Genel Patoloji

328 questions

Question 141Question

Deneysel bir çalışmada, bir grup hücrede genotoksik stres oluşturularak programlı hücre ölümü süreci tetiklenmiştir. İncelemeler sonucunda, mitokondri dış membran geçirgenliğinin artmasına bağlı olarak bazı proteinlerin sitozole salındığı ve bu proteinlerden birinin sitoplazmada bulunan kaspaz inhibitörlerini (IAPIAP) bağlayarak kaspaz kaskadının ilerlemesini engelleyen blokajı ortadan kaldırdığı saptanmıştır. Bu fonksiyonu gerçekleştiren molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Smac/DIABLO

Answer

Sitozole salınarak kaspaz inhibitörlerini (IAP) bağlayan ve apoptozu kolaylaştıran protein Smac/DIABLO'dur.
Apoptozun intrinsik yolağında, mitokondriyal geçirgenliğin artmasıyla sitoplazmaya salınan Smac/DIABLO proteinleri, normalde kaspazları baskı altında tutan 'IAP' (Inhibitors of Apoptosis Proteins) ailesini bağlayarak etkisizleştirir. Bu durum kaspazların serbest kalmasını ve apoptozun 'yürütücü' fazına geçilmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
İntrinsik apoptoz yolağında mitokondriyal geçirgenliğin artışını değerlendir.
Bax ve Bak gibi proteinler mitokondri dış membranında delikler oluşturur.
Bu porlar sayesinde mitokondri içindeki proteinler sitozole sızabilir.
2
Sitozole salınan proteinlerin rollerini ayrıştır.
Sitokrom c apoptozom oluştururken, Smac/DIABLO ise IAP'lere bağlanır.
Hücrede kaspazların kontrolsüz aktivasyonunu önleyen doğal 'fren' mekanizmalarının (IAP) devre dışı bırakılması gerekir.
3
Kaspaz aktivasyonunun önündeki engelin nasıl kalktığını belirle.
Smac/DIABLO, IAP'leri bağlayarak onların kaspazları inhibe etmesini önler.
Bu sayede kaspaz kaskadı (özellikle kaspaz-3) kesintisiz devam edebilir.

Key Concept

İntrinsik apoptoz yolağında Smac/DIABLO'nun IAP (apoptoz inhibitör proteinleri) üzerindeki nötralize edici etkisi.
Question 142Question

28 yaşında sağlıklı bir gebenin rutin kontrollerinde uterusun (rahim) gebelik haftasıyla uyumlu olarak belirgin şekilde büyüdüğü saptanıyor. Bu fizyolojik büyüme sürecinde miyometriumdaki düz kas hücrelerinde gerçekleşen temel hücre adaptasyonu mekanizmaları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Hipertrofi ve hiperplazi

Answer

Uterusun gebelik sırasındaki büyümesi hipertrofi ve hiperplazi mekanizmalarının birlikte görüldüğü fizyolojik bir süreçtir.
Gebelik sürecinde uterusun büyümesi, miyometriumdaki düz kas hücrelerinin hem boyut olarak büyümesi (hipertrofi) hem de sayıca artması (hiperplazi) sonucu oluşur. Bu, hormonal uyarının tetiklediği klasik bir fizyolojik adaptasyon örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryoyu analiz et
Gebelikte uterusun büyümesi fizyolojik bir olaydır.
Adaptasyon tipini belirlemek için sürecin fizyolojik mi yoksa patolojik mi olduğunu anlamak gerekir.
2
Hedef dokunun özelliklerini hatırla
Uterus düz kası (miyometrium) bölünebilme yeteneğine sahip hücrelerden oluşur.
Bölünebilen hücreler hem sayıca artabilir (hiperplazi) hem de hacimce büyüyebilir (hipertrofi).
3
Hormonal etkiyi değerlendir
Östrojen uyarısı hem protein sentezini (hipertrofi) hem de hücre proliferasyonunu (hiperplazi) tetikler.
Gebelikteki uterus büyümesi bu iki mekanizmanın sinerjistik etkisiyle oluşur.

Key Concept

Hücre adaptasyonu: Bölünebilen hücrelerde (uterus düz kası gibi) hacim artışı ve sayı artışı birlikte görülebilir.

Practice More

İskelet kası veya kalp kası gibi bölünemeyen hücrelerin kronik yüke verdiği yanıtın (sadece hipertrofi) uterus yanıtıyla farkını karşılaştırınız.
Estimated Time:45s
Question 143Question

99 aylık bir erkek bebek, 66 aylıkken anne sütünden kesilmesini takiben tekrarlayan Haemophilus influenzae ve Streptococcus pneumoniae enfeksiyonları nedeniyle çocuk polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde bademciklerin izlenmediği (tonsiller hipoplazi) ve periferik lenfadenopatinin saptanmadığı dikkati çekiyor. Laboratuvar incelemelerinde periferik kanda olgun B hücrelerinin (CD19+CD19+, CD20+CD20+) %11'in altında olduğu, ancak kemik iliğinde pre-B hücrelerinin (CD19+CD19+, sitoplazmik μ\mu ağır zincir pozitif) bulunduğu saptanıyor. Bu hastanın lenf nodu biyopsisinde aşağıdaki morfolojik bulgulardan hangisinin izlenmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Germinal merkezlerin ve primer lenfoid foliküllerin yokluğu

Answer

Germinal merkezlerin ve primer lenfoid foliküllerin yokluğu
Vakada tanımlanan tonsiller hipoplazi, tekrarlayan piyojenik enfeksiyon öyküsü ve periferik kanda B hücresi yokluğu ile karakterize tablo X'e bağlı agamaglobulinemi (Bruton hastalığı) için tipiktir. Bu hastalıkta BTKBTK gen mutasyonu sonucu B hücre gelişimi pre-B evresinde durur. Bu durumun histopatolojik karşılığı, lenf nodu ve dalak gibi lenfoid organlarda germinal merkezlerin ve primer foliküllerin gelişememesi, ayrıca dokularda plazma hücrelerinin yokluğudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Anne sütünden kesilme sonrası başlayan tekrarlayan piyojenik enfeksiyonlar, tonsiller hipoplazi ve periferik B hücre yokluğu (CD19+,CD20CD19+, CD20-), X'e bağlı agamaglobulinemi (Bruton) tanısını gösterir.
Maternal IgG'nin 66 aydan sonra azalmasıyla hümoral immün yetmezlik bulguları ortaya çıkar.
2
Biyokimyasal/Genetik mekanizmanın tespiti
BTKBTK (Bruton tirozin kinaz) mutasyonu saptanır.
BTKBTK, B hücre reseptöründen gelen sinyalleri ileterek pre-B hücrelerinin olgun B hücrelerine dönüşmesini sağlar.
3
Histopatolojik korelasyonun kurulması
B hücre olgunlaşma kusuru nedeniyle lenfoid dokularda B-hücre bölgeleri (foliküller ve germinal merkezler) gelişemez.
Olgun B hücreleri ve plazma hücrelerinin yokluğu lenfoid doku mimarisini bu şekilde değiştirir.

Key Concept

X'e bağlı agamaglobulinemide (Bruton) lenfoid doku morfolojisi
Estimated Time:2m 30s
Question 144Question

Yaygın kemik metastazları olan 5252 yaşındaki bir kadın hastada saptanan belirgin hiperkalsemi (14.514.5 mg/dL) sonrası; mide mukozası, akciğerler ve böbreklerde 'metastatik kalsifikasyon' geliştiği izleniyor. Bu organların metastatik kalsifikasyon gelişimi açısından öncelikli hedef olmalarının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Asit salgılamaları nedeniyle doku içi pH düzeyinin göreceli olarak alkali olması

Answer

Metastatik kalsifikasyonun mide mukozası, böbrekler ve akciğerler gibi organları tercih etmesinin temel nedeni, bu dokuların asit (H+H^+) salgılaması sonucunda doku içi pH'ın alkaliye kaymasıdır.
Mide mukozası, böbrekler ve akciğerler vücuttan asit uzaklaştıran temel organlardır. Bu organlar H+H^+ iyonlarını veya asidik ürünleri (CO2CO_2) lümene veya dış ortama salgıladıkça, doku içerisindeki lokal pH düzeyi alkaliye kayar. Kalsiyum tuzları alkali ortamlarda daha düşük çözünürlüğe sahip olduklarından, bu dokuların interstisyel bölgelerinde daha kolay çökerler. Bu nedenle metastatik kalsifikasyon en sık bu bölgelerde izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Kalsifikasyon tipini belirle
Hiperkalsemiye bağlı normal dokularda gelişen kalsifikasyon 'metastatik kalsifikasyon'dur.
Serum kalsiyum düzeyi yüksek olduğunda (hiperkalsemi), kalsiyum tuzları sağlam dokularda çökelir.
2
Organ spesifikitesini analiz et
Mide (HCL), böbrek (asit idrar) ve akciğer (CO2CO_2 çıkışı) vücuttan asit uzaklaştıran organlardır.
Asidin (H+H^+) hücre dışına veya lümene atılması, doku içindeki lokal pH'ı artırarak alkali bir ortam yaratır.
3
Çökelme mekanizmasını açıkla
Alkali pH, kalsiyum tuzlarının çözünürlüğünü azaltarak çökelmesini (presipitasyon) kolaylaştırır.
Kalsiyum fosfat ve karbonat tuzları alkali ortamda daha kolay kristalize olur.

Key Concept

Metastatik kalsifikasyon, hiperkalsemi durumunda asit salgılayan ve bu nedenle doku içi pH'ı alkali olan normal dokularda (mide, böbrek, akciğer, sistemik arterler ve pulmoner venler) kalsiyum tuzlarının birikmesidir.

Practice More

Distrofik kalsifikasyonun görüldüğü tipik örnekleri (ateroskleroz, hasarlı kapaklar, yağ nekrozu) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 145Question

32 yaşında, G3P2G_3P_2 gebe, doğum eyleminin aktif fazında aniden gelişen şiddetli dispne, siyanoz ve ardından gelişen nöbet tablosu ile yoğun bakıma alınmıştır. Hastada kısa süre içinde yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) bulguları ve kontrol edilemeyen vajinal kanama gelişmiştir. Bu hastanın akciğer mikrovasküler yapısında saptanması en olası patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fetal skuamöz hücreler ve lanugo tüyleri

Answer

Fetal skuamöz hücreler ve lanugo tüyleri
Vakada tanımlanan klinik tablo (doğum sırasında ani dispne, siyanoz, nöbet ve yaygın damar içi pıhtılaşma) amniyotik sıvı embolisi için tipiktir. Bu durumda amniyotik sıvı içindeki fetal skuamöz hücreler, lanugo tüyleri, verniks kazeoza ve müsin gibi materyaller maternal pulmoner arteriollerde saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Doğum sırasında aniden gelişen dispne, siyanoz, nöbet ve DIC tablosu amniyotik sıvı embolisine işaret eder.
Bu semptom kompleksi peripartum dönemdeki en ölümcül hemodinamik komplikasyonlardan biridir.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Amniyotik sıvının maternal dolaşıma geçmesi sonucunda pulmoner mikrosirkülasyonda mekanik tıkanma ve şiddetli immünolojik yanıt oluşur.
Sıvı içeriğindeki fetal materyaller maternal akciğer damarlarında saptanabilir.
3
Histopatolojik bulguyu belirle
Akciğer damarlarında fetal skuamöz epitel hücreleri, lanugo tüyleri ve müsin gibi materyallerin görülmesi.
Bu materyaller fetal kökenli oldukları için patognomonik kabul edilir.

Key Concept

Amniyotik Sıvı Embolisi
Estimated Time:1m 30s
Question 146Question

14 yaşında bir erkek çocuk, gövdesinde çok sayıda 22 cm çaplı sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri ve koltuk altında çillenme (aksiller freckling) şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde ciltte yumuşak kıvamlı çok sayıda saplı kitle saptanıyor. Yarık lamba (slit-lamp) muayenesinde iris yüzeyinde pigmente hamartomlar (Lisch nodülleri) izleniyor. Bu hastadaki patolojiden sorumlu olan genetik defektin temel moleküler mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: RAS proteinini inaktif durumda tutan bir tümör baskılayıcı proteinin fonksiyon kaybı

Answer

RAS proteinini inaktif durumda tutan bir tümör baskılayıcı proteinin fonksiyon kaybı
Doğru seçenek olan 'RAS sinyal yolunun negatif regülatör kaybı', NF1 hastalığının temel patofizyolojisidir. Nörofibromin proteini, normalde RAS'ı inaktif (GDP bağlı) tutan bir 'GTPase activating protein' (GAP) gibi davranır. Bu proteinin kaybı, RAS'ın sürekli aktif kalmasına ve nöral krest kökenli hücrelerin aşırı proliferasyonuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Sütlü kahve lekeleri, aksiller çillenme, nörofibromlar ve Lisch nodülleri saptandı.
Bu bulgular Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) için tanısal triaddır.
2
NF1 geninin ürününü ve fonksiyonunu hatırla
NF1 geni 'nörofibromin' adı verilen bir proteini kodlar.
Nörofibromin bir GTPaz Aktive Edici Protein (GAP) olarak görev yapar.
3
Moleküler mekanizmayı eşleştir
Nörofibromin, RAS-GTP'yi (aktif) RAS-GDP'ye (inaktif) dönüştürerek sinyal iletimini baskılar.
NF1 kaybında RAS sürekli aktif kalır (negatif regülatör kaybı).

Key Concept

Nörofibromatozis Tip 1'de Nörofibromin/RAS etkileşimi
Estimated Time:1m 15s
Question 147Question

Acil servise delici kesici alet yaralanmasıyla başvuran 2424 yaşındaki bir erkek hastada, derin bir deri kesisinin onarım süreci takip edilmektedir. Yaralanmayı izleyen 4.4. günde yara yatağından alınan örnekte; yeni oluşmakta olan kılcal damarlar, aktif fibroblastlar ve ödemli bir matriks yapısı (granülasyon dokusu) gözlenmiştir. Bu evrede, fibroblastların ve vasküler düz kas hücrelerinin yaralanma odağına göçünü (kemotaksis) ve proliferasyonunu en güçlü şekilde indükleyen, hem aktive makrofajlar hem de trombositlerin α\alpha-granülleri tarafından salınan temel mediyatör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: PDGF

Answer

Doku onarımı sürecinde fibroblastların ve düz kas hücrelerinin kemotaksisini ve proliferasyonunu uyaran temel faktör PDGF'dir.
PDGF (Platelet-Derived Growth Factor), trombositlerin α\alpha-granüllerinde depolanan ve makrofajlar tarafından da üretilen, fibroblastlar, düz kas hücreleri ve monositler için çok güçlü bir kemotaktik faktördür. Onarımın erken evrelerinde (granülasyon dokusu aşamasında) mezenkimal hücrelerin yaralanma bölgesine göçünü ve proliferasyonunu uyararak doku iskeletinin oluşmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Yara iyileşmesinin zaman çizelgesini analiz etme
4.4. günde granülasyon dokusu (fibroblastlar ve yeni damarlar) en aktif seviyededir.
Hücresel göç ve proliferasyonun en yoğun olduğu mediyatörün belirlenmesi gerekir.
2
Mezenkimal hücrelerin (fibroblast, düz kas) uyarıcılarını değerlendirme
PDGF, hem pıhtılaşma (trombositler) hem de inflamasyon (makrofajlar) aşamasında bu hücreler için en güçlü mitojendir.
Doku onarımında hücrelerin yaralanma odağına çekilmesi PDGF aracılığıyla gerçekleşir.
3
Diğer büyüme faktörleri ile ayrımı yapma
TGF-β\beta sentezden, VEGF endotelden sorumludur; PDGF ise 'göç ve çoğalma'dan sorumludur.
Soruda özellikle proliferasyon ve kemotaksis vurgulandığı için en uygun yanıt PDGF olur.

Key Concept

PDGF'nin Mezenkimal Hücreler Üzerindeki Mitojenik ve Kemotaktik Etkisi
Question 148Question

5252 yaşında erkek hasta, ateşli silah yaralanması sonrası uyluk bölgesinde oluşan geniş doku kaybı nedeniyle ikincil iyileşmeye (sekonder intansiyon) bırakılmıştır. Yaralanmanın üzerinden 66 hafta geçtikten sonra yapılan muayenede, yara yatağının belirgin şekilde küçüldüğü, granülasyon dokusunun yerini soluk renkli ve sert bir skar dokusunun almaya başladığı gözlenmiştir. Bu matürasyon ve yeniden şekillenme (remodelling) sürecinde, Transforming Growth Factor-beta (TGFβTGF-\beta)'nın ekstraselüler matris (ECM) proteinlerinin net birikimini sağlamadaki temel moleküler etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Matris metalloproteinazların (MMPMMP) sentezini baskılarken, doku metalloproteinaz inhibitörlerinin (TIMPTIMP) sentezini uyararak matris yıkımını azaltması

Answer

Transforming Growth Factor-beta (TGFβTGF-\beta), matris metalloproteinaz (MMPMMP) sentezini inhibe ederken, doku metalloproteinaz inhibitörlerinin (TIMPTIMP) ekspresyonunu artırarak ekstraselüler matris yıkımını azaltır ve skar dokusunun matürasyonunu sağlar.
Onarımın matürasyon fazında TGFβTGF-\beta, ekstraselüler matrisin net birikimini sağlamak için çift yönlü bir strateji izler: Bir yandan fibroblastlardan kolajen ve elastik lif sentezini doğrudan artırırken, diğer yandan matris metalloproteinaz (MMPMMP) gen ekspresyonunu baskılayıp doku metalloproteinaz inhibitörlerinin (TIMPTIMP) sentezini uyararak mevcut matrisin yıkılmasını engeller. Bu durum, granülasyon dokusunun giderek daha sert ve aselüler bir skar dokusuna dönüşmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Yaralanmanın 66. haftası, onarımın 'yeniden şekillenme' (remodelling) fazını işaret eder.
Granülasyon dokusunun skar dokusuna dönüşümü bu evrede gerçekleşen temel histopatolojik olaydır.
2
TGFβTGF-\beta fonksiyonunu hatırlama
TGFβTGF-\beta, fibrozis sürecindeki en kritik sitokindir ve matris sentezini artırır.
Fibroblast kemotaksisi ve kolajen gen ekspresyonu TGFβTGF-\beta tarafından kontrol edilir.
3
Matris dengesini (MMP/TIMPMMP/TIMP) değerlendirme
TGFβTGF-\beta, matrisin sadece yapımını değil, yıkımını da düzenler.
Net kolajen birikimi için sentez artışına, proteolitik yıkımın (metalloproteinaz aktivitesi) azalması eşlik etmelidir.
4
Moleküler mekanizmayı eşleştirme
TGFβTGF-\beta, MMPMMP ekspresyonunu baskılar ve TIMPTIMP üretimini stimüle eder.
Bu 'antiproteaz' etkisi, sentezlenen kolajenin kalıcı hale gelmesini ve skarın stabilize olmasını sağlar.

Key Concept

TGF-beta'nın Pleiotropik Fibrojenik Etkisi: Proteaz-Antiproteaz Dengesi
Estimated Time:2m 30s
Question 149Question

Gram-negatif bakteriyel enfeksiyonlara karşı gelişen immün yanıtta, hücre sitozolündeki 'Nod-benzeri reseptörler' (NLR) tarafından patojenlerin tanınmasıyla 'inflamazom' kompleksi tetiklenir. Bu süreçte kaspaz-11 aktivasyonu ve 'gazdermin-D' proteininin plazma membranında oluşturduğu porlar aracılığıyla interlökin-11 (IL1IL-1) salınımı gerçekleşir. Bahsedilen bu programlı hücre ölümü mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Piroptoz

Answer

Piroptoz, inflamazom aktivasyonu, kaspaz-1 katılımı ve gazdermin-D aracılı membran poru oluşumu ile karakterize olan programlı bir hücre ölümü tipidir.
Piroptoz, özellikle bazı enfeksiyonlarda görülen, kaspaz-1 aktivasyonu ile giden ve kaspaz-3'ün kullanılmadığı bir hücre ölümü şeklidir. Süreçte inflamazom kompleksi kurulur, kaspaz-1 aktifleşir ve sonuçta gazdermin-D proteinleri membranda delikler açarak hücrenin şişip patlamasına (nekroz benzeri morfoloji) ve yoğun sitokin salınımına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Patojen tanıma reseptörlerinin analizi
Nod-benzeri reseptörler (NLR) sitozoldeki bakteriyel ürünleri algılar.
Piroptozun başlangıç sinyali intrasellüler patojenlerin tanınmasıdır.
2
İnflamazom kompleksinin kurulumu
NLRP3, ASC ve Pro-kaspaz-1 bir araya gelerek inflamazomu oluşturur.
Bu kompleks kaspaz-1'in aktif hale geçmesini sağlar.
3
Efektör mekanizmaların aktivasyonu
Kaspaz-1, Gazdermin-D'yi keserek aktif hale getirir ve Pro-IL-1'i olgunlaştırır.
Gazdermin-D parçaları membranda porlar oluştururken IL-1 inflamasyonu tetikler.

Key Concept

Piroptoz Mekanizması ve İnflamazom Aktivasyonu

Practice More

Nekroptoz ve piroptoz arasındaki moleküler farklılıkları (RIPK vs Kaspaz-1) tablo halinde karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 150Question

8080 yaşındaki bir hastanın otopsi incelemesinde, kalbin yalnızca atrium duvarlarında sınırlı, amorf ve eozinofilik ekstrasellüler madde birikimi saptanmıştır. Histopatolojik incelemede bu birikimin Kongo kırmızısı ile boyandığı ve polarize mikroskopta elma yeşili çift kırılma (birefrijans) özelliği sergilediği görülmüştür. Bu amiloid birikiminin klinik olarak atriumlarla sınırlı (lokalize) olduğu doğrulanmıştır. Bu tabloya neden olan öncül protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atrial natriüretik peptid (ANP)

Answer

İzole atrial amiloidozda biriken öncül protein Atrial natriüretik peptid (ANP)'dir.
Soruda tanımlanan hastada amiloid birikiminin yalnızca atriumlarda sınırlı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, yaşlı popülasyonda sık görülen 'İzole Atrial Amiloidoz' tablosudur ve bu tablodaki amiloid lifleri Atrial Natriüretik Peptid (ANP) moleküllerinden köken alır.

Step-by-Step Solution

1
Morfolojik ve boyanma özelliklerini analiz et.
Amorf eozinofilik birikim + Kongo kırmızısı pozitifliği + Elma yeşili refle = Amiloidoz.
Bu bulgular tüm amiloid tipleri için ortak tanısal kriterlerdir.
2
Birikimin lokalizasyonunu belirle.
Birikim yalnızca kalp atriumlarıyla sınırlıdır.
Lokalizasyon, sistemik amiloidoz formlarını (AL, AA) ve ventrikülleri tutan senil formları (ATTR) dışlamayı sağlar.
3
Lokalizasyona özgü öncül proteini eşleştir.
Atriumlara lokalize amiloid = Atrial Natriüretik Peptid (ANP).
ANP, atrial amiloidozun spesifik prekürsör proteinidir.

Key Concept

Amiloidozda organ tutulum paternleri ve spesifik öncül proteinler (Özellikle izole atrial amiloidoz ve ANP ilişkisi).
Estimated Time:1m 30s
Question 151Question

7272 yaşında erkek hasta, yaygın kemik ağrıları ve son zamanlarda gelişen konfüzyon şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 14.214.2 mg/dLmg/dL, parathormon (PTHPTH) düzeyi ise baskılanmış olarak saptanıyor. Hastanın akciğer grafisinde parankimal infiltratlar izleniyor. Yapılan akciğer biyopsisinde alveolar septumlar boyunca bazofilik, granüler birikimler saptanıyor. Bu olgudaki patolojik süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Birikimler genellikle sistemik arterler, akciğerler ve mide mukozası gibi dokularda yoğunlaşır.

Answer

Patolojik birikimler (metastatik kalsifikasyon) genellikle sistemik arterler, akciğerler ve mide mukozası gibi dokularda yoğunlaşır.
Vakada saptanan belirgin hiperkalsemi (14.214.2 mg/dLmg/dL) ve normal akciğer dokusundaki birikimler, sürecin 'Metastatik Kalsifikasyon' olduğunu kanıtlar. Bu durum, vücutta asit sekresyonu yapan ve bu nedenle lokal olarak alkali kalan dokularda (mide, akciğer, böbrek, sistemik arterler) öncelikli olarak meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Serum kalsiyumunun 14.214.2 mg/dLmg/dL (yüksek) ve PTHPTH'ın baskılanmış olması, maligniteye bağlı bir hiperkalsemi tablosuna işaret eder.
Hiperkalseminin varlığı, kalsifikasyonun tipini belirlemek için kritiktir.
2
Biyopsi bulgularının yorumlanması
Alveolar septumlardaki bazofilik birikimler, normal dokuda kalsiyum çökelmesini (metastatik kalsifikasyon) gösterir.
Hiperkalsemi durumunda kalsiyum tuzları normal dokularda (özellikle alkali bölgelerde) çöker.
3
Doku tercihlerinin belirlenmesi
Akciğer, mide mukozası, böbrekler ve sistemik arterler, asit sekresyonu/atılımı nedeniyle lokal olarak alkali olan ve kalsifikasyonun en sık izlendiği yerlerdir.
Alkali pH kalsiyum fosfatın çözünürlüğünü azaltarak çökelmeyi kolaylaştırır.

Key Concept

Metastatik Kalsifikasyon
Question 152Question

Akut inflamasyonun vasküler fazında lökositlerin damar endoteline tutunması basamaklı bir süreçtir. Bu sürecin 'yuvarlanma' (rolling) aşamasında görev alan selektinlerin endotel yüzeyindeki ekspresyon mekanizmaları farklılık gösterir. Bazı selektinler hücre içi depolardan hızla yüzeye aktarılırken, bazıları mediyatörlerin uyarısıyla birkaç saat içinde yeni sentezlenerek eksprese edilir.

İnflamasyonun başlangıcından yaklaşık 121-2 saat sonra sentezlenmeye başlayan ve lökositlerin endotele zayıf bağlanmasını sağlayan EE-selektin molekülünün sentezini uyaran temel sitokin ikilisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TNFTNF ve IL1IL-1

Answer

İnflamasyonun başlangıcından itibaren lökositlerin endotele tutunmasını sağlayan EE-selektin sentezini uyaran temel mediyatörler TNFTNF ve IL1IL-1'dir.
Doğru seçenek olan TNFTNF ve IL1IL-1, makrofajlar ve diğer hücrelerden salınarak endotel hücrelerinde gen transkripsiyonunu uyarır ve yaklaşık 121-2 saat içinde EE-selektin'in sentezlenerek hücre yüzeyinde eksprese edilmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Selektinlerin ekspresyon mekanizmalarını ayırt etme
PP-selektin (hızlı redistribüsyon) ve EE-selektin (yeni sentez) ayrımı yapıldı.
EE-selektin'in sentezi için gen transkripsiyonu gerektiğinden süreç 121-2 saat sürer.
2
EE-selektin sentezini uyaran spesifik sitokinleri belirleme
TNFTNF ve IL1IL-1'in vasküler endotel üzerindeki etkisi saptandı.
Robbins patoloji kriterlerine göre EE-selektin bu sitokinlerin etkisiyle indüklenen bir adezyon molekülüdür.
3
Diğer mediyatörlerin rollerini dışlama
Histamin/Trombin'in hızlı yanıt, kemokinlerin ise sıkı yapışma (integrin aktivasyonu) fazında rol oynadığı doğrulandı.
Zamanlama ve mekanizma farkı doğru yanıtı diğerlerinden ayırır.

Key Concept

Lökosit adezyon kaskadında mediyatör-molekül eşleşmesi ve zamansal seyir.

Practice More

Lökositlerin sıkı yapışma (firm adhesion) evresinde görev alan integrinler ve bunların ligandlarını (ICAM-1, VCAM-1) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 153Question

5252 yaşında bir erkek hasta, derin ven trombozu tanısıyla izlenirken masif pulmoner emboli tablosuna bağlı ani kardiyak arrest sonrası hayatını kaybediyor. Otopsi incelemesinde ana pulmoner arter dallarını tıkayan bir kitle saptanıyor. Kitlenin mikroskobik incelemesinde, açık renkli trombosit ve fibrin katmanları ile koyu renkli eritrosit katmanlarının birbirini izlediği "Zahn çizgileri" gözleniyor. Bu morfolojik bulgunun varlığı aşağıdakilerden hangisi için en güçlü kanıttır?

Show answer & explanation

Answer: Trombüsün kan akımının devam ettiği canlı bir organizmada oluştuğu

Answer

Trombüsün kan akımının devam ettiği canlı bir organizmada oluştuğu
Zahn çizgileri, fibrin ve trombositlerin oluşturduğu açık renkli tabakalar ile eritrositlerin oluşturduğu koyu renkli tabakaların mikroskobik olarak birbirini izlemesidir. Bu laminasyon sadece akan kanın olduğu durumlarda gerçekleşebilir. Bu nedenle, Zahn çizgilerinin varlığı pıhtının kişi henüz hayattayken (antemortem) oluştuğunun en güçlü morfolojik kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Morfolojik bulguyu analiz et
Zahn çizgileri saptanmıştır.
Açık renkli (trombosit/fibrin) ve koyu renkli (eritrosit) tabakaların ardışık dizilimi bu ismi alır.
2
Oluşum mekanizmasını değerlendir
Akan kanın hemodinamik etkisi belirlenmiştir.
Zahn çizgilerinin oluşması için fibrin ve hücrelerin laminasyonu, yani aktif bir kan akımı gereklidir.
3
Klinik çıkarımı yap
Kitlenin antemortem olduğu kanıtlanmıştır.
Ölüm sonrası kan akımı durduğu için oluşan pıhtılar (postmortem) homojendir ve bu laminasyonu göstermez.

Key Concept

Zahn Çizgileri ve Antemortem-Postmortem Pıhtı Ayrımı

Alternative Method

Postmortem pıhtı ve antemortem trombüsü ayırmak için makroskobik 'yapışıklık' ve 'elastikiyet' özelliklerine de bakılabilir, ancak mikroskobik 'Zahn çizgileri' kesin ayırıcıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 154Question

Doğumdan sonraki ilk ay içerisinde inatçı sulu diyare, gelişme geriliği, jeneralize eritrodermi ve insülin bağımlı diyabet tanısı alan bir erkek bebekte yapılan incelemelerde; duodenum biyopsisinde villöz atrofi ve lamina propriada yoğun lenfosit infiltrasyonu izlenmiştir. Periferik kanda yapılan akım sitometrik analizlerde CD4+CD25+CD4^+ CD25^+ hücre popülasyonunun belirgin azaldığı saptanmıştır. Bu hastada gelişen tablonun patogenezinden sorumlu temel moleküler kusur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Regülatör T hücre gelişiminden sorumlu FOXP3FOXP3 transkripsiyon faktörü mutasyonu

Answer

IPEX sendromunun patogenezinde regülatör T hücre (Treg) gelişiminden sorumlu olan FOXP3FOXP3 transkripsiyon faktörü mutasyonu yer alır.
Vakada tanımlanan triad (enteropati, tip 1 diyabet ve dermatit) IPEX sendromu için klasiktir. Akım sitometride CD4+CD25+CD4^+ CD25^+ hücrelerin (regülatör T hücreleri) yokluğu, bu hücrelerin gelişimini kontrol eden FOXP3FOXP3 transkripsiyon faktöründe bir mutasyon olduğunu doğrudan gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadı tanımla
Enteropati (diyare/villöz atrofi), poliendokrinopati (tip 1 diyabet) ve dermatit (eritrodermi).
Hastanın semptomları IPEX sendromu ile tam uyumludur.
2
Hücresel belirteçleri analiz et
CD4+CD25+CD4^+ CD25^+ popülasyonu regülatör T hücrelerini (Treg) temsil eder.
Bu hücrelerin yokluğu, periferik toleransın bozulmasına ve multipl otoimmün organ hasarına yol açar.
3
Moleküler temel ile ilişkilendir
Treg hücrelerinin master regülatörü FOXP3FOXP3 transkripsiyon faktörüdür.
FOXP3FOXP3 genindeki mutasyon (genellikle X-linked), Treg'lerin gelişimini ve fonksiyonunu engelleyerek IPEX tablosunu oluşturur.

Key Concept

Treg (Regülatör T Hücresi) ve FOXP3 Master Regülatörü

Practice More

Otoimmün poliendokrin sendromların (APS-1, APS-2 ve IPEX) ayırıcı tanı özelliklerini ve ilişkili mutasyonlarını bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 155Question

1717 yaşındaki bir kız hasta, ergenlik gelişiminin geriliği ve hiç adet görmeme (primer amenore) şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyunun yaşıtlarına göre belirgin kısa olduğu (142142 cm), boyun yanlarında deri katlantıları (yele boyun) bulunduğu ve meme gelişiminin Tanner evre 11 olduğu görülüyor. Kalp dinlemesinde sistolik bir üfürüm duyuluyor ve femoral nabızların üst ekstremite nabızlarına göre daha zayıf olduğu saptanıyor. Bu hastada görülen klinik tablodan sorumlu olan en olası sitogenetik temel aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 45,X45, X karyotipi (Monozomi X)

Answer

Hastadaki klinik bulgular (boy kısalığı, primer amenore, yele boyun ve aort koarktasyonu düşündüren nabız farkı) Turner sendromu ile uyumludur ve bu sendromun en yaygın nedeni 45,X45, X karyotipidir.
Soruda tanımlanan hasta; kısa boy, primer amenore ve karakteristik fiziksel bulgularıyla (yele boyun) klasik bir Turner sendromu olgusudur. Turner sendromu, bir X kromozomunun tam veya kısmi eksikliği sonucu oluşur. Olguların yaklaşık %57'sinde tam bir X kromozomu eksikliği (45,X45, X) saptanır ve bu durum en yaygın sitogenetik temeldir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Turner sendromu tanısı
Boy kısalığı, primer amenore, yele boyun (pterygium colli) ve aort koarktasyonu bulguları klasik Turner triadıdır.
2
Sitogenetik verilerin değerlendirilmesi
45,X45, X monozomisi
Turner sendromunda hastaların yaklaşık yarısından fazlasında (%57) tam bir X kromozomu eksikliği görülür.

Key Concept

Turner sendromunun klinik fenotipi ve en yaygın sitogenetik temeli (45,X45, X)

Practice More

Turner sendromunda görülen kardiyovasküler anormallikleri (biküspit aort kapağı ve aort koarktasyonu) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 156Question

4242 yaşında kadın hasta, bir ay önce geçirdiği abdominal cerrahi sonrası yara iyileşmesi sürecindedir. Bu evrede yapılan histopatolojik değerlendirmede yaralanma bölgesinde granülasyon dokusunun gerilediği, damar sayısının azaldığı ve dokunun gerilme direncinin (tensile strength) giderek arttığı saptanmıştır. Buna göre, bu aşamada doku direncindeki artıştan sorumlu olan temel moleküler değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip III kollajen liflerinin yerini Tip I kollajen liflerine bırakması ve çapraz bağların artması

Answer

Tip III kollajen liflerinin yerini Tip I kollajen liflerine bırakması ve çapraz bağların artması süreci yara gerilme direncini artıran temel mekanizmadır.
Cerrahi yaralanma sonrası 33. haftadan itibaren başlayan yeniden şekillenme (remodelling) evresinde, TGF-β\beta gibi büyüme faktörlerinin etkisiyle sentezlenen Tip III kollajen lifleri yerini mekanik olarak çok daha dayanıklı olan Tip I kollajen liflerine bırakır. Bu süreçte lifler arasındaki çapraz bağların (cross-linking) artması, dokunun gerilme direncinin yaralanma öncesi seviyenin yaklaşık %7080\%70-80'ine kadar çıkmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yara iyileşme evresini belirle.
Yaralanmadan bir ay sonra doku, 'Yeniden Şekillenme' (Remodelling) evresindedir.
Bu evre tipik olarak 2-3. haftada başlar ve aylarca sürebilir.
2
Remodelling evresindeki morfolojik değişimleri analiz et.
Vaskülarite azalır, hücresel elemanlar (fibroblastlar) azalır ve ekstrasellüler matris daha yoğun hale gelir.
Granülasyon dokusundan olgun skar dokusuna geçiş bu şekilde gerçekleşir.
3
Gerilme direncini (tensile strength) artıran moleküler faktörü saptama.
Tip III kollajen (erken dönem kollajeni) yerini Tip I kollajene bırakır ve lizil oksidaz aracılı çapraz bağlar oluşur.
Tip I kollajen, mekanik basınca en dayanıklı olan kollajen tipidir ve doku bütünlüğünü sağlar.

Key Concept

Yara iyileşmesinin remodelling evresinde gerilme direnci, kollajen tip değişimi (III -> I) ve çapraz bağ oluşumu ile artar.
Estimated Time:1m 30s
Question 157Question

Akut inflamasyonun erken vasküler yanıtında, doku hasarı veya negatif yüklü yüzeylerle (kollajen, bazal membran) temas sonucu aktive olan Hageman faktörü (Fakto¨rXIIFaktör XII), plazma kaynaklı mediatör sistemlerinin koordinasyonunda merkezi bir kavşak noktasıdır. Fakto¨rXIIaFaktör XIIa (aktif form), aşağıdaki biyokimyasal dönüşümlerden hangisini doğrudan katalize ederek; hem vazodilatasyon, hem vasküler geçirgenlik artışı hem de ağrı duyusuna yol açan bradikinin oluşum sürecini başlatır?

Show answer & explanation

Answer: Prekallikreinin kallikreine dönüşümü

Answer

Doğru yanıt, Faktör XIIa'nın prekallikreini aktif kallikrein formuna dönüştürdüğü seçenektir.
Aktive olan Hageman faktörü (Fakto¨rXIIaFaktör XIIa), plazma prekallikreinini parçalayarak aktif bir enzim olan kallikreine dönüştürür. Bu adım, kinin kaskadının başlangıcıdır. Kallikrein daha sonra HMWKHMWK'dan bradikini koparır. Bradikinin ise damar geçirgenliğini artırarak ödeme yol açar ve PGE2PGE_2 ile birlikte ağrı oluşumunda anahtar rol oynar.

Step-by-Step Solution

1
Faktör XII'nin aktivasyon mekanizmasını tanımla.
Doku hasarı veya kollajenle temas sonucu Faktör XII, Fakto¨rXIIaFaktör XIIa haline gelir.
Hageman faktörü, inflamasyonun plazma fazını başlatan temel tetikleyicidir.
2
Kinin sistemi ile olan bağlantıyı analiz et.
Fakto¨rXIIaFaktör XIIa plazma prekallikreinini kallikreine dönüştürür.
Kallikrein oluşumu, kinin sisteminin aktifleşmesi için gereken ilk proteolitik basamaktır.
3
Nihai mediatör bradikininin sentez yolunu tamamla.
Kallikrein, yüksek molekül ağırlıklı kininojeni (HMWKHMWK) parçalayarak bradikini oluşturur.
Bradikinin, inflamasyonun vasküler etkilerinden ve ağrıdan sorumlu güçlü bir mediatördür.

Key Concept

Hageman faktörü (Fakto¨rXIIFaktör XII), kinin sistemi, pıhtılaşma sistemi, fibrinolitik sistem ve kompleman sistemini birbirine bağlayan merkezi proteindir.
Estimated Time:2m 0s
Question 158Question

88 yaşında bir erkek çocuk, vücudunda çok sayıda café-au-lait (sütlü kahve) lekesi ve aksiller bölgede (koltuk altı) çillenme saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Yapılan oftalmolojik muayenesinde iriste çok sayıda Lisch nodülü gözlenen bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nörofibromatozis tip 11

Answer

Nörofibromatozis tip 11
Hastada tarif edilen café-au-lait lekeleri, aksiller çillenme ve iriste saptanan Lisch nodülleri, Nörofibromatozis tip 11 (von Recklinghausen hastalığı) için patognomonik sayılabilecek kadar karakteristiktir. Bu hastalık otozomal dominant kalıtılır ve 1717. kromozomdaki NF1 gen mutasyonu sonucu gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların (café-au-lait lekeleri, aksiller çillenme, Lisch nodülleri) değerlendirilmesi.
Belirtilen bulguların nörokütanöz sendromlar grubuna ait olduğu saptandı.
Tanı için spesifik fizik muayene bulgularını gruplandırmak gerekir.
2
Nörofibromatozis tip 11 (NF1) tanı kriterleri ile karşılaştırma.
Hastanın NF1 tanı kriterlerinden en az üçünü (lekeler, çillenme, Lisch nodülleri) karşıladığı görüldü.
NF1 tanısı için klinik kriterlerin varlığı yeterlidir.

Key Concept

Nörofibromatozis tip 11 Klinik Bulguları

Practice More

Nörofibromatozis tip 11 ve tip 22 arasındaki genetik farkları (Kromozom 1717 vs 2222) tekrar etmeniz önerilir.
Estimated Time:45s
Question 159Question

33 yaşında bir kız çocuk; belirgin konuşma geriliği, ataksi, tekrarlayan nöbetler ve yersiz gülme atakları nedeniyle pediatrik nöroloji kliniğine getiriliyor. Fizik muayenede geniş tabanlı yürüyüş (kukla benzeri yürüyüş) saptanıyor. Genetik incelemede 15q11q1315q11-q13 bölgesine yönelik FISH (floresan in situ hibridizasyon) analizi normal bulunuyor. Ardından yapılan SNRPNSNRPN lokusu DNA metilasyon analizi de normal sınırlarda saptanıyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan en olası genetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: UBE3AUBE3A geninde nokta mutasyonu

Answer

Angelman sendromuna yol açan ve metilasyon paternini etkilemeyen UBE3AUBE3A geninde nokta mutasyonu
Angelman sendromu, beyin dokusunda yalnızca maternal kopyadan ifade edilen UBE3AUBE3A geninin fonksiyon kaybı sonucu oluşur. Vakaların çoğunda maternal delesyon, paternal UPD veya imprinting merkezi hatası bulunur ve bunlar metilasyon veya FISH analiziyle saptanabilir. Ancak vakaların yaklaşık %10\%10'unda klinik tabloya rağmen bu testler normaldir; bu durum genin metilasyonunu değil, doğrudan protein kodlayan sekansını bozan 'UBE3AUBE3A geninde nokta mutasyonu' ile açıklanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları yorumla
Belirtiler (ataksi, yersiz gülme, konuşma geriliği) Angelman sendromunu (AS) işaret eder.
Happy Puppet sendromu olarak da bilinen Angelman sendromu tipik nörolojik ve davranışsal bulgularla karakterizedir.
2
FISH analizini değerlendir
15q11q1315q11-q13 bölgesinde maternal delesyon dışlanmıştır.
AS vakalarının yaklaşık %70\%70'i FISH ile saptanabilen mikrodelesyonlar sonucu oluşur.
3
Metilasyon analizi sonucunu değerlendir
Paternal uniparental dizomi (UPD) ve imprinting merkezi defektleri dışlanmıştır.
UPD ve imprinting hataları, SNRPNSNRPN gibi lokuslarda anormal metilasyon paterni oluşturur; normal metilasyon bu mekanizmaları eler.
4
Moleküler mekanizmayı kesinleştir
En olası neden metilasyon paternini etkilemeyen UBE3AUBE3A mutasyonudur.
Klinik olarak AS olan ancak delesyon ve metilasyon anomalisi olmayan vakaların %10\%10'unda UBE3AUBE3A geninde intragenik mutasyonlar bulunur.

Key Concept

Genomik imprinting ve Angelman sendromunda doku-spesifik gen ekspresyonu mekanizmaları
Question 160Question

1212 yaşında bir erkek çocuk; halsizlik, karın şişliği ve uyluk bölgesinde şiddetli kemik ağrıları nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede masif splenomegali ve orta derecede hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde pansitopeni saptanırken; kemik iliği biyopsisinde sitoplazması 'buruşmuş ipek kağıdı' görünümünde, PAS(+)PAS (+) boyanan, geniş makrofaj kümeleri (Gaucher hücreleri) gözleniyor. Bu hastadaki temel genetik kusur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Glukoserebrosidaz enzim eksikliği

Answer

Glukoserebrosidaz enzim eksikliği
Glukoserebrosidaz enzim eksikliği, Gaucher hastalığının temel nedenidir. Bu eksiklik sonucu makrofajların lizozomlarında glukoserebrosid birikir ve bu durum ışık mikroskobunda sitoplazmanın 'buruşmuş ipek kağıdı' gibi görünmesine (Gaucher hücresi) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Çocukluk çağında masif splenomegali, pansitopeni ve kemik ağrısı bulguları saptandı.
Gaucher hastalığı en sık görülen lizozomal depo hastalığıdır ve bu klasik triadla seyreder.
2
Morfolojik bulguyu analiz et
Buruşmuş ipek kağıdı görünümünde makrofajlar (Gaucher hücreleri) saptandı.
Bu görünüm, lizozomlar içinde biriken glukoserebrosid türevlerinin oluşturduğu fibriler yapılardan kaynaklanır.
3
Enzimatik kusuru belirle
Glukoserebrosidaz enzim eksikliği teşhis edildi.
Gaucher hastalığının patogenezindeki temel mekanizma, glukoserebrosidin seramid ve glukoza yıkılamamasıdır.

Key Concept

Gaucher hastalığı, glukoserebrosidaz enzim eksikliği sonucu makrofajlarda glukoserebrosid birikimiyle karakterize, masif splenomegali ve kemik tutulumu yapan bir lizozomal depo hastalığıdır.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 8 / 17Next
Genel Patoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin