Kemoterapötikler

335 questions

Question 301Question

4545 yaşındaki HIVHIV pozitif erkek hastanın antiretroviral tedavi (ARTART) rejimine bir proteaz inhibitörü eklendikten iki hafta sonra skleralarda ikter fark edilmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde total bilirubin düzeyi 4.84.8 mg/dLmg/dL, direkt bilirubin düzeyi 0.40.4 mg/dLmg/dL olarak saptanmış; serum transaminazları (ASTAST, ALTALT) ve alkalen fosfataz (ALPALP) düzeyleri normal sınırlarda bulunmuştur. Hastanın eş zamanlı olarak gastroözofageal reflü hastalığı (GO¨RHGÖRH) nedeniyle yüksek doz proton pompası inhibitörü (PPI˙PPİ) kullanmaya başladığı ve bu süreçte plazma HIVRNAHIV-RNA (viral yük) düzeyinin anlamlı derecede arttığı saptanmıştır.

Bu klinik tabloya yol açan ilaç ve eşlik eden laboratuvar bulgularının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atazanavir — UGT1A1UGT1A1 enzimini inhibe ederek indirekt hiperbilirubinemiye neden olur ve emilimi için düşük gastrik pHpH gerekir.

Answer

Atazanavir, UGT1A1 inhibisyonu ile indirekt hiperbilirubinemiye neden olan ve emilimi gastrik asiditeye (düşük pH) bağımlı olan bir proteaz inhibitörüdür.
Atazanavir, HIV proteazını inhibe ederek viral polyproteinlerin bölünmesini engeller. Farmakolojik olarak iki önemli özelliği bu sorunun anahtarıdır: 1) UGT1A1 enzimini kompetitif olarak inhibe ederek bilirubin konjugasyonunu bozar ve izole indirekt hiperbilirubinemiye neden olur. 2) Emilimi gastrik asiditeye bağımlıdır; bu nedenle PPİ veya antasit kullanımı plazma konsantrasyonunu düşürerek viral yük artışına ve direnç gelişimine yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada izole indirekt hiperbilirubinemi (Total Bil: 4.8, Direkt Bil: 0.4, Karaciğer enzimleri normal) mevcuttur.
Bu tablo, bilirubin konjugasyonunu sağlayan UGT1A1 enziminin inhibisyonunu düşündürür.
2
İlaç yan etki profili ile eşleştir.
Antiretroviral ilaçlar arasında Atazanavir (ve daha az oranda İndinavir) UGT1A1 inhibisyonu yaparak indirekt sarılığa yol açar.
Bu, Atazanavir için karakteristik bir yan etkidir.
3
İlaç-ilaç etkileşimini değerlendir.
Atazanavir emilimi için düşük gastrik pH (asidik ortam) gereklidir. PPİ kullanımı mide asidini azalttığı için ilacın biyoyararlanımı düşer.
Bu durum hastadaki viral yük artışını (tedavi başarısızlığını) açıklar.

Key Concept

Proteaz inhibitörlerinden Atazanavir'in kendine has toksisite (UGT1A1 inhibisyonu) ve farmakokinetik (asit bağımlı emilim) özellikleri.

Practice More

Proteaz inhibitörlerinin lipid ve glukoz metabolizması üzerindeki etkilerini (insülin direnci ve lipodistrofi) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 302Question

6464 yaşında postmenopozal kadın hasta, metastatik östrojen reseptörü (ERER) pozitif ve HER2HER2 negatif meme kanseri tanısıyla 22 yıldır bir aromataz inhibitörü olan anastrozol kullanmaktadır. Son kontrollerinde visseral metastazlarında progresyon saptanan hastadan alınan biyopsi örneğinde yapılan moleküler analizde PIK3CA gen mutasyonu tespit edilmiştir.

Bu klinik tabloda, direnç gelişimini kırmak amacıyla mevcut tedaviye eklenmesi gereken ve spesifik olarak PI3KαPI3K\alpha izoformunu inhibe eden ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alpelisib

Answer

Alpelisib
Alpelisib, PI3KPI3K yolağının α\alpha izoformunu (p110αp110\alpha) spesifik olarak hedefleyen oral bir küçük molekül inhibitörüdür. PIK3CAPIK3CA mutasyonu olan hastalarda aromataz inhibitörü direncini kırmak için hormon tedavisiyle birlikte kullanılması endikedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve biyobelirtecin analizi
Hasta ER(+)ER(+) meme kanseri olup aromataz inhibitörü tedavisi altında progresyon göstermiştir. En kritik veri PIK3CA mutasyonunun varlığıdır.
Tedavi seçimini belirleyen temel faktör, dirençten sorumlu olan spesifik moleküler mutasyondur.
2
PIK3CA mutasyonunun sinyal yolağındaki yerinin belirlenmesi
PIK3CAPIK3CA geni, PI3KPI3K (fosfatidilinositol-3-kinaz) enziminin katalitik alt birimini (p110αp110\alpha) kodlar.
Mutasyon sonucu bu enzim sürekli aktif kalarak hücre çoğalmasını ve sağkalımını artırır.
3
Spesifik inhibitörün seçilmesi
Bu yolu spesifik olarak bloke eden ilaç Alpelisib'dir.
Alpelisib, PI3KαPI3K\alpha izoformuna yönelik selektif bir inhibitör olarak bu mutasyona sahip hastalarda etkilidir.

Key Concept

PIK3CA mutasyonu taşıyan ileri evre meme kanserinde Alpelisib kullanımı
Question 303Question

Bakteriyel ribozomun 50S50S alt birimine bağlanarak 70S70S başlama kompleksinin (initiation complex) oluşumunu engelleyen ve VRE (Vankomisin Dirençli Enterokok) enfeksiyonlarında kullanılabilen bir antibiyotik incelenmektedir. Bu ilacın farmakodinamik özellikleri değerlendirildiğinde, aynı zamanda zayıf ve geri dönüşümlü bir monoamin oksidaz (MAO) inhibitörü aktivitesi gösterdiği saptanıyor.

Klinik pratikte, özellikle seçici serotonin gerialım inhibitörü (SSRI) grubu antidepresanlarla eşzamanlı kullanıldığında otonomik instabilite, rijidite ve hiperrefleksi ile karakterize fatal bir tabloya yol açma potansiyeli olan bu antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Linezolid

Answer

Doğru yanıt, hem 70S70S başlama kompleksini inhibe eden hem de MAO inhibitörü özelliği gösteren Linezolid'dir.
Soruda tarif edilen antibiyotik Linezolid'dir. Linezolid, oksazolidinon türevi sentetik bir antibiyotiktir. Bakteriyel ribozomun 50S50S alt birimindeki 23S23S rRNA'ya bağlanarak 30S30S alt birimi, mRNA ve fMet-tRNA'nın bir araya gelip 70S70S başlama kompleksini (initiation complex) oluşturmasını engeller. Bu eşsiz mekanizması sayesinde diğer protein sentezi inhibitörlerine dirençli suşlarda (VRE ve MRSA) etkilidir. Aynı zamanda zayıf bir geri dönüşümlü non-selektif MAO inhibitörü olduğu için, SSRI gibi serotonerjik ilaçlarla birlikte kullanımı beyinde serotonin birikimine ve dolayısıyla fatal olabilen 'Serotonin Sendromu'na (otonomik instabilite, hipertermi, klonus, rijidite) yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Antibiyotiğin etki mekanizmasının analiz edilmesi
İlacın 50S50S alt birimine bağlanarak 70S70S başlama kompleksinin (initiation complex) oluşumunu engellediği belirlenir. Bu spesifik mekanizma oksazolidinon sınıfına (Linezolid) özgüdür.
Makrolidler (örn. eritromisin) ve klindamisin translokasyonu engellerken, kloramfenikol peptidil transferazı inhibe eder. Sadece linezolid başlama kompleksi oluşumunu bozar.
2
İlacın farmakodinamik yan etki profilinin değerlendirilmesi
İlacın zayıf ve geri dönüşümlü MAO inhibitörü olduğu ve SSRI'lar ile birlikte kullanıldığında otonomik instabilite, rijidite ve hiperrefleksi (serotonin sendromu) yaptığı doğrulanır.
Linezolid'in MAO enzimi üzerindeki inhibitör etkisi, serotonerjik ajanlarla fatal etkileşim riskini ortaya çıkarır. Diğer 50S50S inhibitörlerinin böyle bir farmakodinamik özelliği yoktur.

Key Concept

Linezolid'in etki mekanizması (70S70S başlama kompleksini bozması) ve MAO inhibitörü özelliği nedeniyle serotonerjik ilaçlarla girdiği fatal etkileşim (Serotonin Sendromu).

Hints

1
Soruda tarif edilen ilaç, VRE (Vankomisin Dirençli Enterokok) ve MRSA tedavisinde kullanılan, oksazolidinon sınıfından sentetik bir antibiyotiktir.
2
Bu ilaç protein sentezini diğer antibiyotiklerden farklı olarak çok erken bir aşamada keser; 50S50S ile 30S30S'in birleşmesini engelleyerek 70S70S başlama kompleksinin oluşumunu durdurur.
3
Aynı zamanda zayıf bir MAO inhibitörü olduğu için, SSRI, SNRI veya trisiklik antidepresan kullanan hastalarda serotonin sendromu riskinden dolayı kullanımı kontrendikedir. Bu ilaç Linezolid'dir.

Practice More

Linezolid dışındaki diğer protein sentezi inhibitörlerinin (özellikle aminoglikozidler ve makrolidler) spesifik etki mekanizmalarını ve hedef hücre içi yapılarını (30S30S vs 50S50S) gözden geçirin.

Alternative Method

Hastanın klinik tablosundan (otonomik instabilite, hiperrefleksi, rijidite) hastada SSRI kullanımına bağlı 'Serotonin Sendromu' geliştiği anlaşılabilir. Antibiyotikler arasında bu sendromu tetikleyebilecek olan MAOI aktivitesine sahip tek spesifik ajanın Linezolid olduğunu hatırlayarak da doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 304Question

Penisilinlere karşı anafilaksi öyküsü bulunan bir hastada, duyarlı PseudomonasPseudomonas aeruginosaaeruginosa suşlarının neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilecek ve penisilinlerle çapraz duyarlılık göstermeyen beta-laktam antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aztreonam

Answer

Aztreonam, penisilinlerle çapraz duyarlılık göstermeyen ve psödomonal etkinliği olan monobaktam grubu bir antibiyotiktir.
Doğru cevap olan aztreonam, yapısal olarak monobaktam sınıfında yer alır. Bu ilaç grubu, penisilinlerle immünolojik çapraz reaksiyon göstermediği bilinen tek beta-laktam türevidir. Aynı zamanda PseudomonasPseudomonas aeruginosaaeruginosa gibi dirençli gram negatif bakterilere karşı güçlü etkinlik gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Penisilin anafilaksisi durumunda beta-laktam antibiyotiklerin çapraz reaksiyon potansiyelini değerlendir.
Sefalosporinler ve karbapenemler penisilinlerle çapraz reaksiyon riski taşırken, monobaktamların (aztreonam) bu riski taşımadığı belirlenir.
Beta-laktam halkası içermelerine rağmen, monobaktamların yan zincir yapısı penisilin alerjisi olan bireylerde immünolojik bir yanıt tetiklemez.
2
Seçilen ilacın hedef mikroorganizma (PseudomonasPseudomonas aeruginosaaeruginosa) üzerindeki etkinliğini kontrol et.
Aztreonam'ın dar spektrumlu olduğu ve sadece gram negatif aeroblara karşı (psödomonas dahil) etkili olduğu teyit edilir.
Aztreonam, gram pozitif bakterilere ve anaeroblara karşı etkinlik göstermez, sadece aerobik gram negatif basillerin penisilin bağlayıcı proteinlerine bağlanır.

Key Concept

Aztreonam, penisilin alerjisi (tip 1 aşırı duyarlılık) olan hastalarda güvenle kullanılabilen, gram negatif aerobik etkinliğe sahip bir monobaktamdır.

Practice More

Penisilinlerin yan etki profili ve diğer beta-laktam olmayan antibiyotiklerin (örn. aminoglikozidler) psödomonal etkinliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 305Question

Kırsal kesimde yaşayan ve bahçe işleriyle uğraşan 6060 yaşındaki bir kadın hastanın sağ ön kolunda travma sonrası lineer yerleşimli nodüler ve ülseröz lezyonlar gelişiyor. Alınan biyopsi örneğinde puro şeklinde dimorfik maya hücreleri görülmesi üzerine hastaya oral spesifik bir antifungal tedavi başlanıyor. Tedavinin ilerleyen günlerinde hastada eforla gelen nefes darlığı, ortopne ve pretibial ödem ortaya çıkıyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül sistolik fonksiyonlarının belirgin olarak baskılandığı tespit ediliyor.

Buna göre, hastada kardiyak dekompansasyona neden olan antifungal ilacın etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sitokrom P450 bağımlı enzimi inhibe ederek hücre membranının temel sterol bileşeninin sentezini durdurmak

Answer

Hastada kalp yetersizliği tablosunu tetikleyen oral antifungal ilaç, sitokrom P450 bağımlı lanosterol 14α14\alpha-demetilaz enzimini inhibe eden itrakonazoldür.
Anlatılan klinik vaka, 'Gül bahçıvanı hastalığı' olarak da bilinen lenfokütanöz sporotrikozdur. Bu enfeksiyonun medikal tedavisinde ilk seçenek oral itrakonazoldür. İtrakonazolün diğer antifungallerden ayrılan çok spesifik bir özelliği, belirgin negatif inotropik etkiye sahip olmasıdır; bu sebeple kalp yetersizliği olan veya ventrikül disfonksiyonu gelişen hastalarda kullanımı kontrendikedir. İtrakonazol, azol sınıfından bir ilaçtır ve mantar hücresinde sitokrom P450 bağımlı lanosterol 14α14\alpha-demetilaz enzimini inhibe ederek membranın temel sterol bileşeni olan ergosterolün yapımını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki klinik bulgulardan yola çıkarak primer enfeksiyonu tanımla.
Gül bahçıvanlarında travma sonrası görülen lineer nodüler lezyonlar ve puro şeklinde dimorfik maya hücreleri 'Sporothrix schenckii' enfeksiyonunu (lenfokütanöz sporotrikoz) işaret eder.
Doğru ilacı seçebilmek için öncelikle altta yatan spesifik enfeksiyon etkeninin bilinmesi gerekir.
2
Enfeksiyonun tedavisini ve hastada gelişen yeni klinik tabloyu eşleştir.
Lenfokütanöz sporotrikozun ilk seçenek tedavisi oral İtrakonazoldür. Tedavi sonrası gelişen nefes darlığı, ortopne ve düşük ejeksiyon fraksiyonu, itrakonazolün karakteristik 'negatif inotropik' yan etkisiyle uyumludur.
İtrakonazolün ventrikül disfonksiyonu olan hastalarda kontrendike olması TUS farmakolojisinde sorgulanan çok spesifik bir özelliktir.
3
Tespit edilen ilacın etki mekanizmasını belirle.
İtrakonazol bir azol grubu antifungaldir ve etki mekanizması mantar hücresinde sitokrom P450 bağımlı bir enzim olan lanosterol 14α14\alpha-demetilazı inhibe ederek ana sterol olan ergosterolün sentezini durdurmaktır.
Soru doğrudan ilacın ismini değil, mekanizmasını sorgulayarak farmakodinamik bilginin sentezlenmesini istemektedir.

Key Concept

İtrakonazolün klinik endikasyonları, negatif inotropik yan etkisi ve azol grubu antifungallerin etki mekanizması

Hints

1
Hastadaki puro şeklindeki mayalar ve gül dikeni hikayesi Sporothrix schenckii enfeksiyonunu gösterir. Bu hastalığın oral tedavisi nedir?
2
Sporotrikoz tedavisinde kullanılan bu ilacın 'negatif inotropik' (kalp kasılmasını zayıflatıcı) etkisi vardır ve kalp yetersizliğinde kara kutu (black box) uyarısına sahiptir.
3
Kalp yetersizliğini tetikleyen bu antifungal ilaç İtrakonazoldür. İtrakonazol bir azol grubu ajandır, etki mekanizması hangi enzimi inhibe etmeye dayanır?

Practice More

İtrakonazolün farmakokinetik özellikleri, özellikle emiliminin mide asidine bağımlı olması ve güçlü CYP3A4 inhibisyonu yapması üzerine bir vaka sorusu çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 306Question

6262 yaşında, sigara öyküsü olmayan bir kadın hastaya evre IVIV akciğer adenokarsinomu tanısı konuluyor. Tümör dokusunda EGFREGFR ekzon 1919 delesyonu saptanması üzerine erlotinib tedavisi başlanıyor. Tedaviye başlangıçta iyi yanıt veren hastada 1414 ay sonra progresyon saptanıyor. Yapılan yeni biyopsi incelemesinde EGFREGFR geninde T790MT790M mutasyonu tespit ediliyor. Bu hastada saptanan direnci kırmak amacıyla kullanılması gereken, T790MT790M mutasyonuna selektif etkinlik gösteren üçüncü kuşak tirozini kinaz inhibitörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osimertinib

Answer

Osimertinib, EGFR genindeki T790M direnç mutasyonuna karşı selektif ve irreversibl etkinlik gösteren üçüncü kuşak tirozini kinaz inhibitörüdür.
Osimertinib, birinci (erlotinib, gefitinib) ve ikinci (afatinib, dacomitinib) kuşak tirozini kinaz inhibitörlerine direnç sağlayan T790M mutasyonuna sahip EGFR reseptörlerini irreversibl ve selektif olarak inhibe eden üçüncü kuşak bir ajandır. Bu özelliği sayesinde dirençli akciğer adenokarsinomu vakalarında standart tedavi seçeneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki başlangıç genetik değişikliğini ve uygulanan tedaviyi analiz et.
EGFREGFR ekzon 1919 delesyonu saptanan hastada birinci kuşak tirozini kinaz inhibitörü olan erlotinib kullanımı uygundur.
Birinci kuşak inhibitörler (erlotinib, gefitinib) klasik EGFREGFR mutasyonlarında ilk basamak tedavide kullanılır.
2
Progresyon sonrası saptanan direnç mekanizmasını belirle.
Tedavi altında gelişen T790MT790M mutasyonu saptanmıştır.
T790MT790M mutasyonu, birinci ve ikinci kuşak inhibitörlere karşı gelişen en yaygın direnç mekanizmasıdır (506050-60%).
3
Direnci kırmak için uygun ilaç grubunu seç.
Üçüncü kuşak tirozini kinaz inhibitörleri hedeflenmelidir.
Üçüncü kuşak ilaçlar hem klasik mutasyonlara hem de T790MT790M direnç mutasyonuna yüksek afiniteyle bağlanır.
4
Spesifik ilacı tanımla.
Osimertinib.
Osimertinib, bu endikasyonda kullanılan prototip üçüncü kuşak ajandır.

Key Concept

EGFR inhibitörlerinde kuşaklar arası farklar ve T790M direnç mutasyonu yönetimi.

Practice More

ALN-mutasyonu ve krizotinib direnci durumunda kullanılan alektinib gibi diğer TKI direnç yönetimi konularını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 307Question

Aktif tüberküloz tanısıyla standart tedavi rejimi başlanan 5050 yaşındaki bir kadın hastada, tedavinin üçüncü ayında ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve parestezi şikayetleri ortaya çıkmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda, bu klinik tablonun kullanılan ilaçlardan birinin vücuttan uzaklaştırılmasındaki genetik bir farklılıktan kaynaklandığı saptanmıştır. Bu hastada görülen yan etkiden sorumlu olan enzim polimorfizmi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: N-asetiltransferaz

Answer

N-asetiltransferaz enzimindeki genetik polimorfizm
Doğru yanıt olan N-asetiltransferaz, tüberküloz tedavisinin temel taşı olan izoniyazidin ana metabolizma yoludur. İnsanlar genetik olarak hızlı veya yavaş asetilleyici olarak iki gruba ayrılır. Yavaş asetilleyicilerde ilacın yarı ömrü uzar ve plazma konsantrasyonu toksik düzeylere ulaşarak piridoksin eksikliğine bağlı periferik nöropati riskini belirgin şekilde artırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtilerin değerlendirilmesi
Eldiven-çorap tarzı uyuşma ve parestezi, antitüberküloz ilaçlardan izoniyazidin (INH) tipik bir yan etkisi olan periferik nöropatiyi işaret eder.
INH, Vitamin B6 (piridoksin) eksikliğine yol açarak sinir hasarı oluşturur.
2
İlacın metabolizma yolağının belirlenmesi
İzoniyazid, karaciğerde N-asetiltransferaz 2 (NAT2) enzimi tarafından asetillenerek metabolize edilir.
Asetilasyon, mikrobakteriyel ilaçların biyotransformasyonunda kritik bir faz II reaksiyonudur.
3
Genetik polimorfizm ile ilişkilendirme
Toplumda 'yavaş asetilleyiciler' olarak bilinen bireylerde NAT2 aktivitesi düşüktür; bu durum INH plazma düzeyinin yükselmesine ve nöropati riskinin artmasına neden olur.
İlacın vücuttan atılım hızı genetik olarak belirlenen enzim kapasitesine bağlıdır.

Key Concept

İzoniyazid metabolizması ve N-asetiltransferaz polimorfizmi
Estimated Time:1m 15s
Question 308Question

7575 yaşındaki erkek hasta, konjestif kalp yetmezliği nedeniyle digoksindigoksin ve kronik atriyal fibrilasyon nedeniyle varfarinvarfarin kullanmaktadır. Penisilin alerjisi olduğu bilinen hastaya, gelişen bir yumuşak doku enfeksiyonu nedeniyle oral bir antibiyotik tedavisi başlanıyor. Tedavinin 44. gününde hastada iştahsızlık, bulantı ve sarı-yeşil görme şikayetleri ile birlikte yaygın ekimozlar ve burun kanaması gelişiyor. Bu klinik tabloya neden olan antibiyotiğin bakteriyel protein sentezi üzerindeki temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 50S50S ribozomal alt birimine bağlanarak peptidil-tRNA'nın translokasyon basamağını inhibe etmek

Answer

Antibiyotiğin temel etki mekanizması 50S50S ribozomal alt birimine bağlanarak peptidil-tRNA'nın translokasyon basamağını (A bölgesinden P bölgesine geçiş) inhibe etmektir.
Makrolid grubu antibiyotikler (klaritromisin, eritromisin), bakteriyel ribozomun 50S50S alt birimindeki 23S23S rRNA bölgesine bağlanarak peptidil-tRNA'nın AA bölgesinden PP bölgesine hareketini (translokasyon) fiziksel olarak engellerler. Bu ilaçlar aynı zamanda sitokrom P450P450 (CYP3A4CYP3A4) enzimlerini ve PP-glikoprotein taşıyıcısını inhibe ederek varfarin ve digoksin gibi dar terapötik indeksi olan ilaçların toksisitesine yol açarlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut ilaçları ve yeni gelişen semptomlar arasındaki ilişkiyi analiz etme.
DigoksinDigoksin toksisitesi (sarı-yeşil görme, bulantı) ve varfarinvarfarin etkileşimi (kanama, ekimoz) saptanmıştır.
Yeni başlanan antibiyotiğin bu iki ilacın plazma düzeyini artırdığı anlaşılmaktadır.
2
İlaç etkileşiminden sorumlu antibiyotik grubunu tanımlama.
Penisilin alerjisi durumunda kullanılan ve güçlü CYP3A4CYP3A4 inhibisyonu ile PP-glikoprotein inhibisyonu yapan makrolid grubu (özellikle klaritromisin veya eritromisin) belirlenmiştir.
Makrolidler ayrıca bağırsak florasındaki *Eubacterium lentum*'u öldürerek digoksinin metabolizmasını azaltır ve biyoyararlanımını artırır.
3
Tanımlanan antibiyotik grubunun moleküler mekanizmasını belirleme.
Makrolidler 50S50S alt birimindeki 23S23S rRNA'ya bağlanarak translokasyonu engeller.
Soru kökünde istenen temel farmakolojik etki mekanizması budur.

Key Concept

Makrolidlerin İlaç Etkileşimleri ve Moleküler Mekanizması

Practice More

Makrolidlerin motilin reseptör agonizması ve kolestatik hepatit (özellikle estolat tuzu ile) gibi diğer spesifik yan etkilerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 309Question

Kronik mukokutanöz kandidiyazis tanısıyla oral antifungal tedavi başlanan 38 yaşındaki erkek hastada, tedavinin üçüncü haftasında jinekomasti, libido kaybı ve erektil disfonksiyon gelişmiştir. Yapılan laboratuvar incelemesinde plazma testosteron ve kortizol düzeylerinde belirgin azalma saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ketokonazol

Answer

Ketokonazol
Ketokonazol, mantar hücre membranındaki ergosterol sentezini (14-α\alpha-demetilaz inhibisyonu ile) engellerken, eş zamanlı olarak insanlarda testosteron ve kortizol sentezinde kritik rol oynayan 17,20-desmolaz ve 11-β\beta-hidroksilaz enzimlerini de inhibe eder. Bu durum erkek hastalarda androjen eksikliğine bağlı jinekomasti ve libido kaybı gibi endokrin yan etkilerin görülmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Jinekomasti, libido kaybı ve düşük testosteron/kortizol düzeyleri, adrenal ve gonadal steroidogenezin baskılandığını gösterir.
Semptomlar ve laboratuvar verileri spesifik bir enzim inhibisyonuna işaret etmektedir.
2
Antifungal ilaçların yan etki profillerini karşılaştırma
Azol türevleri arasında Ketokonazol, insan sitokrom P450 enzimlerine (özellikle 17,20-desmolaz) en yüksek afiniteyle bağlanan ve non-selektif inhibisyon yapan ilaçtır.
Hormonal baskılanma Ketokonazol'ün tipik ve doz sınırlayıcı yan etkilerinden biridir.

Key Concept

Ketokonazol'ün insan steroidogenez enzimlerini (17,20-desmolaz vb.) inhibe ederek endokrin yan etkilere yol açması.

Practice More

Ketokonazol'ün bu yan etkisinin Cushing sendromu ve prostat kanseri tedavisinde palyatif amaçla nasıl kullanıldığını inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 310Question

72 yaşında bir hasta, alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle oral levofloksasin tedavisi almaktadır. Hastanın aynı zamanda dispeptik şikayetleri için yoğun miktarda magnezyum ve alüminyum hidroksit içeren bir antasit süspansiyon kullanmaya başlamasından sonra, enfeksiyon bulgularının gerilemediği ve klinik tablonun düzelmediği gözlenmiştir. Bu hastada gözlenen tedavi başarısızlığının en olası farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Levofloksasin ile antasitteki çok değerli katyonlar arasında gastrointestinal kanalda emilemeyen şelat komplekslerinin oluşması

Answer

Levofloksasin ile antasitteki çok değerli katyonlar arasında emilemeyen şelat komplekslerinin oluşması tedavi başarısızlığının nedenidir.
Florokinolonlar (levofloksasin, siprofloksasin vb.) kimyasal yapıları gereği çok değerli metal katyonları ile kompleks (şelat) oluşturma eğilimindedir. Antasitlerde bulunan magnezyum ve alüminyum bu etkileşime girerek ilacın bağırsaklardan emilimini engeller ve plazma konsantrasyonunun terapötik düzeyin altına düşmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
İlaç grubunun belirlenmesi
Levofloksasin, florokinolon grubu bir antibiyotiktir.
Florokinolonların spesifik ilaç etkileşimlerini değerlendirmek için grubu tanımlamak gerekir.
2
Etkileşime giren maddelerin analizi
Antasitler Mg2+Mg^{2+} ve Al3+Al^{3+} gibi çok değerli metal katyonları içerir.
Bu katyonlar bazı antibiyotik gruplarıyla fizikokimyasal etkileşime girer.
3
Şelasyon mekanizmasının değerlendirilmesi
Florokinolonlar, bu katyonlarla gastrointestinal kanalda çözünmeyen ve emilemeyen 'şelat' yapıları oluşturur.
Bu durum ilacın sistemik dolaşıma geçişini (biyoyararlanımını) %50-90 oranında azaltabilir.

Key Concept

Florokinolonların çok değerli katyonlarla (Mg, Al, Ca, Fe, Zn) girdiği şelasyon etkileşimi, oral biyoyararlanımı dramatik şekilde düşürür.

Practice More

Benzer bir etkileşimin tetrasiklin grubu antibiyotikler ve süt ürünleri (kalsiyum) arasında da gerçekleştiğini unutmayın.
Estimated Time:50s
Question 311Question

Bakteri ribozomal alt birimlerine bağlanarak protein sentezini inhibe eden antibiyotiklerin farmakolojik özellikleri, direnç mekanizmaları ve toksisite profilleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Aminoglikozidler, 30S30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanarak mRNA kodonlarının yanlış okunmasına (misreadingmisreading) yol açarlar; bu ilaçların hücre içine girişi için gereken trans-membran elektriksel potansiyel farkı oksijen varlığına ve enerjiye bağımlıdır.

Answer

Aminoglikozidlerin 30S30S alt birimine irreversibl bağlanarak hatalı okuma (misreadingmisreading) yapması ve hücre içine girişlerinin oksijen bağımlı enerji gerektiren bir süreç olması doğrudur.
Aminoglikozidler bakteri ribozomunun 30S30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanarak protein sentezini inhibe etmelerinin yanı sıra, mRNA kodlarının yanlış okunmasına (misreadingmisreading) neden olurlar. Bu süreç, bakteri hücresine enerji bağımlı ve oksijen varlığı gerektiren bir transport sistemi (EDP) ile girmelerine dayanır. Bu nedenle anaerob bakterilerde etkisizdirler.

Step-by-Step Solution

1
Aminoglikozid mekanizmasını analiz et.
Aminoglikozidler 30S30S ribozomal alt birimine bağlanır, mRNA'daki genetik kodun yanlış okunmasına (misreadingmisreading) ve anormal protein sentezine neden olur.
Hatalı üretilen proteinlerin bakteri membranına yerleşmesi membran bütünlüğünü bozar ve ilacın bakterisid etkisini açıklar.
2
İlacın bakteri hücresine giriş yolağını değerlendir.
Hücre içine giriş, oksijen bağımlı bir elektron transport sistemiyle ilişkili aktif transport sürecidir.
Bu özellik, aminoglikozidlerin neden anaerobik bakterilere karşı doğal olarak etkisiz olduğunu açıklar.
3
Tetrasiklin ve aminoglikozid toksisite/direnç farklarını karşılaştır.
Aminoglikozidlerde en yaygın direnç enzimatik inaktivasyondur; tetrasiklinlerde ise eflüks pompalarıdır.
Direnç mekanizmalarının doğru eşleştirilmesi, klinik kullanımda ilaç seçimini belirler.

Key Concept

Aminoglikozidlerin Oksijen Bağımlı Transportu ve Protein Sentezi İnhibisyon Mekanizması

Practice More

Aminoglikozidlerin hücre duvarı sentez inhibitörleri (penisilinler/vankomisin) ile gösterdiği sinerjistik etkinin, hücre duvarı hasarı sonucu artan aminoglikozid girişi ile ilişkisini inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 312Question

22 yaşında kadın hasta, genital bölgede ağrılı veziküler lezyonlar nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan muayene sonucu genital herpes tanısı konulan hastaya asiklovir tedavisi başlanıyor. Asiklovirin aktif trifosfat formuna dönüşerek viral DNADNA polimeraz enzimini inhibe edebilmesi için, enfekte hücrede ilk basamak fosforilasyonu gerçekleştiren enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Viral timidin kinaz

Answer

Asiklovirin antiviral etkinlik gösterebilmesi için gerekli olan ilk fosforilasyon basamağı viral timidin kinaz enzimi tarafından gerçekleştirilir.
Asiklovir, asiklik bir guanozin analoğudur. Antiviral aktivite gösterebilmesi için üç kez fosforillenerek aktif trifosfat formuna dönüşmesi gerekir. Bu aktivasyonun ilk ve hız kısıtlayıcı basamağı olan asiklovir-monofosfat oluşumu, sadece herpes virüsleri (HSVHSV ve VZVVZV) tarafından kodlanan viral timidin kinaz enzimi tarafından gerçekleştirilir. Bu özellik ilacın sadece virüsle enfekte hücrelerde aktifleşmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
İlacın enfekte hücreye girişi
Asiklovir nükleozid yapısında olduğu için hücre içine kolayca diffüze olur.
İlaç bir ön ilaç (prodrug) olup aktivasyon için hücre içine girmelidir.
2
İlk fosforilasyon (Monofosfat oluşumu)
Asiklovir \rightarrow Asiklovir-monofosfat
Bu basamak sadece virüs tarafından kodlanan viral timidin kinaz ile gerçekleşir ve ilacın seçiciliğini sağlar.
3
Sonraki fosforilasyonlar (Trifosfat oluşumu)
Asiklovir-monofosfat \rightarrow Asiklovir-trifosfat
İkinci ve üçüncü fosforilasyon basamakları konak hücresinin (insan) kinazları tarafından gerçekleştirilir.
4
Viral DNA polimeraz inhibisyonu
Viral replikasyonun durması
Aktifleşen asiklovir-trifosfat, dGTP ile yarışarak viral DNA polimerazı inhibe eder ve DNA zincirine katılarak zincir sonlanmasına neden olur.

Key Concept

Asiklovir aktivasyonu için viral timidin kinaz (TK) zorunludur; bu basamak ilacın sadece enfekte hücrelerde aktifleşmesini sağlayarak yüksek terapötik indeks kazandırır.
Question 313Question

Gram-negatif sepsisi olan ve renal fonksiyonları normal kabul edilen bir hastada, 'konsantrasyona bağlı öldürme' (concentration-dependent killing) özelliği gösteren ve immünokompetan bireylerde belirgin Post-Antibiyotik Etkiye (PAE) sahip bir antibiyotik kullanılacaktır. Ancak hastanın ağır nötropenik (Mutlak nötrofil sayısı < 500/mm³) olması nedeniyle, klinisyen ilacı standart 'günde tek yüksek doz' (pulse dozlama) rejimi yerine, aynı günlük toplam dozu 'bölünmüş dozlar halinde' uygulamaya karar vermiştir.

Bu hastada tercih edilen dozlama stratejisi değişikliğinin temel farmakodinamik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lökositlerin yokluğunda Post-Antibiyotik Etki (PAE) süresinin kısalması veya tamamen kaybolması

Answer

Lökositlerin yokluğunda Post-Antibiyotik Etki (PAE) süresinin kısalması veya tamamen kaybolması
Konsantrasyona bağlı öldürme gücü yüksek olan ilaçlarda (örn. Aminoglikozidler), günde tek doz uygulamanın mantığı, yüksek konsantrasyonla (Cmax) bakteriyi öldürmek ve ilaç düzeyi düştüğünde uzun süren Post-Antibiyotik Etki (PAE) sayesinde bakteriyel yeniden çoğalmayı (regrowth) engellemektir. Ancak PAE, sadece ilacın ribozoma bağlanmasıyla değil, aynı zamanda hasarlı bakterilerin lökositler tarafından daha kolay yok edilmesiyle de ilişkilidir. Ağır nötropenide bu lökosit katkısı ortadan kalktığı için PAE süresi dramatik olarak kısalır. Bu durumda ilaç düzeyi MIC altına düştüğünde güvenlik marjı kalmaz. Bu riski yönetmek için doz bölünerek veya infüzyonla verilerek, ilacın MIC üzerinde kaldığı süre (T > MIC) artırılmaya çalışılır.

Step-by-Step Solution

1
İlacın özelliklerini analiz et
Konsantrasyona bağlı öldürme ve uzun PAE (örn. Aminoglikozidler). Bu özellikler normalde günde tek doz (büyük doz) kullanımına olanak tanır.
Yüksek Cmax bakteriyi hızlı öldürür, MIC altına düştüğünde ise PAE bakterinin tekrar çoğalmasını engeller.
2
Hasta faktörünü (Nötropeni) değerlendir
Hastada lökosit (nötrofil) yok. PAE'nin önemli mekanizmalarından biri, antibiyotik sonrası sersemlemiş bakterilerin lökositlerce kolayca fagosite edilmesidir.
PAE sadece ilaca özgü değil, konak savunma sistemine de bağımlı bir parametredir.
3
Klinik strateji değişikliğini (Doz bölme) gerekçelendir
Lökosit desteği olmadığında PAE kısalır veya kaybolur. İlaç düzeyi MIC altına düştüğü anda bakteri hızla çoğalmaya başlar.
Bu yüzden MIC altındaki süreyi minimize etmek için ilacı daha sık aralıklarla (bölünmüş dozda) vererek T > MIC süresini korumak gerekir.

Key Concept

Post-Antibiyotik Etki (PAE) ve Konak Faktörleri

Hints

1
Bu ilaç normalde günde tek doz verilebiliyorsa, ilaç kan düzeyinden silindiğinde bile bakteriler hemen çoğalmıyor demektir. Nötropenide ne değişir?
2
İlaç düzeyi MIC altına düştükten sonra bakterilerin baskılanmaya devam etmesi 'Post-Antibiyotik Etki' (PAE) olarak adlandırılır.
3
PAE süresi sadece ilaca değil, hastanın bağışıklık sistemine (özellikle lökositlere) de bağlıdır. Lökosit yoksa, ilaç bittiği anda bakteri uyanır.

Practice More

Konsantrasyona bağlı vs. Zamana bağlı bakterisidal etki gösteren ilaç gruplarının (Aminoglikozid vs. Beta-laktam) karşılaştırılması.
Estimated Time:3m 0s
Question 314Question

Ciddi bir yumuşak doku enfeksiyonu nedeniyle tedavi edilen bir hastada, tedavinin ilerleyen günlerinde şiddetli karın ağrısı ve diyare ile karakterize psödomembranöz enterokolit (Clostridioides  difficileClostridioides \; difficile koliti) tablosu gelişmiştir. Bu klinik tabloya en sık yol açan ve bakteri ribozomunun **50S50S** alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe eden antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klindamisin

Answer

Psödomembranöz enterokolit gelişimine en sık yol açan ve 50S50S ribozomal alt birimi üzerinden etki eden antibiyotik klindamisindir.
Doğru yanıt olan klindamisin, linkozamid grubunda yer alan bir antibiyotiktir. Bakteri ribozomunun 50S50S alt birimine bağlanarak peptit zincirinin uzamasını engeller. Klinik pratikte anaerobik enfeksiyonlarda sık tercih edilmesine rağmen, gastrointestinal florayı ciddi oranda bozması nedeniyle Clostridioides  difficileClostridioides \; difficile aşırı çoğalmasına ve psödomembranöz enterokolit tablosuna en sık yol açan antibiyotiklerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik yan etkiyi tanımlayın.
Psödomembranöz enterokolit (C.  difficileC. \; difficile koliti) gelişimi.
Soruda verilen klinik tablo, normal flora bozulması sonucu ortaya çıkan spesifik bir komplikasyondur.
2
Bu yan etkiyle en ilişkili ilaç grubunu belirleyin.
Klindamisin ve geniş spektrumlu antibiyotikler.
Klindamisin, anaerobik etkinliği güçlü olan ancak florayı bozarak kolite yol açma riski yüksek olan bir ilaçtır.
3
İlacın ribozomal bağlanma bölgesini doğrulayın.
Klindamisin 50S50S alt birimine bağlanır.
Makrolidler, kloramfenikol ve klindamisin gibi 'diğer protein sentezi inhibitörleri' 50S50S alt birimini hedefler.

Key Concept

Klindamisin, 50S50S ribozomal alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe eder ve en karakteristik yan etkisi psödomembranöz enterokolittir.
Estimated Time:45s
Question 315Question

Kronik atriyal fibrilasyon nedeniyle varfarin kullanan ve INRINR değeri 2.52.5 olan bir hastada, akciğer tüberkülozu tanısı konulması üzerine rifampin, izoniazid, pirazinamid ve etambutol içeren standart antitüberküloz tedavi başlanmıştır. Tedavinin 10. gününde hastanın INRINR değerinin 1.21.2 seviyesine gerilediği ve varfarin etkinliğinin azaldığı saptanmıştır. Bu hastada varfarin etkinliğindeki azalmadan sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rifampin'in sitokrom P450 enzimlerini indüklemesi

Answer

Rifampin'in sitokrom P450 enzimlerini indüklemesi sonucunda varfarinin metabolizması hızlanır ve plazma düzeyi ile birlikte etkinliği (INRINR değeri) azalır.
Rifampin, karaciğerde mikrozomal enzimlerin (özellikle CYP3A4CYP3A4, CYP2C9CYP2C9, CYP2C19CYP2C19) sentezini artırarak (indüksiyon) bu enzimlerle metabolize olan varfarin, oral kontraseptifler ve glukokortikoidler gibi ilaçların plazma konsantrasyonlarını düşürür. Varfarin metabolizması hızlandığı için INRINR değeri beklenen seviyenin altına iner.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Varfarin kullanan hastada tüberküloz tedavisi sonrası INRINR düşüşü, varfarinin daha hızlı metabolize edildiğini gösterir.
Antitüberküloz ilaçlar ile varfarin arasında önemli bir ilaç etkileşimi söz konusudur.
2
İlaçların metabolizma üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi
Rifampin, CYP2C9CYP2C9 (varfarini metabolize eden temel enzim) dahil olmak üzere birçok sitokrom P450 izoenziminin güçlü bir indükleyicisidir.
Enzim indüksiyonu, metabolize edilen diğer ilaçların (varfarin gibi) yarı ömrünü kısaltır ve etkisini azaltır.

Key Concept

Rifampin, sitokrom P450 (CYPCYP) enzimlerini indükleyerek diğer ilaçların metabolizmasını hızlandıran en önemli antitüberküloz ajandır.
Estimated Time:1m 0s
Question 316Question

Çok ilaca dirençli tüberküloz (MDR-TB) şüphesiyle genotipik duyarlılık testi yapılan bir hastanın örneğinde, *katG* geninin sağlam (wild-type) olduğu ancak *inhA* geninin promotor bölgesinde bir mutasyon bulunduğu rapor edilmiştir. Bu mutasyonun, hedef enzimin aşırı ekspresyonuna yol açarak izoniazide karşı düşük düzeyde direnç oluşturduğu bilinmektedir. Buna göre, planlanacak tedavi rejiminde aşağıdaki ilaçlardan hangisinin, söz konusu mutasyon mekanizması nedeniyle çapraz direnç göstererek etkisiz kalması en muhtemeldir?

Show answer & explanation

Answer: Etionamid

Answer

İzoniazid ile çapraz direnç gösteren ilaç Etionamid'dir.
Soruda tarif edilen durum, mikolik asit sentezinden sorumlu InhA (enoyl-asil taşıyıcı protein redüktaz) enziminin aşırı ekspresyonuna bağlı dirençtir. İzoniazid ve Etionamid, yapısal olarak benzerdir ve her ikisi de mikobakteri hücresi içinde aktifleşerek (sırasıyla KatG ve EthA enzimleri ile) aynı hedefi, yani InhA enzimini inhibe ederler. Dolayısıyla, hedef enzim olan InhA'nın yapısını değiştiren veya miktarını artıran (*inhA* promotor) mutasyonlar, her iki ilaca karşı da çapraz direnç gelişmesine neden olur. Diğer seçeneklerdeki ilaçlar farklı hücresel hedeflere (RNA polimeraz, arabinozil transferaz vb.) sahip oldukları için bu mekanizmayla çapraz direnç geliştirmezler.

Step-by-Step Solution

1
İzoniazidin etki mekanizmasını ve direnç yollarını analiz et.
İzoniazid, KatG (katalaz-peroksidaz) tarafından aktifleşir ve InhA (enoyl-ACP redüktaz) enzimini inhibe ederek mikolik asit sentezini durdurur.
Temel mekanizmayı anlamak direnç paternini çözmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını incele.
Etionamid de izoniazid gibi bir ön ilaçtır ancak EthA tarafından aktifleşir. Aktifleşen ilaç yine InhA enzimini inhibe eder.
Ortak hedef molekülü belirlemek için.
3
InhA mutasyonunun her iki ilaca etkisini değerlendir.
Soruda belirtilen *inhA* promotor mutasyonu, hedef enzimin (InhA) miktarını artırır. Bu durum, her iki ilacın da (izoniazid ve etionamid) etkinliğini azaltarak çapraz dirence neden olur.
Çapraz direncin nedenini (ortak hedef enzimin aşırı ekspresyonu) doğrulamak için.

Key Concept

İzoniazid ve Etionamid arasındaki çapraz direnç mekanizması (InhA hedefi)
Estimated Time:2m 0s
Question 317Question

4848 yaşında erkek hasta, sırtındaki pigmente lezyonun büyümesi ve kanaması şikayetiyle başvuruyor. Yapılan eksizyonel biyopsi sonrası 'malign melanom' tanısı alan hastanın evreleme tetkiklerinde karaciğer ve akciğerde multipl metastatik odaklar saptanıyor. Tümör dokusunda yapılan moleküler analizde BRAFBRAF geninde V600EV600E mutasyonu tespit ediliyor. Bu hastanın tedavisinde, mutasyona uğramış BRAFBRAF kinazı doğrudan inhibe etmek amacıyla kullanılması en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vemurafenib

Answer

Vemurafenib, mutasyona uğramış BRAFBRAF kinazı (V600EV600E) selektif olarak inhibe ederek malign melanom tedavisinde kullanılan küçük moleküllü bir tirozin kinaz inhibitörüdür.
Vemurafenib, mutasyona uğramış BRAFBRAF V600EV600E kinaz enzimini selektif olarak inhibe ederek MAPKMAPK sinyal yolağını durdurur. Bu mekanizma, özellikle metastatik malign melanomda bu mutasyona sahip hastalar için standart bir hedefe yönelik tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın tanısını ve moleküler profilini analiz etme.
Tanı metastatik malign melanom ve BRAFBRAF V600EV600E mutasyonu pozitif.
Hedefe yönelik tedavi seçimi, tümörün sahip olduğu spesifik mutasyona bağlıdır.
2
BRAFBRAF V600EV600E mutasyonuna yönelik spesifik inhibitörü belirleme.
Vemurafenib (veya Dabrafenib) bu mutasyonu hedefleyen ilaçlardır.
BRAFBRAF, MAPK/ERKMAPK/ERK yolağının bir parçasıdır ve bu mutasyon yolağı sürekli aktif hale getirerek hücre çoğalmasını uyarır.
3
Diğer hedefe yönelik ajanların hedeflerini dışlama.
İmatinib (BCRBCR-ABLABL), Rituksimab (CD20CD20), Setuksimab (EGFREGFR) ve Trastuzumab (HER2HER2) farklı moleküler hedeflere sahiptir.
İlaçların etki mekanizmalarını bilmek yanlış seçenekleri elemeyi sağlar.

Key Concept

BRAFBRAF V600EV600E mutasyonu taşıyan metastatik malign melanomda Vemurafenib kullanımı.

Practice More

Vemurafenib tedavisi alan hastalarda gelişebilen skuamöz hücreli karsinom gibi deri yan etkilerinin mekanizmasını (paradoksal MAPKMAPK aktivasyonu) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 318Question

4444 yaşında kadın hasta; halsizlik, kuru öksürük ve son 22 gündür belirginleşen sağ üst kadran ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden 1010 gün önce atipik pnömoni tanısı aldığı ve tedavisi için bir antibiyotiğin estolat formunu kullanmaya başladığı öğreniliyor. Fizik muayenede skleraların ikterik olduğu saptanırken, laboratuvar incelemesinde alkalen fosfataz ve bilirubin düzeylerinde kolestatik patern ile uyumlu artış izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan ilacın bakteri hücrelerindeki temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bakteri ribozomunun 50S50S alt birimine bağlanarak peptidil-tRNA'nın PP bölgesinden AA bölgesine translokasyonunu inhibe etmek

Answer

Bakteri ribozomunun 50S50S alt birimine bağlanarak peptidil-tRNA'nın translokasyon basamağını inhibe eden makrolid grubu bir antibiyotiktir.
Vakada tanımlanan 'estolat' tuzu kullanımı ve ardından gelişen 'kolestatik hepatit', eritromisin kullanımı için klasik bir senaryodur. Eritromisin, makrolid grubu bir antibiyotik olup bakteri ribozomunun 50S50S alt birimine (özellikle 23S23S rRNA kısmına) bağlanarak peptit zincirinin uzamasını (translokasyon basamağını) engeller.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Atipik pnömoni tedavisi için 'estolat' formu kullanılan ve 'kolestatik hepatit' yan etkisi gelişen ilaç Eritromisin'dir.
Eritromisin estolat tuzu, makrolidler arasında kolestatik hepatit yan etkisine en sık neden olan formdur.
2
İlacın sınıfını ve mekanizmasını belirleme
Eritromisin bir makroliddir ve makrolidler ribozomun 50S50S alt birimine bağlanır.
Bakteri protein sentezini translokasyon (yer değiştirme) basamağını engelleyerek durdururlar.

Key Concept

Makrolidlerin etki mekanizması (50S50S - translokasyon inhibisyonu) ve spesifik yan etkisi (kolestatik hepatit).
Estimated Time:1m 30s
Question 319Question

Metastatik mide adenokarsinomu tanısıyla takip edilen 5858 yaşındaki bir hastanın tedavi rejimine, progresyon sonrası ikinci basamakta paklitaksel ile kombine edilmek üzere bir monoklonal antikor eklenmesi planlanmaktadır. Bu ajan, dolaşımdaki VEGFAVEGF-A (VascularEndothelialGrowthFactorAVascular Endothelial Growth Factor-A) ligandlarına bağlanmak yerine, doğrudan vasküler endotelyal büyüme faktörü reseptörü-22 (VEGFR2VEGFR-2) üzerindeki ekstraselüler bir epitopa bağlanarak reseptörün ligand tarafından aktivasyonunu kompetitif olarak engellemektedir. Bu etki mekanizmasına sahip olan biyolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ramusirumab

Answer

Ramusirumab, VEGFR-2 reseptörüne doğrudan bağlanan ve ligandın reseptöre erişimini engelleyen bir monoklonal antikordur.
Ramusirumab, tam bir insan monoklonal antikorudur (IgG1) ve doğrudan VEGFR-2 reseptörünün ekstraselüler kısmına bağlanır. Bu bağlanma, VEGF-A, VEGF-C ve VEGF-D ligandlarının reseptöre bağlanmasını ve reseptörün aktivasyonunu kompetitif olarak engeller. Özellikle metastatik mide ve gastroözofageal bileşke kanserlerinde paklitaksel ile kombinasyonu standart bir tedavi seçeneğidir.

Step-by-Step Solution

1
İlacın moleküler yapısını belirle
Monoklonal antikor (-mab)
Soruda ilacın bir monoklonal antikor olduğu belirtilmiştir; bu durum Sunitinib, Tamoksifen ve Anastrozol gibi küçük moleküllü ilaçları eler.
2
Moleküler hedefi ve bağlanma yerini analiz et
Doğrudan VEGFR-2 reseptörü
Anjiyogenez inhibitörleri arasında Bevasizumab ligandı (VEGF-A) bağlarken, Ramusirumab doğrudan reseptörü (VEGFR-2) bloke eder.
3
Klinik endikasyonu doğrula
Metastatik mide kanseri
Ramusirumab, metastatik mide kanserinde paklitaksel ile kombine veya monoterapi olarak kullanılan FDA/EMA onaylı bir ajandır.

Key Concept

Ramusirumab'ın anjiyogenez inhibisyonu mekanizması (Reseptör blokajı vs Ligand nötralizasyonu)
Estimated Time:1m 30s
Question 320Question

34 yaşında HIV pozitif (AIDS evresinde) bir erkek hasta; yaklaşık bir aydır devam eden, günde 10-15 kez tekrarlayan, kansız, mukussuz, bol sulu ishal ve kramp tarzında karın ağrısı ile başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar incelemesinde CD4+ T-lenfosit sayımı 45/mm345/mm^3 olarak saptanıyor. Gaita incelemesinde modifiye asit-fast boyama ile yaklaşık 5μm5 \mu m çapında, pembe-kırmızı renkli ookistler görülüyor. Bu hastada ishalin kontrol altına alınması amacıyla kullanılan ve FDA onaylı olan ajanın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Piruvat:ferredoksin oksidoredüktaz (PFO) enzimine bağımlı elektron transfer reaksiyonunun inhibisyonu

Answer

Doğru yanıt, piruvat:ferredoksin oksidoredüktaz (PFO) enzimine bağımlı elektron transfer reaksiyonunun inhibisyonu olarak belirtilen mekanizmadır.
Klinik vakada tanımlanan tablo (AIDS, kronik sulu ishal, 5μm5 \mu m asit-fast ookistler) CryptosporidiumCryptosporidium parvumparvum enfeksiyonudur. Bu parazitin tedavisinde ilk seçenek ve FDA onaylı olan ilaç Nitazoxanid'dir. Nitazoxanid, parazitin anaerobik enerji metabolizmasında hayati önem taşıyan piruvat:ferredoksin oksidoredüktaz (PFO) enzimini inhibe ederek elektron transferini bozar ve paraziti öldürür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
AIDS hastasında kronik sulu ishal ve asit-fast pozitif 5μm5 \mu m ookistler CryptosporidiumCryptosporidium parvumparvum enfeksiyonuna işaret eder.
Etkenin doğru tanımlanması tedavi edici ajanın seçimi için zorunludur.
2
Uygun ilacı belirle
CryptosporidiumCryptosporidium parvumparvum tedavisinde FDA onaylı temel ajan Nitazoxanid'dir.
Bu parazite karşı diğer antiparaziterlerin (metronidazol vb.) etkinliği sınırlıdır.
3
İlacın mekanizmasını hatırla
Nitazoxanid, anaerobik enerji metabolizmasında kritik rol oynayan PFO enzimini inhibe eder.
Nitazoxanid'in protozoonlara ve bazı helmentlere karşı geniş spektrumlu etkisinin temelidir.

Key Concept

Nitazoxanid, Cryptosporidium parvum enfeksiyonunda kullanılan ve PFO enzimi üzerinden etki eden geniş spektrumlu bir antiparaziterdir.

Practice More

Nitazoxanid'in aktif metaboliti olan tizoxanid'in de farmakolojik etkilerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 16 / 17Next
Kemoterapötikler — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 16 | Examkin