Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 681Question

Türkiye'de dağların büyük bir bölümü levhaların sıkıştırması sonucu kıvrılarak veya kırılarak oluşurken, bazıları ise yer altındaki magmanın yüzeye çıkmasıyla (volkanizma) meydana gelmiştir. Ayrıca dağların genel olarak doğu-batı yönünde uzanması, ülkemizde kuzey-güney yönlü ulaşım maliyetlerini artıran temel bir faktördür.

Buna göre, aşağıda verilen dağlardan hangisi oluşum bakımından kırıklı (horst-graben) bir yapıya sahiptir?

Show answer & explanation

Answer: Kaz Dağları

Answer

Kaz Dağları, Ege Bölgesi'nde bulunan ve faylanma sonucu oluşan kırıklı bir dağdır.
Kaz Dağları, Batı Anadolu'da (Ege Bölgesi) yer alan ve yan basınçlara karşı direnç gösteren sert tabakaların fay hatları boyunca kırılmasıyla oluşan bir 'horst' yapısıdır. Bu tür dağlar kırıklı dağlar kategorisine girer.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki dağların oluşum türlerini sınıflandırın.
Dağlar; kıvrım (Kaçkar, Toroslar), kırık (Kaz, Madra, Aydın vb.) ve volkanik (Erciyes, Nemrut) olarak üçe ayrılır.
Soruda istenen 'kırıklı' yapıya uygun örneği bulmak için temel kategorizasyon gereklidir.
2
Ege Bölgesi'ndeki horst-graben sistemini analiz edin.
Sert yapıdaki Ege tabakaları kırılmış; yüksekte kalan kısımlar 'horst' (dağ), çöken kısımlar 'graben' (ova) olmuştur.
Kırıklı dağların en yaygın görüldüğü bölge Ege Bölgesi'dir.
3
Seçeneklerdeki dağları eşleştirin.
Kaz Dağları kırıklı, Kaçkar ve Bolkar kıvrımlı, Erciyes ve Nemrut ise volkaniktir.
Belirlenen kriterlere göre doğru seçenek Kaz Dağları olarak tespit edilir.

Key Concept

Dağ Oluşum Türleri (Orojenez ve Volkanizma)

Hints

1
Türkiye'de kırıklı dağlar en çok Batı Anadolu (Ege) kıyılarında görülür.
2
Ege'deki dağlar; Kaz, Madra, Yunt, Aydın, Menteşe ve Bozdağlar olarak sıralanır. Bunlar horst tipi dağlardır.
3
Kıvrım dağları esnek tabakalardan, kırıklı dağlar ise sertleşmiş eski kütlelerin kırılmasından oluşur.

Practice More

Ege Bölgesi'ndeki horstların arasında kalan grabenleri (Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes) inceleyerek yerleşme ve tarım üzerindeki etkilerini öğrenebilirsiniz.

Alternative Method

Bölgelere göre ezberleme yöntemi: Karadeniz ve Akdeniz büyük oranda kıvrım, Ege büyük oranda kırık, Doğu Anadolu ve İç Anadolu ise yoğunlukla volkanik dağlardan oluşur.
Estimated Time:45s
Question 682Question

Türkiye'nin yer şekilleri üzerinde iç ve dış kuvvetlerin etkileşimi oldukça belirgindir. Akarsular, aşındırma faaliyetleri sırasında geçtikleri arazinin kayaç yapısına ve direnç özelliklerine bağlı olarak farklı şekiller meydana getirirler. Özellikle volkanik arazilerde sel sularının ve akarsuların, dirençli ve dirençsiz tabakaları seçici bir şekilde aşındırması özel görünümlü yer şekillerinin ortaya çıkmasına neden olur.

Buna göre; akarsu aşındırmasına bağlı olarak gelişen ancak oluşum sürecinde bazalt gibi dirençli kayaçların, altındaki yumuşak tüf tabakasını süpürülmeye karşı korumasıyla karakterize edilen yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peri bacaları

Answer

Sözü edilen yer şekli peri bacalarıdır.
Peri bacaları, akarsu ve sel sularının volkanik tüflerden oluşan araziyi aşındırması sürecinde, üstteki daha dirençli olan bazalt kayalarının alttaki tüfü korumasıyla meydana gelen kule şeklindeki yapılardır. Bu oluşumda akarsu 'dış kuvvet', volkanizma ise 'dolaylı/hazırlayıcı' etkidir.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvet ve arazi yapısı ilişkisini analiz edin.
Soru, akarsu aşındırması ile volkanik arazinin (tüf ve bazalt) etkileşimini sorgulamaktadır.
Peri bacalarının oluşumu için hem bir dış kuvvet (akarsu/sel suları) hem de özel bir litolojik yapı (farklı dirençte volkanik tabakalar) gerekir.
2
Aşınma sürecini değerlendirin.
Yumuşak tüfler aşınırken, üstteki sert bazalt blokları aşınmayı yavaşlatarak kule benzeri yapılar oluşturur.
Bu durum, akarsu aşındırmasının 'seçici' doğasını ve litolojiye olan bağımlılığını gösterir.

Key Concept

Akarsu Aşındırması ve Litolojik İlişki (Peri Bacaları)

Hints

1
Bu yer şekli Türkiye'de en çok Kapadokya çevresinde görülür.
2
Oluşumunda akarsu aşındırmasının yanı sıra rüzgarların da çok dolaylı bir süpürme etkisi vardır.
3
Üstte duran 'şapka' kısmı sert bazalt, gövde kısmı ise yumuşak tüf tabakasından oluşur.

Practice More

Kapadokya dışındaki peri bacası örneklerini (örneğin Erzurum-Narman, Vanadokya) araştırarak karstik şekillerle farkını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 683Question

Türkiye'de kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde, bitki örtüsünün cılız olduğu sahalarda rüzgârların yer şekilleri üzerindeki doğrudan etkisi artmaktadır. Rüzgârın taşıdığı taneli materyallerin, kayaların dirençsiz kısımlarına çarpmasıyla zamanla çeşitli aşındırma şekilleri ortaya çıkar.

Özellikle kurak bölgelerdeki sert kayaların yüzeyinde görülen, rüzgârın savurduğu kumların aşındırmasıyla oluşmuş, kuş yuvası veya bal peteğini andıran küçük oyuklara ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Tafoni

Answer

Kayaların yüzeyinde oluşan bal peteği görünümlü küçük oyuklara 'Tafoni' adı verilir.
Tafoni, rüzgârın taşıdığı kumların kayaların dirençsiz kısımlarına çarpması (korozyon) sonucunda oluşan, fiziksel görünümü kuş yuvası veya bal peteğine benzeyen küçük oyuklardır. Türkiye'de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kurak alanlarda görülür.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvet ve süreci tanımla
Rüzgârın doğrudan aşındırma (korozyon) etkisi belirlendi.
Soruda rüzgârın savurduğu kumların kayaları aşındırmasından bahsedilmektedir.
2
Şeklin fiziksel özelliğini analiz et
Kuş yuvası veya bal peteği görünümündeki küçük oyuklar tespit edildi.
Tafoni, yardang ve mantar kaya gibi şekillerden bu spesifik tasvirle ayrılır.
3
Seçenekler arasında sınıflandırma yap
Tafoni aşındırma, Barkan ve Lös ise biriktirme şeklidir.
Doğru terimin 'Tafoni' olduğu sonucuna varıldı.

Key Concept

Rüzgar Aşındırma Şekilleri (Tafoni)

Hints

1
Bu yer şekli rüzgârın biriktirme değil, aşındırma faaliyetleri sonucunda oluşur.
2
Şeklin ismi, Akdeniz ülkelerinde yaygın olan ve 'oyuk' anlamına gelen bir terimden gelir.
3
Bal peteği veya kuş yuvası gibi küçük deliklerden oluşan kaya yüzeyini düşünün.

Practice More

Rüzgârın dolaylı yoldan etkili olduğu 'Peribacaları' konusunu tekrar ederek aşındırma süreçlerini karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 684Question

Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı alanlarda akarsuların dağ kütlelerini enine yararak oluşturduğu, profili "U" harfine benzeyen vadiler, iç kesimlerle kıyı bölgeleri arasında kara ve demir yolu ulaşımına imkan sağlayan doğal koridorlar oluşturur. Bu vadi tipi özellikle Küre Dağları ve Toroslar üzerinde yaygın olarak görülür.

Buna göre, özellikleri belirtilen akarsu aşındırma şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Boğaz vadi

Answer

Boğaz vadi
Soru kökünde belirtilen dağları enine yarma, U profil ve doğal ulaşım geçidi özellikleri Boğaz (Yarma) vadilerin temel tanımıdır. Türkiye'de özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde bu vadiler kıyı ile iç kesim arasındaki bağlantıyı sağlayan tek koridorlar olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar ipuçlarını belirle.
"Dağları enine yarması", "U profilli olması" ve "ulaşım geçidi" özellikleri saptandı.
Soruda tanımlanan yer şeklinin karakteristik özelliklerini ayırmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.
2
Türkiye'nin dağ uzanışına göre akarsu etkisini analiz et.
Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar kıyıya paraleldir; bu dağları aşan akarsuların enine vadiler (boğazlar) açması gerekir.
Türkiye'nin özel konumuna bağlı yer şekli dağılımını anlamak yer şekli tipini doğrular.
3
Seçenekler arasında karşılaştırma yap.
Bu tanıma en uygun aşınım şeklinin Boğaz (Yarma) vadi olduğu sonucuna varıldı.
Diğer vadi tipleri ya farklı arazi yapılarında (karstik) ya da farklı aşınım evrelerinde (çentik) görülür.

Key Concept

Boğaz vadiler (Yarma vadiler), dağ sıralarının akarsular tarafından enine aşındırılmasıyla oluşur ve Türkiye'de ulaşım açısından stratejik öneme sahiptir.

Hints

1
Akdeniz'deki Sertavul veya Gülek gibi geçitlerin bu tür vadiler üzerinde olduğunu düşünün.
2
Dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde iç kesime ulaşmak için kullanılan enine yarıklardır.
3
Bu vadi tipine diğer adıyla 'Yarma Vadi' de denir.

Practice More

Boğaz vadilerin oluşumu ile epirojenez (kıta oluşumu) arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 685Question

Türkiye'de platolar, oluşum süreçlerine ve üzerinde bulundukları arazinin yapısına göre farklı fiziksel ve ekonomik özellikler göstermektedir. Bu yer şekillerinin genel özellikleri ve dağılışı dikkate alındığında, aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Karadeniz Bölgesi'nde yer alan platoların tamamı karstik aşınım süreçleriyle oluşmuş olup bu sahalar Türkiye'nin en önemli tarım alanlarını oluşturur.

Answer

Karadeniz Bölgesi'ndeki platoların karstik süreçlerle oluştuğunu ve en önemli tarım alanları olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Karadeniz Bölgesi'ndeki platoların (Perşembe Platosu gibi) karstik süreçlerle oluştuğu bilgisi yanlıştır; bu platolar aşınım düzlüğü karakterindedir. Ayrıca karstik sahalar, suyun yer altına sızması nedeniyle genellikle yüzey suyu bakımından fakirdir ve bu durum geniş çaplı tarımı zorlaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Platoların oluşum türlerini hatırla.
Türkiye'de lav (Erzurum-Kars), karstik (Teke-Taşeli), aşınım düzlüğü (Çatalca-Kocaeli, Perşembe) ve tabaka düzlüğü (İç Anadolu platoları) olmak üzere dört ana plato tipi bulunur.
Soruda verilen bölge-oluşum eşleştirmelerini kontrol etmek için bu temel bilgi gereklidir.
2
Karstik platoların dağılımını analiz et.
Karstik süreçler kalker, jips ve kaya tuzu gibi çözünebilen kayaçların olduğu yerlerde görülür. Türkiye'de bu yapılar en çok Akdeniz (Teke, Taşeli) ve İç Anadolu (Sivas çevresi - jips karstı) bölgelerinde yoğundur.
Karadeniz Bölgesi'ndeki platoların karstik olup olmadığını doğrulamak için litolojik yapı incelenmelidir.
3
Karadeniz platolarının özelliklerini değerlendir.
Karadeniz'de bulunan Perşembe Platosu bir aşınım düzlüğüdür. Ayrıca platolar yüksek ve engebeli sahalar oldukları için, kıyı kuşağındaki ovalara göre birincil tarım alanları olarak kabul edilmezler.
Yanlış olan seçeneğin neden hatalı olduğunu netleştirmek için bölgeye özgü veriler kullanılır.

Key Concept

Türkiye'nin platolarının oluşum tiplerine göre bölgesel dağılımı

Hints

1
Türkiye'deki plato türlerini (lav, karstik, aşınım, tabaka düzlüğü) ve bunların en çok görüldüğü bölgeleri düşünün.
2
Karstik platoların hangi kayaç yapısı üzerinde ve hangi bölgede yoğunlaştığını hatırlayın.
3
Karadeniz'deki platoların (örneğin Perşembe Platosu) karstik değil, aşınım kökenli olduğunu dikkate alın.

Practice More

Platoların oluşum süreçleri ile üzerinde yürütülen hayvancılık türleri (mera vs. küçükbaş) arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 686Question

Türkiye'de rüzgarların yer şekilleri üzerindeki etkisi 'ikincil dereceden' bir dış kuvvet olarak kabul edilse de bazı yörelerde rüzgarın aşındırma ve biriktirme faaliyetleri oldukça belirgindir. Bu durum, bölgenin iklimsel özellikleri ve yüzey koşullarıyla doğrudan ilişkilidir.

Buna göre, Türkiye'de rüzgarların şekillendirici etkisi ve coğrafi dağılışı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Karadeniz Bölgesi kıyılarında rüzgarın yer şekilleri üzerindeki etkisinin yok denecek kadar az olması, bu kıyılarda rüzgar hızının materyal taşıyacak seviyeye ulaşamaması ile doğrudan ilgilidir.

Answer

Karadeniz kıyılarında rüzgar etkisinin az olmasının nedeni rüzgar hızı değil, yüksek nem ve gür bitki örtüsüdür.
Karadeniz Bölgesi kıyılarında rüzgarın şekillendirici etkisinin az olmasının temel sebebi, rüzgar hızının düşük olması değil; bölgenin her mevsim yağışlı (nemli) olması ve çok gür bir bitki örtüsüne sahip olmasıdır. Nemli toprak tanecikleri birbirine tutunur ve rüzgar tarafından kolayca taşınamaz; ayrıca gür bitki örtüsü rüzgarın hızını keserek zemini korur.

Step-by-Step Solution

1
Rüzgarın şekillendirici etkisini artıran faktörleri analiz etme
Rüzgar; kuraklık, bitki örtüsü zayıflığı, fiziksel ufalanma ve gevşek malzeme olan yerlerde etkilidir.
Rüzgarın materyali sökebilmesi için zeminin kuru ve korunmasız olması gerekir.
2
Bölgelerin karakteristik özelliklerini değerlendirme
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu kurak olduğu için rüzgar şekilleri yaygındır; Karadeniz ise nemli ve ormanlık olduğu için rüzgar etkisizdir.
Bitki kökleri toprağı tutar, nem ise tanecikleri birbirine bağlar.
3
Rüzgar hızı ve şekillendirme gücü arasındaki farkı ayırt etme
Rüzgar hızı Karadeniz'de de yüksek olabilir ancak yüzey şartları (nem/bitki) bu enerjinin yer şekli oluşturmasını engeller.
D seçeneğindeki 'rüzgar hızının yetersizliği' ifadesi bilimsel olarak hatalı bir genellemedir.

Key Concept

Rüzgarın şekillendirici etkisi sadece rüzgarın hızıyla değil, ortamın nem ve bitki örtüsü şartlarıyla ters orantılıdır.

Hints

1
Rüzgarın bir yeri şekillendirebilmesi için önünde engel olmaması (bitki örtüsü) ve zeminin kuru olması gerekir.
2
Karadeniz kıyılarında rüzgar hızının az olduğunu söylemek doğru mudur? Fırtınaları düşünün.
3
Bir bölgede rüzgar şekillerinin oluşmamasının ana nedeni rüzgarın esmemesi değil, zeminin rüzgara karşı dirençli (nemli ve bitkili) olmasıdır.

Practice More

Rüzgar aşınım şekillerini (Mantar kaya, Tafoni, Yardang, Hamada) ve birikim şekillerini (Barkan, Lös, Kumul) gruplandırarak çalışmanız bu konudaki netlerinizi artıracaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 687Question

Türkiye'nin kıyı jeomorfolojisi üzerine araştırma yapan bir grup öğrenci, inceleme yaptıkları kıyı şeridinde şu gözlemleri kaydetmiştir:

- Dağlar kıyı çizgisine dik bir doğrultuda uzanmaktadır.
- Kıta sahanlığı (şelf alanı) oldukça geniştir.
- Denizel iklim etkisi iç kesimlere kadar kolayca sokulabilmektedir.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu kıyı şeridinde aşağıdaki yer şekillerinden hangisinin yaygın olarak görülmesi beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Falez (Yalıyar)

Answer

Falez (Yalıyar) oluşumu, dağların kıyıya dik uzandığı ve kıta sahanlığının geniş olduğu bölgelerde beklenen bir durum değildir.
Özellikleri verilen bölge (özellikle Ege kıyıları) 'Enine Kıyı' tipine sahiptir. Bu kıyılarda kıta sahanlığı geniş olduğu için deniz sığdır. Falez (yalıyar) ise dalga aşındırması sonucu oluşan dikliklerdir ve oluşabilmeleri için dağların kıyıya paralel uzanması (Boyuna Kıyı tipi) ve kıyının aniden derinleşmesi gerekir. Bu nedenle, falez oluşumu Doğu Karadeniz ve Antalya kıyılarında yaygınken, dağların dik uzandığı Ege kıyılarında yaygın değildir.

Step-by-Step Solution

1
Gözlemleri analiz etme
Gözlemler (dağların dik uzanması, geniş kıta sahanlığı, iklimin içeri sokulması) Türkiye'deki 'Enine Kıyı' tipini, yani Ege kıyılarını tarif etmektedir.
Soruda verilen özelliklerin tamamı Ege Bölgesi'ndeki kıyı yapısıyla örtüşmektedir.
2
Yer şekillerinin oluşum şartlarını değerlendirme
Delta, lagün, tombolo ve kıyı oku gibi şekiller dalga ve akıntıların 'biriktirme' faaliyetleri sonucu sığ kıyılarda oluşur.
Kıta sahanlığının geniş olması, kıyının sığ olduğunu ve biriktirme süreçlerinin aşındırma süreçlerinden daha etkili olduğunu gösterir.
3
Falez oluşum şartlarını inceleme
Falez oluşumu için kıyının derin olması (kıta sahanlığının dar olması) ve dağların kıyıya paralel uzanması gerekir.
Falez bir dalga aşındırma şeklidir ve sığ kıyılarda dalga enerjisi kıyıya ulaşmadan kırıldığı için aşındırma gücü düşüktür.

Key Concept

Kıyı tipleri ve yer şekilleri arasındaki ilişki

Hints

1
Gözlemlerde belirtilen 'dağların dik uzanması' özelliği Türkiye'de hangi bölgeyi işaret etmektedir?
2
Kıta sahanlığının geniş olduğu bir kıyıda deniz sığ mıdır yoksa derin midir? Bu durum aşındırmayı mı biriktirmeyi mi kolaylaştırır?
3
Falez bir dalga aşındırma şeklidir ve oluşması için kıyının hemen derinleşmesi gerekir. Ege kıyıları bu tanıma uyar mı?

Practice More

Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında falez oluşumunun neden yaygın olduğunu kıta sahanlığı kavramı ile tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 688Question

Türkiye'nin jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri göz önüne alındığında, karstik topoğrafyanın gelişimi ve dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Karstik şekillerin oluşumu ve çeşitliliği ülkemizde yalnızca Akdeniz Bölgesi'ndeki kireç taşı (kalker) tabakaları ile sınırlıdır.

Answer

Karstik şekillerin ülkemizde sadece Akdeniz Bölgesi ve kireç taşı ile sınırlı olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Türkiye'de karstik topoğrafya denilince akla ilk olarak Akdeniz Bölgesi gelse de, karstlaşma sadece bu bölgeyle veya sadece kireç taşıyla sınırlı değildir. Özellikle Sivas-Erzincan havzasında jips (alçı taşı) üzerinde gelişen 'Jips Karstı' ve İç Anadolu'nun çeşitli yerlerinde (Obruk platosu gibi) görülen oluşumlar bu genellemenin yanlış olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Karstik kayaç türlerini hatırla.
Kireç taşı (kalker), alçı taşı (jips) ve kaya tuzu eriyebilen (karstik) kayaçlardır.
Karstik şekillerin sadece bir kayaç türüne özgü olmadığını anlamak için gereklidir.
2
Türkiye'deki dağılımı analiz et.
Akdeniz'de kalker, İç Anadolu (Sivas-Erzincan hattı) ve çevresinde jips karstı yaygındır.
Karstik topoğrafyanın bölgesel dağılımının genişliğini belirlemek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki genellemeleri karşılaştır.
Yalnızca Akdeniz ile sınırlayan ifade, İç Anadolu'daki jips karstını ve diğer bölgelerdeki oluşumları yok saydığı için yanlıştır.
Hatalı genellemeyi (misconception) tespit etmek için gereklidir.

Key Concept

Karstik Kayaçların ve Şekillerin Dağılımı

Hints

1
Karstik şekillerin oluşması için sadece kireç taşı değil, suda kolayca çözünebilen jips ve kaya tuzu gibi diğer kayaçlar da yeterlidir.

Practice More

Jips karstı ile kalker karstı arasındaki hız ve dayanıklılık farklarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 689Question

Bir akarsuyun denize döküldüğü alanda delta ovası oluşturabilmesi için havzasından bol miktarda katı materyal (alüvyon) taşıması tek başına yeterli değildir; kıyı topoğrafyası, litolojik yapı ve denizel dinamiklerin de elverişli olması gerekir.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki üç farklı akarsuyun havza özellikleri ve denize döküldükleri kıyı kesimlerindeki bazı fiziksel koşullar verilmiştir:

AkarsuKıta Sahanlığı GenişliğiKıyı Akıntılarının GücüHavzadaki Baskın Kayaç TürüOrtalama Yatak Eğimi
KGeniş ve sığZayıfKilli ve kumlu tortul (Gevşek dokulu)Düşük
LDar ve derinGüçlüVolkanik ve metamorfik (Dirençli)Çok Yüksek
MGeniş ve sığZayıfKalker / Kireç taşı (Karstik)Orta

Bu tabloya göre, K, L ve M akarsularının havza sistemleri ve ağız kısımlarındaki yer şekli gelişimiyle ilgili yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: L akarsuyunun yatak eğiminin yüksek olması aşındırma gücünü artırsa da, döküldüğü kıyının derinliği ve kıyı akıntılarının taşıyıcı etkisi nedeniyle ağız kısmında delta gelişimi beklenmez.

Answer

Doğru seçenek, L akarsuyunun yüksek eğimine rağmen derin kıyı ve güçlü akıntılar yüzünden delta oluşturamayacağını ifade eden seçenektir.
Doğru seçenekte belirtilen durum, L akarsuyu için tamamen coğrafi prensiplere uygundur. Bir akarsuyun yatak eğiminin ve aşındırma gücünün fazla olması, havzadan materyal kopardığını gösterir. Ancak kopardığı bu materyalin kıyıda bir delta oluşturabilmesi için kıyının sığ (kıta sahanlığının geniş) olması ve kıyı akıntılarının bu materyali süpürecek kadar güçlü olmaması gerekir. Dar ve derin kıyılarda, güçlü akıntıların etkisiyle alüvyonlar deniz diplerine doğru sürüklenir ve kıyıda birikim (delta) gerçekleşemez.

Step-by-Step Solution

1
Delta oluşum şartlarını (kıta sahanlığı genişliği, akıntı zayıflığı, bol katı alüvyon) tablo verileriyle eşleştir.
K akarsuyu delta oluşumuna en uygun (Geniş şelf, zayıf akıntı, bol fiziki tortul). L akarsuyu en az uygun (Dar şelf, güçlü akıntı). M akarsuyu kısmen uygun görünüyor ancak havzası karstik.
Delta oluşumu sadece akarsuyun debisine veya havza eğimine değil, kıyı topoğrafyası ve kayaç türüne de bağlıdır.
2
Havzadaki baskın kayaç türünün alüvyon (katı materyal) üretimine etkisini analiz et.
M akarsuyundaki karstik kayaçlar suda çözünerek kimyasal yük oluşturur. Bu nedenle geniş kıta sahanlığına rağmen M akarsuyu ağzında fiziksel biriktirme (delta) zayıf kalır.
Delta, eriyik malzemeyle değil, kil, kum ve çakıl gibi katı asılı yüklerle (alüvyon) inşa edilir.
3
L akarsuyunun yüksek eğiminin kıyı morfolojisine yansımasını değerlendir.
L akarsuyu yatak eğiminden dolayı çok aşındırma yapsa bile, dar kıta sahanlığı (derin deniz) ve güçlü akıntılar getirilen materyalin birikmesini engeller, materyal denizin derinliklerine taşınır.
Kıta sahanlığının dar olması, delta ovası gelişimini engelleyen en kritik faktörlerden biridir.
4
Haliç, falez ve dev kazanı gibi diğer yer şekillerinin oluşum mekanizmalarını kontrol et.
Haliç okyanus kıyısında (yüksek gelgit), falez dar kıta sahanlığında dalga aşındırmasıyla, dev kazanı ise şelale altlarında oluşur.
Yanlış seçeneklerdeki çeldiricileri elemek için bu şekillerin oluşum yerlerinin bilinmesi zorunludur.

Key Concept

Delta Ovası Oluşum Şartları ve Litolojik-Topografik Kontrol

Hints

1
Bir akarsuyun denizde birikim yapabilmesi için denizin yapısı nasıl olmalıdır? 'Kıta sahanlığı dar ve derin' ifadesi birikime izin verir mi?
2
Karstik kayaçların (kalker) su ile temas ettiğinde fiziksel olarak kuma mı dönüştüğünü, yoksa suda eriyerek kimyasal olarak mı taşındığını düşünün. Suda erimiş madde deniz kenarında birikip tepe/delta oluşturabilir mi?
3
Dev kazanı şelalelerde, falez dağların denize dik indiği derin kıyılarda, haliç ise okyanus kıyılarında oluşur. Kıyı şekilleri ile nehrin gücü arasındaki zıtlıkları irdeleyen L akarsuyu analizine odaklanın.

Practice More

Karstik arazilerde gelişen akarsu şekillerini (kanyon vadi) ve karstik kaynakların (voklüz) akarsu rejimine etkilerini inceleyen karmaşık sorular çözerek dış kuvvetlerin litolojiyle etkileşimini pekiştirin.

Alternative Method

Tabloyu okurken her bir akarsuyu Türkiye'den somut bir nehirle eşleştirebilirsiniz. K akarsuyu Kızılırmak (gevşek malzeme, geniş şelf = Delta), L akarsuyu Çoruh Nehri (derin kıyı, yüksek eğim = Delta yok), M akarsuyu Manavgat Nehri (karstik arazi, eriyik yük = Delta çok zor) olarak düşünülürse seçenekleri elemek çok daha pratikleşir.
Estimated Time:2m 0s
Question 690Question

Türkiye'de orojenez (dağ oluşumu) süreci, yer kabuğunu oluşturan tabakaların esneklik durumuna göre kıvrılma veya kırılma şeklinde gerçekleşir. Sert yapıdaki tabakaların yan basınçlara maruz kalarak kırılmasıyla oluşan yüksek kısımlara "horst", alçalan kısımlara ise "graben" adı verilir. Bu oluşum tipine en çok Ege Bölgesi'nde rastlansa da farklı coğrafi bölgelerde de istisnai örnekleri bulunmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Ege Bölgesi dışında yer alan ve kırılma süreci sonucunda oluşmuş bir "horst" özelliğine sahiptir?

Show answer & explanation

Answer: Nur (Amanos) Dağları

Answer

Nur (Amanos) Dağları
Nur (Amanos) Dağları, Hatay ilimizde bulunur ve Akdeniz Bölgesi sınırları içindedir. Türkiye'de kırıklı dağ yapısı (horst) denildiğinde akla ilk olarak Ege Bölgesi gelse de, Nur Dağları bu oluşumun Ege dışındaki en belirgin ve önemli örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Oluşum tipini belirleme
Soruda istenen yapı 'horst', yani kırıklı dağ yapısıdır.
Türkiye'de sertleşmiş tabakaların kırılmasıyla horst-graben sistemleri oluşur.
2
Bölgesel dağılımı analiz etme
Kırıklı dağlar büyük oranda Ege Bölgesi'ndedir (Kaz, Madra, Yunt, Bozdağlar, Aydın, Menteşe).
Ege'deki tabaka yapısı sert olduğu için kıvrılmak yerine kırılmıştır.
3
İstisnai durumu tespit etme
Nur (Amanos) Dağları, Akdeniz Bölgesi'nde yer alan tek kırıklı dağdır.
Bu dağ kütlesi, bulunduğu bölgedeki genel kıvrım yapısının aksine kırılma ile yükselmiş bir horsttur.

Key Concept

Kırıklı Dağ Oluşumu (Horst-Graben)

Hints

1
Türkiye'de horstlar genellikle batıda yoğunlaşsa da bir tanesi güneydeki Hatay ilimizdedir.
2
Aradığınız dağ, Akdeniz Bölgesi'nde kıyıya paralel uzanan ancak Toroslar gibi kıvrım değil, kırılma sonucu oluşmuş bir kütledir.
3
Hatay'ın hemen arkasında yükselen ve 'Gâvur Dağları' olarak da bilinen Nur Dağları bir horsttur.

Practice More

Kırıklı dağların (horst) önünde yer alan graben alanlarını (örneğin Amik Ovası) ve bu alanlardaki tarımsal faaliyetleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 691Question

Türkiye'de bazı akarsuların, özellikle Ege Bölgesi'nde olduğu gibi yatak eğiminin azaldığı alanlarda menderesler (büklümler) çizerek aktığı görülmektedir. Buna göre, yatağında menderesler oluşan bir akarsu ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Akarsuyun yatağını derine doğru aşındırma gücü artmış ve hidroelektrik potansiyeli yükselmiştir.

Answer

Menderesler çizen bir akarsuyla ilgili yanlış olan bilgi, akarsuyun derine aşındırma gücünün artması ve hidroelektrik potansiyelinin yükselmesidir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü menderesler yatak eğiminin bittiği veya çok azaldığı yerlerde görülür. Bu durum akarsuyun hızını düşürür, derine aşındırma yerine yana aşındırmayı başlatır ve akış hızı ile eğim düştüğü için hidroelektrik potansiyeli azalır.

Step-by-Step Solution

1
Menderes oluşum şartlarını hatırla
Menderesler, yatak eğiminin azaldığı ve akış hızının düştüğü yerlerde oluşur.
Eğimin azalması akarsuyun gücünü düşürerek yana doğru aşındırma yapmasına neden olur.
2
Akarsu boyu ve hızı arasındaki ilişkiyi kur
Akarsu büklümler çizdikçe gerçek boyu uzar ancak hızı ve taşıma gücü azalır.
Menderesler akarsuyun yolunu uzatan bir faktördür.
3
Aşındırma tipini belirle
Bu tip akarsularda derine aşındırma durma noktasına gelirken yana aşındırma (çarpak oluşumu) artar.
Eğim azlığı dikey yönlü kazma işlemini engeller.
4
Enerji potansiyelini değerlendir
Yatak eğimi az olan bir akarsuyun hidroelektrik enerji potansiyeli de düşüktür.
Hidroelektrik potansiyel, akış hızı ve debi ile doğrudan orantılıdır.

Key Concept

Menderes çizen bir akarsuyun temel özellikleri (yavaş akış, yana aşındırma, boy uzaması, düşük enerji potansiyeli).

Hints

1
Menderes çizen bir akarsuyun yatak eğiminin az mı yoksa fazla mı olduğunu düşünün.
2
Akarsuyun hızı düştüğünde derine doğru mu yoksa yanlara doğru mu daha çok güç uygular?
3
Hidroelektrik potansiyelin artması için suyun yüksekten hızla düşmesi gerekir; menderesler ise düzlüklerde görülür.

Practice More

Mendereslerle benzer şekilde karma yapılı olan 'taraça (seki)' oluşum mekanizmasını incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olabilir.
Estimated Time:50s
Question 692Question

Türkiye'nin jeolojik geçmişi incelendiğinde, arazisinin büyük bir kısmının yakın jeolojik zamanlarda (Senozoyik) şekillendiği, ancak bazı bölgelerde oldukça yaşlı kütlelerin de bulunduğu görülmektedir. Türkiye'nin bugünkü genel topografik ana hatlarının ve jeolojik yapısının oluşum süreci dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi diğerlerine göre daha eski bir jeolojik zamanda gerçekleşmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Zonguldak, Menderes ve Yıldız Dağları çevresindeki masif arazilerin temel yapısının oluşması

Answer

Zonguldak, Menderes ve Yıldız Dağları çevresindeki masif arazilerin temel yapısının oluşması seçeneği, I. Jeolojik Zaman'a (Paleozoik) ait olduğu için diğerlerinden daha eskidir.
Masif araziler (Yıldız Dağları, Menderes, Kırşehir, Bitlis gibi), Türkiye'nin jeolojik temelini oluşturan ve Paleozoik (I. Zaman) döneminde sertleşmiş olan en eski kütlelerdir. Diğer seçeneklerde yer alan Alp orojenezi, linyit yatakları, toptan yükselme ve boğazların oluşumu gibi olaylar çok daha yakın bir jeolojik devir olan Senozoyik (III. ve IV. Zaman) içerisinde meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki olayların ait olduğu jeolojik zamanları belirle.
Alp orojenezi (III), Masifler (I), Toptan yükselme (III-IV), Linyit/Bor (III), Boğazlar (IV).
Türkiye'nin jeolojik kronolojisini analiz etmek için olay-zaman eşleştirmesi yapılmalıdır.
2
Belirlenen zamanları kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sırala.
Paleozoik (I) < Tersiyer (III) < Kuvaterner (IV).
Hangi olayın 'daha eski' olduğunu bulmak için jeolojik cetveldeki konumlarına bakılmalıdır.
3
En eski zaman dilimine (I. Zaman) denk gelen seçeneği işaretle.
Masif arazilerin oluşumu I. Zaman'a aittir.
Masifler, Türkiye arazisinin çekirdeklerini oluşturan en yaşlı yapılardır.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Oluşumu

Hints

1
Türkiye arazisinin büyük çoğunluğu 'genç' yapılıdır, ancak 'masif' adı verilen çok eski adacıklar üzerinde yükselmiştir.
2
Taş kömürü ve masif kütleler I. Zaman'a (Paleozoik); linyit, bor, tuz ve ana dağ kuşakları III. Zaman'a (Tersiyer) aittir.
3
Seçeneklerdeki boğazlar ve Ege Denizi en yeni (IV. Zaman), masifler ise en eski (I. Zaman) oluşumlardır.

Practice More

Masif arazilerin Türkiye'nin deprem risk haritası üzerindeki etkilerini ve dağılışını inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Zamanları eşleştirirken 'Enerji Kaynağı' yöntemini kullanabilirsiniz: Taş kömürü varsa I. Zaman, Linyit/Bor varsa III. Zaman'dır. Masifler ise her zaman I. Zaman'ın temsilcisidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 693Question

Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci ve sahip olduğu fiziki özellikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin genç bir jeolojik yapıya sahip olduğunun bir kanıtı olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Yıldız Dağları, Saruhan-Menteşe ve Kırşehir gibi bölgelerde metamorfik özellik gösteren masif kütlelerin bulunması

Answer

Yıldız Dağları, Menteşe ve Kırşehir gibi alanlarda masif arazilerin bulunması, Türkiye'nin genç bir yapıya sahip olduğunun değil, tam tersine I.I. Jeolojik Zaman'dan kalma yaşlı kütlelerin varlığının bir kanıtıdır.
Türkiye'nin genç bir jeolojik yapıya sahip olması, arazisinin büyük bir kısmının III.III. ve IV.IV. Jeolojik Zamanlarda şekillendiğini ifade eder. Akarsuların derin vadilerde akması, ortalama yükseltinin fazla olması, linyit yataklarının varlığı ve deprem riskinin yüksekliği bu durumun doğrudan sonuçlarıdır. Ancak Yıldız Dağları, Menteşe ve Kırşehir gibi alanlardaki masif araziler I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşmuş yaşlı ve sert kütleler olduğu için genç yapının değil, Türkiye arazisindeki yaşlı kütlelerin varlığının kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin baskın jeolojik karakterini hatırla.
Türkiye arazisinin yaklaşık %90'ı III.III. (Tersiyer) ve IV.IV. (Kuvaterner) zamanlarda şekillenmiş genç bir yapıdadır.
Genç yapı; yüksek dağlar, engebeli arazi, derin vadiler, deprem riski ve linyit gibi madenlerle ilişkilidir.
2
Seçeneklerdeki özellikleri oluşum zamanlarına göre sınıflandır.
Derin vadiler, yüksek platolar, deprem riski ve linyit yatakları III.III. ve IV.IV. zamanın sonuçlarıdır.
Bu özellikler arazinin yakın dönemde tektonik ve epirojenik hareketlere maruz kaldığını kanıtlar.
3
Masif arazilerin tanımını ve zamanını kontrol et.
Masifler, I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşan, kıvrılma özelliğini yitirmiş sert ve yaşlı kütlelerdir.
Soruda 'genç yapı kanıtı olmayan' sorulduğu için I.I. Zaman'a ait olan masifler doğru cevaptır.

Key Concept

Türkiye'nin Jeolojik Yaşı ve Yer Şekli İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de 'genç arazi' denilince akla en yakın iki jeolojik zaman olan III.III. ve IV.IV. zaman gelmelidir.
2
Linyit, bor ve tektonik depremler Türkiye'nin yakın dönemde şekillendiğini kanıtlayan temel unsurlardır.
3
Masif kütleler (örneğin Zonguldak'taki taş kömürü yatakları gibi) I.I. Jeolojik Zaman'a aittir ve 'yaşlı' yapıyı temsil ederler.

Practice More

Türkiye'deki başlıca masif arazilerin (Mardin, Bitlis, Kırşehir, Kastamonu, Yıldız Dağları) harita üzerindeki konumlarını inceleyerek bu alanlardaki deprem riskini araştırabilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken seçeneklerdeki olayları zaman çizelgesine yerleştirin: I.I. Zaman (Eski/Masif/Taşkömürü) vs. III./IV.III./IV. Zaman (Genç/Linyit/Deprem/Yükseklik). 'Genç değildir' sorusu aslında 'I.I. Zaman'a aittir' sorusudur.
Estimated Time:50s
Question 694Question

Coğrafi bir gözlemde; tarım alanlarındaki verimli toprağın dış kuvvetlerin etkisiyle zamanla incelmesi süreci ile dağlık bir alandaki yamacın ana kaya üzerindeki tabakalarla birlikte bütünsel olarak aşağıya doğru kayması süreci incelenmektedir. Bu iki doğa olayının gelişim özellikleri dikkate alındığında, erozyon ve heyelan arasındaki temel farklarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Heyelan, arazinin jeolojik yapısı ve eğimine bağlı ani bir kütle hareketi iken; erozyon, bitki örtüsü yetersizliği ve dış kuvvetlerin etkisiyle gerçekleşen uzun süreli yüzeysel bir aşınmadır.

Answer

Heyelanın arazinin jeolojik yapısı ve eğimine bağlı ani bir kütle hareketi olduğunu, erozyonun ise bitki örtüsü eksikliğiyle rüzgâr ve su tarafından gerçekleştirilen yüzeysel bir süpürülme olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru cevap, heyelanın oluşumunda arazinin jeolojik yapısı (killi yapı gibi) ve eğimin belirleyici olduğunu, erozyonda ise bitki örtüsü eksikliği ve dış kuvvetlerin (rüzgâr, su) etkili olduğunu vurgulayan ifadedir. Heyelan aniden gerçekleşen derin bir kütle hareketi iken, erozyon toprağın üst katmanının yıllar içinde yavaşça taşınmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon mekanizmasını analiz etme
Erozyon; rüzgâr ve akarsu gibi dış kuvvetlerin, bitki örtüsünün zayıf olduğu yerlerde üstteki verimli toprağı süpürmesiyle oluşur. Uzun süreli ve yüzeyseldir.
Olayın temel nedenlerini (bitki örtüsü, iklim) ve şiddetini belirlemek için.
2
Heyelan mekanizmasını analiz etme
Heyelan; aşırı yağış, dik eğim ve killi toprak yapısı gibi faktörlerle toprağın ana kaya üzerinden kütle hâlinde kaymasıdır. Ani ve derindir.
Olayın jeolojik ve topografik altyapısını anlamak için.
3
İki olayı karşılaştırma
Erozyon yüzeysel/yavaş iken heyelan kütlesel/anidir. Faktörleri (bitki örtüsü vs. jeoloji) farklılık gösterir.
Seçeneklerdeki doğru tanımı ayırt etmek için.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Farkı

Hints

1
Erozyonun 'yüzeysel bir süpürülme', heyelanın ise 'kütlesel bir kayma' olduğunu hatırlayın.
2
Hangi olayın bitki örtüsüyle, hangi olayın ise arazinin jeolojik yapısıyla (kil, eğim vb.) daha çok ilgili olduğunu düşünün.
3
Erozyon yıllara yayılan yavaş bir süreçtir; oysa heyelan bir sağanak yağış sonrası saniyeler içinde gerçekleşebilir.

Practice More

Erozyon ve heyelanı önleme yöntemleri (ağaçlandırma, drenaj, sekileme) arasındaki farkları çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 695Question

Türkiye'de rüzgârların yer şekillerini biçimlendirici bir dış kuvvet olarak etkili olduğu yörelerin genel özellikleri dikkate alındığında, bu alanlarda aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Yıl boyunca bulutluluk oranının yüksek, bağıl nem miktarının fazla olması

Answer

Bulutluluk oranının yüksek ve bağıl nemin fazla olması rüzgârın etkili olduğu kurak bölgelerle çelişen bir durumdur.
Rüzgârların yer şekilleri üzerinde etkili olabilmesi için iklimin kurak veya yarı kurak olması şarttır. Kurak bölgelerde ise nem miktarı düşük, bulutluluk oranı azdır. Yüksek nem ve bulutluluk, bitki örtüsünün gelişmesine ve toprağın nemlenerek rüzgâra karşı direnç kazanmasına neden olur; bu durum rüzgârın şekillendirici etkisini minimize eder.

Step-by-Step Solution

1
Rüzgârın etkili olduğu bölgeleri belirle
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu (Kurak/Yarı kurak bölgeler).
Rüzgârın şekillendirici etkisi nemin az, bitki örtüsünün cılız olduğu yerlerde fazladır.
2
Kurak bölge özelliklerini seçeneklerle karşılaştır
Mekanik çözünme, sıcaklık farkı, cılız bitki örtüsü ve gevşek toprak yapısı kuraklıkla uyumludur.
Bu faktörler rüzgârın zeminden malzeme koparmasını ve taşımasını kolaylaştırır.
3
Çelişen faktörü tespit et
Yüksek bulutluluk ve nem, yağışlı bir iklimi (nemli bölgeleri) temsil eder.
Nemli bölgelerde bitki örtüsü gürleşir ve toprak nemli kalarak birbirine tutunur, rüzgârın aşındırma gücü azalır.

Key Concept

Rüzgâr Şekillendirmesinin Temel Koşulları

Hints

1
Rüzgârın bir dış kuvvet olarak etkili olabilmesi için havanın kuru, zeminin ise açık (bitkisiz) olması gerekir.
2
Karadeniz gibi her mevsim yağışlı ve nemli yerlerde rüzgârın yer şekilleri üzerindeki etkisi en azdır; oysa İç Anadolu'da rüzgâr çok etkilidir.
3
Nem ve bulutluluk rüzgârın en büyük engelidir; çünkü bu durum bitki örtüsünü gürleştirir ve toprağı nemli tutarak rüzgârla taşınmasını engeller.

Practice More

Rüzgârın aşındırma (mantar kaya, tafoni) ve biriktirme (barkan, lös) şekillerini kategorize ederek çalışabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 696Question

Türkiye'de dış kuvvetlerin ve kütle hareketlerinin etkisiyle şekillenen yer şekilleri incelendiğinde; toprağın dış etkenlerle süpürülmesi (erozyon) ile arazinin bir yamaç boyunca kayması (heyelan) olaylarının birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Bu iki doğa olayının oluşum mekanizmaları ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi erozyon ve heyelanı birbirinden ayıran temel bir farktır?

Show answer & explanation

Answer: Erozyon toprağın sadece en üstündeki verimli tabakanın süpürülmesidir; heyelan ise toprağın ana kaya ile birlikte kütle halinde yer değiştirmesidir.

Answer

Erozyonun yüzeyel bir süpürülme, heyelanın ise derin ve kütlesel bir yer değiştirme olması temel farktır.
Erozyon, toprağın üst kısmındaki tarımsal açıdan değerli olan verimli katmanın (A horizonu) dış kuvvetler tarafından süpürülmesi sürecidir ve genellikle uzun yıllara yayılan, sinsi bir olaydır. Heyelan ise, yer çekimi, eğim, aşırı yağış ve jeolojik yapı (killi tabaka gibi) etkisiyle, toprağın altındaki ana kaya ile birlikte kütle halinde, aniden aşağı doğru kaymasıdır. Bu durum, olayların etki derinliği ve hızı bakımından temel farkı oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Erozyonun tanımını analiz et.
Erozyon, toprağın üst kısmındaki verimli (A horizonu) tabakanın su ve rüzgarla taşınmasıdır.
Olayın etki derinliğini belirlemek için.
2
Heyelanın tanımını analiz et.
Heyelan, eğim yönünde toprak, regolit ve bazen ana kayanın kütle halinde aşağı kaymasıdır.
Mekanizmalar arasındaki yapısal farkı görmek için.
3
Seçenekleri bu temel mekanizma farkına göre karşılaştır.
Doğru cevap, erozyonun yüzeyel, heyelanın ise kütlesel/derin olduğunu belirten ifadedir.
Bilimsel tanıma en uygun seçeneği belirlemek için.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Mekanizma Farkı

Hints

1
Erozyonun toprağın yüzeyindeki süpürülme, heyelanın ise bir yamaç boyunca kütlesel kayma olduğunu hatırlayın.
2
Hangi doğa olayının tarım topraklarını yavaşça incelttiğini, hangisinin binaları veya yolları kütle halinde yuttuğuna odaklanın.
3
Bitki örtüsü ve ağaçlandırmanın hangisinde 'daha etkili' bir önlem olduğunu düşünmek sizi cevaba götürecektir.

Practice More

Erozyon ve heyelana karşı alınabilecek farklı önlemleri (teraslama, istinat duvarı vb.) içeren bir çalışma yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 697Question

Türkiye'nin jeolojik geçmişi incelendiğinde, bugünkü yer şekillerinin büyük bir kısmının yakın jeolojik dönemlerde oluştuğu, ancak bazı arazilerin çok daha eski dönemlere dayandığı görülür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) meydana gelmiş bir olaydır?

Show answer & explanation

Answer: Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşması

Answer

Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşması
Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşması seçeneği doğrudur çünkü taş kömürü, gür bitki topluluklarının bataklıklarda birikip yüksek basınç altında karbonlaşmasıyla Paleozoik (1. Jeolojik Zaman) döneminde oluşmuştur. Türkiye'de bu döneme ait araziler (Masifler) sınırlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Jeolojik zamanlar ile bu zamanlarda oluşan madenleri eşleştirin.
Taş kömürü 1. zaman; linyit, bor ve petrol 3. zaman madenleridir.
Türkiye'deki madenlerin oluşum yaşları, bulundukları arazinin jeolojik yaşı hakkında doğrudan bilgi verir.
2
Soru kökünde istenen 1. Jeolojik Zaman (Paleozoik) olayını seçeneklerde arayın.
Zonguldak taş kömürü yatakları 1. zamana aittir.
Türkiye arazisinin küçük bir kısmı 1. zamanda oluşmuştur; bu dönemden kalan en önemli kanıt Zonguldak'taki taş kömürü havzasıdır.

Key Concept

Türkiye'nin Jeolojik Zaman Çizelgesi ve Maden İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de 1. Jeolojik Zaman'dan kalan oluşumlar oldukça azdır ve bunlara 'Masif arazi' denir.
2
En eski kömür türü olan ve kalori değeri en yüksek olan taş kömürüne odaklanın.
3
Zonguldak'taki taş kömürü Türkiye'nin 1. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluştuğunun en büyük kanıtıdır.

Practice More

Diğer jeolojik zamanlarda (3. ve 4. zaman) meydana gelen olayları bir tablo halinde özetleyerek benzerlikleri ve farkları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 698Question

Türkiye'nin Kuvaterner (Dördüncü Zaman) başlarında epirojenik hareketlerle toptan yükselmesi, akarsuların aşındırma güçlerinin yeniden artmasına ve yataklarını derine doğru kazmalarına neden olmuştur. Bu süreçte eski vadi tabanlarının yüksekte kalarak oluşturduğu, hem aşındırma hem de biriktirme özelliklerini bir arada yansıtan basamaklı yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Seki (Taraça)

Answer

Seki (Taraça), epirojenik yükselme sonucunda akarsuyun yatağını derinleştirmesiyle oluşan basamaklı yer şeklidir.
Seki (Taraça), bir akarsuyun yatağını derine doğru aşındırması sonucunda eski vadi tabanının yeni vadi yamacında basamak şeklinde kalmasıyla oluşur. Türkiye'nin genç bir ülke olması ve yakın jeolojik zamanda (Kuvaterner) toptan yükselmesi, akarsu sekilerinin yaygın görülmesinin temel nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Epirojenik hareketlerin akarsu üzerindeki etkisini analiz edin.
Toptan yükselme, akarsuyun deniz seviyesine olan mesafesini artırır ve akarsuya yeni bir aşındırma enerjisi kazandırır.
Taban seviyesi alçalan veya kendisi yükselen akarsu, denge profiline ulaşmak için tekrar derine aşındırmaya başlar.
2
Vadi morfolojisindeki değişimi gözlemleyin.
Akarsu yeni yatağını kazarken, eski vadi tabanı yanlarda ve yüksekte kalır.
Derine aşındırma, akarsuyun eski seviyesini terk ederek daha alt bir seviyeye yerleşmesine neden olur.
3
Oluşan şekli tanımlayın.
Vadi yamaçlarında oluşan bu basamaklı yapı 'Seki' veya 'Taraça' olarak adlandırılır.
Seki, akarsuyun hem önceki biriktirme döneminden (eski taban) hem de yeni aşındırma döneminden izler taşıyan karma bir şekildir.

Key Concept

Akarsu Sekisi ve Rejuvenasyon (Gençleşme)

Hints

1
Türkiye'nin 3. zaman sonunda toptan yükselmesi akarsuların 'gençleşmesine' neden olmuştur.
2
Vadi yamaçlarında gördüğünüz 'basamak' şeklindeki yapılar bu sürecin kanıtıdır.
3
Hem aşındırma hem biriktirme şekli olarak kabul edilen, 'taraça' olarak da bilinen şekli düşünün.

Practice More

Menderes ve Seki arasındaki farkları (her ikisinin de hem aşınım hem birikim şekli olması ama nedenlerinin farklılığı) inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Epirojenez (yükselme) kelimesini gördüğünüzde akarsu için 'derine aşındırma' ve 'basamaklaşma' kavramlarını eşleştirerek doğrudan doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 699Question

Türkiye'deki platoların oluşum süreçleri, ortalama yükseltileri ve sahip oldukları toprak özellikleri bölgeler arasında farklılık göstermektedir. Bu fiziksel özellikler, platolar üzerindeki nüfus dağılışını ve temel ekonomik faaliyet türlerini doğrudan şekillendirmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen plato ve özellik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Erzurum-Kars Platosu: Akarsular tarafından derince yarılmış bir aşınım düzlüğü (peneplen) karakterinde olması ve temel ekonomisinin yoğun sanayi faaliyetlerine dayanması

Answer

Erzurum-Kars Platosu'nun aşınım düzlüğü (peneplen) karakterinde olduğunu ve ekonomisinin sanayiye dayandığını belirten seçenek yanlıştır.
Erzurum-Kars Platosu hakkında verilen bilgiler iki yönden hatalıdır: İlki, oluşum bakımından aşınım düzlüğü (peneplen) değil, volkanik/lav platosudur. İkincisi, temel ekonomik faaliyeti sanayi değil, iklim ve bitki örtüsüne bağlı olarak gelişen büyükbaş hayvancılıktır.

Step-by-Step Solution

1
Platoların oluşum kökenlerini hatırla.
Türkiye'de aşınım düzlüğü (peneplen) karakterindeki en belirgin plato Çatalca-Kocaeli iken; Erzurum-Kars, Ardahan gibi platolar volkanik (lav örtülü) kökenlidir.
Platonun oluşum şekli (lav vs. aşınım) fiziksel coğrafya açısından temel bir farktır.
2
Bölgelerin yükselti ve iklim özelliklerini karşılaştır.
Erzurum-Kars Platosu 20002000 metrenin üzerindeki yükseltisiyle Türkiye'nin en yüksek platolarından biridir ve sert karasal iklim görülür.
Yükselti ve iklim, bitki örtüsünü ve dolayısıyla ekonomik faaliyeti belirler.
3
Platodaki temel ekonomik faaliyeti analiz et.
Bu platoda yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırlar bulunur, bu da büyükbaş hayvancılığı (mera hayvancılığı) birincil faaliyet haline getirir. Sanayi bu bölgede gelişmemiştir.
Yanlış olan önermeyi (sanayi ve peneplen) tespit etmek için gerçek ekonomik verilerle kıyaslama yapılır.

Key Concept

Plato Oluşum Türleri ve Beşerî Coğrafya İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin doğusundaki yüksek platoların oluşumunda volkanizmanın etkisini düşünün.
2
Aşınım düzlüğü (peneplen) terimi, deniz seviyesine yakın, düze yakın eski araziler için kullanılır; Erzurum-Kars ise çok yüksektedir.
3
Erzurum ve Kars illerinin temel geçim kaynağının meralarda yapılan hayvancılık olduğunu, sanayinin ise batıdaki platolarda (Çatalca-Kocaeli gibi) yoğunlaştığını hatırlayın.

Practice More

Türkiye'deki platoların oluşum türlerine göre (Tabaka Düzlüğü, Karstik, Volkanik, Aşınım) bir tablo oluşturarak her birine en az iki örnek yazınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 700Question

Türkiye'nin jeolojik geçmişinde meydana gelen temel olaylar ve bu olayların gerçekleştiği jeolojik zamanlarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoik): Alp-Himalaya kıvrım kuşağının (Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları) oluşması

Answer

Alp-Himalaya kıvrım kuşağının I.I. jeolojik zamanda oluştuğunu belirten ifade yanlıştır; bu kuşak III.III. jeolojik zamanda oluşmuştur.
Alp-Himalaya kıvrım kuşağı (Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar), Türkiye arazisinin büyük bir kısmının şekillendiği III.III. jeolojik zamanda (Tersiyer) oluşmuştur. I.I. jeolojik zaman (Paleozoik) ise çok daha eski bir dönemdir ve Türkiye'de bu döneme ait araziler (Zonguldak taş kömürü havzası ve masifler) sınırlı alanlarda bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki jeolojik zamanların karakteristik olaylarını hatırla.
I.I. Zaman: Taş kömürü ve masifler. II.II. Zaman: Tortullaşma. III.III. Zaman: Alp-Himalaya kıvrımları, linyit, bor. IV.IV. Zaman: Boğazlar ve Ege Denizi.
Olayların kronolojik sırasını belirlemek için temel eşleştirmeleri bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri bu bilgilerle karşılaştır.
Alp-Himalaya kıvrım sisteminin I.I. zamanla (Paleozoik) eşleştirildiği görülür.
Yanlış olan bilgiyi tespit etmek için seçenekleri eleme yöntemi uygulanır.
3
Hatanın nedenini analiz et.
Alp-Himalaya sistemi 'Genç Oluşumlu' bir yapıdır, oysa I.I. zaman 'Yaşlı' arazileri temsil eder.
Kavramsal çelişkiyi doğrula.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Karakteristik Oluşumlar

Hints

1
Türkiye'deki 'genç' oluşumlu yapılar ile 'yaşlı' oluşumlu yapıları birbirinden ayırmaya çalışın.
2
Türkiye'nin ana dağ kuşaklarını oluşturan Alp-Himalaya sistemi, linyit yataklarıyla aynı dönemde (yakın jeolojik geçmişte) oluşmuştur.
3
I.I. zaman çok eskidir (yaklaşık 300300 milyon yıl önce), oysa Türkiye'nin dağ kuşaklarının çoğu yaklaşık 607060-70 milyon yıl önce başlayan süreçlerde oluşmuştur.

Practice More

Türkiye'deki masif arazilerin (Yıldız Dağları, Menderes, Bitlis vb.) yerlerini harita üzerinde inceleyerek I.I. zamanın etkilerini daha iyi kavrayabilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 35 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 35 | Examkin