Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 721Question

Türkiye'nin jeolojik yapısı incelendiğinde; linyit, petrol, bor ve tuz yataklarının ülkemizde oldukça geniş alanlarda bulunduğu görülmektedir. Bu yer altı kaynaklarının oluşumu aşağıdaki jeolojik zamanların hangisinde gerçekleşmiştir?

Show answer & explanation

Answer: III.III. Jeolojik Zaman (Tersiyer)

Answer

Linyit, petrol, bor ve tuz yataklarının oluşumu III.III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) gerçekleşmiştir.
Türkiye'de linyit, petrol, bor ve tuz yataklarının yaygın olması, arazimizin büyük bir kısmının yakın bir jeolojik dönemde şekillendiğini gösterir. Bu kaynakların tamamı III.III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) meydana gelen tektonik süreçler ve göl ortamındaki tortullanmalar sonucu oluşmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Madenlerin türünü belirleyin.
Linyit, petrol, bor ve tuz gibi kaynaklar Türkiye'nin 'genç oluşumlu' bir ülke olduğunun göstergeleridir.
Bu madenlerin oluşum süreçleri yer kabuğunun yakın dönemdeki hareketleriyle ilişkilidir.
2
Jeolojik zaman eşleştirmesini yapın.
Taş kömürü I.I. zamanla, linyit ve diğerleri ise III.III. zamanla eşleşir.
Türkiye arazisinin büyük bir kısmının şekillendiği Alp orojenezi dönemi III.III. zamana (Tersiyer) denk gelir.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Maden İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin 'genç bir ülke' olduğunu hatırlayın; bu ifade genellikle hangi jeolojik zamanı temsil eder?
2
Zonguldak'taki taş kömürünün I.I. zamanda oluştuğunu biliyoruz. Linyit ve petrol ise ondan çok daha sonra oluşmuştur.
3
Alp-Himalaya kıvrım kuşağının oluştuğu ve linyit, petrol, bor yataklarının meydana geldiği dönem III.III. zamandır.

Practice More

Boğazların ve Ege Denizi'nin oluştuğu IV.IV. Jeolojik Zaman olaylarını da gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 722Question

Türkiye'nin platoları oluşum süreçlerine göre farklı sınıflara ayrılmaktadır. İç Anadolu Bölgesi'ndeki platoların büyük bir kısmı 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) karakterindeyken, bölgenin güneyinde yer alan bir plato; kalkerli yapısı, yer altı sularının etkisiyle oluşan lapyaları ve büyük çöküntü kuyularıyla Akdeniz Bölgesi'ndeki Teke ve Taşeli platolarıyla litolojik benzerlik göstermektedir. Bu durum, platonun yüzey suları bakımından fakir kalmasına ve tarımsal verimliliğin kısıtlanmasına yol açmıştır.

Bu özelliklere sahip olan ve adını bölgedeki özgün jeolojik çöküntülerden alan plato aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Obruk Platosu

Answer

İç Anadolu'nun güneyinde yer alan ve karstik yapısı nedeniyle yüzey suyu fakirliği çeken Obruk Platosu
Obruk Platosu, Konya Havzası'nın güneyinde yer alır. Türkiye'de karstik platolar denilince akla ilk olarak Akdeniz'deki Teke ve Taşeli gelse de, Obruk Platosu da kireç taşı (kalker) yapısı nedeniyle bu sınıfa dahil edilir. Yer altı sularının karbonatlı kayaçları eritmesiyle oluşan devasa çukurluklar (obruklar), bu platonun karakteristik özelliğidir. Yüzey suları yer altına sızdığı için tarımda su sorunu yaşanır.

Step-by-Step Solution

1
Bölgesel Litolojiyi Analiz Etme
İç Anadolu'daki platoların çoğunun tabaka düzlüğü (neojen göl tortulları) olduğu belirlendi.
Soruda verilen 'istisna' durumu saptamak için bölgenin genel yapısını bilmek gerekir.
2
Litolojik Benzerliği Kurma
Güney İç Anadolu'daki kalkerli (kireç taşlı) yapının Akdeniz'deki Teke ve Taşeli ile aynı özellikleri taşıdığı saptandı.
Karstik şekillerin (obruk, lapya) varlığı litojik yapının bir sonucudur.
3
Morfolojik Terim ile Eşleştirme
Adını çöküntü kuyularından alan platonun Obruk Platosu olduğu sonucuna varıldı.
'Obruk' terimi hem bir yer şekli hem de bir plato adıdır.

Key Concept

İç Anadolu'daki Karstik Plato İstisnası (Obruk Platosu)

Hints

1
İç Anadolu'da yer almasına rağmen yer altı mağaralarının tavanlarının çökmesiyle oluşan çukurları düşünün.
2
Bu platonun ismi, aynı zamanda karstik bir yer şeklinin de adıdır.
3
Konya'nın Karapınar çevresindeki devasa doğal kuyu benzeri çöküntüleri hatırlayın.

Practice More

Karstik platoların neden nüfuslanma bakımından fakir olduğunu (yüzey suyu eksikliği) tekrar ediniz.

Alternative Method

Platoları 'oluşumuna göre' gruplandırarak (Karstik: Teke, Taşeli, Obruk) eleme yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 723Question

IV.IV. Jeolojik Zaman'da (Kuvaterner) deniz seviyesinin yükselmesi ve epirojenik hareketler sonucunda, derin akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla "Ria tipi kıyılar" oluşmuştur. İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Haliç, Türkiye'deki bu kıyı tipinin en tipik örnekleridir. Buna göre, Türkiye'nin aşağıdaki kıyı kesimlerinden hangisi Ria tipi kıyıların bir diğer örneğini oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Menteşe (Muğla) kıyıları

Answer

Menteşe (Muğla) kıyıları
Ria tipi kıyılar, deniz sularının yükselerek eski akarsu vadilerini doldurmasıyla oluşur. Türkiye'de İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan sonra bu tipin en belirgin görüldüğü yer Muğla'daki Menteşe yöresi kıyılarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ria tipi kıyı oluşum mekanizmasını belirlemek
Ria kıyılar, derin vadi ağızlarının deniz suları (transgresyon) altında kalmasıyla oluşur.
Soruda verilen tanıma göre vadi boğulması sürecini takip eden kıyı bölgesini bulmak gerekir.
2
Türkiye'deki Ria tipi kıyı örneklerini hatırlamak
İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı, Haliç ve Menteşe kıyıları Türkiye'deki başlıca örneklerdir.
Boğazlar dışındaki örneği bulmak için Ege Bölgesi'nin güneyindeki Muğla çevresine bakılmalıdır.
3
Diğer kıyı tipleriyle karşılaştırmak
Kaş-Finike (Dalmaçya), Bafra-Çarşamba (Delta), Çekmece (Limanlı) ve Antalya (Boyuna) kıyı tipleri elenir.
Mekanizma ve lokasyon olarak Ria tipine uyan tek seçenek Menteşe yöresidir.

Key Concept

Ria Tipi Kıyılar

Hints

1
Ria tipi kıyılar deniz seviyesi yükseldiğinde 'vadi'lerin sular altında kalmasıyla oluşur.
2
Bu kıyı tipi Türkiye'de boğazlar dışında, Ege Bölgesi'nin en güney kesiminde görülür.
3
Muğla çevresindeki girintili çıkıntılı kıyı yapısı Ria oluşumuna işaret eder.

Practice More

Dalmaçya ve Ria kıyı tipleri arasındaki oluşum farklarını (dağların uzanış yönü ve boğulan yer şekli) tekrar edin.
Estimated Time:50s
Question 724Question

Türkiye'de tektonik ovalar, aktif fay hatlarını takip eden çöküntü alanlarında (graben veya havza) alüvyonların birikmesiyle oluşmuştur. Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFKAF), Saros Körfezi'nden başlayarak Marmara Denizi ve Kuzey Anadolu Dağları'nın güneyini takip ederek doğuya doğru uzanan ve üzerinde çok sayıda tektonik ovanın bulunduğu bir kuşaktır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFKAF) kuşağı üzerinde yer alan tektonik ovalardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Elazığ Ovası

Answer

Elazığ Ovası, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFKAF) değil, Doğu Anadolu Fay Hattı (DAFDAF) üzerinde yer alan bir tektonik ovadır.
Elazığ Ovası, Doğu Anadolu Fay Hattı (DAFDAF) kuşağında yer alan bir çöküntü havzasıdır. Bu hat Hatay'dan başlayarak Osmaniye, Kahramanmaraş, Malatya, Elazığ, Bingöl ve Muş üzerinden devam eder. Dolayısıyla Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunmaz.

Step-by-Step Solution

1
Tektonik ovaların oluşum mekanizmasını hatırla.
Tektonik ovalar fay hatlarına bağlı çöküntü alanlarında oluşur.
Soruda hangi fay hattı üzerinde olduğu sorulmaktadır.
2
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFKAF) üzerindeki ovaları listele.
Bolu, Düzce, Tosya, Suluova, Erbaa, Niksar, Erzincan ve Pasinler gibi ovalar KAF üzerindedir.
Seçeneklerdeki ovaların KAF ile ilişkisini doğrulamak için gereklidir.
3
Doğu Anadolu Fay Hattı (DAFDAF) üzerindeki ovaları belirle.
Amik, Maraş, Malatya, Elazığ, Bingöl ve Muş ovaları DAF hattı üzerindedir.
Doğru seçeneği (istisnayı) bulmak için diğer ana kuşaktaki örnekleri bilmek gerekir.

Key Concept

Tektonik Ovaların Fay Hattı Kuşaklarına Göre Dağılımı

Hints

1
Türkiye'deki ana fay hatlarını (KAF ve DAF) gözünüzün önüne getirin.
2
Karadeniz'in güneyinde, dağların hemen ardında doğu-batı yönlü uzanan ovalar genellikle KAF üzerindedir.
3
Malatya ve Elazığ gibi illerimiz, Hatay'dan başlayarak Bingöl'e uzanan Güney Doğu Anadolu'daki fay hattı üzerindedir.

Practice More

Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı (Grabenler) üzerindeki ovaları da harita üzerinde eşleştirerek çalışınız.
Estimated Time:50s
Question 725Question

Türkiye arazisinin büyük bir kısmının henüz deniz seviyesinin altında yer aldığı, Tetis (Tethys) Denizi tabanında devasa boyutlarda tortullaşmanın yaşandığı ve Alp-Himalaya kıvrımlanmasına hazırlık safhası olarak kabul edilen jeolojik zaman aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: II.II. Jeolojik Zaman (Mezozoik)

Answer

İkinci Jeolojik Zaman (Mezozoik), Türkiye arazisinin bir deniz tabanı olarak büyük oranda tortullaşmaya uğradığı ve sonraki dağ oluşumlarına zemin hazırladığı dönemdir.
İkinci Jeolojik Zaman (Mezozoik), jeolojik açıdan nispeten durgun bir dönemdir. Bu devirde Türkiye'nin bulunduğu alan Tetis Denizi adındaki bir denizle kaplıdır ve çevre kara kütlelerinden gelen malzemeler bu denizin tabanında çok kalın tabakalar halinde birikmiştir (tortullaşma). Bu birikim, bir sonraki dönemde gerçekleşecek olan şiddetli Alp-Himalaya kıvrımlanması için gerekli olan malzemeyi sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki anahtar kavramları (Tetis Denizi, tortullaşma, hazırlık safhası) analiz edin.
Bu kavramlar, büyük bir hareketlilikten önceki durgun birikim dönemini işaret eder.
Jeolojik zamanların karakteristik özelliklerini ayırt etmek için anahtar kelimeler belirleyicidir.
2
Zamanların temel olaylarını karşılaştırın.
Birinci Zaman masifler, Üçüncü Zaman dağ oluşumu, Dördüncü Zaman boğazlarla ilgilidir.
Eleme yöntemiyle doğru zaman dilimine ulaşılmasını sağlar.
3
Tetis Denizi'nin en yoğun tortullaşma yaşadığı ve 'ikinci' dönem olan Mezozoik ile eşleştirme yapın.
İkinci Jeolojik Zaman (Mezozoik) doğru cevap olarak belirlenir.
Alp-Himalaya sisteminin temelleri bu dönemdeki tortul birikimle atılmıştır.

Key Concept

Türkiye'nin Jeolojik Oluşumu: Hazırlık Dönemi

Hints

1
Bu dönemi, büyük bir fırtınadan (dağ oluşumu) önceki sessizlik ve hazırlık dönemi gibi düşünebilirsiniz.
2
Soruda bahsedilen zaman, Alp-Himalaya kıvrımlanmasının yaşandığı Üçüncü Zaman'dan hemen önceki evredir.
3
Tetis Denizi'nde biriken tortul tabakaların daha sonra sıkışarak kıvrılacağı döneme geçişten önceki 'Mezozoik' devrini hatırlayın.

Practice More

Üçüncü Jeolojik Zaman'da meydana gelen maden yataklarını (linyit, bor, petrol) çalışarak dönemler arasındaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 726Question

Türkiye'de rüzgârlar, akarsulara oranla yer şekillerini biçimlendirmede ikinci (2.2.) dereceden bir etkiye sahiptir. Ancak bitki örtüsünün cılız, iklimin kurak olduğu alanlarda rüzgârın doğrudan etkisiyle oluşan çeşitli aşınım ve birikim şekilleri görülür. Bu bilgilere dayanarak, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de rüzgârların 'doğrudan aşındırma' faaliyeti sonucunda meydana gelen bir yer şeklidir?

Show answer & explanation

Answer: Mantar Kaya

Answer

Mantar kaya, rüzgârların doğrudan aşındırma faaliyeti sonucunda oluşan bir yer şeklidir.
Mantar kaya (diğer adıyla Şeytan Masası), rüzgârın zemine yakın yerlerde taşıdığı sert parçacıkların, bir kayanın alt kısmını üst kısmına göre daha hızlı aşındırmasıyla oluşur. Bu, doğrudan bir rüzgâr aşındırma faaliyetidir.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvetlerin etkisini analiz et.
Türkiye'de rüzgârlar, bitki örtüsünün fakir olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu gibi kurak bölgelerde daha etkilidir.
Rüzgârın yer şekillerini doğrudan biçimlendirebilmesi için zeminin korunmasız (bitkisiz) olması gerekir.
2
Aşındırma ve biriktirme şekillerini sınıflandır.
Mantar kaya, tafoni, yardang ve hamada 'aşındırma'; lös, kumul ve barkan ise 'biriktirme' şekilleridir.
Rüzgâr hızının yüksek olduğu yerde aşındırma, hızın azaldığı yerde ise biriktirme yapar.
3
Dolaylı etkileri ayırt et.
Peri bacaları gibi şekillerde rüzgârın doğrudan değil, sel sularına yardımcı olarak dolaylı bir etkisi vardır.
ÖSYM/KPSS formatında peri bacaları akarsu aşınım şekli olarak kabul edilir, rüzgâr sadece yardımcı kuvvettir.

Key Concept

Rüzgâr Aşındırma ve Biriktirme Şekillerinin Ayrımı

Hints

1
Rüzgârın bir yeri 'yontması' mı yoksa oraya malzeme 'yığması' mı istendiğine dikkat etmelisin.
2
Seçeneklerdeki Barkan, Lös ve Kumul ifadeleri rüzgârın taşıdığı malzemeleri bıraktığı durumlardır.
3
Kayaların altının oyularak mantara benzemesi, rüzgârın en bilinen doğrudan aşındırma örneğidir.

Practice More

Rüzgâr biriktirme şekillerinden olan löslerin, akarsu biriktirmesi olan alüvyonlar ve buzul biriktirmesi olan morenler ile benzerliklerini inceleyebilirsin.
Estimated Time:45s
Question 727Question

Türkiye'deki akarsuların yatak eğimlerinin fazla olması, akış hızlarının ve hidroelektrik enerji potansiyellerinin yüksek olması, bu akarsuların genel olarak "denge profili"nden uzak olduğunu göstermektedir. Türkiye akarsularının büyük bir kısmının denge profiline ulaşmamış olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anadolu levhasının Üçüncü Zaman sonu ve Dördüncü Zaman başında epirojenik olarak toptan yükselmesi

Answer

Anadolu levhasının Üçüncü Zaman sonu ve Dördüncü Zaman başında epirojenik olarak toptan yükselmesi
Doğru seçenek, Türkiye'nin jeolojik olarak 'genç' bir yapıya sahip olduğunu ve Üçüncü Zaman sonu ile Dördüncü Zaman başında epirojenez yoluyla toptan yükseldiğini ifade etmektedir. Bu yükselme sonucunda akarsular yataklarını yeniden derine doğru aşındırmaya başlamış, bu da onların deniz seviyesine ulaşan dengeli bir profil oluşturmalarını engellemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Denge profili kavramını tanımla.
Denge profili, bir akarsuyun yatağını deniz seviyesine kadar aşındırıp ulaştığı en son aşamadır (içbükey profil).
Soruda istenen 'neden'in neyi bozduğunu anlamak için temel tanım gereklidir.
2
Türkiye akarsularının mevcut durumunu analiz et.
Türkiye akarsuları hızlı akar, derin vadiler kazar ve ulaşıma uygun değildir. Bu, akarsuların denge profilinden uzak (genç) olduğunu kanıtlar.
Mevcut coğrafi özellikler ile jeolojik süreç arasındaki bağı kurmak için durum tespiti yapılır.
3
Jeolojik zaman ve tektonik hareket ilişkisini kur.
Anadolu levhası, Neojen sonu ve Kuaterner başında (Tersiyer-Kuaterner geçişi) epirojenik olarak yükselmiştir. Bu yükselme akarsuların yatak eğimini aniden artırmış ve aşındırmayı canlandırmıştır.
Denge profiline ulaşamamanın temel sebebi Türkiye'nin genç bir ülke olması ve yakın zamanda yükselmesidir.

Key Concept

Denge Profili ve Epirojenez İlişkisi

Hints

1
Bir akarsuyun ulaşıma uygun olması için yatağının deniz seviyesine yakın ve az eğimli olması gerekir.
2
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının nedeni, kıtaların sıkıştırması sonucu yakın zamanda gerçekleşen bir olaydır.

Practice More

Akarsu aşındırma şekillerinden olan 'Seki (Taraça)' oluşumunun da epirojenik yükselme ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 728Question

Türkiye'de akarsuların denize döküldükleri alanlarda delta ovası oluşturabilmesi için kıta sahanlığının geniş olması, kıyıda güçlü akıntıların bulunmaması ve gelgit genliğinin az olması gibi şartlar gereklidir. Bu bağlamda, Karadeniz'e dökülen Kızılırmak ve Yeşilırmak ağızlarında Bafra ve Çarşamba gibi oldukça geniş delta ovaları gelişmişken; Sakarya Nehri'nin ağız kısmında oluşan Karasu birikme alanının çok daha dar ve kısıtlı kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kıyı derinliğinin fazla olması ve İstanbul Boğazı kaynaklı güçlü kıyı akıntılarının birikmeyi güçleştirmesi

Answer

Kıyı derinliğinin fazla olması ve İstanbul Boğazı kaynaklı güçlü kıyı akıntılarının birikmeyi güçleştirmesi
Sakarya Nehri'nin büyük bir debiye ve yüksek sediment yüküne sahip olmasına rağmen geniş bir delta oluşturamamasının temel sebebi jeomorfolojik ve oşinografik koşullardır. Batı Karadeniz kıyıları Orta Karadeniz'e göre daha derindir (kıta sahanlığı dar) ve İstanbul Boğazı'na yakınlık nedeniyle bu bölgede çok güçlü kıyı akıntıları bulunur. Bu akıntılar alüvyonların birikmesine izin vermeden onları derinlere taşır.

Step-by-Step Solution

1
Delta ovası oluşumu için gerekli temel faktörleri belirle.
Alüvyon miktarı, sığ deniz (geniş kıta sahanlığı) ve az akıntı.
Delta oluşumu, akarsuyun getirdiği malzemenin denizin derinliğine gitmeden kıyıda kalmasına bağlıdır.
2
Batı Karadeniz (Sakarya ağzı) ile Orta Karadeniz (Samsun çevresi) kıyı yapılarını karşılaştır.
Orta Karadeniz'de kıta sahanlığı daha genişken, Batı Karadeniz'de kıyı daha aniden derinleşir.
Kıyı derinliği, birikmenin su yüzeyine ulaşıp ova haline gelme hızını belirler.
3
Bölgeye özgü akıntı sistemlerini analiz et.
Sakarya Nehri'nin ağzı, İstanbul Boğazı'ndan gelen güçlü akıntıların etkisi altındadır.
Güçlü akıntılar, akarsuyun bıraktığı alüvyonları kıyıdan uzaklaştırarak geniş bir delta gelişimini engeller.

Key Concept

Delta Ovası Oluşum Şartları ve İstisnai Durumlar

Hints

1
Bir akarsuyun ağzında delta oluşabilmesi için sadece akarsuyun getirdiği malzeme yeterli değildir; denizin de 'uysal' ve sığ olması gerekir.
2
Boğazlar çevresindeki akıntı sistemlerini ve Karadeniz'in kıyı derinlik haritasını (özellikle Samsun ve Sakarya kıyaslamasını) düşünün.
3
Sakarya'nın döküldüğü Karasu kıyıları, Orta Karadeniz'deki Bafra ve Çarşamba kıyılarına göre çok daha derin ve akıntılıdır.

Practice More

Karstik ovaların (polye) neden sadece Batı ve Orta Toroslar çevresinde yoğunlaştığını, diğer bölgelerde neden daha az görüldüğünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 729Question

Türkiye'nin platoları; oluşum süreçleri, yükselti basamakları ve iklim özelliklerine bağlı olarak farklı ekonomik ve demografik özellikler sergiler.

Aşağıdaki tabloda bazı platolar ve bu platolara ait belirgin özellikler eşleştirilmiştir:

PlatoBelirgin Özellik
I. Çatalca-KocaeliSanayi, ticaret ve ulaşım faaliyetlerinin en yoğun olduğu sahadır.
II. TaşeliKarstik yapısı ve engebeli arazisi nedeniyle nüfusun en seyrek olduğu alanlardandır.
III. Erzurum-KarsLav örtüsü ile kaplı olup yaz yağışlarına bağlı büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.
IV. PerşembeAkarsuların menderesler oluşturduğu, turizm potansiyeli yüksek bir sahadır.
V. HaymanaOrtalama yükseltisi 20002000 metrenin üzerinde olup alpin çayırları yaygındır.

Buna göre, tablodaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

V numaralı eşleştirmede verilen Haymana platosuna ait özellik yanlıştır.
V numaralı eşleştirmede yer alan Haymana platosu, Ankara civarında bulunan bir tabaka düzlüğü platosudur. Bu platonun ortalama yükseltisi 100011001000-1100 metre civarında olup, doğal bitki örtüsü ilkbahar yağışlarıyla yeşeren 'bozkır'dır. Tablodaki '20002000 metre üzeri yükselti' ve 'yaz yağışlarına bağlı alpin çayırlar' ifadesi Erzurum-Kars-Ardahan platoları için geçerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki her bir platonun coğrafi konumunu ve temel özelliklerini analiz et.
I, II, III ve IV numaralı eşleştirmelerin coğrafi gerçeklerle tam uyumlu olduğu görülür.
Bu platoların ekonomik faaliyetleri ve fiziksel yapıları KPSS müfredatındaki temel bilgilerle örtüşmektedir.
2
V numaralı eşleştirmede sunulan 'Haymana' platosunu ve 'yükselti/bitki örtüsü' verisini değerlendir.
Haymana platosu İç Anadolu'da yer alır, yükseltisi yaklaşık 10001000 metredir ve bitki örtüsü bozkırdır.
Tablada belirtilen '20002000 metre üzeri yükselti' ve 'alpin çayır' özellikleri Erzurum-Kars ve Ardahan gibi volkanik platolara aittir.

Key Concept

Türkiye'deki platoların bölgesel karakteristikleri ve ekonomik potansiyelleri.

Hints

1
Platoların bulundukları bölgelerdeki iklim tiplerini (Karasal vs. Sert Karasal) düşünün.
2
Alpin çayırlar Türkiye'de sadece en yüksek platolarda (Kuzeydoğu Anadolu) görülür.
3
Haymana platosu Ankara'da, Erzurum-Kars platosu ise Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusundadır; yükselti farkı yaklaşık 10001000 metredir.

Practice More

Platoların oluşum türlerini (volkanik, karstik, aşınım, tabaka düzlüğü) bir harita üzerinde tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 730Question

Türkiye'de rüzgarın şekillendirici etkisi, bitki örtüsünün cılız olduğu, nem oranının düşük ve fiziksel çözünmenin şiddetli olduğu alanlarda daha belirgindir.

Buna göre; İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mantar kaya, tafoni ve kumul gibi yer şekillerinin diğer bölgelere göre daha yaygın olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bitki örtüsünün fakir olması ve arazinin rüzgarın hızını kesecek engellerden yoksun olması

Answer

Bitki örtüsünün fakir olması ve arazinin rüzgarın hızını kesecek engellerden yoksun olması
Doğru seçenek, rüzgarın şekillendirici etkisinin bitki örtüsünün eksikliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtmektedir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da rüzgarın hızını kesecek gür ormanların olmaması ve zeminin çıplak olması, rüzgarın kumları ve tozları rahatça taşımasına, kayalara çarparak aşındırma yapmasına olanak sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvetlerden rüzgarın temel çalışma prensibini hatırla.
Rüzgar, bitki örtüsünün olmadığı, kuru ve gevşek yapılı toprakların bulunduğu alanlarda aşındırma ve biriktirme yapar.
Rüzgarın yer şekillerini oluşturabilmesi için toprağın bitki kökleri tarafından tutulmuyor olması gerekir.
2
Türkiye'nin bölgesel iklim ve bitki örtüsü özelliklerini değerlendir.
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri Türkiye'nin en az yağış alan, kurak ve step (bozkır) bitki örtüsüne sahip alanlarıdır.
Bu bölgelerdeki doğal koşullar rüzgarın şekillendirici etkisinin en üst düzeye çıkmasına izin verir.
3
Yer şekilleri ve rüzgar ilişkisini kur.
Mantar kaya (aşınım) ve kumul (birikim) gibi şekiller bu bölgelerde yaygınlaşır.
Bitki örtüsü eksikliği toprağı korumasız bıraktığı için rüzgar ana dış kuvvetlerden biri haline gelir.

Key Concept

Rüzgar Şekilleri ve Bitki Örtüsü İlişkisi

Hints

1
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun ortak iklim ve bitki örtüsü özelliklerini düşünün.
2
Rüzgar, toprağı koruyacak bir örtü bulunmadığında ve zemin kuru olduğunda daha güçlü bir aşındırıcıdır.
3
Bir bölgede orman az, bozkır çoksa orada hangi dış kuvvetin etkisi en fazladır?

Practice More

Rüzgar aşındırma şekillerinden 'Mantar Kaya' ve 'Tafoni' arasındaki farklara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 731Question

Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan Kaçkar Dağları'nın yüksek kesimlerinde araştırma yapan bir coğrafyacı; tekneler şeklinde uzanan geniş tabanlı vadilere ve dağ yamaçlarındaki küçük çanaklarda biriken göl sularına rastlamıştır. Araştırmacının gözlemlediği bu yer şekillerinin oluşmasında etkili olan temel dış kuvvet ve bu kuvvetin Türkiye'de etkili olabilmesini sağlayan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Buzullar — Ortalama yükseltinin fazla olması

Answer

Türkiye'nin yüksek dağlarında görülen buzul şekillerinin (buzullar) temel nedeni ortalama yükseltinin fazla olmasıdır.
Soruda tarif edilen tekne vadiler ve göl çanakları tipik buzul aşınım şekilleridir. Türkiye'de buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi, ülkenin orta kuşaktaki matematik konumu nedeniyle oldukça kısıtlıdır. Ancak Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olması ve dağların 30003000 metreyi aşan zirvelere sahip olması, bu yüksek kesimlerde buzulların şekillendirici bir kuvvet olarak rol oynamasına olanak sağlar. Bu durum Türkiye'nin özel konumu (yükselti) ile doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki yer şekillerini tanımlama
Tekne şeklindeki vadiler 'Buzul Vadisi', yamaçlardaki göl çanakları ise 'Sirk Gölü'dür.
Bu şekiller buzulların aşındırma faaliyetleri sonucunda oluşur.
2
Türkiye'nin konum özelliklerini değerlendirme
Türkiye orta kuşakta olduğu için deniz seviyesinde buzullaşma görülmez.
Matematik konum, buzulların etkisini genel olarak sınırlar.
3
Yükselti etkisini analiz etme
Buzul şekilleri sadece 2500-3000 metre üzerindeki dağlarda görülür.
Bu durum Türkiye'nin 'Özel Konumu' (yükselti) ile ilişkilidir.

Key Concept

Türkiye'de buzulların etkisi matematik konum (enlem) nedeniyle azdır; ancak özel konum (yükselti) nedeniyle yüksek dağlarda buzul şekillerine rastlanır.

Hints

1
Türkiye'de dış kuvvetler arasında etkisi en az olan kuvveti ve bu kuvvetin neden sadece yüksek dağlarda görüldüğünü düşünün.
2
Metindeki 'tekne vadi' ifadesi buzul vadilerini, 'göl çanakları' ifadesi ise sirkleri işaret etmektedir.
3
Buzulların varlığı enlemle (matematik konum) değil, deniz seviyesinden olan yükseklikle (özel konum) mümkündür.

Practice More

Buzul aşınım ve birikim şekillerinin isimlerini (Sirk, Hörgüç Kaya, Moren, Durmlin) tekrar ederek Türkiye'deki dağılışlarını harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 732Question

Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda en etkili dış kuvvet olan akarsular, arazinin jeolojik yapısına ve eğim şartlarına bağlı olarak aşındırma veya biriktirme süreçleri yürütürler. Buna göre, aşağıda verilen yer şekillerinden hangisi akarsuların doğrudan veya dolaylı aşındırma faaliyetleri sonucunda meydana gelen yer şekilleri arasında gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Birikinti Yelpazesi

Answer

Birikinti yelpazesi, akarsuların aşındırma değil, biriktirme süreci sonucunda oluşturduğu bir yer şeklidir.
Birikinti yelpazesi, akarsuyun dağ yamaçlarından taşıdığı alüvyonları, eğimin aniden azaldığı dağ eteklerinde koni veya yelpaze şeklinde yayarak biriktirmesiyle oluşur. Bu nedenle bir aşındırma değil, biriktirme şeklidir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki yer şekillerinin oluşum süreçlerini analiz et.
Kırgıbayır, Peri Bacası, Dev Kazanı ve Peneplen süreç içerisinde aşınma ile oluşurken; Birikinti Yelpazesi materyal yığılmasıyla oluşur.
Soruda aşındırma şekli olmayan (biriktirme şekli olan) seçeneği bulmak hedeflenmektedir.
2
Aşındırma ve biriktirme gruplarını karşılaştır.
Birikinti yelpazesi, eğimin azaldığı yerlerde gerçekleşen sediment birikimidir.
Akarsu, taşıma gücü azaldığında yükünü bırakır, bu da biriktirme şekillerini ortaya çıkarır.

Key Concept

Akarsu Yer Şekillerinin Sınıflandırılması (Aşındırma vs Biriktirme)

Hints

1
Soruda hangisinin biriktirme şekli olduğunu bulmanız isteniyor.
2
Dağların eteklerinde yaygın olarak görülen ve alüvyonların üst üste yığılmasıyla oluşan şekli düşünün.
3
Birikinti yelpazesi, akarsuların hızının ve taşıma gücünün azaldığı yerlerde yüklerini bırakmasıyla (biriktirme) oluşur.

Practice More

Akarsu biriktirme şekillerinden biri olan 'Menderes' ve 'Seki (Taraça)' gibi hem aşındırma hem biriktirme özelliği gösteren karma şekilleri inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Yer şekillerini 'malzeme koparma (aşındırma)' ve 'malzeme yığma (biriktirme)' olarak zihninizde gruplayarak eleme yöntemini kullanabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 733Question

Türkiye'deki bazı dağ sıraları, hem litolojik yapıları gereği kalkerli (kireç taşı) araziler üzerinde bulundukları için yoğun karstik aşınım şekillerine sahiptir hem de yüksek zirvelerinde Kuvaterner (IV.IV. jeolojik zaman) buzullaşmasından kalma sirk çukurları ve hörgüç kayalar gibi şekilleri barındırır. Bu iki özelliğin aynı dağ kütlesi üzerinde belirgin olarak görülmesi, o dağın hem belirli bir kayaç yapısına sahip olmasını hem de belirli bir yükselti sınırını aşmasını gerektirir.

Buna göre, aşağıda verilen dağlardan hangisinde hem karstik yer şekillerinin hem de güncel veya eski buzul izlerinin bir arada görülmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Bolkar Dağları

Answer

Bolkar Dağları, Toros kuşağında yer alması nedeniyle karstik özellikler gösterirken, yüksek zirveleriyle de buzul aşındırma şekillerine ev sahipliği yapar.
Bolkar Dağları, Batı ve Orta Toroslar kuşağında yer aldığı için kalkerli bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda zirvelerinin 30003000 metrenin çok üzerinde olması, bu dağların geçmiş jeolojik dönemlerde buzullaşmaya uğramasını ve günümüzde buzul aşınım şekillerini (sirk çukurları gibi) barındırmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Karstik yapı analizi
Türkiye'de karstik şekillerin (lapya, dolin, sirk vb.) en yoğun olduğu kuşak Toros Dağları'dır (Akdeniz kuşağı).
Kireç taşı (kalker) tabakalarının bu bölgede çok kalın ve yaygın olması.
2
Buzul izleri sınırını belirleme
Türkiye'de buzullaşma izleri için dağların genellikle 22002200-25002500 metre ve üzeri yükseltiye sahip olması gerekir.
IV. Jeolojik zaman olan Kuvaterner'de kalıcı kar sınırının bu seviyelere kadar inmiş olması.
3
Verilen dağları eşleştirme
Bolkar Dağları (35003500 metreyi aşan zirveleriyle) her iki şartı da sağlarken; Yıldız, Canik, Aydın ve Madra dağları yükselti yetersizliği nedeniyle buzul izi taşımazlar.
Doğru seçeneğin hem jeolojik yapı hem de jeomorfologik (yükselti) kriterleri karşılaması.

Key Concept

Türkiye'de Karstik ve Glasyal (Buzul) Topografyanın Kesişimi

Hints

1
Türkiye'de karstik şekiller denilince akla gelen ilk bölgeyi ve o bölgedeki yüksek dağları düşünün.
2
Buzul izleri için dağın yükseltisinin en az 22002200-25002500 metre olması gerektiğini hatırlayın.

Practice More

Türkiye'de volkanik dağlar üzerinde buzul izi görülen örnekleri (Erciyes, Ağrı gibi) inceleyerek oluşum farklarını karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 734Question

Türkiye'de dış kuvvetler arasında yer şekillerini biçimlendirmede en etkili olan kuvvet akarsulardır. Rüzgârlar ise genellikle bitki örtüsünün cılız ve iklimin kurak olduğu sahalarda etkili olan 'ikincil' derecede bir dış kuvvettir.

Buna göre, Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkileri ve bu kuvvetin oluşturduğu şekillerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Rüzgârın yer şekilleri üzerindeki doğrudan etkisi, bitki örtüsünün gürleştiği ve toprak neminin arttığı alanlarda belirgin bir artış gösterir.

Answer

Rüzgârın etkisinin bitki örtüsünün gürleştiği ve nemin arttığı yerlerde arttığını belirten ifade yanlıştır.
Bitki örtüsünün gür olması (ormanlar, sık maki vb.) rüzgârın hızını fiziksel olarak engeller ve toprağın süpürülmesini (erozyonu) önler. Benzer şekilde, toprak neminin yüksek olması toprak tanelerinin ağırlığını artırarak ve birbirine tutunmasını sağlayarak rüzgâr tarafından taşınmalarını engeller. Bu nedenle, bitki örtüsü ve nemin arttığı yerlerde rüzgârın şekillendirici etkisi artmaz, azalır.

Step-by-Step Solution

1
Rüzgârın yer şekillendirici gücünü etkileyen temel faktörleri analiz etmek.
Rüzgâr; bitki örtüsünün cılız olduğu, kurak (yağışın az, buharlaşmanın fazla olduğu) ve yüzeyde gevşek materyallerin bulunduğu alanlarda daha etkilidir.
Bitki örtüsü rüzgârın hızını keser ve kökleriyle toprağı tutar; nem ise toprak tanelerinin birbirine yapışmasını sağlayarak rüzgârın onları taşımasını zorlaştırır.
2
Türkiye'deki dağılımı ve şekil türlerini değerlendirmek.
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ana etki alanlarıdır. Aşındırma (Mantarkaya vb.) ve biriktirme (Lös vb.) şekilleri bu şartlarda oluşur.
Konya-Karapınar gibi sahalar bu şartların en uç noktasıdır.
3
Seçeneklerdeki yanlış ilişkiyi saptamak.
Bitki örtüsü ve nem artışı rüzgârın etkisini artırmaz, aksine azaltır.
Pedolojik ve meteorolojik olarak nemli zemin rüzgâr erozyonuna karşı dirençlidir.

Key Concept

Rüzgârın Şekillendirici Etkisini Belirleyen Faktörler

Hints

1
Rüzgârın bir yeri şekillendirebilmesi için önünde engel olmaması ve toprağın 'uçmaya hazır' kuru bir yapıda olması gerekir.
2
Bitki köklerinin toprağı tuttuğu ve yağışın toprağı nemlendirdiği Karadeniz gibi bölgelerde rüzgâr erozyonu neden azdır, bunu düşünün.
3
Gür bitki örtüsü rüzgârın hızını kesen bir bariyer görevi görür; nemli toprak ise rüzgâr tarafından süpürülemez. Bu durum rüzgâr etkisini artıran değil, azaltan bir durumdur.

Practice More

Rüzgâr aşındırma şekillerinden 'Mantarkaya' (Şeytan Masası) ile dış kuvvetlerin dolaylı etkilerini karşılaştıran bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 735Question

Türkiye'de yer şekillerinin önemli bir parçasını oluşturan platolar; oluşum süreçlerine göre tabaka düzlüğü, karstik, lav ve aşınım platoları olarak sınıflandırılır. Kalker (kireç taşı) ve jips gibi suda kolay çözünebilen kayaçların yaygın olduğu arazilerde, kimyasal çözünme sonucu meydana gelen düzlüklere 'karstik platolar' denir.

Buna göre, aşağıda verilen platolardan hangisi karstik oluşumlu bir platodur?

Show answer & explanation

Answer: Teke Platosu

Answer

Karstik oluşumlu plato Teke Platosu'dur.
Teke Platosu, Batı Toroslar üzerinde yer alır ve kalkerli (kireç taşı) arazi yapısının kimyasal çözünmesiyle şekillenmiştir. Bu özelliği onu Türkiye'deki iki ana karstik platodan biri (diğeri Taşeli) yapar.

Step-by-Step Solution

1
Karstik oluşumun tanımını hatırla.
Kireç taşı (kalker) gibi eriyebilen kayaçların bulunduğu arazilerdeki aşınma/çözünme sürecidir.
Karstik platoları ayırt edebilmek için temel jeolojik yapıyı bilmek gerekir.
2
Türkiye'de karstik arazilerin en yaygın olduğu bölgeyi belirle.
Akdeniz Bölgesi (Teke ve Taşeli yöreleri).
Platoların dağılımı ile kayaç yapısı arasındaki ilişkiyi kurmak için coğrafi konum önemlidir.
3
Seçeneklerdeki platoları oluşum türleriyle eşleştir.
Teke (Karstik), Erzurum-Kars (Lav), Çatalca-Kocaeli (Aşınım), Haymana ve Yazılıkaya (Tabaka düzlüğü).
Doğru sınıflandırma yapılarak hedef kavram olan karstik plato belirlenir.

Key Concept

Türkiye'deki Karstik Platolar (Teke ve Taşeli)

Hints

1
Karstik platolar genellikle kolay eriyebilen kalkerli arazilerde bulunur.
2
Türkiye'de karstik platolar denilince akla ilk olarak Akdeniz Bölgesi'nin batısındaki yarımada gelmelidir.
3
Antalya ve Muğla arasında kalan, yüzey sularının az olduğu bu yüksek düzlük Teke yöresidir.

Practice More

Karstik platoların yerleşme ve tarım açısından neden elverişsiz olduğunu (su kaybı, engebeli mikrotipografi) araştırınız.
Estimated Time:45s
Question 736Question

Türkiye'nin kuzeyinde yer alan Kuzey Anadolu Dağları genel olarak kıyıya paralel ve yüksek sıradağlar şeklinde uzanır. Ancak Orta Karadeniz'de yer alan Canik Dağları, Doğu ve Batı Karadeniz'deki dağlara göre hem daha alçaktır hem de kıyı çizgisinin daha gerisinde yer almaktadır.

Canik Dağları'nın bu fiziki özellikleri, aşağıdakilerden hangisi üzerinde etkili olmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusunun Batı Karadeniz'den farklılık göstermesi

Answer

Dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusunun Batı Karadeniz'den farklılık göstermesi
Doğru cevap olan seçenek, dağların uzanış doğrultusunun değiştiğini iddia etmektedir. Oysa Canik Dağları, tıpkı Doğu ve Batı Karadeniz'deki diğer sıradağlar gibi kıyıya paralel ve doğu-batı yönünde uzanır. Farklılık yaratan unsur uzanış yönü değil; dağların yükseltisinin az olması (10001000-15001500 m arası) ve kıyı çizgisinden daha içeride başlamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Canik Dağları'nın konumunu analiz et
Canik Dağları, Orta Karadeniz'de kıyının gerisinde ve ortalama 15001500 metre yükseltidedir.
Bu özelliklerin bölge coğrafyasına etkisini anlamak için temel veridir.
2
Dağların uzanış yönünü kontrol et
Canik Dağları da Doğu ve Batı Karadeniz'deki dağlar gibi kıyıya paralel (doğu-batı yönlü) uzanır.
Türkiye'deki dağların büyük çoğunluğu genel uzanış doğrultusuna sadıktır.
3
Seçenekleri fiziki özelliklerle karşılaştır
Hinterland, ulaşım, iklim ve yağış özellikleri yükselti ve mesafe ile değişirken, uzanış doğrultusu aynı kalmaktadır.
Uzanış doğrultusu jeolojik yapı ile ilgiliyken, diğerleri topoğrafik detaylarla ilgilidir.

Key Concept

Dağların yükseltisi ve kıyıya uzaklığının sosyo-ekonomik ve iklimsel etkileri

Hints

1
Canik Dağları'nın haritadaki konumuna ve çevresindeki diğer dağlarla benzerliklerine odaklanın.
2
Bir dağın kıyıya paralel olması ile kıyının hemen dibinden başlaması arasındaki farkı düşünün.
3
Karadeniz'deki tüm sıradağlar levha hareketleri nedeniyle doğu-batı yönlüdür.

Practice More

Menteşe Dağları ile Canik Dağları'nın ulaşım ve kıyı tipi üzerindeki etkilerini karşılaştırınız.
Estimated Time:55s
Question 737Question

Türkiye'de dış kuvvetlerin ve kütle hareketlerinin etkisiyle şekillenen yer şekilleri incelendiğinde, erozyon ve heyelan süreçlerinin birbirinden farklı dinamiklere sahip olduğu görülmektedir.

Buna göre, erozyon ve heyelan olaylarının özellikleri ve korunma yöntemleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Erozyon ve heyelan olaylarının her ikisi de toprağın sadece en üstteki organik tabakasının yer değiştirmesi olup, yer yapısı ve tabaka uzanışından tamamen bağımsız şekilde gerçekleşir.

Answer

Erozyon ve heyelan olaylarının sadece toprağın en üst organik tabakasının yer değiştirmesi olduğunu ve yer yapısından bağımsız olduğunu savunan seçenek yanlıştır.
Heyelan, erozyondan farklı olarak sadece toprağın yüzeyindeki ince tabakayı değil, ana kayanın üzerindeki kalın toprak kütlesini ve bazen ana kayanın kendisini de kapsayan derin bir kütle hareketidir. Ayrıca heyelan oluşumunda arazideki killi tabakaların varlığı ve tabakaların eğim yönünde uzanması gibi jeolojik faktörler hayati önem taşır; bu nedenle 'yer yapısından bağımsızdır' ifadesi temelden yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan kavramlarını tanımla.
Erozyon, toprağın üst tabakasının dış kuvvetlerce süpürülmesidir; heyelan ise büyük bir kütlenin blok halinde kaymasıdır.
Olayların mekanizmasını anlamak için temel tanımlar gereklidir.
2
Oluşum faktörlerini karşılaştır.
Erozyonda bitki örtüsü ve iklim ön plandayken; heyelanda eğim, yağış, killi yapı ve tabaka uzanışı etkilidir.
Heyelanın jeolojik yapıya (ana kaya ve tabaka duruşuna) bağlı olduğunu belirlemek için.
3
Derinlik ve ölçek farkını analiz et.
Erozyon yüzeysel ve yavaş bir süreçken; heyelan derin tabakalı ve ani gerçekleşen bir kütle hareketidir.
Seçeneklerdeki 'yüzeysel süreç' ifadesinin doğruluğunu test etmek için.

Key Concept

Erozyon ve heyelan arasındaki derinlik, mekanizma ve jeolojik yapı farkı.

Hints

1
Erozyon 'süpürülme', heyelan ise 'kayma' demektir.
2
Heyelan oluşumunda toprağın altındaki kil tabakasının suyu emip kayganlaşması önemli bir etkendir.
3
Derin bir toprak kütlesinin blok halinde kayması olan heyelan, sadece bitki örtüsüyle durdurulabilir mi?

Practice More

Karadeniz'deki heyelan set göllerinin isimlerini ve oluşum mekanizmalarını tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 738Question

Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve 4.4. Jeolojik Zaman'daki deniz seviyesi değişimleri, kıyı tiplerinde büyük bir çeşitliliğe yol açmıştır.

Türkiye'nin kıyı tipleri ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye kıyılarında 'Fiyort' tipi kıyıların görülmemesinin temel nedeni, kıyı bölgelerindeki dağların ortalama yükseltisinin fazla olmasıdır.

Answer

Türkiye kıyılarında fiyort tipi kıyıların bulunmamasının nedeni dağların yükseltisi değil, Türkiye'nin matematik konumudur.
Doğru yanıt olan fiyortlarla ilgili ifade yanlıştır çünkü Türkiye'de fiyort ve skayer tipi kıyıların görülmemesi tamamen 'Matematik Konum' (enlem) ile ilgilidir. Fiyortlar, buzul vadilerinin sular altında kalmasıyla oluşur ve Türkiye gibi orta kuşak ülkelerinde buzullar hiçbir zaman deniz seviyesine kadar inmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kıyı tiplerinin oluşum nedenlerini sınıflandırın.
Ria, Dalmaçya ve Enine/Boyuna kıyılar yer şekilleri ve deniz seviyesi değişimlerine bağlıyken; Fiyort ve Skayer kıyılar buzullaşma etkisiyle oluşur.
Türkiye'deki kıyı çeşitliliğinin temelinde hem özel konum hem de matematik konum faktörleri yatar.
2
Türkiye'nin matematik konumunun kıyı tipleri üzerindeki etkisini değerlendirin.
Türkiye 364236^{\circ}-42^{\circ} Kuzey enlemleri arasında (Orta Kuşak) yer alır. Buzullar deniz seviyesine kadar hiçbir zaman inmemiştir.
Fiyort ve Skayer kıyılar sadece yüksek enlemlerde (kutba yakın bölgelerde) buzulların deniz seviyesine kadar etkili olduğu yerlerde görülür.
3
Seçeneklerdeki 'yanlış' mantığı saptayın.
Fiyortların yokluğu 'dağların yükseltisi' (özel konum) ile değil, 'enlem' (matematik konum) ile açıklanmalıdır.
KPSS'de en sık sorulan 'Matematik vs Özel Konum' ayrımı bu soru tipinin temelini oluşturur.

Key Concept

Türkiye'de Kıyı Tipleri ve Matematik Konum İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin bulunduğu kuşağın (enlem) hangi kıyı tiplerinin oluşumuna engel olduğunu düşünün.
2
Fiyortlar kutuplara yakın bölgelerde buzulların etkisiyle oluşur. Türkiye'de buzullar deniz seviyesine inebilir mi?
3
Bir özelliğin yer şekilleriyle açıklanması 'Özel Konum', enlemle açıklanması ise 'Matematik Konum'dur. Fiyortların yokluğu enlemle ilgilidir.

Practice More

Ria, Dalmaçya ve Kalanklı kıyı tiplerinin Türkiye haritasındaki yerlerini dilsiz harita üzerinde işaretleyerek kalıcılığı artırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 739Question

Türkiye'de kıyı tiplerinin oluşum ve gelişim süreçleri incelendiğinde; dağların uzanış doğrultusu, akarsu aşındırması ve IV.IV. Jeolojik Zaman'daki epirojenik hareketler ile iklim değişimlerine bağlı deniz seviyesi yükselmelerinin (transgresyon) etkili olduğu görülmektedir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Menteşe Yöresi kıyılarında ria tipi, Antalya'nın Kaş ve Fenike kıyılarında ise dalmaçya tipi kıyılar bu süreçlerin birer sonucudur.

Buna göre, yukarıda belirtilen ria ve dalmaçya tipi kıyıların oluşum süreçleri dikkate alındığında, bu iki kıyı tipinin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Jeolojik süreçteki deniz seviyesi değişimlerine bağlı olarak eski kara yüzeylerinin deniz istilasına (transgresyon) uğraması

Answer

Her iki kıyı tipinin de temel ortak noktası, deniz seviyesinin yükselmesi sonucu eski kara yüzeylerinin sular altında kalarak boğulmasıdır (transgresyon).
Jeolojik süreçte deniz seviyesinin yükselmesine bağlı olarak eski kara yüzeylerinin sular altında kalması (transgresyon) seçeneği doğrudur; çünkü hem ria tipi kıyılar (boğulmuş akarsu vadileri) hem de dalmaçya tipi kıyılar (boğulmuş paralel dağ sıraları) deniz sularının kara içine doğru ilerlemesiyle karakterize edilir.

Step-by-Step Solution

1
Kıyı tiplerinin tanımlarını analiz edin.
Ria tipi: Akarsu vadilerinin boğulması; Dalmaçya tipi: Kıyıya paralel dağlar arasındaki çukurların boğulması.
Oluşum mekanizmalarındaki temel farkı ve benzerliği ayırt etmek.
2
Dış kuvvet ve zaman etkisini değerlendirin.
Her iki tipin de IV.IV. Jeolojik Zaman'daki buzulların erimesi ve epirojenik çökmelerle (deniz ilerlemesi) oluştuğu görülür.
Ortak jeolojik süreci belirlemek.
3
Ayırt edici (spesifik) özellikleri eleyin.
Dağların uzanış doğrultusu (paralel/dik) ve sular altında kalan şekil (vadi/sırt) her iki tipte farklılık gösterir.
Sadece birine özgü olan şıkları eleyerek ortak paydaya ulaşmak.

Key Concept

Boğulmuş Kıyı Tipleri ve Transgresyon

Hints

1
Bu iki kıyı tipinin de oluşabilmesi için deniz seviyesinde bir yükselme veya karada bir çökme olması gerekir.
2
Eski akarsu vadilerinin veya dağlar arasındaki ovaların sular altında kalmasına genel olarak 'kıyı boğulması' denir.
3
Transgresyon (deniz ilerlemesi) terimi, IV.IV. Jeolojik Zaman'daki deniz seviyesi yükselmelerini ve bu kıyı tiplerinin ortak kaynağını ifade eder.

Practice More

Ege Bölgesi'ndeki 'Enine' kıyı tipi ile Karadeniz'deki 'Boyuna' kıyı tipinin kıta sahanlığı ve liman hinterlandına etkilerini karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 740Question

Türkiye'de yer şekillerinin oluşum ve değişim süreçlerinde etkili olan erozyon ve heyelan olaylarının nedenleri, sonuçları ve dağılışları dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Heyelanlar genellikle killi tabakaların suya doygun hale gelmesiyle kütle halinde gerçekleşen yer değiştirmelerken, erozyon toprağın verimli üst tabakasının dış kuvvetlerce süpürülmesidir.

Answer

Heyelanların killi yapı ve su doygunluğu ile kütle halinde gerçekleştiğini, erozyonun ise toprağın üst kısmının aşınması olduğunu belirten ifade doğrudur.
Heyelanlar genellikle killi tabakaların suya doygun hale gelmesi ve yer çekimi etkisiyle kütle halinde yer değiştirmesi şeklinde tanımlanır. Erozyon ise toprağın verimli üst tabakasının dış kuvvetlerce (akarsu, rüzgar) aşındırılıp taşınmasıdır. Doğru seçenek bu iki mekanizmayı tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan kavramlarını tanımlayın.
Erozyon dış kuvvetlerin (su, rüzgar) etkisiyle toprağın üst kısmının taşınmasıdır; heyelan ise yer çekimiyle toprağın kütle halinde kaymasıdır.
Süreçlerin mekanik farklarını anlamak, seçenekleri doğru değerlendirmeyi sağlar.
2
Seçeneklerdeki iklimsel ve coğrafi nedenleri analiz edin.
Karadeniz'deki heyelanların temel tetikleyicisinin kar erimeleri, İç Anadolu'daki erozyonun ise özel konum şartları olduğu saptanır.
Hatalı neden-sonuç ilişkilerini (mutlak konum, yağış tipi vb.) elemek için gereklidir.
3
Erozyon ve delta oluşumu arasındaki bağlantıyı kontrol edin.
Erozyon azalırsa sediment taşınımı azalır, bu da delta oluşumunu yavaşlatır.
Dış kuvvetlerin birbiriyle olan etkileşimini doğru yorumlamak gerekir.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Mekanizmaları ile Türkiye Dağılışı

Practice More

Erozyon ve heyelan farklarını daha iyi anlamak için Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin toprak yapılarını ve eğim özelliklerini karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 37 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 37 | Examkin