Hematoloji

406 questions

Question 161Question

24 yaşında erkek hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve bacaklarında kendiliğinden oluşan kırmızı döküntüler şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor ve her iki alt ekstremitede yaygın peteşiler izleniyor. Yapılan sistemik muayenede hepatosplenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.57.5 g/dL
MCV9494 fL
Lökosit2.400/mm32.400/mm^3
Mutlak nötrofil sayısı900/mm3900/mm^3
Trombosit22.000/mm322.000/mm^3
Retikülosit%0.3\% 0.3

Bu hastada ön tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken altın standart tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

Answer

Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi
Hastada saptanan normositik anemi, nötropeni ve trombositopeni (pansitopeni) ile birlikte retikülosit sayısının düşük olması kemik iliği üretim yetmezliğini işaret eder. Fizik muayenede organomegali saptanmaması, lösemi veya lenfoma gibi infiltratif süreçlerden ziyade aplastik anemiyi ön plana çıkarır. Bu durumda tanıyı kesinleştirmek ve iliğin hücreselliğini (hiposellülarite) değerlendirmek için kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi yapılması altın standarttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz etme
Hastada pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve buna eşlik eden retikülositopeni saptandı.
Organomegali ve lenfadenopatinin olmaması, öncelikle aplastik anemi gibi bir kemik iliği yetmezliğini düşündürür.
2
Ayırıcı tanı için gerekli temel tetkiki belirleme
Pansitopenik bir hastada kemik iliğinin hücresel içeriğini ve yapısını değerlendirmek gerekir.
Primer kemik iliği yetmezliği ile kemik iliğini infiltre eden hastalıkların ayrımı ancak biyopsi ile mümkündür.
3
Altın standart yöntemi seçme
Kemik iliği biyopsisinde hiposellülarite ve yağ dokusu artışının gösterilmesi tanıyı kesinleştirir.
Aplastik anemi tanısı için kemik iliği biyopsisi uluslararası kılavuzlarda altın standart olarak kabul edilir.

Key Concept

Aplastik anemi tanısında pansitopeni ve retikülositopeni varlığında altın standart tetkik kemik iliği biyopsisidir.

Alternative Method

Aplastik anemi tanısında 'Camitta kriterleri' kullanılarak hastalığın şiddeti (şiddetli, çok şiddetli) belirlenir ve tedavi planı buna göre yapılır.
Estimated Time:1m 30s
Question 162Question

Altmış sekiz yaşında erkek hasta, son üç aydır artan halsizlik, kilo kaybı ve karında dolgunluk hissi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede bilateral servikal ve aksiller lenfadenopatiler ile kosta yayını 6 cm geçen splenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında lökosit 42.000/mm³, hemoglobin 10.2 g/dL ve trombosit 115.000/mm³ bulunuyor. Periferik yaymada dar sitoplazmalı, hafif düzensiz çekirdekli lenfoid hücreler izleniyor. Akış sitometrisi incelemesinde bu hücrelerin CD19(+), CD20(+), CD5(+), CD23(-) ve FMC7(+) olduğu belirleniyor.

Bu hastada en olası tanıya neden olan patogenezde aşağıdaki kromozomal translokasyonlardan hangisinin rol oynaması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: t(11;14)(q13;q32)

Answer

t(11;14)(q13;q32)
Soruda tarif edilen vaka, immünfenotipik özellikleri (CD19+, CD20+, CD5+, CD23-, FMC7+) nedeniyle Mantle Hücreli Lenfoma (MHL) ile uyumludur. CD5 pozitifliği ayırıcı tanıyı KLL ve MHL üzerine odaklar. KLL tipik olarak CD23(+) iken, MHL CD23(-) karakterdedir. Mantle Hücreli Lenfoma'nın patogenezinde rol oynayan temel genetik olay t(11;14)(q13;q32) translokasyonudur. Bu translokasyon, 11. kromozomdaki Cyclin D1 geni ile 14. kromozomdaki IgH geninin yer değiştirmesi sonucu Siklin D1'in aşırı üretimine ve hücre döngüsünün kontrolsüz ilerlemesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Yaşlı hasta, yaygın lenfadenopati, splenomegali ve lenfositoz tablosu lenfoproliferatif bir hastalığı (Lenfoma/Lösemi) düşündürür.
Semptomlar ve fizik muayene bulguları hematolojik maligniteye işaret etmektedir.
2
İmmünfenotipik özellikleri değerlendirerek ayırıcı tanı yap.
CD19(+) ve CD20(+) B hücre kökenini gösterir. CD5(+) olması ayırıcı tanıyı esas olarak Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) ve Mantle Hücreli Lenfoma (MHL) arasına indirger.
CD5 pozitifliği gösteren iki temel B-hücreli neoplazi KLL ve MHL'dir.
3
CD23 ve FMC7 belirteçlerini kullanarak kesin tanıya git.
CD23'ün negatif (-) ve FMC7'nin pozitif (+) olması KLL'yi dışlar ve Mantle Hücreli Lenfoma (MHL) tanısını destekler. (KLL tipik olarak CD23 pozitif, FMC7 negatiftir).
Mantle Hücreli Lenfoma ve KLL ayrımında en kritik belirteç CD23'tür.
4
Tanımlanan hastalığa (Mantle Hücreli Lenfoma) özgü genetik anomaliyi belirle.
Mantle Hücreli Lenfoma'nın karakteristik sitogenetik özelliği t(11;14) translokasyonudur. Bu translokasyon Siklin D1 (Bcl-1) geninin aşırı ekspresyonuna yol açar.
t(11;14) translokasyonu MHL'nin patognomonik genetik bulgusudur.

Key Concept

CD5(+) B hücreli lenfomaların ayırıcı tanısında CD23 negatifliği Mantle Hücreli Lenfoma'yı işaret eder ve bu hastalık t(11;14) translokasyonu ile karakterizedir.

Hints

1
CD5 pozitifliği gösteren B hücreli lenfomalar temel olarak KLL ve Mantle Hücreli Lenfoma'dır.
2
KLL ve Mantle Hücreli Lenfoma ayrımında en önemli belirteç CD23'tür; KLL'de pozitif, diğerinde negatiftir.
3
Tanı Mantle Hücreli Lenfoma'dır. Bu hastalık Siklin D1 (Bcl-1) geninin regülasyon bozukluğu ile karakterizedir.
Estimated Time:2m 0s
Question 163Question

52 yaşındaki erkek hasta, karnın sol üst tarafında dolgunluk hissi ve giderek artan halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede traube alanının kapalı olduğu ve dalağın kosta yayını 8 cm geçtiği (masif splenomegali) saptanırken, periferik lenfadenopati ele gelmiyor. Tam kan sayımında hemoglobin 8.2 g/dL, lökosit 2.100/mm³ (nötrofil 900/mm³) ve trombosit 55.000/mm³ olarak ölçülüyor. Kemik iliği aspirasyonu 'dry tap' (kuru aspirasyon) ile sonuçlanıyor. Bu hastanın kesin tanısı için en karakteristik immünofenotipik profil aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CD103(+), CD25(+), CD11c(+), CD19(+)

Answer

CD103(+), CD25(+), CD11c(+), CD19(+) profili, klinik bulgularla birlikte Tüylü Hücreli Lösemi tanısını koydurur.
Soruda tarif edilen vaka tipik bir Tüylü Hücreli Lösemi (Hairy Cell Leukemia - HCL) tablosudur. HCL'nin klasik triadı: masif splenomegali, pansitopeni ve kemik iliği aspirasyonunda 'dry tap' (lifli yapı nedeniyle örnek alınamaması) olmasıdır. Lenfadenopati HCL'de nadirdir veya çok geri plandadır. Tanıyı kesinleştirmek için kullanılan akım sitometrisinde (flow cytometry) CD19, CD20 gibi B hücre belirteçlerinin yanı sıra CD103, CD25, CD11c ve Annexin A1 pozitifliği aranır. Bu profil HCL için oldukça spesifiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Masif splenomegali, pansitopeni ve lenfadenopati yokluğu saptandı.
Bu üçlü (splenomegali + pansitopeni - lenfadenopati) kronik lenfoproliferatif hastalıklar içinde ayırıcı tanıyı daraltır.
2
Kritik laboratuvar bulgusunu değerlendir
Kemik iliği aspirasyonunda 'dry tap' (kuru aspirasyon) görüldü.
Dry tap, kemik iliğinde fibrozis olduğunu gösterir ve bu bağlamda en güçlü aday Tüylü Hücreli Lösemi'dir (Hairy Cell Leukemia).
3
Tanısal immünofenotipi belirle
Tüylü Hücreli Lösemi için spesifik belirteçler CD103, CD25, CD11c ve Annexin A1'dir.
Diğer şıklardaki profiller (KLL için CD5/CD23, Mantle için CD5/Siklin D1) bu hastalıkla uyumlu değildir.

Key Concept

Tüylü Hücreli Lösemi (Hairy Cell Leukemia) Tanı Kriterleri
Question 164Question

71 yaşında erkek hasta, son 33 aydır artan halsizlik, çabuk yorulma ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde 343-4 cm çapında, ağrısız, mobil lenfadenopatiler ve dalak kosta kenarını 44 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin9.8g/dL9.8 g/dL1317g/dL13-17 g/dL
Trombosit145.000/μL145.000/\mu L150.000400.000/μL150.000-400.000/\mu L
Beyaz Küre72.000/μL72.000/\mu L4.00010.000/μL4.000-10.000/\mu L
Lenfosit Oranı%85\%85%2045\%20-45

Periferik yaymada çok sayıda ezilme (smudge/Gumprecht) hücreleri izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+) ve yüzeyel immünoglobulinlerin zayıf pozitif olduğu saptanıyor. Sitogenetik incelemede del(17p)del(17p) (TP53 kaybı) pozitif bulunuyor.

Buna göre, bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: BTK inhibitörü (İbrutinib) ile hedefe yönelik tedaviye başlanması

Answer

İleri evre (Rai III) Kronik Lenfositik Lösemi tanısı alan ve yüksek riskli sitogenetik marker (17p17p delesyonu) taşıyan bu hastada en uygun yaklaşım BTK inhibitörü (İbrutinib) ile tedaviye başlanmasıdır.
Hastanın klinik tablosu Rai evre III KLL ile uyumludur (lenfositoz + LAP + splenomegali + anemi). 17p17p delesyonu saptanan KLL hastalarında p53 fonksiyon kaybı nedeniyle fludarabin bazlı kemoimmünoterapilere (FCR) direnç görülür. Bu nedenle, bu grup yüksek riskli hastalarda İbrutinib gibi BTK inhibitörleri veya Venetoklaks gibi BCL-2 inhibitörleri ilk seçenek tedavilerdir.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı netleştir
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Lökositoz, lenfositoz, smudge hücreleri ve tipik akım sitometrisi (CD5+,CD19+,CD23+CD5+, CD19+, CD23+) bulguları KLL tanısını koydurur.
2
Evreleme yap
Rai Evre III / Binet Evre C
Hemoglobin değerinin 11g/dL11 g/dL altında olması (9.8g/dL9.8 g/dL) hastalığın ileri evre olduğunu gösterir.
3
Tedavi endikasyonunu belirle
Tedavi gerekli
İleri evre hastalık (Anemi/Trombositopeni varlığı) mutlak tedavi endikasyonudur.
4
Risk profiline göre ilaç seç
İbrutinib (BTK inhibitörü)
del(17p)del(17p) veya TP53TP53 mutasyonu varlığında standart kemoterapiler (FCR gibi) etkisizdir; hedefe yönelik tedaviler (BTK inhibitörleri veya Venetoklaks) tercih edilmelidir.

Key Concept

Kronik Lenfositik Lösemi'de (KLL) 17p17p delesyonu varlığı kemoterapiye direnci gösterir ve BTK inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedavilerin kullanımını zorunlu kılar.

Alternative Method

Binet evrelemesi üzerinden de gidilebilir; hemoglobin düşüklüğü direkt olarak Binet evre C olarak sınıflandırılır ve tedavi gerektirir.
Estimated Time:1m 30s
Question 165Question

7878 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Tam kan sayımında; hemoglobin 10.110.1 g/dL, MCV 102102 fL, lökosit 2.100/μL2.100/\mu L (mutlak nötrofil sayısı 900/μL900/\mu L), trombosit 55.000/μL55.000/\mu L olarak saptanıyor. Periferik yayma incelemesinde %6\%6 oranında miyeloblast görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda ise miyeloid seride belirgin displazi ve %9\%9 oranında miyeloblast saptanıyor. Sitogenetik incelemede normal karyotip (46,XY)(46, XY) izleniyor. Bu hasta için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-2 (MDS-EB2)

Answer

Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-2 (MDS-EB2)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2016 (ve 2022 güncellemeleri) kriterlerine göre; periferik kanda blast oranı %24\%2-4 ise veya kemik iliğinde %59\%5-9 ise MDS-EB1; periferik kanda blast oranı %519\%5-19 ise veya kemik iliğinde %1019\%10-19 ise veya hücrelerde 'Auer cisciği' saptanmışsa MDS-EB2 tanısı konur. Bu vakada periferik kandaki %6\%6 blast oranı, kemik iliği değerinden bağımsız olarak hastayı MDS-EB2 grubuna dahil eder.

Step-by-Step Solution

1
Tam kan sayımı ve periferik yayma bulgularını değerlendir
Pansitopeni, makrositoz ve periferik kanda %6 blast saptandı.
MDS şüphesi olan hastada blast oranları evreleme için kritiktir.
2
Kemik iliği blast oranını kontrol et
Kemik iliği aspirasyonunda blast oranı %9 olarak bulundu.
WHO sınıflamasında hem periferik kan hem de kemik iliği blast değerleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
3
WHO blast kriterlerini karşılaştır
Periferik kan blastı %5\geq \%5 olduğu için hasta EB2 kategorisine girer.
EB1 ve EB2 ayrımında en yüksek blast oranına sahip olan bölge (ilik veya kan) baz alınır.

Key Concept

Miyelodisplastik sendromlarda (MDS) periferik kandaki blast oranının %519\%5-19 arasında olması, kemik iliği blast oranından bağımsız olarak hastayı 'Artmış Blastlı MDS-2 (EB2)' kategorisine sokar.
Question 166Question

60 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrollerinde saptanan trombositoz (950.000/mm3950.000/mm^3) nedeniyle hematoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak kot kavsini 2cm2 cm geçiyor. Yapılan kemik iliği biyopsisinde; artmış hücresel içerik (hipersellülarite), granülositik proliferasyon ve retikülin liflerinde hafif artış (Grade1Grade 1) saptanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSO¨DSÖ) 2022 kriterlerine göre, bu hastada Esansiyel Trombositemi (ETET) yerine Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (PrePMFPre-PMF) tanısını destekleyen en karakteristik morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Megakaryositlerin atipik, nükleositoplazmik oranı artmış ve "bulut" benzeri (cloud-like) nükleuslara sahip olması

Answer

Pre-PMF tanısını ET'den ayıran en önemli morfolojik fark, megakaryositlerin atipik yapısı ve bulut benzeri (cloud-like) nükleuslara sahip olmasıdır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2022 kriterlerine göre, Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı için kemik iliğinde megakaryositik proliferasyonun yanı sıra belirgin atipi (anormal nükleositoplazmik oran, hiperkromatik, bulut benzeri veya bulbous nükleuslar) ve granülositik proliferasyon aranır. Esansiyel Trombositemi'de (ET) ise megakaryositler büyük-dev boyutlu olsa da olgun görünümlüdür ve nükleusları hiperlobüledir (geyik boynuzu).

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Hastada belirgin trombositoz (950.000/mm3950.000/mm^3), splenomegali ve Grade 1 retikülin fibrozisi mevcuttur.
Bu tablo hem Esansiyel Trombositemi (ET) hem de Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) ile uyumlu olabilir.
2
DSÖ 2022 kriterlerine göre ayırıcı tanının belirlenmesi
Morfolojik değerlendirme, bu iki hastalığı ayırmada altın standarttır.
ET'de megakaryositler olgun ve dev boyutlu iken, Pre-PMF'te atipik ve kümelenmişlerdir.
3
Spesifik morfolojik bulgunun seçilmesi
Pre-PMF için karakteristik olan 'bulut' benzeri veya bulbous nükleus yapısı saptanır.
Bu atipik nükleer yapı, granülositik proliferasyonla birlikte Pre-PMF tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Miyeloproliferatif Neoplazilerde Morfolojik Ayırıcı Tanı

Practice More

DSÖ 2022'ye göre Belirgin (Overt) PMF ile Prefibrotik PMF arasındaki minör kriter farklarını (lökoeritroblastoz gibi) inceleyiniz.

Alternative Method

Laboratuvar bulgularına bakıldığında; Pre-PMF'te ET'ye kıyasla daha sık lökositoz, yüksek LDH ve hafif anemi eşlik etmesi klinik olarak şüpheyi artırabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 167Question

2727 yaşında kadın hasta, son 33 aydır devam eden şiddetli kaşıntı ve alkol aldıktan sonra boyun bölgesindeki şişliklerde ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol servikal ve sağ supraklaviküler bölgelerde ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen toraks ve batın BT'de mediastende 1111 cm çaplı kitle ve çölyak bölgede 22 cm çaplı lenf nodu izleniyor. Yapılan lenf nodu biyopsisinde laküner tipte Reed-Sternberg hücreleri, CD15CD15 (+), CD30CD30 (+) ve CD20CD20 (-) saptanarak nodüler sklerozan klasik Hodgkin lenfoma tanısı konuluyor. Hastada ateş, gece terlemesi veya kilo kaybı öyküsü bulunmadığına göre, bu hasta için en olası Ann Arbor evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre III_A

Answer

Evre III_A
Hastanın fizik muayene ve görüntüleme bulgularında hem diyaframın üzerinde (servikal, supraklaviküler, mediastinal) hem de altında (çölyak) lenf nodu tutulumu mevcuttur, bu da hastayı doğrudan Evre III yapar. Hastada bulunan şiddetli kaşıntı ve alkol sonrası ağrı, Hodgkin lenfoma için karakteristik klinik ipuçları olsa da klasik Ann Arbor evrelemesinde 'B semptomu' (ateş, gece terlemesi, kilo kaybı) olarak sınıflandırılmazlar. Bu nedenle semptom kategorisi 'A'dır ve nihai evre III_A olarak belirlenir.

Step-by-Step Solution

1
Tutulan lenfatik bölgelerin diyaframa göre konumunu belirlemek.
Servikal, supraklaviküler ve mediastinal (diyafram üstü) bölgelere ek olarak çölyak (diyafram altı) lenf nodu tutulumu mevcuttur. Bu durum hastayı Evre III kategorisine sokar.
Ann Arbor sınıflamasında diyaframın her iki tarafındaki lenf nodu bölgelerinin tutulumu Evre III olarak tanımlanır.
2
Hastanın semptomlarını 'B semptomları' kriterlerine göre değerlendirmek.
Hastada ateş (>38C>38^\circ C), gece terlemesi veya son 66 ayda %10\%10'dan fazla kilo kaybı yoktur. Kaşıntı ve alkol sonrası ağrı, prognozda önemli olsa da B semptomu kriterleri arasında yer almaz. Bu nedenle 'A' (semptomsuz) kategorisi seçilir.
Sadece belirli üç sistemik bulgu evrelemede 'B' harfi ile gösterilir; diğer klinik bulgular bu harfi ekletmez.
3
Evre ve semptom kategorisini birleştirmek.
Sonuç Evre III_A'dır. Mediastinal kitlenin 1111 cm olması ek olarak 'X' (bulky) belirteci ile de gösterilebilir (III_A X).
Konumsal evreleme ve semptomatik durumun kombinasyonu nihai klinik evreyi belirler.

Key Concept

Ann Arbor Evrelemesi ve B Semptomları Ayrımı
Question 168Question

4545 yaşında erkek hasta, son 22 aydır giderek artan halsizlik, eforla gelen nefes darlığı ve diş etlerinde fırçalama sırasında olan kanamalar nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, gövdede dağınık peteşiler saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

- Hb:7.2 g/dLHb: 7.2 \text{ g/dL}
- MCV:104 fLMCV: 104 \text{ fL}
- WBC:1.200/μLWBC: 1.200/\mu L (%12 Parçalı nötrofil, %82 Lenfosit, %6 Monosit)
- Plt:11.000/μLPlt: 11.000/\mu L
- Retikülosit: 14.000/μL14.000/\mu L (Mutlak değer)

Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde; hücresellik %15, yağ dokusunda artış saptanıyor. Displazi izlenmiyor, sitogenetik inceleme normal (46,XY46,XY) olarak raporlanıyor. Hastanın HLA tam uyumlu bir erkek kardeşi olduğu bilindiğine göre, bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: At kaynaklı antitimosit globulin + Siklosporin + Eltrombopag

Answer

At kaynaklı antitimosit globulin, siklosporin ve eltrombopag kombinasyonu olan üçlü immünsüpresif tedavi seçeneğidir.
Vaka, mutlak nötrofil sayısının 144/μL144/\mu L olması nedeniyle 'Çok Ağır Aplastik Anemi' (VSAA) tanısı almaktadır. Hastanın 45 yaşında olması, tam uyumlu kardeşi olsa dahi ilk basamakta hematopoetik kök hücre nakli yerine immünsüpresif tedaviyi (İST) endike kılar. Günümüzde en etkili İST rejimi, at kaynaklı ATG, siklosporin ve eltrombopagın birlikte kullanıldığı üçlü tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Mutlak Nötrofil Sayısı (MNS) hesaplanması
1.200×0.12=144/μL1.200 \times 0.12 = 144/\mu L
Hastalığın şiddetini belirlemek için Camitta kriterlerine göre nötrofil sayısının bilinmesi gerekir.
2
Hastalık şiddetinin sınıflandırılması
Çok Ağır Aplastik Anemi (VSAA)
MNS < 200/μL200/\mu L olması ve kemik iliği hücreselliğinin %25'in altında olması vakayı 'Çok Ağır' kategorisine sokar.
3
Hastanın yaşına göre tedavi algoritmasının değerlendirilmesi
İmmünsüpresif tedavi (İST) önceliği
Aplastik anemide 40 yaş ve üzeri hastalarda, tam uyumlu kardeş vericisi olsa dahi, nakil sonrası komplikasyon riskleri nedeniyle ilk basamakta immünsüpresif tedavi önerilir.
4
En güncel ve etkili İST rejiminin seçilmesi
At-ATG + Siklosporin + Eltrombopag
Güncel kılavuzlarda ve RACE çalışması sonuçlarına göre, standart İST'ye eltrombopag eklenmesi yanıt oranlarını anlamlı ölçüde artırmaktadır.

Key Concept

Aplastik anemide tedavi seçimi hastanın yaşına, verici durumuna ve hastalığın şiddetine (Camitta Kriterleri) göre yapılır; 40 yaş bir dönüm noktasıdır.

Practice More

Aplastik anemide Camitta kriterlerini (Ağır vs Çok Ağır ayrımı) ve tedavi basamaklarını içeren bir algoritmayı tekrar inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 169Question

4242 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır Romatoid Artrit (RARA) tanısıyla takip edilmektedir. Son 33 aydır belirginleşen halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, el eklemlerinde kronik deformiteler mevcut ancak aktif artrit bulgusu saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hb:8.4Hb: 8.4 g/dL, MCV:71MCV: 71 fL, RDW:%18.5RDW: \%18.5, serum demiri: 1818 µg/dL, toplam demir bağlama kapasitesi (TDBKTDBK): 210210 µg/dL, ferritin: 115115 ng/mL ve CRP:58CRP: 58 mg/L olarak bulunuyor. Tanısal ayırıcı tanı amacıyla istenen "Soluble Transferrin Reseptör (sTfRsTfR)" düzeyi normal referans aralığının üstünde saptanıyor.

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kronik hastalık anemisine eşlik eden demir eksikliği anemisi

Answer

Kronik hastalık anemisine eşlik eden demir eksikliği anemisi
Kronik hastalık anemisi (KHAKHA) ve demir eksikliği anemisi (DEADEA) birlikteliği TUS'ta sık sorgulanan zor bir konudur. Bu hastada düşük demir ve düşük TDBKTDBK kronik süreci desteklerken, normal sınırlardaki ferritin (115115 ng/mL) yüksek CRPCRP nedeniyle yanıltıcıdır. Soluble transferrin reseptörü (sTfRsTfR), demir eksikliğinde artan ancak inflamasyondan etkilenmeyen bir parametredir. sTfRsTfR yüksekliği, depoda demir varmış gibi görünse de (yüksek ferritin) hücrelerin demire aç olduğunu ve gerçek bir eksikliğin tabloya eklendiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın bazal hastalık ve anemi tipini belirle.
Romatoid Artrit (kronik inflamasyon) zemininde mikrositer (MCV<80MCV < 80 fL) anemi mevcuttur.
Anemi tipini sınıflandırmak ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Demir parametrelerini inflamasyon varlığında değerlendir.
Serum demiri düşük, TDBK düşük/normal, ferritin ise normal sınırlardadır (115115 ng/mL). Ancak CRPCRP yüksekliği (5858 mg/L) ferritinin bir akut faz reaktanı olarak yalancı yüksek olabileceğini düşündürür.
İnflamasyon varlığında ferritin depoları göstermede güvenilmez hale gelir.
3
Soluble Transferrin Reseptörü (sTfRsTfR) değerini yorumla.
sTfRsTfR yüksekliği, inflamasyondan bağımsız olarak hücresel düzeyde demir ihtiyacının arttığını (demir eksikliğini) kanıtlar.
sTfRsTfR, kronik hastalık anemisinde normal kalırken, demir eksikliği anemisinde ve kombine durumlarda yükselir.
4
Kombine tanıyı koy.
Düşük TDBK kronik hastalık bileşenini, yüksek sTfRsTfR ise eşlik eden demir eksikliği bileşenini gösterir.
Tüm parametrelerin sentezi hastada her iki mekanizmanın da (KHA + DEA) aktif olduğunu gösterir.

Key Concept

Soluble Transferrin Reseptörü (sTfRsTfR), inflamasyondan etkilenmez ve kronik hastalık anemisi ile demir eksikliği anemisinin birlikteliğini saptamada en değerli parametrelerden biridir.

Practice More

İnflamasyon varlığında demir eksikliğini göstermek için kullanılan sTfR/log Ferritin indeksini (Ret-He veya Ferritin indeksi) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 170Question

2222 yaşında erkek hasta, son günlerde artan halsizlik ve karın sağ üst kadranda ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde skleralar ikterik, traube alanı kapalı ve dalak kot altı 33 cm palpabl saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 10.810.8 g/dL, MCV 8484 fL, MCHC 37.537.5 g/dL, retikülosit %7\%7 ve indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dL bulunuyor. Periferik yaymasında çekirdeksiz, küçük, merkezi solukluğu kaybolmuş hiperkromik eritrositler izleniyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için kullanılabilecek en duyarlı (sensitif) laboratuvar yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eozin-5-maleimid (EMA) bağlama testi

Answer

Kalıtsal sferositoz tanısında en duyarlı laboratuvar yöntemi olan Eozin-5-maleimid (EMA) bağlama testidir.
Vakada tanımlanan splenomegali, hemoliz bulguları ve periferik yaymadaki sferositler (yüksek MCHC ile uyumlu) kalıtsal sferositoz tanısını işaret eder. Bu hastalığın tanısında Eozin-5-maleimid (EMA) bağlama testi, klasik osmotik frajilite testinden daha yüksek duyarlılığa (%90-95) sahip olması nedeniyle günümüzde altın standart tarama/doğrulama testi olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz etmek.
Splenomegali, indirekt hiperbilirubinemi, retikülositoz ve özellikle 3737 g/dL üzerindeki MCHC değeri kalıtsal sferositoz (KS) ön tanısını güçlü bir şekilde desteklemektedir.
MCHC artışı, sferositik eritrosit morfolojisinin karakteristik bir laboratuvar yansımasıdır.
2
Ön tanıya yönelik tanısal doğruluğu en yüksek testi belirlemek.
EMA bağlama testi.
EMA testi, akım sitometrisi yardımıyla eritrosit membran proteinlerini (özellikle bant 3) ölçerek KS tanısını yüksek duyarlılık ve özgüllükle koyar.

Key Concept

Kalıtsal sferositozda en duyarlı tanı yöntemi akım sitometrik EMA bağlama testidir; en karakteristik laboratuvar bulgusu ise MCHC artışıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 171Question

Sitogenetik incelemesi 'normal karyotip' olarak raporlanan bir Akut Miyeloid Lösemi (AML) hastasında, risk sınıflandırması için moleküler analiz yapılmaktadır. Aşağıdaki moleküler mutasyon profillerinden hangisinin saptanması, bu hastada en kötü prognoz ile ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: FLT3-ITD mutasyonu pozitif, NPM1 negatif

Answer

FLT3-ITD mutasyonu pozitif, NPM1 negatif profili en kötü prognoz ile ilişkilidir.
Normal karyotip AML hastalarında prognoz, moleküler genetik belirteçlere göre belirlenir. FLT3-ITD (Fms-like Tyrosine Kinase 3 - Internal Tandem Duplication) mutasyonu varlığı, özellikle NPM1 (Nükleofosmin) mutasyonu yokluğunda (NPM1 negatif / FLT3-ITD pozitif), 'Yüksek Risk' (Kötü Prognoz) grubunu tanımlar. Bu hastalar remisyon sonrası nüks riski en yüksek olan gruptadır ve genellikle allojeneik kök hücre nakli endikasyonu doğar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın temel özelliğini belirle
Normal Karyotip AML (Sitogenetik olarak ne iyi ne kötü, standart grup)
Normal karyotip AML hastalarında prognozu belirlemek için moleküler belirteçlere bakılması gerekir.
2
Moleküler belirteçlerin risk gruplarını hatırla
NPM1(+) ve CEBPA(bialelik) iyi prognoz; FLT3-ITD(+) kötü prognoz belirtecidir.
Avrupa Lösemi Ağı (ELN) kılavuzlarına göre risk stratifikasyonu bu genlere dayanır.
3
Kombinasyonların etkisini değerlendir
NPM1 pozitifliği, FLT3-ITD'nin olumsuz etkisini kısmen nötralize edebilir. Ancak NPM1 negatif iken FLT3-ITD pozitifliği yüksek nüks riski ve kötü sağkalım (Yüksek Risk) göstergesidir.
Bu hastalar genellikle transplantasyon adayıdır.

Key Concept

Normal Karyotip AML'de Moleküler Risk Sınıflandırması

Hints

1
Normal karyotip AML'de, NPM1 mutasyonu genellikle 'iyi' gidişatla ilişkilidir.
2
FLT3 geni üzerindeki mutasyonlar (ITD), kontrolsüz hücre çoğalmasına neden olur ve genellikle agresif seyirle ilişkilidir.

Practice More

AML tedavisinde FLT3 inhibitörlerinin (midostaurin, gilteritinib) yeri nedir?
Estimated Time:1m 0s
Question 172Question

3333 yaşında erkek hasta, son 11 aydır alkol aldıktan sonra boyun bölgesinde belirginleşen ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol servikal bölgede 2 cm2\text{ cm} ve sol aksiller bölgede 3 cm3\text{ cm} çapında ağrısız, hareketli, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Hastanın sistemik sorgulamasında ateş, gece terlemesi veya son 66 ayda %10\%10'dan fazla kilo kaybı öyküsü saptanmıyor. Yapılan eksizyonel lenf nodu biyopsisinde Reed-Sternberg hücreleri izleniyor; immünohistokimyasal incelemede bu hücrelerin CD15 ve CD30 pozitif olduğu saptanıyor. Bu hasta Ann Arbor evreleme sistemine göre aşağıdakilerden hangisi ile evrelendirilir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIA

Answer

Hastanın diyaframın üstünde iki farklı lenf nodu bölgesi tutulumu olması ve B semptomlarının bulunmaması nedeniyle doğru evre Evre IIA'dır.
Ann Arbor evreleme sistemine göre, diyaframın aynı tarafında (bu vakada üst tarafında) iki veya daha fazla lenf nodu bölgesinin tutulması Evre II olarak tanımlanır. Hastada ateş, gece terlemesi ve son 6 ayda vücut ağırlığının %10'undan fazla kilo kaybı (B semptomları) bulunmadığı için bu durum 'A' takısıyla belirtilir. Dolayısıyla hastanın evresi IIA'dır.

Step-by-Step Solution

1
Tanısal verileri değerlendir
Alkol sonrası ağrı, Reed-Sternberg hücreleri ve CD15/CD30 pozitifliği Klasik Hodgkin Lenfoma tanısını doğrular.
Evreleme yapmadan önce hastalığın tipini netleştirmek klinik yaklaşımın ilk adımıdır.
2
Tutulan lenf nodu bölgelerini ve diyaframa göre konumlarını belirle
Sol servikal ve sol aksiller bölgeler; her ikisi de diyaframın üst tarafındadır.
Ann Arbor sisteminde evre II, diyaframın aynı tarafında iki veya daha fazla bölge tutulumunu gerektirir.
3
B semptomlarının varlığını sorgula
Ateş, gece terlemesi ve anlamlı kilo kaybı yok (A kategorisi).
Semptomların varlığı evreleme sonuna 'B', yokluğu 'A' harfinin eklenmesini belirler.

Key Concept

Ann Arbor Evreleme Sistemi (Hodgkin Lenfoma)
Estimated Time:1m 30s
Question 173Question

6161 yaşında erkek hasta, son bir yıldır boynunda fark ettiği şişlikler ve check-up sırasında saptanan lökositoz (BK:42.000/μLBK: 42.000/\mu L) nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal 121-2 cm'lik lenfadenopatiler ve splenomegali (dalak kot kenarını 33 cm geçiyor) saptanıyor; hepatomegali izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 13.8g/dL13.8 g/dL, trombosit 215.000/μL215.000/\mu L ölçülüyor. Periferik yaymada matür görünümlü lenfositler ve belirgin "ezilmiş" lenfositler (Grumprecht hücreleri) izleniyor. Akım sitometrisinde; lenfositlerin CD5CD5, CD19CD19, CD23CD23 pozitif olduğu; CD20CD20 ve yüzeyel immünoglobulin (sIgsIg) ekspresyonunun zayıf olduğu belirleniyor. Bu hastanın tanısı, evrelemesi ve prognozu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastalık Rai evre II olup, ZAP-70 pozitifliği kötü prognoz göstergesidir.

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) ile uyumludur; organomegali (splenomegali) varlığı Rai evre II olduğunu gösterir ve ZAP-70 pozitifliği kötü prognostik bir faktördür.
Hastanın fizik muayenesinde saptanan splenomegali, Rai evreleme sistemine göre hastalığı Evre II (orta risk) kategorisine sokar. Ayrıca moleküler biyolojik bir marker olan ZAP70ZAP-70 ekspresyonu, KLL hücrelerinin TT hücre reseptör sinyali ile aktive olduğunu gösterir ve klinik gidişatın daha agresif olacağının habercisidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanının Belirlenmesi
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Yaşlı hasta, lökositoz (%8080 lenfosit), periferik yaymada Grumprecht hücreleri ve akım sitometrisinde tipik CD5+CD5+, CD19+CD19+, CD23+CD23+, CD20CD20 (zayıf) profili KLL tanısını kesinleştirir.
2
Evreleme Analizi
Rai Evre II
Rai evreleme sisteminde Evre 0 sadece lenfositoz, Evre I lenfadenopati, Evre II splenomegali/hepatomegali, Evre III anemi (Hb<11g/dLHb < 11 g/dL) ve Evre IV trombositopeni (<100.000/μL< 100.000/\mu L) olarak tanımlanır.
3
Prognostik Marker Değerlendirmesi
ZAP-70 pozitifliği = Kötü Prognoz
ZAP70ZAP-70 ve CD38CD38 pozitifliği, mutasyona uğramamış IgVHIgVH genleri, 17p17p delesyonu ve 11q11q delesyonu KLL'de kötü prognoz göstergeleridir.

Key Concept

KLL'de Rai Evreleme Sistemi ve Moleküler Prognostik Faktörler
Estimated Time:1m 30s
Question 174Question

5858 yaşında kadın hasta, 55 yıl önce meme kanseri tanısıyla cerrahi, antrasiklin bazlı kemoterapi ve radyoterapi almıştır. Son 33 aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve kolay morarma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk dışında özellik saptanmıyor; hepatosplenomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Laboratuvar incelemelerinde saptanan değerler aşağıdadır:

ParametreDeğerReferans
Hemoglobin8,58,5 g/dLg/dL121612-16 g/dLg/dL
MCV104104 fLfL8010080-100 fLfL
Beyaz Küre2.800/mm32.800/mm^34.00010.000/mm34.000-10.000/mm^3
Trombosit75.000/mm375.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000-450.000/mm^3

Periferik yaymada nötrofillerde hiposegmentasyon (pseudo-Pelger-Huët anomalisi) ve belirgin hipogranülasyon izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda miyeloid seride %88 oranında blast saptanırken, eritroid ve megakaryositer serilerde belirgin displastik değişiklikler not ediliyor. Auer cisimciği saptanmıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miyelodisplastik sendrom - blast artışı ile seyreden-1

Answer

Kemik iliğinde %5-9 arası blast ve çok serili displazi varlığı ile karakterize olan 'Miyelodisplastik sendrom - blast artışı ile seyreden-1' tanısı en olasıdır.
Hastada pansitopeni, makrositik anemi ve periferik yaymada displastik nötrofiller mevcuttur. Kemik iliğinde saptanan %8 blast oranı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre %5 ile %9 arasında olduğu için 'Miyelodisplastik sendrom - blast artışı ile seyreden-1' (MDS-EB-1) tanısını koydurur. Ayrıca hastanın kemoterapi öyküsü, bunun bir sekonder (tedaviyle ilişkili) MDS olabileceğini destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın sitopeni ve makrositoz bulgularını değerlendir
Pansitopeni ve makrositik anemi saptandı.
MDS ayırıcı tanısında makrositik anemiler (B12/Folat eksikliği gibi) ve diğer kemik iliği yetmezlikleri yer alır.
2
Periferik yayma ve morfolojik bulguları incele
Pseudo-Pelger-Huët anomalisi ve hipogranülasyon saptandı.
Bu bulgular MDS için tipik displastik değişikliklerdir ve tanıya yaklaştırır.
3
Kemik iliği blast oranını WHO kriterlerine göre sınıflandır
Kemik iliği blastı %8 olarak ölçüldü.
WHO sınıflamasına göre %5-9 arası blast MDS-EB-1, %10-19 arası ise MDS-EB-2 olarak tanımlanır.

Key Concept

WHO MDS Sınıflaması ve Blast Eşik Değerleri
Question 175Question

55 yaşında erkek hasta, son aylarda belirginleşen baş ağrısı, yüzünde dolgunluk hissi ve sıcak banyo sonrası artan yaygın kaşıntı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletora ve hafif splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 17.8 g/dL17.8 \text{ g/dL}, hematokrit %54\%54 ve JAK2 V617FJAK2 \text{ V617F} mutasyonu pozitif bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde yaşa göre artmış hücrelilikle birlikte eritroid, granülositik ve megakaryositik serilerde belirgin artış (panmiyellozis) izleniyor. Bu hastada Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 kriterlerine göre Polisitemia Vera tanısını kesinleştirmek için kullanılan "minör kriter" aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum eritropoietin düzeyinin normalin altında olması

Answer

Polisitemia Vera tanısında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre tek minör kriter serum eritropoietin düzeyinin normalin altında (subnormal) olmasıdır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 kriterlerine göre Polisitemia Vera tanısında üç adet majör kriter (yüksek Hb/Hct, kemik iliği panmiyellozisi ve JAK2 mutasyonu) ve bir adet minör kriter tanımlanmıştır. Bu minör kriter, serum eritropoietin düzeyinin normal sınırların altında olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hastada pletora, pruritus, yüksek hemoglobin/hematokrit, JAK2 pozitifliği ve kemik iliğinde panmiyellozis mevcuttur.
Vaka Polisitemia Vera (PV) ön tanısına yönlendirir.
2
WHO 2022 PV majör kriterlerini hatırla
1. Hb > 16.5 (E) / 16.0 (K) veya Hct > %49 (E) / %48 (K), 2. Kemik iliği panmiyellozis, 3. JAK2 mutasyonu.
Majör kriterlerin ayrımını yapmak soruyu çözmek için kritiktir.
3
Minör kriteri tanımla
Serum eritropoietin (EPO) düzeyinin subnormal olması tek minör kriterdir.
Tanı için 3 majör veya 2 majör + 1 minör kriter gereklidir.

Key Concept

Polisitemia Vera WHO 2022 Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 176Question

35 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve tırnaklarında kolay kırılma şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde aşağıdaki sonuçlar saptanıyor:

TetkikSonuç
Hemoglobin10.2 g/dL10.2\text{ g/dL}
Hematokrit%31\%31
MCV72 fL72\text{ fL}
RDW%19\%19
Serum Ferritin7 ng/mL7\text{ ng/mL} (N: 1520015-200)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Demir eksikliği anemisi tanısı, düşük hemoglobin seviyesine eşlik eden düşük MCV (mikrositoz), artmış RDW (anizositoz) ve en önemlisi vücut demir depolarının tükendiğini gösteren düşük serum ferritin düzeyi ile konur. Klinik olarak tırnak bulguları da bu tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hemoglobin ve hematokrit değerlerini değerlendir.
Hb 10.2 g/dL10.2\text{ g/dL} olması hastada anemi varlığını gösterir.
Kadınlarda Hb < 12 g/dL12\text{ g/dL} anemi olarak tanımlanır.
2
Eritrosit indekslerini (MCV ve RDW) incele.
MCV 72 fL72\text{ fL} (düşük) ve RDW %19\%19 (yüksek) saptandı.
Düşük MCV mikrositer anemiye, yüksek RDW ise eritrosit boyutlarında çeşitliliğe (anizositoz) işaret eder.
3
Demir depolarını gösteren ferritin düzeyini kontrol et.
Ferritin 7 ng/mL7\text{ ng/mL} ile normal sınırların oldukça altındadır.
Ferritin, vücut demir depolarının en spesifik göstergesidir ve düşüklüğü demir eksikliği anemisi için tanı koydurucudur.

Key Concept

Mikrositer anemiler arasında demir eksikliği anemisini diğerlerinden ayıran en önemli laboratuvar bulgusu serum ferritin düzeyinin düşük olmasıdır.

Practice More

Demir eksikliği anemisi saptanan erişkin bir hastada, altta yatan gastrointestinal kanama gibi primer nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:45s
Question 177Question

68 yaşında erkek hasta, son 3 aydır belirginleşen halsizlik, gece terlemesi ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller zincirde yaklaşık 2.5-3 cm2.5\text{-}3 \text{ cm} çaplı, ağrısız ve hareketli lenfadenopatiler (LAP) saptanıyor. Batın muayenesinde dalak kot kenarını 4 cm4 \text{ cm} geçiyor. Laboratuvar incelemelerinde lökosit sayısı 72.000/mm372.000 \text{/mm}^3 (%90 lenfosit) olarak bulunuyor.

Diğer laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin10.4 g/dL10.4 \text{ g/dL}
Trombosit145.000/mm3145.000 \text{/mm}^3
Retikülosit%0.8\%0.8
Direkt CoombsNegatif
LDH420 U/L420 \text{ U/L}

Periferik yaymada olgun görünümlü küçük lenfositler ve çok sayıda Gumprecht (ezilmiş hücre) lekeleri izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+) ve CD20(zayıf+)CD20(\text{zayıf}+) saptanıyor. FISH incelemesinde 17p17p delesyonu [del(17p)] tespit ediliyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve sitogenetik özellikleri dikkate alındığında, en olası Rai evresi ve en uygun ilk seçenek tedavi yaklaşımı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Rai Evre III - Ibrutinib (BTK inhibitörü) monoterapisi

Answer

Rai Evre III ve Ibrutinib monoterapisi seçeneği doğrudur.
Doğru seçenek olan Rai Evre III ve Ibrutinib yaklaşımı, hastanın hemoglobin düzeyinin 11 g/dL11 \text{ g/dL} altında olması ve del(17p) gibi yüksek riskli bir sitogenetik bulguya sahip olması nedeniyle en doğru yönetimdir. Rai evrelemesinde anemi (<11 g/dL<11 \text{ g/dL}) Evre III, trombositopeni (<100.000<100.000) Evre IV kabul edilir. del(17p), p53 geninin kaybına işaret eder ve bu durumda p53 bağımsız çalışan BTK inhibitörleri (Ibrutinib vb.) ilk tercihtir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik evreleme yapılması
Hastada lökositoz (Evre 0), LAP (Evre I), splenomegali (Evre II) ve Hb=10.4 g/dLHb = 10.4 \text{ g/dL} (Evre III) bulunmaktadır. En yüksek evre baz alındığında Rai Evre III tanısı konur.
Rai evrelemesinde hemoglobinin 11 g/dL11 \text{ g/dL} altında olması direkt olarak Evre III olarak sınıflandırılır.
2
Sitogenetik risk analizi
FISH ile saptanan 17p17p delesyonu (p53 kaybı) en kötü prognostik belirteçtir.
p53 geni hasarlı olan hücreler, standart kemoterapötiklerin (fludarabin, siklofosfamid) indüklediği apoptoza dirençlidir.
3
Tedavi seçimi
B-semptomları ve ileri evre hastalık nedeniyle tedavi endikedir; 17p17p delesyonu varlığında Ibrutinib (veya Venetoklaks) tercih edilir.
BTK inhibitörleri p53 yolağından bağımsız olarak etki gösterdiği için bu risk grubunda standart kemoimmünoterapiden üstündür.

Key Concept

Kronik Lenfositik Lösemi'de (KLL) Rai evrelemesi infiltratif anemiye (Evre III) göre yapılırken, del(17p) varlığı p53 mutasyonunu gösterir ve kemoterapi direncine neden olduğu için hedefe yönelik ajanları (BTK inhibitörleri) zorunlu kılar.

Practice More

KLL'de anemi nedeninin kemik iliği infiltrasyonu yerine AIHA (Coombs +) olması durumunda Rai evresinin nasıl değişeceğini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 178Question

5858 yaşında kadın hasta, son 33 aydır artan halsizlik, çabuk yorulma ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden 44 yıl önce evre II meme karsinomu tanısı aldığı; mastektomi sonrası antrasiklin, siklofosfamid ve taksan içeren kemoterapi ile radyoterapi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Hemoglobin8.28.2 g/dL12.015.512.0 - 15.5
MCV102102 fL8010080 - 100
Trombosit82.000/μL82.000 /\mu L150.000450.000150.000 - 450.000
Lökosit3.100/μL3.100 /\mu L4.00011.0004.000 - 11.000
Nötrofil%22\%22 (682/μL682 /\mu L)2.0007.0002.000 - 7.000
Monosit%4\%4 (124/μL124 /\mu L)200800200 - 800

Kemik iliği aspirasyonunda hipersellülerite, eritroid ve granülositik seride belirgin displastik değişiklikler ile birlikte %7\%7 oranında miyeloblast saptanıyor. Sitogenetik incelemede 77. kromozom monozomisi (7-7) izleniyor.

Bu hasta için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sitotoksik tedavi sonrası miyelodisplastik neoplazi (MDS-pCT)

Answer

Sitotoksik tedavi sonrası miyelodisplastik neoplazi (MDS-pCT)
Doğru cevap olan sitotoksik tedavi sonrası miyelodisplastik neoplazi (MDS-pCT) seçeneği, hastanın 4 yıl önce aldığı kemoterapi ve radyoterapi öyküsüyle doğrudan ilişkilidir. WHO 2022 sınıflamasında, alkilleyici ajanlar (siklofosfamid gibi), topoizomeraz II inhibitörleri (antrasiklinler gibi) veya radyoterapi sonrası gelişen MDS tabloları, blast oranına bakılmaksızın (lösemi eşiği olan %20'yi aşmadığı sürece) bu özel kategori altında toplanmıştır. Ayrıca hastada saptanan monozomi 7, post-sitotoksik MDS'de sık görülen kötü prognostik bir sitogenetik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın tıbbi öyküsünü ve periferik kan bulgularını değerlendir.
Meme kanseri nedeniyle kemoterapi (antrasiklin, siklofosfamid) ve radyoterapi öyküsü var; periferik kanda pansitopeni ve makrositoz mevcut.
Önceki tedaviler ikincil hematolojik malignite riskini artırır.
2
Kemik iliği aspirasyon bulgularını ve blast oranını analiz et.
Displazi bulguları ve %7 oranında miyeloblast saptandı.
Blast oranının %5-19 arasında olması miyelodisplastik süreci (eskiden EB, yeni sınıflamada IB) destekler.
3
Etiyolojik faktörleri WHO 2022 sınıflama kriterleri ile eşleştir.
Hastanın sitotoksik tedavi öyküsü olması nedeniyle tanı 'sitotoksik tedavi sonrası miyelodisplastik neoplazi' (MDS-pCT) olarak belirlenir.
WHO 2022 sınıflamasında terapi ilişkili miyeloid neoplaziler, morfolojik alt tipten bağımsız ayrı bir kategori olarak tanımlanmıştır.

Key Concept

WHO 2022 sınıflamasında 'Miyelodisplastik neoplazi, sitotoksik tedavi sonrası' (MDS-pCT) tanısı, önceki kemoterapi veya radyoterapi öyküsü varlığında morfolojik bulgulardan bağımsız olarak öncelik kazanır.

Practice More

Post-sitotoksik MDS ile de novo MDS arasındaki sitogenetik ve prognoz farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 179Question

65 yaşında erkek hasta, son 4 aydır artan halsizlik, gece terlemesi ve yaklaşık 7kg7 kg kilo kaybı şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde çapları 23cm2-3 cm arasında değişen hareketli, ağrısız lenfadenopatiler saptanıyor. Karaciğer kot altında 2cm2 cm, dalak kot altında 5cm5 cm palpabl bulunuyor (masif splenomegali).

Laboratuvar bulguları:
- Lökosit: 88.000/mm388.000/mm^3 (%90 olgun görünümlü lenfositler, periferik yaymada ezilmiş hücreler/Grumprecht lekeleri mevcut)
- Hemoglobin: 10.4g/dL10.4 g/dL
- Trombosit: 172.000/mm3172.000/mm^3
- Direkt Coombs testi: Negatif
- Akım sitometrisi: CD19(+)CD19(+), CD5(+)CD5(+), CD23(+)CD23(+), CD20CD20 (zayıf pozitif), sIgsIg (zayıf pozitif)
- Sitogenetik (FISH): 17p17p delesyonu [del(17p)][del(17p)] ve ZAP70ZAP-70 pozitifliği saptanıyor.

Bu hasta için en uygun klinik evreleme ve ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rai Evre III - Ibrutinib (BTK inhibitörü) tedavisi

Answer

Rai Evre III ve Ibrutinib tedavisi en uygun yaklaşımdır.
Doğru seçenek, hastanın klinik bulgularının Rai evreleme sistemine göre Evre III olduğunu ve saptanan 17p17p delesyonunun kemo-immünoterapiye direnç nedeniyle Ibrutinib gibi hedefe yönelik tedavileri gerektirdiğini ifade etmektedir. KLL hastalarında hemoglobinin 11g/dL11 g/dL altında olması Rai Evre III, trombositin 100.000/mm3100.000/mm^3 altında olması Rai Evre IV olarak tanımlanır. 17p17p delesyonu ise en kötü prognostik faktördür.

Step-by-Step Solution

1
Tanısal değerlendirme
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Yaşlı hasta, belirgin lenfositoz, ezilmiş hücreler (smudge cells) ve tipik akım sitometri paneli (CD5+CD5+, CD23+CD23+, CD20CD20 zayıf ++) KLL tanısını koydurur.
2
Klinik evreleme (Rai Sistemi)
Rai Evre III
Hastada lenfadenopati (Evre I) ve splenomegali (Evre II) mevcuttur; ancak hemoglobin değerinin 10.4g/dL10.4 g/dL olması (<11g/dL<11 g/dL) hastayı direkt Evre III'e (yüksek risk) taşır.
3
Prognoz ve tedavi planlama
Yüksek riskli genetik özellik [del(17p)][del(17p)], kemo-dirençli seyir
17p17p delesyonu TP53TP53 gen kaybına yol açar. Bu mutasyona sahip hastalar p53 aracılı apoptoz üzerinden etki eden kemoterapilere (Fludarabin gibi) yanıt vermezler.
4
Tedavi seçimi
Ibrutinib (BTK inhibitörü)
Yüksek riskli (del(17p)del(17p) veya TP53TP53 mutasyonu olan) KLL hastalarında ilk basamakta kemoterapi yerine Ibrutinib veya Venetoklaks bazlı hedefe yönelik tedaviler endikedir.

Key Concept

KLL'de Rai evrelemesi ve del(17p) varlığında tedavi seçimi değişikliği.
Question 180Question

Sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısıyla takip edilen 3838 yaşında kadın hasta, son bir haftadır artan halsizlik ve göz aklarında sararma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar subikterik saptanıyor ve palpasyonla derin inspiryumda ele gelen 22 cm splenomegali tespit ediliyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8,28,2 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 9090 fL, retikülosit %8\%8 (320.000/μ320.000/\mu L) ve laktat dehidrogenaz (LDH) 950950 U/L olarak bulunuyor. Periferik yaymada polikromazi ve yaygın sferositler izleniyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak için öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Direkt antiglobulin (Coombs) testi

Answer

Sistemik lupus eritematozus (SLE) hastasında gelişen sferositik hemolitik anemi tablosunda tanıyı doğrulamak için yapılması gereken tetkik direkt antiglobulin (Coombs) testidir.
Hastanın mevcut klinik tablosu (halsizlik, subikter, splenomegali), laboratuvar verileri (hemoliz bulguları) ve periferik yayması (sferositler) Sıcak Tip Otoimmün Hemolitik Anemi (WAIHA) ile uyumludur. WAIHA, SLE gibi bağ dokusu hastalıklarıyla sıkça ilişkilidir. Bu sferositler, dalak makrofajlarının eritrositlerin üzerindeki IgG antikorlarını 'ısırması' sonucu membran kaybıyla oluşur. Tanıyı kesinleştiren tetkik, eritrosit yüzeyindeki antikorları gösteren direkt antiglobulin (Coombs) testidir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi ve hemoliz bulgularını değerlendir
Düşük hemoglobin (8,28,2 g/dL), yüksek retikülosit (%8\%8) ve yüksek LDH (950950 U/L) düzeyi intravasküler veya ekstravasküler hemolizi doğrular.
Aneminin etiyolojisini belirlemek için öncelikle rejeneratif kapasite ve yıkım belirteçleri kontrol edilmelidir.
2
Morfolojik bulgular ile klinik öyküyü birleştir
Periferik yaymada sferositlerin görülmesi ve hastanın SLE tanısının olması, öncelikle Sıcak Tip Otoimmün Hemolitik Anemi (WAIHA) olasılığını düşündürür.
Sferositler, dalak makrofajlarının IgG ile kaplı eritrosit membranlarını kısmen parçalaması sonucu oluşur.
3
Ayırıcı tanı için spesifik testi belirle
Direkt Coombs testi istenerek eritrosit yüzeyindeki IgG veya kompleman varlığı gösterilir.
Sferositik anemilerde herediter sferositoz ve immün hemoliz ayrımı için Coombs testi en temel belirleyicidir.

Key Concept

Sıcak Tip Otoimmün Hemolitik Anemi (WAIHA) ve SLE ilişkisi
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 9 / 21Next
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 9 | Examkin