XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

371 questions

Question 161Question

I.I. Balkan Savaşı'nın devam ettiği ve Edirne'nin elden çıkacağı yönündeki propagandaların yoğunlaştığı bir ortamda, 2323 Ocak 19131913 tarihinde Enver Bey ve beraberindekilerin hükümet binasını basarak gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını, Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir.

Bu darbenin teknik süreci, siyasi hedefi ve sonuçları dikkate alındığında, baskının doğasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakınlığıyla bilinen Kâmil Paşa kabinesinin silah zoruyla istifaya zorlanarak, yerine İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin mutlak denetimindeki Mahmut Şevket Paşa hükümetinin kurulmasıdır.

Answer

Bâb-ı Âli Baskını, Kâmil Paşa kabinesinin istifaya zorlanıp yerine Mahmut Şevket Paşa hükümetinin getirilmesiyle sonuçlanan bir hükümet darbesidir.
Bâb-ı Âli Baskını, Türk tarihinde modern anlamda yapılan ilk hükümet darbesidir. Rejimi veya padişahı hedef almamış, sadece yürütme organını (kabineyi) silah zoruyla değiştirmiştir. Darbe sonucunda muhalif Kâmil Paşa indirilmiş ve İttihat ve Terakki'nin kontrolündeki Mahmut Şevket Paşa hükümeti kurulmuştur. Bu durum cemiyetin 'denetleyen güç' olmaktan çıkıp 'yöneten güç' haline gelmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi ortamı analiz et
I.I. Balkan Savaşı'ndaki büyük toprak kayıpları ve Edirne'nin kaybedileceği korkusu İttihat ve Terakki için bir meşruiyet zemini oluşturdu.
Darbelerin halk ve ordu nezdinde destek bulması için genellikle vatanseverlik temalı bir gerekçe sunulur.
2
Darbeye hedef olan odağı belirle
Hedef padişah veya rejim değil, Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakın Kâmil Paşa hükümetidir.
Bâb-ı Âli Baskını, rejimi değiştirmeyi amaçlamadığı için bir ihtilal değil, hükümeti değiştirdiği için bir darbedir.
3
Darbe sonrasındaki yürütme değişikliğini incele
Enver Bey padişaha istifayı sunmuş, yerine Mahmut Şevket Paşa sadrazam yapılmıştır.
Bu geçiş, İttihat ve Terakki'nin 19181918'e kadar sürecek olan tek parti hegemonyasını başlatmıştır.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın bir 'hükümet darbesi' olması ve iktidar değişimi.

Hints

1
Bâb-ı Âli baskını sırasında 'Edirne'yi düşmana teslim edecekler!' propagandası kullanılmıştır.
2
Bu olay bir 'hükümet darbesi'dir, yani hedefte padişah değil, kabine vardır.
3
Enver Bey'in makamına girdiği ve istifasını imzalattığı sadrazam Kâmil Paşa'dır.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını sonrası kurulan Mahmut Şevket Paşa kabinesinin suikast sonucu dağılması ve İttihat Terakki'nin diktatörleşme sürecini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Olayı kronolojik bir karşılaştırma ile çözebilirsiniz: 19081908 (İhtilal/Rejim ilanı), 19091909 (Ayaklanma/Rejim karşıtlığı), 19131913 (Darbe/Hükümet değişimi).
Estimated Time:2m 0s
Question 162Question

I.I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması (19131913), Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki varlığını büyük ölçüde sona erdirirken, bölgedeki jeopolitik dengelerin korunması amacıyla bazı toprak parçalarının geleceği Balkan devletlerinin tasarrufundan çıkarılarak uluslararası bir hakemlik sürecine tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda antlaşma metninde, belirli bölgelerin nihai sınırlarının ve egemenlik haklarının tespiti için Büyük Devletlerin (Avrupa devletleri) kararı esas alınmıştır.

Buna göre, Londra Antlaşması'nda gelecekteki statüleri doğrudan Büyük Devletlerin (Düvel-i Muazzama) kararına bırakılan meseleler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ege Adaları'nın geleceği ve Arnavutluk'un sınırları

Answer

Ege Adaları'nın geleceği ve Arnavutluk'un sınırları
Doğru yanıt olan seçenek, Londra Antlaşması'nın en spesifik diplomatik düzenlemesini içerir. Antlaşmanın hükümleri gereği, Osmanlı Devleti Ege Adaları üzerindeki haklarını Büyük Devletlerin hakemliğine devretmiş, aynı şekilde savaştan bağımsızlığını ilan ederek ayrılan son Balkan devleti olan Arnavutluk'un sınırlarının çizilmesi görevi de Avrupa'nın altı büyük devletine bırakılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
I.I. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması'nın diplomatik maddelerini analiz et.
Antlaşma sadece sınır çizmemiş, bazı sorunları büyük devletlere havale etmiştir.
Osmanlı'nın kaybettiği her toprağın statüsü aynı yöntemle belirlenmemiştir.
2
"Hakemlik" (Arbitration) maddesinin hangi bölgeleri kapsadığını belirle.
Adalar ve Arnavutluk'un kaderinin Avrupa devletlerine bırakıldığı görülür.
Büyük devletler, Akdeniz dengesi ve Adriyatik hakimiyeti nedeniyle bu iki bölgede doğrudan kontrol sahibi olmak istemiştir.

Key Concept

Londra Antlaşması Diplomatik Hakemlik Maddeleri

Hints

1
Londra Antlaşması'nda her yer doğrudan Balkan devletlerine dağıtılmamış, bazı hassas bölgelerde 'Düvel-i Muazzama' söz sahibi kılınmıştır.
2
Bu bölgelerden biri savaş devam ederken bağımsızlığını ilan eden son Balkan devletidir.

Practice More

Büyük Devletlerin Ege Adaları hakkındaki nihai kararını (19141914 Büyükelçiler Konferansı) ve II. Balkan Savaşı sonrası bu durumun nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 163Question

I. Balkan Savaşı sonucunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını kaybetmiştir. Ancak kısa süre sonra çıkan II. Balkan Savaşı'nda Osmanlı ordusu bu hattın batısına geçerek Edirne ve Kırklareli'yi geri almayı başarmıştır. Osmanlı Devleti'nin bu askeri başarıyı elde etmesinde ve kayıp toprakların bir kısmını kurtarmasında etkili olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Balkan devletlerinin kendi aralarında anlaşmazlığa düşmesi ve Romanya'nın Bulgaristan'a savaş açması

Answer

Balkan devletlerinin kendi aralarında anlaşmazlığa düşmesi ve Romanya'nın Bulgaristan'a savaş açması durumu, Osmanlı Devleti'nin Edirne ve Kırklareli'yi geri almasını sağlayan temel gelişmedir.
Doğru cevap, Balkan devletlerinin paylaşım kavgasına düşerek birbirlerine savaş açması ve bu süreçte I. Balkan Savaşı'nda yer almayan Romanya'nın da Bulgaristan'a saldırmasıdır. Bu durum Bulgaristan'ın güney sınırlarını (Osmanlı sınırı) savunmasız bırakmış, Osmanlı Devleti de bu fırsatı değerlendirerek Londra Antlaşması ile belirlenen Midye-Enez hattını ihlal etmiş ve Edirne ile Kırklareli'yi geri almıştır.

Step-by-Step Solution

1
I. Balkan Savaşı sonuçlarını analiz etme
Londra Antlaşması ile Midye-Enez hattı sınır kabul edilmiş, Edirne dahil Doğu Trakya kaybedilmiştir.
Savaşın başındaki kayıpların sınırını belirlemek için gereklidir.
2
II. Balkan Savaşı'nın çıkış nedenini belirleme
Bulgaristan'ın fazla toprak alması üzerine Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'ın Bulgaristan'a saldırması, ardından Romanya'nın da savaşa katılması.
Osmanlı'nın hamle yapmasına imkan tanıyan siyasi boşluğu anlamak için gereklidir.
3
Osmanlı Devleti'nin stratejik hamlesini değerlendirme
Bulgaristan'ın batıda diğer devletlerle savaşmasından yararlanan Osmanlı ordusunun Midye-Enez hattını aşarak Edirne'ye girmesi.
Toprakların nasıl geri alındığını netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

II. Balkan Savaşı'nın Osmanlı lehine yarattığı fırsat ve Edirne'nin kurtarılması

Hints

1
I. Balkan Savaşı sonunda en çok toprağı kimin aldığını ve diğer devletlerin buna nasıl tepki verdiğini düşünün.
2
I. Balkan Savaşı'nda olmayan ancak pasta paylaşımına sonradan dahil olan Romanya'nın etkisini hatırlayın.
3
Bulgaristan'ın dört bir yandan kuşatılması, Osmanlı ordusuna Edirne yolu için nasıl bir fırsat vermiş olabilir?

Practice More

II. Balkan Savaşı sonunda Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması'nın azınlık hakları ve Meriç Nehri sınırına dair maddelerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Süreci kronolojik olarak takip edebilirsiniz: 1. Londra Antlaşması (Kayıp) -> 2. Balkan Devletleri Arası Çatışma (Fırsat) -> 3. Edirne'nin Geri Alınması (Sonuç).
Estimated Time:50s
Question 164Question

Osmanlı Devleti’nin I.I. Balkan Savaşı’nda aldığı ağır yenilgiler ve Londra Konferansı'nda büyük devletlerin sunduğu "Edirne’nin Bulgarlara bırakılması" notasının kabul edileceği söylentileri üzerine İttihat ve Terakki Cemiyeti harekete geçmiştir. Bu süreçte 2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını’nın sonucunda yaşanan siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kâmil Paşa hükümeti istifa ettirilmiş, yerine Mahmut Şevket Paşa kabinesi kurulmuştur.

Answer

Kâmil Paşa hükümetinin düşürülerek yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirilmesi
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi tarihinde askeri bir müdahale ile sivil hükümetin (Kâmil Paşa kabinesinin) zorla değiştirilerek yerine yeni bir kabinenin (Mahmut Şevket Paşa kabinesinin) kurulduğu ilk hükümet darbesidir. Bu olayla birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti, yönetimde mutlak hakimiyet sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın nedenini analiz et.
I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıklar ve Edirne'nin Bulgarlara verileceği endişesi (Londra Notası) darbenin temel gerekçesidir.
Darbeyi tetikleyen dış siyasi gelişmeyi anlamak süreci netleştirir.
2
Darbe sonucundaki kabine değişikliğini belirle.
Enver Bey ve arkadaşlarının Bâb-ı Âli'yi (hükümet binasını) basmasıyla Kâmil Paşa istifa etmiş, yerine Mahmut Şevket Paşa geçmiştir.
Baskının doğrudan siyasi sonucunu tespit etmek soruyu çözer.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın Modern Bir Hükümet Darbesi Olması

Hints

1
Bu olay bir padişah değişikliği değil, bir sadrazam (başbakan) değişikliğidir.
2
Darbe sonucunda iktidardan düşen Kâmil Paşa hükümeti, Edirne'yi Bulgarlara teslim etmekle suçlanmıştır.
3
İttihatçıların silahlı müdahalesiyle Kâmil Paşa istifa ettirilmiş, yerine İttihatçıların desteklediği ve daha sonra suikastla öldürülecek olan Mahmut Şevket Paşa getirilmiştir.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını sonrasında İttihat ve Terakki'nin yönetimde kurduğu tek parti rejiminin özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 165Question

I.I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması'nın (19131913) hükümleri ve savaşın yarattığı genel siyasi atmosfer dikkate alındığında, bu antlaşma ve sonuçları hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Balkan devletleri kendi aralarında adil bir toprak paylaşımı gerçekleştirdiği için bölgede kalıcı ve uzun süreli bir barış ortamı sağlanmıştır.

Answer

Balkan devletleri arasında kalıcı barışın sağlanması ifadesi yanlıştır, çünkü Londra Antlaşması'ndaki paylaşım sorunları II. Balkan Savaşı'na neden olmuştur.
Balkan devletleri arasındaki paylaşım sorunları (özellikle Bulgaristan'ın en geniş toprakları alması) Londra Antlaşması'nı kalıcı bir barış belgesi olmaktan çıkarmış, aksine II. Balkan Savaşı'nın temel gerekçesini oluşturmuştur. Dolayısıyla bölgede kalıcı barış sağlandığı yorumu yapılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Londra Antlaşması'nın (19131913) sınır hükümlerini incele.
Osmanlı Devleti'nin Batı sınırının Midye-Enez hattı olduğu, Edirne ve Kırklareli'nin kaybedildiği görülür.
Antlaşmanın Osmanlı'nın Avrupa topraklarındaki fiziksel daralmasını anlamak için gereklidir.
2
Ege Adaları ve Arnavutluk'un statüsünü değerlendir.
Adaların büyük devletlere bırakıldığı, Arnavutluk'un ise bağımsız olduğu teyit edilir.
Savaşın diplomatik ve ideolojik (Osmanlıcılık) etkilerini belirlemek için gereklidir.
3
Balkan devletleri arasındaki ilişkiyi analiz et.
Bulgaristan'ın aslan payını almasının Sırbistan ve Yunanistan'da huzursuzluk yarattığı tespit edilir.
Antlaşmanın bölgeye huzur getirip getirmediğini sorgulamak için gereklidir.

Key Concept

Londra Antlaşması'nın Geçiciliği ve II. Balkan Savaşı'na Zemin Hazırlaması

Hints

1
Londra Antlaşması'ndan hemen sonra hangi savaşın başladığını düşünün.
2
Bulgaristan'ın bu antlaşma ile diğer Balkan devletlerine göre çok daha fazla toprak kazanması bölgeyi nasıl etkilemiş olabilir?

Practice More

Londra Antlaşması ile kaybedilen Edirne'nin hangi gelişme sonucunda geri alındığını araştırın.
Estimated Time:1m 15s
Question 166Question

Osmanlı Devleti'nde I.I. Balkan Savaşı'nın devam ettiği ve Londra Konferansı görüşmelerinin sürdüğü sırada, Edirne'nin Bulgarlara bırakılacağı yönündeki haberleri gerekçe gösteren İttihat ve Terakki Cemiyeti, 2323 Ocak 19131913 tarihinde hükümet merkezine baskın düzenlemiştir.

Bu olay olan Bâb-ı Âli Baskını ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, olayın Türk siyasi tarihindeki özgün niteliğini ve 3131 Mart Vakası'ndan farkını en doğru şekilde ortaya koymaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Rejime veya saltanat makamına karşı değil, doğrudan mevcut hükümet kabinesini değiştirmeye yönelik bir askeri müdahale olması

Answer

Bâb-ı Âli Baskını, rejime veya padişaha karşı değil, doğrudan mevcut hükümet kabinesini (Kamil Paşa hükümeti) değiştirmeye yönelik bir askeri müdahaledir.
Bâb-ı Âli Baskını'nın en belirgin özelliği, Osmanlı hanedanına veya yürürlükteki meşrutiyet rejimine karşı değil, tamamen yürütme organının (hükümetin) el değiştirmesine yönelik olmasıdır. Bu olayla İttihat ve Terakki Cemiyeti, devlet yönetiminde fiilen tek güç haline gelmiş ve Türk siyasi tarihinin ilk hükümet darbesini gerçekleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihsel bağlamını analiz etme
I.I. Balkan Savaşı sırasında Edirne'nin kaybedilme tehlikesi üzerine İttihat ve Terakki'nin harekete geçtiği tespit edilir.
Olayın nedenini anlamak, sonucun niteliğini belirlemek için gereklidir.
2
Müdahalenin hedefini belirleme
Hedefin Saray (Padişah) veya Meclis (Rejim) değil, Bâb-ı Âli (Hükümet) olduğu görülür.
Bu ayrım, olayın bir 'rejim değişikliği' değil, 'hükümet darbesi' olduğunu kanıtlar.
3
Kişi ve kadro değişikliklerini inceleme
Sadrazam Kamil Paşa'nın silah zoruyla istifa ettirildiği ve yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirildiği doğrulanır.
Yürütme organındaki bu ani değişim darbe niteliğini netleştirir.
4
3131 Mart Vakası ile karşılaştırma yapma
3131 Mart Vakası'nın meşrutiyet rejimine karşı bir isyan, Bâb-ı Âli Baskını'nın ise bir kabine değişikliği olduğu sonucuna varılır.
KPSS sorularında bu iki olay sıklıkla birbirine karıştırıldığı için farkın analizi kritiktir.

Key Concept

Hükümet Darbesi (Coup d'état) Kavramı

Hints

1
Baskının 'Bâb-ı Âli' (Hükümet Kapısı) ismini taşıması, hedefin neresi olduğu hakkında ipucu verir.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını sonrası kurulan Mahmut Şevket Paşa kabinesinin suikast sonucu dağılması ve İttihatçıların baskıcı yönetiminin artışını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 167Question

19121912 yılında başlayan I.I. Balkan Savaşı'nı resmen sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısında kalan topraklarını kaybetmiştir. Antlaşma metninde sadece kara sınırları değil, denizlerdeki hakimiyet alanlarının statüsü de ele alınmıştır.

Bu bilgilere göre, Londra Antlaşması'nın hükümleri uyarınca fiilen işgal altında bulunan Ege Adaları'nın geleceği hakkındaki nihai kararı verme yetkisi aşağıdakilerden hangisine bırakılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) hakemliğine ve kararına

Answer

Ege Adaları'nın geleceği konusundaki yetkinin büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) hakemliğine bırakılması
Doğru cevap, yetkinin büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) hakemliğine bırakılmasıdır. Londra Antlaşması'nın 5.5. maddesi uyarınca Osmanlı Devleti, Ege Adaları'nın kaderini tayin etme yetkisini Almanya, Avusturya-Macaristan, Fransa, İngiltere, İtalya ve Rusya'ya devretmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Londra Antlaşması'nın adalarla ilgili maddesini hatırlamak
Antlaşmanın 5.5. maddesinin adaların geleceğini Avrupalı devletlere bıraktığı bilgisine ulaşılır.
Antlaşma metnindeki spesifik hükmü doğru teşhis etmek gerekir.
2
Büyük devletlerin bu konudaki rolünü analiz etmek
İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletlerin bölge üzerindeki hakemlik rolü teyit edilir.
Osmanlı Devleti'nin bu dönemde egemenlik haklarını uluslararası güçlere devretmek zorunda kaldığını anlamak için önemlidir.

Key Concept

Londra Antlaşması'nda Ege Adaları'nın statüsünün diplomatik yolla belirlenmesi

Hints

1
Antlaşmada Girit'in statüsü ile adaların statüsü arasında önemli bir fark olduğunu hatırlayın.
2
Avrupalı güçlerin (Düvel-i Muazzama) Balkanlardaki nüfuzunu ve hakemlik rollerini düşünün.
3
Antlaşmanın 5.5. maddesi, egemenlik hakkının kimlere devredildiğini açıkça belirtmektedir.

Practice More

Büyük devletlerin adalar konusundaki nihai kararlarını 19141914 yılında bildirmelerinin, Osmanlı Devleti'nin I.I. Dünya Savaşı'na giriş sürecine etkilerini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 168Question

Osmanlı Devleti'nde 19091909 yılında yaşanan 3131 Mart Vakası’nın bastırılmasının ardından II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi kararı Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan’ın ortak toplantısında alınmış; bu karar hem dinî bir fetvaya dayandırılmış hem de padişaha tebliğ eden heyette Müslüman, Yahudi ve Ermeni üyeler yer almıştır.

Bu uygulama ve ardından gerçekleştirilen 19091909 Anayasa değişiklikleri birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Yasama organının, geleneksel ve hukuki meşruiyet araçlarını kullanarak siyasi otoritenin merkezine yerleştiğine

Answer

Yasama organının hem geleneksel (fetva) hem de hukuki (meclis kararı) yollarla siyasi otoritenin asıl sahibi haline gelmesi
Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişah, bir meclis kararı ve bu kararı destekleyen dinî bir fetva ile tahttan indirilmiştir. Bu durum, yasama organının (Meclis) yürütme (Padişah) üzerindeki kesin otoritesini ve siyasi merkezin artık meclis olduğunu kanıtlar. Ayrıca tebliğ heyetinin farklı dinî gruplardan oluşması, bu meşruiyetin toplumsal bir tabana dayandırılmak istendiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın bastırılma şeklini analiz etme
Hareket Ordusu'nun isyanı bastırarak Meşrutiyet rejimini koruduğu tespit edilir.
İsyanın mevcut anayasal düzene (II. Meşrutiyet) karşı olması, müdahalenin niteliğini belirler.
2
Tahttan indirme prosedürünü değerlendirme
Meclisin bir araya gelerek karar alması, fetva kullanması ve çok unsurlu heyet göndermesi, meclisin meşruiyetini hem hukuki hem geleneksel zeminde sağlamlaştırdığını gösterir.
Hükümdarın otoritesinin üzerinde bir halk temsil gücünün oluştuğunu kanıtlamak için bu adım gereklidir.
3
19091909 Anayasa değişiklikleri ile bağ kurma
Hükümetin padişah yerine meclise sorumlu olması ve padişahın veto yetkisinin sınırlandırılması, parlamenter sistemin güçlendiği sonucuna ulaştırır.
Anayasa metni, fiili durumun (padişahın tahttan indirilmesi) kalıcı bir sisteme dönüştürüldüğünü belgeler.

Key Concept

Meclis Üstünlüğü ve 19091909 Anayasa Değişiklikleri

Hints

1
Kararın bir parlamento tarafından alınmış olması, egemenliğin kimin elinde olduğu hakkında size ipucu verecektir.
2
Padişahın tahttan indirilmesi için hem dinî (fetva) hem de siyasi (meclis kararı) yolların aynı anda kullanılmasına dikkat edin.
3
19091909 Anayasa değişikliklerinin en önemli sonucu, hükümetin artık padişaha değil, meclise karşı sorumlu hale gelmesidir.

Practice More

19091909 Anayasa değişikliklerinin padişahın veto yetkisi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 169Question

I. Balkan Savaşı'nı resmen sona erdiren 30 Mayıs 1913 tarihli Londra Antlaşması'nın hükümleri ve bu savaşın yarattığı siyasi ortam dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde yaşanan gelişmelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Romanya'nın, Dobruca bölgesini Osmanlı Devleti'nden alarak sınırlarını genişletmesi

Answer

Romanya'nın Dobruca bölgesini Osmanlı Devleti'nden alarak sınırlarını genişletmesi ifadesi yanlıştır; çünkü Romanya I. Balkan Savaşı'nda yer almamış, II. Balkan Savaşı'na katılarak Bulgaristan'dan toprak almıştır.
I. Balkan Savaşı'nda Romanya yer almamıştır. Romanya, II. Balkan Savaşı sırasında Bulgaristan'ın fazla güçlenmesinden çekindiği için savaşa girmiş ve Dobruca bölgesini Bulgaristan'dan (Osmanlı'dan değil) almıştır. Bu nedenle Romanya'nın Londra Antlaşması ile Osmanlı'dan toprak aldığı bilgisi tarihsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
I. Balkan Savaşı'na katılan devletlerin belirlenmesi
Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ Osmanlı Devleti'ne karşı savaşmıştır; Romanya bu ittifakta yer almaz.
Savaşın taraflarını bilmek, antlaşma hükümlerindeki muhatapları belirlemek için temeldir.
2
Londra Antlaşması'nın (1913) toprak paylaşımlarının incelenmesi
Osmanlı'nın sınırı Midye-Enez hattına çekilmiş; Edirne, Kırklareli ve Dedeağaç Bulgaristan'a bırakılmıştır.
Antlaşmanın getirdiği sınır değişikliklerini kavramak, kaybın boyutunu anlamayı sağlar.
3
Savaş sürecindeki siyasi kopuşların değerlendirilmesi
Arnavutluk'un bağımsızlığını ilan etmesiyle Osmanlıcılık fikri ağır bir darbe almış ve Balkanlarda Osmanlı toprağı kalmamıştır.
Savaşın askeri sonuçlarının yanı sıra siyasi ve ideolojik sonuçlarını analiz etmek gerekir.

Key Concept

I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının batısındaki tüm topraklarını kaybetmiş, Arnavutluk bağımsız olmuş ve Ege Adaları'nın durumu belirsizleşmiştir.

Hints

1
I. Balkan Savaşı'nda Osmanlı Devleti'ne karşı dört Balkan devleti birleşmiştir; bu devletler arasında yer almayan bir ülkeyi düşünün.
2
Midye-Enez hattı, Osmanlı'nın Londra Antlaşması ile kabul ettiği ve Edirne'yi bile dışarıda bırakan sınırdır.
3
Romanya, Balkan Savaşları sürecine ancak Bulgaristan'ın I. savaştan çok kârlı çıkması üzerine 'pastadan pay almak' için II. savaşta dahil olmuştur.

Practice More

II. Balkan Savaşı'nın nedenleri ve Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma çabalarını (Edirne'nin kurtarılması) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 170Question

Osmanlı Devleti'nde I.I. Balkan Savaşı'nın devam ettiği ve Edirne'nin kuşatma altında olduğu kritik bir süreçte gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını'nda, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin darbeyi gerçekleştirmek ve kamuoyu desteğini sağlamak için kullandığı temel meşruiyet zemini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hükümetin, Londra Konferansı'nda Edirne'yi Bulgarlara bırakmayı kabul edeceğine dair yayılan haberler ve Londra Notası

Answer

İttihat ve Terakki Cemiyeti, darbeyi gerçekleştirmek için Kamil Paşa hükümetinin Edirne'yi Bulgarlara teslim edeceği iddiasını ve bu yöndeki Londra Notası'nı temel gerekçe olarak kullanmıştır.
Bâb-ı Âli Baskını, I.I. Balkan Savaşı sırasında hükümetin Edirne'yi Bulgarlara terk edeceği yönündeki iddialar üzerine gerçekleştirilmiştir. Enver Paşa ve İttihatçılar, bu durumu vatanın kurtarılması için bir zorunluluk olarak sunmuş ve Kamil Paşa'yı istifa ettirerek yerine kendi istedikleri Mahmut Şevket Paşa'yı getirtmişlerdir.

Step-by-Step Solution

1
I.I. Balkan Savaşı'ndaki askeri başarısızlıkların siyasi atmosfere etkisini değerlendirme.
Edirne'nin düşme tehlikesi ve büyük güçlerin baskısı altında hükümetin zor durumda olduğu tespit edilir.
Darbenin arka planındaki toplumsal ve askeri huzursuzluğu anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Darbeye zemin hazırlayan 'Londra Notası' ve Edirne meselesini inceleme.
Hükümetin Edirne'yi Bulgarlara bırakmayı kabul edeceği propagandasıyla darbenin meşrulaştırıldığı görülür.
Bu adım, İttihat ve Terakki'nin darbe için kullandığı ana argümanı belirler.
3
Baskının Türk siyasi tarihindeki yerini ve niteliğini belirleme.
Bâb-ı Âli Baskını'nın bir rejim değişikliği değil, hükümet değişikliği (hükümet darbesi) olduğu sonucuna varılır.
KPSS'de sıkça sorulan rejim-hükümet ayrımını netleştirmek için bu tespit önemlidir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın Nedenleri ve Hükümet Değişikliği

Hints

1
Bu darbenin gerçekleştiği sırada Osmanlı Devleti hangi Balkan şehri için diplomatik bir baskı altındaydı?
2
İttihatçıların darbe sırasında kullandığı en büyük sloganlardan biri 'Edirne satılıyor!' olmuştur.
3
Baskın, Londra Konferansı sürerken Edirne'nin Bulgarlara verilmesini öngören notanın kabul edileceği iddiasıyla tetiklenmiştir.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını sonrası iktidara gelen Mahmut Şevket Paşa hükümetinin ardından, İttihat ve Terakki'nin yönetimde kurduğu tam hakimiyetin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 171Question

Osmanlı tarihinde 1717. ve 1818. yüzyıllarda yaşanan Yeniçeri isyanları genellikle padişah, sadrazam veya devlet görevlilerini değiştirmeyi amaçlarken, 19091909 yılında çıkan 3131 Mart Vakası meclisi, anayasayı ve mevcut sistemi hedef almıştır.

Bu bilgi doğrultusunda 3131 Mart Vakası ile ilgili yapılabilecek en doğru değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut devlet rejimini ve anayasal düzeni değiştirmeye yönelik bir nitelik taşıdığı

Answer

Mevcut devlet rejimini ve anayasal düzeni değiştirmeye yönelik bir nitelik taşıdığı
Doğru seçenek, isyanın Osmanlı tarihindeki özgün konumunu vurgulamaktadır. 31 Mart Vakası, kişilere yönelik hoşnutsuzluktan ziyade, IIII. Meşrutiyet ile gelen yeni anayasal düzene ve parlamenter sisteme karşı yapılmış ilk organize başkaldırıdır. Bu özelliği onu 'rejim karşıtı' bir olay yapar.

Step-by-Step Solution

1
İsyanın hedefini analiz et.
İsyanın doğrudan parlamentoyu (Meclis-i Mebusan) ve anayasayı (Kanun-i Esasi) hedef aldığı görülür.
Bu durum olayın sadece bir kişi değişikliği değil, bir sistem değişikliği talebi olduğunu gösterir.
2
Önceki yüzyıllardaki isyanlarla karşılaştır.
Geçmişteki isyanların (örn: Patrona Halil) rejimi değil, yönetenleri değiştirmeyi amaçladığı saptanır.
Rejim karşıtlığı, 31 Mart Vakası'nı Osmanlı tarihindeki diğer tüm isyanlardan ayıran en temel farktır.
3
Kavramsal ayrımı netleştir.
Olayın 'rejim karşıtı ilk isyan' olduğu sonucuna ulaşılır.
İrticai (gerici) karakteri ve meşrutiyete son verme amacı bu tanımı doğrular.

Key Concept

Rejim Karşıtı İsyan (31 Mart Vakası)

Hints

1
İsyanın sloganı olan 'Şeriat isteriz!' ifadesi, mevcut meşrutiyet düzenine karşı bir duruşu simgeler.

Practice More

Bu isyanın bastırılmasından sonra anayasada yapılan 19091909 değişikliklerinin padişah yetkilerini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 172Question

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet döneminde 19091909 yılında KanuniEsasiKanun-i Esasi üzerinde yapılan kapsamlı değişikliklerle, padişahın sürgün yetkisi (113. madde) kaldırılmış ve 'cemiyet kurma hürriyeti' anayasal güvence altına alınmıştır. Bu hukuki gelişmenin ardından, I˙ttihatveTerakkiİttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkeziyetçi ve katı politikalarına karşı bir tepki olarak doğan; Prens Sabahattin’in 'adem-i merkeziyet' ve 'teşebbüs-i şahsi' ilkelerini programının merkezine koyan ve Türk siyasi tarihinin ilk kurumsal muhalefet partisi kabul edilen siyasi yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Ahrar Fırkası

Answer

Osmanlı Ahrar Fırkası, 19091909 anayasa değişikliklerinin ardından İttihat ve Terakki'ye karşı liberal ve adem-i merkeziyetçi fikirlerle muhalefet eden ilk siyasi partidir.
Doğru seçenek olan yapı, 19081908 yılında Prens Sabahattin'in fikirleri doğrultusunda kurulmuş ve 19091909 anayasa değişikliklerinin getirdiği 'cemiyet kurma özgürlüğü' ile siyasi alanda varlık göstermiş olan ilk muhalif partidir. Programında liberal ekonomi ve yerinden yönetimi savunması onu dönemin iktidarı olan İttihat ve Terakki'den ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem Analizi
II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet dönemi (19081908-19181918) ve 19091909 anayasa değişiklikleri süreci belirlendi.
Siyasi partilerin yasal zemine kavuştuğu ve çok partili hayatın başladığı dönemi doğru saptamak gerekir.
2
İdeolojik Tanımlama
Prens Sabahattin'in 'Adem-i Merkeziyet' (Yerinden Yönetim) ve 'Teşebbüs-i Şahsi' (Bireysel Girişim) ilkeleri analiz edildi.
Bu ilkeler, Osmanlı Ahrar Fırkası'nın temel programını oluşturur ve İttihat ve Terakki'nin merkeziyetçiliği ile tam zıt kutuptadır.
3
Kurumsal Muhalefet Ayrımı
Osmanlı Ahrar Fırkası (19081908) ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası (19111911) arasındaki kronolojik fark saptandı.
Her iki parti de muhalif olsa da 'ilk' kurumsal muhalefet Ahrar Fırkası'dır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde Çok Partili Hayata Geçiş ve Siyasi Muhalefet

Hints

1
Bu parti, Prens Sabahattin'in 'Adem-i Merkeziyet' fikrinin temsilcisidir.

Practice More

İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf arasındaki ideolojik farkları (Merkeziyetçilik vs. Adem-i Merkeziyetçilik) bir tablo yaparak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 173Question

Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanan 19121912 Uşi Antlaşması'nda yer alan "On İki Ada, Balkan Savaşları'nın sonuna kadar geçici olarak İtalya'nın korumasına bırakılacaktır." maddesi, dönemin stratejik zorunluluklarını yansıtmaktadır. Bu maddenin antlaşma metnine dahil edilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Balkan Savaşları sırasında donanması yetersiz olan Osmanlı Devleti'nin, adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek istemesi

Answer

Osmanlı Devleti'nin Balkan Savaşları sırasında adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek istemesi
Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı devam ederken Balkan Savaşları'nın patlak vermesi üzerine iki ateş arasında kalmıştır. Donanmasının yetersizliği nedeniyle Ege'deki On İki Ada'nın Yunanistan tarafından kolayca işgal edilebileceğini öngören Osmanlı diplomasisi, adaları 'ehvenişer' (kötünün iyisi) mantığıyla geçici olarak İtalya'nın korumasına bırakmayı tercih etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'nın imzalandığı dönemdeki askeri durumu analiz etme
19121912 yılında Osmanlı Devleti hem Trablusgarp'ta İtalya ile savaşmakta hem de Balkan devletlerinin saldırısıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Savaşın neden durdurulduğunu ve antlaşmanın neden aceleyle imzalandığını anlamak için gereklidir.
2
Osmanlı donanmasının gücünü ve adaların güvenliğini değerlendirme
Osmanlı donanması zayıf olduğu için Ege Adaları'nı Yunan saldırılarına karşı koruyabilecek güçte değildir.
Geçici devir kararının askeri gerekçesini belirlemek için gereklidir.
3
Antlaşma maddesinin diplomatik amacını belirleme
On İki Ada'nın İtalya'ya 'geçici' olarak bırakılması, adaların Yunan işgaline uğramasını önlemek amacıyla yapılmış stratejik bir geri çekilmedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için antlaşma metnindeki 'geçici' ifadesinin mantığını kavramak gerekir.

Key Concept

Uşi Antlaşması'nda On İki Ada'nın statüsü ve Balkan Savaşları etkisi

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki donanma gücünü ve Balkan devletlerinin (özellikle Yunanistan) amaçlarını düşünün.

Practice More

Uşi Antlaşması'ndaki Halifelik maddesinin Osmanlıcılık ve İslamcılık fikir akımlarıyla olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 174Question

II. Balkan Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti; Bulgaristan ile 1913 İstanbul, Yunanistan ile 1913 Atina ve Sırbistan ile 1914 İstanbul antlaşmalarını imzalamıştır. Bu antlaşmaların kapsamları ve diplomatik sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu antlaşmalarla ilgili yanlış bir bilgidir?

Show answer & explanation

Answer: Sırbistan ile yapılan 1914 İstanbul Antlaşması'nda temel gündem maddesi, iki devlet arasındaki yeni sınırın Makedonya üzerinden geçecek şekilde belirlenmesidir.

Answer

Sırbistan ile imzalanan 1914 İstanbul Antlaşması'nın sınır belirleme amacı taşıdığını ifade eden seçenek yanlıştır.
Doğru cevap, Sırbistan ile yapılan antlaşmanın sınır belirleme amacı taşıdığını iddia eden ifadedir. Osmanlı Devleti'nin II. Balkan Savaşı sonrasında Sırbistan ile ortak bir kara sınırı kalmadığı için 1914 İstanbul Antlaşması sadece bölgede kalan Türklerin azınlık haklarını düzenleyen hukuki bir metin niteliğindedir.

Step-by-Step Solution

1
II. Balkan Savaşı sonrası imzalanan antlaşmaları (1913 İstanbul, 1913 Atina, 1914 İstanbul) ve ilgili devletleri belirle.
Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan ile ikili antlaşmalar yapılmıştır.
Savaş sonrası sınırların ve azınlık haklarının tespiti için bu antlaşmalar gereklidir.
2
Osmanlı Devleti'nin bu devletlerle olan coğrafi konumunu ve ortak sınır durumunu analiz et.
Bulgaristan ve Yunanistan ile sınır komşuluğu devam ederken, Sırbistan ile ortak bir sınır kalmadığı görülür.
I. Balkan Savaşı sonunda Makedonya ve Arnavutluk'un elden çıkmasıyla Sırbistan ile olan temas kesilmiştir.
3
Sırbistan ile imzalanan 1914 İstanbul Antlaşması'nın içeriğini değerlendir.
Antlaşmanın sadece azınlık hakları, vakıf malları ve mülkiyet hukuku ile sınırlı olduğu tespit edilir.
Ortak sınır bulunmadığı için sınır düzenlemesi yapılması teknik olarak mümkün değildir.

Key Concept

II. Balkan Savaşı Sonrası Diplomatik Süreç ve Coğrafi Değişimler

Hints

1
Antlaşmaları değerlendirirken Osmanlı Devleti'nin hangi devletlerle sınır komşusu kalıp kalmadığına dikkat edin.

Practice More

Balkan Savaşları sonucunda kaybedilen topraklar ve azınlık durumuna düşen Türklerin hukuki statüsü konusunu pekiştirmek için 1913 İstanbul Antlaşması'nın Meriç sınırını nasıl belirlediğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 175Question

Osmanlı Devleti'nin; Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'dan oluşan Balkan İttifakı'na karşı girdiği I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren Londra Antlaşması (3030 Mayıs 19131913), imparatorluğun Avrupa topraklarında ciddi bir daralmaya yol açmıştır.

Bu antlaşma hükümlerine göre, Osmanlı Devleti'nin batı sınırı kabul edilen coğrafi hat aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Midye-Enez hattı

Answer

Osmanlı Devleti'nin I. Balkan Savaşı sonundaki batı sınırı Midye-Enez hattıdır.
Londra Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki sınırı Karadeniz kıyısındaki Midye ile Ege kıyısındaki Enez arasında çekilen hayali bir çizgi olan Midye-Enez hattı olarak belirlenmiştir. Bu sınır ile Edirne, Kırklareli, Trakya ve Makedonya toprakları kaybedilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Savaşı bitiren antlaşmayı belirle
I. Balkan Savaşı, Balkan devletleri (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Karadağ) ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Londra Antlaşması (19131913) ile sona ermiştir.
Savaşın diplomatik sonucunu anlamak için antlaşmanın adını bilmek gerekir.
2
Antlaşmanın sınır maddesini incele
Antlaşmaya göre Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki tüm topraklarını kaybetmiştir.
Bu hat, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki varlığının Edirne ve Kırklareli'yi de kapsayacak şekilde daraldığını gösterir.
3
Diğer önemli sonuçları not et
Arnavutluk bağımsızlığını ilan etmiş, Ege Adaları'nın geleceği ise Büyük Devletlerin kararına bırakılmıştır.
Balkanlardaki siyasi değişimin tam resmini görmek için diğer maddeler de önemlidir.

Key Concept

Londra Antlaşması ve Midye-Enez Sınırı

Hints

1
I. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti çok ağır toprak kayıpları yaşamış, Edirne ve Kırklareli'yi bile kaybetmiştir.
2
Bu antlaşma ile belirlenen sınır, Karadeniz ve Ege Denizi'ndeki iki sahil şehri arasında bir hat olarak adlandırılır.
3
Söz konusu hat, Midye ve Enez şehirlerini birbirine bağlayan sınırdır.

Practice More

II. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nin hangi şehirleri (Edirne, Kırklareli) geri aldığını ve Meriç Nehri sınırının ne zaman kesinleştiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 176Question

Osmanlı Devleti'nin İtalya ile imzaladığı Uşi Antlaşması'nda yer alan "Trablusgarp ve Bingazi halkı dini yönden Osmanlı halifesine bağlı kalacaktır." maddesi ile ulaşılmak istenen temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölge halkıyla olan kültürel ve manevi bağları sürdürmek

Answer

Bölge halkıyla olan kültürel ve manevi bağları sürdürmek
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'ı siyasi olarak kaybetmesine rağmen bölge halkıyla bağlarını koparmama isteğini yansıtmaktadır. Halifelik makamı kullanılarak halkın kültürel ve dini kimliğinin korunması amaçlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'ndaki halifelik maddesini analiz etmek
Maddenin dini ve kültürel bir bağ kurduğu tespit edilir.
Antlaşmanın içeriğini anlamak sorunun temelidir.
2
Dini bağın siyasi egemenlikten farkını belirlemek
Siyasi egemenliğin İtalya'ya geçtiği ancak manevi bağın korunduğu görülür.
Osmanlı'nın toprağı kaybetse bile halkla bağını koparmama stratejisini kavramak gerekir.

Key Concept

Uşi Antlaşması ve Halifeliğin Siyasi Kullanımı

Hints

1
Halifelik makamının bir bölgedeki dini etkisi ile o bölgenin siyasi yönetimi arasındaki farkı düşünün.

Practice More

Uşi Antlaşması'nın diğer maddelerini, özellikle On İki Ada ile ilgili olanı tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 177Question

I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren Londra Antlaşması (1913) ile Osmanlı Devleti'nin batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş; Edirne, Kırklareli ve tüm Trakya toprakları kaybedilmiştir. Bu savaşın yarattığı karmaşa ve otorite boşluğu sürecinde, Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını ilan eden son Balkan devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arnavutluk

Answer

Arnavutluk
I. Balkan Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin Balkan devletleri karşısında aldığı yenilgi ve bölgedeki otorite kaybı, Arnavutluk'un bağımsızlık ilan etmesine (28 Kasım 1912) zemin hazırlamıştır. 1913 Londra Antlaşması ile bu durum diplomatik olarak kesinleşmiş ve Arnavutluk Osmanlı'dan ayrılan son Balkan devleti olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
I. Balkan Savaşı'nın taraflarını ve sonuçlarını analiz etmek
Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'dan oluşan Balkan İttifakı'na karşı kaybettiği belirlenir.
Savaşın siyasi sonuçlarını anlamak için temel aktörleri tanımak gerekir.
2
Londra Antlaşması'nın (1913) sınır hükümlerini değerlendirmek
Osmanlı'nın batı sınırının Midye-Enez hattına çekildiği ve Edirne gibi önemli şehirlerin kaybedildiği görülür.
Antlaşmanın coğrafi kapsamını belirlemek, bölgedeki siyasi değişimi açıklar.
3
Savaş sürecinde bağımsızlığını kazanan devleti belirlemek
Arnavutluk'un savaşın yarattığı kaostan yararlanarak bağımsızlık ilan ettiği ve Osmanlı'dan ayrılan son Balkan devleti olduğu sonucuna varılır.
Kronolojik bilgi ile siyasi sonuç eşleştirilir.

Key Concept

I. Balkan Savaşı Sonuçları ve Arnavutluk'un Bağımsızlığı

Hints

1
Bu devlet, Osmanlı Devleti ile kara bağlantısı kesildiği için bağımsızlık ilan etmek zorunda kalmıştır.
2
Osmanlı Devleti'nden en son ayrılan ve Müslüman nüfusun yoğun olduğu Balkan topluluğunu hatırlayın.
3
1912'de Avlonya'da bağımsızlık ilan eden, Midye-Enez hattının çok daha batısında, Adriyatik kıyısında yer alan devlettir.

Practice More

II. Balkan Savaşı'nın nedenlerini ve Bulgaristan'ın diğer Balkan devletleriyle olan çatışmasını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 178Question

Osmanlı Devleti'nde 1313 Nisan 19091909 (3131 Mart 13251325) tarihinde patlak veren 3131 Mart Vakası; ordu içindeki mektepli-alaylı çekişmesi, Volkan gazetesinin kışkırtmaları ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne duyulan muhalefetin sonucunda ortaya çıkmıştır. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'nun isyanı bastırmasının ardından IIII. Abdülhamid meclis kararıyla tahttan indirilmiş ve Kanun-i Esasi'de demokratikleşme yönünde önemli değişiklikler yapılmıştır.

Bu gelişmeler ve sonuçlar bir arada değerlendirildiğinde, 3131 Mart Vakası'nın Türk siyasi tarihindeki önemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nde doğrudan mevcut anayasal rejime ve Meşrutiyet düzenine karşı gerçekleştirilen ilk 'gerici' (irticai) nitelikli isyan hareketi olmasıdır.

Answer

Osmanlı Devleti'nde doğrudan mevcut anayasal rejime ve Meşrutiyet düzenine karşı gerçekleştirilen ilk 'gerici' (irticai) nitelikli isyan hareketi olmasıdır.
Türk siyasi tarihinde 18761876 ve 19081908 meşrutiyet ilanları ile başlayan demokratikleşme sürecinde, 3131 Mart Vakası mevcut anayasal düzene karşı gerçekleştirilen ilk gerici (irticai) kalkışma olması bakımından tarihi bir öneme sahiptir. Hareket Ordusu'nun müdahalesi ile ordunun rejimi koruma misyonu pekişmiş ve ilk kez bir padişahın halkın temsilcilerinden oluşan Meclis kararıyla görevden alınmasıyla 'milli irade' kavramı güçlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın nedenlerini ve taraflarını analiz et.
İsyanın meşrutiyet karşıtı gruplar ve dini değerlerin kullanılmasıyla başladığı görülür.
Olayın niteliğini (rejim karşıtlığı) anlamak için başlangıç motivasyonunu belirlemek gerekir.
2
Hareket Ordusu'nun müdahalesini ve sonucunu değerlendir.
Ordunun Selanik'ten gelerek rejimi koruduğu ve padişah değişikliğine (II. Abdülhamid yerine V. Mehmed Reşad) yol açtığı belirlenir.
Askeri müdahalenin siyasi sonuçlarını ve rejimin korunmasındaki rolünü kavramak önemlidir.
3
Olayın Türk demokrasi tarihindeki özgün yerini belirle.
Osmanlı tarihinde bir padişahın meclis kararıyla indirilmesi ve doğrudan rejimin hedef alınması ilk kez yaşanmıştır.
Olayı diğer askeri ayaklanmalardan ayıran temel fark 'rejime karşı ilk isyan' olmasıdır.

Key Concept

3131 Mart Vakası, Türk siyasi tarihinde parlamenter sisteme ve anayasal düzene karşı yapılmış ilk rejim karşıtı (irticai) harekettir.

Hints

1
Bu isyanın hedefinin 'kişiler' mi yoksa 'sistem/rejim' mi olduğunu düşünün.
2
Osmanlı tarihinde ilk kez bir ordunun 'meşrutiyeti korumak' amacıyla başkente gelip isyanı bastırdığını hatırlayın.
3
IIII. Meşrutiyet ile gelen yeni düzene karşı yapılan ilk 'irtica' (geriye dönüş) hareketi olduğunu ve IIII. Abdülhamid'in bu olay sonucunda tahttan indirildiğini düşünün.

Practice More

3131 Mart Vakası sonrası yapılan 19091909 anayasa değişikliklerinin 'Padişah - Meclis' güç dengesini nasıl değiştirdiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 179Question

Selanik'te hazırlanan ve Mahmut Şevket Paşa komutasında İstanbul'a hareket eden "Hareket Ordusu", 19091909 yılında çıkan büyük bir isyanı bastırarak Kanun-i Esasi'nin askıya alınmasını engellemiştir. Bu isyanın bastırılması ve sonrasında IIII. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi süreci düşünüldüğünde, 3131 Mart Vakası'nın temel karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Doğrudan devlet rejimine ve anayasal düzene karşı yapılmış bir hareket olması

Answer

31 Mart Vakası, doğrudan devlet rejimine ve anayasal düzene karşı yapılmış bir hareket olması özelliğiyle Türk siyasi tarihinde kritik bir öneme sahiptir.
Osmanlı tarihinde pek çok isyan padişahı veya hükümeti değiştirmeyi amaçlamışken, 3131 Mart Vakası doğrudan anayasal düzene ve parlamenter sisteme (II. Meşrutiyet) karşı bir tepki olarak doğmuştur. Bu durum onu diğerlerinden ayıran en temel rejim karşıtı özellik yapar.

Step-by-Step Solution

1
İsyanın amacını analiz etme
İsyanın II. Meşrutiyet'e ve anayasaya (Kanun-i Esasi) karşı olduğu belirlendi.
Olayın niteliğini anlamak için kimin kime karşı ayaklandığını belirlemek gerekir.
2
Bastırma yöntemini inceleme
Hareket Ordusu'nun Selanik'ten gelerek isyanı bastırdığı not edildi.
Ordunun rejimi koruma refleksini görmek isyanın karakterini netleştirir.
3
Siyasi sonuçları değerlendirme
II. Abdülhamid'in meclis kararıyla tahttan indirilmesi sonucu çıkarıldı.
Liderlik değişikliğinin isyanla doğrudan bağlantısını kurmak gerekir.

Key Concept

Rejim Karşıtı İlk İsyan: 31 Mart Vakası

Hints

1
Bu isyanın hedefinin padişah değişikliğinden ziyade bir yönetim şekli olduğunu düşünün.
2
Hareket Ordusu'nun neden Selanik'ten geldiğini ve neyi korumaya çalıştığını hatırlayın.
3
Osmanlı tarihinde anayasaya ve parlamentoya karşı yapılan ilk büyük kalkışmayı arayın.

Practice More

İsyanın ardından yapılan 1909 anayasa değişikliklerinin padişah yetkilerini nasıl kısıtladığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 180Question

Osmanlı Devleti ile İtalya arasında 1818 Ekim 19121912 tarihinde imzalanan Uşi Antlaşması'nın maddeleri arasında; Trablusgarp ve Bingazi'nin İtalya'ya bırakılmasına karşılık, bölge halkının dini açıdan halifeye bağlı kalması, bölgeye padişah adına 'Naibü's-Sultan' atanması ve yerel kadıların Şeyhülislam tarafından belirlenmesi kararlaştırılmıştır.

Bu hükümler ve antlaşmanın imzalandığı dönemin koşulları dikkate alındığında, Osmanlı Devleti'nin 'halifelik' makamını antlaşma metnine dahil etmesiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi, devletin bölgeye yönelik stratejik ve hukuki yaklaşımını en doğru şekilde yansıtır?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi egemenliğini kaybettiği topraklarda, halifelik makamının dini ve manevi gücünü kullanarak halkla olan kültürel bağları kurumsal bir düzeyde sürdürmeyi hedeflemiştir.

Answer

Osmanlı Devleti, Uşi Antlaşması ile Trablusgarp'taki siyasi egemenliğini kaybetmesine rağmen, halkın dini ve kültürel bağlarını korumak amacıyla halifelik makamının otoritesini kullanarak kurumsal bir bağ kurmayı amaçlamıştır.
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp üzerindeki siyasi kontrolünü hukuken İtalya'ya bırakmasına rağmen, halifelik makamının dini otoritesini kullanarak bölge halkıyla olan toplumsal ve manevi birliği koruma amacını doğru bir şekilde ifade etmektedir. Bu durum, Osmanlı'nın 'vatan toprağı' olarak gördüğü Afrika'daki son parçasından tamamen kopmama çabasını yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'nın halifelikle ilgili maddelerini analiz et.
Bölge halkının dini açıdan halifeye bağlı kalacağı ve bölgeye Naibü's-Sultan ile kadı atanacağı bilgisine ulaşılır.
Bu maddeler, toprak kaybına rağmen kültürel birliğin korunmak istendiğini gösterir.
2
Siyasi egemenlik ile dini otorite arasındaki farkı ayırt et.
Trablusgarp'ın yönetimi İtalya'ya geçerken (siyasi), halkın Osmanlı padişahını halife olarak tanıması (dini/kültürel) sağlanmıştır.
KPSS düzeyinde bu ayrım, Osmanlı'nın son dönem diplomasisindeki en önemli stratejilerden biridir.
3
Sonuçları tarihsel bağlamla (Küçük Kaynarca örneği) karşılaştır.
Kırım'ın kaybındaki stratejinin benzerinin Trablusgarp'ta uygulandığı görülür.
Bu, Osmanlı'nın İslamcılık fikir akımını dış politikada bir koz olarak kullandığının kanıtıdır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin kaybedilen topraklarda halifelik makamını kullanarak kültürel ve dini nüfuzunu devam ettirme stratejisi.

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin daha önce Kırım'ın kaybında (Küçük Kaynarca Antlaşması) halifelik makamını nasıl kullandığını hatırlayın.

Practice More

Uşi Antlaşması ile Küçük Kaynarca Antlaşması'nın halifelik maddelerini karşılaştırarak Osmanlı dış politikasındaki sürekliliği analiz edin.
Estimated Time:1m 40s
PreviousPage 9 / 19Next
XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 9 | Examkin