Özofagus ve Mide Hastalıkları
379 questions
yaşında kadın hasta, yaklaşık yıldır devam eden hem katı hem de sıvı gıdalara karşı ilerleyici yutma güçlüğü ve geceleri olan regürjitasyon şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagusun dilate olduğu ve lümende gıda artıkları bulunduğu izleniyor; ancak endoskop mideye geçerken hafif bir dirençle ("pop" hissi) ilerleyebiliyor. Bu hasta için en olası özofageal manometre bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, vücut kitle indeksi () olması ve uzun süredir devam eden, medikal tedaviye dirençli şiddetli mide yanması ve regürjitasyon şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofajit ve kısa segment Barrett özofagusu saptanıyor. Bu hasta için morbid obezite ve eşlik eden hastalığı göz önüne alındığında, tercih edilmesi gereken en uygun cerrahi yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son aydır katı gıdalara karşı ilerleyici yutma güçlüğü ve toplam kg kilo kaybı ile başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagusun orta kesiminde ( cm'de) lümeni daraltan vejetan kitle saptanıyor. Alınan biyopsi sonucu yassı hücreli (skuamöz) karsinom olarak raporlanıyor. Toraks ve batın bilgisayarlı tomografisinde () uzak metastaz saptanmayan bu hastada, cerrahi tedavi planı öncesinde **lokal invazyon derinliğini ( evresi) ve bölgesel lenf nodu tutulumunu ( evresi)** en duyarlı şekilde belirleyen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Özofagusun orta kesiminde yerleşen traksiyon divertiküllerinin oluşum mekanizması ve histopatolojik yapısı dikkate alındığında, bu lezyonlar için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, son birkaç aydır epigastrik bölgede hafif bir dolgunluk hissi şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide büyük kurvatur fundus yerleşimli, üzeri düzgün mukozayla kaplı, yaklaşık çapında submukozal bir kitle saptanıyor. Endoskopik ultrasonografi (EUS) eşliğinde yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi sonucunda iğsi (spindle) hücreli morfoloji ile birlikte immünohistokimyasal boyamada CD117 (c-kit) ve DOG1 pozitifliği raporlanıyor. Uzak metastaz saptanmayan bu hastada en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aydır giderek artan halsizlik, epigastrik dolgunluk ve erken doyma şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde hipokrom mikrositer anemi saptanıyor. Üst GİS endoskopisinde mide korpusu büyük kurvatur yerleşimli, üzerinde santral ülserasyon ("umbilication") izlenen, yaklaşık çapında submukozal kitle görülüyor. Kitleden EUS eşliğinde yapılan biyopsilerin immünohistokimyasal analizinde CD117 (c-kit) ve DOG1 kuvvetli pozitif; S-100 ve desmin ise negatif saptanıyor. Bu klinik tablo ve bulgular ışığında, hastanın yönetimiyle ilgili en uygun cerrahi yaklaşım ve temel prensip aşağıdakilerden hangisidir?
65 yaşında erkek hasta, son 6 aydır giderek artan yutma güçlüğü, ağızda belirgin kötü koku (halitozis) ve yemeklerden sonra boyunda gurultu sesi (borborigmi) şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde boynun sol tarafında palpasyonla yumuşak bir kitle saptanıyor ve bu kitleye bastırıldığında içeriğinin boşaldığı gözleniyor. Baryumlu özofagus grafisinde krikofaringeus kasının hemen üzerinde posteriora doğru uzanan bir kontrast madde birikimi (poş) saptanıyor.
Bu klinik tablo ve tanı göz önüne alındığında, söz konusu patoloji ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
45 yaşındaki kadın hasta, mide çıkış obstrüksiyonu nedeniyle 1 yıl önce uygulanan distal gastrektomi ve Billroth II rekonstrüksiyonu sonrası takip edilmektedir. Hasta, özellikle tatlı ve karbonhidrat ağırlıklı yemeklerden yaklaşık 2-3 saat sonra başlayan halsizlik, çarpıntı, terleme, titreme ve baş dönmesi şikayetlerinden yakınıyor. Yemeklerden hemen sonra ise herhangi bir şikayeti olmadığını belirtiyor.
Bu hastadaki klinik tabloya neden olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, yaklaşık yıldır devam eden, eforla ilişkisi olmayan, ezici nitelikte retrosternal göğüs ağrısı ve zaman zaman hem katı hem de sıvı gıdalara karşı gelişen yutma güçlüğü şikayetiyle başvuruyor. Hastanın yapılan kardiyak değerlendirmeleri normal saptanıyor. Baryumlu özofagus grafisinde özofagus lümen genişliği normal sınırlarda izleniyor. Yapılan özofageal manometre incelemesinde; alt özofagus sfinkter () gevşemesinin normal olduğu ( mmHg), ancak distal özofagus gövdesinde tüm yutkunmaların peristaltik olduğu ve ortalama kontraksiyon genliğinin mmHg olarak ölçüldüğü görülüyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son yıldır giderek artan hem katı hem de sıvı gıdalara karşı yutma güçlüğü, regürjitasyon ve kg zayıflama şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan baryumlu özofagus grafisinde özofagus gövdesinde dilatasyon ve distal uçta "kuş gagası" görünümü saptanıyor. Hastaya uygulanan yüksek çözünürlüklü manometride (HRM); entegre relaksasyon basıncı (IRP) mmHg (Normal < mmHg) bulunurken, yutkunmaların \%80'inde özofagus gövdesinde peristaltizmin izlenmediği ancak tüm gövde boyunca eş zamanlı ve uniform bir basınç artışının (pan-özofageal basınçlanma) eşlik ettiği görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, duodenal ülser perforasyonu nedeniyle yıl önce distal gastrektomi ve gastrojejunostomi ameliyatı geçirmiştir. Son aylarda giderek artan, özellikle yemeklerden sonra şiddetlenen epigastrik yanma ve safra içeren kusma şikayetleri ile başvurmuştur. Hastanın kusma ile ağrısının azalmadığı, aksine devam ettiği ve antiasit kullanımından fayda görmediği saptanmıştır. Bu tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik gastroözofageal reflü hastalığı () ve obezite tanısı olan yaşındaki bir erkek hastada, özofagus kanseri gelişimi açısından en yüksek risk altında olan anatomik bölge ve beklenen histopatolojik tip aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son aydır devam eden karın üst bölgesinde ağrı ve şişkinlik hissi ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide antrumunda mukozası düzgün, lümene doğru büyümüş cm çapında subepitelyal bir lezyon saptanıyor. Endosonografik incelemede kitlenin muskularis propria tabakasından köken aldığı görülüyor. İnce iğne aspirasyon biyopsisi sonucunda iğsi hücreli morfoloji ve immünohistokimyasal olarak () ile pozitifliği raporlanıyor. Bu klinik tabloya göre, en uygun cerrahi yönetim aşağıdakilerden hangisidir?
Mide korpusunda yerleşim gösteren, endoskopik biyopsisinde Lauren sınıflamasına göre "diffüz tip" (taşlı yüzük hücreli) adenokarsinom saptanan yaşında erkek hastada, yapılan evreleme tetkikleri sonucunda uzak metastaz saptanmamıştır. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta, son aydır giderek artan katı gıdalara karşı yutma güçlüğü ve kg kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan özofagoskopide orta özofagusu neredeyse tam tıkayan skuamöz hücreli karsinom saptanıyor. Bilgisayarlı tomografide yaygın karaciğer ve akciğer metastazları (Evre ) izlenen bu hastada, palyatif amaçlı yutma fonksiyonunu sağlamak ve oral beslenmeye izin vermek için öncelikle tercih edilmesi gereken yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Mide kanseri tanısıyla distal gastrektomi ve gastrojejunostomi uygulanan bir hastada, postoperatif dönemde gelişen yüksek seviyeli intestinal obstrüksiyon bulguları mevcuttur. Hastanın kusmalarının hem safra hem de yenilen gıdaları içermesi ve kusma ile ağrının rahatlamaması durumunda öncelikle düşünülmesi gereken post-gastrektomi sendromu aşağıdakilerden hangisidir?
Mide adenokarsinomu nedeniyle ay önce distal subtotal gastrektomi ve Billroth II rekonstrüksiyonu uygulanan yaşındaki erkek hasta; özellikle yemeklerden sonra başlayan, yanıcı vasıfta sürekli bir epigastrik ağrı ve safralı kusma şikayetleri ile başvuruyor. Hasta, kusmanın ağrısını hiçbir şekilde azaltmadığını, aksine şikayetlerinin aynı şiddette devam ettiğini belirtmektedir. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide güdüğünde yaygın eritematöz gastrit alanları ve gölcük oluşturmuş yoğun safra reflüsü saptanıyor. Medikal tedaviden fayda görmeyen bu hastada en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aydır epigastrik bölgede dolgunluk ve erken doyma şikayetleri ile genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpusu büyük kurvatur yerleşimli, mukoza altından kaynaklandığı düşünülen ve üzerinde yaklaşık 'lik ülserasyon bulunan çapında submukozal bir kitle izleniyor. Endoskopik ultrasonografi eşliğinde yapılan biyopsinin patolojik incelemesinde iğsi hücreli tümör saptanıyor; immünohistokimyasal boyamada ve güçlü pozitif, ve ise negatif olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
38 yaşında kadın hasta, aşırı kilo şikayetiyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan muayenesinde boyu , ağırlığı () olarak saptanıyor. Hastanın tıbbi özgeçmişinde 5 yıldır devam eden ve üçlü oral antidiyabetik ilaç kullanımına rağmen düzeyi olan Tip 2 diyabet ile kontrolsüz hipertansiyon öyküsü mevcuttur. Daha önce çok kez diyet ve egzersiz programlarını denediğini ancak başarılı olamadığını belirten bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
62 yaşında erkek hasta, son 6 aydır devam eden yemek sonrası şişkinlik, egzersizle artan nefes darlığı ve derinleşen demir eksikliği anemisi şikayetleriyle cerrahi polikliniğine başvuruyor. Hastanın yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, diafram kruslarının hizasına denk gelen mide mukozasında çizgisel seyirli, multipl erozyonlar (Cameron ülserleri) izleniyor. Baryumlu grafide gastroözofageal bileşkenin (GEB) diafram altında anatomik lokalizasyonunda olduğu, mide fundusunun ise özofagusun sol yanından mediastene doğru fıtıklaştığı saptanıyor. Bu olgunun tanısı ve klinik yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?