Anlam Bilgisi
956 questions
(I) Geleneksel mahalle kültürü, bireylerin birbirini tanıdığı ve dayanışmanın ön planda olduğu toplumsal bir dokuyu ifade eder. (II) Bu yapı içerisinde "komşu" kavramı, sadece yan evde oturan kişi değil; sevinçte ve kederde ortak olunan bir akraba gibidir. (III) Modern şehirleşme ile birlikte yüksek katlı binaların artması, bu samimi ilişkilerin yerini daha mesafeli ve bireysel bir yaşam tarzına bırakmasına neden olmuştur. (IV) Şehir planlamasında kullanılan yeni mimari teknikler, binaların depreme karşı dayanıklılığını artırmayı hedefleyen mühendislik çözümleridir. (V) Ancak fiziksel mekanlardaki bu değişim, insanın aidiyet hissini zayıflatarak mahalle kültürünün o eski birleştirici gücünü günden güne azaltmaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Bir yargının doğruluğu veya yanlışlığı kişiden kişiye değişmiyorsa, herkes tarafından kabul edilecek şekilde kanıtlanabiliyorsa buna "nesnel yargı"; kişinin kendi görüşlerini, beğenilerini veya yorumlarını içeriyorsa buna "öznel yargı" denir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisi öznel bir nitelik taşımaktadır?
(I) Osmanlı döneminde kütüphaneler, sadece kitapların korunduğu mekânlar değil, aynı zamanda ilim erbaplarının bir araya geldiği birer kültür merkeziydi. (II) Vakıf sistemi aracılığıyla tesis edilen bu kurumlar, kıymetli el yazması eserlerin korunması ve araştırmacıların hizmetine sunulması görevini üstlenmişti. (III) Kütüphanelerde görev yapan hafız-ı kütüpler, eserlerin tasnifiyle ilgilenmenin yanı sıra okuyuculara bilimsel araştırmalarında rehberlik de ederlerdi. (IV) Matbaanın Osmanlı topraklarına girişiyle birlikte, kitap üretim hızı artmış ve eserlerin maliyeti geniş kitlelerin ulaşabileceği seviyelere inmiştir. (V) Ayrıca kütüphane binalarının inşasında, kitapların nemden korunması ve okuma salonlarının gün ışığından maksimum düzeyde yararlanması esas alınırdı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Türkçede cümleler, içerdikleri anlam ve yargı özelliklerine göre çeşitli kavramlarla tanımlanır. Bir cümlede sanatçının dili kullanma biçimine, seçtiği sözcüklere ve anlatım özelliklerine 'üslup' (biçem); ele aldığı konuya, temaya ve olay örgüsüne ise 'içerik' denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi, üzerinde durulan eserin "üslubuyla" ilgilidir?
Türkçede cümleler arasındaki anlam ilişkileri; eylemin hangi gerekçeyle (neden-sonuç) veya hangi hedefle (amaç-sonuç) yapıldığını ifade eder. Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleştirilme amacı belirtilmiştir?
Modern kamu yönetimi anlayışında bürokratik işlemlerin basitleştirilmesi ve vatandaş memnuniyetinin en üst düzeye çıkarılması temel bir ilke olarak benimsenmiştir. Bu bağlamda, kamu hizmetlerinin hızlandırılmasını temin etmek üzere e-devlet altyapısında kapsamlı bir modernizasyon çalışması yürütülmektedir.
Bu cümledeki anlam ilişkisinin özdeşi aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Aşağıdaki tabloda, bilimsel ve entelektüel süreçleri konu alan beş farklı cümle ve bu cümlelerdeki temel anlam özellikleri verilmiştir:
| Cümle No | Cümle İçeriği | Belirtilen Anlam İlişkisi |
|---|---|---|
| I | Bilimsel metinlerde nesnellik, araştırmacının kendi sesini tamamen yok etmesiyle değil; bu sesi yöntemsel bir denetim altında tutmasıyla sağlanır. | Koşul-Sonuç |
| II | Kuramsal bir modelin tutarlılığı, kapsadığı verilerin doğruluğundan ziyade; bu veriler arasındaki mantıksal örüntünün sağlamlığına dayanır. | Karşılaştırma |
| III | Yeni bir paradigmanın kabul görmesi için eski paradigmaya ait tüm soruların yanıtlanmış olması mutlak bir gereklilik değildir. | Gereklilik (Olumsuz) |
| IV | Bilgi üretim süreçlerinde disiplinler arası etkileşimin artması, uzmanlaşmanın getirdiği dar bakış açısını kırmak amacıyla teşvik edilmektedir. | Amaç-Sonuç |
| V | Dijital mecralarda veriye ulaşım hızının kontrolsüz artışı, nitelikli süzgeçleri devre dışı bıraktığından bilginin derinliğini kaybetmesine yol açmaktadır. | Neden-Sonuç |
Bu tablodaki veriler ve cümleler dikkate alındığında, numaralanmış cümlelerle ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Cümleler arasındaki anlam ilişkileri; eylemin bir gerekçeye (neden), bir hedefe (amaç) veya bir şart koşuluna (koşul) bağlı olup olmamasına göre belirlenir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin hangi "amaçla" yapıldığı belirtilmiştir?
Kamu kurumlarında bürokrasiyi azaltmaya yönelik çalışmalar yapılırken, mevcut yasal düzenlemeleri ve hiyerarşik yapıyı dikkate almadan yeni sistemler kurmaya çalışmak adeta <u>akıntıya kürek çekmek</u> gibidir.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkçede cümleler; içerdikleri anlam özelliklerine göre tanımlama, neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç gibi farklı kavramlarla isimlendirilir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "tanımlama" yapılmıştır?
Yeni atandığı birimde yıllardır birikmiş olan dosyaları tasnif ederken adeta iğneyle kuyu kazıyor, her bir belgeyi büyük bir titizlikle inceliyordu.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Bilim dünyasında başarı, çoğu zaman sadece nihai buluşun ışığıyla değerlendirilir. Oysa her büyük keşfin arkasında, sessiz sedasız kabullenilmiş sayısız başarısızlık ve yanlışlanmış hipotez yatar. Bir bilim insanı için başarısızlık, bir son değil; aksine doğru yola ulaştıran en kıymetli kılavuzdur. Deneylerin sonuçsuz kalması, hangi kapıların kapalı olduğunu göstererek zihni asıl çözüme odaklar. Hatalardan ders çıkarma becerisi gösterilemediğinde, gelişim durur ve yerini tekrara bırakır. Dolayısıyla bilimsel ilerleme, başarıların toplamından ziyade, hataların ayıklanması ve bu hatalardan örülen bir tecrübe duvarıdır.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Ray Oldenburg tarafından ortaya atılan "üçüncü mekân" kavramı, ev ve iş yeri dışındaki sosyal etkileşim alanlarını ifade eder. (II) Kafe, kütüphane ve park gibi bu alanlar, bireylerin toplumsal aidiyet hissini güçlendirerek demokratik bir kamusallık inşa eder. (III) Oysaki modern şehir planlamasında bu tür alanların yerini hızla alan ticari kompleksler, sosyal dokunun zayıflamasına neden olmaktadır. (IV) Şehirlerin ekonomik kalkınma hızının artması, yerel yönetimlerin bütçe disiplini sağlamasıyla doğrudan ilişkilidir. (V) Bu yüzden, kamusal alanların niteliğinin korunması, sadece mimari bir tercih değil, toplumsal barışın sürdürülebilirliği için de bir zorunluluktur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Günümüzde küreselleşme, toplumları birbirine yaklaştırırken aynı zamanda kültürel bir tek tipleşme riskini de beraberinde getirmektedir. Her köşede aynı markaların, aynı müziklerin ve benzer yaşam biçimlerinin görülmesi, yerel renklerin solmasına neden olmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki bir toplumu ayakta tutan ve ona kimlik kazandıran en önemli unsur, kendi köklerinden gelen özgün değerleridir. Yerel kültürün korunması, sadece geçmişe bir bağlılık değil, aynı zamanda geleceğin zenginliklerini inşa etmek için bir zorunluluktur. Kendi kültürel mirasına sahip çıkmayan toplumlar, küresel rüzgarlar önünde savrulmaya mahkûmdur.
Bu parçada vurgulanmak istenen ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Modern anlatıda kronolojik zamanın kırılması, okurun metinle kurduğu ilişkiyi salt bir izleme eyleminden çıkarıp aktif bir inşa sürecine dönüştürmüştür. (II) Bu yeni kurgu düzeninde geçmiş, şimdi ve gelecek; doğrusal bir hat üzerinde değil, zihinsel çağrışımların düzensizliğinde iç içe geçer. (III) Bilincin katmanları arasında gezinen yazar, dış dünyadaki nesnel gerçekliği bir kenara bırakarak öznenin parçalanmış zaman algısına odaklanır. (IV) Modernist yazarlar, eserlerinde dilin estetik olanaklarını zorlayarak kurmaca ile gerçeklik arasındaki sınırı belirsizleştirmeyi amaçlar. (V) Bu parçalanmışlık ise metni klasik anlatının sınırlarından kurtarıp çok sesli ve ucu açık bir yapıya kavuşturur.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Güneşin çekilmesiyle birlikte vadiye çöken mor sis, devasa çam ağaçlarının tepelerini yavaşça yuttu. Uzaktan yankılanan çan sesleri, eve dönen sürülerin habercisi gibi hüzünlü bir tını bırakıyordu havada. Toprak evlerin bacalarından tüten ince dumanlar, rüzgârın hafif esintisiyle dans ederek gökyüzünün lacivertliğinde kaybolup gidiyordu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Kurumsal kimlik çalışmalarında geleneksel değerleri modern yaklaşımlarla harmanlamak, geçmişin mirasını bugün de diri tutmaktadır.
Bu cümledeki "diri" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
"Üniversiteyi bitirdikten sonra iyi bir kariyer yapmak üzere İstanbul'a yerleşti." cümlesindeki anlam ilişkisinin (amaç-sonuç) benzeri aşağıdakilerin hangisinde yer almaktadır?
(I) Ebru sanatı, Türk kültürünün en zarif ve köklü süsleme sanatlarından biri olup "su yüzeyinde çiçek açtırmak" olarak da tanımlanır. (II) Tarihsel süreçte Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan bu sanat, Osmanlı saray nakkaşhanelerinde en olgun örneklerini vermiştir. (III) Dönemin ünlü hattatları, yazdıkları levhaları ebru kağıtlarıyla süsleyerek eserlerine görsel bir derinlik kazandırmışlardır. (IV) Ebru sanatının en kritik aşaması, boyaların kitre adı verilen yoğunlaştırılmış su üzerinde dengeli bir şekilde yayılmasını sağlamaktır. (V) Bu aşamada boyaların içine katılan sığır ödünün miktarı, renklerin birbirine karışmadan su üzerinde asılı kalması açısından hayati önem taşır. (VI) Dolayısıyla her sanatçı, kendi boya karışımını ve öd miktarını deneme yanılma yoluyla belirlemek durumundadır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Kamu kurumlarında mali denetimlerin bağımsız kurullar tarafından yürütülmesi, idari şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Bu cümledeki "yürütmek" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?