Endokrin Sistem Farmakolojisi
222 questions
Glukokortikoidlerin farmakolojik etkileri ve klinik kullanımları göz önüne alındığında, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) aksının baskılanması tedavinin yönetilmesi gereken önemli bir yan etkisidir. Bu baskılanma riskinin derecesi, kullanılan ilacın glukokortikoid potensine ve biyolojik yarı ömrüne doğrudan bağlıdır. Buna göre, aşağıdaki kortikosteroidlerden hangisinin biyolojik yarı ömrünün en uzun (- saat) olması nedeniyle HPA aksını en fazla baskılaması beklenir?
Tip diyabetes mellitus takibinde olan yaşındaki erkek hastanın açlık kan glukozu düzeyi normal sınırlarda iken, tokluk kan glukozu değerlerinin belirgin olarak yüksek seyrettiği saptanıyor. Hastanın tedavisine, pankreas -hücre membranında bulunan ATP'ye duyarlı potasyum () kanallarını sülfonilürelerden farklı bir bölge üzerinden bloke eden ve etki süresinin kısa olması nedeniyle yalnızca ana öğünlerden hemen önce kullanılması gereken bir ajan ekleniyor.
Buna göre, hastanın tedavisine eklenen bu antidiyabetik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, tüberküloz tanısı ile rifampin içeren bir tedavi protokolüne başlanan kadın hasta, aynı zamanda gebelikten korunmak için kombine oral kontraseptif (KOK) kullanmaktadır. Tedavi sürecinde KOK etkinliğinin azalmasına ve istenmeyen gebelik riskine yol açan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, bir süredir devam eden adet düzensizliği ve memelerinden süt gelmesi (galaktore) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum prolaktin düzeyi ng/mL (Normal: ng/mL) saptanıyor ve hipofiz MR görüntülemesinde mm çapında bir adenom (mikroadenom) izleniyor. Bu hastada prolaktin salgısını inhibe etmek ve adenom boyutunu küçültmek amacıyla kullanılması en uygun olan, reseptör agonisti ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Tip diyabetes mellitus tanılı bir hastanın rutin kontrollerinde glomerüler filtrasyon hızının () seviyesine gerilediği saptanmıştır. Bu hastada glisemik kontrolü devam ettirmek için kullanılabilecek aşağıdaki inhibitörlerinden hangisinin farmakokinetik profili, böbrek fonksiyonlarından bağımsız olarak doz değişikliği yapılmadan kullanımına olanak sağlar?
Tip diyabetes mellitus tanısıyla metformin ( ) kullanmakta olan yaşındaki kadın hastanın yapılan tetkiklerinde : , serum kreatinin: ve : saptanmıştır. Özgeçmişinde postmenopozal osteoporoz nedeniyle tedavi gördüğü bilinen bu hastada, glisemik kontrolü sağlamak amacıyla tedaviye eklenmesi planlanan aşağıdaki ilaçlardan hangisinin kemik kırığı riskini artırma potansiyeli nedeniyle tercih edilmesi en az uygundur?
Uterus motilitesini etkileyen uterotonik ve tokolitik ajanların farmakodinamik özellikleri, reseptör selektiviteleri ve sistemik yan etki profilleri arasındaki klinik nüanslar düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Tiroid fırtınası (tirotoksik kriz) tanısıyla acil servise getirilen ve tıbbi özgeçmişinde bronşiyal astım öyküsü bulunan bir hastada uygulanacak farmakolojik tedavi yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
yaşında kadın hasta, primer infertilite nedeniyle yardımcı üreme teknikleri kapsamında kontrollü overyan hiperstimülasyon programına alınmıştır. Tedavi sürecinde prematür lüteinizan hormon () deşarjını önlemek amacıyla, hipofizdeki reseptörlerini kompetitif olarak bloke eden ve tedavinin başlangıcında gonadotropin düzeylerinde geçici bir artışa ("flare" etkisi) yol açmayan bir ajan reçete edilmiştir. Bu hastada tercih edilen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında Tip diyabetes mellitus tanılı hastanın tedavi rejimine yeni bir ajan eklenmiştir. Üçüncü ay kontrolünde hastanın vücut ağırlığında azalma ve sistolik kan basıncında düşüş saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde ise açlık plazma glukagon düzeyinde artış ve hematokrit değerinde başlangıca göre oranında yükselme saptanmıştır.
Bu klinik ve laboratuvar tabloya neden olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Uzun süredir Graves hastalığı nedeniyle farmakolojik tedavi gören bir kadın hasta, gebelik planladığı için endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın mevcut tedavisinde kullandığı ajanın, gebeliğin ilk trimesterinde embriyogenez sürecinde konjenital malformasyonlara (aplasia cutis konjenita, koanal atrezi vb.) neden olma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor. Bu nedenle, hastanın tedavisi birinci trimesterde kullanımı daha güvenli olan başka bir tiyoüre türevi ajan ile değiştiriliyor.
Buna göre, gebeliğin ilk trimesterinde tercih edilen bu yeni ilacın, tiroid peroksidaz (TPO) enzimini inhibe etme etkisine ek olarak sahip olduğu diğer farmakodinamik özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Sporcularda kas kütlesini ve performansı artırmak amacıyla suistimal edilen anabolik steroidlerin (ör. nandrolon, oksandrolon) farmakolojik etkileri ve yan etki profili ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Bir hastanenin kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde yatan üç farklı hastanın klinik durumları şöyledir:
1. Hasta: 29 haftalık gebe, düzenli uterus kontraksiyonları başlamış (erken doğum eylemi).
2. Hasta: Doğum sonrası uterus atonisi gelişen preeklamptik hasta.
3. Hasta: Doğum sonrası uterus atonisi gelişen bronşiyal astımlı hasta.
Bu hastaların klinik yönetiminde kullanılabilecek ilaçlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Hipertiroidi nedeniyle radyoaktif iyot () ablasyonu planlanan bir hastada, şiddetli semptomları kontrol altına almak amacıyla işlemden birkaç hafta önce tiyoamid grubu bir ilaç olan metimazol tedavisine başlanmıştır. Radyoaktif iyot uygulamasının yapılacağı tarihten gün önce bu antitiroid ilacın kesilmesi gerektiği hastaya bildirilmiştir.
Metimazolün radyoaktif iyot uygulamasından önce kesilmesinin temel farmakolojik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Tip diyabetes mellitus ve obezite tanısıyla takip edilen, düzeyi saptanan bir hastanın tedavisine, değerinin olduğu göz önünde bulundurularak proksimal tübüllerdeki sodyum-glukoz kotransportör-2 () pompasını inhibe eden bir ajan eklenmiştir. Bu ilacın etki mekanizmasına bağlı olarak hastada gelişmesi en muhtemel yan etki aşağıdakilerden hangisidir?
Erken doğum eylemi (preterm eylem) riskiyle hastaneye yatırılan, ancak tıbbi özgeçmişinde kontrolsüz hipertansiyon ve şiddetli aort darlığı bulunan bir gebede; miyometriyumdaki oksitosin reseptörlerine ek olarak vazopressin reseptörlerini de kompetitif olarak antagonize ederek uterus kontraksiyonlarını inhibe eden ve maternal hemodinami üzerinde anlamlı bir değişikliğe yol açmadığı için tercih edilen farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Androjen reseptörlerini kompetitif olarak bloke etmesinin yanı sıra, sahip olduğu progestasyonel aktivite aracılığıyla hipofizden gonadotropin salınımını süprese ederek plazma androjen düzeylerini de düşüren ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Selektif östrojen reseptör modülatörlerinin (SERM) doku bazlı agonist veya antagonist etkinlik göstermesinde; östrojen reseptörü (ER) üzerindeki transaktivasyon bölgeleri olan AF-1 (Aktivasyon Fonksiyonu-1) ve AF-2'nin kullanımı, reseptör konformasyonu ve dokuya özgü ko-regülatör proteinlerin dağılımı belirleyici rol oynar. Tamoksifen, meme dokusunda antagonist etki gösterirken kemik ve endometrium dokularında agonist/parsiyel agonist etki sergilemektedir.
Tamoksifenin bu doku seçiciliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, ilacın meme dokusundaki antagonist etkisinin temel moleküler mekanizmasını en iyi açıklar?
Adrenal korteks yetmezliği (Addison hastalığı) tanısı konulan bir hastada, mineralokortikoid eksikliğini gidermek amacıyla replasman tedavisinde tercih edilen ve tuz tutucu etkisi en belirgin olan sentetik kortikosteroid aşağıdakilerden hangisidir?
Yüksek doz bisfosfonat tedavisi (örneğin zoledronik asit) alan hastalarda, diş çekimi gibi invaziv ağız içi cerrahi girişimler sonrasında görülebilen, iyileşmenin gecikmesi ve ağrılı açık kemik dokusu ile karakterize olan karakteristik yan etki aşağıdakilerden hangisidir?