Kardiyoloji

409 questions

Question 241Question

Romatizmal kalp hastalığı tanısı ile takip edilen ve son dönemde efor dispnesi şikayetleri artan bir hastanın fizik muayenesinde, apekste lokalize diyastolik rulman ve açılma sesi (opening snap) duyuluyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması, mitral darlığının ciddiyetinin arttığına (kapak alanının kritik düzeyde daraldığına) işaret eden en güvenilir oskültasyon bulgusudur?

Show answer & explanation

Answer: İkinci kalp sesi (S2) ile açılma sesi (OS) arasındaki sürenin kısalması

Answer

İkinci kalp sesi (S2) ile açılma sesi (OS) arasındaki sürenin kısalması
Mitral darlığının ciddiyetini belirlemede en güvenilir oskültasyon bulgusu A2-OS (Aort kapanma sesi - Mitral açılma sesi) aralığıdır. Ciddi mitral darlığında sol atriyum basıncı çok yüksektir. Sol ventrikül diyastolde gevşerken basıncı hızla düşer; sol atriyum basıncı yüksek olduğunda, ventrikül basıncı atriyum basıncının altına daha erken iner ve kapak daha erken açılır. Bu durum S2 ile OS arasındaki sürenin kısalmasına neden olur. Yani aralık ne kadar darsa, darlık o kadar ciddidir.

Step-by-Step Solution

1
Mitral darlığı (MD) hemodinamiğini hatırla
MD'de sol atriyumdan sol ventriküle kan geçişi zorlaşır, sol atriyum basıncı artar.
Kapak alanı daraldıkça, gerekli debiyi sağlamak için atriyum basıncının yükselmesi gerekir.
2
Açılma sesinin (OS) oluşum mekanizmasını analiz et
OS, sol ventrikül basıncının sol atriyum basıncının altına düştüğü anda mitral kapağın hızla açılmasıyla oluşur.
Aort kapağının kapanması (S2) ile mitral kapağın açılması (OS) arasındaki süre izovolumetrik gevşeme zamanı ile ilişkilidir.
3
Ciddiyet kriteri ile ilişkilendir
Darlık ne kadar ciddiyse sol atriyum basıncı o kadar yüksektir. Yüksek atriyum basıncı, ventrikül basıncı düşerken kapağın daha erken açılmasını sağlar.
Bu nedenle S2-OS aralığı (A2-OS intervali) ciddi darlıklarda kısalır (ters orantı).

Key Concept

Mitral Darlığı Ciddiyet Kriterleri

Hints

1
Ciddi darlıkta sol atriyum içindeki basınç çok daha yüksektir.
2
Sol atriyum basıncı ne kadar yüksekse, ventrikül gevşerken kapak o kadar çabuk açılmaya zorlanır.
3
Kapağın erken açılması, kapanma sesi (S2) ile açılma sesi (OS) arasındaki süreyi nasıl etkiler?

Practice More

Mitral darlığı ve Mitral yetersizliğinin sol ventrikül hacmi üzerindeki etkilerini karşılaştıran bir soru çözülebilir.
Question 242Question

5252 yaşında erkek hasta, 22 yıl önce geçirdiği koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisi sonrası son 66 aydır giderek artan efor dispnesi, karında şişkinlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg, nabız 92/dk92/dk ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluk izlenen hastada, inspiryumla juguler venöz basıncın arttığı (Kussmaul belirtisi) ve oskültasyonda S2S_2’den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı ek bir ses (perikardiyal vuru/knock) saptanıyor. Akciğer oskültasyonu normal olup asit ve pretibial ++++ ödem mevcuttur.

Bu hastanın klinik tablosu ve beklenen bulguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sağ kalp kateterizasyonunda inspiryum sırasında sol ventrikül sistolik basıncı azalırken sağ ventrikül sistolik basıncının artması (ventriküler diskordans) ve derin "y" inişi saptanması tanıyı doğrular.

Answer

Sağ kalp kateterizasyonunda inspiryum sırasında sol ventrikül sistolik basıncı azalırken sağ ventrikül sistolik basıncının artması (ventriküler diskordans) ve derin "y" inişi saptanması.
Konstriktif perikardit, perikardın kalınlaşması ve rijit hale gelmesi sonucu kalbin diyastolik doluşunun kısıtlanmasıdır. Bu tabloda sağ kalp kateterizasyonunda sağ ve sol ventrikül doluş basınçları eşitlenir. İnspiryum sırasında ventriküller arası bağımlılık (ventriküler interdepandans) nedeniyle, sağ ventrikül doluşu artarken sol ventrikül doluşu azalır ve bu durum sistolik basınçlarda 'zıt yönlü' bir değişime (diskordans) yol açar. Ayrıca atriyal basınç trasesinde diyastol başındaki hızlı doluşu yansıtan derin ve dik bir 'y' inişi (dip and plateau/karekök işareti) görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Post-KABG cerrahisi, sağ kalp yetmezliği bulguları (asit, ödem), Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru sesi (knock).
Bu kombinasyon konstriktif perikardit için patognomoniktir.
2
Hemodinamik parametreleri değerlendirme
Konstriksiyonda ventriküller arası bağımlılık (interdepandans) artmıştır.
İnspiryumda intratorasik basınç düşer, sağ kalbe dönüş artar, septum sola itilir; bu da sol ventrikül doluşunu ve basıncını azaltırken sağ ventrikül basıncını artırır (diskordans).
3
Diyastolik doluş paternini belirleme
Derin ve hızlı 'y' inişi ile 'karekök' (square root) işareti.
Erken diyastolde doluş çok hızlı başlar ancak rijit perikard nedeniyle aniden durur, bu da basınç trasesinde karakteristik dalgalanmaya yol açar.

Key Concept

Konstriktif perikarditte ventriküler interdepandans ve solunumsal diskordans hemodinamik tanının temelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 243Question

4545 yaşında erkek hasta, iş yerinde yapılan rutin taramalarda kan basıncının 150/95150/95 mmHg civarında seyrettiği söylenerek polikliniğe başvuruyor. Hastanın poliklinikte yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 132/84132/84 mmHg ölçülüyor. Hastanın özgeçmişinde bilinen bir hastalık öyküsü saptanmazken, yapılan rutin incelemelerinde elektrokardiyografide (EKGEKG) sol ventrikül hipertrofisi ile uyumlu Sokolow-Lyon kriteri pozitifliği saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Maskeli hipertansiyon - Ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBMAKBM)

Answer

En olası tanı maskeli hipertansiyon olup, tanının kesinleştirilmesi için ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBMAKBM) yapılmalıdır.
Doğru seçenekte belirtilen maskeli hipertansiyon tanısı, hastanın klinik tablosuyla (normal ofis ölçümü, yüksek dış ortam ölçümü ve EKG'de hedef organ hasarı) tam uyumludur. Bu hastalarda tanıyı kesinleştirmek için Ambulatuvar Kan Basıncı Monitorizasyonu (AKBMAKBM) veya Evde Kan Basıncı Monitorizasyonu (EKBMEKBM) yapılması kılavuzlarca önerilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Ofis ve ofis dışı kan basıncı değerlerini karşılaştırın.
Ofis kan basıncı normal (132/84132/84 mmHg), ancak iş yeri (dış ortam) ölçümleri yüksek (150/95150/95 mmHg).
Ofis kan basıncının <140/90<140/90 mmHg olduğu halde dış ortam ölçümlerinin 135/85\geq 135/85 mmHg olması 'Maskeli Hipertansiyon' lehinedir.
2
Hedef organ hasarı varlığını değerlendirin.
EKG'de sol ventrikül hipertrofisi (SVHSVH) saptandı.
Maskeli hipertansiyon, ofis ölçümlerinde gözden kaçsa da kardiyovasküler risk açısından gerçek (kalıcı) hipertansiyon ile benzer risk taşır ve sıklıkla hedef organ hasarıyla birliktedir.
3
Tanıyı kesinleştirmek için altın standart yöntemi belirleyin.
Ambulatuvar Kan Basıncı Monitorizasyonu (AKBMAKBM).
AKBM, 24 saatlik kan basıncı profilini çıkararak maskeli hipertansiyon tanısını kesinleştirmede en güvenilir yöntemdir.

Key Concept

Maskeli Hipertansiyon: Ofis ölçümleri normal seyretmesine rağmen dış ortam (ev, iş) ölçümlerinin yüksek olması durumudur. Bu durum yüksek kardiyovasküler risk ve hedef organ hasarı ile ilişkilidir.

Practice More

Maskeli hipertansiyon saptanan bir hastada tedavi yaklaşımının ve hedef kan basıncı değerlerinin (genellikle <130/80<130/80 mmHg) incelenmesi önerilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 244Question

4545 yaşında kadın hasta, son 33 aydır artan nefes darlığı (NYHANYHA sınıf IIIIIII-III) ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Çocukluk döneminde akut romatizmal ateş geçirme öyküsü mevcut. Fizik muayenede apekste şiddetli S1S_1, S2S_2’den 8080 msms sonra duyulan açılma sesi (opening snap) ve middiyastolik rulman saptanıyor. Ekokardiyografide mitral kapak alanı 1.11.1 cm2cm^2, ortalama diyastolik gradiyent 1111 mmHgmmHg ve sol atriyum çapı 4848 mmmm ölçülüyor. Transözofageal ekokardiyografide sol atriyal apendikste organize olmayan trombüs saptanırken, kapak morfolojisinin Wilkins skoru 77 olarak hesaplanıyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 363-6 ay oral antikoagülan tedavi sonrası trombüsün kaybolup kaybolmadığının TÖE ile tekrar değerlendirilmesi

Answer

3-6 ay oral antikoagülan tedavi sonrası trombüsün kaybolup kaybolmadığının TÖE ile tekrar değerlendirilmesi
Hastada romatizmal mitral darlığı mevcuttur. Kapak alanı 1.11.1 cm2cm^2 ve semptomlar (NYHANYHA IIIIIII-III) olduğu için kapak müdahalesi endikedir. Wilkins skoru (77) kapak yapısının balon valvuloplastiye uygun olduğunu gösterir. Ancak sol atriyumda trombüs saptanması, PMBV için mutlak kontrendikasyondur. Bu durumda kılavuzlar, hastaya 363-6 ay oral antikoagülan tedavi verilmesini ve ardından transözofageal ekokardiyografi (TÖE) ile trombüsün kaybolduğunun teyit edilerek PMBV yapılmasını önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve fizik muayene bulgularının analizi
Romatizmal kökenli, semptomatik (NYHA II-III) orta-ciddi mitral darlığı tanısı konur.
Şiddetli S1, açılma sesi ve diyastolik üfürüm mitral darlığının tipik bulgularıdır.
2
Müdahale uygunluğunun değerlendirilmesi
Wilkins skorunun 7 olması kapak morfolojisinin PMBV için uygun olduğunu gösterir.
Wilkins skoru 8 ve altı, balon valvuloplasti başarısı için prediktiftir.
3
Kontrendikasyon kontrolü
Sol atriyal apendiksteki trombüsün PMBV için engel teşkil ettiği saptanır.
Sol atriyumdaki trombüs, balon şişirildiğinde embolize olma riski taşıdığı için mutlak kontrendikasyondur.
4
Yönetim planının belirlenmesi
Trombüsü eritmek için antikoagülasyon tedavisi ve ardından tekrar değerlendirme kararı verilir.
Trombüs kaybolursa hasta majör bir cerrahiden kurtularak PMBV ile tedavi edilebilir.

Key Concept

Semptomatik romatizmal mitral darlığında, kapak morfolojisi uygun olsa dahi sol atriyumda trombüs varlığı PMBV için engeldir ve öncelikle antikoagülasyon gerektirir.
Question 245Question

42 yaşında kadın hasta, yaklaşık bir yıldır Valsartan 160160 mg/gün, Amlodipin 1010 mg/gün ve Hidroklortiyazid 2525 mg/gün kullanmasına rağmen dirençli kan basıncı yüksekliği şikayetiyle başvuruyor. Hastanın ev ölçümlerinde sistolik kan basıncı değerlerinin 160160 mmHg'nin üzerinde olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 174/106174/106 mmHg, nabız 8282/dakika ritmik olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Sodyum (Na+Na^+)145mEq/L145 mEq/L135145mEq/L135-145 mEq/L
Potasyum (K+K^+)2.9mEq/L2.9 mEq/L3.55.0mEq/L3.5-5.0 mEq/L
Kreatinin0.8mg/dL0.8 mg/dL0.61.1mg/dL0.6-1.1 mg/dL
Glukoz92mg/dL92 mg/dL70105mg/dL70-105 mg/dL

Bu hastada tanıya yönelik bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı ölçümü

Answer

Dirençli hipertansiyon ve hipokalemisi olan bu hastada primer aldosteronizm taraması için plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı ölçümü yapılmalıdır.
Hastada dirençli hipertansiyon (ACE inhibitörü, Kalsiyum kanal blokeri ve Diüretik kombinasyonuna rağmen yüksek kan basıncı) ve hipokalemi mevcuttur. Bu tablo primer aldosteronizm için tipiktir. ESC/ESH kılavuzlarına göre, bu gruptaki hastalarda tarama testi olarak plazma aldosteron konsantrasyonunun plazma renin aktivitesine (veya renin konsantrasyonuna) oranı (ARR) kullanılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Dirençli hipertansiyon (3 farklı grup antihipertansife rağmen kontrolsüz kan basıncı) ve spontan hipokalemi.
Sekonder hipertansiyon nedenleri, özellikle primer aldosteronizm için yüksek klinik şüphe oluşur.
2
Tarama testi seçimi
Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi (ARR) oranı.
Primer aldosteronizm taramasında altın standart ilk basamak testidir.
3
Ayırıcı tanı analizi
Konfirmasyon testleri ve görüntüleme sonraki adımlardır.
Tarama pozitifliği sonrası oral sodyum yükleme veya kaptopril supresyon gibi testlerle tanı kesinleştirilir, ardından BT ile lokalizasyon yapılır.

Key Concept

Dirençli hipertansiyon ve hipokalemi varlığında sekonder nedenlerden Primer Aldosteronizm (Conn Sendromu) için plazma aldosteron/renin oranı ile tarama yapılmalıdır.

Practice More

Primer aldosteronizm taraması öncesinde beta blokerlerin ve diüretiklerin test sonuçlarını nasıl etkileyebileceğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 246Question

Kalp yetersizliği tanısıyla takip edilen bir hastanın fizik muayenesinde; apekste, S2S_2'den hemen sonra duyulan, düşük frekanslı ve diyastolün erken evresindeki hızlı ventriküler doluşun yarattığı titreşimlere bağlı oluşan ek ses aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: S3S_3 (Üçüncü kalp sesi)

Answer

Diyastolün erken evresinde, hızlı ventriküler doluş sırasında duyulan düşük frekanslı ses S3S_3 (Üçüncü kalp sesi) olarak tanımlanır.
Üçüncü kalp sesi (S3S_3), diyastolün erken evresinde ventriküle giren kanın oluşturduğu titreşimlerdir. Kalp yetersizliği olan erişkinlerde volüm yükünün bir göstergesi olarak kabul edilir ve apekste çan tamburu ile en iyi şekilde duyulur.

Step-by-Step Solution

1
Sesin zamanlamasını belirle
S2S_2'den hemen sonra, diyastolün erken evresi.
Soruda sesin S2S_2'den sonra duyulduğu belirtilmiştir, bu durum bizi diyastolik seslere yönlendirir.
2
Sesin frekans ve duyulduğu odak özelliklerini değerlendir
Apekste ve düşük frekanslı.
Düşük frekanslı sesler genellikle doluş sesleridir (galo ritmi), yüksek frekanslı sesler ise kapak açılma veya kapanma sesleridir.
3
Klinik bağlamla birleştir
Kalp yetersizliğinde görülen ventriküler galo (S3S_3).
Kalp yetersizliği olan hastalarda ventrikülün kompliyansının azalması veya volüm yükünün artması, erken diyastoldeki hızlı doluşun duvarda titreşim yapmasına ve S3S_3 duyulmasına neden olur.

Key Concept

Üçüncü kalp sesi (S3S_3), erken diyastolde hızlı doluş fazında ortaya çıkan patolojik bir bulgudur (gençlerde fizyolojik olabilir).
Estimated Time:45s
Question 247Question

5252 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır bilinen romatizmal mitral darlığı tanısıyla takip edilmektedir. Son 66 aydır efor dispnesinde belirgin artış ve bacaklarda ödem şikayetleri gelişen hastanın fizik muayenesinde; sol sternal kenar 2.2. interkostal aralıkta en iyi duyulan, inspiryum ile şiddeti artan, S2S_2’den hemen sonra başlayan, yüksek frekanslı ve dekreşendo karakterde bir erken diyastolik üfürüm saptanıyor. Bu hastada saptanan fizik muayene bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Graham Steell üfürümü

Answer

Bu hastada saptanan klinik tablo ve fizik muayene bulguları Graham Steell üfürümü ile uyumludur.
Doğru seçenek olan üfürüm, ciddi pulmoner hipertansiyonun pulmoner anulusu genişletmesi sonucu kapakların tam kapanamamasına bağlı gelişen erken diyastolik bir üfürümdür. Mitral darlığı vakalarında pulmoner arter basıncı 7070 mmHg'yi aştığında sıklıkla duyulur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tanısını ve yeni gelişen semptomlarını analiz et.
Kronik mitral darlığı olan hastada dispne artışı ve ödem, pulmoner hipertansiyon ve sağ kalp yetersizliği gelişimini düşündürür.
Mitral darlığı ilerledikçe pulmoner venöz ve ardından pulmoner arteriyel basınç artarak pulmoner hipertansiyona yol açar.
2
Üfürümün lokalizasyonunu ve zamanlamasını değerlendir.
Üfürümün sol sternal kenar 2.2. interkostal aralıkta (pulmoner odak) olması ve erken diyastolik (dekreşendo) karakterde olması pulmoner yetmezliği işaret eder.
Pulmoner kapak yetmezliği üfürümleri tipik olarak diyastolün başında duyulur ve pulmoner odak en iyi duyulduğu yerdir.
3
Üfürümün solunumsal manevralara yanıtını incele.
İnspiryum ile şiddetin artması, üfürümün sağ kalp kaynaklı olduğunu doğrular.
İnspiryum sırasında intratorasik basınç düşer, sağ kalbe dönen kan miktarı artar ve sağ kalp kapaklarına ait üfürümler şiddetlenir (Carvallo belirtisi).

Key Concept

Graham Steell üfürümü, mitral darlığına bağlı pulmoner hipertansiyon sonucu oluşan fonksiyonel bir pulmoner yetmezlik üfürümüdür.

Practice More

Diğer diyastolik üfürümleri (mitral darlığı, triküspid darlığı, aort yetmezliği) ayırıcı tanı açısından tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 248Question

74 yaşında erkek hasta, 20 yıldır kontrolsüz hipertansiyon, tip 2 diyabet ve yaygın aterosklerotik hastalık (koroner arter hastalığı, periferik arter hastalığı) öyküsüyle izlenmektedir. Hasta son 4 ayda, belirgin bir tetikleyici faktör olmaksızın, ani başlayan şiddetli nefes darlığı ve ortopne atakları nedeniyle üç kez acil servise başvurmuştur. Yapılan incelemelerde sol ventrikül sistolik fonksiyonlarının korunduğu (EF: %55) ve kardiyak biyobelirteçlerin normal olduğu saptanmıştır. Fizik muayenede kan basıncı 210/115210/115 mmHg, akciğerlerde bilateral raller ve batın muayenesinde epigastrik bölgede sistolik-diyastolik üfürüm duyulmaktadır.

Hastanın laboratuvar değerlerindeki değişim aşağıda sunulmuştur:

ParametreTedavi ÖncesiTedavi Sonrası (2. Hafta)
Serum Kreatinin (mg/dL)1,41,42,32,3
Kan Basıncı (mmHg)210/115210/115185/100185/100

İki hafta önce tedaviye perindopril eklendiği bilindiğine göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilateral renal arter stenozu

Answer

Bilateral renal arter stenozu
Bilateral renal arter stenozu olan hastalarda, renal perfüzyon basıncı düşüktür ve GFR'nin devamlılığı anjiyotensin II'nin efferent arteriyol üzerindeki daraltıcı etkisine bağımlıdır. ACE inhibitörleri veya ARB'ler bu etkiyi ortadan kaldırarak efferent vazodilatasyona ve intraglomerüler basınç düşüşüne neden olur, bu da kreatinin düzeyinde belirgin artışla sonuçlanır. Ayrıca, bu hastalarda görülen tekrarlayan, ani başlayan pulmoner ödem atakları (Pickering sendromu), sistemik direncin artışı ve sodyum retansiyonu ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Dirençli hipertansiyon, korunmuş ejeksiyon fraksiyonuna rağmen tekrarlayan 'flash' pulmoner ödem (Pickering sendromu) ve yaygın ateroskleroz varlığı saptandı.
Pickering sendromu, bilateral renal arter stenozu veya tek böbrekli hastada renal arter stenozunun tipik bir sunum şeklidir.
2
Fizik muayene bulgusunun yorumlanması
Epigastrik bölgede duyulan sistolik-diyastolik üfürüm, renal arterlerdeki yüksek dereceli stenozu destekler.
Vasküler üfürümler, aterosklerotik renovasküler hastalığın önemli bir fizik muayene ipucudur.
3
Laboratuvar değişikliğinin analizi
ACE inhibitörü (perindopril) kullanımı sonrası serum kreatinin değerinde %30\%30'dan fazla (1,42,31,4 \rightarrow 2,3 mg/dL) artış saptandı.
Bilateral stenozda glomerüler filtrasyon hızı (GFR), anjiyotensin II aracılı efferent arteriyol vazokonstriksiyonuna bağımlıdır; RAAS blokajı bu mekanizmayı bozarak GFR'yi düşürür.
4
Tanısal sentez
Tüm bulgular bilateral renal arter stenozu (Pickering sendromu) tanısında birleşmektedir.
Klinik, muayene ve farmakolojik yanıtın birleşimi tanıyı doğrular.

Key Concept

Pickering Sendromu ve RAAS İnhibitörlerinin Renovasküler Hipertansiyondaki Etkisi
Question 249Question

68 yaşında erkek hasta, son iki gündür artan nefes darlığı ve çarpıntı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süredir KOAH tanısı olduğu ve evde aralıklı oksijen tedavisi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenede genel durum orta, dispneik; kan basıncı 115/75 mmHg, nabız 128/dk (düzensiz), solunum sayısı 26/dk ve oda havasında SpO2 %86 olarak ölçülüyor. Akciğer oskültasyonunda yaygın ekspiryum uzaması ve ronküsler duyuluyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de kalp hızı 128/dk, ritim düzensiz, QRS kompleksleri dar (<120 ms) izleniyor. II. derivasyonda (D2) yapılan incelemede, PR mesafeleri değişkenlik gösteren ve en az 3 farklı morfolojiye sahip P dalgaları tespit ediliyor.

Bu hastanın yönetiminde en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokseminin düzeltilmesi ve elektrolit bozukluklarının tedavisi

Answer

Hastanın kliniği ve EKG bulguları Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) ile uyumludur. En uygun başlangıç tedavisi altta yatan nedenin (hipoksemi, KOAH alevlenmesi, elektrolit bozukluğu) düzeltilmesidir.
Hastanın EKG'sinde 'düzensiz ritim', 'hız >100/dk' ve 'en az 3 farklı P dalgası morfolojisi' (değişken PR aralıkları ile) tanımlanmaktadır. Bu bulgular, özellikle KOAH alevlenmesi olan hastalarda sık görülen Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) tanısını koydurur. MAT tedavisinde temel yaklaşım, aritmiyi tetikleyen altta yatan nedenin (hipoksemi, asidoz, elektrolit bozukluğu, bronkodilatör toksisitesi) düzeltilmesidir. Spesifik antiaritmik tedavi veya kardiyoversiyon genellikle etkisizdir ve ilk tercih değildir.

Step-by-Step Solution

1
EKG bulgularını analiz et
Hız >100/dk, düzensiz ritim, dar QRS ve en az 3 farklı P dalgası morfolojisi.
Bu bulgular, özellikle KOAH hastalarında görülen Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) tanısı için patognomoniktir.
2
Ayırıcı tanıyı yap
Atriyal Fibrilasyon (AF) değil.
AF'de P dalgası görülmez, zemin hattında titreşimler (f dalgaları) olur. Oysa burada belirgin ve farklı şekillerde P dalgaları vardır.
3
Tedavi stratejisini belirle
Altta yatan nedeni düzelt.
MAT, genellikle sekonder bir aritmidir. Hipoksi, hiperkapni veya elektrolit (K+, Mg+) dengesizliği düzeltilmeden antiaritmiklere yanıt vermez. Kardiyoversiyon etkisizdir.

Key Concept

Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) Tanı ve Tedavisi

Hints

1
EKG'deki P dalgalarının varlığına ve şekillerine dikkat edin; Atriyal Fibrilasyon'dan en önemli farkı nedir?
2
Hastanın KOAH öyküsü ve EKG'deki 3 farklı P morfolojisi spesifik bir aritmiyi işaret ediyor.
3
Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) elektriksel kardiyoversiyona yanıt vermez; tedavi altta yatan akciğer sorununa odaklanmalıdır.

Practice More

Multifokal Atriyal Taşikardi ile Wandering Atrial Pacemaker (WAP) arasındaki temel farkı (kalp hızı sınırı) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 250Question

5858 yaşında bir erkek hasta, son iki gündür devam eden hafif nefes darlığı ve çarpıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 128/84128/84 mmHgmmHg, nabız 150/dk150/dk ve solunum sayısı 18/dk18/dk olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda ritim düzenli saptanıyor. Çekilen elektrokardiyografide (EKG) hızın 150/dk150/dk olduğu, düzenli, dar QRS'li bir taşikardi izleniyor. Bazal çizgide 'testere dişi' (sawtooth) görünümü dikkati çeken bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hız kontrolü amacıyla intravenöz beta bloker veya kalsiyum kanal blokeri başlanması

Answer

Hemodinamik olarak stabil olan bu hastada en uygun yaklaşım hız kontrolü amacıyla intravenöz beta bloker veya kalsiyum kanal blokeri başlanmasıdır.
Hastanın kan basıncı normal sınırlar içerisindedir ve herhangi bir akut organ disfonksiyonu (instabilite) bulgusu yoktur. Atriyal flatter gibi supraventriküler taşikardilerde stabil hastalarda öncelikli amaç farmakolojik ajanlarla (beta bloker veya kalsiyum kanal blokeri) ventrikül yanıt hızını düşürmektir.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik durumun değerlendirilmesi
Hastanın kan basıncının 128/84128/84 mmHgmmHg olması, bilincinin açık olması ve belirgin kalp yetmezliği bulgusu olmaması hastanın hemodinamik olarak stabil olduğunu gösterir.
Tedavi algoritması (elektriksel vs farmakolojik) hastanın stabilitesine göre belirlenir.
2
Ritim analizi
Hızın 150/dk150/dk olması ve EKG'de testere dişi dalgaların varlığı, tipik 2:12:1 iletimli atriyal flatter tanısını koydurur.
Atriyal flatterde atriyal hız genellikle 300/dk300/dk civarındadır ve 2:12:1 blok varlığında ventrikül hızı tam 150/dk150/dk olur.
3
Tedavi seçimi
Stabil hastada hız kontrolü için beta blokerler (metoprolol vb.) veya non-dihidropiridin kalsiyum kanal blokerleri (diltiazem, verapamil) tercih edilir.
Hız kontrolü semptomları rahatlatır ve taşikardiye bağlı kardiyomiyopati gelişimini önler.

Key Concept

Hemodinamik olarak stabil atriyal flatter hastalarında ilk basamak tedavi hızı kontrol altına almaktır; elektriksel kardiyoversiyon instabilite durumunda tercih edilir.
Question 251Question

28 yaşında erkek hasta, son zamanlarda belirginleşen baş ağrısı ve dirençli hipertansiyon nedeniyle değerlendiriliyor. Sağ koldan yapılan ölçümde kan basıncı 180/110180/110 mmHg, sol koldan 175/105175/105 mmHg saptanıyor. Alt ekstremite muayenesinde femoral nabızların her iki üst ekstremite nabızlarına göre gecikmiş olduğu ve daha düşük amplitüdlü palpe edildiği (radyofemoral gecikme) gözleniyor. Bu hastanın fizik muayenesinde saptanması en olası olan ek bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sol interskapular bölgede oskültasyonla duyulan sistolik üfürüm

Answer

Klinik bulgular aort koarktasyonunu işaret etmektedir ve bu durumda sol interskapular bölgede duyulan sistolik üfürüm en olası ek fizik muayene bulgusudur.
Hastada saptanan üst ekstremite hipertansiyonu, alt ekstremite hipotansiyonu ve radyofemoral gecikme, klasik bir aort koarktasyonu tablosudur. Aort koarktasyonunda, daralmış olan segmentteki türbülan akım ve bu bölgeyi baypas etmek için genişleyen interkostal, internal mamaryal ve skapular kollateral damarlar nedeniyle sol interskapular bölgede sistolik bir üfürüm duyulması beklenen ve tanısal değeri yüksek bir fizik muayene bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Genç hastada üst ekstremite hipertansiyonu ve radyofemoral gecikme saptanması.
Bu kombinasyon, aortik arkın veya inen aortun daralmasını (Aort Koarktasyonu) düşündüren patognomonik bir bulgudur.
2
Olası fizik muayene bulgularının taranması
Darlık bölgesindeki türbülans ve internal mamaryal/interkostal kollaterallerin varlığı.
Aort koarktasyonunda kan, darlığı aşmak için kollateral yolları kullanır ve darlık sonrası akım türbülan hale gelir; bu da sırtta duyulan üfürüme neden olur.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Diğer seçeneklerin (Kussmaul, Bisferiens, Paradoxus) farklı hemodinamik bozukluklara ait olduğunun belirlenmesi.
Doğru tanıyı doğrulamak için eşlik etmeyen bulguların elenmesi gerekir.

Key Concept

Aort Koarktasyonu Fizik Muayene Bulguları
Question 252Question

5555 yaşında erkek hasta, 11 saattir devam eden ani başlangıçlı çarpıntı şikayeti ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg, nabız 165/dk165/dk (düzenli), solunum sayısı 18/dk18/dk ve vücut sıcaklığı 36.8C36.8^\circ C olarak ölçülüyor. Çekilen EKG'de; dar QRS kompleksli (8080 msms), düzenli taşikardi saptanıyor; net P dalgaları izlenmiyor. Hastanın özgeçmişinde ağır bronşiyal astım tanısı olduğu öğreniliyor. Hastaya uygulanan karotis sinüs masajı ile ritim değişikliği sağlanamıyor. Bu aşamada uygulanması gereken en uygun farmakolojik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz verapamil

Answer

Stabil seyreden ve eşlik eden ağır astımı olan dar QRS'li düzenli taşikardi hastasında en uygun farmakolojik tedavi intravenöz verapamildir.
Hastanın kan basıncı stabil olduğu için farmakolojik tedavi önceliklidir. Dar QRS'li düzenli taşikardilerde (genellikle AVNRT) vagal manevradan sonra ilk tercih adenozin olsa da, hastada ağır astım öyküsü olması adenozini kontrendike kılar. Adenozin, adenozin reseptörleri üzerinden bronkospazmı tetikleyebilir. Bu durumda, hızı kontrol etmek veya ritmi sonlandırmak için kalsiyum kanal blokeri olan intravenöz verapamil en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik stabiliteyi değerlendir.
Kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg olan hasta stabildir; acil kardiyoversiyon gerekmez.
Tedavi algoritması hastanın stabilitesine göre belirlenir.
2
EKG ritmini analiz et.
Dar QRS'li düzenli taşikardi ve P dalgası yokluğu, supraventriküler taşikardiyi (SVT) düşündürür.
Doğru farmakolojik ajan seçimi için aritmi tipinin belirlenmesi gerekir.
3
Vagal manevralara yanıtı değerlendir ve komorbiditeleri kontrol et.
Vagal manevralar başarısız olmuştur ve hastada 'ağır astım' mevcuttur.
Astım varlığı, SVT tedavisinde ilk tercih olan adenozinin kullanımını engeller.
4
Alternatif farmakolojik tedavi seç.
Adenozinin kontrendike olduğu durumda kalsiyum kanal blokerleri (verapamil/diltiazem) seçilmelidir.
Verapamil, astımlı hastalarda bronkospazm riski taşımadan SVT ritmini sonlandırabilir.

Key Concept

Dar QRS'li taşikardilerde tedavi seçimi, hemodinamik stabilite ve eşlik eden hastalıklar (özellikle astım ve kalp yetmezliği) üzerinden yapılmalıdır.

Practice More

Kalp yetersizliği olan bir hastada SVT gelişseydi, verapamil yerine hangi ajanlar ön plana çıkardı?
Estimated Time:1m 30s
Question 253Question

5858 yaşında kadın hasta, bilinen hipertansiyon ve tip 22 diyabet tanılarıyla takip edilmektedir. Yaklaşık 4545 dakika önce başlayan, sol omuza yayılan, baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 8888/dakika ve solunum sayısı 1616/dakika olarak ölçülüyor. Fizik muayenesinde akciğer bazallerinde raller saptanmıyor ve ek ses duyulmuyor. Çekilen elektrokardiyogramda (EKG) V4V6V_4-V_6 derivasyonlarında 22 mm ST segment depresyonu saptanıyor. Kardiyak troponin I düzeyi referans aralığın üzerinde geliyor. Hastaya aspirin, klopidogrel ve düşük molekül ağırlıklı heparin başlanıyor; ancak sublingual nitrat ve intravenöz morfin tedavisine rağmen hastanın göğüs ağrısı şiddetini koruyor.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Acil invaziv strateji (22 saat içinde koroner anjiyografi)

Answer

Acil invaziv strateji (22 saat içinde koroner anjiyografi) uygulanması
Hastada ST segment depresyonu ve troponin pozitifliği ile NSTEMI tanısı konulmuştur. Aspirin, P2Y12 inhibitörü ve antikoagülan tedaviye ek olarak uygulanan nitrat ve morfine rağmen göğüs ağrısının devam etmesi (dirençli anjina), hastayı 'çok yüksek risk' grubuna dahil eder. Bu gruptaki hastalar için kılavuzlar, ilk 22 saat içinde acil invaziv strateji (koroner anjiyografi) önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı belirle
ST segment depresyonu ve troponin yüksekliği varlığı hastada ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü (NSTEMI) tanısını doğrular.
NSTEMI tanısı, akut koroner sendrom semptomları ile birlikte troponin yüksekliği ve ST yükselmesi dışındaki EKG değişikliklerine dayanır.
2
Risk sınıflaması yap
Hastada medikal tedaviye (nitrat ve morfin) rağmen devam eden dirençli göğüs ağrısı mevcuttur; bu durum hastayı 'çok yüksek risk' kategorisine sokar.
Güncel kılavuzlara göre dirençli anjina, hemodinamik instabilite, akut kalp yetmezliği veya hayatı tehdit eden aritmiler 'çok yüksek risk' kriterleridir.
3
Zamanlamayı belirle
Çok yüksek riskli hastalarda 22 saat içinde koroner anjiyografi (acil invaziv strateji) planlanmalıdır.
Miyokard hasarını sınırlamak ve komplikasyonları önlemek için reperfüzyonun aciliyeti hayati önem taşır.

Key Concept

NSTEMI hastalarında medikal tedaviye yanıtsız dirençli göğüs ağrısı, acil invaziv girişim (<2<2 saat) endikasyonudur.

Practice More

NSTEMI'de 'Yüksek Risk' kriterleri (GRACE > 140, diyabet, böbrek yetmezliği vb.) ve bunlara yaklaşımı gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 254Question

62 yaşında kadın hasta, polikliniğe baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 12 yıldır Tip 2 Diabetes Mellitus ve sık tekrarlayan gut artriti öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 155/95 mmHg, kalp hızı 76/dk ve ritmik saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kreatinin 1.0 mg/dL, potasyum 4.5 mEq/L, ürik asit 8.5 mg/dL olarak bulunuyor. Hastaya hipertansiyon tanısıyla kombinasyon tedavisi başlanması planlanıyor.

Komorbid durumları göz önüne alındığında, bu hasta için en uygun antihipertansif ilaç kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Losartan ve Amlodipin

Answer

Losartan ve Amlodipin kombinasyonu
Hastada Tip 2 DM ve Gut hastalığı bulunmaktadır. Hipertansiyon tedavisinde diyabetik hastalarda RAAS blokerleri (ACEi veya ARB) önceliklidir. Ancak eşlik eden Gut hastalığı nedeniyle diüretiklerden (özellikle tiyazidlerden) kaçınılması gerekir, çünkü bu ilaçlar hiperürisemi yaparak gut ataklarını tetikleyebilir. Losartan, moleküler yapısı sayesinde ürat taşıyıcısı 1'i (URAT1) inhibe ederek ürikozürik etki gösteren tek ARB molekülüdür, bu nedenle gut hastalarında özellikle tercih edilir. Amlodipin (Kalsiyum Kanal Blokeri) ise metabolik açıdan nötrdür ve gut riskini artırmaz. Bu nedenle Losartan + Amlodipin en uygun kombinasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın komorbiditelerini ve risk faktörlerini belirle.
Tip 2 Diyabet ve Gut hastalığı mevcut. Kan basıncı Grade 2 hipertansiyon seviyesinde (155/95 mmHg).
Tedavi seçiminde eşlik eden hastalıklar kontrendikasyonları ve tercihleri belirler.
2
Diyabetik hastalarda tercih edilen ilaç gruplarını hatırla.
Renoprotektif etkileri nedeniyle ACE inhibitörleri veya ARB'ler ilk tercihtir.
Diyabetik nefropati progresyonunu yavaşlatmak için RAAS blokajı önemlidir.
3
Gut hastalığında kaçınılması gereken ilaçları değerlendir.
Tiyazid ve kıvrım diüretikleri ürik asit düzeyini artırarak gut atağını tetikleyebilir.
Hidroklorotiyazid, indapamid ve furosemid gibi diüretikler hiperürisemi yapar.
4
Gut hastaları için avantajlı olan ARB'yi seç.
Losartan, diğer ARB'lerden farklı olarak ürikozürik (ürik asit atılımını artıran) etkiye sahiptir.
Bu özellik Losartan'ı gutlu hipertansif hastalarda ideal bir seçenek yapar.
5
En uygun kombinasyonu belirle.
RAAS blokeri (tercihen Losartan) + Kalsiyum Kanal Blokeri (Amlodipin).
Metabolik yan etkisi olmayan ve gut için güvenli olan en güçlü kombinasyondur.

Key Concept

Gut hastalığı olan hipertansif hastalarda diüretiklerden kaçınılmalı, ürikozürik etkisi nedeniyle Losartan ve metabolik nötr etkileri nedeniyle Kalsiyum Kanal Blokerleri tercih edilmelidir.

Hints

1
Hastanın gut öyküsü, ürik asit düzeyini artıran ilaçlardan kaçınmanızı gerektirir.
2
Antihipertansif sınıflarından diüretikler (tiyazidler ve kıvrım diüretikleri) ürik asit atılımını azaltır.
3
Seçenekler arasında hem diyabet için koruyucu olan hem de ürik asidi düşürücü (ürikozürik) özelliği bulunan spesifik bir ARB molekülü içeren şıkkı arayın.
Estimated Time:1m 0s
Question 255Question

4848 yaşında erkek hasta, acil servise aniden başlayan şiddetli çarpıntı, baş dönmesi ve soğuk terleme şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 200/dk200/dk ve konfüzyon saptanmıştır. EKG'de düzenli, dar QRS kompleksli bir taşikardi izlenmektedir. EKG trasesinde ardışık iki R dalgası arasında 1.51.5 büyük kare olduğu görülmektedir. Bu hasta için uygulanması gereken en uygun ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize DC kardiyoversiyon

Answer

Hipotansiyon ve perfüzyon bozukluğu bulguları olan anstabil supraventriküler taşikardi hastasında en uygun ilk yaklaşım senkronize DC kardiyoversiyondur.
Hastada saptanan 85/5585/55 mmHg kan basıncı ve konfüzyon, hemodinamik instabilite kriterleridir. İleri Yaşam Desteği kılavuzlarına göre, nabızlı ancak anstabil taşikardilerde (dar veya geniş QRS fark etmeksizin) vakit kaybetmeden senkronize DC kardiyoversiyon uygulanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik stabilitenin değerlendirilmesi
Kan basıncının 85/5585/55 mmHg olması ve konfüzyon varlığı hastanın anstabil olduğunu gösterir.
Anstabilite kriterleri (hipotansiyon, göğüs ağrısı, kalp yetmezliği bulguları, bilinç değişikliği) tedavi algoritmasını elektriksel müdahaleye yönlendirir.
2
EKG ritminin analizi
Hızın 200/dk200/dk (300/1.5=200300 / 1.5 = 200) olduğu, düzenli ve dar QRS'li bir ritim (SVT) izlenmektedir.
Ritmin tipi (dar/geniş QRS, düzenli/düzensiz) kardiyoversiyonun senkronizasyon ihtiyacını ve enerji düzeyini belirler.
3
Tedavi seçimi
Senkronize DC kardiyoversiyon planlanır.
Nabızlı anstabil taşikardilerde farmakolojik tedavi ile zaman kaybedilmemeli, hızlıca elektriksel kardiyoversiyon uygulanmalıdır.

Key Concept

Taşiaritmilerde anstabilite bulguları (hipotansiyon, şok, akut kalp yetmezliği, iskemik göğüs ağrısı) varlığında ilk seçenek her zaman senkronize kardiyoversiyondur.
Estimated Time:1m 30s
Question 256Question

3030 yaşında erkek hasta, 22 gündür devam eden ve göğüs ön bölgesinde hissedilen şiddetli ağrı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde mezokardiyak odakta perikardiyal frotman duyuluyor. Bu hastada saptanan ağrının aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip olması, akut perikardit tanısını ayırıcı tanıda yer alan miyokard enfarktüsü, aort diseksiyonu veya pnömotoraks gibi durumlardan ayırt etmede en yardımcı bulgudur?

Show answer & explanation

Answer: Gövdenin öne eğilmesiyle ağrının belirgin şekilde hafiflemesi

Answer

Akut perikardit ağrısının gövdenin öne eğilmesiyle hafiflemesi en tipik ayırıcı özelliktir.
Akut perikarditte pariyetal ve visseral perikard arasındaki inflamasyon, perikardiyal sürtünme sesine (frotman) ve tipik bir göğüs ağrısına neden olur. Bu ağrı, hastanın öne doğru eğilmesiyle perikardın parietal yaprağı üzerindeki gerilimin azalması sonucu hafifler; bu durum perikarditi MI, diseksiyon ve pnömotorakstan ayıran temel klinik ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın fizik muayene bulgusunu değerlendir.
Perikardiyal frotman duyulması, perikard yapraklarının birbirine sürtündüğünü gösterir ve akut perikardit için patognomoniktir.
Tanıyı perikard hastalıkları grubuna odaklamak için.
2
Göğüs ağrısının ayırıcı özelliklerini karşılaştır.
Miyokard enfarktüsü (MI) ağrısı genellikle pozisyonla değişmezken, perikardit ağrısı plöritiktir ve pozisyona duyarlıdır.
Ayırıcı tanıdaki yanlış seçenekleri elemek için.
3
Karakteristik hafifletici faktörü belirle.
Öne eğilme (leaning forward) pozisyonu perikard üzerindeki basıncı ve sürtünmeyi azaltarak ağrıyı hafifletir.
Doğru klinik özelliği doğrulamak için.

Key Concept

Akut perikarditte ağrının pozisyonel (öne eğilmekle rahatlayan) ve plöritik karakteri.

Practice More

Akut perikarditin EKG evrelerini ve PR segment depresyonunun ayırıcı tanıdaki önemini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 257Question

4242 yaşında kadın hasta, çocukluk çağında geçirilmiş akut romatizmal ateş öyküsü ve bilinen romatizmal mitral darlığı tanısıyla takip edilmektedir. Son 66 aydır efor kapasitesinde belirgin azalma, karında şişkinlik ve bacaklarda ödem şikayetleri gelişmiştir. Fizik muayenede; oskültasyonda apekste diyastolik rulman duyulurken, sol sternal kenar alt uçta inspiryumla şiddeti artan, düşük frekanslı başka bir diyastolik üfürüm daha saptanmıştır. Bu hastada mevcut klinik tabloya triküspit darlığının eklendiğini en güçlü destekleyen juguler venöz nabız bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Belirgin 'a' dalgası ve yavaşlamış 'y' inişi

Answer

Juguler venöz nabızda belirgin 'a' dalgası ve yavaşlamış 'y' inişi triküspit darlığı için tipiktir.
Triküspit darlığı (TD), sağ atriyumdan sağ ventriküle geçişte bir diyastolik engel oluşturur. Bu engel, atriyal sistol sırasında kanın juguler venlere doğru daha güçlü yansımasına (belirgin/dev 'a' dalgası) ve diyastolün erken fazında atriyumun boşalmasının gecikmesine (yavaşlamış 'y' inişi) neden olur. Triküspit kapak üzerinden ölçülen ortalama gradiyentin 55 mmHg ve üzeri olması ciddi darlık olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada mitral darlığına ek olarak sağ kalp yetmezliği bulguları (ödem, asit) ve sol sternal kenarda inspiryumla artan (Rivero-Carvallo benzeri fenomen) diyastolik üfürüm var.
İnspiryumla artan diyastolik üfürüm triküspit darlığının (TD) temel oskültasyon bulgusudur.
2
TD'nin venöz nabız üzerindeki etkisini değerlendir.
Sağ atriyumun (RA) sağ ventriküle (RV) boşalması stenotik kapak nedeniyle zorlaşır.
Bu mekanik engel, RA kontraksiyonu sırasında 'a' dalgasının büyümesine ve kapak açıldığında RV'ye kan akışının yavaş olması nedeniyle 'y' inişinin düzleşmesine (yavaşlamasına) neden olur.
3
Tedavi endikasyonlarını gözden geçir.
Semptomatik triküspit darlığında ortalama gradiyentin >5> 5 mmHg olması cerrahi veya balon valvüloplasti için endikasyon oluşturur.
Genellikle mitral kapak cerrahisi sırasında triküspit kapağa da müdahale (onarım veya replasman) planlanır.

Key Concept

Triküspit darlığının juguler venöz nabız trasesindeki patognomonik değişiklikleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 258Question

Efor dispnesi ve bacaklarda pretibial ödem şikayetiyle izlenen 5858 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan ekokardiyografisinde sol ventrikül diyastol sonu çapı 6666 mm ve ejeksiyon fraksiyonu %25\%25 saptanmıştır. Dilate kardiyomiyopatiye bağlı kalp yetersizliği tanısıyla tedavi planlanan bu hastada, aşağıdaki ilaçlardan hangisinin tedaviye eklenmesi klinik semptomlarda rahatlama sağlasa da mortalite (sağkalım) üzerinde olumlu bir etki göstermez?

Show answer & explanation

Answer: Furosemid

Answer

Furosemid, kalp yetersizliğinde semptomatik düzelme sağlayan ancak mortaliteyi azaltmayan bir ilaçtır.
Furosemid, Henle kulpunun çıkan kalın kolunda Na-K-2Cl taşıyıcısını inhibe eden güçlü bir loop diüretiğidir. Akut dekompanse kalp yetersizliğinde ve kronik kalp yetersizliğinde ödem ve pulmoner konjesyon semptomlarını hızla rahatlatır; ancak bugüne kadar yapılan çalışmalarda mortaliteyi azalttığına dair bir kanıt elde edilememiştir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Düşük ejeksiyon fraksiyonu (%25) ve ventriküler dilatasyon (66 mm) ile uyumlu 'Dilate Kardiyomiyopati' tanısını doğrula.
Tedavi seçimini belirlemek için önce patofizyolojiyi anlamak gerekir.
2
İlaç sınıflarını analiz et
Mortaliteyi azaltanlar (ACEİ/ARB/ARNI, Beta bloker, MRA, SGLT2i) ile sadece semptomatik olanları (diüretikler, digoksin) ayırt et.
Soruda sorulan 'semptomatik iyileşme yapıp mortaliteyi etkilemeyen' ajanı bulmak için gereklidir.
3
Uygun ajanı seç
Furosemid'in bir loop diüretiği olduğunu ve mortalite üzerine etkisi olmadığını belirle.
Diüretikler ödemi çözer ancak hastalığın progresyonunu veya yaşam süresini değiştirmezler.

Key Concept

Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azaltan temel dörtlü tedavi (ACEİ/ARNI, BB, MRA, SGLT2i) ile semptomatik tedavilerin ayırıcı tanısı.
Estimated Time:1m 15s
Question 259Question

5555 yaşında erkek hasta, 22 yıldır iskemik kalp yetersizliği tanısıyla izlenmektedir. Ramipril 1010 mg/gün ve Karvedilol 2525 mg 2×12\times1 kullanmaktadır. Son bir aydır günlük aktivitelerinde kısıtlanmaya neden olan nefes darlığı (NYHANYHA Sınıf IIII) ve ayak bileklerinde şişlik şikayeti başlamıştır. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk, akciğer bazallerinde ince raller ve S3S3 gallop ritmi duyulmaktadır. Kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 76/dakika76/dakika, serum potasyumu 4.34.3 mEq/L, kreatinin 1.21.2 mg/dL ve ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %30\%30 saptanmıştır. Bu hastada klinik durumu iyileştirmenin yanı sıra sağkalım avantajı (mortalite azalması) sağlamak için tedaviye eklenmesi en uygun olan ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton

Answer

Semptomatik düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği hastalarında sağkalımı uzatmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken uygun seçenek bir mineralokortikoid reseptör antagonisti olan Spironolaktondur.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tanılı hastalarda, standart ACE inhibitörü ve beta bloker tedavisine rağmen semptomları (NYHANYHA Sınıf IIIVII-IV) devam eden olgularda sağkalımı iyileştirmek için mineralokortikoid reseptör antagonistleri (Spironolakton veya Eplerenon) önerilmektedir. Hastanın potasyum ve böbrek fonksiyon testlerinin uygun olması bu tedaviyi güvenli kılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir.
Hasta düşük ejeksiyon fraksiyonlu (LVEFLVEF %30\%30) ve NYHANYHA Sınıf IIII semptomları olan bir kalp yetersizliği tablosundadır.
Tedavi planı, hastanın ejeksiyon fraksiyonuna ve semptom düzeyine göre belirlenir.
2
Mevcut tedaviyi kontrol et.
Hasta halihazırda ACE inhibitörü (Ramipril) ve Beta bloker (Karvedilol) kullanmaktadır.
Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azaltan temel ilaçlar basamaklı olarak eklenir.
3
Bir sonraki mortalite azaltan basamağı belirle.
ACE inhibitörü ve Beta bloker altında semptomatik olan hastalarda bir sonraki adım Mineralokortikoid Reseptör Antagonisti (MRA) veya SGLT2 inhibitörü eklemektir.
Spironolakton gibi MRA'ların bu hasta grubunda mortalite ve morbiditeyi azalttığı RALES çalışması ile kanıtlanmıştır.
4
Kontrendikasyon kontrolü yap.
Serum potasyumu (4.34.3 mEq/L) ve kreatinin (1.21.2 mg/dL) normal sınırlar içerisindedir.
MRA kullanımı için potasyumun <5.0< 5.0 mEq/L ve kreatininin <2.5< 2.5 mg/dL olması güvenli kabul edilir.

Key Concept

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (HFrEF) mortaliteyi azaltan 'Dörtlü Sütun' tedavisi: ACEi/ARNI, Beta bloker, MRA ve SGLT2 inhibitörleridir.
Estimated Time:1m 30s
Question 260Question

24 yaşında erkek hasta, birinci derece akrabasında genç yaşta ani kardiyak ölüm öyküsü bulunması üzerine kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi saptanarak hipertrofik kardiyomiyopati (HKM) tanısı konuluyor. Bu hastada ani kardiyak ölümü önlemek amacıyla primer koruma amaçlı ICD (İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatör) tedavisi kararı verilirken göz önünde bulundurulan en güçlü risk faktörlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Maksimal sol ventrikül duvar kalınlığının 3030 mm veya üzerinde olması

Answer

Maksimal sol ventrikül duvar kalınlığının 30 mm veya üzerinde olması
Hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda ani kardiyak ölüm riskini belirlemede kullanılan majör kriterlerden biri maksimal sol ventrikül duvar kalınlığının 3030 mm veya üzerinde olmasıdır. Bu durum, diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak yüksek risk göstergesi kabul edilir ve primer koruma amaçlı ICD endikasyonu için en güçlü gerekçelerden birini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve risk faktörlerini değerlendir
Genç yaşta aile öyküsü olan bir HKM hastasında ani kardiyak ölüm (AKÖ) risk stratifikasyonu gereklidir.
HKM, genç erişkinlerde ani ölümün en sık nedenlerinden biridir.
2
HKM'de AKÖ için majör risk faktörlerini hatırla
Masif LV hipertrofisi (≥30 mm), ailede AKÖ öyküsü, açıklanamayan senkop, Holter'de non-sustained VT ve anormal egzersiz kan basıncı yanıtı.
Bu kriterler primer koruma amaçlı ICD endikasyonlarını belirler.
3
Seçenekler arasında en güçlü prediktörü belirle
30 mm ve üzeri duvar kalınlığı masif hipertrofi olarak tanımlanır ve en güçlü risk göstergelerinden biridir.
Artmış miyokard kütlesi aritmonejenik odak oluşumunu tetikler.

Key Concept

Hipertrofik kardiyomiyopatide ani ölüm risk faktörleri ve ICD endikasyonları

Hints

1
HKM'de ani ölüm riskini belirleyen yapısal, elektriksel ve klinik parametreleri düşünün.

Practice More

HKM'de obstrüksiyonu olan hastalarda hangi ilaç gruplarının (örn. nitratlar, diüretikler) kontrendike olduğunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 13 / 21Next
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 13 | Examkin