Türkiye'nin Yer Şekilleri
848 questions
Türkiye'de karstik süreçler sonucunda oluşan ve üzerinde lapyalar, dolinler gibi yer şekillerinin yaygın olduğu Teke ve Taşeli platolarında, yıllık yağış miktarı çevrelerine göre az olmamasına rağmen yüzey suları bakımından fakir bir yapı gözlenmektedir.
Bu platolarda yüzey sularının yetersiz olmasında ve buna bağlı olarak tarımsal faaliyetlerin kısıtlanmasında aşağıdakilerden hangisi temel nedendir?
Türkiye'nin farklı bölgelerinde yürütülen jeomorfolojik arazi çalışmaları neticesinde hazırlanan bir teknik raporda şu bulgulara yer verilmiştir:
I. Yöre: Tabakaların eğim yönüne paralel uzandığı, killi yapının hâkim olduğu sahada; şiddetli yağışlar sonrası ana kaya üzerindeki örtünün bloklar hâlinde yer değiştirdiği gözlemlenmiştir.
II. Yöre: Bitki örtüsünün tahrip edildiği ve meraların aşırı otlatıldığı sahada; sağanak yağışların ve rüzgârın etkisiyle toprağın verimli üst kısmının zamanla taşınarak ana kayanın yüzeye çıktığı saptanmıştır.
Bu iki yöredeki doğal süreçlerin mekanizmaları ve korunma yöntemleri göz önüne alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi her iki olayı kapsayan en tutarlı değerlendirmedir?
Anadolu Yarımadası'nın Jeolojik Zaman sonlarında dış kuvvetlerin etkisiyle geniş ölçüde aşınarak deniz seviyesine yakın bir platform (peneplen) haline gelmesi ve ardından Kuvaterner'de ( Zaman) epirojenik hareketlerle kütlesel olarak yükselmesi, ülkenin günümüzdeki morfolojik karakterini belirlemiştir. Bu jeolojik süreç, Türkiye'de görülen aşağıdaki özelliklerden hangisinin ortaya çıkmasında doğrudan etkili olmuştur?
Türkiye'deki üç farklı ovanın temel coğrafi özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:
| Ova | Toprak Yapısı | Jeolojik / Jeomorfofolojik Özellik | Bulunduğu Kuşak |
|---|---|---|---|
| Alüvyal topraklar yaygındır | Akarsuların taşıdığı materyalleri sığ kıyılarda biriktirmesi sonucu oluşmuştur | Ege Denizi kıyıları | |
| Terra rossa toprakları görülür | Kimyasal çözünmeye uğrayan kayaçların bulunduğu alanlardaki çöküntülerde gelişmiştir | Batı Toroslar kuşağı | |
| Çeşitli zonlu ve azonal topraklar bulunur | Levha hareketlerine bağlı olarak gelişen aktif kırık hatları üzerindeki çöküntü alanlarıdır | Kuzey Anadolu Fay Hattı |
Buna göre; özellikleri verilen , ve numaralı ovalar aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Türkiye’nin jeolojik evrimi, levha tektoniği kuramı çerçevesinde "Paleotektonik" ve "Neotektonik" olarak iki ana evreye ayrılmaktadır. Neotektonik dönem, yaklaşık olarak Üst Miyosen’de (yaklaşık milyon yıl önce) Anadolu levhasının Arap levhası tarafından sıkıştırılarak batıya doğru yer değiştirmeye başlamasıyla tanımlanır.
Buna göre, Türkiye arazisinin Neotektonik dönemde ( Jeolojik Zaman sonu - Jeolojik Zaman) kazandığı yapısal veya morfolojik özellikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde gerçekleşen değişimlerden biri olarak gösterilemez?
Türkiye'de bir akarsuyun döküldüğü kıyıda delta ovası oluşturabilmesi için kıta sahanlığının geniş olması ve kıyıda birikimi engelleyecek güçlü akıntıların bulunmaması gerekir. Bazı akarsularımız bol miktarda alüvyon taşımasına rağmen, döküldükleri kıyının jeomorfolojik ve hidrografik özellikleri nedeniyle belirgin bir delta çıkıntısı meydana getirememişlerdir.
Buna göre, aşağıdaki ovalardan hangisinin bulunduğu saha, taşıdığı yüksek alüvyon miktarına rağmen kıyıdaki derinlik ve akıntılar nedeniyle bir delta ovası olarak değil, 'taban seviyesi ovası' olarak nitelendirilmektedir?
Bir araştırmacı, saha çalışması yaptığı iki farklı kırsal yörede aşağıdaki doğa olaylarının yaşandığını raporlamıştır:
• K Yöresi: Eğimli tarım arazilerinde, yüzeydeki ince ve verimli toprağın yağmur suları ile zamanla süpürülerek yok olduğu görülmüştür. Bu sorunu çözmek için yöre halkına tarlaları eğime dik sürmeleri ve boş arazileri ağaçlandırmaları tavsiye edilmiştir.
• L Yöresi: Eğimli ve killi tabakalara sahip yamaçlarda, ilkbaharda artan yağışlar ve kar erimeleriyle birlikte toprağın devasa kütleler hâlinde aniden aşağıya doğru kaydığı tespit edilmiştir. Uzmanlar, bu alanda yapılacak ağaçlandırma çalışmalarının söz konusu afeti durdurmada yetersiz kalacağını belirtmiştir.
Araştırmacının gözlemlediği bu doğa olayları, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru isimlendirilmiştir?
Türkiye'de karstlaşma süreci, üzerinde şekillerin geliştiği kayacın kimyasal ve fiziksel özelliklerine (litoloji) bağlı olarak farklılıklar gösterir. Batı Toroslar'daki geniş alanlarda kalker (kireç taşı) karstı hakimken; Sivas, Erzincan ve Çankırı çevresinde jips (alçı taşı) üzerinde gelişen karstik yapılar yaygındır.
Buna göre, jips karstını Akdeniz'deki kalker karstından ayıran en temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de akarsuların yataklarını derine doğru aşındırarak eski vadi tabanlarını basamaklar hâlinde yüksekte bırakmasıyla oluşan sekiler (taraçalar), hem aşınım hem de birikim süreçlerinin etkili olduğu poligenik şekillerdir. Anadolu Yarımadası'nın Neojen sonu ve Kuvaterner boyunca geçirdiği jeolojik değişimler dikkate alındığında, sekilerin oluşum mekanizması ve Türkiye'deki varlığı hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Türkiye’de rüzgârlar, özellikle bitki örtüsünden yoksun, kurak ve yarı kurak bölgelerde yer şekillerini biçimlendirmede etkili bir dış kuvvettir. Rüzgârların taşıdığı materyalleri hızının azaldığı yerlerde üst üste yığmasıyla biriktirme şekilleri meydana gelir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi rüzgârların biriktirme faaliyetleri sonucunda oluşan bir yer şeklidir?
Türkiye'de özellikle Kaçkar ve Toroslar gibi yüksek dağlık alanlarda, buzulların aşındırıp taşıdığı çeşitli boyutlardaki malzemelerin (kum, çakıl, taş) buzun eridiği bölgelerde üst üste yığılmasıyla oluşan biriktirme şekillerine ne ad verilir?
Bir grup mühendis, Türkiye genelindeki kara yolu ve demir yolu projelerinin fizibilite raporlarını incelemektedir. Raporda dikkat çeken en önemli bulgulardan biri, kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarının inşasında tünel, viyadük ve geçit yapım maliyetlerinin, doğu-batı yönlü hatlara göre çok daha yüksek olmasıdır.
Bu maliyet farkını ortaya çıkaran temel neden, Türkiye'nin dağlarıyla ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisidir?
Türkiye arazisinin jeolojik geçmişi incelendiğinde, Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşmuş, şiddetli yan basınçlarla sertleşmiş ve günümüzde deprem riskinin nispeten az olduğu yaşlı kütlelere "masif arazi" denildiği görülmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki masif arazilerin veya bu arazilerin oluştuğu dönemin genel özellikleri arasında gösterilemez?
Başkent Ankara'nın güney ve güneybatısında konumlanan bu plato alanı, yatay uzanışlı tortul kütlelerin akarsularca yarılmasıyla meydana gelmiştir. Yarı kurak iklim şartlarının hüküm sürdüğü bu sahada, tarımsal faaliyetler büyük oranda yağışa bağlı olarak (kuru tarım) yürütülmekte ve bozkır bitki örtüsü nedeniyle küçükbaş hayvancılık ön plana çıkmaktadır.
Bazı coğrafi ve ekonomik özellikleri verilen bu plato aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin farklı bölgelerinde topoğrafya, iklim ve insan faaliyetlerine bağlı olarak kütle hareketleri (heyelan) ve toprak aşınması (erozyon) olayları yaşanmaktadır. Bir coğrafya araştırmacısı, İç Anadolu Bölgesi'ndeki tarım alanlarında yaşanan toprak kaybı ile Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yamaç dengesinin bozularak kütlenin yer değiştirmesi olaylarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir.
Araştırmacının bu iki süreci; nedenleri, etkili olan faktörler ve alınabilecek önlemler açısından değerlendirirken ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi coğrafi açıdan doğrudur?
Türkiye'de Pleistosen (Buzul Çağı) dönemine ait buzul aşınım ve birikim şekillerinin (sirk, vadi buzulu, moren) alt sınırları bölgeden bölgeye değişkenlik göstermektedir. Yapılan çalışmalar, aynı enlem kuşağında yer almalarına rağmen kıyı kuşağındaki dağlarda buzul izlerinin metre seviyelerine kadar inebildiğini, buna karşılık deniz etkisine kapalı iç kesimlerdeki dağlarda bu izlerin ancak metreden itibaren başladığını kanıtlamaktadır. Aynı enlem üzerinde gözlemlenen bu belirgin yükselti farkı aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanabilir?
Farklı aşınım direncine sahip kayaçların üst üste bulunduğu, özellikle tüf ve bazalt gibi volkanik malzemelerin yaygın olduğu eğimli yamaçlarda; sel suları ve akarsuların aşındırması sonucunda sütun görünümlü yeryüzü şekilleri ortaya çıkar. Bu şekillerin üst kısmında genellikle aşınmaya daha dirençli olan sert kayaçlar (şapka) yer almaktadır.
Türkiye'nin iç kesimlerinde sıklıkla rastlanan ve oluşumunda akarsu aşındırmasının doğrudan, volkanizmanın ise dolaylı etkiye sahip olduğu bu yeryüzü şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin yer şekilleri içerisinde geniş bir alan kaplayan platolar; oluşum süreçleri, yükseltileri ve üzerinde yürütülen ekonomik faaliyetler bakımından büyük farklılıklar gösterir. Bazı platolar deniz seviyesine yakın aşınım düzlükleri iken, bazıları lav örtüsü veya karstik süreçlerle şekillenmiştir.
Buna göre, Türkiye'deki platoların genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki plato ve karakteristik özellik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Türkiye'de bazı ovaların oluşumunda litolojik yapı (kayaç yapısı) birincil derecede belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu ovalar, genellikle karstik aşınım ve birikim süreçleri sonucunda meydana gelen geniş düzlüklerdir.
Buna göre, aşağıda verilen ova gruplarından hangisi hem oluşum kökeni bakımından "polye" karakteri taşımakta hem de drenaj sistemlerinin yetersizliğine bağlı olarak kış aylarında "geçici göl" görünümü kazanabilmektedir?
Türkiye'nin dağlık kütleleri incelendiğinde; oluşum kökeni, litolojik yapı ve dış kuvvetlerin aşındırma izleri bakımından belirgin farklılıklar gözlenir. Bir dağ kütlesinin; Alp kıvrım kuşağında yer alması, bünyesinde kalın kalker (kireç taşı) tabakaları barındırması ve Kuvaterner buzullaşmasına ait sirk gölleri ile moren yığınlarına sahip olması o alanın jeomorfolojik gelişiminin karmaşıklığını gösterir.
Buna göre; yukarıda belirtilen özelliklerin tümüne sahip olan ve Orta Toroslar sistemi içerisinde yer alan dağ kütlesi aşağıdakilerden hangisidir?