Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 questions

Question 241Question

Türkiye'nin iç kesimlerinde görülen Karasal İklim, deniz etkisinden uzaklık ve yükselti gibi faktörlere bağlı olarak 'Ilıman Karasal (Step)' ve 'Sert Karasal' olmak üzere iki ana tipe ayrılır. Bu iklim tiplerinin görüldüğü merkezler arasında yağış rejimi, sıcaklık farkları ve bitki örtüsü bakımından belirgin farklar mevcuttur.

Buna göre, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Konya ile Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Erzurum illerinin iklim özellikleri karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi her iki merkez için ortak bir özelliktir?

Show answer & explanation

Answer: Karasallığın etkisiyle yıllık sıcaklık farkının yüksek olması

Answer

Her iki merkez de deniz etkisine kapalı olduğu için yıllık sıcaklık farklarının yüksek olması ortak bir özelliktir.
Karasallığın en belirgin sonucu yıllık sıcaklık farklarının yüksek olmasıdır. Hem Konya hem de Erzurum deniz etkisine kapalı, nem miktarının az olduğu iç bölgelerde yer aldığı için yazlar sıcak, kışlar ise oldukça soğuk geçer. Bu durum, her iki merkezde de yıllık sıcaklık farkının kıyı bölgelerimize göre çok daha yüksek olmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Merkezlerin iklim tiplerini belirle.
Konya 'Ilıman Karasal (Step)', Erzurum ise 'Sert Karasal' iklim bölgesindedir.
Türkiye'de iç kesimlerin yükseltisi ve konumu iklim alt tiplerini belirler.
2
Yağış ve bitki örtüsü özelliklerini karşılaştır.
Konya'da en çok yağış ilkbaharda (bozkır), Erzurum'da ise yazın (çayır) düşer.
Yağış rejimindeki farklar bu iki iklim tipini birbirinden ayıran en temel özelliktir.
3
Sıcaklık ve nem dengesini analiz et.
Her iki bölge de denizden uzaktır ve nem oranı düşüktür; bu durum ısınma ve soğumayı hızlandırarak sıcaklık farklarını artırır.
Karasallık şiddeti, nem azlığı nedeniyle yıllık ve günlük sıcaklık farklarını doğrudan yükseltir.

Key Concept

Türkiye'de Karasallığın Etkileri ve İklim Alt Tipleri
Question 242Question

Türkiye'de ormanların dikey (yükseltiye bağlı) ve yatay (bölgelere göre) dağılışı üzerinde nemlilik, sıcaklık ve yer şekilleri gibi faktörler belirleyici rol oynar. Bu faktörlerin etkisiyle ormanların başladığı 'alt sınır' ile yetişebildiği en yüksek seviye olan 'üst sınır' bölgeler arasında farklılık gösterir.

Buna göre, Türkiye'deki orman varlığı ve sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu yer, şiddetli karasallık ve dağ kütlelerinin yazın ısı biriktirmesi etkisiyle Doğu Anadolu Bölgesi'dir.

Answer

Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu yer, karasallık ve ısı birikimi etkisiyle Doğu Anadolu Bölgesi'dir.
Türkiye'de orman üst sınırı normal şartlarda enleme bağlı olarak güneyden kuzeye azalmalıdır. Ancak karasallığın şiddetli olduğu Doğu Anadolu'da (özellikle Erzurum-Kars-Sarıkamış çevresi) dağ kütlelerinin yazın hızla ısınması ve ısıyı koruması, ağaçların çok daha yüksek seviyelerde (28002800 m) yetişebilmesine imkan tanır. Bu durum, Doğu Anadolu'nun Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu bölge olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Orman alt ve üst sınırlarını belirleyen temel coğrafi faktörlerin analiz edilmesi.
Orman alt sınırının nemliliğe, üst sınırının ise sıcaklık ve karasallık koşullarına bağlı olduğu belirlenir.
Sınırları belirleyen temel fiziksel coğrafya kurallarını hatırlamak için.
2
Bölgeler arasındaki yükselti, enlem ve denizellik-karasallık farklarının değerlendirilmesi.
Normalde enleme bağlı olarak güneyden kuzeye azalması gereken üst sınırın, Doğu Anadolu'da karasallık etkisiyle yükseldiği saptanır.
Enlem etkisine aykırı olan orman üst sınırı durumunu (ısı birikimi/dağ kütlesi etkisi) açıklamak için.
3
Seçeneklerdeki istatistiksel ve biyocoğrafi bilgilerin doğruluğunun kontrol edilmesi.
Doğu Anadolu'daki orman üst sınırının (28002800 m), Akdeniz (23002300 m) ve Karadeniz'den (20002000 m) yüksek olduğu sonucuna varılır.
Doğru yargıya ulaşmak ve yaygın yanlış varsayımları elemek için.

Key Concept

Türkiye'de orman sınırlarını belirleyen faktörler ve Karasallık-Isı Birikimi İlişkisi
Estimated Time:1m 50s
Question 243Question

Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer almasına bağlı olarak, güney sektörlü rüzgarlar sıcaklığı artırırken kuzey sektörlü rüzgarlar sıcaklığı düşürmektedir. Buna göre, aşağıda verilen yerel rüzgarlardan hangisinin etkili olduğu bölgede sıcaklığı artırması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Lodos

Answer

Lodos rüzgarı güneybatı yönünden esmesi nedeniyle ulaştığı bölgede sıcaklığı artırıcı etki yapmaktadır.
Türkiye'nin matematik konumu gereği güney sektörlü rüzgarlar sıcaklığı artırır. Lodos rüzgarı da güneybatı yönünden (Ekvator yönünden) geldiği için etkili olduğu yerlerde sıcaklığı belirgin şekilde yükseltir.

Step-by-Step Solution

1
Matematik konum etkisini belirle.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'dedir, dolayısıyla güneyden gelen rüzgarlar sıcaklığı artırır.
Ekvator yönünden gelen hava kütleleri daha sıcaktır.
2
'Kayıp Sakal' mnemonic yapısını uygula.
Kuzeyden (Karayel, Yıldız, Poyraz) ve Güneyden (Samyeli, Kıble, Lodos) esen rüzgarlar gruplandırılır.
Rüzgarların yönlerini ve sıcaklık etkilerini kolayca hatırlamak için kullanılan standart bir yöntemdir.
3
Seçenekleri bu bilgilere göre karşılaştır.
Lodos'un güney sektörlü bir rüzgar olduğu tespit edilir.
Lodos güneybatıdan eserek sıcaklığı yükseltir, kışın karları eritir.

Key Concept

Türkiye'de rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi mutlak konumla (enlem) doğrudan ilişkilidir.

Practice More

Lodos'un beraberinde getirdiği yağış ve toz taşınımı gibi diğer özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 244Question

Türkiye'de bitki coğrafyası açısından çalı formasyonları; hem iklimsel zorunluluklar hem de primer bitki örtüsünün sekonder bir sürece girmesiyle (tahribat) şekillenmektedir. Bu toplulukların ekolojik adaptasyon yetenekleri, yayılım gösterdikleri bölgenin su bilançosu ve sıcaklık değerleriyle uyumludur.

Buna göre;

I. Terlemeyi azaltmak amacıyla yaprak yüzeylerinin dar, sert veya cilalı bir tabaka (kütikula) ile kaplı olması
II. Nemli iklim bölgesinde orman tahribiyle oluşması ve bünyesinde geniş yapraklı/kışın yaprak döken türleri barındırması
III. Makilerin tahribi sonucu ortaya çıkan, tür çeşitliliği az ve boyları genellikle 5050 cm'yi geçmeyen topluluklar olması

yukarıda verilen özelliklerin ait olduğu çalı formasyonları aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Maki - Psödomaki - Garig

Answer

Verilen özellikler sırasıyla Maki, Psödomaki ve Garig formasyonlarına aittir.
Doğru yanıt olan seçenek, çalı formasyonlarını hem morfolojik (kütikula tabakası) hem de süksesyonel (orman veya maki tahribi) süreçlerine göre hatasız bir şekilde sıralamıştır. İlk madde maki türlerinin karakteristik kuraklık direncini, ikinci madde psödomakilerin nemli bölge kökenini, üçüncü madde ise gariglerin makiden sonraki ikincil yıkım evresini temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülün analiz edilmesi
I. maddedeki kütikula (cilalı tabaka) ve sert yaprak yapısı, Akdeniz iklimindeki yaz kuraklığına karşı terlemeyi kontrol etmek için maki türlerinin geliştirdiği bir adaptasyondur.
Maki elemanları (zeytin, zakkum, mersin vb.) sklerofil (sert yapraklı) karakterdedir.
2
İkinci öncülün analiz edilmesi
II. maddedeki nemli bölge orman tahribi ve kışın yaprak döken tür varlığı, Karadeniz kıyı kuşağındaki 'yalancı maki' olarak da bilinen psödomakileri tanımlar.
Psödomakiler (fındık, üvez vb.), makilerden farklı olarak kışın yaprak döken geniş yapraklı türleri de bünyesinde barındırır.
3
Üçüncü öncülün analiz edilmesi
III. maddede belirtilen makilerin tahribiyle oluşan, 5050 cm'den kısa ve tür çeşitliliği az olan topluluk garig (frigana) formasyonudur.
Garigler (lavanta, kekik vb.), maki örtüsünün yok edildiği ve toprağın inceldiği en aşırı tahribat sahalarında görülür.
4
Sentez ve sıralama
I-Maki, II-Psödomaki, III-Garig eşleşmesi doğrulanır.
Ekolojik özellikler ve oluşum süreçleri bu sırayla örtüşmektedir.

Key Concept

Türkiye'deki çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) ekolojik özellikleri ve oluşum aşamaları arasındaki farklar.

Hints

1
Cilalı ve sert yaprakların hangi iklimdeki kuraklığa karşı bir önlem olduğunu düşünün.
2
Karadeniz'deki çalı topluluklarının (yalancı maki) Akdeniz'dekilerden en büyük farkı, kışın yapraklarını dökebilen türleri içermesidir.
3
Formasyonların boy sırası genellikle Maki > Psödomaki > Garig şeklindedir ve garigler en cılız olanlardır.

Practice More

Maki türlerinin (zeytin, zakkum, sandal, defne) ve garig türlerinin (lavanta, kekik, yasemin) listesini ezberlemek, tür bazlı sorularda hız kazandıracaktır.

Alternative Method

Formasyonları 'tahribat şiddetine' göre sıralayarak da çözebilirsiniz: Orman -> Maki -> Garig. Psödomaki ise bu zincirin dışında, farklı bir iklim bölgesindeki (Karadeniz) paralel tahribat ürünüdür.
Estimated Time:1m 40s
Question 245Question

Türkiye’nin kıyı bölgelerinde, özellikle yaz mevsiminde gündüzleri denizden karaya doğru esen rüzgârlara "deniz meltemi" (Ege’de İmbat) adı verilir. Bu rüzgârlar deniz üzerinden nemli hava taşımalarına rağmen, yamaç boyunca yükselen rüzgârların aksine genellikle yağış oluşumuna neden olmazlar.

Buna göre, deniz meltemlerinin yağış bırakmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rüzgârın etki alanının dar olması ve yoğuşma seviyesine ulaşacak kadar dikey yönlü hava hareketinin gerçekleşmemesi

Answer

Doğru cevap, rüzgârın etki alanının dar olması ve yoğuşma seviyesine ulaşacak kadar dikey yönlü hava hareketinin gerçekleşmemesini belirten ifadedir.
Yağışın oluşabilmesi için nemli bir hava kütlesinin belirgin bir şekilde yükselerek soğuması şarttır. Deniz meltemleri günlük sıcaklık farklarıyla oluşan, etki alanı kıyı şeridiyle sınırlı ve hızı oldukça düşük olan yerel rüzgârlardır. Bu rüzgârlar denizden nem taşısalar da, dikey yönlü hareketleri çok zayıf olduğu için havayı yoğuşma seviyesine kadar yükseltemezler. Bu nedenle bulut ve yağış oluşumu gerçekleşmez.

Step-by-Step Solution

1
Meltem rüzgârlarının oluşum mekanizmasını belirle.
Meltemler, kara ve denizlerin gün içindeki farklı ısınma özelliklerine bağlı olarak oluşan yerel basınç farklarından doğar.
Yağış için rüzgârın sadece esmesi değil, karakterinin ve gücünün de anlaşılması gerekir.
2
Yağış oluşumu için gerekli temel şartı hatırla.
Bir hava kütlesinin yağış bırakabilmesi için dikey yönde yükselmesi, soğuması ve yoğuşma seviyesini aşması gerekir.
Nemli hava yükselip soğumadan içindeki su buharı sıvı hale (yağışa) dönüşemez.
3
Deniz melteminin fiziksel özelliklerini analiz et.
Meltem rüzgârları sığdır, hızları düşüktür ve dikey yönlü hareketleri yoğuşma seviyesine ulaşacak kadar güçlü değildir.
Bu durum, denizden nem gelmesine rağmen neden yağış oluşmadığını açıklar.

Key Concept

Yerel rüzgârların (meltem) dikey hava hareketi kapasitesi ve yağış mekanizması ilişkisi.

Hints

1
Yağış oluşumu için nemli havanın mutlaka dikey yönde yükselmesi ve soğuması gerektiğini düşünün.
2
Meltemler büyük hava kütleleri midir yoksa sadece kıyıdaki dar bir alanı etkileyen günlük rüzgârlar mıdır?
3
Deniz meltemi havayı yoğuşma seviyesine (bulutların oluştuğu yüksekliğe) taşıyacak kadar güçlü bir dikey hareket yapabilir mi?

Practice More

Fön rüzgârlarının neden kurutucu etki yaptığını ve meltemlerden farkını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 246Question

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum kökenleri, etkili oldukları dönemler ve bu dönemlerde hava durumu üzerindeki yansımalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Asor Basınç Merkezi; dinamik kökenli bir yüksek basınç alanı olup kışın genişlediğinde İzlanda'nın nemli etkisini kırarak Türkiye'de havanın açık, durgun ve soğuk olmasına yol açar.

Answer

Asor Basınç Merkezi'nin dinamik kökenli bir yüksek basınç alanı olduğunu ve kışın genişleyerek İzlanda'nın etkisini engelleyip kuru-soğuk havaya yol açtığını belirten ifade doğrudur.
Asor Basınç Merkezi, 3030^\circ Kuzey enlemlerindeki dinamik alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak oluşur (Dinamik Yüksek Basınç). Türkiye'de yıl boyunca etkili olabilen bu sistem, kış aylarında etkisini artırıp Avrupa üzerinden Türkiye'ye doğru bir sırt (yüksek basınç kolu) gönderdiğinde, İzlanda'nın nemli ve ılık havasının girişini engeller. Gökyüzünün açık ve rüzgarın durgun olduğu bu durumlarda, gece ışıması artarak dondurucu ayazlara ve kuru soğuklara neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Basınç merkezlerinin kökenlerini (termik/dinamik) sınıflandırın.
Asor ve İzlanda dinamik kökenli (3030^\circ ve 6060^\circ enlemleri); Sibirya ve Basra termik kökenlidir (sıcaklık farkları).
Soruda verilen köken-isim eşleşmelerindeki hataları elemek için bu temel bilgi gereklidir.
2
Basınç merkezlerinin mevsimsel etkilerini ve getirdikleri hava koşullarını analiz edin.
Asor yüksek basınç olduğu için havayı açık tutar; kışın bu durum ayaza yol açarken, yazın kuraklığa neden olur. Sibirya kışın dondurucudur, İzlanda ise kışın ılık ve yağışlıdır.
Seçeneklerdeki hava durumu tasvirlerinin doğruluğunu kontrol etmek için gereklidir.
3
Köken, mevsim ve hava durumu bilgisini birleştirerek tüm unsurları doğru olan seçeneği belirleyin.
Asor'un dinamik kökenli olması, kışın genişleyebilmesi ve açık/soğuk havaya (ayaz) neden olması bilgilerinin tamamı tutarlıdır.
Karmaşık KPSS sorularında tüm öncüllerin doğruluğu test edilmelidir.

Key Concept

Basınç merkezlerinin oluşum kökenleri (Termik/Dinamik) ve Türkiye iklimi üzerindeki meteorolojik etkileri.
Estimated Time:1m 30s
Question 247Question

Türkiye'de görülen iklim tipleri, yağışın yıl içindeki dağılışı (yağış rejimi) bakımından farklılıklar gösterir. Diğer iklim tiplerinden farklı olarak her mevsimi yağışlı geçen ve en fazla yağışını sonbahar mevsiminde alan iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karadeniz İklimi

Answer

Türkiye'de her mevsimin yağışlı geçtiği ve en fazla yağışın sonbaharda düştüğü iklim tipi Karadeniz iklimidir.
Karadeniz iklimi, Türkiye'de yıllık yağış dağılımının en düzenli olduğu iklimdir. Denizellik ve dağların uzanış biçimi nedeniyle her mevsim nemli hava kütleleri bölgeye ulaşır. Bu iklim tipinde en fazla yağış sonbahar aylarında (Eylül, Ekim, Kasım) görülürken, en az yağış ise ilkbahar aylarında düşer.

Step-by-Step Solution

1
Yağış rejiminin özelliklerini analiz et.
Soruda belirtilen 'her mevsim yağışlı' ifadesi, Türkiye'de sadece Karadeniz iklimine uymaktadır.
Türkiye'deki diğer tüm iklim tiplerinde (Akdeniz, Step, Sert Karasal) belirgin bir kurak dönem bulunur.
2
Yağışın mevsimsel zirvesini (maksimum yağış) kontrol et.
Sonbahar mevsimi, Karadeniz ikliminin en fazla yağış aldığı dönemdir.
Karadeniz ikliminde deniz etkisinin artmasıyla sonbaharda nem oranı ve yamaç yağışları maksimuma ulaşır.

Key Concept

Türkiye'deki İklim Tiplerinin Yağış Rejimleri
Estimated Time:45s
Question 248Question

Türkiye'de kış mevsiminde bazı dönemlerde Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın etkisi kırılarak yerini İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'na bıraktığı görülür.

Bu basınç değişiminin yaşandığı günlerde, ülke genelinde aşağıdaki hava durumlarından hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Dondurucu soğukların etkisi azalırken hava sıcaklıkları yükselir ve yağışlar başlar.

Answer

Dondurucu soğukların etkisinin azalıp hava sıcaklıklarının yükselmesi ve yağışların görülmesi
Türkiye'de kış mevsiminde Sibirya Yüksek Basıncı etkili olduğunda aşırı soğuk, kar ve ayaz yaşanır. Bu merkezin yerini İzlanda Alçak Basıncı'na bırakması, alçak basıncın getirdiği yükselici hava hareketleri ve Batı rüzgarlarının taşıdığı nemli hava sayesinde havanın yumuşaması, sıcaklığın artması ve yağışların başlaması ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Basınç merkezlerinin karakterini belirleme
Sibirya (Yüksek Basınç) dondurucu soğuk ve ayaz; İzlanda (Alçak Basınç) ise kışın ılık ve yağışlı hava getirir.
Sibirya termik kökenli bir yüksek basınçken, İzlanda dinamik kökenli bir alçak basınçtır.
2
Etki değişimini analiz etme
Sibirya'nın yerini İzlanda'nın alması, havanın yumuşayacağı ve yağış ihtimalinin artacağı anlamına gelir.
Alçak basınç merkezleri yükselici hava hareketleri nedeniyle yağış bırakırken, dinamik kökenli Batı rüzgarları nemli havayı taşır.

Key Concept

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezleri ve Mevsimsel Hava Durumu İlişkisi
Question 249Question

Türkiye'de iklim tiplerinin belirlenmesinde sıcaklık değerlerinin yanı sıra yağışın mevsimsel dağılışı ve bu yağış rejimiyle şekillenen bitki örtüsü temel ayırt edici unsurlardır. Bir araştırmacı, inceleme yaptığı X merkezinde en fazla yağışın konveksiyonel (yükselim) kökenli olarak yaz başında düştüğünü ve buna bağlı olarak yaz boyu yeşil kalan gür alpin çayırların yaygın olduğunu; Y merkezinde ise yağışların ilkbaharda yoğunlaştığını ve yaz kuraklığıyla otların erkenden sarardığı bozkırların (step) hakim olduğunu gözlemlemiştir.

Bu araştırmacının gözlemlerine göre, X ve Y merkezlerinde etkili olan iklim tipleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: X: Sert Karasal İklim - Y: Ilıman Karasal (Step) İklim

Answer

X merkezinde Sert Karasal, Y merkezinde ise Ilıman Karasal (Step) iklimi görülmektedir.
X merkezindeki yaz yağışları ve gür çayırlar, Türkiye'de sert karasallığın en belirgin olduğu Kuzeydoğu Anadolu platosuna özgüdür. Y merkezindeki ilkbahar yağışları ve sararan bozkır dokusu ise İç Anadolu ve çevresindeki step ikliminin tipik özelliğidir. Bu nedenle doğru eşleştirme Sert Karasal ve Ilıman Karasal şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
X merkezinin özelliklerini analiz etme
En fazla yağışın yaz başında düşmesi ve gür çayırların (alpin çayırlar) varlığı, Türkiye'de yalnızca Erzurum-Kars-Ardahan platosunda görülen Sert Karasal iklime işarettir.
Yükseltinin fazla olması, ısınmanın gecikmesine ve yağışların yaza kaymasına neden olur.
2
Y merkezinin özelliklerini analiz etme
En fazla yağışın ilkbaharda düşmesi ve yazın kuruyan bozkır (step) örtüsü, İç Anadolu ve çevresinde görülen Ilıman Karasal iklimin temel karakteristiğidir.
Karasal bölgelerde deniz etkisinden uzaklık, bahar aylarında ısınan havanın yükselerek yağış bırakmasına (kırkikindi yağışları) yol açar.
3
Sonuçları seçeneklerle karşılaştırma
X için Sert Karasal, Y için Step seçeneği doğru eşleşmedir.
Bitki örtüsü ve yağış rejimi verileri birbirini tamamlamaktadır.

Key Concept

Türkiye'deki Karasal İklimlerin Alt Tipleri ve Vejetasyon Süreçleri

Practice More

Güneydoğu Anadolu'daki karasal iklimin, İç Anadolu'dan farklı olarak buharlaşma şiddeti nedeniyle neden daha kurak geçtiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 250Question

Türkiye'de çalı formasyonları; iklim özellikleri, topografik yapı ve beşerî faaliyetler sonucu ormanların tahrip edilmesi gibi faktörlere bağlı olarak farklı alt gruplara ayrılır. Aşağıdaki tabloda bu formasyonlar ve karakteristik türleri eşleştirilmiştir:

FormasyonÖrnek Türler
I. MakiZeytin, Zakkum, Mersin
II. PsödomakiFındık, Şimşir, Kızılcık
III. GarigLavanta, Kekik, Süpürge otu

Buna göre, tabloda numaralandırılmış çalı formasyonlarının Türkiye'de en yaygın görüldüğü coğrafi bölgeler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: Akdeniz - II: Karadeniz - III: Ege

Answer

Çalı formasyonlarının bölgelere göre dağılımında; Maki Akdeniz, Psödomaki Karadeniz ve Garig ise Ege/Akdeniz bölgeleriyle eşleşmektedir.
I numaralı formasyon olan Maki, Akdeniz ikliminin karakteristik türlerini (zeytin, zakkum) içerir ve en yaygın Akdeniz bölgesinde görülür. II numaralı Psödomaki, Karadeniz kıyı kuşağında ormanların tahribiyle oluşan nemcil çalıları (fındık, şimşir) temsil eder. III numaralı Garig ise makilerin tahrip edildiği Ege ve Akdeniz sahalarında ortaya çıkan diz boyu kısalığındaki toplulukları ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Maki türlerinin (Zeytin, Zakkum, Mersin) iklim isteğini belirleme.
Bu türler kış ılıklığı ve yaz kuraklığına dayanıklı Akdeniz iklimi bitkileridir.
Maki formasyonunun ana yayılış alanı Akdeniz kıyı kuşağıdır.
2
Psödomaki türlerinin (Fındık, Şimşir, Kızılcık) ekolojik özelliklerini analiz etme.
Bu türler nemli Karadeniz ikliminde ormanların tahribiyle oluşan 'yalancı maki' topluluğudur.
Karadeniz kıyılarında nemli ve serin şartlar bu formasyonun gelişimine olanak sağlar.
3
Garig formasyonunun (Lavanta, Kekik) oluşum şartlarını ve yaygın olduğu yerleri tespit etme.
Makilerin tahribiyle oluşan daha kısa boylu çalılardır ve Ege/Akdeniz bölgelerinde çok yaygındır.
Özellikle Ege bölgesinde yoğun beşerî faaliyetler sonucu maki sahaları gariglere dönüşmüştür.

Key Concept

Türkiye'de çalı formasyonlarının (Maki, Psödomaki, Garig) bölgesel dağılımı ve tür içeriği.

Hints

1
Zeytin ve zakkum gibi her mevsim yeşil kalan bitkilerin hangi iklim kuşağında olduğunu düşünün.
2
Fındık bitkisinin Türkiye'de en yoğun yetiştiği bölge, o bölgedeki çalı formasyonu olan psödomaki için bir ipucudur.
3
Garigler makilerin tahribiyle oluştuğuna göre, Akdeniz veya Ege kıyılarında aranmalıdır.

Practice More

Farklı bölgelerdeki maki üst sınırlarını etkileyen enlem ve denizellik faktörlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 251Question

Türkiye'de kış mevsiminde kuzeybatı yönünden sokulan, etkili olduğu dönemlerde kışların daha ılıman ve bol yağışlı geçmesini sağlayan, kaynağını 6060^{\circ} enlemlerindeki kuşaktan alan basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Answer

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı
İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, 6060^{\circ} kuzey enlemlerinde dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşur. Kış mevsiminde Türkiye'ye kuzeybatı üzerinden sokulduğunda, Sibirya'nın dondurucu etkisini kırarak hava sıcaklıklarının artmasına ve bol yağışlı bir dönemin yaşanmasına vesile olur.

Step-by-Step Solution

1
Kış mevsiminde kuzeybatı yönünden gelen ve ılıman/yağışlı hava getiren merkezi tanımlamak.
Bu özellikler Türkiye'nin kuzeybatısında yer alan İzlanda kökenli alçak basınca işaret eder.
Sibirya soğuk ve kurudur, Basra ise sadece yazın etkilidir.
2
6060^{\circ} enlemlerindeki oluşum kökenini kontrol etmek.
6060^{\circ} enlemleri dinamik alçak basınç kuşağıdır.
Dünyanın günlük hareketi bu kuşakta havanın yükselmesine ve alçak basınç oluşmasına neden olur.

Key Concept

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kökenleri ve Mevsimsel Etkileri
Estimated Time:50s
Question 252Question

Havanın su buharı yüklenmesi (mutlak nem); buharlaşma yüzeyi ve sıcaklığa bağlı iken, havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) sadece sıcaklığa bağlıdır. Bağıl nem ise mutlak nemin maksimum neme oranıdır.

Temmuz ayı ortalamaları dikkate alındığında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sıcaklıklar Türkiye'nin en yüksek seviyelerine ulaşırken, Akdeniz kıyı kuşağında mutlak nem değerleri zirve yapar. Buna rağmen Şanlıurfa'da bağıl nem oranının Antalya'ya göre çok daha düşük olması ve buna bağlı olarak şiddetli bir nem açığının oluşmasında;

I.I. Şanlıurfa'da havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) çok yüksek olması
II.II. Şanlıurfa'nın denizden uzak (karasal) olması nedeniyle havadaki mevcut su buharının (mutlak nem) yetersiz kalması
III.III. Antalya'da yer şekillerinin dağlık olması nedeniyle hava kütlelerinin yamaç boyunca yükselerek soğuması

faktörlerinden hangileri temel neden olarak gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: II ve IIII

Answer

Şanlıurfa'da yaz mevsiminde bağıl nemin çok düşük olmasının temel nedenleri, yüksek sıcaklığa bağlı olarak maksimum nemin artması ve karasallık nedeniyle mutlak nemin yetersiz olmasıdır.
Şanlıurfa'da Temmuz ayında bağıl nemin çok düşük olması iki temel değişkenin bileşkesidir: Birincisi, aşırı sıcaklık nedeniyle havanın nem taşıma isteğinin (maksimum nem) çok yüksek olmasıdır. İkincisi ise karasallık ve şiddetli buharlaşma nedeniyle havada yeterli miktarda su buharının (mutlak nem) bulunmamasıdır. Bu iki durum bağıl nemi düşürerek 'nem açığını' artırır.

Step-by-Step Solution

1
Maksimum nem analizini yapın.
Sıcaklık arttıkça hava genleşir ve daha fazla nem taşıyabilir. Şanlıurfa, Türkiye'nin en sıcak yeri olduğu için maksimum nem kapasitesi en yüksektir.
Maksimum nem ile sıcaklık doğru orantılıdır.
2
Mutlak nem kaynağını belirleyin.
Mutlak nem su yüzeylerine yakınlıkla ilgilidir. Antalya deniz kıyısında olduğu için mutlak nemi fazladır; Şanlıurfa karasal olduğu için mutlak nemi çok düşüktür.
Karasallık, havaya karışacak su buharı miktarını kısıtlar.
3
Bağıl nem formülünü uygulayın.
Bağıl Nem = (Mutlak Nem / Maksimum Nem) x 100. Şanlıurfa'da pay (mutlak nem) küçük, payda (maksimum nem) çok büyüktür. Bu da bağıl nemin %10'lara kadar düşmesine neden olur.
İki faktörün zıt yönlü etkisi bağıl nemi minimuma indirir.

Key Concept

Türkiye'de Sıcaklık, Nem Kapasitesi ve Bağıl Nem İlişkisi

Hints

1
Bağıl nemin düşük olması için ya mevcut suyun çok az olması ya da havanın kapasitesinin çok büyük olması gerekir.
2
Sıcaklığın Türkiye'de yazın en yüksek olduğu bölge ile denizden en uzak bölgelerden birini kıyasladığınızı unutmayın.
3
Şanlıurfa'nın çok sıcak olması havanın 'aç' olduğunu (kapasite), karasal olması ise 'yiyecek su' bulamadığını (mutlak nem) gösterir.

Practice More

Kış mevsiminde Erzurum-Kars bölümünde sıcaklıkların çok düşük olmasına bağlı olarak bağıl nemin neden yüksek çıktığını analiz eden sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 253Question

Türkiye'de batıdan doğuya doğru gidildikçe ortalama sıcaklık değerlerinin belirgin bir şekilde azalması ve karın yerde kalma süresinin uzaması, aşağıdakilerden hangisinin bir sonucudur?

Show answer & explanation

Answer: Ortalama yükseltinin artması

Answer

Türkiye'de batıdan doğuya doğru gidildikçe ortalama yükseltinin artmasıdır.
Türkiye'de batıdan doğuya doğru gidildikçe ortalama yükselti (rakım) belirgin bir şekilde artar. Troposferde yükseldikçe sıcaklıkların azalması kuralına bağlı olarak, doğudaki merkezlerde sıcaklık değerleri düşer ve karın yerde kalma süresi uzar. Bu durum Türkiye'nin göreceli (özel) konumunun bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Yer şekillerini analiz etme
Türkiye'nin fiziki haritası incelendiğinde, Ege kıyılarından (batı) Doğu Anadolu'ya (doğu) gidildikçe renklerin yeşilden kahverengiye döndüğü görülür.
Renk değişimleri yükselti basamaklarını temsil eder; batıda alçak ovalar, doğuda ise yüksek platolar ve dağlar hakimdir.
2
Yükselti ve sıcaklık ilişkisini kurma
Atmosferin yerden yansıyan ışınlarla ısınması nedeniyle her 200200 metre yükselindiğinde sıcaklık yaklaşık 1C1^\circ C azalır.
Bu temel fiziksel kural, yükseltisi fazla olan doğu bölgelerimizin batıya göre neden daha soğuk olduğunu açıklar.
3
Karın yerde kalma süresini yorumlama
Düşük sıcaklıklar, karın erimesini geciktirerek yerde kalma süresini uzatır.
Sıcaklığın azalması karasallığı ve don olaylarını artırarak kış mevsiminin etkilerini şiddetlendirir.

Key Concept

Göreceli (Özel) Konum ve Yükselti Etkisi
Estimated Time:45s
Question 254Question

Türkiye'nin Temmuz ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde; en yüksek sıcaklık değerlerinin Akdeniz kıyı kuşağından ziyade, Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimlerinde (Şanlıurfa ve Mardin çevresi) toplandığı görülmektedir.

Bu durumun ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi yoktur?

Show answer & explanation

Answer: Bölgenin ortalama yükseltisinin az olması

Answer

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti faktörü etkisizdir.
Deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritaları hazırlanırken, yeryüzündeki tüm yükseltiler yok sayılarak sıcaklıklar 00 metreye uyarlanır. Bu nedenle, bir bölgenin yüksek ya da alçak olması bu haritadaki sıcaklık değerlerinin dağılışında bir etken olamaz. Güneydoğu Anadolu'nun Temmuz'da en sıcak yer olması; karasallık, enlem, Basra alçak basıncı ve güneyden esen rüzgarlar ile açıklanırken, bölgenin yükseltisi bu haritada bir veri olarak kullanılmaz.

Step-by-Step Solution

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını analiz etme
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin gerçek sıcaklığına her 200200 metrede 1C1^\circ C eklenerek (yükselti yok sayılarak) hesaplanan değerdir.
Haritanın niteliğini anlamak, hangi faktörlerin dışarıda bırakıldığını belirlemek için gereklidir.
2
Temmuz ayı sıcaklık faktörlerini değerlendirme
Güneydoğu Anadolu'nun Akdeniz'den daha sıcak olmasının nedenleri: şiddetli karasallık, Basra alçak basıncı ve Samyeli rüzgarlarıdır.
Bölgesel sıcaklık farklarının nedenlerini ortaya koymak için kullanılır.
3
Yükselti faktörünün harita üzerindeki etkisini sorgulama
İndirgenmiş haritalarda yükselti etkisi matematiksel olarak elendiği için bir 'neden' olarak sunulamaz.
Soruda istenen 'etkisi olmayan' faktörü bulmak için temel kuraldır.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi
Question 255Question

Türkiye'de bitki coğrafyası üzerine yapılan araştırmalarda; çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) hem iklimsel sınırlarla hem de primer bitki örtüsünün beşerî faaliyetlerle tahrip edilmesi süreciyle yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu toplulukların coğrafi dağılışı, tür bileşimi ve dikey yöndeki değişimleri belirli bir düzenlilik gösterir.

Buna göre, Türkiye'deki çalı formasyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Maki üst sınırının Akdeniz kıyılarında yaklaşık 800900800-900 metre iken Marmara kıyılarında 200300200-300 metreye kadar inmesi, enlem etkisine bağlı olarak sıcaklığın güneyden kuzeye azalmasının bir sonucudur.

Answer

Maki üst sınırının Akdeniz'den Marmara'ya doğru azalmasının temel nedeni enlem etkisine bağlı sıcaklık değişimidir.
Maki üst sınırının Akdeniz'den Marmara'ya doğru deniz seviyesine yaklaşması, enlem etkisinin bir sonucudur. Güneyden kuzeye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı daralır, buna bağlı olarak sıcaklık ortalamaları düşer. Bitkilerin (makilerin) yaşaması için gerekli olan sıcaklık koşulları Marmara'da daha düşük seviyelerde bittiği için maki üst sınırı da Marmara'da Akdeniz'e göre daha alçaktır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) ekolojik isteklerini analiz et.
Makiler kış ılıklığı ve yaz kuraklığı ister; garigler maki tahribiyle oluşur; psödomakiler nemli orman tahribiyle (Karadeniz) oluşur.
Her formasyonun oluşum şartı ve yayılış alanı farklıdır.
2
Dikey dağılım (üst sınır) verilerini değerlendir.
Güneyde (Akdeniz) maki sınırı 800-900 m, kuzeyde (Marmara) 200-300 m'dir.
Enlem arttıkça (kuzeye gidildikçe) sıcaklık azaldığı için bitkilerin yetişebileceği maksimum yükselti sınırı da alçalır.
3
Seçeneklerdeki tür ve bölge eşleştirmelerini kontrol et.
Gevenin bozkır türü olması, psödomakilerin kışın yaprağını döken türleri de içermesi gibi detaylarla seçenekleri ele.
Tür sınıflandırması bitki coğrafyasında temel ayrım noktasıdır.

Key Concept

Türkiye'de Bitki Kuşaklarının Enlem-Sıcaklık İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 256Question

Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin kıyıya paralel uzanan dağ yamaçları boyunca yükselip soğuması sonucunda yamaç (orografik) yağışları meydana gelir. Bu yağış oluşum şekli dikkate alındığında, aşağıdaki yerlerin hangisinde yamaç yağışlarının daha yaygın görülmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Doğu Karadeniz Dağları'nın denize bakan yamaçları

Answer

Doğu Karadeniz Dağları'nın denize bakan yamaçları
Yamaç yağışları, denizden gelen nemli hava kütlelerinin kıyı boyunca uzanan dağ yamaçlarına çarpıp yükselerek soğumasıyla oluşur. Türkiye'de bu durumun en tipik ve yaygın görüldüğü yer, dağların kıyıya paralel, çok yüksek ve denize hemen yakın uzandığı Doğu Karadeniz bölümüdür.

Step-by-Step Solution

1
Yamaç yağışının oluşum şartlarını analiz etme
Bu yağış tipi için nemli bir hava kütlesi ve bu kütlenin yükselmesine imkan sağlayan kıyıya paralel dağ sıraları gereklidir.
Yükselen hava soğur, nem taşıma kapasitesi azalır ve içindeki nemi yağış olarak bırakır.
2
Türkiye'nin yer şekillerini değerlendirme
Doğu Karadeniz Dağları kıyıya paralel uzanır ve çok yüksektir.
Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütleleri bu dağlara çarparak yükselmek zorunda kalır.
3
Diğer bölgelerle karşılaştırma
Düzlük alanlarda (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu) veya dağların denize dik uzandığı (Ege) yerlerde bu mekanizma çalışmaz.
Engelle karşılaşmayan hava kütlesi yoğuşma seviyesine kadar yükselemez.

Key Concept

Yamaç (Orografik) Yağış Mekanizması
Estimated Time:45s
Question 257Question

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde, 6C6^\circ C ve 8C8^\circ C izoterm eğrilerinin Marmara Denizi ve Ege Denizi üzerinden geçerken kuzeye doğru belirgin bir 'U' şeklinde çıkıntı yaptığı, karalar üzerinde ise güneye doğru saptığı görülmektedir. İzoterm eğrilerinin kış mevsiminde denizler üzerinde kutup yönüne (kuzeye) doğru bu şekilde bükülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Denizlerin karalara göre daha geç soğuması ve kış mevsiminde daha fazla ısı depolamış olması

Answer

İzotermlerin denizler üzerinde kuzeye doğru süzülmesinin temel nedeni, denizlerin karalara göre daha geç soğuyarak kışın daha ılık kalmasıdır.
Denizlerin karalara göre daha geç soğuması ve kış mevsiminde daha fazla ısı depolamış olması ifadesi doğrudur. Kış mevsiminde karalar hızla ısı kaybederken denizler daha ılık kalır. Bu nedenle, belirli bir sıcaklık değerini (örneğin 8C8^\circ C) temsil eden izoterm çizgisi, soğuk olan kara üzerinde daha güneye inerken, ılık olan deniz üzerinde daha kuzeye doğru bir yay çizer.

Step-by-Step Solution

1
İzoterm haritasındaki sapma yönünü analiz etme
İzotermlerin deniz üzerinde kuzeye (soğuk bölgeye) doğru büküldüğü tespit edildi.
Bir izotermin soğuk olan kuzeye doğru çıkıntı yapması, o bölgenin (denizin) aynı enlemdeki karadan daha sıcak olduğunu gösterir.
2
Deniz ve karaların ısınma özelliklerini karşılaştırma
Denizlerin özgül ısısının karalardan daha yüksek olduğu hatırlandı.
Özgül ısı farkı, denizlerin geç soğumasına ve kışın bir 'ısı deposu' görevi görmesine neden olur.
3
Ocak ayı (kış) koşullarını uygulama
Kışın karalar hızla soğurken denizlerin daha ılık kaldığı sonucuna varıldı.
İzoterm çizgisi, aynı sıcaklık değerini bulabilmek için daha kuzeydeki ılık deniz yüzeyine doğru ilerlemek zorundadır.

Key Concept

Denizellik ve Karasallığın Sıcaklık Dağılışı Üzerindeki Etkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 258Question

Türkiye'de ormanların deniz seviyesinden başladığı alt sınır ile yetişebildiği en yüksek nokta olan üst sınır, coğrafi şartlara bağlı olarak değişkenlik gösterir. Orman alt sınırını temel olarak nem ve yağış rejimi belirlerken, orman üst sınırını belirleyen temel faktör sıcaklıktır. Normal şartlarda enlem etkisine bağlı olarak orman üst sınırının güneyden kuzeye doğru düzenli olarak alçalması beklenir.

Buna göre; enlem, karasallık ve ısı birikimi gibi faktörler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu saha ve bu sahada sınırı belirleyen temel ağaç türü aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Doğu Anadolu (Sarıkamış çevresi) - Sarıçam

Answer

Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu yer, şiddetli karasallık ve ısı birikimi nedeniyle Sarıçam ağaçlarının yaklaşık 2800 metreye kadar tırmandığı Doğu Anadolu (Sarıkamış) sahasıdır.
Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu saha Erzurum-Kars Bölümü'dür (özellikle Sarıkamış çevresi). Bunun sebebi, bölgenin çok yüksek bir plato üzerinde olması ve karasallık nedeniyle yaz sıcaklıklarının (ısı birikiminin) ağaçların fizyolojik sınırı için yeterli olmasıdır. Bu sınırda yetişen temel ağaç türü ise soğuğa dayanıklı olan Sarıçam'dır (Pinus sylvestris).

Step-by-Step Solution

1
Orman üst sınırını etkileyen faktörleri belirleme
Üst sınırı sıcaklık belirler. Bu da enlem, yükselti ve karasallıkla ilişkilidir.
Bitkilerin fizyolojik faaliyetleri için gerekli minimum sıcaklık yükseklerde azalır.
2
Enlem ve Karasallık etkisini karşılaştırma
Güneyde sınırın yüksek olması beklense de, Doğu Anadolu'daki devasa dağ kütleleri üzerindeki ısı birikimi enlem etkisinin önüne geçer.
Karasal alanlarda yazın hava daha hızlı ve fazla ısınır, bu da ağaç yetişme sınırını yukarı çeker.
3
Bölgelere göre sınırları analiz etme
Akdeniz'de sınır ~2300m, Karadeniz'de ~2000m iken, Erzurum-Kars'ta ~2800m'dir.
Karadeniz'de bulutluluk güneşlenmeyi ve sıcaklığı azalttığı için ormanlar çok yükselemez.
4
Tür eşleştirmesini yapma
Yüksek irtifadaki soğuğa ve karasallığa en dayanıklı tür Sarıçamdır.
Sarıçam, ışık isteği yüksek ve düşük sıcaklıklara toleranslı bir öncü türdür.

Key Concept

Orman Üst Sınırı ve Isı Birikimi İlişkisi

Hints

1
Orman üst sınırını nem değil, sıcaklık belirler.
2
Türkiye'de yaz sıcaklıklarının ve 'ısı birikiminin' en fazla olduğu yüksek alanları düşünün; sadece enlem yeterli olmayabilir.
3
Karadeniz kıyılarında bulutluluk sıcaklığı kestiği için sınır düşüktür; Doğu Anadolu'daki Sarıçamlar ise 2800 metreye kadar tırmanabilir.

Practice More

Türkiye'de orman alt sınırının neden Karadeniz'de 0 metreden başladığını araştırarak nem ve bitki ilişkisini pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Bölgelerin orman üst sınırlarını kıyaslayın: Akdeniz (~2300m), Karadeniz (~2000m), Doğu Anadolu (~2800m). En yüksek olanı işaretleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 259Question

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgarların estikleri yönlere ve ulaştıkları bölgelere göre farklı karakterleri bulunmaktadır.

I. Yaz mevsiminde Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sıcaklığı ve buharlaşmayı aşırı artırarak tarım ürünlerinin erken kurumasına neden olan rüzgardır.
II. Kış mevsiminde Marmara ve Ege Denizi üzerinden nemli ve ılık hava taşıyan, zaman zaman fırtına karakterine bürünerek deniz ulaşımını aksatan rüzgardır.

Yukarıda temel özellikleri verilen yerel rüzgarlar, aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: Samyeli (Keşişleme), II: Lodos

Answer

Samyeli (Keşişleme) ve Lodos
Verilen birinci özellik, güneydoğudan gelen ve Güneydoğu Anadolu'da kuraklığı artıran Samyeli (Keşişleme) rüzgarına aittir. İkinci özellik ise güneybatıdan gelerek Marmara ve Ege'de etkili olan, ılık ve nemli karakterli Lodos rüzgarını tanımlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
I numaralı özelliğin analiz edilmesi
Güneydoğu Anadolu'da etkili olan, sıcaklığı ve buharlaşmayı artıran güneydoğu yönlü rüzgarın Samyeli (Keşişleme) olduğu belirlenir.
Samyeli, Basra alçak basıncının etkisiyle çöl bölgelerinden gelerek kuru ve çok sıcak bir karakter sergiler.
2
II numaralı özelliğin analiz edilmesi
Marmara ve Ege'de etkili, nemli, ılık ve fırtına potansiyeli yüksek olan güneybatı yönlü rüzgarın Lodos olduğu belirlenir.
Lodos, Akdeniz üzerinden nem çekerek gelir ve Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'deki konumu gereği sıcaklığı artırır.
3
Seçeneklerin karşılaştırılması
B seçeneğindeki eşleştirmenin tanımlarla tam olarak uyuştuğu görülür.
Diğer seçeneklerde ya yönler ya da rüzgarların karakterleri hatalı verilmiştir.

Key Concept

Türkiye'de Yerel Rüzgarlar ve Karakterleri
Estimated Time:50s
Question 260Question

Türkiye'de yer şekillerinin uzanış doğrultusu ve yükselti özellikleri, iklim elemanlarının, özellikle de yağışın dağılışı üzerinde belirleyici bir rol oynar. Karadeniz kıyı kuşağı bir bütün olarak nemli ve yağışlı bir iklime sahip olsa da, kıyı hattı boyunca toplam yağış miktarında belirgin farklar görülmektedir.

Batı Karadeniz'de Zonguldak ve Doğu Karadeniz'de Rize çevresinde yıllık yağış miktarı oldukça yüksekken, Orta Karadeniz bölümünde yer alan Samsun ve çevresinde yağış miktarının komşu kıyı bölümlerine göre daha az olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Canik Dağları'nın kıyının daha gerisinde başlaması ve yükseltisinin az olması

Answer

Samsun çevresinde yağışın az olmasının temel nedeni Canik Dağları'nın kıyının gerisinde başlaması ve yükseltisinin az olmasıdır.
Doğu ve Batı Karadeniz'de dağlar kıyıya paralel, çok yakın ve yüksek olduğu için nemli hava hemen yükselerek bol yağış bırakır. Ancak Orta Karadeniz'de (Samsun) Canik Dağları hem alçaktır hem de kıyının gerisinde yer alır; bu durum hava kütlelerinin yeterince soğuyup yağış bırakmasını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Karadeniz'deki yağış mekanizmasını analiz etme
Yağış miktarının dağların yükseltisi ve kıyıya yakınlığı ile doğrudan ilişkili olduğu saptanır.
Karadeniz'de yağışlar büyük oranda nemli hava kütlelerinin dağ yamaçlarına çarparak yükselmesi (orografik yağış) sonucu oluşur.
2
Bölümler arası yer şekli kıyaslaması yapma
Orta Karadeniz'de Canik Dağları'nın yaklaşık 15001500 metre civarında olduğu ve kıyıdan 102010-20 km içeride başladığı görülür.
Doğu ve Batı Karadeniz'de dağlar kıyıya çok yakın ve yüksektir, bu da maksimum yağışa neden olur.
3
Sonucu belirleme
Samsun'un komşularına göre daha az yağış almasının sebebi özel konum (yer şekilleri) özellikleridir.
Nemli hava kütleleri yükselip soğumak için uygun bir yükselti bulamadığında veya dağlar geride olduğunda yağış miktarı azalır.

Key Concept

Yer şekillerinin (yükselti ve uzanışın) yağış üzerindeki etkisi

Hints

1
Karadeniz kıyılarında yağışların büyük kısmı dağların hava kütlelerini yükseltmesiyle oluşur.
2
Samsun'daki Canik Dağları ile Rize'deki Kaçkar Dağları'nın yükseltisini ve kıyıya olan mesafesini düşünün.
3
Orta Karadeniz'de ulaşımın ve tarım alanlarının (deltalar) daha kolay gelişmesi ile yağışın az olması aynı sebebe, yani yer şekillerinin sadeliğine dayanır.

Practice More

Dağların uzanışının iç kesimlere denizel etkinin girmesi üzerindeki etkisini Ege Bölgesi ile kıyaslayarak çalışabilirsiniz.

Alternative Method

Samsun'un hinterlandının (art bölge) geniş olması ve kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın kolay olmasını dağların yapısıyla ilişkilendirerek yağışın neden az olduğunu çıkarabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 13 / 38Next
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 13 | Examkin