Mikoloji

596 questions

Question 441Question

Mantarların biyokimyasal yapı taşları, termal dimorfizm özellikleri ve laboratuvar tanı yöntemleri arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: (1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan testi (G-testi), serumda bu antijeni saptayan geniş spektrumlu bir biyobelirteçtir; hücre duvarı yapıları dikkate alındığında *Aspergillus*, *Candida*, *Cryptococcus* ve *Mucorales* enfeksiyonlarının tamamında benzer yüksek duyarlılığa sahiptir.

Answer

(1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan (G-testi) biyobelirtecinin *Aspergillus*, *Candida*, *Cryptococcus* ve *Mucorales* enfeksiyonlarının tamamında yüksek duyarlılığa sahip olduğu ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü (1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan testi (G-testi), *Candida*, *Aspergillus*, *Pneumocystis* ve *Fusarium* gibi etkenlerde yüksek duyarlılık gösterirken; *Cryptococcus* (kalın kapsül ve duvar yapısındaki farklılık) ve *Mucorales* (hücre duvarında glukan yerine kitosan ve kitin bulunması) enfeksiyonlarında genellikle negatif sonuç verir. Bu ayrım klinik pratikte invaziv mikozların ayırıcı tanısında kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hücre duvarı bileşenlerini analiz et
Mantarlarda kitin (β\beta-1,4 bağlı NAG) ve glukanlar temel yapı taşlarıdır.
Antifungal hedeflerini ve tanısal testlerin temelini anlamak için gereklidir.
2
G-testi (Glukan testi) mekanizmasını değerlendir
(1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan, birçok mantarın hücre duvarında bulunur ancak her grupta aynı oranda değildir.
Testin tanısal spektrumunu belirlemek için gereklidir.
3
İstisnai grupları belirle
*Cryptococcus* (kapsül varlığı/düşük glukan) ve *Mucorales* (glukan yerine kitosan/kitin hakimiyeti) G-testi ile saptanamaz.
Yüksek zorluk seviyesindeki bu ayırıcı bilgiyi test etmek temel amaçtır.
4
Yanlış ifadeyi seç
G-testinin tüm invaziv mantarlarda (özellikle *Cryptococcus* ve *Mucorales*) duyarlı olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır.
Soru kökünde istenen yanlış ifade budur.

Key Concept

Mantar hücre duvarı bileşenleri ve tanısal biyobelirteçlerin (G-testi) kısıtlılıkları
Estimated Time:2m 30s
Question 442Question

6262 yaşında Kronik Lenfositik Lösemi (KLLKLL) tanısıyla fludarabin tedavisi alan erkek hasta; son 1010 gündür giderek artan kuru öksürük, ateş ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede takipneik saptanan hastanın akciğer grafisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlar izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BALBAL) örneğinin Gomori Metenamin Gümüş (GMSGMS) boyamasında "çökmüş pinpon topu" görünümünde kist yapıları saptanıyor. Bu mikroorganizmanın özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında ana sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunur.

Answer

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunur.
Pneumocystis jirovecii mantar sınıfında yer almasına rağmen, tipik mantar sterolü olan ergosterol yerine hücre membranında kolesterol bulundurur. Bu biyokimyasal fark, mikroorganizmanın poliyen grubu (amfoterisin B) ve azol grubu antifungallere karşı doğal direncini açıklar ve onu diğer fırsatçı mantarlardan ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
KLL tanısı ve fludarabin kullanımı ciddi T-hücre immünsüpresyonu gösterir; bilateral interstisyel pnömoni bulguları bu zeminde fırsatçı bir enfeksiyonu düşündürür.
Hücresel bağışıklığı baskılanmış hastalarda (HIV+, kemoterapi alanlar vb.) interstisyel pnömoninin en sık nedenlerinden biri P. jirovecii'dir.
2
Laboratuvar bulgusunu yorumla
GMS boyasında 'çökmüş pinpon topu' görünümü P. jirovecii kistleri için patognomoniktir.
Gümüşleme boyaları (GMS) kist duvarını boyayarak karakteristik morfolojiyi ortaya çıkarır.
3
Mikroorganizmanın yapısal özelliklerini hatırla
P. jirovecii'nin en önemli biyokimyasal farkı membranında kolesterol bulundurmasıdır.
Bu özellik hem taksonomik bir belirteçtir hem de amfoterisin B gibi ilaçlara olan direnci açıklar.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii, hücre membranında ergosterol içermeyen, bu nedenle poliyen antifungallere duyarsız olan, yapay besiyerlerinde üretilemeyen bir fırsatçı mantardır.
Question 443Question

Akut miyeloid lösemi tanısıyla izlenen ve kemoterapi sonrası derin nötropenik dönemde olan bir hastada, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen ateş ve ekstremitelerde multipl nekrotik deri lezyonları (ektima gangrenozum benzeri) gelişmiştir. Alınan kan kültürlerinde küf mantarı üremesi saptanmıştır. Yapılan mikroskobik incelemede bölmeli hiflerin yanında çok hücreli, kavisli ve "muz" şeklinde makrokonidyumlar izlenmiştir.

Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fusarium spp.

Answer

En olası etken, nötropenik hastalarda kan kültüründe üreyebilmesi ve tipik muz şeklinde makrokonidyumları ile karakterize olan Fusarium türleridir.
Doğru yanıt olan mantar türü, nötropenik konakta disemine enfeksiyon yapma eğilimi, deri lezyonları ile seyretmesi ve özellikle kan kültürlerinde üreyebilmesiyle diğer fırsatçı küflerden ayrılır. Mikroskobik incelemede görülen çok hücreli, kavisli ve muz (veya orak) şeklindeki makrokonidyumlar bu cins için tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerini değerlendir
Hastanın nötropenik olması ve antibiyotiğe dirençli ateşinin olması fırsatçı bir küf mantarı enfeksiyonunu düşündürür.
Nötropeni, Aspergillus ve Fusarium gibi küf mantarları için en önemli risk faktörüdür.
2
Mikrobiyolojik bulguları analiz et
Kan kültüründe küf mantarı üremesi ve mikroskobide muz şeklinde makrokonidyumların görülmesi Fusarium lehinedir.
Aspergillus türleri kan kültüründe genellikle üremezken, Fusarium türleri disemine enfeksiyonlarda yüksek oranda kan kültüründe saptanabilir.
3
Ayırıcı tanı yap
Deri lezyonları ve morfolojik özellikler birleştirildiğinde tanı Fusarium olarak kesinleşir.
Muz şeklinde makrokonidyumlar Fusarium için patognomonik bir morfolojik özelliktir.

Key Concept

Fusarium türleri, nötropenik hastalarda disemine enfeksiyon, nekrotik deri lezyonları ve kan kültüründe üreme potansiyeli (fungemi) ile karakterizedir; tanısal morfolojik özelliği muz şeklinde makrokonidyumlardır.
Estimated Time:1m 15s
Question 444Question

Akut miyeloid lösemi tanısıyla indüksiyon kemoterapisi alan ve mutlak nötrofil sayısı 100/mm3100/mm^3'ün altında olan 4545 yaşındaki bir erkek hastada, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine rağmen devam eden ateş yüksekliği saptanıyor. Hastanın gövdesinde ve ekstremitelerinde ortası nekrotik, "ektiyma gangrenozum" benzeri yaygın deri lezyonları gelişiyor. Kan kültürlerinden yapılan ekimde mısır unlu agarda (Dalmau yöntemi) uzun yalancı hifler boyunca tek tek veya küçük gruplar halinde dizilmiş blastokonidiyalar gözleniyor. Biyokimyasal incelemede sükrozu fermente ettiği ve CHROMAgar besiyerinde metalik mavi koloniler oluşturduğu saptanan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Candida tropicalis

Answer

Candida tropicalis
Doğru yanıt olan seçenek, nötropenik hastalarda yaygın deri lezyonları (disemine kandidiyazis) oluşturma eğilimi en yüksek olan Candida türüdür. Laboratuvar ortamında mısır unlu agarda (Dalmau yöntemi) yalancı hifler boyunca blastokonidiyaların tekli veya küçük gruplar halinde dizilmesi bu tür için karakteristiktir. Ayrıca biyokimyasal olarak sükroz ve maltozu fermente etmesi ve CHROMAgar besiyerinde metalik mavi renkli koloniler oluşturmasıyla diğer türlerden ayırt edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerini değerlendir
AML ve ağır nötropeni varlığı, sistemik mantar enfeksiyonu riskini artırır.
Nötropenik hastalarda ateşin antibiyotiğe yanıt vermemesi fırsatçı mantarları akla getirir.
2
Deri lezyonlarını analiz et
Ektiyma gangrenozum benzeri lezyonlar Candida tropicalis yayılımında tipiktir.
Disemine kandidiyazis tablosunda deri tutulumu bu tür için karakteristiktir.
3
Laboratuvar verilerini birleştir
Sükroz fermentasyonu (+), CHROMAgar metalik mavi ve tipik Dalmau morfolojisi.
Bu bulguların kombinasyonu Candida tropicalis tanısını kesinleştirir; Candida albicans sükrozu fermente etmez.

Key Concept

Candida tropicalis, nötropenik hastalarda deri lezyonlarıyla giden agresif disemine enfeksiyonlara yol açan ve sükroz fermentasyonu ile ayırt edilen bir türdür.
Question 445Question

Kriptokokal menenjit tanısıyla amfoterisin B ve flusitozin (5fluorositozin5-fluorositozin) kombinasyon tedavisi başlanan bir hastada; flusitozin mantar hücresine girdikten sonra sitozin deaminaz enzimiyle 5fluorourasil5-fluorourasil’e (5FU5-FU) dönüştürülür. Bu metabolik yolda 5FU5-FU’dan köken alan aşağıdaki moleküllerden hangisi, 'timidilat sentetaz' enzimini geri dönüşümsüz inhibe ederek DNA sentezini doğrudan baskılayan asıl aktif bileşiktir?

Show answer & explanation

Answer: 5fluorodeoksiu¨ridin monofosfat (5FdUMP)5-fluorodeoksiüridin\ monofosfat\ (5-FdUMP)

Answer

Doğru yanıt 5fluorodeoksiu¨ridin monofosfat5-fluorodeoksiüridin\ monofosfat (5FdUMP5-FdUMP) bileşiğidir.
Doğru yanıt olan 5fluorodeoksiu¨ridin monofosfat5-fluorodeoksiüridin\ monofosfat (5FdUMP5-FdUMP), flusitozin metabolizmasının son ürünlerinden biridir ve timidilat sentetaz enzimiyle kovalent bir kompleks oluşturarak dTMP sentezini bloke eder. Bu durum mantarda 'timinsiz ölüm' (thymineless death) olarak adlandırılan DNA sentez bozukluğuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
İlacın hücreye girişini belirle.
Flusitozin, mantar hücresine sitozin permeaz aracılığıyla girer.
Seçici toksisite için ilacın mantar hücresine özgü bir taşıyıcıyla alınması gerekir.
2
Aktivasyon basamağını analiz et.
Sitozin deaminaz enzimi flusitozini 5fluorourasil5-fluorourasil (5FU5-FU)'e dönüştürür.
İnsan hücrelerinde bu enzim bulunmadığı için ilaç mantar hücresinde aktifleşir.
3
DNA sentezi üzerindeki etkiyi saptan.
5FU5-FU önce 5FUMP5-FUMP'a, ardından 5FdUDP5-FdUDP üzerinden 5FdUMP5-FdUMP'a dönüşür. 5FdUMP5-FdUMP timidilat sentetazı inhibe eder.
Timidilat sentetaz, dUMP'den dTMP sentezini sağlayan kritik bir enzimdir; inhibisyonu DNA sentezini durdurur.

Key Concept

Flusitozin, mantar hücrelerinde pirimidin sentez yolunu (DNA ve RNA) iki farklı koldan bozar; DNA kolundaki asıl inhibitör 5FdUMP5-FdUMP'dır.
Question 446Question

Kistik fibrozis veya astım gibi kronik hava yolu hastalığı olan bireylerde, *Aspergillus* antijenlerine karşı gelişen; yüksek serum IgEIgE düzeyi, eozinofili ve akciğer infiltrasyonları ile karakterize olan, patogenezinde hem Tip I hem de Tip III hipersensitivite reaksiyonlarının birlikte rol oynadığı klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alerjik bronkopulmoner aspergilloz

Answer

Alerjik bronkopulmoner aspergilloz
Alerjik bronkopulmoner aspergilloz (ABPA), özellikle astımlı ve kistik fibrozisli hastalarda *Aspergillus* antijenlerine karşı gelişen abartılı bir immün yanıttır. Bu tablonun en karakteristik özelliği, patogenezinde Tip I (atopik/IgE aracılı) ve Tip III (Arthus tipi/immün kompleks aracılı) hipersensitivite reaksiyonlarının bir arada bulunmasıdır. Klinik olarak astım ataklarında kötüleşme, eozinofili ve serum total IgEIgE düzeyinde belirgin artış (>1000>1000 IU/mLIU/mL) ile tanınır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik zeminini değerlendir.
Astım veya kistik fibrozis varlığı, Aspergillus ile ilişkili alerjik bir süreci düşündürür.
ABPA neredeyse her zaman bu kronik akciğer hastalıklarının zemininde gelişir.
2
Patogenetik mekanizmayı analiz et.
Hem Tip I (IgE aracılı) hem de Tip III (immün kompleks aracılı) reaksiyonların varlığı not edildi.
Bu iki mekanizmanın birlikteliği ABPA için spesifik bir tanısal özelliktir.
3
Klinik bulgularla birleştir.
Eozinofili ve infiltrasyonlarla birlikte bu mekanizma Alerjik bronkopulmoner aspergilloz tanısına götürür.
Diğer aspergilloz formları ya invazivdir ya da saf mekanik/yerleşimseldir (aspergilloma gibi).

Key Concept

ABPA'da ikili hipersensitivite mekanizması (Tip I ve Tip III).
Estimated Time:45s
Question 447Question

Hemokromatozis tanısıyla izlenen ve demir şelasyon tedavisi amacıyla deferoksamin kullanan bir hastada, hızla gelişen rinoserebral enfeksiyon saptanmıştır. Alınan doku biyopsisinin doğrudan mikroskobik incelemesinde geniş çaplı, bölmesiz (senositik), şerit benzeri ve yaklaşık 9090^\circ açıyla dallanan hif yapıları gözlenmiştir. Bu enfeksiyon etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eşeysiz üreme yapıları bir kese (sporanjiyum) içinde yer alan sporanjiyosporlardır.

Answer

Mucorales takımı üyeleri, karakterize oldukları bölmesiz hif yapılarının yanı sıra, eşeysiz üreme sırasında sporanjiyum içinde sporanjiyosporlar üretmeleriyle ayırt edilirler.
Doğru seçenek, Mucorales üyelerinin eşeysiz üreme döngüsünde sporların bir kese (sporanjiyum) içinde oluştuğunu belirtmektedir. Bu, konidiyum üreten Aspergillus gibi diğer küf mantarlarından temel farklarından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını ve morfolojiyi değerlendir
Deferoksamin kullanımı ve rinoserebral tablo Mukormikoz (Mucorales) için tipik risk faktörleridir. Geniş, bölmesiz ve 9090^\circ açıyla dallanan hifler etkenin Mucorales (örn. Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) olduğunu doğrular.
Etkenin tanımlanması, doğru biyolojik özelliklerin seçilmesi için ilk adımdır.
2
Mucorales ve Aspergillus farklarını hatırla
Mucorales: Geniş hif, bölmesiz, 9090^\circ dallanma, sporanjiyospor, galaktomannan negatif. Aspergillus: Dar hif, bölmeli, 4545^\circ dallanma, konidiyum, galaktomannan pozitif.
TUS sorularında bu iki grubun morfolojik ve laboratuvar farkları sıkça sorgulanır.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında doğrula
Sporanjiyospor üretimi Mucorales'in temel mikolojik özelliğidir.
Sınıflandırma ve üreme özellikleri ayırıcı tanıda esastır.

Key Concept

Mucorales (Mukormikoz) etkenlerinin morfolojik özellikleri (geniş, bölmesiz hif, dik dallanma) ve mikolojik üreme yapıları (sporanjiyospor).

Practice More

Mukormikozda kullanılan antifungal ilaçların etki mekanizmalarını ve direnç profillerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 448Question

Rinoserebral tutulum şüphesi olan diyabetik bir hastadan alınan örneklerde, etkenin *Mucorales* ordusuna ait bir küf mantarı (örn. *Rhizopus*, *Mucor*) olduğunu belirlemek amacıyla çeşitli laboratuvar testleri planlanmıştır.

Bu hastadan elde edilen aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, etkenin bir *Mucorales* üyesi olma olasılığını en çok zayıflatır?

Show answer & explanation

Answer: Serumda (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan testinin pozitif sonuç vermesi

Answer

Serumda (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan testinin pozitif sonuç vermesi, etkenin Mucorales olma olasılığını zayıflatır.
Mucorales ordusuna ait mantarların (örn. *Rhizopus*, *Mucor*, *Lichtheimia*) hücre duvarı biyokimyasal yapısı diğer çoğu küf mantarından farklıdır. Bu gruptaki mantarların serum galaktomannan ve (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan testleri negatiftir. Dolayısıyla, invaziv fungal enfeksiyon şüphesi olan bir hastada bu testlerin pozitif saptanması, etkenin Mucormikozdan ziyade *Aspergillus*, *Fusarium* veya *Candida* gibi mantarlar olduğunu düşündürür ve Mucorales olasılığını zayıflatır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerini ve olası etkenleri değerlendir.
Diyabetik ketoasidoz zemininde rinoserebral tutulum öncelikle Mucormikozu (Mucorales) akla getirir.
Mucorales ordusu üyeleri, asidik ve glukozdan zengin ortamlarda (ketoasidoz gibi) çok hızlı çoğalabilir.
2
Mucorales ordusunun laboratuvar ve hücre duvarı özelliklerini hatırla.
Mucorales üyeleri geniş, bölmesiz (aseptat/pauciseptat) hiflere sahiptir, dik açıyla dallanır ve çok hızlı ürerler (lid-lifter).
Tanısal mikroskopi ve kültür özellikleri, bu grubu Aspergillus gibi bölmeli küf mantarlarından ayırmada kritiktir.
3
Serolojik belirteçlerin özgüllüğünü analiz et.
Mucorales hücre duvarında (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan ve galaktomannan bulunmaz veya saptanamayacak kadar azdır.
Aspergillus, Fusarium ve Kandida gibi diğer fırsatçı mantarlarda bu testler pozitifleşirken, Mucormikozda negatif kalması ayırıcı tanıda önemli bir ipucudur.

Key Concept

Mucorales ordusuna ait mantarlarda serum (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan ve galaktomannan testleri negatiftir.
Estimated Time:1m 15s
Question 449Question

5555 yaşında, böbrek nakli nedeniyle immünsüpresif tedavi gören erkek hasta, sol el sırtında 33 aydır yavaş büyüyen, ağrısız bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede el sırtında yaklaşık 33 cm çapında, yumuşak kıvamlı, flüktüasyon veren kistik bir kitle saptanıyor. Kitle eksize edildikten sonra yapılan histopatolojik incelemede; kist duvarının fibröz dokudan oluştuğu, lümende ise süpüratif debris ve koyu renkli (melanin içeren), septalı, dallanan hif yapıları ile düzensiz maya benzeri formlar izleniyor. Dokuda sklerotik (Medlar) cisimcik saptanmıyor.

Bu hastadaki klinik tablo ve olası etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Klinik tablo "subkutan feohifomikoz" olup, dokuda melanin içeren septalı hiflerin ve maya benzeri yapıların görülmesi karakteristiktir.

Answer

Klinik tablo subkutan feohifomikoz olup, dokuda melanin içeren septalı hiflerin ve maya benzeri yapıların görülmesi karakteristiktir.
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki klinik ve histopatolojik bulguları tam olarak karşılamaktadır. İmmünsüpresif hastalarda sıklıkla kistik lezyonlar şeklinde ortaya çıkan subkutan feohifomikozda, dokuda melanin içeren (dematiyöz) septalı hifler, psödohif benzeri yapılar ve düzensiz maya hücreleri izlenir. Bu tabloyu kromoblastomikozdan ayıran en temel özellik, dokuda hif yapılarının baskın olması ve karakteristik sklerotik (Medlar) cisimciklerinin bulunmamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve immünolojik durumunu değerlendir.
İmmünsüpresif bir hastada yavaş büyüyen, ağrısız, kistik bir subkutan lezyon (feohifomikotik kist) mevcuttur.
Risk faktörlerini ve lezyon morfolojisini belirlemek ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Histopatolojik bulguları analiz et.
Dokuda melanin (koyu renk) içeren septalı hifler ve maya benzeri formlar izlenmiş, ancak sklerotik cisimcikler saptanmamıştır.
Mantarın doku morfolojisi subkutan mikozların sınıflandırılmasında anahtar rol oynar.
3
Kromoblastomikoz ve feohifomikoz ayrımını yap.
Dokuda hif yapıları varsa feohifomikoz; hif olmayıp sadece sklerotik cisimcikler (Medlar) varsa kromoblastomikoz tanısı konur.
Bu iki dematiyöz mantar enfeksiyonu histopatolojik olarak bu temel farkla ayrılır.
4
Doğru tanıyı ve karakteristik özelliği doğrula.
Tanı subkutan feohifomikozdur ve bu tabloda pigmentli septalı hifler görülmesi beklenir.
Mevcut bulgular feohifomikoz tanısı ile tam uyumludur.

Key Concept

Feohifomikoz ve Kromoblastomikoz Ayırıcı Tanısı

Practice More

Kromoblastomikoz ve feohifomikozun doku morfolojilerini karşılaştıran tabloları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 450Question

Abdominal cerrahi sonrası septik tablo gelişen ve flukonazol proflaksisi altında olan bir hastanın kan kültüründen maya mantarı izole edilmiştir. Bu izolatın mısır unlu Tween 80 besiyerinde yapılan mikroskobik incelemesinde psödohif (yalancı hif) yapısının oluşmadığı, sadece küçük çaplı tomurcuklanan maya hücrelerinin (blastokonidiler) bulunduğu görülmüştür. Germ tüp testi negatif saptanan bu etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Flukonazole karşı azalmış duyarlılık veya direnç gösterme eğilimindedir.

Answer

Etkenin flukonazole karşı azalmış duyarlılık veya direnç gösterme eğiliminde olması doğru ifadedir.
Mısır unlu Tween 80 besiyerinde psödohif ve gerçek hif oluşturmayan, sadece küçük çaplı tomurcuklanan maya hücreleri (blastokonidiler) şeklinde görülen etken Candida glabrata'dır. Klinik olarak flukonazol başta olmak üzere azol grubuna karşı intrensek azalmış duyarlılık veya direnç göstermesi en önemli özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Hastada flukonazol proflaksisi öyküsü var ve izolat psödohif oluşturmuyor, sadece blastokonidiler görülüyor.
Psödohif oluşturmayan tek yaygın patojen Kandida türünün belirlenmesi gerekir.
2
Morfolojik bulgulara dayanarak etkeni tanımla.
Etken Candida glabrata'dır.
Mısır unlu besiyerinde psödohif/hif yapısı saptanmayan, sadece küçük blastokonidileri olan ve germ tüpü negatif olan tür Candida glabrata'dır.
3
Tanımlanan türün antifungal duyarlılık profilini hatırla.
Candida glabrata flukonazole karşı dirençli veya azalmış duyarlı (SDD - susceptible dose dependent) olma eğilimindedir.
Tür düzeyinde identifikasyonun tedavi seçimindeki önemini doğrulamak gerekir.

Key Concept

Candida glabrata'nın morfolojik identifikasyonu (yalnızca blastokonidi varlığı) ve antifungal direnç profili.
Question 451Question

Texas’ın kurak bölgelerinde (El Paso) yürütülen bir arkeolojik kazı çalışmasında görev alan 40 yaşındaki erkek hasta; ateş, öksürük ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurmuştur. Fizik muayenesinde alt ekstremite ön yüzlerinde (pretibial bölge) ağrılı, eritematöz nodüler lezyonlar saptanmıştır. Alınan klinik örneklerin 25C25^\circ \text{C}’deki kültüründe fıçı şeklinde, hiflerin segmentlere ayrılmasıyla oluşan spor yapıları gözlenmiştir. Bu hastadan alınan biyopsi örneğinde, etkenin 37C37^\circ \text{C}’deki (insan dokusunda) karakteristik morfolojik görünümü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalın duvarlı, içerisinde çok sayıda endospor barındıran sferüller

Answer

Kalın duvarlı, içerisinde çok sayıda endospor barındıran sferüller
Vakada tanımlanan Texas (El Paso) bölgesi, toprak/kazı maruziyeti ve eritema nodozum bulguları Coccidioidomycosis (Coccidioides immitis/posadasii) enfeksiyonunu işaret eder. Bu etkenin en karakteristik laboratuvar özelliği, 25C25^\circ \text{C}’de (doğada/kültürde) fıçı şeklinde artrokonidyumlar oluştururken, 37C37^\circ \text{C}’de (insan vücudunda/dokuda) içerisinde çok sayıda endospor barındıran kalın duvarlı sferüller oluşturmasıdır. Diğer sistemik mikoz etkenlerinden farklı olarak doku fazında maya hücresi oluşturmaz.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve coğrafi verilerin analizi
Texas (kurak bölge), kazı maruziyeti ve eritema nodozum bulguları Coccidioidomycosis (Çöl Romatizması) tanısını düşündürür.
Coccidioides immitis/posadasii Güneybatı ABD'deki kurak topraklarda endemiktir.
2
Çevresel formun değerlendirilmesi
25C25^\circ \text{C}'de hiflerin parçalanmasıyla oluşan fıçı şeklindeki yapılar (artrokonidyumlar) tanıyı doğrular.
Artrokonidyumlar bu etkenin doğadaki ve laboratuvar kültüründeki (25C25^\circ \text{C}) enfektif formudur.
3
Doku formunun (dimorfizm) belirlenmesi
Etkenin 37C37^\circ \text{C}'de (dokuda) maya değil, sferül oluşturduğu bilgisi kullanılır.
Coccidioides, dimorfik mantarlar arasında dokuda maya yerine endospor içeren sferüller oluşturan tek istisnadır.

Key Concept

Coccidioides türlerinin termal dimorfizm özelliği (dokuda sferül oluşumu)
Question 452Question

Akut miyeloid lösemi tanısıyla izlenen ve yoğun kemoterapi sonrası mutlak nötrofil sayısı 150/mm3150/mm^3 olan bir hastada; yüksek ateş, plöretik göğüs ağrısı ve hemoptizi gelişiyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde nodüler lezyonlar çevresinde "halo belirtisi" saptanıyor ve serum galaktomannan düzeyi pozitif bulunuyor. Bu hastada invaziv akciğer enfeksiyonuna yol açan en olası etkenin mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: 4545^\circ’lik açıyla dallanma gösteren septalı hifler

Answer

Mikroskobik incelemede 4545^\circ’lik açıyla dallanma gösteren septalı hiflerin görülmesi beklenir.
Vakadaki nötropeni öyküsü, hemoptizi, radyolojik olarak izlenen 'halo belirtisi' (anjiyo-invazyonu gösterir) ve serum galaktomannan pozitifliği invaziv pulmoner aspergillozu (İPA) tanımlar. Aspergillus türleri mikroskobik olarak düzenli çapta, belirgin septaları olan ve karakteristik olarak 4545^\circ'lik dar açıyla dallanan hif yapısına sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Nötropeni, plöretik ağrı, hemoptizi, BT'de halo belirtisi ve galaktomannan pozitifliği saptanmıştır.
Bu bulgular invaziv pulmoner aspergilloz (İPA) için oldukça spesifiktir.
2
Olası etkeni tanımla.
Tanımlanan klinik tablo Aspergillus türlerini (en sık A. fumigatus) işaret etmektedir.
Galaktomannan, Aspergillus hücre duvarında bulunan ve invaziv enfeksiyon sırasında kana salınan bir polisakkarittir.
3
Etkenin morfolojik özelliklerini belirle.
Aspergillus, dokuda düzenli genişlikte, septalı ve dar açıyla (4545^\circ) dallanan hifler oluşturur.
Bu morfolojik özellik, diğer küf mantarlarıyla (özellikle Mucorales) ayırıcı tanıda kritiktir.

Key Concept

İnvaziv Pulmoner Aspergilloz Tanısı ve Morfolojisi
Question 453Question

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatmakta olan ve santral venöz kateter aracılığıyla total parenteral nutrisyon (TPNTPN) desteği alan prematüre bir bebekte, vankomisin ve meropenem tedavisine yanıt vermeyen ateş saptanıyor. Kan kültüründe üreyen maya hücrelerinin germ tüp testi negatif olarak sonuçlanıyor. CHROMAgarCHROMAgar besiyerinde beyaz-krem renkli koloniler gözlenirken, mısır unu-Tween 8080 agardaki morfolojik incelemede dallanmış yalancı hifler (psödohif) üzerinde karakteristik "sedir ağacı" (sagebrush) benzeri görünüm oluşturan blastokonidyum kümeleri izleniyor. Bu hastadan izole edilen ve ekinokandin grubu antifungallere (örneğin kaspofungin) karşı intrensek olarak azalmış duyarlılık (yüksek MI˙KMİK değerleri) gösterebilen en olası etken aşağıdakilerinden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CandidaCandida parapsilosisparapsilosis

Answer

CandidaCandida parapsilosisparapsilosis türü, özellikle damar içi kateterler ve TPNTPN kullanımı ile ilişkili kandidemilerde önde gelen etkendir ve karakteristik laboratuvar bulguları ile tanımlanır.
Doğru seçenek olan maya türü, damar içi kateterler aracılığıyla beslenen hastalarda sık izole edilen, germ tüp negatif bir mantardır. Mısır unu Tween 8080 besiyerinde yaptığı dallanmaların "sedir ağacı"na benzetilmesi ve ekinokandinlere karşı doğal olarak daha yüksek MI˙KMİK değerlerine sahip olması, bu türü diğerlerinden ayıran en temel özelliklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerini değerlendir.
Yenidoğan ünitesi, santral kateter ve TPNTPN kullanımı, CandidaCandida parapsilosisparapsilosis için yüksek riskli bir senaryodur.
Bu türün biyofilm oluşturma yeteneği kateterlere tutunmasını kolaylaştırır.
2
Germ tüp testi ve CHROMAgarCHROMAgar sonuçlarını incele.
Germ tüp negatifliği C.albicansC. albicans ve C.dubliniensisC. dubliniensis türlerini elerken, CHROMAgarCHROMAgar'daki beyaz-krem renk diğer türler arasından ayırıcıdır.
Tür düzeyinde tanımlama için morfolojik ve biyokimyasal testler gereklidir.
3
Mısır unu agardaki mikroskobik morfolojiyi analiz et.
"Sedir ağacı" (sagebrush) görünümü C.parapsilosisC. parapsilosis kompleks üyeleri için patognomonik sayılabilecek bir bulgudur.
Farklı CandidaCandida türleri bu besiyerinde farklı psödohif ve blastokonidyum dizilimleri sergiler.
4
Antifungal direnç profilini doğrula.
Ekinokandin grubu ilaçlara (kaspofungin, mikafungin) karşı saptanan yüksek MI˙KMİK değerleri tanıyı destekler.
C.parapsilosisC. parapsilosis türünde FKS1FKS1 genindeki bir polimorfizm nedeniyle ekinokandin duyarlılığı düşüktür.

Key Concept

CandidaCandida parapsilosisparapsilosis kompleksi; biyofilm oluşturma, kateter ilişkili enfeksiyonlar, karakteristik mısır unu agar morfolojisi ve ekinokandinlere yönelik azalmış duyarlılık ile karakterizedir.
Estimated Time:2m 0s
Question 454Question

6262 yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAHKOAH) alevlenmeleri nedeniyle uzun süredir yüksek doz sistemik kortikosteroid tedavisi alan bir erkek hastada; ateş, kuru öksürük ve giderek artan nefes darlığı gelişiyor. Çekilen akciğer tomografisinde bilateral yaygın "buzlu cam" manzarası saptanıyor. Bronkoalveoler lavaj (BALBAL) örneğinin Gomori Metenamin Gümüş (GMSGMS) boyamasında çökmüş ping-pong topu görünümünde kist yapıları izleniyor. Bu hasta için en olası etken olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle azol grubu ilaçlara doğal dirençlidir.

Answer

Pneumocystis jirovecii, hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi nedeniyle azollere ve amfoterisin B'ye doğal olarak dirençlidir.
Pneumocystis jirovecii filogenetik olarak bir mantar olmasına rağmen, diğer mantarların çoğunda bulunan ergosterol yerine hücre membranında kolesterol bulundurur. Bu biyokimyasal fark nedeniyle, ergosterol sentezini engelleyen azol grubu ilaçlara ve ergosterole bağlanarak etki eden amfoterisin B'ye doğal olarak dirençlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Uzun süreli steroid kullanımı ve akciğerdeki 'buzlu cam' manzarası, fırsatçı bir enfeksiyon olan Pneumocystis pneumonia (PJP) tablosunu düşündürür.
Risk faktörleri ve radyolojik prezentasyon tanıya giden ilk adımdır.
2
Mikrobiyolojik kanıtı yorumla
GMS boyasında 'çökmüş ping-pong topu' kistleri, etkenin Pneumocystis jirovecii olduğunu kesinleştirir.
GMS boyama özellikleri bu mikroorganizma için patognomoniktir.
3
Mikroorganizmanın biyokimyasal özelliklerini hatırla
P. jirovecii bir mantar olmasına rağmen membranında kolesterol bulundurur.
Bu özellik, geleneksel antifungallere direnci ve TMP-SMX duyarlılığını açıklar.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranı sterol yapısı ve bu yapının antifungal direnç üzerindeki etkisi.

Hints

1
Bu mikroorganizma bir mantardır ancak tedavisi bir antibiyotik kombinasyonu ile yapılır.
2
Geleneksel antifungallerin (azoller, amfoterisin B) neden etkisiz olduğunu, mikroorganizmanın dış sınırındaki 'sterol' yapısını düşünerek bulun.
Estimated Time:1m 30s
Question 455Question

Diyabetik ketoasidoz tablosuyla acil servise başvuran ve sonrasında hızla gelişen yüz ağrısı, periorbital ödem ve damakta siyah nekrotik bir eskar (kabuk) saptanan hastadan alınan biyopsi örneği incelenmektedir. Mikroskobik incelemede gözlenen aşağıdaki morfolojik özelliklerden hangisi, etkenin bir *Aspergillus* türü olmasından ziyade *Mucorales* takımına ait bir küf mantarı olduğunu destekler?

Show answer & explanation

Answer: Hiflerin geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı (9090^\circ) dallanma göstermesi

Answer

Hiflerin geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı (9090^\circ) dallanma göstermesi
Doğru seçenek olan geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı (9090^\circ) dallanma gösteren hifler, Mucorales takımı (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) için tipik histopatolojik bulgudur. Özellikle diyabetik ketoasidoz gibi risk faktörleri varlığında rinoserebral tutulum bu etkenleri güçlü bir şekilde destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Diyabetik ketoasidoz (DKA) ve damakta siyah eskar varlığı rinoserebral mukormikozu düşündürür.
Mucorales üyeleri, özellikle Rhizopus oryzae, DKA hastalarında rinoserebral enfeksiyonun en yaygın nedenidir.
2
Mucorales morfolojisini hatırla
Geniş (10-20 μm), bölmesiz veya seyrek bölmeli (pauci-septate), kurdele benzeri hifler ve hif gövdesine dik açıyla (9090^\circ) çıkan dallanmalar.
Bu morfolojik özellikler patognomonik olmasa da Aspergillus ayrımında en önemli kriterlerdir.
3
Aspergillus morfolojisi ile karşılaştır
Aspergillus hifleri dardır (3-5 μm), düzenli septalıdır ve dar açıyla (4545^\circ) dikotom dallanma yapar.
Doku tanısında bu iki invaziv küf mantarı arasındaki temel fark dallanma açısı ve bölme varlığıdır.

Key Concept

Mucorales (Rhizopus, Mucor vb.) dokuda geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı (9090^\circ) dallanma yapan hifler oluşturur.

Practice More

Mukormikoz tanısında kullanılan 'lid-lifter' (kapak kaldıran) terimi ve bu mantarların antifungal duyarlılık profillerini (örn. vorikonazol direnci) incelemeniz faydalı olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 456Question

İleri evre küçük hücreli akciğer kanseri tanısıyla kemoterapi alan 6565 yaşındaki bir hastada, son iki haftadır giderek artan baş ağrısı, bulantı ve kafa karışıklığı gelişmiştir. Fizik muayenede ense sertliği saptanmıştır. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde lenfosit hakimiyetinde pleositoz (120/mm3120/\text{mm}^3) ve glukoz düzeyinde belirgin düşüş (25 mg/dL25\text{ mg/dL}) saptanmıştır. BOSBOS örneğinin Sabouraud dekstroz agarda yapılan kültüründe krem rengi, parlak ve mukoit koloniler üremiştir. İzolatın üreaz pozitif olduğu, ancak mısır unu agarda yalancı hif (psödohif) oluşturmadığı görülmüştür.

Bu etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fenol oksidaz (lakkaz) aktivitesi sayesinde dopaminden melanin sentezleyerek nörotropizm gösterir.

Answer

Fenol oksidaz aktivitesi sayesinde dopaminden melanin sentezleyerek nörotropizm gösteren Cryptococcus neoformans, mukoit kolonileri ve üreaz pozitifliği ile karakterize bir fırsatçı mayadır.
Doğru yanıt olan seçenek, Cryptococcus neoformans'ın en önemli patojenik mekanizmalarından birini tarif etmektedir. Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, dopamin gibi fenolik bileşikleri oksitleyerek melanin oluşturur. Melanin, mantarı konak bağışıklık hücrelerinin oksidatif saldırılarından korur. Beyin dokusu katekolaminler açısından zengin olduğu için bu enzim mantarın santral sinir sistemine yerleşmesini kolaylaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablo ve laboratuvar verilerini analiz etmek.
İmmünsüpresif hastada subakut menenjit bulguları, mukoit koloni (kapsül varlığı), üreaz pozitifliği ve psödohif yokluğu saptanmıştır.
Bu bulgular kombinasyonu bizi doğrudan Cryptococcus neoformans tanısına yönlendirir.
2
Tanımlanan etkenin (Cryptococcus) temel biyokimyasal ve virülans özelliklerini değerlendirmek.
Etkenin en önemli virülans faktörleri polisakkarit kapsülü ve melanin sentezidir.
Melanin sentezi fenol oksidaz (lakkaz) enzimi ile gerçekleşir ve nörotropizmde anahtar rol oynar.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru ifadeyi belirlemek.
Fenol oksidaz aktivitesi ile ilgili ifade etkenin biyolojisi ile tam uyumludur.
Diğer seçenekler Candida, Trichosporon veya Rhodotorula gibi farklı mantarların özelliklerini içermektedir.

Key Concept

Cryptococcus neoformans'ın fenol oksidaz (lakkaz) aktivitesi ve melanin sentezi ile olan ilişkisi.

Practice More

Cryptococcus gattii ile C. neoformans arasındaki ekolojik ve konak tercihi farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 457Question

Akut miyeloid lösemi tanısıyla izlenen ve kemoterapi sonrası derin nötropenide olan 5252 yaşındaki bir hastada; ateş, öksürük ve hemoptizi şikayetleri gelişmiştir. Toraks BT incelemesinde multipl pulmoner nodüller saptanmıştır. Yapılan akciğer biyopsisinde doku içinde 1520μm15-20 \mu m çapında, bölmesiz (aseptat) ve geniş açılı dallanma gösteren hif yapıları görülmüştür. Etkenin kültürdeki mikroskobik incelemesinde; sporangiyoforların ucunda küresel bir vezikül ve bu vezikülün tüm yüzeyini çevreleyen, her biri tek bir spor içeren çok sayıda küçük, küresel sporangiyol yapısı saptanmıştır. Bu tabloya neden olan en olası etken hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cunninghamella bertholletiae

Answer

Cunninghamella bertholletiae
Doku örneklerinde görülen geniş çaplı ve bölmesiz hif yapıları Mukorales takımına ait bir etkene işaret etmektedir. Mukorales üyeleri arasında, sporangiyoforun ucunda bir vezikül (şişkinlik) barındıran ve bu vezikülün çevresinde küresel 'sporangiyol' (tek veya az sayıda spor içeren küçük sporangiyumlar) bulunduran tek etken Cunninghamella cinsidir. Cunninghamella bertholletiae, bu grubun en virülan ve nötropenik hastalarda yaygın görülen üyesidir.

Step-by-Step Solution

1
Doku morfolojisinin analizi
Geniş çaplı (1520μm15-20 \mu m), bölmesiz (aseptat) ve dik/geniş açılı dallanan hiflerin varlığı bir Mukorales (Zygomycetes) enfeksiyonuna işaret eder.
Mukorales üyeleri patognomonik olarak bölmesiz ve geniş hif yapısı gösterirler.
2
Kültür morfolojisinin analizi
Terminal bir vezikül ve bu vezikül üzerinde küresel, tek sporlu sporangiyollerin görülmesi saptanmıştır.
Bu spesifik morfoloji, Mukorales takımı içinde Cunninghamella cinsini diğerlerinden ayırır.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Vezikül yapısı Aspergillus ve Syncephalastrum ile karıştırılabilir ancak sporangiyollerin küresel olması Cunninghamella'yı doğrular.
Syncephalastrum silindirik merosporanjiyumlara, Aspergillus ise fiyalid ve konidiyalara sahiptir.

Key Concept

Cunninghamella morfolojisi: Terminal vezikül üzerinde küresel sporangiyoller.
Question 458Question

Santral venöz kateteri bulunan 5555 yaşındaki bir hastada gelişen ateş sonrası alınan kan kültürlerinde maya mantarı üremiştir. Etkenin mısır unu agardaki (Cornmeal agar) incelemesinde bol miktarda psödohif ve blastokonidiyumlar saptanmıştır. Bu izolatın biyokimyasal değerlendirmesinde üreaz testinin pozitif olduğu görülmüştür. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Candida lipolytica

Answer

En olası etken Candida lipolytica'dır.
Doğru cevap olan seçenek, hem psödohif oluşturması hem de üreaz testinde pozitif sonuç vermesiyle diğerlerinden ayrılır. Candida lipolytica, tıbbi açıdan önemli Kandida türleri arasında üreaz aktivitesi gösteren nadir bir türdür ve sıklıkla kateter ilişkili enfeksiyonlarla ilişkilendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Mısır unu agarda psödohif ve blastokonidiyum görülmesi, etkenin bir Kandida türü veya Trichosporon olabileceğini düşündürür; Cryptococcus ve Rhodotorula'yı dışlar.
Cryptococcus ve Rhodotorula psödohif oluşturmayan, sadece maya formunda bulunan mantarlardır.
2
Biyokimyasal test sonuçlarının yorumlanması
Üreaz pozitifliği, psödohif oluşturan yaygın Kandida türlerini (albicans, tropicalis, glabrata vb.) dışlar.
Tıbbi önemi olan Kandida türleri arasında Candida lipolytica üreaz pozitifliği ile bilinen istisnai bir türdür.
3
Klinik bağlamla birleştirme
Kateter ilişkili fungemi ve belirtilen laboratuvar bulguları Candida lipolytica tanısını doğrular.
C. lipolytica özellikle kateter kullanan hastalarda fırsatçı enfeksiyonlara yol açabilen bir etkendir.

Key Concept

Candida türleri arasında üreaz pozitifliği ve psödohif oluşumunun ayırıcı tanıda kullanılması.
Estimated Time:1m 40s
Question 459Question

4242 yaşında, karaciğer nakli sonrası yoğun immünsüpresif tedavi alan bir hastada ani gelişen ateş, öksürük ve göğüs ağrısı şikayetleri üzerine çekilen toraks BT'de sol akciğer alt lobda "ters halo işareti" (reverse halo sign) saptanıyor. Hastadan alınan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde geniş çaplı, şerit (ribbon) benzeri, septasız hifler ve bu hiflerden yaklaşık 9090^\circ açı ile çıkan dallanmalar görülüyor. Bu enfeksiyon etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre duvarında β\beta-1,3-D-glukan bulunmadığı için ekinokandinlere karşı intrensek dirençlidir.

Answer

Hücre duvarında β\beta-1,3-D-glukan bulunmadığı için ekinokandinlere karşı intrensek dirençlidir.
Mukormikoz etkenleri olan Mukorales takımı mantarların hücre duvarı yapısında β\beta-1,3-D-glukan bulunmaz veya çok az bulunur. Bu durum, etkenin ekinokandin grubu antifungallere (kaspofungin, mikafungin, anidulafungin) karşı doğal (intrensek) dirençli olmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguların sentezlenmesi.
İmmünsüpresif bir hastada akciğerde görülen "ters halo işareti" (merkezi buzlu cam manzarası etrafında dens konsolidasyon halkası) invaziv mukormikoz için güçlü bir radyolojik ipucudur.
Doğru etkeni belirlemek için radyolojik bulgular ile mikroskobik özellikleri birleştirmek gerekir.
2
Mikroskobik morfolojinin analizi.
Geniş çaplı, septasız (pauzisptat) ve dik açılı dallanan hif yapısı Mukorales (Mucor, Rhizopus, Lichtheimia vb.) takımı mantarların karakteristik özelliğidir.
Aspergillus (dar açılı, septalı) ile ayrım yapmak tedaviyi doğrudan etkiler.
3
Hücre duvarı ve tedavi özelliklerinin değerlendirilmesi.
Mukorales grubu mantarların hücre duvarında β\beta-1,3-D-glukan bulunmaz; bu nedenle bu sentezi hedef alan ekinokandinlere (kaspofungin vb.) dirençlidirler.
Antifungal duyarlılık profilini bilmek TUS mikrobiyoloji sorularında kritik bir analiz adımıdır.

Key Concept

Mukorales Hücre Duvarı Yapısı ve İlaç Direnci

Practice More

Mukorales ve Aspergillus türlerinin ayırıcı tanısında kullanılan 'ters halo işareti' ve 'halo işareti' farklarını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 460Question

Sistemik mantar enfeksiyonlarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan, mantar hücre membranındaki ergosterole doğrudan bağlanarak membran bütünlüğünü bozan ve sulu porlar (kanallar) oluşturarak potasyum (K+K^+) ve magnezyum (Mg2+Mg^{2+}) gibi iyonların dışarı sızmasına neden olan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amfoterisin B

Answer

Mantar hücre membranındaki ergosterole bağlanarak porlar oluşturan ve sistemik kullanılan ilaç Amfoterisin B'dir.
Sistemik mantar enfeksiyonlarında kullanılan Amfoterisin B, bir polyen türevidir. Mantar hücre membranında bulunan ergosterole doğrudan bağlanarak membranda sulu porlar açar. Bu kanallardan hücre dışına iyon sızıntısı (K+K^+, Mg2+Mg^{2+}) olması hücrenin ölümüne (fungisidal etki) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
İlacın hedef molekülünü ve bağlanma şeklini belirle.
Hedef molekül ergosteroldür ve ilaç bu moleküle doğrudan, fiziksel olarak bağlanır.
Polyen grubu antifungal olan Amfoterisin B, ergosterole olan yüksek afinitesi sayesinde membran yapısına sızar.
2
Bağlanma sonrası oluşan yapısal değişikliği analiz et.
Hücre membranında hidrofilik porlar (kanallar) oluşur.
Amfoterisin B molekülleri ergosterol ile birleşerek membranda silindirik kanallar meydana getirir.
3
Hücre içi homeostaz üzerindeki sonucu değerlendir.
K+K^+ ve Mg2+Mg^{2+} gibi hayati iyonların hücre dışına sızması ve hücre ölümü gerçekleşir.
Oluşan kanallar membran seçiciliğini yok eder, bu da fungisidal etki ile sonuçlanır.

Key Concept

Polyen antifungal ilaçların (Amfoterisin B) ergosterole doğrudan bağlanarak membran geçirgenliğini bozması.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 23 / 30Next
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 23 | Examkin