Özofagus ve Mide Hastalıkları

379 questions

Question 201Question

6262 yaşında erkek hasta, Barrett özofagusu takibi sırasında saptanan şüpheli lezyon nedeniyle endoskopik submukozal diseksiyon (ESD) uygulanıyor. Patoloji raporunda; 1.51.5 cm çapında, orta dereceli diferansiye adenokarsinom saptanıyor. Tümörün muskularis mukozayı geçerek submukozanın derinliğine (sm2sm2) 400400 μm\mu m kadar infiltre olduğu, ancak muskularis propriaya ulaşmadığı izleniyor. Lenfovasküler ve perinöral invazyon saptanmayan hastada cerrahi sınırlar negatiftir. Evreleme amaçlı yapılan PET-BT'de uzak metastaz veya patolojik lenf nodu tutulumu izlenmemiştir.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Radikal özofajektomi ve lenf nodu diseksiyonu

Answer

Radikal özofajektomi ve lenf nodu diseksiyonu yapılması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım radikal cerrahidir çünkü özofagus adenokarsinomlarında submukozal tutulum (T1bT1b), muskularis mukoza ile sınırlı olan (T1aT1a) tümörlerin aksine çok daha yüksek lenf nodu metastaz riski taşır. ESD ile cerrahi sınırlar negatif olsa bile, lenf nodlarına mikroskopik yayılım riski nedeniyle özofajektomi ve lenfadenektomi yapılması standart küratif yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Patoloji raporundaki invazyon derinliğini analiz et.
Tümörün submukozanın orta tabakasına (sm2sm2, 400400 μm\mu m) ulaştığı, yani evrenin T1bT1b olduğu saptandı.
Özofagus kanserinde tedavi kararı mukoza (T1aT1a) ve submukoza (T1bT1b) ayrımına göre radikal şekilde değişir.
2
Lenf nodu metastaz riskini değerlendir.
Özofagus adenokarsinomlarında submukozal invazyon varlığında lenf nodu metastaz riski %2025\%20-25 düzeyindedir.
Endoskopik tedavinin (ESD/EMR) yeterli olması için lenf nodu metastaz riskinin ihmal edilebilir düzeyde (T1aT1a gibi) olması gerekir.
3
Küratif tedavi yöntemini belirle.
Evre cT1bN0cT1bN0 olan ve cerrahiye uygun hastada altın standart tedavi doğrudan radikal özofajektomidir.
Submukozal tümörler endoskopik olarak tam çıkarılsa bile, mevcut lenfatik yayılım riski nedeniyle sistemik lenf nodu diseksiyonu içeren cerrahi zorunludur.

Key Concept

T1bT1b (sm2/sm3sm2/sm3) özofagus adenokarsinomlarında lenf nodu metastaz riski yüksek olduğu için endoskopik tedavi sonrası radikal cerrahi (özofajektomi) gereklidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 202Question

5151 yaşında erkek hasta, 22 aydır devam eden epigastrik dolgunluk ve aralıklı melena şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide fundusunda 4,54,5 cm boyutunda, lümeni daraltmayan, üzeri ülsere submukozal kitle izleniyor. Endoskopik USG eşliğinde yapılan incelemede kitlenin *muscularis propria* tabakasından köken aldığı görülüyor. İmmünohistokimyasal (İHK) incelemede CD117 (c-kit) ve DOG1 kuvvetli pozitif, S100 ise negatif saptanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Negatif cerrahi sınır (R0) sağlanacak şekilde yapılacak olan kama (wedge) rezeksiyon

Answer

Negatif cerrahi sınır sağlanarak yapılan kama (wedge) rezeksiyon en uygun yaklaşımdır.
Vakada saptanan CD117 (c-kit) ve DOG1 pozitifliği, tümörün interstisyel Cajal hücrelerinden köken alan bir Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) olduğunu kanıtlar. GIST'ler biyolojik olarak lenf nodu metastazı yapma eğiliminde değildir. Bu nedenle, tümörün sağlam sınırlarla çıkarıldığı bir kama (wedge) rezeksiyon hem küratif hem de organ koruyucu olduğu için en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve endoskopik bulguların değerlendirilmesi.
Submukozal kökenli, melenaya neden olabilen mide kitlesi saptandı.
Üst GİS kanaması ve submukozal görünüm, mide duvarı katmanlarından köken alan tümörleri (GIST, Leiomyom, Schwannoma) akla getirir.
2
İmmünohistokimyasal (İHK) belirteçlerin yorumlanması.
CD117 (+) ve DOG1 (+) olması Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) tanısını kesinleştirdi.
CD117 ve DOG1, GIST için en spesifik belirteçlerdir; S100 negatifliği ise Schwannoma'yı dışlamaya yardımcı olur.
3
Tanıya uygun cerrahi prensibin seçilmesi.
Geniş lenf diseksiyonu içermeyen R0 rezeksiyon planlandı.
GIST'ler hematojen yayılım gösterir, lenf nodu metastazı %11’den azdır. Bu nedenle wedge rezeksiyon ile negatif sınır sağlanması yeterlidir.

Key Concept

Gastrointestinal Stromal Tümörlerde (GIST) cerrahi tedavinin temel prensibi, lenf diseksiyonu yapmadan R0 (negatif sınır) rezeksiyon sağlamaktır.

Hints

1
Submukozal kitlelerin immünohistokimyasal profili, cerrahi stratejiyi doğrudan belirler.
2
CD117 pozitifliği GIST için karakteristiktir; bu tümörlerin lenf nodu yayılımı yapıp yapmadığını hatırlayın.
3
GIST'te metastaz genellikle karaciğer ve peritona olur; bu yüzden geniş bir lenfadenektomi yerine lokal ama temiz sınır (R0) önceliklidir.

Practice More

GIST'lerin malignite potansiyelini belirlemede kullanılan 'Mitotik İndeks' ve 'Tümör Çapı' kriterlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 203Question

6565 yaşında erkek hasta, son 1515 yıldır devam eden gastroözofageal reflü hastalığı ve Barrett özofagusu tanısıyla takip edilmektedir. Yapılan kontrol endoskopisinde distal özofagusta vejetan kitle saptanmış ve biyopsi sonucu "Adenokarsinom" olarak raporlanmıştır. Evreleme amacıyla yapılan endoskopik ultrasonografide (EUS) tümörün muskularis propriaya invaze olduğu (T2T_2), ancak adventisyaya ulaşmadığı ve bölgesel lenf nodu tutulumu saptanmadığı (N0N_0) görülmüştür. Uzak metastazı bulunmayan (M0M_0) bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özofajektomi ve lenf nodu diseksiyonu

Answer

En uygun tedavi yaklaşımı özofajektomi ve lenf nodu diseksiyonudur.
Özofagus kanserlerinde klinik evre cT2N0M0cT_2N_0M_0 lokalize ve rezektabil bir hastalığı ifade eder. Güncel kılavuzlara göre, mukoza ve submukozayı aşan ancak adventisyaya ulaşmayan ve lenf nodu tutulumu olmayan bu vakalarda cerrahi rezeksiyon (özofajektomi) ilk seçenek ve standart tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik evreleme yapılması
cT2N0M0cT_2N_0M_0 (Lokalize hastalık)
EUS ve görüntüleme yöntemleri tümörün derinliğini ve yayılımını belirler.
2
Tedavi protokolünün seçilmesi
Primer cerrahi kararı
Özofagus kanserlerinde T1T_1 ve T2T_2 (N0N_0) evresindeki hastalar cerrahi rezeksiyondan en çok fayda gören gruptur.
3
Cerrahi yöntemin belirlenmesi
Özofajektomi ve lenf nodu diseksiyonu
Distal yerleşimli adenokarsinomlarda özofagusun rezeksiyonu ve mide ile rekonstrüksiyon (gastrik pull-up) küratif tedavidir.

Key Concept

Özofagus kanserlerinde erken evre (T1T2,N0T_1-T_2, N_0) ile ileri evre (T3,N+T_3, N_+) arasındaki tedavi modalitesi farkı.
Estimated Time:1m 30s
Question 204Question

Peptik ülser hastalığı nedeniyle 2 yıl önce subtotal gastrektomi ve Billroth II rekonstrüksiyonu uygulanan 48 yaşındaki kadın hasta; yemeklerden yaklaşık 1-2 saat sonra başlayan şiddetli epigastrik yanma, bulantı ve safralı kusma şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın ağrısının kusma ile hiçbir şekilde rahatlamadığı, aksine kusma sonrası retrosternal yanmanın devam ettiği ve antasit kullanımından fayda görmediği öğreniliyor. Endoskopik incelemede mide remnantında yaygın hiperemi, foveolar hiperplazi ve bol miktarda safralı içerik saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve planlanması gereken en uygun cerrahi tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alkalen reflü gastrit - Roux-en-Y gastrojejunostomi

Answer

Alkalen reflü gastrit tanısı konulmalı ve cerrahi tedavi olarak safra diverziyonu sağlayan Roux-en-Y gastrojejunostomi uygulanmalıdır.
Vakada tanımlanan yanıcı nitelikteki epigastrik ağrının kusma ile rahatlamaması, alkalen reflü gastrit için patognomoniktir. Billroth II rekonstrüksiyonu sonrası duodenal içeriğin (safra ve pankreas enzimleri) doğrudan mide remnantına geçmesi bu tabloya yol açar. Tedavide amaç safra akışını mideden uzaklaştırmaktır ve bu en etkin şekilde Roux-en-Y gastrojejunostomi (yaklaşık 60 cm'lik Roux bacağı ile) ile sağlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Yemek sonrası epigastrik yanma ve kusma saptandı.
Post-gastrektomi sendromlarının ayırıcı tanısında ağrının karakteri ve kusma ile ilişkisi kritiktir.
2
Kusma ile ağrı ilişkisinin değerlendirilmesi
Ağrının kusma ile rahatlamadığı belirlendi.
Afferent loop sendromunda ağrı kusma ile geçerken, alkalen reflü gastritte ağrı değişmez veya şiddetlenir.
3
Endoskopik bulguların yorumlanması
Mide remnantında hiperemi ve safra birikimi izlendi.
Bu bulgular midenin safra tarafından kimyasal irritasyona maruz kaldığını (alkalen gastrit) doğrular.
4
Cerrahi tedavi seçimi
Roux-en-Y gastrojejunostomi kararı verildi.
Safranın mideye geri kaçışını engellemek için afferent bacağın anastomozdan yaklaşık 50-60 cm uzağa taşınması (Roux-en-Y) altın standarttır.

Key Concept

Alkalen reflü gastrit ile afferent loop sendromu arasındaki en temel ayırıcı tanı, ağrının kusma ile olan ilişkisidir.
Question 205Question

3232 yaşında erkek hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden, hem katı hem de sıvı gıdalara karşı ilerleyici yutma güçlüğü ve geceleri ağza sindirilmemiş gıda artıkları gelmesi şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan baryumlu özofagus grafisinde özofagus gövdesinin dilate olduğu ve distal özofagusta 'kuş gagası' (birds beakbird's \ beak) görünümü saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akalazya

Answer

Klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı Akalazya'dır.
Akalazya tanısı, alt özofagus sfinkterinin (AÖS) yutkunma sırasında gevşeyememesi ve özofagus gövdesinde peristaltizmin kaybı ile karakterizedir. Bu durum hastada hem katı hem de sıvı gıdalara karşı aynı anda veya kısa süre içinde başlayan yutma güçlüğüne (disfaji) neden olur. Baryumlu özofagus grafisinde özofagus gövdesindeki dilatasyonun distalde AÖS seviyesinde pürüzsüz bir daralma ile sonlanması 'kuş gagası' görünümü olarak adlandırılır ve bu vaka için en olası tanıdır.

Step-by-Step Solution

1
Semptom analizi yapılması
Hastanın hem katı hem de sıvı gıdalara karşı disfajisi olması mekanik bir tıkanıklıktan ziyade motilite bozukluğunu düşündürür.
Mekanik tıkanıklıklar (kanser gibi) genellikle önce katı gıdalarla başlar.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
Baryumlu grafideki distal daralma ve proksimal dilatasyon (kuş gagası) Akalazya'ya özgüdür.
Alt özofagus sfinkterinin (AÖS) yutkunma ile gevşeyememesi distalde fonksiyonel darlığa ve üstte gıda birikimine yol açar.
3
Tanının konulması
Klinik (regürjitasyon, disfaji) ve radyolojik veriler Akalazya tanısını doğrular.
Akalazya, motilite bozuklukları arasında en sık görülen ve en tipik radyolojik bulguya sahip hastalıktır.

Key Concept

Akalazya'da hem katı hem sıvı gıdalara disfaji görülür ve baryumlu grafide distalde 'kuş gagası' görünümü patognomoniktir.
Estimated Time:45s
Question 206Question

6262 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan katı gıdalara karşı yutma güçlüğü ve 1010 kg kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, kesici dişlerden itibaren 36.36. cm'de başlayan, lümeni belirgin daraltan ve gastroözofageal bileşkenin (Z hattı) 22 cm proksimalinde sonlanan vejetan kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu "adenokarsinom" olarak raporlanıyor. Özgeçmişinde 2020 yıl önce peptik ülser perforasyonu nedeniyle distal gastrektomi ve Billroth II rekonstrüksiyon öyküsü olan hastanın yapılan evrelemesinde cT3N1M0cT3N1M0 saptanıyor.

Performans durumu iyi olan bu hasta için en uygun tedavi stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Neoadjuvan kemoradyoterapiyi takiben özofajektomi ve kolon interpozisyonu ile rekonstrüksiyon

Answer

Neoadjuvan kemoradyoterapiyi takiben özofajektomi ve kolon interpozisyonu ile rekonstrüksiyon en uygun yaklaşımdır.
Vaka, gastroözofageal bileşkenin 151-5 cm proksimalinde yerleşen bir Siewert Tip I adenokarsinomdur. Evresi cT3N1cT3N1 olduğu için neoadjuvan kemoradyoterapi endikasyonu vardır. Ancak hastanın özgeçmişindeki distal gastrektomi (Billroth II) ameliyatı, midenin kondüit olarak kullanılmasını imkansız kılar. Bu nedenle, neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi planlanırken rekonstrüksiyonun kolon interpozisyonu ile yapılması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün anatomik yerleşimini sınıflandır.
Tümörün gastroözofageal bileşkenin 22 cm proksimalinde (Siewert Tip I) yerleştiği saptandı.
Siewert sınıflandırması, cerrahi yaklaşımın (özofajektomi vs. gastrektomi) belirlenmesinde kritiktir.
2
Evreye göre neoadjuvan tedavi gerekliliğini değerlendir.
cT3N1M0cT3N1M0 evresi lokal ileri hastalık grubundadır.
Lokal ileri evre özofagus kanserlerinde neoadjuvan kemoradyoterapi (CROSS) standart tedavidir.
3
Hastanın cerrahi özgeçmişine göre rekonstrüksiyon planla.
Distal gastrektomi öyküsü nedeniyle mide kondüit olarak kullanılamaz.
Midenin sağ gastrik ve gastroepiploik damarlarının kesilmiş olması ve hacminin yetersizliği mide çekilmesini engeller.
4
Alternatif rekonstrüksiyon materyalini seç.
Kolon interpozisyonu planlandı.
Midenin kullanılamadığı durumlarda kolon, özofagus rekonstrüksiyonu için en güvenilir ikinci seçenektir.

Key Concept

Siewert Tip I (distal özofagus) adenokarsinomlarında tedavi yönetimi; lokal ileri evrede neoadjuvan tedavi ve cerrahi anatomik engeller (geçirilmiş mide cerrahisi) durumunda alternatif kondüit seçimidir.
Question 207Question

Üç yaşındaki bir çocuk hasta, yaklaşık 2 saat önce evde bulduğu 'parlak, yassı bir metal cismi' yuttuğu şüphesiyle ailesi tarafından acil servise getiriliyor. Çekilen ön-arka (AP) akciğer grafisinde, özofagus orta bölümünde (mid-özofagus) radyoopak bir yabancı cisim izleniyor. Cisme dikkatli bakıldığında çevresinde 'çift halka' (double ring/halo) görünümü olduğu saptanıyor. Hastanın genel durumu stabil olup solunum sıkıntısı bulunmuyor. Bu aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Acil endoskopik yöntemle cismin çıkarılması

Answer

Çift halka görünümü veren cisim (düğme pil) acil endoskopik olarak çıkarılmalıdır.
Radyografideki 'çift halka' (double ring) görünümü, yutulan cismin düğme pil (disk pil) olduğunu gösterir. Özofagusta kalan piller; oluşan elektrik akımı, basınç nekrozu ve pil içeriğinin (alkali) sızması nedeniyle hızla likefaksiyon nekrozuna ve perforasyona yol açar. Bu hasar 2 saat gibi kısa bir sürede başlayabilir. Bu nedenle, özofageal piller 'gerçek bir cerrahi acil' durumdur ve hasta aç olsa bile en kısa sürede endoskopik olarak çıkarılmalıdır. Mideye geçmiş pillerde yaklaşım (semptomsuzsa takip) farklıdır, ancak özofagusta bekleme lüksü yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Radyolojik bulguyu tanımla
Çift halka (halo) görünümü, yutulan cismin madeni para değil, 'düğme pil' (disk pil) olduğunu gösterir.
Madeni paralar tek bir düz kenar verirken, pillerin yapısındaki basamaklanma radyografide iç içe iki halka şeklinde görülür.
2
Patolojinin riskini değerlendir
Özofagusta kalan piller, elektriksel akım ve basınç nekrozu ile çok hızlı (2 saat içinde) likefaksiyon nekrozu ve perforasyon yapar.
Kostik yaralanma mekanizmasına benzer şekilde alkali sızıntısı ve akım etkisi dokuyu hızla yıkar.
3
Tedavi yöntemini seç
Acil endoskopi ile çıkarma.
Ciddi komplikasyon riskini önlemek için zaman kaybedilmemeli, gözlem veya itme gibi yöntemlerden kaçınılmalıdır.

Key Concept

Özofagus Yabancı Cisimleri ve Kostik Yaralanma Mekanizması

Hints

1
Radyografideki 'çift halka' görünümü, cismin basit bir metal para olmadığını, daha karmaşık ve tehlikeli bir yapıya sahip olduğunu gösterir.
2
Yutulan cisim bir 'düğme pil'dir. Piller doku ile temas ettiğinde elektrik akımı oluşturarak yanık yapar.
3
Özofagusta sıkışan piller, kostik maddeler gibi likefaksiyon nekrozu yapar. Beklemek veya itmek tehlikelidir; hemen çıkarılmalıdır.

Practice More

Kostik madde içimi sonrası gelişen özofagus striktürlerinde balon dilatasyonu zamanlaması hakkındaki soruları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 208Question

Yoğun bir akşam yemeğini takiben gelişen şiddetli öğürme ve zorlu kusma sonrası aniden başlayan, sırtına yayılan yırtılır tarzda göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle semptom başlangıcından 3030 saat sonra acil servise başvuran 4848 yaşında erkek hastanın fizik muayenesinde; ateş 38,8C38,8^\circ C, nabız 122/dk122/dk, kan basıncı 95/60mmHg95/60 mmHg saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda solda solunum sesleri azalmış olup, boyun bölgesinde krepitasyon (subkutan amfizem) izleniyor. Çekilen toraks BT'de pnömomediastinum ve solda plevral efüzyon saptanıyor.

Bu hastanın tanı ve tedavi süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Perforasyon üzerinden 2424 saatten fazla süre geçmesi ve eşlik eden mediastinit/sepsis tablosu nedeniyle; primer onarım yerine özofageal diversiyon (servikal özofagostomi), distal özofagusun kapatılması ve beslenme gastrostomisi uygulanmalıdır.

Answer

Perforasyon üzerinden 2424 saatten fazla süre geçmiş ve sepsis tablosu gelişmiş hastalarda özofageal diversiyon ve dışlama cerrahisi uygulanmalıdır.
Hastada saptanan Mackler triadı (kusma, ağrı, subkutan amfizem) Boerhaave sendromu için tipiktir. Perforasyonun üzerinden 2424 saatten fazla süre geçmesi (3030 saat) ve hastanın septik olması (ateş 38,8C38,8^\circ C, taşikardi, hipotansiyon eğilimi), dokuların ödemli ve enfekte olduğunu gösterir. Bu durumda yapılacak bir primer onarımın dikişlerinin tutmama riski çok yüksektir. Modern cerrahi yaklaşımda bu tip 'geç' ve 'kirli' perforasyonlarda; perforasyon bölgesinin cerrahi olarak dışlanması (diversiyon), proksimalden tükürük akışının kesilmesi (servikal özofagostomi) ve hastanın beslenmesinin gastrostomi ile sağlanması en uygun stratejidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Zorlu kusma, göğüs ağrısı ve subkutan amfizem (Mackler triadı) Boerhaave sendromunu (özofagusun spontan tam kat rüptürü) gösterir.
Hastalığın patognomonik bulgularını tanımak tanısal sürecin ilk adımıdır.
2
Zaman faktörünü ve sistemik durumu değerlendirme
Semptomların 3030. saatinde (geç evre) olan hastada ateş ve taşikardi ile seyreden sepsis ve mediastinit tablosu mevcuttur.
Özofagus perforasyonlarında tedavi kararı perforasyon süresine (<24<24 saat vs. >24>24 saat) ve doku canlılığına göre verilir.
3
Tanısal radyoloji planlama
Önce Gastrografin, negatifse Baryum sülfat kullanılmalıdır.
Gastrografin mediastende daha güvenlidir ancak sensitivitesi düşüktür; baryum küçük sızıntıları yakalamada daha başarılıdır.
4
Cerrahi yöntemi belirleme
Geç vakada ve sepsis varlığında primer onarım kontrendike kabul edilir; diversiyon (eksklüzyon) hayat kurtarıcıdır.
Enfekte ve ödemli dokularda primer onarım hattı büyük olasılıkla açılacaktır.

Key Concept

Boerhaave Sendromu Yönetimi: Erken dönemde (<24<24 sa) primer onarım, geç dönemde (>24>24 sa) ve sepsis varlığında diversiyon/dışlama cerrahisi tercih edilir.

Practice More

Özofagus perforasyonlarında konservatif tedavi (non-operatif) kriterlerini (Cameron kriterleri) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 209Question

4545 yaşında erkek hasta, yoğun alkol alımı sonrası gelişen şiddetli öğürme ve zorlu kusmayı takiben aniden başlayan, sırtına yayılan yırtılır tarzda göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 100/60100/60 mmHg, nabız 115/dk115/dk, solunum sayısı 24/dk24/dk ve ateş 38.2C38.2^\circ C olarak ölçülüyor. Boyun muayenesinde krepitasyon (cilt altı amfizem) saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde pnömomediastinum ve sol plevral efüzyon izleniyor. Yapılan ilk tetkik olan suda eriyen kontrastlı (Gastrografin) özofagografi negatif olarak raporlanıyor. Bu hastada tanısal süreci yönetmek için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Baryumlu özofagografi ile tetkike devam edilmesi

Answer

Suda eriyen kontrastlı grafi negatif sonuçlandığında, klinik şüphe yüksekse daha duyarlı bir yöntem olan baryumlu özofagografi ile tetkike devam edilmelidir.
Özofagus perforasyonu şüphesinde ilk tercih suda eriyen kontrastlı maddelerdir çünkü mediastene kaçmaları durumunda baryuma göre daha az irritandırlar. Ancak bu maddelerin duyarlılığı sınırlıdır. Eğer ilk tetkik negatif çıkar ve klinik şüphe (Mackler triadı: kusma, göğüs ağrısı, cilt altı amfizem) devam ederse, %90'ın üzerinde duyarlılığa sahip olan baryumlu çalışmalar mutlaka yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Şiddetli kusma sonrası göğüs ağrısı ve cilt altı amfizem varlığı (Mackler triadı) Boerhaave sendromunu düşündürür.
Tanısal algoritmanın ilk adımı klinik şüphe düzeyini belirlemektir.
2
İlk tanısal test sonucunu yorumla
Suda eriyen kontrastlı grafinin negatif olması perforasyonu dışlamaz.
Gastrografin düşük vizkozitesi nedeniyle küçük sızıntıları göstermede yetersiz kalabilir.
3
Daha duyarlı bir tetkik seç
Baryumlu özofagografi planlanır.
Baryum, mukozal detayları ve küçük perforasyon alanlarını göstermede suda eriyen maddelere göre çok daha duyarlıdır.

Key Concept

Özofagus perforasyonu şüphesinde tanısal hiyerarşi: Gastrografin (-) ise Baryum (+/-).
Question 210Question

5050 yaşında erkek hasta, yaklaşık 3030 saattir devam eden ani başlangıçlı karın ağrısı, bulantı ve karında şişkinlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede tüm batında yaygın hassasiyet, defans ve rebound saptanıyor; bağırsak sesleri alınamıyor. Ayakta direkt karın grafisinde her iki diyafram altında serbest hava izlenen hasta acil operasyona alınıyor. Laparotomide duodenum birinci kıta ön duvarında 11 cmcm çapında perfore ülser ve batın içerisinde yaygın pürülan eksüda saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre, hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Primer kapama ve omentopeksi (Graham yaması)

Answer

En uygun yaklaşım, perforasyon süresinin uzunluğu ve pürülan peritonit varlığı nedeniyle sadece primer kapama ve omentopeksi yapılmasıdır.
Duodenal ülser perforasyonlarında en güvenli ve standart tedavi yöntemi primer kapama ve üzerine omentumun dikilmesi (Graham yaması) işlemidir. Özellikle semptomların başlamasından itibaren 2424 saatten fazla süre geçmişse, batın içinde pürülan peritonit varsa veya hasta hemodinamik olarak stabil değilse vagotomi gibi asit azaltıcı ek işlemlerden kaçınılmalıdır. Bu vakada 3030 saatlik süre ve pürülan eksüda mevcudiyeti, sadece omentopeksi yapılmasını zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hastada perfore peptik ülser ve buna bağlı sekonder peritonit saptanmıştır.
Tahta karın bulgusu ve diyafram altı serbest hava perforasyonun kesin göstergesidir.
2
Risk faktörlerinin ve sürenin analizi
Şikayetlerin 3030 saattir sürmesi (geç perforasyon) ve pürülan eksüda varlığı.
Perforasyon üzerinden 2424 saatten fazla zaman geçmesi cerrahi kararı 'definitive' yöntemden 'acil kurtarma' yöntemine kaydırır.
3
Cerrahi yöntem seçimi
Primer kapama ve omentopeksi (Graham yaması).
Hostil (ödemli ve enfekte) bir sahada vagotomi veya rezeksiyon gibi işlemler yüksek komplikasyon ve mortalite riski taşır.

Key Concept

Peptik ülser perforasyonlarında cerrahi seçimi hastanın stabilitesine, perforasyon süresine (2424 saat sınırı) ve batın içi kontaminasyonun derecesine göre yapılır.

Practice More

Perforasyon çapı 22 cmcm'den büyük olan (dev perforasyonlar) duodenal ülserlerde omentopeksi yerine 'jejunum serozal yaması' veya 'duodenostomi' seçeneklerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 211Question

6262 yaşında erkek hasta, 33 aydır devam eden katı gıdalara karşı disfaji ve 55 kg kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Endoskopik biyopsi ile orta özofagus skuamöz hücreli karsinom tanısı alan ve klinik evresi cerrahiye uygun bulunan hastaya Ivor-Lewis prosedürü (sağ torakotomi ve laparotomi) uygulanıyor. Postoperatif 33. günde hastanın göğüs tüpünden gelen drenajın görünümü süt beyazı karakterine dönüşüyor. Günlük drenaj miktarı 16001600 mL olan hastanın plevral sıvı analizinde trigliserid düzeyi 125125 mg/dL olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken en uygun müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şilotoraks - Torasik kanalın (duktus torasikus) cerrahi olarak bağlanması

Answer

Şilotoraks - Torasik kanalın (duktus torasikus) cerrahi olarak bağlanması
Hastada saptanan süt beyazı drenaj ve 125125 mg/dL trigliserid düzeyi, postoperatif bir komplikasyon olan şilotoraksı (duktus torasikus hasarı) kanıtlamaktadır. Günlük drenajın 16001600 mL gibi yüksek bir seviyede olması, konservatif yöntemlerin (beslenme modifikasyonu) yetersiz kalacağını gösterir. Bu durumda en güvenilir ve küratif yaklaşım, torasik kanalın cerrahi olarak bağlanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve plevral sıvı analizinin değerlendirilmesi
Süt beyazı görünüm ve trigliserid >110> 110 mg/dL olması şilotoraks tanısını kesinleştirir.
Şilöz sıvı, lenfatik sistemden sızan yağ asitleri ve şilomikronlar nedeniyle yüksek trigliserid içerir.
2
Fistül debisinin (drenaj miktarı) sınıflandırılması
16001600 mL/gün drenaj 'yüksek debili' (>1000> 1000 mL/gün) olarak sınıflandırılır.
Tedavi algoritması drenaj miktarına ve konservatif tedaviye yanıta göre belirlenir.
3
Uygun tedavi yönteminin seçilmesi
Yüksek debili fistüllerde (>1000> 1000 mL/24 saat veya >500> 500 mL/5 gün) vakit kaybetmeden cerrahi ligasyon uygulanmalıdır.
Yüksek debili şilotorakslarda beslenme bozukluğu ve immün yetmezlik hızla geliştiği için konservatif takip mortaliteyi artırır.

Key Concept

Özofagus cerrahisi sonrası gelişen yüksek debili şilotorakslarda cerrahi ligasyon endikasyonu.

Alternative Method

Cerrahiye alternatif olarak, girişimsel radyoloji tarafından lenfanjiyografi eşliğinde duktus torasikus embolizasyonu da yüksek debili fistüllerde denenebilecek minimal invaziv bir yöntemdir.
Estimated Time:1m 30s
Question 212Question

6262 yaşında erkek hasta, 2020 yıldır devam eden ve son yıllarda proton pompası inhibitörü (PPI˙PPİ) tedavisine rağmen tam düzelmeyen retrosternal yanma şikayetleri nedeniyle takip edilmektedir. Yapılan üst GİS endoskopisinde; gastroözofageal bileşkenin 5 cm5\ cm proksimaline kadar uzanan somon rengi mukoza (Barrett özofagusu) ve eşlik eden 4 cm4\ cm'lik aksiyel hiatus hernisi izleniyor. Saat 99 hizasında 6 mm6\ mm çapında hafif çökük (Tip IIc) bir lezyon saptanıyor. Bu lezyondan alınan biyopside "adenokarsinom" raporlanması üzerine hastaya bu alandan endoskopik mukozal rezeksiyon (EMREMR) uygulanıyor. EMREMR materyalinin histopatolojik incelemesinde; tümörün muskülaris mukozayı invaze ettiği ancak submukozaya geçmediği (T1aT1a), cerrahi sınırların negatif olduğu ve lenfovasküler invazyonun bulunmadığı saptanıyor.

Bu aşamada hastanın yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalan Barrett segmentinin radyofrekans ablasyon (RFA) ile tedavisi

Answer

Kalan Barrett segmentinin radyofrekans ablasyon (RFA) ile tedavisi
Barrett özofagusu tanılı hastalarda gelişen nodüler veya çökük lezyonlarda öncelikle EMR uygulanarak hem tedavi hem de patolojik evreleme yapılır. Histopatolojide tümörün muskülaris mukozada sınırlı kalması (T1a), lenfovasküler invazyon olmaması ve sınırların negatif olması durumunda endoskopik tedavi küratif kabul edilir. Ancak Barrett segmentinin geri kalanında yeni odakların (metakron kanser) oluşmasını engellemek amacıyla tüm segmentin radyofrekans ablasyon (RFA) ile eradike edilmesi güncel kılavuzların önerdiği en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Patolojik evrelemenin değerlendirilmesi
Tümör muskülaris mukozayı invaze etmiş ancak submukozayı geçmemiştir (T1aT1a).
T1a lezyonlarda lenf nodu metastazı riski %1-2'nin altındadır, bu da endoskopik tedaviyi mümkün kılar.
2
Endoskopik tedavi prensiplerinin uygulanması
Görünür lezyon (EMR) ile çıkarılmış, evreleme yapılmış ve cerrahi sınırlar negatif bulunmuştur.
Barrett zemininde gelişen adenokarsinomlarda "field effect" (alan etkisi) nedeniyle kalan segment de risk altındadır.
3
Kalan segmentin yönetimi
Tüm Barrett segmentinin eradikasyonu için radyofrekans ablasyon (RFARFA) planlanmalıdır.
Metakron lezyon gelişimini engellemek için kalan Barrett mukozasının tamamen ortadan kaldırılması gerekir.

Key Concept

Barrett özofagusu zemininde gelişen intramukozal adenokarsinomun (T1a) yönetiminde altın standart: Görünür lezyonun EMR ile çıkarılması ve ardından tüm segmentin RFA ile ablasyonudur.

Practice More

Barrett özofagusunda T1a (intramukozal) ile T1b (submukozal) arasındaki lenf nodu metastaz riski farklarını ve bunun cerrahi karara etkisini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 213Question

4242 yaşında kadın hasta, son 33 aydır artan iştahsızlık ve az miktarda yemekle bile oluşan karın şişkinliği (erken doyma) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpusunda mukoza üzerinde belirgin bir kitle saptanmamasına rağmen, bu bölgedeki duvarın rijit olduğu ve insüflasyonla genişlemesinin kısıtlı olduğu (linitis plastica görünümü) gözleniyor. Alınan biyopsilerin histopatolojik incelemesinde mide duvarı katmanları arasında diffüz yayılım gösteren, intrastoplazmik müsin içeren "taşlı yüzük hücreli" adenokarsinom saptanıyor. Bu hastadaki tümör tipi (Lauren diffüz tip) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Genetik geçişli vakalarda sıklıkla EE-kadherin (CDH1CDH1) geninde mutasyon veya ekspresyon kaybı görülür.

Answer

Mide adenokarsinomunun Lauren diffüz tipinde sıklıkla E-kadherin (CDH1) mutasyonu veya ekspresyon kaybı görülür.
Lauren sınıflamasına göre diffüz tip mide kanseri, hücreler arası yapışıklığı sağlayan E-kadherin proteininin eksikliği veya bu proteini kodlayan CDH1CDH1 genindeki mutasyonlarla karakterizedir. Bu durum hücrelerin glandüler yapılar oluşturmak yerine mide duvarında tek tek veya küçük gruplar halinde (taşlı yüzük hücreleri gibi) infiltre olmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve endoskopik bulguları analiz et.
Genç yaş, erken doyma ve linitis plastica (rijit mide duvarı) bulguları diffüz tip mide kanserine işaret eder.
Diffüz tip tümörler mide duvarında infiltratif yayılır ve linitis plastica görünümüne neden olur.
2
Histopatolojik tanıyı doğrula.
Taşlı yüzük hücreli karsinom, Lauren sınıflamasındaki diffüz tipin karakteristik histolojisidir.
Müsin dolu hücrelerin çekirdeği kenara itmesiyle oluşan bu görünüm hücreler arası bağların koptuğunu gösterir.
3
Diffüz tipin moleküler mekanizmasını hatırla.
E-kadherin proteinini kodlayan CDH1 genindeki fonksiyon kaybı, hücrelerin birbirinden ayrılmasına ve diffüz yayılımına yol açar.
E-kadherin hücreler arası yapışıklığı sağlayan temel proteindir.

Key Concept

Lauren Sınıflaması: İntestinal vs. Diffüz Tip Mide Kanseri Farkları

Practice More

Erken evre mide kanseri tanımını (lenf nodu durumuna bakılmaksızın mukoza ve submukoza ile sınırlı tümör) ve endoskopik submukozal rezeksiyon (ESD) kriterlerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 214Question

Özofagusun en sık görülen benign (iyi huylu) tümörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leiomyom

Answer

Özofagusun en sık görülen iyi huylu tümörü leiomyomdur.
Leiomyomlar özofagusun en sık görülen iyi huylu tümörleridir. Mezenkimal kökenli olup özofagusun düz kas tabakasından gelişirler. Genellikle soliter, yavaş büyüyen ve intramural yerleşimli kitlelerdir. Çoğunlukla distal özofagusta bulunurlar.

Step-by-Step Solution

1
Özofagusun selim ve habis tümörlerini sınıflandırın.
Leiomyom, hemanjiom, lipom gibi tümörler selim; skuamöz hücreli karsinom ve adenokarsinom habis tümörlerdir.
Soru kökünde spesifik olarak selim (benign) tümörlerin sıklığı sorulmaktadır.
2
Selim tümörler arasında prevalansı en yüksek olanı belirleyin.
Leiomyomlar, tüm benign özofagus tümörlerinin yaklaşık %60-90'ını oluşturur.
Klinik literatürde en sık karşılaşılan benign özofageal kitle leiomyom olarak tanımlanmıştır.

Key Concept

Özofagusun en sık görülen benign tümörü leiomyomdur; genellikle distal 2/32/3 özofagusta yerleşir ve cerrahi tedavi (enükleasyon) planlanıyorsa biyopsi yapılması kontrendikedir.

Practice More

Özofagus leiomyomlarında cerrahi öncesi endoskopik biyopsinin neden önerilmediğini (skatris oluşumu ve enükleasyon zorluğu) inceleyin.
Estimated Time:30s
Question 215Question

5858 yaşında erkek hasta, akşam yemeğinde fazla miktarda gıda tüketimini takiben gelişen şiddetli öğürme ve zorlu kusma sonrası aniden başlayan, sırtına vuran şiddetli göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 110/dk110/dk, kan basıncı 105/65mmHg105/65 mmHg saptanıyor. Hastanın boyun bölgesinde palpasyonla çıtırtı sesi (krepitasyon) alınıyor. Akciğer grafisinde sol plevral efüzyon ve mediastinal hava (pnömomediastinum) saptanıyor.

Bu hastada tanısal yaklaşım ve yönetim ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanı için ilk tercih edilmesi gereken tetkik suda eriyen kontrastlı (Gastrografin) özofagografidir; bu inceleme negatif ise daha duyarlı olan baryumlu çalışmaya geçilmelidir.

Answer

Tanısal yaklaşımda önce suda eriyen kontrast madde kullanılmalı, negatif sonuç alınırsa baryumlu inceleme ile devam edilmelidir.
Özofagus perforasyonu şüphesinde kontrastlı özofagografi tanı için altın standarttır. İlk olarak mediastinal irritasyonu en az olan suda eriyen (Gastrografin) kontrast madde tercih edilir. Gastrografin'in sızıntıyı gösterme duyarlılığı baryuma göre daha düşüktür; bu nedenle Gastrografin ile sızıntı görülmezse, daha duyarlı olan baryum ile inceleme sürdürülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Şiddetli kusma sonrası göğüs ağrısı ve cilt altı amfizem (Mackler triadı) saptandı.
Bu bulgular spontan özofagus perforasyonu (Boerhaave sendromu) için klasiktir.
2
İlk radyolojik tetkikin seçilmesi
Suda eriyen kontrastlı (Gastrografin) özofagografi planlandı.
Mediastinal kirlenmeyi ve baryumun yol açabileceği inflamatuar reaksiyonları önlemek için ilk adım suda eriyen kontrasttır.
3
Sızıntının saptanamaması durumunda ileri tetkik
Gastrografin negatif ise baryumlu özofagografi yapıldı.
Baryum, küçük sızıntıları saptamada daha yüksek duyarlılığa sahiptir.

Key Concept

Özofagus perforasyonlarında tanısal radyolojik algoritma ve kontrast madde seçimi.
Question 216Question

Şiddetli kusma sonrası retrosternal ağrı ve boyunda krepitasyon (MacklerMackler triadı) ile başvuran bir hastada, spontan özofagus perforasyonu (BoerhaaveBoerhaave sendromu) şüphesiyle yapılan ilk basamak radyolojik incelemede suda çözünen kontrast maddelerin (gastrografingastrografin) baryuma tercih edilmesinin en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Baryumun perforasyon alanından sızması durumunda mediastende şiddetli granülomatöz reaksiyon ve fibrozise yol açma riski

Answer

Baryumun perforasyon alanından sızması durumunda mediastende şiddetli granülomatöz reaksiyon ve fibrozise yol açma riski olması nedeniyle ilk incelemede suda çözünen kontrast maddeler tercih edilir.
Özofagus perforasyonu şüphesinde tanı algoritması suda çözünen kontrast madde ile başlar. Bunun temel nedeni, baryumun perforasyon alanından mediyastene sızması durumunda şiddetli yabancı cisim reaksiyonu (granülomatöz enflamasyon) ve kalıcı fibrozise (mediastinit) yol açabilmesidir. Suda çözünen maddeler ise vücut tarafından emilebilir ve doku hasarı yapmaz.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (kusma, göğüs ağrısı, krepitasyon) değerlendir.
MacklerMackler triadı saptanarak BoerhaaveBoerhaave sendromu (spontan perforasyon) ön tanısı konur.
Klinik tablo özofagus perforasyonu için tipiktir.
2
Tanısal radyolojik algoritmayı belirle.
Kontrastlı özofagografi planlanır.
Perforasyonun yerini ve varlığını kanıtlamak için altın standarttır.
3
Kullanılacak kontrast maddeyi seç ve gerekçesini belirle.
Önce suda çözünen (gastrografingastrografin), negatifse baryum kullanılır.
Baryumun mediastende yapacağı granülomatöz reaksiyon ve fibrozis riskini önlemek amaçlanır.

Key Concept

Özofagus perforasyonunda tanısal radyoloji algoritması ve kontrast madde seçimi.

Hints

1
Özofagus perforasyonunda tanı için kontrastlı bir çalışma gerekir ancak kontrast maddenin kendisi de mediastende sorun yaratabilir.
2
Baryum katı bir süspansiyondur ve mediastene sızarsa orada hapsolarak kalıcı bir enflamasyona neden olur.

Practice More

Boerhaave sendromu ile Mallory-Weiss sendromu arasındaki hematemez farkını ve anatomik yerleşim farklılıklarını tekrar edin.
Estimated Time:1m 0s
Question 217Question

4444 yaşında kadın hasta, yaklaşık 88 yıldır devam eden ve son 22 yıldır yüksek doz proton pompası inhibitörü (PPİ) tedavisine rağmen tam kontrol altına alınamayan retrosternal yanma ve ağza acı su gelmesi şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde ek hastalık saptanmazken, vücut kitle indeksi (VKİ) 42kg/m242 kg/m^2 olarak hesaplanıyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde distal özofagusta Los Angeles evre C özofajit ve 4cm4 cm boyutunda sliding tip hiatus hernisi izleniyor. Özofagus manometrisinde alt özofagus sfinkter basıncı 6mmHg6 mmHg (düşük) saptanırken, özofagus gövde peristaltizmi normal olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Laparoskopik Roux-en-Y gastrik bypass

Answer

Morbid obezite (VKİ > 35-40 kg/m²) zemininde gelişen ve tıbbi tedaviye dirençli gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) vakalarında en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı Roux-en-Y gastrik bypass operasyonudur.
Gastroözofageal reflü hastalığı olan morbid obez hastalarda, standart antireflü cerrahisi olan Nissen fundoplikasyonunun başarısızlık oranı non-obez bireylere göre belirgin şekilde yüksektir. Roux-en-Y gastrik bypass operasyonu, mide poşunun asit üretimini minimize etmesi, safrayı distal jejunuma saptırması ve hızlı kilo kaybı sağlaması sayesinde bu hastalarda reflü semptomlarını ve özofajiti en etkili şekilde tedavi eden yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve fiziksel verilerinin değerlendirilmesi
Dirençli GÖRH semptomları, Los Angeles evre C özofajit, hiatus hernisi ve morbid obezite (VKI˙=42kg/m2VKİ = 42 kg/m^2) saptandı.
Cerrahi endikasyon ve yöntem seçimi için hastanın hem reflü derecesi hem de metabolik durumu belirlenmelidir.
2
Özofagus manometrisi sonuçlarının yorumlanması
AÖS basıncı düşük ancak gövde peristaltizmi normal bulundu.
Bu bulgu, fundoplikasyon yapılacaksa total (Nissen) yapılabileceğini ancak asıl problemin sadece kapak mekanizması olmadığını gösterir.
3
Obezite ve antireflü cerrahisi etkileşiminin analizi
Morbid obezlerde Nissen fundoplikasyonunun intraabdominal basınç artışı nedeniyle nüks riskinin çok yüksek olduğu ve sleeve gastrektominin reflüjenik olduğu hatırlanmalıdır.
Obez hastalarda standart antireflü prosedürleri yetersiz kalmaktadır.
4
En uygun prosedürün belirlenmesi
Roux-en-Y gastrik bypass, gastrik asit üretimini azaltan ve reflü yolunu anatomik olarak saptıran etkisiyle en iyi sonuçları verir.
RYGB, bu hasta grubunda hem reflü kontrolünde hem de kilo kaybında altın standarttır.

Key Concept

Morbid obez hastalarda GÖRH cerrahisi seçimi
Question 218Question

52 yaşında erkek hasta, son 3 aydır devam eden epigastrik ağrı ve erken doyma şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide büyük kurvatur yerleşimli, mukoza yapısı normal görünen ancak submukozal kabarıklık oluşturan 4.54.5 cm'lik bir kitle saptanıyor. Endoskopik ultrasonografide (EUS) kitlenin 4. tabakadan (muscularismuscularis propriapropria) köken aldığı izleniyor. Yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisinde iğsi hücreli tümör görülüyor ve immünohistokimyasal boyamada CD117 (ckitc-kit) ve DOG-1 güçlü pozitif bulunuyor. Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 121-2 cm temiz cerrahi sınırla kama (wedge) rezeksiyon

Answer

En uygun yaklaşım, 121-2 cm temiz cerrahi sınırla kama (wedge) rezeksiyondur.
CD117 ve DOG-1 pozitifliği ile tanısı kesinleşen Gastrointestinal Stromal Tümörlerin (GIST) standart tedavisi, tümör rüptürüne yol açmadan temiz cerrahi sınırlarla (121-2 cm) yapılan kama (wedge) rezeksiyondur. Bu tümörlerde lenfatik yayılım beklenmediği için rutin lenfadenektomi endike değildir.

Step-by-Step Solution

1
Kitle özelliklerini ve tabaka kökenini değerlendir
Midede submukozal, 4. tabaka (muscularismuscularis propriapropria) kökenli, 4.54.5 cm'lik kitle.
EUS bulguları kitlenin GIST veya leiomyom gibi mezenşimal bir tümör olabileceğini gösterir.
2
İmmünohistokimyasal (İHK) belirteçleri yorumla
CD117 (ckitc-kit) ve DOG-1 pozitifliği.
Bu belirteçler Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) için patognomoniktir.
3
Biyolojik davranışa göre cerrahi sınırı belirle
Negatif cerrahi sınır (R0) yeterlidir, lenfadenektomiye gerek yoktur.
GIST'ler lenf nodu metastazı yapmazlar, hematojen yolla yayılırlar.
4
Teknik seçimi yap
Kama (wedge) rezeksiyon.
Psödokapsül kırılgınlığı nedeniyle enükleasyondan kaçınılmalı, lokal rezeksiyon tercih edilmelidir.

Key Concept

Gastrointestinal Stromal Tümörlerde (GIST) cerrahi prensip, tümör bütünlüğünü bozmadan R0 rezeksiyon yapmaktır.
Question 219Question

Özofagus divertikülleri, yerleşim yerleri ve anatomik kökenlerine göre farklı klinik ve patolojik özellikler gösterirler. Buna göre özofagus divertikülleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Zenker divertikülü, anatomik olarak krikofarengeus kasının hemen distalinde (altında) yer alan ve özofagus arka duvarının zayıf bir noktası olan Laimer-Haeckermann alanından gelişir.

Answer

Zenker divertikülünün krikofarengeus kasının distalindeki Laimer-Haeckermann alanından geliştiğini belirten ifade yanlıştır; bu divertikül krikofarengeusun proksimalindeki Killian üçgeninden köken alır.
Doğru (yanlış olan) ifade, Zenker divertikülünün Laimer-Haeckermann alanından geliştiğini belirten seçenektir. Zenker divertikülü, anatomik olarak inferior konstriktör kasın oblik lifleri (tirofarengeus) ile transvers lifleri (krikofarengeus) arasındaki Killian üçgeninden (dehissans) gelişir. Laimer-Haeckermann alanı ise krikofarengeus kasının hemen distalinde (altında) yer alan bir diğer zayıf alandır ve Zenker divertikülünün yeri değildir.

Step-by-Step Solution

1
Divertikül tiplerini histolojik yapılarına göre sınıflandırın.
Zenker (pulsiyon) yalancı bir divertiküldür (mukoza+submukoza). Traksiyon (orta özofagus) ise gerçek bir divertiküldür (tüm katlar).
Oluşum mekanizması (basınç vs. çekilme) duvar yapısını belirler.
2
Zenker divertikülünün anatomik nirengi noktalarını değerlendirin.
Zenker divertikülü, inferior konstriktör kasın tirofarengeus ve krikofarengeus lifleri arasındaki Killian üçgeninden (dehissans) çıkar.
Anatomik zayıf noktaların yerini bilmek cerrahi ve tanı için kritiktir.
3
Laimer-Haeckermann alanı ile Killian üçgenini karşılaştırın.
Killian üçgeni krikofarengeusun üstünde (proksimal), Laimer-Haeckermann alanı ise krikofarengeusun altında (distal) yer alır.
Laimer-Haeckermann alanı çok nadir görülen Laimer divertikülü veya Killian-Jamieson divertikülü ile ilişkilidir, Zenker ile değil.

Key Concept

Özofagus divertiküllerinin anatomik lokalizasyonları ve zayıf alan ayrımı.
Question 220Question

Özofagus divertikülleri ile ilgili cerrahi bir planlama yapılan hastada, divertikülün m.thyropharyngeusm. thyropharyngeus'un oblik lifleri ile m.cricopharyngeusm. cricopharyngeus'un transvers lifleri arasından protrüze olduğu saptanmıştır. Bu hastadaki patoloji ve tedavi yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu divertikül lümen içi basınç artışına bağlı gelişen bir psödodivertüküldür ve cerrahi tedavinin temelini krikofaringeal miyotomi oluşturur.

Answer

Divertükül lümen içi basınç artışına bağlı gelişen bir psödodivertüküldür ve cerrahi tedavinin temelini krikofaringeal miyotomi oluşturur.
Divertikülün tarif edilen anatomik konumu (Killian üçgeni), onun bir Zenker divertikülü olduğunu kanıtlar. Zenker divertikülleri, krikofaringeal kasın gevşeme kusuru nedeniyle oluşan yüksek basınca bağlı olarak mukoza ve submukozanın herniye olmasıyla (pulsiyon psödodivertükülü) meydana gelir. Tedavide bu basıncı düşüren krikofaringeal miyotomi altın standarttır.

Step-by-Step Solution

1
Anatomik bölgenin ve divertikül tipinin tanımlanması.
Killian üçgeninden köken alan divertikül Zenker (faringoözofageal) divertikülüdür.
M. thyropharyngeus ve m. cricopharyngeus lifleri arasındaki anatomik zayıf alan Killian üçgeni olarak adlandırılır.
2
Duvar yapısı ve patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi.
Bu bir pulsiyon psödodivertükülüdür.
Zenker divertikülünde sadece mukoza ve submukoza herniye olur (psödodivertükül) ve bu durum krikofaringeal disfonksiyona bağlı artan lümen içi basınçla (pulsiyon) gerçekleşir.
3
Cerrahi tedavi prensiplerinin belirlenmesi.
Tedavinin en önemli bileşeni krikofaringeal miyotomidir.
Divertükülün oluşum nedeni olan yüksek basınç bölgesini ortadan kaldırmak için krikofaringeal kasın kesilmesi şarttır.

Key Concept

Zenker divertikülü, Killian üçgeninden protrüze olan bir pulsiyon psödodivertükülüdür.

Practice More

Epifrenik divertiküllerin eşlik ettiği akalazya vakalarında cerrahi yaklaşımdaki farkları inceleyin.
Estimated Time:2m 30s
PreviousPage 11 / 19Next
Özofagus ve Mide Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin