Travma ve Yanıklar

308 questions

Question 101Question

4242 yaşında erkek hasta, araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg}, nabız 125/dk125/\text{dk} olarak saptanıyor. Hastaya hızlıca 1 litre1 \text{ litre} izotonik kristaloid resüsitasyonu uygulandıktan sonra kan basıncı 115/75 mmHg115/75 \text{ mmHg}, nabız 92/dk92/\text{dk} değerlerine geriliyor. Yapılan fizik muayenede sol üst kadranda hassasiyet ve o bölgede ekimoz gözleniyor. Bu hasta için yönetimde bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kontrastlı abdominal bilgisayarlı tomografi

Answer

Hemodinamik olarak stabil hale gelen (geçici yanıt veren) hastada bir sonraki adım kontrastlı abdominal bilgisayarlı tomografidir.
Karın travmalarında yönetim algoritması hemodinamik stabiliteye dayanır. Başlangıçta hipotansif olan ancak sıvı resüsitasyonuna yanıt vererek tansiyonu ve nabzı normale dönen (geçici yanıtlı/transient responder) hastalar 'stabil' kabul edilir. Stabil künt travma hastalarında yaralanan organın tespiti, yaralanma evresi ve retroperitoneal bölgenin değerlendirilmesi için en duyarlı ve özgül yöntem kontrastlı abdominal bilgisayarlı tomografidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik yanıtını değerlendir.
Hasta 1 litre1 \text{ litre} sıvı sonrası stabil hale gelmiştir (Transient responder).
Yönetim planı hastanın stabilite durumuna göre şekillenir.
2
Stabil hastada tanısal tetkik seçimi yap.
Künt travma ve stabilite durumunda bilgisayarlı tomografi seçilir.
Bilgisayarlı tomografi intraabdominal organ yaralanmalarını ve retroperitoneal bölgeyi en iyi gösteren tetkiktir.
3
Seçilen tetkikin uygulanabilirliğini kontrol et.
Hastanın tansiyonu 115/75 mmHg115/75 \text{ mmHg} olduğu için tetkik güvenle yapılabilir.
BT için hastanın tetkik süresince stabil kalabilmesi şarttır.

Key Concept

Hemodinamik olarak stabil (veya resüsitasyonla stabil hale gelen) künt karın travmalı hastalarda tanı ve evreleme için altın standart yöntem kontrastlı bilgisayarlı tomografidir.

Practice More

Hastanın BT'sinde grade 3 dalak yaralanması saptansaydı ve hasta tekrar hipotansifleşseydi yönetim nasıl değişirdi sorusunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 102Question

4242 yaşında erkek hasta, yüksek enerjili araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında havayolu açık olan hastanın solunum sayısı 28/dk28/dk, kan basıncı 75/4575/45 mmHg, nabzı 135/dk135/dk ve GCS:9GCS: 9 (E2,M4,V3E2, M4, V3) olarak saptanıyor. Fizik muayenesinde göğüs ön duvarında ekimozlar, batında hafif distansiyon ve pelvik kompresyon ile instabilite saptanıyor. Hastaya endotrakeal entübasyon uygulanıyor, 11 L ısıtılmış Ringer Laktat solüsyonu hızlıca infüze ediliyor ve pelvik kuşak takılıyor. Resüsitasyon sonrası kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabzı 130/dk130/dk ölçülüyor. Yapılan FASTFAST incelemesinde perihepatik ve perisplenik alanlarda eser miktarda (minimal) sıvı izleniyor. Bu aşamada hastaya yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tanısal peritoneal lavaj (DPL) uygulanması

Answer

İnstabil travma hastasında FAST bulgusu şüpheli/eser ise tanısal peritoneal lavaj (DPL) yapılmalıdır.
Doğru yaklaşım, intraperitoneal kanamayı hızlı ve kesin bir şekilde değerlendirmektir. ATLS protokolüne göre, hemodinamik olarak instabil olan (resüsitasyona yanıtsız) künt travma hastasında FASTFAST incelemesi eğer 'eser miktarda sıvı' gibi şüpheli bir sonuç veriyorsa, bir sonraki adım tanısal peritoneal lavajdır (DPLDPL). DPLDPL sonucunda 1010 ml serbest kan gelmesi veya yıkama sıvısında >100.000>100.000 RBC/mm3RBC/mm^3 saptanması laparotomi gerektirir. Eğer DPLDPL negatif çıkarsa, hastadaki hipovolemik şokun nedeni pelvik fraktüre bağlı retroperitoneal kanama olarak kabul edilir ve bu durumda pelvik paketleme veya anjiyografi gibi yöntemlere geçilir.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik durumun değerlendirilmesi
Hasta 11 L kristaloid resüsitasyonuna rağmen hipotansif (80/5080/50 mmHg) ve taşikardik (130/dk130/dk) kalmıştır. Bu durum Evre IV şok ve 'yanıtsız' (non-responder) tabloyu gösterir.
Yanıtsız hastalarda cerrahi veya girişimsel radyolojik müdahale gerektiren aktif bir kanama odağı aranmalıdır.
2
Olası kanama odaklarının analizi
Hastada pelvik instabilite mevcuttur (potansiyel masif retroperitoneal kanama) ancak batın içi serbest sıvı FASTFAST ile 'eser miktarda' saptanmıştır.
Eser miktardaki sıvı, mevcut hemodinamik çöküşü tek başına açıklamayabilir veya FASTFAST'in yalancı negatifliğini gizliyor olabilir.
3
Tanısal algoritmanın uygulanması (ATLS)
İnstabil hastada FASTFAST negatif veya şüpheli ise intraperitoneal kanamayı kesin dışlamak için DPLDPL uygulanır.
Eğer DPLDPL aspiratı pozitif çıkarsa odak batın içidir (laparotomi); negatif çıkarsa odak pelvistir (preperitoneal paketleme/anjiyografi).

Key Concept

Hemodinamik instabilitesi olan künt batın travmalı hastada, FAST sonucu şüpheli veya eser miktarda ise DPL altın standart karar verici yöntemdir.
Question 103Question

5252 yaşında kadın hasta, balkon korkuluğunun kırılması sonucu yaklaşık 33 metre yükseklikten sert zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. İlk bakıda konfüze, soluk ve terlemiş olduğu gözlenen hastanın kan basıncı 70/4070/40 mmHg, nabzı 135135/dakika ve solunum sayısı 3232/dakika olarak ölçülüyor. Fizik muayenesinde sol hemitoraksta solunum sesleri alınamıyor, perküsyonla matite saptanıyor ve boyun venlerinin kollabe (düz) olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve uygulanması gereken ilk müdahale aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Masif hemotoraks - Tüp torakostomi

Answer

Masif hemotoraks tanısı alan hastaya ilk müdahale olarak tüp torakostomi uygulanmalıdır.
Hastada saptanan bulgular (şok, tek taraflı solunum sesi kaybı, matite ve kollabe boyun venleri) ATLS protokolüne göre masif hemotoraksı işaret eder. Masif hemotoraks, plevral boşlukta >1500>1500 mL veya hastanın kan hacminin %2525'inden fazlasının birikmesi olarak tanımlanır. Tedavide öncelikle geniş çaplı bir göğüs tüpü (tüp torakostomi) takılarak hemotoraks boşaltılmalı ve akciğer ekspanse edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın vital bulgularının ve fizik muayene verilerinin değerlendirilmesi.
Hipotansiyon (70/4070/40 mmHg), taşikardi (135135/dak) ve tek taraflı solunum seslerinin kaybı saptandı.
Şok tablosundaki travma hastasında yaşamı tehdit eden toraks yaralanmalarını (Tansiyon pnömotoraks, masif hemotoraks, tamponad) ayırt etmek gerekir.
2
Perküsyon ve boyun veni muayenesinin yorumlanması.
Matite saptanması kan birikimini (hemotoraks), boyun venlerinin kollabe olması ise hipovolemiyi işaret eder.
Tansiyon pnömotoraksta hipersonorite ve venöz dolgunluk beklenirken, matite ve kollabe venler masif hemotoraks için ayırt edicidir.
3
Tanıya yönelik ilk girişimin belirlenmesi.
Sol hemitoraksa tüp torakostomi uygulanması ve eş zamanlı sıvı/kan resüsitasyonu.
Masif hemotoraksta biriken kanın boşaltılması ve akciğer ekspansiyonunun sağlanması için standart yaklaşım tüp torakostomidir.

Key Concept

Toraks travmalarında yaşamı tehdit eden tabloların fizik muayene (perküsyon ve venöz dolgunluk) ile ayırıcı tanısı.

Hints

1
Hastanın boyun venlerinin kollabe olması, şokun nedeninin hipovolemi (kan kaybı) mi yoksa obstrüksiyon (basınç) mu olduğu konusunda ipucu verir.

Practice More

Masif hemotoraksta acil torakotomi endikasyonlarını (başlangıç drenaj miktarı ve saatlik kanama hızı) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question

4848 yaşında kadın hasta, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabız 135/dk135/dk, solunum sayısı 24/dk24/dk saptanıyor. Pelvis muayenesinde instabilite saptanan hastanın grafisinde simfizis pubiste 44 cm ayrılma ('open-book' tipi kırık) izleniyor. Bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Başka bir nedenle yapılan laparotomi sırasında saptanan, genişlemeyen ve pulsatil olmayan pelvik retroperitoneal hematom mutlaka açılarak eksplore edilmelidir.

Answer

Laparotomi sırasında saptanan, genişlemeyen ve pulsatil olmayan pelvik retroperitoneal hematomun mutlaka açılarak eksplore edilmesi gerektiği ifadesi yanlıştır.
Künt travma sonucu oluşan pelvik kırıklarda retroperitoneal hematomlar (Zone III), laparotomi sırasında stabil, genişlemeyen ve pulsatil olmayan bir görünüm sergiliyorsa asla açılmamalıdır. Bu bölgedeki kanamaların çoğu venöz pleksustan kaynaklanır ve çevre dokuların basıncıyla (tamponad) sınırlanır. Hematomun açılması bu tamponadı bozar ve cerrahi olarak kontrolü oldukça zor olan masif venöz kanamalara yol açar. Bu nedenle doğru seçenek, hematomun mutlaka açılması gerektiğini savunan ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik durumu ve pelvis grafisini değerlendir
Hasta anstabil (80/5080/50 mmHg) ve 'open-book' tipi pelvis kırığı mevcut.
Yönetim önceliklerini belirlemek için stabilite ve kırık tipi kritiktir.
2
Pelvik kuşak (binder) uygulamasını değerlendir
Pelvik hacim daraltılarak tamponad etkisi sağlanır.
Open-book kırıklarda artan pelvik hacim kanamayı şiddetlendirir; hacmi azaltmak venöz kanamayı kontrol eder.
3
Laparotomi sırasında saptanan retroperitoneal hematom yönetimini belirle
Künt travmada stabil pelvik hematomların (Zone III) açılmaması gerektiği sonucuna varılır.
Stabil pelvik hematomların açılması, tamponad etkisini ortadan kaldırarak kontrolü zor masif venöz kanamalara neden olur.

Key Concept

Künt travma sonrası laparotomide saptanan Zone III (pelvik) retroperitoneal hematomlar, genişlemedikleri ve pulsatil olmadıkları sürece eksplore edilmemelidir.

Practice More

Retroperitoneal hematomların Zone I (santral) ve Zone II (flank) için künt travmadaki yönetim farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 105Question

2929 yaşında kadın hasta, motosiklet kazası sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabzı 124/dk124/dk, solunum sayısı 26/dk26/dk olarak saptanıyor. Pelvis muayenesinde instabilite (open-book tipi ayrışma) saptanan hastaya hemen pelvik kuşak (binder) uygulanıyor ve agresif kristaloid resüsitasyonuna başlanıyor. Yapılan "Odaklanmış Travma Sonografisi" (FAST) sonucunda batın içi serbest sıvı saptanmıyor. Bu aşamada hastada kanama kontrolü için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anjiyografi ve embolizasyon

Answer

Pelvik instabilitesi olan ve FAST incelemesi negatif sonuçlanan hemodinamik olarak instabil hastada bir sonraki adım anjiyografi ve embolizasyondur.
Doğru yanıt olan anjiyografi ve embolizasyon seçeneği, hemodinamik instabilitesi devam eden, pelvik kuşağı takılmış ve batın içi kanama odağı (FAST ile) dışlanmış hastalar için ATLS rehberlerinde önerilen bir sonraki basamaktır. Bu hastalarda kanama yüksek olasılıkla pelvik arteriyel kaynaklıdır ve girişimsel radyoloji ile kontrol altına alınmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik durumun ve mekanik stabilizasyonun değerlendirilmesi
Hasta instabil (80/5080/50 mmHg) ve pelvik binder uygulanmış.
Kırık hacmini azaltarak venöz kanamayı kontrol etmek için pelvik binder ilk adımdır.
2
Batın içi ek kanama odağının araştırılması (FAST)
FAST negatif.
İnstabilitenin nedeninin intraperitoneal bir kanama mı yoksa pelvik retroperitoneal (Zon III) kanama mı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Kayıp kaynağına yönelik hedefe yönelik tedavi
Anjiyografi ve embolizasyon planlanması.
Mekanik stabilizasyona rağmen instabilitesi süren ve batın içi kanaması olmayan hastada kaynak %15-20 ihtimalle arteriyel pelvik kanamadır.

Key Concept

İnstabil pelvik kırıklarda (Zon III hematom) algoritma: Stabilizasyon (Binder) -> FAST -> FAST(-) ise Anjiyografi veya Preperitoneal Paketleme.
Estimated Time:1m 30s
Question 106Question

3434 yaşında erkek hasta, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan birincil bakıda; havayolunun açık olduğu, solunum seslerinin bilateral doğal ve yeterli olduğu, kan basıncının 100/70100/70 mmHg, nabzının 115115 atım/dakika, solunum sayısının 2424/dakika ve GCSGCS puanının 1212 olduğu saptanıyor. Fizik muayenede her iki göz çevresinde ekimoz (rakun gözleri) ve burundan kanlı sıvı gelişi fark ediliyor. Bu hastada gastrik dekompresyon sağlamak amacıyla uygulanması gereken en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orogastrik tüp uygulaması

Answer

Orta yüz veya kafa tabanı kırığı şüphesi uyandıran bulguları olan travma hastalarında mide dekompresyonu orogastrik tüp uygulaması ile sağlanmalıdır.
Hastada saptanan periorbital ekimoz (rakun gözleri) ve burundan kanlı sıvı gelişi (rinore/hemotimpanum şüphesi), kafa tabanı kırığının tipik bulgularıdır. ATLS kılavuzlarına göre kafa tabanı veya orta yüz kırığı şüphesi olan hastalarda nazal yolla yapılan girişimler (nazogastrik tüp, nazofarengeal airway, nazal entübasyon) tüpün intrakraniyal boşluğa penetrasyon riski nedeniyle kontrendikedir. Bu durumda gastrik dekompresyonun en güvenli ve uygun yolu ağız içinden ilerletilen orogastrik tüptür.

Step-by-Step Solution

1
Birincil bakı bulgularının ve ek yaralanma belirtilerinin değerlendirilmesi.
Hastada stabil hemodinamik ancak kafa tabanı kırığına işaret eden rakun gözleri ve rinore mevcuttur.
Müdahale öncesi kontrendikasyonları belirlemek için fizik muayene bulguları kritiktir.
2
Gastrik dekompresyon ihtiyacının ve yönteminin belirlenmesi.
Midenin boşaltılması aspirasyonu önlemek ve karın muayenesini kolaylaştırmak için gereklidir ancak nazal yol güvenli değildir.
ATLS protokolü, kafa tabanı kırığı şüphesinde nazal girişimlerin (NG tüp, nazal entübasyon) kaçınılmasını önerir.
3
Alternatif güvenli yolun seçilmesi.
Orogastrik tüp yerleştirilmesine karar verilir.
Ağız yoluyla yerleştirilen tüp, kafa tabanındaki olası hasarlı bölgelerden geçmeyerek intrakraniyal yaralanma riskini ortadan kaldırır.

Key Concept

Kafa tabanı kırığı şüphesinde (Battle belirtisi, rakun gözleri, BOS sızıntısı) nazal yol kontrendikedir; gastrik tüp orogastrik olarak takılmalıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 107Question

32 yaşında kadın hasta, binicilik kazası (attan düşme) sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında kan basıncı 80/50 mmHg80/50 \text{ mmHg}, nabız 130/dakika130/\text{dakika} ve solunum sayısı 26/dakika26/\text{dakika} olarak ölçülüyor. 2 L2 \text{ L} kristaloid resüsitasyonuna rağmen kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg} olan hastanın yapılan 'Odaklanmış Travma Ultrasonografisi' (FAST) incelemesinde batın içi serbest sıvı saptanmıyor. Toraks grafisi, pelvik muayene ve uzun kemik değerlendirmelerinde şoku açıklayacak bir kanama odağına rastlanmıyor. Bu aşamada hastanın yönetiminde bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diagnostik peritoneal lavaj

Answer

Hemodinamik instabilitesi devam eden ve FAST incelemesi negatif olan hastada bir sonraki adım diagnostik peritoneal lavajdır.
Diagnostik peritoneal lavaj, hemodinamik olarak stabil olmayan ve FAST incelemesinde batın içi kanama odağı netleştirilemeyen künt travma hastalarında intraabdominal kanamayı en hızlı ve duyarlı şekilde dışlayan yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik durumu değerlendirilir.
Hasta sıvı resüsitasyonuna rağmen 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg} kan basıncı ile instabildir (geçici yanıt veren veya yanıt vermeyen).
Yönetim algoritması hastanın stabilite durumuna göre şekillenir.
2
FAST ve diğer odak dışlama sonuçları analiz edilir.
FAST negatif, toraks ve pelvis temizdir; yani şokun kaynağı henüz belirsizdir.
İnstabil hastada şokun kaynağı bulunana kadar intraabdominal kanama şüphesi devam eder.
3
ATLS algoritmasına göre ileri tanı yöntemi seçilir.
Diagnostik peritoneal lavaj (DPL) kararı verilir.
DPL, FAST'in gözden kaçırabileceği minimal sıvıları veya içi boş organ yaralanmalarını tespit edebilir ve instabil hastada BT'nin yerine kullanılır.

Key Concept

İnstabil künt batın travmalı hastada FAST negatif ise bir sonraki adım DPL olmalıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 108Question

4040 yaşında erkek hasta, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakıda; havayolu açık ve güvenli, solunum sayısı 32/dk32/dk, kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg, nabız 135/dk135/dk ve GCSGCS skoru 1212 olarak saptanıyor. Fizik muayenede sol hemitoraksta solunum sesleri duyulmuyor, perküsyonda matite alınıyor ve boyun venlerinin düzleştiği (kollabe olduğu) gözleniyor. Bu hastada yapılması gereken en öncelikli müdahale hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sol taraftan tüp torakostomi uygulanması

Answer

Sol hemitoraksta solunum seslerinin alınamaması, perküsyonda matite saptanması ve boyun venlerinin kollabe olması masif hemotoraks tanısını koydurur; bu durumda en öncelikli müdahale tüp torakostomi uygulanmasıdır.
Hastada saptanan hipotansiyon ve taşikardi ile birlikte tek taraflı solunum sesi yokluğu, perküsyonun mat olması ve boyun venlerinin kollabe (düzleşmiş) olması klasik masif hemotoraks tablosudur. ATLS protokolüne göre bu durumun birincil bakıdaki öncelikli tedavisi tüp torakostomi ile drenaj sağlanması ve eş zamanlı sıvı resüsitasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşamsal bulgularını ve fizik muayene verilerini analiz et.
Hipotansiyon (80/5080/50 mmHgmmHg), taşikardi (135/dk135/dk), solunum seslerinde azalma, matite ve kollabe venler saptandı.
Şok tablosundaki bir hastada göğüs travması bulgularını ayırt etmek hayati önem taşır.
2
Tansiyon pnömotoraks, masif hemotoraks ve kardiyak tamponad arasında ayırıcı tanı yap.
Matite ve kollabe venler masif hemotoraksı (hipovolemik şok bileşeni); hiperrezonans ve dolgun venler tansiyon pnömotoraksı (obstrüktif şok); normal akciğer sesleri ve dolgun venler ise tamponadı düşündürür.
Yanlış müdahale (örneğin hemotoraksa iğne dekompresyonu) zaman kaybına ve mortaliteye yol açabilir.
3
ATLS protokolüne göre tedaviye başla.
Masif hemotoraks saptanan hastada havayolu sağlandıktan sonra drenaj ve resüsitasyon için tüp torakostomi uygulanır.
Hem akciğerin ekspansiyonunu sağlamak hem de kan kaybını takip etmek için standart yaklaşım budur.

Key Concept

Göğüs travmalarında hayatı tehdit eden durumların (Tansiyon pnömotoraks, Masif hemotoraks, Kardiyak tamponad) fizik muayene bulguları ile ayırt edilmesi.

Practice More

Masif hemotoraks tanısı alan hastada hangi durumlarda acil torakotomi endikasyonu doğacağını (ilk drenajda >1500>1500 mlml veya saatlik >200>200 mlml kanama) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 109Question

3535 yaşında erkek hasta, boyun orta kesiminden (ZonZon IIII) delici alet yaralanması sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede bilinci açık, kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg ve nabzı 76/dakika76/dakika saptanıyor. Fizik muayenede yara yerinde aktif kanama, üfürüm, tril veya hava çıkışı gözlenmiyor; ancak hastanın yutkunma sırasında boğazında ağrı olduğu belirleniyor. Çekilen boyun Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografisinde (BTABTA) majör vasküler bir patoloji saptanmıyor; ancak retrofaringeal ve prevertebral doku planları arasında serbest hava kabarcıkları izleniyor. Bu hastada şüphelenilen özofagus yaralanması tanısını kesinleştirmek için en uygun tanısal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Önce suda eriyen kontrastlı madde (GastrografinGastrografin) ile özofagografi yapılması, negatif ise baryumlu çalışma ve ardından gerekirse özofagoskopi eklenmesi

Answer

En uygun yaklaşım, önce Gastrografinli özofagografi yapılması, negatifse baryumlu grafi ile devam edilmesi ve şüphe sürerse özofagoskopi uygulanmasıdır.
Doğru yaklaşım, suda eriyen kontrastlı madde ile başlayıp gerekirse baryum ve endoskopi ile devam eden basamaklı algoritmadır. Bu yöntem, hem güvenliği (mediastinit riskini önleme) hem de tanısal duyarlılığı (küçük kaçakları yakalama) maksimize eder.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini ve cerrahi endikasyonlarını değerlendir.
Hasta stabil ve sert bulgular (fışkırır kanama, üfürüm, masif hava çıkışı) yok; bu nedenle selektif yönetim uygundur.
Stabil hastalarda gereksiz cerrahi eksplorasyon oranını düşürmek için görüntüleme odaklı ilerlenir.
2
BTA bulgularını ve semptomları yorumla.
Retrofaringeal hava ve odinfaji (ağrılı yutkunma) özofagus yaralanması için 'yumuşak bulgu' ve radyolojik şüphe oluşturur.
Retrofaringeal aralıktaki hava, aksi ispatlanana kadar aerodigestive trakt yaralanması olarak kabul edilir.
3
Tanısal algoritmayı uygula.
Önce Gastrografin (suda eriyen), ardından Baryum, son olarak Endoskopi.
Gastrografin olası kaçaklarda kimyasal mediastinit yapmaz ancak duyarlılığı düşüktür; baryum daha duyarlıdır ancak doku irritasyonu riski nedeniyle ikinci sırada kullanılır.

Key Concept

Penetran boyun travmalarında özofagus yaralanması şüphesine (retrofaringeal hava, odinfaji) yaklaşım algoritması.

Practice More

Laringotrakeal yaralanmaların (stridor, masif hava çıkışı) yönetimini ve Zone I/III vasküler kontrol stratejilerini inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 110Question

3838 yaşında erkek hasta, motosiklet kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında; havayolu endotrakeal entübasyon ile güvenli hale getiriliyor. Solunum değerlendirmesinde; sol hemitoraksta solunum sesleri alınamıyor, perküsyonda hipersonorite saptanıyor ve trakeanın sağa deviye olduğu gözleniyor. Dolaşım değerlendirmesinde; kan basıncı 70/4070/40 mmHg, nabız 142/dk142/dk ölçülüyor. FAST (Travmada Odaklanmış Sonografi) incelemesinde sol üst kadranda (perisplenik alan) serbest sıvı saptanıyor. Bu hastada bir sonraki aşamada yapılması en uygun müdahale hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sol 5. interkostal aralık orta aksiller hattan parmak torakostomi

Answer

Sol 5. interkostal aralık orta aksiller hattan parmak torakostomi yapılmasıdır.
Hastada saptanan solunum sesi kaybı, hipersonorite, trakeal deviasyon ve derin hipotansiyon/taşikardi tablosu klinik olarak Tansiyon Pnömotoraks ile uyumludur. ATLS 10. edisyon rehberine göre, hastane ortamında ve özellikle pozitif basınçlı ventilasyon (entübasyon) uygulanan hastalarda, plevral boşluğun acil dekompresyonu için 5. interkostal aralık orta aksiller hattan yapılacak parmak torakostomi, iğne dekompresyonuna göre daha etkili ve tercih edilen bir yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Birincil bakıda ABCDE sırasına göre önceliklerin belirlenmesi.
Hastanın havayolu (A) güvenli ancak solunum (B) ve dolaşım (C) açısından kritik bulguları mevcut.
ATLS protokolü gereği hayatı tehdit eden sorunlar hiyerarşik bir sıra ile çözülmelidir.
2
Solunum (B) bulgularının analizi.
Tek taraflı solunum sesi kaybı, hipersonorite, trakeal deviasyon ve şok tablosu; 'Tansiyon Pnömotoraks' tanısını koydurur.
Tansiyon pnömotoraks klinik bir tanıdır ve radyolojik tetkik beklenmeden dekomprese edilmelidir.
3
Dolaşım (C) bulgularının (FAST pozitifliği) değerlendirilmesi.
FAST pozitifliği intraabdominal kanamayı işaret etse de B problemi (Tansiyon Pnömotoraks) C probleminden (Hemorajik Şok) önceliklidir.
Pozitif basınçlı ventilasyon altındaki bir hastada tansiyon pnömotoraks hızla kardiyovasküler kollapsa yol açar.
4
Uygun müdahale yönteminin seçilmesi.
ATLS 10. edisyona göre hastane ortamında, özellikle entübe hastalarda hızlı dekompresyon için 5. interkostal aralıktan parmak torakostomi tercih edilir.
İğne dekompresyonu özellikle kalın göğüs duvarlı hastalarda başarısız olabilir; parmak torakostomi daha güvenilir bir dekompresyon sağlar.

Key Concept

ATLS 10. Edisyona göre tansiyon pnömotoraks yönetiminde ABCDE öncelik sırası ve parmak torakostomi endikasyonu.
Question 111Question

4848 yaşında erkek hasta, yüksek hızla seyreden araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede hastanın bilinci kapalı, solunumu yüzeyseldir. Vital bulguları; kan basıncı 85/50 mmHg85/50\ mmHg, nabız 135/dk135/dk (zayıf) ve solunum sayısı 32/dk32/dk olarak saptanıyor. Fizik muayenede sağ hemitoraksta solunum seslerinin alınamadığı ve perküsyonla hiperrezonans alındığı görülüyor. Boyun venlerinde dolgunluk saptanan hastaya sağ 22. interkostal aralıktan iğne dekompresyonu yapılıyor ve ardından 32 Fr32\ Fr göğüs tüpü takılıyor. Tüp takılmasını takiben su altı direnajında masif ve sürekli hava çıkışı gözleniyor. Kontrol akciğer grafisinde sağ akciğerin ekspanse olmadığı ve plevral boşluğun periferine değil, hilusa ve diyaframa doğru çöktüğü (fallen lung sign) izleniyor. Bu aşamada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun işlem hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit veya fleksibl bronkoskopi yapılması

Answer

Masif hava kaçağı ve 'fallen lung' (çökmüş akciğer) bulgusu olan hastada kesin tanı için bronkoskopi uygulanmalıdır.
Vakada tanımlanan 'masif ve sürekli hava kaçağı' ile akciğer grafisindeki 'fallen lung sign' (akciğerin hilusa doğru çökmesi), ana bronş rüptürü için patognomonik bir bulgudur. Bu tür yaralanmalar genellikle karinanın 2.5 cm2.5\ cm yakınında meydana gelir. Kesin tanı, lezyonun yerini ve büyüklüğünü gösteren bronkoskopi ile konur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analizi
Tansiyonlu pnömotoraks şüphesiyle tüp takılmasına rağmen devam eden masif hava kaçağı.
Hava yolunda büyük bir yırtık (trakeobronşiyal yaralanma) olduğunu gösterir.
2
Radyolojik bulgunun değerlendirilmesi
Akciğerin hilusa doğru çökmesi (fallen lung sign).
Normal pnömotoraksta akciğer mediastene doğru çökerken, bronş rüptüründe akciğeri hilusa bağlayan tek yapı koptuğu için yerçekimiyle diyaframa/hilusa doğru çöker.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Bronkoskopi.
Yaralanmanın yerini (trakea vs ana bronş) ve boyutunu belirleyerek cerrahi planı oluşturur.

Key Concept

Trakeobronşiyal Yaralanmalar ve 'Fallen Lung' Belirtisi

Practice More

Masif hemotoraks kriterlerini (başlangıç drenajı >1500 ml>1500\ ml veya saatlik >200 ml>200\ ml kanama) tekrar ederek torakotomi endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 112Question

4848 yaşında erkek hasta, yaklaşık 55 metre yükseklikten düşme sonrası acil servise getiriliyor. İlk bakıda ajite, soğuk ve soluk olduğu gözleniyor. Geliş vital bulguları; kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg, nabız 138/dakika138/dakika, solunum sayısı 32/dakika32/dakika ve SpO2SpO_2 %\% 8686 (maske ile 1010 L/dkL/dk O2O_2 desteği altında) olarak ölçülüyor. Fizik muayenesinde sağ hemitoraks 585-8. kostalar hattında paradoksik solunum hareketi izleniyor; sağda perküsyonda matite ve solunum seslerinde belirgin azalma saptanıyor. Hastaya öncelikle endotrakeal entübasyon uygulanıyor ve 22 adet geniş fokal venöz yoldan kristaloid resüsitasyonu başlanıyor. Sağ hemitoraksa 3636 FF göğüs tüpü takıldığında anında 11501150 mlml kan drene oluyor. Resüsitasyona 22 ünite tam kan transfüzyonu ile devam edilen hastanın 11 saat sonraki değerlendirmesinde vital bulguları; kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 124/dakika124/dakika ve göğüs tüpünden son bir saatteki drenajı 280280 mlml olarak saptanıyor.

Bu aşamada hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Acil torakotomi

Answer

Masif hemotoraks tablosunda drenaj hızı ve persistan instabilite nedeniyle acil torakotomi uygulanmalıdır.
Hastanın başlangıç drenajı (11501150 mlml) 15001500 mlml sınırının altında olsa da, takip eden birinci saatteki drenajın 280280 mlml olması (>200>200 ml/saatml/saat kriteri) ve 22 ünite kan transfüzyonuna rağmen hastanın halen hipotansif kalması, durdurulamayan masif bir kanamayı gösterir. Bu tablo ATLS 10. edisyon kriterlerine göre acil torakotomi gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik stabiliteyi değerlendir
Hasta 22 ünite kan transfüzyonuna rağmen halen hipotansif (85/5585/55 mmHgmmHg).
Resüsitasyona yanıt, cerrahi kararında kritik bir parametredir.
2
Göğüs tüpü drenaj miktarı ve hızını analiz et
İlk drenaj 11501150 mlml, birinci saat sonundaki ek drenaj 280280 mlml (toplam 14301430 mlml).
Cerrahi endikasyon için ilk drenajın >1500>1500 mlml olması veya saatlik drenajın 242-4 saat boyunca >200>200 ml/saatml/saat olması gerekir.
3
Cerrahi endikasyonları birleştir
Saatlik drenajın >200>200 mlml olması VE transfüzyona rağmen instabilitenin sürmesi acil cerrahiyi zorunlu kılar.
ATLS protokolüne göre masif hemotoraksta bu bulgular acil torakotomi endikasyonudur.

Key Concept

Masif hemotoraksta acil torakotomi endikasyonları: İlk drenajda >1500>1500 mlml kan gelmesi, saatlik kanamanın 200200 mlml'den fazla olması (242-4 saat boyunca) veya resüsitasyona rağmen hemodinamik instabilitenin devam etmesidir.

Practice More

Kardiyak tamponad ve tansiyonel pnömotoraksın JVD ve trakeal deviasyon bulguları ile ayırıcı tanısını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question

Kunt karın travması sonrası acil laparotomiye alınan bir hastada; intraoperatif olarak vücut sıcaklığının 34.2C34.2^\circ C olduğu, arter kan gazında pHpH değerinin 7.157.15 olduğu ve laboratuvar tetkiklerinde koagülasyon parametrelerinin (PT, aPTT) belirgin uzadığı saptanıyor. Batın içinde masif hemoperitoneum, multipl ince bağırsak yaralanması ve splenik laserasyon izlenen bu hastada, uygulanan 'hasar kontrol cerrahisi'nin birinci aşamasında (ameliyathane fazı) yapılması en az uygun olan girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnce bağırsak yaralanmalarının primer anastomoz ile onarılması

Answer

İnce bağırsak yaralanmalarının primer anastomoz ile onarılması seçeneği, hasar kontrol cerrahisinin ilk aşamasında yapılması en az uygun olan girişimdir.
Hastada saptanan hipotermi, asidoz ve koagülopati (öldürücü triad), hasar kontrol cerrahisi endikasyonudur. Bu cerrahinin birinci aşamasında (ameliyathanede) sadece kanama kontrolü ve kontaminasyonun önlenmesi hedeflenir. İnce bağırsak yaralanmalarında primer anastomoz yapılması, cerrahi süreyi belirgin şekilde uzatan definitif bir işlemdir. Ayrıca asidoz ve hipoperfüzyon ortamında anastomoz kaçağı riski çok yüksektir. Bu nedenle bağırsaklar stapler ile kapatılıp (veya yaralı segment rezeke edilip uçlar kapatılıp) hasta resüsitasyon için yoğun bakıma (ikinci aşama) gönderilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın fizyolojik durumunu değerlendir
Hipotermi (34.2C34.2^\circ C), asidoz (pH=7.15pH = 7.15) ve koagülopati (PT/aPTT uzaması) saptanmıştır.
Bu bulgular 'öldürücü triad' (lethal triad) olarak adlandırılır ve hastanın cerrahi stres kapasitesinin tükendiğini gösterir.
2
Cerrahi stratejiyi belirle
Hasar Kontrol Cerrahisi (Damage Control Surgery - DCS) endikasyonu vardır.
Fizyolojik rezervi tükenmiş hastada uzun süreli definitif cerrahiler mortaliteyi artırır.
3
Birinci aşama (Phase 1) prensiplerini uygula
Sadece hayatı tehdit eden kanama ve kontaminasyon kontrol altına alınmalı, batın geçici olarak kapatılmalıdır.
Primer anastomoz gibi zaman alıcı ve fizyolojik iyileşme gerektiren işlemler üçüncü aşamaya (definitif onarım) bırakılmalıdır.

Key Concept

Hasar kontrol cerrahisinin ilk aşamasında temel amaç definitif onarım değil, hızla kanama ve kontaminasyon kontrolü (stapling, packing, shunting) sağlamaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 114Question

6060 yaşında kadın hasta, yüksekten düşme sonrası gelişen hemodinamik instabilite ve pelvik kırık nedeniyle acil laparotomiye alınıyor. Operasyon sırasında retroperitoneal bölgede kontrol edilemeyen venöz kanama ve sigmoid kolonda iki adet perforasyon saptanıyor. Hastanın intraoperatif ölçümlerinde vücut sıcaklığı 34.1C34.1^\circ C, arteriyel pH=7.16pH = 7.16 ve cerrahi alanlarda yaygın mikrovasküler sızıntı (koagülopati) gözleniyor. Bu hastada hasar kontrol cerrahisinin birinci aşamasında (Phase 1) aşağıdakilerden hangisinin uygulanması en *az* uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Sigmoid kolon perforasyonları için uç-uca anastomoz ve koruyucu kolostomi yapılması

Answer

Sigmoid kolon perforasyonları için uç-uca anastomoz ve koruyucu kolostomi yapılması en az uygun olan girişimdir.
Hastada saptanan 34.1C34.1^\circ C sıcaklık, 7.167.16 pH ve koagülopati tablosu 'Öldürücü Triad' (Lethal Triad) olarak tanımlanır. Bu durumda 'Hasar Kontrol Cerrahisi' endikedir. Birinci aşamada (Phase 1) sadece kanama kontrolü (packing, klempleme) ve kontaminasyon kontrolü (hızlı stapler ile kapatma) yapılır. Bağırsak perforasyonları için uç-uca anastomoz ve stoma açılması gibi zaman alıcı ve definitif işlemler hastanın metabolik tablosunu kötüleştireceği için bu aşamada yapılmamalı, Phase 3'e (re-operasyon) ertelenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın fizyolojik durumunu (Öldürücü Triad) analiz et
Vücut sıcaklığı 34.1C34.1^\circ C (hipotermi), pH=7.16pH = 7.16 (asidoz) ve mikrovasküler sızıntı (koagülopati) mevcuttur.
Öldürücü triad varlığında hastanın fizyolojik rezervi tükenmiştir ve uzun süreli definitif cerrahiyi kaldıramaz.
2
Hasar Kontrol Cerrahisi (DCS) endikasyonunu ve aşamasını belirle
Hasta DCS Phase 1 (Ameliyathane) aşamasındadır.
DCS'nin bu aşamasında sadece hayat kurtarıcı kanama kontrolü ve kontaminasyon kontrolü yapılmalıdır.
3
Definitif cerrahi girişimleri değerlendir
Uç-uca anastomoz gibi zaman alıcı ve metabolik yükü artıran işlemler ertelenmelidir.
Bu tür işlemler hastanın asidoz ve koagülopati tablosunu derinleştirerek mortaliteyi artırır.

Key Concept

Öldürücü triad varlığında Hasar Kontrol Cerrahisi (Phase 1) ilkeleri; definitif onarımlardan kaçınılmasını, sadece kanama ve kontaminasyon kontrolünün yapılmasını emreder.
Estimated Time:1m 30s
Question 115Question

3434 yaşında kadın hasta, direksiyonun göğüs kafesine çarptığı bir araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakıda; kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, nabız 135/dk135/dk, solunum sayısı 32/dk32/dk ve GCSGCS 13 olarak saptanıyor. Fizik muayenede boyun bölgesinde ve göğüs ön duvarında yaygın cilt altı amfizem (krepitasyon) mevcut olup sağda solunum sesleri alınamıyor. Sağ hemitoraksa tüp torakostomi uygulanıyor; işlem sonrası drenaj şişesinde sürekli ve masif hava kaçağı gözleniyor, ancak akciğerin ekspandeliği sağlanamıyor ve hastanın solunum sıkıntısı düzelmiyor. Bu hastada kesin tanı için yapılması gereken en uygun işlem hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronkoskopi yapılması

Answer

Trakeobronşiyal yaralanma şüphesi olan bu hastada kesin tanı için bronkoskopi yapılması en uygun işlemdir.
Trakeobronşiyal yaralanmalar nadir fakat hayatı tehdit eden durumlardır. Künt travma sonrası cilt altı amfizem ve göğüs tüpüne rağmen akciğerin havalanmaması bu tanıyı güçlü şekilde destekler. ATLS protokolüne göre bronkoskopi, bu yaralanmaların kesin tanısında altın standarttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Cilt altı amfizem, masif hava kaçağı ve tüp torakostomiye yanıt vermeyen pnömotoraks saptanması.
Bu bulgular künt toraks travması sonrası majör havayolu yaralanmasını (trakeobronşiyal ağaç) düşündürür.
2
Hemodinamik stabilite ve tanısal araç seçimi
Anstabil hastada invaziv olmayan ileri görüntüleme (BT) yerine yatak başı veya ameliyathane koşullarında yapılabilen bronkoskopiye karar verilmesi.
Şok tablosundaki travma hastasının tanısı, hayatı tehdit eden durumlara yönelik öncelik sırasına göre konulmalıdır.
3
Kesin tanının konulması
Bronkoskop ile trakea veya ana bronşlardaki defektin doğrudan gözlenmesi.
Trakeobronşiyal yaralanmalarda bronkoskopi hem tanı koydurucu hem de yaralanmanın yerini belirleyicidir.

Key Concept

Tüp torakostomi sonrası akciğerin ekspande olmaması ve masif hava kaçağı, trakeobronşiyal yaralanmanın en önemli göstergesidir.

Practice More

Trakeobronşiyal yaralanmalarda havayolu yönetimi için çift lümenli tüp ile selektif entübasyon gerekliliğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 116Question

2626 yaşında kadın hasta, göğüs sağ tarafına kesici delici alet yaralanması sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakıda havayolu açık ve servikal stabilizasyon sağlanmıştır. Solunum hızı 32/dakika32/dakika, kan basıncı 105/65105/65 mmHgmmHg, nabız 112/dakika112/dakika, GCSGCS 1515 olarak saptanıyor. Fizik muayenede göğüs sağ yan duvarda yaklaşık 33 cmcm çapında, solunum fazları ile uyumlu şekilde hava giriş çıkış sesinin duyulduğu "emici" karakterde bir yara izleniyor. Bu hastada yönetimin bir sonraki aşamasında atılması gereken ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yaraya üç tarafı kapalı tıkayıcı pansuman uygulanması

Answer

Açık pnömotoraks (emici göğüs yarası) saptanan hastada atılması gereken ilk adım, yaraya üç tarafı kapalı tıkayıcı pansuman uygulanmasıdır.
Emici göğüs yarası olan hastalarda intraplevral basınç atmosferik basınçla eşitlenir ve ventilasyon bozulur. Üç tarafı kapalı pansuman uygulaması, havanın plevral boşluktan çıkışına izin verip girişini engelleyerek fizyolojik bir valf sistemi kurar. Bu, ATLS protokolünde 'B' (Solunum) basamağında açık pnömotoraks için önerilen ilk müdahaledir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada solunumla hava giriş çıkışının olduğu 'emici' yara ve takipne mevcuttur; bu durum açık pnömotorakstır.
Yara çapının trakea çapının 2/32/3'ünden büyük olması durumunda hava direnci az olan yoldan (yaradan) akciğerlere girer.
2
Acil stabilizasyon
Yaranın üzerine steril bir pansuman konularak sadece üç tarafının bantlanması.
Bu yöntem inspiryumda yaranın kapanmasını (havanın girmemesini), ekspiryumda ise havanın dışarı kaçmasını sağlayarak tansiyon pnömotoraksı önler.
3
Kesin tedavi planı
Pansuman sonrası yaradan uzak bir noktadan göğüs tüpü takılması.
Akciğerin tam ekspansiyonunu sağlamak ve plevral boşluğu drene etmek için gereklidir.

Key Concept

Açık pnömotoraksta (emici göğüs yarası) 'üç tarafı kapalı pansuman' tek yönlü valf görevi görerek tansiyon pnömotoraks gelişimini engeller.
Question 117Question

Karın travması nedeniyle acil operasyona alınan bir hastada; intraoperatif olarak vücut sıcaklığının 34C34^\circ C, pHpH değerinin 7.107.10 olduğu ve yaygın mikrovasküler kanamaların başladığı gözlenmiştir. Cerrahi ekip bu noktada "Hasar Kontrol Cerrahisi" (DamageDamage ControlControl) uygulama kararı almıştır.

Buna göre, bu hastada ameliyathanede gerçekleştirilen birinci aşamanın (PhasePhase 11) temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanama ve kontaminasyonun hızlı kontrolü ile batın içi paketleme yapılması

Answer

Hasar kontrol cerrahisinin birinci aşamasında temel amaç, kanama ve kontaminasyonun hızlı kontrolü ile batın içi paketleme yapılarak operasyonun sonlandırılmasıdır.
Hasar kontrol cerrahisi, fizyolojik rezervi tükenmiş (öldürücü triad: asidoz, hipotermi, koagülopati) travma hastalarında uygulanan hayat kurtarıcı bir yaklaşımdır. Birinci aşama (PhasePhase 11), ameliyathanede yapılan hızlı kanama ve kontaminasyon kontrolünü içerir. Bu aşamada kompleks onarımlar yapılmaz, kanama için paketleme kullanılır ve batın geçici olarak kapatılır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın intraoperatif fizyolojik durumunu değerlendir.
Hipotermi (34C34^\circ C), asidoz (pHpH 7.107.10) ve koagülopati (öldürücü triad) tespit edildi.
Hastanın fizyolojik rezervinin tükendiğini ve cerrahiye devam edilmesinin mortaliteyi artıracağını anlamak için.
2
Cerrahi stratejiyi hasar kontrolüne (DamageDamage ControlControl) çevir.
Definitif onarımlardan vazgeçildi.
Zaman alıcı işlemler yerine sadece hayat kurtarıcı manevralara odaklanmak için.
3
Birinci aşama (PhasePhase 11) uygulamalarını gerçekleştir.
Kanama odakları paketlendi veya klemplendi, kontaminasyon basit sütür/stapler ile durduruldu.
Hızlı kontrol sağlayıp hastayı fizyolojik restorasyon için yoğun bakıma nakledebilmek için.

Key Concept

Hasar kontrol cerrahisinin birinci aşamasında (PhasePhase 11) temel hedef kanama kontrolü, kontaminasyon kontrolü ve geçici batın kapamadır.
Estimated Time:45s
Question 118Question

3232 yaşında erkek hasta, bir fabrikadaki kazan patlaması sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında; yüzünde 2.2. derece yanıklar, yanmış kaşlar ve nazal vibrissalar saptanıyor; hasta "yardım edin" şeklinde bağırabiliyor. Solunum sayısı 3838/dak olan hastanın sol hemitoraksında havalanma azalmış ve perküsyonla hiperrezonans alınmıştır, boyun venleri dolgun saptanmıştır. Kan basıncı 75/4075/40 mmHg, nabız 142142/dak ve SaO2SaO_2 (maske ile %100\%100 oksijen altında) %84\%84 olarak ölçülmüştür. Glaskow Koma Skoru (GKS): 1313 (E3,M6,V4E3, M6, V4) olarak değerlendirilmiştir.

Bu hastanın yönetiminde, birincil bakı aşamasında yapılması gereken ilk ve en öncelikli müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sol göğüs boşluğuna iğne dekompresyonu veya parmak torakostomi uygulanması

Answer

Sol hemitoraksa yönelik iğne dekompresyonu veya parmak torakostomi uygulanması.
Doğru yanıt olan dekompresyon seçeneği, hastanın kliniğinde belirginleşen tansiyon pnömotoraks tablosuna yönelik en hızlı ve hayat kurtarıcı manevradır. ATLS protokolüne göre, havayolu patent olan bir hastada (bağırabiliyor olması), bir sonraki öncelik solunum (B) basamağındaki ölümcül nedenlerin (tansiyon pnömotoraks gibi) ortadan kaldırılmasıdır. Tansiyon pnömotoraks düzeltilmeden yapılacak bir entübasyon girişimi, pozitif basınçlı ventilasyonun plevral basıncı daha da artırması sonucu hastanın kardiyak arrestine yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Havayolu (A) değerlendirmesi yapılması
Hastanın bağırarak konuşması havayolunun o an için açık (patent) olduğunu gösterir. Ancak inhalasyon yaralanması bulguları (yanmış kaşlar, nazal vibrissalar) nedeniyle ilerleyen dönemde havayolu kaybı riski mevcuttur.
ATLS protokolünde A basamağı kontrol edilmeden B basamağına geçilmez.
2
Solunum (B) değerlendirmesi ve tansiyon pnömotoraks tanısının konulması
Tek taraflı akciğer seslerinin kaybı, perküsyonla hiperrezonans, boyun ven dolgunluğu ve derin hipotansiyon/taşikardi (obstriktif şok) varlığı tansiyon pnömotoraks tanısını klinik olarak koydurur.
Tansiyon pnömotoraks klinik bir tanıdır, radyoloji beklenmeden hemen müdahale edilmelidir.
3
Acil dekompresyon uygulanması
Tansiyon pnömotoraks iğne dekompresyonu (5. interkostal aralık, midaksiller hat) veya parmak torakostomi ile basit pnömotoraksa dönüştürülür.
Pozitif basınçlı ventilasyon (entübasyon) öncesi dekompresyon yapılmazsa, artan intratorasik basınç venöz dönüşü tamamen keserek hastayı kardiyak areste sokabilir.

Key Concept

ATLS Birincil Bakıda Öncelik Sıralaması (ABCDE) ve Tansiyon Pnömotoraks Yönetimi

Practice More

Tansiyon pnömotoraks dekompresyonu sonrası hastanın hemodinamisi düzelmezse, ayırıcı tanıda perikard tamponadı veya masif hemotoraks düşünülerek 'C' basamağına geçilmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 119Question

Yanık patofizyolojisinde Jackson tarafından tanımlanan lokal doku yanıtı bölgelerinden hangisi; perfüzyonun azaldığı, ancak uygun resüsitasyon ve tedavi ile canlılığının korunabildiği "risk altındaki" bölgeyi temsil eder?

Show answer & explanation

Answer: Staz zonu

Answer

Staz zonu
Doğru yanıt olan bölge, Jackson'ın modelinde koagülasyon zonunun hemen dışında yer alan staz zonudur. Bu bölgede doku iskemiktir ve perfüzyon azalmıştır; ancak uygun sıvı resüsitasyonu ve lokal bakım ile doku ölümü (nekroz) engellenebilir. Bu bölgenin nekroza ilerlemesine 'staz konversiyonu' adı verilir.

Step-by-Step Solution

1
Jackson'ın üçlü yanık zonu modelini tanımlayın.
Koagülasyon (merkez), Staz (ara bölge) ve Hiperemi (dış bölge) zonları belirlenir.
Yanık alanındaki hasar ciddiyetini ve tedaviye yanıtı anlamak için bu sınıflandırma temeldir.
2
Dinamik olan ve 'kurtarılabilir' nitelikteki bölgeyi belirleyin.
Staz zonu, iskemiye rağmen perfüzyon desteği ile nekrozdan korunabilir.
Tedavinin asıl hedefi bu zonun koagülasyon zonuna (nekroza) dönüşmesini engellemektir.

Key Concept

Jackson'ın Yanık Zonları (Zone of Stasis)
Estimated Time:45s
Question 120Question

42 yaşında kadın hasta, araç içi trafik kazası sonrası gelişen masif hemoperitoneum nedeniyle acil laparotomiye alınıyor. İntraoperatif incelemede karaciğer sağ lobunda yaygın laserasyon ve çok sayıda ince bağırsak perforasyonu saptanıyor. Hastanın operasyon sırasında vücut ısısının 34.2C34.2^\circ C, arteriyel pHpH değerinin 7.157.15 olduğu ve cerrahi sahadaki tüm yüzeylerden sızıntı şeklinde kanama (non-cerrahi kanama) başladığı gözleniyor.

Bu klinik tabloya göre, birinci aşama hasar kontrol cerrahisinde uygulanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karaciğer laserasyonuna yönelik packing (paketleme), bağırsak perforasyonlarının stapler ile kapatılması ve geçici karın kapama

Answer

Kanama kontrolü için paketleme yapılması, kontaminasyonun basitçe engellenmesi ve karın katlarının geçici olarak kapatılması en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan hipotermi, asidoz ve koagülopati, 'öldürücü triad' olarak adlandırılır ve hasar kontrol cerrahisinin kesin endikasyonudur. Birinci aşamada amaç, definitif onarım değil; kanamanın paketleme (packing) ile durdurulması, bağırsak içeriği sızıntısının stapler veya basit sütürle engellenmesi ve abdominal kompartman sendromunu önlemek için karnın geçici yöntemlerle kapatılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Fizyolojik durumun değerlendirilmesi
Hipotermi (34.2C34.2^\circ C), asidoz (pHpH 7.157.15) ve koagülopati (sızıntı kanama) bulguları ile 'Öldürücü Triad' saptandı.
Hastanın fizyolojik rezervinin definitif cerrahiyi kaldıramayacağı anlaşılmalıdır.
2
Hasar Kontrol Cerrahisi (Faz 1) kararının verilmesi
Ameliyatın en kısa sürede, sadece hayat kurtarıcı manevralarla sınırlandırılması planlanır.
Zaman alan rekonstrüksiyonlar fizyolojik yıkımı artırır.
3
Kısaltılmış cerrahi tekniklerin uygulanması
Karaciğere paketleme yapıldı, bağırsaklar stapler ile kapatıldı ve karın geçici kapama (vacuum assisted vb.) ile sonlandırıldı.
Kanama ve kontaminasyon kontrolü sağlandıktan sonra hastanın fizyolojik restorasyon için yoğun bakıma alınması gerekir.

Key Concept

Hasar Kontrol Cerrahisi (Damage Control Surgery) Faz 1: Ameliyathanede kanama ve kontaminasyonun kontrol altına alınması, kompleks onarımlardan kaçınılması.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 6 / 16Next
Travma ve Yanıklar — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin