Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 661Question

Türkiye'nin dağ kuşakları, sahip oldukları litolojik yapıya göre farklı yer şekillerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Özellikle Batı Karadeniz'de kıyıya paralel uzanan bir dağ sırası, hem yoğun orman örtüsüyle hem de kireç taşı (kalker) tabakalarının aşınmasıyla oluşan ve derinliği bazı yerlerde 800800 metreyi bulan Valla Kanyonu gibi karstik oluşumlarıyla tanınmaktadır.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu dağ sırası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Küre Dağları

Answer

Özellikleri verilen dağ sırası Küre Dağları'dır.
Küre Dağları (İsfendiyar Dağları), Batı Karadeniz'de kıyı boyunca uzanan, yüksek gür ormanlarla kaplı ve kireç taşı yapısı nedeniyle üzerinde Valla Kanyonu gibi derin yarılmaların bulunduğu bir dağ sırasıdır. Bu özellikleri bakımından sorudaki tüm tanımlamalara tam uyum sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Bölgeyi Tespit Etme
Soruda belirtilen 'Batı Karadeniz' ve 'kıyıya paralel' ifadesi bizi Karadeniz'in batı kıyı kuşağındaki dağlara yönlendirir.
Türkiye'de dağların uzanış yönü bölgeden bölgeye farklılık gösterir; Karadeniz'de dağlar kıyıya paralel kuşaklar halindedir.
2
Litolojik Yapıyı Analiz Etme
Kalker (kireç taşı) yapısı ve buna bağlı oluşan kanyonlar, Küre Dağları'nın karakteristik özelliğidir.
Karstik şekiller sadece Akdeniz'de değil, Batı Karadeniz'deki kalın kalker tabakaları üzerinde de (Kastamonu çevresi) belirgin olarak görülür.
3
Spesifik Örnekle Eşleştirme
Valla Kanyonu, Küre Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan en önemli yer şekillerinden biridir.
Küresel ölçekte derinliğiyle bilinen Valla Kanyonu, Küre (İsfendiyar) Dağları'nın coğrafi bir işaretçisidir.

Key Concept

Dağların Litolojik Yapısı ve Bölgesel Dağılımı

Hints

1
Bu dağ sırası aynı zamanda 'İsfendiyar Dağları' adıyla da bilinir.
2
Kastamonu il sınırları içerisinde yer alan ve dünyanın en derin kanyonlarından biri kabul edilen Valla Kanyonu bu dağlar üzerindedir.
3
Batı Karadeniz'in kıyı kuşağındaki kalkerli yapısı, bölgeyi mağara ve kanyon oluşumu açısından zengin kılmıştır.

Practice More

Türkiye'deki dağların uzanış yönünün denizel etkinin iç kesimlere girmesine ve ulaşım maliyetlerine olan etkisini tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 662Question

Orojenez (dağ oluşumu) esnasında esnek yapılı tortul tabakaların yan basınçlara maruz kalarak kıvrılması sonucunda yüksekte kalan kısımlara 'antiklinal', alçakta kalan kısımlara ise 'senklinal' adı verilir. Türkiye'deki sıradağların büyük bir kısmı bu jeolojik süreçle meydana gelmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen dağlardan hangisi yukarıda açıklanan oluşum süreci (kıvrımlanma) sonucunda meydana gelmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Küre Dağları

Answer

Küre Dağları, kıvrımlanma süreciyle oluşan bir antiklinal yapıdır.
Küre Dağları, Batı Karadeniz bölümünde yer alan ve Alp orojenezi sırasında esnek tortul tabakaların yan basınçlarla kıvrılması sonucu oluşan Kuzey Anadolu Dağları sisteminin bir parçasıdır. Bu nedenle antiklinal ve senklinal yapıları bu dağ kuşağında yaygın olarak görülür.

Step-by-Step Solution

1
Terim analizi yapılması
Antiklinal ve senklinal terimlerinin 'kıvrım dağları'na ait olduğu belirlenir.
Soruda istenen oluşum türünü doğru tanımlamak için terminolojiyi netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki dağların oluşum türlerinin sınıflandırılması
Madra, Yunt, Aydın ve Nur dağlarının 'kırıklı' (horst); Küre Dağları'nın ise 'kıvrımlı' olduğu tespit edilir.
Türkiye'deki dağların bölgesel ve yapısal özelliklerine göre gruplandırılması gerekir.
3
İstisnai durumların kontrol edilmesi
Nur Dağları'nın Akdeniz'de olmasına rağmen bir horst olduğu hatırlanarak çeldiriciden kaçınılır.
Soru seviyesinin orta güçlükte olması nedeniyle bu tip yapısal istisnalar ayırt edici rol oynar.

Key Concept

Orojenez: Kıvrılma ve Kırılma Mekanizmaları

Hints

1
Antiklinal ve senklinal kavramları, yer kabuğunun esnek olduğu alanlardaki 'kıvrılma' hareketlerini ifade eder.
2
Ege Bölgesi'ndeki dağların çoğu (Madra, Yunt, Aydın, Bozdağlar) kıvrılma değil, kırılma ile oluşmuştur.
3
Seçenekler arasında yer alan ve Karadeniz kuşağında bulunan dağ sırasına odaklanın; çünkü bu kuşak Alp kıvrım sisteminin Türkiye'deki ana koludur.

Practice More

Kıvrımlı dağların ulaşıma etkisini (geçitlerin önemi) ve kuzey-güney uzanışının iklim üzerindeki sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 663Question

Türkiye'de platolar, akarsular tarafından derince yarılmış ve çevresine göre yüksekte kalmış geniş düzlüklerdir. İç Anadolu Bölgesi, Türkiye'de bu yer şekillerinin en yaygın olduğu ve 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) platoların geniş yer kapladığı bir bölgedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İç Anadolu Bölgesi sınırları içerisinde yer alan platolardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Teke

Answer

Teke platosu, Akdeniz Bölgesi'nde yer aldığı için İç Anadolu Bölgesi platolarından biri değildir.
Teke platosu, Batı Toroslar üzerinde yer alan ve Akdeniz Bölgesi'ne ait bir karstik platodur. Diğer seçeneklerdeki Haymana, Cihanbeyli, Bozok ve Obruk platoları ise İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platolarıdır.

Step-by-Step Solution

1
İç Anadolu Bölgesi'ndeki platoların listelenmesi
Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok ve Uzunyayla platoları İç Anadolu'dadır.
Bölgesel dağılımı belirleyerek seçenekleri elemek.
2
Teke platosunun konumunun ve yapısının belirlenmesi
Teke platosu, Antalya Bölümü'nde (Akdeniz) yer alır ve karstik yapıdadır.
İç Anadolu'daki tabaka düzlüğü platolarından ayrılan farkı tespit etmek.

Key Concept

Türkiye'deki platoların coğrafi bölgelere göre dağılımı.

Hints

1
İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolar genellikle tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılığın yoğun yapıldığı düzlüklerdir.
2
Akdeniz Bölgesi'ndeki platolar (Teke ve Taşeli) karstik yapıları nedeniyle tarıma çok elverişli değildir ve nüfus seyrektir.
3
Antalya ve Muğla arasındaki dağlık ve engebeli 'yarımada' ismiyle de bilinen plato İç Anadolu'da olamaz.

Practice More

Karstik platoların (Teke ve Taşeli) neden nüfusun seyrek olduğu yerler arasında kabul edildiğini araştırın.

Alternative Method

Platoları oluşum tiplerine göre gruplandırarak da çözebilirsiniz: Tabaka düzlüğü platolarının çoğu İç Anadolu'dadır, karstik olanlar ise Akdeniz'dedir.
Estimated Time:45s
Question 664Question

Karstik bölgelerde yer üstü suları, kalker gibi çözünebilen kayaçların üzerindeki çatlaklardan sızarken kimyasal aşındırma gerçekleştirir. Bu süreçte oluşan; genişliği ve derinliği birkaç santimetre ile birkaç metre arasında değişen, kaya yüzeylerindeki en küçük karstik aşınım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lapya

Answer

Tanımda belirtilen, kaya yüzeylerindeki en küçük karstik aşınım yarıntıları lapyadır.
Karstik aşınım süreci, kayaçların kimyasal olarak çözünmesiyle başlar. Bu sürecin mikro ölçekteki ilk ve en küçük yer şekli lapyadır. Lapyalar, kaya yüzeylerinde yağmur sularının açtığı keskin sırtlar ve küçük kanalcıklar şeklinde görülür.

Step-by-Step Solution

1
Karstik aşınma sürecini ve ölçeği analiz etme
Soru, eriyebilen kayaçlar üzerindeki 'en küçük' aşınım şeklini sormaktadır.
Karstik şekiller boyutsal olarak küçükten büyüğe bir hiyerarşi izler.
2
Tanımlayıcı özellikleri terimlerle eşleştirme
Kaya yüzeyindeki santimetrelik oluk ve kanal yapıları 'lapya' terimiyle örtüşmektedir.
Dolin, uvala ve polye lapyadan daha büyük yer şekilleridir.

Key Concept

Karstik Aşınım Şekillerinin Sınıflandırılması

Hints

1
Bu yer şekli, karstik aşınım sürecinin başlangıç aşamasını ve en küçük boyutlu örneğini temsil eder.
2
Genellikle çıplak kayalar üzerinde yağmur sularının açtığı küçük oluklar ve kanalcıklar şeklinde görülür.
3
Toroslar'da yaygın olan bu küçük girinti ve çıkıntılı yapı, diğer karstik şekillerin (dolin, uvala) birleşerek büyümeden önceki ilk halidir.

Practice More

Lapyaların birleşmesiyle oluşan 'Dolin' ve bu şekillerin en büyüğü olan 'Polye' (Karstik Ova) örneklerini inceleyerek hiyerarşiyi pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Karstik şekillerin hiyerarşisini 'L-D-U-P' (Lapya-Dolin-Uvala-Polye) şeklinde küçükten büyüğe kodlayabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 665Question

Kalker tabakalarının geniş yer tuttuğu Batı Toroslar'da kimyasal çözünme sonucu oluşan polye ovaları (Acıpayam, Tefenni, Kestel vb.), etrafları yüksek dağlarla çevrili havzalar durumundadır. Bu ovaların tabanları zamanla alüvyonlarla kaplanarak tarıma elverişli hâle gelmiş olsa da, özellikle kış ve ilkbahar aylarında tarımsal üretimi sekteye uğratan karakteristik bir hidrolojik risk barındırırlar.

Bu ovaların jeomorfolojik yapısı dikkate alındığında, bahsedilen doğal risk aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yüzey sularını yeraltına drene eden düdenlerin tıkanması veya kapasitesinin aşılmasıyla tabanda geçici göllenmelerin yaşanması

Answer

Yüzey sularını yeraltına drene eden düdenlerin tıkanması veya kapasitesinin aşılmasıyla tabanda geçici göllenmelerin (taşkın) yaşanması.
Polye ovaları (karstik ovalar), etrafı yüksek arazilerle çevrili erime çukurluklarıdır. Dışarıya yüzeysel akışı olmayan bu ovaların fazla suları, 'düden' (subatan) adı verilen doğal yeraltı kanallarıyla drene edilir. Kış aylarındaki şiddetli sağanaklar ve ilkbahardaki kar erimeleriyle artan su miktarı bu düdenlerin kapasitesini aştığında ya da tabandaki killi toprağın düdenleri tıkaması durumunda sular tahliye edilemez. Bu durum, ova tabanında tarım alanlarını sular altında bırakan geçici göllerin (taşkınların) oluşmasına yol açar (Örneğin geçmişte sık sık gölleşen Kestel ve Suğla ovaları). Bu nedenle polye ovalarının en karakteristik doğal riski düden tıkanmasına bağlı göllenmelerdir.

Step-by-Step Solution

1
Polye ovalarının morfolojik özelliklerini tanımla.
Polye ovaları, karstik yörelerdeki en geniş erime çukurluklarıdır ve genellikle etrafları dağlarla çevrili kapalı havza özelliği gösterirler.
Ovanın su bütçesini ve drenaj (suyun boşalması) sistemini anlamak için.
2
Bu ovaların su drenaj mekanizmasını analiz et.
Dışa akışı olmayan bu kapalı çukurluklarda yüzey suları, ovanın tabanında yer alan 'düden' (subatan) adı verilen doğal deliklerden yeraltı boşluklarına sızarak drene olur.
Hidrolojik riskin kaynağını tespit etmek için.
3
Mevsimsel iklim koşullarıyla drenaj sistemini ilişkilendir.
Akdeniz iklim bölgesinde kışın artan yağışlar ve ilkbahardaki kar erimeleri nedeniyle ovaya gelen su miktarı aniden artar. Beraberinde taşınan alüvyon ve killer düdenleri tıkayabilir.
Soruda belirtilen 'kış ve ilkbahar aylarındaki tarımsal risk' ifadesinin nedenini bulmak için.
4
Tıkanmanın sonucunu belirle.
Düdenlerin tıkanması veya su kapasitesini aşması sonucunda sular tahliye edilemez ve düz olan ova tabanını kaplayarak geçici göller (taşkınlar) oluşturur.
Doğru sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Polye ovalarının hidrolojik dinamikleri ve göllenme (taşkın) riski

Hints

1
Polye ovalarının sularını denize ulaştıramayan 'kapalı havza' karakterinde olduğunu ve suların yeraltına sızdığı deliklere 'düden' veya 'subatan' dendiğini hatırlayın.
2
Şiddetli yağışlar ve kar erimeleriyle ovaya dolan su, dar ve tek çıkış noktası olan bu yeraltı deliklerinden yeterince hızlı boşalamazsa ovanın düz olan tabanında ne tür bir su birikimi meydana gelir?
3
Düdenlerin tıkanması veya kapasitesinin yetersiz kalması, ovanın adeta büyük bir leğen gibi suyla dolmasına, yani tarım alanlarının gölleşmesine (taşkına) neden olur.

Practice More

Konya'daki Suğla Ovası'nın geçmişte nasıl göle dönüştüğünü ve Devlet Su İşleri'nin (DSİ) buralara açtığı tahliye kanallarının amacını inceleyiniz.

Alternative Method

Seçeneklerdeki olayların en çok görüldüğü yöreleri eşleştirerek de eleme yapabilirsiniz: Obruklar -> Konya Havzası. Çoraklaşma -> İç/Güneydoğu Anadolu. Deniz suyu girişimi -> Delta ovaları (Kıyı ovaları). Geriye sadece polye ovalarına özgü kapalı havza taşkınları kalır.
Estimated Time:1m 30s
Question 666Question

Türkiye'nin jeolojik yapısı incelendiğinde, arazinin oluşum süreçlerinin farklı dönemlere yayıldığı ve bu süreçlerin günümüzdeki doğal kaynaklar ile yer şekilleri üzerinde belirleyici olduğu görülmektedir.

Buna göre, aşağıda verilen jeolojik olaylardan hangisi diğerlerine göre daha eski bir dönemde gerçekleşmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşumu

Answer

Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşumu
Türkiye'de I.I. Jeolojik Zaman'a (Paleozoik) ait araziler masif alanlar olarak adlandırılır. Bu dönemin en karakteristik özelliği ve ekonomik göstergesi Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarıdır. Diğer tüm seçenekler daha sonraki dönemlerde (III.III. ve IV.IV. zaman) meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen her bir olayın gerçekleştiği jeolojik zamanı belirleyin.
Olaylar; I.I., III.III. ve IV.IV. zamanlara göre gruplandırılır.
Zamanlar arası karşılaştırma yapabilmek için her olayın tarihsel yerini bilmek gerekir.
2
Belirlenen zamanları kronolojik olarak (en eskiden en yeniye) sıralayın.
I.>II.>III.>IV.I. > II. > III. > IV. şeklinde bir sıralama elde edilir.
Soruda istenen 'en eski' dönemi saptamak için bu sıralama esastır.
3
En eski olan I.I. Jeolojik Zaman'a (Paleozoik) ait olan seçeneği işaretleyin.
Zonguldak'taki taş kömürü yataklarının I.I. zaman oluşumu olduğu teyit edilir.
Türkiye arazisinin büyük kısmı genç (III.III. ve IV.IV. zaman) olsa da taş kömürü yaşlı arazilerin kanıtıdır.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'deki Temel Oluşumlar

Hints

1
Türkiye arazisinin büyük bir bölümü III.III. ve IV.IV. jeolojik zamanlarda oluştuğu için 'genç oluşumlu' kabul edilir; ancak soruda bizden en eski olanı bulmamız isteniyor.
2
Kömür türlerini karşılaştırın; taş kömürü kalori değeri yüksek ve oluşumu için yüz milyonlarca yıl gereken bir madendir.
3
I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoik) yaklaşık 300300 milyon yıl öncesini kapsar. Bu dönemde Türkiye'de Zonguldak'taki taş kömürü yatakları ve Yıldız Dağları, Menderes gibi masif alanlar oluşmuştur.

Practice More

Türkiye'deki masif arazilerin (Yıldız Dağları, Saruhan-Menderes, Bitlis vb.) harita üzerindeki yerlerini inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Olayları 'Kömür Ayrımı' üzerinden kodlayabilirsiniz: Taş kömürü = Yaşlı (I.I. Zaman), Linyit = Genç (III.III. Zaman).
Estimated Time:45s
Question 667Question

Türkiye'deki platoların yükseltisi batıdan doğuya doğru belirgin bir şekilde artış gösterir. Bu durum, platoların iklim koşullarını, doğal bitki örtüsünü ve dolayısıyla insan faaliyetlerini doğrudan etkiler. Ortalama yükseltisi 20002000 metrenin üzerinde olan bazı platolarda kışlar sert ve uzun geçerken, yazlar ise serin ve yağışlı geçmektedir.

Bu özelliklere sahip olan ve yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırlar sayesinde büyükbaş hayvancılığın en önemli ekonomik faaliyet haline geldiği plato aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Erzurum-Kars Platosu

Answer

Erzurum-Kars Platosu, yüksek rakımı ve yaz yağışları ile karakterize edilen iklim yapısı sayesinde büyükbaş hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu alandır.
Erzurum-Kars Platosu, Türkiye'nin en yüksek plato alanlarını temsil eder. Bu yüksek rakım, yaz mevsiminde ısınan havanın yükselerek yağış bırakmasına (konveksiyonel yağış) neden olur. Yazın yağan bu yağmurlar, bitki örtüsünün kurumak yerine gürleşerek 'çayır' haline gelmesini sağlar. Bu doğal meralar da büyükbaş hayvancılık için en verimli ortamı sunar.

Step-by-Step Solution

1
Yükselti ve Konum Analizi
Doğu Anadolu'daki platoların (Erzurum-Kars, Ardahan) yükseltisinin 20002000 metreyi aştığı belirlenir.
Türkiye'de batıdan doğuya gidildikçe yükselti artar, bu da iklimi sertleştirir.
2
İklim ve Yağış Rejimi Eşleştirmesi
Yüksek rakımlı bu bölgelerde yaz mevsiminin serin ve yağışlı geçtiği saptanır.
Yaz yağışları (konveksiyonel), İç Anadolu'daki gibi ilkbaharda değil, yükseltinin etkisiyle yazın gerçekleşir.
3
Bitki Örtüsü ve Ekonomik Faaliyet Bağlantısı
Yaz yağışlarıyla kuruyan bozkırlar yerine gürleşen 'Alpin Çayırlar'ın oluştuğu görülür.
Gür çayırlar, küçükbaş hayvanların otlayamayacağı kadar uzun ve besleyicidir, bu da büyükbaş hayvancılığı zorunlu kılar.

Key Concept

Platoların Yükselti-Ekonomi İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin en yüksek platolarının yer aldığı coğrafi bölgeyi düşünün.
2
Yaz yağışlarının yaygın olduğu ve bu nedenle çayırların sararmadığı bir yer aramaktasınız.
3
Erzurum ve Kars illerini kapsayan lav örtülü platolar, Türkiye'de büyükbaş hayvancılığın (mera) merkezidir.

Practice More

İç Anadolu platolarının oluşum türü olan 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) kavramını çalışarak Erzurum-Kars (lav örtüsü) ile farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 668Question

Türkiye'de platoların oluşumunda etkili olan ana kaya (litolojik) yapı, bu sahalarda gelişen zonal toprakların kimyasal ve fiziksel özelliklerini doğrudan etkilemektedir. Örneğin; kireç taşlarının (kalker) yaygın olduğu alanlarda kireç yönünden zengin topraklar oluşurken, volkanik sahalarda mineralce zengin topraklar gelişir.

Buna göre, aşağıdaki plato ve üzerinde yaygın olarak görülen zonal toprak tipi eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Haymana Platosu - Kahverengi step toprağı

Answer

Doğru eşleştirme Haymana Platosu ve Kahverengi step toprağıdır.
Haymana Platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir tabaka düzlüğü platosudur. Bölgedeki yarı kurak karasal iklim ve tortul kayaç yapısı, üzerinde otsu bitkilerin (bozkır) ve buna bağlı olarak kahverengi step topraklarının gelişmesine neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Platoların oluşum türlerini ve bölgelerini belirle.
Haymana (İç Anadolu - Tabaka Düzlüğü), Erzurum-Kars (Doğu Anadolu - Lav), Teke (Akdeniz - Karstik).
Toprak tipi, hem ana kayaya hem de iklim özelliklerine bağlı olarak gelişir.
2
Platoların litolojik (kayaç) yapısı ile toprak tiplerini eşleştir.
Karstik sahalar (kireç taşı) terra rossa ile, volkanik sahalar (bazalt/lav) çernezyom ile, tortul tabakalar ise iklime bağlı step toprakları ile eşleşir.
Zonal topraklar, bölgedeki yerli ana kayanın ayrışmasıyla oluşur.
3
Seçeneklerdeki eşleşmeleri kontrol et.
Haymana Platosu İç Anadolu'nun yarı kurak ikliminde yer aldığı için üzerinde kahverengi step toprağı gelişmiştir.
Bu eşleşme hem bölgenin iklimi hem de arazinin tabaka düzlüğü yapısıyla uyumludur.

Key Concept

Plato Oluşumu ve Toprak İlişkisi

Hints

1
Platonun bulunduğu bölgenin iklim özelliklerini düşünerek hangi zonal toprağın gelişebileceğini tahmin etmeye çalış.
2
Erzurum-Kars ve Ardahan'ın lav platosu olduğunu, Teke ve Taşeli'nin ise kireç taşı (karstik) üzerinde yer aldığını hatırla.
3
İç Anadolu'daki platolarda (Haymana, Cihanbeyli, Bozok vb.) bozkır bitki örtüsü ve buna paralel olarak step toprakları baskındır.

Practice More

Platoların sadece topraklarını değil, bu toprakların üzerinde yapılan tarım ürünlerini de (örneğin Erzurum-Kars'ta çayır-hayvancılık ilişkisi) çalışmak konuyu pekiştirir.
Estimated Time:1m 15s
Question 669Question

Türkiye'de yer şekillerinin oluşum sürecinde buzulların etkisi, matematik konum özelliklerine bağlı olarak yalnızca belirli bir yükselti sınırının üzerinde görülmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak Türkiye'de buzulların şekillendirici etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dağların kuzey yamaçlarında, bakı etkisine bağlı olarak buzul izlerine güney yamaçlara oranla daha düşük yükseltilerde rastlanabilir.

Answer

Dağların kuzey yamaçlarında, bakı etkisine bağlı olarak buzul izlerine güney yamaçlara oranla daha düşük yükseltilerde rastlanabilir.
Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer alması nedeniyle dağların kuzey yamaçları 'dulda' tarafında kalır ve güneş ışınlarını daha eğik açıyla alır. Bu durum kuzey yamaçların daha soğuk olmasına ve dolayısıyla kalıcı kar/buzul sınırının güney yamaçlara göre yaklaşık 200-400 metre daha aşağıdan başlamasına neden olur. Sonuç olarak buzul aşındırma ve biriktirme izlerine kuzey yamaçlarda daha düşük yükseltilerde rastlanması coğrafi bir gerçektir.

Step-by-Step Solution

1
Matematik konum etkisini analiz etme
Türkiye orta kuşakta olduğu için buzullar deniz seviyesine inemez ve kıyı şekillerini etkileyemez.
Enlem etkisi nedeniyle sıcaklıklar buzulların deniz seviyesinde kalıcı olmasına izin vermez.
2
Bakı etkisini değerlendirme
Kuzey Yarım Küre'de dağların güney yamaçları daha sıcak, kuzey yamaçları daha soğuktur.
Güneş ışınlarının düşme açısı kuzey yamaçlarda daha dar olduğu için buharlaşma az ve sıcaklık düşüktür.
3
Buzul sınırının tespiti
Soğuk olan kuzey yamaçlarda kalıcı kar ve buzul sınırı daha düşük irtifalardan başlar.
Sıcaklık farkı, buzulların hangi yükseltiye kadar etkili olabileceğini doğrudan belirler.

Key Concept

Türkiye'de Buzul Sınırı ve Bakı İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin enlem derecelerini ve bunun sıcaklık üzerindeki etkisini hatırlayın.
2
Dağların güneş alan (güney) ve almayan (kuzey) yamaçları arasındaki kalıcı kar sınırı farkını düşünün.
3
Buzul izlerinin deniz seviyesine inip inemeyeceği ile bakı etkisinin yüksekliğe etkisini karşılaştırın.

Practice More

Türkiye'deki güncel buzulların bulunduğu dağlar ile sadece buzul izi taşıyan dağlar arasındaki yükselti farklarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Matematik konumun deniz seviyesindeki etkisini eleyerek (fiyortlar gibi) ve özel konumun (yükselti ve bakı) yüksek alanlardaki etkisini analiz ederek sonuca ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 670Question

Karstik mağara sistemlerinde, yer altına sızan suların içindeki kalsiyum bikarbonatın, suyun içindeki basıncın azalması ve karbondioksitin açığa çıkmasıyla kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) şeklinde çökelmesi sonucunda çeşitli birikim şekilleri oluşur. Mağara tavanlarından aşağıya doğru sarkan yapılara 'sarkıt', bu suların mağara tabanında biriktirdiği yapılara ise 'dikit' adı verilir.

Zamanla bu iki yapının büyüyerek birbiriyle temas etmesi ve kaynaşması sonucunda oluşan karstik birikim şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sütun

Answer

Sarkıt ve dikitlerin zamanla birleşmesiyle oluşan 'Sütun' doğru cevaptır.
Karstik mağaralarda tavandan damlayan sular 'sarkıtları', tabana ulaşan damlalar ise 'dikitleri' oluşturur. Bu iki yapının zamanla büyüyerek bir araya gelmesi, mağara içinde dikey bir direk görünümü kazanan 'sütun' yapısını meydana getirir.

Step-by-Step Solution

1
Karstik birikim sürecini tanımla.
Suların içindeki CaCO3CaCO_3 çökelerek mağara içinde sarkıt ve dikitleri oluşturur.
Soruda verilen sürecin mağara içi birikimle ilgili olduğunu anlamak için.
2
Aşama farklarını belirle.
Tavandaki sarkıt ile tabandaki dikit zamanla dikey yönde büyür.
Şekillerin birleşme noktasını tespit etmek için.
3
Sonuç yapısını isimlendir.
Birleşen bu yapılar mağaranın tavanı ve tabanı arasında bir köprü (sütun) oluşturur.
Hangi kavramın bu birleşmeyi ifade ettiğini netleştirmek için.

Key Concept

Karstik Birikim Şekilleri

Hints

1
Bu yer şekli, iki ayrı parçanın (tavandan ve tabandan) zamanla bir 'köprü' gibi birleşmesiyle oluşur.
2
Bir mimari yapıda tavanı taşıyan dikey destekleri hatırlayın.
3
Sarkıt (stalactite) ve dikit (stalagmite) bir araya geldiğinde ortaya çıkan en gelişmiş mağara birikim şeklidir.

Practice More

Karstik birikim şekilleri olan sarkıt, dikit ve sütunun aksine; yüzeyde oluşan basamaklı travertenlerin oluşum şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 671Question

Türkiye'de rüzgarın şekillendirici etkisi; yağışın az, bitki örtüsünün cılız ve fiziksel ufalanmanın şiddetli olduğu alanlarda daha belirgindir. Bu doğrultuda İç Anadolu’da özellikle Konya-Karapınar çevresi ile Güneydoğu Anadolu’nun güney kesimlerinde rüzgar aşınım ve birikim şekillerine rastlanmaktadır.

Buna göre, Türkiye'de rüzgar şekilleri ve bu şekillerin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mantar kaya ve tafoni gibi aşınım şekilleri, rüzgarın taşıdığı kum ve toz gibi materyalleri kayaçların alt kısımlarına çarparak aşındırması sonucunda meydana gelir.

Answer

Mantar kaya ve tafoni gibi yer şekillerinin, rüzgarın taşıdığı materyallerin kayaçların alt kısımlarına çarpması (korazyon) sonucu oluştuğunu belirten seçenek doğrudur.
Mantar kaya ve tafoni oluşumunda temel mekanizma rüzgarın fiziksel aşındırma (korazyon) faaliyetidir. Rüzgarın taşıdığı kum taneleri, direnci düşük kayaçların alt kısımlarına çarparak zamanla burayı inceltir ve üstte dirençli bir şapka bırakan mantar görünümlü şekiller oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Bölgelerin karakteristik özelliklerini analiz et.
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu, Türkiye'nin en az yağış alan ve bitki örtüsünün en cılız olduğu bölgeleridir.
Rüzgarın şekillendirici olabilmesi için toprağı tutan bir örtünün olmaması ve yüzeyin kuru olması gerekir.
2
Rüzgarın aşındırma mekanizmasını hatırla.
Rüzgar, yerden aldığı kumları kayaçların zayıf alt kısımlarına çarparak aşındırır.
Aşındırma gücü yere yakın kısımlarda daha şiddetlidir, bu da mantar kaya gibi tipik şekilleri oluşturur.
3
Seçeneklerdeki diğer dış kuvvetleri ele.
Buzul, dalga ve akarsu/karstik süreçlerle ilgili yanlış eşleştirmeler tespit edildi.
Soruda sadece rüzgar şekillerinin oluşum mantığı ve dağılışına odaklanılmalıdır.

Key Concept

Rüzgarın Şekillendirici Etkisi ve Korazyon Süreci

Hints

1
Rüzgarın bir yeri şekillendirebilmesi için toprağın bitki kökleriyle tutulmaması gerekir.
2
Mantar kayanın alt kısmının daha ince olmasının nedeni, rüzgarın ağır kumları çok yükseğe taşıyamayıp yere yakın kısımlarda daha fazla aşındırma yapmasıdır.
3
Korazyon (rüzgar aşındırması) sürecinde kayaçların direnç farkı şekillerin oluşumunda belirleyici rol oynar.

Practice More

Balkan yarımadası ve Orta Asya gibi yerlerde görülen Lös toprakları ile Türkiye'deki birikim sahalarını karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 672Question

Türkiye'de karstik yer şekillerinin gelişim süreci, üzerinde bulundukları kayaçların (litoloji) kimyasal çözünme özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Batı ve Orta Toroslar'da kireç taşı (kalker) üzerinde gelişen karstik yapılar geniş bir alan kaplarken; Sivas, Erzincan ve Çankırı çevresinde alçı taşı (jips) üzerinde daha farklı karakterde karstik şekiller oluşmuştur.

Bu iki farklı kayaç türü üzerinde gelişen karstik süreçler ve ortaya çıkan yer şekilleri karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Alçı taşı kireç taşına göre suda çok daha kolay ve hızlı çözündüğü için jips karstı bölgelerinde şekiller daha çabuk oluşur ancak bu şekiller kireç taşı üzerindekiler kadar dayanıklı ve kalıcı değildir.

Answer

Alçı taşı kireç taşına göre çok daha hızlı çözündüğü için jips karstı alanlarında yer şekilleri hızlı oluşur fakat daha dayanıksızdır.
Alçı taşı (jips) kimyasal yapısı gereği suya en dayanıksız karstik kayaçtır. Bu nedenle Sivas çevresinde karstik süreçler Akdeniz'e göre çok daha hızlı işler; ancak bu durum yer şekillerinin kireç taşı (kalker) üzerindeki şekiller kadar keskin, iri ve uzun ömürlü olmasını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Kayaç türlerini ve çözünme özelliklerini analiz et.
Kireç taşı (kalker) kalsiyum karbonatlıdır; alçı taşı (jips) kalsiyum sülfatlıdır. Jips, suya karşı kalkerden çok daha dayanıksızdır.
Karstik şekillerin oluşum hızını kayacın kimyasal bileşimi belirler.
2
Türkiye'deki dağılışı coğrafi olarak eşleştir.
Akdeniz (Toroslar) kireç taşı karstının merkeziyken, Sivas-Erzincan hattı jips karstının merkezidir.
Litolojik farklılıklar bölgesel şekil farklılıklarına yol açar.
3
Çözünme hızı ile yer şekli kalıcılığı arasındaki ilişkiyi kur.
Çok hızlı çözünen jips üzerinde şekiller (lapya, dolin vb.) hızlıca oluşur fakat kayaç yumuşak/dayanıksız olduğu için bu şekiller çabuk bozulur.
Yüksek çözünürlük, yer şeklinin morfolojik ömrünü kısaltır.

Key Concept

Litolojik Yapı ve Karstlaşma İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de karstlaşma sadece Akdeniz Bölgesi ile sınırlı değildir; İç Anadolu'da jips (alçı taşı) karstı mevcuttur.
2
Alçı taşının (jips) kireç taşına (kalker) göre daha kolay eridiğini hatırlayın.
3
Hızlı eriyen bir kayaçta yer şekilleri daha hızlı gelişir ancak malzemenin dayanıksızlığı bu şekillerin kalıcılığını azaltır.

Practice More

Karstik ovaların (Polye) Akdeniz Bölgesi'ndeki kodlamasını (TAKKE) ve obrukların tarımsal sulama ile ilişkisini tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 673Question

Türkiye'de dış kuvvetlerin ve kütle hareketlerinin yer şekilleri üzerindeki etkisi incelendiğinde; erozyonun genellikle bitki örtüsünden yoksun alanlarda toprağın üst kısmının süpürülmesi, heyelanın ise eğimli yamaçlarda kütlesel bir yer değiştirme olduğu görülür.

Bu iki doğa olayının oluşum mekanizmaları ve Türkiye'deki etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Heyelan olaylarında suya doygun hale gelen killi tabakanın kayganlaşması temel etkinken; erozyonda verimli üst toprağın rüzgâr veya dış kuvvetlerle taşınması söz konusudur.

Answer

Heyelan olaylarında suya doygun hale gelen killi tabakanın kayganlaşması temel etkinken; erozyonda verimli üst toprağın rüzgâr veya dış kuvvetlerle taşınması söz konusudur.
Heyelan, yer çekimi, eğim ve aşırı yağış gibi faktörlerin etkisiyle toprağın killi tabaka üzerinde kütle halinde kaymasıdır. Özellikle suya doyan kilin sürtünmeyi azaltması bu olayı kolaylaştırır. Erozyon ise toprağın üst kısmındaki verimli tabakanın dış kuvvetler (rüzgâr, akarsu vb.) tarafından yavaşça aşındırılıp taşınmasıdır. Doğru olan ifade bu mekanik farkı tam olarak açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan süreçlerini derinlik ve hız bakımından karşılaştırın.
Erozyon yüzeysel ve yavaştır; heyelan kütlesel ve anidir.
Bu temel fark, olayların oluşum nedenlerini anlamayı sağlar.
2
Heyelan üzerindeki jeolojik ve klimatolojik etkileri belirleyin.
Eğim, bol yağış ve killi tabakanın varlığı heyelanı tetikler.
Kil suyu emdiğinde şişer ve üzerinde bulunan kütlenin kaymasına zemin hazırlar.
3
Erozyonun önlenmesi ve mekanizmasını analiz edin.
Bitki örtüsü korunarak toprağın üst kısmının süpürülmesi engellenir.
Erozyon temel olarak toprağın en verimli kısmı olan üst tabakasını hedef alır.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Farkı: Yüzeysel Süpürülme vs. Kütlesel Yer Değiştirme

Hints

1
Heyelan ve erozyon arasındaki farkın derinlik ve hıza bağlı olduğunu unutmayın.
2
Killi toprakların suyla temas ettiğinde nasıl davrandığını (kayganlık) düşünün.
3
Hangi olayın sadece toprağın en üst kısmını ilgilendirdiğine odaklanın.

Practice More

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin toprak tiplerini (Kil vs. Kum) ve baskın dış kuvvetlerini karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 674Question

Akarsuların denize döküldükleri kıyılarda taşıdıkları alüvyonları biriktirmesiyle oluşan ovalara delta ovası denir. Bir kıyıda bu tür ovaların oluşabilmesi için kıta sahanlığının (şelf alanı) geniş olması, akarsuyun bol alüvyon taşıması ve kıyıda güçlü akıntıların bulunmaması gerekir.

Buna göre, aşağıda verilen ovalardan hangisi oluşum süreci bakımından yukarıda belirtilen şartlara bir örnek olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Tercan Ovası

Answer

Tercan Ovası, oluşumu bakımından delta ovası değil, tektonik kökenli bir çöküntü ovasıdır.
Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Tercan Ovası, akarsu biriktirmesiyle denizde oluşan bir delta değil, yer kabuğu hareketleri (faylanma) sonucu oluşmuş tektonik bir ovadır. Bu nedenle soruda açıklanan delta oluşum süreciyle ilişkili değildir.

Step-by-Step Solution

1
Delta ovası tanımını analiz et.
Delta ovaları akarsu biriktirmesiyle denizin içinde oluşur (kıyı ovası).
Soruda verilen şartlar sadece kıyı biriktirme ovaları (deltalar) için geçerlidir.
2
Seçeneklerdeki ovaları konumlarına göre gruplandır.
Silifke, Balat, Dikili ve Meriç kıyı bölgelerinde; Tercan ise iç kesimdedir.
Delta ovaları sadece deniz kıyısında oluşabilir.
3
Tercan Ovası'nın jeolojik yapısını değerlendir.
Doğu Anadolu'da fay hatlarına bağlı bir çöküntü alanıdır.
İç kesimlerdeki ovaların büyük çoğunluğu tektonik kökenlidir.

Key Concept

Oluşum Kökenlerine Göre Türkiye'nin Ovaları

Hints

1
Delta ovalarının sadece deniz kıyısında oluşabileceğini hatırla.
2
Seçeneklerdeki ovalardan hangisi deniz kıyısında değil de iç kesimlerde (Doğu Anadolu gibi) yer almaktadır?
3
Ege ve Akdeniz kıyısındaki ovalar genellikle delta veya karstik kökenliyken, fay hatları üzerindeki çöküntü ovaları (örneğin Tercan) tektoniktir.

Practice More

Farklı bölgelerdeki tektonik ovaları (örneğin Iğdır, Malatya, Konya) harita üzerinde inceleyerek deltalarla farkını pekiştirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 675Question

Türkiye'nin jeolojik yapısı ve yer şekilleri üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, saha çalışması sırasında sırasıyla şu gözlemleri yapmıştır:

I. Yer kabuğundaki çatlaklardan çıkan lavların üst üste birikmesiyle oluşan koni biçimli bir yükselti inceledim.
II. Esnek tortul tabakaların yan basınçlarla kıvrılması sonucu oluşmuş, üzerinde antiklinal ve senklinal yapılar bulunan bir sıradağ kütlesine tırmandım.
III. Sertleşmiş tabakaların yan basınçlar altında kırılmasıyla yükselmiş bir horst kütlesi üzerinde incelemelerde bulundum.

Bu coğrafyacının gözlem yaptığı dağlar, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Nemrut - Geyik - Kaz

Answer

Doğru eşleştirme Nemrut, Geyik ve Kaz Dağları şeklindedir.
Verilen gözlemler sırasıyla volkanik, kıvrımlı ve kırıklı dağ yapılarını tarif etmektedir. Nemrut Dağı bir volkan konisidir (volkanik), Geyik Dağları Toros kuşağında yer alan kıvrımlı bir sıradağdır (kıvrım), Kaz Dağları ise Ege bölgesinde kırılma sonucu yükselmiş bir horst kütlesidir (kırıklı).

Step-by-Step Solution

1
Birinci gözlemi analiz etme
Volkanik oluşum (Nemrut)
Lav birikmesi ve koni yapısı volkanizmayı işaret eder.
2
İkinci gözlemi analiz etme
Kıvrım oluşum (Geyik)
Esnek tabakaların yan basınçla kıvrılması ve antiklinal-senklinal yapıları kıvrım dağlarının (orojenez) özelliğidir.
3
Üçüncü gözlemi analiz etme
Kırıklı oluşum/Horst (Kaz)
Sertleşmiş tabakaların kırılması ve yükselen blok (horst) yapısı kırıklı dağları işaret eder.

Key Concept

Dağ oluşum süreçlerinin (Orojenez ve Volkanizma) karakteristik özellikleri

Hints

1
Gözlemlerdeki 'lav', 'kıvrılma' ve 'kırılma/horst' anahtar kelimelerine odaklanın.
2
Ege Bölgesi'ndeki dağların çoğu (Kaz, Madra, Yunt, Aydın, Menteşe) kırıklı yapıdadır.
3
Toroslar (Geyik, Bolkar, Aladağlar) genel olarak kıvrım sistemi içindeyken, İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da volkanik koniler yaygındır.

Practice More

Farklı bölgelerden seçilen dağların oluşum türlerini bir harita üzerinde işaretleyerek kalıcılığı artırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 676Question

Türkiye'de platolar, üzerinde bulundukları arazinin jeolojik yapısına ve dış kuvvetlerin aşındırma süreçlerine bağlı olarak farklı şekillerde oluşmuştur. Bazı sahalarda kalkerli (kireç taşı) yapının çözünmesiyle 'karstik platolar' meydana gelirken, bazı sahalarda ise volkanizma sonucu yüzeye çıkan lavların akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmasıyla 'lav (volkanik) platoları' oluşmuştur. Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla bir 'karstik' ve bir 'lav' platosu örneği doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Teke Platosu - Erzurum-Kars Platosu

Answer

Karstik plato örneği olarak Teke Platosu, lav platosu örneği olarak ise Erzurum-Kars Platosu verilmelidir.
Türkiye'de karstik platolar denilince akla ilk gelen yerler Batı ve Orta Toroslar üzerindeki Teke ve Taşeli platolarıdır. Lav platoları ise Kuzeydoğu Anadolu'da geniş alan kaplayan Erzurum-Kars-Ardahan platolarıdır. Dolayısıyla Teke ve Erzurum-Kars eşleşmesi istenen sıralamaya tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Karstik platoların yerini tespit etme
Teke ve Taşeli platoları (Akdeniz Bölgesi)
Karstik platolar, kireç taşı (kalker) gibi eriyebilen kayaçların yaygın olduğu sahalarda oluşur.
2
Lav (volkanik) platolarının yerini tespit etme
Erzurum, Kars ve Ardahan platoları (Kuzeydoğu Anadolu)
Lav platoları, volkanik patlamalarla yayılan lavların akarsular tarafından derin yarılmasıyla oluşur.
3
Seçeneklerdeki sıralamayı kontrol etme
Teke (Karstik) ve Erzurum-Kars (Lav) eşleşmesi
Soru kökünde istenen 'sırasıyla' kuralına uygun olan tek seçenek budur.

Key Concept

Türkiye'deki platoların oluşum türlerine göre (karstik, lav, aşınım, tabaka düzlüğü) sınıflandırılması.

Hints

1
Akdeniz Bölgesi'nde karstik (eriyebilen) kayaçların nerede yoğunlaştığını düşünün.
2
Kuzeydoğu Anadolu'daki (Erzurum-Kars çevresi) platoların yüksek olmasının nedeninin volkanik lav örtüsü olduğunu hatırlayın.
3
Teke ve Taşeli her zaman karstik platolara; Erzurum, Kars ve Ardahan ise lav platolarına ana örneklerdir.

Practice More

Platoların ekonomik faaliyetlerle (hayvancılık türleri, tarım ürünleri) olan ilişkisine çalışarak bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 677Question

Türkiye'de karst topoğrafyasının gelişimi üzerinde eriyebilen kayaçların (kalkerkalker, jipsjips, kaya tuzu) varlığı ve sahanın iklim koşulları doğrudan etkilidir. Litolojik yapıdaki bu çeşitlilik, ülkemizin farklı yörelerinde farklı boyut ve özelliklerde karstik yer şekillerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Buna göre, Türkiye'deki karstik yer şekilleri ve dağılışı hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'de karstik aşınım ve birikim şekilleri sadece Akdeniz Bölgesi'ndeki kireç taşları üzerinde oluşur; diğer bölgelerimizde bu şekillere rastlanmaz.

Answer

Türkiye'de karstik şekillerin sadece Akdeniz Bölgesi'nde görüldüğünü savunan ifade yanlıştır; jips karstı gibi örnekler İç Anadolu'da da yaygındır.
Karstik şekillerin yalnızca Akdeniz Bölgesi'nde görüldüğünü iddia eden seçenek yanlıştır. Türkiye'de karstik süreçler sadece kalker (kirec\ckireç tas\cıtaşı) üzerinde değil, jips (alc\cıalçı tas\cıtaşı) ve kaya tuzu gibi diğer eriyebilen kayaçlar üzerinde de gerçekleşir. Bu nedenle Sivas, Erzincan ve Çankırı gibi illerimizde de jips karstına bağlı olarak oluşmuş çeşitli obruk, dolin ve mağaralara rastlanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kayaç yapısını (litoloji) analiz etme
Karstik şekillerin sadece kalker üzerinde değil, jips (alçı taşı) ve kaya tuzu üzerinde de oluşabileceğini belirleme.
Karstlaşma, suyla temas ettiğinde çözünebilen tüm kayaçlarda gerçekleşebilir.
2
Coğrafi dağılımı kontrol etme
Akdeniz'de kalker, Sivas-Erzincan hattında ise jips karstının yaygın olduğunu hatırlama.
Türkiye'nin farklı jeolojik yapısı, karstik süreçlerin tek bir bölgeye hapsolmasını engeller.
3
Seçeneklerdeki 'mutlak' ifadeleri değerlendirme
'Sadece Akdeniz Bölgesi'nde rastlanır' ifadesinin coğrafi çeşitlilikle çeliştiğini tespit etme.
Coğrafya sorularında genelleme yapan 'sadece', 'asla', 'hiçbir zaman' gibi ifadeler genellikle hata payı yüksek olan ifadelerdir.

Key Concept

Karstik Şekillerin Litolojik Çeşitliliği ve Türkiye Dağılımı

Hints

1
Karstik yer şekillerinin oluşabilmesi için arazide kolayca eriyebilen kayaçların (kalker, jips vb.) bulunması gerekir.
2
Türkiye'de kireç taşı (kalkerkalker) en çok Akdeniz'de bulunsa da, alçı taşı (jipsjips) gibi diğer eriyebilen kayaçlar farklı bölgelerimizde de yaygındır.
3
Sivas ve Çankırı gibi illerimizde bulunan jipsli arazilerde de önemli karstik oluşumlar mevcuttur; bu durum karstın sadece Akdeniz'e özgü olmadığını kanıtlar.

Practice More

Jips karstı ve kalker karstı arasındaki erime hızı farklarını araştırarak bu kayaçların oluşturduğu şekillerin ömürlerini karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 678Question

Türkiye'de yer şekillerinin gelişim sürecinde dış kuvvetler ve kütle hareketleri belirleyici rol oynamaktadır. Bu süreçlerden erozyon ve heyelan, zaman zaman birbiriyle karıştırılsa da hem oluşum mekanizmaları hem de etkiledikleri derinlik açısından köklü farklılıklara sahiptir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi heyelan olayını erozyondan ayıran temel bir karakteristik özelliktir?

Show answer & explanation

Answer: Anakaya üzerindeki tabakaların suya doygun hâle gelerek bir bütün (kütle) hâlinde yer değiştirmesi

Answer

Heyelan olayını erozyondan ayıran temel fark, toprağın altındaki tabakalarla birlikte kütle hâlinde yer değiştirmesidir.
Heyelan, yer çekimi, eğim ve aşırı yağış gibi faktörlerin etkisiyle, toprağın altındaki tabakalarla birlikte bir bütün olarak kaymasıdır. Bu durum, sadece üstteki toprağın taşındığı erozyondan farklı olarak daha derin ve kütlesel bir harekettir.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan tanımlarını karşılaştırın.
Erozyon bir yüzey süpürülmesidir (yavaş), heyelan ise bir kütle hareketidir (hızlı).
İki sürecin etki derinliğini belirlemek temel farkı anlamayı sağlar.
2
Oluşumda etkili olan faktörleri analiz edin.
Erozyonda bitki örtüsü ve rüzgar/su etkisi baskınken, heyelanda eğim, killi yapı ve su doygunluğu baskındır.
Fiziksel mekanizmaların farklılığı ayırt edici kriterdir.
3
Hareketin türünü inceleyin.
Heyelan olayında tabakalar anakaya üzerindeki bir düzlem boyunca kayarak bütün hâlde yer değiştirir.
Bu durum heyelanı 'kütle hareketi' sınıfına sokar ve erozyondan kesin olarak ayırır.

Key Concept

Erozyon yüzeyel bir aşınım süreciyken, heyelan derin tabakaları kapsayan bir kütle hareketidir.

Hints

1
Olayın hangi derinlikte gerçekleştiğine ve neyin yer değiştirdiğine odaklanın.
2
Erozyon toprağı yavaşça 'süpürürken', heyelan toprağı ve altındaki tabakaları 'kaydırır'.
3
Heyelanın bir 'kütle hareketi' olduğunu, yani tabakaların bütün olarak hareket ettiğini hatırlayın.

Practice More

Türkiye'de heyelanın en çok Karadeniz, erozyonun ise İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da görülmesinin nedenlerini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 679Question

Türkiye'nin mutlak (matematik) konumu nedeniyle buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi diğer dış kuvvetlere oranla oldukça sınırlıdır. Buna rağmen Kaçkar, Bolkar ve Aladağlar gibi dağların yüksek kesimlerinde sirk çukurları, buzul vadileri ve moren yığınlarına rastlanmaktadır. Bu durum, Türkiye'nin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Ortalama yükseltisinin fazla olması

Answer

Türkiye'deki dağlarda buzul şekillerine rastlanması, özel konumun bir sonucu olan ortalama yükseltinin fazla olması ile ilişkilidir.
Doğru cevap, yükselti faktörüne vurgu yapmaktadır. Türkiye'de buzullar matematik konum gereği deniz seviyesinde görülemez; ancak özel konumun bir getirisi olan yüksek dağlık alanlar, sıcaklığın yeterince düşmesine ve buzul şekillerinin oluşmasına imkan tanır.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvetlerin etkisini analiz et.
Türkiye'de en etkili dış kuvvet akarsular iken, en az etkili olan buzullardır.
Buzulların az etkili olması, Türkiye'nin orta kuşakta (ılıman kuşak) yer almasından kaynaklanır.
2
Yüksek dağlardaki oluşumları değerlendir.
Belirli bir yükseltiden sonra (yaklaşık 2200-2500m) geçmiş buzul izlerine, daha yükseklerde (3500m+) ise güncel buzullara rastlanır.
Sıcaklığın yükseltiye bağlı olarak azalması, yüksek zirvelerin buzul oluşumuna uygun hale gelmesini sağlar.
3
Kavramsal sınıflandırma yap.
Yükselti faktörü 'Özel Konum' (Göreceli Konum) kapsamında değerlendirilir.
Bir özelliğin enlem dereceleriyle değil, arazi yapısı veya yükseltiyle açıklanması özel konumun kanıtıdır.

Key Concept

Özel Konum ve Yükselti İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin orta kuşakta olması buzulların etkisini neden sınırlar? Peki dağlarda neden buzullar var?
2
Buzul şekilleri (sirk, moren vb.) Türkiye'de sadece çok yükseklerde görülür. 'Yüksek' olmak hangi konum türüne girer?
3
Enlem etkisi (matematik konum) buzulu engellerken, yükselti (özel konum) buzula izin verir.

Practice More

Türkiye'de güncel buzulların en yoğun olduğu bölgeyi ve dağları (Cilo-Sat, Kaçkar vb.) harita üzerinde inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Soruya tersten yaklaşarak 'Eğer Türkiye'nin ortalama yükseltisi az olsaydı bu şekillere rastlanır mıydı?' diye düşünerek cevaba ulaşılabilir.
Estimated Time:50s
Question 680Question

Türkiye'de orojenez (dağ oluşumu) süreçlerinde, yan basınçlara maruz kalan tabakaların esnekliğini yitirmiş (sertleşmiş) olması, bu kütlelerin kıvrılmak yerine kırılmasına neden olur. Bu kırılma düzlemi boyunca yükselen bloklara "horst", çöken bloklara ise "graben" adı verilir.

Buna göre, aşağıda verilen dağlardan hangisi oluşum özellikleri bakımından bir "horst" kütlesi özelliği taşımaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Yunt Dağı

Answer

Yunt Dağı, kırılma sonucu oluşan bir horst kütlesidir.
Yunt Dağı, Ege Bölgesi'nde yer alan ve sertleşmiş yer kabuğu bloklarının tektonik basınçlarla kırılması sonucu yüksekte kalan kütle olan bir horsttur. Bu bölgede Kaz, Madra, Yunt, Bozdağlar ve Aydın Dağları tipik horst örnekleridir.

Step-by-Step Solution

1
Oluşum mekanizmasını tanımlama
Soruda bahsedilen horst-graben sistemi, sert (masif) tabakaların yan basınçlarla kırılması (faylanması) sonucu oluşur.
Kırıklı dağların yapısını anlamak için tabakanın esneklik özelliğini bilmek gerekir.
2
Bölgesel dağılımı kontrol etme
Türkiye'de kırıklı dağlar (horstlar) en yaygın olarak Ege Bölgesi'nde (Kaz, Madra, Yunt, Bozdağlar, Aydın Dağları, Menteşe) ve Akdeniz'de Nur (Amanos) Dağları'nda görülür.
Coğrafi dağılım bilgisi seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Seçeneklerdeki dağları sınıflandırma
Küre ve Geyik kıvrımlı, Süphan volkanik, Yıldız ise kıvrımlı yapıdadır. Yunt Dağı ise Ege'deki kırıklı dağlardan biridir.
Doğru eşleştirmeyi yaparak sonuca ulaşılır.

Key Concept

Orojenez türleri (Kıvrımlı, Kırıklı, Volkanik)

Hints

1
Türkiye'de horst-graben sisteminin en yaygın olduğu bölgeyi düşünün.
2
Ege Bölgesi'ndeki kıyıya dik uzanan dağ sıralarından birini arayın.
3
Kaz, Madra, Yunt, Bozdağlar sıralaması size doğru cevabı verecektir.

Practice More

Ege Bölgesi'ndeki bu horstların arasında kalan grabenlerin (ovaların) isimlerini de çalışmanız faydalı olacaktır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 34 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 34 | Examkin