Gastroenteroloji

431 questions

Question 301Question

6868 yaşında kadın hasta, yaklaşık 33 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süredir devam eden gastroözofageal reflü hastalığı dışında özellik saptanmıyor. Yapılan fizik muayenede konjonktivalar soluk izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8,28,2 g/dL, hematokrit %25\%25, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 7272 fL ve ferritin 55 ng/mL olarak saptanıyor. Hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, yaklaşık 66 cm boyutunda büyük bir sliding hiatal herni saptanıyor. Herni kesesi içinde, diyaframın bası yaptığı seviyede (pinch point) mukoza kıvrımları üzerinde lineer mukoza erozyonları ve yer yer yüzeyel ülserler izleniyor. Midenin diğer kısımları ve duodenum normal olarak değerlendiriliyor.

Bu klinik tabloda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cameron lezyonları

Answer

Büyük hiatal herni kesesi içinde diyafram basısına bağlı oluşan lineer mukoza erozyonları ve ülserleri tanımlayan Cameron lezyonlarıdır.
Cameron lezyonları, genellikle 55 cm'den büyük hiatal hernisi olan hastalarda, diyaframın midede oluşturduğu darlık noktasında (diyafram kruslarının basısı) mekanik travma, iskemi ve asit reflüsü kombinasyonu ile oluşan lineer mukoza erozyonlarıdır. Bu hastalar sıklıkla kronik demir eksikliği anemisi ile başvururlar.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
Hb:8,2Hb: 8,2 g/dL, MCV: 7272 fL ve ferritin: 55 ng/mL değerleri mikrositer demir eksikliği anemisine işaret eder.
Hastanın klinik şikayetlerinin (halsizlik, nefes darlığı) kökenini belirlemek için gereklidir.
2
Aneminin kaynağını saptamak için endoskopik bulguları analiz et.
Büyük bir hiatal herni varlığı ve herni kesesi içinde diyaframın mekanik bası yaptığı bölgede lineer lezyonlar saptanmıştır.
Demir eksikliği anemisi olan yaşlı hastalarda gastrointestinal sistemin incelenmesi standart yaklaşımdır.
3
Endoskopik bulgu ile anatomik ilişkiyi kurarak tanıyı koy.
Büyük hiatal hernisi olanlarda, diyaframın mide duvarına yaptığı tekrarlayan mekanik travma ve sürtünme sonucu oluşan bu spesifik lezyonlar 'Cameron lezyonları' olarak adlandırılır.
Anemi ve hiatal herni birlikteliğinde bu spesifik patolojik tanım klinik tabloyu tam açıklar.

Key Concept

Cameron lezyonları, büyük hiatal hernisi olan hastalarda gizli veya aşikar gastrointestinal kanama ve demir eksikliği anemisinin önemli bir nedenidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 302Question

Sistemik skleroz tanısıyla uzun süredir takip edilen 52 yaşındaki kadın hasta, son 6 aydır giderek artan karın şişliği, gaz ve ishal şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede batında distansiyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 10.2 g/dL, MCV 108 fL, Vitamin B12 düzeyi düşük ve Folat düzeyi normalin üstünde bulunuyor. Dışkı incelemesinde nötral yağ artışı izleniyor.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnce bağırsak aşırı bakteri çoğalması (SIBO)

Answer

İnce bağırsak aşırı bakteri çoğalması (SIBO)
Sistemik skleroz gibi motilite bozuklukları, ince bağırsakta staza ve aşırı bakteri çoğalmasına (SIBO) neden olur. Aşırı çoğalan bakteriler, intrensek faktör-B12 kompleksini parçalayarak veya B12'yi direkt tüketerek B12 eksikliğine (makrositer anemi) yol açarlar. Ancak bu bakteriler aynı zamanda folat sentezi yapabildikleri için, hastada folat düzeyi normal veya yüksek saptanır. Bu 'Düşük B12 - Yüksek Folat' paterni SIBO için çok karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hasta profilini ve risk faktörlerini değerlendir.
Sistemik skleroz (skleroderma), bağırsak motilitesini bozarak staza ve aşırı bakteri çoğalmasına zemin hazırlar.
Altta yatan motilite bozukluğu SIBO için majör risk faktörüdür.
2
Laboratuvar bulgularındaki 'B12 düşük, Folat yüksek' paternini yorumla.
İnce bağırsakta aşırı çoğalan bakteriler, B12 vitaminini kullanarak eksikliğe yol açarken, folat sentezleyerek kanda folat düzeyinin yükselmesine neden olur.
Bu laboratuvar paterni (Düşük B12 + Yüksek Folat), SIBO'yu diğer malabsorbsiyon nedenlerinden ayıran en karakteristik bulgudur.
3
Diğer seçenekleri ele.
Çölyak ve Tropikal Sprue'da folat emilimi bozulduğu için folat düzeyi düşüktür. Pankreatitte folat genellikle normaldir.
Ayırıcı tanıda vitamin düzeylerinin yönü belirleyicidir.

Key Concept

İnce Bağırsak Aşırı Bakteri Çoğalması (SIBO) tanısında, bakteriyel metabolizmaya bağlı gelişen B12 eksikliği ve Folat yüksekliği (veya normalliği) ayırt edici bir bulgudur.
Question 303Question

2222 yaşında erkek hasta, motosiklet kazası sonrası gelişen kafa travması ve kafa içi kanama nedeniyle yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilatör desteği altında izlenmektedir. Yatışının 44. gününde hastanın nazogastrik sondasından kahve telvesi şeklinde drenaj olduğu saptanmıştır. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide gövdesinde (korpus) derin ülserasyonlar izlenmiştir.

Bu hastada gelişen tablo için en olası tanı ve altta yatan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cushing ülseri - Vagal stimülasyon sonucu asit hipersekresyonu

Answer

En olası tanı Cushing ülseridir ve temel mekanizma vagal stimülasyon sonucu oluşan mide asit hipersekresyonudur.
Cushing ülseri; kafa travması, kafa içi operasyonlar veya tümörler gibi merkezi sinir sistemi (SSS) patolojileri sonrası gelişir. Kafa içi basınç artışı vagal çekirdeklerin uyarılmasına, bu da mide asit sekresyonunun (vagal stimülasyon yoluyla) belirgin şekilde artmasına neden olur. Diğer stres ülserlerine göre daha derin olma ve perforasyon (delinme) yapma eğilimi daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik özgeçmişini değerlendir
Hastada kafa travması ve kafa içi basınç artışı (KİBAS) riski mevcuttur.
SSS yaralanmaları ile gastrointestinal ülserler arasında spesifik bir ilişki vardır.
2
Stres ülseri tiplerini ayırt et
Kafa travması sonrası gelişen ülser 'Cushing', yanık sonrası gelişen ise 'Curling' olarak adlandırılır.
Etiyolojik faktöre göre patogenez değişmektedir.
3
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Cushing ülserinde kafa içi basınç artışı n. vagus'u uyararak mide asit salgısını (HCl) artırır.
SSS kaynaklı vagal uyarı, mide paryetal hücrelerini doğrudan ve gastrin üzerinden uyarır.

Key Concept

Cushing ülseri, merkezi sinir sistemi hasarları sonrası gelişen, yüksek perforasyon riski taşıyan ve patogenezinde asit hipersekresyonunun ön planda olduğu bir stres ülseridir.

Hints

1
Hastadaki ana tetikleyici faktörün kafa travması ve kafa içi basınç artışı olduğunu unutmayın.
2
SSS yaralanmaları sonrası n. vagus aktivitesinin nasıl değiştiğini düşünün.
3
Cushing triadındaki gibi, kafa içi olayların otonom sinir sistemi üzerindeki etkilerini stres ülseri tipleriyle eşleştirin.

Practice More

Stres ülserlerinden korunmada profilaktik PPI veya H2 reseptör blokeri kullanım endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 304Question

48 yaşında erkek hasta, ağızdan taze kırmızı kan gelmesi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinden uzun süredir yoğun alkol kullandığı ve daha önce birkaç kez akut pankreatit atağı nedeniyle hastanede yattığı öğreniliyor. Fizik muayenede vital bulgular stabil olup, hafif splenomegali dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Kronik karaciğer hastalığına ait periferik bulgular (palmar eritem, spider anjiom) izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde karaciğer fonksiyon testleri, trombosit sayısı ve INR değerleri normal sınırlarda bulunuyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus normal görülürken, mide fundusunda yaygın varis paketleri (izole gastrik varisler) tespit ediliyor.

Bu hastada gelişen gastrointestinal kanamanın en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dalak veni (Vena lienalis) trombozu

Answer

Pankreatit zemininde gelişen Dalak veni (Vena lienalis) trombozu (Sinistral Portal Hipertansiyon)
Hastada tanımlanan tablo 'Sinistral' veya 'Segmenter' Portal Hipertansiyondur. Bunun en sık nedeni, kronik pankreatit veya pankreas tümörleri gibi pankreas patolojilerine sekonder gelişen dalak veni (V. lienalis) trombozudur. Dalak veni tıkandığında, kan kısa gastrik venler (vv. gastricae breves) üzerinden mide fundusuna yönelerek 'izole gastrik varislere' neden olur. Portal ven açık olduğu için portal basınç normaldir ve özofagus varisi gelişmez. Tedavisi splenektomidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Tekrarlayan pankreatit öyküsü + İzole gastrik varisler (özofagus normal) + Normal karaciğer fonksiyonları + Splenomegali.
Bu bulgular klasik 'Sinistral (Sol taraflı) Portal Hipertansiyon' triaddır.
2
Anatomik ilişkiyi kur
Dalak veni (Vena lienalis), pankreasın hemen arkasında seyreder.
Kronik veya tekrarlayan pankreatitlerdeki inflamasyon ve fibrozis, komşuluk yoluyla dalak veninde tromboza neden olabilir.
3
Patofizyolojiyi belirle
Dalak veni tıkanınca, dalaktan dönen kan portal sisteme ulaşamaz ve kısa gastrik venler yoluyla mide fundusuna yönelir.
Bu durum mide fundusunda izole varislerin oluşmasına (Sinistral Portal Hipertansiyon) yol açar, ancak portal ven açık olduğu için özofagus varisi görülmez.

Key Concept

Sinistral (Segmenter) Portal Hipertansiyon

Hints

1
Hastanın karaciğer fonksiyonlarının normal olması ve varislerin sadece midede (fundus) yerleşmesi, sorunun karaciğerden kaynaklanmadığını gösteriyor.
2
Pankreasın hemen arkasından geçen büyük bir venin, pankreatit atağı sırasında tromboze olması bu tabloyu açıklar.
3
Bu durum 'Sinistral Portal Hipertansiyon' olarak bilinir ve tedavisi splenektomidir.

Practice More

Bu hastanın tedavisinde en uygun yaklaşımın ne olduğu (Splenektomi) sorulabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 305Question

Ataklar halinde gelişen yüz kızarıklığı (flushing), kramp tarzında karın ağrısı ve günde 66 kez olan sulu ishal şikayetleri ile başvuran 5858 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde; hepatomegali ve triküspit odak üzerinde 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm saptanmıştır. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karsinoid sendrom

Answer

Karsinoid sendrom
Karsinoid sendrom; özellikle ileum gibi ince bağırsak yerleşimli karsinoid tümörlerin karaciğere metastaz yapması sonucu ortaya çıkar. Serotonin ve diğer vazoaktif peptidlerin sistemik dolaşıma girmesiyle yüz kızarıklığı (flushing), sulu ishal ve sağ kalp kapaklarında (triküspit yetmezliği, pulmoner stenoz) fibrozise bağlı üfürümler görülür. Hepatomegali varlığı, sendromun gelişmesi için gerekli olan karaciğer metastazını destekleyen önemli bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını (paroksizmal flushing ve sulu ishal) analiz et.
Bu semptomların nöroendokrin bir tümörden salgılanan vazoaktif maddelere (serotonin vb.) bağlı olabileceği saptanır.
Semptomların ataklar halinde gelmesi karsinoid sendrom için tipiktir.
2
Fizik muayene bulgularını (hepatomegali ve triküspit üfürümü) değerlendir.
Hepatomegali, ince bağırsak karsinoid tümörünün karaciğere metastaz yaptığını ve vazoaktif maddelerin portal dolaşımı baypas ederek sistemik dolaşıma girdiğini gösterir. Triküspit yetmezliği ise sağ kalp endokardının serotonin etkisiyle fibrozise uğradığını işaret eder.
Gastrointestinal karsinoidlerin sendrom yapabilmesi için genellikle karaciğer metastazı gereklidir.
3
Klinik ve fizik muayene verilerini birleştirerek tanıyı belirle.
Flushing, diyare ve sağ kalp tutulumu birlikteliği karsinoid sendrom tanısını doğrular.
Ayırıcı tanıda yer alan diğer nöroendokrin sendromlar bu spesifik bulgu kombinasyonunu tam olarak karşılamaz.

Key Concept

Karsinoid sendromun klinik özellikleri ve patofizyolojisi (karaciğer metastazı ve sağ kalp tutulumu).
Estimated Time:1m 30s
Question 306Question

6060 yaşında erkek hasta, alkole bağlı karaciğer sirozu nedeniyle poliklinik takibindedir. Günde 22-33 kez yumuşak dışkılamayı sağlayacak dozda laktüloz kullanmasına rağmen son iki gündür çevresine karşı ilgisizliği başladığı ve gece uyuyamayıp gündüz uyukladığı belirtiliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor ve hastada belirgin flapping tremor (asteriks) izleniyor. Kan biyokimyasında elektrolit değerleri ve böbrek fonksiyon testleri normal sınırlarda bulunan hastada, mevcut tedaviye eklenmesi gereken en uygun farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rifaksimin

Answer

Laktüloz tedavisine rağmen hepatik ensefalopati tablosu devam eden veya tekrarlayan hastalarda tedaviye Rifaksimin eklenmesi en uygun yaklaşımdır.
Hepatik ensefalopati tedavisinde laktüloz, bağırsak pH'ını düşürerek amonyağın (NH3NH_3) emilmeyen amonyuma (NH4+NH_4^+) dönüşmesini sağlar. Eğer hasta ideal dozda (günde 2-3 kez yumuşak dışkı) laktüloz kullanmasına rağmen ensefalopati bulguları gösteriyorsa, tedaviye emilmeyen bir antibiyotik olan Rifaksimin eklenmesi mortaliteyi azaltır ve hastaneye yatışları önler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada konfüzyon, uyku-uyanıklık döngüsünde bozulma ve asteriks mevcuttur; bu bulgular Evre 2 Hepatik Ensefalopati ile uyumludur.
Tanının netleştirilmesi tedavi basamağının belirlenmesi için gereklidir.
2
Mevcut tedaviyi ve tetikleyici faktörleri kontrol et.
Hasta zaten ideal dozda laktüloz kullanmaktadır ve biyokimyasal olarak belirgin bir tetikleyici (elektrolit bozukluğu, üremi) saptanmamıştır.
Tetikleyicilerin tedavisi yönetimin ilk basamağıdır.
3
Basamaklı tedavi protokolünü uygula.
Laktüloza yanıt alınamayan durumlarda AASLD/EASL rehberleri Rifaksimin eklenmesini önermektedir.
Rifaksimin, bağırsaktaki amonyak üreten florayı azaltarak laktüloz ile sinerjistik etki gösterir.

Key Concept

Hepatik ensefalopati yönetiminde laktüloz ilk basamak, rifaksimin eklenmesi ise standart ikinci basamak tedavidir.

Practice More

Hepatik ensefalopatiyi tetikleyen en sık nedenleri (enfeksiyon, GİS kanama, dehidratasyon, kabızlık) tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 15s
Question 307Question

3535 yaşında erkek hasta, yaklaşık 1.51.5 yıldır süregelen ve özellikle yemeklerden sonra belirginleşen retrosternal yanma ve regürjitasyon şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde ek bir hastalık bulunmuyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus, mide ve duodenum mukozası normal olarak değerlendiriliyor. Hastaya günde iki kez standart doz proton pompa inhibitörü (PPI˙PPİ) tedavisi başlanıyor ancak 88 haftalık tedavi sonunda semptomlarda belirgin bir düzelme saptanmıyor. Tanısal ileri inceleme amacıyla yapılan 2424 saatlik özofageal pHpH-empedans monitorizasyonunda toplam asit maruziyet süresi (AETAET) %3.2\%3.2 (normal <%4.0< \%4.0) olarak ölçülüyor. Hastanın semptom kaydı ile reflü epizotları arasındaki ilişki analiz edildiğinde semptom indeksi (SISI) %65\%65 ve semptom ilişkisi olasılığı (SAPSAP) %98\%98 olarak hesaplanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Reflü aşırı duyarlılığı (Reflux hypersensitivity)

Answer

Reflü aşırı duyarlılığı (Reflux hypersensitivity)
Vakada hastanın endoskopisi normaldir ve asit maruziyet süresi (AETAET) fizyolojik sınırlar içerisindedir (<%4< \%4). Ancak, hastanın hissettiği yanma semptomları ile normal kabul edilen reflü epizotları arasında güçlü bir zamansal ilişki (Semptom İndeksi >%50> \%50 ve Semptom İlişkisi Olasılığı >%95> \%95) mevcuttur. Rome IV kriterlerine göre; normal endoskopi, normal AETAET ve pozitif semptom ilişkisi olan bu tablo 'Reflü aşırı duyarlılığı' olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopi ve tedavi yanıtını değerlendir.
Endoskopi normal ve PPI˙PPİ tedavisine yanıtsızlık söz konusu.
Refrakter reflü semptomlarında organik nedenleri dışlamak için ilk adım endoskopidir.
2
2424 saatlik pHpH-empedans monitorizasyonundaki AETAET değerini yorumla.
AET=%3.2AET = \%3.2 (Normal sınırlar içinde).
AET<%4AET < \%4 olması gerçek asit reflü hastalığını (NERD) dışlar.
3
Semptom ilişki parametrelerini (SISI ve SAPSAP) analiz et.
SI>%50SI > \%50 ve SAP>%95SAP > \%95 (Pozitif korelasyon).
Semptomların fizyolojik sınırlardaki reflü atakları ile tetiklendiğini kanıtlar.
4
Rome IV kriterlerine göre tanıya ulaş.
Normal AETAET + Pozitif semptom korelasyonu = Reflü aşırı duyarlılığı.
Fizyolojik reflüye karşı artmış özofageal duyarlılığı tanımlayan tablodur.

Key Concept

Rome IV Kriterlerine Göre Fonksiyonel Özofagus Hastalıkları Ayrımı

Practice More

Rome IV kriterlerine göre bu hastanın tedavisinde nöromodülatörlerin (Trisiklik antidepresanlar veya SSRI'lar) rolünü inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 308Question

33 yaşında erkek hasta, 4 yıldır "Ülseratif Kolit" tanısıyla takip edilmektedir. Hasta, son 1 haftadır dışkılama sayısının arttığını (günde 6-7 kez, kanlı) ve aynı zamanda sol dizinde ağrılı bir şişlik geliştiğini belirtiyor. Fizik muayenede sol dizde efüzyon, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı saptanıyor. Bu hastadaki eklem tutulumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bağırsak hastalığının medikal tedavisi ile kontrol altına alınmasıyla eklem bulguları da genellikle geriler.

Answer

Bağırsak hastalığının kontrol altına alınmasıyla eklem bulgularının da gerilemesi doğru bir ifadedir.
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında (Ülseratif Kolit ve Crohn) periferik eklem tutulumu en sık görülen ekstraintestinal bulgudur. Tip 1 periferik artrit; asimetrik, pauciartiküler (5 eklemden az) ve genellikle diz gibi büyük eklemleri etkiler. En önemli özelliği, bağırsaktaki inflamasyonun şiddetiyle paralel seyretmesidir. Bu nedenle bağırsak hastalığının tedavisi eklem bulgularını da iyileştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kliniğini analiz et.
Ülseratif kolit alevlenmesi (kanlı ishal artışı) ile eş zamanlı gelişen büyük eklem (diz) tutulumu saptandı.
Semptomların başlangıç zamanı ve tutulan eklem tipi, komplikasyonun sınıflandırılması için gereklidir.
2
Eklem tutulum tipini belirle.
Büyük eklem tutulumu ve bağırsak alevlenmesi ile korelasyon gösteren bu tablo 'Tip 1 Periferik Artrit' olarak tanımlanır.
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında periferik artritler Tip 1 (pauciartiküler, aktiviteyle ilişkili) ve Tip 2 (poliartiküler, aktiviteden bağımsız) olarak ikiye ayrılır.
3
Hastalık seyri ile ilişkisini değerlendir.
Tip 1 artrit bağırsak hastalığının tedavisine yanıt verir ve remisyonla birlikte düzelir.
Tip 1 artrit, intestinal inflamasyonun şiddetiyle doğrudan ilişkili bir ekstraintestinal manifestasyondur.

Key Concept

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında periferik artrit tipleri ve bağırsak aktivitesi ile ilişkisi.

Hints

1
Hastadaki eklem tutulumunun (diz) bağırsak alevlenmesiyle aynı anda başladığına dikkat edin.

Practice More

İBH'da bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden diğer ekstraintestinal bulguları (PSC, Ankilozan Spondilit, Üveit) tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 309Question

6262 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik siroz tanısıyla takip edilmektedir. Son bir haftadır karın şişliğinde artış ve son 22 gündür idrar miktarında belirgin azalma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın asit ve pretibial ödem saptanıyor; kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 8888/dakika ve ateş 36,8C36,8^\circ\text{C} ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 1,91,9 mg/dL (bazal değeri 0,80,8 mg/dL), idrar sodyumu 88 mEq/L bulunuyor; idrar sedimentinde silendir saptanmıyor. Diüretik tedavisi kesilen hastada, böbrek fonksiyonlarındaki bu bozulmanın yönetimi için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz albumin (11 g/kg/gün) ile 4848 saat süreyle volüm genişletilmesi

Answer

İntravenöz albumin (11 g/kg/gün) ile 4848 saat süreyle volüm genişletilmesi
Siroz ve asidi olan bir hastada serum kreatinin değerinin bazalın 1,51,5 katından fazla artması ABH olarak kabul edilir. Bu hastalarda ilk adım diüretiklerin kesilmesi, nefrotoksiklerin dışlanması ve volüm açığının kapatılmasıdır. Uluslararası Asit Birliği (ICA) kriterlerine göre, 22 gün boyunca 11 g/kg/gün albumin verilmesine rağmen kreatinin değerinin 1,51,5 mg/dL'nin altına düşmemesi HRS tanısı için gereklidir. Bu nedenle doğru yaklaşım albumin ile volüm genişletme testidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın bazal kreatinin düzeyi ile güncel değerini karşılaştırarak ABH evrelemesi yapılması.
Kreatinin 0,80,8'den 1,91,9 mg/dL'ye yükselmiş (bazalın 22 katından fazla), ABH tanısı doğrulanmıştır.
Sirotik hastalarda kreatinin artışı ciddiye alınmalı ve hızla müdahale edilmelidir.
2
Tetikleyici faktörlerin (diüretik kullanımı, nefrotoksik ilaçlar, enfeksiyon) değerlendirilmesi ve diüretiklerin kesilmesi.
Gereksiz volüm kaybı durdurulur.
Prerenal nedenlerin ortadan kaldırılması ilk adımdır.
3
11 g/kg/gün (maksimum 100100 g) dozunda intravenöz albumin ile 4848 saatlik volüm genişletme testi uygulanması.
Böbrek fonksiyonlarının prerenal nedenlerle mi yoksa HRS nedeniyle mi bozulduğu ayırt edilir.
HRS tanısı koyabilmek için plazma volüm genişletilmesine rağmen kreatinin düzeyinde düzelme olmaması kriteri karşılanmalıdır.

Key Concept

Sirotik hastalarda ABH ve HRS yönetimi

Practice More

Hepatorenal Sendrom tanısı için gereken diğer güncel kriterleri (proteinüri düzeyi, sediment bulguları vb.) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 310Question

Epigastrik ağrı ve sonrasında gelişen siyah renkli dışkılama (melenamelena) şikayetiyle acil servise başvuran 4545 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHgmmHg, nabız 82/dakika82/dakika olarak saptanmıştır. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenum bulbusta 11 cmcm çapında, tabanında düz pigmente spot (flatflat pigmentedpigmented spotspot) izlenen bir ülser saptanmıştır. Bu hasta için en olası Forrest sınıflaması ve en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Forrest IIcIIc - Oral proton pompa inhibitörü tedavisi başlanarak taburculuk planlanması

Answer

Ülser tabanında düz pigmente spot (flatflat pigmentedpigmented spotspot) izlenmesi Forrest IIcIIc olarak sınıflandırılır ve düşük re-kanama riski nedeniyle oral PPI tedavisi ile taburculuk uygundur.
Endoskopik olarak saptanan 'düz pigmente spot' (flatflat pigmentedpigmented spotspot), Forrest IIcIIc sınıflamasına girer. Bu evre, düşük yeniden kanama riski taşıyan bir gruptur. Güncel kılavuzlar Forrest IIcIIc ve Forrest IIIIII (temiz tabanlı ülser) vakalarında endoskopik tedaviye gerek olmadığını, oral PPI tedavisinin yeterli olduğunu ve hastanın hemodinamik stabilitesine göre erken taburculuğun planlanabileceğini belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopik bulgunun Forrest kriterlerine göre tanımlanması
Düz pigmente spot (flatflat pigmentedpigmented spotspot) bulgusu Forrest IIcIIc ile eşleşir.
Forrest sınıflaması, peptik ülser kanamalarında prognozu ve tedavi gerekliliğini belirlemede altın standarttır.
2
Yeniden kanama (rebleedingre-bleeding) riskinin değerlendirilmesi
Forrest IIcIIc ve Forrest IIIIII lezyonlarında yeniden kanama riski oldukça düşüktür (<%10<\%10).
Düşük riskli lezyonlar agresif endoskopik girişim gerektirmez.
3
Uygun tedavi ve izlem planının oluşturulması
Endoskopik tedaviye gerek duyulmadan oral proton pompa inhibitörü (PPIPPI) ve ayaktan takip planlanır.
Yüksek riskli bulgular (Ia, Ib, IIa) dışında hastanede yatış ve IV PPI tedavisi maliyet-etkin değildir.

Key Concept

Peptic Ulcer Forrest Classification and Management
Estimated Time:1m 30s
Question 311Question

3232 yaşında kadın hasta, 44 yıldır terminal ileal tutulumlu Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Son 22 gündür gelişen sağ yan ağrısı ve hematüri şikayetiyle başvuran hastanın yapılan üriner sistem ultrasonografisinde sağ üreterde 6 mm6 \text{ mm} çapında taş saptanmıştır.

Bu hastada nefrolitiyazis gelişiminden sorumlu olan temel fizyopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalsiyumun lümendeki yağ asitlerine bağlanması sonucu serbest kalan okzalatın kolondan emiliminin artması

Answer

Kalsiyumun lümendeki yağ asitlerine bağlanması sonucu serbest kalan okzalatın kolondan emiliminin artması (Enterik Hiperokzalüri)
Crohn hastalığında terminal ileum hasarı safra tuzu malabsorpsiyonuna, bu da yağ malabsorpsiyonuna yol açar. Bağırsak lümenindeki serbest yağ asitleri kalsiyumla birleşerek kalsiyumu bağlar. Normalde kalsiyuma bağlanarak atılan okzalat, kalsiyumun yağ asitlerine kaymasıyla serbest kalır ve kolondan aşırı emilerek idrarda kalsiyum okzalat taşlarına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Terminal ileum tutulumunun etkisini belirle
Safra asidi geri emilimi bozulur ve safra asidi havuzu azalır.
Crohn hastalığında terminal ileum, safra asitlerinin emildiği ana bölgedir.
2
Malabsorpsiyon sürecini analiz et
Safra asidi eksikliği nedeniyle yağ malabsorpsiyonu gelişir.
Misel oluşumu için gerekli olan safra asitleri eksiktir.
3
Kalsiyum ve okzalat etkileşimini değerlendir
Lümendeki kalsiyum, okzalat yerine serbest yağ asitlerine bağlanır (sabunlaşma).
Kalsiyumun yağ asitlerine afinitesi daha yüksektir.
4
Okzalatın akıbetini saptan
Kalsiyumdan kurtulan serbest okzalat kolondan aşırı miktarda emilir (hiperokzalüri).
Normalde kalsiyuma bağlı okzalat emilmezken, serbest okzalat kolayca emilir.

Key Concept

Crohn hastalığında terminal ileum tutulumu/rezeksiyonu, enterik hiperokzalüri yoluyla kalsiyum okzalat taşı riskini artırır.
Estimated Time:1m 30s
Question 312Question

4848 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır giderek artan yemek sonrası dolgunluk hissi ve mide içeriğini içeren, safra içermeyen kusma şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın 1010 yıllık duodenal ülser öyküsü olduğu ve tedavilerini düzensiz kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede epigastrik bölgede distansiyon ve "succussion splash" (salkasyon/çalkantı sesi) saptanıyor. Bu hastada gelişmesi beklenen asit-baz ve elektrolit bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri

Answer

Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri bu klinik tablo için beklenen karakteristik bulgudur.
Doğru seçenek olan hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri; kronik peptik ülsere bağlı gelişen mide çıkış obstrüksiyonunun klasik metabolik profilidir. Mide asidinin (HClHCl) kaybı alkaloz ve hipokloremiye yol açarken, eşlik eden dehidratasyon (hipovolemi) aldosteron üzerinden sodyum tutulumunu zorlar. Potasyumun da düşük olması nedeniyle böbrek, sodyumu geri emebilmek için idrara hidrojen (H+H^+) salgılar, bu durum vücut alkaloza sahipken idrarın asidik olması (paradoksal asidüri) ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tanıyı belirle
Mide çıkış obstrüksiyonu (Gastric Outlet Obstruction)
Uzun süreli peptik ülser öyküsü, safra içermeyen kusma ve salkasyon sesi bu komplikasyonu gösterir.
2
Kusma içeriğine bağlı primer değişikliği analiz et
Hipokloremik metabolik alkaloz
Mide lümeninden H+H^+ ve ClCl^- kaybı serum bikarbonat düzeyini artırırken klorür düzeyini düşürür.
3
Volemi durumunu ve hormonal yanıtı değerlendir
Sekonder hiperaldosteronizm
Sıvı kaybı (hipovolemi) RAAS sistemini aktive eder, bu da distal tübülde sodyum geri emilimini artırır.
4
İdrar pH'sındaki paradoksu açıkla
Paradoksal asidüri
Böbrek, sodyumu geri emmek için potasyum veya hidrojen atmak zorundadır. Hipokalemi derinleşince potasyum saklanır ve yerine hidrojen atılır, böylece alkaloz varlığına rağmen idrar asidik olur.

Key Concept

Mide çıkış obstrüksiyonunda asit-baz ve elektrolit fizyopatolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 313Question

5555 yaşında erkek hasta, yaklaşık 1010 yıldır devam eden göğüs arkasında yanma (pirozis) ve ağza acı su gelmesi şikayetlerine ek olarak son 22 ayda 55 kg istemsiz zayıflama öyküsü ile başvuruyor. Fizik muayenesinde epigastrik hassasiyet dışında özellik saptanmayan bu hastada bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılması

Answer

Alarm semptomları varlığında (kilo kaybı, ileri yaş) ilk yapılması gereken işlem üst gastrointestinal sistem endoskopisidir.
Gastroözofageal reflü semptomları olan bir hastada 5050 yaş üzerinde olma, istemsiz kilo kaybı, disfaji, odinofaji veya anemi gibi bulgular varsa, öncelikle üst GİS endoskopisi yapılarak malignite dışlanmalıdır. Bu hastada hem yaş (5555) hem de kilo kaybı kritik alarm bulgularıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın semptomlarını ve risk faktörlerini analiz et.
5555 yaş ve istemsiz 55 kg kilo kaybı tespit edildi.
Bu bulgular gastroözofageal reflü hastalığında (GÖRH) 'alarm semptomu' olarak kabul edilir.
2
Tanısal önceliği belirle.
Altta yatan olası bir özofagus veya mide malignitesini dışlamak gerekir.
İleri yaşta yeni başlayan veya eşlik eden alarm bulgusu olan her hastada malignite riski yüksektir.
3
Uygun ilk basamak testi seç.
Üst gastrointestinal sistem endoskopisi.
Endoskopi lezyonu doğrudan görmeyi ve şüpheli alanlardan biyopsi almayı sağlar.

Key Concept

GÖRH'de Alarm Semptomları ve Endoskopi Endikasyonları

Hints

1
Hastanın yaşını ve kilo kaybını dikkate alarak 'kırmızı bayraklar'ı (alarm semptomları) hatırla.

Practice More

Alarm semptomu olmayan genç bir hastada (örneğin 2525 yaş) GÖRH yönetimi nasıl değişirdi?
Estimated Time:45s
Question 314Question

48 yaşında kadın hasta, karın şişkinliği ve hazımsızlık şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde özellik saptanmıyor. Yapılan abdominal BT görüntülemesinde, pankreas gövde-kuyruk bileşkesinde 55 mm çapında, kalın duvarlı ve iç septasyonlar içeren (makrokistik) lezyon izleniyor. Ana pankreas kanalı normal çapta olup kist ile ilişkisi saptanmıyor. Endoskopik ultrasonografi (EUS) eşliğinde yapılan ince iğne aspirasyonunda (EUS-İİA) kist sıvısı visköz karakterde geliyor. Sıvı analizinde CEA: 650 ng/mL, Amilaz: 40 U/L olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Müsinöz kistik neoplazi

Answer

En olası tanı Müsinöz kistik neoplazidir.
Hastadaki bulgular Müsinöz Kistik Neoplazi (MCN) için karakteristiktir. MCN'ler tipik olarak orta yaş kadınlarda (perimenopozal), pankreasın gövde veya kuyruk kesiminde görülür. En önemli ayırt edici laboratuvar bulgusu kist sıvısında 'Yüksek CEA' (>192 ng/mL) ve kanal ilişkisi olmadığı için 'Düşük Amilaz' saptanmasıdır. Patolojik olarak 'overyan stroma' içermeleri tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Kist sıvısı analizini yorumla
CEA düzeyinin çok yüksek (>192 ng/mL) olması, lezyonun müsinöz karakterde (Müsinöz Kistik Neoplazi veya IPMN) olduğunu gösterir.
Müsinöz ve non-müsinöz kist ayrımında en değerli belirteç kist sıvısı CEA düzeyidir.
2
Müsinöz lezyonlar arasında ayrım yap (MCN vs IPMN)
Amilaz düzeyinin düşük (<250 U/L) olması ve görüntülemede kanal ilişkisinin saptanmaması IPMN tanısını dışlar.
IPMN'ler pankreas kanalı ile ilişkili olduğundan kist sıvısı amilazı serum amilazından çok yüksektir.
3
Klinik ve morfolojik özellikleri değerlendir
Orta yaş kadın hasta (48 yaş), gövde-kuyruk yerleşimi ve makrokistik/septalı yapı Müsinöz Kistik Neoplazi (MCN) ile tam uyumludur.
MCN'ler neredeyse sadece kadınlarda görülür, sıklıkla gövde-kuyrukta yerleşir ve overyan stroma içerir.

Key Concept

Pankreas kistik lezyonlarının ayırıcı tanısında kist sıvısı CEA ve Amilaz düzeyleri ile lezyonun kanal ilişkisi temel belirleyicidir.
Question 315Question

Böbrek nakli nedeniyle immünsupresif tedavi alan 48 yaşındaki erkek hasta, son bir haftadır gelişen ve şiddetli retrosternal ağrı ile karakterize yutma güçlüğü (odinofaji) şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde orofaringeal bir lezyon saptanmıyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; özofagus orta ve distal 1/3'lük kısmında, çevre mukozadan keskin sınırlarla ayrılan, derin, geniş ve uzunlamasına (lineer) yerleşimli ülserler izleniyor. Biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde sitoplazmik inklüzyon cisimcikleri görülüyor.

Bu hasta için en olası tanı ve uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sitomegalovirüs (CMV) özofajiti – Gansiklovir

Answer

Doğru cevap, Sitomegalovirüs (CMV) özofajiti tanısı ve Gansiklovir tedavisini içeren seçenektir.
Böbrek nakli gibi immünsupresyon durumlarında odinofaji ile gelen hastalarda en sık etkenler Kandida, CMV ve HSV'dir. Tanı endoskopik görünüm ve biyopsi ile konur. Soruda tarif edilen 'derin, geniş ve lineer ülserler' Sitomegalovirüs (CMV) özofajiti için patognomoniktir. Ayrıca sitoplazmik inklüzyonlar da CMV'yi destekler (HSV'de sadece intranükleer inklüzyon görülür). CMV özofajitinin ilk basamak tedavisi Gansiklovirdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik profilini ve risk faktörlerini değerlendir.
Hasta 48 yaşında, böbrek nakli öyküsü var ve immünsupresif kullanıyor. Şikayeti odinofaji (ağrılı yutma). Bu tablo fırsatçı enfeksiyonları (CMV, HSV, Kandida) düşündürür.
İmmünsupresif hastalarda odinofaji öncelikle enfeksiyöz özofajitleri akla getirmelidir.
2
Endoskopik bulguları analiz et.
Bulgular: 'Derin, geniş ve lineer (uzunlamasına) ülserler'. Bu görünüm CMV için tipiktir. HSV sığ/volkan krateri, Kandida ise plak yapar.
Özofagus ülserlerinin morfolojisi etken patojeni ayırt etmede en önemli ipucudur.
3
Histopatolojik bulguyu yorumla.
Biyopside 'sitoplazmik inklüzyonlar' görülmesi CMV'yi destekler (CMV hem intranükleer 'baykuş gözü' hem de sitoplazmik inklüzyon yapabilir; HSV sadece intranükleer Cowdry A yapar).
İnklüzyon cisimciğinin yerleşimi viral etken ayrımında kesin tanı koydurucudur.
4
Uygun tedaviyi belirle.
CMV özofajiti tedavisi IV Gansiklovir veya oral Valgansiklovirdir.
Doğru tanıya yönelik spesifik antiviral tedavi seçilmelidir.

Key Concept

İmmünsuprese hastalarda enfeksiyöz özofajit ayrımı: CMV derin ve lineer ülserler yaparken, HSV sığ ve çok sayıda volkan krateri şeklinde ülserler yapar.

Hints

1
Hastanın immünsupresif olması enfeksiyöz nedenleri (fırsatçı enfeksiyonlar) ön plana çıkarır.
2
Endoskopik görünümde ülserlerin 'derin ve lineer' olması, 'sığ ve yuvarlak' (volkan krateri) olandan farklı bir virüsü işaret eder.
3
HSV sığ ve küçük ülserler yaparken, CMV dev ve derin ülserler yapar. CMV tedavisinde Gansiklovir kullanılır.

Practice More

Biyopside 'Cowdry Tip A' cisimciği görülen bir hastada hangi antiviral tedavinin başlanması gerektiğini çalışınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 316Question

5252 yaşında kadın hastaya dispeptik yakınmalar nedeniyle yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpus ve fundusunda multipl, 55 mm'den küçük, sesil (sapsız) polipler saptanıyor. Alınan biyopsi sonucu "fundik bez polipi" olarak raporlanıyor.

Bu hastada söz konusu lezyonların gelişiminde rol oynayan en olası etiyolojik faktör veya eşlik eden durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uzun süreli proton pompa inhibitörü kullanımı

Answer

Fundik bez poliplerinin sporadik formunda en olası etiyolojik faktör uzun süreli proton pompa inhibitörü (PPI) kullanımıdır.
Fundik bez polipleri (FBP), midenin en sık görülen polip tipidir. Sporadik FBPs, özellikle 11 yıldan uzun süreli proton pompa inhibitörü (PPI) kullanan hastalarda sıklıkla görülür. PPI kullanımı sonucu oluşan kronik asit supresyonu ve buna ikincil gelişen hafif hipergastrinemi, pariyetal hücrelerde kistik dilatasyonlara ve polip oluşumuna neden olur. Bu polipler tipik olarak benign karakterdedir.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopik bulguları ve patoloji sonucunu değerlendir.
Mide korpus/fundus yerleşimli, multipl, küçük sesil polipler ve 'fundik bez polipi' tanısı.
Tanıyı netleştirerek olası etiyolojik ilişkileri hatırlamak gerekir.
2
Fundik bez poliplerinin (FBP) klinik tiplerini ayırt et.
FBP'ler ya sporadiktir ya da FAP (Ailesel Adenomatöz Polipozis) sendromunun bir parçasıdır.
Hastanın klinik tablosu (dispepsi, yaş) öncelikle sporadik formu düşündürür.
3
Sporadik FBP'lerin en sık görülen risk faktörünü belirle.
Uzun süreli PPI kullanımı sonucunda gelişen hipergastrinemi ve pariyetal hücre hiperplazisi.
PPI kullanımı, günümüzde sporadik FBP'lerin en yaygın nedenidir.

Key Concept

Fundik bez polipleri en sık görülen mide polipleri olup, sporadik vakalarda uzun süreli PPI kullanımı ve H. pylori negatifliği ile karakterizedir.

Practice More

Hiperplastik polipler ve adenomatöz poliplerin yerleşim yerlerini ve H. pylori ile ilişkilerini fundik bez polipleri ile karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 317Question

2626 yaşında erkek hasta, bilinen ülseratif kolit (pankolit) tanısıyla izlenirken; günde 1212 kez kanlı dışkılama ve alt ekstremitelerinde ağrılı, kızarık nodüler döküntüler (eritema nodozum) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.4C38.4^{\circ}C, nabız 112/dk112/dk ve batında sol alt kadranda belirgin olmak üzere yaygın hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hb:8.8g/dLHb: 8.8 g/dL, WBC:14.500/mm3WBC: 14.500/mm^3, CRP:92mg/LCRP: 92 mg/L, Albumin:2.7g/dLAlbumin: 2.7 g/dL ve K:3.1mEq/LK: 3.1 mEq/L ölçülüyor. Hasta Akut Şiddetli Ülseratif Kolit (AŞÜK) ön tanısıyla yatırılarak damar yoluyla sıvı-elektrolit replasmanı ve 60mg/gu¨n60 mg/gün metilprednizolon tedavisi başlanıyor. Tedavinin 33. gününde hastanın dışkılama sayısı 99 (kanlı) ve CRPCRP değeri 62mg/L62 mg/L olarak ölçülüyor.

Bu hastada steroid direnci kabul edilerek 'kurtarma tedavisi' (rescue therapy) amacıyla siklosporin başlanması planlanıyorsa; özellikle nörotoksisite ve nöbet (seizure) riskini azaltmak için tedavi öncesinde aşağıdakilerden hangisinin değerlendirilmesi en kritiktir?

Show answer & explanation

Answer: Serum magnezyum ve kolesterol düzeyleri

Answer

Siklosporin başlanacak hastalarda nöbet riskini azaltmak için serum magnezyum ve kolesterol düzeyleri değerlendirilmelidir.
Doğru seçenek olan magnezyum ve kolesterol düzeyleri, siklosporin tedavisinin en korkulan nörolojik komplikasyonlarından biri olan nöbet riskini öngörmede kritiktir. Hipomagnezemi nöronal eşiği düşürürken, hipokolesterolemi ilacın serbest formunun kanda artmasına ve santral sinir sistemine daha fazla geçmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hastanın Truelove-Witts kriterlerine göre Akut Şiddetli Ülseratif Kolit (AŞÜK) tablosunda olduğu (dışkı >6, ateş, taşikardi, yüksek CRP) saptandı.
Tedavi protokolünü belirlemek için şiddet tayini gereklidir.
2
Steroid yanıtının değerlendirilmesi
Tedavinin 3. gününde dışkı sayısı >8 olması (Oxford Kriterleri) nedeniyle hastada steroid direnci geliştiği saptandı.
Yanıt vermeyen hastalarda kurtarma tedavisine (siklosporin veya infliksimab) geçiş süresi 3-5 gündür.
3
Siklosporin güvenliğinin sağlanması
Siklosporin farmakokinetiği gereği düşük kolesterol ve düşük magnezyum varlığında nörotoksisite riskinin arttığı belirlendi.
Siklosporin lipofilik bir ilaçtır; düşük kolesterol serbest ilaç miktarını artırırken, hipomagnezemi nöronal irritabiliteyi artırarak nöbeti tetikler.

Key Concept

Akut şiddetli ülseratif kolit yönetiminde siklosporin toksisite takibi

Hints

1
Siklosporin lipofilik (yağda çözünen) bir moleküldür ve kanda lipoproteinlere bağlı taşınır.

Practice More

İnfliksimab ile siklosporin arasındaki seçimde albümin düzeyinin etkisini ve 'hızlandırılmış infliksimab dozlaması' kavramını araştırınız.
Estimated Time:3m 0s
Question 318Question

5252 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır devam eden ve yüksek doz proton pompası inhibitörü (PPİ) tedavisine rağmen tekrarlayan epigastrik ağrı ve günde 454-5 kez olan sulu dışkılama şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenumun ikinci kıtasında 1,51,5 cm ve bulbusta 11 cm çapında iki adet ülser saptanıyor. Hastanın açlık serum gastrin düzeyi 550550 pg/mLpg/mL (N: <100<100 pg/mLpg/mL), bazal mide pHpH değeri ise 1,81,8 olarak ölçülüyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sekretin stimülasyon testi

Answer

Sekretin stimülasyon testi, gastrin düzeyi gri bölgede (2001000200-1000 pg/mLpg/mL) olan hastalarda Zollinger-Ellison Sendromu tanısını kesinleştirmek için en uygun adımdır.
Zollinger-Ellison Sendromu (ZES) şüphesinde, açlık serum gastrin düzeyi >1000>1000 pg/mLpg/mL ve mide pH<2pH < 2 olması tanı koydurucudur. Ancak hastaların bir kısmında gastrin düzeyi 2001000200-1000 pg/mLpg/mL arasında (gri bölge) saptanır. Bu durumda en duyarlı ve özgül tanısal test sekretin stimülasyon testidir. Sekretin verilmesini takiben serum gastrin düzeyinde 200200 pg/mLpg/mL üzerinde bir artış olması ZES tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir (atipik yerleşimli/dirençli ülserler ve diyare).
Zollinger-Ellison Sendromu (ZES) şüphesi oluşur.
PPİ tedavisine rağmen tekrarlayan ve distal duodenumda yerleşen ülserler gastrinoma için karakteristiktir.
2
Biyokimyasal parametreleri analiz et (Gastrin: 550550 pg/mLpg/mL, mide pHpH: 1,81,8).
Gastrin düzeyi yüksek (>100>100) ancak tanısal eşik değerin (>1000>1000) altındadır; asit salgısı ise artmıştır (pH<2pH < 2).
Gastrin düzeyi 10001000 pg/mLpg/mL üzerinde olsaydı tanı doğrudan konulabilirdi, ancak bu değerlerde ek doğrulama testi gereklidir.
3
En uygun doğrulama testini seç.
Sekretin stimülasyon testi uygulanmalıdır.
Sekretin testi, gastrinomadan gastrin salınımını paradoksal olarak artırarak (bazale göre >200>200 pg/mLpg/mL artış) tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Zollinger-Ellison Sendromu (Gastrinoma) Tanı Algoritması

Practice More

Gastrinoma tanısı konulan her hastada MEN-1 sendromu (paratiroid ve hipofiz taraması) açısından dikkatli olunmalıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 319Question

4848 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında HBsAgHBsAg pozitifliği saptanması üzerine İç Hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesi normal saptanıyor. Yapılan laboratuvar ve serolojik incelemeleri aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
ALT2222 U/L<40< 40 U/L
AST1818 U/L<40< 40 U/L
HBsAgHBsAgPozitifNegatif
HBeAgHBeAgNegatifNegatif
AntiHBeAnti-HBePozitifNegatif
HBV DNAHBV\ DNA1.2001.200 IU/mLNegatif

Hastanın son bir yıl içinde farklı zamanlarda yapılan üç ayrı ALTALT ölçümünün de normal sınırlarda olduğu öğreniliyor. Bu tabloya göre hasta için en olası klinik tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnaktif HBsAg taşıyıcılığı

Answer

Hastanın serolojik ve laboratuvar bulguları 'İnaktif HBsAg taşıyıcılığı' ile tam uyumludur.
Doğru cevap olan inaktif taşıyıcılık tanımı; HBsAg pozitifliği olan bir hastada HBeAg'nin negatif, Anti-HBe'nin pozitif olması, HBV DNA'nın 2.0002.000 IU/mL altında saptanması ve en önemlisi ALT düzeylerinin seri ölçümlerde sürekli normal kalması ile konulur. Vaka verileri (DNA 1.2001.200 IU/mL ve ALT 2222 U/L, takipler normal) bu kriterleri tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
HBsAg ve HBeAg durumunun değerlendirilmesi
HBsAg (+), HBeAg (-) ve Anti-HBe (+) olması hastanın geç evre veya prekür mutant olabileceğini düşündürür.
Kronik HBV enfeksiyonunun evresini belirlemek için serolojik markerlar ilk basamaktır.
2
HBV DNA ve ALT düzeylerinin analizi
HBV DNA'nın 1.2001.200 IU/mL (yani <2.000< 2.000 IU/mL) olması ve ALT'nin normal sınırlarda seyretmesi inaktif durumu destekler.
İnaktif taşıyıcılığı kronik hepatitten ayıran en temel fark viral yükün düşüklüğü ve karaciğer enzimlerinin normalliğidir.
3
Tanının netleştirilmesi
Son bir yıldaki ALT takiplerinin normal olması tanıyı kesinleştirir.
Tek seferlik ALT normalliği yanıltıcı olabileceğinden, takiplerde normalliğin gösterilmesi inaktif taşıyıcılık tanısı için kritiktir.

Key Concept

İnaktif HBsAg taşıyıcılığı tanısı için HBsAgHBsAg (+), HBeAgHBeAg (-), AntiHBeAnti-HBe (+), HBV DNAHBV\ DNA < 2.0002.000 IU/mL ve kalıcı ALTALT normalliği gereklidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 320Question

Hepatit C enfeksiyonuna bağlı karaciğer sirozu tanısı olan 48 yaşında erkek hasta, hematemez ve melena şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 90/60 mmHg ve nabız 112/dakika olarak ölçülüyor. Sıvı resüsitasyonu ve medikal tedavi başlandıktan sonra yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; özofagusta varis görülmüyor, ancak mide fundusunda özofagusla ilişkisi olmayan, aktif sızıntı şeklinde kanayan geniş varis pakeleri (İzole Gastrik Varis tip 1 - IGV1) saptanıyor. Bu hastada kanamayı durdurmak için en uygun endoskopik tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: N-bütil-2-siyanoakrilat (doku yapıştırıcısı) enjeksiyonu

Answer

N-bütil-2-siyanoakrilat (doku yapıştırıcısı) enjeksiyonu
Soru kökünde tarif edilen lezyon, midenin fundusunda yerleşen ve özofagusla ilişkisiz olan 'İzole Gastrik Varis Tip 1' (IGV1) dir. Sarin sınıflandırmasına göre yapılan bu ayrım tedavi seçimi için kritiktir. IGV1 ve GOV2 (kardiya-fundus uzanımlı) varislerin akut kanamasında endoskopik bant ligasyonu teknik olarak zor ve risklidir. Bu vakalarda ilk tercih edilmesi gereken yöntem, varis lümeni içine N-bütil-2-siyanoakrilat (glue/doku yapıştırıcısı) enjeksiyonudur. Bu ajan kanla temas ettiğinde hızla polimerize olarak damarı tıkar (obturasyon) ve kanamayı durdurur.

Step-by-Step Solution

1
Kanamamn kaynağını ve tipini belirle
Hasta sirotik ve endoskopide mide fundusunda izole gastrik varis (IGV1) saptanmış.
Tedavi seçimi varisin anatomik lokalizasyonuna (Özofagus vs Mide Fundusu) göre değişir.
2
Gastrik varis tiplerine göre tedavi algoritmasını hatırla
Gastroözofageal varisler (GOV1) özofagus varisleri gibi bant ligasyonu ile tedavi edilebilirken, fundal varisler (IGV1, GOV2) bant ligasyonu için uygun değildir.
Fundal varisler genellikle geniştir ve mide duvarı kalındır; bant ligasyonu yetersiz kalır ve tekrar kanama riski yüksektir.
3
En uygun tedaviyi seç
İzole gastrik varislerin (IGV1) akut kanamasında ilk tercih endoskopik obturasyon yani siyanoakrilat (glue) enjeksiyonudur.
Siyanoakrilat, varis lümeni içinde polimerize olarak kan akımını keser ve en yüksek başarı oranına sahiptir.

Key Concept

İzole gastrik varislerin (IGV1) tedavisi özofagus varislerinden farklıdır; ilk tercih bant ligasyonu değil, siyanoakrilat enjeksiyonudur.
PreviousPage 16 / 22Next
Gastroenteroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 16 | Examkin