Kardiyoloji

409 questions

Question 221Question

4848 yaşında erkek hasta, asemptomatik olduğu rutin bir kontrol sırasında saptanan üfürüm nedeniyle kardiyoloji polikliniğine sevk ediliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 155/55155/55 mmHg, nabız 8282/dakika ritmik saptanıyor. Mezokardiyak odakta ve sternum sol kenarında diyastolik çekici (decrescendo) üfürüm duyuluyor. Yapılan ekokardiyografide; dejeneratif kapak yapısı, ciddi aort yetmezliği (AYAY), triküspid aort kapağı, LVEFLVEF %5252 ve sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESDLVESD) 5252 mm (2727 mm/m²) saptanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cerrahi aort kapak replasmanı

Answer

Cerrahi aort kapak replasmanı
Ciddi kronik aort yetmezliği olan asemptomatik hastalarda, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %5050 veya daha az olması YA DA sol ventrikül sistol sonu çapının (LVESDLVESD) 5050 mm’den (veya 2525 mm/m²) fazla olması cerrahi girişim için Sınıf I endikasyondur. Bu hastada LVESDLVESD değeri 5252 mm ölçüldüğü için, semptom olmasa dahi kapak replasmanı en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Kapak lezyonunun ciddiyetini ve semptomatik durumu değerlendir
Hastada ciddi kronik aort yetmezliği (AYAY) mevcuttur ve hasta asemptomatiktir.
Yönetim planı, AY'nin ciddiyetine ve hastanın semptom/ventrikül fonksiyonlarına göre belirlenir.
2
Ekokardiyografik parametreleri (LVEF ve LV çapları) cerrahi eşiklerle karşılaştır
LVEFLVEF %5252 (eşik %5050), ancak LVESDLVESD 5252 mm (eşik 5050 mm) olarak saptandı.
Asemptomatik ciddi AY'de cerrahi için sadece EF değil, sol ventrikül boyutları da kritik kriterlerdir.
3
Güncel kılavuzlara göre tedavi stratejisini belirle
Sınıf I cerrahi endikasyonu (Asemptomatik + LVESDLVESD > 5050 mm) saptanmıştır.
Miyokardial hasarın kalıcı olmasını önlemek için zamanında cerrahi müdahale gereklidir.

Key Concept

Ciddi kronik aort yetmezliğinde asemptomatik hastalarda cerrahi endikasyonları

Practice More

Akut aort yetmezliğindeki cerrahi zamanlaması ve ekokardiyografik bulguları (mitral kapağın erken kapanması vb.) gözden geçirilmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 222Question

5858 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dk ve derinden gelen (muffled) kalp sesleri saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastada, inspiryum sırasında venöz dolgunluğun azalmadığı, aksine belirginleştiği (Kussmaul belirtisi) ve sistolik kan basıncında 2222 mmHg'lik bir düşüş (pulsus paradoksus) olduğu kaydediliyor. EKG'de yaygın düşük voltaj ve V2V6V_2-V_6 derivasyonlarında belirgin PR segment depresyonu izleniyor; ancak patolojik Q dalgası veya lokalize ST elevasyonu saptanmıyor. Ekokardiyografide masif perikardiyal efüzyon ve diyastol sonunda sağ ventrikül serbest duvarında içe doğru çökme (kollaps) görülüyor. Hastaya acil perikardiocentez uygulanarak 800800 ml seröanjinöz sıvı boşaltılıyor. İşlem sonrası intraperikardiyal basınç 1212 mmHg'den 11 mmHg'ye düşmesine rağmen, sağ atriyum basıncının 1717 mmHg seviyesinde yüksek kaldığı ve venöz traselerde daha önce silik olan "y" inişinin (y-descent) derinleşerek belirginleştiği gözleniyor. Bu klinik ve hemodinamik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Efüzif-konstriktif perikardit

Answer

Efüzif-konstriktif perikardit
Efüzif-konstriktif perikardit, hem perikardiyal efüzyon (tamponad bileşeni) hem de visseral perikardın kalınlaşması (konstriksiyon bileşeni) ile karakterizedir. Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVP artışı) konstriktif perikardit veya sağ kalp yetmezliğinde görülür, ancak klasik tamponadda görülmez. Bu vakada hem pulsus paradoksus (tamponad belirtisi) hem de Kussmaul (konstriksiyon belirtisi) bir aradadır. En önemli tanısal kriter, perikardiocentez sonrası intraperikardiyal basıncın düşmesine rağmen sağ atriyal basıncın yüksek kalması ve derin 'y' inişinin (y-descent) ortaya çıkmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hipotansiyon, JVD ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) ile pulsus paradoksus varlığı tamponadı; Kussmaul belirtisi ise konstriksiyonu düşündürür.
Tamponadda perikard içi basınç yüksektir, konstriksiyonda ise visseral/pariyetal perikard rijiditesi söz konusudur.
2
EKG bulgularının MI'dan ayrımı
Yaygın düşük voltaj ve PR depresyonu akut perikardit/efüzyon lehinedir, lokalize ST değişikliklerinin olmaması MI'yı dışlar.
PR depresyonu perikarditin erken döneminde atriyal tutulumu gösteren spesifik bir bulgudur.
3
Perikardiocentez sonrası hemodinamik verilerin yorumlanması
Sıvı boşaltılmasına (intraperikardiyal basıncın düşmesine) rağmen sağ atriyal basıncın yüksek kalması ve 'y' inişinin derinleşmesi, efüzif-konstriktif süreci doğrular.
Tamponadda yüksek perikard basıncı nedeniyle 'y' inişi siliktir. Sıvı boşalınca visseral perikardın rijitliği (konstriksiyon) baskın hale gelir ve 'y' inişi belirginleşir.

Key Concept

Efüzif-konstriktif perikardit, perikardiyal efüzyonun boşaltılmasından sonra intraperikardiyal basınç normale dönmesine rağmen kardiyak kompresyonun (konstriksiyonun) devam etmesi durumudur.
Question 223Question

32 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenar boyunca duyulan, kaba karakterli sistolik bir ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Hastanın ekokardiyografisinde interventriküler septum kalınlığı 2121 mm, sol ventrikül arka duvar kalınlığı 1010 mm ölçülüyor ve sistolik anterior hareket (SAM) pozitifliği izleniyor. Bu hastada duyulan üfürümün şiddetini aşağıdakilerden hangisinin azaltması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Çömelme (Squatting)

Answer

Çömelme (squatting) manevrası, önyük ve artyükü artırarak üfürüm şiddetini azaltır.
Doğru yanıt olan çömelme (squatting) manevrası, sistemik vasküler direnci (artyük) ve venöz dönüşü (önyük) artırır. Sol ventrikül içindeki kan hacmi arttığında, hipertrofik septum ile mitral ön kapak arasındaki mesafe açılır, sol ventrikül çıkış yolu gradiyenti azalır ve buna bağlı olarak duyulan sistolik üfürümün şiddeti azalır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve ekokardiyografik verileri değerlendir.
Asimetrik septal hipertrofi (21/1021/10 mm) ve SAM varlığı, Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını koydurur.
HOKM'de üfürüm, sol ventrikül çıkış yolundaki (LVOT) dinamik darlıktan kaynaklanır.
2
Üfürüm şiddetini değiştiren hemodinamik faktörleri analiz et.
Sol ventrikül hacmini artıran durumlar (önyük/artyük artışı) üfürümü azaltır; ventrikül hacmini azaltanlar veya kontraktiliteyi artıranlar üfürümü artırır.
Ventrikül hacmi arttığında septum ve mitral kapak birbirinden uzaklaşır, obstrüksiyon azalır.
3
Manevraların etkisini eşleştir.
Çömelme hem venöz dönüşü artırır hem de periferik direnci yükselterek LVOT gradiyentini düşürür.
Bu mekanizma dinamik üfürümün şiddetini azaltan en karakteristik bulgulardan biridir.

Key Concept

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati'de (HOKM) üfürüm dinamiktir; sol ventrikül dolumunu artıran manevralar (çömelme, pasif bacak kaldırma, el sıkma) üfürüm şiddetini azaltır.
Estimated Time:1m 30s
Question 224Question

Öyküsünde meme kanseri nedeniyle radyoterapi öyküsü bulunan 52 yaşında kadın hasta, son 6 aydır giderek artan karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70 mmHg, nabız 92/dk saptanıyor. Boyun venlerinin dolgun olduğu ve derin inspiryum sırasında bu dolgunluğun daha da arttığı (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Oskültasyonda kalp sesleri normal, ancak erken diyastolde yüksek frekanslı ek bir ses (perikardiyal knock) duyuluyor. Juguler venöz basınç trasesinde 'x' ve 'y' inişlerinin her ikisinin de derinleştiği ('M' veya 'W' paterni) izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Konstriktif perikardit

Answer

Konstriktif perikardit
Hastada tarif edilen tablo, radyoterapiye sekonder gelişen 'Konstriktif Perikardit' ile uyumludur. Ayırıcı tanıda en kritik bulgular şunlardır: 1) Kussmaul belirtisi (sağ kalp doluş kısıtlılığı), 2) Perikardiyal knock (erken diyastolde ani doluş durması sesi), 3) Juguler venöz trasede belirgin 'x' ve 'y' inişleri. Özellikle 'y' inişinin derin olması, ventrikülün erken diyastolde hızla dolabildiğini ancak sınırına hemen ulaştığını gösterir; bu durum tamponaddan (y inişi silik) ayrımı sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Kronik sağ kalp yetersizliği bulguları (asit, ödem) ve radyoterapi öyküsü var.
Radyoterapi konstriktif perikarditin önemli bir etyolojisidir.
2
Fizik muayene bulgularını değerlendir
Kussmaul belirtisi (+) ve Perikardiyal Knock (+).
Kussmaul belirtisi (inspiryumla artan JVP) sağ ventrikül uyumunun bozulduğunu, 'knock' sesi ise ani diyastolik doluşun kısıtlanmasını gösterir; bu ikili konstriksiyon için çok tipiktir.
3
Hemodinamik bulguları yorumla
Derin 'x' ve derin 'y' inişi.
Konstriktif perikarditte ventriküllerin erken diyastolik doluşu hızlıdır (derin y inişi), ancak perikardın kısıtlaması nedeniyle doluş aniden durur. Tamponadda ise ventrikül doluşu diyastol boyunca kısıtlıdır, bu yüzden 'y' inişi siliktir veya görülmez.

Key Concept

Konstriktif perikardit tanısında Kussmaul belirtisi, perikardiyal knock ve derin 'y' inişi üçlüsü ayırt edicidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 225Question

4545 yaşında kadın hasta, 1010 yıl önce Hodgkin lenfoma nedeniyle mediastinal radyoterapi öyküsü ile başvuruyor. Son 66 aydır giderek artan nefes darlığı, karında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetleri mevcut. Fizik muayenede juguler venöz dolgunluk izleniyor ve bu dolgunluğun inspiryumla azalmak yerine arttığı (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Oskültasyonda erken diyastolde duyulan yüksek frekanslı bir ek ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Juguler venöz traselerde belirgin ve hızlı "y" inişi

Answer

Konstrüktif perikarditli hastalarda juguler venöz traselerde belirgin ve hızlı bir 'y' inişi görülmesi en olası bulgudur.
Vaka sunumundaki mediastinal radyoterapi öyküsü, Kussmaul belirtisi (inspiryumla JVB artışı) ve perikardiyal vuru sesi tipik bir konstrüktif perikardit tablosudur. Konstrüktif perikarditte, perikard tamponadının aksine venöz traselerde 'y' inişi hızlı ve derindir. Bu durum diyastolün başında ventriküler doluşun hızla gerçekleşmesi ve perikardın rijitliği nedeniyle aniden durmasıyla ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Radyoterapi öyküsü, sağ kalp yetmezliği bulguları (asit, ödem), Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru (pericardial knock) varlığı.
Bu bulgular hastada konstrüktif perikardit (perikardın sertleşmesi ve kalbin doluşunu engellemesi) olduğunu gösterir.
2
Hemodinamik traseleri değerlendir
Konstrüksiyonda diyastol başında ventrikül doluşu hızlı başlar ancak perikardın kısıtlaması nedeniyle aniden durur (dip-plateau paterni).
Hızlı doluş fazı venöz trasede derin ve hızlı bir 'y' inişi olarak yansır.
3
Ayırıcı tanı yap
Tamponadda y inişi körelirken, konstrüksiyonda belirginleşir. MI, pnömotoraks ve diseksiyon ise farklı klinik ve radyolojik bulgular verir.
Doğru tanıya ulaşmak için spesifik hemodinamik ve fizik muayene farklarını belirlemek gerekir.

Key Concept

Konstrüktif perikardit ve perikard tamponadı arasındaki hemodinamik farklar (y inişinin varlığı/yokluğu).
Question 226Question

On yıl önce Hodgkin lenfoma nedeniyle mediyastinal radyoterapi öyküsü bulunan 42 yaşında bir erkek hasta, son aylarda gelişen karın şişliği ve efor dispnesi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. Juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve derin inspiryum sırasında boyun venlerindeki dolgunluğun paradoks olarak arttığı (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Karaciğer palpabl ve batında asit mevcut olup, alt ekstremitelerde gode bırakan ödem izleniyor. Bu hastanın kardiyak oskültasyonunda en olası beklenen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: S2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı perikardiyal vurum (knock)

Answer

S2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı perikardiyal vurum (knock)
Hastadaki radyoterapi öyküsü, sağ kalp yetersizliği bulguları (asit, ödem) ve özellikle Kussmaul belirtisi (inspiryumla boyun venlerinde artış) Konstriktif Perikardit tanısını koydurur. Konstriktif perikarditte, ventriküllerin hızlı doluş fazının kalsifik ve sertleşmiş perikard tarafından aniden durdurulması sonucu S2'den hemen sonra duyulan, yüksek frekanslı, kısa ve keskin bir ses olan perikardiyal vurum (pericardial knock) duyulur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik öyküsünü ve risk faktörlerini analiz et.
Mediyastinal radyoterapi öyküsü (perikardiyal hastalık riski), sağ kalp yetersizliği bulguları (asit, ödem, juguler dolgunluk).
Radyoterapi, konstriktif perikarditin önemli bir etiyolojik nedenidir.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla.
Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVP artışı) ve sağ kalp yetersizliği bulguları.
Bu bulgular sağ ventrikülün diyastolik doluşunun kısıtlandığını (konstriksiyon veya restriksiyon) gösterir.
3
Olası tanılar arasında ayırıcı tanı yap ve oskültasyon bulgusunu belirle.
Tanı Konstriktif Perikardittir. Restriktif Kardiyomiyopati (RCM) ile karışabilir ancak radyoterapi öyküsü konstriksiyonu destekler. Konstriktif perikarditin tipik sesi 'Perikardiyal Vurum'dur.
Perikardiyal vurum (knock), ventriküler doluşun kalsifik perikard nedeniyle aniden sonlanmasıyla oluşur; S3'ten daha erken ve yüksek frekanslıdır.

Key Concept

Konstriktif perikardit tanısında Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vurum (pericardial knock) en karakteristik fizik muayene bulgularıdır.
Question 227Question

4545 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında saptanan üfürüm nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın günlük aktivitelerinde kısıtlanmaya yol açan nefes darlığı, çarpıntı veya göğüs ağrısı şikayeti bulunmamaktadır. Fizik muayenesinde; kan basıncı 120/75120/75 mmHg, nabız 7878/dakika ve ritmik olarak saptanıyor. Dinlemekle apekste 3/63/6 şiddetinde, koltuk altına yayılan holosistolik üfürüm ve yumuşak bir S1S_1 duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide; ileri derecede primer (dejeneratif) mitral yetmezliği, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF) %62\%62, sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESD) 4242 mm ve sol atrial volüm indeksi 4848 ml/m² ölçülüyor. Hastanın elektrokardiyografisi normal sinüs ritmindedir. Bu aşamada hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mitral kapak tamiri

Answer

İleri derecede primer mitral yetmezliği olan asemptomatik hastada sol ventrikül sistol sonu çapının 4242 mm olması cerrahi endikasyondur ve tamir (repair) ilk seçenektir.
Hastada ileri derecede primer (organik) mitral yetmezliği mevcuttur. Güncel kardiyoloji kılavuzlarına göre, asemptomatik olan bu hastalarda cerrahi endikasyon (Class I) için sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (EF) %60\leq \%60 olması veya sol ventrikül sistol sonu çapının (LVESD) 40\geq 40 mm olması yeterlidir. Bu hastada EF %62\%62 ile sınırda korunmuş görünse de, LVESD 4242 mm ölçüldüğü için cerrahi sınır aşılmıştır. Primer dejeneratif kapak hastalıklarında, kapak anatomisi uygunsa mitral kapak tamiri, replasmana göre daha düşük morbidite ve daha iyi uzun dönem sağkalım ile ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Kapak hastalığının şiddetini ve tipini belirle
İleri derecede primer (dejeneratif) mitral yetmezliği.
Üfürümün niteliği ve ekokardiyografik veriler tanıyı doğrular.
2
Semptom ve sol ventrikül fonksiyonlarını değerlendir
Hasta asemptomatik; EF %62\%62 (korunmuş), ancak LVESD 4242 mm (genişlemiş).
Asemptomatik hastalarda cerrahi kararı LV çapları ve EF değerlerine göre verilir.
3
Güncel kılavuz kriterlerini uygula
Cerrahi endikasyon (Class I) mevcuttur.
Primer MR'da asemptomatik hastada EF %60\leq \%60 veya LVESD 40\geq 40 mm olması cerrahi gerektirir.

Key Concept

Asenkron sol ventrikül disfonksiyonu gelişmeden önce (LVESD 40\geq 40 mm veya EF %60\leq \%60) primer mitral yetmezliğine müdahale edilmelidir.
Question 228Question

6565 yaşında kadın hasta, bir yakınının ani ölümü sonrası gelişen şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde hipertansiyon dışında özellik saptanmıyor. Çekilen EKG’de V1V6V_1-V_6 derivasyonlarında STST segment yükselmesi izleniyor ve troponin düzeyleri yüksek bulunuyor. Acil yapılan koroner anjiyografide epikardiyal koroner arterlerin normal olduğu görülüyor. Sol ventrikülografide ise apeks ve orta segmentlerde genişleme (balonlaşma) ile birlikte bazal segmentlerde hiperkinezi izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Takotsubo kardiyomiyopatisi

Answer

En olası tanı, stresle tetiklenen ve sol ventrikülografide apikal balonlaşma ile karakterize olan Takotsubo kardiyomiyopatisidir.
Takotsubo kardiyomiyopatisi (stres kardiyomiyopatisi), genellikle postmenopozal kadınlarda ağır duygusal stres sonrası ortaya çıkan, koroner arterlerin normal olmasına rağmen EKG ve enzim bulgularıyla miyokard enfarktüsünü taklit eden, karakteristik olarak ventrikül apeksinde balonlaşma ve bazal segmentlerde hiperkinezi ile seyreden bir tablodur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tetikleyiciyi değerlendir
Emosyonel stres (yakın kaybı) saptandı.
Takotsubo kardiyomiyopatisi tipik olarak fiziksel veya emosyonel bir stresör sonrası tetiklenir.
2
Tanısal testleri analiz et
EKG'de STST yükselmesi, troponin yüksekliği ancak normal koroner arterler saptandı.
Bu kombinasyon, tıkayıcı koroner arter hastalığı dışındaki nedenleri (miyokardit, vazospazm veya stres kardiyomiyopatisi) düşündürür.
3
Ventrikülografi bulgusunu yorumla
Apikal balonlaşma ve bazal hiperkinezi paterni doğrulandı.
Bu 'ahtapot tuzağı' (takotsubo) benzeri görünüm stres kardiyomiyopatisi için patognomoniktir.

Key Concept

Takotsubo (Stres) Kardiyomiyopatisi

Practice More

Takotsubo kardiyomiyopatisi yönetiminde ACEACE inhibitörleri ve beta blokerlerin rolünü inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 229Question

2020 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği ateşli bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında ani başlayan, nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.4C38.4^\circ C, nabız 102/dakika102/dakika, kan basıncı 115/75115/75 mmHg ve kalp sesleri derinden duyuluyor. EKG'de yaygın konkav ST segment elevasyonu ve PRPR segment depresyonu izleniyor. Laboratuvar incelemesinde Troponin I düzeyi belirgin yüksek saptanıyor. Yapılan koroner anjiyografide koroner arterler normal olarak değerlendirilen bu hastada, klinik tanıyı kesinleştirmek amacıyla başvurulması gereken "altın standart" tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endomiyokardiyal biyopsi

Answer

Miyokardit tanısında kesin tanı ve etiyolojik kanıt sağlayan altın standart yöntem endomiyokardiyal biyopsidir.
Miyokardit tanısında endomiyokardiyal biyopsi, miyokard dokusundaki inflamasyonu ve hücresel hasarı (Dallas kriterleri) doğrudan gösterdiği için altın standart kabul edilir. Günümüzde immünohistokimyasal yöntemler ve PCR ile viral genom analizi biyopsinin tanısal gücünü artırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, viral prodrom, göğüs ağrısı, ST elevasyonu, troponin yüksekliği ve normal koroner arterler akut miyokardit veya perimiyokardit tablosunu gösterir.
Ayırıcı tanıda akut koroner sendromun dışlanması miyokardit şüphesini artırır.
2
Tanı yöntemlerini hiyerarşik olarak değerlendir
Non-invaziv olarak Kardiyak MRG en değerlidir, ancak kesin tanı histopatolojik inceleme gerektirir.
Altın standart tanımı her zaman en kesin ve referans kabul edilen yöntem için kullanılır.
3
Dallas Kriterlerini hatırla
Endomiyokardiyal biyopsi örneklerinde inflamatuar infiltrat ve miyosit nekrozu görülmesi tanıyı kesinleştirir.
Miyokardit tanısında patolojik doğrulama esastır.

Key Concept

Akut miyokardit tanısında altın standart yöntem endomiyokardiyal biyopsidir (EMB).

Practice More

Miyokardit tedavisinde dev hücreli (giant cell) miyokardit gibi spesifik tiplerde immünsüpresif tedavinin önemini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 230Question

4848 yaşında erkek hasta, son aylarda giderek artan karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayeti ile başvuruyor. Öyküsünde çocukluk çağında tüberküloz tedavisi aldığı öğrenilen hastanın fizik muayenesinde; derin inspiryum sırasında boyun venöz dolgunluğunda artış (Kussmaul belirtisi) izleniyor. Oskültasyonda apekste S2S_2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı, kısa ve keskin bir ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Bu hastanın boyun venöz nabız muayenesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Belirgin ve hızlı yy inişi

Answer

Belirgin ve hızlı yy inişi
Vignette'de sunulan hasta (tüberküloz öyküsü, Kussmaul belirtisi, perikardiyal vuru) tipik bir konstriktif perikardit tablosudur. Bu hastalıkta, perikardın rijitliği nedeniyle diyastolün çok erken döneminde ventrikül doluşu oldukça hızlı gerçekleşir. Bu hızlı doluş, venöz nabız trasesinde derin ve dik bir 'y' inişi (Friedreich belirtisi) olarak kendini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Tüberküloz öyküsü, Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru (pericardial knock) varlığı, hastada konstriktif perikardit olduğunu gösterir.
Tüberküloz, konstriktif perikarditin en önemli nedenlerinden biridir; Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru bu hastalık için karakteristiktir.
2
Konstriktif perikarditte venöz nabız dinamiklerini hatırla.
Diyastolün erken evresinde ventrikül doluşu hızla başlar ancak rijit perikard nedeniyle aniden durur.
Bu ani duruş oskültasyonda perikardiyal vuruya, venöz nabızda ise hızlı yy inişine (Friedreich belirtisi) yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap.
Kardiyak tamponadda yy inişi küntleşirken, konstriktif perikarditte hem xx hem de yy inişi belirgindir.
Konstriktif perikarditte venöz nabızda 'W' veya 'M' şeklinde bir görünüm oluşur.

Key Concept

Konstriktif perikarditte JVP bulguları (Hızlı yy inişi ve Kussmaul belirtisi)

Alternative Method

Hastanın tüberküloz öyküsü ve Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVP artışı) bir arada verildiğinde, öncelikle konstriktif perikardit düşünülmelidir. Bu tanıyı doğrulayan diğer fizik muayene bulgusu oskültasyondaki perikardiyal vurudur. Bu tabloya eşlik eden venöz nabız değişikliği ise derin xx ve yy inişlerinin oluşturduğu 'W' paternidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 231Question

İnfektif endokardit tanısıyla serviste izlenen 45 yaşında erkek hasta, aniden gelişen şiddetli nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede genel durum kötü, kan basıncı 90/65 mmHg ve nabız 115/dk olarak ölçülüyor. Yapılan acil ekokardiyografide aort kapak perforasyonuna bağlı akut ciddi aort yetmezliği saptanıyor.

Buna göre, bu hastanın fizik muayenesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması *beklenmez*?

Show answer & explanation

Answer: Nabız basıncının genişlemesi (sıçrayıcı nabız)

Answer

Nabız basıncının genişlemesi (sıçrayıcı nabız)
Akut ciddi aort yetmezliğinde sol ventrikül ani gelişen hacim yüküne uyum sağlayamaz (dilatasyon gelişmemiştir). Bu nedenle sol ventrikül diyastolik basıncı (LVEDP) hızla yükselir. Bu durum, sistemik diyastolik basıncın aşırı düşmesini engeller ve atım hacminin artmasına izin vermez. Sonuç olarak, kronik aort yetmezliğinin aksine, akut aort yetmezliğinde nabız basıncı genişlemez, hatta daralabilir. Geniş nabız basıncı ve periferik bulgular (Corrigan nabzı vb.) kronik sürecin göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta infektif endokardit zemininde 'akut ciddi aort yetmezliği' (kapak perforasyonu) tablosu ile başvuruyor. Kronik değil, akut bir durum.
Semptomların ani başlaması ve endokardit öyküsü akut patolojiyi işaret eder.
2
Akut ve Kronik Aort Yetmezliği hemodinamiğini karşılaştır
Kronik AR'de sol ventrikül (LV) dilate olur ve kompliyansı artar; bu da büyük atım hacmi ve düşük diyastolik basınca (geniş nabız basıncı) izin verir. Akut AR'de ise LV normal boyuttadır ve kompliyansı düşüktür.
LV'nin ani hacim yüküne uyum sağlayacak zamanı olmamıştır.
3
Seçenekleri bu fizyolojiye göre değerlendir
Akut AR'de LV diyastolik basıncı hızla artar, bu da nabız basıncının genişlemesini engeller (dar veya normal kalır). Geniş nabız basıncı kronik AR bulgusudur.
Nabız basıncı = Sistolik - Diyastolik. Akut AR'de diyastolik basınç çok düşemez ve atım hacmi (sistolik basıncı oluşturan) artamaz.

Key Concept

Akut ve Kronik Aort Yetmezliğinin Fizik Muayene Farkları

Hints

1
Kronik hastalıklarda kalbin uyum mekanizmaları (dilatasyon, hipertrofi) gelişmişken, akut durumlarda bu zaman yoktur.
2
Aort yetmezliğinde nabız basıncının genişlemesi (sistolik artış, diyastolik düşüş) için sol ventrikülün çok kan pompalayabilmesi ve diyastolde basıncın çok düşmesi gerekir.
3
Akut tabloda sol ventrikül içi basınç o kadar hızlı artar ki, aort ile ventrikül basıncı erkenden eşitlenir; bu durum 'geniş nabız basıncı' oluşumunu engeller.
Estimated Time:1m 30s
Question 232Question

Poliklinik muayenesi sırasında kan basıncı 158/96158/96 mmHg saptanan 4242 yaşında erkek hastanın fizik muayenesinde; sol sternal kenar 3-4. interkostal aralıkta, Valsalva manevrası ve ayağa kalkmakla şiddeti artan, çömelmekle azalan 3/63/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Ekokardiyografisinde belirgin asimetrik septal hipertrofi ve sistolik ön hareket (SAM) saptanan bu hastada, hipertansiyon tedavisi amacıyla başlanması en az uygun olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amlodipin

Answer

Amlodipin gibi dihidropiridin grubu kalsiyum kanal blokerleri, periferik vazodilatasyon yaparak art yükü (afterload) azaltmaları ve refleks taşikardiye yol açmaları nedeniyle hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide çıkış yolu gradiyentini artırarak klinik durumu kötüleştirebilirler.
Amlodipin, dihidropiridin grubu bir kalsiyum kanal blokeridir. Bu ilaçlar güçlü periferik vazodilatasyon yaparak kan basıncını düşürürler. Ancak HOKM hastalarında periferik direncin azalması ve buna sekonder gelişen sempatik aktivasyon (refleks taşikardi), sol ventrikül çıkış yolu (LVOT) gradiyentini artırarak obstrüksiyonu şiddetlendirir ve senkop riskini artırabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada Valsalva ile artan üfürüm ve asimetrik septal hipertrofi olması, Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını koydurur.
HOKM'de Valsalva manevrası preload'ı azaltarak sol ventrikül hacmini küçültür ve dinamik obstrüksiyonun (üfürümün) artmasına neden olur.
2
İlaç mekanizmalarının değerlendirilmesi
Beta-blokerler ve non-dihidropiridin kalsiyum blokerleri (Verapamil, Diltiazem) inotropiyi azaltarak ve diyastolü uzatarak gradiyenti düşürür.
Bu grup ilaçlar HOKM'de temel tedavi seçeneğidir.
3
Kontrendike ilacın belirlenmesi
Amlodipin bir dihidropiridin kalsiyum kanal blokeridir ve saf vazodilatör etki gösterir.
Vazodilatasyon sonrası azalan periferik direnç ve oluşan refleks taşikardi, sol ventrikül çıkış yolundaki obstrüksiyonu (gradiyenti) artırarak hastayı riske sokar.

Key Concept

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) hastalarında eşlik eden hipertansiyonun tedavisinde vazodilatörlerden (DHP-CCB, nitratlar, yüksek doz diüretikler) kaçınılmalı; negatif inotrop ve kronotrop ilaçlar tercih edilmelidir.
Question 233Question

5555 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü için polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 88 yıldır Tip 22 Diyabet ve 22 yıldır Evre 3a3a Kronik Böbrek Hastalığı (GFR: 5555 ml/dk/1.73m21.73m^2) öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 148/94148/94 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde idrar albümin/kreatinin oranı 450450 mg/g (A3: makroalbüminüri) olarak bulunuyor. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi yaklaşımı ve hedeflenmesi gereken ofis kan basıncı değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACE inhibitörü veya ARB + Kalsiyum kanal blokeri (veya tiyazid benzeri diüretik); Hedef <130/80<130/80 mmHg

Answer

En uygun yaklaşım bir ACE inhibitörü veya ARB ile bir kalsiyum kanal blokerinin (veya diüretik) ikili kombinasyon şeklinde başlanması ve kan basıncı hedefinin <130/80 mmHg olarak belirlenmesidir.
Diyabet ve makroalbüminürisi (A3) bulunan Kronik Böbrek Hastalarında (KBH), renal son noktaları (ESRD gelişimi) ve kardiyovasküler olayları azaltmak için ACE inhibitörü veya ARB kullanımı standart yaklaşımdır. Grade 2 hipertansiyon (148/94148/94 mmHg) ve çok yüksek riskli klinik tablo varlığında, tedaviye doğrudan bir RAAS inhibitörü ile kalsiyum kanal blokeri (veya tiyazid benzeri diüretik) kombinasyonu ile başlanması önerilir. Bu hasta grubu için genel ofis kan basıncı hedefi <130/80<130/80 mmHg'dir (Sistolik hedef genellikle 120130120-130 mmHg arası).

Step-by-Step Solution

1
Hastanın komorbiditelerine ve kan basıncı evresine göre risk düzeyinin belirlenmesi.
Grade 2 Hipertansiyon, Tip 2 DM ve Evre 3a KBH (A3) varlığı hastayı 'Çok Yüksek Risk' grubuna sokar.
Tedavi yoğunluğu ve ilaç seçimi hastanın toplam kardiyovasküler riskine göre planlanmalıdır.
2
Komorbiditelere yönelik en uygun ilaç grubunun seçilmesi.
Diyabet ve makroalbüminüri varlığı nedeniyle RAAS inhibitörü (ACEİ veya ARB) kullanımı zorunludur.
RAAS inhibitörleri, diyabetik nefropati ilerlemesini yavaşlatan ve albüminüriyi azaltan kanıtlanmış renal koruyucu etkilere sahiptir.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi (Monoterapi vs Kombinasyon).
Güncel kılavuzlar uyarınca Grade 2 HT ve yüksek riskli hastalarda tedaviye doğrudan ikili kombinasyonla başlanmalıdır.
İkili kombinasyon, hedef değerlere daha hızlı ve etkili bir şekilde ulaşılmasını sağlar.
4
Hedef kan basıncı değerinin belirlenmesi.
Diyabet ve KBH olan <70<70 yaş hastalarda hedef kan basıncı <130/80<130/80 mmHg'dir (İdeal sistolik aralık 120130120-130 mmHg).
Düşük kan basıncı hedefleri, bu risk grubunda inme ve böbrek yetmezliği progresyonunu azaltmaktadır.

Key Concept

Diyabet ve makroalbüminürili KBH hastalarında RAAS inhibitörü temelli ikili kombinasyon tedavisi ve <130/80 mmHg hedefi.
Estimated Time:1m 30s
Question 234Question

74 yaşında bir erkek hasta, son 6 aydır eforla artan nefes darlığı ve bir kez yaşadığı bayılma (senkop) atağı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 105/85 mmHg105/85 \text{ mmHg}, nabız hızı 82/dakika82/\text{dakika} ve düzenli olarak saptanıyor. Karotis arterlerin palpasyonunda nabız dalgasının çıkış hızının azaldığı ve zirveye ulaşma süresinin uzadığı (pulsus parvus et tarduspulsus \ parvus \ et \ tardus) fark ediliyor. Kalp oskültasyonunda sağ üst sternal kenarda (aort odağı) 3/63/6 şiddetinde, boyun her iki yanına yayılan, sert karakterli kreşendo-dekreşendo vasıflı sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Bu hastada mevcut olan kapak darlığının ileri derecede (ciddi) olduğunu destekleyen en olası ek fizik muayene bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üfürümün maksimum şiddetine sistolün sonlarına doğru ulaşması

Answer

Üfürümün maksimum şiddetine sistolün sonlarına doğru ulaşması (geç sistolik pik), ciddi aort darlığının önemli bir göstergesidir.
Ciddi aort darlığında sol ventrikülün kanı daralmış olan orifisten boşaltması daha uzun zaman alır. Bu durum, sistolik ejeksiyon üfürümünün zirve şiddetine (peak) sistolün ortasından ziyade sonlarına doğru ulaşmasına neden olur. Üfürümün zirve noktasının S2S_2'ye yakınlığı darlığın derecesi ile doğru orantılıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etmek.
Senkop, dispne ve pulsus parvus et tardus bulguları hastada klinik olarak anlamlı Aort Darlığı olduğunu gösterir.
Tanının doğru konulması, ilgili kapak hastalığına spesifik ciddiyet kriterlerinin değerlendirilmesi için ön koşuldur.
2
Üfürümün zamanlamasını ve ciddiyet ilişkisini değerlendirmek.
Aort darlığı şiddetlendikçe sol ventrikül ejeksiyon süresi uzar, bu da üfürümün kreşendo kısmının uzamasına ve zirve noktasının S2S_2'ye yaklaşmasına (geç sistolik pik) neden olur.
Hemodinamik olarak darlık arttıkça ventrikül içi basınç eğrisi ve gradyanın tepe noktası zaman olarak ileri kayar.
3
Diğer ciddiyet kriterlerini hatırlamak.
Ciddi aort darlığında ayrıca S2S_2 yumuşar veya kaybolur, paradoksal S2S_2 çiftleşmesi görülebilir ve nabız trasesi iyice baskılanır.
Birden fazla fizik muayene bulgusunun bir arada olması tanıyı ve ciddiyet derecesini kesinleştirir.

Key Concept

Aort darlığı şiddetinin fizik muayene bulguları (özellikle üfürüm zamanlaması ve kalp sesleri) ile tayini.

Practice More

Aort darlığında S2 sesinin özelliklerini (paradoksal çiftleşme ve yumuşama nedenleri) gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 235Question

Geçirilmiş miyokard enfarktüsü öyküsü bulunan 58 yaşında erkek hasta, acil servise yaklaşık 1 saattir devam eden çarpıntı yakınmasıyla başvuruyor. Fizik muayenede hastanın bilinci açık, koopere ve oryante bulunuyor. Vital bulgularında arteriyel kan basıncı 115/70 mmHg, kalp hızı 156/dakika ve solunum sayısı 18/dakika olarak ölçülüyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de QRS süresinin 140 msn olduğu, düzenli bir taşikardi ve QRS komplekslerinden bağımsız P dalgaları (AV disosiasyon) izleniyor.

Bu hasta için en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz amiodaron infüzyonu

Answer

Hemodinamik olarak stabil olan ve ventriküler taşikardi tanısı konulan hastada en uygun yaklaşım intravenöz amiodaron infüzyonudur.
Hastanın klinik tablosu 'Stabil Ventriküler Taşikardi' ile uyumludur. MI öyküsü olan bir hastada geniş QRS'li taşikardi aksi ispat edilene kadar VT kabul edilir; ayrıca AV disosiasyon varlığı VT tanısını kesinleştirir. Hemodinamik stabilitesi (TA: 115/70 mmHg, bilinç açık) olan hastalarda ilk tercih edilen tedavi yöntemi antiaritmik ilaç infüzyonudur. Amiodaron, stabil VT tedavisinde en sık kullanılan ve en etkili ajanlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik durumunu değerlendir
Kan basıncı 115/70 mmHg, bilinci açık. Hasta STABİL.
Tedavi algoritmasının en önemli ayrım noktası hastanın stabil olup olmadığıdır.
2
EKG bulgularını ve ritmi tanımla
Geniş QRS (>120 ms), düzenli taşikardi ve AV disosiasyon var. Tanı: Ventriküler Taşikardi (VT).
AV disosiasyon VT için en özgül bulgulardan biridir. MI öyküsü de VT olasılığını artırır.
3
Uygun tedavi yöntemini seç
Stabil VT için farmakolojik kardiyoversiyon (Amiodaron) seçilir.
Elektriksel kardiyoversiyon instabil hastalar içindir. Verapamil VT'de kontrendikedir.

Key Concept

Geniş QRS'li taşikardilerde tedavi yaklaşımı hemodinamik stabiliteye göre belirlenir. Stabil VT'de amiodaron, instabil VT'de senkronize kardiyoversiyon uygulanır.
Question 236Question

6262 yaşında kadın hasta; son birkaç haftadır giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve karında şişlik yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 105105/dk ve juguler venöz dolgunluk belirgin saptanıyor. Kalp seslerinin derinden geldiği duyulan hastanın akciğer oskültasyonu bilateral doğal bulunuyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda sağ atriyum, sağ ventrikül diyastol sonu ve pulmoner kapiller uç basınçlarının yaklaşık 2020 mmHg düzeyinde eşitlendiği görülüyor.

Bu hastada en olası tanı olan kardiyak tamponadı, ayırıcı tanıda yer alan konstriktif perikarditten ayıran en karakteristik hemodinamik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sağ atriyal basınç trasesinde 'y' inişinin izlenmemesi veya belirgin şekilde silikleşmesi

Answer

Sağ atriyal basınç trasesinde 'y' inişinin izlenmemesi veya silikleşmesi kardiyak tamponadı konstriktif perikarditten ayıran en önemli farktır.
Kardiyak tamponadda intraperikardiyal basınç o kadar yüksektir ki ventrikül doluşu tüm diyastol boyunca engellenir. Bu nedenle sağ atriyal basınç trasesinde ventrikülün hızlı doluşunu yansıtan 'y' inişi ya hiç görülmez ya da çok silikleşir. Konstriktif perikarditte ise erken diyastolde doluş çok hızlıdır ve derin bir 'y' inişi oluşturur; doluşun aniden durmasıyla 'kare kök' işareti meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) ile normal akciğer oskültasyonu kardiyak tamponadı düşündürür.
Tamponadda kalp dışarıdan sıvı ile sıkıştığı için doluş kısıtlanır ancak akciğerler genellikle temizdir.
2
Hemodinamik verilerin yorumlanması
Diyastolik basınçların tüm boşluklarda eşitlenmesi (2020 mmHg) hem tamponad hem de konstriktif perikardit için ortak bir bulgudur.
Her iki durumda da perikardiyal kısıtlanma nedeniyle kalp boşlukları arasındaki basınç farkı ortadan kalkar.
3
Basınç dalga formlarının analizi
Tamponadda 'y' inişinin kaybı, konstriksiyonda ise derin 'y' inişi saptanır.
Tamponadda ventrikül tüm diyastol boyunca bası altındadır; konstriksiyonda ise erken diyastolde hızlı bir doluş (derin y) gerçekleşir ancak rijit perikard nedeniyle doluş aniden durur (kare kök belirtisi).

Key Concept

Kardiyak Tamponad ve Konstriktif Perikardit Hemodinamik Ayırımı
Question 237Question

74 yaşında erkek hasta, son 6 aydır artan nefes darlığı ve egzersiz sırasında baygınlık hissi ile başvuruyor. Fizik muayenesinde mezokardiyak odakta ve sağ 2. interkostal aralıkta en iyi duyulan, karotislere yayılan 3/63/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. S2S_2 sesinin şiddetinin azaldığı ve bileşenlerinin geciktiği fark ediliyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıya eşlik etmesi beklenen nabız özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aort darlığı - Pulsus parvus et tardus

Answer

Aort darlığı tanısı ile uyumlu olan ve bu durumda görülen karakteristik nabız özelliği pulsus parvus et tardustur.
Aort darlığında kapağın açılma kısıtlılığı nedeniyle sol ventrikül ejeksiyonu gecikir ve zorlaşır. Bu durum sağ üst sternal kenarda en iyi duyulan sistolik ejeksiyon üfürümüne, karotislere yayılıma ve periferde zayıf ve geç hissedilen (pulsus parvus et tardus) nabız dalgasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Üfürümün lokalizasyonu ve yayılımını analiz et.
Sağ 2. interkostal aralıkta duyulan ve karotislere yayılan sistolik ejeksiyon üfürümü saptandı.
Bu bulgular tipik olarak aort kapağı patolojilerini (özellikle aort darlığını) işaret eder.
2
İkinci kalp sesini (S2S_2) ve klinik semptomları değerlendir.
Yumuşak S2S_2, nefes darlığı ve senkop/presenkop öyküsü saptandı.
Yumuşak S2S_2 kapağın kalsifiye ve hareketsiz olduğunu (ileri evre darlık), klinik semptomlar ise darlığın semptomatik hale geldiğini gösterir.
3
Tanıyı periferik nabız bulgusuyla birleştir.
Aort darlığı tanısı ve pulsus parvus et tardus eşleşmesi doğrulandı.
Darlığın distalindeki kan akımının yavaşlaması nabız dalgasının amplitüdünü düşürür ve tepe noktasına ulaşma süresini uzatır.

Key Concept

Aort darlığının fizik muayene bulguları (sistolik ejeksiyon üfürümü, karotis yayılımı, yumuşak S2S_2 ve pulsus parvus et tardus).

Hints

1
Karotislere yayılan sistolik üfürüm hangi kapak hastalığına en özgündür?
2
Nabız dalgasının tepeye ulaşma süresinin uzaması (tardus) darlık mı yoksa yetmezlik mi düşündürür?

Practice More

Aort darlığı üfürümünün Valsalva manevrası ile şiddetinin azaldığını, HOCM'de ise arttığını hatırlayınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 238Question

3434 yaşında kadın hasta, son aylarda belirginleşen halsizlik, çabuk yorulma ve karında şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden çocukluk döneminde eklem ağrıları nedeniyle uzun süre tedavi gördüğü öğreniliyor. Fizik muayenesinde boyun venöz dolgunluğu saptanıyor. Juguler venöz nabız incelemesinde belirgin "aa" dalgası ve oldukça yavaşlamış bir "yy" inişi dikkati çekiyor. Oskültasyonda sternumun sol alt kenarında, inspiryumla şiddeti artan düşük frekanslı diyastolik bir rulman duyuluyor. Bu hastada klinik tabloyu en iyi açıklayan tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Triküspit darlığı

Answer

Klinik bulgular (belirgin a dalgası, yavaş y inişi ve sol sternal kenarda inspiryumla artan diyastolik üfürüm) triküspit darlığını işaret etmektedir.
Triküspit darlığında, sağ atriyumdan sağ ventriküle geçişteki engel nedeniyle diyastolün erken fazındaki boşalma yavaşlar; bu durum JVN'de 'yy' inişinin eğiminin azalmasına (yavaşlamasına) neden olur. Ayrıca sağ atriyum kasılmasına bağlı olarak dev 'aa' dalgaları görülür. Üfürümün sol sternal kenarda olması ve inspiryumla şiddetlenmesi sağ kalbe ait bir patolojiyi kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Juguler venöz nabız (JVN) traselerini analiz et.
Belirgin 'aa' dalgası sağ atriyumun stenotik kapak karşısında zorlu kasılmasını, yavaşlamış 'yy' inişi ise erken diyastolde sağ atriyumdan sağ ventriküle kan akışının engellendiğini gösterir.
JVN dalga formları kapak fonksiyonları ve intrakardiyak basınçlar hakkında kritik bilgi sağlar.
2
Üfürümün lokalizasyonunu ve solunumla değişimini değerlendir.
Sol sternal kenar alt uçta duyulan ve inspiryumla (venöz dönüşün artması sonucu) şiddetlenen diyastolik üfürüm triküspit kapağına özgüdür.
Sağ kalp üfürümleri tipik olarak inspiryumla şiddetlenir (Carvallo belirtisi mekanizması).
3
Ayırıcı tanı yap.
Romatizmal öykü hem mitral hem triküspit kapağı etkileyebilir ancak JVN trasındaki 'yy' inişi yavaşlığı ve üfürümün lokalizasyonu triküspit darlığını doğrular.
Benzer üfürüm duyulan mitral darlığında üfürüm apexte duyulur ve inspiryumda şiddetlenmez.

Key Concept

Triküspit darlığında fizik muayene bulguları: Dev 'a' dalgası, yavaşlamış 'y' inişi ve inspiryumla artan diyastolik rulman.

Hints

1
Üfürümün inspiryum sırasında şiddetlendiği bilgisine odaklanın.
2
Juguler venöz trasasındaki 'yy' inişinin hızı, atriyumdan ventriküle kanın ne kadar kolay geçtiğini yansıtır.
3
Diyastolik bir üfürümün inspiryumla artması ve yavaş 'yy' inişi, triküspit kapağındaki bir obstrüksiyonu gösterir.

Practice More

Triküspit yetmezliğindeki JVN bulgularını (belirgin 'v' dalgası) ve sistolik üfürüm karakterini tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 239Question

3434 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır belirginleşen efor dispnesi ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde apekste birinci kalp sesi (S1) şiddetli duyuluyor ve middiyastolik rulman işitiliyor. Hastaya yapılan ekokardiyografik inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreBulgular
Mitral Kapak Alanı (MVA)1.2cm21.2 cm^2
Ortalama Diyastolik Gradiyent10mmHg10 mmHg
Wilkins Skoru88 (BMV'ye uygun anatomi)
Sol Atriyum Çapı48mm48 mm
Transözofageal Eko (TÖE)Sol atriyal apendikste 1cm1 cm trombüs

Bu klinik tabloya göre, hastanın bir sonraki basamaktaki yönetimi için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: En az 363-6 ay oral antikoagülan tedavi sonrası TÖE ile trombüsün kaybolduğunun gösterilmesi ve ardından perkütan mitral balon valvüloplasti (BMV) planlanması

Answer

En uygun yaklaşım, oral antikoagülan tedavi ile trombüsün eritilmesini beklemek ve ardından BMV yapmaktır.
Mitral darlığı olan hastalarda Wilkins skoru gibi anatomik kriterler uygun olsa dahi, sol atriyal apendiks veya kavitede saptanan trombüs BMV için kesin bir engeldir. Güncel kılavuzlar, bu durumda hastanın en az 3-6 ay oral antikoagülan tedavi almasını ve trombüsün kaybolduğunun TÖE ile teyit edilmesinin ardından işlemin gerçekleştirilmesini önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kapak darlığının ciddiyetini ve müdahale gerekliliğini belirle
MVA 1.2cm21.2 cm^2 ve semptomatik olan hastada mekanik müdahale endikasyonu vardır.
Ciddi mitral darlığı semptomlara yol açtığında kapak alanını genişletici bir işlem yapılmalıdır.
2
BMV için uygunluğu ve kontrendikasyonları transözofageal ekokardiyografi (TÖE) ile değerlendir
TÖE'de trombüs saptanması BMV için mutlak kontrendikasyondur.
İşlem sırasında trombüsün mobilize olup sistemik emboliye (özellikle inmeye) yol açma riski çok yüksektir.
3
Trombüs varlığında antikoagülasyon protokolünü uygula
Hastaya 363-6 ay oral antikoagülan verilir ve trombüsün kaybolup kaybolmadığı TÖE ile tekrar kontrol edilir.
Trombüs erirse hastanın cerrahiye gerek kalmadan BMV ile tedavi edilmesi mümkündür.

Key Concept

Mitral darlığında sol atriyal trombüs varlığı perkütan mitral balon valvüloplasti (BMV) için mutlak bir kontrendikasyondur.
Estimated Time:1m 30s
Question 240Question

2828 yaşında kadın hasta, eforla gelen nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenarda duyulan sert karakterli sistolik bir üfürüm saptanıyor. Bu üfürümün çömelmekle (squattingsquatting) şiddetinin azaldığı, Valsalva manevrasının ıkınma (strainstrain) fazında ise şiddetinin arttığı gözleniyor. Ekokardiyografisinde asimetrik septal hipertrofi ve sistolik anterior hareket (SAM\text{SAM}) izleniyor. Bu hastada yapılan aşağıdaki müdahalelerden hangisinin üfürüm şiddetini azaltması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: İzometrik el sıkma (handgriphandgrip) egzersizi

Answer

İzometrik el sıkma (handgrip) egzersizi
İzometrik el sıkma (handgrip) egzersizi, periferik direnci (afterload) artırarak sol ventrikül içi hacmin ve basıncın artmasına neden olur. Bu durum, sol ventrikül çıkış yolundaki darlığı (gradienti) azaltarak HOKM'ye özgü sistolik üfürümün şiddetini düşürür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve üfürüm özelliklerini analiz et.
Genç hasta, Valsalva ile artan ve çömelme ile azalan sistolik üfürüm + Eko'da asimetrik septal hipertrofi ve SAM bulguları Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopatiyi (HOKM) tanımlar.
Tanının doğru konulması, müdahalelerin fizyopatolojik etkisini anlamak için gereklidir.
2
HOKM'de dinamik obstrüksiyon mekanizmasını değerlendir.
Obstrüksiyon; sol ventrikül hacmi azaldığında veya kontraktilite arttığında şiddetlenir. Hacim arttığında veya afterload arttığında ise azalır.
Üfürüm şiddetindeki değişim, sol ventrikül çıkış yolundaki gradient ile doğrudan ilişkilidir.
3
İzometrik el sıkma egzersizinin hemodinamik etkisini belirle.
El sıkma egzersizi sistemik vasküler direnci (afterload) belirgin şekilde artırır.
Afterload artışı, sol ventrikül içi basıncı ve hacmi artırarak mitral kapağın septuma yaklaşmasını engeller ve üfürümü azaltır.

Key Concept

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati'de (HOKM) dinamik obstrüksiyon; preload ve afterload artışı ile azalırken, preload/afterload azalışı veya kontraktilite artışı ile şiddetlenir.

Practice More

HOKM'de ani kardiyak ölümü önlemede ICD endikasyonlarını ve medikal tedavide beta blokerlerin rolünü gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 12 / 21Next
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 12 | Examkin