Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 questions

Question 201Question

Kırsal alanda ana köye bağlı olarak kurulan yerleşim birimlerinde, yerleşmenin kalıcı ya da geçici olmasını belirleyen en temel faktör yürütülen ekonomik faaliyetin türüdür. Tarım faaliyetlerinin yürütülebildiği alanlarda yerleşmeler genellikle yıl boyu kullanılırken (kalıcı), sadece hayvancılığa dayalı olan alanlar genellikle mevsimlik (geçici) özellik gösterir.

Buna göre, aşağıdaki köy altı yerleşmelerinden hangisi, temel ekonomik faaliyetin hayvancılığa dayalı olması nedeniyle "geçici" yerleşmeler grubunda yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Oba

Answer

Temel ekonomik faaliyetin hayvancılığa dayalı olması nedeniyle geçici yerleşmeler grubunda yer alan yerleşme tipi obadır.
Oba yerleşmeleri, temel olarak hayvancılık faaliyetlerine dayalıdır ve göçebe yaşam tarzının bir sonucu olarak sadece yılın belirli dönemlerinde (mevsimlik) kullanılan geçici yerleşmeler kategorisinde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Köy altı yerleşmelerinin sınıflandırmasını hatırla.
Köy altı yerleşmeleri; kalıcı (mahalle, divan, mezra, çiftlik) ve geçici (yayla, kom, ağıl, oba, dam, dalyan) olarak ikiye ayrılır.
Yerleşme süresini belirleyen temel unsur yapılan ekonomik faaliyettir (tarım=kalıcı, hayvancılık=geçici).
2
Seçeneklerdeki yerleşme tiplerini ekonomik faaliyet ve süre bakımından analiz et.
Mahalle, divan, mezra ve çiftlikte tarım yapıldığı için bunlar kalıcıdır. Obada ise göçebe hayvancılık ön planda olduğu için geçicidir.
Soru kökünde hayvancılığa dayalı ve geçici olan yerleşme tipi sorulmaktadır.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinde ekonomik faaliyet ve yerleşme süresi ilişkisi
Question 202Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri ve su kaynaklarının yanı sıra beşerî ihtiyaçlar da etkili olmaktadır. Yer şekillerinin sade olduğu ovalık alanlarda; evlerin bir köy meydanı, su kuyusu ya da ibadethane gibi merkezi bir unsurun etrafında birbirine yakın ve halkalar oluşturacak şekilde inşa edilmesiyle bir yerleşme dokusu ortaya çıkar.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu yerleşme dokusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dairesel yerleşme

Answer

Yerleşme çekirdeğinin etrafında halkalar şeklinde gelişen ve genellikle düz arazilerde görülen bu doku dairesel yerleşmedir.
Dairesel yerleşme, yer şekillerinin düz olduğu kırsal alanlarda, evlerin köy meydanı veya ibadethane gibi merkezi bir noktanın etrafında dairesel hatlar oluşturarak inşa edilmesiyle oluşur. Bu yerleşmelerde merkezden dışa doğru bir genişleme söz konusudur.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşmenin odak noktasını ve gelişim yönünü analiz etmek.
Yerleşmenin köy meydanı veya kuyu gibi bir merkez etrafında toplandığı belirlenmiştir.
Yerleşme dokuları, meskenlerin dağılış biçimine göre isimlendirilir.
2
Meskenlerin diziliş formunu değerlendirmek.
Evlerin merkezden dışa doğru 'halkalar' şeklinde dizildiği görülmektedir.
Dairesel yerleşmelerde büyüme merkezi bir noktadan çevreye doğru halkasal bir formda gerçekleşir.
3
Yer şekilleri ile olan ilişkiyi kurmak.
Bu tip geometrik düzenli yerleşmelerin engelsiz, düz ovalarda gelişebileceği sonucuna varılır.
Engebeli araziler dairesel formun bozulmasına neden olur.

Key Concept

Yerleşme Dokuları (Dairesel Dokulu Yerleşme)

Hints

1
Yerleşmenin geometrik şekline ve büyüme yönüne odaklanın.
2
Merkezi bir meydan veya kuyu etrafında toplanan evlerin hangi şekli oluşturduğunu düşünün.
3
Engelsiz düzlüklerde bir merkez etrafında genişleyen halkasal yapıya dairesel yerleşme denir.

Practice More

Yer şekillerinin engebeli olduğu ve su kaynaklarının her yere dağıldığı Karadeniz Bölgesi'ndeki doku ile bu dokuyu karşılaştırınız.
Estimated Time:45s
Question 203Question

Türkiye'de aktif nüfusun (çalışan nüfusun) ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımı yıllar içinde önemli bir değişim göstermiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarım sektöründe çalışanların oranı yaklaşık %80\%80 civarındayken, günümüzde bu oranın %15\%15 seviyelerine gerilediği, buna karşılık hizmetler ve sanayi sektörlerinin payının belirgin şekilde arttığı görülmektedir. Türkiye'nin nüfusunun yapısal özelliklerindeki bu değişim aşağıdakilerden hangisinin temel göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Ülkenin sosyo-ekonomik açıdan gelişmişlik düzeyinin yükseldiğinin

Answer

Ekonomik faaliyet kollarındaki bu değişim, Türkiye'nin sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyesinin arttığını gösterir.
Aktif nüfusun ekonomik faaliyet kollarına (tarım, sanayi, hizmet) dağılımı, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen en önemli yapısal özelliklerden biridir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarımsal faaliyetlerin baskın olması geleneksel yapıya işaret ederken; günümüzde hizmetler sektörünün payının %50\%50'nin üzerine çıkması ve sanayinin gelişmesi, Türkiye'nin sosyo-ekonomik açıdan katettiği mesafeyi ve modernleşme sürecini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Verilen verilerin analiz edilmesi
Tarım sektöründeki çalışan oranının %80\%80'den %15\%15'e düştüğü, hizmet ve sanayi payının arttığı tespit edilir.
Sektörel dağılımdaki değişim yönünü belirlemek için başlangıç ve sonuç verileri karşılaştırılmalıdır.
2
Ekonomik faaliyet kolları ile gelişmişlik arasındaki ilişkinin kurulması
Gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelerde birincil (tarım) faaliyetlerden, ikincil (sanayi) ve üçüncül (hizmet) faaliyetlere geçiş yaşandığı bilgisi kullanılır.
Nüfusun yapısal özelliklerindeki değişimlerin neyi simgelediğini anlamak için coğrafi prensipler uygulanmalıdır.
3
Sonucun yorumlanması
Bu yapısal dönüşümün Türkiye'nin modern bir ekonomik yapıya evrildiğinin ve gelişmişlik düzeyinin arttığının kanıtı olduğu sonucuna varılır.
İstihdamın niteliğindeki değişim, ülkenin genel kalkınma profili hakkında en sağlıklı veriyi sunar.

Key Concept

Aktif Nüfusun Sektörel Dağılımı ve Gelişmişlik İlişkisi

Hints

1
Gelişmiş ülkelerde çalışan nüfusun en büyük payı hangi sektöre aittir?
2
Tarımda çalışan oranının düşmesi, tarlalarda üretimin durduğu anlamına mı gelir yoksa teknolojinin işin içine girdiğini mi gösterir?
3
Sanayi ve hizmet sektörlerindeki büyüme bir ülkenin modernleşmesi ve kalkınmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Practice More

Türkiye'de nüfusun yaş gruplarına göre dağılımını (ortanca yaşın yükselmesi) ve bunun sonuçlarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Clark-Fisher modeline göre ülkeler geliştikçe işgücü birincil faaliyetlerden (tarım) üçüncül (hizmet) faaliyetlere kayar. Türkiye'deki bu trendi bu model üzerinden düşünebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 204Question

Türkiye'de 19271927 yılında yapılan ilk nüfus sayımından günümüze kadar geçen süreçte, nüfus artış hızı yıllara göre dalgalanmalar gösterse de toplam nüfus miktarı her sayım döneminde bir önceki döneme göre artış göstermiştir.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nüfus artış hızının hiçbir sayım döneminde binde sıfırın altına düşmemiş olması

Answer

Toplam nüfus miktarının sürekli artmasının temel nedeni, nüfus artış hızının binde sıfırın altına düşmemiş olmasıdır.
Türkiye'de Cumhuriyet tarihinden itibaren yapılan tüm sayımlarda nüfus artış hızı dalgalanmalar gösterse de (örneğin 1945'te düşmüş, 1960'ta yükselmiştir) bu oran hiçbir zaman binde sıfırın altına düşmemiştir. Bir ülkede nüfus artış hızı pozitif olduğu sürece, artış hızı azalsa dahi toplam nüfus miktarı artmaya devam eder. Bu nedenle Türkiye nüfusu her sayım döneminde bir önceki döneme göre daha fazla çıkmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi Yapma
Nüfus artış hızı ve toplam nüfus miktarı arasındaki fark ayırt edilir.
Hızın azalmasının nüfusun azalması değil, artışın yavaşlaması anlamına geldiğini anlamak için gereklidir.
2
Verileri Yorumlama
Türkiye'de nüfus artış hızının her zaman pozitif (binde sıfırın üstünde) olduğu görülür.
Artış hızı pozitif olduğu sürece toplam miktarın her dönem bir önceki dönemi geçeceği matematiksel bir gerçektir.

Key Concept

Nüfus Artış Hızı ve Miktar İlişkisi

Practice More

Nüfus artış hızının en düşük olduğu dönemleri (1945 ve 2023 gibi) ve bu düşüşlerin nedenlerini (savaş tehlikesi, pandemi vb.) incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 205Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme hızı ve fonksiyonel çeşitliliği üzerinde sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçimi doğrudan etkilidir. Bazı şehirlerde sanayi tesisleri doğrudan hammadde kaynağının bulunduğu alanlarda kurulurken (hammaddeye yakınlık), bazılarında ise hammaddenin dışarıdan getirilip işlenmesine olanak sağlayan ulaşım ve liman imkânları (ulaşım/hinterland) kentsel gelişimin temel dinamiğini oluşturmuştur.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşmelerden hangisinin sanayi fonksiyonu kazanmasında ve kentsel büyüme sürecinde, hammaddeye yakınlık faktöründen ziyade ulaşım ve liman imkânları birincil derecede etkili olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Samsun

Answer

Samsun şehri, bakır madeni rezervine sahip olmamasına rağmen, ulaşım ve liman olanakları sayesinde bir sanayi ve liman şehri olarak gelişmiştir.
Samsun şehri, Orta Karadeniz'de dağların kıyının gerisinde yükselmesi sayesinde geniş bir art bölgeye (hinterland) ve gelişmiş ulaşım bağlantılarına sahiptir. Şehirde bulunan Karadeniz Bakır İşletmeleri, Samsun'da bakır madeni çıkarılmamasına rağmen, Kastamonu-Küre gibi merkezlerden gelen hammaddenin işlenmesi için liman ve ulaşım avantajı nedeniyle burada kurulmuştur. Bu durum, şehrin gelişiminde lojistik ve liman fonksiyonunun hammadde varlığından daha etkili olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki şehirlerin baskın sanayi kollarını ve hammadde kaynaklarını belirle.
Batman-Petrol, Seydişehir-Alüminyum, Elazığ-Krom/Bakır, Samsun-Bakır, Yatağan-Linyit.
Şehrin fonksiyonel kimliğini anlamak için sanayi-maden ilişkisini kurmak gerekir.
2
Hangi sanayi kolunun hammadde sahasında, hangisinin lojistik avantajla kurulduğunu analiz et.
Batman, Seydişehir, Elazığ ve Yatağan'da hammadde çıkarılırken; Samsun'da bakır madeni çıkarılmaz.
Samsun'daki bakır işletmelerinin hammaddesi Kastamonu - Küre'den deniz yolu ve kara yoluyla getirilmektedir.
3
Lojistik ve hinterland kavramlarını şehir bazlı karşılaştır.
Samsun, Karadeniz'in en geniş hinterlandına ve ulaşım ağlarına sahip liman şehridir.
Hinterlandı geniş olan liman şehirleri, hammaddesi dışarıdan gelen sanayi kolları için ideal merkezlerdir.

Key Concept

Sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde hammaddeye yakınlık ile ulaşım/pazar olanaklarının kentsel gelişime etkisi.

Hints

1
Sanayi tesislerinin yer seçiminde 'ulaşım' ilkesi, genellikle liman şehirlerinde karşımıza çıkar.
2
Kastamonu - Küre'den çıkarılan bakırın neden Samsun'da işlendiğini düşünün.

Practice More

İskenderun ve Ereğli-Karabük arasındaki 'enerji kaynağına yakınlık' ve 'ulaşım' farkını inceleyerek kentsel fonksiyon analizini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 206Question

Türkiye'de özellikle 20142014 yılından sonra hazırlanan kalkınma planlarında ve hükümet programlarında, nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik teşvik edici politikalar ve yasal düzenlemeler (doğum yardımları, çalışan annelere yönelik haklar vb.) ön plana çıkmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin bu yönde bir politika değişikliğine gitmesinin temel nedenidir?

Show answer & explanation

Answer: Yaşlı nüfus oranının artış göstermesi ve genç nüfus yapısının korunmak istenmesi

Answer

Doğru cevap, yaşlı nüfus oranının artış göstermesi ve genç nüfus yapısının korunmak istenmesi durumudur.
Türkiye'de son yıllarda nüfus artış hızı belirgin bir şekilde azalmış ve nüfus yaşlanma sürecine girmiştir. Bu durum gelecekte 'genç ve dinamik nüfus' avantajının kaybedilmesi riskini doğurduğu için devlet, 20142014 yılından itibaren nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen teşvik edici politikaları benimsemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin güncel demografik verilerini ve nüfus piramidindeki değişimi analiz etmek.
Doğum oranlarının hızla düştüğü ve ortanca yaşın yükseldiği (nüfusun yaşlandığı) görülmektedir.
Politika değişiklikleri, mevcut nüfusun yapısal sorunlarını çözmeye yöneliktir.
2
20142014 sonrası politika söylemlerindeki temel kaygıyı belirlemek.
Genç nüfus dinamizmini kaybetme ve gelecekte iş gücü sıkıntısı yaşama riski tespit edilmiştir.
Nüfus artış hızının yenilenme eşiği olan 2.12.1 seviyesinin altına düşmesi, devletin müdahale etmesini gerektirmiştir.

Key Concept

Nüfusun Yaşlanması ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması

Practice More

Türkiye'nin nüfus piramidinin son yıllardaki değişimini (tabanın daralması, tavanın genişlemesi) inceleyerek nüfusun yaşlanma sürecini analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 207Question

Nüfusun bir yerden başka bir yere hareket etmesinde, mevcut konumdaki yaşamı zorlaştıran olumsuzluklar "itici", hedef konumdaki yaşamı cazip kılan avantajlar ise "çekici" faktörler olarak tanımlanır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir göç hareketinin oluşmasında etkili olan "çekici" (pull) nedenlerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Nitelikli iş gücünün (beyin göçü), araştırma ve geliştirme olanakları daha geniş olan merkezlere yönelmesi

Answer

Nitelikli iş gücünün (beyin göçü), araştırma ve geliştirme olanakları daha geniş olan merkezlere yönelmesi
Araştırma ve geliştirme olanaklarının daha geniş olması, hedef alanın sunduğu pozitif bir imkandır. Bu durum, nitelikli bireyleri (beyin göçü) o bölgeye çeken bir unsurdur. Dolayısıyla bu durum, göçe neden olan 'çekici' faktörler kapsamına girer.

Step-by-Step Solution

1
Göç terminolojisinde 'itici' ve 'çekici' kavramlarını analiz et.
İtici faktörler mevcut yerdeki olumsuzluklar, çekici faktörler ise hedef yerdeki imkanlardır.
Soruda istenen 'çekici' faktörü belirlemek için olumlu bir fırsat aramak gerekir.
2
Seçeneklerdeki durumların niteliğini değerlendir.
Araştırma ve geliştirme olanaklarının genişliği (seçenek B), hedef bölgenin sunduğu bir avantajdır.
Diğer seçeneklerdeki (A, C, D, E) durumlar ise kişiyi bulunduğu yerden uzaklaştıran sorunlardır.

Key Concept

Göçü tetikleyen itici (olumsuz) ve çekici (olumlu) faktörlerin ayrımı.

Practice More

Göçlerin sonucunda şehirlerde ortaya çıkan plansız kentleşme ve altyapı sorunlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 208Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekillerinin engebe durumu ve su kaynaklarının bolluğu; yerleşmenin sürekliliği üzerinde ise temel ekonomik faaliyetlerin tarım ya da hayvancılığa dayalı olması belirleyicidir. Bazı yerleşmeler, birden fazla ünitenin idari veya ekonomik bağlarla bir araya gelmesiyle oluşurken, bazıları tek bir aile veya sülalenin mevsimlik kullanımına ayrılmıştır.

Buna göre; yerleşme tipi, yaygın olduğu bölge, dokusu ve sürekliliği dikkate alındığında aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi coğrafi prensiplerle tamamen örtüşmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Batı Karadeniz / Divan / Dağınık dokulu / Kalıcı yerleşme

Answer

Batı Karadeniz'de yer alan Divan yerleşmesi, dağınık dokulu ve kalıcı bir yerleşme tipidir.
Doğru seçenek olan Batı Karadeniz'deki Divan yerleşmesi, bölgenin engebeli topoğrafyası ve su kaynaklarının her yere dağılmış olması nedeniyle dağınık bir dokuya sahiptir. Ekonomik olarak tarımsal faaliyetlerin yıl boyunca devam etmesi, Divan'ı kalıcı köy altı yerleşmeleri sınıfına sokar. Bu durum fiziki ve ekonomik coğrafya prensipleriyle tam bir uyum gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme sürekliliğini analiz et
Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik kalıcı; Yayla, Kom, Oba, Dam, Ağıl geçici yerleşmelerdir.
Ekonomik faaliyetin tarıma dayalı olması kalıcılığı, mevsimlik hayvancılığa dayalı olması geçiciliği belirler.
2
Yerleşme dokusunu bölge bazında analiz et
Karadeniz gibi engebeli ve bol su olan yerlerde dağınık; İç ve Güneydoğu Anadolu gibi suyun az olduğu yerlerde toplu doku görülür.
Su kaynaklarının dağılımı ve yer şekilleri dokuyu doğrudan etkiler.
3
Seçeneklerdeki tüm değişkenleri karşılaştır
Seçeneklerdeki yerleşme-bölge-doku-süreklilik dörtlüsünden sadece Divan örneği tam uyumludur.
Divan, Batı Karadeniz'de mahallelerin (ünitelerin) birbirinden uzak (dağınık) kurulup tek idari birim sayıldığı kalıcı bir yapıdır.

Key Concept

Kırsal Yerleşmelerde Doku ve Süreklilik İlişkisi
Question 209Question

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri, yerleşme süresine göre 'kalıcı' ve 'geçici' yerleşmeler olarak iki gruba ayrılır. Kalıcı yerleşmelerde temel ekonomik faaliyet tarım iken, geçici yerleşmelerde hayvancılık faaliyetleri ön plandadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki kalıcı köy altı yerleşmelerine örnek gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Mezra

Answer

Mezra, tarımsal faaliyetlerin sürekliliği nedeniyle yıl boyunca kullanılan kalıcı bir köy altı yerleşmesidir.
Mezra yerleşmesi; temelinde tarımsal faaliyetlerin yattığı, genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülen ve insanların yılın tamamını geçirdiği kalıcı bir yerleşme türüdür.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme türlerini sürelerine göre sınıflandır.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Soruda kalıcı olan yerleşme türü sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki yerleşmeleri bu sınıflandırmaya göre kontrol et.
Mezra kalıcı; yayla, oba, kom ve ağıl ise geçicidir.
Mezralar özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarımsal üretimin devamlılığı nedeniyle yıl boyu kullanılır.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik durumuna göre sınıflandırılması
Estimated Time:45s
Question 210Question

Türkiye'de bazı kıyı şehirlerinin gelişiminde liman fonksiyonu belirleyici bir role sahiptir. Ancak bir liman şehrinin mekânsal olarak büyümesi ve ticaret hacminin artması, sadece limanın varlığına değil, o limanın iç kesimlerle olan ulaşım bağlantılarına ve 'hinterland' (art bölge) genişliğine bağlıdır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi doğal bir limana sahip olmasına rağmen, hinterlandının dar olması nedeniyle kentsel ve fonksiyonel gelişimini diğer kıyı şehirleri kadar hızlandıramamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sinop

Answer

Hinterlandının dar olması nedeniyle gelişimi sınırlı kalan şehir Sinop'tur.
Sinop, Türkiye'nin en önemli doğal limanlarından birine sahip olmasına rağmen, kentsel gelişimini yeterince tamamlayamamıştır. Bunun temel sebebi, şehrin hemen güneyinde yer alan Küre Dağları'nın ulaşımı zorlaştırması ve buna bağlı olarak limanın art bölgesinin (hinterland) çok dar kalmasıdır. Bu durum, ticaretin ve sanayinin gelişmesini engelleyerek şehrin fonksiyonel büyümesini sınırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Liman şehirlerinin gelişiminde art bölge (hinterland) kavramının önemini analiz et.
Bir limanın iç kesimlerle olan ulaşım bağlantıları ne kadar güçlüyse, şehrin ticaret kapasitesi ve kentsel büyümesi o kadar artar.
Liman fonksiyonu, hinterland genişliği ile doğrudan ilişkilidir.
2
Verilen şehirlerin topografik özelliklerini ve iç kesimlerle olan ulaşım olanaklarını karşılaştır.
İzmir, Mersin, Samsun ve İskenderun; doğal geçitler veya yer şekillerinin uygunluğu sayesinde geniş bir hinterlanda sahipken, Sinop dağlık engeller nedeniyle izole kalmıştır.
Küre Dağları'nın kıyıya yakın ve yüksek uzanışı ulaşım maliyetlerini ve erişilebilirliği olumsuz etkiler.
3
Sinop'un doğal liman avantajı ile ulaşım dezavantajını birlikte değerlendir.
Sinop, Karadeniz'in en korunaklı doğal limanı olmasına rağmen, zayıf hinterland nedeniyle ticari olarak geri kalmıştır.
Kentsel gelişimde ulaşım ve ticaret fonksiyonu, sadece doğal avantajlardan daha belirleyici olabilir.

Key Concept

Hinterland (Art Bölge) ve Kentsel Gelişim İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 211Question

Türkiye'de 19801980 yılından günümüze kadar geçen süreçte demografik yapıda belirgin değişimler yaşanmıştır. Bu süreçte doğurganlık oranlarının azalması ve sağlık hizmetlerinin gelişmesi, yaş gruplarının toplam nüfus içindeki oranlarını doğrudan etkilemiştir.

Verilen grafikteki eğilimler ve Türkiye'nin güncel nüfus yapısı dikkate alındığında, nüfusun yapısal özelliklerine dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Doğurganlık hızının düşmesine bağlı olarak çocuk bağımlı nüfus oranı azalırken, ortalama yaşam süresinin uzamasıyla yaşlı bağımlı nüfusun payı artmaktadır.

Answer

Doğurganlık hızının düşmesiyle çocuk bağımlı nüfus oranının azalması ve yaşam süresinin uzamasıyla yaşlı nüfusun payının artması söylenebilir.
Türkiye'de son yıllarda TÜİK verilerine göre doğum oranları hızla düşmekte, bu da çocuk bağımlı nüfusun payını azaltmaktadır. Aynı zamanda yaşam standartlarının yükselmesiyle yaşlı nüfus payı artarak demografik yapı 'yaşlı nüfus' karakterine doğru evrilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Yaş grupları verilerini analiz et.
19801980'den 20232023'e 0140-14 yaş grubu oranının yakl. %38\%38'den %21,4\%21,4'e düştüğü görülür.
Doğurganlık hızının düşmesi çocuk nüfus payını azaltır.
2
Yaşlı nüfus verilerini analiz et.
65+65+ yaş grubunun payının yakl. %4,7\%4,7'den %10,2\%10,2'ye çıktığı görülür.
Sağlık koşullarının iyileşmesi yaşlı nüfus payını artırır.
3
Bağımlılık türlerini ilişkilendir.
Çocuk bağımlılık azalırken yaşlı bağımlılık artış göstermektedir.
Yapısal değişim bağımlı nüfusun kompozisyonunu değiştirmiştir.

Key Concept

Türkiye'de demografik geçiş süreci ve nüfusun yaşlanması
Estimated Time:1m 30s
Question 212Question

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri incelendiğinde; doğum oranlarının azalmasına bağlı olarak çocuk nüfus oranının gerilediği, ortalama yaşam süresinin uzamasıyla da yaşlı nüfus oranının arttığı görülmektedir. Bu durum Türkiye nüfusunun 'demografik dönüşüm' sürecinde olduğunu ve nüfusun yapısal olarak yaşlandığını kanıtlamaktadır. Nüfus yapısındaki bu değişimin, gelecekte Türkiye'de aşağıdakilerden hangisine olan ihtiyacı daha fazla artırması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin korunması ve yaşlı sağlığı hizmetlerine yönelik kamusal yatırımların

Answer

Sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin korunması ve yaşlı sağlığı hizmetlerine yönelik kamusal yatırımların artırılması gerekmektedir.
Türkiye demografik dönüşümün ileri aşamalarına geçtikçe, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı %10 barajını aşmış ve 'yaşlı nüfuslu ülkeler' kategorisine girmiştir. Bu durum, çalışma çağındaki nüfusun bakmakla yükümlü olduğu emekli ve yaşlı sayısının artmasına (yaşlı bağımlılık oranı) neden olur. Bu nedenle, sosyal güvenlik sisteminin mali dengesinin korunması ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetlerinin (geriatri vb.) geliştirilmesi, kamu yönetiminin en temel ihtiyacı haline gelecektir.

Step-by-Step Solution

1
Nüfus verilerindeki değişim trendini analiz etme
Doğum oranlarının düşmesiyle 0-14 yaş grubunun payının azaldığı, ortalama ömrün uzamasıyla 65+ yaş grubunun payının arttığı tespit edilir.
Soruda verilen demografik göstergelerin nüfusun yaş yapısı üzerindeki temel etkisini belirlemek için gereklidir.
2
Demografik değişimin sosyo-ekonomik yansımalarını değerlendirme
Yaşlı bağımlı nüfusun artacağı, bunun da emeklilik sistemleri (sosyal güvenlik) ve geriatri hizmetleri üzerinde baskı oluşturacağı sonucuna varılır.
Yaş yapısındaki kaymanın devletin bütçe ve planlama önceliklerini nasıl etkileyeceğini anlamak için gereklidir.
3
Geleceğe yönelik kamu politikası ihtiyacını belirleme
Emeklilik fonlarının sürdürülebilirliği ve yaşlı sağlığına yönelik yatırımların en öncelikli alan haline geleceği sonucuna ulaşılır.
Demografik dönüşüm sürecindeki ülkelerin karşılaşacağı temel yapısal zorunluluğu tespit etmek için gereklidir.

Key Concept

Nüfusun yaş yapısındaki değişimin bağımlılık oranları ve kamu harcama dengeleri üzerindeki etkisi.

Hints

1
Türkiye'de doğum oranlarının azaldığını ve yaşlı nüfusun payının arttığını göz önünde bulundurun.
2
Bağımlı nüfus kavramını hatırlayın; genç bağımlılık azalırken yaşlı bağımlılık oranında nasıl bir değişim olur?
3
Gelecekte artacak olan yaşlı nüfusun devletten en çok hangi alanlarda (sağlık, maaş vb.) hizmet bekleyeceğini düşünün.

Practice More

Türkiye'nin nüfus piramidinin son 50 yıldaki taban daralmasını ve tavan genişlemesini inceleyerek 'Demografik Fırsat Penceresi' kavramını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 213Question

Türkiye'de kırsal yerleşme dokuları üzerinde yer şekilleri, su kaynakları ve arazi kullanımı gibi faktörler belirleyicidir. Bazı yerleşmeler, dağ yamaçları ile ovaların birleştiği "dağ eteği" (piemonte) zonlarında, belirli bir hat boyunca uzanış gösterir. Bu tür yerleşmelere Bursa Ovası'nın güney kenarı veya Aydın Dağları'nın eteklerinde sıkça rastlanmaktadır.

Buna göre, bahsedilen "dağ eteği yerleşmeleri"nin çizgisel bir doku kazanmasındaki temel coğrafi neden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Su kaynaklarının (fay kaynakları/yamaç kaynakları) bir hat boyunca yüzeye çıkması

Answer

Dağ eteği (piemonte) yerleşmelerinin çizgisel doku kazanmasındaki temel neden, su kaynaklarının (fay veya yamaç kaynakları) bir hat boyunca yüzeye çıkmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, su kaynaklarının (fay veya yamaç kaynakları) bir hat boyunca sıralanmasını vurgulamaktadır. Türkiye coğrafyasında, özellikle kırıklı (faylı) yapıların yaygın olduğu dağ eteklerinde, yeraltı suları bu kırıklar boyunca yüzeye çıkar. Yerleşme birimleri de temel ihtiyaç olan suya erişimi kolaylaştırmak adına bu su kaynaklarını takip ederek yan yana dizilir ve çizgisel bir doku oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Konum Analizi
Yerleşmenin "dağ eteği" (piemonte) zonunda olduğu saptandı.
Soruda belirtilen Bursa ve Aydın örnekleri, dağ ile ovanın birleştiği geçiş alanlarını ifade eder.
2
Doku Tespiti
Yerleşmenin "çizgisel" (hat boyu) bir karakter sergilediği belirlendi.
Konutların belirli bir hat (çizgi) üzerinde sıralanması, sınırlayıcı bir faktörün varlığına işaret eder.
3
Fiziki Coğrafya İlişkisi
Su kaynaklarının dağılımı ile yerleşme düzeni eşleştirildi.
Dağ eteklerindeki fay hatları, yeraltı sularının bir hat boyunca yüzeye çıkmasını sağlar; yerleşme de bu su hattını izler.

Key Concept

Hidrografik kontrol ve yerleşme dokusu ilişkisi

Hints

1
Bursa ve Aydın gibi şehirlerin çevrelerini ve dağların ovanın bittiği yerdeki konumunu düşünün.
2
Çizgisel yerleşme sadece yol boyunca olmaz; doğada suyun bir çizgi şeklinde çıktığı 'kaynak hatları' vardır.
3
Dağ eteklerindeki fay hatları, yeraltı suyunun belirli bir hizada yüzeye çıkmasına neden olur; evler bu su hizasını takip eder.

Practice More

Türkiye'deki 'yol boyu' (çizgisel) ve 'vadi boyu' (çizgisel) yerleşme örnekleri ile dağ eteği yerleşmelerini karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 214Question

I. Murgul
II. Tavşanlı
III. Batman
IV. Soma

Türkiye'de bazı yerleşmelerin küçük birer kasaba veya köy iken hızla büyüyerek şehir özelliği kazanmasında, yakın çevresindeki yer altı kaynaklarının işletilmeye başlanması belirleyici olmuştur.

Yukarıda verilen yerleşmelerin şehirleşme süreçleri ve mekânsal gelişimleri dikkate alındığında, bu yerleşmelerin ortak fonksiyonel kimliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Madencilik

Answer

Madencilik fonksiyonu, verilen tüm merkezlerin ortak gelişim sebebidir.
Verilen yerleşmelerin ortak noktası, her birinin zengin bir yer altı kaynağına (Murgul'da bakır, Tavşanlı ve Soma'da linyit, Batman'da petrol) sahip olması ve şehirleşme süreçlerinin bu madenlerin işletilmesine bağlı olarak başlamasıdır. Bu nedenle bu şehirler fonksiyonel olarak 'maden şehri' kategorisinde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşmelerin bulundukları illeri ve öne çıkan kaynaklarını belirle.
Murgul (Artvin) bakır, Tavşanlı (Kütahya) linyit, Batman petrol, Soma (Manisa) linyit yataklarına sahiptir.
Her bir yerleşmenin hangi ekonomik kaynakla özdeşleştiğini saptamak gerekir.
2
Belirlenen kaynakların hangi ekonomik faaliyet koluna girdiğini analiz et.
Bakır, linyit ve petrol yer altı kaynakları olduğu için bu faaliyetler madencilik kapsamında değerlendirilir.
Fonksiyonel sınıflandırma yapmak için faaliyet türünü belirlemek gerekir.
3
Yerleşmelerin tarihsel gelişimini bu fonksiyonla ilişkilendir.
Bu merkezlerin tamamı, söz konusu madenlerin işletmeye açılmasıyla nüfuslanmış ve şehirleşmiştir.
Şehrin kuruluş ve gelişimindeki ana etkenin ortak olup olmadığını teyit etmek gerekir.

Key Concept

Maden Şehirleri ve Fonksiyonel Sınıflandırma

Practice More

Diğer fonksiyonel şehir türlerini (Eğitim şehri: Eskişehir, İdari şehir: Ankara, Din şehri: Konya-Şanlıurfa) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 215Question

Türkiye'de kentsel hiyerarşi ve fonksiyonel gelişim süreçleri incelendiğinde, bazı şehirlerin gelişimi bir ana metropolün (odak kent) yüksek maliyetler ve yer darlığı nedeniyle sanayi, lojistik veya konut fonksiyonlarını dışarıya kaydırmasıyla (desantralizasyon) şekillenirken; bazı şehirler ise coğrafi konumları ve yerel girişimcilik potansiyelleri sayesinde ana merkezlerden bağımsız, 'içsel sermaye ve özgün üretim' dinamikleriyle birer bölgesel cazibe merkezi haline gelmiştir.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi fonksiyonel özellikleri ve hinterland yapısı bakımından diğerlerinden farklı olarak, bir metropolün yayılma alanında kalmak yerine kendi iç dinamikleriyle 'bağımsız bir bölgesel büyüme kutbu' kimliği sergilemektedir?

Show answer & explanation

Answer: Denizli

Answer

Denizli şehri, diğer seçeneklerdeki şehirlerin aksine bir metropolün (İstanbul veya İzmir) desantralizasyon süreciyle değil, kendi içsel dinamikleri ve bölgesel ticaret kapasitesiyle bağımsız bir büyüme sergilemektedir.
Denizli, Türkiye coğrafyasında 'Anadolu Kaplanları' olarak adlandırılan şehir grubunun öncüsüdür. Gebze, Çorlu, Turgutlu ve Kapaklı gibi şehirler sırasıyla İstanbul ve İzmir gibi dev metropollerin sanayi ve nüfus yükünü dışarıya boşaltmasıyla (desantralizasyon) gelişen, fonksiyonel olarak bu merkezlere bağımlı 'ikincil' odaklardır. Denizli ise bir metropolün uydusu değil, kendi başına ihracat yapan, eğitim, hizmet ve ticaret fonksiyonlarını çevre illere sunan bağımsız bir bölgesel 'birincil' merkezdir.

Step-by-Step Solution

1
Kentsel gelişim modellerini analiz etme
Şehirlerin büyümesi 'Desantralizasyon' (metropolün dışa taşması) veya 'İçsel/Endojen Gelişim' (kendi sermayesiyle büyüme) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'farklı' olanı bulmak için bu ayrımı yapmak zorunludur.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin metropollerle ilişkisini değerlendirme
Gebze ve Çorlu (İstanbul), Turgutlu (İzmir) ve Kapaklı (İstanbul) birer odak kente bağımlı kentsel gelişim sergilerler.
Bu şehirler coğrafi olarak metropollerin etki alanındaki 'sanayi koridorları' üzerinde yer alır.
3
Denizli'nin fonksiyonel yapısını inceleme
Denizli, 19801980 sonrası sanayileşme sürecinde dışarıdan (bir metropolden) sermaye transferi almak yerine, yerel dokuma kültürünü modern sanayiye dönüştürerek bağımsız bir ihracat merkezi olmuştur.
Denizli, bir uydu kent değil, çevresindeki Muğla, Afyon, Burdur gibi illerin kesişiminde yer alan özgün bir bölgesel hizmet ve sanayi odağıdır.

Key Concept

Kentsel Hiyerarşi ve Desantralizasyon (Uydu Kent vs. Bölgesel Odak)

Hints

1
Seçeneklerdeki şehirlerin hangilerinin bir büyük metropolün (İstanbul veya İzmir) hemen yanında olduğunu düşünün.
2
'Anadolu Kaplanları' terimi genellikle kendi yerel sermayesiyle sanayileşen şehirler için kullanılır.
3
Hangi şehir, çevresindeki küçük yerleşimlere 'merkezi yer' (hizmet odağı) olarak hizmet ederken, aynı zamanda küresel pazara doğrudan eklemlenmiştir?

Practice More

Türkiye'deki kentsel hiyerarşide 'Birincil Kent' (Primate City) olan İstanbul'un diğer şehirlerin fonksiyonel uzmanlaşması üzerindeki etkisini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 216Question

Türkiye’de nüfus hareketleri; nedenlerine, sürekliliğine ve yapısına göre farklılıklar gösterir. Göçün oluşumunda 'itici' ve 'çekici' faktörler ile yerleşmenin 'mevsimlik' veya 'kalıcı' olması gibi değişkenler belirleyicidir.

Buna göre, Türkiye’de gerçekleşen göç hareketleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile gerçekleştirilen 'mübadele', bireylerin kendi tercihlerine bırakılan gönüllü bir dış göç hareketidir.

Answer

Lozan Antlaşması ile gerçekleştirilen mübadele göçü gönüllü değil, uluslararası antlaşma gereği yapılması zorunlu olan bir dış göç hareketidir.
Mübadele göçü, Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte İstanbul ve Batı Trakya dışındaki Türk ve Rum nüfus karşılıklı olarak yer değiştirmiştir. Bu hareket bir tercih değil, hukuki bir zorunluluktur. Bu nedenle 'gönüllü' ifadesini içeren seçenek yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Göçün itici ve çekici faktörlerini sınıflandır.
Kırsaldaki geçim sıkıntısı (miras, makineleşme) 'itici', kentteki imkanlar (iş, eğitim) 'çekici' faktörlerdir. Bu nedenle ilgili seçenekler doğrudur.
Göçün nedenlerini doğru analiz etmek, seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Mevsimlik ve kalıcı göç ayrımını değerlendir.
Hasat dönemlerinde yapılan işçi hareketleri geçici (mevsimlik) göç kapsamındadır. Bu ifade de doğrudur.
Göçün sürekliliğine göre türlerini ayırt etmek gerekir.
3
Mübadele kavramının niteliğini incele.
Mübadele, 1923'te Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan protokol uyarınca gerçekleşen 'zorunlu' bir yer değiştirmedir; bireylerin seçimine bağlı 'gönüllü' bir hareket değildir.
Mübadelenin hukuki niteliği, ifadenin yanlış olduğunu kanıtlar.

Key Concept

Göç Türleri ve Mübadele

Practice More

Göçün sonuçlarını 'mekânsal' ve 'sosyo-ekonomik' olarak ayırarak çalışmak, bu tarz sorularda seçenekleri daha hızlı elemenizi sağlar.
Estimated Time:1m 15s
Question 217Question

Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin 1990 ve 2023 yıllarına ait bazı temel demografik ve ekonomik verileri karşılaştırmalı olarak verilmiştir:

Gösterge19902023
0-14 Yaş Grubu (%)35,035,021,421,4
65+65+ Yaş Grubu (%)4,34,310,210,2
Kent Nüfus Oranı (%)59,059,093,093,0
Hizmet Sektörü İstihdamı (%)33,033,057,657,6

Buna göre, Türkiye’nin nüfus yapısında yaşanan bu değişimler dikkate alındığında aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Kırsal nüfus oranındaki azalışa bağlı olarak tarım sektöründe çalışan kişi sayısının düşmesi, Türkiye'nin tüm coğrafi bölgelerinde tarımsal nüfus yoğunluğunun azalmasına yol açmıştır.

Answer

Kırsal nüfus oranındaki azalışın tüm bölgelerde tarımsal nüfus yoğunluğunu düşürdüğü çıkarımı yanlıştır.
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımda çalışan nüfusun toplam tarım alanına bölünmesiyle hesaplanır. Türkiye'de kırsal nüfus ve tarımda çalışan sayısı azalmaktadır; ancak tarımsal nüfus yoğunluğu her bölgede düşmemektedir. Özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi engebeli bölgelerde tarım alanları çok dar ve parçalı olduğu için, bu bölgelerde tarımsal nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerinde ve yüksek kalmaya devam etmektedir. Bu nedenle 'tüm coğrafi bölgelerde azalmıştır' ifadesi hatalı bir genellemedir.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki demografik verileri analiz etme
0-14 yaş grubunun azaldığı (%35'ten %21,4'e), 65+ yaş grubunun arttığı (%4,3'ten %10,2'ye) görülmektedir.
Nüfusun yaş yapısındaki yapısal değişimi ve yaşlanma trendini anlamak için gereklidir.
2
Ekonomik ve idari verileri değerlendirme
Hizmet sektörünün %57,6'ya çıkması gelişmişliği, kent nüfusunun %93 olması ise hem göçü hem de 6360 sayılı yasayı işaret eder.
Sektörel dağılım ve yerleşme dokusu arasındaki ilişkiyi kurmak için gereklidir.
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu kavramını analiz etme
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarım Nüfusu / Tarım Alanı. Nüfus azalsa bile paydadaki alan çok dar ise (Doğu Karadeniz gibi) yoğunluk artabilir veya yüksek kalabilir.
Yoğunluk kavramının sadece nüfus miktarıyla değil, yer şekilleri ve araziyle ilişkili olduğunu hatırlamak için gereklidir.

Key Concept

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu ve Topografya İlişkisi

Practice More

Türkiye'de nüfus artış hızının eksiye düşme riski ve bunun demografik fırsat penceresi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 218Question

Türkiye'de iç göç hareketleri incelendiğinde; göçün sadece bir yer değiştirme eylemi olmadığı, aynı zamanda göç veren ve alan merkezlerde yapısal dönüşümlere yol açtığı görülmektedir. Göç veren bir kırsal yörede nüfusun seyrekleşmesi sonucunda; eğitim, sağlık ve ulaşım yatırımlarının 'atıl kapasite' durumuna düşmesi ve bu hizmetlerin verimliliğini yitirerek aksaması önemli bir mekânsal değişimdir.

Bu değişimin göç süreçleri içerisindeki yeri ve niteliği aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde tanımlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Göçün bir sonucu olarak ortaya çıkan ve süreci besleyerek yeni bir itici faktöre dönüşen olgudur.

Answer

Göçün bir sonucu olarak ortaya çıkan ve süreci besleyerek yeni bir itici faktöre dönüşen olgu
Türkiye'de göç hareketleri süreklilik arz eden bir döngüdür. Kırsal alandan kente göç yaşandığında nüfus azalır; bu durum okulların, sağlık ocaklarının kapanmasına veya verimsizleşmesine (atıl kapasite) yol açar. Bu bir 'sonuç'tur. Ancak bu hizmetlerin yokluğu, bölgede kalan nüfusun da yaşam kalitesini düşürerek onları göçe zorlar; yani yeni bir 'itici faktör' haline gelir. Dolayısıyla doğru yanıt, bu durumun hem bir sonuç hem de yeni bir itici neden olduğunu belirten seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Kırsal göçün aşamalarını analiz etmek
Göç sonucunda kırsal nüfusun azaldığı tespit edilir.
Mekânsal değişimin kaynağını anlamak için nüfus hareketinin yönü belirlenmelidir.
2
Kamu yatırımlarının durumunu değerlendirmek
Nüfusun kritik eşiğin altına düşmesiyle okul ve sağlık ocağı gibi yatırımların 'atıl kapasite' (kullanılmayan yatırım) durumuna düştüğü görülür.
Nüfus kaybının kamu hizmetleri üzerindeki doğrudan etkisini saptamak gerekir.
3
Neden-sonuç döngüsünü kurmak
Hizmetlerin aksaması bir 'sonuç'tur; ancak bu sonuç, yörede kalanlar için yaşamı zorlaştırarak yeni bir 'itici neden' oluşturur.
Göçün dinamik ve döngüsel yapısını kavramak için sonuçların nasıl nedenlere dönüştüğü analiz edilmelidir.

Key Concept

Göçün Döngüsel Yapısı ve Atıl Yatırımlar

Alternative Method

Soruya 'Göç veren bir köyde okulun kapanması neden olur ve neye yol açar?' sorusunu sorarak yaklaşılabilir. Neden: Nüfusun gitmesi (Sonuç). Yol açtığı durum: Okul olmadığı için diğer çocuklu ailelerin de gitmesi (Yeni İtici Neden).
Estimated Time:2m 0s
Question 219Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyümesinde ve gelişiminde tarım, sanayi, turizm ve madencilik gibi ekonomik fonksiyonlar belirleyici bir role sahiptir. Bazı şehirler bu fonksiyonlardan biriyle özdeşleşerek gelişimlerini sürdürürler. Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin gelişiminde etkili olan 'temel' fonksiyon yanlış eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Antalya - Madencilik

Answer

Antalya şehrinin temel fonksiyonu madencilik değil, turizm ve tarımdır.
Antalya şehri, sahip olduğu iklim özellikleri ve doğal güzellikleri sayesinde 'turizm' fonksiyonuyla, ayrıca Türkiye'nin en önemli seracılık merkezi olması nedeniyle 'tarım' fonksiyonuyla ön plandadır. Şehrin kentsel gelişiminde madencilik faaliyetleri temel bir belirleyici değildir.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin temel ekonomik faaliyetlerini gözden geçiriniz.
Karabük'ün sanayi, Bodrum'un turizm, Zonguldak'ın maden ve Konya'nın tarım şehri olduğu bilgisine ulaşılır.
Şehirlerin gelişimini sağlayan ana fonksiyonları belirlemek için gereklidir.
2
Antalya şehrinin ekonomik yapısını analiz ediniz.
Antalya'nın Türkiye'nin turizm başkenti olduğu ve seracılık faaliyetleriyle tarımda öncü olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki yanlış eşleşmeyi bulmak için şehrin gerçek fonksiyonuyla karşılaştırılması gerekir.
3
Eşleştirmelerdeki hatalı olanı seçiniz.
Antalya ve madencilik eşleşmesinin yanlış olduğu görülür.
Madencilik Antalya'nın kentsel gelişimindeki temel dinamik değildir.

Key Concept

Şehirlerin Fonksiyonel Özellikleri
Estimated Time:45s
Question 220Question

Türkiye'de nüfus politikaları, Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar farklı dönemlerde değişen stratejilerle uygulanmıştır. Özellikle 19601960 yılından itibaren geçilen 'Planlı Kalkınma Dönemi'nde, nüfusun niteliğini iyileştirmeye ve artış hızını kontrol altına almaya yönelik politikalara öncelik verilmiştir. Bu dönemde nüfus artış hızının düşürülmeye çalışılmasının temel ekonomik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nüfus artış hızının ekonomik büyüme hızının üzerine çıkarak kişi başına düşen milli geliri azaltması

Answer

Nüfus artış hızının ekonomik büyüme hızının üzerine çıkarak kişi başına düşen milli geliri azaltması
Türkiye'de 19601960 sonrası planlı kalkınma döneminde, hızlı nüfus artışının ekonomik kaynakları tüketen bir unsur haline gelmeye başladığı savunulmuştur. Nüfus artış hızı ekonomik büyüme hızından yüksek olduğunda, ülke kaynakları üretim yatırımlarından çok sosyal ihtiyaçlara (demografik harcamalar) kaymakta ve kişi başına düşen milli gelir azalmaktadır. Bu nedenle kalkınmayı hızlandırmak için nüfus artış hızının düşürülmesi ve nüfusun niteliğinin (eğitim, sağlık) artırılması temel bir ekonomik strateji olarak benimsenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Politika Değişimini Tespit Etme
Türkiye'nin 19601960 yılına kadar nüfusu artırıcı (pro-natalist), 19601960 sonrası ise artış hızını azaltıcı (anti-natalist) politikalara geçtiği belirlenir.
Soruda sorulan dönemin temel karakterini anlamak çözüm için ilk adımdır.
2
Ekonomik İlişkiyi Analiz Etme
Planlı kalkınma döneminde, hızlı nüfus artışının eğitim, sağlık ve konut gibi 'demografik yatırımlara' olan ihtiyacı artırdığı ve bu durumun tasarrufları azalttığı görülür.
Nüfus artışının kalkınma üzerindeki baskısını anlamak doğru gerekçeye ulaşmayı sağlar.
3
Kişi Başına Düşen Gelir Hesaplamasını Yorumlama
Eğer nüfus artış hızı, ekonomik büyüme hızından yüksek olursa, üretilen toplam değer daha fazla kişiye bölüneceği için kişi başına düşen refah azalır.
Artış hızı ve ekonomik büyüme arasındaki dengenin kalkınmanın temel anahtarı olduğu anlaşılır.

Key Concept

Nüfus Politikası ve Kalkınma İlişkisi
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 11 / 29Next
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 11 | Examkin