Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 questions

Question 461Question

Türkiye'nin iç ve doğu kesimlerinde kış mevsiminde, gökyüzünün açık ve bulutsuz olduğu gecelerde yerin ısı kaybı hızla artmakta ve sıcaklıklar mevsim normallerinin çok altına düşerek şiddetli don olaylarına (ayaz) neden olmaktadır. Aynı merkezlerde gökyüzünün bulutlarla kaplı olduğu gecelerde ise sıcaklık düşüşünün daha sınırlı kaldığı gözlemlenmektedir.

Bu iki durum arasındaki belirgin sıcaklık farkının ortaya çıkmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Havadaki nem miktarının az olması nedeniyle yerin ısı kaybının (ışıma) artması

Answer

Havadaki nem miktarının az olması nedeniyle yerin ısı kaybının (ışıma) artması
Havadaki nem miktarının az olması yerin ısıyı tutma kapasitesini düşürür. Bulutsuz gecelerde atmosferde bir 'bariyer' (nem/bulut) bulunmadığı için yerin yaydığı ısı (ışıma) hızla uzaya kaçar ve bu durum dondurucu soğuklara (ayaz) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Nemin atmosferdeki ısı düzenleyici rolünü analiz etme
Havadaki su buharı (nem), yerin gündüz aldığı ısıyı gece geri yayarken (yer ışıması) bu ısının bir kısmını tutarak uzaya kaçmasını engeller.
Nemin 'sera etkisi' yaratarak sıcaklık dengesini sağladığını anlamak gerekir.
2
Bulutluluk ve nem ilişkisini kış geceleri üzerinden değerlendirme
Bulutlar aslında yoğunlaşmış su buharıdır ve ısıyı tutma kapasiteleri çok yüksektir. Bulutsuz hava ise nemin (ve ısı tutucu bariyerin) az olduğunu gösterir.
Karasal bölgelerde nem oranının düşük olmasının gece soğuması üzerindeki etkisini belirlemek.
3
Ayaz (şiddetli soğuma) mekanizmasını sonuçlandırma
İç kesimlerde nem az olduğu için gökyüzü açık olduğunda yer ışımasıyla kaybedilen ısı doğrudan uzaya kaçar ve hava hızla soğur.
Isı kaybı (radyasyon/ışıma) miktarının havadaki nem azlığına bağlı olarak artması cevaba götürür.

Key Concept

Nemin Isı Düzenleyici (Sera Etkisi) Fonksiyonu

Hints

1
Nemin yüksek olduğu deniz kıyılarında sıcaklık değişimlerinin neden daha yavaş olduğunu düşünün.
2
Havadaki su buharı (nem) ve bulutlar, ısıyı tutan bir battaniye görevi görür; bu battaniye kalktığında (hava açıldığında) ne olur?

Practice More

Karasallığın yıllık sıcaklık farkları üzerindeki etkisini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.

Alternative Method

Isı bütçesi açısından düşünürsek; kazanan enerji (gündüz) ile kaybedilen enerji (gece) arasındaki farkın 'nem bariyeri' tarafından nasıl kontrol edildiğine odaklanabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 462Question

Türkiye'de iklim elemanlarından sıcaklık ve nemin değişimi, ormanların hem coğrafi bölgelere hem de dağ yamaçları boyunca belirli yükseltilere göre farklı kuşaklar oluşturmasına neden olur. Özellikle sıcaklık ve nem isteği fazla olan geniş yapraklı ağaçlar ile soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçların dağılışı bu duruma belirgin bir örnektir.

Bu bilgiye göre, Türkiye'deki orman kuşaklarının oluşumu ve dağılışı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir dağ yamacı boyunca yükseldikçe sıcaklığın azalması sonucunda geniş yapraklı ormanlar, yerini önce karışık sonra da iğne yapraklı ormanlara bırakır.

Answer

Bir dağ yamacı boyunca yükseldikçe sıcaklığın azalması sonucunda geniş yapraklı ormanların, yerini önce karışık sonra da iğne yapraklı ormanlara bırakması doğrudur.
Doğru seçenekte belirtildiği gibi, bir dağ yamacı boyunca yükseltinin artması sıcaklığın kademeli olarak düşmesine neden olur. Ilıman koşullara ihtiyaç duyan geniş yapraklı ormanlar alt kesimlerde yer alırken, sıcaklık düştükçe araya iğne yapraklıların da girmesiyle karışık ormanlar, daha da yüksekte ise soğuğa tam dayanıklı saf iğne yapraklı ormanlar görülür. Bu durum bitki örtüsünün dikey dağılışı kuralının temelidir.

Step-by-Step Solution

1
Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini değerlendirin.
Dağ yamaçlarında deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça her 200 metrede sıcaklık yaklaşık 1°C azalır.
Bitki örtüsü kuşaklarının dikey değişimindeki temel belirleyici faktör sıcaklıktır.
2
Ağaç türlerinin sıcaklık ve nem isteklerini sınıflayın.
Geniş yapraklı ağaçlar ılıman iklimleri (alt kesimler) severken, iğne yapraklı ağaçlar soğuğa daha dayanıklıdır (yüksek kesimler).
Farklı iklim şartları bitkilerde farklı fiziksel adaptasyonlar gerektirir.
3
Sıcaklık değişimi kuralı ile ağaç türlerini eşleştirerek dikey dağılımı belirleyin.
Dağın altından zirvesine doğru sırasıyla; geniş yapraklı, karışık ve iğne yapraklı orman kuşakları dizilir.
Ağaçların çevresel tolerans sınırlarına göre dağ yamacında oluşturdukları doğal sıralama budur.

Key Concept

Dağ yamaçlarında bitki örtüsünün sıcaklığa bağlı dikey kuşaklar oluşturması

Hints

1
Bir dağa tırmandığınızı düşünün; dağın eteklerinden yukarılara doğru çıktıkça havanın nasıl değiştiğini (soğuduğunu) hatırlayınız.
2
Geniş yapraklı ağaçların ılıman hava şartlarını, iğne yapraklı ağaçların ise soğuk ve sert hava şartlarını daha çok sevdiğini düşünerek dağılımı eşleştiriniz.
3
Sıcaklığın düştüğü yüksek kesimlerde ağaçlar soğuğa adapte olmak için yapraklarını küçültürler. Bu nedenle dağın alt kesimlerinde geniş yapraklılar, üst kesimlerinde iğne yapraklılar bulunur.

Practice More

Farklı coğrafi bölgelerde orman alt ve üst sınırlarını etkileyen temel faktörleri (enlem ve nem faktörleri) inceleyen sorulara da göz atarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 463Question

Kış mevsiminde Doğu Karadeniz Bölümü'nde, kuzeydoğu yönünden esen yerel bir rüzgârın Kaçkar Dağları'nı aşarak Çoruh Vadisi'ne ulaştığında ortam sıcaklığını aniden 810C8-10^\circ C artırdığı ve havadaki nem açığını belirgin şekilde yükselttiği gözlemlenmiştir. Bu durum, söz konusu rüzgârın Türkiye'nin matematik konumu gereği sıcaklığı düşürmesi beklenirken tam tersi bir etki yarattığını göstermektedir.

Bu rüzgârın ismi ve ulaştığı vadide sıcaklığı artırma nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poyraz - Dağ yamacı boyunca alçalarak fön karakteri kazanması

Answer

Söz konusu rüzgâr kuzeydoğu yönünden gelen Poyraz'dır ve sıcaklığı artırma nedeni dağ yamacı boyunca alçalarak fön etkisi (fönleşme) kazanmasıdır.
Kuzeydoğu yönünden esen Poyraz, Türkiye'nin matematik konumu gereği normalde soğuk bir rüzgârdır. Ancak Karadeniz üzerinden gelip Kaçkar Dağları'nı aşarak Çoruh Vadisi gibi derin oluklara indiğinde, alçalan havanın sürtünme ile ısınması sonucu 'fön' karakteri kazanır. Bu durum, rüzgârın kuzeyden gelmesine rağmen ulaştığı yerdeki sıcaklığı aniden ve şiddetli bir şekilde artırmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Rüzgârın yönünü tespit etme
Kuzeydoğu yönünden esen rüzgâr 'KAYIP SAKAL' şifresine göre Poyraz'dır.
Türkiye'de rüzgârlar esiş yönlerine göre isimlendirilir; kuzeydoğu sektörü Poyraz olarak adlandırılır.
2
Matematik konum etkisini analiz etme
Kuzey sektörlü bir rüzgâr olduğu için normal şartlarda (enlem etkisiyle) sıcaklığı düşürmesi beklenir.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de yer aldığı için kuzeyden gelen rüzgârlar kutup kökenli soğuk havayı taşır.
3
Özel konum ve fön etkisini değerlendirme
Rüzgârın Kaçkar Dağları gibi yüksek bir kütleyi aşarak vadiye (Çoruh) inmesi, adyabatik ısınmaya (fön etkisi) yol açar.
Alçalan hava kütlesi her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınarak ulaştığı yerde sıcaklığı artırır ve nem açığı oluşturur.

Key Concept

Fön rüzgârları, Türkiye'nin matematik konumu ile çelişen (kuzeyden esmesine rağmen ısıtan) özel konum sonuçlarından biridir.

Hints

1
Türkiye'de kuzeydoğudan esen rüzgârın ismini 'KAYIP SAKAL' şifresinden hatırlayın.
2
Kuzeyden gelen rüzgârların ısıtıcı etki yapması için bir dağı aşıp aşağı doğru süzülmesi gerekir; bu rüzgârlara 'kar yiyen' de denir.
3
Poyraz normalde soğuktur ancak fön etkisi kazandığında indiği vadide sıcaklığı her 100100 metrede 1C1^\circ C artırır.

Practice More

Lodos rüzgârının kışın Marmara Bölgesi'nde (Bursa çevresi) neden olduğu benzer sıcaklık artışlarını ve fön etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 464Question

Türkiye'de ısınan hava kütlelerinin dikey yönde yükselerek soğuması sonucu oluşan konveksiyonel (yükselim) yağışlar, bölgeler arasında farklı dönemlerde belirginleşir. İç Anadolu Bölgesi'nde "kırkikindi" yağışları olarak bilinen bu yağışların en fazla ilkbahar mevsiminde görülmesine karşın, Erzurum-Kars çevresinde bu yağışların yaz başlarına kayması bu iki yöre arasındaki hangi temel farkın sonucudur?

Show answer & explanation

Answer: Ortalama yükseltinin fazla olması nedeniyle yüzeyin geç ısınması

Answer

İç Anadolu ve Erzurum-Kars arasındaki yağış mevsimi farkının temel nedeni, ortalama yükselti farkına bağlı olarak yüzeyin ısınma süresinin değişmesidir.
Doğru yanıt olan 'yükselti ve ısınma süresi' seçeneği, coğrafi bir kuralı ifade eder. Erzurum-Kars platosu, Türkiye'nin en yüksek yerlerinden biri olduğu için kışın biriken karların erimesi ve toprağın ısınması zaman alır. Bu durum, havanın yükselip soğuyarak yağış bırakma sürecini İç Anadolu'ya göre bir mevsim sonraya, yani yaz başlarına öteler.

Step-by-Step Solution

1
Yağış türünü analiz et.
Her iki bölgede de görülen yağışlar 'Konveksiyonel' (Yükselim) karakterlidir.
Mekanizma aynıdır; ısınan havanın yükselerek soğuması gerekir.
2
Bölgelerin fiziki özelliklerini karşılaştır.
İç Anadolu ortalama 10001000 metre civarındayken, Erzurum-Kars 20002000 metre üzerindedir.
Yükselti arttıkça sıcaklık her 200200 metrede 11^\circ C azalır ve ısınma süreci gecikir.
3
Isınma zamanı ile yağış arasındaki ilişkiyi kur.
İç Anadolu ilkbaharda ısınırken, Erzurum-Kars ancak yaz başında yeterli sıcaklığa ulaşır.
Konveksiyonel hareketin başlaması için yer yüzeyinin havayı ısıtacak kadar ısınmış olması şarttır.

Key Concept

Konveksiyonel yağışların zamanlaması üzerinde yükseltinin (termal gecikme) etkisi.

Hints

1
Konveksiyonel yağışların oluşması için yerin 'yeterince' ısınması gerektiğini unutmayın.
2
Türkiye'de batıdan doğuya gidildikçe artan bir coğrafi özellik bu ısınma süresini etkiliyor olabilir.
3
Erzurum-Kars'ta karların ne zaman eridiğini ve toprağın ne zaman ısınmaya başladığını düşünün; bu süre İç Anadolu'dan daha geçtir.

Practice More

Karadeniz kıyılarında neden konveksiyonel yağışların İç Anadolu kadar baskın olmadığını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 465Question

Meteoroloji istasyonlarından elde edilen iklim verilerine göre, yaklaşık olarak aynı enlem üzerinde konumlanan K ve L şehirlerinin sıcaklık özellikleri incelenmiştir.

K şehrinin yıllık ortalama gerçek sıcaklığı 13C13^\circ\text{C}, deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı ise 14C14^\circ\text{C}'dir.
L şehrinin ise yıllık ortalama gerçek sıcaklığı 5C5^\circ\text{C}, deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı 15C15^\circ\text{C} olarak tespit edilmiştir.

Yalnızca bu sıcaklık değerleri dikkate alındığında, L şehrinin K şehrine kıyasla aşağıdaki özelliklerinden hangisinin kesinlikle daha fazla olduğu sonucuna ulaşılır?

Show answer & explanation

Answer: Deniz seviyesine göre ortalama yükseltisinin

Answer

Deniz seviyesine göre ortalama yükseltisinin
Doğru yanıt deniz seviyesine göre ortalama yükseltidir. İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisi yok sayılarak (00 metre kabul edilerek) hesaplanan sıcaklıktır. Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark doğrudan o yerin yükseltisinden kaynaklanır. L şehrinde bu fark 10C10^\circ\text{C} olduğundan şehrin yükseltisi yaklaşık 20002000 metredir. K şehrinde ise fark sadece 1C1^\circ\text{C}'dir (200200 metre). Bu matematiksel ilişki, L'nin yükseltisinin kesinlikle daha fazla olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
K şehri için gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkı hesaplamak.
14C13C=1C14^\circ\text{C} - 13^\circ\text{C} = 1^\circ\text{C} sıcaklık farkı bulunur.
Bir yerin yükseltisini bulmak için gerçek sıcaklık değeri indirgenmiş sıcaklıktan çıkarılır.
2
K şehrinin deniz seviyesinden ortalama yükseltisini hesaplamak.
1C×200 metre=200 metre1^\circ\text{C} \times 200\text{ metre} = 200\text{ metre} rakıma sahiptir.
Troposferde yükseldikçe sıcaklık her 200200 metrede 1C1^\circ\text{C} azalır.
3
L şehri için gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkı hesaplamak.
15C5C=10C15^\circ\text{C} - 5^\circ\text{C} = 10^\circ\text{C} sıcaklık farkı bulunur.
L şehrinin yükseltisinin tespiti için de aynı mantık uygulanmalıdır.
4
L şehrinin deniz seviyesinden ortalama yükseltisini hesaplamak.
10C×200 metre=2000 metre10^\circ\text{C} \times 200\text{ metre} = 2000\text{ metre} rakıma sahiptir.
Elde edilen 1010 derecelik fark, merkezin denizden çok daha yüksekte olduğunu kanıtlar.
5
Elde edilen sonuçları sorudaki diğer değişkenlerle karşılaştırmak.
L şehri (20002000 m) K şehrinden (200200 m) daha yüksektir. Aynı enlemde oldukları için Ekvator'a uzaklıkları ve güneş açısı eşittir. Yüksek rakım geniş yapraklı ormanları engeller ve orografik yağış için yükselti tek başına yeterli değildir.
Hangi özelliğin 'kesinlikle daha fazla' olduğunu doğrulamak için tüm seçenekler elenir.

Key Concept

Gerçek ve İndirgenmiş Sıcaklık ile Yükselti İlişkisi

Hints

1
Gerçek sıcaklık termometrenin ölçtüğü değerdir. İndirgenmiş sıcaklık ise o yer deniz kıyısındaymış (00 metre) gibi kabul edilerek hesaplanan varsayımsal değerdir. İkisi arasındaki fark neyi ifade eder?
2
Aynı enlem üzerinde yer alan K ve L şehirlerinin Ekvator'a olan uzaklıkları, Güneş ışınlarını alma açıları ve çizgisel hızları aynı olmak zorundadır.
3
Sıcaklık deniz seviyesinden yukarı çıkıldıkça her 200200 metrede 1C1^\circ\text{C} azalır. L şehrinde aradaki fark 10C10^\circ\text{C} iken K şehrinde sadece 1C1^\circ\text{C}'dir. Hangi şehrin dağlık bir bölgede olduğunu düşünün.
Estimated Time:1m 0s
Question 466Question

Türkiye'de ormanların dikey yöndeki dağılımı (alt ve üst sınırlar) nemlilik, sıcaklık, enlem ve kütle etkisi gibi faktörlere bağlı olarak bölgeden bölgeye farklılık gösterir.

Aşağıdaki tabloda Türkiye'deki üç farklı merkezin orman alt ve üst sınırları verilmiştir:

MerkezOrman Alt SınırıOrman Üst Sınırı
I00 m23002300 m
II800800 m25002500 m
III15001500 m28002800 m

Bu tabloya göre söz konusu merkezlerle ilgili yapılan aşağıdaki yorumlardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Üçüncü merkezde orman üst sınırının diğerlerinden daha yüksek olması, bu merkezin Türkiye'nin en güneyinde yer aldığının kesin bir kanıtıdır.

Answer

Üçüncü merkezdeki orman üst sınırının yüksekliğinin enlemden ziyade kütle etkisi ve karasallıkla ilgili olduğu ve bu durumun merkezin en güneyde olduğunu kanıtlamayacağı seçeneği yanlıştır.
Üçüncü merkezde orman üst sınırının 28002800 metreye ulaşması, Türkiye'deki 'kütle etkisi' (mass effect) ve şiddetli karasallık ile ilgilidir. Bu durum en çok Doğu Anadolu'da (Erzurum-Kars) görülür. Eğer sadece enleme bakılsaydı sınırın Akdeniz'de daha yüksek olması gerekirdi ancak Akdeniz'de bu sınır yaklaşık 25002500 metredir. Dolayısıyla 28002800 metre sınırı, merkezin en güneyde olduğunu kanıtlamaz; aksine karasal ve yüksek bir kütle olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Orman alt sınırlarını analiz et.
I. merkez 00 m'den başlıyor (Karadeniz tipi), III. merkez 15001500 m'den başlıyor (İç/Doğu Anadolu tipi).
Nemli bölgelerde orman alt sınırı alçak, kurak bölgelerde yüksektir.
2
Orman üst sınırlarını analiz et.
I. merkez 23002300 m'de biterken III. merkez 28002800 m'ye kadar çıkıyor.
Genel kuralın aksine (enlem etkisi), Türkiye'de karasallık ve kütle etkisi nedeniyle Doğu Anadolu'da ormanlar daha yükseğe tırmanabilir.
3
Matematik konum ve özel konum çelişkisini değerlendir.
En yüksek orman sınırı Akdeniz'de (25002500 m) değil, Doğu Anadolu'dadır (28002800 m).
Büyük dağ kütleleri etraflarındaki havayı daha fazla ısıtır ve nemin azlığı güneşlenmeyi artırarak ağaçların daha yüksekte yetişmesine olanak tanır.

Key Concept

Türkiye'de Orman Üst Sınırı ve Kütle Etkisi (Mass Effect)

Hints

1
Orman alt sınırının sıfır metre olması kıyıdaki nemliliğe işarettir.
2
Türkiye'de orman üst sınırı en yüksek Akdeniz'de değil, Doğu Anadolu'dadır. Bunun sebebi 'kütle etkisi'dir.
3
Sıcaklık ve enlem ilişkisi her zaman orman sınırını tek başına belirlemez; karasallık şiddeti sınırı daha yukarı taşıyabilir.

Practice More

Farklı dağ yamaçlarındaki 'bakı' etkisinin ağaç türleri üzerindeki etkisini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 467Question

Türkiye'deki orman formasyonları incelendiğinde, dağ yamaçları boyunca farklı ağaç türlerinin kuşaklar oluşturduğu görülür. Örneğin Karadeniz Bölgesi'nde deniz seviyesine yakın yerlerde başlayan orman örtüsü, belirli bir yükseltiden sonra yaprak özelliklerine göre değişime uğrar.

Bir dağ yamacı boyunca aşağıdan yukarıya doğru çıkıldıkça geniş yapraklı ormanların yerini iğne yapraklı ormanlara bırakmasının en temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yükseltiye bağlı olarak sıcaklık değerlerinin azalması

Answer

Geniş yapraklı ağaçların yerini iğne yapraklı ağaçlara bırakmasının temel nedeni, yükseldikçe sıcaklığın azalmasıdır.
Bitkilerin yaprak özellikleri bulundukları ortamın sıcaklık ve nem koşullarına bir uyum sürecidir. Bir dağ yamacı boyunca çıkıldıkça sıcaklık her 200 metrede yaklaşık 1 derece düşer. Bu sıcaklık düşüşü nedeniyle, daha yüksek sıcaklık isteyen geniş yapraklı ağaçlar yerini soğuğa karşı dirençli olan iğne yapraklı ağaçlara bırakmak zorunda kalır. İğne yapraklar, yüzey alanını daraltarak bitkinin soğuktan donmasını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Geniş ve iğne yapraklı ağaçların iklim isteklerini analiz et.
Geniş yapraklı ağaçlar sıcaklık ve nemin yüksek olduğu yerlerde yaşarken, iğne yapraklı ağaçlar soğuğa daha dayanıklıdır.
Yaprak türleri bitkinin iklim şartlarına uyum sağlama (adaptasyon) biçimidir.
2
Bir dağ yamacı boyunca yükseldikçe değişen temel iklim elemanını belirle.
Troposferde yerden yükseldikçe sıcaklık her 200 metrede ortalama 1°C azalır.
Yükselti arttıkça atmosferin ısınma dinamikleri (yerden yansıyan ışınlarla ısınma) nedeniyle sıcaklık düşer.
3
Bu iki bilgiyi birleştirerek sonuca ulaş.
Sıcaklığın azalmasıyla birlikte soğuğa dayanıksız olan geniş yapraklı ağaçlar yerini soğuğa dayanıklı olan iğne yapraklı ağaçlara bırakır.
Bitkiler hayatta kalabilmek için bulundukları ortamın sıcaklık şartlarına uygun formasyonlar oluşturur.

Key Concept

Dağ yamacı boyunca bitki örtüsünün kuşaklar oluşturması

Hints

1
Bir dağa tırmandığınızda havanın nasıl değiştiğini düşünün; daha mı sıcak olur yoksa daha mı soğuk?
2
İğne yapraklı ağaçlar (çam gibi) çetin kış koşullarına daha dayanıklıdır.
3
Troposferde yerden yükseldikçe her 200 metrede sıcaklık 1°C azalır, bitkiler de yapraklarını küçülterek bu soğumaya uyum sağlar.

Practice More

Karadeniz ve Akdeniz bölgesindeki ormanların yetişebildiği en yüksek sınırların (orman üst sınırı) neden farklı olduğunu araştırınız.

Alternative Method

Soru kökündeki 'yaprak özelliklerine göre değişime uğrar' ifadesine odaklanarak; yaprak yüzeyinin geniş veya iğne biçiminde (dar) olmasının terleme ve donma ile ilgili bir iklim adaptasyonu (sıcaklık ilişkisi) olduğunu hatırlayabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 468Question

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün kış mevsimine ait bir değerlendirme raporunda şu ifadelere yer verilmiştir:

"Bu kış yurdumuz, ağırlıklı olarak kuzeybatıdan sokulan ılık ve nemli hava kütlelerinin etkisinde kalmıştır. Kıyı kesimlerde bol yağış görülürken, iç kesimlerde sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyretmiş, don olayları ile kar yağışları beklenen seviyenin çok altında gerçekleşerek yerini sağanak yağmurlara bırakmıştır."

Buna göre, raporda bahsedilen dönemde Türkiye üzerinde diğerlerine göre daha fazla etkili olan basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Answer

Raporda bahsedilen ılık ve yağışlı kış koşullarını getiren sistem İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'dır.
Doğru yanıt, kaynağını 60° Kuzey enlemlerinden (Atlas Okyanusu) alan ve Türkiye'ye genellikle kuzeybatıdan giren dinamik kökenli merkezdir. Bu sistem deniz üzerinden geldiği için nem yüklüdür. Kış mevsiminde Türkiye'de etkisini artırdığında, beraberinde ılık bir hava dalgası getirir. Bu durum, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasına, don olaylarının azalmasına ve yağışların kar yerine yağmur şeklinde düşmesine sebep olur.

Step-by-Step Solution

1
Rapordaki meteorolojik ipuçlarını analiz etme.
"Kış mevsimi", "kuzeybatı yönü", "ılık ve nemli hava", "kar ve don azlığı" bulguları elde edilir.
Sistemin kaynağını ve karakteristik özelliklerini tespit etmek için anahtar kelimelere ihtiyaç vardır.
2
Basınç merkezlerinin kış aylarındaki karakteristik etkilerini karşılaştırma.
Sibirya soğuk ve kar getirirken, İzlanda denizel kökenli olduğu için kış aylarında Türkiye'ye ılıman ve bol yağışlı (yağmur ağırlıklı) hava kütleleri taşır.
Tespit edilen hava durumu bulgularını, bunu üretebilecek doğru basınç merkezi ile eşleştirmek için.

Key Concept

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin (özellikle İzlanda ve Sibirya'nın) kış mevsimindeki zıt karakterli hava durumu etkileri.

Hints

1
Kış aylarında Türkiye'yi etkileyen iki ana basınç merkezinden biri aşırı soğuk ve kar getirirken, diğeri denizel etkilerden dolayı havayı ılımanlaştırıp yağmur getirir.
2
Rapordaki 'kuzeybatıdan sokulan' ve 'ılık/nemli' ifadeleri, bu hava kütlesinin okyanus (Atlas Okyanusu) üzerinden geldiğini göstermektedir.
3
Sibirya yüksek basıncı kar ve ayaz yaparken, kışın yağmur ve ılık hava getiren bu dinamik kökenli alçak basınç merkezi 60° enlemlerindeki ada ülkesinin adıyla anılır.

Practice More

Bu basınç merkezlerinin oluşum nedenlerini (Termik ve Dinamik) Dünya'nın şekli ve günlük hareketi bağlamında gözden geçirin.

Alternative Method

Bölgesel köken analizi: Sistemin 'kuzeybatıdan' geldiği bilgisi tek başına eleme yapmak için yeterlidir. Sibirya kuzeydoğudan, Basra güneydoğudan, Asor ise güneybatıdan yurdumuzu etkiler. Kuzeybatıdan giren ana sistem İzlanda'dır.
Estimated Time:1m 0s
Question 469Question

Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer almasına rağmen Iğdır Ovası'nda, bölgenin genel iklim özelliklerinden farklı olarak kış ılıklığı isteyen pamuk tarımının yapılabilmesi ve yıllık yağış miktarının (yaklaşık 850850 metre yükseltide, 250300250-300 mm civarı) çevresindeki yüksek alanlara göre oldukça az olması dikkat çekicidir.

Iğdır Ovası'nda görülen bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çevresindeki yüksek kütlelere göre alçakta (mikroklima) kalması ve fön rüzgarlarının etkisi

Answer

Iğdır Ovası'nın çevresindeki yüksek dağlara göre alçakta yer alması (çanak yapısı) ve yamaçlardan aşağı süzülen hava kütlelerinin fön etkisiyle ısınmasıdır.
Iğdır Ovası çevresindeki yüksek dağlara göre alçakta (mikroklima) yer aldığı için, dağ yamaçlarından aşağıya doğru hareket eden hava kütleleri fön etkisi yaratarak ortamı ısıtır. Bu durum, bölgenin genel sert karasal ikliminden farklı olarak pamuk tarımına imkan veren bir kış ılıklığı ve düşük yağış miktarı sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Iğdır Ovası'nın çevresel topografyasını analiz edin.
Iğdır'ın etrafının Erzurum-Kars Platosu ve Aras Dağları gibi yüksek kütlelerle çevrili, deniz seviyesinden yaklaşık 850850 metre yükseklikte bir 'çukur' olduğu tespit edilir.
Yer şekillerinin uzanışı ve yükseltisi, yerel iklim koşullarını (özel konum) belirleyen en önemli faktörlerdendir.
2
Hava kütlelerinin bu çukura inerken sergilediği davranışı değerlendirin.
Çevredeki yüksek dağlardan ovaya doğru inen hava kütleleri, sürtünmenin etkisiyle her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır (fön etkisi).
Fön rüzgarları, ulaştıkları yerde sıcaklığı artırırken nem taşıma kapasitesini yükselterek yağış ihtimalini düşürür.
3
Bu durumun tarımsal ve iklimsel sonuçlarını birleştirin.
Oluşan kış ılıklığı pamuk gibi 'mikroklima' ürünlerinin yetişmesine olanak sağlar ve havza özelliği nedeniyle yağış miktarı azalır.
Mikroklima, dar alanlarda görülen ve çevresinden farklılık gösteren iklim tipidir.

Key Concept

Türkiye'de özel konum faktörlerinden yer şekillerinin (yükselti ve çukur alanlar) mikroklima oluşturma etkisi.

Hints

1
Iğdır'ın deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık 850850 metredir, oysa çevresindeki Erzurum-Kars platosu 20002000 metrenin üzerindedir.
2
Dağ yamaçlarından aşağıya doğru hızla inen hava kütlelerinin sıcaklık üzerindeki etkisini düşünün.
3
Bu durum, Rize'de turunçgil veya Anamur'da muz yetişmesi gibi 'mikroklima' kavramı ile açıklanır; anahtar faktör ise fön rüzgarlarıdır.

Practice More

Rize'de kış ılıklığına bağlı olarak turunçgil tarımının yapılabilmesini sağlayan faktörleri inceleyerek mikroklima konusunu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Eğer seçeneklerde 'yükseltinin azalması' ve 'dağlarla çevrili olması' gibi ifadeler varsa, bunlar fön etkisini tetikleyen ana unsurlar olarak değerlendirilmelidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 470Question

Türkiye'de orman üst sınırı (ormanların yetişebildiği en yüksek seviye) temel olarak enlem ve sıcaklık ilişkisine göre belirlenir. Bu kurala göre, güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklığın azalmasına bağlı olarak orman üst sınırının deniz seviyesine yaklaşması beklenir. Ancak Türkiye haritası incelendiğinde; yaklaşık 4040^\circ Kuzey enlemindeki Erzurum-Sarıkamış çevresinde ormanların 28002800 metreye kadar çıkabildiği, buna karşın daha güneyde yer alan bazı kıyı dağlarında bu sınırın daha aşağıda kaldığı görülmektedir.

Erzurum çevresinde orman üst sınırının bu kadar yüksek olmasını sağlayan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karasallığın etkisiyle yaz sıcaklıklarının yüksek olması ve büyük dağ kütlelerinin ısıyı daha fazla hapsetmesi

Answer

Karasallık ve kütle etkisi nedeniyle yaz sıcaklıklarının yüksek olması ve ısınmanın daha şiddetli gerçekleşmesi orman üst sınırını yükseltmiştir.
Türkiye'de ormanların çıkabildiği en yüksek seviye olan 'orman üst sınırı' sıcaklığa bağlıdır. Karasal bölgelerde, özellikle Doğu Anadolu gibi geniş ve yüksek kütlelerde yaz sıcaklıkları denizel bölgelere göre daha yüksek değerlere ulaşır. 'Kütle Etkisi' denilen bu durum sayesinde, ağaçlar normalde enlem gereği yetişemeyecekleri kadar yüksek irtifalarda (28002800 metre) bile kendilerine uygun sıcaklığı bulabilirler.

Step-by-Step Solution

1
Orman üst sınırını belirleyen temel faktörü hatırla.
Sıcaklık
Bitkiler belirli bir irtifadan sonra sıcaklık yetersizliği nedeniyle fizyolojik olarak yetişemezler.
2
Erzurum ve kıyı bölgeleri arasındaki iklim farkını analiz et.
Erzurum karasal ve geniş bir kütleye sahiptir.
Karasal bölgelerdeki büyük dağ kütleleri yazın daha hızlı ve şiddetli ısınır.
3
'Kütle Etkisi' kavramını uygula.
Büyük kütleler ısıyı daha iyi tuttuğu için orman üst sınırı yükselir.
Isınan geniş kara kütlesi, etrafındaki atmosferi de ısıtarak ormanların daha yükseklerde yetişmesine imkan tanır.

Key Concept

Kütle Etkisi ve Orman Üst Sınırı

Hints

1
Ormanların alt sınırını nemlilik, üst sınırını ise sıcaklık belirler. Soru bizden üst sınırı etkileyen bir durum istiyor.
2
Erzurum, Türkiye'nin en karasal yerlerinden biridir. Karasal alanlar ile denizel alanların yazın ısınma özelliklerini kıyasla.
3
Geniş dağ kütlelerinin güneşten gelen enerjiyi depolayıp çevresini ısıtmasına 'Kütle Etkisi' denir. Bu durum Erzurum'da ormanların neden daha yükseğe çıkabildiğini açıklar.

Practice More

Orman alt sınırının Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında neden farklı seviyelerde olduğunu araştırarak nemlilik etkisini pekiştirebilirsin.
Estimated Time:1m 30s
Question 471Question

Türkiye'nin matematik konumu gereği, kuzey sektörlü rüzgârlar sıcaklığı düşürürken güney sektörlü rüzgârlar sıcaklığı artırmaktadır. Ancak yeryüzü şekillerinin (özel konum) etkisiyle oluşan bazı yerel rüzgârlar bu genel durumdan farklı özellikler gösterebilir.

Yüksek bir dağ yamacını aşarak aşağıya doğru alçalan, sürtünmenin de etkisiyle her 100 metrede sıcaklığı yaklaşık 1 °C artıran; kışın karların erken erimesine, yazın ise tarım ürünlerinin zamanından önce olgunlaşmasına veya kurumasına yol açan sıcak ve kuru karakterli yerel rüzgâr aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fön

Answer

Dağ yamacından aşağıya doğru inerek sürtünme etkisiyle ısınan sıcak ve kuru karakterli rüzgâr Fön rüzgârıdır.
Fön rüzgârı, yatay yönde ilerleyen hava kütlesinin bir dağ yamacına çarpıp yükselmesi, nemini bıraktıktan sonra dağın diğer yamacından aşağı doğru hızla inmesiyle oluşur. Aşağı inen hava, sürtünmenin ve basıncın etkisiyle her 100 metrede yaklaşık 1 °C ısınır. Bu nedenle Fön, ulaştığı yerde sıcak, kuru ve bunaltıcı bir etki yaratır; kışın karları aniden eriterek çığ riskini artırır, yazın ise ekinleri kurutabilir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen özellikleri analiz etme.
Rüzgârın dağ yamacından alçaldığı, sürtünmeyle her 100 metrede 1 °C ısındığı, kuru ve sıcak olduğu tespit edilir.
Bu özellikler, rüzgârın oluşum mekanizmasını belirlemek için kritik ipuçlarıdır.
2
Matematik konum ile özel konum etkilerini ayrıştırma.
Samyeli veya Lodos gibi rüzgârlar enlem gereği (matematik konum) sıcakken, soruda topoğrafik engellerden (özel konum) kaynaklanan bir ısınma tarif edilmektedir.
Isınma kaynağının yön (güney) değil, dağ yamacından alçalma hareketi olduğunu anlamak doğru kavrama ulaşmayı sağlar.
3
Tanıma uyan yerel rüzgârı belirleme.
Bu özel oluşumlu, karları erken eriten ve bitkileri kurutabilen rüzgârın adı Fön'dür.
Fön rüzgârı Türkiye'de özellikle Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları'nın yamaçlarında belirgin olarak görülen özel bir rüzgârdır.

Key Concept

Fön Rüzgârı ve Özel Konum Etkisi

Hints

1
Soruda rüzgârın yönünden ziyade 'dağ yamacından aşağı alçalması' ve 'sürtünme ile kuruması' vurgulanmıştır.
2
Türkiye'yi etkileyen ana yerel rüzgârları 'KAYIP SAKAL' şifresiyle hatırlayabilirsiniz (Kuzeyden: Karayel, Yıldız, Poyraz; Güneyden: Samyeli, Kıble, Lodos). Sorulan rüzgâr bu genel yön kuralının dışında, dağlık alanlara özgü bir rüzgârdır.
3
Doğu Karadeniz'de (Rize çevresi) kış mevsiminde turunçgil yetişmesine olanak sağlayan, mikroklima alanı oluşturan meşhur kurutucu rüzgârın adını arıyoruz.

Practice More

Türkiye'de yerel rüzgârların yönlerini ve isimlerini kolayca hatırlamak için 'KAYIP SAKAL' şifresini bir Türkiye haritası üzerinde pratik yapın.

Alternative Method

Matematiksel dışlama yöntemi: Sorudaki rüzgâr sıcak ve kurudur. Karayel ve Poyraz soğuktur (elendi). Lodos sıcaktır ama denizden geldiği için nemlidir (elendi). Geriye Samyeli ve Fön kalır. Samyeli çöllerden gelir, Fön ise dağdan iner. Soruda dağ yamacı denildiği için cevap Fön'dür.
Estimated Time:45s
Question 472Question

Türkiye’nin iklimini etkileyen basınç merkezleri; oluşum nedenlerine göre termik ve dinamik, etkili oldukları süreye göre ise mevsimlik veya yıl boyu etkili olanlar şeklinde gruplandırılır. Özellikle kış aylarında karasal alanların aşırı soğuması sonucunda oluşan bir merkez, ülkemize kuzeydoğu yönünden sokularak dondurucu soğuklara ve kar yağışlarına yol açar.

Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen termik kökenli basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sibirya Yüksek Basıncı

Answer

Sibirya Yüksek Basıncı
Sibirya Yüksek Basıncı, kış mevsiminde Asya Kıtası'nın iç kesimlerinde karasallığa bağlı olarak gerçekleşen aşırı soğuma neticesinde oluşan termik kökenli bir merkezdir. Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden girer ve etkili olduğu dönemlerde sıcaklıkları mevsim normallerinin çok altına düşürerek dondurucu soğuklara ve kar yağışına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki ipuçlarını analiz etme
Kış mevsimi, kuzeydoğu yönü ve termik (sıcaklığa bağlı) oluşum bilgileri belirlendi.
Soruda istenen basınç merkezini ayırt etmek için konum ve karakter özelliklerini kullanmak gerekir.
2
Basınç merkezlerinin kökenlerini karşılaştırma
İzlanda ve Asor'un dinamik; Sibirya ve Basra'nın termik kökenli olduğu hatırlandı.
Dünya'nın günlük hareketi ile oluşanlar dinamik, sıcaklık farkı ile oluşanlar termik merkezlerdir.
3
Yön ve mevsim özelliklerini eşleştirme
Kuzeydoğudan gelen ve sadece kışın dondurucu etki yapan merkezin Sibirya olduğu sonucuna varıldı.
Sibirya kışın Asya'nın aşırı soğumasıyla oluşan termik yüksek basınç alanıdır.

Key Concept

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kökenleri ve Etki Alanları

Hints

1
Türkiye'ye kuzeydoğudan (Rusya üzerinden) gelen basınç merkezini düşünün.
2
Sadece kışın etkili olan ve dondurucu etkisiyle bilinen bu merkez termik karakterlidir.

Practice More

Basra ve Sibirya arasındaki farkları (Yaz-Kış) bir tablo yaparak pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 473Question

Türkiye'nin iklim özelliklerinin oluşmasında çevresindeki farklı karakterli basınç merkezleri önemli bir rol oynamaktadır. Bu basınç merkezlerinin Türkiye'ye giriş yaptıkları ana yönlerle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İzlanda: Kuzeydoğu

Answer

İzlanda basınç merkezinin kuzeydoğu yönüyle eşleştirilmesi yanlıştır; çünkü bu merkez ülkemize kuzeybatı yönünden sokulur.
İzlanda Dinamik Alçak Basınç merkezi, kaynağını Atlas Okyanusu üzerinden (İzlanda adası çevresi) aldığı için Türkiye'ye kuzeybatı yönünden giriş yapar. Seçenekte belirtilen kuzeydoğu yönü ise Sibirya üzerinden gelen soğuk hava kütlelerine aittir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'yi etkileyen temel basınç merkezlerini ve yönlerini hatırla.
Kuzeybatı: İzlanda, Kuzeydoğu: Sibirya, Güneybatı: Asor, Güneydoğu: Basra.
Bu merkezler Türkiye'nin coğrafi konumuna göre çevre bölgelerdeki hava kütlelerinin hareket yönlerini belirler.
2
Seçeneklerdeki yön eşleştirmelerini kontrol et.
İzlanda'nın kuzeydoğu ile eşleştirildiği görülür.
Kuzeydoğu yönü Sibirya Termik Yüksek Basıncı'na aittir.

Key Concept

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin giriş yönleri ve kökenleri.

Hints

1
Türkiye'nin çevresindeki okyanus ve kıta konumlarını düşünün. İzlanda bir ada devleti olarak Avrupa'nın neresindedir?
2
Kuzeydoğudan gelen basınç merkezi dondurucu ayazlara neden olan Sibirya'dır. İzlanda ise tam zıt kuzey köşesinden gelir.

Practice More

Bu basınç merkezlerinin hangilerinin 'termik' hangilerinin 'dinamik' kökenli olduğunu tekrar ederek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Kısaltmalar (İzlanda-Batı, Sibirya-Doğu) veya harita üzerindeki X şekli gibi görselleştirme tekniklerini kullanarak yönleri teyit edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 474Question

Türkiye vejetasyon coğrafyasında, bitkilerin dış görünüşleri ve yaşam koşullarına göre yapılan sınıflandırmada 'ot formasyonu' önemli bir kategori oluşturur. Bu formasyon içerisinde yer alan topluluklar, yetiştikleri bölgenin iklim özelliklerini yansıtan karakteristik türlerden meydana gelir.

Buna göre; geven, yavşan otu, çoban yastığı ve gelincik gibi bitki türlerinin bütünüyle yer aldığı bitki topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bozkır (Step)

Answer

Bozkır (Step) topluluğu; geven, yavşan otu, çoban yastığı ve gelincik gibi karakteristik ot türlerinden oluşur.
Doğru cevap olan topluluk, Türkiye'nin iç kesimlerinde yaygın olan ve kurakçıl özellik gösteren geven, yavşan otu, çoban yastığı gibi türleri barındıran Bozkır (Step) formasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen bitki türlerinin morfolojik özellikleri analiz edilmelidir.
Geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi türlerin kısa boylu ve otsu yapıda oldukları belirlenir.
Bu türlerin hangi ana formasyon grubuna (ağaç, çalı veya ot) ait olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Bu türlerin Türkiye'deki yayılış alanları ve iklim istekleri değerlendirilmelidir.
Bu bitkilerin İç Anadolu gibi yarı kurak bölgelerde, ilkbahar yağışlarıyla canlanan topluluklar olduğu tespit edilir.
Ot formasyonları kendi içinde bozkır ve çayır olarak ayrıldığı için ayrımı netleştirmek gerekir.
3
Tanımlanan özellikler ile seçeneklerdeki formasyonlar eşleştirilmelidir.
Verilen türlerin karakteristik olarak 'Bozkır' formasyonuna ait olduğu sonucuna varılır.
Çalı formasyonları (maki, garig) odunsu gövdeye sahipken, bozkır tamamen otsu türlerden oluşur.

Key Concept

Türkiye'de Ot Formasyonu: Bozkır (Step)

Hints

1
Soruda bahsedilen bitkiler, genellikle karasal iklimin hüküm sürdüğü iç bölgelerimizde görülür.
2
Bu bitkiler ilkbaharda yağışlarla yeşerir, ancak yazın şiddetli kuraklıkla birlikte sararırlar.
3
İç Anadolu'nun en karakteristik bitki örtüsü olan bu topluluk, geven ve yavşan otu gibi kurakçıl otlardan oluşur.

Practice More

Bozkır ve çayır formasyonları arasındaki temel farkları (yağış rejimi ve yükselti) inceleyerek bilgini pekiştirebilirsin.
Estimated Time:45s
Question 475Question

Türkiye'de yaz mevsiminde sıcaklığın etkisiyle buharlaşma miktarının artmasına bağlı olarak mutlak nemin en yüksek olduğu yerler Akdeniz kıyılarıdır. Ancak bu bölgede aynı dönemde bağıl nem (nisbi nem) oranının düştüğü ve yağış oluşma ihtimalinin oldukça azaldığı görülür.

Akdeniz kıyılarında mutlak nemin yüksek olmasına rağmen yaz yağışlarının görülmemesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sıcaklığın artmasına bağlı olarak havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) aşırı derecede artması

Answer

Sıcaklığın artmasına bağlı olarak havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) aşırı derecede artması
Doğru cevap, sıcaklığın artışıyla havanın genişlemesini ve nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) mutlak nemden çok daha hızlı artmasını vurgulayan seçenektir. Bu durum, havanın doyma noktasından uzaklaşmasına (nem açığının artmasına) neden olur ve yağışı engeller.

Step-by-Step Solution

1
Mutlak nem ve sıcaklık ilişkisini analiz et.
Akdeniz'de yazın sıcaklık yüksektir ve denizden dolayı mutlak nem miktarı fazladır.
Sıcaklık arttıkça buharlaşma artar, bu da atmosferdeki mevcut nemi (mutlak nem) yükseltir.
2
Maksimum nem (kapasite) kavramını hatırla.
Sıcaklık arttıkça hava genleşir ve daha fazla nem taşıyabilir hale gelir.
Hava sıcaklığı ile maksimum nem arasında doğru orantı vardır.
3
Bağıl nem formülünü uygula: Bag˘ıl Nem=Mutlak NemMaksimum Nem×100Bağıl \ Nem = \frac{Mutlak \ Nem}{Maksimum \ Nem} \times 100.
Paydadaki maksimum nem değeri, paydaki mutlak nemden çok daha hızlı büyüdüğü için sonuç (bağıl nem) küçülür.
Yağış için bağıl nemin %100\%100 olması gerekir; oysa Akdeniz'de yazın nem açığı büyümektedir.

Key Concept

Bağıl nem, mutlak nem ve maksimum nem arasındaki ilişki

Hints

1
Yağışın oluşması için havanın 'soğuması' ve daralması gerektiğini düşünün.
2
Sıcak hava genleşir ve daha fazla nem alabilir. Bu kapasite artışına ne denir?
Estimated Time:1m 15s
Question 476Question

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri, hem kaynağını aldıkları bölgelerin coğrafi özelliklerini hem de oluşum mekanizmalarını (termik veya dinamik) ülkemizin hava koşullarına yansıtırlar. Buna göre, bu basınç merkezlerinin kökeni ve Türkiye'deki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Asor Dinamik Yüksek Basıncı, Dünya'nın günlük hareketine bağlı olarak 3030^\circ enlemleri çevresinde oluşur ve ülkemizde özellikle yaz mevsiminde belirgin bir kuraklığa yol açar.

Answer

Asor Dinamik Yüksek Basıncı'nın Dünya'nın günlük hareketine bağlı olarak 30 derece enlemlerinde oluştuğu ve yaz kuraklığına neden olduğu ifadesi doğrudur.
Asor Dinamik Yüksek Basıncı, Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü (günlük hareket) nedeniyle 30 derece enlemlerinde oluşan kalıcı bir basınç merkezidir. Özellikle yaz aylarında etki alanını genişleterek Türkiye'ye sokulur ve alçalıcı hava hareketleri nedeniyle gökyüzünün açık, havanın sıcak ve nemin az (kurak) olmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'yi etkileyen dört ana basınç merkezini (İzlanda, Sibirya, Asor, Basra) ve bunların oluşum nedenlerini belirle.
İzlanda ve Asor dinamik (Dünya'nın hareketi), Sibirya ve Basra ise termik (sıcaklık) kökenlidir.
Oluşum kökenini bilmek, basınç merkezinin etki süresini ve karakterini anlamak için temel adımdır.
2
Asor basınç merkezinin konumunu ve mekanizmasını analiz et.
Asor, 30 derece enlemlerindeki dinamik yüksek basınç kuşağının bir parçasıdır. Yazın kuzeye doğru genişleyerek Türkiye'yi etkisi altına alır.
Dinamik merkezler enlem dereceleriyle (3030^\circ ve 6060^\circ) ilişkilidir.
3
Basınç merkezinin getirdiği hava karakterini değerlendir.
Asor bir yüksek basınç (antistisklon) olduğu için hava alçalıcı hareket yapar, bu da bulut oluşumunu engelleyerek kurak ve sıcak havaya neden olur.
Yüksek basınç alanlarında hava her zaman daha kararlı ve açık olur.

Key Concept

Basınç merkezlerinin oluşum kökenleri (Termik/Dinamik) ve Türkiye üzerindeki mevsimsel hava karakterleri.

Hints

1
Basınç merkezlerinin isimleri ile 'Dinamik' veya 'Termik' sıfatlarını doğru eşleştirmeye çalışın.
2
30 ve 60 derece enlemlerinde oluşan basınçlar dinamik; sıcaklık farkıyla oluşanlar (kutuplar/çöller) termiktir.
3
Yaz mevsiminde Türkiye'yi güneybatıdan etkileyen ve kuraklık getiren merkezin Asor olduğunu hatırlayın.

Practice More

Farklı mevsimlerde bu basınç merkezlerinin birbiriyle karşılaşması sonucu oluşan cephe yağışlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 477Question

Bir coğrafya araştırmacısı, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yürüttüğü arazi çalışmalarında aşağıdaki çalı formasyonlarını gözlemlemiş ve raporlamıştır:

I. Gözlem Alanı: Yazların sıcak ve kurak geçtiği kıyı kuşağında; kermes meşesi, sandal, zakkum ve defne gibi yıl boyu yeşil kalan, sert ve cilalı yapraklara sahip bitkiler tespit edilmiştir.
II. Gözlem Alanı: Birinci alandaki bitkilerin aşırı otlatma veya yangınlar ile ortadan kalktığı sahalarda; funda, lavanta, kekik ve abdestbozan gibi daha cılız ve kısa boylu çalı türleri yayılış göstermiştir.
III. Gözlem Alanı: Nem ve yağış isteği yüksek olan kuzey kıyılarımızda, yaprak döken ormanların tahrip edildiği yamaçlarda; kızılcık, yabani fındık ve şimşir gibi türlerden oluşan nemcil çalılar gözlemlenmiştir.

Araştırmacının raporladığı bu bitki formasyonları ve coğrafi dağılışları dikkate alındığında, aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: I. alandaki çalı formasyonunun yetişme üst sınırının Akdeniz kıyılarından Marmara'ya doğru gidildikçe deniz seviyesine yaklaşması, ülkemizin göreceli (özel) konumuyla açıklanır.

Answer

I. alandaki çalı formasyonunun (maki) yetişme üst sınırının Akdeniz'den Marmara'ya doğru gidildikçe deniz seviyesine yaklaşmasının göreceli (özel) konumla açıklandığını belirten seçenek.
Maki formasyonunun yetişme üst sınırı Akdeniz Bölgesi'nde 800-1000 metre, Ege Bölgesi'nde 500-600 metre, Marmara Bölgesi'nde ise 300-400 metre civarındadır. Bu sınırın ülkemizin güneyinden kuzeyine doğru deniz seviyesine yaklaşmasının temel nedeni, Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklığın azalmasıdır. Bu azalma, enlem etkisinin bir sonucudur. Dolayısıyla bu durum Türkiye'nin göreceli (özel) konumuyla değil, matematik (mutlak) konumuyla açıklanır. Bu nedenle değerlendirme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Gözlem alanlarında tarif edilen bitki türlerini ve yetişme şartlarını analiz ederek formasyon isimlerini belirleme.
I. Alanın Maki, II. Alanın Garig, III. Alanın ise Psödomaki formasyonunu tarif ettiği tespit edilir.
Seçeneklerdeki yargıları doğru değerlendirebilmek için öncelikle bitki topluluklarının coğrafi literatürdeki karşılıklarını bulmak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen botanik ve coğrafi bilgilerin doğruluğunu Türkiye'nin iklim ile konum özellikleri bağlamında sorgulama.
Maki, garig ve psödomaki hakkındaki ekolojik özellikler, oluşum süreçleri (sekonder olma durumları) ve Marmara Bölgesi'ndeki varlıkları ile ilgili ifadelerin doğru olduğu görülür.
Yanlış olan ifadeyi bulmak için diğer tüm seçeneklerin coğrafi gerçeklerle örtüştüğünü doğrulamak gerekir.
3
Bitki örtüsü üst sınırının enlemle olan ilişkisini konum (matematik/özel) kavramları üzerinden analiz etme.
Maki üst sınırının güneyden kuzeye doğru alçalmasının özel konum değil, matematik (mutlak) konumun bir sonucu olduğu tespit edilerek yanlış ifade bulunur.
KPSS'de matematik ve özel konum kavramlarının bitki örtüsüne etkileri sıklıkla test edilir, bu nedenle aradaki farkın net bir şekilde bilinmesi şarttır.

Key Concept

Çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) tür özellikleri ve coğrafi dağılışlarını etkileyen mutlak/göreceli konum faktörleri

Hints

1
Öncelikle gözlem alanlarında tarif edilen çalı formasyonlarının isimlerini (maki, garig, psödomaki) belirleyerek işe başlayın.
2
Seçeneklerdeki coğrafi bilgileri Türkiye'nin iklim şartları ve konumu çerçevesinde değerlendirin. Maki üst sınırının güneyden kuzeye doğru nasıl değiştiğini ve bu değişimin temel nedenini hatırlayın.
3
Maki üst sınırının Akdeniz'den Marmara'ya doğru gidildikçe düşmesi, sıcaklığın Ekvator'dan kutuplara doğru azalmasıyla ilgilidir. Sıcaklığın enleme bağlı olarak azalması, ülkemizin göreceli konumuyla mı yoksa mutlak (matematik) konumuyla mı açıklanır?

Practice More

Çalı formasyonlarından sonra 'Ağaç Formasyonu' altındaki ormanların dikey ve yatay dağılışını da mutlak/göreceli konum bağlamında inceleyen sorular çözmeniz Türkiye'nin bitki örtüsü konusunu bütünüyle pekiştirecektir.

Alternative Method

Soru kökündeki bitki türlerini (kermes meşesi, zakkum vs.) net olarak hatırlayamasanız bile, 'göreceli konum' ifadesinin yer aldığı seçenekteki enlem/matematik konum ilişkisini (kuzeye gidildikçe sınırın deniz seviyesine inmesi) temel fiziki coğrafya prensipleriyle analiz ederek yanlış bilgiyi tespit edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 478Question

Türkiye'nin farklı iklim bölgelerinde asıl orman örtüsünün insan faaliyetleri (kesilme, yakılma vb.) ile tahrip edilmesi sonucunda yeni bitki toplulukları oluşmuştur. Örneğin;

• Akdeniz ve Ege kıyılarında zeytin, defne, zakkum, mersin, sandal, keçiboynuzu ve akçakesme gibi türlerden oluşan maki ile lavanta, kekik, abdestbozan ve süpürge çalısından oluşan garig toplulukları yaygındır.
• Karadeniz kıyılarında ise fındık, şimşir, kızılcık ve ıhlamur gibi türleri barındıran psödomaki toplulukları görülür.

Bu üç ana bitki topluluğu (maki, garig ve psödomaki), bitki coğrafyası sınıflandırmasında aşağıdaki formasyonlardan hangisinin içerisinde yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Çalı formasyonu

Answer

Doğru cevap, maki, garig ve psödomaki topluluklarını kapsayan çalı formasyonudur.
Bitki coğrafyasında doğal bitki örtüsü; orman, çalı ve ot formasyonları olarak sınıflandırılır. Soru metninde detaylı olarak türleri, coğrafi dağılışları (Akdeniz, Ege, Karadeniz) ve oluşum nedenleri (orman tahribi) verilen maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) toplulukları, odunsu ve bodur yapıları nedeniyle genel olarak 'çalı formasyonu' başlığı altında incelenmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Soru metninde verilen bitki türlerinin (zeytin, defne, lavanta, fındık vb.) genel fiziksel özelliklerini değerlendirmek.
Bu bitkilerin büyük ağaçlar veya küçük otlar değil, kısa boylu ve bodur ağaççıklar olduğu belirlenir.
Bitkilerin fiziksel yapısı, ait oldukları formasyonu belirlemenin ilk adımıdır.
2
Metinde vurgulanan 'orman örtüsünün tahrip edilmesi' ifadesini analiz etmek.
Ormanların yok edilmesiyle ortaya çıkan bu yeni ikincil bitki örtüsünün coğrafi terminolojideki karşılığının aranması gerektiği anlaşılır.
Oluşum şekli (tahrip) bitki örtüsü sınıflandırmasında ayırt edici bir kriterdir.
3
Maki, garig ve psödomaki gruplarının hangi ana başlık altında toplandığını hatırlamak.
Bodur ağaççıklardan oluşan bu üç grubun tamamının 'çalı formasyonu' çatısı altında sınıflandırıldığı sonucuna varılır.
Çalı formasyonunun temel tanımı, orman tahribi sonucu veya doğal şartlarla yetişen boylu boyunca büyüyemeyen odunsu bitki topluluklarıdır.

Key Concept

Türkiye'de bitki örtüsünün sınıflandırılmasında çalı formasyonunun tanımı, alt türleri (maki, garig, psödomaki) ve bunların orman tahribiyle oluşması.

Hints

1
Soruda bahsedilen zeytin, defne, fındık, lavanta gibi türler devasa boyda ağaçlar mıdır, yoksa insan boyuna yakın kısa bitkiler midir? Bunu düşünerek büyük ağaç formasyonlarını eleyebilirsiniz.
2
Bu bitkiler odunsu bir gövdeye sahip oldukları için ot (bozkır, çayır) formasyonunda da yer almazlar. Ağaç ile ot arasında yer alan bir gruba dahil edilmelidirler.
3
Ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan, maki, garig ve psödomaki gibi bodur ağaççıklardan oluşan bu ara formasyona coğrafyada 'çalı' adı verilir.

Practice More

Maki, garig ve psödomaki topluluklarının Türkiye haritası üzerindeki yayılış alanlarını inceleyerek, bu bitkilerin hangi iklim tipleriyle eşleştiğini tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 479Question

Türkiye'nin yıllık ortalama indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde, en düşük sıcaklık değerlerinin Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum, Kars, Ardahan çevresi) toplandığı görülmektedir.

Haritalar hazırlanırken yükseltinin etkisi ortadan kaldırıldığına göre, bu bölgenin Türkiye'nin en soğuk yeri olmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Enlem ve şiddetli karasallık faktörleri

Answer

Bölgenin kuzeyde yer alması (enlem) ve deniz etkisinden uzak olması (şiddetli karasallık) nedeniyle en düşük sıcaklıklar burada görülür.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları, yer şekillerinin ve yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini yok sayar. Bu durumda Erzurum-Kars çevresinin en soğuk yer olması; bu bölgenin Ekvator'dan uzak olması (enlem) ve deniz etkisinin giremediği, karasal bir yapıda olmasıyla açıklanır.

Step-by-Step Solution

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını analiz et
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisinin 00 metre kabul edilerek hesaplanan sıcaklığıdır.
Yükselti faktörünün etkisini eleyerek diğer faktörleri (enlem, denizellik) görebilmek için.
2
Haritadaki düşük sıcaklık bölgesini incele
Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars), Türkiye'nin hem en kuzeyinde hem de en iç kesimlerindedir.
Düşük sıcaklığa neden olabilecek 'yükselti dışı' faktörleri tespit etmek için.
3
Uygun faktörleri eşleştir
Kuzeyde olması enlem etkisiyle, denizden uzak olması ise karasallıkla sıcaklığı düşürür.
Yükselti seçeneğini 'indirgenmiş' terimi nedeniyle eledikten sonra kalan en güçlü nedenleri bulmak için.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Sıcaklık Etmenleri

Hints

1
'İndirgenmiş' kelimesi, yükseltinin etkisinin silindiği anlamına gelir.
2
Eğer her yer deniz seviyesinde olsaydı, Türkiye'de neden hala bir yer diğerinden daha soğuk olurdu?
3
Cevapta yükseltiyle ilgili bir terim (dağ, yükseklik, engebe) geçmemelidir.

Practice More

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla ve en az olduğu illeri karşılaştırarak yükselti kavramını pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 480Question

Aşağıdaki tabloda Türkiye'de yer alan üç farklı merkezin enlem dereceleri ile yıllık ortalama gerçek ve indirgenmiş sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezEnlemGerçek Sıcaklık (C^{\circ}C)İndirgenmiş Sıcaklık (C^{\circ}C)
X3838^{\circ} K13132121
Y4141^{\circ} K15151515
Z3838^{\circ} K17172323

Tablodaki veriler dikkate alındığında, bu merkezlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: X ve Z merkezleri arasındaki indirgenmiş sıcaklık farkı enlem etkisiyle açıklanır.

Answer

X ve Z merkezleri arasındaki indirgenmiş sıcaklık farkının enlem etkisiyle açıklandığı yargısı yanlıştır; çünkü her iki merkez de aynı enlem derecesinde bulunmaktadır.
İndirgenmiş sıcaklık, yükselti faktörünün devre dışı bırakıldığı bir hesaplamadır. Eğer iki merkezin enlemi aynıysa (3838^{\circ} K), güneş ışınlarını alma açıları da aynıdır ve enlem etkisine göre indirgenmiş sıcaklıklarının eşit olması gerekir. X ve Z merkezleri arasındaki 2C2^{\circ}C indirgenmiş sıcaklık farkı, enlemle değil, bu merkezlerin denizellik-karasallık özellikleri veya boylam farkı (nemlilik) gibi özel konum şartlarıyla açıklanabilir. Bu yüzden enlem etkisine dayalı açıklama kesinlikle yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Merkezlerin yükseltilerini hesapla.
X: (2113)×200=1600(21 - 13) \times 200 = 1600 m; Y: (1515)×200=0(15 - 15) \times 200 = 0 m; Z: (2317)×200=1200(23 - 17) \times 200 = 1200 m.
Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki her 1C1^{\circ}C fark 200200 metre yükseltiye tekabül eder.
2
X ve Z merkezlerini enlem ve sıcaklık açısından karşılaştır.
Her iki merkez de 3838^{\circ} K enlemindedir ancak indirgenmiş sıcaklıkları farklıdır (21C21^{\circ}C vs 23C23^{\circ}C).
Yükselti etkisi ortadan kaldırılmış (indirgenmiş) sıcaklıkların aynı enlemde farklı olması, enlemle değil özel konum faktörleriyle (denizellik, karasallık vb.) ilgilidir.
3
Y merkezinin konumunu ve sıcaklık anomalisini analiz et.
Y merkezi daha kuzeyde olmasına rağmen X'ten daha sıcaktır; bu durum yükseltisinin azlığı ve denizelliği ile açıklanır.
Enlem-sıcaklık ilişkisine göre kuzeydeki merkez soğuk olmalıydı, bu yüzden bu bir 'enleme ters' durumdur.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Enlem-Özel Konum İlişkisi

Hints

1
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti etkisi tamamen ortadan kaldırılır. Bu durumda farkın neye bağlı olabileceğini düşünün.
2
Tablodaki X ve Z merkezlerinin enlem derecelerine dikkat edin. Enlemleri aynı olan yerlerde sıcaklık farkı 'enlem etkisi' ile açıklanabilir mi?

Practice More

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında izoterm eğrilerinin kıyı çizgisine paralel uzanması veya iç kesimlerde sapma yapması durumlarını tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 24 / 38Next
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 24 | Examkin