Meme Hastalıkları

255 questions

Question 241Question

Meme kanseri riskini öngören kantitatif modeller ve kalıtsal yatkınlık panellerinin klinik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hatalı bir bilgidir?

Show answer & explanation

Answer: Atipik duktal hiperplazi (ADHADH) saptanan bir hastada meme kanseri gelişme relatif riski (RRRR) yaklaşık 454-5 kat artmış olup; bu katsayı aile öyküsü varlığından bağımsızdır ve aile öyküsünün eklenmesi relatif riski anlamlı düzeyde (örneğin 9109-10 katına) yükseltmez.

Answer

Atipik duktal hiperplazi ile pozitif aile öyküsünün sinerjik etkisi nedeniyle relatif riskin yaklaşık 9119-11 katına çıkacağını belirten ifade hatalıdır.
Atipik duktal hiperplazi (ADHADH) veya atipik lobüler hiperplazi (ALHALH) saptanan kadınlarda meme kanseri relatif riski (RRRR) 4.05.04.0-5.0 arasındadır. Ancak bu hastalarda birinci derece akrabada meme kanseri öyküsü bulunması, riskleri birbirine eklemekten ziyade çarpan etkisi yaratarak relatif riski 8.911.08.9-11.0 bandına kadar çıkarır. Bu durum klinik pratikte 'yüksek risk' kategorisinin en üst sınırlarını temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Gail modeli parametrelerini kontrol et.
Gail modeli yaş, menarş, doğum yaşı, biyopsi sayısı ve 1. derece akraba öyküsünü içerir.
Modelin kapsamını doğrulamak için.
2
BRCA1BRCA1 ve BRCA2BRCA2 penetrans yaşlarını karşılaştır.
BRCA1BRCA1 genellikle 25 yaş civarında, BRCA2BRCA2 ise 30-35 yaş civarında risk artışı göstermeye başlar.
Genetik başlangıç farklarını teyit etmek için.
3
Cowden ve Peutz-Jeghers sendromlarının risk profillerini incele.
Cowden için foliküler tiroid ve trikilemmomalar, Peutz-Jeghers için %3050\%30-50 meme kanseri riski doğrudur.
Nadir sendromik riskleri doğrulamak için.
4
Atipik hiperplazi ve aile öyküsü arasındaki ilişkiyi analiz et.
ADH tek başına RR45RR \approx 4-5 iken, ADH + Aile Öyküsü RR911RR \approx 9-11 olur.
Sinerjik risk artışını belirlemek için.

Key Concept

Meme kanseri risk değerlendirmesinde histopatolojik lezyonlar (ADH/ALH) ve aile öyküsü arasındaki çarpan (multiplikatif) etkisi.
Question 242Question

Sağ memesinde yaklaşık 4 cm4 \text{ cm}'lik bir alana yayılan pleomorfik mikrokalsifikasyonlar nedeniyle yapılan stereotaktik vakum biyopsisi 'yüksek dereceli (high-grade) duktal karsinoma in situ (DCISDCIS)' olarak raporlanan 5252 yaşındaki kadın hastaya, memenin boyutu ve lezyonun yaygınlığı göz önüne alınarak total mastektomi yapılmasına karar verilmiştir.

Bu hasta için aksillaya yönelik en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total mastektomi ile eş zamanlı sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNBSLNB) yapılmalıdır.

Answer

Total mastektomi uygulanacak DCISDCIS hastalarında, memenin lenfatik drenajı bozulacağı için operasyonla eş zamanlı olarak sentinel lenf nodu biyopsisi yapılmalıdır.
Total mastektomi kararı verilen DCISDCIS hastalarında, cerrahi spesimende invaziv bir odak çıkma olasılığı (özellikle yüksek dereceli ve geniş lezyonlarda) göz ardı edilemez. Mastektomi sonrası memenin lenfatik sistemi bozulduğu için, daha sonra SLNBSLNB yapmak teknik olarak imkansız hale gelir. Bu nedenle, mastektomi sırasında sentinel lenf nodu biyopsisi yapılması, hastayı ileride gereksiz bir aksiller diseksiyondan korumak için en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Tanının ve planlanan cerrahinin değerlendirilmesi
Hastada yaygın DCISDCIS mevcuttur ve total mastektomi planlanmaktadır.
Mastektomi, meme dokusunun ve beraberinde lenfatik kanalların tamamen çıkarılması işlemidir.
2
DCISDCIS'te invaziv kanser riskinin analizi
Yaygın veya yüksek dereceli DCISDCIS olgularında, nihai patolojide yaklaşık %15\%15-2020 oranında 'occult' (gizli) invaziv odak saptanabilir.
Eğer invaziv odak saptanırsa, aksiller evreleme yapılması zorunludur.
3
Teknik kısıtlılıkların belirlenmesi
Mastektomi sonrası meme dokusu kalmadığı için daha sonra radyoizotop veya mavi boya ile SLNBSLNB yapılamaz.
Lenfatik haritalama için gerekli olan enjeksiyon alanı mastektomi ile çıkarılmıştır.

Key Concept

Total mastektomi planlanan DCISDCIS hastalarında, gelecekteki olası bir invaziv bileşen saptanması durumuna karşı aksillanın 'geri dönüşümsüz' olarak evrelenememesi riskini önlemek amacıyla eş zamanlı SLNBSLNB yapılması endikedir.
Question 243Question

3535 yaşında kadın hasta, areola çevresinde yaklaşık 11 yıldır tekrarlayan, ağrılı, kızarık şişlikler ve bu şişliklerin kendiliğinden boşalması sonrası meme başı kenarında oluşan kronik akıntılı bir delik şikayeti ile başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde günde 11 paket sigara kullanımı mevcuttur. Fizik muayenede areola saat 22 hizasında fistül ağzı ve meme başında hafif çekilme izleniyor. Bu hastanın tedavisinde nüks riskini en aza indirmek için uygulanması gereken en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Skuamöz metaplazi gelişmiş laktiferöz duktus ile birlikte fistül traktının tam cerrahi eksizyonu

Answer

Skuamöz metaplazi gelişmiş laktiferöz duktus ile birlikte fistül traktının tam cerrahi eksizyonu en uygun yaklaşımdır.
Zuska hastalığı, özellikle sigara içenlerde laktiferöz duktusların skuamöz metaplazisi ile karakterize benign bir durumdur. Keratin tıkaçları duktal obstrüksiyona ve rüptür sonrası subareolar apselere neden olur. Bu apseler cilde açıldığında 'areolar fistül' oluşur. Tedavide nüksü önlemenin tek yolu, fistül traktı ile birlikte bu metaplazik duktusun cerrahi olarak tamamen çıkarılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve risk faktörlerini sentezle.
Zuska hastalığı (Periduktal mastit / Areolar fistül) tanısı konur.
Sigara içen genç kadınlarda areola çevresindeki rekürren apseler ve fistül oluşumu bu hastalık için tipiktir.
2
Patogenezi ve nüks nedenini belirle.
Duktuslardaki skuamöz metaplazinin temel sorun olduğu anlaşılır.
Laktiferöz duktusların epiteli çok katlı skuamöz epitele dönüştüğünde keratin tıkaçları oluşur, duktus rüptüre olur ve periduktal inflamasyon gelişir.
3
Kesin tedavi yöntemini seç.
Etkilenen duktusun ve traktın çıkarılmasına (Hadfield prosedürü benzeri) karar verilir.
Sadece yüzeyel işlemler metaplazik epiteli ortadan kaldırmadığı için hastalık mutlaka nüks edecektir.

Key Concept

Zuska hastalığında (periduktal mastit) cerrahi tedavinin başarısı, skuamöz metaplaziye uğramış laktiferöz duktusun tam eksizyonuna bağlıdır.
Question 244Question

3838 yaşında kadın hastada, rutin tarama mamografisinde saptanan kümelenmiş pleomorfik mikrokalsifikasyonlar nedeniyle yapılan tel işaretli cerrahi biyopsi sonucu "1.5 cm1.5 \text{ cm} çapında, yüksek dereceli (high-grade) duktal karsinoma in situ (DCIS)" olarak raporlanmıştır. Cerrahi sınırda lezyon devam etmektedir. Hastanın özgeçmişinde 1818 yıl önce Hodgkin lenfoma nedeniyle mantle alan radyoterapisi aldığı öğrenilmiştir. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total mastektomi ve sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB)

Answer

Total mastektomi ve sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılması en uygun yaklaşımdır.
Duktal karsinoma in situ (DCIS) tedavisinde meme koruyucu cerrahi standart olsa da, hastanın özgeçmişindeki Hodgkin lenfoma nedeniyle aldığı mantle alan radyoterapisi MKC için mutlak bir kontrendikasyondur. Bu durumda cerrahi seçenek total mastektomidir. DCIS vakalarında total mastektomi yapıldığında, patolojik incelemede mikroinvazyon veya invaziv odak saptanma riski (%1520\%15-20) bulunduğu ve mastektomi sonrası lenfatik anatomi bozulacağı için operasyon sırasında mutlaka sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın özgeçmişindeki radyoterapi öyküsünü değerlendir
Daha önce mantle alan (göğüs duvarını içeren) radyoterapi alınmış olması, meme koruyucu cerrahi (MKC) için mutlak kontrendikasyondur.
MKC'nin standart bileşeni olan postoperatif radyoterapi, aynı alana ikinci kez uygulanamaz.
2
DCIS için uygun cerrahi yöntemi belirle
MKC kontrendike olduğu için hastaya total (simple) mastektomi planlanmalıdır.
Lezyonun cerrahi sınırda devam etmesi ve radyoterapi engeli nedeniyle memenin tamamının çıkarılması gerekir.
3
Aksiller yönetimi planla
DCIS tanısıyla mastektomi yapılacaksa işleme SLNB eklenmelidir.
Mastektomi sonrası nihai patolojide invaziv kanser odağı saptanma riski (upstage) vardır; mastektomi sonrası lenfatik drenaj bozulacağı için bu aşamada SLNB yapılmazsa daha sonra yapılması mümkün olmaz.

Key Concept

Meme koruyucu cerrahi kontrendikasyonları ve DCIS mastektomisinde SLNB gerekliliği.

Practice More

Meme koruyucu cerrahinin diğer mutlak kontrendikasyonlarını (gebelikte radyoterapi gerekliliği, multisentrisite, yaygın mikrokalsifikasyonlar) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 245Question

4444 yaşında kadın hasta, sağ meme başından yaklaşık bir aydır kendiliğinden gelen, berrak-seröz karakterdeki akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede akıntının sağ meme üst-dış kadrandaki tek bir kanaldan kaynaklandığı saptanıyor, ancak her iki memede palpabl kitle saptanmıyor. Bu hastanın değerlendirilmesinde ilk adım olarak yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mamografi ve meme ultrasonografisi

Answer

Mamografi ve meme ultrasonografisi
Patolojik meme başı akıntısı; kendiliğinden gelen, tek taraflı, tek kanaldan kaynaklanan ve seröz, kanlı veya berrak karakterdeki akıntıdır. Bu tür bir şikayetle başvuran 4040 yaş ve üzerindeki kadınlarda altta yatan olası bir maligniteyi veya intraduktal lezyonu saptamak amacıyla ilk basamakta mamografi ve meme ultrasonografisi birlikte yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Akıntının karakterini değerlendir
Akıntının kendiliğinden gelmesi, tek taraflı olması ve tek bir kanaldan kaynaklanması 'patolojik' akıntı sınıfına girdiğini gösterir.
Tanısal algoritma, akıntının fizyolojik (uyarılmış, bilateral) mi yoksa patolojik (spontan, tek kanal) mi olduğunu ayırmakla başlar.
2
Hastanın yaşına göre uygun görüntüleme yöntemini seç
4444 yaşında (>40>40 yaş) olan bu hastada mamografi ve ultrasonografi tetkikleri istenir.
4040 yaş üzerindeki kadınlarda meme dokusu dansitesi azaldığı için mamografinin tanısal değeri artar ve eşlik edebilecek gizli malignitelerin saptanması için gereklidir.
3
Görüntüleme bulgularına göre ileri plan yap
Eğer mamografi ve ultrasonografi normalse, ileri değerlendirme için MRG veya cerrahi (mikrodokektomi) düşünülür.
İlk basamak görüntüleme, altta yatan nedeni (papillom veya kanser) saptamak veya cerrahiye rehberlik etmek için zorunludur.

Key Concept

Patolojik meme başı akıntısı tanımı ve yaşa dayalı görüntüleme algoritması.
Estimated Time:1m 30s
Question 246Question

4848 yaşında kadın hasta, son bir aydır sağ meme başından kendiliğinden gelen, berrak ve su gibi (watery) akıntı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kitle saptanmıyor. Mamografide sağ meme retroareolar bölgede, yaklaşık 1.51.5 cm'lik bir alana sınırlı, pleomorfik mikrokalsifikasyon kümesi izleniyor. Ultrasonografide bu kalsifikasyonlara karşılık gelen alanda belirgin bir kitle saptanmıyor ancak duktuslarda hafif genişleme izleniyor.

Bu aşamada en uygun tanısal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tel ile işaretli cerrahi biyopsi veya stereotaktik biyopsi

Answer

Tel ile işaretli cerrahi biyopsi veya stereotaktik biyopsi uygulanması
Berrak, su gibi (watery) akıntı, intraduktal papillomda görülebileceği gibi, malignite (özellikle DCIS) açısından yüksek risk taşır. Mamografide saptanan pleomorfik mikrokalsifikasyonlar bu şüpheyi artırır. Görüntülemede şüpheli bir odak (BIRADS 44) saptandığında, sadece akıntının geldiği kanalı çıkarmak yerine, şüpheli odağı (kalsifikasyonları) hedefleyen tel ile işaretli biyopsi veya stereotaktik biyopsi yapılması standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Akıntı karakterini değerlendir
Kendiliğinden (spontan), tek taraflı ve su gibi (watery) akıntı 'patolojik' akıntı sınıfındadır.
Su gibi akıntı, özellikle ileri yaş grubunda malignite (özellikle DCIS) riskinin en yüksek olduğu akıntı tipidir.
2
Görüntüleme bulgularını yorumla
Mamografideki pleomorfik mikrokalsifikasyonlar BIRADS 44 kategorisindedir.
Şüpheli kalsifikasyonlar, palpe edilemeyen bir kitle varlığında karsinoma in situ için en önemli ipucudur.
3
Tanısal girişime karar ver
Kalsifikasyon odağına yönelik tel ile işaretleme veya stereotaktik yöntemle biyopsi/eksizyon planlanır.
Patolojik akıntıya odaklanıp sadece mikrodokektomi yapmak, kalsifikasyon kümesinin bir kısmının geride kalmasına veya yanlış alanın çıkarılmasına neden olabilir.

Key Concept

Patolojik meme başı akıntısına eşlik eden şüpheli mamografik bulgularda tanısal öncelik görüntüleme odağıdır.

Practice More

Meme başı akıntısı olan hastalarda yaşa göre ( <3030 vs >3030 ) görüntüleme modalitelerinin öncelik sırasını tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 247Question

48 yaşında kadın hastanın rutin tarama mammografisinde sağ meme üst dış kadranda yaklaşık 1.5 cm1.5\text{ cm} boyutunda, spiküler uzanımları olan ancak merkezi lüsent (hipodens) karakterde yıldızsı (stellate) bir lezyon saptanıyor. Fizik muayenede palpabl kitle saptanmayan hastada yapılan eksizyonel biyopsi sonucu 'Radial Skar' (Kompleks Sklerozan Lezyon) olarak raporlanıyor. Bu lezyon ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mikroskobik incelemede santral fibroelastotik bir odak ve bu odaktan çevreye yayılan tübüler yapılar ile karakterizedir.

Answer

Radial skar, mikroskobik olarak santral fibroelastotik bir odak ve bu odaktan çevreye yayılan tübüler yapılar ile karakterize bir benign lezyondur.
Doğru seçenek olan mikroskobik görünüm ifadesi, radial skarın (veya 1 cm1\text{ cm}'den büyükse kompleks sklerozan lezyonun) temel histopatolojik tanımıdır. Bu lezyonlar, merkezde yoğun bir fibroelastotik skar dokusu ve bu odaktan çevreye uzanan, epitel ile döşeli tübüler yapılar, kistler ve ektatik kanallar içerir. Mammografide 'yıldızsı' görünümün nedeni bu yapısal organizasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki radyolojik bulguyu analiz et.
Merkezi lüsent, yıldızsı (stellate) görünüm radial skar için tipiktir.
Malign lezyonlar genellikle merkezi yoğun (opak) bir odak içerirken, radial skar merkezi daha açık renkli/şeffaf bir skar alanı içerir.
2
Lezyonun patolojik özelliklerini hatırla.
Merkezi fibroelastozis ve etrafa yayılan tübüler yapılar saptanır.
Radial skar ismi, bu merkezi skardan 'radyal' olarak yayılan mikroskobik yapılardan gelir.
3
Klinik ve prognostik önemini değerlendir.
Maligniteyi taklit etmesi ve hafif risk artışı nedeniyle cerrahi eksizyon gerekir.
TUS sınavlarında radial skar, 'maligniteyi en çok taklit eden benign lezyon' olarak sıkça sorgulanır.

Key Concept

Radial Skar ve Kompleks Sklerozan Lezyon Patolojisi

Practice More

Sklerozan adenozis ve radial skar arasındaki radyolojik farkları karşılaştıran kaynakları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 248Question

4242 yaşında, özgeçmişinde ve aile öyküsünde özellik bulunmayan asemptomatik bir kadın hastanın rutin tarama amacıyla çekilen ilk mamografisinde; sağ meme üst dış kadranda yeni gelişen, asimetrik yoğunluk artışı saptanmış ve rapor "BI-RADS Kategori 00" olarak sonuçlandırılmıştır. Bu aşamada hastaya yaklaşımda bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ek mamografik görüntüler (spot kompresyon, magnifikasyon) veya meme ultrasonografisi ile değerlendirme yapılması

Answer

Ek mamografik görüntüler (spot kompresyon, magnifikasyon) veya meme ultrasonografisi ile değerlendirme yapılması en uygun yaklaşımdır.
BI-RADS (Breast Imaging-Reporting and Data System) sınıflamasında Kategori 00, 'Eksik/Tamamlanmamış Değerlendirme' anlamına gelir. Bu durumda mevcut mamogramlar bir karar vermek için yetersizdir. En sık nedenler; eski filmlerin olmaması, teknik yetersizlik veya lezyonun tam karakterize edilememesidir. Bir sonraki adım, spot kompresyon veya magnifikasyon grafileri gibi ek mamografik görünümler elde etmek veya ultrasonografi ile korelasyon sağlamaktır.

Step-by-Step Solution

1
Radyoloji raporundaki BI-RADS kategorisini tanımla
BI-RADS 00 kategorisi saptandı.
BI-RADS 00, 'tamamlanmamış değerlendirme' anlamına gelir.
2
BI-RADS 00 için standart yönetim algoritmasını uygula
İleri inceleme (ek grafiler veya USG) gereklidir.
Mevcut görüntüler kesin bir kategori (benign veya malign şüpheli) atamak için yetersizdir.
3
Alternatif (yanlış) yaklaşımları ele
66 ay takip (BI-RADS 33), rutin tarama (BI-RADS 11-22) veya biyopsi (BI-RADS 44-55) seçeneklerini dışla.
Tanısal süreç tamamlanmadan bu kategorilere geçiş yapılamaz.

Key Concept

BI-RADS 00 (Kategori 00) yönetimi: Tamamlanmamış görüntüleme çalışmalarında ek tetkik ihtiyacı.

Practice More

BI-RADS 33 lezyonların takip protokollerini ve BI-RADS 44-55 arasındaki biyopsi eşiklerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 249Question

Meme kanseri gelişim riski ve biyolojik davranış özellikleri açısından Duktal Karsinoma İn Situ (DCIS) ile Klasik Lobüler Karsinoma İn Situ (LCIS) karşılaştırıldığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: LCIS her iki memede de invazif kanser gelişimi için genel bir risk artışını gösterirken, DCIS tedavi edilmezse genellikle aynı bölgede invazif kansere dönüşür

Answer

LCIS her iki memede de invazif kanser gelişimi için genel bir risk artışını gösterirken, DCIS tedavi edilmezse genellikle aynı bölgede invazif kansere dönüşür
DCIS ve LCIS arasındaki en temel klinik fark, invazif kanser potansiyellerinin doğasıdır. DCIS, 'zorunlu olmayan bir prekürsör' kabul edilir; yani tedavi edilmezse yüksek olasılıkla (%30-50) bulunduğu yerde invazif duktal karsinoma dönüşür. Bu nedenle lokal tedavi (cerrahi + RT) esastır. Buna karşın Klasik LCIS, neoplastik bir lezyon olmaktan çok, tüm meme dokusunun (her iki meme) 'kararsız' olduğunu gösteren bir risk faktörüdür. LCIS tanısı alan bir kadında gelişebilecek invazif kanser (duktal veya lobüler olabilir) her iki memede de görülebilir. Bu nedenle LCIS'e yaklaşım lokal kontrol değil, genel risk yönetimidir.

Step-by-Step Solution

1
DCIS ve LCIS tanımlarını analiz et
DCIS (Duktal Karsinoma İn Situ), süt kanalları içinde sınırlı kalan ancak invazif kansere dönüşme potansiyeli yüksek olan gerçek bir 'öncü' (prekürsör) lezyondur.
Bu nedenle DCIS, cerrahi olarak temiz sınırlarla çıkarılmalı ve kanser gibi tedavi edilmelidir.
2
LCIS'in biyolojik davranışını belirle
Klasik LCIS (Lobüler Karsinoma İn Situ), genellikle invazif kanserin doğrudan öncüsü değil, kişinin her iki memesinde de kanser gelişme riskinin arttığını gösteren bir 'belirteçtir' (marker).
Bu nedenle klasik LCIS saptandığında lokal eksizyondan ziyade sistemik risk azaltma ve takip stratejileri ön plandadır.
3
Risk lokalizasyonunu karşılaştır
DCIS tedavi edilmezse genellikle 'aynı memede ve aynı kadranda' invazif duktal karsinoma dönüşür. LCIS ise 'her iki memede' (bilateral) hem duktal hem de lobüler invazif kanser riskini artırır.
Doğru seçenek bu temel farkı vurgulamaktadır.

Key Concept

DCIS lokal bir prekürsör lezyon iken, LCIS bilateral meme kanseri riski için bir belirteçtir (marker).

Hints

1
Bir lezyonu 'kanserin öncüsü' (prekürsör) olarak mı, yoksa 'risk faktörü' (marker) olarak mı sınıflandırdığımızı düşünün.
2
DCIS genellikle çıkarıldığı yerde nüks ederken, LCIS tanısı alan hastalarda kanser karşı (kontralateral) memede de gelişebilir.

Practice More

Pleomorfik LCIS'in klinik davranışının Klasik LCIS'den farkı ve tedavi yaklaşımı (DCIS'e benzerliği) üzerine çalışın.
Estimated Time:1m 30s
Question 250Question

3434 yaşında kadın hasta, sağ meme başından yaklaşık 22 haftadır kendiliğinden gelen kanlı akıntı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede akıntının tek bir kanaldan geldiği ve spontan karakterde olduğu doğrulanıyor. Meme palpasyonunda belirgin bir kitle saptanmıyor. Bu klinik tabloya göre, hastadaki şikayetin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntraduktal papilloma

Answer

Patolojik meme başı akıntılarının (tek taraflı, spontan, kanlı) en sık nedeni olan intraduktal papilloma
Meme başı akıntıları patolojik (tek taraflı, spontan, tek kanaldan gelen, kanlı/seröz) veya fizyolojik (iki taraflı, sıkmakla gelen, çok kanallı) olarak ayrılır. Kanlı ve tek taraflı akıntılar 'patolojik' kabul edilir ve bu tablonun en yaygın nedeni intraduktal papillomadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Akıntı tek taraflı, tek kanaldan, kendiliğinden (spontan) ve kanlı karakterdedir.
Bu özellikler akıntının fizyolojik değil, patolojik olduğunu gösterir.
2
Patolojik akıntı nedenlerini değerlendir
İntraduktal papilloma, karsinom, duktal ektazi ve fibrokistik değişiklikler akılda tutulmalıdır.
Vakadaki yaş grubu ve akıntı karakteri ayırıcı tanıda önemlidir.
3
En olası nedeni belirle
İntraduktal papilloma patolojik akıntıların yaklaşık %3550\%35-50'inden sorumludur.
İstatistiksel olarak kanlı akıntının en yaygın benign nedenidir.

Key Concept

Patolojik meme başı akıntılarının en sık nedeni
Estimated Time:45s
Question 251Question

5858 yaşında postmenopozal kadın hasta, her iki meme başından gelen koyu kıvamlı, yeşil-kahverengi akıntı ve meme başında çekilme şikâyetiyle başvuruyor. Fizik muayenede subareolar bölgede hassas olmayan, düzensiz sınırlı bir kitle palpe ediliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duktal ektazi

Answer

Postmenopozal dönemde görülen, bilateral koyu kıvamlı (yeşil-kahverengi) akıntı ve meme başı çekilmesiyle karakterize olan en olası tanı duktal ektazidir.
Duktal ektazi, özellikle postmenopozal dönemdeki kadınlarda görülen, büyük süt kanallarının genişlemesi ve çevresinde plazma hücrelerinden zengin bir enflamasyonla (plazma hücreli mastit) karakterize benign bir durumdur. Tipik olarak bilateral, koyu renkli (yeşil, kahverengi veya siyah) ve yapışkan bir meme başı akıntısı ile kendini gösterir. Kanalların kısalması ve çevresindeki fibrozis, meme başında çekilmeye ve subareolar bölgede sert, düzensiz sınırlı bir kitleye neden olabilir ki bu durum klinik olarak kanseri taklit edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş ve hormonal durumunu değerlendir
5858 yaşında ve postmenopozal olması, malignite riskini artırsa da spesifik benign tabloları da akla getirir.
Yaş, meme hastalıklarında ayırıcı tanı için kritik bir parametredir.
2
Meme başı akıntısının karakterini analiz et
Akıntının her iki memeden gelmesi (bilateral) ve yeşil-kahverengi (koyu kıvamlı) olması patognomoniktir.
Bilateral akıntılar genellikle sistemik veya benign duktal süreçlere işaret eder.
3
Fizik muayene bulguları ile klinik tabloyu birleştir
Subareolar kitle ve meme başında çekilme, kronik enflamasyon ve fibrozis sonucu oluşan duktal ektazi (plazma hücreli mastit) bulgularıdır.
Duktal ektazide süt kanallarının genişlemesi ve çevresindeki fibrozis, meme başında içeri çekilmeye neden olur.

Key Concept

Duktal ektazi (plazma hücreli mastit), postmenopozal kadınlarda görülen, kalınlaşmış sekresyonlar ve periduktal fibrozis ile seyreden non-bakteriyel bir enflamatuar hastalıktır.
Estimated Time:45s
Question 252Question

5252 yaşında kadın hasta, sağ memesinde yaklaşık 33 aydır fark ettiği çekilme ve aralıklı gelen koyu yeşil renkli, kıvamlı meme başı akıntısı şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede meme başı arkasında (subareolar) yaklaşık 2 cm2\text{ cm} çapında, sınırları net seçilemeyen, sert kıvamlı kitle saptanıyor ve meme başında retraksiyon izleniyor. Mammografide subareolar bölgede dilated duktuslar ve "rod-like" (çubuksu) kalsifikasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duktal ektazi

Answer

Duktal ektazi (Mammary duct ectasia)
Duktal ektazi, büyük süt kanallarının dilatasyonu ve çevresinde gelişen kronik inflamasyon (plazma hücreli mastit) ile karakterizedir. 5050 yaş civarı kadınlarda, subareolar kitle, koyu renkli/kıvamlı akıntı ve fibröz çekintiye bağlı meme başı retraksiyonu ile başvurur. Mammografide saptanan 'rod-like' (geniş, pürüzsüz kenarlı, lümen içi) kalsifikasyonlar bu tanı için oldukça tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hastanın yaş grubu (5252), akıntının rengi/kıvamı (koyu yeşil, koyu kıvamlı) ve subareolar yerleşimli kitle saptanması.
Duktal ektazi tipik olarak perimenopozal/postmenopozal kadınlarda subareolar bölgeyi etkileyen bir süreçtir.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
"Rod-like" (çubuksu) kalsifikasyonların tespiti.
Sekretuvar kalsifikasyonlar olarak da bilinen bu görünüm, ektazik duktuslar içindeki kalsifiye sekresyonlara bağlıdır ve benign bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Kanseri taklit eden klinik bulgulara (retraksiyon, kitle) rağmen radyolojik özgüllükle tanının konulması.
Duktal ektazi, meme başı retraksiyonu nedeniyle fizik muayenede meme kanseri ile en çok karışan benign hastalıklardan biridir.

Key Concept

Duktal Ektazi (Plazma Hücreli Mastit)

Practice More

Meme başı akıntılarına yaklaşım algoritmasını ve akıntı renklerine göre olası tanıları gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 253Question

3838 yaşında kadın hasta, sol memesinde yaklaşık 33 aydır devam eden, birden fazla bölgeden cilde açılan pürülan akıntılı fistüller, ağrılı kitle ve meme cildinde yaygın ödem şikayetiyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde 22 yıl önce doğum yaptığı ve dış merkezde mastit ön tanısıyla verilen çok sayıda antibiyotik tedavisine rağmen semptomların gerilemediği, aksine meme cildinde "portakal kabuğu" (peau d'orange) görünümünün geliştiği öğreniliyor. Fizik muayenede ayrıca her iki bacak ön yüzünde (pretibial) ağrılı, eritematöz nodüller saptanıyor. Yapılan biyopside "lobülleri çevreleyen, kazeifikasyon göstermeyen granülomatöz inflamasyon" izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdiyopatik granülomatöz mastit; tüberküloz ve diğer spesifik granülomatöz etkenler dışlandıktan sonra ilk basamakta sistemik kortikosteroid tedavisi başlanmalıdır.

Answer

İdiyopatik granülomatöz mastit (İGM); yönetimde tüberküloz gibi spesifik nedenler dışlandıktan sonra sistemik kortikosteroid tedavisi uygulanır.
Doğru yanıt olan seçenek, İGM'nin hem klinik (doğum sonrası kronik mastit), hem histopatolojik (lobül merkezli non-kazeifiye granülom), hem de sistemik (eritema nodosum) özelliklerini doğru birleştirmiştir. İGM tedavisinde steroidler altın standarttır; ancak tüberküloz gibi spesifik granülomatöz hastalıklar steroid kullanımı öncesi mutlaka dışlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme yapılması
Hastada antibiyotiğe yanıtsız kronik mastit bulguları (fistül, ödem) ve doğum sonrası dönem öyküsü mevcut.
İGM genellikle doğumdan sonraki ilk birkaç yıl içinde görülür ve maligniteyi taklit eden cilt değişikliklerine (peau d'orange) neden olabilir.
2
Ekstramammaryal bulguların analizi
Hastadaki pretibial eritematöz nodüller 'eritema nodosum' olarak tanımlanır.
Eritema nodosum ve artrit, İGM'nin nadir fakat karakteristik sistemik birliktelikleridir.
3
Histopatolojik bulguların yorumlanması
Lobül merkezli, kazeifikasyon içermeyen granülomatöz inflamasyon saptandı.
Bu bulgu İGM için tipiktir; tüberkülozdaki granülomlar genellikle kazeifikasyon gösterir ve lobül sınırlı değildir.
4
Tedavi planının oluşturulması
Tüberküloz ve sarkoidoz dışlandıktan sonra sistemik kortikosteroid tedavisi başlanması.
İGM bir dışlama tanısıdır ve otoimmün komponenti nedeniyle steroidlere çok iyi yanıt verir.

Key Concept

İdiyopatik Granülomatöz Mastit (İGM), klinik olarak meme kanserini taklit edebilen, lobül merkezli non-kazeifiye granülomlarla karakterize ve sistemik olarak eritema nodosumun eşlik edebildiği enflamatuar bir hastalıktır.

Practice More

Granülomatöz mastit tanısında 'Corynebacterium' türlerinin (özellikle C. kroppenstedtii) rolü ve bunun periduktal mastit ile ilişkisini inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 254Question

5252 yaşında kadın hastanın tarama mamografisinde sağ meme üst dış ve alt iç kadranlarında birbirinden bağımsız, kümelenmiş pleomorfik mikrokalsifikasyon alanları saptanıyor. Yapılan stereotaktik tel işaretli biyopsiler sonucunda her iki odak da "yüksek dereceli (high-grade) duktal karsinoma in situ (DCIS)" olarak raporlanıyor. Hastaya multisentrik tutulum nedeniyle total mastektomi planlanıyor.

Bu hasta için aksiller yönetime dair en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mastektomi ile eş zamanlı sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılması

Answer

Mastektomi planlanan multisentrik ve yüksek dereceli DCIS olgularında, mastektomi ile eş zamanlı sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılmalıdır.
Duktal karsinoma in situ (DCIS) non-invaziv bir lezyon olmasına rağmen, mastektomi planlanan hastalarda sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılması standart bir yaklaşımdır. Bunun temel sebebi, mastektomi sonrası nihai patolojide %10-20 oranında gizli (occult) invaziv odak saptanabilmesidir. Mastektomi yapıldıktan sonra meme dokusu tamamen çıkarıldığı için ileride lenfatik haritalama yapılamaz ve SLNB seçeneği ortadan kalkar. Bu nedenle, mastektomi ile eş zamanlı SLNB yapılması en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı ve yayılımı değerlendir
Multisentrik, yüksek dereceli Duktal Karsinoma In Situ (DCIS)
Multisentrisite, meme koruyucu cerrahi yerine mastektomi endikasyonudur.
2
Aksiller cerrahi gerekliliğini sorgula
Mastektomi yapılacaksa SLNB gereklidir
DCIS'te mastektomi yapılırken SLNB yapılması önerilir çünkü mastektomi sonrası lenfatik haritalama bozulur.
3
Gizli invazyon riskini analiz et
%10-20 occult invazyon riski
Geniş alan kaplayan veya yüksek dereceli DCIS'lerde mastektomi materyalinde invaziv kanser çıkma riski yüksektir.

Key Concept

DCIS'te mastektomi planlanıyorsa, teknik nedenlerle SLNB eş zamanlı yapılmalıdır (geç SLNB yapılamaz).

Practice More

Lobüler karsinoma in situ (LCIS) olgularında insidental saptandığında cerrahi sınır negatifliği aranıp aranmadığını ve tedavi yaklaşım farklarını inceleyiniz.

Alternative Method

Van Nuys Prognostik İndeksi (VNPI) kullanılarak nüks riski değerlendirilebilir, ancak multisentrisite varlığında indeks skorundan bağımsız olarak genellikle mastektomi tercih edilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 255Question

6262 yaşındaki kadın hasta, sağ meme başında yaklaşık 66 aydır devam eden kızarıklık, kaşıntı ve skuamöz döküntü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede meme başında egzama benzeri bir görünüm ve krutlanma izlenirken, palpasyonda kitle saptanmıyor. Yapılan punch biyopsi sonucunda "Paget hastalığı" tanısı konuluyor. Bu hastanın klinik özellikleri ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Olguların çok büyük bir kısmında memede altta yatan bir duktal karsinoma in situ (DCIS) veya invazif kanser odağı bulunur.

Answer

Paget hastalığı olan olguların büyük çoğunluğuna memede altta yatan bir duktal karsinoma in situ (DCIS) veya invazif karsinom eşlik eder.
Paget hastalığı, klinik olarak meme başında egzama benzeri değişikliklerle seyreder. Histopatolojik olarak, duktuslardan köken alan DCIS hücrelerinin epidermal tabakaya göçü söz konusudur. En kritik klinik bilgi, bu hastaların %8590\%85-90'ında memede altta yatan bir karsinomun bulunmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Meme başındaki egzama benzeri lezyonların Paget hastalığı açısından şüpheli olduğu belirlenir.
Topikal steroid tedavisine yanıt vermeyen meme başı lezyonları malignite açısından dışlanmalıdır.
2
Biyopsi sonucunun yorumlanması
Punch biyopsi ile Paget hücrelerinin (intraepidermal soluk sitoplazmalı hücreler) varlığı kesinleşir.
Paget hastalığı tanısı kesinleştikten sonra altta yatan patolojinin araştırılması gerekir.
3
Altta yatan odağın araştırılması ve yönetimi
Görüntüleme yöntemleri ile parankimdeki DCIS veya invazif kanser odağı saptanarak cerrahi planlanır.
Paget hastalarının yaklaşık %90\%90'ında altta yatan bir malignite odağı eşlik etmektedir.

Key Concept

Paget hastalığı, meme başı ve areolayı tutan bir duktal karsinoma in situ (DCIS) formudur ve sıklıkla derin meme parankimindeki bir malignite ile birliktelik gösterir.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 13 / 13
Meme Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 13 | Examkin