Temel İmmünoloji

642 questions

Question 161Question

1212 yaşında bir kız hasta, idrar miktarında azalma ve bacaklarda şişlik şikayetiyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde yüzde ve vücudun üst kısmında belirgin yağ dokusu kaybı (parsiyel lipodistrofisi/Barraquer-Simons sendromu) olduğu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum C3C3 düzeyi 15mg/dL15 mg/dL (Düşük, N: 80160mg/dL80-160 mg/dL), C4C4 düzeyi ise 24mg/dL24 mg/dL (Normal, N: 1545mg/dL15-45 mg/dL) olarak bulunuyor. Böbrek biyopsisinde glomerüler bazal membranda yoğun birikimler ile karakterize "dense deposit" hastalığı (Tip 22 Membranoproliferatif Glomerulonefrit) izleniyor. Bu hastada saptanan kompleman aktivasyon bozukluğunun altında yatan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alternatif yolak C3C3 konvertazını (C3bBbC3bBb) stabilize ederek yıkımını engelleyen bir otoantikor varlığı

Answer

Alternatif yolak C3C3 konvertazını (C3bBbC3bBb) stabilize ederek yıkımını engelleyen bir otoantikor (C3C3 Nefritik Faktör) varlığı
Doğru seçenek, Alternatif yolak C3C3 konvertazını (C3bBbC3bBb) stabilize eden C3C3 nefritik faktör varlığını ifade eder. Bu otoantikor, C3bBbC3bBb kompleksine bağlanarak onun parçalanmasını önler. Sonuçta kompleman sistemi alternatif yol üzerinden sürekli aktif kalır ve sistemik C3C3 düzeyleri tükenir. Bu tablo klinik olarak Tip 22 Membranoproliferatif Glomerulonefrit (Dense Deposit Hastalığı) ve parsiyel lipodistrofi ile karakterize Barraquer-Simons sendromu ile doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve kompleman profilini analiz et
Hastada parsiyel lipodistrofi ve MPGN Tip 22 mevcut. Kompleman panelinde izole C3C3 düşüklüğü (C4C4 normal) var.
C4C4 düzeyinin normal olması, aktivasyonun Klasik veya Lektin yolağı üzerinden değil, Alternatif yolak üzerinden gerçekleştiğini gösterir.
2
Alternatif yolak kontrol mekanizmasını değerlendir
Normalde C3bBbC3bBb (alternatif yolak C3C3 konvertazı) kısa ömürlüdür ve Faktör H/I tarafından inaktive edilir.
Sürekli düşük C3C3 seviyeleri, bu konvertazın ya aşırı üretildiğini ya da yıkımının engellendiğini gösterir.
3
Spesifik klinik ilişkiyi tanımla
MPGN Tip 22 ve Barraquer-Simons sendromu ile ilişkili temel patoloji C3C3 Nefritik Faktör (C3NeFC3NeF) varlığıdır.
C3NeFC3NeF, C3bBbC3bBb kompleksine bağlanarak onu stabilize eder, Faktör H'ın bağlanmasını engeller ve sürekli C3C3 tüketimine neden olur.

Key Concept

C3C3 Nefritik Faktör (C3NeFC3NeF) ve Alternatif Yolak Regülasyonu
Estimated Time:3m 0s
Question 162Question

Vücudun bazı bölgeleri (testis, gözün ön kamarası, beyin), lenfositlerin bu dokulardaki öz-antijenlerle karşılaşmasını engelleyen fiziksel bariyerlere ve immünsüpresif mikroçevreye sahiptir. Bu bölgelerde bulunan ve normalde bağışıklık sisteminden gizlenen antijenlerin, travma veya enfeksiyon gibi bir olay sonucu dolaşıma katılarak otoimmün bir yanıtı tetiklemesi mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Antijen sekestrasyonu

Answer

Antijen sekestrasyonu mekanizması, anatomik bariyerler sayesinde bağışıklık sisteminden gizlenen antijenlerin travma sonrası açığa çıkmasıyla otoimmün yanıtın tetiklenmesini ifade eder.
Antijen sekestrasyonu, normalde lenfositlerin ulaşamadığı dokularda (göz, testis, beyin) bulunan öz-antijenlerin bariyer hasarı ile açığa çıkmasıdır. Bu durum, bağışıklık sisteminin daha önce hiç karşılaşmadığı bu proteinleri yabancı olarak algılamasına ve otoimmün bir saldırı başlatmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
İmmün ayrıcalıklı bölgelerin (göz, testis, beyin) tanınması.
Bu bölgelerin kan-doku bariyerleri ile lenfosit geçişini kısıtladığı belirlendi.
Anatomi ve fizyoloji bilgisiyle bu bölgelerin tolerans mekanizması anlaşılmalıdır.
2
Antijen gizleme (sekestrasyon) kavramının analiz edilmesi.
Antijenlerin lenfositlerle hiç karşılaşmadığı (ignorance) bir durum saptandı.
Periferik toleransın bir formu olan cehalet/gizlenme mekanizmasını tanımlamak gerekir.
3
Travma sonrası gelişen otoimmünite sürecinin değerlendirilmesi.
Bariyer hasarı ile açığa çıkan antijenlere karşı gelişen yanıtın 'antijen sekestrasyonu' olduğu sonucuna varıldı.
Sempati oftalmisi veya travmatik orşit gibi klinik örnekler bu mekanizmayı destekler.

Key Concept

İmmün ayrıcalıklı bölgeler ve antijen sekestrasyonu (gizlenmesi), periferik toleransın bir mekanizmasıdır.
Question 163Question

Sekonder lenfoid organların foliküllerinde lokalize olan ve antijenleri B lenfositlere sunarak germinal merkez reaksiyonunu, afinite matürasyonunu ve bellek hücre gelişimini destekleyen foliküler dendritik hücreler (FDCFDC) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yüzeylerindeki kompleman reseptörleri (CD21CD21, CD35CD35) aracılığıyla antijenleri immün kompleksler şeklinde yüzeylerinde uzun süre tutabilirler.

Answer

Foliküler dendritik hücreler, yüzeylerindeki CD21CD21 ve CD35CD35 reseptörleri sayesinde antijenleri immün kompleks formunda uzun süre tutarak B hücrelerine sunarlar.
Doğru ifade, foliküler dendritik hücrelerin yüzeylerindeki kompleman reseptörleri (CD21CD21 ve CD35CD35) ile antijenleri immün kompleksler şeklinde tuttuğunu belirten seçenektir. Bu hücreler antijenleri fagosite edip işlemezler, bunun yerine antijenin yüzey epitoplarını B hücresi reseptörleri (BCRBCR) tarafından tanınacak şekilde hazır tutarlar.

Step-by-Step Solution

1
Hücre tipinin tanımlanması
Hücrenin Foliküler Dendritik Hücre (FDCFDC) olduğu belirlendi.
Soruda folikül yerleşimi ve B hücre desteği vurgulanmıştır.
2
Hücre kökeninin sorgulanması
Mezenşimal kökenli olduğu hatırlandı.
FDCFDC'ler kemik iliğinden değil, stromal hücrelerden gelişir.
3
Antijen sunum mekanizmasının analizi
Antijeni işlemeden, yüzey reseptörleri (CRCR ve FcRFcR) ile sunduğu saptandı.
B hücrelerine sunum için antijenin doğal (native) yapısının korunması gerekir.
4
Yüzey belirteçlerinin kontrolü
CD21CD21 (CR2CR2) ve CD35CD35 (CR1CR1) ekspresyonu doğrulandı.
Bu reseptörler komplemanla işaretli antijenlerin tutulmasını sağlar.

Key Concept

Foliküler dendritik hücrelerin mezenşimal kökeni ve antijenleri CD21CD21/CD35CD35 aracılığıyla B hücrelerine sunma yeteneği.
Question 164Question

İntestinal helmint enfeksiyonu saptanan bir hastada, parazite karşı gelişen edinsel immün yanıtta B hücrelerinden IgEIgE sınıf değişiminin uyarılması ve eozinofillerin aktivasyonu gözlenmektedir. Bu süreci yöneten efektör T hücre alt grubunun farklılaşmasını sağlayan temel sitokin ve bu hücrede indüklenen ana transkripsiyon faktörü aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: IL4IL-4 ve GATA3GATA-3

Answer

IL4IL-4 ve GATA3GATA-3 ikilisidir.
Helmint enfeksiyonlarına karşı gelişen immün yanıtta naif CD4+CD4^+ T hücreleri, antijen sunan hücrelerden veya bazofillerden salınan IL4IL-4 etkisiyle Th2 alt grubuna farklılaşır. Bu süreçte hücre içinde GATA3GATA-3 transkripsiyon faktörü aktive olur. Th2 hücreleri salgıladıkları IL4IL-4 ile B hücrelerinden IgEIgE sentezini, IL5IL-5 ile eozinofil aktivasyonunu ve IL13IL-13 ile mukus salgısını uyarır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Helmint enfeksiyonu, IgEIgE artışı ve eozinofili varlığı saptandı.
Bu bulgular tipik bir Tip 2 bağışıklık (Th2) yanıtına işaret eder.
2
Th2 farklılaşmasını sağlayan sitokini belirle
Naif T hücresini Th2 yönüne sevk eden majör sitokin IL4IL-4'tür.
IL4IL-4, naif hücrelerde spesifik sinyal yolaklarını tetikleyerek farklılaşmayı başlatır.
3
İlgili transkripsiyon faktörünü eşleştir
Th2 hücreleri için 'master regulator' GATA3GATA-3 transkripsiyon faktörüdür.
GATA3GATA-3, Th2 gen programının ekspresyonunu sağlar ve diğer alt gruplara (Th1 gibi) dönüşümü baskılar.

Key Concept

Naif CD4+CD4^+ T hücrelerinin efektör alt gruplara (Th1, Th2, Th17, Treg) farklılaşması, ortamdaki sitokinler ve hücre içi transkripsiyon faktörleri tarafından belirlenir.
Estimated Time:1m 0s
Question 165Question

B lenfositlerde ağır zincir izotip değişimini uyararak IgEIgE sentezini indükleme ve goblet hücrelerinden mukus salgısını artırma fonksiyonları bakımından İnterlökin-4 (IL4IL-4) ile büyük oranda benzerlik gösteren; ancak T lenfositleri üzerinde reseptörü bulunmadığı için saf T hücrelerinin (Th0Th0) Th2 fenotipine farklılaşmasında görev almayan sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterlökin-13 (IL13IL-13)

Answer

İnterlökin-13 (IL13IL-13), B hücreleri ve mukozal epitel üzerindeki etkileriyle IL-4'e benzerlik gösterir ancak saf T hücrelerinin farklılaşmasında rol oynamaz.
İnterlökin-13 (IL13IL-13), Th2 hücreleri tarafından üretilir ve B hücreleri üzerindeki reseptörü aracılığıyla IgEIgE izotip değişimini stimüle eder. Ayrıca astım patogenezinde önemli olan mukus salgılanmasını artırır. Ancak, IL4IL-4'ün aksine, saf T hücreleri (Th0Th0) üzerinde fonksiyonel bir reseptörü bulunmadığı için bu hücrelerin Th2 fenotipine dönüşmesini (farklılaşmasını) sağlayamaz. Bu özellik onu IL4IL-4'ten ayıran en önemli biyolojik farktır.

Step-by-Step Solution

1
Th2 hücrelerinin salgıladığı temel sitokinleri ve hedeflerini analiz et.
Th2 hücreleri IL4IL-4, IL5IL-5, IL10IL-10 ve IL13IL-13 salgılar.
Soruda istenen özelliklerin hangi sitokinlere ait olduğunu daraltmak için gereklidir.
2
IL4IL-4 ve IL13IL-13 arasındaki fonksiyonel benzerlikleri ve farkları karşılaştır.
Her iki sitokin de B hücrelerinden IgEIgE sentezini uyarır ve mukus üretimini artırır; ancak sadece IL4IL-4 saf T hücrelerini etkileyerek Th2 farklılaşmasını indükler.
Soruda belirtilen 'T hücresi üzerinde reseptörü bulunmama' kriteri bu iki sitokini birbirinden ayıran anahtar noktadır.

Key Concept

IL4IL-4 ve IL13IL-13 arasındaki fonksiyonel farklar ve hücre özgüllüğü.

Practice More

Th2 hücre farklılaşmasında rol oynayan anahtar transkripsiyon faktörü olan GATA-3'ü tekrar ediniz.
Estimated Time:45s
Question 166Question

Tekrarlayan ekstremite ve yüz ödemi atakları olan, ancak bu ataklara ürtikerin eşlik etmediği bir hastada yapılan laboratuvar incelemelerinde serum C4C4 düzeyinin belirgin olarak düşük olduğu saptanmıştır. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgusuyla karakterize olan herediter anjioödem tablosunda eksikliği görülen kompleman regülatörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: C1C1 inhibitörü (C1C1-INH)

Answer

Herediter anjioödem tablosunda eksikliği görülen kompleman regülatörü C1C1 inhibitörüdür (C1C1-INH).
C1C1 inhibitörü (C1C1-INH), klasik yolağın başlangıcında C1rC1r ve C1sC1s alt birimlerini inhibe ederek kontrolsüz aktivasyonu önleyen bir serpin (serin proteaz inhibitörü) proteindir. Eksikliğinde C1C1 kompleksi sürekli aktif kalarak ortamdaki C4C4 ve C2C2'yi parçalar, bu yüzden hastalarda serum C4C4 düzeyi düşük bulunur. Ayrıca C1C1-INH, kallikrein-kinin sisteminde kallikreini ve pıhtılaşma sisteminde Faktör XIIa'yı da inhibe eder. Eksikliğinde frenlenemeyen kallikrein aktivasyonu, yüksek miktarda bradikinin oluşumuna ve vasküler permeabilite artışına bağlı anjioödeme yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtilerin analizi
Ürtikerin eşlik etmediği tekrarlayan ödem atakları herediter anjioödemi düşündürür.
Bradikinin aracılı ödemlerde ürtiker (kaşıntılı kızarıklık) genellikle görülmez.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
C4C4 düşüklüğü, klasik yolağın kontrolsüz aktivasyonunu gösterir.
C1C1 inhibitörü eksikliğinde C1rC1r ve C1sC1s sürekli aktif kalarak C4C4'ü tüketir.
3
Regülatör proteinin belirlenmesi
C1C1 inhibitörü (C1C1-INH) hem kompleman hem de kallikrein-kinin sistemini kontrol eder.
Bu proteinin eksikliği aşırı bradikinin üretimine ve klinik ödem tablosuna neden olur.

Key Concept

Herediter anjioödem ve C1C1 inhibitörü (C1C1-INH) fonksiyonu
Question 167Question

35 yaşında bir kadın hasta, yeni başladığı karbamazepin tedavisinin üçüncü haftasında ateş, yüzde ödem ve gövdede yaygın makülopapüler döküntü ile başvuruyor. Fizik muayenesinde multipl lenfadenopatiler saptanırken, laboratuvar incelemesinde belirgin eozinofili (>1500/μL>1500/\mu L) ve transaminaz yüksekliği izleniyor. Bu hastada gelişen hipersensitivite reaksiyonunun alt tipi ve patogenezde anahtar rol oynayan efektör hücre/sitokin çifti aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Tip IVb - Eozinofiller / IL5IL-5

Answer

DRESS sendromu, ilaçlarla tetiklenen, Th2 yanıtı sonucu salınan IL5IL-5 aracılığıyla eozinofillerin aktive olduğu bir Tip IVb hipersensitivite reaksiyonudur.
Vakada tanımlanan tablo DRESS sendromudur. Bu tablo, antijene (ilaca) özgü T hücrelerinin Th2 yönünde farklılaşması ve salınan IL5IL-5 sitokini aracılığıyla eozinofillerin bölgeye çekilip aktive edilmesiyle karakterize Tip IVb hipersensitivite reaksiyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
DRESS Sendromu (Drug Reaction with Eosinophilia and Systemic Symptoms)
İlaç kullanımı sonrası gecikmiş (2-8 hafta) başlangıç, döküntü, ateş, lenfadenopati ve eozinofili kombinasyonu bu tanıyı koydurur.
2
Hipersensitivite mekanizmasının sınıflandırılması
Tip IV (Gecikmiş) - Alt tip b
Gell ve Coombs sınıflamasının modernizasyonuna göre, Th2 yanıtı ve eozinofili ile karakterize reaksiyonlar Tip IVb olarak adlandırılır.
3
Anahtar mediyatörün belirlenmesi
IL5IL-5
Eozinofillerin kemotaksisi, proliferasyonu ve dokuda aktivasyonu için en kritik sitokin Th2 hücrelerinden salınan IL5IL-5'tir.

Key Concept

Tip IV hipersensitivite reaksiyonları, efektör hücre ve sitokin profiline göre a'dan d'ye alt tiplere ayrılır; eozinofilik ilaç reaksiyonları Tip IVb kategorisindedir.
Question 168Question

İmmün sistemin düzenlenmesinde kritik rolleri olan; bir yandan T hücre proliferasyonunu ve makrofaj aktivasyonunu baskılayarak güçlü anti-inflamatuar etki gösteren, diğer yandan B lenfositlerde IgA izotip değişimini (class switching) uyararak mukozal bağışıklığın gelişiminde anahtar rol oynayan sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dönüştürücü büyüme faktörü-beta (TGFβTGF-\beta)

Answer

Dönüştürücü büyüme faktörü-beta (TGFβTGF-\beta)
Dönüştürücü büyüme faktörü-beta (TGFβTGF-\beta), immün sistemde hem baskılayıcı hem de hücre farklılaşmasını yönlendirici rollere sahip pleiotropik bir sitokindir. Makrofaj aktivasyonunu, T hücre proliferasyonunu ve sitokin üretimini inhibe ederek güçlü bir anti-inflamatuar etki gösterir. Aynı zamanda, özellikle mukoza ile ilişkili lenfoid dokularda (MALTMALT) B lenfositlerin IgA izotipine sınıf değişimini (class switching) uyaran en temel faktördür. Ayrıca IL6IL-6 ile birlikte pro-inflamatuar Th17Th17 hücrelerinin, IL2IL-2 varlığında ise düzenleyici T hücrelerinin (TregTreg) gelişimini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki fonksiyonel özellikleri analiz et
Aranan sitokin hem anti-inflamatuar (baskılayıcı) olmalı hem de IgA sınıf değişimini uyarmalıdır.
İmmünolojide sitokinlerin birden fazla (pleiotropik) etkisi olabilir; bu iki özelliği aynı anda taşıyan spesifik bir molekül mevcuttur.
2
Seçenekleri bu özelliklere göre filtrele
IL10IL-10 ve TGFβTGF-\beta anti-inflamatuar özellik gösterirken; sadece TGFβTGF-\beta IgA değişimi ile ilişkilidir.
İnterlökin-10 (IL10IL-10) makrofaj aktivasyonunu ve MHCIIMHC-II ekspresyonunu baskılar ama antikor sınıf değişiminde IgA'ya özgü bir etkisi yoktur.
3
Farklılaşma yolları ile ilişkilendir
TGFβTGF-\beta aynı zamanda IL6IL-6 varlığında Th17Th17, IL2IL-2 varlığında ise TregTreg hücrelerine farklılaşmayı indükler.
Bu durum, sitokinin hem efektör (inflamasyon/Th17) hem de düzenleyici (Treg/anti-inflamatuar) rolleri olduğunu kanıtlar.

Key Concept

TGF-beta'nın Pleiotropik Etkileri ve IgA Sınıf Değişimi
Estimated Time:1m 15s
Question 169Question

Otuz beş yaşında bir laboratuvar çalışanı, tetanoz aşısı uygulamasından yaklaşık 66 saat sonra enjeksiyon bölgesinde şiddetli ağrı, ödem ve belirgin eritem şikayetiyle başvuruyor. Yapılan biyopsi örneğinde küçük damar duvarlarında fibrinoid nekroz, immün kompleks birikimi ve yoğun nötrofil infiltrasyonu saptanıyor. Bu klinik tabloda baskın olan hipersensitivite mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip III hipersensitivite: Lokal immün kompleks birikimi ve vaskülit

Answer

Arthus reaksiyonu olarak tanımlanan bu tablo, Tip III hipersensitivite mekanizmasıyla gerçekleşir.
Arthus reaksiyonu, yüksek düzeyde antikor bulunan bir bireye ilgili antijenin intradermal verilmesiyle oluşan lokal bir Tip III hipersensitivite örneğidir. Enjeksiyon yerinde immün komplekslerin damar duvarlarında birikmesi, kompleman aktivasyonu ve nötrofil kemotaksisi sonucu nekrotizan vaskülit ve doku hasarı gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtilerin başlangıç zamanını analiz et
Belirtilerin 6 saat içinde başlaması, erken tip (Tip I) ve geç tip (Tip IV) yanıtlar arasında bir zaman dilimine işaret eder.
Hipersensitivite tiplerini ayırmada reaksiyon süresi kritik bir ipucudur.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Damar duvarında immün kompleks birikimi, fibrinoid nekroz ve nötrofil infiltrasyonu saptanmıştır.
Nötrofiller, immün kompleksler tarafından aktive edilen kompleman bileşenlerine (C5a) yanıt olarak bölgeye göç eder.
3
Mekanizmayı Coombs ve Gell sınıflandırmasına göre eşleştir
Lokalize antijen-antikor komplekslerinin doku hasarına yol açması Tip III (İmmün Kompleks Aracılı) hipersensitivitedir.
Tip III reaksiyonları, çözünür antijenlerin antikorlarla birleşerek dokularda çökmesi esasına dayanır.

Key Concept

Arthus Reaksiyonu (Lokal Tip III Hipersensitivite)
Question 170Question

Graft-versus-Host Hastalığı (GVHD) patogenezi; hazırlık rejimi (kondisyonlama), donör TT hücresi aktivasyonu ve efektör faz olmak üzere üç ana evrede incelenir. Nakil öncesi uygulanan yüksek doz kemoterapi veya radyoterapiye bağlı olarak gelişen intestinal mukoza hasarının, sürecin ilk evresindeki (Aferent Faz) immünolojik başlatıcı rolüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hasarlı intestinal mukozadan sızan PAMPPAMP ve DAMPDAMP molekülleri, konak antijen sunan hücrelerini (APCAPC) uyararak B7B7 ve CD40CD40 ekspresyonunu artırır.

Answer

Hasarlı intestinal mukozadan sızan PAMP ve DAMP molekülleri, konak antijen sunan hücrelerini (APC) uyararak B7 ve CD40 ekspresyonunu artırır.
GVHD'nin ilk fazında, nakil öncesi radyoterapi/kemoterapi intestinal mukozada hasar oluşturur. Bu hasar sonucu açığa çıkan PAMP (endotoksinler) ve DAMP'lar, konak APC'lerini (dendritik hücreler) uyararak onların matürasyonuna ve kostimülatör molekülleri (B7, CD40) eksprese etmelerine neden olur. Bu durum, donör T hücrelerinin güçlü bir şekilde aktive edilmesi için gereken zemini hazırlar.

Step-by-Step Solution

1
GVHD'nin evrelerini analiz et
GVHD 3 fazdan oluşur: I. Aferent Faz (Hazırlık rejimi ve doku hasarı), II. Aktivasyon Fazı (Donör T hücre uyarımı), III. Efektör Faz (Doku hasarı).
Sorunun hangi biyolojik zaman dilimini sorguladığını belirlemek için evreleme kritiktir.
2
Kondisyonlama rejiminin (radyoterapi/kemoterapi) etkisini incele
Barsak mukozası gibi hızlı bölünen hücrelerde hasar oluşur, bu da intestinal bariyerin bozulmasına neden olur.
İmmünolojik yanıtı başlatan fiziksel ve kimyasal hasarın doğasını anlamak gerekir.
3
Moleküler medyatörlerin rolünü belirle
Hasarlı dokulardan DAMP'lar (örn. HMGB1, ATP) ve lümenden sızan PAMP'lar (örn. LPS) salınır.
Bu moleküller bağışıklık sisteminin 'tehlike' sinyalleridir.
4
Antijen sunan hücre (APC) aktivasyonunu değerlendir
Salınan bu sinyaller konak APC'leri üzerindeki TLR'leri uyarır, bu da B7 (CD80/86) ve CD40 gibi kostimülatörlerin artışına yol açarak donör T hücrelerini aktive etmeye hazır hale getirir.
Aferent fazın temel immünolojik çıktısı donör T hücrelerini uyaracak uygun ortamın oluşmasıdır.

Key Concept

GVHD'nin başlatılmasında konak APC'lerinin (host APCs) kondisyonlama kaynaklı inflamatuar uyaranlarla (DAMP/PAMP) aktive olması zorunludur.
Question 171Question

İmmün toleransın periferik mekanizmalarından biri olan inhibitör reseptör yolakları, kronik antijen uyarımı durumunda T hücre aktivasyonunu sınırlayarak doku hasarını önler ve 'T hücre tükenmesi' (exhaustion) tablosunda kritik rol oynar. Bu yolakların ana bileşenlerinden biri olan PD-1 (Programmed Cell Death Protein 1) molekülünün, T hücresi içerisinde sinyal iletimini baskılamadaki temel moleküler mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sitoplazmik kuyruğundaki ITIM ve ITSM motifleri üzerinden SHP-1 ve SHP-2 fosfatazlarını aktive ederek CD28 ve TCR sinyal komplekslerini defosforile etmesi

Answer

PD-1 molekülü, sitoplazmik kuyruğundaki ITIM ve ITSM motifleri üzerinden SHP-1/SHP-2 fosfatazlarını aktive ederek başta CD28 olmak üzere TCR sinyal elemanlarını defosforile eder.
PD-1 (Programmed Cell Death Protein 1), ligandlarına bağlandığında sitoplazmik kuyruğundaki ITIM ve ITSM bölgeleri üzerinden SHP-1 ve SHP-2 fosfatazlarını aktive eder. Bu fosfatazlar, özellikle CD28'in sinyal bölgelerini ve TCR sinyal kompleksindeki elemanları defosforile ederek T hücresinin aktivasyon yanıtını güçlü bir şekilde baskılar.

Step-by-Step Solution

1
PD-1'in yapısal bileşenlerini tanımla
PD-1'in sitoplazmik kısmında ITIM (Immunoreceptor Tyrosine-based Inhibitory Motif) ve ITSM (Immunoreceptor Tyrosine-based Switch Motif) bulunur.
Bu motifler, ligand bağlandığında fosforile olarak spesifik enzimlerin bağlanma bölgesi haline gelir.
2
Ligand etkileşimi sonrası enzim aktivasyonunu belirle
PD-L1 veya PD-L2 bağlandığında, motiflere SHP-1 ve SHP-2 (Src homology 2 domain-containing phosphatases) tirozin fosfatazları bağlanır.
Bu fosfatazlar, kinazların (örneğin Lck) aksine proteinlerden fosfat gruplarını koparır.
3
Sinyal yolağındaki hedefi tespit et
SHP fosfatazlar, CD28'in sitoplazmik kuyruğunu ve ZAP-70 gibi TCR sinyal iletim proteinlerini defosforile ederek inaktive eder.
Defosforilasyon, T hücresinin aktivasyon sinyalini (kostimülasyon dahil) durdurarak tolerans veya tükenmişlik durumuna yol açar.

Key Concept

PD-1 inhibitör reseptörü, hücre içi fosfataz aktivasyonu (SHP-1/2) yoluyla TCR ve CD28 sinyal iletimini doğrudan baskılayarak periferik toleransı sağlar.
Question 172Question

B lenfositlerin sekonder lenfoid organlarda antijene özgü aktivasyonu, germinal merkez reaksiyonları ve izotip değişimi (class switching) süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: IL4IL-4 sitokini, aktive B hücrelerinde ağır zincir sabit bölge gen değişimini uyararak IgEIgE sentezini indükler.

Answer

IL4IL-4 sitokini, aktive B hücrelerinde IgEIgE sentezini indükleyerek izotip değişimini sağlar.
IL4IL-4, B lenfositlerinde ağır zincir gen kompleksindeki CϵC\epsilon bölgesine geçişi (SμS\mu bölgesinden SϵS\epsilon bölgesine) indükleyerek hücrenin IgMIgM yerine IgEIgE üretmesini sağlar. Bu süreç, özellikle Th2 tipi immün yanıtlarda ve alerjik reaksiyonlarda merkezi bir role sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
B hücresi aktivasyon sinyallerini analiz et
B hücresi aktivasyonu için antijen bağlaması ve T hücresinden gelen CD40L-CD40 kostimülasyonu gereklidir.
İzotip değişimi ve germinal merkez reaksiyonları T hücresi yardımı olmadan gerçekleşemez.
2
Sitokinlerin izotip değişimi üzerindeki etkilerini karşılaştır
IL4IL-4 \rightarrow IgEIgE, IFNγIFN-\gamma \rightarrow IgGIgG opsonizan alt tipleri, TGFβTGF-\beta \rightarrow IgAIgA eşleşmeleri saptanır.
Her sitokin, B hücresindeki ağır zincir sabit bölge genlerinin farklı bir lokusuna rekombinasyonu uyarır.
3
B hücresi belirleyicilerini (marker) doğrula
CD19, CD20 ve CD21 (CR2) B hücresine özgüyken; CD3 T hücresine, CD56 ise NK hücresine özgüdür.
Yüzey belirleyicileri hücre lineage (soy) tayininde ve fonksiyonel analizde kritiktir.

Key Concept

B Hücrelerinde Sitokin Aracılı İzotip Değişimi
Estimated Time:1m 15s
Question 173Question

Kapsüllü bakterilerin yüzey polisakkaritleri gibi 'T hücresinden bağımsız' (T-independent) antijenlere karşı gelişen hümoral immün yanıtın; protein antijenlere karşı gelişen 'T hücresine bağımlı' yanıttan en önemli farkı, antikorların izotip değişimi (isotype switching) gösterememesi ve bellek hücresi oluşumunun kısıtlı olmasıdır.

Bu durumun temel immünolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Polisakkaritlerin MHC sınıf IIII molekülleri ile sunulamaması sonucu CD40-CD40L etkileşiminin ve yardımcı sitokin desteğinin sağlanamaması

Answer

Polisakkarit antijenlerin MHC sınıf II ile sunulamaması nedeniyle T hücresi yardımının (CD40-CD40L ve sitokinler) alınamaması
B hücrelerinin protein antijenlere yanıtı (T-bağımlı), antijenin B hücresi tarafından endositozla alınıp parçalanması ve MHC sınıf IIII üzerinde yardımcı T hücrelerine (Tfh) sunulmasını gerektirir. Bu etkileşim sonucu T hücresi CD40L eksprese eder ve B hücresindeki CD40 ile bağlandığında, ayrıca IL-4 veya TGF-β\beta gibi sitokinler salgıladığında; B hücresinde izotip değişimi ve bellek oluşumu gerçekleşir. Polisakkaritler MHC-II ile sunulamadığı için bu T hücresi yardımı alınamaz ve yanıt kısıtlı kalır.

Step-by-Step Solution

1
Antijen yapısını ve sunum mekanizmasını analiz et
Polisakkaritler protein yapısında olmadıkları için MHC sınıf IIII molekülleri tarafından T hücrelerine sunulamazlar.
MHC molekülleri sadece peptid (protein) yapıdaki antijenleri bağlayıp sunma yeteneğine sahiptir.
2
T-B hücre etkileşiminin hümoral yanıt üzerindeki etkisini değerlendir
T hücresi yardımı (Tfh) olmadan B hücrelerinde AID (aktivasyonla indüklenen deaminaz) enzimi aktifleşemez ve sitokin desteği (IL-4, TGF-β\beta vb.) alınamaz.
İzotip değişimi (class switching) ve afinite maturasyonu için CD40L-CD40 etkileşimi ve sitokin sinyalleri zorunludur.
3
Elde edilen sonuçları antikor özellikleriyle ilişkilendir
Yanıt esas olarak düşük afiniteli IgM sınıfında kalır ve uzun süreli bellek hücreleri oluşmaz.
Bu durum T-bağımsız antijen yanıtının (polisakkaritler, lipidler) temel özelliğidir.

Key Concept

T-Bağımsız Antijen Yanıtı ve MHC-II Sınırlılığı
Estimated Time:1m 15s
Question 174Question

İnsan immün sisteminde hem TT lenfosit reseptörü (TCRTCR) eksprese eden hem de CD56CD56 gibi doğal öldürücü (NKNK) hücre belirteçlerini yüzeyinde taşıyan, özellikle glikolipid yapılı antijenleri tanıma yeteneğine sahip olan NKTNKT hücreleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antijenleri, polimorfik olmayan ve MHCMHC Sınıf II benzeri yapıya sahip CD1dCD1d molekülü aracılığıyla tanırlar.

Answer

NKT hücreleri, antijenleri polimorfik olmayan CD1dCD1d molekülü aracılığıyla tanıyan özel bir lenfosit grubudur.
Doğru ifadeye göre NKTNKT hücreleri, antijenlerini polimorfik olmayan CD1dCD1d molekülü aracılığıyla tanırlar. NKTNKT hücreleri, konvansiyonel TT hücrelerinden farklı olarak protein antijenleri yerine glikolipit antijenleri (örneğin α\alpha-galaktozilseramid) tanımak üzere özelleşmişlerdir ve bu tanıma işlemi için klasik MHCMHC molekülleri yerine MHCMHC Sınıf II benzeri bir yapıya sahip olan CD1dCD1d molekülünü kullanırlar.

Step-by-Step Solution

1
NKTNKT hücrelerinin temel özelliklerini belirle.
Bu hücrelerin hem CD3CD3 (TT hücresi) hem de CD56CD56 (NKNK hücresi) markerlarını taşıdığını ve değişmez bir TCRTCR yapısına sahip olduğunu anımsa.
Hücre tipini doğru tanımlamak fonksiyonel özelliklerini tahmin etmeyi sağlar.
2
Antijen tanıma mekanizmasını analiz et.
NKTNKT hücrelerinin protein değil, lipit/glikolipit antijenleri tanıdığını ve bu tanıma için MHCMHC benzeri CD1dCD1d molekülüne ihtiyaç duyduğunu saptar.
Bu hücreleri konvansiyonel TT hücrelerinden ayıran en kritik fark budur.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
CD1dCD1d kullanımını belirten seçeneğin doğru olduğu, diğerlerinin (CD3CD3 yokluğu, sadece Th1Th1 yanıtı, timus bağımsızlığı) hatalı olduğu sonucuna var.
Yanlış önermeleri eleyerek kesin bilgiye ulaşılır.

Key Concept

NKT hücreleri, değişmez (invariantinvariant) bir TCRTCR kullanarak lipit antijenlerini CD1dCD1d aracılığıyla tanıyan, hem doğal hem de edinsel bağışıklık özelliklerini birleştiren hücrelerdir.

Practice More

Gamma-delta T hücrelerinin antijen tanıma özelliklerini ve yerleşim yerlerini NKT hücreleri ile karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 175Question

T lenfositlerin TCRCD3TCR-CD3 kompleksi aracılığıyla uyarılması sonucunda sitozolde serbest kalsiyum konsantrasyonu artar. Bu kalsiyum artışına yanıt olarak aktive olan kalsinörin (fosfataz) tarafından defosforile edilerek çekirdeğe giren ve başta **interlökin-2 (IL2IL-2)** olmak üzere sitokin genlerinin ekspresyonunu başlatan transkripsiyon faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: NFATNFAT (Nuclear factor of activated T cells)

Answer

NFAT (Nuclear factor of activated T cells), kalsinörin aracılığıyla aktive edilen ve T hücresi aktivasyonunun merkezinde yer alan transkripsiyon faktörüdür.
T lenfositlerin aktivasyonu sırasında TCR'den gelen sinyaller, kalsiyum kanallarını açarak sitoplazmada kalsiyum artışına neden olur. Bu artış, kalsiyum-bağımlı bir fosfataz olan kalsinörini aktive eder. Kalsinörin, sitoplazmada inaktif halde bulunan NFAT molekülünü defosforile eder. Defosforile olan NFAT çekirdeğe göç ederek IL-2 geninin promotor bölgesine bağlanır ve T hücresi proliferasyonu için şart olan IL-2 sentezini başlatır. Bu yolak, Siklosporin ve Takrolimus gibi immünsüpresif ilaçların da hedefidir.

Step-by-Step Solution

1
TCR ve CD3 kompleksinden gelen sinyal iletimi sonrası kalsiyum seviyelerindeki değişimi analiz et.
Antijen tanıma sonrası hücre içi kalsiyum artar ve kalsiyum-kalmodulin kompleksini oluşturur.
Kalsinörin aktivasyonu kalsiyum düzeyine bağımlıdır.
2
Kalsinörin enziminin spesifik etkisini belirle.
Kalsinörin bir fosfataz olarak görev yapar ve sitoplazmadaki NFAT proteinini defosforile eder.
Defosforilasyon, NFAT'ın nükleer lokalizasyon sinyalini açığa çıkarır.
3
Çekirdeğe giren faktörün sonucunu değerlendir.
NFAT çekirdeğe girerek IL-2 gibi sitokinlerin gen bölgelerine bağlanır ve transkripsiyonu başlatır.
Bu süreç T hücresinin proliferasyonu (çoğalması) için gereklidir.

Key Concept

T Hücre Aktivasyonu Sinyal İletim Yolu (NFAT ve Kalsinörin)
Estimated Time:1m 30s
Question 176Question

Doğal bağışıklık sisteminde sitozolik çift iplikli DNADNA (dsDNAdsDNA) sensörlerinin aktivasyonu, tip I interferon (IFNIFN) yanıtının tetiklenmesi için anahtar basamaktır. Sitozolde serbest halde bulunan dsDNAdsDNA'yı doğrudan saptayarak cGAMPcGAMP sentezini katalizleyen enzim ve bu sinyali endoplazmik retikulum (ERER) membranından IRF3IRF3 aktivasyonuna ileten adaptör molekül eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: cGAScGAS - STINGSTING

Answer

Sitozolik dsDNAdsDNA sensörü olarak görev yapan enzim Siklik GMPGMP-AMPAMP sentaz (cGAScGAS), bu sinyali ileten adaptör molekül ise STINGSTING proteinidir.
Sitozolik çift iplikli DNADNA'nın ana sensörü cGAScGAS (Siklik GMPGMP-AMPAMP sentaz) enzimidir. Bu enzim DNADNA ile etkileşime girdiğinde ATPATP ve GTPGTP'den cGAMPcGAMP sentezler. cGAMPcGAMP ise bir adaptör molekül olan STINGSTING'i (Stimulator of Interferon Genes) aktive eder. Bu yolak, antiviral savunmanın en güçlü bileşenlerinden biri olan tip I interferonların (IFNIFN-α\alpha ve IFNIFN-β\beta) üretimini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Sitozolik DNADNA tanıma aşamasının belirlenmesi
cGAScGAS enziminin serbest dsDNAdsDNA'ya bağlanması
Hücre sitoplazmasında serbest DNADNA bulunması patolojik (viral/bakteriyel veya hasar kaynaklı) bir durumdur ve cGAScGAS tarafından saptanır.
2
İkincil haberci sentezinin gerçekleşmesi
cGAMPcGAMP (siklik GMPGMP-AMPAMP) üretimi
cGAScGAS aktive olduğunda ATPATP ve GTPGTP moleküllerini kullanarak STINGSTING için güçlü bir ligand olan cGAMPcGAMP sentezini katalizler.
3
Sinyal iletimi ve efektör yanıtın başlatılması
STINGSTING aktivasyonu ve IRF3IRF3 fosforilasyonu
cGAMPcGAMP etkisiyle ERER membranındaki STINGSTING aktive olur, TBK1TBK1 kinaz aracılığıyla IRF3IRF3 transkripsiyon faktörünü uyararak tip I interferon sentezini başlatır.

Key Concept

cGAS-STING Yolu ve Sitozolik DNA Algısı
Estimated Time:1m 30s
Question 177Question

Otuz beş yaşında erkek hastaya, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle kadavradan böbrek nakli yapılıyor. Nakilden 10 gün sonra hastada idrar miktarında azalma ve greft üzerinde hassasiyet gelişiyor. Yapılan böbrek biyopsisinde peritübüler kapillerlerde vaskülit bulguları ve yoğun C4dC4d depolanması saptanıyor. Bu hastadaki reddetme (rejection) tablosundan sorumlu olan temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alıcıda yeni sentezlenen antikorların donör endotelindeki HLAHLA moleküllerine bağlanması ve kompleman sistemini aktive etmesi

Answer

Alıcıda yeni sentezlenen antikorların donör endotelindeki HLAHLA moleküllerine bağlanması ve kompleman sistemini aktive etmesi
Vakadaki 10 günlük süre akut reddetme penceresine uygundur. Biyopsi sonucunda bildirilen vaskülit ve özellikle C4dC4d birikimi, alıcının donör dokusuna (özellikle HLAHLA antijenlerine) karşı antikor geliştirdiğini ve bu antikorların klasik kompleman yolunu aktive ettiğini gösterir. Bu tablo 'Akut Humoral Reddetme' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik süreyi değerlendir.
Nakilden 10 gün sonra gelişen tablo 'akut' bir süreci işaret eder.
Hiperakut reddetme dakikalar/saatler içinde, kronik reddetme ise aylar/yıllar içinde gelişir.
2
Biyopsi bulgularını (vaskülit ve C4dC4d) analiz et.
C4dC4d, klasik kompleman yolunun aktivasyonu sonucu oluşan bir yıkım ürünüdür ve damar endoteline kovalent olarak bağlanır.
Vaskülit ve C4dC4d varlığı, hücresel yanıttan ziyade antikor aracılı (humoral) bir saldırı olduğunu kanıtlar.
3
Mekanizmayı tanımla.
Alıcının donör dokusuna karşı geliştirdiği yeni (de novo) antikorların neden olduğu 'Akut Humoral Reddetme' mekanizmasıdır.
Bu süreçte antikorlar HLAHLA moleküllerine bağlanarak kompleman bağımlı sitotoksisiteyi başlatır.

Key Concept

Akut humoral reddetme mekanizmasında C4dC4d depolanması tanısal bir kriterdir.
Question 178Question

Allojeneik böbrek transplantasyonu yapılan bir hastada, operasyondan 1414 gün sonra greft fonksiyonlarında ani bozulma saptanmıştır. Yapılan biyopside tübüller çevresinde yoğun mononükleer hücre infiltrasyonu ve tubulit izlenmiştir.

Bu klinik ve patolojik tabloya neden olan temel immünolojik düzenek aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alıcı T lenfositlerinin greftteki MHC moleküllerine karşı geliştirdiği hücre aracılı sitotoksik yanıt

Answer

Alıcı T lenfositlerinin greftteki MHC moleküllerine karşı geliştirdiği hücre aracılı sitotoksik yanıt
Akut rejeksiyon, nakilden sonraki ilk haftalar içinde gelişen ve temel olarak alıcı T lenfositlerinin donör MHC (HLA) moleküllerine karşı geliştirdiği sitotoksik ve gecikmiş tip hipersensitivite yanıtıdır. Biyopside görülen mononükleer hücre (lenfosit) infiltrasyonu, bu hücresel mekanizmanın tipik göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik süreyi değerlendir
Nakilden 1414 gün sonra gelişen tablo 'akut rejeksiyon' süreciyle uyumludur.
Hiperakut rejeksiyon dakikalar içinde, akut rejeksiyon günlere/haftalara yayılan süreçte, kronik rejeksiyon ise aylar/yıllar içinde gelişir.
2
Patolojik bulguyu analiz et
Mononükleer hücre infiltrasyonu ve tubulit, hücresel immün yanıtın baskın olduğunu gösterir.
T lenfosit aracılı (hücresel) hasar, akut rejeksiyonun en karakteristik patolojik özelliğidir.
3
İmmünolojik mekanizmayı belirle
Alıcıya ait sitotoksik T hücreleri (CD8+CD8^{+}) ve yardımcı T hücreleri (CD1+CD1^{+}), greftteki yabancı HLA moleküllerine yanıt verir.
Tip IVIV hipersensitivite reaksiyonu, akut hücresel rejeksiyonun temelini oluşturur.

Key Concept

Akut transplantasyon rejeksiyonu, alıcı T lenfositlerinin donör HLA antijenlerini doğrudan veya dolaylı tanıması sonucu gelişen hücre aracılı (Tip IVIV) bir bağışıklık yanıtıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 179Question

T lenfositlerin yüzeyinde bulunan antijen reseptör (TCRTCR) kompleksi; antijeni spesifik olarak tanıyan değişken polipeptit zincirleri ile bu tanıma olayını hücre içine ileten sabit protein gruplarından oluşur. Buna göre, TCRTCR kompleksi içerisinde antijenin tanınmasını takiben sinyal iletiminden (sinyal transdüksiyonu) sorumlu olan temel molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CD3CD3 molekülü

Answer

T hücre reseptör kompleksi içerisinde sinyal iletiminden sorumlu olan temel molekül CD3'tür.
T hücre reseptörünün (α\alpha ve β\beta zincirleri) antijeni tanıması sonrasında oluşan biyokimyasal sinyaller, TCR ile non-kovalent bağlarla ilişkili olan CD3CD3 protein kompleksi (γ\gamma, δ\delta, ϵ\epsilon zincirleri) ve zeta zincirleri aracılığıyla hücre içine iletilir. Bu yapı T hücresinin aktivasyonu için gerekli olan 'birinci sinyali' oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
TCR kompleksinin yapısını analiz et.
TCR kompleksi, antijeni tanıyan αβ\alpha\beta (veya γδ\gamma\delta) heterodimeri ile sinyal ileten CD3CD3 ve zeta (ζ\zeta) zincirlerinden oluşur.
Değişken zincirlerin sitoplazmik kuyrukları sinyal iletemeyecek kadar kısa olduğu için yardımcı proteinlere ihtiyaç duyulur.
2
Seçeneklerdeki moleküllerin işlevlerini karşılaştır.
CD3CD3, ITAM (immünoreseptör tirozin tabanlı aktivasyon motifleri) aracılığıyla sinyali hücre içine aktarır.
CD4CD4 ve CD8CD8 ko-reseptör, CD28CD28 ko-stimülatör, CD19CD19 ise B hücresi belirtecidir.

Key Concept

TCR-CD3 Kompleksi ve Sinyal İletimi
Estimated Time:45s
Question 180Question

İnflamasyonun erken evrelerinde makrofajlar tarafından üretilen, hipotalamus üzerindeki etkisiyle vücut ısısının artmasına (ateş) neden olan temel endojen pirojen sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterlökin-1 (IL1IL-1)

Answer

İnterlökin-1 (IL1IL-1)
İnterlökin-1 (IL1IL-1), makrofajlar tarafından salgılanan temel pro-inflamatuar sitokinlerden biridir. Hipotalamustaki termoregülasyon merkezinde prostaglandin E2E_2 sentezini uyararak vücut ısısının yükselmesine (ateş) neden olur ve tıpta 'en önemli endojen pirojen' olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Ateş yükselmesine (pirojenez) neden olan temel sitokinleri belirle.
İnterlökin-1 (IL1IL-1), TNFαTNF-\alpha ve İnterlökin-6 (IL6IL-6) pro-inflamatuar sitokinlerdir.
Bu sitokinler hipotalamusu etkileyerek prostaglandin sentezini artırır.
2
Makrofaj kaynaklı en güçlü endojen pirojeni seç.
İnterlökin-1 (IL1IL-1).
TUS formatında 'temel pirojen' denildiğinde ilk akla gelen sitokin IL1IL-1’dir.

Key Concept

İnterlökin-1 (IL1IL-1), makrofajlardan salgılanan ve ateşi tetikleyen en önemli endojen pirojendir.
Estimated Time:45s
PreviousPage 9 / 33Next
Temel İmmünoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 9 | Examkin