Bakteriyoloji

394 questions

Question 121Question

Hapşırma, burun akıntısı ve hafif ateş ile başlayan (katarrhal evre), yaklaşık iki hafta sonra paroksismal öksürük nöbetlerinin eklendiği 44 yaşında bir çocukta etken olarak Gram negatif kokobasil yapısındaki *Bordetella pertussis* saptanmıştır. Bu bakterinin patogenezinde, virülans genlerinin ekspresyonu "BvgS/BvgA" iki-bileşenli sistemi tarafından çevresel sinyallere göre regüle edilmektedir. Bu regülasyon sistemi ve BvgBvg fazları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bvg+Bvg^+ fazı; pertussis toksini (PTPT) ve filamentöz hemaglutinin (FHAFHA) gibi temel virülans faktörlerinin yüksek düzeyde eksprese edildiği, enfeksiyonun yerleşmesi için gerekli olan fazdır.

Answer

Bvg+ fazında pertussis toksini ve filamentöz hemaglutinin gibi virülans faktörlerinin ekspresyonunun maksimize edilmesi doğrudur.
Bordetella pertussis, vücut ısısında (37C37^\circ C) ve düşük modülatör konsantrasyonlarında Bvg+Bvg^+ fazına geçer. Bu fazda, boğmaca hastalığının klinik tablosundan sorumlu olan pertussis toksini (PTPT), invazif adenilat siklaz (ACTACT), filamentöz hemaglutinin (FHAFHA) ve pertaktin gibi virülans faktörleri en yüksek düzeyde sentezlenir. Bu durum bakterinin solunum epiteline tutunmasını ve konak savunmasından kaçmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Etkenin ve regülasyon sisteminin tanımlanması
Bordetella pertussis'in virülans faktörlerini (PT, ACT, FHA vb.) BvgS/BvgA iki-bileşenli sistemi ile kontrol ettiği belirlendi.
Sistemin bileşenlerini ve temel işlevini anlamak sorunun temelidir.
2
Protein rollerinin analizi
BvgS'nin membran yerleşimli sensör kinaz, BvgA'nın ise sitoplazmik yanıt düzenleyici (DNA bağlayıcı) olduğu saptandı.
İki-bileşenli sistemlerde sinyal algılama ve genetik yanıt mekanizmalarını ayırt etmek gerekir.
3
Çevresel uyaranların (modülatörlerin) etkisinin değerlendirilmesi
37°C sıcaklığın sistemi Bvg+ (aktif) faza soktuğu, düşük sıcaklık (25°C), MgSO4 ve nikotinik asit gibi maddelerin ise sistemi Bvg- (pasif) faza kaydırdığı belirlendi.
Bakterinin konak içindeki (37°C) ve dışındaki davranış farklarını anlamak patogenez için kritiktir.
4
Fazların fonksiyonel öneminin teyidi
Bvg+ fazının enfeksiyon ve hastalık tablosu için gerekli olan toksin ve adezin üretimini sağladığı sonucuna varıldı.
Doğru seçeneği belirlemek için fazların klinik karşılığı değerlendirildi.

Key Concept

Bordetella pertussis virülans regülasyonu (BvgS/BvgA sistemi)
Estimated Time:2m 0s
Question 122Question

Gram-negatif bakterilerin dış membranında (outer membrane) yer alan ve konak hücrede endotoksik aktivite gösteren temel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lipopolisakkarit

Answer

Gram-negatif bakterilerin dış membranında bulunan lipopolisakkarit (LPS), endotoksik aktiviteden sorumludur.
Lipopolisakkarit (LPS), Gram-negatif bakterilerin dış membranının karakteristik bir bileşenidir. LPS'nin Lipid A kısmı, konak vücudunda kompleman aktivasyonu ve sitokin fırtınası gibi ağır inflamatuar süreçleri tetikleyen 'endotoksin' etkisinden sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Bakteri türü ve yapısal özellik eşleştirmesi yapılır.
Soru Gram-negatif bakterilere özgü bir dış membran yapısını sormaktadır.
Endotoksin kavramı klasik olarak Gram-negatiflerin dış membranındaki bileşenle ilişkilidir.
2
Dış membran bileşenleri arasından toksik olan belirlenir.
Lipopolisakkarit (LPS) yapısının endotoksin olduğu sonucuna varılır.
LPS'nin Lipid A kısmı, makrofajlar gibi immün hücreleri uyararak sitokin salınımına ve inflamasyona yol açar.

Key Concept

Lipopolisakkarit (LPS) yapısı ve Gram-negatif bakterilerdeki endotoksin görevi.

Practice More

LPS'nin hangi alt biriminin (Lipid A, Merkez Polisakkarit, O-Antijeni) toksisiteden sorumlu olduğunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 123Question

Doğumdan 3636 saat sonra letarji, solunum sıkıntısı ve beslenme güçlüğü şikayetleri ile yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılan bir bebeğin kan ve beyin omurilik sıvısı (BOS) örneklerinde; koyun kanlı agarda dar bir beta-hemoliz zonu oluşturan, katalaz negatif, Gram pozitif zincir yapmış koklar izole edilmiştir. Bu etkenin tanımlanmasında aşağıdaki özelliklerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Hippurat hidrolizi pozitifliği

Answer

İzole edilen etkenin tanımlanmasında Hippurat hidrolizi pozitifliği saptanması beklenir.
Klinik tablo (yenidoğan sepsisi) ve mikrobiyolojik bulgular (katalaz negatif, beta-hemolitik, G+ zincir kok) bir arada değerlendirildiğinde en olası etken Streptococcus agalactiae'dir. Bu bakterinin laboratuvar tanısında en spesifik biyokimyasal özelliklerden biri Hippurat hidrolizi pozitifliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve laboratuvar ön bulgularının değerlendirilmesi.
Yenidoğan sepsisi/menenjiti tablosu, beta-hemoliz yapan, katalaz negatif Gram pozitif zincir koklar saptanması.
Bu bulgular yenidoğanlarda en sık görülen Gram pozitif etken olan Streptococcus agalactiae (Grup B Streptokok) varlığına işaret eder.
2
Grup B Streptokok (GBS) ayırıcı tanısı için spesifik testlerin seçilmesi.
Etkenin Hippurat hidrolizi ve CAMP testinin pozitif olması beklenir.
GBS, hippuratı hidrolize eden tek beta-hemolitik streptokoktur ve S. pyogenes'ten bu özellik ile ayrılır.

Key Concept

Streptococcus agalactiae (Grup B Streptokok) Tanısı

Hints

1
Yenidoğanlarda hayatın ilk günlerinde gelişen sepsis vakalarında annenin doğum kanalından bulaşan etkenleri düşünün.
2
Beta-hemolitik ve katalaz negatif olan bu Gram pozitif zincir kok, basitrasin diskine dirençli bir grup üyesidir.
3
Bu etken, Staphylococcus aureus tarafından salınan beta-toksin ile sinerjik hemoliz (CAMP testi) gösterir ve hippuratı hidrolize eder.

Practice More

Grup B streptokokların yenidoğanlardaki geç başlangıçlı sepsis tablosu ile farklarını ve en önemli virülans faktörü olan kapsül yapısını tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 124Question

Bakterilerin patogenezinde ve üremesinde demir iyonu (Fe3+Fe^{3+}) kritik bir role sahiptir. Konak organizmada serbest demir konsantrasyonunun çok düşük olması nedeniyle bakteriler, demiri bağlamak ve hücre içine taşımak için yüksek afiniteli özel sistemler geliştirmişlerdir. Bakteriler tarafından sentezlenen ve demiri şelate ederek transferrin gibi konak proteinlerinden söküp alabilen bu düşük molekül ağırlıklı bileşiklere ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Siderofor

Answer

Siderofor
Sideroforlar, demir kısıtlı ortamlarda bakteriler tarafından sentezlenen, düşük molekül ağırlıklı ve demire (Fe3+Fe^{3+}) karşı aşırı yüksek afinite gösteren bileşiklerdir. Bu moleküller konaktaki demir bağlayıcı proteinlerden (transferrin, laktoferrin) demiri ayırarak bakteri hücresine girişini sağlarlar.

Step-by-Step Solution

1
Bakterilerin demir kazanma mekanizmalarını değerlendirmek
Demirin bakteri metabolizması için zorunlu olduğu ancak konak dokularında transferrin gibi proteinlere bağlı halde (serbest hali çok düşük) bulunduğu saptanır.
Demir, enzim kofaktörü olarak hayati önem taşır; bakteriler bu kıt kaynağı elde etmek için özel mekanizmalara ihtiyaç duyar.
2
Yüksek afiniteli demir bağlayıcı molekülü tanımlamak
Sideroforların, konak proteinleriyle yarışabilecek düzeyde yüksek demir afinitesine sahip şelatörler olduğu belirlenir.
Sideroforlar (örn. enterobaktin), demiri konak proteinlerinden söküp alarak bakteri hücresindeki özel reseptörlere taşır.

Key Concept

Bakteriyel demir kazanım mekanizmaları ve sideroforların fonksiyonu
Question 125Question

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) zemininde gelişen pnömoni nedeniyle takip edilen 68 yaşındaki bir erkek hastadan alınan balgam örneğinin Gram boyamasında, hem hücre içi hem de hücre dışı yerleşim gösteren Gram negatif diplokoklar görülmüştür. Laboratuvar incelemesinde etkenin oksidaz ve katalaz pozitif olduğu, ancak test edilen karbonhidratların (glukoz, maltoz, laktoz ve sükroz) hiçbirini fermente etmediği (asakkarolitik) ve DNAse testi ile pozitif sonuç verdiği belirlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Moraxella catarrhalis

Answer

Moraxella catarrhalis, Gram negatif diplokok morfolojisine sahip, asakkarolitik ve DNAse pozitif özellikleriyle tanımlanan bakteridir.
Moraxella catarrhalis, özellikle KOAH hastalarında alt solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan bir etkendir. Gram negatif diplokok morfolojisi, oksidaz/katalaz pozitifliği ve şekerleri fermente etmemesi (asakkarolitik) tipiktir. DNAse pozitifliği, bu bakteriyi morfolojik olarak çok benzer olan Neisseria türlerinden kesin olarak ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Morfolojik değerlendirme yapılması
Gram boyamada Gram negatif diplokokların görülmesi (Neisseria ve Moraxella ön planda).
Tanıya morfolojik özelliklerle başlamak ayırıcı tanıyı daraltır.
2
Biyokimyasal ön testlerin (Oksidaz ve Katalaz) incelenmesi
Her iki testin de pozitif olması.
Oksidaz pozitifliği, Gram negatif koklar arasında Neisseriaceae ailesini ve Moraxella'yı düşündürür.
3
Spesifik ayırıcı testlerin (Karbonhidrat kullanımı ve DNAse) değerlendirilmesi
Asakkarolitik doğa ve DNAse pozitifliği saptanması.
DNAse pozitifliği Moraxella catarrhalis'i Neisseria türlerinden ayıran en önemli laboratuvar özelliğidir.

Key Concept

Moraxella catarrhalis'in Neisseria türlerinden DNAse pozitifliği ve şekerleri fermente etmemesi (asakkarolitik olması) ile ayrımı.
Question 126Question

Açık bir kırık ve yaygın yumuşak doku ezilmesi ile sonuçlanan bir iş kazasından 1818 saat sonra, yaralanma bölgesinde gelişen bronz renkli deri değişikliği, hemorajik büller, şiddetli ağrı ve palpasyonda krepitasyon saptanan hastada myonekroz tanısı koyuluyor. Yaradan hazırlanan preparatta bol miktarda Gram pozitif büyük basiller görülmesine rağmen, inflamasyon sahasında nötrofillerin hemen hemen hiç bulunmadığı (toksik lökositolizis) dikkati çekiyor. Bu klinik tabloya neden olan temel bakteriyel toksinin biyokimyasal aktivitesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lesitini (fosfatidilkolin) digliserid ve fosforilkoline parçalamak

Answer

Lesitini (fosfatidilkolin) digliserid ve fosforilkoline parçalamak
Doğru yanıt olan seçenek, Clostridium perfringensClostridium \ perfringens'in en önemli virülans faktörü olan alfa toksinin biyokimyasal etkisini tanımlamaktadır. Alfa toksin, bir fosfolipaz C (lesitinaz) olup hücre membranındaki lesitini digliserid ve fosforilkoline parçalar. Bu durum hem kas hücrelerinin (myonekroz) hem de kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin (lökositolizis) parçalanmasına yol açar. Vakada belirtilen nötrofil yokluğu, bu toksik etkinin karakteristik bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik analizi yap
Travma sonrası gelişen hızlı ilerleyen ağrı, krepitasyon (gaz oluşumu) ve myonekroz bulguları Clostridium perfringensClostridium \ perfringens kaynaklı gazlı gangreni işaret eder.
Vakadaki krepitasyon ve doku yıkımı bulguları bu patojen için tipiktir.
2
Laboratuvar ipucunu değerlendir
Preparatta Gram pozitif basiller varken nötrofillerin yokluğu, bakterinin toksik etkisinin lökositleri de parçaladığını gösterir.
C. perfringensC. \ perfringens alfa toksini lökositositik etkiye sahiptir.
3
Biyokimyasal mekanizmayı belirle
Alfa toksin, bir fosfolipaz C (lesitinaz) olup hücre membranındaki lesitini parçalayarak hücre lizisine neden olur.
Gazlı gangrendeki doku harabiyetinin ve nötrofil yokluğunun temel nedeni bu mekanizmadır.

Key Concept

Clostridium perfringens Alfa Toksin Mekanizması
Question 127Question

Bakterilerde hücre duvarının dışında yer alan ve virülans ile yakından ilişkili olan kapsül yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fagositoza karşı direnç sağlayarak bakterinin konak savunma sisteminden kaçmasına yardımcı olur.

Answer

Kapsülün temel görevi fagositozu önleyerek bakterinin virülansını artırmaktır.
Kapsül, bakterinin yüzeyindeki antijenleri maskeleyerek ve fagositositlerin bakteriyi tanımasını veya ona tutunmasını engelleyerek fagositozu önler. Bu özellik bakterinin kanda ve dokularda hayatta kalma şansını artırır.

Step-by-Step Solution

1
Bakteri kapsülünün biyokimyasal yapısını ve istisnalarını değerlendirin.
Çoğu bakteri kapsülü polisakkarit yapıda olsa da Bacillus anthracis'in protein yapılı kapsülü önemli bir istisnadır.
Genelleme içeren ifadelerin doğruluğunu test etmek için.
2
Kapsülün fonksiyonunu diğer hücre yapılarıyla (hücre duvarı, spor) karşılaştırın.
Kapsül fagositozdan korur; hücre duvarı şekil ve ozmotik koruma sağlar; spor ise ekstrem çevre koşullarına direnç sağlar.
Yapı-fonksiyon ilişkisini netleştirmek için.

Key Concept

Bakteri kapsülünün antifagositik özelliği ve virülans faktörü olarak önemi
Estimated Time:1m 30s
Question 128Question

Pelvik inflamatuar hastalık (PID) tanısıyla takip edilen bir hastanın servikal sürüntü örneği Thayer-Martin besiyerine ekilmiş ve oksidaz pozitif Gram negatif diplokoklar izole edilmiştir. Bu etkenin mukozal yüzeylerde kolonizasyonunu kolaylaştırmak amacıyla ürettiği ve salgısal IgA1IgA1 moleküllerini menteşe (hinge) bölgesinden parçalayarak mukozal immüniteyi etkisiz hale getiren virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IgA proteaz

Answer

IgA proteaz
Doğru seçenek olan IgA proteaz, *Neisseria gonorrhoeae*, *Neisseria meningitidis* ve *Haemophilus influenzae* gibi önemli mukozal patojenler tarafından salgılanan bir eksoenzimdir. Bu enzim, salgısal IgA1IgA1 antikorlarının ağır zincirindeki menteşe bölgesini (hinge region) spesifik olarak parçalayarak FabF_{ab} ve FcF_c fragmanlarını birbirinden ayırır. Böylece antikorun aglütinasyon ve opsonizasyon gibi koruyucu fonksiyonları engellenir ve bakteri mukozal yüzeylerde daha rahat kolonize olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
PID tablosu, Thayer-Martin besiyerinde üreme ve oksidaz pozitif Gram negatif diplokok özellikleri *Neisseria gonorrhoeae* (gonokok) enfeksiyonuna işaret eder.
Etkenin tanımlanması, spesifik virülans faktörlerini belirlemek için gereklidir.
2
Mukozal kolonizasyon mekanizmalarını değerlendir.
Patojenin mukozada hayatta kalması için konakçı savunması olan salgısal IgA1IgA1 antikorlarını aşması gerekir.
Mukozal immüniteyi aşmak, enfeksiyonun yerleşmesi için kritik bir adımdır.
3
Enzimatik aktiviteyi belirle.
IgA1IgA1 molekülünü menteşe bölgesinden parçalayan spesifik enzim IgA proteazdır.
Bu enzim menteşe bölgesindeki prolin-serin veya prolin-treonin bağlarını kopararak antikorun işlevini bozar.

Key Concept

Mukozal patojenlerde IgA proteazın kolonizasyondaki rolü
Estimated Time:1m 0s
Question 129Question

Bakteri genetiğinde antibiyotik direnç genlerinin taşınmasında ve genetik çeşitliliğin artmasında kritik görevleri olan transpozonların (sıçrayan genler), plazmidlerden ayrılan en temel yapısal/fonksiyonel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kendi başlarına replike olmalarını sağlayan bir replikasyon orijinine sahip olmamaları

Answer

Transpozonların kendi başlarına replike olmalarını sağlayan bir replikasyon orijinine (ori) sahip olmamaları, onları bağımsız replikonlar olan plazmidlerden ayıran en temel özelliktir.
Doğru seçenek, transpozonların bağımsız bir replikasyon orijinine (oriori) sahip olmadığını belirten ifadedir. Transpozonlar, plazmidlerin aksine kendi başlarına çoğalamazlar (non-replicon). Bu nedenle her zaman bir plazmidin veya bakteriyel kromozomun içerisinde bulunmaları ve o molekül replike olurken birlikte çoğalmaları gerekir. Bu durum onları 'bağımsız bir replikon' olan plazmidlerden ayıran en temel biyolojik farktır.

Step-by-Step Solution

1
Genetik elemanların replikasyon yeteneklerini karşılaştır.
Plazmidler kendi başlarına replike olabilirken (bağımsız replikon), transpozonlar bağımsız replikasyon yapamazlar.
Replikon tanımı, kendi replikasyon orijinine sahip olan DNA birimlerini kapsar.
2
Transpozonların yaşam döngüsünü incele.
Transpozonlar varlıklarını sürdürmek için bir konak DNA molekülüne (kromozom veya plazmid) ihtiyaç duyarlar.
Kendi orijinleri olmadığı için hücrenin replikasyon makinelerini ancak bir replikonun parçasıyken kullanabilirler.

Key Concept

Transpozonlar ve Replikon Kavramı
Estimated Time:1m 5s
Question 130Question

*Neisseria gonorrhoeae* enfeksiyonları sırasında, bakterinin konak hücrelerine sıkı yapışmasını ve fagositozdan kaçınmasını sağlayan Opa (opacity) proteinlerinin ekspresyonu dinamik olarak değişebilmektedir (faz varyasyonu). Bu proteinlerin ekspresyon düzeyindeki değişimlerin temelinde yatan ve translasyonel çerçeve kaymasına (frameshift) neden olan moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sinyal peptid kodlayan bölgedeki pentanükleotid (CTCTTCTCTT) tekrarlarında eşleşme hatası (slipped-strand mispairing)

Answer

Opa proteinlerinin faz varyasyonu, sinyal peptid bölgesindeki CTCTTCTCTT tekrarlarında gerçekleşen eşleşme hatası (slipped-strand mispairing) sonucu oluşan çerçeve kayması ile gerçekleşir.
Doğru yanıt olan seçenek, Opa proteinlerinin ekspresyonunun sinyal peptid bölgesindeki CTCTTCTCTT tekrarlarının sayısındaki değişimle (slipped-strand mispairing) kontrol edildiğini belirtmektedir. 5 bazlı bu tekrarların sayısındaki değişim, genin okuma çerçevesini değiştirerek (frameshift) proteinin sentezlenip sentezlenmeyeceğini belirler.

Step-by-Step Solution

1
Neisseria türlerinde Opa proteinlerinin genetik yapısını analiz et.
Opa genlerinin 5' ucunda, sinyal peptidi kodlayan bölgede çok sayıda CTCTTCTCTT (pentanükleotid) tekrarı olduğu görülür.
Bu tekrarlar, DNA replikasyonu sırasında hata oluşmasına yatkın bölgelerdir.
2
Replikasyon sırasında gerçekleşen 'slipped-strand mispairing' mekanizmasını değerlendir.
DNA polimeraz bu bölgeden geçerken ipliklerde kayma olması durumunda CTCTTCTCTT tekrar sayısı artar veya azalır.
Tekrar sayısındaki değişim, 5 rakamı 3'ün katı olmadığı için okuma çerçevesini (reading frame) değiştirir.
3
Çerçeve kaymasının (frameshift) translasyon üzerindeki etkisini incele.
Eğer tekrar sayısı genin 'açık' (in-frame) kalmasını sağlarsa fonksiyonel Opa proteini sentezlenir; aksi halde protein sentezi durur.
Bu translasyonel kontrol, bakterinin yüzey proteinlerini ortama göre hızla değiştirmesini (faz varyasyonu) sağlar.

Key Concept

Neisseria Opa proteinlerinde faz varyasyonu, sinyal peptid bölgesindeki pentanükleotid tekrarlarının sayısı ile kontrol edilen bir translasyonel çerçeve kayması mekanizmasıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 131Question

Bir öğrenci yurdunda akşam yemeğinde servis edilen etli bir yemeğin tüketilmesinden yaklaşık 1010 saat sonra, çok sayıda öğrencide şiddetli karın ağrısı ve sulu diyare şikayetleri gelişmiştir. Hastalarda ateş ve kusma saptanmamıştır. Yapılan incelemede, yemeğin büyük kazanlarda pişirildiği ve servis öncesi oda sıcaklığında uzun süre bekletildiği öğrenilmiştir.

Bu klinik tabloya neden olan etkenin patogenezindeki temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bakterinin sporülasyonu sırasında bağırsak lümeninde enterotoksin salınması

Answer

Bakterinin sporülasyonu sırasında bağırsak lümeninde enterotoksin salınması
Clostridium perfringens tip A, özellikle etli yemeklerin büyük kazanlarda pişirilip oda ısısında bekletilmesi sonucu gelişen gıda zehirlenmelerinin en yaygın nedenidir. Bakterinin sporları pişirme sıcaklığına dirençlidir. Gıda ile alınan bakteriler ince bağırsak lümeninde sporlaşırken, spor kılıfının bir bileşeni olan enterotoksin (CPE) salınır ve klinik tabloya yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Etli yemek, 8128-12 saat inkübasyon, sulu diyare, ateşsiz seyir ve uygunsuz saklama koşulları Clostridium perfringens tip A'yı işaret eder.
C. perfringens sporları pişirmeye dirençlidir ve gıda oda ısısında soğurken vejetatif forma geçip hızla çoğalırlar.
2
Bakterinin patogenezini hatırla
Gıda ile alınan çok sayıda (>108>10^8) bakteri ince bağırsağa ulaşır.
Mide asidini geçen bakteriler bağırsaktaki alkali ortamda sporlaşma (sporülasyon) sürecine girerler.
3
Toksin salınım mekanizmasını belirle
C. perfringens enterotoksini (CPE), spor kılıfının bir parçasıdır ve ana hücrenin parçalanmasıyla ortama salınır.
CPE, bağırsak epitelyumunda claudin reseptörlerine bağlanarak membran geçirgenliğini bozar ve diyareye neden olur.

Key Concept

Clostridium perfringens gıda zehirlenmesi patogenezi ve enterotoksin (CPE) salınımının sporülasyon ile ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 132Question

Isıya dayanıklı cam ve metal cerrahi aletlerin sterilizasyonunda kullanılan kuru sıcaklık (Pasteur fırını) yönteminin biyolojik kontrolünde kullanılan standart mikroorganizma ve bu yöntemin temel mikrobisid etki mekanizması aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Bacillus atrophaeus - Oksidasyon

Answer

Kuru sıcaklık (Pasteur fırını) yönteminde biyolojik indikatör olarak Bacillus atrophaeus kullanılır ve temel etki mekanizması oksidasyondur.
Kuru sıcaklık sterilizasyonu (160170C160-170^\circ C), mikroorganizmaların proteinlerini ve diğer yapısal bileşenlerini okside ederek ve yüksek sıcaklıklarda karbonize ederek öldürür. Bu yöntemin etkinliğini doğrulamak için en dirençli kabul edilen Bacillus atrophaeus sporları biyolojik indikatör olarak kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Sterilizasyon yöntemini tanımla
Yöntem kuru sıcaklık (Pasteur fırını) sterilizasyonudur.
Soruda ısıya dayanıklı cam ve metal malzemeler için kullanılan Pasteur fırını vurgulanmaktadır.
2
Biyolojik indikatörü belirle
Kuru sıcaklık ve etilen oksit yöntemleri için dirençli sporlara sahip olan Bacillus atrophaeus seçilir.
Geobacillus stearothermophilus nemli sıcaklık (otoklav) ve hidrojen peroksit gaz plazma için kullanılır.
3
Öldürücü mekanizmayı eşleştir
Kuru sıcaklığın mikroorganizmalar üzerindeki temel etkisi hücre bileşenlerinin oksidasyonu ve karbonizasyonudur.
Nemli sıcaklık protein koagülasyonu/denatürasyonu ile, etilen oksit ise alkilasyon ile etki eder.

Key Concept

Sterilizasyon yöntemlerinde biyolojik indikatörler ve etki mekanizmaları yönteme özgüdür.
Question 133Question

Diyabetik ayak ülseri nedeniyle takip edilen bir hastadan izole edilen Metisilin dirençli StaphylococcusStaphylococcus aureusaureus (MRSA) suşunda, vankomisin tedavisine yanıtsızlık ve nefrotoksisite gelişmesi üzerine tedavi seftarolin ile değiştirilmek istenmiştir. Ancak yapılan mikrodilüsyon testinde suşun seftarolin MİK değerinin 88 μg/mL\mu g/mL olduğu belirlenmiştir. Bu suşta gözlenen seftarolin direncinin en olası moleküler mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: PBP2a'nın transpeptidaz dışı (allosterik) bölgesindeki aminoasit değişimleri

Answer

Metisilin dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşlarında seftarolin direncinin temel mekanizması, PBP2a proteininin transpeptidaz dışı (allosterik) bölgesindeki mutasyonlardır.
Seftarolin, diğer beta-laktamlardan farklı olarak PBP2a proteinine iki basamaklı bir mekanizma ile bağlanır. Önce transpeptidaz bölgesinden uzaktaki allosterik bölgeye bağlanır, bu durum proteinin yapısını değiştirerek aktif (transpeptidaz) bölgesini ilacın bağlanabileceği hale getirir. Bu allosterik bölgedeki mutasyonlar ilacın ilk bağlanma adımını bozarak direnç oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun ve direnç profilinin analizi
Hasta MRSA enfeksiyonuna sahiptir ve tedavi seçeneği olan seftaroline karşı yüksek düzeyde direnç (88 μg/mL\mu g/mL) gelişmiştir.
Seftarolin, MRSA'ya karşı etkili tek beta-laktamdır ancak son yıllarda hedef mutasyonları ile direnç bildirilmektedir.
2
Seftarolinin etki mekanizmasının değerlendirilmesi
Seftarolin, PBP2a'nın transpeptidaz (aktif) bölgesine bağlanmadan önce, proteinin allosterik bölgesine bağlanarak yapısal bir değişikliği (konformasyonel değişim) tetikler.
Bu iki bölgeli bağlanma mekanizması, seftarolinin diğer beta-laktamların bağlanamadığı PBP2a'ya yüksek afinite göstermesini sağlar.
3
Direnç mekanizmasının belirlenmesi
PBP2a'nın allosterik (non-penicillin-binding) bölgesinde meydana gelen aminoasit değişimleri, seftarolinin buraya bağlanmasını engeller.
Allosterik bağlanma gerçekleşmediğinde transpeptidaz bölgesi kapalı kalır ve ilaç bakterisidal etkisini gösteremez.

Key Concept

Seftarolin, PBP2a'nın hem allosterik hem de aktif bölgelerine bağlanarak etki gösterir; direnç ise genellikle allosterik bölgedeki mutasyonlarla gelişir.
Question 134Question

5858 yaşında erkek hasta, üç haftadır devam eden düşük dereceli ateş, iştahsızlık ve kilo kaybı şikayetleriyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde iki ay önce komplike bir diş çekimi geçirdiği ve mitral kapak prolapsusu olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede oskültasyonda pansistolik üfürüm ve splinter hemorajiler saptanıyor. Kan kültürlerinden alınan örneklerin Gram boyamasında pleomorfik görünümlü, yer yer zincir yapmış Gram pozitif koklar izleniyor. Ancak alınan örneklerin ekildiği standart koyun kanlı agar besiyerlerinde 7272 saatlik inkübasyon sonunda makroskobik üreme gözlenmiyor. Bu izolatın tanısında önemli bir ipucu olan "uydu fenomeni" (satellitism) testi pozitif bulunuyor.

Bu klinik tabloya neden olan mikroorganizmanın laboratuvar özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Üreme için besiyerinde piridoksal hidroklorür (Vitamin B6B_6) veya tiyol bileşiklerinin bulunmasına ihtiyaç duyar.

Answer

Doğru seçenek, mikroorganizmanın üreme için piridoksal hidroklorür (Vitamin B6B_6) veya tiyol bileşiklerine ihtiyaç duyduğunu belirten ifadedir.
Vakada tanımlanan mikroorganizma, nutrisyonel varyant streptokoklar (NVS) olarak bilinen AbiotrophiaAbiotrophia veya GranulicatellaGranulicatella türleridir. Bu bakteriler, diş çekimi gibi işlemler sonrası gelişen endokarditlerin önemli etkenleridir. Rutin koyun kanlı agar besiyerlerinde üreyemezler çünkü hücre duvarı sentezi veya metabolizma için gerekli olan piridoksal hidroklorür (Vitamin B6B_6) veya LL-sistein gibi maddeleri sentezleyemezler. StaphylococcusStaphylococcus aureusaureus gibi bakterilerin metabolik yan ürün olarak bu maddeleri salgılaması, NVS'lerin bu kolonilerin etrafında küçük uydu koloniler şeklinde üremesine (uydu fenomeni) olanak sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri ve başlangıç laboratuvar bulgularını analiz et.
Dental işlem sonrası subakut endokardit tablosu ve Gram boyamada polimorfik Gram pozitif kokların varlığı.
Vakanın olası etkenlerini (Viridans streptokoklar, HACEK, NVS) daraltmak için klinik bağlam şarttır.
2
Kültür negatifliği ve uydu fenomeni (satellitism) bulgusunu yorumla.
Standart koyun kanlı agarda üremeyen ancak S. aureus çevresinde üreyen etkenin Nutrisyonel Varyant Streptokok (NVS) olduğu belirlenir.
S. aureus, NVS'lerin üremesi için gerekli olan metabolik yan ürünleri (Vitamin B6B_6) besiyerine salgılar.
3
NVS (Abiotrophia ve Granulicatella) türlerinin biyokimyasal profilini hatırla.
Bu türlerin PYRPYR pozitif, safra eskülin negatif olduğu ve piridoksal gereksinimi duyduğu bilgisi doğrulanır.
Diğer Gram pozitif koklarla (Enterococcus, S. bovis vb.) yapılacak ayırıcı tanıda bu testler kritiktir.

Key Concept

Nutrisyonel Varyant Streptokoklar (NVS), besiyerinde piridoksal (Vitamin B6B_6) gereksinimi duyarlar ve bu maddeyi sağlayan diğer bakterilerin çevresinde uydu fenomeni oluştururlar.

Practice More

Kültür negatif endokarditlerin diğer nedenleri olan HACEK grubu bakterileri ve Coxiella burnetii gibi etkenlerin laboratuvar tanı özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 135Question

Üniversite yurdunda kalan ve ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği şikayetleriyle acil servise getirilen 1919 yaşındaki bir hastanın beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) örneğinin Gram boyamasında, polimorfonükleer lökositler içerisinde Gram negatif diplokoklar saptanmıştır. Bu etkenin kapsül yapısına göre yapılan serogruplandırmasında, kapsül polisakkariti insan dokusundaki nöral hücre adhezyon molekülleri (NCAMN-CAM) ile yapısal benzerlik (moleküler benzerlik) gösterdiği için zayıf immünojenik özellik taşıyan ve bu nedenle aşı geliştirilmesinde en büyük zorluğu oluşturan serogrup aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serogrup B

Answer

Neisseria meningitidis'in Serogrup B tipi, kapsülündeki sialik asit yapısının insan N-CAM moleküllerine benzerliği nedeniyle zayıf immünojeniktir.
Doğru yanıt olan seçenek, meningokokların Serogrup B tipinin kapsül yapısının insan vücudundaki nöral hücre adhezyon molekülleri (NCAMN-CAM) ile olan yapısal benzerliğini belirtmektedir. Bu durum bakterinin bağışıklık sisteminden kaçmasını sağlar ve klasik kapsül aşılarının geliştirilmesini engeller.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hastadaki ani ateş, baş ağrısı, ense sertliği ve Gram negatif diplokok bulgusu Neisseria meningitidis menenjitini işaret eder.
Genç erişkinlerde ve yurt gibi toplu yaşam alanlarında meningokokal menenjit en önemli bakteriyel etkenlerden biridir.
2
Serogrupların özelliklerinin hatırlanması
Meningokoklar kapsül polisakkaritlerine göre A, B, C, Y, W-135 gibi serogruplara ayrılır.
Aşı çalışmaları ve epidemiyolojik izlem bu serogruplandırma üzerinden yürütülür.
3
İmmünojenite ve moleküler benzerlik ilişkisinin kurulması
Serogrup B kapsülünün (polimerikpolimerik α2,8Nasetilno¨raminik\alpha-2,8-N-asetilnöraminik asitasit) insan vücudundaki nöral hücre adhezyon molekülleri (NCAMN-CAM) ile aynı yapıda olduğu belirlenir.
Bu benzerlik immün toleransa yol açarak klasik polisakkarit aşılarının bu gruba karşı etkisiz kalmasına neden olur.

Key Concept

Neisseria meningitidis Serogrup B'nin kapsül polisakkariti, insan konak dokularıyla moleküler benzerlik gösterdiği için zayıf immünojeniktir ve protein temelli özel aşılar gerektirir.

Hints

1
Meningokokların kapsül yapısı serogrupları belirler ve bazı serogruplar bağışıklık sisteminden saklanmak için konak moleküllerini taklit eder.
2
Bu serogrubun kapsülü sialik asit polimerlerinden oluşur ve bu yapı insan nöral dokularında da bulunur.

Practice More

Neisseria meningitidis'in diğer önemli virülans faktörleri olan IgA proteaz ve LOS yapısının klinik etkilerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 136Question

Balıkçılıkla uğraşan 4545 yaşındaki bir erkek hasta, sağ el sırtında yaklaşık üç gün önce başlayan; ağrılı, morumsu-kırmızı renkli, keskin sınırlı ve supurasyon göstermeyen bir lezyon şikayetiyle başvurmuştur. Lezyonun kenarlarından alınan biyopsi örneğinin kültüründe; Gram pozitif, sporsuz, katalaz negatif basiller izole edilmiştir. Bu mikroorganizmanın kesin tanısında aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi en karakteristiktir?

Show answer & explanation

Answer: Üçlü şekerli demirli (TSITSI) agarda H2SH_2S üretimi

Answer

Üçlü şekerli demirli (TSITSI) agarda H2SH_2S üretimi
Vakada tanımlanan klinik tablo (erizipeloid) ve laboratuvar verileri (Gram pozitif, katalaz negatif, sporsuz basil) Erysipelothrix rhusiopathiae'yi işaret etmektedir. Bu bakterinin en karakteristik ayırıcı özelliği, Gram pozitif basiller arasında nadir görülen bir özellik olan TSI agarda hidrojen sülfür (H2SH_2S) üretme yeteneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Balıkçılık/kasaplık öyküsü ve eldeki morumsu lezyon (erizipeloid), Erysipelothrix rhusiopathiae enfeksiyonunu düşündürür.
Zoonotik maruziyet ve tipik deri lezyonu bu bakteri için klasiktir.
2
Morfolojik ve temel biyokimyasal özellikleri değerlendir
İzole edilen bakteri Gram pozitif, sporsuz ve katalaz negatiftir.
Bu özellikler bakteriyi Listeria (katalaz pozitif) ve Bacillus (sporlu/katalaz pozitif) türlerinden ayırır.
3
Spesifik tanımlama testini belirle
TSI agarda H2SH_2S üretimi pozitifliği saptanır.
E. rhusiopathiae, Gram pozitif basiller arasında H2S üreten tek önemli bakteridir.

Key Concept

Erizipeloid etkeni olan Erysipelothrix rhusiopathiae'nin ayırıcı tanısında TSI agarda H2S üretimi altın standarttır.
Estimated Time:2m 0s
Question 137Question

6 yaşında, ailesinin aşı karşıtı olması nedeniyle çocukluk çağı aşıları yapılmamış bir çocuk; yüksek ateş, boğaz ağrısı ve boyun bölgesinde belirgin yumuşak doku şişliği (boğa boynu görünümü) şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede tonsiller ve farenks üzerinde gri-beyaz renkli, çevre dokuya sıkıca yapışık ve kaldırılmaya çalışıldığında kanayan psödomembranlar izlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkene ait toksinin temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uzama faktörü-2'nin (EF-2) ADP-ribozilasyonu ile konak hücre protein sentezinin durdurulması

Answer

En olası etken Corynebacterium diphtheriae olup, toksini Uzama faktörü-2'yi (EF-2) ADP-ribozilleyerek protein sentezini inhibe eder.
Klinik tabloda tarif edilen aşısız çocuk, psödomembranöz tonsillit ve boyun lenfadenopatisi (boğa boynu) tipik bir diferi (Corynebacterium diphtheriae) vakasıdır. Bu bakterinin temel virülans faktörü olan diferi toksini, ökaryotik hücrelerde protein sentezi için gerekli olan Elongasyon Faktörü-2 (EF-2) molekülüne ADP-riboz grubu ekleyerek onu inaktive eder ve hücre ölümüne neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Aşısız çocuk, boğa boynu görünümü ve yapışık psödomembran varlığı Corynebacterium diphtheriae (Diferi) enfeksiyonunu işaret eder.
Psödomembran ve boğa boynu görünümü diferinin patognomonik klinik özellikleridir.
2
Etkenin patogenezini hatırla
Corynebacterium diphtheriae, faj aracılı (tox geni) bir ekzotoksin üretir.
Hastalığın sistemik ve yerel etkilerinden bu güçlü ekzotoksin sorumludur.
3
Toksin mekanizmasını belirle
Diferi toksini, ökaryotik hücrelerde EF-2'yi ADP-ribozilleyerek protein sentezini durdurur.
Toksinin A alt birimi sitoplazmaya geçerek bu enzimatik reaksiyonu gerçekleştirir.

Key Concept

Corynebacterium diphtheriae toksini, EF-2'yi ADP-ribozilleyerek protein sentezini inhibe eden, spor oluşturmayan bir Gram pozitif basil ekzotoksinidir.
Question 138Question

Isıya ve neme duyarlı, lümenli mikrocerrahi aletlerinin sterilizasyonunda kullanılan hidrojen peroksit gaz plazma yöntemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İşlem sonunda toksik kalıntı bırakmadığı için uzun süreli havalandırma (aerasyon) gerektirmez

Answer

İşlem sonunda toksik kalıntı bırakmadığı için uzun süreli havalandırma (aerasyon) gerektirmez ifadesi doğrudur.
Hidrojen peroksit gaz plazma sterilizasyonunun en büyük avantajı, işlem sonunda hidrojen peroksitin su ve oksijene parçalanmasıdır. Bu durum, materyaller üzerinde toksik kalıntı kalmamasını sağlar ve etilen oksit yönteminde zorunlu olan 8-12 saatlik havalandırma (aerasyon) süresine gerek bırakmaz, aletlerin hemen kullanımına olanak tanır.

Step-by-Step Solution

1
Yöntemin çalışma prensibini analiz et.
Hidrojen peroksit gaz plazma, düşük ısıda (37-50°C) çalışan, oksidasyon ve serbest radikal oluşumu ile mikroorganizmaları öldüren bir yöntemdir.
Düşük ısıda çalışması, ısıya duyarlı (endoskopi aletleri, fiberoptik kablolar vb.) malzemeler için uygunluğunu belirler.
2
Biyolojik indikatör uyumunu kontrol et.
Bu yöntem için dirençli sporu Geobacillus stearothermophilus olan indikatörler kullanılır.
Her sterilizasyon yönteminin (buhar, EO, plazma, kuru sıcaklık) kendine özgü en dirençli bakteri sporu referans alınır.
3
Güvenlik ve toksisite profilini değerlendir.
İşlem sonunda yan ürünler sadece su ve oksijendir.
Etilen oksit gibi toksik ve kanserojen kalıntı bırakmadığı için aerasyon ihtiyacını ortadan kaldırır.

Key Concept

Hidrojen Peroksit Gaz Plazma Sterilizasyonu

Practice More

Etilen oksit ve Gaz Plazma yöntemlerini biyolojik indikatör ve aerasyon gereksinimi açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 139Question

Klinik örneklerden izole edilen vankomisin dirençli StaphylococcusStaphylococcus aureusaureus (VRSA) suşlarında direnç mekanizmasının moleküler temeli incelendiğinde; direncin genellikle EnterococcusEnterococcus faecalisfaecalis'ten köken alan ve vanAvanA gen kümesini taşıyan Tn1546 transpozonu ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu genetik elemanın EnterococcusEnterococcus suşlarından S.S. aureusaureus'a aktarımı ve alıcı hücrede stabil hale gelmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Genetik materyalin aktarımı konjugatif bir plazmid aracılığıyla gerçekleşir ve ardından Tn1546 transpozonu alıcı hücredeki genetik yapılara RecARecA bağımsız bir mekanizma ile entegre olur.

Answer

Genetik materyalin aktarımı konjugatif bir plazmid aracılığıyla gerçekleşir ve ardından Tn1546 transpozonu alıcı hücredeki genetik yapılara RecARecA bağımsız bir mekanizma ile entegre olur.
Doğru ifadeye göre süreç, EnterococcusEnterococcus'tan konjugatif bir plazmid aracılığıyla S.S. aureusaureus'a aktarılan Tn1546 transpozonunun, alıcı hücre içerisinde plazmid veya kromozom üzerine RecARecA bağımsız bir şekilde (transpozisyon) entegre olmasını tanımlar. Bu, iki farklı genetik mobilite mekanizmasının (konjugasyon ve transpozisyon) birleşerek çok güçlü bir direnç yayılımı oluşturmasına örnektir.

Step-by-Step Solution

1
vanAvanA gen kümesinin kaynağını ve taşıyıcı elemanını belirlemek.
Direnç, EnterococcusEnterococcus faecalisfaecalis'ten köken alan Tn1546 transpozonu ile taşınır.
VRSA suşlarındaki vankomisin direnci, vankomisin hedefi olan D-Ala-D-Ala yapısının D-Ala-D-Lac'a dönüşmesini sağlayan operonun Tn1546 adlı transpozon üzerinde bulunmasıyla ilişkilidir.
2
Genetik materyalin hücreler arası aktarım yolunu değerlendirmek.
Aktarım konjugasyon (hücre-hücre teması) yoluyla gerçekleşir.
EnterococcusEnterococcus ve StaphylococcusStaphylococcus arasındaki genetik alışveriş, genellikle her iki türü de içeren polimikrobiyal biyofilm ortamlarında konjugatif plazmidler üzerinden gerçekleşir.
3
Aktarılan materyalin alıcı hücrede nasıl kalıcı hale geldiğini analiz etmek.
Transpozisyon mekanizması ile hedef DNA'ya entegrasyon gerçekleşir.
Tn1546 bir transpozon (yer değiştirebilen eleman) olduğu için alıcı hücreye girdikten sonra RecARecA proteinine ve büyük DNA homolojisine ihtiyaç duymadan hedef DNA'ya 'sıçrayarak' entegre olabilir.

Key Concept

VRSA gelişiminde konjugasyon (yatay transfer) ve transpozisyonun (hücre içi mobilite) birlikte rol oynaması.

Practice More

Transpozonların yapısında bulunan 'İnsersiyon Dizileri (IS)' ile 'Kompleks Transpozonlar' arasındaki farkları gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 140Question

Bakterilerde genetik materyal aktarım mekanizmalarından biri olan transformasyon sürecinde, dış ortamdan alınan serbest (çıplak) DNA moleküllerinin alıcı hücre kromozomuna kalıcı olarak entegre edilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?

Show answer & explanation

Answer: Alınan DNA segmenti ile alıcı bakteri kromozomu arasında anlamlı düzeyde dizi homolojisi bulunması

Answer

Transformasyon sürecinde alınan DNA'nın alıcı genomuna katılması için alıcı ve verici DNA dizileri arasında homoloji bulunması gereklidir.
Transformasyon sırasında dış ortamdan alınan doğrusal (lineer) DNA fragmanlarının alıcı hücrenin kromozomunda kalıcı hale gelmesi, RecA proteini tarafından yönetilen homolog rekombinasyon ile sağlanır. Bu mekanizma, alınan yabancı DNA parçası ile alıcı bakterinin kendi DNA'sı arasında anlamlı bir nükleotid dizisi benzerliği (homoloji) olmasını gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Transformasyon mekanizmasının tanımlanması
Transformasyon, bir bakterinin ortamdaki serbest (çıplak) DNA'yı doğrudan içine almasıdır.
Genetik aktarımın türünü belirlemek için başlangıç materyalinin (serbest DNA) niteliği anlaşılmalıdır.
2
Kompetans (yetkinlik) durumunun analizi
Hücrenin DNA alabilmesi için özel bir fizyolojik evrede (kompetans) olması gerekir.
Doğal transformasyon her bakteri suşunda veya her yaşam evresinde gerçekleşmez.
3
Entegrasyon mekanizmasının incelenmesi
Hücre içine alınan doğrusal DNA parçaları, eğer plazmid gibi otonom replike olamıyorsa, kromozoma RecA proteini yardımıyla homolog rekombinasyon üzerinden bağlanır.
Homolog rekombinasyonun gerçekleşebilmesi için DNA dizileri arasında yüksek oranda benzerlik (homoloji) bulunması zorunludur.

Key Concept

Bakteriyel transformasyonda entegrasyon süreci RecA bağımlı homolog rekombinasyon gerektirir.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 7 / 20Next
Bakteriyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin