Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 questions

Question 261Question

Türkiye'de ormanların dikey ve yatay yöndeki dağılışı; enlem, bakı, yükselti, nemlilik ve paleocoğrafik süreçler gibi birçok değişkenin karmaşık etkileşimiyle şekillenmektedir. Bu etkileşimler sonucunda bazı bölgelerde iklim kuşaklarına uygun genel bir zonasyon (kuşaklanma) görülürken, bazı alanlarda ise yerel şartlara bağlı olarak bu kuşakların dışına çıkan özel durumlar mevcuttur.

Buna göre, Türkiye'nin orman örtüsü ve dağılış özellikleri ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'de belirgin dikey bitki kuşakları oluşturan tüm dağ sıralarında, ormanın bittiği en yüksek sınırı her zaman kayın, gürgen ve kestane gibi kışın yaprağını döken geniş yapraklı türler oluşturur.

Answer

Türkiye'de orman üst sınırını her zaman geniş yapraklı türlerin oluşturduğu ifadesi yanlıştır; bu sınırı genellikle iğne yapraklı türler belirler.
Türkiye'de orman üst sınırını belirleyen temel faktör düşük sıcaklıklardır. Kayın (FagusFagus), kestane (CastaneaCastanea) ve gürgen (CarpinusCarpinus) gibi geniş yapraklı türler, kışın yaprak dökseler de iğne yapraklı ağaçlara göre düşük sıcaklıklara daha az dayanıklıdır. Bu nedenle ormanların dikey kuşaklanmasında en üst kuşağı (orman üst sınırı) daima sarıçam, ladin, sedir, göknar veya ardıç gibi iğne yapraklı türler oluşturur. Belirtilen geniş yapraklı türler genellikle Karadeniz gibi nemli bölgelerin alt ve orta kuşaklarında yoğunlaşır.

Step-by-Step Solution

1
Orman sınırlarını belirleyen faktörlerin analiz edilmesi.
Orman alt sınırını nemlilik, üst sınırını ise sıcaklık (enlem ve yükselti) belirler.
Türkiye'de nemli bölgelerde (Karadeniz) orman denizden başlarken, kurak bölgelerde (İç Anadolu) belirli bir yükseltiden sonra başlar.
2
Dikey bitki kuşaklarının (zonasyon) bölgesel karşılaştırması.
Karadeniz'de alttan üste: Geniş yapraklı -> Karışık -> İğne yapraklı. Akdeniz'de: Maki -> Kızılçam -> İğne yapraklı (Sedir, Göknar).
Yükseldikçe sıcaklık azaldığı için soğuğa dayanıklı türler en üste yerleşir.
3
Ağaç türlerinin biyolojik özelliklerinin değerlendirilmesi.
Kayın, kestane ve gürgen gibi geniş yapraklı türler nemli ve ılıman orta kuşağı tercih ederken, iğne yapraklılar (Sarıçam, Ladin, Sedir) soğuğa ve rüzgara daha dayanıklıdır.
Orman üst sınırı (yetişebilen en yüksek nokta) ekstrem soğuklara dayanıklılık gerektirir.
4
Yanlış olan genelleyici ifadeyi tespit etme.
Geniş yapraklıların en üst kuşakta her zaman yer aldığı bilgisi hatalıdır.
En üst kuşak (orman üst sınırı) daima iğne yapraklı topluluklarla veya alpin çayırlarla son bulur.

Key Concept

Türkiye'de Ormanların Dikey Kuşaklanması ve Üst Sınır Faktörleri

Hints

1
Orman üst sınırı (ağaç hattı) temel olarak sıcaklık yetersizliği nedeniyle belirlenir.
2
Soğuğa karşı hangi ağaç yapısı (iğne yapraklı mı, geniş yapraklı mı) daha dirençlidir?
3
Karadeniz'deki dikey kuşaklanmayı hatırlayın: Denizden başlayarak önce yaprak dökenler, sonra karışık, en üstte ise iğne yapraklılar (Ladin/Göknar) yer alır.

Practice More

Türkiye'deki ağaç türlerinin fitocoğrafik bölgelerle (Avrupa-Sibirya, Akdeniz, İran-Turan) eşleşmesini ve relikt bitki örneklerini tekrar gözden geçirin.

Alternative Method

Bölgesel bitki kuşakları zihninizde canlandırılarak (Karadeniz vs Akdeniz) en üstte hangi ağaç türlerinin (Sedir, Sarıçam, Ladin) kaldığı hatırlanarak seçenekler elenebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 262Question

Türkiye'de görülen iklim tipleri içerisinde en geniş yayılış alanına sahip olanlardan biri olan Akdeniz iklimi; enlem, yükselti ve karasallık derecesine bağlı olarak "Asıl Akdeniz Tipi", "Marmara Geçiş Tipi" ve "Güneydoğu Anadolu Tipi" şeklinde bölgesel farklılıklar gösterir. Aşağıdaki tabloda bu üç farklı iklim varyasyonunun karakteristik sıcaklık ve yağış verileri gösterilmiştir:

VaryasyonOcak Ortalaması (C^\circ\text{C})Temmuz Ortalaması (C^\circ\text{C})Yıllık Yağış Rejimi
I. Tip10,110,128,428,4Kış Maksimumu
II. Tip5,25,224,124,1Kış Maksimumu
III. Tip3,53,530,230,2Kış Maksimumu

Tablodaki veriler ve bu iklim tiplerinin Türkiye coğrafyasındaki dağılış özellikleri dikkate alındığında, bu üç iklim alt tipi için aşağıdakilerden hangisi ortak bir özellik olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Kış ılıklığının, turunçgil ve muz gibi soğuğa hassas tropikal/subtropikal ürünlerin ticari üretimine imkan tanıyacak düzeyde olması

Answer

Kış ılıklığının, turunçgil ve muz gibi soğuğa hassas ürünlerin üretimine imkan tanıyacak düzeyde olması, bu üç iklim alt tipinin ortak bir özelliği değildir.
Akdeniz ikliminin üç alt tipinde de yağış rejimi (kış maksimumu) ve yaz kuraklığı ortak olsa da, 'kış ılıklığı' derecesi ciddi farklar gösterir. Asıl Akdeniz tipinde (I. Tip) Ocak ayı ortalaması 10C10^\circ\text{C} iken, Marmara Geçiş tipinde (II. Tip) 5C5^\circ\text{C} ve Güneydoğu Anadolu tipinde (III. Tip) 3C3^\circ\text{C} civarına düşer. Bu durum, kış ılıklığına duyarlı olan turunçgil, muz veya zeytin gibi ürünlerin Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da Asıl Akdeniz tipindeki kadar geniş ve elverişli bir saha bulmasını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki verilerin analiz edilmesi
I. Tip 10,1C10,1^\circ\text{C} (Asıl Akdeniz), II. Tip 5,2C5,2^\circ\text{C} (Marmara Geçiş), III. Tip 3,5C3,5^\circ\text{C} (Güneydoğu Anadolu) Ocak ortalamalarına sahiptir.
Sıcaklık farkları, kış ılıklığının bölgeler arasında ciddi farklılık gösterdiğini kanıtlar.
2
Yağış rejimlerinin karşılaştırılması
Her üç merkezin de en fazla yağışı kışın alması, rejim benzerliğini gösterir.
Rejim ortak olsa da termik koşullar (sıcaklık) farklıdır.
3
Tarımsal sınırların değerlendirilmesi
Turunçgil ve muz gibi ürünler için Ocak ayı ortalamasının 10C10^\circ\text{C} civarında olması gerekir; 35C3-5^\circ\text{C} olan yerlerde bu ürünler ticari olarak yetişemez.
Kış sıcaklıklarının don olayına neden olabilecek seviyelere inmesi Marmara ve Güneydoğu'da bu ürünleri sınırlar.

Key Concept

Akdeniz İkliminin Bölgesel Varyasyonları (Asıl, Marmara, Güneydoğu Anadolu)

Hints

1
Tablodaki Ocak ayı sıcaklıklarına odaklanın; değerler arasında yaklaşık 7C7^\circ\text{C}'lik bir fark var.
2
Bir bölgede Akdeniz yağış rejiminin görülmesi, o bölgenin her zaman çok ılık bir kış geçireceği anlamına gelmez.

Practice More

Marmara Geçiş İklimi'nin Karadeniz ikliminden hangi yönlerle ayrıldığını da inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 263Question

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde; Erzurum-Kars Bölümü'ndeki sıcaklıkların Marmara Denizi çevresinden çok daha düşük olduğu görülmektedir. Bu durumun nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisinin gösterilmesi, haritanın hazırlanış yöntemiyle çelişir?

Show answer & explanation

Answer: Erzurum-Kars Bölümü'nün ortalama yükseltisinin Marmara çevresinden fazla olması

Answer

Erzurum-Kars Bölümü'nün ortalama yükseltisinin Marmara çevresinden fazla olması seçeneği, haritanın hazırlanış yöntemiyle çelişmektedir.
Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, her merkezin yükseltisi 00 metre kabul edilir ve sıcaklık değerleri buna göre hesaplanır. Bu nedenle, bu tür haritalarda merkezler arasındaki sıcaklık farklarının nedeni olarak yükselti asla gösterilemez. Erzurum-Kars'ın Marmara'dan daha soğuk olmasının nedeni 'indirgenmiş' bir haritada ancak enlem ve karasallıkla açıklanabilir.

Step-by-Step Solution

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramının tanımını yapma
İndirgenmiş sıcaklık, bir merkezin ölçülen gerçek sıcaklığının, yükseltiden kaynaklanan sıcaklık kaybı (her 200200 metrede 1C1^{\circ}C) eklenerek deniz seviyesine (00 m) taşınmış halidir.
Soruda sorulan 'çelişkiyi' bulmak için önce yöntemin neyi yok saydığını bilmek gerekir.
2
Yöntemin sıcaklık etmenleri üzerindeki etkisini değerlendirme
Bu yöntemde yükselti farkları ortadan kaldırıldığı için, harita üzerindeki sıcaklık değişimleri sadece enlem, karasallık, denizellik ve rüzgarlar gibi faktörlerle açıklanabilir.
Yükselti faktörü formül gereği etkisiz hale getirilmiştir.
3
Seçenekleri bu kurala göre analiz etme
Yükseltinin bir neden olarak sunulması indirgenmiş harita mantığına aykırıdır; çünkü indirgenmiş haritada Erzurum da İstanbul da teorik olarak aynı yükseltide (00 m) kabul edilir.
Eğer yükselti bir neden olsaydı, harita 'indirgenmiş' değil 'gerçek' sıcaklık haritası olurdu.

Key Concept

Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti bir neden olarak gösterilemez.

Hints

1
'İndirgenmiş' kelimesinin harita üzerindeki etkisini düşünün.
2
Bir harita hazırlanırken bir faktör (yükselti) matematiksel olarak elenmişse, o faktör sonuçların nedeni olabilir mi?
3
Gerçek sıcaklıktan indirgenmişe geçerken yükselti farkı hesaplamaya katılır, ancak harita bittikten sonra tüm Türkiye 'düz' bir ova gibidir.

Practice More

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en az olduğu ve en fazla olduğu illeri harita üzerinden çalışma yaparak pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Şu formülü hatırlayın: I˙ndirgenmis\cSıcaklık=Gerc\cekSıcaklık+(Yu¨kselti/200)İndirgenmiş Sıcaklık = Gerçek Sıcaklık + (Yükselti / 200). Bu formül uygulandığında yükselti etkisi zaten sıcaklık değerinin içine 'yedirilmiş' olur, dolayısıyla harita üzerindeki renklerin veya çizgilerin sebebi artık yükselti değil, enlem veya karasallıktır.
Estimated Time:1m 15s
Question 264Question

Aşağıdaki tabloda Türkiye'de yer alan dört farklı merkezin enlem dereceleri ile aynı dönemde ölçülen gerçek ve deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezEnlemGerçek Sıcaklık (C^\circ C)İndirgenmiş Sıcaklık (C^\circ C)
I37K37^\circ K15151818
II40K40^\circ K10101414
III41K41^\circ K14141414
IV38K38^\circ K661616

Türkiye'nin genel coğrafi özellikleri ve sıcaklık dağılışı prensipleri dikkate alındığında, bu merkezlerle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II ve III numaralı merkezlerin indirgenmiş sıcaklıklarının aynı olması, bu merkezlerin güneş ışınlarını yıl boyunca aynı açıyla aldığını kanıtlar.

Answer

İkinci ve üçüncü merkezlerin indirgenmiş sıcaklıklarının aynı olması, bu merkezlerin güneş ışınlarını aynı açıyla aldığı anlamına gelmez; çünkü güneş ışınlarının düşme açısı sadece enleme bağlıdır ve bu iki merkezin enlemleri farklıdır.
İkinci ve üçüncü merkezlerin indirgenmiş sıcaklıklarının aynı olması, bu merkezlerin enlemlerinin (40K40^\circ K ve 41K41^\circ K) farklı olması nedeniyle güneş ışınlarını aynı açıyla aldıkları anlamına gelemez. Bu durum, üçüncü merkezin deniz kıyısında olması gibi özel konum şartlarıyla açıklanan bir anomalidir.

Step-by-Step Solution

1
Merkezlerin yükseltilerini hesapla.
I: 600m600m, II: 800m800m, III: 0m0m, IV: 2000m2000m.
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık farkının her 1C1^\circ C değeri 200200 metre yükseltiye karşılık gelir.
2
İndirgenmiş sıcaklıkları enlem dereceleriyle karşılaştır.
I (37K37^\circ K) > IV (38K38^\circ K) > II (40K40^\circ K) dizilimi enlem etkisine uygundur.
Ekvator'dan kutuplara gidildikçe (enlem arttıkça) sıcaklığın azalması beklenir.
3
Özel konum anomalilerini tespit et.
III numaralı merkez (41K41^\circ K), II numaralı merkezden (40K40^\circ K) daha kuzeyde olmasına rağmen aynı indirgenmiş sıcaklığa (14C14^\circ C) sahiptir.
III numaralı merkezin deniz kıyısında olması (denizellik), enlemden kaynaklanan sıcaklık kaybını dengelemiştir.
4
Güneş ışınlarının düşme açısı ile enlem ilişkisini analiz et.
Farklı enlemlerdeki noktalar güneş ışınlarını asla aynı açıyla alamazlar.
Güneş ışınlarının düşme açısı matematik konumun (enlem) doğrudan bir sonucudur ve sıcaklık değerlerinin eşit olması bu kuralı değiştirmez.

Key Concept

Türkiye'de Gerçek ve İndirgenmiş Sıcaklık İlişkisi

Practice More

İndirgenmiş izoterm haritalarında yükseltinin hiçbir etkisinin olmadığını, ancak karasallık ve denizelliğin etkisinin devam ettiğini unutmayınız.
Estimated Time:3m 0s
Question 265Question

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârlar, estikleri bölgenin sıcaklık ve nem dengesi üzerinde önemli değişimlere yol açarlar. Örneğin, yaz mevsiminde Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde şiddetli buharlaşmaya ve tarımsal verim kaybına neden olan Samyeli ile kış mevsiminde Doğu Karadeniz vadi içlerinde sıcaklığı aniden artırarak kar erimelerine yol açan Fön rüzgârları bu durumun belirgin örnekleridir.

Buna göre, belirtilen bu iki rüzgâr türünün ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sıcaklığı artırıcı ve kurutucu bir etkiye sahip olmaları

Answer

Sözü edilen iki rüzgârın ortak özelliği sıcaklığı artırıcı ve kurutucu bir etkiye sahip olmalarıdır.
Samyeli rüzgârı, kaynağını güneydeki çöl bölgelerinden aldığı için sıcak ve kurudur. Fön rüzgârı ise yer şekillerine bağlı olarak, alçalan hava kütlesinin sürtünmeyle ısınması sonucu sıcak ve kurak bir karakter kazanır. Dolayısıyla her iki rüzgârın da ulaştıkları yerde sıcaklığı artırıp nemi azaltması ortak fiziksel etkileridir.

Step-by-Step Solution

1
Samyeli rüzgârının karakterini analiz et
Samyeli (Keşişleme), güneydoğu yönünden gelen, çöl üzerinden geçtiği için sıcak ve kuru olan bir rüzgârdır.
Enlem etkisi (güneyden gelme) nedeniyle sıcaklığı artırır.
2
Fön rüzgârının karakterini analiz et
Fön, bir dağ yamacı boyunca alçalan havanın sürtünme etkisiyle her 100100 metrede 1C1^{\circ}C ısınması sonucu oluşur.
Adyabatik ısınma mekanizması nedeniyle ulaştığı yerde sıcaklığı artırır ve nemi kurutur.
3
Ortak noktayı belirle
Her iki rüzgâr da farklı nedenlerle oluşsa da (biri enlem, diğeri yer şekilleri), sonuç olarak ulaştıkları bölgeyi ısıtır ve kuruturlar.
Sıcaklık artışı ve nem düşüşü her iki rüzgârın fiziksel sonucudur.

Key Concept

Türkiye'deki yerel rüzgârların (Samyeli, Lodos, Fön vb.) karakteristik etkileri ve oluşum nedenleri.

Hints

1
Rüzgârların Türkiye'ye hangi yönden geldiklerini veya hangi yer şekillerini aştıklarını düşünün.

Practice More

Kayıp Sakal kısaltmasını ve hangi rüzgârın hangi basınç merkeziyle (Basra, Asor vb.) ilişkili olduğunu tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 266Question

Türkiye'de ormanları oluşturan ağaç türlerinin dağılışı üzerinde iklim özellikleri, toprak yapısı ve yükselti gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bazı ağaçlar yüksek nem ve belirli bir sıcaklık isteği nedeniyle dar alanlarda veya sadece kıyı kuşaklarında yayılış gösterirken, bazı ağaç türleri ise farklı ekolojik koşullara yüksek uyum yeteneği sayesinde ülke genelinde hemen her bölgede doğal olarak görülebilmektedir.

Buna göre, Türkiye'nin farklı ekolojik bölgelerine en yüksek uyum yeteneğini gösteren ve bu sayede coğrafi olarak en geniş yayılış alanına sahip olan ağaç türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Meşe

Answer

Türkiye'de farklı ekolojik koşullara en yüksek uyum yeteneğini gösteren ve tüm coğrafi bölgelerde doğal olarak yetişebilen Meşe, ülkenin en geniş yayılış alanına sahip ağaç türüdür.
Meşe ağacı, Türkiye'nin iklim ve toprak şartlarına en iyi uyum sağlayan türdür. Hem Karadeniz'in nemli yamaçlarında, hem Akdeniz'in güneşli bakılarında hem de İç Anadolu'nun kurak düzlüklerinde farklı türleriyle (Palamut meşesi, Mazı meşesi vb.) varlığını sürdürebilir. Bu ekolojik esneklik, onu Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinde de doğal olarak görülen en yaygın tür yapmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Ağaç türlerinin ekolojik toleranslarını (iklim seçiciliği) değerlendirmek.
Meşe'nin kuraklık, soğuk ve toprak çeşitliliği gibi değişkenlere karşı diğer ağaçlardan daha dayanıklı olduğu belirlenir.
Bir türün yayılış alanının genişliği, onun değişen çevre şartlarına olan dayanıklılığı ile doğrudan ilişkilidir.
2
Türkiye'nin genel iklim yapısı ile ağaçların ihtiyaçlarını karşılaştırmak.
İç kesimlerdeki karasallık ve kuraklık Kızılçam ve Kayın gibi türlerin yayılmasını engellerken, Meşe'nin bu bölgelerde de doğal olarak yetişebildiği görülür.
Türkiye'nin büyük bölümünde karasal iklim şartları egemen olduğundan, bu şartlara uyum sağlayan tür en geniş alanı kaplar.
3
Bölgesel baskınlık ile genel yayılış arasındaki farkı ayırt etmek.
Kızılçam Akdeniz'de, Kayın Karadeniz'de baskın olsa da, Meşe yedi bölgenin tamamında mevcudiyet gösteren tek ana ağaç türü olarak tespit edilir.
Soruda istenen 'en çok orman alanı' değil, 'coğrafi olarak en geniş yayılış' (her bölgede bulunma) özelliğidir.

Key Concept

Türkiye'de bitki örtüsü ve ağaç türlerinin ekolojik toleranslarına bağlı coğrafi dağılışı.

Hints

1
Türkiye'nin hemen her bölgesinde yetişebilen bir ağaç türü düşünün.
2
Bu ağaç, kuraklığa ve soğuğa karşı oldukça dirençlidir ve step (bozkır) alanlarının kenarlarında bile görülebilir.
3
Akdeniz'in kızılçamı veya Karadeniz'in kayını gibi belirli bir bölgeye hapsolmamış, yedi bölgenin tamamında doğal yayılış gösteren tek türdür.

Practice More

Türkiye'deki orman üst sınırının bölgelere göre değişimi ve bunun enlem-sıcaklık ilişkisiyle olan bağını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 267Question

Türkiye'de çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) coğrafi dağılışı, tür bileşimi ve ekolojik özellikleri üzerine yapılan bir araştırmada bazı tespitler yapılmıştır.

Buna göre, Türkiye'nin çalı formasyonları ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Psödomaki (yalancı maki) topluluğu, Karadeniz kıyı kuşağında nem ve kış ılıklığı sayesinde sadece yıl boyunca yaprağını dökmeyen herdemyeşil türlerden meydana gelir.

Answer

Psödomaki topluluğunun sadece herdemyeşil türlerden oluştuğunu belirten seçenek yanlıştır; çünkü bu formasyon yaprak döken ve dökmeyen türlerin bir karışımıdır.
Psödomaki (yalancı maki) formasyonu, Karadeniz kıyılarında nemli ormanların tahrip edilmesiyle oluşur. Bu topluluğun en belirgin özelliği, bünyesinde hem Akdeniz kökenli herdemyeşil (zeytin, defne, sandal vb.) türleri hem de Karadeniz'in yerli yaprak döken (fındık, kızılcık, muşmula vb.) çalılarını bir arada barındırmasıdır. Sadece herdemyeşil türlerden oluştuğu ifadesi bu karma yapıyı göz ardı ettiği için yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) genel tanımlarını analiz etme
Maki Akdeniz'e özgü, Garig maki tahribatıyla oluşan, Psödomaki ise Karadeniz'de orman tahribatıyla oluşan topluluklardır.
Soruda verilen önermelerin temel tanımlara uygunluğunu denetlemek gerekir.
2
Maki üst sınırının değişimini değerlendirme
Antalya'da 800-900 m, İstanbul'da 200 m civarındadır; bu durum enlem-sıcaklık ilişkisini doğrular.
Matematik konumun bitki kuşakları üzerindeki etkisini teyit etmek için.
3
Psödomaki topluluğunun iç yapısını inceleme
Psödomaki içerisinde kızılcık, fındık, üvez gibi yaprak döken Karadeniz bitkileri ile sandal, kocayemiş, defne gibi herdemyeşil maki elemanları bir arada bulunur.
Hatalı olan 'sadece herdemyeşil' ifadesini yapısal olarak çürütmek için.
4
Garig ve Kermes meşesinin karakteristik özelliklerini kontrol etme
Gariglerin tahribat ürünü olduğu ve Kermes meşesinin soğuğa dayanıklılığı literatürle uyumludur.
Diğer seçeneklerin doğruluğundan emin olarak cevabı kesinleştirmek için.

Key Concept

Psödomaki formasyonunun karma (yaprak döken ve dökmeyen) tür yapısı

Hints

1
Psödomaki ismindeki 'yalancı' ifadesi, onun gerçek makiden farkını vurgular.
2
Karadeniz kıyılarında orman tahrip edildiğinde yerine gelen çalılardan biri olan fındık kışın yaprak döker mi?
3
Psödomaki içinde yer alan muşmula, kızılcık ve yabani fındık gibi türlerin kışın yapraklarını döktüğünü, sandal ve defnenin ise dökmediğini hatırlayın.

Practice More

Karadeniz kıyılarındaki mikroklima alanlarında (Artvin/Çoruh gibi) görülen zeytin ve turunçgil gibi 'relikt' bitkilerin psödomaki içindeki yerini inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 268Question

Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'deki matematik konumuna bağlı olarak, kuzey sektörlü rüzgarlar (Karayel, Yıldız, Poyraz) sıcaklığı düşürürken, güney sektörlü rüzgarlar (Samyeli, Kıble, Lodos) sıcaklığı artırır. Ancak bazı durumlarda yer şekillerinin etkisiyle rüzgarın sıcaklık üzerindeki etkisi bu genel kurala ters düşebilir.

Buna göre, aşağıda verilen hava olaylarından hangisi, rüzgarın sıcaklık üzerindeki etkisinin matematik konum (enlem) faktörüyle açıklanamayacağına bir kanıt oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Kış mevsiminde kuzeydoğudan esen Poyraz rüzgarının, Toros Dağları'nı aşarak Akdeniz kıyı kuşağında sıcaklığı aniden artırması

Answer

Kuzeydoğu yönlü Poyraz'ın Toros Dağları'nı aşarak Akdeniz kıyılarında sıcaklığı artırması, matematik konuma ters bir durumdur ve fön etkisiyle açıklanır.
Normal şartlarda kuzey sektörlü bir rüzgar olan Poyraz'ın sıcaklığı düşürmesi beklenir (Matematik konum/Enlem etkisi). Ancak Toros Dağları'nı aşıp Akdeniz kıyılarına inerken sürtünmenin etkisiyle ısınması (Fön etkisi), rüzgarın geldiği yönün aksine sıcaklığı artırmasına neden olur. Bu durum, matematik konumun belirlediği genel kuralın yer şekilleri (özel konum) tarafından değiştirildiğinin bir kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Matematik konum kuralını analiz etme
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzeyden gelen (K-Y-P) soğutur, güneyden gelen (S-K-L) ısıtır.
Enlem etkisi rüzgarların karakterini belirleyen temel faktördür.
2
Seçeneklerdeki istisnai durumu saptama
Poyraz kuzeyden gelmesine rağmen Akdeniz kıyısında sıcaklığı artırmıştır.
Rüzgarın bir dağı aşarak alçalırken her 100100 metrede 1C1^{\circ}C ısınması (Fön etkisi) yer şekillerine bağlı bir özel konum faktörüdür.

Key Concept

Rüzgarların sıcaklık etkisi: Matematik Konum (Enlem) vs Özel Konum (Fön Etkisi)

Hints

1
'Kayıp Sakal' şifresindeki rüzgarların geliş yönlerini ve enlem etkisini düşünün.

Practice More

Fön rüzgarlarının Rize (mikroklima) ve Iğdır gibi alanlardaki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 269Question

Türkiye’de ot formasyonu; İç Anadolu’daki platolarda ilkbahar yağışlarıyla yeşeren 'bozkır' (step) ve Kuzeydoğu Anadolu’nun yüksek platolarında yaz yağışlarıyla yeşil kalan 'çayır' toplulukları şeklinde iki ana gruba ayrılır. Bu formasyonlar; tür çeşitliliği, vejetasyon süresi ve iklimsel adaptasyonları bakımından belirgin farklar gösterir.

Buna göre, Konya çevresindeki 'yavşan otu' ve 'üzerlik' gibi bozkır türleri ile Erzurum-Kars çevresindeki 'yumak' ve 'geven' gibi çayır türleri kıyaslandığında, aşağıdakilerden hangisi bu iki topluluk arasındaki temel farkı en doğru şekilde açıklar?

Show answer & explanation

Answer: Bozkırlar yaz kuraklığına bağlı olarak vejetasyon dönemini erken tamamlayıp sararırken, çayırlar yaz yağışları sayesinde yeşil kalarak daha gür bir yapı sergiler.

Answer

Bozkırların yaz kuraklığı nedeniyle sararması, çayırların ise yaz yağışları sayesinde yeşil kalıp gürleşmesi bu iki formasyon arasındaki temel farktır.
Doğru seçenek, bozkır ve çayır formasyonlarını ayıran temel pedagojik ve coğrafi farkı (yaz kuraklığına karşı duyarlılık ve yaz yağışlarına bağlı vejetasyon süresi) doğru bir şekilde ifade etmektedir. İç Anadolu'daki bozkırlar (yavşan otu, üzerlik) ilkbaharda yeşerip yazın sararırken, Kuzeydoğu Anadolu'daki çayırlar (yumak, geven) yaz yağışları sayesinde gür ve yeşil kalır.

Step-by-Step Solution

1
İklim ve yağış rejimi analizi yapılması
İç Anadolu'da ilkbahar yağışlı yarı kurak iklim, Kuzeydoğu Anadolu'da ise yaz yağışlı sert karasal iklimin hakim olduğu belirlenir.
Bitki örtüsünün karakterini belirleyen temel unsur nem ve yağışın mevsimsel dağılımıdır.
2
Formasyon özelliklerinin karşılaştırılması
Bozkırların (Step) ilkbaharda yeşerip yazın sarardığı; çayırların ise yaz yağışlarıyla yıl boyu yeşil ve gür kaldığı tespit edilir.
Yaz kuraklığı bozkır bitkilerinin vejetasyon süresini kısıtlarken, yaz yağışları çayırların büyümesini destekler.
3
Tür ve bölge eşleştirmesinin doğrulanması
Yavşan otu ve üzerliğin Konya gibi step alanlarına; yumak ve gevenin ise Erzurum-Kars gibi çayır alanlarına (veya yüksek dağlara) uyum sağladığı görülür.
Ekolojik istekler, bitkilerin belirli bölgelerde yoğunlaşmasına neden olur.

Key Concept

Türkiye'de ot formasyonlarının (bozkır ve çayır) iklim ve yükselti faktörlerine göre ayrımı.

Practice More

Antropojen bozkırların Türkiye'deki dağılışı ile doğal bozkırların yayılış alanlarını dilsiz harita üzerinde karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 270Question

Türkiye'nin kıyı kuşağında geniş alanlarda etkili olan Karadeniz ve Akdeniz iklim tipleri; yağış rejimi, yağış oluşum biçimi ve doğal bitki örtüsü gibi birçok özellik bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Ancak bu iki iklim bölgesi, denizellik faktörünün etkisiyle bazı temel termik (sıcaklık) özelliklerde benzerlik göstermektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Karadeniz ve Akdeniz iklim tiplerinin ortak özelliklerinden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Kış mevsiminde sıcaklıkların genellikle 0C0^\circ C üzerinde seyretmesi (kış ılıklığı)

Answer

Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin ortak özelliği, denizellik etkisine bağlı olarak kış sıcaklıklarının genellikle sıfır derecenin üzerinde kalması ve kış ılıklığının yaşanmasıdır.
Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin her ikisi de Türkiye'nin deniz kıyılarında etkilidir. Denizellik ve yüksek nemlilik, bu bölgelerin kışın iç kesimler kadar soğumasını engeller. Bu nedenle her iki iklim tipinde de kış sıcaklıkları genellikle 0C0^\circ C derecenin üzerinde seyreder; don olayları nadir görülür ve 'kış ılıklığı' adı verilen durum ortak bir özellik olarak ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin temel karakteristiklerini analiz etme
Karadeniz iklimi her mevsim yağışlı ve ılıman; Akdeniz iklimi ise yazları sıcak-kurak, kışları ılık-yağışlıdır.
İklim tipleri arasındaki farkları ve benzerlikleri ayırt etmek için temel özelliklerin belirlenmesi gerekir.
2
Denizellik faktörünün sıcaklık üzerindeki etkisini değerlendirme
Denizler geç ısınıp geç soğuduğu için kıyı kesimlerde nem oranı yüksektir; bu da aşırı soğumayı önler.
Kıyı bölgelerindeki ortak termik özelliklerin kaynağını anlamak için özel konum şartlarına bakılmalıdır.
3
Seçeneklerdeki özellikleri karşılaştırma
Yağış rejimi, bitki örtüsü ve yaz kuraklığı gibi özelliklerin farklı olduğu, ancak kış ılıklığının her iki bölgede de deniz etkisiyle ortak olduğu görülür.
Doğru ortak özelliğin belirlenmesi için her iki iklim tipinin verileriyle örtüşen tek seçenek bulunmalıdır.

Key Concept

Denizellik ve Kış Ilıklığı İlişkisi
Estimated Time:1m 5s
Question 271Question

Türkiye'de İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geniş alanlarda görülen, ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu ot topluluklarına "bozkır" (step) adı verilir. Aşağıdakilerden hangisi bu bitki topluluğunun karakteristik türlerinden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Geven

Answer

Bozkır (step) topluluğunun karakteristik türü olan Geven otudur.
Türkiye'de karasal iklimin hüküm sürdüğü İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde ilkbahar yağışlarıyla yeşeren otlara bozkır denir. Geven, yavşan otu, üzerlik ve çoban yastığı bu formasyonun en belirgin türleridir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki bitki topluluğu tanımını analiz et.
Tanımlanan bitki örtüsü (ilkbaharda yeşeren, yazın sararan kısa otlar) bozkırdır.
Soruda istenen türün hangi formasyona ait olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki bitkileri formasyonlarına göre sınıflandır.
Defne, zakkum, kocayemiş ve sandal çalı (maki) formasyonuna; geven ise ot (bozkır) formasyonuna aittir.
Doğru bitki türünü seçmek için taksonomik eşleştirme yapılmalıdır.

Key Concept

Bozkır (Step) Formasyonu ve Türleri

Hints

1
İç Anadolu'nun kurak düzlüklerini ve buralarda yaygın olan dikenli otları düşünün.
Estimated Time:45s
Question 272Question

Türkiye'de ormanların dikey yöndeki dağılışını kontrol eden iki temel sınır bulunmaktadır: Ormanların yetişmeye başlayabildiği en alt seviye olan "orman alt sınırı" ve yetişebildiği en yüksek seviye olan "orman üst sınırı". Bu sınırların her biri farklı iklim elemanlarının etkisiyle şekillenir.

Buna göre, aşağıda verilen özelliklerden hangisi, diğerlerinden farklı bir iklim elemanının etkisiyle açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Toroslar'da ormanların ulaştığı en yüksek seviyenin Kuzey Anadolu Dağları'na göre daha yukarıda yer alması

Answer

Toroslar'da ormanların ulaştığı en yüksek seviyenin Kuzey Anadolu Dağları'na göre daha yukarıda yer alması seçeneği, sıcaklık (enlem) faktörüyle ilgiliyken diğer seçenekler nemlilik (alt sınır) faktörüyle ilgilidir.
Türkiye'de ormanların yetişebildiği en yüksek seviye (orman üst sınırı), sıcaklık koşullarına bağlıdır. Toros Dağları (Akdeniz), Kuzey Anadolu Dağları'na (Karadeniz) göre daha güneyde yer aldığı için enlem etkisiyle daha sıcaktır; bu da ormanların Akdeniz'de yaklaşık 25002500 metrelere kadar çıkabilmesini sağlarken, Karadeniz'de bu sınırın 200021002000-2100 metrelerde kalmasına neden olur. Diğer seçeneklerin tamamı ise nemliliğin yeterliliği veya azlığı ile ilgili olan 'orman alt sınırı' örnekleridir.

Step-by-Step Solution

1
Orman sınırlarını belirleyen temel kuralı analiz etme
Orman alt sınırını belirleyen temel faktör nemliliktir (yağış); orman üst sınırını belirleyen temel faktör ise sıcaklıktır.
Bitkilerin su ihtiyacı karşılandığında ormanlar aşağıdan başlayabilir, ancak yükseldikçe azalan sıcaklık bir noktadan sonra ağaç yetişmesine izin vermez.
2
Seçeneklerdeki durumları sınır türüne göre sınıflandırma
Karadeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu örnekleri ormanların 'nereden başladığı' (alt sınır) ile ilgilidir. Toroslar örneği ise ormanın 'nereye kadar çıkabildiği' (üst sınır) ile ilgilidir.
Alt sınırı etkileyen faktör nem iken, üst sınırı etkileyen faktör sıcaklıktır.
3
Farklı olan iklim elemanını belirleme
Toroslar'daki durum sıcaklık (enlem) etkisiyle açıklanırken, diğer tüm seçenekler yağış ve nemlilik rejimiyle açıklanır.
Akdeniz'in Karadeniz'den daha sıcak olması, ormanların daha yükseklerde de ısı ihtiyacını bulabilmesini sağlar.

Key Concept

Orman Alt ve Üst Sınırı Belirleyicileri
Estimated Time:1m 30s
Question 273Question

Havanın neme doyma oranı olarak tanımlanan bağıl nem; mutlak nem ile doğru, sıcaklık (maksimum nem) ile ters orantılıdır. Türkiye'nin yer şekilleri ve iklim özellikleri düşünüldüğünde, denizden gelen bir hava kütlesinin Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları boyunca yükselerek orografik yağışlara neden olması, ancak zirveyi aştıktan sonra Kelkit-Çoruh Oluğu'na doğru alçalırken bağıl nemin hızla düşmesi ve nem açığının büyümesi aşağıdakilerden hangisinin temel sonucudur?

Show answer & explanation

Answer: Isınan hava kütlesinin hacminin genişlemesiyle birlikte nem taşıma kapasitesinin artmasının

Answer

Sıcaklığı artan hava kütlesinin nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) genişlemesi
Hava kütlesi bir dağ yamacı boyunca alçalırken her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır. Sıcaklığı artan havanın moleküler boşlukları genişlediği için neme doyması zorlaşır, yani maksimum nem kapasitesi artar. Mutlak nem aynı kalsa bile kapasite arttığı için havanın doyma oranı (bağıl nem) düşer ve nem açığı büyür. Bu durum yağış oluşumunu engeller.

Step-by-Step Solution

1
Hava hareketinin yönünü ve sıcaklık değişimini belirle.
Dağın arka yamacında alçalan hava kütlesi, adyabatik ısınma (fön etkisi) nedeniyle her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır.
Alçalan hava kütlesi yüksek basınç alanına girdiği için sıkışır ve ısınır.
2
Sıcaklık ile maksimum nem arasındaki ilişkiyi analiz et.
Sıcaklık arttıkça havanın genleşmesi sonucu nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) artar.
Sıcaklık ile maksimum nem arasında doğru orantı vardır.
3
Bağıl nem ve nem açığı üzerindeki etkiyi hesapla.
Mutlak nem miktarı sabitken kapasitenin (payda) artması, bağıl nem oranını düşürür ve nem açığını büyütür.
Bağıl nem = (Mutlak Nem / Maksimum Nem) ×100\times 100 formülüne göre, maksimum nem artarsa bağıl nem azalır.

Key Concept

Bağıl Nem - Sıcaklık İlişkisi (Maksimum Nem)

Practice More

Fön rüzgarlarının etkili olduğu Iğdır ve Rize gibi mikroklima alanlarında yetişen tarım ürünlerini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 274Question

Türkiye'de bitki coğrafyası araştırmalarında çalı formasyonları; iklim özellikleri, yükselti sınırları ve beşerî müdahalelerin senteziyle analiz edilmektedir. Maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) formasyonlarının her birinin kendine özgü bir ekolojik nişi ve oluşum süreci bulunmaktadır.

Türkiye'deki çalı formasyonlarının coğrafi dağılışı ve karakteristik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki analizlerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Maki üst sınırının Akdeniz'den Marmara'ya doğru alçalması Marmara'nın ortalama yükseltisinin azlığıyla ilgiliyken; bu sınırın üzerindeki sahalarda geven ve çoban yastığı gibi psödomaki türleri hakimdir.

Answer

Maki üst sınırının kuzeye gidildikçe alçalmasının sebebi matematik konumdur (enlem) ve geven/çoban yastığı gibi türler çalı değil, ot (bozkır) formasyonuna aittir.
Maki üst sınırının Marmara'ya doğru azalması, Marmara'nın ortalama yükseltisinin azlığından değil, enlem etkisine bağlı olarak sıcaklığın düşmesinden kaynaklanır. Ayrıca geven ve çoban yastığı gibi türler psödomaki değil, İç Anadolu ve yüksek dağlarda görülen bozkır (step) formasyonuna ait türlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Yükselti sınırı mantığını analiz et
Maki üst sınırının Akdeniz'de 8001000800-1000 m, Ege'de 500600500-600 m ve Marmara'da 200300200-300 m olması enlem (sıcaklık) etkisidir.
Bitki üst sınırlarını belirleyen temel faktör, o bölgenin sahip olduğu ısı birikimidir.
2
Tür eşleştirmesini kontrol et
Geven, çoban yastığı ve yavşan otu gibi türler bozkır (step) formasyonuna aittir.
Çalı formasyonları (maki, garig, psödomaki) ile ot formasyonları (bozkır, çayır) arasındaki tür farkını ayırt etmek gerekir.
3
Psödomaki tanımını doğrula
Psödomaki, Karadeniz kıyılarındaki nemli orman tahribatıyla oluşur, yüksek dağ kuşaklarında veya bozkır sahalarında görülmez.
Oluşum şartları ve coğrafi dağılım prensiplerine göre ifadenin yanlışlığı kesinleşir.

Key Concept

Türkiye'de Çalı Formasyonlarının Dağılış Faktörleri ve Tür Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 275Question

Türkiye'de görülen iklim tiplerinin en karakteristik özelliklerinden biri, yağışın yıl içerisindeki dağılışıdır. Yağışın en fazla düştüğü mevsimler, o yöredeki iklim tipinin belirlenmesinde önemli bir ölçüttür.

Buna göre, aşağıda verilen merkezlerin hangisinde en fazla yağışın düştüğü mevsim diğerlerinden farklıdır?

Show answer & explanation

Answer: Erzurum

Answer

En fazla yağışın düştüğü mevsimin farklı olduğu merkez Erzurum'dur.
Erzurum, Türkiye'de sert karasal iklimin görüldüğü Kuzeydoğu Anadolu platosunda yer almaktadır. Bu bölgede kışlar çok sert ve uzun geçer, ısınma gecikir; bu nedenle yükselim (konveksiyonel) yağışları yaz başına ve yaz mevsimine kayar. Diğer seçeneklerdeki Ankara, Konya, Kayseri ve Eskişehir ise İç Anadolu'nun step iklimine sahiptir ve 'Kırkikindi' olarak bilinen yükselim yağışlarını en fazla ilkbaharda alırlar.

Step-by-Step Solution

1
Merkezlerin iklim tiplerini sınıflandırın.
Ankara, Konya, Kayseri ve Eskişehir Step (yarı kurak karasal) iklim bölgesindedir; Erzurum ise Sert Karasal iklim bölgesindedir.
İklim tipi, yağış rejimini doğrudan belirleyen temel faktördür.
2
İklim tiplerine göre yağış rejimlerini (en yağışlı mevsimleri) belirleyin.
Step ikliminde en fazla yağış ilkbaharda (konveksiyonel), Sert Karasal iklimde ise en fazla yağış yazın (konveksiyonel) düşer.
Yükselti ve karasallığın şiddeti, ısınma zamanını ve dolayısıyla konveksiyonel yağışın mevsimini etkiler.
3
Seçenekler arasındaki farklı olanı bulun.
Erzurum (Yaz) dışındaki tüm merkezler ilkbahar yağışlıdır.
Erzurum'un yüksek rakımı ve sert karasallığı, yağış maksimumunu yaza kaydırmıştır.

Key Concept

Türkiye'de Yağış Rejimi ve 'E' Kuralı

Hints

1
Türkiye'deki yağış rejimlerini hatırlamak için harita üzerine çizilen 'Küçük e' kuralını düşünün.
2
İç Anadolu'da yağışlar ilkbaharda yoğunlaşırken, Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda kar örtüsünün geç kalkması yağışları hangi mevsime öteler?

Practice More

Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin en yağışlı mevsimlerini karşılaştıran bir soru çözmek konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

İklim tiplerine göre bitki örtüsü üzerinden gidilebilir. Step ikliminde (İlkbahar yağışıyla yeşeren) bozkır, Sert Karasal iklimde ise (Yaz yağışıyla yeşeren) gür çayırlar hakimdir.
Estimated Time:45s
Question 276Question

Türkiye’nin yüksek platolarında ve dağlık alanlarında, sıcaklıkların orman yetişmesine imkân vermediği yükselti basamaklarından itibaren alpin çayırlar görülmeye başlar. Bu bitki topluluğunun Erzurum-Kars çevresinde, İç Anadolu’daki bozkırlara (step) göre daha gür olması ve yaz boyu yeşil kalmasında bölgenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi temel etkendir?

Show answer & explanation

Answer: Yaz yağışlarının belirgin olması

Answer

Erzurum-Kars çevresinde alpin çayırların gür olması ve yeşil kalmasının temel nedeni yaz yağışlarının belirgin olmasıdır.
Türkiye'de ot formasyonları yağışın düştüğü döneme göre şekillenir. İç Anadolu'da yağışlar ilkbaharda yoğunlaştığı için kısa boylu otlar (bozkır) görülür ve bunlar yazın sararır. Erzurum-Kars çevresinde ise yaz yağışları belirgin olduğu için otlar sararmaz, daha gür büyür ve 'alpin çayır' adını alır.

Step-by-Step Solution

1
Bitki formasyonu ile iklim ilişkisini kurmak.
Bozkırlar ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararırken, çayırlar yaz nemine ihtiyaç duyar.
Ot formasyonlarının türü ve yaşam döngüsü doğrudan yağış rejimiyle belirlenir.
2
Bölgenin iklim özelliklerini analiz etmek.
Erzurum-Kars çevresi sert karasal iklim etkisi altındadır ve konveksiyonel kökenli yaz yağışları alır.
Yaz yağışları, bitkilerin yaz kuraklığından etkilenmesini önleyerek yeşil kalmalarını sağlar.
3
Yükselti faktörünü değerlendirmek.
Sıcaklığın düşük olduğu yüksek kesimlerde orman yetişemediği için alpin çayırlar baskın hale gelir.
Alpin çayırlar, ağaç yetişme sınırının üzerindeki (subalpin ve alpin) katmanlarda görülür.

Key Concept

Yağış rejiminin ot formasyonlarının (bozkır vs çayır) karakteri üzerindeki etkisi

Hints

1
İç Anadolu'daki otlar yazın sararırken, Erzurum-Kars'takilerin neden yeşil kaldığını düşünün.
2
Erzurum-Kars platosu Türkiye'de en fazla yağışı hangi mevsimde alır?
3
Bozkır ilkbahar yağışlarıyla, çayır ise yaz yağışlarıyla ilişkilidir.

Practice More

Türkiye'de beşerî faaliyetlerle ormanların yok edilmesi sonucu oluşan 'antropojen bozkır' alanlarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Hayvancılık faaliyeti üzerinden gitmek: Bozkırların olduğu yerde küçükbaş (koyun), çayırların olduğu yerde büyükbaş (sığır) yetiştirilir. Büyükbaş hayvancılık için gür ot gerekir, bu da yaz yağışıyla mümkündür.
Estimated Time:1m 15s
Question 277Question

Türkiye'de çalı formasyonları (maki, garig ve psödomaki), doğal orman örtüsünün çeşitli nedenlerle tahrip edildiği alanlarda gelişim gösteren ikincil bitki topluluklarıdır. Bu formasyonların yayılış alanları ve tür özellikleri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Geven, üzerlik ve yavşan otu gibi türler; Akdeniz iklim bölgesindeki kıyı kuşaklarında maki ve gariglerin tahrip edildiği alanlarda ortaya çıkan çalı formasyonunun temel elemanlarıdır.

Answer

Geven, üzerlik ve yavşan otu gibi türlerin maki ve gariglerin tahrip edildiği alanlarda oluşan çalı formasyonuna ait olduğu bilgisi yanlıştır; çünkü bu bitkiler step (bozkır) topluluğuna aittir.
Verilen bitki türlerinden geven, üzerlik ve yavşan otu; Türkiye'nin iç kesimlerinde yaygın olan 'step' (bozkır) formasyonuna aittir. Maki ve garig ise kıyı bölgelerinde, Akdeniz iklim özelliklerine bağlı olarak gelişen çalı formasyonlarıdır. Dolayısıyla bu bitkilerin çalı formasyonu içerisinde yer aldığı ifadesi bilimsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Çalı formasyonu türlerinin incelenmesi
Maki (zeytin, sandal, zakkum), garig (abdestbozan, süpürge çalısı) ve psödomaki (fındık, kızılcık) türleri belirlendi.
Türlerin doğru formasyonla eşleştirilmesi gerekir.
2
Tahrip ve oluşum koşullarının değerlendirilmesi
Tüm bu toplulukların orman tahribiyle (sekonder/ikincil) oluştuğu teyit edildi.
Shrub formasyonlarının kökenini anlamak için tahrip kavramı kritiktir.
3
Hatalı seçeneğin tespiti
Geven, üzerlik ve yavşan otunun step (bozkır) bitkileri olduğu, çalı formasyonu ile ilgisi olmadığı saptandı.
Farklı bitki formasyonları (çalı vs. ot) arasındaki farkın ayırt edilmesi istenir.

Key Concept

Türkiye'de bitki örtüsü formasyonları ve maki-garig-psödomaki ayrımı.
Question 278Question

Türkiye, mutlak konumu gereği yıl boyunca hem dinamik hem de termik kökenli basınç sistemlerinin etkisi altında kalmaktadır. Bu sistemlerin etki alanlarının mevsimlik olarak genişlemesi veya daralması, Türkiye'deki hava durumunun karakterini doğrudan belirlemektedir.

Buna göre, Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum karakterleri ve mevsimsel özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'yi kuzeyden etkileyen İzlanda ve Sibirya sistemleri termik kökenli olup sadece kışın; güneyden etkileyen Asor ve Basra ise dinamik kökenli olup yıl boyunca etkilidir.

Answer

Türkiye'yi kuzeyden etkileyen İzlanda ve Sibirya sistemlerinin termik, güneyden etkileyenlerin ise dinamik olduğunu ve etki sürelerini genelleştiren ifade yanlıştır.
İzlanda ve Sibirya'nın her ikisinin de termik olduğu iddiası yanlıştır; çünkü İzlanda kaynağını 6060^\circ enlemindeki dinamik kuşaktan alır. Aynı şekilde güneyden sokulan Asor ve Basra'nın her ikisinin de dinamik olduğu ve yıl boyu sürdüğü iddiası yanlıştır; Basra termik kökenlidir ve sadece yaz aylarında etkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Dinamik kökenli merkezleri belirle.
İzlanda (6060^\circ enlemi) ve Asor (3030^\circ enlemi) dinamik kökenlidir.
Bu merkezler Dünya'nın günlük hareketine bağlı olarak oluşur ve yıl boyunca varlıklarını korurlar.
2
Termik kökenli merkezleri belirle.
Sibirya (kışın soğuma) ve Basra (yazın ısınma) termik kökenlidir.
Bu merkezler sıcaklık değişimine bağlı olarak mevsimlik oluşurlar.
3
Hatalı genellemeyi analiz et.
İzlanda kuzey kökenli olmasına rağmen dinamiktir; Basra güney kökenli olmasına rağmen termiktir.
Kuzey-güney ayrımı üzerinden yapılan 'tamamı termik' veya 'tamamı dinamik' sınıflaması gerçekle uyuşmamaktadır.

Key Concept

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum kökeni (termik/dinamik) ve etki süresi (sürekli/mevsimlik) ayrımı.

Hints

1
Basınç merkezlerinin isimlerini 'Termik' ve 'Dinamik' olarak gruplandırmayı deneyin.
2
İzlanda ve Asor'un kaynağının enlemler (3030^\circ ve 6060^\circ) olduğunu, Sibirya ve Basra'nın ise mevsimlik ısınma/soğuma olduğunu hatırlayın.
3
Kuzeyden gelenlerin her ikisi de termik değildir; İzlanda kaynağı gereği dinamik bir sistemdir.

Practice More

Türkiye'de basınç merkezlerinin değişmesiyle oluşan rüzgarların (Lodos, Poyraz vb.) sıcaklık üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Basınç merkezlerini bir koordinat düzlemi gibi düşünün: KB (İzlanda-Dinamik), KD (Sibirya-Termik), GB (Asor-Dinamik), GD (Basra-Termik). Bu çapraz yapıyı bildiğinizde seçenekleri elemeniz kolaylaşır.
Estimated Time:2m 0s
Question 279Question

Türkiye'nin iklim özelliklerini belirleyen basınç merkezlerinin oluşum nedenleri, etkili oldukları süreler ve getirdikleri hava koşulları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Dinamik kökenli İzlanda ve Asor merkezleri Dünya'nın eksen hareketiyle oluştuğu için yılın tamamında etkiliyken; termik kökenli Sibirya ve Basra merkezleri mevsimlik sıcaklık farklarına göre güç kazanır.

Answer

Dinamik kökenli İzlanda ve Asor merkezleri Dünya'nın eksen hareketiyle oluştuğu için yılın tamamında etkiliyken; termik kökenli Sibirya ve Basra merkezleri mevsimlik sıcaklık farklarına göre güç kazanır.
Dinamik kökenli olan İzlanda ve Asor basınç merkezleri, atmosferdeki genel hava dolaşımının ve Dünya'nın eksen etrafındaki dönüşünün (günlük hareket) bir sonucudur; bu nedenle bu kuşaklar yıl boyunca varlıklarını sürdürürler. Öte yandan, Sibirya ve Basra merkezleri yerel ısınma ve soğuma farklarına (termik nedenler) bağlı olarak geliştiğinden, sadece ekstrem sıcaklık değişimlerinin yaşandığı kış ve yaz dönemlerinde Türkiye ikliminde belirleyici rol oynarlar.

Step-by-Step Solution

1
Basınç merkezlerini oluşum kökenlerine göre (dinamik ve termik) sınıflandırınız.
İzlanda ve Asor 3030^{\circ} ve 6060^{\circ} enlemlerindeki dinamik kuşaklara bağlıyken, Sibirya ve Basra yerel termik (sıcaklık) koşullara bağlıdır.
Dinamik ve termik ayrımı, basınç merkezlerinin sürekliliğini belirleyen temel unsurdur.
2
Bu merkezlerin Türkiye üzerindeki etki sürelerini analiz ediniz.
Dinamik merkezler yıl boyu varlığını korur; termik merkezler ise yaz (Basra) veya kış (Sibirya) mevsimlerinde uç değerlere ulaştığında baskın hale gelir.
Dünya'nın günlük hareketi süreklidir ancak mevsimsel sıcaklık farkları dönemseldir.

Key Concept

Basınç Merkezlerinin Kökeni ve Mevsimsel Karakteristiği
Estimated Time:1m 30s
Question 280Question

Türkiye'de sıcaklık dağılışını gösteren 'indirgenmiş sıcaklık haritaları' hazırlanırken, yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi tamamen yok sayılmaktadır. Buna göre, sadece bu haritalara bakılarak aşağıdaki özelliklerden hangisi hakkında bir değerlendirme yapılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Şehirlerin deniz seviyesinden olan yükseklikleri

Answer

İndirgenmiş haritalarda yükselti faktörü devre dışı bırakıldığı için şehirlerin gerçek yükselti değerleri hakkında yorum yapılamaz.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları oluşturulurken her yer 00 metre kabul edilerek hesaplama yapılır (Gerc\cekSıcaklık+(Yu¨kselti/200)Gerçek Sıcaklık + (Yükselti / 200)). Bu işlem sırasında merkezlerin orijinal yükselti değerleri 'sabitlendiği' için, harita üzerindeki veriler merkezlerin gerçek yükseltileri hakkında hiçbir ipucu vermez.

Step-by-Step Solution

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını tanımla.
Bir yerin sıcaklığının deniz seviyesinde (00 metre) olduğu varsayılarak hesaplanmasıdır.
Haritanın mantığını anlamak için temel tanımdan başlanır.
2
Haritadaki kısıtlamayı belirle.
Tüm merkezler eşit yükseltide (00 m) kabul edildiği için yükselti farkları ortadan kalkmıştır.
Hangi bilginin haritadan silindiğini tespit etmek gerekir.
3
Seçenekleri bu kısıtlamaya göre analiz et.
Yükselti bilgisi haritada bulunmadığı için şehirlerin gerçek yüksekliği bilinemez.
Ulaşılamayacak olan verinin yükselti olduğu sonucuna varılır.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi
PreviousPage 14 / 38Next