Kardiyoloji

409 questions

Question 361Question

65 yaşında erkek hasta, sol ön inen arter (LAD) tıkanıklığına bağlı anterior miyokard enfarktüsü (MI) nedeniyle yatışının 4. gününde, batıcı karakterde ve sol omuza yayılan yeni bir göğüs ağrısı tanımlıyor. Ağrı sırtüstü yatmakla artıp öne eğilmekle hafiflemektedir. Fizik muayenede mezokardiyak odakta perikardiyal frotman saptanıyor. EKG’de V2V6V_2-V_6, DID_I, DIID_{II} ve aVLaVL derivasyonlarında konkav ST segment yükselmesi ile birlikte DIID_{II}'de PR segment depresyonu ve aVRaVR'de PR segment elevasyonu izleniyor. Bu hastanın yönetimi ve olası komplikasyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Miyokardiyal skatrizasyonu bozmayan ve ventriküler rüptür riskini artırmayan yüksek doz aspirin ve kolşisin kombinasyonu tedavide ilk tercihtir.

Answer

Miyokardiyal skatrizasyonu bozmayan ve ventriküler rüptür riskini artırmayan yüksek doz aspirin ve kolşisin kombinasyonu tedavide ilk tercihtir.
Miyokard enfarktüsü sonrası gelişen erken perikarditte (epistenokardiyak), iyileşme sürecindeki miyokard dokusuna zarar vermeyen ve rüptür riskini artırmayan tek uygun anti-inflamatuar seçenek yüksek doz aspirindir. Kolşisin eklenmesi ise hem mevcut semptomların kontrolünü hızlandırır hem de nüksleri (Dressler sendromu riskini) azaltır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımlama
Hasta miyokard enfarktüsü sonrası 4. günde olup pozisyonel göğüs ağrısı ve frotman mevcuttur; bu tablo 'Epistenokardiyak Perikardit' (erken post-MI perikardit) ile uyumludur.
Zamanlama ve semptomların karakteri ayırıcı tanıda kritiktir.
2
EKG bulgularını yorumlama
Yaygın konkav ST yükselmesi ve özellikle DIID_{II}'de izlenen PR segment depresyonu perikarditin EKG hallmarkıdır.
Miyokard enfarktüsünde ST yükselmesi lokalizedir ve resiprokal çökmeler eşlik eder.
3
Farmakoterapi seçimi
Post-MI dönemde ibuprofen ve indometazin gibi NSAİİ'ler kontrendikedir; tedaviye yüksek doz aspirin (650650 mg, 6-8 saatte bir) başlanmalıdır.
Aspirin dışı NSAİİ'ler infarkt alanında kollajen sentezini bozarak skar oluşumunu engeller ve rüptür riskini artırır.
4
Hemodinamik komplikasyonların ayrımı
Olası bir tamponad durumunda Beck triadı (hipotansiyon, JVD, derinden gelen kalp sesleri) görülürken, venöz traselerde 'y' inişi siliktir; oysa konstriktif perikarditte 'y' inişi derindir.
Tamponadda diyastolik doluş tüm diyastol boyunca kısıtlanırken, konstriksiyonda kısıtlanma diyastolün orta ve geç fazındadır.

Key Concept

Post-MI perikardit yönetimi ve tamponad hemodinamiği
Question 362Question

26 yaşında erkek hasta, merdiven çıkarken gelişen bayılma hissi ve nefes darlığı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenar boyunca duyulan, sert karakterli sistolik bir ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Ekokardiyografisinde asimetrik septal hipertrofi (septum kalınlığı: 19 mm19\text{ mm}) ve sistol sırasında mitral kapağın ön yaprakçığının septuma doğru hareketi (SAM) izleniyor. Bu hastanın klinik yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sol ventrikül doluş süresini artırmak ve kontraktiliteyi azaltmak amacıyla beta blokerler tedavide ilk seçenek olarak tercih edilmelidir.

Answer

Sol ventrikül doluş süresini artırmak ve kontraktiliteyi azaltmak amacıyla beta blokerler tedavide ilk seçenek olarak tercih edilmelidir.
Hipertrofik kardiyomiyopati tedavisinde temel amaç, diyastolik doluş süresini uzatmak ve sol ventrikül çıkış yolundaki dinamik obstrüksiyonu azaltmaktır. Beta blokerler (veya tolere edilemezse verapamil/diltiazem gibi kalsiyum kanal blokerleri), negatif inotropik etkileriyle ejeksiyon hızını düşürür ve kalp hızını yavaşlatarak diyastolik doluşu artırır; bu sayede semptomları iyileştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Genç hastada eforla gelen senkop ve üfürüm, ekokardiyografideki asimetrik septal hipertrofi ve SAM bulgusu ile birleştiğinde 'Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati' (HOCM) tanısı konur.
Tanının doğru konulması, dinamik obstrüksiyonun mekanizmasını anlamak için şarttır.
2
Dinamik obstrüksiyonun fizyopatolojisini değerlendir.
Sol ventrikül hacmini azaltan durumlar (preload azalması) veya kontraktiliteyi artıran durumlar obstrüksiyonu artırır.
Tedavide nelerin yapılmaması gerektiğini (kontrendikasyonları) belirlemek için bu mekanizma esastır.
3
Tedavi seçeneklerini ve manevraların etkisini karşılaştır.
Beta blokerler doluş süresini artırarak obstrüksiyonu azaltırken; digoksin, nitratlar ve Valsalva manevrası obstrüksiyonu kötüleştirir.
En uygun farmakolojik ve klinik yaklaşımı seçmek için doğru karşılaştırma yapılmalıdır.

Key Concept

Hipertrofik kardiyomiyopatide dinamik obstrüksiyonu azaltan stratejiler (negatif inotroplar ve preload artışı) tedavinin temelini oluşturur.

Alternative Method

Üfürüm şiddetini ayırt etmek için pratik bir kural: Sol ventrikül hacmini AZALTAN her şey (Valsalva, ayağa kalkma, nitratlar) HKM üfürümünü ARTIRIR; hacmi ARTIRAN her şey (çömelme, pasif bacak kaldırma, el sıkma) HKM üfürümünü AZALTIR.
Estimated Time:1m 30s
Question 363Question

5454 yaşında kadın hasta, son bir haftadır devam eden enseden yayılan baş ağrısı ve halsizlik şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 164/102164/102 mmHg, nabız 5454/dakika ve düzenli saptanıyor. Çekilen elektrokardiyogramda (EKG) ritmin sinüzal olduğu, ancak PRPR mesafesinin 224224 ms (1. derece AV blok) olduğu izleniyor. Bu klinik tabloya göre, hastanın hipertansiyon tedavisinde kullanımı en az uygun olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Verapamil

Answer

Verapamil, negatif kronotrop ve dromotrop etkileri nedeniyle bradikardi ve AV blok varlığında kullanımı en az uygun olan seçenektir.
Verapamil, non-dihidropiridin grubu bir kalsiyum kanal blokörü olup hem SA nodun hızını azaltır (negatif kronotrop) hem de AV noddan geçişi yavaşlatır (negatif dromotrop). Hastada mevcut olan bradikardi (5454/dk) ve 1. derece AV blok (PR=224PR = 224 ms) varlığı, bu ilacın kullanımını klinik olarak en az uygun hale getiren durumdur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın bazal klinik verilerini analiz et.
Hastada Grade 2 hipertansiyon (164/102164/102 mmHg) ile birlikte bradikardi (5454/dk) ve 1. derece AV blok (PR>200PR > 200 ms) mevcuttur.
İlaç seçimi yapılırken hastanın ek patolojileri (bradikardi ve iletim bloğu) göz önünde bulundurulmalıdır.
2
Seçeneklerdeki ilaçların kalp hızı ve iletim sistemi üzerindeki etkilerini değerlendir.
ACE inhibitörleri, ARB'ler, tiyazid diüretikler ve dihidropiridin grubu kalsiyum kanal blokörleri iletimi baskılamazken; non-dihidropiridinler baskılar.
Verapamil, AV nodu deprese ederek PR mesafesini daha da uzatabilir ve nabız hızını tehlikeli seviyelere düşürebilir.
3
En uygunsuz seçeneği belirle.
Verapamil kullanımı bu hastada mutlak veya göreceli kontrendikedir.
Mevcut iletim kusuru ve bradikardiyi derinleştirme riski nedeniyle.

Key Concept

Non-dihidropiridin kalsiyum kanal blokörlerinin iletim sistemi üzerindeki etkileri ve kontrendikasyonları.

Practice More

Beta-blokerlerin ve Non-DHP kalsiyum kanal blokörlerinin kombine kullanımından neden kaçınılması gerektiğini araştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 364Question

6262 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile acil servise getiriliyor. Ağrı öne eğilmekle azalırken, sırtüstü yatmakla şiddetleniyor. Kan basıncı: 90/6090/60 mmHg, Nabız: 115/dk115/dk, solunum sayısı: 24/dk24/dk olarak ölçülüyor. Fizik muayenesinde kalp seslerinin derinden geldiği ve belirgin boyun venöz dolgunluğu olduğu saptanıyor. EKG'de tüm derivasyonlarda yaygın ST segment elevasyonu ve PR segment depresyonu izlendiğine göre, bu hastada öncelikli yapılması gereken işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekokardiyografi ile perikardiyal sıvı ve tamponad varlığının değerlendirilmesi

Answer

Hastanın klinik ve EKG bulguları ışığında acil ekokardiyografi ile perikardiyal sıvı ve tamponad varlığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Hastada saptanan hipotansiyon, venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri klasik Beck triadını oluşturur ve kardiyak tamponadı işaret eder. EKG'deki yaygın ST elevasyonu ve PR depresyonu altta yatan nedenin akut perikardit olduğunu destekler. Hemodinamisi bozulan bu hastada en öncelikli adım, perikardiyal efüzyonu ve tamponadın ciddiyetini gösterecek olan ekokardiyografidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Beck Triadı (Hipotansiyon, venöz dolgunluk, derinden gelen kalp sesleri) saptandı.
Bu üçlü bulgu kardiyak tamponad için yüksek özgüllüğe sahiptir.
2
EKG bulgularının analizi
Yaygın ST segment elevasyonu ve PR segment depresyonu izlendi.
Bu bulgular miyokard enfarktüsünden ziyade akut perikarditi doğrular.
3
Tanısal önceliğin belirlenmesi
Ekokardiyografi kararı verildi.
Tamponad şüphesi olan hemodinamik olarak anstabil hastada en hızlı ve kesin tanı yöntemi ekokardiyografidir.

Key Concept

Kardiyak tamponad tanısında Beck triadı ve ekokardiyografinin önemi.
Question 365Question

28 yaşında kadın hasta, aniden başlayan şiddetli çarpıntı, baş dönmesi ve fenalık hissi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/50mmHg80/50 mmHg, kalp hızı 210/dk210/dk olarak ölçülüyor. Çekilen EKG'sinde; düzensiz bir ritim (irregularly irregular), ventrikül hızı 190240/dk190-240/dk arasında değişen, değişken morfolojili geniş QRSQRS kompleksleri izleniyor. Bazı derivasyonlarda QRSQRS komplekslerinin başlangıcında yamaçlanma (delta dalgası benzeri görünüm) saptanıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize elektriksel kardiyoversiyon

Answer

Hipotansiyonu olan anstabil pre-eksite atriyal fibrilasyon hastasında senkronize elektriksel kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
Hastada saptanan düzensiz, değişken morfolojili geniş QRSQRS taşikardisi, WPW sendromu olan bir hastada gelişen atriyal fibrilasyonu (pre-eksite AF) tanımlar. Fizik muayenede saptanan hipotansiyon (80/50mmHg80/50 mmHg), hastanın hemodinamik olarak anstabil olduğunu gösterir. Tüm anstabil taşiaritmilerde (ventriküler fibrilasyon ve nabızsız VT hariç) ilk basamak tedavi senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.

Step-by-Step Solution

1
EKG Analizi
Düzensiz ritim, geniş QRS ve değişken morfoloji (delta dalgası) varlığı Wolff-Parkinson-White (WPW) zemininde gelişen atriyal fibrilasyonu (pre-eksite AF) gösterir.
Tanının doğru konulması, kontrendike olan ilaçlardan kaçınmak için kritiktir.
2
Hemodinamik Stabilite Değerlendirmesi
Kan basıncının 80/50mmHg80/50 mmHg olması hastanın anstabil olduğunu gösterir.
Anstabilite, medikal tedavi yerine elektriksel tedavinin önceliğini belirler.
3
Tedavi Seçimi
Senkronize elektriksel kardiyoversiyon uygulanır.
Anstabil taşiaritmilerde (sinüs taşikardisi hariç) altın standart acil elektriksel kardiyoversiyondur.

Key Concept

Pre-eksite Atriyal Fibrilasyon (WPW + AF) ve Anstabilite Yönetimi
Question 366Question

6161 yaşında erkek hasta, nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Bilinen iskemik kalp hastalığı öyküsü olan hastanın yapılan ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %28\%28 saptanıyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial ödem (++++), juguler venöz dolgunluk ve S3S3 galop ritmi mevcut. Laboratuvar incelemesinde kan üre azotu (BUNBUN) 6262 mg/dL, kreatinin 3,43,4 mg/dL, eGFReGFR 1818 mL/dk/1,73m21,73m^2 ve potasyum 5,65,6 mEq/L bulunuyor. Mevcut tedavisi furosemid ve karvedilol olan bu hastada, mortaliteyi azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi en uygun olan seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hidralazin ve İzosorbid dinitrat

Answer

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan ve standart tedavileri (ACEi, MRA, SGLT2i) ileri evre böbrek yetmezliği veya hiperkalemi nedeniyle tolere edemeyen hastalarda 'Hidralazin ve İzosorbid dinitrat' kombinasyonu mortaliteyi azaltmak için en uygun seçenektir.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEFHFrEF) tedavisinde temel amaç mortaliteyi azaltmaktır. Hastanın mevcut laboratuvar değerleri (eGFReGFR 1818 mL/dk ve potasyum 5,65,6 mEq/L), sağkalımı artırdığı bilinen ACEACE inhibitörleri, MRAMRA'lar ve başlangıç aşamasındaki SGLT2SGLT2 inhibitörleri için kontrendikasyon veya yüksek risk oluşturur. Bu gibi durumlarda, özellikle de Karvedilol gibi bir Beta bloker tedavisi altındaki hastalarda, Hidralazin ve İzosorbid dinitrat kombinasyonu mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar değerlendirmesi
Hastada %28\%28 EFEF, S3S3 galop ve ödem ile düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEFHFrEF) mevcuttur. ACC/AHAACC/AHA evre CC ve muhtemelen NYHANYHA sınıf IIIIII tablosundadır.
Hastanın mevcut durumunu ve tedavi gereksinimini belirlemek için klinik evreleme yapılmalıdır.
2
Kontrendikasyonların kontrolü
Potasyumun 5,65,6 mEq/L (>5,0> 5,0) ve eGFReGFR'nin 1818 mL/dk (<30< 30) olması saptanmıştır.
ACEACE inhibitörleri, MRAMRA ve SGLT2SGLT2 inhibitörleri için güvenli kullanım sınırları aşılmıştır.
3
Mortalite faydası sağlayan alternatifin seçilmesi
Hidralazin ve İzosorbid dinitrat kombinasyonu mortalite faydası sağlar.
Bu kombinasyon, standart nörohormonal antagonistleri kullanamayan hastalarda sağkalımı artıran bir tedavi basamağıdır.

Key Concept

HFrEF hastalarında ileri renal yetmezlik veya hiperkalemi varlığında mortalite faydası sağlayan alternatif farmakoterapi yaklaşımı.
Estimated Time:2m 0s
Question 367Question

3838 yaşında erkek hasta, 1010 gündür devam eden efor dispnesi ve çarpıntı şikayetlerine ek olarak son 22 günde gelişen ortopne ve bacaklarda şişlik nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede dispneik görülen hastanın kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabzı 110110/dakika ve aritmi saptanıyor. EKG’de sol dal bloğu ve non-sustained ventriküler taşikardi (NSVT) atakları izleniyor. Laboratuvar incelemesinde Troponin I düzeyi 1212 ng/mL (belirgin yüksek) bulunuyor. Ekokardiyografide sol ventrikül global hipokinetik, ejeksiyon fraksiyonu %22\%22 ve minimal perikardiyal efüzyon saptanıyor. Koroner anjiyografide koroner arterler normal olarak değerlendiriliyor. Kliniği hızla kötüleşen hastaya yapılan endomiyokardiyal biyopside; miyosit nekrozu ile birlikte lenfositler, plazma hücreleri ve çok çekirdekli dev hücrelerden oluşan yoğun inflamatuar infiltrasyon izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve klinik yönetim ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu klinik tabloya sıklıkla miyastenia gravis, timoma veya inflamatuar bağırsak hastalıkları eşlik edebilir.

Answer

Dev hücreli miyokardit (GCM), fulminan seyri ve ventriküler aritmilerle karakterize olup, miyastenia gravis veya timoma gibi otoimmün hastalıklarla sıklıkla ilişkilidir.
Dev hücreli miyokardit (GCM), nadir fakat ölümcül bir miyokardit formudur. Klinik olarak fulminan kalp yetersizliği, ventriküler aritmiler ve ileti bozuklukları (kalp bloğu gibi) ile karakterizedir. Patogenezinde T-hücre aracılı inflamasyon yattığı için timoma, miyastenia gravis, inflamatuar bağırsak hastalıkları ve tiroidit gibi diğer otoimmün durumlarla birlikteliği sıktır. Tanıda endomiyokardiyal biyopsi altın standarttır ve duyarlılığı lenfositik miyokardite göre daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin ve ritim bulgularının değerlendirilmesi
Fulminan kalp yetersizliği, ventriküler taşikardi ve sol dal bloğu varlığının saptanması.
Fulminan seyir ve tehlikeli aritmiler, dev hücreli miyokardit veya sarkoidoz gibi agresif formları akla getirmelidir.
2
Biyopsi bulgularının yorumlanması
Miyosit nekrozu ve çok çekirdekli dev hücrelerin saptanmasıyla 'Dev Hücreli Miyokardit' tanısının kesinleşmesi.
Biyopsi, dev hücreli miyokarditi diğer miyokardit tiplerinden ayıran en güvenilir tanı aracıdır.
3
Hastalığın sistemik ilişkilerinin belirlenmesi
T-hücre aracılı otoimmün hastalıklarla (timoma, MG vb.) olan birlikteliğin fark edilmesi.
GCM patogenezinde otoimmün süreçler rol oynar ve bu durum yönetim planını etkiler.

Key Concept

Dev Hücreli Miyokardit (GCM) ve Klinik İlişkileri

Alternative Method

Klinik ipucu: Akut başlangıçlı kalp yetersizliği tablosunda, koronerler normal olmasına rağmen yüksek troponin, dirençli ventriküler taşikardi ve kalp bloğu birlikteliği saptanıyorsa, ilk akla gelmesi gereken tanılar Dev Hücreli Miyokardit ve Kardiyak Sarkoidoz olmalıdır. Bu iki hastalık biyopsi ile ayırt edilir; GCM'de granülom bulunmazken yaygın miyosit nekrozu izlenir.
Estimated Time:3m 0s
Question 368Question

26 yaşında erkek hasta, bir hafta önce geçirdiği ateşli üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani başlayan batıcı tarzda göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde S3S_3 galo ritmi duyuluyor ve bilateral akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. EKG'de yaygın non-spesifik ST-T değişiklikleri ve TroponinITroponin-I düzeyinde belirgin yükseklik izleniyor. Acil yapılan koroner anjiyografisi normal bulunan hastaya çekilen kardiyak MRG'de sol ventrikül lateral duvarında subepikardiyal yerleşimli yama tarzında "geç gadolinyum tutulumu" (late gadolinium enhancement) saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut miyokardit

Answer

Viral enfeksiyon sonrası gelişen kalp yetersizliği bulguları, troponin yüksekliği ve MRG'de subepikardiyal geç gadolinyum tutulumu gösteren Akut Miyokardit.
Akut miyokardit; viral enfeksiyonu takiben gelişen, göğüs ağrısı, kalp yetersizliği bulguları ve biyobelirteç yüksekliği ile seyreden inflamatuar bir hastalıktır. Kardiyak MRG'de görülen subepikardiyal yama tarzında geç gadolinyum tutulumu, bu hastalık için en spesifik radyolojik bulgulardan biridir ve tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç yaşta, viral enfeksiyon sonrası gelişen akut göğüs ağrısı ve kalp yetersizliği (S3, raller) tablosu saptandı.
Miyokardit sıklıkla viral bir prodromu takiben gelişir.
2
Laboratuvar ve invaziv bulguları yorumla
Troponin yüksekliği miyokard hasarını gösterirken, koroner anjiyografinin normal olması akut miyokard enfarktüsünü dışladı.
Miyokardit, klinik olarak akut koroner sendromu taklit edebilir; bu nedenle anjiyografi ayırıcı tanıda kritiktir.
3
Kardiyak MRG bulgusunu analiz et
Subepikardiyal geç gadolinyum tutulumu (LGE) miyokardit için karakteristik bir radyolojik bulgudur.
İskemik hasarda (MI) tutulum subendokardiyal başlarken, miyokarditte subepikardiyal veya duvar ortası (mid-wall) tutulum izlenir.

Key Concept

Akut miyokardit tanısında kardiyak MRG'nin (Geç Gadolinyum Tutulumu) tanısal değeri ve iskemik hasardan ayrımı.
Estimated Time:1m 30s
Question 369Question

Elli dört yaşında erkek hasta, son üç saattir devam eden ani başlangıçlı çarpıntı ve artan nefes darlığı şikayeti ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAHKOAH) ve hipertansiyon öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 122/78122/78 mmHgmmHg, nabız 154/dakika154/dakika ve düzensiz, solunum sayısı 22/dakika22/dakika saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda yaygın ekspiratuar ronküsler duyuluyor. Çekilen elektrokardiyografisinde (EKGEKG) PP dalgalarının seçilemediği, RRR-R aralıklarının düzensiz olduğu ve ventrikül hızının yaklaşık 150/dakika150/dakika olduğu görülüyor. Bu hastanın akut yönetimi için aşağıdakilerden hangisi en uygun başlangıç tedavisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz diltiazem uygulaması

Answer

İntravenöz diltiazem uygulaması
Hastanın kan basıncı stabil seyrettiği için elektriksel kardiyoversiyon öncelikli değildir. Atrial fibrillasyon zemininde hızlı ventrikül yanıtı mevcuttur. Hastadaki yaygın ronküsler akut bronkospazmı düşündürdüğü için, beta-blokerler (metoprolol gibi) yerine kalsiyum kanal blokerleri (diltiazem) tercih edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik stabiliteyi değerlendir
Kan basıncı 122/78122/78 mmHgmmHg olduğu için hasta stabildir.
İnstabilite bulgusu yoksa elektriksel tedaviden önce farmakolojik tedavi düşünülür.
2
Ritim tanısını koy
Düzensiz RRR-R ve PP dalgası yokluğu Atrial Fibrillasyonu (AFAF) gösterir.
Tedavi stratejisi spesifik aritmiye göre belirlenir.
3
Eşlik eden komorbiditeleri ve kontrendikasyonları belirle
Hastada KOAHKOAH öyküsü ve fizik muayenede bronkospazm bulgusu (ronküs) mevcuttur.
Beta-blokerler bronkospazmı olan hastalarda güvenli değildir.
4
Uygun farmakolojik ajanı seç
Hız kontrolü için kalsiyum kanal blokeri (Diltiazem) seçilir.
KOAHKOAH hastalarında AFAF hız kontrolünde verapamil veya diltiazem ilk tercihtir.

Key Concept

Hızlı ventrikül yanıtlı atrial fibrillasyonda, hasta hemodinamik olarak stabilse hız kontrolü hedeflenir; eşlik eden aktif bronkospazm varlığında kalsiyum kanal blokerleri, beta-blokerlere tercih edilir.
Question 370Question

6565 yaşında erkek hasta, ani başlayan çarpıntı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan ilk değerlendirmede kan basıncı 105/70105/70 mmHg, nabız 150150/dk ve solunum sayısı 2222/dk olarak saptanıyor. Çekilen EKG'de düzenli, geniş QRS'li (140140 ms) bir taşikardi izleniyor. Monitörizasyon ve hazırlık süresinde hastanın soğuk terlemeye başladığı, konfüze olduğu ve kan basıncının 75/4575/45 mmHg'ye düştüğü gözleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 100100 JJ senkronize elektriksel kardiyoversiyon

Answer

Hemodinamik instabilite kriterleri (hipotansiyon ve bilinç değişikliği) taşıyan geniş QRS'li taşikardi vakasında en uygun yaklaşım senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.
Hastada saptanan hipotansiyon (<90/60<90/60 mmHg) ve akut mental durum değişikliği (konfüzyon), hemodinamik instabilitenin kesin göstergeleridir. ACLS kılavuzlarına göre nabızlı olan ancak instabilite kriterlerinden herhangi birini karşılayan taşikardilerde (geniş veya dar QRS fark etmeksizin) ilk basamak tedavi senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncının 75/4575/45 mmHg'ye düşmesi ve konfüzyon gelişmesi hastanın instabil olduğunu gösterir.
Taşiaritmi yönetiminde ilk adım hastanın stabil olup olmadığını belirlemektir.
2
EKG'deki QRS genişliğini ve düzenini analiz et.
Düzenli ve geniş QRS (>120>120 ms) saptanması, ritmin ventriküler taşikardi (VT) lehine olduğunu gösterir.
Ritim tipi, stabil hastalarda farmakolojik tercihi etkiler.
3
ACLS (İleri Kardiyak Yaşam Desteği) protokolüne göre müdahaleyi seç.
Nabızlı ancak instabil taşikardi için senkronize kardiyoversiyon kararı verildi.
Senkronizasyon, şokun R dalgası üzerine verilmesini sağlayarak ventriküler fibrilasyon riskini önler.

Key Concept

Taşiaritmilerde instabilite bulguları (hipotansiyon, şok, akut kalp yetmezliği, iskemik göğüs ağrısı veya bilinç değişikliği) varlığında farmakolojik tedavi beklenmeden senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır.

Practice More

Instabilite kriterlerini ve senkronize vs asenkronize şok endikasyonlarını tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 371Question

33 yaşında kadın hasta, sabah saatlerinde başlayan, keskin vasıflı ve eforla ilişkisiz göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hasta ağrının sol omzuna ve boynuna yayıldığını, derin nefes almakla ve öksürmekle şiddetlendiğini, öne eğilmekle ise hafiflediğini ifade ediyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede kan basıncı 125/75 mmHg, nabız 96/dk ve ateş 37.8°C olarak ölçülüyor. Oskültasyonda sol sternal kenar boyunca, hasta öne eğildiğinde ve ekspiryum sonunda en iyi duyulan, 3 bileşenli kaba bir ses (sürtünme sesi) alınıyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de aVR ve V1 hariç yaygın konkav ST segment elevasyonu ve PR segment depresyonu izleniyor. Troponin I düzeyi hafif yüksek saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı ve en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut Perikardit - NSAİİ ve Kolşisin

Answer

Akut Perikardit - NSAİİ ve Kolşisin
Hastanın klinik tablosu (pozisyonel göğüs ağrısı), fizik muayenesi (frotman) ve EKG bulguları (yaygın konkav ST elevasyonu, PR depresyonu) Akut Perikardit tanısını kesinleştirir (en az 2 kriter mevcut). Troponin yüksekliği epimiyokardiyal tutulumu gösterebilir ancak MI'yı kanıtlamaz. Kılavuzlara göre ilk basamak tedavi, enflamasyonu baskılamak için NSAİİ (ör. ibuprofen veya aspirin) ve nüksleri önlemek için Kolşisin kombinasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları analiz et
Plöritik (nefesle artan), pozisyonel (öne eğilmekle azalan) göğüs ağrısı ve trapezius (omuz/boyun) yayılımı Akut Perikardit için tipiktir.
Miyokard enfarktüsü ağrısı genellikle eforla ilişkilidir ve pozisyonla değişmez; Aort diseksiyonu ağrısı ise 'yırtılır tarzda' tarif edilir.
2
Fizik muayene bulgularını değerlendir
Perikardiyal frotman (sürtünme sesi) duyulması Akut Perikardit için patognomonik (tanı koydurucu) bir bulgudur.
Frotman, perikard yapraklarının enflamasyonuna bağlı sürtünme sesidir.
3
EKG bulgularını yorumla
Yaygın konkav ST elevasyonu ve PR segment depresyonu perikardit lehinedir.
MI'da ST elevasyonu genellikle konveks (kubbemsi) olur ve resiprokal değişiklikler (ST çökmesi) eşlik eder. PR depresyonu perikardit için çok özgüldür.
4
Tedavi planını belirle
Akut idiyopatik perikardit tedavisinde ilk tercih yüksek doz NSAİİ (veya Aspirin) + Kolşisindir.
Kolşisin eklenmesi, nüks (rekürrens) riskini önemli ölçüde azalttığı için standart tedavinin bir parçasıdır.

Key Concept

Akut Perikardit Tanı Kriterleri ve Tedavisi
Question 372Question

4848 yaşında erkek hasta, poliklinik kontrollerinde kan basıncının tekrarlayan ölçümlerde 154/96154/96 mmHg saptanması üzerine değerlendiriliyor. Hastanın tıbbi öyküsünde 55 yıldır Tip 2 Diabetes Mellitus tanısı mevcut olup, son laboratuvar tetkiklerinde mikroalbüminüri (180180 mg/gün) saptanmıştır. Serum kreatinin düzeyi 1.01.0 mg/dL ve potasyum düzeyi 4.24.2 mEq/L'dir.

Güncel kılavuzlar (ESC/ESH) dikkate alındığında, bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi stratejisi ve hedef kan basıncı değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu; <130/80< 130/80 mmHg

Answer

ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu kullanılarak kan basıncı hedefinin < 130/80 mmHg olması en uygun yaklaşımdır.
ESC/ESH kılavuzlarına göre, çoğu hipertansif hastada tedaviye başlangıç aşamasında ikili kombinasyon (ACEi/ARB + KKB/Diüretik) önerilir. Bu hasta hem diyabetik hem de mikroalbüminüriye sahip olduğu için organ koruyucu etkisi belirgin olan bir RAS blokeri içeren kombinasyon (ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri gibi) en uygun seçenektir. Diyabetik hastalarda hedef kan basıncı <130/80< 130/80 mmHg olarak belirlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hipertansiyon evresini ve kardiyovasküler riskini belirleyin.
154/96154/96 mmHg kan basıncı Evre 1-2 hipertansiyon ile uyumludur. Eşlik eden Diabetes Mellitus ve mikroalbüminüri, hastayı 'yüksek/çok yüksek risk' grubuna sokar.
Tedavi stratejisi ve kan basıncı hedefleri hastanın toplam risk profiline göre belirlenir.
2
Uygun ilaç gruplarını ve kombinasyon stratejisini seçin.
Diyabet ve renal tutulum (mikroalbüminüri) varlığında bir RAS blokeri (ACEi veya ARB) tedavinin temelidir. Güncel kılavuzlar başlangıçta ikili kombinasyonu (RAS blokeri + KKB veya Diüretik) önerir.
İkili kombinasyon hedefe ulaşma hızını ve etkinliğini artırırken, RAS blokerleri diyabetik nefropati ilerlemesini yavaşlatır.
3
Hedef kan basıncı değerini belirleyin.
Diyabetik hastalarda hedef kan basıncı <130/80< 130/80 mmHg olmalıdır (tolere edilebilirse SBP 120129120-129 mmHg aralığı).
Düşük hedefler diyabetik hastalarda vasküler ve renal komplikasyon riskini anlamlı ölçüde azaltır.

Key Concept

Diyabetik hastalarda hipertansiyon tedavisine genellikle bir RAS blokeri içeren ikili kombinasyonla başlanmalı ve hedef kan basıncı < 130/80 mmHg tutulmalıdır.

Practice More

Hipertansiyon tedavisinde mineralokortikoid reseptör antagonistlerinin (spironolakton) dirençli hipertansiyon tanımındaki yeri ve tedaviye eklenme sırasını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 373Question

4242 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 105105/dakika ve düzensiz, kan basıncı 110/70110/70 mmHg saptanıyor. Kalp oskültasyonunda apekste şiddetli S1S1, S2S2’den 0.050.05 saniye sonra duyulan bir açılma sesi (opening snap - OS) ve düşük frekanslı diyastolik rulman duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide mitral kapak alanı 1.11.1 cm², ortalama diyastolik gradient 1212 mmHg ve Wilkins skoru 77 olarak hesaplanıyor. Bu hasta ile ilgili aşağıdaki klinik değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Transözofageal ekokardiyografi ile sol atriyal trombüs dışlandıktan sonra, mevcut bulgular ışığında en uygun girişimsel tedavi seçeneği perkütan mitral balon valvuloplastidir.

Answer

Mevcut bulgular ışığında, sol atriyumda trombüs saptanmaması durumunda en uygun tedavi seçeneği perkütan mitral balon valvuloplastidir (PMBV).
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın semptomatik ciddi mitral darlığı (MVA 1.11.1 cm²) olması ve kapak morfolojisinin (Wilkins skoru 77, şiddetli S1S1) perkütan işleme çok uygun olması nedeniyle en iyi tedavi adımını açıklamaktadır. PMBV öncesi sol atriyal trombüsü dışlamak için TÖE yapılması standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Fizik muayene bulgularını yorumlayın.
Şiddetli S1S1 ve kısa S2S2-OS aralığı (0.050.05 s), kapağın mobil olduğunu ancak darlığın ciddi olduğunu (yüksek sol atriyum basıncı) gösterir.
S2 ile açılma sesi arasındaki süre, sol atriyum ile sol ventrikül basınçlarının eşitlendiği anı belirler; basınç ne kadar yüksekse kapak o kadar erken açılır.
2
Ekokardiyografi bulgularını değerlendirin.
Mitral kapak alanı 1.11.1 cm² (ciddi darlık) ve Wilkins skoru 77 (mobil, az kalsifiye kapak).
Wilkins skorunun 88 ve altında olması PMBV başarısını artıran en önemli faktördür.
3
Atriyal fibrilasyon ve antikoagülasyon stratejisini belirleyin.
Romatizmal mitral darlığında AF varlığı mutlaka varfarin kullanımını gerektirir.
DOAK'lar romatizmal mitral darlığında inme profilaksisinde varfarinden daha az etkilidir ve önerilmez.
4
En uygun girişimi seçin.
Semptomatik ciddi darlık ve uygun morfoloji varlığında PMBV ilk seçenektir.
Sol atriyal trombüs yoksa PMBV, cerrahiye göre daha az invaziv ve etkili bir yöntemdir.

Key Concept

Mitral darlığında şiddetli S1 ve kısa S2-OS aralığı ciddiyet göstergesidir; romatizmal MS + AF durumunda DOAK kontrendikedir ve Wilkins skoru uygunsa PMBV tercih edilir.

Practice More

Mitral darlığında gebelik yönetimi ve PMBV indikasyonlarını tekrar ediniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 374Question

5555 yaşında kadın hasta, aniden başlayan şiddetli çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg, nabız 175/dak175/dak ve düzenli olarak saptanıyor. Dinlemekle akciğer bazallerinde bilateral raller duyuluyor ve S3S_3 gallop ritmi mevcut. Elektrokardiyografisinde (EKG) dar QRSQRS kompleksli düzenli taşikardi izleniyor, PP dalgaları net seçilemiyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize elektriksel kardiyoversiyon

Answer

Senkronize elektriksel kardiyoversiyon uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Hastanın EKG'sinde dar QRS kompleksli bir taşikardi (büyük olasılıkla AVNRT veya atriyal flutter) mevcuttur. Taşikardi yönetiminde hastanın stabil olup olmadığına bakılır. Bu vakada kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg ile normal sınırlarda görünse de, akciğerlerde rallerin duyulması ve S3S_3 gallop ritminin varlığı akut dekompanse kalp yetmezliğine işaret eder. İleri Yaşam Desteği (ACLS) kılavuzlarına göre; taşikardiye eşlik eden akut kalp yetmezliği, iskemik göğüs ağrısı, hipotansiyon, şok bulguları veya akut mental durum değişikliği hastayı 'anstabil' kılar. Anstabil taşikardilerde (dar veya geniş kompleks fark etmeksizin) ilk seçenek senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.

Step-by-Step Solution

1
Ritim analizi yapılması
Dar QRS kompleksli (<120< 120 msms), hızlı (>150/dak> 150/dak) ve düzenli taşikardi saptandı.
Tedavi algoritmasını belirlemek için ritmin dar veya geniş kompleksli olduğunu anlamak gerekir.
2
Hemodinamik stabilite değerlendirmesi
Kan basıncı normal olsa da hastada akut kalp yetmezliği bulguları (raller, S3, dispne) mevcut.
Taşikardi algoritmasında stabilite kriterleri arasında sadece hipotansiyon değil; şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı, bilinç değişikliği ve akut kalp yetmezliği de yer alır.
3
Tedavi yönteminin seçilmesi
Hasta anstabil kabul edilerek senkronize elektriksel kardiyoversiyon kararı verildi.
Anstabil taşikardilerde medikal tedavi ile vakit kaybedilmeden senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır.

Key Concept

Anstabil taşikardi tanımı sadece hipotansiyonu değil, aynı zamanda akut kalp yetmezliği bulgularını da kapsar.

Practice More

Stabil geniş QRS kompleksli taşikardilerde farmakolojik tedavi seçeneklerini (Amiodaron, Prokainamid) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 375Question

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve her iki bacakta şişlik şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 55 yıl önce bilateral karpal tünel sendromu nedeniyle opere olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 8888/dk, juguler venöz dolgunluk, bilateral pretibial 3+3+ ödem ve oskültasyonda S4S_4 saptanıyor. Elektrokardiyografide (EKG) prekordial derivasyonlarda düşük voltaj ve psödo-infarkt paterni izleniyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %45\%45, her iki atriyumda belirgin genişleme ve sol ventrikül duvar kalınlığı 1616 mm (granüler görünüm) saptanıyor. Serum ve idrar immünfiksasyon elektroforezi ile serum serbest hafif zincir analizi (sFLC) normal sonuçlanıyor. Bu hastada kesin tanıya yönelik bir sonraki en uygun basamak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 99mTc^{99m}Tc-pirofosfat (PYP) sintigrafisi

Answer

Monoklonal proteinlerin dışlandığı klinik tabloda, transtiretin amiloidozu (ATTR) tanısı için bir sonraki uygun adım 99mTc^{99m}Tc-pirofosfat sintigrafisidir.
Hastanın klinik bulguları (karpal tünel, restriktif patern, psödo-hipertrofi) kardiyak amiloidoz ile uyumludur. Plazma hücre diskrazisi taramasının (immünfiksasyon ve sFLC) negatif olması AL amiloidozunu dışladığından, bir sonraki adım transtiretin amiloidozunu (ATTR) doğrulamak için kemik sintigrafisi (99mTc^{99m}Tc-PYP) yapmaktır. Bu yöntemde kalp dokusunda saptanan belirgin tutulum, ATTR için tanısal kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Karpal tünel sendromu öyküsü, düşük EKG voltajı ve artmış duvar kalınlığı (psödo-hipertrofi) kardiyak amiloidozu (özellikle ATTR) güçlü şekilde düşündürür.
ATTR amiloidozu yaşlı erkeklerde ve karpal tünel sendromu ile birliktelik gösteren restriktif bir tablodur.
2
AL amiloidozunu dışla
Serum/idrar immünfiksasyon ve hafif zincir analizlerinin normal olması, monoklonal protein ilişkili AL amiloidozunu büyük oranda dışlar.
AL ve ATTR amiloidozunun tanı ve tedavi algoritmaları tamamen farklıdır.
3
İnvaziv olmayan ATTR tanı algoritmasını uygula
Monoklonal protein negatifliğinde 99mTc^{99m}Tc-PYP sintigrafisi çekilir; evre 22 veya 33 tutulum saptanması biyopsisiz ATTR-KA tanısı koydurur.
Kemik sintigrafisi ajanları (PYP, DPD, HMDP), ATTR tip amiloid fibrillerine yüksek afinite gösterir.

Key Concept

Kardiyak ATTR amiloidozunda biyopsisiz (non-invaziv) tanı algoritması.
Question 376Question

4444 yaşında kadın hasta, dirençli kan basıncı yüksekliği nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 66 yıldır hipertansiyon öyküsü olan hastanın; lizinopril 2020 mg/gün, amlodipin 1010 mg/gün ve hidroklorotiyazid 2525 mg/gün kullanımına rağmen ev ölçümlerinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg seyretmektedir. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 162/98162/98 mmHg, nabız 7878/dakika ve vücut kitle indeksi 2626 kg/m² saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyumu 3.13.1 mEq/L, sodyumu 144144 mEq/L, bikarbonatı 3131 mEq/L saptanıyor. Plazma aldosteron konsantrasyonu (PAC) 2828 ng/dL ve plazma renin aktivitesi (PRA) 0.40.4 ng/mL/saat (PAC/PRA oranı: 7070) olarak bulunuyor. Bu hasta için tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz izotonik sodyum klorür infüzyon testi

Answer

Tanıyı kesinleştirmek için intravenöz izotonik sodyum klorür infüzyon testi yapılmalıdır.
Dirençli hipertansiyonu ve spontan hipokalemisi olan hastalarda PAC/PRA oranının yüksek saptanması primer hiperaldosteronizm için güçlü bir tarama pozitifliğidir. Bu durumda tanıyı kesinleştirmek için intravenöz izotonik sodyum klorür infüzyon testi veya oral tuz yükleme testi gibi supresyon testleri uygulanmalıdır. Bu testlerde aldosteron salınımının baskılanmaması tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Üçlü antihipertansif tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan kan basıncı (dirençli HT) ve hipokalemik metabolik alkaloz varlığı.
Primer hiperaldosteronizm şüphesini uyandıran temel bulguları saptamak.
2
Tarama testinin yorumlanması
PAC/PRA oranının 70 olması (kesme değeri genellikle > 20-30'dur).
Tarama testinin pozitif olduğunu ve bir sonraki basamağa geçilmesi gerektiğini belirlemek.
3
Tanı algoritmasının uygulanması
Pozitif tarama sonrası doğrulama (konfirmasyon) testi yapılması kararı.
Gereksiz görüntüleme ve invaziv işlemlerden kaçınmak için tanıyı biyokimyasal olarak kesinleştirmek.

Key Concept

Primer hiperaldosteronizm tanı algoritması: Tarama (PAC/PRA oranı) -> Doğrulama (Tuz yükleme/İnfüzyon testleri) -> Lokalizasyon (BT/MR) -> Lateralizasyon (Adrenal Venöz Örnekleme).
Question 377Question

7272 yaşında erkek hasta, evde yapılan ölçümlerinde kan basıncının yüksek saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 164/78164/78 mmHg, nabız 7474/dakika ve ritmiktir. Özgeçmişinde bilinen ek hastalık öyküsü bulunmayan hastaya amlodipin 1010 mg/gün tedavisi başlanıyor. Tedavinin 1010. gününde hastanın kan basıncı 132/74132/74 mmHg olarak ölçülüyor ancak her iki ayak bileğinde gode bırakan pretibial ödem geliştiği görülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin, albümin ve karaciğer fonksiyon testleri normal sınırlarda saptanıyor.

Bu hastada gelişen yan etkiyi yönetmek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye bir ACE inhibitörü eklemek

Answer

Gelişen pretibial ödemi yönetmek için tedaviye bir ACE inhibitörü eklenmesi en uygun yaklaşımdır.
Kalsiyum kanal blokerleri (KKB), özellikle amlodipin gibi dihidropiridinler, prekapiller arteriyollerde selektif vazodilatasyon yaparak kapiller yatağa giren kan akımını ve hidrostatik basıncı artırırlar. Postkapiller venülleri aynı oranda genişletmedikleri için bu basınç artışı sıvının interstisyel alana çıkmasına (ödem) neden olur. ACE inhibitörleri ve anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB) ise hem arteriyollerde hem de venüllerde dilatasyon yaparak kapiller basıncı düşürürler. Bu nedenle, bir ACE inhibitörünün tedaviye eklenmesi, KKB kaynaklı ödemi hem önlemede hem de tedavide en etkili farmakolojik yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve ilaç yan etkisini analiz et.
Dihidropiridin grubu kalsiyum kanal blokeri (amlodipin) kullanımı sonrası gelişen simetrik pretibial ödem saptandı.
Laboratuvar tetkiklerinin normal olması ödemin kalp, böbrek veya karaciğer yetmezliğine bağlı olmadığını gösterir.
2
Ödemin patofizyolojik mekanizmasını belirle.
Amlodipin prekapiller arteriyollerde vazodilatasyon yaparken venülleri etkilemez, bu da kapiller basıncı artırır.
Ödemin temel nedeni kapiller hidrostatik basınç artışıdır.
3
Mekanizmaya yönelik uygun tedaviyi seç.
ACE inhibitörü eklenerek postkapiller venöz dilatasyon sağlanır.
Venöz dilatasyon kapiller basıncı dengeler ve sıvı transüdasyonunu azaltır.

Key Concept

Kalsiyum kanal blokeri kaynaklı ödemin ACE inhibitörleri veya ARB'ler ile hafifletilmesi.
Question 378Question

3434 yaşında erkek hasta, aniden başlayan ve yaklaşık 2020 dakikadır devam eden şiddetli çarpıntı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın bilinen ek hastalığı bulunmamaktadır. Yapılan fizik muayenesinde; kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 180180 vuru/dakika, solunum sayısı 16/16/ dakika ve vücut ısısı 36.8C36.8^\circ C olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda ritim düzenli olup ek ses veya üfürüm saptanmıyor. Çekilen EKG'de dar QRS'li (<120<120 ms), düzenli bir taşikardi izleniyor ve PP dalgaları seçilemiyor. Hastaya uygulanan karotis sinüs masajına rağmen ritimde bir değişiklik izlenmiyor. Bu hastanın yönetiminde bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 66 mg Adenozin hızlı intravenöz bolus

Answer

Hemodinamik olarak stabil olan dar QRS'li düzenli taşikardi (SVT) vakasında, vagal manevralar başarısız olduktan sonraki en uygun adım 6 mg Adenozin hızlı intravenöz bolus uygulamasıdır.
Hastanın kan basıncının normal olması (125/80125/80 mmHg) stabil olduğunu, EKG'deki dar QRS'li düzenli yapı ise Supraventriküler Taşikardi (SVT) olduğunu gösterir. Stabil SVT vakalarında vagal manevralar başarısız olduğunda ilk tercih edilen ilaç, AV nodu geçici olarak bloke eden ve yan ömrü çok kısa olan adenozindir (66 mg IV bolus).

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 125/80125/80 mmHg olduğu için hasta stabildir.
Stabilite, tedavinin elektriksel (acil) mi yoksa farmakolojik (basamaklı) mı olacağını belirler.
2
EKG ritmini analiz et.
Dar QRS'li (<120<120 ms), düzenli ve PP dalgası izlenmeyen taşikardi (SVT).
Ritim tipi, kullanılacak ilaç grubunu (AV nod blokajı yapanlar vs.) belirler.
3
Uygulanan tedavileri gözden geçir.
Vagal manevra (karotis masajı) uygulanmış ancak yanıt alınamamış.
Vagal manevralar SVT'de ilk, ilaçsız girişimdir.
4
İlk basamak farmakolojik tedaviyi seç.
66 mg Adenozin hızlı IV puşe.
Adenozin, AV nodu kısa süreli bloke ederek SVT'yi sonlandırmada en yüksek başarı oranına sahip ilk basamak ilaçtır.

Key Concept

Stabil dar QRS'li düzenli taşikardilerde (SVT) yönetim sırası: 1. Vagal manevralar, 2. Adenozin (66 mg \rightarrow 1212 mg), 3. Kalsiyum kanal blokerleri veya Beta blokerlerdir.
Estimated Time:1m 30s
Question 379Question

5252 yaşında kadın hasta, son 33 aydır eforla artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %35\%35 olarak ölçülüyor ve dilate kardiyomiyopati tanısı konuluyor. Fizik muayenesinde S3S3 ventriküler doluş sesi, juguler venöz dolgunluk ve akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Hasta halihazırda Ramipril 1010 mg/gün ve Metoprolol süksinat 5050 mg/gün kullanmaktadır. Kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 7272/dakika, serum kreatinin 0.90.9 mg/dL ve potasyum 4.24.2 mEq/L olan bu hastada, mevcut tedaviye eklendiğinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dapagliflozin

Answer

Dapagliflozin, düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan dört temel ilaç grubundan (Dörtlü Sütun) biridir.
Dapagliflozin, kalp yetersizliği kılavuzlarında (ESC/AHA) mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış temel tedavilerden biri olarak kabul edilmektedir. Düşük ejeksiyon fraksiyonlu hastalarda standart tedaviye eklenmesi önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu değerlendirin.
Hasta düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (LVEF %35) tanısına sahip ve ACE inhibitörü ile Beta bloker tedavisine rağmen semptomatik (S3, raller, juguler venöz dolgunluk mevcut).
Tedavi rejiminin optimize edilmesi gerektiğini belirlemek için.
2
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (HFrEF) mortaliteyi azaltan ilaç gruplarını hatırlayın.
Mortaliteyi azaltanlar: ACE inhibitörleri, ARB'ler, ARNI'ler, Beta blokerler, Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (MRA) ve SGLT2 inhibitörleridir.
Sadece semptomatik fayda sağlayan ilaçları (Digoksin, diüretikler) elemek için.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında eleyin.
Dapagliflozin bir SGLT2 inhibitörüdür ve bu grupta yer alır. Digoksin ve Furosemid mortaliteyi etkilemez. Diltiazem kontrendikedir.
En uygun mortalite azaltıcı ilacı seçmek için.

Key Concept

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azaltan 'Dörtlü Sütun' tedavisi (ACEi/ARNI + BB + MRA + SGLT2i).

Practice More

Kalp yetersizliğinde mineralokortikoid reseptör antagonistlerinin (MRA) başlanma kriterlerini ve yan etkilerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 380Question

5858 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı, karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayetleri ile başvuruyor. Özgeçmişinde 22 yıl önce geçirilmiş koroner arter bypass cerrahisi öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve bu dolgunluğun inspiryumla belirginleştiği (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Oskültasyonda S2S_2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı bir ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Akciğer sesleri doğal olup, batında asit ve belirgin hepatomegali mevcut.

Bu hasta için en olası tanı ve beklenen hemodinamik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Konstrüktif perikardit; juguler venöz trasede hızlı ve derin "y" inişi

Answer

En olası tanı konstrüktif perikardit olup, juguler venöz trasede hızlı ve derin 'y' inişi beklenir.
Hastanın klinik tablosu (özellikle cerrahi öyküsü, Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru) konstrüktif perikardit ile tam uyumludur. Hemodinamik olarak perikardiyal rijiteye bağlı olarak erken diyastolde kanın ventriküle hızla dolması juguler venöz trasede derin bir 'y' inişi oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Sağ kalp yetmezliği bulguları (asit, ödem), Kussmaul belirtisi (+), Perikardiyal vuru (+)
Bu bulgular tipik olarak konstrüktif perikarditi işaret eder.
2
Tamponad ve Konstrüksiyonu ayırt et
Tamponadda 'y' inişi körelmişken, konstrüksiyonda belirgin ve derindir.
Konstrüksiyonda erken diyastolde ventrikül dolumu çok hızlı başlar ancak rijit perikard nedeniyle aniden durur (dip-plato).
3
Ayırıcı tanıyı değerlendir
Miyokard enfarktüsü, aort disseksiyonu ve pnömotoraks gibi akut göğüs ağrısı nedenleri dışlanmalıdır.
Özellikle post-operatif dönemde gelişen perikardiyal kalınlaşma bu ayırıcı tanıları kritik kılar.

Key Concept

Konstrüktif perikarditte diyastolik dolum dinamikleri ve JVP traseleri.

Practice More

Konstrüktif perikarditi restriktif kardiyomiyopatiden ayırt etmek için ventriküler bağımlılık (ventricular interdependence) ve solunumla değişen Doppler akım hızlarını inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 19 / 21Next
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 19 | Examkin