answer

Miyometrial invazyon ≥%50 ve servikal stromal invazyon olmayan bu hasta FIGO 2023'e göre Evre IB olarak sınıflandırılır; Grade 2 endometrioid karsinomda Evre IB için standart adjuvan tedavi vajinal brakiterapidir.
Bu hastada miyometrial invazyon derinliği %55 olup servikal stromal invazyon ve lenf nodu tutulumu yoktur. FIGO 2023 evrelemesine göre miyometrial invazyonun ≥%50 olması ve servikal tutulumun bulunmaması Evre IB tanısını koydurur. Grade 2 endometrioid karsinomda Evre IB için vajinal brakiterapi standart adjuvan yaklaşım olarak kabul edilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Miyometrial invazyon derinliğini değerlendir
İnvazyon derinliği %55 → miyometriuma invazyon ≥%50
FIGO 2023 evrelemesinde Evre IA için invazyon derinliği <%50, Evre IB için ≥%50 kriteri kullanılır
2
Servikal stroma ve lenf nodu tutulumunu kontrol et
Servikal stromal invazyon yok, lenf nodu tutulumu yok
Servikal stromal invazyon varlığı Evre II'ye, lenf nodu tutulumu ise Evre III'e işaret eder; her ikisi de bu hastada yoktur
3
FIGO 2023 evrelemesini uygula
Evre IB: miyometrial invazyon ≥%50, servikal tutulum yok, lenf nodu negatif
Tüm kriterler Evre IB ile uyumludur
4
Adjuvan tedavi kararını belirle
Grade 2 Evre IB endometrioid karsinom → vajinal brakiterapi önerilir
Güncel kılavuzlara göre Evre IB Grade 1-2 endometrioid karsinomda vajinal brakiterapi lokal nükse karşı etkin ve standart adjuvan seçenektir

Key Concept

FIGO 2023 endometrium kanseri evrelemesinde miyometrial invazyon derinliği (<%50 vs ≥%50) Evre IA ile IB ayrımını belirler; Evre II için servikal stromal invazyon şarttır.
Estimated Time:2m 0s
Question 179Question

Serviks kanseri tarama programı kapsamında 4242 yaşında, G2P2G_2P_2, düzenli menstrüel siklusları olan ve ek şikayeti bulunmayan bir hastanın servikal sitoloji sonucu 'Atipik Glandüler Hücreler - Başka Şekilde Tanımlanamayan (AGC-NOS)' olarak raporlanmıştır.

Bu hasta için bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kolposkopi, ECC ve endometrial biyopsi

Answer

AGC-NOS saptanan 35 yaş ve üzeri hastalarda kolposkopi, endoservikal küretaj ve endometrial biyopsi birlikte yapılmalıdır.
Servikal sitolojide AGC (Atipik Glandüler Hücreler) saptandığında, lezyonun kaynağı ektoserviks, endoservikal kanal veya endometrium olabilir. Yönetim algoritmasına göre, AGC saptanan tüm yaş gruplarında kolposkopi ve endoservikal küretaj (ECC) yapılması zorunludur. Ancak hasta 3535 yaş ve üzerinde ise veya 3535 yaş altında olup anormal uterin kanama, obezite, PKOS gibi endometrial kanser risk faktörlerine sahipse, bu işlemlere mutlaka endometrial biyopsi de eklenmelidir. Bu vakada hasta 4242 yaşında olduğu için üçlü değerlendirme (Kolposkopi + ECC + Endometrial Biyopsi) en uygun adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Sitoloji sonucunu değerlendir
Atipik Glandüler Hücreler (AGC-NOS) saptandı.
Glandüler hücre anomalileri yüksek oranda CIN veya invaziv kanser riski taşır.
2
Hastanın yaşını ve risk faktörlerini kontrol et
Hasta 4242 yaşındadır (>35>35 yaş).
Endometrial kanser riski yaşla arttığı için tarama algoritmasında yaş kritik bir eşiktir.
3
Yönetim planını belirle
Kolposkopi + ECC + Endometrial Biyopsi kararı verilir.
ASCCP kılavuzlarına göre 3535 yaş üstü AGC vakalarında hem servikal hem de endometrial kanalın eş zamanlı değerlendirilmesi zorunludur.

Key Concept

AGC yönetiminde yaş eşiği ve çoklu örnekleme gerekliliği
Estimated Time:1m 30s
Question 180Question

5555 yaşında postmenopozal kadın hasta, son 33 ay içerisinde karnında hızlı gelişen şişkinlik ve pelvik dolgunluk hissiyle başvuruyor. Yapılan görüntülemede uterus içerisinde 88 cm çapında, heterojen yapıda, düzensiz sınırlı intramural kitle saptanıyor. Hastaya total abdominal histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi uygulanıyor. Patoloji raporunda; tümörde yaygın ve belirgin sitolojik atipi ile 1010 büyük büyütme alanında (BBABBA) 1414 mitoz izlendiği; ancak tümör hücre nekrozu (koagülatif nekroz) saptanmadığı belirtiliyor. Tümörün uterus miyometriumu ile sınırlı olduğu, serozayı aşmadığı, cerrahi sınırların negatif olduğu ve adnekslerin normal olduğu bildiriliyor.

Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Güncel FIGO sınıflamasına göre, uterusla sınırlı ve 55 cm'den büyük olan bu tümör Evre IB olarak evrelenir.

Answer

Güncel FIGO sınıflamasına göre, uterusla sınırlı ve 55 cm'den büyük olan tümörler Evre IB olarak kabul edilir.
Doğru olan seçenek, tümörün uterusla sınırlı ve 55 cm'den büyük olması nedeniyle FIGO Evre IB olarak evreleneceğini belirten ifadedir. Uterin sarkomların (LMS ve ESS) evrelemesi, epitelyal endometrium kanserlerinden farklı olarak boyut odaklıdır ve 55 cm sınırı Evre I içindeki temel ayrımı oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Tanısal kriterleri değerlendir (Stanford Kriterleri).
Hastada belirgin atipi ve 1414 mitoz mevcuttur (2/32/3 kriter pozitif).
Leiomyosarkom tanısı için atipi, mitoz (10\geq 10) ve nekrozdan ikisinin varlığı yeterlidir.
2
Tümör boyutunu ve yayılımını kontrol et.
Tümör 88 cm'dir ve uterusa sınırlıdır.
Uterusa sınırlı sarkomlarda 55 cm sınırı Evre IA ve IB ayrımını belirler.
3
Yönetim prensiplerini gözden geçir.
Rutin lenfadenektomi ve adjuvan tedavilerin OS katkısı yoktur.
Leiomyosarkomlar hematojen yayılım eğilimindedir, lenf nodu tutulumu nadirdir.

Key Concept

Uterin leiomyosarkomlarda Stanford tanı kriterleri ve FIGO evreleme prensipleri.
PreviousPage 9 / 17Next
Jinekolojik Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 9 | Examkin