Nöroloji

293 questions

Question 101Question

33 yaşındaki bir çocuk; başını tutamama, desteksiz oturamama ve yutma güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede; mikrosefali, dört ekstremitede de belirgin spastisite, hiperrefleksi ve bilateral Babinski pozitifliği saptanmıştır. Ağır mental retardasyon ve epilepsinin eşlik ettiği bu çocuk için en olası serebral palsi tipi ve bu tipte en sık görülen etiyolojik neden aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Spastik kuadripleji – Ağır perinatal asfiksi

Answer

Spastik kuadripleji – Ağır perinatal asfiksi
Vakadaki çocukta dört ekstremitenin de etkilenmiş olması (kuadripleji), psödobulber paralizi bulguları (yutma güçlüğü) ve mikrosefali ile birlikte ağır mental retardasyon görülmesi, spastik kuadripleji tipini tanımlar. Miadında doğan bebeklerde bu tablonun en yaygın nedeni, beyinde yaygın hasara yol açan ağır perinatal asfiksidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Dört ekstremite tutulumu, mikrosefali, yutma güçlüğü ve ağır mental retardasyon.
Serebral palsi tiplerini topografik ve klinik özelliklerine göre ayırt etmek gerekir.
2
Motor tipin belirlenmesi
Bulgular en ağır form olan spastik kuadriplejiye işaret eder.
Jeneralize beyin hasarı (ensefalomalazi) tüm motor ve kognitif fonksiyonları etkiler.
3
Etiyolojik ilişkilendirme
Miadında doğan bir çocukta bu tablonun en olası nedeni ağır perinatal asfiksidir.
Asfiksiye bağlı multikistik ensefalomalazi kuadriplejinin tipik nedenidir.

Key Concept

Spastik kuadripleji, jeneralize beyin hasarını yansıtan ve dört ekstremitenin yanı sıra sıklıkla bulber kasların da etkilendiği, kognitif geriliğin en ağır olduğu serebral palsi tipidir.

Practice More

Serebral palsi tiplerinin kraniyal MR görüntüleme bulguları arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 102Question

17 yaşında bir erkek hasta, son aylarda progresif hale gelen dengesizlik ve görme kaybı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Nörolojik muayenesinde serebellar dismetri ve disdiyadokokinezi saptanıyor. Oftalmolojik muayenesinde retinada kapiller hemanjioblastom ile uyumlu vasküler lezyon izleniyor. Kraniyal MR görüntülemesinde serebellumda kistik yapıda, duvarında kontrast tutan solid nodülü bulunan bir kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin düzeyi 18,5 g/dL18,5 \text{ g/dL} ve hematokrit düzeyi %56\%56 olarak ölçülüyor. Bu hastanın tanısı düşünüldüğünde, hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek tutulumu karakteristiktir; ancak eşlik eden en olası malignite Wilms tümörüdür.

Answer

Böbrek tutulumu karakteristiktir; ancak eşlik eden en olası malignite Wilms tümörüdür.
VHL sendromunda böbrek tutulumu çok sıktır (kistler ve tümörler), ancak görülen malignite berrak hücreli renal hücreli karsinomdur (RCC). Wilms tümörü, 11p kromozomu (WT1 geni) ile ilişkili olup genellikle çok daha erken çocukluk döneminde görülür ve VHL sendromunun bir parçası değildir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın tanımlanması
Serebellar hemanjioblastom + Retinal hemanjioblastom + Sekonder polisitemi
Bu bulgular Von Hippel-Lindau (VHL) sendromu için patognomoniktir.
2
Moleküler mekanizmanın analizi
VHL gen mutasyonu sonucu HIF (Hypoxia-Inducible Factor) birikimi
VHL proteini normalde HIF'i yıkar; eksikliğinde biriken HIF, VEGF ve EPO artışına neden olur.
3
Eşlik eden visseral tümörlerin değerlendirilmesi
Renal Hücreli Karsinom (RCC) ve Feokromasitoma riski
VHL sendromunda en sık görülen renal malignite Wilms tümörü değil, renal hücreli karsinomdur.

Key Concept

Von Hippel-Lindau sendromu tanısı ve karakteristik renal/vasküler neoplazm birlikteliği.
Question 103Question

Miadında, 3.2003.200 gram olarak doğan ve ağır perinatal asfiksi öyküsü bulunan 1818 aylık bir çocuk; başını tutamama, desteksiz oturamama ve vücudunda yaygın sertlik şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde her dört ekstremitede artmış tonus, aksiller asıltıda bacaklarda makaslama postürü ve asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) halen alınabildiği saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre en olası Serebral Palsi (SPSP) tipi ve kraniyal MRGMRG'de saptanması beklenen tipik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spastik kuadripleji — Multikistik ensefalomalazi

Answer

Spastik kuadripleji — Multikistik ensefalomalazi
Spastik kuadripleji ve multikistik ensefalomalazi seçeneği doğrudur. Çünkü miadında doğan bebeklerde görülen ağır perinatal asfiksi (hipoksik iskemik ensefalopati), beyinde yaygın kortikal ve subkortikal nekroza yol açarak klinik olarak her dört ekstremiteyi ve bulbar kasları tutan spastik kuadriplejiye neden olur. Bu yaygın doku kaybı radyolojik olarak multikistik ensefalomalazi olarak izlenir. Ayrıca ATNRATNR gibi primitif reflekslerin 66. aydan sonra devam etmesi patolojiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Dört ekstremitede artmış tonus (kuadripleji) ve makaslama postürü saptandı.
Serebral palsinin topografik sınıflandırmasını yapmak için tutulan ekstremite sayısı kritiktir.
2
Gelişimsel refleksleri değerlendir
1818. ayda ATNRATNR persistansı saptandı.
ATNRATNR'nin 66. aydan sonra devam etmesi ağır motor nöron hasarının ve serebral palsinin önemli bir göstergesidir.
3
Etiyoloji ve radyoloji ilişkisini kur
Miadında doğumda ağır asfiksi (HİE) öyküsü ve kuadriplejik tablo multikistik ensefalomalazi ile ilişkilidir.
Yaygın kortikal ve subkortikal hasar, miadında asfiktik bebeklerde multikistik görünüm oluşturur.

Key Concept

Serebral palsi tiplerinin etiyolojik ve radyolojik korelasyonu
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question

İki (22) aylık bir bebekte jeneralize hipotoni, nistagmus ve görsel izlem zayıflığı nedeniyle yapılan değerlendirmede fizik muayenede mikroftalmi saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 8.0008.000 U/LU/L (normal: <200<200 U/LU/L) olarak bulunuyor. Kraniyal manyetik rezonans (MRMR) görüntülemede 'cobblestone' (parke taşı) görünümü veren tip II lissensefali, ventrikülomegali ve serebellar hipoplazi izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Walker-Warburg sendromu

Answer

Sunulan klinik ve radyolojik bulgular (hipotoni, yüksek CK, mikroftalmi ve cobblestone lissensefali) Walker-Warburg sendromu tanısını koydurur.
Doğru seçenek olan Walker-Warburg sendromu, alfa-distroglikanopati spektrumunun en ağır formudur. Klinik tablodaki 'Kas-Göz-Beyin' triadı (Hipotoni+Yüksek CK, Mikroftalmi, Tip II lissensefali) bu tanı için patognomoniktir. MRG'de izlenen 'cobblestone' görünümü, nöronal migrasyonun durması gereken sınırı aşarak subaraknoid mesafeye taşmasından kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hipotoni ve çok yüksek CK düzeyi konjenital musküler distrofiye; mikroftalmi ise oküler tutuluma işaret eder.
Tanıda 'Kas-Göz' bileşenlerini doğrulamak için.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
MR'daki 'cobblestone' (parke taşı) görünümü Tip II lissensefalidir.
Tip I (klasik) lissensefaliden ayırt etmek için.
3
Ayırıcı tanı ve sentez
Kas, göz ve beyin malformasyonlarının eş zamanlı varlığı Walker-Warburg sendromu (en ağır form) için karakteristiktir.
Diğer nörogenetik sendromları dışlayarak kesin tanıya ulaşmak için.

Key Concept

Walker-Warburg sendromu, alfa-distroglikan glikozilasyon kusuru sonucu gelişen, Tip II lissensefali, konjenital musküler distrofi ve ciddi göz anomalileri ile seyreden otozomal resesif bir hastalıktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 105Question

Hipotoni, epizodik hiperpne-apne atakları ve okulomotor apraksi kliniği ile takip edilen 88 aylık bir süt çocuğuna çekilen kraniyal MRG'de; aksiyel kesitlerde mezensefalon düzeyinde 'molar diş' (molar tooth sign) görünümü, 4.4. ventrikülde 'yarasa kanadı' (bat-wing) deformasyonu ve superior serebellar pedinküllerin kalınlaşarak uzadığı saptanmıştır. Bu hastadaki radyolojik bulguların gelişiminden sorumlu olan temel patofizyolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Superior serebellar pedinküllerin deküsasyon (çaprazlaşma) yapamaması

Answer

Radyolojik bulguların temelindeki mekanizma superior serebellar pedinküllerin deküsasyon (çaprazlaşma) yapamamasıdır.
Hastada tarif edilen klinik ve radyolojik bulgular (molar diş, yarasa kanadı 4.4. ventrikül) Joubert sendromu için karakteristiktir. Joubert sendromu, serebellar vermis hipoplazisi ile seyreden otozomal resesif bir siliyopatidir. Radyolojik olarak izlenen 'molar diş' (molar tooth) bulgusu, superior serebellar pedinküllerin deküsasyon (çaprazlaşma) yapamaması nedeniyle kalınlaşmaları, uzamaları ve mezensefalonun interpedinküler fossasının derinleşmesi sonucunda ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik verileri analiz et.
Hipotoni, hiperpne atakları, okulomotor apraksi ve MRG'deki 'molar diş' bulgusu Joubert sendromuna işaret eder.
Bu bulgular Joubert sendromu için tanısal üçlemeyi oluşturur.
2
Joubert sendromundaki 'molar diş' görünümünün anatomik bileşenlerini hatırla.
Bu görünüm; derin interpedinküler fossa, mezensefalik isthmus daralması ve kalınlaşmış superior serebellar pedinküllerden oluşur.
Radyolojik görüntüyü oluşturan spesifik anatomik yapılar bunlardır.
3
Pedinkül anomalisinin embriyolojik nedenini belirle.
Superior serebellar pedinküllerin orta hatta çaprazlaşamaması (deküsasyon hatası) bu anomaliye yol açar.
Liflerin çaprazlaşamaması, pedinküllerin mezensefalon düzeyinde anormal bir rotasyon ve kalınlaşma göstermesine neden olur.

Key Concept

Joubert sendromu ve molar diş görünümünün patogenezi

Alternative Method

Radyolojik bulgulardan 'yarasa kanadı' görünümünün dördüncü ventrikül seviyesinde olduğunu, bunun vermis agenezisi/hipoplazisi ile ilişkili olduğunu ancak spesifik olarak 'molar diş' bulgusunun pedinküllerle (ayakçıklarla) ilgili bir patolojiye dayandığını düşünerek de eleme yapılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 106Question

Dört aylık sağlıklı bir süt çocuğunun nörolojik değerlendirmesinde; bebek sırtüstü yatarken başı pasif olarak sağa çevrildiğinde sağ kol ve bacağın ekstansiyona, sol kol ve bacağın ise fleksiyona geldiği görülüyor. Ancak bebek, görsel bir uyaran verildiğinde bu pozisyonu bozarak hareket edebiliyor.

Tanımlanan bu refleksin (Asimetrik Tonik Boyun Refleksi - ATNR) klinik seyri ve nörogelişimsel etkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Refleksin 6. aydan sonra sebat etmesi, bebeğin nesneleri orta hatta getirmesini ve el-göz koordinasyonunu bozar.

Answer

Refleksin 6. aydan sonra sebat etmesi, bebeğin nesneleri orta hatta getirmesini ve el-göz koordinasyonunu bozar.
Asimetrik Tonik Boyun Refleksi (ATNR), 6. aydan sonra (en geç 7. ay) kaybolmalıdır. Bu refleksin patolojik olarak sebat etmesi durumunda, bebek başını yana çevirdiğinde o taraftaki kolu istemsizce ekstansiyona geleceği için ellerini orta hatta birleştiremez, nesneleri ağzına götüremez ve el-göz koordinasyonu gelişimi bozulur. Ayrıca asimetrik postür nedeniyle gövde rotasyonu engellenir ve bebek sırtüstünden yüzüstüne dönemez.

Step-by-Step Solution

1
Tanımlanan refleksi teşhis et.
Başın çevrildiği tarafta ekstansiyon, karşı tarafta fleksiyon: Asimetrik Tonik Boyun Refleksi (ATNR) veya 'Eskrimci Refleksi'.
Klinik tanım ATNR için tipiktir.
2
Bebeğin yaşına (4 ay) göre refleksin normalliğini değerlendir.
Normal.
ATNR doğumdan sonra 2. ayda belirginleşir, 3-4. ayda zirve yapar ve 5-6. ayda kaybolur. 4 aylık bebekte alınması, 'zorunlu' (obligatuar) olmadığı sürece normaldir. Stemde bebeğin pozisyondan çıkabildiği belirtilerek zorunlu olmadığı vurgulanmıştır.
3
Refleksin fizyolojik etkisini ve persistans (sebat etme) sonuçlarını analiz et.
Persistans patolojiktir.
ATNR devam ettiği sürece bebek başını çevirdiğinde kolu açılacağı için ellerini orta hatta birleştiremez, ağzına götüremez ve dönemez (rolling). Bu nedenle 6. aydan sonra devam etmesi gelişimsel gecikme ve Serebral Palsi (CP) şüphesi doğurur.

Key Concept

Asimetrik Tonik Boyun Refleksi (ATNR) Zamanlaması ve Fonksiyonel Etkileri

Hints

1
Bu refleks halk arasında 'Eskrimci Refleksi' olarak da bilinir ve bebeğin bir tarafa bakarken o taraftaki kolunu uzatmasını sağlar.
2
Eğer bir bebek sürekli 'eskrimci' pozisyonunda kalırsa (refleks kaybolmazsa), iki elini göğsünün önünde (orta hatta) birleştirmesi mümkün olur mu?
Estimated Time:1m 30s
Question 107Question

Altı aylık bir bebek; motor gelişimde gerilik, kas gevşekliği ve göz kürelerinde istemsiz düzensiz hareketler şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünde yenidoğan döneminden itibaren belirginleşen, ataklar halinde gelen hiperpne ve apne dönemlerinin olduğu ifade ediliyor. Fizik muayenesinde gövde ataksisi ve jeneralize hipotonisi saptanan hastanın kraniyal MRG incelemesinde mezensefalon düzeyinde "molar diş" (molar tooth) görünümü saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Joubert sendromu

Answer

Joubert sendromu
Doğru seçenek olan Joubert sendromu; serebellar vermis hipoplazisi, üst serebellar pedinküllerin uzaması ve derinleşmiş interpedünküler fossa sonucu oluşan 'molar diş' görünümü ile karakterizedir. Klinik olarak bebeklerde görülen hiperpne ve apne atakları, hipotoni ve ataksi bu tanıya tam uyum sağlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
2
3

Key Concept

Joubert sendromu; epizodik solunum düzensizlikleri, hipotoni ve MRG'de patognomonik olan 'molar diş belirtisi' (molar tooth sign) ile karakterize otozomal resesif geçişli bir siliopatidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 108Question

Altı (66) aylık bir erkek bebek, vücudunun sol tarafında fark edilen hareket azlığı ve dirençli nöbetler nedeniyle pediatrik nöroloji polikliniğine getirilmiştir. Fizik muayenesinde sol tarafta belirgin spastik hemiparezi saptanmıştır. Yapılan kraniyal MR incelemesinde; sağ hemisferde lateral ventrikül epandiminden pial yüzeye kadar uzanan ve duvarları gri cevher (heterotopik korteks) ile döşeli olan tam kat bir yarık izlenmektedir.

Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şizensefali

Answer

Kraniyal MR'da lateral ventrikülden kortikal yüzeye uzanan ve gri cevherle döşeli yarık izlenen hastada en olası tanı şizensefalidir.
Şizensefali tanısı doğrudur çünkü radyolojik olarak tanımlanan 'ventrikül epandiminden pial yüzeye uzanan ve gri cevherle (heterotopik korteks) döşeli tam kat yarık' bu malformasyonun temel özelliğidir. Klinik olarak sıklıkla hemiparezi, mikrosefali, gelişimsel gerilik ve epilepsi ile prezante olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Hemiparezi ve dirençli nöbetler fokal bir beyin malformasyonuna işaret eder.
Hastanın başvuru şikayetleri ile lezyonun lokalizasyonu arasında ilişki kurmak gerekir.
2
Radyolojik bulguları analiz et
Ventrikül ile pial yüzey arasında tam kat yarık ve gri cevher döşemesi saptanmıştır.
Bu bulgu, primer bir nöronal migrasyon kusurunu sekonder olaylardan ayıran en önemli kriterdir.
3
Ayırıcı tanı yap
Duvarların gri cevherle döşeli olması porensensefaliyi eler ve şizensefali tanısını kesinleştirir.
Şizensefali primer bir malformasyonken, porensensefali genellikle vasküler bir olay sonrası gelişen kistik bir boşluktur.

Key Concept

Şizensefali, ventrikülden kortikal yüzeye uzanan ve duvarları gri cevherle döşeli tam kat yarıklarla karakterize bir nöronal migrasyon kusurudur.

Alternative Method

Şizensefali MR bulgularında yarığın duvarlarının birbirine değdiği 'kapalı dudak' (type 1) ve yarığın geniş olduğu 'açık dudak' (type 2) formları olduğu unutulmamalıdır. Gri cevher döşemesi her iki tip için de ayırt edicidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 109Question

1313 aylık bir erkek çocuk, evde geçirdiği jeneralize tonik-klonik nöbet nedeniyle acil servise getiriliyor. Öyküsünden nöbetin yaklaşık 1212 dakika sürdüğü, ancak son 2424 saat içinde benzer şekilde toplam 33 kez tekrarlandığı öğreniliyor. Nöbet anındaki vücut sıcaklığı 37.9C37.9^\circ C ölçülmüş olup, ateşin fark edilmesi ile nöbetin başlaması arasındaki sürenin 3030 dakikadan kısa olduğu belirtiliyor. Fizik muayenede çocuk postiktal dönemde olup, menenjit bulgusu saptanmıyor ve gelişim basamakları yaşına uygun bulunuyor. Soygeçmişinde ağabeyinin jeneralize epilepsi tanısı ile izlendiği öğreniliyor. Bu hasta için aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nöbetlerin 2424 saat içinde tekrar etmesi nedeniyle "komplike febril nöbet" tanısı alır ve hastadaki en güçlü epilepsi risk faktörü ailedeki epilepsi öyküsüdür.

Answer

Nöbetlerin 24 saat içinde tekrar etmesi durumu vakayı komplike febril nöbet sınıfına sokar; ailede epilepsi öyküsü bulunması ise hastanın ileride epilepsi geliştirme riskini artıran temel faktördür.
Vakada 24 saat içinde 3 kez nöbet geçirilmesi, febril nöbetin 'komplike' olarak tanımlanması için yeterli bir kriterdir (diğer kriterler: fokal başlangıç ve 15 dakikadan uzun sürmedir). Febril nöbet sonrası epilepsi gelişme riskini artıran faktörler; komplike nöbet geçirilmesi, ailede epilepsi öyküsü ve gelişimsel geriliktir. Bu hastada hem komplike özellik hem de aile öyküsü mevcuttur.

Step-by-Step Solution

1
Nöbetin sınıflandırılması
Komplike Febril Nöbet
Nöbetin 24 saat içinde tekrarlaması (fokal olması veya >15 dk sürmesi gibi) komplike kriteridir.
2
Tekrarlama (Rekürrens) risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Yüksek tekrarlama riski
Düşük ateş (<38.5C<38.5^\circ C), kısa ateş süresi (<1<1 saat) ve genç yaş (<18<18 ay) rekürrens riskini artırır.
3
Epilepsi risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Yüksek epilepsi riski
Komplike nöbet özellikleri ve ailede epilepsi öyküsü olması epilepsi riskini artırır.
4
Yönetim planının belirlenmesi
Gözlem ve ebeveyn eğitimi
LP rutin değildir, sürekli profilaksi yan etkiler nedeniyle tercih edilmez.

Key Concept

Febril nöbetlerde rekürrens (tekrarlama) risk faktörleri ile epilepsi gelişim risk faktörlerinin ayrımı.
Question 110Question

1111 yaşında bir erkek çocuk, son 22 yıldır beden eğitimi derslerinde yaşıtlarından geri kaldığı, merdiven çıkarken zorlandığı ve sık sık yorulduğu şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden desteksiz oturmanın 88. ayda, bağımsız yürümenin ise 1616. ayda gerçekleştiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral baldır (gastroknemius) hipertrofisi ve proksimal kaslarda orta derecede kuvvetsizlik saptanıyor; hasta yerden kalkarken ellerini dizlerine dayayarak destek alıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 8.500 U/L8.500 \text{ U/L} (N:<170N: <170) olarak bulunuyor. Aile öyküsünde anne tarafındaki erkek kuzenlerinden birinin benzer şikayetlerle tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğu biliniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Becker musküler distrofi

Answer

Becker musküler distrofi
Becker musküler distrofi, distrofin genindeki mutasyonlar sonucu distrofin proteininin miktar veya işlevce azalmasıyla ortaya çıkar. Duchenne formuna göre daha geç başlar ve hastalar yürüme yeteneklerini daha uzun süre korurlar. 1111 yaşındaki bir çocukta görülen proksimal güçsüzlük, psödohipertrofi, X'e bağlı aile öyküsü ve çok yüksek CK düzeyi bu tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada 1111 yaşında başlayan proksimal kas güçsüzlüğü, baldır psödohipertrofisi ve Gowers belirtisi saptanmıştır.
Bu bulgular primer bir musküler distrofiye, özellikle distrofinopatilere işaret eder.
2
Laboratuvar ve aile öyküsünün değerlendirilmesi
Serum CK düzeyi normalin 5050 katı üzerindedir (8.500 U/L8.500 \text{ U/L}) ve ailede anne tarafında etkilenmiş erkek birey (X'e bağlı geçiş) vardır.
Çok yüksek CK düzeyleri Duchenne (DMD) veya Becker (BMD) musküler distrofiyi destekler.
3
Diferansiyel tanı: DMD vs BMD
Hastanın 1111 yaşında hala yürüyor olması ve motor basamaklarının nispeten korunmuş olması BMD lehinedir.
DMD hastaları genellikle 1212 yaşına kadar yürüme yeteneğini kaybeder; BMD ise daha hafif ve yavaş seyirli bir formdur.

Key Concept

Distrofinopatilerde (DMD/BMD) klinik seyir ve yaşa göre ayırıcı tanı
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question

3030 haftalık, 14001400 gram doğan ve yenidoğan döneminde kistik periventriküler lökomalazi (PVLPVL) tanısı alan 2424 aylık bir çocuk; yürüme gecikmesi nedeniyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde; her iki alt ekstremitede belirgin spastisite, artmış derin tendon refleksleri, bilateral babinski pozitifliği ve vertikal süspansiyonda 'makaslama' postürü saptanmıştır. Hastanın üst ekstremite fonksiyonlarının ve objeleri manipülasyon becerisinin yaşına yakın olduğu gözlenmiştir. Bu hastada aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin görülme olasılığı en düşüktür?

Show answer & explanation

Answer: Psödobulbar paralizi ve şiddetli yutma güçlüğü

Answer

Psödobulbar paralizi ve şiddetli yutma güçlüğü, bu hasta profili için en az olası bulgudur.
Vakadaki çocuk, prematürelik ve periventriküler lökomalazi (PVLPVL) öyküsüyle birlikte alt ekstremitelerin üst ekstremitelerden daha fazla etkilendiği klasik bir 'Spastik Dipleji' tablosuna sahiptir. Bu grupta, lezyonlar ventrikül duvarına komşu motor lifleri etkiler. Psödobulbar paralizi, drooling (salya akışı) ve şiddetli yutma güçlüğü ise genellikle miyadında doğan, ağır hipoksik iskemik ensefalopati (asfiksi) sonucu gelişen 'Spastik Kuadripleji' veya bazal ganglion hasarı olan 'Diskinetik' tip SP'de görülen bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Hasta 3030 haftalık (preterm) doğumlu, PVLPVL öyküsü var ve bacakları kollarından daha fazla etkilenmiş.
Bu bulgular klasik 'Spastik Dipleji' tipine işaret eder.
2
Spastik diplejinin anatomik temelini değerlendirme
Periventriküler lökomalazi (PVLPVL), lateral ventriküllerin köşesindeki beyaz cevherde (kortikospinal traktus) hasara yol açar.
Bu bölgede alt ekstremiteye giden motor lifler ventrikül duvarına en yakın seyrettiği için dipleji gelişir.
3
İlişkili ek bulguları tarama
Diplejik çocuklarda görme yolları (optik radyasyon) komşuluk nedeniyle sık etkilenirken, oromotor lifler ve kognitif merkezler genellikle daha az etkilenir.
Etyolojik olarak PVLPVL ile ilişkili diplejide IQ genellikle korunurken, psödobulbar paralizi daha çok miyadında ağır asfiksi sonrası gelişen spastik kuadripleji tipinde görülür.

Key Concept

Spastik diplejinin (PVL zeminli) diğer serebral palsi tiplerinden klinik ve anatomik ayrımı

Practice More

Spastik kuadripleji ile spastik dipleji arasındaki etiyolojik (miyadında asfiksi vs prematüre PVL) farkları çalışınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 112Question

1111 yaşında erkek çocuk, son bir yıldır yaşıtlarına göre daha çabuk yorulma, koşarken arkadaşlarına yetişememe ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle çocuk nörolojisi polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral baldır psödohipertrofisi ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanıyor; hasta yerden kalkarken Gowers belirtisi gösteriyor. Serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 18.00018.000 U/L olarak ölçülen hastanın halen bağımsız olarak mobilize olduğu ve annesinin erkek kardeşinin (4040 yaşında) benzer şikayetlerle halen baston desteğiyle yürüyebildiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Becker müsküler distrofi

Answer

Becker müsküler distrofi
Becker müsküler distrofi tanısı, distrofin genindeki mutasyonlar sonucu distrofinin kısmen üretilebildiği durumlarda görülür. Klinik seyir, Duchenne tipine göre çok daha hafiftir; hastalar genellikle 5155-15 yaşları arasında semptom vermeye başlar ve 1515 yaşından sonra (hatta bazen 304030-40 yaşlarında) tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyarlar. Olgudaki 1111 yaşında halen yürüme yetisinin korunmuş olması ve ailedeki benzer seyir BMD'yi doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Proksimal kas güçsüzlüğü, Gowers belirtisi ve baldır psödohipertrofisi saptanması.
Bu bulgular öncelikle distrofinopatileri (DMD/BMD) düşündürür.
2
Laboratuvar ve aile öyküsünün yorumlanması
CK düzeyinin çok yüksek (18.00018.000 U/L) olması ve dayıda geç yaşta yürüme kaybı öyküsü.
Yüksek CK kas yıkımını, aile öyküsü ise X'e bağlı resesif geçişi destekler.
3
Hastalık seyrine göre ayırıcı tanı yapılması
1111 yaşında halen yürüyor olması ve dayının 4040 yaşında halen mobilize olması.
DMD'de 1212 yaş civarı yürüme kaybı beklenirken, BMD'de bu süreç çok daha yavaş ve geçtir.

Key Concept

Distrofinopatilerde (DMD ve BMD) temel fark, distrofin proteininin miktarı/fonksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan klinik seyir ve progresyon hızıdır.
Question 113Question

55 yaşında bir erkek çocuk, merdiven çıkarken zorlanma ve yaşıtlarından daha çabuk yorulma şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden desteksiz yürümenin 1919 aylıkken başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde baldırlarında belirgin psödohipertrofi ve yerden kalkarken ellerini dizlerine dayayarak destek aldığı (Gowers belirtisi) gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 21.000 U/L21.000 \text{ U/L} (N: <170<170) saptanıyor. Aile öyküsünde annesinin erkek kardeşinin de benzer bulgularla çocukluk çağında kaybedildiği öğreniliyor.

Bu annenin bir sonraki gebeliğinde hasta bir erkek çocuk sahibi olma olasılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: %25\%25

Answer

Annenin bir sonraki gebeliğinde hasta bir erkek çocuk sahibi olma olasılığı %25'tir.
Klinik bulgular ve aile öyküsü hastanın Duchenne Musküler Distrofi (DMD) olduğunu göstermektedir. DMD, X'e bağlı resesif kalıtılan bir hastalıktır. Annenin erkek kardeşi ve oğlu hasta olduğu için anne zorunlu taşıyıcıdır (XDXX^D X). Bir sonraki gebelikte; kız çocuklarının %50'si sağlıklı, %50'si taşıyıcı olacaktır. Erkek çocuklarının ise %50'si sağlıklı, %50'si hasta olacaktır. Tüm gebelikler içinde 'hasta bir erkek çocuk' olma olasılığı 0.5 (erkek)×0.5 (hasta)=0.250.5 \text{ (erkek)} \times 0.5 \text{ (hasta)} = 0.25 yani %25'tir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tanı ve kalıtım şeklinin belirlenmesi
Duchenne Musküler Distrofi (DMD) tanısı konur; X'e bağlı resesif kalıtılır.
Gowers belirtisi, yüksek CK ve aile öyküsü (dayı kaybı) tipik DMD bulgularıdır.
2
Annenin genotipinin belirlenmesi
Anne zorunlu taşıyıcıdır (XDXX^D X).
Hem kardeşi hem de oğlu etkilenmiş olan bir anne kesinlikle taşıyıcıdır.
3
Gebelik olasılıklarının hesaplanması
Dört olasılık mevcuttur: Sağlıklı kız (XXXX), Taşıyıcı kız (XDXX^D X), Sağlıklı erkek (XYXY), Hasta erkek (XDYX^D Y).
Punnett karesine göre her genotipin olasılığı %25'tir.

Key Concept

Duchenne Musküler Distrofi'de X'e bağlı resesif geçiş ve risk analizi
Estimated Time:1m 30s
Question 114Question

1818 aylık bir erkek çocuk, vücut ısısı 39.1C39.1^\circ C ölçüldükten kısa süre sonra başlayan, tüm vücutta kasılma ve gözlerde dikilme ile karakterize, yaklaşık 55 dakika süren bir nöbet geçirmesi üzerine acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral tonsiller hiperemik ve eksüdatif görünümde olup meninks iritasyon bulgusu saptanmıyor. Nöbet sonrası bilinci kısa sürede açılan ve nörolojik muayenesi doğal olan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Basit febril nöbet

Answer

Hastanın klinik tablosu jeneralize karakterde olması, süresinin kısa olması ve ateşle tetiklenmesi nedeniyle basit febril nöbet ile uyumludur.
Basit febril nöbet tanısı; hastanın yaşının 66 ay ile 55 yaş arasında olması, nöbetin jeneralize karakterde başlaması, süresinin 1515 dakikadan kısa olması ve nöbet sonrası nörolojik bir defisit bırakmaması kriterlerine dayanır. Bu vakadaki çocukta tüm bu özellikler mevcuttur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını değerlendir
1818 aylık çocuk, febril nöbetlerin en sık görüldüğü 66 ay - 55 yaş aralığındadır.
Febril nöbet tanısı için yaş kriterinin uygunluğunu kontrol etmek gerekir.
2
Nöbet süresini ve karakterini incele
Nöbet jeneralize (yaygın) karakterde ve 55 dakika (1515 dakikadan kısa) sürmüştür.
Basit febril nöbet tanısı için nöbetin jeneralize olması ve süresinin 1515 dakikayı geçmemesi şarttır.
3
Nörolojik muayene ve ateş odağını kontrol et
Ense sertliği yok, bilinç açık; ateş odağı olarak tonsillit saptanmış.
Menenjit gibi intrakraniyal enfeksiyonları dışlamak ve ateşin nedenini belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Basit febril nöbet; 66 ay-55 yaş arası çocuklarda, ateşli bir hastalık sırasında görülen, 1515 dakikadan kısa süren, jeneralize karakterde ve 2424 saat içinde tekrarlamayan nöbetlerdir.

Hints

1
Nöbetin süresinin 1515 dakikadan kısa olmasına ve tüm vücudu kapsamasına dikkat edin.

Practice More

Febril nöbet geçiren bir çocukta ileride epilepsi gelişme risk faktörlerini tekrar edin.
Estimated Time:45s
Question 115Question

66 yaşındaki bir erkek çocuk, son 66 aydır daha önce edindiği öz bakım becerilerinde kayıp, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite ve okul başarısında belirgin düşüş şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde hafif ataksi ve ince motor becerilerde beceriksizlik saptanıyor. Öyküsünden, uykuda kısa süreli jeneralize kasılmalarının olduğu ve gün içinde bazen çevreyle ilişiğinin kesildiği 'dalma' nöbetlerinin başladığı öğreniliyor. Yapılan tüm gece uyku EEG tetkikinde, non-REM uykusu süresince trasenin %90\%90’ını kaplayan yaygın ve sürekli diken-dalga deşarjları (ESES paterni) izleniyor. Bu klinik tablo ve EEG bulguları eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yavaş uykuda sürekli diken-dalga sendromu (CSWS)

Answer

Yavaş uykuda sürekli diken-dalga sendromu (CSWS)
Vakadaki en belirleyici bulgu, non-REM uykusu sırasında trasenin %85\%85’inden fazlasını kaplayan sürekli diken-dalga deşarjlarıdır (ESES). Bu durum, global kognitif, davranışsal ve motor regresyonla birleştiğinde 'Yavaş uykuda sürekli diken-dalga sendromu' (CSWS) tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik regresyonun doğasını analiz et
Hastada sadece dil değil, öz bakım, dikkat ve motor becerileri kapsayan global bir kognitif gerileme mevcuttur.
Landau-Kleffner (spesifik dil kaybı) ile CSWS (global kayıp) ayrımı için bu adım kritiktir.
2
Nöbet tiplerini ve zamanlamasını değerlendir
Uykuda jeneralize kasılmalar ve gün içinde atipik absans nöbetleri izlenmektedir.
CSWS'de uykuda artan nöbet aktivitesi beklenen bir bulgudur.
3
EEG bulgusunu (ESES paterni) yorumla
Non-REM uykusunda trasenin %8590\%85-90'ını kaplayan sürekli diken-dalga deşarjları mevcuttur.
Bu bulgu 'Electrical Status Epilepticus during Sleep' (ESES) olarak adlandırılır ve CSWS'nin patognomonik özelliğidir.
4
Tanıyı sentezle
Global regresyon + ESES paterni = CSWS.
Elde edilen tüm veriler CSWS tanı kriterlerini tam olarak karşılamaktadır.

Key Concept

CSWS ve ESES Paterni
Estimated Time:2m 0s
Question 116Question

Yenidoğan bir kız bebekte, gövde ve ekstremitelerin lateralinde Blaschko çizgilerine uygun dağılım gösteren, grupe vezikülobüllöz döküntüler saptanmıştır. Kan sayımında belirgin periferik eozinofili saptanan hastanın annesinin özgeçmişinde iki adet erkek düşük öyküsü mevcuttur. Bu hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: IKBKG (NEMO) geni mutasyonu sonucu gelişir ve X'e bağlı dominant kalıtım nedeniyle erkek fetüsler için genellikle letaldir.

Answer

IKBKG (NEMO) geni mutasyonu sonucu gelişen ve X'e bağlı dominant kalıtım nedeniyle erkek fetüslerde genellikle letal seyreden Incontinentia Pigmenti tablosudur.
Vaka sunumu, Incontinentia Pigmenti'nin (IP) ilk evresi olan veziküler evreyi tarif etmektedir. IP, X'e bağlı dominant (X-LD) kalıtılan, IKBKG (NEMO) genindeki mutasyonların neden olduğu bir nörokütanöz sendromdur. X-LD kalıtım nedeniyle erkek fetuslar için genellikle prenatal dönemde letaldir, bu da vaka öyküsündeki erkek düşüklerle uyumludur. Hastalığın ilk evresinde (0-4 ay) görülen veziküller ve periferik eozinofili tanıyı destekleyen en önemli bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Vaka sunumundaki klinik ipuçlarını (Blaschko çizgilerini izleyen veziküller, eozinofili) analiz etmek.
Tablonun Incontinentia Pigmenti (IP) Evre 1 (Veziküler Evre) ile uyumlu olduğu saptanır.
Yenidoğan bir kız bebekte eozinofili ile birlikte görülen Blaschko çizgilerine uygun veziküler döküntüler IP için patognomoniktir.
2
Aile öyküsündeki erkek düşük verisini değerlendirmek.
Hastalığın X'e bağlı dominant (X-LD) kalıtıldığı ve erkeklerde letal olduğu doğrulanır.
IP, X'e bağlı dominant geçişi nedeniyle erkek fetuslarda yaşamla bağdaşmaz ve tekrarlayan düşük öyküsü bu kalıtım modelini destekler.
3
Hastalığın genetik temelini belirlemek.
IKBKG (NEMO) genindeki mutasyonun sorumlu olduğu tanımlanır.
NF-kappa-B sinyal yolağında rol oynayan NEMO geni IP'nin genetik nedenidir.

Key Concept

Incontinentia Pigmenti'nin (IP) klinik evreleri, X'e bağlı dominant kalıtımı ve IKBKG (NEMO) gen mutasyonu ile ilişkisi.
Estimated Time:2m 0s
Question 117Question

Doğumdan itibaren bacaklarında Blaschko çizgilerini takip eden lineer vezikülobüllöz lezyonları olan kız bebekte, 4 aylıkken bu lezyonların yerini verrüköz hiperkeratotik plakların aldığı izlenmiştir. Fizik muayenesinde konik dişler ve yamalı alopesi saptanan, laboratuvarda ise neonatal dönemde belirgin eozinofili öyküsü olan bu hastada, görme kaybına yol açabilen en önemli oftalmolojik komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Retinal vasküler proliferasyon ve dekolman

Answer

Retinal vasküler proliferasyon ve buna bağlı gelişen retinal dekolman, İnkontinentia Pigmenti hastalarında görme kaybının en önemli nedenidir.
Verilen klinik vaka (lineer veziküler döküntülerin verrüköz plaklara dönüşmesi, konik dişler, alopesi ve periferik eozinofili) İnkontinentia Pigmenti (IP) tanısını koydurur. IP'de retina damarlarında iskemi sonucu gelişen vasküler proliferasyon ve buna bağlı traksiyonel retinal dekolman en ağır göz komplikasyonudur ve erken tanı/lazer tedavisi gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları sentezle
İnkontinentia Pigmenti (Bloch-Sulzberger sendromu) tanısı
Blaschko çizgilerini takip eden vezikülo-verrüköz evreler, konik dişler, alopesi ve neonatal eozinofili bu sendrom için klasiktir.
2
Tanıya özgü oftalmolojik riskleri hatırla
Retinal vasküler proliferasyon riski
Bu sendromda retina damarlarında prematüre retinopatisine (ROP) benzer şekilde iskemik değişiklikler ve proliferasyon görülür.
3
Doğru komplikasyonu seç
Retinal dekolman
Proliferatif değişiklikler tedavi edilmezse retinal dekolmana ve kalıcı görme kaybına yol açar.

Key Concept

İnkontinentia Pigmenti'de evreler (veziküler, verrüköz, hiperpigmente, atrofik), eozinofili, dental anomaliler (konik diş) ve retinal vasküler komplikasyonlar.

Alternative Method

Hastalığın X'e bağlı dominant kalıtıldığını ve erkek fetuslarda letal olduğunu (annedeki düşük öyküsü) hatırlamak tanıyı doğrulamada yardımcı olur.
Estimated Time:2m 0s
Question 118Question

Sekiz (88) aylık bir bebek; tekrarlayan nöbetler, infantil spazm ve motor gelişim basamaklarında belirgin gerilik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede mikrosefali, bitemporal basıklık (daralma), yukarı kalkık burun delikleri ve belirgin ince bir üst dudak yapısı saptanıyor. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG) serebral korteksin diffüz olarak kalınlaştığı, sulkus ve girusların izlenmediği ve serebral hemisferlerin aksiyel kesitte "88 rakamı" (kum saati) görünümünde olduğu tespit ediliyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, hastada en olası genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 17p13.317p13.3 bölgesini içeren mikrodelesyon

Answer

17p13.317p13.3 bölgesini içeren mikrodelesyon Miller-Dieker sendromuna yol açar.
Hastada saptanan agiri (sulkus ve girusların yokluğu), kalın serebral korteks ve aksiyel MRG kesitlerindeki karakteristik "88 rakamı" (kum saati) görünümü, lissensefali tip 11 tanısını koydurur. Bu bulgulara eşlik eden mikrosefali, bitemporal daralma ve ince üst dudak gibi dismorfik özellikler Miller-Dieker sendromu için patognomoniktir. Bu sendrom, 17p13.317p13.3 bölgesini (özellikle LIS1LIS1 genini) içeren bir mikrodelesyon sonucu oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Mikrosefali, infantil spazm ve motor gerilik ile birlikte bitemporal daralma ve ince üst dudak gibi spesifik dismorfik yüz hatları tespit edildi.
Bu bulgular Miller-Dieker sendromu gibi dismorfik bir lissensefali tablosuna işaret eder.
2
Radyolojik bulguları yorumla
Girusların izlenmemesi (agiri) ve kalın korteks lissensefaliyi; aksiyel kesitteki "88 rakamı" görünümü ise silviyen fissürlerin sığlığına bağlı karakteristik lissensefali bulgusunu doğrular.
Radyolojik bulgular lissensefali tip 11 (klasik lissensefali) tanısını koydurur.
3
Klinik ve radyolojiyi genetikle birleştir
Lissensefali tip 11 ve Miller-Dieker dismorfizmi varlığında en olası neden 17p13.317p13.3 delesyonudur.
Miller-Dieker sendromu, lissencephaly-1 (LIS1LIS1) genini de içeren bir mikrodelesyon sendromudur.

Key Concept

Lissensefali (Tip 1) ve Miller-Dieker Sendromu

Practice More

Lissensefali tip 22 (Walker-Warburg sendromu) ve 'cobblestone' (parke taşı) korteks görünümü ile ayrımını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 119Question

Dokuz aylık bir erkek bebek, son bir aydır belirginleşen gövde kontrolünde zayıflık ve bacaklarını az hareket ettirme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden baş kontrolünü 33 aylıkken kazandığı, ancak halen desteksiz oturamadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde jeneralize hipotoni, alt ekstremitelerde daha belirgin olmak üzere derin tendon reflekslerinde (DTR) kayıp ve dilde ince fasikülasyonlar saptanıyor. Ayrıca hastanın ellerinde ve parmaklarında ince bir titreme (poliminimiyoklonus) saptanıyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastanın gelişim sürecinde desteksiz oturabilmesi ancak hiçbir zaman bağımsız yürüyememesi beklenir.

Answer

Hastanın motor gelişim basamaklarında desteksiz oturma aşamasına ulaşması ancak hiçbir zaman bağımsız yürüyememesi beklenir.
Vakadaki 9 aylık başlangıç, arefleksi ve dilde fasikülasyon bulguları Spinal Müsküler Atrofi (SMA) tanısını koydurur. Ellerdeki ince titreme (poliminimiyoklonus) ise SMA Tip 2 ve Tip 3 için oldukça karakteristik olup, hastalığın Tip 1'den ayrılmasında önemli bir klinik ipucudur. SMA Tip 2 hastaları klinik tanım gereği desteksiz oturma becerisini kazanırlar ancak hiçbir zaman yardım almadan bağımsız olarak yürüyemezler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
9 aylık başlangıç, arefleksi, hipotoni, dilde fasikülasyon ve poliminimiyoklonus.
Hastanın klinik tablosunu ve SMA tipini belirlemek için başlangıç yaşı ve motor bulgular değerlendirilmelidir.
2
SMA tiplerinin ayrımı
Poliminimiyoklonus (parmak titremesi) Tip 2 ve 3 için karakteristiktir, Tip 1'de görülmez.
Tip 1 (Werdnig-Hoffmann) 6 aydan önce başlar ve hiçbir zaman oturamazlar. Tip 2 (Intermediate) 6-18 ay arası başlar ve oturabilirler.
3
Prognoz ve motor beklentinin belirlenmesi
Tip 2 hastaları oturma becerisi kazanır ancak yürüyemezler.
Hastalık sınıflandırması en üst ulaşılan motor basamağa göre yapılır.

Key Concept

SMA Tip 2'de poliminimiyoklonus varlığı ve motor gelişimde 'oturabilir ama yürüyemez' kuralı.

Practice More

SMA Tip 2 ve Tip 3 arasındaki ayrımı, bağımsız yürüme becerisinin kazanılıp kazanılmaması üzerinden tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 120Question

1414 aylık bir erkek çocuk, motor gelişiminde gerilik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Hikayesinde 99 aylıkken desteksiz oturmaya başladığı ancak hiçbir zaman yardımsız ayağa kalkamadığı ve yürüyemediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde jeneralize hipotoni, proksimal kaslarda belirgin güçsüzlük, derin tendon reflekslerinde (DTRDTR) jeneralize arefleksi ve parmaklarda ince-hızlı titremeler (poliminimiyoklonus) saptanıyor. Sosyal etkileşimi ve bilişsel gelişimi yaşına uygun bulunan bu hastada, klinik tablonun şiddetini ve alt tipini belirleyen temel genetik faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SMN2SMN2 geninin kopya sayısı

Answer

Spinal Müsküler Atrofi (SMA) klinik tablosunun şiddeti SMN2SMN2 geninin kopya sayısı ile belirlenir.
Klinik vakada sunulan hasta, desteksiz oturabilmesi ancak yürüyememesi ve poliminimiyoklonus (parmaklarda ince titreme) bulgusuyla SMA Tip 22 tanısı almaktadır. SMA'da tüm tiplerde temel kusur SMN1SMN1 geninin yokluğudur; ancak ne kadar fonksiyonel protein üretileceğini belirleyen ve dolayısıyla hastalığın hangi tipe (Tip 1,2,31, 2, 3 veya 44) evrileceğini tayin eden temel faktör SMN2SMN2 geninin kopya sayısıdır. Kopya sayısı arttıkça klinik tablo hafiflemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hasta desteksiz oturabiliyor ancak yürüyemiyor (1414 aylık). Bu durum SMA Tip 22 (ara form) ile uyumludur. Poliminimiyoklonus (parmak titremesi) Tip 22 için karakteristiktir.
Motor basamaklara göre SMA tiplerini ayırmak ilk adımdır.
2
Genetik mekanizmayı hatırla.
SMA hastalarının %95\%95'inde SMN1SMN1 geninde homozigot delesyon vardır. SMN2SMN2 geni ise modifiye edici gendir.
Hastalığın temel nedeni ile şiddetini belirleyen faktör farklıdır.
3
SMN2SMN2 kopya sayısının etkisini değerlendir.
SMN2SMN2 gen sayısı arttıkça üretilen fonksiyonel protein miktarı artar ve klinik tablo hafifler (Tip 11'de genelde 22 kopya, Tip 22'de 33 kopya, Tip 33'te 343-4 kopya bulunur).
Fenotip-genotip korelasyonu SMN2SMN2 üzerinden gerçekleşir.

Key Concept

SMA'da klinik şiddet, yedek gen olan SMN2SMN2'nin kopya sayısına bağlıdır.
PreviousPage 6 / 15Next
Nöroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin