Enfeksiyon Hastalıkları

299 questions

Question 201Question

Kış mevsiminde, 88 aylık bir erkek bebek; aniden başlayan 38.5C38.5^{\circ}C ateş, şiddetli kusma ve ardından gelen bol sulu, kansız ve mukussuz dışkılama şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Başvuru sırasında hastada yaklaşık 22 dakika süren, kendiliğinden duran jeneralize tonik-klonik karakterde bir nöbet gözleniyor. Fizik muayenede dehidratasyon bulguları dışında özellik saptanmıyor; batın hassasiyeti veya organomegali saptanmıyor. Dışkı incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmezken, dışkı pH'ı 5.05.0 ve redüktan madde (++)(++) pozitif olarak saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken ve bu etkenin 'viral enterotoksin' gibi davranarak kalsiyum bağımlı klor sekresyonunu tetikleyen proteini aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Rotavirüs - NSP4

Answer

Klinik ve laboratuvar bulguları temelinde en olası etken Rotavirüs, sorumlu protein ise NSP4'tür.
Hastadaki sulu ishal, kış mevsimi odağı, dışkıda lökosit/eritrosit yokluğu ve ozmotik bulgular (asidik pH, redüktan madde) Rotavirüs enfeksiyonunu karakterize eder. Rotavirüs'ün NSP4 proteini, bilinen ilk viral enterotoksin olup kalsiyum bağımlı sinyal yollarını aktive ederek sıvı sekresyonuna yol açar. Ayrıca Rotavirüs, süt çocuklarında gastroenterit sırasında görülen nöbetlerin en önemli viral nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Kış mevsimi, ateş, şiddetli kusma ve bol sulu ishal ile birlikte görülen nöbet, süt çocuklarında öncelikle Rotavirüs enfeksiyonunu düşündürür.
Rotavirüs kış aylarında bebeklerdeki ağır gastroenteritlerin ve buna eşlik eden benign/febril nöbetlerin en sık nedenidir.
2
Dışkı laboratuvar bulgularını yorumla
Dışkı pH'ının düşük (5.05.0) olması ve redüktan madde pozitifliği, villus hasarına bağlı gelişen karbonhidrat (laktoz) malabsorpsiyonunu ve ozmotik ishali gösterir.
Viral enfeksiyonlar enterositlere zarar vererek geçici disakkaridaz eksikliğine yol açar.
3
Patogenez mekanizmasını belirle
Rotavirüs'ün NSP4 (Non-structural protein 4) adlı proteini, endoplazmik retikulumdan kalsiyum salınımını artırarak viral bir enterotoksin gibi davranır.
Artan hücre içi kalsiyum, klor kanallarını aktive ederek lümene klor ve su sekresyonuna neden olur; bu da tablonun sekresuar bileşenini oluşturur.

Key Concept

Rotavirüs ishalinde hem ozmotik (villus hasarı) hem de sekresuar (NSP4 enterotoksini) mekanizmalar birlikte rol oynar.

Alternative Method

Dışkı analizindeki pH ve redüktan madde pozitifliği, bakteriyel invaziv ishalleri (Salmonella, Shigella) dışlamada en önemli ipucudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 202Question

1212 yaşında bir kız çocuk; şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kanlı ishal şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda belirgin hassasiyet ve rebound saptanması üzerine hasta "akut apandisit" ön tanısıyla değerlendiriliyor. Ancak hastanın öyküsü derinleştirildiğinde, semptomların iki gün önce okul gezisinde yediği yetersiz pişmiş tavuk etinden sonra başladığı öğreniliyor. Yapılan dışkı incelemesinde bol lökosit ve eritrosit saptanırken, özel besiyerindeki kültürde "martı kanadı" şeklinde boyanan Gram negatif kıvrık basillerin ürediği görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Campylobacter jejuni

Answer

Klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında en olası etken Campylobacter jejuni'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, vaka sunumundaki tüm kritik noktaları karşılamaktadır. Campylobacter jejuni; çocuklarda kanlı ishalin önemli bir nedenidir, sıklıkla tavuk etiyle bulaşır ve terminal ileum/çekum tutulumu yaparak mezenterik lenfadenit aracılığıyla akut apandisiti taklit eder (psödoapandisit). Mikroskobik incelemede görülen 'martı kanadı' (gull-wing) şeklindeki kıvrık basiller bu bakteri için patognomonik bir tanımıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Kanlı ishal ve sağ alt kadran ağrısı (psödoapandisit) birleşimi saptandı.
Vakadaki cerrahi bulguların enfeksiyöz kaynaklı olabileceğini anlamak için gereklidir.
2
Epidemiyolojik veriyi değerlendirme
Yetersiz pişmiş tavuk eti tüketimi Campylobacter için temel bulaş yoludur.
Ayırıcı tanıda etkenleri daraltmak için maruziyet öyküsü kritiktir.
3
Laboratuvar bulgusunu yorumlama
Martı kanadı görünümü ve Gram negatif kıvrık basiller Campylobacter'in karakteristik özelliğidir.
Spesifik mikrobiyolojik tanıyı doğrulamak için kullanılır.

Key Concept

Campylobacter jejuni enfeksiyonları sıklıkla kontamine kümes hayvanları ile bulaşır ve mezenterik adenit nedeniyle akut apandisiti taklit eden klinik tablolar oluşturabilir.

Practice More

Campylobacter jejuni enfeksiyonu sonrası gelişebilecek en önemli nörolojik komplikasyon olan Guillain-Barré Sendromu'nu gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 203Question

9 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 1212 gündür devam eden halsizlik, iştahsızlık ve aralıklı baş ağrısı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Ailesi çocuğun son birkaç gündür çok uyukladığını ve yürürken dengesini kaybettiğini ifade ediyor. Fizik muayenede; ateş 37.8C37.8^\circ C, ense sertliği pozitif, Kernig ve Brudzinski belirtileri (+) saptanıyor. Fundus muayenesinde bilateral papil ödemi izleniyor. Lomber ponksiyon sonucunda beyin omurilik sıvısı (BOS) görünümü hafif bulanık (ksantokromik), basıncı yüksek, hücre sayısı 450/mm3450/mm^3 (%90 mononükleer hücre), glukoz 18 mg/dL18\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan şekeri 105 mg/dL105\text{ mg/dL}), protein 320 mg/dL320\text{ mg/dL} olarak bulunuyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüberküloz menenjiti

Answer

Tüberküloz menenjiti
Tüberküloz menenjiti tanısı, hastanın 1212 günlük subakut klinik öyküsü (halsizlik, uyuklama, dengesizlik) ve BOS bulgularıyla (lenfositik pleositoz, ksantokromik görünüm, çok düşük glukoz ve yüksek protein) tam uyum sağlamaktadır. Ksantokromik görünüm genellikle proteinin 150 mg/dL150\text{ mg/dL} üzerine çıktığı durumlarda görülür ve bu hastalık için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik süreyi değerlendir
12 günlük (subakut) seyir saptandı.
Akut bakteriyel menenjitler genellikle saatler veya birkaç gün içinde gelişirken, tüberküloz menenjiti haftalar süren prodromal evreye sahiptir.
2
BOS hücre tipini ve sayısını analiz et
450/mm³ hücre ve %90 mononükleer (lenfositik) hakimiyet.
Bakteriyel menenjitler tipik olarak nötrofilik (PMN), viral ve tüberküloz menenjitleri ise lenfositik hakimiyet gösterir.
3
BOS biyokimyasını (Glukoz ve Protein) incele
Glukoz çok düşük (18 mg/dL), protein çok yüksek (320 mg/dL).
Viral menenjitlerde glukoz normaldir. Tüberküloz ve bakteriyel menenjitlerde glukoz düşüktür; ancak tüberkülozda protein artışı genellikle çok daha belirgindir.

Key Concept

Tüberküloz menenjiti tanısında subakut başlangıç ile BOS'taki lenfositik pleositoz, belirgin protein artışı ve düşük glukoz triadı belirleyicidir.

Practice More

Tüberküloz menenjitinde en sık etkilenen kafa çiftini ve tedaviye steroid eklenmesinin endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 204Question

22 aylık bir erkek bebek; bir haftadır devam eden hafif burun akıntısı ve öksürük şikayetlerine eklenen, son iki gündür belirginleşen boğulur tarzda öksürük nöbetleri ve bu nöbetler sırasında yüzde morarma yakınmasıyla polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde ateş 36.8C36.8^\circ\text{C}, solunum sayısı dakikada 4242, kalp hızı dakikada 130130 olarak saptanmıştır. Dinlemekle akciğer sesleri doğal olup, öksürük nöbetleri dışında hastanın genel durumu iyidir. Tam kan sayımında lökosit sayısı 32.000/mm332.000/\text{mm}^3 (lenfosit oranı %75\%75) olarak bulunmuştur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Boğmaca (Bordetella pertussis)

Answer

Boğmaca (Bordetella pertussis)
Hastada görülen bir haftalık hafif üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsünü takiben gelişen paroksismal (boğulur tarzda) öksürük nöbetleri, bu nöbetler sırasında gelişen siyanoz, nöbetler arası muayenenin normal olması ve laboratuvarda saptanan belirgin mutlak lenfositoz tablosu Boğmaca (Bordetella pertussis) tanısını doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik evrelerini değerlendir.
İki aylık bebekte önce kataral bulgular (burun akıntısı), ardından paroksismal öksürük nöbetleri ve siyanoz gelişmesi boğmaca klinik seyrine uygundur.
Boğmaca tipik olarak kataral, paroksismal ve nekahat olmak üzere üç evre gösterir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Öksürük nöbetleri dışında akciğer seslerinin normal olması ve ateşin olmaması, parankimal pnömoni veya bronşiyolitten uzaklaştırır.
Boğmacada paroksismal evrede bile nöbetler arası muayene genellikle normaldir.
3
Laboratuvar verilerini yorumla.
32.000/mm332.000/\text{mm}^3 lökosit sayısı ve %75\%75 lenfosit oranı, boğmaca için karakteristik olan mutlak lenfositozu gösterir.
Boğmaca toksini, lenfositlerin lenf nodlarına girişini engelleyerek kanda birikmesine neden olur.

Key Concept

Boğmacanın (Pertussis) klinik evreleri ve mutlak lenfositoz bulgusu.
Estimated Time:1m 30s
Question 205Question

1212 yaşında bir erkek çocuk; ani başlayan yüksek ateş, kramp tarzında şiddetli karın ağrısı ve son 1212 saattir günde 1010 kezden fazla olan, kanlı ve mukuslu dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde batın hassasiyeti belirgin olup özellikle sağ alt kadranda, defans olmaksızın şiddetli hassasiyet saptanıyor. Öykü derinleştirildiğinde, hastanın semptomlar başlamadan 33 gün önce bir kampta iyi pişmemiş tavuk kanadı yediği öğreniliyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Campylobacter jejuni

Answer

Campylobacter jejuni
Campylobacter jejuni, özellikle kontamine kümes hayvanlarının tüketimi sonrası gelişen, çocukluk çağının en sık bakteriyel gastroenterit nedenlerinden biridir. Tipik olarak yüksek ateş, şiddetli kramp tarzı ağrı ve kanlı ishal ile prezante olur. Sağ alt kadranda apandisiti taklit eden ağrı (psödoapandisit) bu etken için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yüksek ateş, kramplı karın ağrısı ve kanlı ishal bakteriyel bir invaziv gastroenteriti düşündürür.
Semptomların şiddeti ve dışkıda kan varlığı inflamatuar süreci gösterir.
2
Epidemiyolojik ipucunu değerlendir
Az pişmiş tavuk eti tüketimi, Campylobacter ve Salmonella için güçlü bir risk faktörüdür.
Etkenin kaynağını belirlemek tanıyı daraltır.
3
Spesifik klinik bulgu ile ayırıcı tanı yap
Sağ alt kadran hassasiyeti (psödoapandisit), tavuk eti öyküsüyle birleştiğinde Campylobacter jejuni tanısını doğrular.
Campylobacter enfeksiyonları mezenterik lenfadenit yaparak akut apandisiti taklit edebilir.

Key Concept

Tavuk eti tüketimi sonrası gelişen kanlı ishal ve psödoapandisit tablosunda en olası etken Campylobacter jejuni'dir.
Estimated Time:1m 30s
Question 206Question

1010 aylık bir kız bebek, üç gündür devam eden 39,5C39,5^\circ C ateş şikayetiyle izlenmektedir. Dördüncü gün ateşin aniden normale dönmesinin hemen ardından gövdede başlayıp boyun ve ekstremitelere yayılan, pembe renkli makülopapüler döküntüler ortaya çıkıyor. Fizik muayenede döküntüler dışında herhangi bir patolojik bulgu saptanmayan bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Roseola infantum

Answer

Roseola infantum (Altıncı Hastalık)
Roseola infantum (Altıncı Hastalık), genellikle 6186-18 aylık süt çocuklarında görülen, Human Herpesvirus 66 (HHV-6) kaynaklı bir enfeksiyondur. Klasik seyri; 353-5 gün süren, 3940C39-40^\circ C'ye varan yüksek ateşi takiben, ateşin aniden düşmesi (kriz) ve eş zamanlı olarak pembe, makülopapüler döküntülerin ortaya çıkmasıdır. Döküntüler tipik olarak gövdeden başlar ve fizik muayenede ateşli dönemde bile çocuğun genel durumu genellikle iyidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyri analiz et.
Hastada üç gün süren yüksek ateş mevcut ve ateş düştükten sonra döküntü başlıyor.
Ateşin düşmesiyle döküntünün başlaması Roseola infantum için ayırt edici temel özelliktir.
2
Hastanın yaşını ve döküntü karakterini değerlendir.
10 aylık olması ve gövdeden başlayan pembe makülopapüler döküntü tanıyı destekler.
Roseola genellikle 6-15 ay arası çocuklarda görülür.
3
Olası tanıyı belirle.
Klinik tablo Roseola infantum (Altıncı Hastalık) ile tam uyumludur.
Diğer viral döküntülü hastalıklarda ateş ve döküntü eş zamanlıdır veya ateş döküntüden sonra düşmez.

Key Concept

Roseola infantum'da ateşin 'kriz' (aniden) düşmesini takiben döküntünün başlaması tanısal bir ipucudur.
Estimated Time:45s
Question 207Question

1818 günlük bir yenidoğan, son 1212 saattir emmeme, aktivitede azalma ve huzursuzluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde aksiller vücut ısısı 38,8C38,8^\circ C, kalp hızı 195/dakika195/dakika, solunum sayısı 72/dakika72/dakika, kapiller geri dolum zamanı 44 saniye ve fontanelde hafif bombelik saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökositoz ve CRP yüksekliği saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve yaş grubu göz önüne alındığında, en uygun tanısal yaklaşım ve ampirik antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tam sepsis işlemi (kan, idrar ve beyin omurilik sıvısı kültürü) yapılarak Ampisilin + Sefotaksim tedavisi başlanması

Answer

Tam sepsis işlemi (kan, idrar ve BOS kültürü) yapılarak Ampisilin + Sefotaksim tedavisi başlanması
Doğru yaklaşım, 28 günden küçük tüm ateşli yenidoğanların hastaneye yatırılarak tam sepsis işleme tabi tutulmasıdır. Bu hastada fontanel bombeliği gibi santral sinir sistemi bulguları da olduğu için BOS incelemesi kritiktir. Antibiyotik olarak Ampisilin (Listeria ve GBS kapsamı için) ve Sefotaksim (BOS penetrasyonu mükemmel olduğu için) kombinasyonu en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik stabilizasyon ve risk değerlendirmesi yapılması
Hasta 18 günlük (yenidoğan) ve ateşi 38,8C38,8^\circ C. Bu yaş grubunda ateş, ciddi bakteriyel enfeksiyon (CBE) açısından en yüksek risk grubundadır.
Yenidoğanlar immünolojik olarak yetersizdir ve enfeksiyonlar hızla jeneralize olabilir.
2
Tam sepsis işleminin (Full Sepsis Work-up) planlanması
Kan kültürü, idrar kültürü (kateter veya suprapubik) ve beyin omurilik sıvısı (BOS) kültürü alınmalıdır.
Yenidoğan sepsisi olan bebeklerin %25-30'unda eş zamanlı menenjit görülebilir.
3
Ampirik antibiyotik seçimi
Ampisilin (Listeria monocytogenes ve Grup B Streptokok için) + Sefotaksim (Gram negatifler ve menenjit penetrasyonu için) seçilmelidir.
Yenidoğanda Seftriakson kullanımı kernikterus riski nedeniyle kontrendikedir.

Key Concept

Yenidoğan Sepsisi ve Menenjit Yönetimi

Hints

1
Yenidoğanlarda (<28<28 gün) ateş her zaman ciddi bir durumdur ve 'odak saptanamayan ateş' protokolleri bu yaş grubunda çok katıdır.
2
Ampirik tedavide hem Gram pozitif (Listeria gibi) hem de Gram negatif (E. coli gibi) etkenler hedeflenmelidir.
3
Yenidoğan döneminde bilirubini albüminden ayıran bir üçüncü kuşak sefalosporinden kaçınmalısınız.

Practice More

296029-60 gün ve 619061-90 gün arası bebeklerde Rochester, Philadelphia ve Boston kriterlerinin kullanımını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 208Question

14 yaşındaki bir erkek hasta, 10 yıldır bilinen HBsAg pozitifliği nedeniyle takip edilmektedir. Rutin kontrollerine düzenli gelmeyen hasta, son 1 haftadır gelişen halsizlik, bulantı, kusma ve gözlerde sararma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede skleralar ikterik, karaciğer kosta yayını 4 cm geçiyor ve hassas olarak değerlendiriliyor. Laboratuvar tetkiklerinde;

* AST: 1250 U/L
* ALT: 1480 U/L
* Total Bilirubin: 9.2 mg/dL
* HBsAg: Pozitif (+)
* Anti-HBc IgM: Negatif (-)
* Anti-HBc IgG: Pozitif (+)
* Anti-HDV IgM: Pozitif (+)
* HBV DNA: < 2000 IU/mL

olarak saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablo ve prognoz ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hepatit D süperenfeksiyonudur ve kronikleşme ile siroza ilerleme riski koinfeksiyona göre çok daha yüksektir.

Answer

Hepatit D süperenfeksiyonudur ve kronikleşme ile siroza ilerleme riski koinfeksiyona göre çok daha yüksektir.
Bu hasta kronik bir HBV taşıyıcısıdır (HBsAg pozitif, Anti-HBc IgM negatif). Üzerine eklenen akut karaciğer yetmezliği tablosu ve Anti-HDV IgM pozitifliği, 'Süperenfeksiyon' tanısını koydurur. Hepatit D süperenfeksiyonu, kronik hepatit B zemininde gerçekleştiği için karaciğer hasarı daha şiddetlidir; kronikleşme oranı çok yüksektir (%90) ve siroza ilerleme diğer viral hepatit türlerine göre daha hızlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hepatit B serolojisini yorumla
HBsAg (+) ve Anti-HBc IgM (-) olması, hastanın akut Hepatit B geçirmediğini, kronik bir zemini (taşıyıcılık veya kronik enfeksiyon) olduğunu gösterir.
Akut Hepatit B'de Anti-HBc IgM pozitif olmalıdır.
2
Hepatit D serolojisini ve klinik tabloyu değerlendir
Anti-HDV IgM (+) olması, akut bir Delta virüsü replikasyonunu gösterir.
Delta virüsü tek başına enfeksiyon yapamaz, HBV varlığına ihtiyaç duyar.
3
Koinfeksiyon ve Süperenfeksiyon ayrımını yap
Zaten HBsAg pozitif (kronik) olan bir kişiye sonradan Delta virüsü bulaşması 'Süperenfeksiyon' olarak tanımlanır.
Koinfeksiyonda hem HBV hem HDV aynı anda akut olarak alınır (Her ikisinin de IgM antikorları pozitif olur).
4
Prognozu belirle
Süperenfeksiyonlar %80-90 oranında kronikleşir ve siroza gidiş hızı, sadece HBV enfeksiyonuna veya koinfeksiyona göre çok daha yüksektir.
Koinfeksiyonlar (Akut B + Akut D) ise %95 oranında tam iyileşme ile sonuçlanır.

Key Concept

Hepatit D Süperenfeksiyonu vs Koinfeksiyonu Ayrımı

Alternative Method

Hastanın öyküsündeki '10 yıldır bilinen HBsAg pozitifliği' ifadesi doğrudan kronik zemini işaret eder. Bu bilgiyle Koinfeksiyon (eş zamanlı yeni bulaş) şıkları doğrudan elenebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 209Question

Annesinin kronik hepatit B hastası olduğu bilinen ve doğumda aşı ile hepatit B immünglobulin (HBIGHBIG) uygulaması yapılıp yapılmadığı net olmayan 1212 yaşında bir erkek çocuk, halsizlik ve bacaklarında döküntü şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bacaklarda simetrik, eritematöz, papüler döküntüler (GianottiCrostiGianotti-Crosti sendromu) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ALTALT düzeyi 450450 U/LU/L olarak bulunuyor.

Hastanın serolojik tetkik sonuçları şöyledir:

Serolojik BelirteçSonuç
HBsAgHBsAg()(-)
AntiHBsAnti-HBs()(-)
AntiHBcAnti-HBc IgMIgM(+)(+)
AntiHBcAnti-HBc TotalTotal(+)(+)
HBeAgHBeAg()(-)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut hepatit B enfeksiyonu (Pencere dönemi)

Answer

Akut hepatit B enfeksiyonu (Pencere dönemi)
Akut hepatit B enfeksiyonu sırasında HBsAgHBsAg kaybolduktan sonra AntiHBsAnti-HBs henüz ortaya çıkmadan önce geçen süreye 'pencere dönemi' denir. Bu dönemde serolojik olarak saptanabilen tek belirteç AntiHBcAnti-HBc IgMIgM'dir. Ayrıca çocuklarda görülen GianottiCrostiGianotti-Crosti sendromu (papüler akrodermatit), sıklıkla akut hepatit B enfeksiyonu ile ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Serolojik belirteçlerin analizi
HBsAgHBsAg ()(-) ve AntiHBsAnti-HBs ()(-) saptandı.
Bu durum ya enfeksiyonun olmadığını ya da 'pencere dönemi'nde olunduğunu gösterir.
2
Çekirdek (core) antijen antikorlarının kontrolü
AntiHBcAnti-HBc IgMIgM (+)(+) olarak saptandı.
AntiHBcAnti-HBc IgMIgM, akut hepatit B enfeksiyonunun en özgül göstergesidir ve pencere döneminde pozitif olan tek belirteçtir.
3
Klinik bulgularla korelasyon
ALTALT yüksekliği ve GianottiCrostiGianotti-Crosti sendromu varlığı.
GianottiCrostiGianotti-Crosti sendromu (papüler akrodermatit), çocuklarda akut hepatit B enfeksiyonunun tipik bir ekstrahepatik manifestasyonudur.

Key Concept

Hepatit B serolojisinde 'pencere dönemi' ve çocuklarda görülen ekstrahepatik bulgular.

Alternative Method

Seroloji tablosuna bakarken önce HBsAg ve Anti-HBs çiftine bakıp (ikisi de negatif), sonra 'akut mu kronik mi' ayrımı için Anti-HBc IgM'e odaklanmak en hızlı yoldur.
Estimated Time:1m 30s
Question 210Question

44 yaşında bir erkek çocuk, 2424 saattir devam eden sağ kulak ağrısı ve hafif ateş şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 38.1C38.1^\circ C saptanıyor. Otoskopik bakıda sağ timpan membranın orta derecede kabarık (bombeli) ve hiperemik olduğu, hareketliliğinin azaldığı gözleniyor; kulak akıntısı saptanmıyor. Sol kulak bulguları normal sınırlardadır. Genel durumu iyi olan ve şiddetli ağrısı olmayan bu hasta için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sadece analjezik verilerek 487248-72 saat klinik izlem

Answer

Dört yaşındaki bu hastada, tek taraflı, hafif seyirli (ateş <39C< 39^\circ C ve şiddetli ağrı yok) Akut Otitis Media saptandığı için en uygun yaklaşım sadece ağrı kontrolü ile 48-72 saat klinik izlemdir.
Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) klavuzlarına göre, 2 yaşından büyük çocuklarda eğer semptomlar şiddetli değilse (39C39^\circ C altı ateş, şiddetli olmayan kulak ağrısı) ve hastalık tek taraflıysa, aile ile paylaşımlı karar verilerek 48-72 saat antibiyotik başlamadan izlem yapılabilir. Bu hastada genel durumun iyi olması ve kriterlerin uyması nedeniyle analjezik eşliğinde izlem en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik şiddetini değerlendirin.
Hasta 4 yaşında (>2> 2 yaş) ve semptomlar hafif (38.1C38.1^\circ C ateş, akıntı yok).
AOM yönetiminde yaş ve şiddet kriterleri tedavi kararını belirler.
2
Enfeksiyonun tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı olduğunu kontrol edin.
Enfeksiyon tek taraflıdır (unilateral).
2 yaş altı çocuklarda bilateral olması durumunda mutlaka antibiyotik gerekirken, 2 yaş üstünde hafif vakalarda izlem yapılabilir.
3
Güncel klavuzlara (AAP) göre tedavi stratejisini seçin.
Gözlem ve 48-72 saat sonra tekrar değerlendirme.
Gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmak için hafif seyirli seçilmiş vakalarda izlem önerilir.

Key Concept

Akut Otitis Media (AOM) yönetiminde 'İzle ve Bekle' (Watchful Waiting) stratejisi endikasyonları.
Estimated Time:1m 15s
Question 211Question

Kış aylarında *İnfluenza A* enfeksiyonu tanısıyla evde izlenen ve semptomları gerilemeye başlayan yedi yaşındaki bir kız hasta, ateşsiz geçen iki günün ardından aniden başlayan 40C40^{\circ}C ateş, üşüme, titreme ve ciddi solunum sıkıntısı tablosuyla acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde toksik görünümlü olduğu, sağ akciğer alt zonda solunum seslerinin azaldığı saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğerde pnömotoseller (ince duvarlı hava kistleri) ve plevral efüzyon izleniyor.

Bu hastada klinik tablodan sorumlu olma ihtimali en yüksek olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Staphylococcus aureus*

Answer

Hastanın klinik tablosundan sorumlu en olası etken Staphylococcus aureus'tur.
Viral solunum yolu enfeksiyonları (özellikle influenza) sonrasında gelişen sekonder bakteriyel pnömonilerde genel olarak en sık izlenen etken *Streptococcus pneumoniae* olsa da, soruda tarif edilen spesifik klinik tablo *Staphylococcus aureus*'u işaret etmektedir. Hastanın klinik durumunun aniden ve dramatik şekilde kötüleşmesi, toksik görünüm ve özellikle radyolojide pnömotosel (ince duvarlı kistik hava boşlukları) ile plevral efüzyonun/ampiyemin bir arada görülmesi klasik olarak *Staphylococcus aureus* pnömonisi için tipiktir. Bu bakteri, ürettiği enzimler ve toksinler (örn. Panton-Valentine lökosidin) aracılığıyla akciğer dokusunda hızla nekroz yaratarak hava yolu ile bronşiyol arasında çek-valf mekanizması oluşturur ve karakterize pnömotosellerin gelişmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın anamnezindeki tetikleyici faktör ve hastalığın seyri analiz edilir.
İnfluenza A enfeksiyonunu takiben geçici bir iyileşme sonrasında aniden ortaya çıkan yüksek ateş ve toksik tablo izlenmektedir.
Viral enfeksiyonlar (özellikle influenza), solunum yolu epitelinde hasar yaratarak sekonder bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlar. Ani kötüleşme sekonder enfeksiyonu gösterir.
2
Radyolojik bulgular değerlendirilerek etkenin patojenik özellikleri belirlenir.
Akciğer grafisinde pnömotosel (ince duvarlı hava kistleri) ve plevral efüzyon saptanmıştır.
Pnömotosel oluşumu, belirli bakterilerin ürettiği toksinlere bağlı akciğer parankim nekrozunun karakteristik bir bulgusudur.
3
Klinik öykü (post-viral) ile patognomonik radyolojik bulgu (pnömotosel) eşleştirilir.
Tablonun *Staphylococcus aureus*'a bağlı nekrotizan pnömoni olduğu sonucuna varılır.
Sekonder pnömonilerde genel olarak en sık etken pnömokok olsa da, bu kadar hızlı ilerleyen, toksik seyirli ve pnömotosel ile karakterize tablo klasik olarak *S. aureus* enfeksiyonunu işaret eder.

Key Concept

İnfluenza enfeksiyonu sonrası gelişen sekonder bakteriyel pnömonilerde, pnömotosel ve ampiyem ile seyreden hızlı ilerleyici nekrotizan tablonun en tipik etkeni Staphylococcus aureus'tur.

Hints

1
İnfluenza enfeksiyonunu takiben ateşin tekrar yükselmesi ve solunum sıkıntısının artması sekonder bakteriyel pnömoniyi düşündürür.
2
Akciğer grafisinde tarif edilen 'pnömotosel' bulgusu, akciğer parankiminde toksin aracılı nekroz oluşturan belirli bir bakterinin ayırt edici özelliğidir.
3
Post-viral dönemde, özellikle plevral efüzyon ve ince duvarlı kistlerle (pnömotosel) karakterize, hızla ilerleyen nekrotizan pnömoniden Gram pozitif, üzüm salkımı şeklinde dizilen koklar sorumludur.

Practice More

Staphylococcus aureus'un ürettiği ve nekrotizan pnömoniden sorumlu olan temel toksinleri (Panton-Valentine lökosidin vb.) ve etki mekanizmalarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 212Question

66 yaşında bir çocuk; yaklaşık 1010 gündür devam eden karın şişkinliği, aşırı gaz ve kötü kokulu, yağlı, su yüzeyinde yüzen dışkılama şikayetleriyle getiriliyor. Ateşi olmayan ve dışkısında kan saptanmayan çocuğun kreşindeki diğer arkadaşları arasında da benzer şikayetler olduğu öğreniliyor. Bu çocukta en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Giardia lamblia*

Answer

Subakut seyirli, yağlı dışkılama (steatore) ve gaz şikayetleri olan çocukta en olası etken *Giardia lamblia*'dır.
Doğru yanıt olan *Giardia lamblia*; ince bağırsak mukozasına yapışarak yüzey alanını azaltması ve safra asitlerinin fonksiyonunu bozması nedeniyle tipik olarak steatore (yağlı dışkılama), karın şişkinliği ve aşırı gaza yol açar. Kreş gibi kalabalık ortamlarda fekal-oral yolla kolayca yayılır ve genellikle ateşsiz, subakut bir klinik tablo sergiler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Hastanın 1010 gündür devam eden (subakut) şikayetleri ve kreş teması olduğu belirlendi.
Süre ve sosyal ortam etken belirlemede kritiktir.
2
Dışkı özelliklerinin analizi
Dışkının yağlı, kötü kokulu ve su yüzeyinde yüzmesi steatoreyi; kan ve ateşin olmaması ise non-invaziv bir süreci işaret eder.
İnvaziv ve non-invaziv ishal ayrımı ayırıcı tanı için temeldir.
3
Etken ile eşleştirme
Steatore, şişkinlik ve kreş salgınları ile en uyumlu patojen *Giardia lamblia* olarak saptandı.
Klinik bulgular spesifik bir patojene işaret etmektedir.

Key Concept

Giardiyazis; kreşlerde sık görülen, duodenal mukoza hasarı ve safra tuzları ile etkileşim sonucu yağ malabsorbsiyonuna (steatore) neden olan bir protozoon enfeksiyonudur.

Practice More

Giardiyazis tanısında altın standart yöntemleri ve tedavi seçeneklerini (metronidazol vb.) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 213Question

55 aylık bir bebek, annesine yayma pozitif akciğer tüberkülozu tanısı konulması üzerine değerlendirilmek üzere çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniğine getiriliyor. Bebeğin özgeçmişinden 22. ayda BCGBCG aşısının yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesi ve büyüme-gelişimi tamamen doğal olan bebeğin akciğer grafisi normal sınırlarda saptanıyor. Yapılan tüberkülin cilt testi (TCT/PPDTCT/PPD) sonucu 3 mm3\ mm olarak ölçülüyor. Bu bebek için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzoniyazid (5 mg/kg/gu¨n5\ mg/kg/g\ddot{u}n) profilaksisi başlanır; 33 ay sonra PCTPCT tekrarlanır, negatif kalırsa profilaksi kesilir.

Answer

İzoniyazid profilaksisi başlanması ve 3 ay sonra testin tekrarlanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım İzoniyazid profilaksisi başlanmasıdır. Tüberküloz rehberlerine göre, yayma pozitif bir vaka ile temas eden 5 yaş altı çocuklarda başlangıç TCT sonucu negatif olsa bile, enfeksiyonun kuluçka döneminde (pencere dönemi) olunabileceği varsayılarak hemen profilaksiye başlanır. 3 ay sonra yapılan kontrolde TCT negatif kalmaya devam ederse profilaksi sonlandırılır; ancak pozitifleşirse latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi olarak süre tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Risk değerlendirmesi yap
Bebek, yayma pozitif bir vaka ile ev içi temasa sahip olduğu için yüksek risk grubundadır.
Yayma pozitif vakalar en bulaştırıcı kaynaktır ve 5 yaş altı çocuklar ciddi tüberküloz formları (miliyer, menenjit) açısından risklidir.
2
Mevcut klinik ve radyolojik verileri incele
Semptom yok, grafi normal, PPD 3 mm3\ mm (negatif).
Aktif hastalık bulgusu olmadığı için tedavi değil, profilaksi planlanmalıdır.
3
Pencere dönemi (Window period) kavramını uygula
İzoniyazid başlanır ve 3 ay sonra PPD testi tekrarlanır.
Tüberküloza karşı hücresel immünitenin gelişmesi 6-12 hafta sürebilir; bu süre zarfında testin negatif olması enfeksiyonu dışlamaz.
4
İzlem planını belirle
3 ay sonra PPD negatifse (< 5 mm) profilaksi kesilir; pozitifse (>= 5 mm) 6 aya tamamlanır.
Testin negatif kalması bulaş olmadığını, pozitifleşmesi ise latent enfeksiyon geliştiğini gösterir.

Key Concept

Tüberküloz temaslısı 5 yaş altı çocuklarda 'Pencere Dönemi Profilaksisi' protokolü.

Practice More

Latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi ile aktif hastalık tedavisi arasındaki ilaç sayısı ve süre farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 214Question

1717 yaşındaki erkek hasta, yaklaşık 1010 gün önce başlayan şiddetli boğaz ağrısı ve yüksek ateş şikayetlerinin ardından klinik olarak bir iyileşme dönemi geçirmiştir. Ancak son 4848 saat içinde sol boyun bölgesinde dayanılmaz ağrı, 40C40^\circ C’ye varan titremeyle yükselen ateş ve öksürük ile acil servise başvurur. Fizik muayenesinde sol tonsiller bölgede hafif ödem, sol sternokleidomastoid kası trasesi boyunca belirgin hassasiyet, dolgunluk ve endürasyon saptanmaktadır. Akciğer grafisinde her iki hemitoraksta periferik yerleşimli, bazıları kaviteleşmiş multipl nodüler infiltratlar izlenmektedir. Bu klinik tabloda en olası tanı ve beklenen en sık etken mikroorganizma aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Lemierre sendromu - Fusobacterium necrophorum

Answer

En olası tanı Lemierre sendromu olup, en sık izole edilen etken Fusobacterium necrophorum'dur.
Bu vaka, geçirilmiş bir orofaringeal enfeksiyonun ardından internal juguler venin septik tromboflebiti ve buna bağlı uzak organ (akciğer) metastatik enfeksiyonları ile seyreden Lemierre sendromunu tanımlamaktadır. Sternokleidomastoid kası boyunca hissedilen sertlik venöz tromboza işaret eder. En yaygın patojen zorunlu anaerob bir gram-negatif çomak olan Fusobacterium necrophorum'dur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin analiz edilmesi
Hastanın farenjit sonrası (iyileşme evresinden sonra) aniden sistemik toksik bulgularla kötüleştiği saptandı.
Lemierre sendromu, orofaringeal bir enfeksiyonu takip eden 'sessiz dönem' sonrası gelişen bir tablodur.
2
Lokalizasyonun belirlenmesi
Sternokleidomastoid kası boyunca hassasiyet ve endürasyon internal juguler venin tutulduğunu gösterdi.
Internal juguler venin septik tromboflebiti bu sendromun temel patolojik özelliğidir.
3
Uzak organ tutulumunun değerlendirilmesi
Akciğer grafisindeki multipl kaviteli nodüllerin septik pulmoner emboli olduğu anlaşıldı.
Tromboflebitten kopan enfekte parçalar sağ kalbe ve oradan akciğerlere giderek septik embolilere neden olur.
4
Etken-Tanı eşleşmesinin yapılması
Bulgular Lemierre sendromunu ve en sık etkeni olan anaerob Fusobacterium necrophorum'u işaret etti.
Vakaların büyük çoğunluğunda bu spesifik anaerob patojen izole edilir.

Key Concept

Lemierre sendromu (Post-anjinal sepsis)

Alternative Method

Hastanın yaşına ve farenjit öyküsüne odaklanarak, boyun ağrısı + septik emboli kombinasyonunun pediatrik ve adölesan yaş grubundaki tek spesifik klinik karşılığının Lemierre sendromu olduğunu hatırlamak çözümü hızlandırır.
Estimated Time:2m 0s
Question 215Question

İki ay önce İdyopatik Trombositopenik Purpura (İTP) tanısıyla 22 g/kgg/kg dozunda İntravenöz İmmünglobulin (İVİG) tedavisi alan 99 aylık bir çocuk, hafif ateş ve vücudunda döküntü şikayetiyle getiriliyor. Öyküsünden, yaklaşık 2020 gün önce komşusunun çocuğunun kızamık geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; ateşi 37.9C37.9^\circ C ölçülüyor, genel durumu iyi, konjonktivaları doğal ve Koplik lekesi izlenmiyor. Gövdesinde ve ekstremitelerinde yer yer pembe renkli, birleşme eğilimi göstermeyen makülopapüler döküntüler saptanıyor. Bu çocukta gelişen klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Modifiye kızamık

Answer

Daha önce pasif antikor almış çocukta görülen hafif seyirli ve uzun inkübasyonlu tablo 'Modifiye Kızamık'tır.
Modifiye kızamık, tam bağışıklığı olmayan ancak transplasental veya eksojen (İVİG gibi) yolla pasif antikor almış çocuklarda görülür. Bu hastalarda inkübasyon süresi 2121 güne kadar uzayabilir, prodromal belirtiler (öksürük, nezle, konjonktivit) hafif geçer veya hiç görülmez, Koplik lekeleri genellikle saptanmaz ve döküntüler daha az sayıdadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın geçmiş tıbbi öyküsünü analiz et.
Hastanın 22 ay önce yüksek doz (22 g/kgg/kg) İVİG aldığı saptandı.
İVİG, vücutta 33 ila 1111 ay boyunca kalabilen pasif kızamık antikorları sağlar.
2
İnkübasyon süresini ve temas öyküsünü değerlendir.
Temastan 2020 gün sonra belirtiler başlamış (Normal kızamıkta 1010-1212 gün).
Pasif antikorlar viral replikasyonu yavaşlatarak inkübasyon süresini 2121 güne kadar uzatabilir.
3
Klinik bulguları klasik döküntülü hastalıklarla karşılaştır.
Ateş hafif, Koplik lekesi yok, konjonktivit yok, döküntüler seyrek.
Pasif bağışıklık, hastalığın şiddetini azaltarak 'modifiye' bir klinik tablo oluşturur.

Key Concept

Modifiye kızamık, pasif antikorların etkisiyle kızamığın atipik ve hafif seyretmesidir.

Alternative Method

Vakadaki 'İVİG' ve 'Kızamık Teması' anahtar kelimelerini birleştirerek doğrudan modifiye tabloya yönelmek mümkündür.
Estimated Time:2m 30s
Question 216Question

1414 aylık bir erkek çocuk; 33 gündür devam eden yüksek ateş, karın ağrısı ve günde 1010 kez tekrarlayan kanlı-mukuslu ishal şikayetleriyle getiriliyor. Özgeçmişinde 33 ay önce rotavirüs aşısının ilk dozunu takiben "invajinasyon" geliştiği ve cerrahi olarak tedavi edildiği, bu nedenle aşılamanın sürdürülmediği öğreniliyor. Ailenin 11 hafta önce bir tatlı su gölü kenarında kamp yaptığı bilgisi alınıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 18,500/mm318,500/mm^3 saptanıyor. Dışkı kültüründe "alkalen peptone water" besiyerinde üreyen, Gram negatif basil yapısında, oksidaz pozitif ve serolojik olarak Shigella antiseraları ile aglütinasyon gösteren bir etken izole ediliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Plesiomonas shigelloides

Answer

Plesiomonas shigelloides
Plesiomonas shigelloides, özellikle tatlı su balıkları ve deniz ürünleri ile bulaşan, çocuklarda kanlı ishale yol açabilen bir etkendir. En önemli ayırt edici özelliği, klinik olarak Shigella'yı taklit etmesine ve serolojik olarak Shigella antiseraları ile aglütine olmasına rağmen, biyokimyasal olarak oksidaz pozitif olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Dizanteri tablosu (kanlı-mukuslu ishal, ateş, karın ağrısı)
Hastanın semptomları inflamatuar bir bağırsak enfeksiyonuna işaret etmektedir.
2
Epidemiyolojik ipuçlarının analizi
Tatlı su maruziyeti (göl kenarı kampı)
Plesiomonas ve Aeromonas gibi patojenler tatlı su kaynaklarında bulunur.
3
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Oksidaz pozitifliği ve Shigella serolojik çapraz reaksiyonu
Bu iki bulgunun bir arada olması, Shigella'yı (oksidaz negatif) dışlar ve Plesiomonas shigelloides için patognomoniktir.

Key Concept

Plesiomonas shigelloides, tatlı su ve deniz ürünleri maruziyeti sonrası dizanteriye neden olan, oksidaz pozitif ve Shigella antiseraları (özellikle Grup D) ile çapraz reaksiyon veren Gram negatif bir basildir.
Question 217Question

33 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan 39.2C39.2^\circ C ateş, boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde yumuşak damak, uvula ve tonsil pillerleri üzerinde 121-2 mm çapında veziküller ve küçük ülserleşmiş lezyonlar saptanıyor. Diş etleri, dilin anterior kısmı ve bukkal mukoza doğal görünümdedir. Fizik muayenede döküntü veya lenfadenopati eşlik etmediği görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Koksaki A virüsü

Answer

Koksaki A virüsü
Koksaki A virüsü, çocuklarda 'Herpanjina' olarak bilinen klinik tabloya yol açar. Bu tablo, ani başlayan ateş ve orofarenksin arka kısmında (yumuşak damak, tonsil sütunları, uvula) saptanan küçük veziküller ve ülserlerle karakterizedir. Vaka tanımında lezyonların posterior yerleşimi ve anterior mukozanın (diş etleri, dil önü) korunmuş olması bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Lezyonların yerleşim yerini analiz et.
Lezyonlar ağızın arka kısmında (yumuşak damak, uvula, tonsil pillerleri) yerleşmiştir.
Herpanjina ile herpetik gingivostomatit ayrımında en önemli kriter lezyonların yerleşimidir.
2
Eşlik eden semptomları ve klinik seyri değerlendir.
Ani başlayan yüksek ateş, boğaz ağrısı ve döküntüsüz seyir mevcuttur.
Herpanjina tipik olarak döküntüsüz seyrederken, El-Ayak-Ağız hastalığında (yine Koksaki virüsleri) ekstremitelerde döküntü beklenir.
3
En olası viral etkeni belirle.
Arka orofarenks tutulumu ve veziküler karakter Koksaki A virüsü (Herpanjina) ile uyumludur.
Posterior yerleşimli veziküller için spesifik tanıdır.

Key Concept

Herpanjina ve herpetik gingivostomatit ayrımında lezyonların anatomik yerleşimi (posterior vs anterior) belirleyicidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 218Question

1616 yaşında bir erkek hasta; ateş, boğaz ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvurmuştur. Yapılan fizik muayenede; eksudatif tonsillit, yaygın servikal lenfadenopati ve splenomegali saptanmıştır. Bakteriyel tonsillit ön tanısıyla hastaya amoksisilin tedavisi başlanmıştır. Tedavinin dördüncü gününde gövdeden başlayarak tüm vücuda yayılan, kaşıntılı ve makülopapüler karakterde bir döküntü gelişmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası viral etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Epstein-Barr virüsü (EBV)

Answer

Epstein-Barr virüsü (EBV)
Hastalarda ateş, eksudatif tonsillit ve splenomegali varlığı öncelikle Epstein-Barr virüsü (EBV) enfeksiyonunu düşündürür. EBV enfeksiyonu sırasında aminopenisilin grubu antibiyotiklerin (amoksisilin, ampisilin) kullanımı, immün aracılı olduğu düşünülen karakteristik, kaşıntılı ve makülopapüler bir döküntüye yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Adolescan yaş grubunda ateş, eksudatif tonsillit, lenfadenopati ve splenomegali varlığı Enfeksiyöz Mononükleoz (EBV) tablosunu düşündürür.
Bu semptom kompleksi EBV enfeksiyonunun klasik triadına (ateş, tonsillofarenjit, LAP) ek olarak splenomegaliyi içerir.
2
İlaç ve döküntü ilişkisini değerlendir
Amoksisilin kullanımı sonrası gelişen yaygın makülopapüler döküntü saptandı.
EBV enfeksiyonu olan hastalara amoksisilin veya ampisilin verildiğinde %90'ın üzerinde bir oranda bu tip bir döküntü geliştiği bilinmektedir.
3
Ayırıcı tanı yap
Diğer döküntülü hastalıklar (Kızamık, Kızamıkçık vb.) klinik seyir ve eşlik eden bulgular nedeniyle dışlanır.
Diğer viral döküntülü hastalıklar aminopenisilin kullanımıyla tetiklenen bu tipik tabloyu açıklamaz.

Key Concept

Enfeksiyöz mononükleoz (EBV) seyrinde aminopenisilin kullanımı sonrası gelişen karakteristik döküntü.
Estimated Time:1m 15s
Question 219Question

Polikliniğe bir haftadır süren baş ağrısı, halsizlik ve inatçı kuru öksürük yakınmalarıyla getirilen on bir yaşındaki kız hastanın fizik muayenesinde akciğer alt zonlarında ince raller işitiliyor. Çekilen akciğer grafisinde bilateral yama tarzı interstisyel infiltrasyonlar görülüyor. Yatışının ikinci gününde hastanın dudaklarında kanamalı kabuklanmalar, oral mukozasında aftöz ülserler ve el sırtlarında hedef tahtası (targetoid) benzeri eritematöz lezyonlar belirdiği fark ediliyor.

Bu hastadaki solunum yolu enfeksiyonu ve eşlik eden cilt-mukoza bulgularından sorumlu olma ihtimali en yüksek olan patojen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mycoplasma pneumoniae

Answer

Mycoplasma pneumoniae
Bu soruda sunulan vaka, okul çağındaki çocuklarda ve adolesanlarda atipik pnömoninin en sık etkeni olan Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonunu tarif etmektedir. Hastanın yavaş başlayan baş ağrısı, inatçı kuru öksürük ve akciğer grafisinde izlenen interstisyel infiltrasyonları atipik pnömoni ile tam uyumludur. M. pneumoniae enfeksiyonlarının önemli bir bölümünde ekstrapulmoner bulgular gelişir. Bunlar arasında tanıda özellikle çok yol gösterici olanı, şiddetli oral mukozal tutulum ve ekstremitelerde hedef tahtası lezyonlarla karakterize olan 'Mycoplasma ilişkili döküntü ve mukozit' (MIRM) veya diğer bilinen adıyla Eritema Multiforme tablosudur. Akciğer enfeksiyonu zemininde bu spesifik dermatolojik bulguların ortaya çıkması tanıyı Mycoplasma pneumoniae lehine kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın solunum yolu enfeksiyonunun tipini (lober mi, atipik mi) belirle
Okul çağındaki çocukta sinsi başlangıçlı baş ağrısı, kuru öksürük ve interstisyel infiltrasyon tablosu atipik pnömoniyi güçlü şekilde düşündürür.
Tipik (lober) ve atipik (interstisyel) ayrımı, etken mikroorganizma havuzunu önemli ölçüde daraltır.
2
Ekstrapulmoner cilt ve mukoza bulgularını tanımla
Dudaklarda kanamalı kabuklanma, oral ülserler ve hedef tahtası tarzı lezyonlar Eritema Multiforme kliniğidir.
Atipik pnömoni yapan patojenler sıklıkla kendilerine has ekstrapulmoner komplikasyonlar gösterir.
3
Pnömoni kliniği ile dermatolojik bulguları (Eritema Multiforme) eşleştir
Atipik pnömoni tablosu sonrasında Eritema Multiforme veya MIRM (Mycoplasma-induced rash and mucositis) geliştiren en olası patojen Mycoplasma pneumoniae'dir.
Klinik tablonun tüm komponentlerini açıklayan tek bir sistemik etken bulunmalıdır.

Key Concept

Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonlarında solunum sistemi semptomlarına eşlik eden mukozit ve hedef tahtası lezyonların (Eritema Multiforme / MIRM) tanınması

Hints

1
Önce hastadaki solunum sistemi kliniğinin tipik (lober) mi yoksa atipik mi (interstisyel) olduğunu düşünün.
2
Okul çağı çocuklarında atipik pnömoninin en sık nedenini hatırlayın.
3
Hedef tahtası tarzında cilt lezyonları ve eşlik eden şiddetli mukozit (MIRM kliniği), bu atipik pnömoni etkeninin en karakteristik ekstrapulmoner komplikasyonlarındandır.

Practice More

Mycoplasma pneumoniae'nin diğer ekstrapulmoner komplikasyonlarını (özellikle soğuk aglütininlere bağlı hemolitik anemi ve nörolojik tutulumlar) gözden geçirin.

Alternative Method

Vakaya dermatolojik açıdan da yaklaşabilirsiniz: Hedef tahtası lezyonlar Eritema Multiforme tanısı koydurur. Çocukluk çağında belirgin akciğer enfeksiyonu (atipik pnömoni) ve Eritema Multiforme birlikteliği eşittir Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonudur.
Estimated Time:1m 15s
Question 220Question

Altı yaşında bir kız çocuk; yaklaşık bir haftadır devam eden göz kapaklarında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde asit ve yaygın pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemeleri aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
İdrar proteini4+4+ (4.54.5 mg/m2/saatmg/m^2/saat)
Serum albümin2.12.1 g/dLg/dL
Total kolesterol320320 mg/dLmg/dL
ALTALT1818 U/LU/L (Normal: <30<30)
HBsAgHBsAgPozitif (+)
HBeAgHBeAgPozitif (+)
AntiHBcAnti-HBc IgGIgGPozitif (+)
HBVHBV DNADNA2×1082 \times 10^8 IU/mLIU/mL

Yapılan böbrek biyopsisinde "membranöz nefropati" tanısı kesinleşen bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Membranöz nefropati patogenezinde rol oynayan temel viral antijen HBeAgHBeAg'dir.

Answer

Membranöz nefropati patogenezinden sorumlu olan temel viral antijen HBeAg'dir.
Çocuklarda Hepatit B enfeksiyonunun en sık görülen böbrek komplikasyonu membranöz nefropatidir. Patogenezde, HBeAg'nin düşük molekül ağırlığı sayesinde glomerüler filtrasyon bariyerini aşarak podositlerin altında (subepitelyal) birikmesi ve burada immün kompleksler oluşturması temel rolü oynar. HBsAg ise daha büyük bir partikül olduğu için genellikle kapiller lümen veya endotel altında birikerek daha çok membranoproliferatif glomerülonefrit veya PAN benzeri tablolara yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sendromun belirlenmesi
Yaygın ödem, masif proteinüri ve hipoalbüminemi varlığı hastada Nefrotik Sendrom olduğunu gösterir.
Tedavi ve ayırıcı tanı için temel klinik tablonun tanımlanması gerekir.
2
Viral serolojinin yorumlanması
HBsAg (+), HBeAg (+), Anti-HBc IgG (+) ve yüksek HBV DNA ile birlikte normal ALT düzeyi, çocuklarda sık görülen 'İmmün Tolerant Kronik Hepatit B' evresini işaret eder.
Böbrek patolojisi ile viral enfeksiyon arasındaki ilişkiyi kurmak için evreleme önemlidir.
3
Patolojik tanı ile etiyolojinin birleştirilmesi
Böbrek biyopsisindeki membranöz nefropati (MN) bulgusu, çocuklarda HBV enfeksiyonunun en sık görülen renal komplikasyonudur.
HBV-MN birlikteliği pediatrik popülasyonda klasik bir ekstrarepatik bulgudur.
4
İmmünopatogenetik mekanizmanın analizi
HBeAg molekülü, HBsAg'ye göre çok daha küçük ve nötr yüklüdür; bu sayede glomerül bazal membranını (GBM) geçerek subepitelyal bölgede in situ immün kompleksler oluşturur.
Hepatit B ve renal tutulum arasındaki spesifik moleküler mekanizmayı açıklamak için gereklidir.

Key Concept

Hepatit B ile ilişkili membranöz nefropatide subepitelyal immün kompleks oluşumundan sorumlu temel antijen HBeAg'dir.

Practice More

Hepatit B ile ilişkili Polyarteritis Nodosa (PAN) patogenezindeki temel immün kompleks yapısını ve tutulan damar çapını gözden geçiriniz.
Estimated Time:2m 30s
PreviousPage 11 / 15Next
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin