Türkiye'nin Yer Şekilleri
848 questions
Türkiye, jeolojik oluşumunu büyük oranda yakın jeolojik zamanlarda tamamlamış bir ülkedir. Bu durum ülkemizin hem yer şekillerini hem de yer altı kaynaklarını doğrudan etkilemiştir. Özellikle linyit, bor, tuz ve petrol yataklarının oluşumu bu dönemdeki tektonik hareketlerle yakından ilişkilidir. Buna göre, linyit ve bor gibi yer altı kaynaklarının büyük çoğunluğu aşağıdaki jeolojik zamanların hangisinde oluşmuştur?
Türkiye'de yer şekillerinin oluşum ve değişim süreçlerinde etkili olan dış kuvvetler ile kütle hareketleri, arazi yapısı ve iklim özelliklerine bağlı olarak farklı dinamiklerle gerçekleşir. Erozyon ve heyelan olayları sıklıkla birbirine karıştırılsa da oluşum hızları, etkilediği derinlik ve temel nedenleri bakımından belirgin farklara sahiptir.
Buna göre, erozyon ve heyelan olaylarının karşılaştırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye arazisi, genel itibarıyla yakın jeolojik zamanlarda (Senozoyik) şekillenmiş genç ve hareketli bir yapıya sahip olsa da, bu genç tabakaların altında veya arasında . Jeolojik Zaman'dan (Paleozoik) kalma yaşlı, sertleşmiş ve kristalize olmuş "masif" adı verilen kütleler yer almaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki bu yaşlı ve sert kütleler (masifler) arasında gösterilemez?
Rüzgarların yer şekillerini biçimlendirici etkisi, kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde, bitki örtüsünün cılız olduğu alanlarda belirgindir.
Türkiye'de rüzgar aşındırması sonucu oluşan mantarkaya, tafoni ve şahit kaya gibi şekillere en fazla İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde rastlanmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de özellikle kalker (kireç taşı) ve jips (alçı taşı) gibi kayaçların yaygın olduğu arazilerde, suların yer altına sızması ve buralarda geniş boşluklar oluşturması beşerî faaliyetleri doğrudan etkilemektedir. Bu durum, bölgede yürütülen mühendislik çalışmaları açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşme ihtimali daha yüksektir?
Türkiye'nin yüksek dağlık alanlarında, dördüncü jeolojik zamandaki (Kuvaterner) buzullaşmanın etkisiyle çeşitli yer şekilleri oluşmuştur. Bu yer şekilleri ve bunların Türkiye'deki dağılışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda en geniş etki alanına sahip olan dış kuvvet akarsulardır. Akarsular, eğim ve debi gibi faktörlere bağlı olarak yeryüzünü aşındırarak veya taşıdıkları alüvyonları biriktirerek çeşitli yer şekilleri meydana getirirler.
Aşağıdaki tabloda bazı akarsu yer şekilleri ve bu şekillerin temel oluşum süreçleri eşleştirilmiştir:
| No | Yer Şekli | Temel Oluşum Süreci |
|---|---|---|
| I | Boğaz Vadi | Akarsu Aşındırması |
| II | Peri Bacaları | Akarsu Biriktirmesi |
| III | Menderes | Hem Aşındırma hem Biriktirme |
| IV | Delta Ovası | Akarsu Biriktirmesi |
| V | Peneplen | Akarsu Aşındırması |
Buna göre, tablodaki numaralandırılmış eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye’de ovalar; yer kabuğu hareketleri (tektonizma), karstlaşma süreçleri ve akarsuların biriktirme faaliyetleri gibi farklı etkenlerle oluşmuşlardır. Bir ovanın oluşum türü, bulunduğu yerin jeolojik yapısı ve dış kuvvetlerin etkisi hakkında önemli bilgiler sunar.
Buna göre, aşağıda verilen ova - oluşum türü - bulunduğu bölge eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Türkiye'de dağların genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı ve iklimin etki alanını doğrudan etkiler. Ege Bölgesi'nde dağların kıyıya dik uzanması ulaşımı kolaylaştırırken, bu dağların büyük çoğunluğu sert tabakaların yan basınçlara uğrayarak kırılmasıyla (horst-graben sistemi) oluşmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu şekilde oluşan (horst) dağlardan biridir?
Ülkemizin yer şekilleri üzerinde akarsular ve rüzgarlar kadar baskın bir rolü bulunmayan buzullar, ancak belirli bir yükselti sınırının üzerindeki sahalarda şekillendirici etkisini hissettirebilmektedir. Buna rağmen yüksek zirvelerimizde sirk çukurları, buzul vadileri ve moren yığınları gibi izlere rastlanması mümkündür.
Buna göre, Türkiye'de buzulların genel etkisinin sınırlı olması ile bu yer şekillerinin yüksek kesimlerde var olabilmesi sırasıyla hangi konum özellikleri ile doğrudan ilişkilidir?
Türkiye'de deniz ilerlemesi (transgresyon) sonucunda, alçak kıyılardaki geniş vadi ağızlarının sular altında kalması ve bu vadi ağızlarının birer kıyı kordonu (set) ile kapanmasıyla "Limanlı Kıyı" tipi oluşmuştur. Marmara Denizi'nin kuzeyinde, özellikle Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece kıyılarında bu oluşumun en belirgin örneklerine rastlanmaktadır.
Bu kıyı tipinin belirtilen alanda yaygın olarak görülmesinde, bu bölgenin aşağıdaki özelliklerinden hangisinin temel belirleyici olduğu söylenebilir?
Türkiye arazisinin şekillenmesinde etkili olan jeolojik zamanlar ve bu dönemlerde meydana gelen olaylar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin III. Jeolojik Zaman'da (Senozoik - Tersiyer) geçirdiği değişimlerden biri değildir?
Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda en geniş etki alanına sahip olan dış kuvvet akarsulardır. Akarsular, yatak eğiminin ve akış hızının fazla olduğu alanlarda aşındırma yaparken; eğimin azaldığı ve taşıma gücünün düştüğü yerlerde biriktirme faaliyetlerini gerçekleştirirler. Bu süreçte bazı şekiller sadece aşındırma, bazıları ise sadece biriktirme yoluyla oluşur. Örneğin; İç Anadolu Bölgesi'nde yaygın olarak görülen Peri bacaları, sel sularının ve akarsuların volkanik arazileri aşındırmasıyla meydana gelen karakteristik bir yer şeklidir.
Buna göre, aşağıda verilen yer şekillerinden hangisi oluşum süreci bakımından Peri bacaları ile benzerlik göstererek sadece akarsu aşındırması sonucunda oluşmuştur?
Türkiye'deki platoların büyük bir kısmı yatay duruşlu (tabaka düzlüğü) karakterde olmasına rağmen, bazı sahalarda kayaç yapısının etkisiyle karstik süreçler ön plana çıkmıştır. Bu tür platolar denilince akla ilk olarak Akdeniz Bölgesi'ndeki Teke ve Taşeli platoları gelse de, İç Anadolu Bölgesi'nde de benzer şekilde kireç taşlarının (kalker) çözünmesiyle şekillenmiş alanlar mevcuttur.
Buna göre, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve ismini bölgedeki yaygın karstik çöküntülerden alan plato aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de dağların oluşumunda etkili olan iç kuvvetlerden orojenez süreci, yer kabuğu tabakalarının esnekliğine göre iki farklı şekilde sonuçlanır: Esnek tabakalar yan basınçlarla kıvrılarak antiklinal ve senklinal yapıları oluştururken, sertleşmiş tabakalar kırılarak horst ve graben sistemlerini meydana getirir.
Buna göre, aşağıdaki dağ eşleştirmelerinden hangisindeki her iki dağ da yan basınçların etkisiyle tabakaların kıvrılması sonucunda oluşmuştur?
Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda en geniş etki alanına sahip dış kuvvet akarsulardır. Akarsuların oluşturduğu yer şekilleri genel olarak 'aşındırma' ve 'biriktirme' şekilleri olarak ikiye ayrılır. Ancak bazı yer şekillerinin oluşum sürecinde akarsuyun hem aşındırma hem de biriktirme faaliyeti birlikte rol oynamaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin bir arada etkili olduğu yer şekillerinden biridir?
Türkiye'de karstik yer şekilleri; kayaçların kimyasal yollarla çözünmesi (aşınım) veya suyun içindeki kalsiyum karbonatın belirli koşullar altında çökelmesi (biriktirme) sonucunda oluşur. Bazı yer şekilleri yer altında birikme süreçleriyle gelişirken, bazıları yüzeydeki tavanların çökmesi veya erimesiyle meydana gelir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi oluşum süreci bakımından diğerlerinden farklı bir grupta yer alır ve 'karstik biriktirme' kategorisine girmez?
Ege Bölgesi’nde, dağların kıyıya dik uzanması sonucu oluşan grabenler (çöküntü alanları) içerisinde verimli iç ovalar yer alırken; bu grabenlerin denize ulaştığı kıyı kesimlerinde ise delta ovaları gelişmiştir. Buna göre, Küçük Menderes grabeni içerisinde yer alan bir iç ova ile bu akarsuyun ağız kısmında oluşan delta ovası, aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi; nem miktarının azlığı, bitki örtüsünün cılızlığı ve fiziksel (mekanik) çözünmenin şiddeti ile doğrudan ilişkilidir. Özellikle İç Anadolu'da Konya-Karapınar çevresi ve Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimleri rüzgârın şekillendirme gücünün en belirgin olduğu alanlardır. Bu bölgelerde rüzgârların etkisiyle meydana gelen aşağıdaki yer şekillerinden hangisinin oluşum süreci diğerlerinden farklı olarak rüzgârın aşındırma faaliyetine değil, biriktirme faaliyetine dayanmaktadır?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillerini biçimlendirmede doğrudan etkisi, iklim özelliklerine bağlı olarak bölgeler arasında farklılık göstermektedir. Özellikle İç Anadolu'nun güney kesimleri ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rüzgâr aşındırma ve biriktirme şekillerine daha sık rastlanır.
Bu durum göz önüne alındığında, rüzgârların yer şekillendirici etkisinin baskın olduğu bir saha için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?