Meme Hastalıkları

255 questions

Question 181Question

32 yaşında, günde 1 paket sigara içen kadın hasta, areola kenarında yer alan ve kronikleşen pürülan akıntılı bir fistül nedeniyle başvuruyor. Öyküsünden son iki yıl içinde aynı bölgeden üç kez apse drenajı yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenede subareolar bölgede endürasyon ve areola saat 2 hizasında fistül ağzı saptanıyor. Bu klinik tabloya (Zuska hastalığı) neden olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Süt kanallarının skuamöz metaplazisi

Answer

Zuska hastalığında (periduktal mastit) temel patolojik süreç süt kanallarının skuamöz metaplazisidir.
Zuska hastalığında (periduktal mastit), laktiferöz duktusların terminal kısımlarını döşeyen normal epitel, sigara içimi gibi çevresel faktörlerin etkisiyle keratinize skuamöz metaplaziye uğrar. Bu durum duktus içinde keratin tıkaçları oluşturarak drenajı bozar, staza ve ardından anaerobların da eşlik edebildiği polimikrobiyal enfeksiyonlara zemin hazırlar. Sonuçta tekrarlayan subareolar apseler ve kronik periareolar fistüller gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir.
Genç kadın, aktif sigara içicisi, tekrarlayan subareolar apse ve areola kenarında kronik fistül.
Bu triad tipik olarak Zuska hastalığını (periduktal mastit) işaret eder.
2
Hastalığın etyolojik faktörlerini hatırla.
Sigara içimi en önemli risk faktörüdür.
Sigara dumanındaki toksinler duktus epiteli üzerinde doğrudan etkilidir.
3
Patofizyolojik mekanizmayı tanımla.
Laktiferöz duktusların terminal kısımlarında keratinize skuamöz metaplazi gelişir.
Bu metaplazi kanalın tıkanmasına, keratin birikimine, staza ve ardından ikincil enfeksiyon/apse/fistül oluşumuna yol açar.

Key Concept

Zuska Hastalığı (Periduktal Mastit) Patogenezi

Hints

1
Hastanın sigara içiyor olması ve apselerin sürekli 'subareolar' bölgede tekrarlaması tanı için anahtardır.
2
Bu hastalık 'Zuska Hastalığı' olarak da bilinir ve temelinde kanal epiteli değişikliği yatar.
3
Normalde kolumnar olan duktus epiteli, keratin üreten yassı epitele dönüştüğünde kanal tıkanır. Bu dönüşümün tıbbi adı nedir?

Practice More

Zuska hastalığının cerrahi tedavisinde fistül yolu ile birlikte tutulan laktiferöz kanalın total eksizyonunun (Hadfield ameliyatı) nüksü önlemedeki önemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 182Question

Meme kanseri risk faktörleri ve genetik geçişli sendromların klinik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BRCA2BRCA2 mutasyonu taşıyan erkeklerde yaşam boyu meme kanseri gelişme riski, BRCA1BRCA1 mutasyonu taşıyan erkeklere göre anlamlı derecede daha yüksektir.

Answer

Erkeklerde meme kanseri riskinin BRCA2BRCA2 mutasyonunda BRCA1BRCA1'e göre daha yüksek olduğu ifadesi doğrudur.
Erkek meme kanserlerinin yaklaşık %10\%10'u kalıtsaldır ve bu vakaların çoğundan BRCA2BRCA2 mutasyonu sorumludur. BRCA2BRCA2 taşıyıcısı erkeklerde yaşam boyu risk %68\%6-8 iken, BRCA1BRCA1 taşıyıcılarında bu risk belirgin derecede daha düşüktür. Bu nedenle erkek hastalarda BRCA2BRCA2 taraması klinik olarak daha kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Genetik mutasyonların cinsiyete bağlı risk profillerini karşılaştır.
BRCA2BRCA2 mutasyonunun erkeklerde meme kanseri riskini yaklaşık %68\%6-8 oranına çıkardığı, BRCA1BRCA1'de ise bu oranın %1\%1 altında kaldığı saptanır.
Genetik danışmanlık ve tarama önceliklerini belirlemek için mutasyon spesifik risk farklarını bilmek gerekir.
2
Kalıtsal sendromların genetik temellerini ve klinik kapsamını doğrula.
Li-Fraumeni sendromunun p53p53 (p16 değil) mutasyonu ile ilişkili olduğu ve multisistemik (SBLA: Sarkom, Meme, Lösemi, Adrenal) bir risk taşıdığı görülür.
Sendromların ayırıcı tanısını yapmak ve ek kanser taramalarını planlamak için genetik temeli bilmek şarttır.
3
Patolojik lezyonlar ile aile öyküsü arasındaki sinerjiyi ve hormonal faktörlerin yönünü analiz et.
ADHADH ve aile öyküsünün kümülatif risk artışına neden olduğu, östrojen maruziyet süresini kısaltan durumların (geç menarş, erken menopoz) riski azalttığı doğrulanır.
Rölatif risk hesaplamalarında faktörlerin birbirini nasıl etkilediğini anlamak doğru risk değerlendirmesi sağlar.

Key Concept

Kalıtsal Meme Kanseri Genetiği ve Rölatif Risk Modifikasyonu

Practice More

BRCA mutasyonu saptanan hastalarda proflaktik cerrahi (mastektomi ve ooforektomi) endikasyonlarını ve risk azaltma oranlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 183Question

29 yaşında kadın hasta, emzirmeyi kestikten 3 ay sonra sağ memesinde ağrısız bir şişlik fark ederek polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Yapılan fizik muayenede sağ meme retroareolar bölgede, yaklaşık 3 cm çapında, düzgün sınırlı, yumuşak kıvamlı ve hareketli kitle palpe ediliyor. Aksiller lenfadenopati saptanmıyor. Ultrasonografik incelemede, kist içerisindeki sütün yoğunluğuna bağlı olarak 'yağ-sıvı seviyelenmesi' gösteren, düzgün sınırlı kistik lezyon izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Galaktosel

Answer

Galaktosel
Galaktosel, emzirme döneminde veya emzirme kesildikten sonra ortaya çıkan, süt retansiyonuna bağlı gelişen benign kistik bir lezyondur. Sütün yağ içeriğinin ayrışması sonucu ultrasonografide tipik olarak 'yağ-sıvı seviyelenmesi' görülür. Bu bulgu, klinik öykü (emzirmeyi kesme) ile birleştiğinde tanı koydurucudur. Tedavide semptomatik ise aspirasyon, değilse takip yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik öyküsünü analiz et
Emzirmeyi yeni kesmiş (post-laktasyonel dönem) genç bir kadın hasta.
Hastanın içinde bulunduğu dönem, hormonal ve fizyolojik değişikliklere bağlı patolojileri ön plana çıkarır.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları değerlendir
Ağrısız, yumuşak kıvamlı kitle ve USG'de 'yağ-sıvı seviyelenmesi' (fat-fluid level).
Yağ-sıvı seviyelenmesi, galaktosel için patognomonik (tanı koydurucu) bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanıları ele
Laktasyonel adenom ve fibroadenom solid kitlelerdir. Apse enflamasyon bulguları verir. Duktal ektazi dilate duktuslarla seyreder.
Radyolojik olarak saptanan kistik yapı ve içindeki spesifik seviyelenme sadece galaktosel ile uyumludur.

Key Concept

Galaktosel, laktasyon döneminde veya sütten kesildikten sonra, süt kanallarının tıkanması sonucu oluşan, içi süt dolu benign kistik bir lezyondur. Tanısal ipucu ultrasonografideki yağ-sıvı seviyelenmesidir.

Hints

1
Hastanın emzirmeyi yeni kesmiş olması ve kitlenin 'yağ-sıvı seviyesi' içermesi en önemli ipuçlarıdır.
2
Seçenekler arasında içi süt dolu kistik (sıvı içeren) tek lezyonu düşünün.
3
Laktasyonel adenom ve fibroadenom solid (katı) kitlelerdir, apse ise ağrılıdır. Geriye süt (galakto-) içeren kist (-sel) kalır.

Alternative Method

Kitlenin kıvamının 'yumuşak' olması kistik bir yapıyı, 'hareketli' olması benign bir süreci, 'emzirme öyküsü' ise süt ile ilişkili olduğunu düşündürür. Bu üç özelliği birleştiren tek tanı galaktoseldir.
Estimated Time:1m 0s
Question 184Question

4646 yaşında kadın hasta, sol meme başından son 11 aydır kendiliğinden gelen ve çamaşırını lekeleyen sarı-berrak (seröz) karakterde akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede akıntının saat 22 hizasında tek kanaldan geldiği doğrulanıyor. Hastanın yapılan bilateral mamografi ve meme ultrasonografisi normal (BIRADSBI-RADS 11) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikrodokektomi (tek kanal eksizyonu) planlanması

Answer

Patolojik meme başı akıntısı olan ve standart görüntülemeleri (mamografi ve USG) normal saptanan bu hastada bir sonraki adım mikrodokektomidir.
Hastadaki akıntı; kendiliğinden gelmesi, tek taraflı ve tek kanaldan olması nedeniyle patolojik akıntı kriterlerini karşılamaktadır. Patolojik akıntılarda mamografi ve ultrasonografi negatif olsa dahi, akıntıya neden olan intraduktal lezyonu (en sık intraduktal papillom, daha az oranda duktal karsinoma in situ) saptamak ve tedavi etmek amacıyla mikrodokektomi (ilgili süt kanalının çıkarılması) altın standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Akıntının karakterini ve kaynağını değerlendir
Tek taraflı, tek kanallı ve kendiliğinden (spontan) gelen seröz akıntı 'patolojik' olarak sınıflandırılır.
Patolojik akıntılar altta yatan bir intraduktal papillom veya malignite (Örn: DCIS) riskini taşır.
2
Birinci basamak görüntüleme sonuçlarını incele
Mamografi ve ultrasonografi normal (BIRADSBI-RADS 11) olarak bildirilmiştir.
Radyolojinin normal olması patolojiyi dışlamaz; sadece bariz bir kitle olmadığını gösterir.
3
Tanısal ve tedavi edici girişimi belirle
Akıntının geldiği kanalın cerrahi olarak çıkarılması (mikrodokektomi) kararı verilir.
Görüntüleme negatif olsa bile patolojik akıntının en sık nedeni intraduktal papillomdur ve kesin tanı doku örneklemesi (eksizyon) ile konur.

Key Concept

Patolojik meme başı akıntısı yönetimi

Hints

1
Akıntının 'kendiliğinden', 'tek taraflı' ve 'tek kanallı' olması onun patolojik olduğunu gösterir.
2
Patolojik akıntılarda radyolojik tetkiklerin normal olması, cerrahi eksplorasyon ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Practice More

İntraduktal papillomun en sık görüldüğü yaş grubunu ve radyolojik bulgularını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 185Question

45 yaşında bir kadın hasta, teyzesinde 50 yaşında meme kanseri saptandığını belirterek kendi riski hakkında bilgi almak istiyor. Yapılan klinik değerlendirme ve tıbbi öykü sonucunda aşağıdaki bulgulardan hangisi bu hasta için meme kanseri gelişimi açısından en yüksek rölatif riski (RR>10RR > 10) temsil eder?

Show answer & explanation

Answer: Germ hattı BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu taşıyıcılığı

Answer

Germ hattı BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu taşıyıcılığı, meme kanseri riskini 10 katın üzerinde artıran en güçlü genetik faktördür.
BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları, meme kanseri gelişimi için bilinen en güçlü risk faktörleridir. Bu mutasyonları taşıyan bireylerde meme kanseri gelişme rölatif riski 10'un üzerindedir (RR>10RR > 10), bu da onları 'Yüksek Risk' kategorisine sokar.

Step-by-Step Solution

1
Risk faktörlerinin rölatif risk (RR) değerlerine göre sınıflandırılması
Düşük (RR < 2), Orta (RR 2-4) ve Yüksek (RR > 10) risk grupları belirlenir.
TUS sınavında risk faktörlerinin şiddetini ayırt etmek temel bir klinik beceridir.
2
Genetik ve patolojik faktörlerin karşılaştırılması
Genetik mutasyonların (BRCA, p53 vb.) en yüksek riski taşıdığı görülür.
Hücresel düzeyde DNA onarım mekanizmalarının bozulması, hormonal veya yaşam tarzı faktörlerinden çok daha güçlü bir onkojenik potansiyel taşır.

Key Concept

Meme kanseri risk faktörlerinin büyüklüğü (Rölatif Risk)
Estimated Time:1m 30s
Question 186Question

Meme kanseri nedeniyle modifiye radikal mastektomi ve aksiller lenf nodu diseksiyonu uygulanan bir hastada, cerrahi işlem sırasında aksiller fossanın posterior duvarında, subskapular arter ve ven trasesi boyunca seyreden sinirin yanlışlıkla kesildiği fark edilmiştir. Bu sinirin yaralanması sonucunda hastada aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin gelişmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Kolun güçlü ekstansiyon, addüksiyon ve iç rotasyon hareketlerinde zayıflık

Answer

Subskapular damar paketi ile seyreden N. thoracodorsalis'in hasarı, Latissimus dorsi kası fonksiyon kaybına (kolun addüksiyon, ekstansiyon ve iç rotasyon zayıflığına) neden olur.
Soruda tarif edilen anatomik lokalizasyon (subskapular damar trasesi) Nervus Thoracodorsalis'i işaret eder. Bu sinir Latissimus Dorsi kasını inerve eder. Latissimus dorsi'nin temel görevi kola addüksiyon, ekstansiyon ve iç rotasyon yaptırmaktır (örneğin; barfiks çekme, 'handcuff' pozisyonu). Bu nedenle sinir hasarında bu hareketlerde zayıflık gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Tanımlanan anatomik lokalizasyonu analiz et
Aksiller fossanın posterior duvarı ve subskapular arter/ven trasesi.
Sinirin kimliğini belirlemek için anatomik komşuluğu kullanmak gerekir.
2
Bu trasade seyreden siniri belirle
Nervus Thoracodorsalis.
N. thoracodorsalis, subskapular damarlar ile birlikte Latissimus dorsi kasına gider.
3
Sinirin inerve ettiği kası ve fonksiyonunu belirle
Latissimus Dorsi kası; kolun addüksiyonu, ekstansiyonu ve iç rotasyonunu sağlar.
Klinik bulguyu tahmin etmek için kas fonksiyonunun bilinmesi gerekir.

Key Concept

Aksiller Diseksiyon Anatomisi ve Sinir Yaralanmaları

Hints

1
Sorudaki anahtar anatomik ipucu 'subskapular arter ve ven trasesi'dir.
2
Bu trasade seyreden sinir 'Latissimus Dorsi' kasını inerve eder.
3
Latissimus dorsi kası halk arasında 'kanat kası' olarak bilinir ve barfiks çekme hareketini (kendini yukarı çekme) sağlar.

Practice More

N. thoracicus longus'un anatomik trasesi ve hasar bulgularını (Scapula Alata) gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 187Question

Meme cerrahisi sırasında karşılaşılan anatomik yapılar, lenfatik drenaj yolları ve memenin gelişimsel-fizyolojik süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Meme gelişim anomalilerinden amazia; süt çizgisi (mammary crest) üzerinde normal anatomik lokalizasyon dışında aksesuar meme başı ve areola bulunmasını ifade eden en yaygın gelişimsel varyasyondur.

Answer

Meme gelişim anomalilerinden amazia; süt çizgisi üzerinde aksesuar meme başı bulunmasını değil, meme başının varlığına rağmen meme parankim dokusunun yokluğunu ifade eder.
Doğru yanıt olan seçenek amazia terimini yanlış tanımlamaktadır. Amazia; meme başı ve areolanın mevcut olduğu ancak meme dokusunun (parankim) gelişmediği konjenital bir durumdur. Seçenekte tarif edilen 'süt çizgisi üzerinde aksesuar meme başı bulunması' durumu ise politeli (polythelia) olarak adlandırılır. Politeli, meme gelişim anomalileri arasında en sık görülenidir.

Step-by-Step Solution

1
Lenfatik seviyelerin (Berg) pektoralis minör kasına göre konumunu doğrula.
Seviye I (lateral), Seviye II (posterior/arka), Seviye III (medial/apikal) olduğu ve Rotter nodlarının interpektoral (Seviye II) olduğu doğrulanır.
Cerrahi anatomide lenfatik diseksiyonun sınırlarını belirlemek için Berg sınıflaması temeldir.
2
Vasküler beslenme oranlarını ve venöz metastaz yollarını değerlendir.
A.torasikainternaA. \, torasika \, interna'nın %60\%60, a.torasikalateralisa. \, torasika \, lateralis'in %30\%30 pay aldığı ve Batson pleksusunun kapaksız venöz bağlantı sağladığı doğrulanır.
Meme kanserinin sistemik yayılım mekanizmalarını ve cerrahi kanama kontrolünü anlamak için gereklidir.
3
Cooper ligamentlerinin klinik yansımasını analiz et.
Ligament kısalmasının ciltte çekinti (retraksiyon) yaptığı, lenfatik obstrüksiyonun ise ödeme bağlı portakal kabuğu (peau d'orange) yaptığı ayırt edilir.
Fizik muayene bulgularının anatomik temelini belirlemek tanıda kritiktir.
4
Gelişimsel anomali tanımlarını karşılaştır.
Amastia (doku ve baş yok), Amazia (baş var, doku yok), Politeli (aksesuar baş), Polimasti (aksesuar doku) ayrımı yapılır.
Embriyolojik gelişim kusurlarını doğru terminoloji ile sınıflandırmak gerekir.
5
Hormonal fizyolojinin doku üzerindeki etkilerini kontrol et.
Östrojenin duktal, progesteronun ise lobüloalveoler gelişimden sorumlu olduğu doğrulanır.
Memenin pubertal ve gestasyonel değişimlerini anlamak fizyolojik değerlendirme için esastır.

Key Concept

Meme gelişim anomalileri ve cerrahi anatomi (Berg seviyeleri, Batson pleksusu, Cooper ligamentleri) arasındaki ayrım.
Estimated Time:2m 0s
Question 188Question

Meme kanseri tarama ve tanı süreçlerinde kullanılan görüntüleme yöntemleri ve klinik endikasyonları ile ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tarama mammografisinde şüpheli pleomorfik mikrokalsifikasyonlar saptanan bir hastada, lezyonu daha iyi karakterize etmek için ilk seçenek meme MRG olmalıdır.

Answer

Şüpheli mikrokalsifikasyonların değerlendirilmesinde MRG ilk seçenek değildir; çünkü MRG mikrokalsifikasyonları karakterize etme yeteneğine sahip değildir.
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), invaziv meme kanserlerini saptamada en duyarlı yöntem olmasına rağmen, mikrokalsifikasyonların değerlendirilmesinde mammografiye göre belirgin şekilde yetersizdir. Mikrokalsifikasyonlar mammografinin en güçlü olduğu alandır. Şüpheli kalsifikasyon saptanan bir hastada MRG çekilmesi tanıyı netleştirmez; bunun yerine büyütme (magnifikasyon) grafileri ile morfolojik analiz yapılmalı ve gerekirse stereotaktik biyopsi uygulanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki temel bulguyu analiz et
Bulgu: Şüpheli mikrokalsifikasyon.
Mikrokalsifikasyonlar genellikle Duktal Karsinoma İn Situ (DCIS) belirtisidir ve saptanması özel yöntemler gerektirir.
2
Görüntüleme yöntemlerinin mikrokalsifikasyonlara duyarlılığını karşılaştır
Mammografi altın standarttır; MRG ise kalsifikasyonları göstermez.
MRG sinyal yokluğu (void) nedeniyle kalsiyumu doğrudan göremez, sadece eşlik eden vaskülarite artışını/kontrastlanmayı görebilir.
3
Doğru yönetim adımını belirle
Mikrokalsifikasyon saptandığında magnifikasyon grafileri çekilmeli veya stereotaktik biyopsi planlanmalıdır.
MRG bu aşamada tanıyı netleştirmez, aksine gereksiz maliyet ve zaman kaybına yol açar.

Key Concept

Meme görüntüleme yöntemlerinin avantaj ve dezavantajlarının karşılaştırılması.

Practice More

BI-RADS sınıflaması ve her kategorinin önerilen yönetim adımlarını (takip vs. biyopsi) tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 189Question

3232 yaşında kadın hasta, 1414 yaşındayken Hodgkin lenfoma tanısıyla mediastinal ışınlama (radyoterapi) aldığını belirtmektedir. Özgeçmişinde başka bir özellik bulunmayan ve fizik muayenesi normal olan bu hastada, meme kanseri taramasına yönelik en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut yaş itibarıyla yıllık mamografi tetkikine ek olarak yıllık kontrastlı meme MRG ile tarama yapılmalıdır.

Answer

Mevcut durumda yıllık mamografi ile birlikte kontrastlı meme MRG tetkiki eklenerek tarama yapılmalıdır.
Doğru yaklaşım, hastanın yüksek risk grubunda olduğunu kabul ederek hem mamografi hem de MRG kullanmaktır. Amerikan Kanser Derneği (ACS) ve NCCN kılavuzlarına göre, 1010 ile 3030 yaşları arasında göğüs duvarına/mediastene radyoterapi almış kadınlar yüksek riskli kabul edilir. Bu hastalarda tarama, radyoterapiden 8108-10 yıl sonra (ancak 2525 yaşından önce değil) başlar. 252925-29 yaşları arasında yıllık MRG yeterliyken, 3030 yaşından itibaren duyarlılığı artırmak için yıllık mamografi de sürece eklenmelidir. Hasta 3232 yaşında olduğu için her iki tetkikin yıllık yapılması en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk grubunu belirle.
Hasta, 103010-30 yaşları arasında toraks/mediastinal radyoterapi aldığı için 'yüksek risk' grubundadır.
Genç yaşta alınan radyoterapi, yaşam boyu meme kanseri riskini %2025\%20-25 üzerine çıkarır.
2
Taramaya başlama yaşını hesapla.
Radyoterapiden 8108-10 yıl sonra (en erken 2525 yaşında) başlanmalıdır.
Işınlama sonrası kanser gelişimi için gereken latent sürenin tamamlanması beklenir.
3
Hastanın mevcut yaşına göre tarama yöntemini seç.
Hasta 3232 yaşında olduğu için mamografi ve kontrastlı MRG kombinasyonu seçilir.
Yüksek riskli hastalarda 252925-29 yaş arası sadece MRG, 3030 yaşından sonra ise Mamografi + MRG önerilmektedir.

Key Concept

Radyoterapi Öyküsü Olan Hastalarda Meme Kanseri Taraması
Question 190Question

Laktasyonunun üçüncü ayında olan 3535 yaşındaki kadın hasta, sol memesinde yaklaşık 22 haftadır devam eden kızarıklık, şişlik ve ısı artışı şikayetiyle başvuruyor. Hastaya dış merkezde laktasyonel mastit tanısıyla başlanan 1414 günlük oral sefalosporin tedavisine rağmen klinik tabloda düzelme olmamış; aksine eritem alanı genişlemiş ve meme derisinde yaygın ödemle birlikte "portakal kabuğu" (peaupeau doranged'orange) görünümü gelişmiştir. Ateşi 37.0C37.0^\circ C olan hastanın aksiller muayenesinde fikse, sert lenf nodları palpe ediliyor. Bu hasta için en uygun yönetim planı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Meme parankiminden kalın iğne (core) ve deriden "punch" biyopsi yapılması; tanı kesinleşirse neoadjuvan kemoterapi planlanması

Answer

Meme parankiminden kalın iğne (core) ve deriden punch biyopsi yapılması, ardından neoadjuvan kemoterapiye başlanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, mastit semptomları gösteren ancak klasik tedaviye yanıt vermeyen bir hastada maligniteyi (İnflamatuar Meme Kanseri) dışlamak için derhal çoklu biyopsi yapmaktır. İMK tanısı konulduğunda, hastalık evre T4d olarak kabul edilir ve tedaviye primer cerrahi yerine sistemik kontrolü sağlamak amacıyla neoadjuvan kemoterapi ile başlanması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Antibiyotiğe yanıtsız mastit, peau d'orange ve fikse aksiller lenf nodları saptandı.
Laktasyonel mastit taklidinde bulunan ancak tedaviye yanıt vermeyen durumlarda inflamatuar meme kanseri (İMK) dışlanmalıdır.
2
Tanısal biyopsi yöntemini belirle
Meme parankiminden kalın iğne (core) ve derideki lenfatik embolileri göstermek için punch biyopsi planlandı.
İMK tanısı için dermal lenfatiklerin tümör embolileri ile tıkanıklığının gösterilmesi karakteristiktir.
3
Tedavi sekansını planla
Tanı kesinleştiğinde tedaviye neoadjuvan kemoterapi (NAK) ile başlanması kararlaştırıldı.
İMK (Evre T4d), tanı anında sistemik kabul edilen agresif bir kanserdir; lokal kontrol (cerrahi) öncesi sistemik kontrol (kemoterapi) zorunludur.

Key Concept

İnflamatuar meme kanseri, klinik olarak mastiti taklit edebilir; 1-2 haftalık antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen her mastit tablosunda biyopsi yapılarak İMK dışlanmalıdır.

Practice More

İnflamatuar meme kanserinde radyoterapinin yerini ve neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi tipini (MKS kontrendikasyonu) gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 191Question

4848 yaşında kadın hastaya sağ meme üst-dış kadrandaki pleomorfik mikrokalsifikasyonlar nedeniyle tel işaretli geniş eksizyon yapılıyor. Patoloji raporunda 14 mm14 \text{ mm} çapında, orta dereceli duktal karsinoma in situ (DCIS) saptanıyor. En yakın cerrahi sınırın (inferior) 1 mm1 \text{ mm} olduğu, ancak aynı sınırda rastlantısal olarak saptanan klasik tip lobüler karsinoma in situ (LCIS) odaklarının mürekkep üzerinde olduğu (pozitif sınır) belirtiliyor. Bu hastanın cerrahi yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DCIS için cerrahi sınırın 2 mm2 \text{ mm}'ye tamamlanması amacıyla inferior sınırdan re-eksizyon yapılmalı; LCIS sınırı için ek işlem uygulanmamalıdır.

Answer

Duktal karsinoma in situ (DCIS) için cerrahi sınırın 2 mm2 \text{ mm}'ye tamamlanması amacıyla re-eksizyon yapılmalı, klasik lobüler karsinoma in situ (LCIS) sınırı için ise ek müdahale yapılmamalıdır.
Duktal karsinoma in situ (DCIS), invaziv kansere dönüşme potansiyeli yüksek olan ve anatomik olarak başladığı bölgede sınırlı kalan bir prekürsör lezyondur. Bu nedenle meme koruyucu cerrahide lokal nüksü önlemek için cerrahi sınırın en az 2 mm2 \text{ mm} olması istenir. Öte yandan, klasik lobüler karsinoma in situ (LCIS), her iki memede invaziv kanser (hem duktal hem lobüler) gelişme riskini artıran bir göstergedir. LCIS multisentrik ve bilateral seyretme eğilimindedir, bu yüzden cerrahi sınırda LCIS bulunması ek bir re-eksizyon endikasyonu oluşturmaz.

Step-by-Step Solution

1
Lezyonların biyolojik davranışını tanımla.
DCIS gerçek bir prekürsör (öncü) lezyondur; LCIS ise her iki memede kanser riskini artıran bir göstergedir (risk belirteci).
Yönetim stratejileri bu temel fark üzerine kuruludur.
2
DCIS için cerrahi sınır kriterini değerlendir.
Meme koruyucu cerrahide DCIS için kabul edilen ideal cerrahi sınır 2 mm2 \text{ mm}'dir.
1 mm1 \text{ mm} olan mevcut sınır, lokal nüks riskini azaltmak için re-eksizyon gerektirir.
3
Klasik LCIS için cerrahi sınır kriterini değerlendir.
Klasik LCIS odaklarında cerrahi sınır pozitifliği (mürekkep üzerinde tümör) ek cerrahi gerektirmez.
LCIS multisentrik ve bilateral olma eğilimindedir; cerrahi sınırın temizlenmesi gelecekteki kanser riskini değiştirmez.
4
En uygun cerrahi planı belirle.
Sadece yetersiz olan DCIS sınırını (1 mm1 \text{ mm}) düzeltmek için re-eksizyon yapılır.
Hastanın onkolojik güvenliği için DCIS yönetimi önceliklidir.

Key Concept

DCIS ve LCIS'in cerrahi yönetim farkları: DCIS'te cerrahi sınır önemliyken (2 mm2 \text{ mm}), klasik LCIS'te sınır durumu yönetimi değiştirmez.

Practice More

Pleomorfik LCIS ve DCIS arasındaki benzerlikleri ve yönetim ortaklıklarını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 192Question

4242 yaşında kadın hasta, sağ memesinde yaklaşık 11 aydır fark ettiği sert bir kitle nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sağ meme üst dış kadranda yaklaşık 2 cm2\text{ cm} boyutunda, çevre dokulara fikse, sert bir kitle palpe ediliyor. Kitlenin üzerindeki ciltte hafif çekinti (retraksiyon) izleniyor. Aksiller lenfadenopati saptanmıyor. Mammografide düzensiz sınırlı ve spiküle konturlu bir lezyon izlenmesi üzerine yapılan kalın iğne (tru-cut) biyopsisinde; küçük nükleuslu, bol eozinofilik granüler sitoplazmalı poligonal hücre kümeleri görülüyor. Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granüler hücreli tümör

Answer

Granüler hücreli tümör
Granüler hücreli tümörler, meme parankiminde Schwann hücrelerinden köken alan nadir benign tümörlerdir. Klinik olarak sert, fikse bir kitle ve üzerindeki ciltte retraksiyon (çekinti) yapmaları nedeniyle karsinomu çok kuvvetli taklit ederler. Mammografide spiküle konturlu görünmeleri malignite şüphesini pekiştirse de biyopsi bulgusundaki bol eozinofilik granüllü sitoplazmaya sahip poligonal hücrelerin görülmesi tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Sert, fikse kitle, cilt retraksiyonu ve spiküle mamografi bulgusu malignite şüphesini en üst düzeye çıkarır.
Meme kanseri ayırıcı tanısında bu bulgular çok önemli olsa da granüler hücreli tümör ve yağ nekrozu gibi lezyonların bu tabloyu taklit edebileceği unutulmamalıdır.
2
Histopatolojik bulguları analiz et
Biyopsi sonucundaki bol eozinofilik granüler sitoplazmalı poligonal hücreler granüler hücreli tümör için karakteristiktir.
Bu tümörler Schwann hücresi kökenli olup sitoplazmasındaki lizozomal birikimler nedeniyle granüler görünüm kazanır.
3
Kesin tanıya ulaş
Ayırıcı tanıda granüler hücreli tümörün karsinomu klinik ve radyolojik olarak en çok taklit eden benign kitle olduğu teyit edilmelidir.
Bu lezyonun benign olmasına rağmen çevre dokulara infiltratif büyüme paterni nedeniyle fikse ve spiküle görünebileceği bilinmelidir.

Key Concept

Granüler hücreli tümörler, klinik ve radyolojik olarak meme kanserini en çok taklit edebilen benign meme kitlelerinden biridir.
Estimated Time:2m 0s
Question 193Question

4141 yaşında kadın hasta, sağ meme başından son 22 aydır kendiliğinden olan ve çamaşırını lekeleyen kanlı akıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede sağ meme saat 1010 hizasından, tek kanaldan bası ile serosanjinöz akıntı geldiği doğrulanıyor; her iki memede palpabl kitle saptanmıyor. Hastaya yapılan bilateral mammografi ve ultrasonografi (USG) "BI-RADS 1" olarak raporlanıyor. İleri tetkik amacıyla çekilen kontrastlı meme MRG'de de şüpheli bir odak veya kontrast tutulumu (BI-RADS 2) izlenmiyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikrodokektomi (Tek kanal eksizyonu)

Answer

Patolojik meme başı akıntısı (spontan, tek taraf, tek kanal, kanlı/seröz) varlığında, tüm görüntüleme tetkikleri (Mammografi, USG ve MRG) normal olsa dahi izlenmesi gereken adım mikrodokektomidir.
Doğru yaklaşım mikrodokektomidir; çünkü hastada saptanan akıntı karakteri (spontan, kanlı, tek kanal) patolojiktir. Patolojik meme başı akıntılarında mammografi, ultrasonografi ve hatta meme MRG'nin negatif olması altta yatan bir patolojiyi dışlamaz. İntraduktal papillomlar veya in situ karsinomlar bazen radyolojik olarak görünür bir kitle oluşturmadan sadece akıntı ile prezante olabilirler. Bu durumda ilgili kanalın cerrahi olarak çıkarılması hem kesin tanı koydurur hem de tedaviyi sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Akıntının karakterini değerlendir
Akıntı spontan, tek taraflı, tek kanaldan ve kanlıdır; bu özellikler akıntıyı 'patolojik' kılar.
Fizyolojik akıntılar genellikle bilateral, çok kanallı ve sadece manipülasyonla gelir.
2
Görüntüleme bulgularını yorumla
MG, USG ve MRG tetkiklerinin tamamı negatiftir.
Patolojik akıntıların en sık nedeni intraduktal papillomdur ve bu lezyonlar radyolojik olarak saptanamayacak kadar küçük olabilir.
3
Yönetim planını belirle
Radyoloji negatif olsa bile %5-15 oranında altta yatan bir malignite (özellikle DCIS) riski nedeniyle cerrahi eksizyon planlanır.
Negatif görüntüleme patolojik akıntıda cerrahi endikasyonunu ortadan kaldırmaz.

Key Concept

Patolojik meme başı akıntısında radyoloji negatif olsa dahi cerrahi eksizyon (mikrodokektomi) şarttır.

Practice More

Meme başı akıntılarında hangi durumlarda sistemik (prolaktin, TSH) araştırma yapılması gerektiğini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 194Question

3838 yaşında, 2020 paket-yıl sigara içme öyküsü olan kadın hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden, meme başı çevresinden tekrarlayan pürülan akıntı ve ağrı şikayetiyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde meme başında içeri doğru çekilme (retraksiyon) ve periareolar bölgede aktif drene olan fistül ağzı saptanıyor.

Bu hastada en olası tanı olan periduktal mastit (Zuska hastalığı) patogenezinde rol oynayan temel histopatolojik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Laktiferöz duktusların skuamöz metaplazisi

Answer

Laktiferöz duktusların skuamöz metaplazisi
Laktiferöz duktusların skuamöz metaplazisi, Zuska hastalığının patognomonik bulgusudur. Sigara içimi, duktus epitelinde skuamöz transformasyona ve aşırı keratin üretimine neden olur. Bu keratin birikintileri kanalı tıkayarak retrograd obstrüksiyona, duktal ektaziye ve sonunda kanalın rüptüre olmasıyla periduktal dokuda şiddetli inflamasyona yol açar. Bu süreç sıklıkla kronikleşerek periareolar fistül oluşumu ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Genç-orta yaşlı, ağır sigara içicisi, subareolar tekrarlayan apse/fistül ve meme başı retraksiyonu olan hasta profili belirlendi.
Bu klinik tablo periduktal mastit (Zuska hastalığı) için tipiktir.
2
Patogenezi sorgulama
Sigara dumanındaki toksinlerin veya A vitamini eksikliğinin laktiferöz duktuslardaki kolumnar epiteli skuamöz epitele dönüştürdüğü (metaplazi) hatırlandı.
Hastalığın temelinde yatan ve kanal tıkanıklığına yol açan olay budur.
3
Klinik seyrin histopatolojik karşılığını eşleştirme
Duktal rüptür ve periduktal inflamasyonun temel nedeni skuamöz metaplazi sonucu oluşan keratin tıkaçlarıdır.
Keratin birikimi kanalı tıkar, genişletir ve sonunda rüptür ile fistülleşmeye yol açar.

Key Concept

Zuska hastalığı (periduktal mastit), sigara içenlerde görülen, subareolar süt kanallarının skuamöz metaplazisi ve keratin tıkaçları ile karakterize kronik bir inflamatuar süreçtir.
Estimated Time:1m 30s
Question 195Question

3333 yaşında kadın hasta, sağ memesinin dış kadranında yaklaşık 44 aydır devam eden, medikal tedaviye dirençli, zaman zaman kendiliğinden drene olan fistülize ağrılı kitleler nedeniyle başvuruyor. Öyküsünde sigara kullanımı olmayan ve emzirmeyen hastanın yapılan fizik muayenesinde meme başında çekilme saptanmıyor; ancak areola komşuluğunda olmayan, periferik yerleşimli multipl inflamatuar kitleler ve cilde açılan fistül ağızları izleniyor. Yapılan kor biyopsi incelemesinde; granülomatöz inflamasyon alanları içerisinde nötrofillerle çevrili, santralinde boşluklar (vakuoller) içeren karakteristik "kistik nötrofilik granülomatöz mastit" tablosu saptanıyor. Bu klinik ve histopatolojik tabloya en sık eşlik eden mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Corynebacterium kroppenstedtii

Answer

Corynebacterium kroppenstedtii
Kistik nötrofilik granülomatöz mastit (CNGM), idiyopatik granülomatöz mastitin spesifik bir histopatolojik varyantıdır. Bu tabloda granülomlar içinde nötrofillerle çevrili boş vakuoller izlenir. Yapılan çalışmalarda bu tabloya en sık Corynebacterium kroppenstedtii gibi lipofilik gram pozitif basillerin eşlik ettiği gösterilmiştir. Bu mikroorganizmalar standart kültürlerde zor ürer ve genellikle uzun inkübasyon veya özel besiyerleri gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezentasyonu değerlendir
Hasta periferik yerleşimli, kronik, fistülize kitlelere sahip ve sigara öyküsü yok.
Zuska hastalığı (subareolar, sigara ilişkili) ile İdiyopatik Granülomatöz Mastit (IGM) ayrımını yapmak için gereklidir.
2
Histopatolojik bulguyu analiz et
Nötrofillerle çevrili vakuoller içeren kistik nötrofilik granülomatöz mastit (CNGM) saptandı.
CNGM, IGM'nin spesifik bir alt tipi olup belirli bir mikroorganizma ile güçlü ilişki gösterir.
3
Etiyolojik ajanı tanımla
Corynebacterium kroppenstedtii.
CNGM patolojisinde lipofilik gram pozitif basiller olan Corynebacterium türleri (özellikle C. kroppenstedtii) en sık saptanan etkendir.

Key Concept

Kistik Nötrofilik Granülomatöz Mastit (CNGM) ve Corynebacterium ilişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 196Question

5555 yaşında kadın hasta, sağ koltuk altında fark ettiği büyüme nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sağ aksillada 22 cm'lik hareketli lenfadenopati saptanıyor; memelerde kitle palpe edilmiyor. Aksiller lenf nodu biyopsisi sonucu meme kaynaklı olabilecek 'metastatik adenokarsinom' olarak raporlanıyor. Hastanın mamografi ve meme ultrasonografisi normal (BIRADS 11) olarak değerlendiriliyor. Bu klinik tabloda primer odağı saptamak için yapılması gereken en uygun bir sonraki tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kontrastlı meme manyetik rezonans görüntüleme (MRG)

Answer

Okült meme kanseri şüphesi olan bu hastada primer odağın saptanması için kontrastlı meme manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yapılmalıdır.
Aksiller lenf nodu metastazı olan ancak mamografi ve ultrasonografi ile primer odağı saptanamayan hastalarda (okült meme kanseri), memedeki primer tümörü göstermede en yüksek duyarlılığa sahip tetkik kontrastlı meme manyetik rezonans görüntülemedir (MRG).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada aksiller metastatik adenokarsinom var ancak memede kitle saptanmıyor (Okült Meme Kanseri).
Primer odağın bulunması tedavi planı (cerrahi sınırları vb.) için kritiktir.
2
Konvansiyonel görüntüleme sonuçlarının analizi
Mamografi ve USG negatif (BIRADS 1) sonuçlanmıştır.
Mamografi ve USG'nin duyarlılığı, özellikle yoğun meme dokusunda veya küçük odaklarda sınırlı kalabilir.
3
En duyarlı ileri görüntüleme yönteminin seçilmesi
Kontrastlı meme MRG planlanması.
MRG, okült odakları saptamada %90'ın üzerinde duyarlılığa sahip altın standart bir yöntemdir.

Key Concept

Okült meme kanserinde (aksiller metastaz var, konvansiyonel görüntüleme negatif) primer odağın saptanmasında en duyarlı yöntem kontrastlı meme MRG'dir.

Practice More

BIRADS kategorilerine göre biyopsi endikasyonlarını ve takip sürelerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 197Question

Meme kanseri riskini etkileyen epidemiyolojik faktörler, yüksek riskli histopatolojik lezyonlar ve kalıtsal kanser sendromları ile ilgili klinik bilgiler değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BRCA2BRCA2 mutasyonu taşıyıcısı olan erkeklerde yaşam boyu meme kanseri gelişme riski, BRCA1BRCA1 mutasyonu taşıyıcılarına ve genel popülasyona göre anlamlı derecede yüksektir.

Answer

Erkek meme kanseri riskinin BRCA2BRCA2 mutasyonu taşıyıcılarında, hem BRCA1BRCA1 taşıyıcılarına hem de genel popülasyona göre daha yüksek olması doğrudur.
Erkek meme kanseri olgularında en sık saptanan germ hattı mutasyonu BRCA2BRCA2'dir. Genel popülasyonda erkeklerde meme kanseri riski yaklaşık %0.1 iken, BRCA2BRCA2 mutasyonu taşıyanlarda bu risk yaklaşık 60-80 kat artarak %6-7 seviyesine ulaşır. Bu oran, BRCA1BRCA1 mutasyonu taşıyan erkeklerdeki riskten belirgin şekilde daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Genetik mutasyon ve cinsiyet ilişkisini analiz et.
BRCA2BRCA2 mutasyonunun erkek meme kanseri ile güçlü bir ilişkisi vardır (yaşam boyu risk %6-7).
Herediter meme kanseri sendromlarının fenotipik özellikleri mutasyon tipine göre değişir.
2
Kalıtsal sendrom ve gen eşleşmelerini kontrol et.
Cowden sendromu PTENPTEN, Li-Fraumeni sendromu ise TP53TP53 mutasyonu ile ilişkilidir.
Genetik geçişli cerrahi hastalıkların ayırıcı tanısında doğru gen-sendrom eşleşmesi kritiktir.
3
Histopatolojik markerların rölatif risk (RR) düzeylerini karşılaştır.
ADH için RR45RR ≈ 4-5 iken, LCIS ve BRCABRCA mutasyonları için RR>10RR > 10 kabul edilir.
Tedavi ve takip protokolleri saptanan lezyonun sağladığı risk düzeyine göre belirlenir.

Key Concept

Meme Kanseri Risk Stratifikasyonu ve Genetik Fenotipler
Estimated Time:1m 15s
Question 198Question

Meme cerrahisinde aksiller lenf nodu istasyonlarının cerrahi ve radyoterapötik sınırlarını belirlemek amacıyla kullanılan Berg sınıflamasına göre; **musculusmusculus pectoralispectoralis minorminor kasının medial ve süperiorunda**, aksillanın apeksinde yer alan lenf nodu grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Seviye III lenf nodları

Answer

Seviye III lenf nodları, pectoralis minor kasının medial ve süperior sınırında yer alan gruptur.
Doğru seçenek olan seviye III grubu, pectoralis minor kasının medial sınırının üstünde kalan ve aksiller apeksi temsil eden gruptur. Bu bölge, aksiller cerrahinin en derin ve kraniyal kısmını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Referans anatomik yapının belirlenmesi
Berg sınıflamasında tüm seviyeler musculusmusculus pectoralispectoralis minorminor kasına göre tanımlanır.
Bu kas, aksiller diseksiyonda istasyonları ayıran temel cerrahi nirengi noktasıdır.
2
Konumun analiz edilmesi
Medial ve süperior yerleşim, aksillanın apeksine karşılık gelir.
Aksiller venin en üst kısmı ve clavicula seviyesi bu bölgenin sınırını oluşturur.
3
Seviyenin isimlendirilmesi
Süperomedial yerleşim Seviye III olarak adlandırılır.
Lateralden mediale doğru yapılan numaralandırmada en üst istasyon üçüncü seviyedir.

Key Concept

Berg Aksiller Lenf Nodu Sınıflaması

Hints

1
Berg sınıflamasında seviyeler belirlenirken pectoralis minor kası ana referans noktasıdır.
2
Numaralandırma aksillanın dışından (lateral) içine (medial) doğru artarak devam eder.
3
Aksillanın apeksinde, yani en tepesinde ve clavicula'ya en yakın olan istasyon en yüksek numaralı olanıdır.

Practice More

Rotter nodlarının (interpektoral) hangi iki kas arasında yer aldığını ve hangi seviye ile eşdeğer tutulduğunu gözden geçirin.
Estimated Time:50s
Question 199Question

Meme dokusunun konjenital ve gelişimsel anomalileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Polimasti (aksesuar meme dokusu), en sık aksiller bölgede yerleşir ve pubertede normal meme dokusu gibi hormonal uyarılara yanıt verebilir.

Answer

Polimasti (aksesuar meme dokusu), en sık aksiller bölgede yerleşir ve hormonal uyarılara normal meme dokusu gibi yanıt verebilir.
Polimasti, embriyonik süt çizgisi (milk line) boyunca herhangi bir yerde ortaya çıkabilen aksesuar glandüler meme dokusudur. En sık aksiller bölgede (%60-70) görülür. Fonksiyonel glandüler doku içerdiği için puberte, gebelik ve laktasyon gibi hormonal süreçlere normal meme dokusuyla eş zamanlı olarak büyüme, hassasiyet veya süt salgısı şeklinde yanıt verebilir.

Step-by-Step Solution

1
Meme gelişim anomalileri arasındaki temel farkları ayırt et.
Amasti (tam yokluk), Amazi (meme başı var, gland yok), Politeli (fazladan uç), Polimasti (fazladan doku) tanımları netleştirildi.
Konjenital anomalilerin terminolojik ayrımı tanıda kritiktir.
2
Süt çizgisi (milk line) üzerindeki en sık yerleşim yerlerini analiz et.
Politeli en sık inframammary bölgede, polimasti ise en sık aksiller bölgede izlenir.
Anomalilerin anatomik predileksiyon bölgelerini bilmek ayırıcı tanı için gereklidir.

Key Concept

Meme Gelişim Anomalileri ve Süt Çizgisi (Milk Line) Anatomisi

Hints

1
Embriyonik dönemde koltuk altından kasığa kadar uzanan süt çizgisini düşünün.
2
En yaygın anomali fazladan meme başı olmasıdır (politeli), ancak fazladan doku (polimasti) en çok aksillada görülür.

Practice More

Polimasti dokusunda da normal meme dokusunda görülebilen karsinom gelişim riskinin bulunduğunu unutmayın.
Estimated Time:50s
Question 200Question

4545 yaşında kadın hasta, sol meme başından son 11 aydır kendiliğinden olan, kanlı karakterde akıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde kronik gastrit nedeniyle simetidin ve anksiyete bozukluğu nedeniyle risperidon kullanımı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede sol meme areola altına bası uygulandığında saat 1010 hizasından tek kanaldan spontan kanlı akıntı geldiği doğrulanıyor; aksillada ve meme parankiminde palpabl kitle saptanmıyor. Sağ meme muayenesi ve her iki meme mamografi/ultrasonografi tetkikleri normal (BIRADSBI-RADS 11) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanlı akıntının geldiği süt kanalına yönelik mikrodokektomi yapılması

Answer

Patolojik özellik taşıyan (tek taraflı, tek kanaldan, kanlı) akıntıya sahip hastada, mamografi ve ultrasonografi normal olsa dahi ilgili süt kanalının cerrahi olarak çıkarılması (mikrodokektomi) en uygun yaklaşımdır.
Meme başı akıntısı patolojik kriterleri (tek taraflı, tek kanaldan, spontan, kanlı veya seröz) karşılıyorsa, altta yatan nedenin (en sık intraduktal papillom, ardından duktus ektazisi ve meme kanseri) tespiti gerekir. Mamografi ve ultrasonografi tetkiklerinin normal gelmesi patolojiyi dışlamaz. Bu durumda hem tanı hem de tedavi amacıyla akıntının geldiği kanalın cerrahi olarak çıkarılması (mikrodokektomi) gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Akıntının karakterini analiz et.
Akıntı tek taraflı, tek kanaldan, spontan ve kanlıdır. Bu durum 'patolojik akıntı' olarak tanımlanır.
Fizyolojik akıntılar genellikle bilateral, çok kanallı ve uyarılınca gelir.
2
İlaç etkileşimini değerlendir.
Risperidon ve simetidin hiperprolaktinemiye bağlı 'galaktore' (iki taraflı, sütlü akıntı) yapabilir.
Ancak hastadaki akıntı kanlı ve tek taraflı olduğu için ilaç yan etkisi tanısından uzaklaşılmalıdır.
3
Görüntüleme sonuçlarını yorumla.
MG ve USG normal (BIRADSBI-RADS 11) gelmiştir.
Patolojik akıntılarda görüntülemenin normal olması, malignite veya papillom riskini dışlamaz; bu vakaların yaklaşık %10-15'inde görüntülemede saptanmayan malignite bulunabilir.
4
Yönetim planını belirle.
İlgili kanalın mikrodokektomi ile çıkarılması.
Mikrodokektomi hem kesin tanıyı koyar (en sık neden intraduktal papillomdur) hem de semptomu tedavi eder.

Key Concept

Patolojik meme başı akıntısı (tek taraflı, spontan, tek kanallı, kanlı/seröz/berrak) olan hastalarda radyolojik tetkikler normal olsa dahi tanısal cerrahi eksizyon zorunludur.
Estimated Time:3m 0s
PreviousPage 10 / 13Next
Meme Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 10 | Examkin