Jinekolojik Onkoloji

331 questions

Question 281Question

38 yaşında, düzenli adet gören ve iki çocuğu olan bir kadın, rutin kontrol amacıyla başvuruyor. Endometrium biyopsisinde WHO 2014 sınıflamasına göre 'atipik hiperplazi / EIN (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi)' tanısı konuluyor. Bu tanıyı diğer endometrium hiperplazi türlerinden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bezlerin stroma oranına kıyasla artmış olması ve sitolojik atipi varlığı

Answer

EIN'i diğer endometrium hiperplazi türlerinden ayıran temel özellik, bez/stroma oranının artması (> %55) ile birlikte sitolojik atipinin varlığıdır.
Atipik hiperplazi / EIN, WHO 2014 sınıflamasında bez/stroma oranının %55'in üzerine çıkması ile sitolojik atipinin birlikte görülmesiyle tanımlanır. Sitolojik atipi, çevre normal endometrium bezlerinden farklı hücre görünümü anlamına gelir ve bu özellik EIN'i non-atipik hiperplaziden ayıran en kritik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
WHO 2014 sınıflamasını hatırla
WHO 2014 endometrium hiperplazilerini ikiye ayırır: (1) Non-atipik hiperplazi ve (2) Atipik hiperplazi / EIN
Doğru sınıflamayı bilmek, her kategorinin ayırt edici özelliklerini anlamak için temel adımdır.
2
EIN'in histolojik tanım kriterlerini belirle
EIN için üç temel kriter: (1) Bez/stroma oranı > %55, (2) Sitolojik atipi (çevre endometriumdan farklı), (3) Fokal lezyon boyutu > 1 mm
Sitolojik atipi, EIN'i non-atipik hiperplaziden ayıran en kritik özelliktir.
3
Klinik önemi değerlendir
EIN, endometrium kanserine ilerleme riski taşıyan premalign bir lezyondur; non-atipik hiperplaziye göre malignite riski çok daha yüksektir.
Bu ayrım, tedavi kararını (progestin tedavisi vs. cerrahi) doğrudan etkiler.

Key Concept

WHO 2014 sınıflamasında EIN (Atipik Hiperplazi), bez/stroma oranının artması ve sitolojik atipinin bir arada bulunmasıyla tanımlanır; bu özellik onu non-atipik hiperplaziden ve endometrium kanserinden ayırır.
Estimated Time:1m 15s
Question 282Question

54 yaşında postmenopozal bir hastada, hızlı büyüyen uterus ve pelvik ağrı şikayetleri sonrası total abdominal histerektomi ve bilateral salpingo-oforektomi uygulanmıştır. Patolojik incelemede; uterus korpusuna sınırlı, 7 cm7 \text{ cm} çapında, belirgin nükleer atipi, yaygın koagülatif tümör hücresi nekrozu ve her 10 büyük büyütme alanında 15 mitoz içeren leiomyosarkom tespit edilmiştir. Bu hastanın klinik yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Uterin leiomyosarkomlarda cerrahi evre en önemli prognostik faktör olup, tümörün uterus dışına yayılımı sağkalımı en belirgin şekilde etkileyen parametredir.

Answer

Uterin leiomyosarkomlarda en önemli prognostik faktör FIGO evresidir; tümörün uterus dışına yayılımı sağkalımı belirleyen temel unsurdur.
Leiomyosarkomlarda (LMS) cerrahi evre, hastanın yaşam süresini belirleyen en kritik veridir. Evre I'de sağkalım nispeten iyiyken, tümörün uterus serozasını aşması veya uzak organlara (özellikle akciğer) yayılması prognozu belirgin şekilde kötüleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün yayılım yolunu değerlendir
Uterin leiomyosarkomlar (LMS) primer olarak hematojen yolla yayılır.
Sarkomların biyolojik davranışı karsinomlardan farklıdır; lenfatik tutulum %5'ten azdır.
2
FIGO evreleme kriterlerini uygula
Tümör uterusa sınırlı ve >5 cm > 5 \text{ cm} ise Evre IB'dir.
LMS evrelemesinde uterus sınırları içinde kalındığı sürece boyut (5 cm sınırı) Evre IA ve IB ayrımını yapar; pelvik organ tutulumu Evre II'dir.
3
Prognostik faktörleri analiz et
En güçlü prognostik faktör evredir.
Uterus dışına çıkmış tümörlerde (Evre II-IV) sağkalım oranları dramatik şekilde düşer.

Key Concept

Uterin Leiomyosarkom Evrelemesi ve Prognostik Faktörler
Estimated Time:2m 0s
Question 283Question

Otuz dört yaşında, G1P0 olan hasta, 16 hafta önce parsiyel hidatidiform mol tanısıyla evakuasyon küretajı yapılmıştır. Takip beta-hCG değerleri şu şekilde seyretmiştir: 1. hafta 12.400 mIU/mL, 4. hafta 3.200 mIU/mL, 8. hafta 980 mIU/mL, 12. hafta 760 mIU/mL, 16. hafta 710 mIU/mL. Pelvik ultrasonografide uterusta 1.8×1.51.8 \times 1.5 cm hiperekoik lezyon saptanmaktadır; akciğer grafisi normal. Hasta asemptomatik olup vajinal kanaması yoktur. FIGO prognostik skoru hesaplandığında toplam puan 4\mathbf{4} bulunmaktadır. Bu hastanın yönetimindeki bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tek ajan metotreksat kemoterapisi başlanmalıdır

Answer

Tek ajan metotreksat kemoterapisi başlanmalıdır.
Bu hastada parsiyel mol boşaltılmasından sonra 12-16. haftalar arasında beta-hCG değerleri 760'dan 710 mIU/mL'ye gerilemiş olup bu düşüş yalnızca ~%6,6'ya karşılık gelir. FIGO/ACOG kriterine göre 3 ardışık ölçümde <%10 plato, gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanısını koydurur. Hesaplanan FIGO prognostik skoru 4 olup hasta düşük riskli GTN kategorisindedir (skor <7). Akciğer grafisi normal olması hastayı Evre I olarak konumlandırır. Düşük riskli Evre I GTN'de birinci basamak tedavi tek ajan metotreksat kemoterapisidir ve küratif etkinliği yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Beta-hCG eğrisini değerlendirerek GTN tanı kriterini sorgula
12. haftadan 16. haftaya değişim: (760710)/760×100=%66(760 - 710)/760 \times 100 = \%6{}6 düşüş. Bu değer 3 ardışık ölçümde <%10 plato kriterini karşılar.
FIGO/ACOG kriterine göre 3 haftalık ardışık ölçümlerde <%10 değişim (plato) GTN tanısını koydurur; hCG yükselmesi veya >%20 artış da kriter sayılır.
2
FIGO prognostik skoru ile risk kategorisini belirle
Verilen toplam puan 4 → Düşük riskli GTN (skor <7)
FIGO 2002 skorlama sisteminde <7 puan düşük risk, ≥7 puan yüksek risk olarak tanımlanır. Skor, yaş, önceki gebelik tipi, kemoterapi öyküsü, metastaz bölgesi/sayısı ve hCG düzeyini kapsar.
3
Metastaz varlığını ve yayılımını değerlendir
Akciğer grafisi normal → Akciğer metastazı yok. Uterin lezyon mevcut (intrauterin hastalık).
Evre belirleme için akciğer grafisi zorunludur; toraks BT sadece şüpheli olgularda gerekir. Bu hasta Evre I (hastalık uterusa sınırlı) olarak sınıflandırılır.
4
Düşük riskli GTN için birinci basamak tedaviyi seç
Tek ajan metotreksat (veya aktinomisin D) endikedir.
Düşük riskli GTN'de (Evre I-III, FIGO skoru <7) tek ajan kemoterapi küratif etkinliğe sahiptir; tam remisyon oranı >%85. İkinci küretaj, çok ajan kemoterapi veya tedavi ertelemesi bu durumda standart dışıdır.

Key Concept

Parsiyel molden sonra gelişen düşük riskli gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN): beta-hCG plato kriteri ve FIGO skoruna dayalı kemoterapi endikasyonu
Estimated Time:4m 0s
Question 284Question

58 yaşında, menopoz sonrası vajinal kanama şikayetiyle başvuran hastanın jinekolojik muayenesinde servikste 3 cm çapında ekzofitik lezyon izlenmiştir. Yapılan rektovajinal muayenede parametriumların ve vajina fornikslerinin serbest olduğu (tutulum olmadığı) saptanmıştır. Servikal biyopsi sonucu 'skuamöz hücreli karsinom' olarak raporlanmıştır. Evreleme amaçlı çekilen PET-CT görüntülemesinde serviksteki kitleye ek olarak sağ eksternal iliak lenf nodu zincirinde patolojik tutulum saptanmış, paraaortik lenf nodları ve uzak organ metastazı izlenmemiştir. Buna göre, FIGO 2018 evreleme sistemine göre hastanın evresi ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIIC1 — Sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapi

Answer

Evre IIIC1 — Sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapi
Bu hasta FIGO 2018 evreleme sistemine göre değerlendirilmelidir. Hastada 3 cm'lik tümör olması tek başına Evre IB2'yi düşündürse de, görüntülemede (PET-CT) pelvik lenf nodu tutulumunun saptanması (evreleme notasyonu: r) hastayı otomatik olarak Evre IIIC1 sınıfına taşır. Evre IIIC1 (pelvik lenf nodu pozitifliği) serviks kanserinde tercih edilen standart tedavi yaklaşımı sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapidir. Cerrahi tedavi (radikal histerektomi), lenf nodu pozitif hastalarda hem yetersiz kalabilir hem de sonrasında adjuvan tedavi gerektireceği için morbiditeyi artırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Tümör 3 cm (servikse sınırlı), parametrium serbest, ancak PET-CT'de pelvik lenf nodu pozitif.
FIGO 2018 sisteminde tümör boyutu ve yayılımı kadar lenf nodu durumu da evreyi belirler.
2
FIGO 2018 evresini belirle
Evre IIIC1
Tümör boyutu <4 cm olsa bile, görüntülemede veya patolojide pelvik lenf nodu metastazı saptanması hastayı doğrudan Evre IIIC1 kategorisine taşır (sadece pelvik nod varlığı C1, paraaortik nod varlığı C2'dir).
3
En uygun tedavi yöntemini seç
Eş zamanlı kemoradyoterapi (KRT)
Lokal ileri evre (Evre IB3 ve üzeri ile lenf nodu pozitif olgular) serviks kanserinin standart tedavisi primer cerrahi değil, platin bazlı eş zamanlı kemoradyoterapidir.

Key Concept

Serviks kanserinde tümör boyutu küçük olsa dahi pelvik lenf nodu metastazı varlığı (radyolojik veya patolojik), hastalığı Evre IIIC1 yapar ve primer tedavi cerrahi değil kemoradyoterapidir.
Question 285Question

63 yaşında, postmenopozal kanama şikayeti ile başvuran bir kadın hastanın transvajinal ultrasonografisinde endometrial kalınlık 9 mm9\text{ mm} ölçülmüştür. Yapılan endometrial biyopsi sonucunda 'Grade 1 endometrioid adenokarsinom' tanısı konulan hastaya cerrahi evreleme uygulanmıştır. Patolojik incelemede; tümörün myometriumun sadece iç 1/41/4'lük kısmını invaze ettiği (<%50<\%50), endometriumda sınırlı kaldığı, servikal stroma ve pelvik-paraaortik lenf nodlarının ise negatif olduğu saptanmıştır. Ancak mikroskobik incelemede yaygın (substantial) lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) saptandığı belirtilmiştir. Bu hasta için FIGO 2023 evreleme sistemine göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIB

Answer

FIGO 2023 evreleme sistemine göre bu hastanın evresi Evre IIB'dir.
FIGO 2023 evreleme sisteminde, endometrium kanseri corpus uteri ile sınırlı olsa ve myometrial invazyon %50'nin altında kalsa bile, mikroskobik incelemede 'belirgin (substantial) LVSI' (5 veya daha fazla damarda invazyon) saptanması durumunda hastalık Evre IIB olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik tip ve evreyi belirleyen kritik bulguları tanımlayın.
Grade 1 endometrioid karsinom, <%50 myometrial invazyon ve belirgin (substantial) LVSI saptanmıştır.
Evreleme, tümörün yayılımı ve prognostik faktörlerin kombinasyonuna dayanır.
2
FIGO 2023 endometrium kanseri evreleme kriterlerini uygulayın.
Tümör corpus uteri ile sınırlı olsa da (Stage I kriterleri), belirgin LVSI varlığı Evre IIB olarak sınıflandırılır.
FIGO 2023 güncellemesi ile LVSI yoğunluğu evrelemede bağımsız bir kriter haline gelmiştir.

Key Concept

FIGO 2023 Endometrium Kanseri Evrelemesi ve LVSI Etkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 286Question

4747 yaşında, parite 00, uzun süredir bilinen pelvik endometriozis tanısı olan bir kadın hasta; ani gelişen nefes darlığı ve sağ bacakta ağrılı şişlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sağ bacakta gode bırakan ödem ve palpasyonla pelvik kitle saptanıyor. Tetkikler sonucunda hastaya pulmoner tromboemboli tanısı konuluyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 12.412.4 mg/dL (Normal: 8.510.58.5-10.5 mg/dL) ve CA-125 düzeyi 285285 U/mL olarak ölçülüyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası epitelyal over tümörü tipi için aşağıdakilerden hangisi karakteristik bir özelliktir?

Show answer & explanation

Answer: HNF-1 β\beta (Hepatocyte nuclear factor 1-beta) nükleer ekspresyonu

Answer

HNF-1 β\beta (Hepatocyte nuclear factor 1-beta) nükleer ekspresyonu berrak hücreli over karsinomu için karakteristiktir.
Berrak hücreli karsinom, epitelyal over kanserleri arasında endometriozis ile en güçlü ilişkiye sahip olan tiplerden biridir. Klinik olarak yüksek oranda venöz tromboemboli ve paraneoplastik hiperkalsemi ile seyreder. Histopatolojik olarak tanısında HNF-1 β\beta (Hepatocyte nuclear factor 1-beta) ekspresyonu oldukça spesifiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Endometriozis öyküsü, paraneoplastik hiperkalsemi ve yüksek venöz tromboemboli riski belirlendi.
Berrak hücreli karsinom (Clear Cell Carcinoma), endometriozis zemininde gelişen, epitelyal over kanserleri içinde hiperkalsemi ve tromboemboli ile en sık ilişkili olan tiptir.
2
Tümör tipine özgü immünohistokimyasal belirteci belirle.
Berrak hücreli karsinom tanısında kullanılan spesifik belirteç tespit edildi.
HNF-1 β\beta ekspresyonu, berrak hücreli karsinomu diğer over yüzey epitel tümörlerinden ayırt etmede altın standart kabul edilen bir belirteçtir.

Key Concept

Berrak hücreli over karsinomu; endometriozis birlikteliği, paraneoplastik hiperkalsemi, yüksek tromboemboli riski ve HNF-1 β\beta pozitifliği ile karakterizedir.
Estimated Time:2m 0s
Question 287Question

62 yaşındaki multipar kadın hasta, 3 aydır süren kanlı vajinal akıntı ve ilişki sonrası kanama (postkoital) şikayetleri ile başvuruyor. Jinekolojik muayenede, vajina alt 1/3 arka duvarda, introitusa 1 cm mesafede, 2.5 cm çapında, çevre dokudan keskin sınırla ayrılan ve sert kıvamlı ülserovejetan bir kitle izleniyor. Yapılan biyopsi sonucu "Skuamöz Hücreli Karsinom" olarak raporlanıyor. Serviks temiz izleniyor ve rektovajinal muayenede parametrial tutulum saptanmıyor. Bilateral inguinal bölge palpasyonunda ve görüntüleme yöntemlerinde (MRI/CT) şüpheli lenf nodu izlenmiyor. Hastanın sistemik taramasında uzak metastaz bulgusuna rastlanmıyor.

Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi ve evreleme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Radikal parsiyel vajinektomi ve bilateral inguinofemoral lenfadenektomi

Answer

Radikal parsiyel vajinektomi ve bilateral inguinofemoral lenfadenektomi seçeneği doğrudur.
Vajina kanserlerinde lenfatik yayılım anatomik lokalizasyona göre belirlenir. Vajinanın üst 2/3 kısmı Müllerian kanal kökenli olup pelvik (iliak/obturator) lenf nodlarına dökülürken, alt 1/3 kısmı ürogenital sinüs kökenlidir ve vulva gibi inguinal ve femoral lenf nodlarına dökülür. Sorudaki vaka alt 1/3 yerleşimli ve Evre I (vajinaya sınırlı) bir tümördür. Bu nedenle tedavi yaklaşımı vulva kanseri prensiplerine göre yapılmalı; primer tümörün geniş/radikal eksizyonu (parsiyel vajinektomi) ve bilateral inguinofemoral lenfadenektomi uygulanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün anatomik yerleşimini belirle
Vajina alt 1/3 arka duvar, 2.5 cm çapında.
Vajina kanserlerinde lenfatik drenaj ve cerrahi yaklaşım tümörün yerleşim yerine (üst vs. alt) göre değişir.
2
Lenfatik drenaj havzasını sapta
İnguinal ve femoral lenf nodları.
Vajina alt 1/3 kısmı embriyolojik olarak ürogenital sinüs kökenlidir ve lenfatik drenajı vulva gibi inguinal bölgeye olur. Üst 2/3 kısım ise pelvik nodlara dökülür.
3
Evrelemeyi yap ve uygun tedaviyi seç
Evre I (Vajinaya sınırlı). Cerrahi tedavi: Lezyonun eksizyonu + İlgili lenf nodu diseksiyonu.
Evre I vajina kanserinde cerrahi, özellikle genç ve fit hastalarda fonksiyonel sonuçları korumak için tercih edilir. Alt vajina tümörleri için radikal vulvektomi/vajinektomi ve kasık diseksiyonu uygulanır.

Key Concept

Vajina Kanserinde Lenfatik Drenaj Prensipleri

Hints

1
Vajinanın lenfatik drenajı, embriyolojik kökenine (Müllerian vs. Ürogenital Sinüs) göre iki farklı bölgeye ayrılır.
2
Vajinanın üst kısmı serviks gibi davranırken, alt kısmı vulva gibi davranır.
3
Alt 1/3 vajina tümörleri inguinal lenf nodlarına metastaz yapar, bu nedenle kasık diseksiyonu gerekir.

Practice More

Vajina kanseri evrelemesinde FIGO 2021 kriterlerine göre Evre II ve Evre III ayrımını inceleyiniz.

Alternative Method

Cerrahiye uygun olmayan hastalarda veya hasta tercihi durumunda primer radyoterapi (brakiterapi + eksternal) de küratif bir seçenek olabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 288Question

3535 yaşında, polikistik over sendromu (PKOSPKOS) tanısıyla takip edilen ve primer infertilite nedeniyle tedavi planlanan bir hastaya, düzensiz kanamaları nedeniyle endometrial biyopsi yapılıyor. Patoloji raporu "atipisiz endometrial hiperplazi" olarak sonuçlanıyor. Bu hastanın yönetimi ve klinik seyriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tedavide ilk seçenek olarak oral progestinler veya levonorgestrel salan rahim içi sistem (LNGRI˙SLNG-RİS) ile tıbbi tedavi uygulanmalıdır.

Answer

Atipisiz endometrial hiperplazi saptanan ve fertilite istemi olan hastada, oral progestinler veya progestin salan rahim içi sistemler ile medikal tedavi ilk seçenektir.
Atipisiz endometrial hiperplazi, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHOWHO) 20142014 sınıflamasında selim bir kategori olarak kabul edilir. Bu hastaların maligniteye ilerleme oranı düşüktür (%13\%1-3). Özellikle fertilite istemi olan veya cerrahi için yüksek risk taşıyan hastalarda, progestin tedavisi (oral veya LNGRI˙SLNG-RİS) ile endometrial baskılama yapılarak lezyonun gerilemesi sağlanabilir. Bu yaklaşım standart ve ilk basamak tedavi yöntemidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanının Sınıflandırılması
Hasta 'atipisiz endometrial hiperplazi' tanısı almıştır.
WHOWHO 20142014 sınıflamasına göre hiperplaziler 'atipisiz' ve 'atipili/EIN' olarak ikiye ayrılır.
2
Malignite Riskinin Belirlenmesi
İleride kansere dönüşme riski düşük (%13\%1-3) olarak saptanır.
Atipisiz lezyonlar, atipili olanlara göre çok daha selim bir seyir izler.
3
Yönetim Stratejisinin Seçilmesi
Çocuk istemi olan hastada konservatif (progestin) tedavi planlanır.
Medikal tedavi ile lezyonun regresyonu sağlanırken fertilite potansiyeli korunur.

Key Concept

Atipisiz endometrial hiperplazi yönetimi

Practice More

Atipili endometrial hiperplazi (EIN) saptanan postmenopozal bir hastada yönetim farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 289Question

88 yaşında bir kız çocuk, meme gelişimi ve pubik kıllanma gibi hızlı ilerleyen puberte belirtileri ve karın ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede pelviste yaklaşık 12 cm12\text{ cm} boyutunda, solid yapıda bir adneksiyel kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum östradiol düzeyi 160 pg/mL160\text{ pg/mL} (belirgin yüksek), FSHFSH ve LHLH düzeyleri ise baskılanmış olarak bulunuyor. Tümör belirteçlerinden AFPAFP ve β-hCG\beta\text{-hCG} normal sınırlardayken, İnhibin B düzeyi yüksek saptanıyor. Hastaya yapılan cerrahi sonrası histopatolojik incelemede; yoğun lüteinizasyon içeren hücreler, belirgin makrofolliküller izleniyor ancak Call-Exner cisimciklerine rastlanmıyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tümörün eşlik edebileceği klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil granüloza hücreli tümör - Ollier hastalığı

Answer

Juvenil granüloza hücreli tümör ve Ollier hastalığı birlikteliği en olası tanıdır.
Vakadaki çocukluk çağı, izoseksüel puberte prekoks, yüksek inhibin düzeyi ve histolojideki makrofolliküler yapı Juvenil Granüloza Hücreli Tümör (JGCT) tanısını kesinleştirir. JGCT olgularının yaklaşık %5'inde Ollier hastalığı (multipl enkondromlar) veya Maffucci sendromu (enkondromlar + hemanjiyomlar) gibi durumlar eşlik edebilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
İzoseksüel puberte prekoks ve adneksiyel kitle varlığı
Çocuk yaş grubunda östrojen salgılayan bir over tümörü (non-epitelyal) düşünülmelidir.
2
Hormon ve tümör belirteçlerini değerlendir
Östrojen ve İnhibin B yüksek; AFP ve hCG normal
Yüksek östrojen ve İnhibin B, granüloza hücreli tümörleri işaret ederken; normal AFP ve hCG, germ hücreli tümörleri (Yolk sak, koryokarsinom) dışlar.
3
Histopatolojik bulguları yorumla
Makrofolliküller ve lüteinizasyon var, Call-Exner cisimciği yok
Bu bulgular granüloza hücreli tümörün 'Erişkin' tipinden ziyade 'Juvenil' tipine özgüdür.
4
Sendromik birliktelikleri sorgula
Juvenil granüloza hücreli tümör - Ollier hastalığı ilişkisi
Juvenil granüloza hücreli tümörlerin, enkondromatozis ile karakterize Ollier hastalığı ve Maffucci sendromu ile klinik birlikteliği literatürde tanımlanmıştır.

Key Concept

Juvenil Granüloza Hücreli Tümör (JGCT) tanı kriterleri ve sendromik birliktelikleri
Estimated Time:3m 0s
Question 290Question

Otuz üç yaşında, gravida 2, parite 2 olan hasta, son doğumunu 16 ay önce miadında ve sorunsuz olarak gerçekleştirmiştir. Yaklaşık 2 aydır devam eden düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuran hastanın transvajinal ultrasonografisinde; uterus myometriumunu invaze eden 4 cm çapında hiperekoik kitle izlenmektedir. Serum beta-hCG düzeyi 1.200 mIU/mL olarak ölçülmüştür. Yapılan endometriyal küretaj materyalinin patolojik incelemesinde koryon villusu saptanmamış; myometrium liflerini ayırarak infiltre eden, hPL (human placental lactogen) ile diffüz ve kuvvetli boyanan mononükleer ara (intermediate) trofoblastik hücreler görülmüştür. Metastaz taraması negatif olan bu hasta için en olası tanı ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) – Histerektomi

Answer

Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) – Histerektomi
Vakada tanımlanan tablo (term gebelik sonrası ortaya çıkış, tümör yüküne göre rölatif düşük beta-hCG, villus yokluğu ve hPL pozitifliği) Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) ile uyumludur. PSTT, ara trofoblastlardan köken alır ve diğer gestasyonel trofoblastik neoplazilerin (GTN) aksine kemoterapiye dirençli bir yapı sergiler. Bu nedenle, metastazı olmayan ve çocuk isteği bulunmayan veya hayati risk taşıyan hastalarda primer tedavi seçeneği histerektomidir.

Step-by-Step Solution

1
Vaka verilerini analiz et
Hasta term doğumdan 16 ay sonra başvuruyor. Düşük titrede pozitif beta-hCG (1.200 mIU/mL) ve myometriyal kitle mevcut.
Klinik tablo Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) düşündürmektedir.
2
Patolojik ve immünohistokimyasal bulguları değerlendir
Villus yok, ara (intermediate) trofoblastlar var, hPL diffüz pozitif.
Ara trofoblastlardan köken alan tümörler PSTT ve ETT'dir. hPL'nin diffüz pozitifliği PSTT lehinedir (Koryokarsinomda hPL negatiftir veya çok zayıftır, hCG yüksektir).
3
Tanıya uygun tedavi stratejisini belirle
Tanı Plasental Site Trofoblastik Tümör'dür (PSTT). Bu tümörler kemoterapiye diğer GTN'lere göre daha dirençlidir.
Lokalize (metastazsız) hastalıkta primer tedavi histerektomidir.

Key Concept

Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) tanısı ve yönetimi

Hints

1
Hastanın term doğumdan aylar sonra başvurması ve beta-hCG seviyesinin tümör boyutuna göre beklenenden düşük olması, klasik koryokarsinomdan farklı bir tabloyu işaret etmektedir.
2
Patolojide villus görülmemesi mol hidatiformu dışlar. 'Ara trofoblast' (intermediate trophoblast) kökenli tümörler kemoterapiye yanıt açısından diğerlerinden farklıdır.
3
hPL (Human Placental Lactogen) pozitifliği bu tümörün en belirgin özelliğidir ve bu tümör grubu kemoterapiye dirençli olduğundan bıçak (cerrahi) ön plandadır.

Practice More

PSTT ve ETT arasındaki immünohistokimyasal farkları (hPL vs p63) ve FIGO evrelemesindeki risk faktörlerini gözden geçiriniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 291Question

2424 yaşında, G0P0G_0P_0 kadın hasta rutin jinekolojik kontrolü için başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde 22 yıl önce son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle renal transplantasyon yapıldığı ve halen aktif olarak immünsüpresif tedavi (mikofenolat mofetil ve takrolimus) aldığı öğreniliyor. Hastanın cinsel aktif olduğu ve transplantasyon sonrası yapılan yıllık iki sitolojik taramasının normal olduğu belirtiliyor. Bu yılki rutin taramasında sitoloji sonucu "Atipik Skuamöz Hücreler - Önemi Belirlenemeyen" (ASCUSASC-US) olarak raporlanmıştır.

Bu hasta için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kolposkopik inceleme

Answer

İmmünsüpresif tedavi alan transplant hastalarında, sitolojide saptanan ASCUSASC-US sonucu yaşa bakılmaksızın doğrudan kolposkopik inceleme yapılmasını gerektirir.
İmmünsüpresif hastalarda servikal kanser taraması, cinsel aktivite başladıktan sonra yıllık sitoloji ile yapılır. Bu hastalarda immün yetmezlik nedeniyle servikal lezyonların progresyon riski yüksek olduğundan, ASCUSASC-US saptandığında genel popülasyondaki bekle-gör veya HPVHPV triajı yaklaşımları yerine doğrudan kolposkopik değerlendirme yapılması standart bir yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın immünolojik durumunu değerlendir
Hasta renal transplant alıcısıdır ve mikofenolat/takrolimus gibi immünsüpresif ilaçlar kullanmaktadır.
İmmünsüpresyon, servikal neoplazi riskini ve progresyon hızını artırır.
2
Hastanın yaş grubuna ve risk grubuna göre tarama protokolünü belirle
İmmünsüpresif hastalarda tarama cinsel aktivite ile başlar ve yıllık devam eder (212421-24 yaş kısıtlamaları bu grupta gevşetilir).
Yüksek riskli gruplarda standart yaş sınırları (örn. taramaya 2525 veya 3030 yaşında başlanması) geçerli değildir.
3
Sitolojik anormalliğin (ASCUSASC-US) bu özel gruptaki yönetim karşılığını belirle
ASCUSASC-US ve üzerindeki tüm sonuçlar kolposkopiye yönlendirilmelidir.
İmmünsüpresif kadınlarda ASCUSASC-US saptandığında, HPVHPV triajı veya sitoloji tekrarı beklemek yerine doğrudan kolposkopi yapılması önerilmektedir (Berek & Novak ve ASCCP önerileri).

Key Concept

İmmünsüpresif hastalarda (HIV (+), organ transplantasyonu, kronik steroid kullanımı vb.) servikal tarama anormalliklerine yaklaşım, genel popülasyondan daha agresiftir; ASCUSASC-US sonucu doğrudan kolposkopi endikasyonudur.

Practice More

İmmünsüpresif hastaların tarama çıkış kriterlerini ve gebelikteki yönetim farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 292Question

Jinekoloji polikliniğine başvuran 67 yaşında bir kadının hikayesinde, 8 yıl önce menopoza girdiği ve son 4 aydır zaman zaman lekelenme şeklinde vajinal kanama yaşadığı öğreniliyor. Aile öyküsünde annesi kolon kanseri, teyzesi endometrium kanseri geçirmiştir. Transvajinal ultrasonografide endometrium kalınlığı 12 mm olarak ölçülüyor. Yapılan endometrial biyopside FIGO grade 2 endometrioid adenokarsinom saptanıyor. Pelvik MR görüntülemede tümörün miyometriyumun %40'ını invaze ettiği, serviks stromasına uzanım olmadığı ve lenfadenopati bulunmadığı görülüyor. Bu hastanın aile öyküsü değerlendirildiğinde, hangi genetik sendrom açısından araştırma yapılması önerilir?

Show answer & explanation

Answer: Lynch sendromu (MMR gen mutasyonları)

Answer

Lynch sendromu (MMR gen mutasyonları) — hastanın annesi kolon kanseri, teyzesi endometrium kanseri geçirmiş olması, birden fazla Lynch ilişkili kanserin aile içinde kümelenmesi anlamına gelir ve MMR gen mutasyonu taraması önerilir.
Hastanın annesinde kolon kanseri ve teyzesinde endometrium kanseri bulunması, Lynch sendromu (Herediter Non-Polipozis Kolorektal Kanser – HNPCC) ile uyumlu bir aile kümesine işaret eder. Lynch sendromu, MLH1, MSH2, MSH6, PMS2 gibi DNA uyumsuz onarım (mismatch repair, MMR) genlerindeki kalıtsal mutasyonlardan kaynaklanır. Endometrium kanseri, Lynch sendromunun kolorektal kanserden sonra en sık görülen bileşenidir. Bu nedenle tümör dokusunda MMR protein testi (IHK) veya MSI analizi ile Lynch sendromu araştırılması önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Aile öyküsünü Lynch sendromu kriterleri açısından değerlendirin.
Annede kolon kanseri + teyzede endometrium kanseri = birden fazla Lynch ilişkili kanser aynı soyda mevcut.
Lynch sendromu (HNPCC); kolorektal, endometrial, over, mide, ince bağırsak ve üriner sistem kanserlerini kapsar. Bu kanser türlerinin aile içinde birlikte görülmesi sendromu güçlü biçimde düşündürür.
2
Amsterdam II kriterleri veya Bethesda kriterlerini hatırlayın.
Amsterdam II kriterlerine göre; 3 veya daha fazla birinci derece akrabada Lynch ilişkili kanser, iki ardışık nesil, en az birinin 50 yaş öncesinde tanı alması gibi koşullar aranır. Hastada tam kriterleri karşılamak için yeterli aile bilgisi olmayabilir, ancak Geneviş Bethesda kriterleri bu hastayı taramaya yönlendirir.
Endometrium kanseri Lynch sendromunda ikinci en sık görülen tümördür ve bu hastalarda yaşam boyu risk %40-60'a ulaşır.
3
Tümör dokusunda MMR protein ekspresyonunu immünohistokimyayla (IHK) araştırın ya da mikrosatellit instabilite (MSI) testi isteyin.
MMR protein kaybı veya yüksek MSI varlığı Lynch sendromunu destekler ve germline MMR gen mutasyonu için genetik danışmanlığa yönlendirilir.
Tüm endometrium kanseri hastalarında evrensel MMR testi önerilmektedir; Lynch sendromlu hastalarda yönetim ve aile taraması farklılaşır.

Key Concept

Lynch sendromu ve endometrium kanseri ilişkisi; MMR gen mutasyonları, aile öyküsü değerlendirmesi ve tarama.
Estimated Time:1m 30s
Question 293Question

68 yaşında bir kadın hastada saptanan, vulvaya sınırlı ve 1,51,5 cm çapındaki skuamöz hücreli karsinomun FIGO 2021 sistemine göre "Evre IA" (mikroinvaziv) olarak sınıflandırılabilmesi için stromal invazyon derinliği üst sınırı hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 11 mm

Answer

FIGO 2021 kriterlerine göre vulva kanserinde Evre IA (mikroinvaziv) tanısı için stromal invazyon derinliği en fazla 11 mm olmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek FIGO 2021 evreleme sistemine tam uyumludur. Bu sisteme göre vulvaya veya perineye sınırlı, en büyük çapı 22 cm veya daha küçük olan ve stromal invazyonu 11 mm'den az olan tümörler Evre IA olarak sınıflandırılır. Bu aşamada lenf nodu metastaz riski çok düşük olduğu için konservatif cerrahi yaklaşımlar mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Tümör boyutunu ve lokalizasyonunu değerlendir.
Tümör vulvaya sınırlı ve 1,51,5 cm (2\leq 2 cm), bu durum Evre I için uygundur.
Evreleme sürecinde ilk adım tümörün yayılım alanı ve boyutunun belirlenmesidir.
2
FIGO 2021 Evre IA (mikroinvaziv) için invazyon derinliği kriterini hatırla.
Stromal invazyon derinliği 1\leq 1 mm olmalıdır.
FIGO 2021 güncellemesiyle mikroinvaziv vulva kanseri tanımı için 11 mm eşiği kesinleşmiştir.
3
Sonucu doğrula.
Üst sınır 11 mm olarak belirlenir.
Tümör çapı 22 cm'den küçük olsa bile invazyon 11 mm'yi geçerse evre IB olur.

Key Concept

Vulva kanserinde Evre IA (mikroinvaziv) tanımı için tümör çapı 2\leq 2 cm ve stromal invazyon 1\leq 1 mm olmalıdır.
Question 294Question

Serviks kanseri taramasında kullanılan Pap smear testinin temel amacı nedir?

Show answer & explanation

Answer: Servikste invaziv kanseri erken evrede saptamak ve preinvaziv lezyonları tespit etmek

Answer

Pap smear testinin temel amacı, servikste preinvaziv lezyonları (CIN 1, CIN 2, CIN 3) ve erken evre invaziv kanseri saptamaktır.
Serviks kanseri taramasının temel mantığı, malign transformasyondan önce preinvaziv lezyonları (CIN 1-3) ve erken invaziv kanseri saptayarak müdahale etmektir. Pap smear bu amaçla servikal hücre morfolojisini değerlendiren sitolojik bir yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Pap smear testinin ne tür bir test olduğunu tanımla
Pap smear, serviks yüzeyinden alınan hücrelerin mikroskobik incelenmesine dayanan sitolojik bir tarama testidir.
Testin niteliğini anlamak, amacını doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Tarama testinin hedef lezyonlarını belirle
CIN (Servikal İntraepitelyal Neoplazi) gibi preinvaziv lezyonlar ve erken evre serviks kanseri hedef alınır.
Preinvaziv lezyonlar tedavi edilmezse invaziv kansere dönüşebilir; erken saptama, hastalık yükünü azaltır.
3
Diğer seçenekleri testin gerçek amacıyla karşılaştır
HPV tedavisi, mikrobiyolojik flora analizi, endometrium veya over değerlendirmesi Pap smear'ın amacı dışındadır.
Tarama testleri spesifik bir hastalık grubunu hedef alır; bu seçenekler farklı tanı araçlarıyla karşılanır.

Key Concept

Pap smear, servikal preinvaziv lezyonları ve erken invaziv kanseri tespit etmek amacıyla uygulanan sitolojik bir tarama yöntemidir.
Estimated Time:45s
Question 295Question

Uterin leiomyosarkomların (LMS) klinik seyri, FIGO evreleme sistemi ve cerrahi yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Klinik veya radyolojik olarak şüpheli lenf nodu saptanmayan olgularda, lenfatik yayılım oranının düşük olması (%3\%3 civarı) nedeniyle rutin lenfadenektomi önerilmez.

Answer

Uterin leiomyosarkomlarda (LMS) rutin lenfadenektomi, klinik olarak şüpheli nod yoksa düşük metastaz oranı nedeniyle önerilmemektedir.
Doğru ifade, leiomyosarkomlarda lenfatik yayılımın nadir olması sebebiyle, klinik veya görüntüleme olarak şüpheli bir lenfadenopati yoksa rutin lenfadenektominin gerekli olmadığını belirtir. Bu durum TUS sorularında sıkça sorgulanan, sarkom cerrahisini endometrium kanseri cerrahisinden ayıran temel farklardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Uterin leiomyosarkomun (LMS) tipik yayılım yollarını değerlendir.
LMS öncelikle hematojen yolla yayılır; lenfatik yayılım hızı düşüktür (%311\%3-11, rutin pratikte %3\%3 kabul edilir).
Cerrahi sınırların belirlenmesi için en sık yayılım yolunun bilinmesi gerekir.
2
Leiomyosarkomlar için FIGO (2023) evreleme kriterlerini gözden geçir.
Evre I tümörün uterusa sınırlı olmasıdır; IA (5 cm \leq 5 \text{ cm}) ve IB (>5 cm > 5 \text{ cm}) olarak ikiye ayrılır. Evre II pelvik yayılımı, Evre III abdominal yayılımı gösterir.
Evreleme hatalarını (özellikle endometrium kanseri ile karışıklığı) elemeyi sağlar.
3
Diğer uterin sarkomlarla (özellikle LG-ESS) cerrahi yönetim farklarını karşılaştır.
LG-ESS yüksek oranda östrojen reseptörü içerdiği için ooferektomi (BSO) zorunludur. LMS'de ise hormonal duyarlılık düşüktür ve premenopozal hastalarda over korunması seçenekler arasındadır.
Histolojik tipe göre yönetim stratejisinin farklılaştığını anlamak kritiktir.

Key Concept

Uterin leiomyosarkomlarda cerrahi yönetim prensipleri ve FIGO evreleme özellikleri.

Hints

1
Uterin sarkomlarda cerrahi yönetim, epitelyal kanserlere göre daha konservatif lenf nodu yaklaşımı içerir.
Estimated Time:1m 30s
Question 296Question

Yirmi dokuz yaşında kadın hasta, 7 hafta önce parsiyel hidatidiform mol tanısıyla küretaj yapılmış. Küretaj sonrası haftalık takip edilen beta-hCG değerleri sırasıyla şöyle seyretmiştir: 42.000, 18.500, 7.200, 5.900, 5.100, 4.800, 4.600 mIU/mL. Hasta fiziksel muayenede asemptomatik olup pelvik ultrasonografide patoloji saptanmamıştır. Akciğer grafisi normaldir. Bu hastanın beta-hCG takip seyrini değerlendirerek yapılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: FIGO kriterlerine göre gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanısı konularak tek ajan metotreksat kemoterapisine başlanmalıdır.

Answer

FIGO kriterlerine göre GTN tanısı konularak tek ajan metotreksat kemoterapisine başlanmalıdır.
Son 3 haftalık beta-hCG ölçümlerinde değişim oranı sürekli %10'un altında kalmış, yani plato kriteri karşılanmıştır. Bu durum FIGO 2002 tanı kriterleri gereği gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) olarak değerlendirilir. Klinik ve görüntüleme bulguları metastazı düşündürmemekte, dolayısıyla risk skoru düşük çıkmaktadır. Düşük riskli GTN'de standart birinci basamak tedavi tek ajan metotreksattır.

Step-by-Step Solution

1
Beta-hCG seyrini analiz et: son haftalık değerleri karşılaştır
Son 4 değer: 5.900 → 5.100 → 4.800 → 4.600. Değişim oranları: -%13,6; -%5,9; -%4,2. Son 3 haftada düşüş %10'un altında kalmış.
FIGO'nun gestasyonel trofoblastik neoplazi tanı kriterlerinden biri, 3 ardışık haftada beta-hCG'nin %10'dan az değişmesi (plato) olarak tanımlanmıştır.
2
FIGO GTN tanı kriterlerini uygula
3 haftalık plato kriteri karşılanmıştır. Parsiyel mol sonrası GTN tanısı konulur.
FIGO 2002 kriterlerine göre; evakuasyon sonrası 4 ölçümde plato (3 hafta) VEYA 2 ardışık ölçümde %10'dan fazla artış GTN tanısı koydurur. Burada plato kriteri mevcuttur.
3
Risk sınıflamasını yap (FIGO skorlaması)
Yaş 29 (≤39), önceki gebelik parsiyel mol, hastalık süresi <4 ay, beta-hCG <100.000, metastaz yok. FIGO skoru düşük riskli kategoride.
FIGO/WHO skoru 0-6 arası düşük risk, ≥7 yüksek risk. Bu hastada toplam skor düşük çıkar; tedavi seçimi risk grubuna göre belirlenir.
4
Düşük riskli GTN için standart tedaviyi belirle
Birinci basamak tedavi: tek ajan metotreksat (veya aktinomisin D). Çok ajanlı kemoterapi gerekmez.
Düşük riskli GTN'de tek ajan kemoterapi %80-90 kür oranı sağlar; EMA-CO gibi kombine rejimler yüksek riskli ve dirençli vakalara saklanır.

Key Concept

Mol sonrası beta-hCG takibinde FIGO GTN tanı kriterleri (3 haftalık plato) ve düşük riskli GTN'de tek ajan kemoterapi endikasyonu
Estimated Time:2m 30s
Question 297Question

5252 yaşında, annesinde 4545 yaşında endometrium kanseri öyküsü olan bir hasta, düzensiz vajinal kanama şikayeti ile başvurmuştur. Yapılan endometrial biyopsi sonucunda "Grade 22 endometrioid tip adenokarsinom" saptanmıştır. Hastaya total abdominal histerektomi, bilateral salpingo-ooforektomi ve pelvik-paraaortik lenf nodu diseksiyonu uygulanmıştır. Kesin patoloji raporunda; tümörün endometriumda sınırlı olduğu, myometrial invazyonun %20\%20 (yüzeyel) olduğu, servikal stromanın tutulmadığı, ancak yaygın (substantial) lenfovasküler alan invazyonu (LVSI, >5>5 odak) izlendiği belirtilmiştir. Lenf nodları ve adneksler tümör yönünden negatiftir. Bu verilere göre, FIGO 2023 evreleme sistemine göre hastanın evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIC

Answer

FIGO 2023 sistemine göre, Grade 1-2 endometrioid kanserlerde yaygın (substantial) LVSI varlığı Evre IIC olarak kabul edilir.
Doğru yanıt olan seçenek, FIGO 2023 evreleme sistemindeki en önemli güncellemelerden birini yansıtmaktadır. Yeni sistemde, Grade 11 ve 22 endometrioid karsinomlar uterus ile sınırlı olsa bile, eğer yaygın (substantial) lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) içeriyorlarsa Evre IIC olarak kabul edilirler. Bu vakada tümör myometriumun sadece iç yarısında (%20\%20) olsa da, yaygın LVSI varlığı evreyi IA'dan IIC'ye yükseltmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Histolojik tip ve dereceyi belirle
Grade 22 endometrioid tip adenokarsinom.
FIGO 2023'te Evre IIC tanımı özellikle Grade 11 ve 22 endometrioid kanserler için geçerlidir.
2
Tümör yayılımını ve invazyon derinliğini analiz et
Myometrial invazyon %20\%20 (yüzeyel), servikal stroma tutulumu yok, lenf nodları negatif.
Tümörün uterus dışına çıkmadığını ve servikal stromaya ilerlemediğini teyit etmek için gereklidir.
3
Lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) durumunu değerlendir
Yaygın (substantial) LVSI mevcut (>5>5 odak).
FIGO 2023 güncellemesi ile gelen en kritik değişikliklerden biri, yaygın LVSI'nın tek başına evreyi IIC'ye yükseltmesidir.
4
FIGO 2023 kriterlerini uygula
Evre IIC.
Uterusta sınırlı Grade 121-2 endometrioid karsinom + substantial LVSI = Evre IIC.

Key Concept

FIGO 2023 Endometrium Kanseri Evrelemesi ve Substantial LVSI Kavramı

Practice More

FIGO 2023'te moleküler sınıflandırmanın (POLE mutasyonu, p53 durumu vb.) evrelemeye nasıl entegre edildiğini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 298Question

62 yaşında, vücut kitle indeksi (VKİ) 34 kg/m234\text{ kg/m}^2 olan ve bilinen hipertansiyonu bulunan bir kadın hasta, üç haftadır devam eden lekelenme tarzında postmenopozal vajinal kanama şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Bu hastada endometrium kanseri tanısını kesinleştirmek veya dışlamak amacıyla yapılması gereken ilk ve en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endometrial biyopsi (örnekleme)

Answer

Endometrial biyopsi (örnekleme)
Postmenopozal vajinal kanama, aksi ispat edilene kadar endometrium kanseri olarak kabul edilmeli ve yönetilmelidir. Hastada obezite ve hipertansiyon gibi ek risk faktörleri de bulunmaktadır. Tanıyı kesinleştirmek için yapılacak ilk ve en uygun işlem endometrial örneklemedir (biyopsi).

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik risk faktörlerini değerlendir.
Postmenopozal kanama, obezite (VKİ 34 kg/m234\text{ kg/m}^2) ve hipertansiyon endometrium kanseri için yüksek risk faktörleridir.
Endometrium kanseri vakalarının %90'ı postmenopozal kanama ile prezente olur.
2
Tanısal altın standardı belirle.
Kesin tanı doku örneği alınarak (fraksiyone kürtaj veya pipelle biyopsi) konulur.
Görüntüleme yöntemleri şüphe uyandırabilir ancak malignite tanısı histopatolojik inceleme ile doğrulanmalıdır.

Key Concept

Postmenopozal kanama yönetimi ve endometrium kanseri tanısı
Estimated Time:45s
Question 299Question

36 yaşında bir hastaya, rutin kontrollerinde servikal smear sonucunun HSIL gelmesi üzerine kolposkopik biyopsi yapılmış ve invaziv karsinom şüphesiyle konizasyon uygulanmıştır. Konizasyon materyalinin patolojik incelemesinde; stromal invazyon derinliği 4 mm4 \text{ mm}, horizontal (lateral) yayılımı 9 mm9 \text{ mm} olan ve lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) saptanmayan skuamöz hücreli karsinom raporlanmıştır. Pelvik muayenesi ve sistemik görüntülemeleri tamamen normal olan bu hasta için FIGO 2018 evreleme sistemine göre en uygun evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IA2

Answer

FIGO 2018 sınıflamasına göre horizontal yayılım kriteri kaldırıldığı için, 4 mm4 \text{ mm} invazyon derinliği ile hasta Evre IA2 olarak kabul edilir.
FIGO 2018 sınıflamasına göre, mikroinvaziv serviks karsinomu (Evre IA) sadece stromal invazyon derinliğine göre belirlenir. Evre IA1 için derinlik <3 mm< 3 \text{ mm}, Evre IA2 için ise derinlik 3 mm\geq 3 \text{ mm} ve <5 mm< 5 \text{ mm} olmalıdır. Önceki sınıflamalarda bulunan 'horizontal yayılımın 7 mm7 \text{ mm}'den az olması' şartı güncel rehberde kaldırılmıştır. Dolayısıyla, 4 mm4 \text{ mm} derinliğe sahip olan bu vaka, horizontal yayılımına bakılmaksızın Evre IA2'dir.

Step-by-Step Solution

1
Patoloji verilerini analiz et
İnvazyon derinliği 4 mm4 \text{ mm}, horizontal yayılım 9 mm9 \text{ mm}.
Evreleme için mikroskobik ölçümler temel alınır.
2
FIGO 2018 güncellemesini hatırla
Horizontal (lateral) yayılım kriteri (eski sistemde 7 mm7 \text{ mm} sınırı) artık evrelemede kullanılmamaktadır.
Mikroinvaziv karsinom tanımında sadece invazyon derinliği esastır.
3
Derinlik sınırlarını uygula
3 mm3 \text{ mm} ve üzeri, 5 mm5 \text{ mm}'den az derinlik Evre IA2'dir.
Hastanın 4 mm4 \text{ mm}'lik derinliği bu aralığa girmektedir.

Key Concept

FIGO 2018 Serviks Kanseri Evrelemesinde mikroinvaziv karsinom (Evre IA) için horizontal yayılım kriterinin kaldırılması.

Practice More

Evre IA2 ve lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) pozitifliği durumunda lenfadenektomi gerekliliğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 300Question

32 yaşında, çocuk isteği devam eden nullipar bir hastanın servikal smear sonucu "Atipik Glandüler Hücreler - Başka Türlü Sınıflandırılamayan" (AGC-NOS) olarak gelmiştir. Yapılan kolposkopi ve endoservikal küretaj (ECC) sonucunda "Adenokarsinom in situ" (AIS) saptanmıştır. Hastaya tanısal ve tedavi amaçlı soğuk konizasyon (cold knife conization) uygulanmış; ancak patoloji sonucunda endoservikal cerrahi sınırda AIS varlığı (pozitif sınır) rapor edilmiştir. Hastanın çekilen pelvik MR görüntülemesinde invaziv kanser veya lenf nodu metastazı bulgusu izlenmemiştir.

Buna göre, bu hasta için en uygun yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Negatif sınırlar elde etmek amacıyla re-konizasyon yapılması

Answer

Çocuk isteği olan ve cerrahi sınırı pozitif gelen AIS hastasında en uygun yaklaşım re-konizasyondur.
Adenokarsinom in situ (AIS), servikal kanaldaki bez epitelinden kaynaklanan ve invaziv adenokarsinom öncüsü olan bir lezyondur. Skuamöz lezyonların aksine, AIS multifokal olabilir ve glandların derinliklerine inebilir. Bu nedenle tedavi başarısı için negatif cerrahi sınır (intact margins) mutlak gerekliliktir. Cerrahi sınır pozitif geldiğinde, içeride rezidüel hastalık veya invaziv kanser odağı kalma riski çok yüksektir. Hasta fertilite (çocuk) istediği için uterusun alınması (histerektomi) ilk seçenek değildir. Bunun yerine, geride kalan hastalıklı dokuyu temizlemek ve sınırların temiz olduğundan emin olmak için re-konizasyon uygulanmalıdır. Negatif sınırlar elde edildikten sonra hasta 6 aylık periyotlarla takip edilebilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın tanısını ve risk durumunu değerlendir.
Tanı Adenokarsinom in situ (AIS). Bu lezyon skuamöz lezyonlara (CIN) göre daha multifokal ve 'skip lesion' (atlamalı lezyon) yapma eğilimindedir.
AIS yönetimi, glandüler yapısı nedeniyle CIN yönetiminden daha agresif ve dikkatli olmalıdır.
2
Mevcut tedavi sonucunu ve hasta isteğini analiz et.
Yapılan konizasyonda cerrahi sınır pozitif (yani hastalık tam temizlenmemiş). Ancak hasta 32 yaşında ve çocuk istiyor (fertilite koruyucu yaklaşım şart).
Sınır pozitifliği, geride rezidüel hastalık veya atlanmış bir invaziv adenokarsinom olma riskini %50'nin üzerine çıkarır.
3
Kılavuzlara göre uygun yönetim seçeneğini belirle.
ASCCP ve güncel onkoloji kılavuzlarına göre, fertilite korumak isteyen AIS hastalarında 'negatif cerrahi sınır' elde etmek zorunludur. Pozitif sınır durumunda, servikste anatomik olarak mümkünse 're-konizasyon' (tekrar kesip çıkarma) yapılmalıdır.
Takip edilemez (riskli), ablasyon yapılamaz (yasak), histerektomi yapılmamalıdır (fertilite isteği var). Bu nedenle re-konizasyon tek doğru seçenektir.

Key Concept

Adenokarsinom in situ (AIS) Yönetimi
PreviousPage 15 / 17Next
Jinekolojik Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 15 | Examkin