Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite

227 questions

Question 201Question

32 yaşında kadın hasta, 6 aydır devam eden sekonder amenoreye ek olarak son 2 aydır giderek artan şiddetli baş ağrısı ve görme kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan oftalmolojik muayenede bitemporal hemianopsi saptanıyor. Hipofiz MR incelemesinde optik kiyazmaya belirgin bası yapan, suprasellar uzanımlı 3,8cm3,8 cm boyutunda solid kitle izleniyor. Serum prolaktin düzeyi 110ng/mL110 ng/mL (Normal: 525ng/mL5 - 25 ng/mL) olarak raporlanıyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak ve yönetimi planlamak için yapılması gereken bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum örneğinin 1:100 oranında sulandırılarak prolaktin düzeyinin tekrar ölçülmesi

Answer

Büyük bir hipofiz kitlesi ile orta derecede yüksek prolaktin düzeyi arasındaki tutarsızlığı açıklamak için serum örneğinin sulandırılarak (dilüsyon) tekrar çalışılması en uygun adımdır.
Hipofiz adenomlarında kitle boyutu ile serum prolaktin konsantrasyonu arasında doğrusal bir ilişki vardır. 3,8cm3,8 cm boyutundaki dev bir adenomda prolaktin düzeyinin binlerce ng/mLng/mL olması beklenir. Ölçülen değerin 110ng/mL110 ng/mL olması, laboratuvarda kullanılan 'sandwich immunoassay' yönteminde antijen fazlalığına bağlı olarak antikorların doygunluğa ulaşması ve sinyalin yalancı olarak düşük çıkması (Kanca Etkisi) ile ilişkilidir. Bu durumun çözümü serumun dilüe edilerek tekrar çalışılmasıdır. Eğer sonuç binlerce çıkarsa kitle 'Dev Prolaktinoma'dır ve ilk tedavi dopamin agonistidir. Eğer sonuç hala düşük çıkarsa kitle 'Non-fonksiyonel Adenom'dur ve tedavi cerrahidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar uyumunu değerlendir
3,8cm3,8 cm boyutundaki bir makroadenomda (veya dev adenomda) prolaktin düzeyinin genellikle >2000ng/mL>2000 ng/mL olması beklenir.
Kitle boyutu ile hormon düzeyi arasında korelasyon vardır.
2
Düşük prolaktin düzeyinin olası nedenlerini belirle
110ng/mL110 ng/mL gibi bir değer ya non-fonksiyonel bir kitlenin sap basısı (stalk effect) yapması ya da laboratuvar hatası olan "Kanca Etkisi" (Hook Effect) ile açıklanabilir.
Laboratuvar yöntemindeki doygunluk gerçek değeri gizleyebilir.
3
Kanca Etkisi şüphesini doğrula
Serum örneği 1:100 oranında sulandırılarak tekrar çalışılırsa, antijen fazlalığı ortadan kalkar ve gerçek yüksek değer (binlerce ng/mLng/mL) ortaya çıkar.
Eğer kitle bir prolaktinoma ise, görme kaybı olsa bile dopamin agonistleri ile kitle boyutunda hızlı küçülme sağlanabilir ve cerrahiden kaçınılabilir.

Key Concept

Kanca Etkisi (Hook Effect)
Estimated Time:2m 0s
Question 202Question

1919 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır devam eden adet düzensizliği (yılda 44 kez adet görme) ve çene ile karın bölgesinde artan sert tüylenme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede vücut kitle indeksi (VKİ) 28.5 kg/m228.5\text{ kg/m}^2 ve Ferriman-Gallwey skoru 1111 olarak hesaplanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Total Testosteron 82 ng/dL82\text{ ng/dL} (Normal: 157015-70), DHEAS 260 \mug/dL260\text{ \mu g/dL} (Normal: 150370150-370), 1717-Hidroksiprogesteron (1717-OHP) 3.8 ng/mL3.8\text{ ng/mL} (Normal: <2< 2), TSH 2.4 \muIU/mL2.4\text{ \mu IU/mL} ve Prolaktin 16 ng/mL16\text{ ng/mL} ölçülüyor. Pelvik ultrasonografide her iki overde periferik dizilimli 2020'den fazla, 36 mm3-6\text{ mm} çaplı foliküller izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Polikistik over sendromu

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı Polikistik over sendromudur.
Hastada Rotterdam kriterlerinin üçü de (oligomenore, klinik/biyokimyasal hiperandrojenizm ve ultrasonografik PCO görünümü) mevcuttur. TSH, Prolaktin ve DHEAS normal sınırlardadır. Total testosteron düzeyi hafif yüksektir ancak tümör düşündürecek kritik eşiğin (>200 ng/dL> 200\text{ ng/dL}) altındadır. 1717-OHP düzeyinin 210 ng/mL2-10\text{ ng/mL} aralığında olması NCAH için gri bölgeyi temsil etse de, klinik tablonun bütünü ve PKOS'un toplumdaki görülme sıklığının yüksekliği nedeniyle en olası tanı Polikistik over sendromudur.

Step-by-Step Solution

1
Rotterdam kriterlerini değerlendir
Hastada oligo-anovülasyon (yılda 44 adet), klinik/biyokimyasal hiperandrojenizm (Ferriman-Gallwey 1111 ve Testosteron 8282) ve USG'de polikistik over görünümü (>20>20 folikül) mevcuttur. Üç kriterden üçü de sağlanmaktadır.
PKOS tanısı için üç kriterden en az ikisinin varlığı gereklidir.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar değerlerini analiz et
TSH ve Prolaktin normaldir (Tiroid ve Prolaktin patolojileri dışlandı). Total Testosteron 200 ng/dL200\text{ ng/dL}'nin altındadır (Tümör dışlandı). 1717-OHP 3.8 ng/mL3.8\text{ ng/mL}'dir (Gri bölge: 2102-10).
PKOS bir dışlama tanısıdır; diğer endokrinopatilerin dışlanması gerekir.
3
1717-OHP düzeyini yorumla
1717-OHP <2 ng/mL< 2\text{ ng/mL} ise NCAH dışlanır, >10 ng/mL> 10\text{ ng/mL} ise tanı konur. 210 ng/mL2-10\text{ ng/mL} arası değerlerde NCAH dışlanamaz (ACTH stimülasyon testi gerekir), ancak PKOS prevalansı çok daha yüksektir ve tüm kriterler PKOS'a uymaktadır.
NCAH ayırıcı tanısında 1717-OHP en kritik parametredir.

Key Concept

Polikistik over sendromu (PKOS) tanısı Rotterdam kriterlerine dayanır ve diğer hiperandrojenemi nedenlerinin (NCAH, Cushing, Tümör) dışlanmasıyla konur.
Estimated Time:1m 30s
Question 203Question

58 yaşında postmenopozal bir kadın hasta, son 6 ay içerisinde hızla ilerleyen klitoromegali, seste kalınlaşma ve temporal bölgede saç dökülmesi (frontal kellik) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan pelvik ultrasonografide uterus atrofik görünümde, her iki over ise normal boyutlarda olup herhangi bir solid kitle saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde total testosteron düzeyi 290 ng/dL290 \text{ ng/dL} (normal: 2080 ng/dL20-80 \text{ ng/dL}), DHEAS düzeyi ise 150 \mug/dL150 \text{ \mu g/dL} (normal: 50250 \mug/dL50-250 \text{ \mu g/dL}) olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Overyan hipertekozis

Answer

Overyan hipertekozis
Hastada saptanan 290 ng/dL290 \text{ ng/dL} total testosteron düzeyi overyan bir neoplazm veya şiddetli stromal aktiviteyi (hipertekozis) düşündürür. DHEAS düzeyinin normal olması adrenal patolojileri dışlar. Ultrasonografide belirgin bir kitlenin izlenmemesi ve overlerin normal boyutlarda olması, stromal hücrelerin diffüz hiperplazisi ve lüteinizasyonu ile karakterize olan overyan hipertekozis tanısını en olası hale getirir. Bu durum özellikle postmenopozal kadınlarda ağır virilizasyonun önemli bir nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezantasyonu analiz et
Postmenopozal dönemde, son 6 ayda hızlı gelişen virilizasyon (klitoromegali, kellik) bulguları saptandı.
Hızlı ilerleyen virilizasyon, genellikle androjen salgılayan bir tümörü veya şiddetli hiperojenizm durumunu düşündürür.
2
Androjen düzeylerini ve kaynağını belirle
Total testosteron 290 ng/dL290 \text{ ng/dL} (tümör sınırı olan 200 ng/dL200 \text{ ng/dL} üzerinde), DHEAS ise normal sınırlarda saptandı.
Normal DHEAS düzeyi adrenal kaynağı dışlarken, çok yüksek testosteron düzeyi overyan bir kaynağa işaret eder.
3
Görüntüleme bulgularıyla ayırıcı tanı yap
Ultrasonografide overler normal boyutlarda ve kitle izlenmedi.
Over kaynaklı androjen salgılayan tümörler (Sertoli-Leydig vb.) genellikle görüntülemede kitle verir. Kitle saptanmayan ancak tümör düzeyinde testosteron salgılayan durumlarda overyan hipertekozis (stromal hücre hiperplazisi) en olası tanıdır.

Key Concept

Postmenopozal virilizasyonda overyan hipertekozis ve tümör ayırımı

Practice More

Hipertekozis tanısı alan hastalarda insülin direnci ve buna bağlı metabolik komplikasyonların sıklığı hakkında bilgi tazeleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 204Question

Normal bir menstrüel sikluста ovülasyondan sonra oluşan korpus luteum esas olarak hangi hormonu salgılar?

Show answer & explanation

Answer: Progesteron

Answer

Korpus luteumun esas hormonu progesterondur.
Ovülasyon sonrasında folikül artığından oluşan korpus luteum, luteal fazın dominant hormonu olan progesteronu salgılar. Progesteron endometriumu sekretuar faza geçirerek olası gebeliğe hazırlar.

Step-by-Step Solution

1
Ovülasyon sonrası oluşan yapıyı tanımla
Ovülasyon gerçekleşince folikülün granüloza ve teka hücreleri luteinize olarak korpus luteumu oluşturur.
Korpus luteum, luteal fazın temel endokrin yapısıdır.
2
Korpus luteumun hangi hormonları salgıladığını belirle
Korpus luteum başta progesteron olmak üzere bir miktar östrojen de salgılar; ancak dominant hormon progesterondur.
Progesteron, endometriumun sekretuar faza geçişini sağlar ve olası bir gebeliğe zemin hazırlar.

Key Concept

Luteal fazda korpus luteumun progesteron salgılaması
Estimated Time:45s
Question 205Question

13 yaşında bir kız çocuğu, son 6 aydır her adet döneminde giderek artan ve analjeziklere yanıt vermeyen şiddetli dismenore şikayetiyle başvuruyor. Anamnezinde menarşın 12 yaşında başladığı ve adet döngüsünün düzenli olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede eksternal genitalya ve himen açıklığı normal olup, vajinal yolla yapılan incelemede hematokolpos ile uyumlu herhangi bir kitle veya bombelik saptanmıyor. Transabdominal ultrasonografide sol böbrek normal boyutlarda izlenirken, sağ böbrek loju boş olarak raporlanıyor. Pelvik MRI incelemesinde; sol tarafta normal morfolojide tek bir uterus kornusu ve serviks izlenirken, sağ tarafta ana kavite ile ilişkisi olmayan ancak endometrium içeren, kan ile distende olmuş 4 cm çapında bir kitle dikkati çekiyor.

Bu klinik tablo ve görüntüleme bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Unikornuat uterus ve komunike olmayan fonksiyonel rudimenter horn

Answer

Unikornuat uterus ve komunike olmayan fonksiyonel rudimenter horn
Hastada tek taraflı renal agenezi ile birlikte, düzenli adet görmesine rağmen şiddetli ağrı ve pelvik kitle olması Müllerian anomaliyi düşündürür. 'Komunike olmayan fonksiyonel rudimenter horn' varlığında, bu küçük uterus parçası (horn) adet kanı üretir ancak ana kaviteye veya vajinaya yolu olmadığı için kan içeride birikir (hematometra). Bu durum şiddetli ağrı yapar ancak vajinal bir engel olmadığı için vajinal muayenede kitle (hematokolpos) saptanmaz. Bu, tanıyı vajinal kitle yapan OHVIRA sendromundan ayıran en önemli bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın semptomlarını analiz et
Düzenli adet görüyor (bir taraf çalışıyor), ancak şiddetli ağrısı var (diğer taraf tıkalı).
Bu bulgu, sistemin bir kısmının açık, bir kısmının obstrükte olduğunu gösterir.
2
Fizik muayene ve görüntüleme bulgularını değerlendir
Vajinal kitle (hematokolpos) yok; sağda ana kavite ile ilişkisiz kan dolu bir kitle (hematometra) ve sağ renal agenezi var.
Vajinal kitle olmaması, obstrüksiyonun vajina seviyesinde değil, uterus seviyesinde olduğunu gösterir.
3
Ayırıcı tanıyı yap (OHVIRA vs. Rudimenter Horn)
OHVIRA sendromunda (Uterus didelfis + obstrükte hemivajina) vajinal septum arkasında biriken kan nedeniyle vajinal kitle görülür. Bu hastada vajina normaldir.
Vajinal obstrüksiyonun yokluğu ve ana kavite ile bağlantısız distende kornu, tanıyı 'komunike olmayan rudimenter horn'a yönlendirir.

Key Concept

Müllerian kanal anomalilerinde renal agenezi birlikteliği sıktır (%40). Fonksiyonel (endometrium içeren) ancak dışa akışı olmayan (komunike olmayan) bir rudimenter horn, hematometra ve şiddetli ağrıya neden olurken, vajinal obstrüksiyon olmadığı için hematokolpos görülmez.

Practice More

Komunike olmayan rudimenter horn eksizyonunun laparoskopik yönetimi ile ilgili bir soru.
Estimated Time:1m 30s
Question 206Question

2222 yaşında bir kadın, yılda sadece 343-4 kez adet görme ve çene bölgesinde sert tüylenme şikayetiyle başvuruyor. Diğer olası endokrin nedenler dışlandıktan sonra yapılan pelvik ultrasonografide overlerin normal görünümde olduğu saptanıyor. Rotterdam kriterleri temel alındığında, bu hastanın tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut klinik bulgular (seyrek adet görme ve tüylenme) tanı koymak için yeterlidir.

Answer

Mevcut klinik bulgular (seyrek adet görme ve tüylenme) tanı koymak için yeterlidir.
Rotterdam kriterlerine göre, diğer nedenler dışlandığında; oligo-anovülasyon, klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm ve ultrasonografide polikistik over görünümü kriterlerinden herhangi ikisinin bulunması PKOS tanısı için yeterlidir. Bu vakada seyrek adet görme (oligo-ovülasyon) ve tüylenme (klinik hiperandrojenizm) mevcuttur, bu nedenle ultrasonografinin normal olması tanıyı engellemez.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki mevcut bulguları belirle.
Oligo-ovülasyon (seyrek adet) ve klinik hiperandrojenizm (hirsutizm) saptandı.
Rotterdam kriterlerini uygulamak için hastanın hangi şartları sağladığını bilmemiz gerekir.
2
Rotterdam tanı kriterlerini hatırla.
1. Oligo-anovülasyon, 2. Hiperandrojenizm, 3. Polikistik over görünümü (USG).
PKOS tanısı için standart kabul edilen kriterler bunlardır.
3
Kriter sayısını kontrol et.
Hastada 3 kriterden 2'si mevcuttur (1 ve 2).
Rotterdam kriterlerine göre 2/3 kuralı geçerlidir; USG normal olsa dahi tanı konulur.

Key Concept

Rotterdam Kriterleri (2/3 Kuralı)

Practice More

PKOS fenotiplerini (Fenotip A, B, C, D) ve her birinin hangi kriterleri içerdiğini gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 207Question

42 yaşında kadın hasta, geçirdiği bir kaza sonrası travma nedeniyle çekilen kraniyal tomografide şüpheli görünüm saptanması üzerine yapılan hipofiz MRG'sinde 12mm12 mm boyutunda bir hipofiz adenomu saptanmıştır. Hastanın öyküsünde menstrüel sikluslarının düzenli olduğu öğrenilmiş ve fizik muayenesinde galaktore saptanmamıştır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum prolaktin düzeyi 140ng/mL140 ng/mL (N:525N: 5-25) ve TSH düzeyi normal olarak saptanmıştır.

Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dopamin agonisti tedavisi başlanması

Answer

Hastanın semptomu olmasa dahi makroadenom (12mm12 mm) saptandığı için dopamin agonisti tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır.
Dopamin agonisti tedavisi başlanması en doğrudur çünkü 10mm10 mm üzerindeki adenomlar (makroadenom), prolaktin yüksekliği ile birlikte saptandığında tümörün büyüme ve çevre dokulara (özellikle optik kiazma) zarar verme potansiyeli nedeniyle semptomlardan bağımsız olarak tedavi edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Adenoma boyutunun ve semptomların sınıflandırılması
12mm12 mm boyutu ile 'makroadenom' kategorisindedir ve hasta 'asemptomatik' (düzenli siklus, galaktore yok) olarak tanımlanmıştır.
Mikro ve makroadenomların yönetim stratejileri farklılık gösterir.
2
Tedavi endikasyonunun değerlendirilmesi
Makroadenomlar, asemptomatik olsalar bile tümör genişlemesi riskini minimize etmek için tedavi edilmelidir.
Mikroadenomlarda tedavi için semptom veya gebelik istemi gerekirken, makroadenomlarda saptanma anı tedavi endikasyonudur.
3
İlk basamak tedavi yönteminin seçilmesi
Dopamin agonistleri (Kabergolin veya Bromokriptin) ilk seçenektir.
Prolaktinomalar tıbbi tedaviye en iyi yanıt veren hipofiz tümörleridir; cerrahi ancak dirençli vakalarda düşünülür.

Key Concept

Makroprolaktinomalar, boyutlarından dolayı (semptomsuz olsalar dahi) tanı anında tedavi edilmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 208Question

35 yaşında nullipar bir kadın hasta, 8 aydır süren progressif kıllanma artışı ve adet düzensizliği şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede Ferriman-Gallwey skoru 14, klitoromegali saptanmıyor, kan basıncı 118/76 mmHg. Laboratuvar bulguları: Total testosteron 95 ng/dL (N: 15-70), DHEA-S 420 µg/dL (N: 35-430), 17-OHP (bazal) 3,2 ng/mL (N: <2), prolaktin ve TSH normal sınırlarda, LH/FSH oranı 2,1. Pelvik ultrasonografide her iki overde 10-12 küçük folikül ve over hacminde hafif artış izleniyor. PKOS ön tanısıyla değerlendirilen hastanın testosteron düzeyinin PKOS ile açıklanamayacak kadar yüksek olduğu düşünülüyor. Bu hastada PKOS dışı androjen kaynağını araştırmak amacıyla yapılacak ilk seçenek test hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACTH stimülasyon testi (250 µg sentetik ACTH ile 60. dakika 17-OHP ölçümü)

Answer

ACTH stimülasyon testi (250 µg sentetik ACTH ile 60. dakika 17-OHP ölçümü) yapılmalıdır.
ACTH stimülasyon testi bu hastada doğru yanıttır çünkü bazal 17-OHP değeri 3,2 ng/mL ile non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (NKAH) için gri zon aralığında (2-10 ng/mL) yer almaktadır. Bu değer, adrenal bez 21-hidroksilaz enziminin tam işlev görüp görmediğini ortaya koymak için dinamik teste ihtiyaç olduğuna işaret eder. 250 µg sentetik ACTH uygulaması sonrası 60. dakikada bakılan 17-OHP değerinin >10 ng/mL olması NKAH'ı doğrular. Bu test non-invazif, tanısal ve bu klinik durumda birinci basamak seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Mevcut klinik ve laboratuvar bulgularını sistematik olarak değerlendir
Total testosteron 95 ng/dL (PKOS için sınırda yüksek, ancak tümör eşiğinin altında), DHEA-S normal, 17-OHP 3,2 ng/mL (gri zon: 2-10 ng/mL), LH/FSH oranı 2,1 ve polikistik over görünümü PKOS ile uyumlu. Ancak testosteron düzeyi PKOS ile tam açıklanamıyor.
Klinik senaryoyu doğru analiz etmek için tüm parametreleri bir arada değerlendirmek gerekir.
2
Bazal 17-OHP değerinin klinik anlamını yorumla
17-OHP >2 ng/mL ancak <10 ng/mL → Non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (NKAH / 21-hidroksilaz eksikliğinin geç başlangıçlı formu) için 'gri zon' değer aralığı.
17-OHP <2 ng/mL ise NKAH dışlanır; >10 ng/mL ise NKAH tanısı konulabilir. 2-10 ng/mL arası belirsiz aralıktır ve dinamik test gerektirir.
3
Gri zon 17-OHP değerinde yapılması gereken ileri tetkiki belirle
250 µg sentetik ACTH (kosintropin) uygulaması sonrası 60. dakika 17-OHP ölçümü yapılır. 17-OHP >10 ng/mL yanıt → NKAH tanısı doğrulanır.
ACTH stimülasyon testi, adrenal korteks 21-hidroksilaz enzim kapasitesini zorlayarak gizli enzimatik defekti ortaya çıkarır. Bu test non-invazif, ucuz ve tanısal olduğu için birinci basamak seçenektir.
4
Diğer tanısal seçeneklerin bu senaryoda neden birinci basamak olmadığını değerlendir
Hiperkortizolizm bulgusu yoktur → kortizol testleri erken değil. Testosteron <150 ng/dL → tümör görüntülemesi ve selektif ven örneklemesi erken. SHBG/serbest testosteron kaynak ayrımına katkı sağlamaz.
Birinci basamak testin doğru seçilmesi hem tanı hızını hem de maliyet-etkinliği optimize eder.

Key Concept

Bazal 17-OHP gri zon (2-10 ng/mL) değerinde non-klasik konjenital adrenal hiperplazi tanısı için ACTH stimülasyon testi endikasyonu
Question 209Question

2626 yaşında kadın hasta, menarştan itibaren düzensiz olan menstrüel sikluslar (yılda 44 veya 55 kez) ve yüz bölgesinde artan sert kıllanma şikayeti ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede Ferriman-Gallwey skoru 1111, vücut kitle indeksi (VKİ) 27 kg/m227 \text{ kg/m}^2 olarak hesaplanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; 17-hidroksiprogesteron (17-OHP)17\text{-hidroksiprogesteron (17-OHP)} düzeyi 1.1 nmol/L1.1 \text{ nmol/L} (N: <6<6), Prolaktin 14 ng/mL14 \text{ ng/mL} ve TSH 2.0 mIU/L2.0 \text{ mIU/L} saptanıyor. Pelvik ultrasonografide over hacimleri normal sınırlarda olup her bir overde 121412-14 adet antral folikül izleniyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Polikistik Over Sendromu

Answer

Polikistik Over Sendromu
Polikistik Over Sendromu tanısı Rotterdam kriterlerine göre konur. Bu hastada menarştan beri devam eden adet düzensizliği (oligo-anovülasyon) ve çene bölgesindeki sert kıllanma (klinik hiperandrojenizm) tanı için gerekli olan üç kriterden ikisini karşılamaktadır. Ayrıca NCAH (normal 17-OHP17\text{-OHP}), hiperprolaktinemi (normal Prolaktin) ve tiroid disfonksiyonu (normal TSH) laboratuvar olarak dışlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını Rotterdam kriterlerine göre değerlendiriniz.
Hastada yılda 454-5 kez adet görme (oligo-anovülasyon) ve Ferriman-Gallwey skoru 1111 (klinik hiperandrojenizm) mevcuttur.
Rotterdam kriterlerine göre üç kriterden (oligo-anovülasyon, hiperandrojenizm, polikistik over görünümü) ikisinin varlığı tanı için yeterlidir.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar değerlerini kontrol ediniz.
17-OHP17\text{-OHP}, Prolaktin ve TSH değerleri normaldir.
PKOS tanısı koymadan önce benzer klinik tabloya yol açabilecek diğer endokrinopatilerin (NCAH, hiperprolaktinemi, tiroid hastalıkları) dışlanması zorunludur.
3
Ultrasonografi bulgularını yorumlayınız.
Her overde 121412-14 folikül izlenmektedir. 2023 güncel rehberlerine göre (modern USG cihazları ile) folikül eşiği 20\geq 20 olsa da, ilk iki kriterin varlığı tanıyı kesinleştirir.
Klinik hiperandrojenizm ve adet düzensizliği olan yetişkinlerde tanı için ultrasonografi şart değildir.

Key Concept

Rotterdam Tanı Kriterleri ve Ayırıcı Tanı

Practice More

PKOS tanısı alan hastalarda metabolik sendrom ve diyabet riskini değerlendirmek için OGTT yapılması gerektiğini hatırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 210Question

35 yaşında kadın hasta, son 8 ayda belirginleşen kıllanma artışı nedeniyle endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Ferriman-Gallwey skoru 14 olarak saptanıyor. Adet döngüsü düzenli (28 günlük), pelvik ultrasonografide over morfolojisi normal. Laboratuvar sonuçları: Total testosteron 0,95 ng/mL (N: <0,70), DHEA-S 180 µg/dL (N: 35-430), 17-OHP bazal 3,2 ng/mL (N: <2,0). Hasta klasik konjenital adrenal hiperplazi öyküsü bildirmiyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 250 µg ACTH stimülasyon testi ile 60. dakika 17-OHP düzeyinin ölçülmesi

Answer

250 µg ACTH stimülasyon testi ile 60. dakika 17-OHP düzeyinin ölçülmesi
Bazal 17-OHP düzeyinin 3,2 ng/mL olması (gri zon: 2,0–10,0 ng/mL), non-klasik 21-hidroksilaz eksikliğini akla getirir; ancak bu değer tek başına tanısal değildir. Dinamik ACTH stimülasyon testi (250 µg IV/IM ACTH, 60. dakika 17-OHP ölçümü), adrenal 21-hidroksilaz rezervini zorlayarak non-klasik KAH'ı kesin olarak doğrulayan ya da dışlayan altın standart testtir. Hasta düzenli siklusa ve normal over USG'ye sahip olduğundan PKOS olası değildir; bu nedenle bir sonraki tanısal adım ACTH stimülasyon testidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu sistematik olarak değerlendir
Düzenli siklus + normal USG → PKOS olası değil. FG skoru 14 → hirsutizm mevcut. Testosteron hafif yüksek, DHEA-S normal sınırlar içinde, 17-OHP 3,2 ng/mL ile gri zonda (2,0-10,0 ng/mL arası).
Her parametrenin ayrı ayrı yorumlanması olası tanıları daraltır ve bir sonraki tanısal adımı belirler.
2
17-OHP düzeyinin klinik anlamını yorumla
Bazal 17-OHP <2 ng/mL ise non-klasik KAH dışlanır. >10 ng/mL ise tanı koyulur. 2-10 ng/mL arası 'gri zon' olup dinamik test gerektirir.
17-OHP yüksekliği 21-hidroksilaz enzim eksikliğine (non-klasik KAH) işaret edebilir; ancak gri zon değerleri stres veya diğer etkenlerle de görülebileceğinden kesin tanı için stimülasyon testi şarttır.
3
ACTH stimülasyon testinin yorumlama eşiğini uygula
250 µg ACTH verilmesinden 60 dakika sonra 17-OHP >10 ng/mL ise non-klasik KAH tanısı konur; <10 ng/mL kalıyorsa idiyopatik hirsutizm ya da farklı etiyoloji düşünülür.
ACTH stimülasyonu adrenal rezervi zorlayarak 21-hidroksilaz enzim kapasitesini test eder; bu test non-klasik KAH tanısında altın standarttır.

Key Concept

Bazal 17-OHP'nin gri zon (2-10 ng/mL) değerlerinde non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) tanısı için ACTH stimülasyon testi zorunludur.
Question 211Question

18 yaşında bir genç kız, hiç adet görmeme şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 172172 cm, meme gelişimi Tanner evre 11 ve aksiller/pubik kıllanması normal olarak saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve her iki tubanın normal yapıda olduğu, ancak overlerin her iki tarafta "streak" (çizgi) şeklinde izlendiği belirleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde FSH: 8282 mIU/mL, LH: 3636 mIU/mL, Prolaktin: 1212 ng/mL ve TSH: 2.22.2 mIU/L olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Swyer sendromu (46,XY saf gonadal disgenezi)

Answer

Vakada tanımlanan normal boy, uterus varlığı, meme gelişimi yokluğu (evre 1) ve yüksek gonadotropin düzeyleri Swyer sendromunu (46,XY saf gonadal disgenezi) işaret etmektedir.
Doğru seçenek olan durumda, 46,XY karyotipine rağmen gonadlar gelişmediği için AMH (Müllerian İnhibe Edici Madde) üretilemez ve uterus/tuba gibi Müllerian yapılar gelişir. Östrojen yokluğu nedeniyle meme gelişimi gerçekleşmez ve negatif geribildirim kalktığı için FSH değerleri yükselir. Hastalar genellikle normal veya uzun boyludur.

Step-by-Step Solution

1
Sekonder seks karakterlerini değerlendir.
Meme gelişimi Tanner evre 1 (yok).
Meme gelişimi yokluğu, östrojen eksikliğini ve primer bir gonadal sorunu veya hipotalamik-pituiter yetmezliği gösterir.
2
Hormon profilini (FSH/LH) analiz et.
FSH ve LH belirgin şekilde yüksek.
Hipergonadotropik hipogonadizm tablosu, sorunun gonadal seviyede (over yetmezliği/yokluğu) olduğunu doğrular.
3
Pelvik anatomi ve boy uzunluğunu kontrol et.
Uterus var, boy normal/uzun.
Uterus varlığı Müllerian yapıların geliştiğini gösterir (AMH yokluğu). Turner sendromu kısa boy ile karakterizedir, bu nedenle normal boyda yüksek FSH ve uterus varlığı Swyer sendromunu düşündürür.

Key Concept

Primer amenorede yüksek FSH ve uterus varlığında ayırıcı tanı boy uzunluğuna göre yapılır; kısa boy Turner sendromunu, normal/uzun boy Swyer sendromunu akla getirir.
Question 212Question

1616 yaşındaki bir genç kız, hiç adet görmeme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede boy ve kilo gelişimi normal; meme gelişimi ve aksiller/pubik kıllanması Tanner evre 44 (normal dişi fenotipi) ile uyumlu saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve vajinanın üst kısmının izlenmediği, her iki overin ise normal görünümde ve lokalizasyonda olduğu görülüyor. Batın ultrasonografisinde ise sol böbrek agenezisi saptanıyor.

Buna göre, bu hasta için en olası hormonal profil aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: FSH, LH ve östrojen düzeylerinin yaşa uygun normal dişi sınırlarında olması

Answer

Hormonal profilin (FSH, LH ve östrojen) normal dişi sınırlarında olması beklenir.
Müllerian agenezisinde (MRKH sendromu), paramezonefrik kanalların (Müllerian kanalları) gelişim kusuru sonucu uterus, serviks ve vajinanın üst kısmı oluşmaz. Ancak overler germ hücrelerinden ve çölyak epitelinden geliştiği için bu süreçten etkilenmezler. Fonksiyonel overlerin varlığı nedeniyle östrojen üretimi normaldir, bu da normal meme gelişimi ve dişi tipi kıllanmayı sağlar. Dolayısıyla hormonal profil tamamen normaldir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Normal meme gelişimi ve pubik kıllanma, hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın çalıştığını ve östrojen/androjen üretiminin/etkisinin normal olduğunu gösterir.
Primer amenorede sekonder seks karakterlerinin varlığı ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Anatomik bulguları değerlendir
Uterus yokluğu ve kör vajina ile birlikte normal overlerin varlığı 'Müllerian Agenezisi' (MRKH Sendromu) tanısına yönlendirir.
Overler Müllerian kanallardan gelişmediği için bu sendromda anatomik olarak korunurlar.
3
Eşlik eden anomalileri kontrol et
Böbrek agenezisi, MRKH sendromuna en sık eşlik eden ekstragenital anomalidir.
Müllerian ve Wolf kanallarının embriyolojik gelişim süreçleri yakından ilişkilidir.
4
Hormonal beklentiyi belirle
Fonksiyonel overlere sahip olan bu hastalarda over hormonları ve gonadotropinler normal sınırlardadır.
Hastalık sadece Müllerian kanal türevlerini etkileyen bir gelişimsel defekttir.

Key Concept

Müllerian Agenezisi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser Sendromu)
Estimated Time:1m 30s
Question 213Question

2525 yaşında kadın hasta, son bir yıldır 232-3 ayda bir adet görme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde Ferriman-Gallwey skoru 44 olarak hesaplanıyor ve akne izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; total testosteron, serbest testosteron, DHEAS ve 1717-hidroksiprogesteron düzeyleri normal referans aralığında saptanıyor. Pelvik ultrasonografide her iki over hacmi 1010 mlml'nin altında olup, her bir overde 1515 adet folikül izleniyor. Diğer olası nedenler dışlandıktan sonra, 2023 Uluslararası Kanıta Dayalı PKOS Kılavuzu önerilerine göre bu hastada Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısı koyabilmek için aşağıdakilerden hangisi bir tanı kriteri olarak kullanılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Serum Anti-Müllerian Hormon (AMH) düzeyinin yüksekliği

Answer

Serum Anti-Müllerian Hormon (AMH) düzeyinin yüksekliği
Polikistik Over Sendromu tanısında 2023 Uluslararası Kanıta Dayalı Kılavuz, yetişkin kadınlarda serum AMH düzeyi yüksekliğinin, ultrasonografik polikistik over morfolojisi kriterinin yerine (alternatifi olarak) kullanılabileceğini kabul etmiştir. Sorudaki hasta oligo-anovulatuar olup, hiperandrojenizm ve ultrasonografik PCOM bulgularına sahip değildir (yeni kriterlere göre folikül sayısı 20\geq 20 olmalıdır). Bu nedenle tanıyı tamamlamak için AMH düzeyi kullanılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını tanı kriterlerine göre değerlendir.
Hasta 232-3 ayda bir adet gördüğü için 'oligo-anovulasyon' kriterini karşılamaktadır.
PKOS tanısı için Rotterdam kriterlerinden en az ikisinin varlığı gereklidir.
2
Hiperandrojenizm durumunu incele.
Ferriman-Gallwey skoru 44 (<8<8) ve hormon düzeyleri normal olduğu için klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm saptanmamıştır.
Tanı için üç kriterden (ovulatuar disfonksiyon, hiperandrojenizm, PCO morfolojisi) ikincisi eksiktir.
3
Ultrasonografi bulgularını güncel eşik değerlere göre analiz et.
Folikül sayısı 1515 (<20<20) ve over hacmi <10<10 mlml olduğu için ultrasonografi ile polikistik over morfolojisi (PCOM) tanısı konulamaz.
2018/2023 güncel kılavuzlar, PCOM tanısı için folikül sayısının 20\geq 20 veya over hacminin 10\geq 10 mlml olmasını şart koşar.
4
2023 güncellemesindeki yeni tanısal alternatifi uygula.
Yetişkinlerde serum AMH düzeyi yüksekliği, ultrasonografideki PCOM kriterinin yerine geçebilir.
Hastada oligo-anovulasyon (1. kriter) mevcut olup, tanı koymak için gereken 2. kriter olarak AMH yüksekliği kullanılabilir.

Key Concept

2023 PKOS Tanı Kılavuzu Güncellemeleri: AMH ve USG Eşik Değerleri
Question 214Question

16 yaşında bir kız hasta, primer amenore nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede boy 162 cm, kilo 52 kg, meme gelişimi Tanner Evre 4, pubik ve aksiller kıllanma Tanner Evre 4 olarak değerlendiriliyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler normal görünümde. Laboratuvar bulguları: FSH: 5 mIU/mL (normal), LH: 4 mIU/mL (normal), östradiol: 120 pg/mL (normal). Bu hastada primer amenorenin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Himen imperforatus (imperforat himen)

Answer

İmperforat himen (himen imperforatus), bu hastada primer amenorenin en olası nedenidir.
Bu hastada sekonder seks karakterleri Tanner Evre 4 düzeyinde tam gelişmiş, gonadotropin (FSH, LH) ve östrojen düzeyleri normal sınırlarda ve pelvik ultrasonografide uterus ile overler normal görünümde olduğu halde menstrüasyon hiç gerçekleşmemiştir. Bu tablo; hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın işlevsel olduğunu, Müllerian yapıların mevcut olduğunu ancak menstrüel kanın dışarı çıkamadığını düşündürür. En sık görülen anatomik çıkış yolu obstrüksiyonu nedeni olan imperforat himen bu klinik tabloyu tam olarak açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın puberte gelişimini değerlendir
Meme Tanner Evre 4, pubik-aksiller kıllanma Tanner Evre 4 → Sekonder seks karakterleri tam gelişmiş
Sekonder seks karakterlerinin tam gelişmiş olması, over-hipofiz aksının işlevsel olduğunu ve yeterli östrojen üretildiğini gösterir; patoloji gonadotropin eksikliğinde veya over yetmezliğinde değildir.
2
Hormonal profili yorumla
FSH, LH ve östradiol düzeyleri normal referans aralıklarında
Normal gonadotropin ve östrojen düzeyleri; santral (hipotalamik/hipofizer) patoloji, gonad disgenezisi veya primer over yetmezliğini dışlar.
3
Ultrasonografi bulgusunu değerlendir
Uterus ve overler normal görünümde mevcut
Uterusun varlığı Müllerian agenezisini (MRKH) dışlar; overler normal ise Turner sendromu gibi gonadal disgenezi tanıları desteklenmez.
4
Sonucu sentezle: Normal hormonlar + normal anatomi + tam puberte gelişimi + primer amenore
Tek olası mekanizma anatomik çıkış yolu obstrüksiyonudur → İmperforat himen
Tüm üretim ve gelişim basamakları işlevsel olduğu halde menstrüasyon gerçekleşmiyorsa kan çıkış yolunun tıkalı olduğu düşünülmelidir. İmperforat himen en sık görülen çıkış yolu obstrüksiyonu nedenidir ve hematokolpos/hematometraya yol açar.

Key Concept

Primer amenore değerlendirmesinde anatomik çıkış yolu obstrüksiyonu (imperforat himen): Normal gonadotropinler, normal östrojen ve tam sekonder seks karakterleri varlığında müllerian yapı ve çıkış yolu bütünlüğünün değerlendirilmesi gerekir.
Question 215Question

Menstrüel siklus boyunca endometriumun proliferatif ve sekretuar değişiklikleri, over kaynaklı hormonların endometrial reseptörler üzerindeki sıralı etkilerine bağlıdır. Bu bağlamda, endometriumda progesteron reseptörlerinin ekspresyonunu artıran ve böylece luteal fazda progesteron yanıtını mümkün kılan mekanizma ile bu mekanizmayı doğrudan sağlayan hormon hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Foliküler fazda östrojen, endometrial progesteron reseptörlerini upregüle eder

Answer

Foliküler fazda östrojen, endometrial progesteron reseptörlerini upregüle ederek luteal fazda progesteron yanıtını mümkün kılar.
Foliküler fazda dominant follikülden salgılanan östrojen, endometrium hücrelerinde progesteron reseptörlerini upregüle eder. Bu 'östrojenik priming' mekanizması sayesinde, luteal fazda korpus luteumdan salınan progesteron endometriumda yeterli reseptör bularak sekretuar dönüşümü başlatabilir. Progesteron reseptör ekspresyonunu artıran doğrudan hormon östrojendir.

Step-by-Step Solution

1
Foliküler fazda dominant hormonun belirlenmesi
Foliküler fazda granüloza hücreleri tarafından üretilen östrojen, endometrium üzerindeki primer hormondur.
Foliküler fazda LH ve FSH etkisiyle folliküller östrojen salgılar; bu östrojen proliferatif endometriumun temel uyarıcısıdır.
2
Östrojenin endometrial reseptörler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Östrojen, endometrium hücrelerinde hem östrojen reseptörlerini hem de progesteron reseptörlerini upregüle eder.
Östrojenin bu 'priming' etkisi olmadan, luteal fazda korpus luteumdan salınan progesteron endometriumda yeterli reseptör bulamaz ve sekretuar dönüşüm gerçekleşemez.
3
Luteal fazda progesteronun kendi reseptörleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Progesteron, kendi reseptörlerini downregüle eder; östrojenin önceden artırdığı reseptörlere bağlanarak sekretuar dönüşümü sağlar.
Bu negatif otoregülasyon, progesteron etki süresini sınırlar ve foliküler-luteal faz geçişinin düzgün işlemesi için kritiktir.

Key Concept

Östrojenin endometrial progesteron reseptörlerini upregüle etmesi ('östrojenik priming'), luteal faz sekretuar dönüşümünün ön koşuludur.
Question 216Question

Yirmi iki yaşında bir kadın hasta, 6 yıldır adetin hiç başlamaması şikayetiyle başvuruyor. Gelişimsel öyküsünde 14 yaşında meme gelişiminin başladığı, koltuk altı ve pubik kıllanmanın normal düzeyde olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede aksiller ve pubik kıllanma normal, meme gelişimi Tanner 4, vajinal muayenede ise vajinal kanal kör bitiyor ve uterus palpe edilemiyor. Serum testosteron düzeyi 4,2 ng/mL (normal erkek aralığında), FSH: 7 IU/L, LH: 9 IU/L, prolaktin ve TSH normal sınırlarda. Pelvik ultrasonografide over dokusu izlenemiyor, uterus görüntülenemiyor. Karyotip analizi 46,XY olarak raporlanıyor. Bu hastanın yönetiminde en uygun sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hormonal replasman tedavisine başlanmadan önce bilateral gonadektomi planlanmalıdır

Answer

Hormonal replasman tedavisine başlanmadan önce bilateral gonadektomi planlanmalıdır.
Bu hastada sekonder seks karakterlerinin varlığı (meme gelişimi, normal kıllanma), uterusun olmaması, erkek aralığında testosteron ve 46,XY karyotipi bir arada bulunmaktadır. Bu tablo Tam Androjen Duyarsızlık Sendromu (CAIS) ile uyumludur. CAIS'de intraabdominal yerleşimli testisler gonadoblastom ve disgerminom gibi malign transformasyon riski taşıdığından, puberte tamamlandıktan sonra gonadektomi yapılması standat yönetim yaklaşımıdır. Gonadektomi sonrasında kemik mineral yoğunluğunu ve semptom kontrolünü sağlamak amacıyla hormon replasman tedavisi başlanır.

Step-by-Step Solution

1
Primer amenore nedenini sınıflandır: sekonder seks karakterlerinin varlığını ve uterus varlığını değerlendir
Meme gelişimi mevcut (östrojen etkisi var), pubik/aksiller kıllanma normal, uterus yok → sekonder seks karakteri var, uterus yok
Amenore algoritmasının ilk basamağı sekonder seks karakterleri ve uterus varlığına göre ayrım yapmaktır; bu ikili değerlendirme tanıyı önemli ölçüde daraltır.
2
Testosteron düzeyini ve karyotipi yorumla
Testosteron erkek aralığında (4,2 ng/mL), karyotip 46,XY → androjen duyarsızlık sendromu (ADS/AIS) veya 17α-hidroksilaz eksikliği gibi 46,XY DSD düşün
Sekonder seks karakterleri mevcut (yani östrojen etkisi var) ve testosteron yüksek olmasına rağmen maskülinizasyon gelişmemiş; bu durum androjen reseptör işlevsizliğine (tam ADS) işaret eder.
3
Tam androjen duyarsızlık sendromunun (CAIS) klinik profilini doğrula
Vajinal kanal kör bitiyor (uterin/tubal yapı yok), normal meme gelişimi (testosteron aromatize olup östrojene dönüşmekte), normal kıllanma (androjen etkisi yok), FSH/LH normal-hafif yüksek → tablo CAIS ile tam uyumlu
CAIS'de Müllerian yapılar Anti-Müllerian hormon (AMH) salınımı nedeniyle yoktur; Wolff kanalları da androjen yanıtsızlığı nedeniyle gerilemistir. Testis intraabdominal yerleşimlidir.
4
Gonadektomi kararını değerlendir
CAIS'de intraabdominal testisler gonadoblastom ve disgerminom riski taşır; puberte tamamlandıktan sonra (lineer büyüme bitince) gonadektomi önerilir
Malignite riski puberte sonrası dönemde artar; testislerin gonadektomiye kadar östrojen kaynağı olarak işlev gördüğü düşünüldüğünde, puberte tamamlandıktan sonra operasyon zamanlaması uygundur. Gonadektomi sonrası eksik östrojen için HRT başlanır.

Key Concept

Tam Androjen Duyarsızlık Sendromu (CAIS) yönetiminde gonadektomi kararı ve zamanlaması
Estimated Time:2m 30s
Question 217Question

77 yaşında kız çocuk, son 66 aydır giderek artan meme gelişimi ve son 11 haftadır görülen vajinal lekelenme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sırt bölgesinde geniş, düzensiz kenarlı (café-au-lait) pigmentasyonlar saptanıyor. Kemik yaşı ölçümü 1010 yaş ile uyumlu bulunurken, pelvik ultrasonografide sağ overde 33 cm çapında basit bir kist izleniyor. Yapılan tetkiklerde bazal LHLH ve FSHFSH değerleri prepubertal düzeydedir ve GnRHGnRH stimülasyon testine LHLH yanıtı alınamamaktadır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: McCune-Albright Sendromu

Answer

Düzensiz kenarlı cilt lekeleri ve gonadotropinden bağımsız (periferik) puberte bulguları olan hastada en olası tanı McCune-Albright Sendromu'dur.
McCune-Albright Sendromu tanısı, hastadaki triad (periferik prekos puberte, düzensiz kenarlı café-au-lait lekeleri ve polisitotik fibröz displazi sonucu gelişen ileri kemik yaşı) ile konur. GnRH stimülasyon testine yanıt alınamaması, sürecin hipofizden bağımsız (periferik) olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Puberte başlangıç yaşını değerlendir
77 yaşında meme gelişimi ve kanama görülmesi prekos (erken) pubertedir.
Kızlarda 88 yaşından önce sekonder seks karakterlerinin gelişmesi erken puberte olarak tanımlanır.
2
Hormonal aksı analiz et
Bazal LH/FSHLH/FSH düşük ve GnRHGnRH uyarısına yanıt yok; bu periferik (gonadotropinden bağımsız) bir süreçtir.
Santral süreçlerde hipotalamo-hipofizer aks aktiftir; periferik süreçlerde ise otonom östrojen üretimi nedeniyle aks baskılanmıştır.
3
Sistemik bulguları birleştir
Café-au-lait lekeleri + Otonom over kisti + İleri kemik yaşı (fibröz displazi belirtisi).
Bu kombinasyon GNAS1GNAS1 genindeki somatik mutasyona bağlı gelişen McCune-Albright Sendromu için patognomoniktir.

Key Concept

McCune-Albright Sendromu, periferik prekos pubertenin en yaygın nedenlerinden biridir ve G-proteini sinyal iletimindeki mutasyon sonucu otonom endokrin aktivite ile karakterizedir.

Hints

1
Ciltteki pigmentasyonun kenarlarının 'Maine sahili' gibi düzensiz olması ve GnRH testine yanıt alınamaması periferik bir sendromu işaret eder.

Practice More

Santral ve periferik prekos puberte ayrımında kullanılan GnRH stimülasyon testi kesme değerlerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 218Question

26 yaşında bir kadın hasta, son bir yıldır devam eden adet düzensizliği (yılda 4-5 kez menstrüasyon) ve çene bölgesinde artan tüylenme şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede vücut kitle indeksi (VKI) 31kg/m231 kg/m^2 ve Ferriman-Gallwey skoru 12 olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde total testosteron düzeyi hafif yüksek, serbest testosteron düzeyi belirgin yüksek, SHBG (seks hormonu bağlayıcı globulin) düzeyi düşük ve 17-hidroksiprogesteron düzeyi normal sınırlarda bulunuyor. Pelvik ultrasonografide her iki overde periferik yerleşimli, çapları 29mm2-9 mm arasında değişen 25'ten fazla folikül izleniyor. Bu hastanın patofizyolojisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Serum FSH düzeyindeki göreceli düşüklüğün temel nedeni, overdeki antral folikül sayısının çokluğuna rağmen granüloza hücrelerinden salınan İnhibin B seviyelerinin azalmasıdır.

Answer

İnhibin B seviyelerinin azaldığını belirten ifade yanlıştır; PKOS'ta İnhibin B düzeyleri genellikle artmıştır.
Polikistik Over Sendromu'nda overlerde çok sayıda küçük antral folikül birikir. İnhibin B, bu aşamadaki foliküllerin granüloza hücrelerinden salınır. Dolayısıyla PKOS hastalarında İnhibin B düzeyleri azalmaz, aksine artış gösterir veya yüksek-normal düzeylerde seyreder. Bu durum, östrojenin kronik feedback etkisi ile birlikte FSH düzeylerinin baskılanmasına (göreceli FSH düşüklüğü) ve LH/FSH oranının artmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini analiz ederek tanıyı kesinleştirin.
Oligomenore, klinik/biyokimyasal hiperandrojenizm ve ultrasonografik bulgular (25+ folikül) Rotterdam kriterlerine göre Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısını doğrular.
17-OHP düzeyinin normal olması, benzer semptomlar verebilen Geç Başlangıçlı Konjenital Adrenal Hiperplaziyi (NCCAH) dışlar.
2
İnsülin ve androjen metabolizması arasındaki ilişkiyi değerlendirin.
Hiperinsülinemi hem karaciğerden SHBG sentezini baskılar (serbest androjen artar) hem de teka hücrelerinde CYP17 aktivitesini (androjen sentezi) artırır.
İnsülin, PKOS patofizyolojisinde merkezi bir rol oynayarak hiperandrojenizmi hem doğrudan hem dolaylı yollarla tetikler.
3
Geri bildirim mekanizmalarını ve inhibinlerin rolünü inceleyin.
PKOS'ta foliküller antral aşamada takılı kaldığı için (arrest) çok sayıda küçük folikül bulunur. Bu foliküllerden salınan İnhibin B seviyeleri yüksektir.
İnhibin B, FSH salınımını selektif olarak baskılar. Bu nedenle düzeyinin 'azaldığını' söylemek patofizyolojik olarak hatalıdır.

Key Concept

PKOS'ta İnhibin B ve FSH İlişkisi

Hints

1
PKOS'ta overlerdeki folikül sayısını ve bu foliküllerin hangi gelişim aşamasında durakladığını düşünün.
2
İnhibin B, küçük antral foliküllerden salınır. PKOS ultrasonunda 'inci kolye' dizilimi yapan çok sayıda küçük folikül olduğunu hatırlayın.

Practice More

PKOS'ta insülin direncinin tedavisinde kullanılan ajanların (örneğin Metformin) androjen düzeyleri üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 219Question

1515 yaşında kız çocuk, bir yıl önce başlayan menarş sonrası her siklus döneminde giderek artan pelvik ağrı şikayetiyle başvuruyor. Jinekolojik muayenede vajina sağ lateral duvarında fluktuasyon veren, hassas kitle saptanıyor; serviksin (portio) sol tarafa itilmiş olduğu izleniyor. Yapılan pelvik MR incelemesinde birbirinden tamamen ayrık iki adet korpus ve iki adet serviks izlenirken, sağdaki kavitenin ve vajinanın üst kısmının hemorajik içerik ile distandü (hematometra ve hematokolpos) olduğu görülüyor. Bu klinik tabloya sahip hasta ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tanıda altın standart yöntem olan Histerosalpingografi (HSG) ile her iki uterin kavite de rutin olarak görüntülenebilir.

Answer

Histerosalpingografi (HSG) ile her iki uterin kavitenin de görüntülenebileceği ifadesi yanlıştır.
Histerosalpingografi (HSG) sırasında kontrast madde sadece görülebilen ve patent olan serviksten enjekte edilebilir. OHVIRA sendromunda sağ serviks vajinal septumun arkasında obstrükte olduğu için bu kavitene kontrast madde girişi mümkün değildir; dolayısıyla HSG ile her iki kavitenin görüntülenebileceği ifadesi yanlıştır. Ayrıca Müllerian anomalilerinde MRI, HSG'den daha üstün bir tanı aracıdır ve altın standart kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada uterus didelfis, obstrükte hemivajina ve (beklenen) ipsilateral renal agenezi üçlemesi olan OHVIRA (Herlyn-Werner-Wunderlich) sendromu saptandı.
Menarş sonrası siklik ağrı, vajinal kitle ve MRI'da çift uterus/serviks bulguları bu sendromu tanımlar.
2
Embriyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Müllerian kanalların füzyon (birleşme) kusuru.
Uterus didelfis, kanalların lateral füzyon aşamasındaki başarısızlığına bağlıdır.
3
Tanı yöntemlerinin değerlendirilmesi
HSG'nin obstrükte anomalilerdeki kısıtlılığı anlaşıldı.
HSG'de kontrast madde kapalı tarafa ulaşamaz, dolayısıyla her iki kavite aynı anda görüntülenemez.

Key Concept

OHVIRA sendromunda obstrükte olan hemi-sistem HSG ile görüntülenemez ve tanıda altın standart MRI'dır.
Question 220Question

3232 yaşında kadın hasta, rutin sağlık taraması sırasında saptanan hiperprolaktinemi nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden menstrüel sikluslarının düzenli olduğu (283028-30 günde bir) ve galaktore şikayetinin bulunmadığı öğreniliyor. Fizik muayene ve pelvik ultrasonografi bulguları normal sınırlardadır. Laboratuvar incelemesinde serum prolaktin düzeyi 135135 ng/mL (N: <25<25 ng/mL), TSH, serbest T4T_4 ve kreatinin düzeyleri normal olarak saptanmıştır. Çekilen hipofiz MRG'de patolojik bulgu saptanmayan bu hastada, gereksiz tedavi ve takipten kaçınmak için atılması gereken bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Polietilen glikol (PEG) presipitasyonu ile makroprolaktin tayini yapılması

Answer

Polietilen glikol (PEG) presipitasyonu ile makroprolaktin tayini yapılması
Doğru yaklaşım makroprolaktin tayini yapılmasıdır çünkü hastanın serum prolaktin düzeyi belirgin derecede yüksek olmasına rağmen menstrüel siklusları düzenlidir ve galaktore şikayeti yoktur. Bu klinik tablo, dolaşımdaki prolaktinin büyük bir kısmının biyolojik olarak inaktif olan, IgG antikorlarına bağlı 'makroprolaktin' (big-big prolaktin) formunda olduğunu düşündürür. PEG presipitasyonu, bu inaktif formları çöktürerek serbest ve aktif olan monomerik prolaktini ölçmeyi sağlar ve gereksiz dopamin agonisti tedavisini önler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulguları arasındaki uyumsuzluğu analiz et.
135135 ng/mL gibi yüksek bir prolaktin düzeyine rağmen hastanın düzenli menstrüasyon görmesi ve galaktore olmaması, prolaktinin biyolojik olarak aktif olmadığını düşündürür.
Monomerik prolaktin (küçük prolaktin) biyolojik olarak aktiftir ve bu düzeylerde gonadal aksı baskılayarak amenoreye yol açması beklenir.
2
Makroprolaktinemi olasılığını değerlendir.
Prolaktinin IgG antikorları ile birleşerek oluşturduğu 'big-big' prolaktin (makroprolaktin), molekül ağırlığı nedeniyle damar dışına çıkamaz ve hedef dokulara ulaşamaz.
Yüksek molekül ağırlıklı formlar kanda birikir ancak biyolojik etki göstermezler.
3
Tanısal doğrulama testi seç.
Serum örneğinin Polietilen Glikol (PEG) ile muamele edilmesi sonucu makroprolaktinler çöktürülür ve süpernatantta gerçek monomerik prolaktin düzeyi ölçülür.
Eğer PEG sonrası prolaktin düzeyi normal sınırlara iniyorsa, tanı makroprolaktinemidir ve tedavi gerektirmez.

Key Concept

Asemptomatik hiperprolaktinemi durumunda makroprolaktinemi (big-big prolaktin) dışlanmalıdır.

Practice More

Makroprolaktinemi tanısı konulan bir hastada, ileride gebelik planlandığında yaklaşımın nasıl değişeceğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 11 / 12Next
Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin