Nöroloji

293 questions

Question 241Question

1010 aylık bir erkek bebek, doğumdan itibaren var olan belirgin hipotoni ve motor gelişim geriliği nedeniyle getirilmiştir. Desteksiz oturamayan hastanın fizik muayenesinde yaygın kas güçsüzlüğü ve büyük eklemlerde hafif kontraktürler saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 1200 U/L1200\ U/L bulunmuştur. Kraniyal MRMR görüntülemede serebral ak maddede yaygın T2T2 sinyal artışı (lökoensefalopati benzeri görünüm) izlenirken, hastanın kognitif fonksiyonlarının yaşına uygun olduğu gözlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası protein eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Laminin α2\alpha2 (Merozin)

Answer

Laminin α2\alpha2 (Merozin) eksikliği
Laminin α2\alpha2 (Merozin) eksikliği, klasik konjenital müsküler distrofidir (MDC1A). Hastalarda neonatal dönemde ağır hipotoni, kontraktürler ve yüksek CKCK görülür. En ayırt edici özellik, kognitif fonksiyonların korunmasına rağmen kraniyal MRMR'da yaygın ak madde sinyal artışı (lökoensefalopati) izlenmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik fenotipin belirlenmesi
Doğumdan itibaren başlayan ağır hipotoni ve kontraktürler, 'Konjenital Müsküler Distrofi' (KMD) grubuna işaret eder.
Hayatın ilk aylarında ortaya çıkan primer kas tutulumu bulguları KMD için tipiktir.
2
Laboratuvar ve görüntüleme bulgularının sentezi
Yüksek CKCK düzeyi primer kas hasarını doğrular; lökoensefalopati benzeri MRMR bulgusu ise spesifik bir alt tipi işaret eder.
Birçok kas hastalığında MRMR normaldir, ancak Merozin eksikliğinde (MDC1A) ak madde tutulumu karakteristiktir.
3
Kognitif durum ve görüntüleme çelişkisinin yorumlanması
Lökoensefalopati bulgusuna rağmen zekanın normal olması, Merozin eksikliğinin patognomonik özelliğidir.
Bu ayrım, benzer MRMR bulgusu veren ancak zeka geriliği ile seyreden nörodejeneratif hastalıklardan (lökodistrofiler) ayırıcı tanıda kritiktir.

Key Concept

Merozin eksikliğine bağlı Konjenital Müsküler Distrofi (MDC1A) kliniği ve karakteristik lökoensefalopati bulgusu.

Practice More

Merozin pozitif konjenital müsküler distrofiler ve Ullrich tipi distrofi ile ayırıcı tanıyı gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 242Question

1010 aylık bir erkek çocuk, belirgin kas gevşekliği ve motor gelişim basamaklarında gerilik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden doğumdan itibaren hipotonik olduğu, başını tutamadığı ve desteksiz oturamadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde yaygın proksimal kas güçsüzlüğü, derin tendon reflekslerinde azalma ve her iki dirsekte hafif fleksiyon kontraktürü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 2.8002.800 U/L (N: < 200200 U/L) olarak bulunuyor. Beyin MRG'de serebral beyaz cevherde yaygın T2 sinyal artışı saptanırken, zeka gelişimi yaşına uygun olarak değerlendiriliyor. Bu klinik tablo ve bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Merozin negatif konjenital müsküler distrofi (MDC1A)

Answer

Merozin negatif konjenital müsküler distrofi (MDC1A)
Merozin negatif konjenital müsküler distrofi (MDC1A), doğumda var olan ağır kas gevşekliği (floppy infant), belirgin CK yüksekliği ve beyin MRG'de izlenen yaygın lökoensefalopati (beyaz cevher sinyal artışı) ile karakterize en sık görülen konjenital müsküler distrofi tipidir. Bilişsel fonksiyonlar genellikle bu MRG bulgularına rağmen korunmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumu değerlendir.
Doğumdan itibaren var olan (konjenital) ağır hipotoni, motor gelişim geriliği ve eklem kontraktürleri saptandı.
Hastalığın başlangıç zamanı ve temel klinik bulgular nöromüsküler bir patolojiyi işaret eder.
2
Laboratuvar verilerini (CK düzeyi) yorumla.
Serum CK düzeyi normalin yaklaşık 1414 katı (2.8002.800 U/L) bulundu.
Bu düzeydeki CK yüksekliği, nörojenik nedenlerden ziyade primer kas hastalıklarını (distrofi/miyopati) ön plana çıkarır.
3
Nörogörüntüleme bulgularını analiz et.
Beyin MRG'de bilişsel fonksiyonlar korunmuş olmasına rağmen yaygın beyaz cevher sinyal artışı izlendi.
Konjenital müsküler distrofiler arasında beyaz cevher tutulumunun (lökoensefalopati) en belirgin olduğu tip Merozin (Laminin alfa-2) eksikliğidir.
4
Ayırıcı tanı üzerinden kesin tanıya ulaş.
SMA'da normal MRG, Pompe'de kardiyomegali ve DMD'de daha geç başlangıç beklendiğinden tanı MDC1A'dır.
Tüm bulguların (klinik + CK + MRG) birleştiği tek nokta MDC1A'dır.

Key Concept

Merozin negatif konjenital müsküler distrofide (MDC1A) lökoensefalopatiye rağmen zihinsel gelişim genellikle normaldir.
Estimated Time:1m 30s
Question 243Question

Nörolojik gelişimi değerlendirilen bir süt çocuğunda, koruyucu ekstansiyon (paraşüt) reaksiyonlarından yanlara (lateral) paraşüt yanıtının tam olarak alınmasına rağmen, arkaya (posterior) paraşüt yanıtının henüz gelişmediği saptanmıştır. Bu çocuğun kronolojik yaşı ve gelişimsel düzeyi dikkate alındığında, fizik muayenede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en az beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Simetrik tonik boyun refleksinin (STNR) integre olması

Answer

Simetrik tonik boyun refleksinin (STNR) integre olması
Vakada tanımlanan çocuk, yanlara paraşüt yanıtı vermesine rağmen arkaya paraşüt yanıtı vermemektedir. Bu durum çocuğun gelişimsel olarak yaklaşık 88 ay civarında olduğunu gösterir. Simetrik Tonik Boyun Refleksi (STNR) ise 66. ayda belirginleşip ancak 99-1111. aylarda integre olduğundan (kaybolduğundan), 88 aylık bir çocukta bu refleksin hala pozitif olması beklenir, integre olmuş olması beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Koruyucu ekstansiyon (paraşüt) reaksiyonlarının gelişim sırasını değerlendiriniz.
Öne paraşüt 66. ayda, yanlara (lateral) paraşüt 77-88. aylarda, arkaya (posterior) paraşüt ise 99-1010. aylarda gelişir.
Vakadaki çocuğun yanlara paraşüt yanıtı pozitif ancak arkaya yanıtı negatif olduğundan, gelişimsel yaşının yaklaşık 88 ay civarında olduğu sonucuna varılır.
2
88 aylık bir çocukta beklenen diğer motor ve refleks bulguları saptayınız.
Bu yaşta desteksiz oturma (66-77 ay), objeleri elden ele geçirme (66-77 ay) kazanılmıştır; Landau (33-2424 ay) ve plantar yakalama (00-1010 ay) refleksleri pozitiftir.
Gelişimsel basamaklar kümülatiftir ve belirtilen reflekslerin bu pencerede bulunması normaldir.
3
Simetrik Tonik Boyun Refleksi (STNR) integrasyon zamanını kontrol ediniz.
STNR 66. ayda başlar ve emekleme-ayağa kalkma öncesinde, 99-1111. aylarda integre olur (kaybolur).
Vaka henüz arkaya paraşüt aşamasına (99-1010 ay) gelmediği için STNR'nin integre olmuş olması (99-1111 ay) en düşük olasılıktır.

Key Concept

Koruyucu ekstansiyon reaksiyonlarının (paraşüt) kronolojik sırası ve primitif reflekslerin (STNR, Plantar) integrasyon zamanlaması arasındaki ilişki.
Estimated Time:2m 0s
Question 244Question

Serebral palsinin (SP) klinik alt tipleri değerlendirildiğinde, en ağır seyirli form olarak bilinen spastik tetraparetik tipte aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en az beklenir?

Show answer & explanation

Answer: On iki aydan önce belirginleşen tek taraflı el tercihi

Answer

On iki aydan önce belirginleşen tek taraflı el tercihi, tetraparetik tip yerine hemiparetik serebral palsi için karakteristiktir.
Serebral palside tek taraflı (lateralize) bulgular, vücudun sadece bir yarısının etkilendiği hemiparetik tip için karakteristiktir. Normalde 1824.18-24. aylarda gelişmesi beklenen el tercihinin 12.12. aydan önce (özellikle 10.10. ay civarı) belirginleşmesi, diğer elin kullanılmadığını/güçsüz olduğunu gösteren bir hemiparezi işaretidir. Oysa spastik tetraparetik tipte her dört ekstremite de yaygın ve genellikle simetrik olarak etkilenir; bu nedenle tek taraflı bir 'tercih' gelişmesi beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Serebral palsi (SP) alt tiplerinin (hemiparetik, diparetik, tetraparetik) klinik özelliklerini karşılaştır.
Tetraparetik tipin tüm ekstremiteleri ve gövdeyi etkileyen, yaygın beyin hasarı ile seyreden en ağır form olduğunu belirle.
Soruda istenen 'en az beklenen' bulguyu bulmak için tipler arası ayırıcı tanı gereklidir.
2
Gelişimsel basamaklardan 'el tercihi' (handedness) kavramını analiz et.
Normalde 1.521.5-2 yaşından önce el tercihi gelişmediğini, erken gelişmesinin patolojik olduğunu saptanır.
El tercihi lateralizasyon (tek tarafın baskınlığı) gösteren bir bulgudur.
3
Lateralize bulguların hangi SP tipinde görüldüğünü değerlendir.
Tek taraflı bulguların (erken el tercihi gibi) hemiparetik tipin hallmark (tipik) bulgusu olduğu sonucuna var.
Tetraparetik tip bilateral ve genellikle simetriktir; tek taraflı baskınlık bu tabloyla uyumlu değildir.

Key Concept

Serebral palsi alt tiplerinde motor tutulum dağılımı ve erken el tercihinin önemi.

Practice More

Serebral palsi tiplerinde görülen MRI bulgularını (örneğin Diparezi - Periventriküler Lökomalazi eşleşmesi) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 245Question

16 yaşındaki bir kız hastanın yapılan fizik muayenesinde; her iki ayak tırnak diplerinden köken alan çok sayıda deri renginde, sert papüller (Koenen tümörleri) ve bel bölgesinde yaklaşık 55 cm çapında, pürtüklü yüzeyli, deri renginde plak tarzında lezyon (shagreen yaması) saptanıyor. Çocukluğundan beri nöbet geçirme öyküsü olan bu hastada, kraniyal manyetik rezonans (MR) görüntülemede aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Subependimal dev hücreli astrositom

Answer

Subependimal dev hücreli astrositom
Hastada saptanan Koenen tümörleri (tırnak yatağı fibromları) ve shagreen yaması, Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSC) tanısını koydurur. TSC'de santral sinir sisteminde en sık görülen tümörlerden biri ventrikül duvarında yerleşen subependimal dev hücreli astrositomdur (SEGA).

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Koenen tümörleri (periungual fibromlar) ve shagreen yaması (bağ dokusu nevüsü) saptandı.
Bu bulgular Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSC) için majör tanı kriterleridir.
2
TSC ile ilişkili santral sinir sistemi bulgularını hatırla
Kortikal tüberler, subependimal nodüller ve subependimal dev hücreli astrositomlar (SEGA).
TSC multisistemik bir hastalıktır ve beyinde karakteristik tümörler oluşturur.
3
Seçenekler arasından TSC'ye özgü olanı seç
Subependimal dev hücreli astrositom.
Diğer seçenekler farklı nörokütanöz sendromlara (NF1, NF2, SWS, VHL) aittir.

Key Concept

Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSC) tanı kriterleri ve nörolojik komplikasyonları

Practice More

Tüberoz sklerozda görülen kardiyak (rabdomiyom) ve renal (anjiyomiyolipom) bulguları tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 246Question

Rutin çocuk sağlığı izlemi için polikliniğe getirilen 77 aylık sağlıklı bir bebeğin fizik muayenesinde, aşağıdaki gelişimsel (primitif) reflekslerden hangisinin saptanması nörolojik açıdan patolojik bir bulgu olarak değerlendirilir?

Show answer & explanation

Answer: Moro refleksi

Answer

Moro refleksi
Sağlıklı bir süt çocuğunda Moro refleksi doğumda mevcuttur, 343-4. aylarda giderek azalır ve 66. ay dolduğunda tamamen kaybolması beklenir. 77 aylık bir bebekte bu refleksin alınması nörolojik bir olumsuzluğu (örneğin serebral palsi) düşündüren önemli bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Bebeğin yaşını ve gelişimsel evresini belirleyin.
Bebek 77 aylıktır.
Primitif reflekslerin kaybolma zamanları kronolojik yaşa göre değerlendirilir.
2
Seçeneklerdeki reflekslerin normal kaybolma sürelerini karşılaştırın.
Moro refleksi 66. aydan sonra kaybolmuş olmalıdır.
Moro refleksi gibi erken dönem primitif reflekslerin persistan (kalıcı) olması üst motor nöron lezyonlarını veya genel gelişim geriliğini işaret edebilir.

Key Concept

Primitif reflekslerin kaybolma zamanları nörolojik gelişimin en önemli göstergelerinden biridir; özellikle Moro refleksinin 66. aydan sonra devam etmesi patolojiktir.
Estimated Time:45s
Question 247Question

Fizik muayenesinde yüzün sağ tarafında alın ve üst göz kapağını kapsayan, trigeminal sinirin V1V_1 ve V2V_2 dermatomlarına uyan bölgede nevus flammeus (şarap lekesi) saptanan 66 aylık bir erkek çocukta, sağ gözde buftalmus ve göz içi basınç artışı gözleniyor. Bu çocukta tanısal değerlendirmede aşağıdaki santral sinir sistemi bulgularından hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Leptomeningeal anjiyomatozis

Answer

Leptomeningeal anjiyomatozis, Sturge-Weber sendromunun klasik santral sinir sistemi bulgusudur.
Yüzün üst kısmında (özellikle V1V_1 dermatomu) yerleşen nevus flammeus ve aynı taraflı glokom/buftalmus varlığı Sturge-Weber sendromu (SWS) için patognomoniktir. SWS'de ipsilateral leptomeningeal anjiyomatozis en olası santral sinir sistemi bulgusudur ve sıklıkla oksipital bölgeyi etkileyerek nöbetlere, inme benzeri tablolara ve kalsifikasyonlara neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Yüzde trigeminal sinir (V1V_1 ve V2V_2) dağılımına uyan nevus flammeus ve aynı taraflı glokom (buftalmus) varlığı tespit edildi.
Bu bulgular Sturge-Weber sendromu (ensefalotrigeminal anjiyomatozis) tanısını düşündürür.
2
Sendroma özgü santral sinir sistemi bulgusunu belirle.
Leptomeningeal anjiyomatozis saptanması beklenir.
Sturge-Weber sendromu; vasküler nevüs, oküler tutulum (glokom) ve leptomeningeal anjiyomatozis triadı ile karakterize bir nörokütanöz hastalıktır.

Key Concept

Sturge-Weber sendromu triadı: Nevus flammeus, glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis.
Estimated Time:1m 15s
Question 248Question

1414 yaşında erkek çocuk, anahtar çevirme ve kapı kolunu tutma gibi aktivitelerden sonra ellerini gevşetmekte zorluk çekme ve nesneleri bırakmada gecikme şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral pitozis, temporal ve masseter kaslarında belirgin erimeye bağlı "balta yüz" görünümü, sternokleidomastoid kaslarında atrofi ve distal kaslarda hafif güçsüzlük saptanıyor. Muayene sırasında el sıkışması sonrasında gevşemenin belirgin şekilde geciktiği gözleniyor. Bu klinik tabloya göre hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miyotonik distrofi tip 1

Answer

Miyotonik distrofi tip 1
Doğru seçenek olan hastalık, otozomal dominant geçişli olup DMPKDMPK genindeki CTG trinükleotid tekrar artışı ile oluşur. Klinik olarak distal kaslarda güçsüzlük, pitozis, balta yüz görünümü (temporal ve masseter atrofi) ve kavrama miyotonisi (el sıkıştıktan sonra gevşemede zorluk) ile karakterizedir. Ayrıca katarakt, testis atrofisi ve kardiyak tutulum gibi multisistemik bulgular eşlik edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada distal güçsüzlük, pitozis, fasyal atrofi (balta yüz) ve miyotoni saptandı.
Miyotoni ile seyreden kas hastalıklarını diğer distrofilerinden ayırmak için ilk adımdır.
2
Miyotoni tiplerinin ayırıcı tanısı
Kas atrofisi ve fasyal tutulum varlığı, hipertrofi ile giden Thomsen hastalığını dışlar.
Thomsen hastalığında kaslar hipertrofiktir, miyotonik distrofide ise atrofiktir.
3
Multisistemik tutulumun sorgulanması
Tanı, Steinert hastalığının (Miyotonik distrofi tip 1) klasik adolesan başlangıçlı formuna uymaktadır.
Pitozis ve sternokleidomastoid tutulumu bu tanı için oldukça spesifiktir.

Key Concept

Miyotonik distrofi tip 1 (Steinert hastalığı) klinik üçlüsü: Miyotoni, distal kas güçsüzlüğü/atrofisi ve karakteristik fasyal görünüm.
Estimated Time:1m 15s
Question 249Question

88 yaşında erkek çocuk, yokuş çıkarken zorlanma, merdiven çıkmada güçlük ve sık düşme şikayetleriyle çocuk nörolojisi polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde proksimal kas güçsüzlüğü, GowersGowers belirtisi pozitifliği ve hafif makroglossi saptanıyor; ancak baldır psödohipertrofisine rastlanmıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 12001200 U/LU/L (Normal: <170170 U/LU/L), ASTAST ve ALTALT düzeyleri ise normalin 33 katı yüksek bulunuyor. Yapılan iğne EMGEMG incelemesinde miyopatik değişikliklerin yanı sıra paraspinal kaslarda "crankcase" (miyotonik benzeri) deşarjlar gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geç başlangıçlı Pompe hastalığı (Glikojen depo tip 22)

Answer

Geç başlangıçlı Pompe hastalığı (Glikojen depo tip 2)
Geç başlangıçlı Pompe hastalığı (GSDGSD TipTip 22), asit alfa-glukozidaz enzim eksikliği sonucu gelişir. Klinik olarak proksimal kas güçsüzlüğü ile müsküler distrofileri (DMD/BMD) taklit edebilir. Ancak, baldır hipertrofisinin olmaması, makroglossi varlığı ve EMGEMG'de özellikle paraspinal kaslarda görülen psödomiyotonik/miyotonik deşarjlar bu hastalığı diğer miyopatilerden ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Proksimal güçsüzlük ve Gowers belirtisi primer bir kas hastalığını işaret eder.
Hastanın yokuş çıkma zorluğu ve Gowers pozitifliği miyopatik süreci düşündürür.
2
Laboratuvar ve EMG verilerini değerlendir.
CK yüksekliği (12001200 U/LU/L) ve paraspinal kaslarda miyotonik deşarjlar saptandı.
Bu CK düzeyi distrofiler için düşüktür; miyotonik deşarjlar ise metabolik veya miyotonik hastalıkları akla getirir.
3
Ayırıcı tanı için spesifik bulguları kullan.
Makroglossi ve paraspinal EMG deşarjları Pompe hastalığına özgüdür.
Duchenne veya Becker gibi distrofilerde makroglossi görülmezken, asit maltaz eksikliğinde (Pompe) bu bulgular tanı koydurucudur.

Key Concept

Geç başlangıçlı Pompe hastalığında proksimal kas güçsüzlüğüne eşlik eden makroglossi ve paraspinal miyotonik deşarjlar.
Question 250Question

Aşağıdaki tabloda acil servise febril nöbet şikayetiyle başvuran dört farklı hastanın klinik özellikleri özetlenmiştir:

HastaYaşAteşNöbet KarakteriNöbet Süresi2424 Saat İçinde Tekrar
I1414 ay39.2C39.2^\circ CJeneralize88 dakikaYok
II99 ay38.8C38.8^\circ CFokal55 dakikaYok
III2222 ay39.0C39.0^\circ CJeneralize1818 dakikaYok
IV3030 ay38.5C38.5^\circ CJeneralize66 dakikaVar (1010. saatte)

Buna göre, bu hastalardan hangisinin yaşadığı klinik tablo "basit febril nöbet" olarak sınıflandırılır?

Show answer & explanation

Answer: I

Answer

Hasta I; nöbet süresinin 1515 dakikadan kısa olması, fokal bulgu içermemesi ve 2424 saat içinde tekrarlamaması nedeniyle basit febril nöbet olarak sınıflandırılır.
Basit febril nöbetler; jeneralize karakterde olan, 1515 dakikadan kısa süren ve aynı febril hastalık süresince (2424 saat içinde) tekrarlamayan nöbetlerdir. Hasta I, 1414 aylık olması, ateşinin bulunması, 88 dakikalık jeneralize nöbet geçirmesi ve tekrarının olmamasıyla bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Basit febril nöbet kriterlerini gözden geçirmek.
Kriterler: Yaş 66 ay-55 yaş arası, ateş >38C>38^\circ C, süre <15<15 dakika, jeneralize tipte ve 2424 saatte tek nöbet.
Sınıflandırma için temel referans noktasıdır.
2
Hasta I'i değerlendirmek.
1414 aylık, 39.2C39.2^\circ C ateş, jeneralize, 88 dakika, tekrar yok. Tüm kriterler basit nöbete uyar.
Hastanın verilerini kriterlerle karşılaştırmak.
3
Komplike nöbet kriterlerini taşıyan hastaları elemek.
II fokal olduğu için, III 1515 dakikadan uzun (1818 dk) olduğu için, IV ise tekrarladığı için komplike kabul edilir.
Hatalı seçenekleri bilimsel gerekçelerle dışlamak.

Key Concept

Febril nöbetlerin süresi (1515 dk), tipi (fokal/jeneralize) ve sıklığına (tekrarlayıp tekrarlamaması) göre basit ve komplike olarak ikiye ayrılması.
Estimated Time:1m 30s
Question 251Question

Zamanında ve sorunsuz bir gebelik sonucu doğan, şu an 1010 aylık olan bir erkek bebeğin nöromotor gelişimi değerlendirilmektedir.

Bu bebeğin nörolojik muayenesinde saptanan aşağıdaki bulgulardan hangisi, ilkel reflekslerin normal kaybolma süreci göz önüne alındığında patolojik kabul edilir ve santral sinir sistemi disfonksiyonu açısından ileri inceleme gerektirir?

Show answer & explanation

Answer: Başını çevirdiği yöndeki kol ve bacağında ekstansiyon, karşı tarafta fleksiyon postürü gözlenmesi

Answer

Asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNR) alınmaya devam etmesini tarif eden seçenek doğru cevaptır.
Seçenekte tarif edilen bulgu 'Asimetrik Tonik Boyun Refleksi (ATNR)'dir. ATNR normalde 4-6. aylarda kaybolmalıdır. Bu refleksin 6. aydan sonra hala alınabiliyor olması kesinlikle patolojiktir; bebeğin dönmesini, ellerini orta hatta getirmesini engeller ve spastik serebral palsi gibi merkezi sinir sistemi disfonksiyonlarının erken ve önemli bir habercisidir. Bu nedenle 10 aylık bir bebekte saptanması ileri inceleme gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kronolojik yaşını belirle.
Bebek 10 aylıktır.
İlkel reflekslerin mevcudiyetinin veya yokluğunun normal mi yoksa patolojik mi olduğuna karar vermek için bebeğin ayı kritik öneme sahiptir.
2
Seçeneklerde tarif edilen refleksleri tanımla.
Sırasıyla: Asimetrik Tonik Boyun Refleksi (ATNR), Plantar Yakalama, Paraşüt, Landau ve Moro refleksleri tarif edilmiştir.
Her bir postür veya yanıtın hangi reflekse karşılık geldiğini bilmek, kaybolma zamanlarını hatırlamak için gereklidir.
3
10 aylık bir bebek için her bir refleksin normal fizyolojik durumunu değerlendir.
Plantar yakalama, Paraşüt ve Landau reflekslerinin 10. ayda var olması normaldir. Moro refleksinin yokluğu normaldir. Ancak ATNR'nin 6. aydan sonra varlığı patolojiktir.
Serebral palsi gibi motor bozukluklarda erken dönem ilkel reflekslerin (özellikle ATNR ve Moro) kaybolması gecikir.

Key Concept

İlkel reflekslerin ortaya çıkış ve kaybolma zamanlamaları; özellikle Asimetrik Tonik Boyun Refleksinin 6. aydan sonra devam etmesinin patolojik kabul edilmesi.
Question 252Question

1616 yaşında bir erkek çocuk, son bir yıldır özellikle sabahları uyandıktan kısa bir süre sonra kollarında meydana gelen ani sıçramalar ve elindeki eşyaları düşürme yakınmasıyla getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde özellik saptanmıyor ve nörolojik muayenesi doğal bulunuyor. Bir kez uykusuzluk sonrası jeneralize tonik-klonik nöbet geçirdiği öğrenilen hastanın uyanıklık EEGEEG incelemesinde jeneralize polidiken-dalga deşarjları izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil miyoklonik epilepsi

Answer

Juvenil miyoklonik epilepsi
Juvenil miyoklonik epilepsi (JME), genellikle 121812-18 yaşları arasında başlayan, sabahları uyandıktan hemen sonra kollarda sıçrama (miyoklonus) ve uykusuzluk/alkol gibi faktörlerle tetiklenen jeneralize tonik-klonik nöbetlerle karakterize bir tablodur. Hastanın nörolojik gelişimi normaldir ve EEGEEG'sinde tipik olarak jeneralize polidiken-dalga deşarjları görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada adölesan başlangıç (1616 yaş), sabahları görülen miyoklonik sıçramalar (eşya düşürme) ve uykusuzlukla tetiklenen jeneralize tonik-klonik nöbet saptandı.
Bu kombinasyon idiyopatik jeneralize epilepsiler içinde belirli bir sendromu işaret eder.
2
EEGEEG bulgularının yorumlanması
Jeneralize polidiken-dalga deşarjları saptandı.
Polidiken-dalga (polyspike-wave) paterni miyoklonik nöbetlerin eşlik ettiği jeneralize epilepsiler için patognomoniktir.
3
Tanının netleştirilmesi
Klinik ve EEGEEG bulguları ışığında en olası tanı Juvenil Miyoklonik Epilepsi (Janz Sendromu) olarak belirlendi.
JME, adölesanlarda en sık görülen jeneralize epilepsi sendromudur.

Key Concept

Juvenil Miyoklonik Epilepsi (JME) klinik ve EEG özellikleri

Practice More

JME tanılı bir hastada ilk seçenek antiepileptik ilacın ne olması gerektiğini ve bu ilacın teratojenik risklerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 253Question

Üç aylık bir bebekte progresif hipotoni, derin tendon reflekslerinde kayıp (arefleksi) ve dilde fasikülasyonlar saptanarak Spinal Müsküler Atrofi (SMA) Tip 1 tanısı konulmuştur. Bu hastalıktaki klinik bulguların ortaya çıkmasına neden olan temel patolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Medulla spinalis ön boynuz hücrelerinin dejenerasyonu

Answer

Medulla spinalis ön boynuz hücrelerinin dejenerasyonu
Medulla spinalis ön boynuz hücrelerinin dejenerasyonu, SMA'nın (özellikle Tip 1 - Werdnig-Hoffmann) temel patolojik sürecidir. Bu hücrelerin kaybı sonucunda kaslara giden motor uyarı kesilir, bu da yaygın hipotoni, dilde fasikülasyon ve arefleksi gibi alt motor nöron bulgularına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hipotoni, arefleksi ve dil fasikülasyonları alt motor nöron (LMN) tutulumuna işaret eder.
SMA'da duyusal muayene normalken motor nöronların kaybı bu klasik bulguları oluşturur.
2
Tanı ve patolojiyi eşleştirme
SMA'da temel patoloji spinal kord ön boynuz hücreleridir.
Hastalık ismindeki 'spinal' medulla spinalis'i, 'müsküler atrofi' ise sinir kaybına sekonder kas erimesini temsil eder.

Key Concept

Spinal Müsküler Atrofi (SMA), medulla spinalis ön boynuzundaki alt motor nöronların dejenerasyonu ile seyreden genetik bir hastalıktır.
Question 254Question

Yürümede gecikme ve hafif proksimal kas güçsüzlüğü nedeniyle tetkik edilen 55 yaşındaki bir erkek çocuğun fizik muayenesinde bilateral ptozis ve belirgin skolyoz saptanmıştır. Kas biyopsisinde tip 11 liflerin merkezinde oksidatif enzim aktivitesinin izlenmediği soluk alanlar (santral kor) görülmüştür.

Bu hastada planlanan bir cerrahi girişim öncesinde, genel anestezi sırasında aşağıdaki komplikasyonlardan hangisinin gelişme riski en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: Malign hipertermi

Answer

Malign hipertermi riski, santral kor hastalığı olan bireylerde ryanodin reseptör (RYR1RYR1) mutasyonu ortaklığı nedeniyle en yüksek olan komplikasyondur.
Santral kor hastalığı, kas biyopsisinde tip 11 liflerde oksidatif enzim aktivitesi eksikliği ile karakterize bir konjenital miyopatidir. Bu hastalık, kalsiyum salınım kanalı olan ryanodin reseptörünü kodlayan RYR1RYR1 genindeki mutasyonlarla ilişkilidir. Aynı gen mutasyonları, genel anestezi sırasında kullanılan uçucu anestezikler (halotan, izofluran vb.) ve süksinilkolin gibi ajanlara karşı aşırı duyarlılık ve kontrolsüz hipermetabolik bir süreç olan malign hipertermi gelişimine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve biyopsi bulgularını değerlendir
Gecikmiş yürüme, skolyoz ve biyopsideki soluk merkezli lifler 'Santral Kor Hastalığı' tanısını koydurur.
Santral kor hastalığı en sık görülen konjenital miyopatilerden biridir.
2
Genetik ilişkiyi hatırla
Bu hastalığın altında yatan temel bozukluk ryanodin reseptörünü kodlayan RYR1RYR1 genindeki mutasyondur.
RYR1RYR1 proteini sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum salınımını kontrol eder.
3
Anestezi riskini belirle
Uçucu anestezikler ve süksinilkolin kullanımı, bozuk RYR1RYR1 kanallarından kontrolsüz kalsiyum çıkışına ve malign hipertermiye yol açar.
Malign hipertermi, bu genetik zemin üzerindeki en kritik hayatı tehdit edici risk faktörüdür.

Key Concept

Santral kor hastalığı ile malign hipertermi arasındaki ortak genetik (RYR1RYR1) zemin.
Estimated Time:1m 30s
Question 255Question

33 aylık sağlıklı bir süt çocuğunun rutin nörolojik muayenesinde; bebek yüzüstü yatırılıp paravertebral bölgesine yukarıdan aşağıya doğru taktil uyarı uygulandığında, gövdenin uyarılan tarafa doğru bükülme (kurvatur) yanıtının artık alınamadığı saptanmıştır. Bu bebeğin diğer nörolojik bulguları ve gelişim basamakları yaşıyla uyumlu olduğuna göre, muayenede saptanan bu durumun normal gelişim süreciyle açıklandığı en geç dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 23.2-3. aylar

Answer

Galant refleksinin normal gelişim sürecinde kaybolması beklenen dönem 23.2-3. aylardır.
Galant (trunkal kurvatur) refleksi, spinal düzeyde bir primitif reflekstir. Bebek ventral süspansiyondayken veya yüzüstü yatarken paravertebral bölgeye yapılan uyarıya, gövdenin o tarafa bükülmesiyle yanıt verir. Bu yanıtın normal gelişim sürecinde en geç 3.3. ayın sonunda (23.2-3. aylar) ortadan kalkması beklenir. Bebeğin 33 aylık olması ve bu yanıtın alınamaması, nörolojik gelişimin yaşına uygun ilerlediğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguyu ve bebeğin yaşını tanımlayın.
33 aylık bebekte Galant (trunkal kurvatur) refleksinin alınamadığı saptandı.
Soruda test edilen refleksin ne zaman kaybolması gerektiği sorgulanmaktadır.
2
Galant refleksinin fizyolojik takvimini hatırlayın.
Galant refleksi doğumda vardır ve 2.2. veya 3.3. ayın sonunda kaybolur.
Primitif reflekslerin kaybolma zamanları nörolojik olgunlaşmanın takibi için kritiktir.
3
Yaşa göre normal olup olmadığını değerlendirin.
33 aylık bir bebekte bu refleksin kaybolmuş olması normal bir bulgudur.
23.2-3. ay aralığı bu refleksin kaybolması için en geç sınır olarak kabul edilir.

Key Concept

Gelişimsel reflekslerin (primitif refleksler) kaybolma kronolojisi
Estimated Time:50s
Question 256Question

Üç aylık bir bebek, hareket azlığı, cılız ağlama sesi ve beslenme güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede bilincin açık olduğu, ancak yaygın hipotoni ve derin tendon reflekslerinde arefleksi bulunduğu saptanıyor. Solunum muayenesinde inspiryum sırasında karnın dışa doğru bombeleştiği, göğüs duvarının ise içe çöktüğü (paradoksal solunum) ve göğüs yapısının çan biçimini aldığı gözleniyor. Bu hastadaki karakteristik solunum paterninin temel fizyopatolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterkostal kasların zayıflığına karşın diyafram fonksiyonunun korunmuş olması

Answer

İnterkostal kasların zayıflığına karşın diyafram fonksiyonunun korunmuş olması
SMA Tip 1 hastalarında karakteristik bir solunum paterni görülür. Hastalık ön boynuz motor nöronlarını tutar ancak diyaframın motor nöron havuzu (frenik nukleus) hastalığın erken evrelerinde nispeten korunur. Buna karşılık interkostal kasları inerve eden torakal motor nöronlar ciddi dejenerasyona uğrar. Sonuç olarak, inspiryum sırasında güçlü diyafram kasılarak abdominal içeriği aşağı iter (karın şişer), ancak interkostal kaslar göğüs kafesini stabilize edemez ve genişletemez. Göğüs içi negatif basınç nedeniyle göğüs duvarı paradoksal olarak içe çöker. Bu durum zamanla 'çan göğüs' (bell-shaped chest) deformitesine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
3 aylık bebek, hipotoni, arefleksi, paradoksal solunum, çan göğüs görünümü ve uyanık yüz ifadesi → SMA Tip 1 (Werdnig-Hoffmann) düşündürür.
Bu bulgular ön boynuz motor nöron tutulumu için tipiktir.
2
Solunum mekaniğini değerlendir
Paradoksal solunum (TAHTEREVALLİ SOLUNUMU): İnspiryumda karın şişerken göğüs kafesi çöküyor.
Bu durum, göğüs kafesini genişleten kaslar (interkostaller) ile karın boşluğunu iten kas (diyafram) arasındaki güç dengesizliğini gösterir.
3
SMA patofizyolojisi ile ilişkilendir
SMA'da interkostal kaslar spinal sinirlerden inerve edildiği için ciddi şekilde etkilenir ve zayıflar. Diyafram ise frenik sinir (C3-C5) tarafından inerve edilir ve motor nöron havuzu daha korunaklı olduğu için fonksiyonunu uzun süre korur.
İnspiryumda güçlü diyafram aşağı inerek karnı şişirir (abdominal solunum), ancak zayıf interkostaller göğüs kafesini açamaz ve oluşan negatif basınçla göğüs içe çöker.

Key Concept

SMA Tip 1 Solunum Mekaniği

Practice More

SMA tedavisinde kullanılan Nusinersen ve Gen Tedavisinin etki mekanizmalarının karşılaştırılması.
Estimated Time:2m 0s
Question 257Question

44 yaşında bir erkek çocuk, merdiven çıkarken zorlanma ve yerden kalkarken ellerini bacaklarına dayayarak tırmanır gibi kalkma (GowersGowers belirtisi) şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde baldırlarında belirgin psödohipertrofi ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 18.00018.000 U/LU/L (N: <170170) olarak bulunmuştur. Bu hastada kesin tanıya yönelik olarak ilk yapılması gereken genetik test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Distrofin geninde delesyon ve duplikasyon analizi (MLPAMLPA)

Answer

Duchenne musküler distrofi ön tanılı hastada ilk yapılması gereken genetik test, distrofin geninde delesyon ve duplikasyon analizidir (MLPAMLPA).
Duchenne Musküler Distrofi (DMD), X'e bağlı resesif geçiş gösteren ve distrofin genindeki mutasyonlar sonucu oluşan en yaygın çocukluk çağı distrofisidir. Mutasyonların %65-70'i büyük ekzon delesyonu veya duplikasyonudur. MLPA yöntemi, bu büyük kopya sayısı değişikliklerini saptamak için en uygun, hızlı ve maliyet-etkin ilk basamak genetik testtir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve CK düzeyini değerlendir.
Proksimal güçsüzlük, Gowers belirtisi, psödohipertrofi ve çok yüksek CK düzeyi DMD için tipiktir.
DMD tanısında klinik şüphe ve CK yüksekliği ilk ipucudur.
2
En sık görülen mutasyon tipine göre test seç.
DMD hastalarının %65-70'inde büyük delesyon veya duplikasyon bulunur.
En yaygın mutasyon tipini en hızlı ve ucuz yöntemle saptamak esastır.
3
MLPA (Multiplex Ligation-dependent Probe Amplification) sonucuna göre ilerle.
MLPA pozitifse tanı kesinleşir, negatifse nokta mutasyonları için dizilemeye (NGS) geçilir.
Tanı algoritması maliyet ve etkinliğe göre basamaklıdır.

Key Concept

DMD tanısında altın standart genetik tanı algoritması: Önce MLPA, negatifse NGS.

Practice More

Becker Musküler Distrofi (BMD) ve DMD arasındaki genetik farkları (çerçeve içi vs çerçeve dışı mutasyonlar) incelemek faydalı olabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 258Question

Doğumdan hemen sonra lumbosakral bölgede meningomiyelosel saptanan ve yapılan kraniyal MRG'sinde hidrosefaliye eşlik eden Arnold-Chiari Tip II malformasyonu tanısı konulan bir yenidoğanda, aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Sinüs konfluensinin (torcula) anormal yüksek yerleşimi

Answer

Sinüs konfluensinin (torcula) anormal yüksek yerleşimi bu hastada görülmesi beklenmeyen bir bulgudur.
Arnold-Chiari Tip II malformasyonunda posterior fossa hacmi oldukça küçüktür ve tentoryum düşük yerleşimlidir. Bu nedenle sinüs konfluensi (torcula) de normalden daha aşağıda bulunur. Sinüs konfluensinin lambdoid sütürün üzerinde, anormal derecede yüksek yerleşimi ise dördüncü ventrikülün kistik genişlemesine bağlı olarak posterior fossanın büyüdüğü Dandy-Walker malformasyonuna özgü bir radyolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımlama
Lumbosakral meningomiyelosel ile birlikte görülen hidrosefali ve kraniyal malformasyon Arnold-Chiari Tip II (Chiari II) olarak tanımlanır.
Meningomiyelosel olgularının neredeyse tamamında Chiari II malformasyonu eşlik eder.
2
Chiari II nöroradyolojik bulgularını hatırlama
Küçük posterior fossa, aşağı yerleşimli tentoryum/torcula, beaked tectum (gagalaşmış tektum), foramen magnum genişlemesi ve massa intermedia belirginliği.
Bu bulgular kafa tabanındaki gelişimsel yetersizlik ve beyin omurilik sıvısı dinamiklerindeki bozulma ile ilişkilidir.
3
Diferansiyel tanı yapma
Sinüs konfluensinin (torcula) lambdoid sütürün üzerinde, anormal yüksek yerleşimi Dandy-Walker malformasyonunun (DWM) ayırt edici özelliğidir.
DWM'de posterior fossa genişlemiş ve tentoryum yukarı itilmiştir; Chiari II'de ise tam tersi bir durum söz konusudur.

Key Concept

Arnold-Chiari Tip II malformasyonunda posterior fossa hacmi azalmış olup tentoryum ve torcula aşağı yerleşimlidir; yüksek torcula ise Dandy-Walker malformasyonu bulgusudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 259Question

Spinal müsküler atrofi (SMASMA) tanısı alan çocuklarda, üretilen fonksiyonel SMNSMN protein miktarını modifiye ederek klinik tablonun ağırlığını (hastalığın tipini ve şiddetini) belirleyen temel genetik faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SMN2SMN2 geninin kopya sayısı

Answer

Klinik ağırlığı belirleyen genetik faktör SMN2SMN2 geninin kopya sayısıdır.
Doğru yanıt olan SMN2SMN2 geninin kopya sayısı, SMA patogenezinde kritik bir rol oynar. Her ne kadar hastalık SMN1SMN1 geninin yokluğu ile başlasa da, vücuttaki SMN2SMN2 genleri sınırlı miktarda fonksiyonel SMN proteini üreterek motor nöronların korunmasına yardımcı olur. Kopya sayısı ne kadar fazla ise üretilen toplam fonksiyonel protein miktarı o kadar artar ve bu durum hastanın daha hafif bir fenotipte (örneğin yürüyebilen tip 33 veya 44) olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastalığın genetik temelini belirle.
SMASMA, SMN1SMN1 geninin homozigot delesyonu (77. ekzon kaybı) sonucu oluşur.
Bu temel bilgi, modifiye edici genlerin etkisini anlamak için gereklidir.
2
Modifiye edici genlerin rolünü analiz et.
SMN2SMN2 geni, SMN1SMN1 ile yüksek oranda benzerlik gösterir ancak ürettiği proteinin çoğu kusurludur.
SMN2SMN2 geninden üretilen az miktardaki sağlam SMNSMN proteini, hücrenin hayatta kalmasını sağlar.
3
Kopya sayısı ile fenotip ilişkisini kur.
Kopya sayısı arttıkça (örneğin 44 veya daha fazla kopya) klinik tablo tip 11'den tip 33 veya 44'e doğru hafifler.
Fonksiyonel protein üretim kapasitesi arttığı için motor nöron hasarı daha yavaş gerçekleşir.

Key Concept

SMASMA klinik şiddeti, modifiye edici bir gen olan SMN2SMN2 kopya sayısı ile ters orantılıdır.

Practice More

SMA tiplerinin (Tip 11, 22, 33, 44) başlangıç yaşları ve kazanılan motor beceriler arasındaki farkları gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 260Question

Serebral palsi tanısında motor gelişim basamaklarındaki gecikmenin yanı sıra ilkel reflekslerin takibi ve kaybolma zamanları büyük önem taşır. Üst motor nöron hasarı olan çocuklarda, normalde belirli aylarda kaybolması gereken reflekslerin sebat ettiği görülür.

Buna göre, aşağıdaki klinik bulgulardan hangisi bir süt çocuğunda serebral palsi varlığını diğerlerinden daha güçlü şekilde destekleyen bir göstergedir?

Show answer & explanation

Answer: 8.8. ayda asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) halen alınabiliyor olması

Answer

Sekizinci ayda asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) halen alınabiliyor olması bulgusu, serebral palsi tanısını en güçlü destekleyen işarettir.
Sekizinci ayda asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) halen alınabiliyor olması durumu, santral sinir sistemindeki üst motor nöron kontrol mekanizmalarının bozulduğunun en net göstergesidir. ATNRATNR normalde 46.4-6. aylarda kaybolur; bu süreden sonra devam etmesi çocuğun motor gelişimini engeller (örneğin orta hattı kullanamama) ve serebral palsi lehine çok güçlü bir klinik veridir.

Step-by-Step Solution

1
Kaba motor gelişim geriliği ile nörolojik refleks anormallikleri arasındaki farkı ayırt et.
Motor gelişimdeki (yürüme, oturma vb.) basit gecikmeler varyasyonel olabilirken, ilkel reflekslerin beklenen süreden sonra devam etmesi (persistans) üst motor nöron hasarına işaret eder.
Serebral palsi tanısında ilkel refleks persistansı, motor gecikmeden daha spesifik bir bulgudur.
2
ATNRATNR refleksinin normal kaybolma süresini hatırla.
ATNRATNR refleksi genellikle 46.4-6. aylarda ortadan kalkar.
Bu refleksin kaybolması, çocuğun orta hattı geçebilmesi, yuvarlanabilmesi ve objelere bilinçli uzanabilmesi için gereklidir.
3
8.8. ayda pozitif ATNRATNR varlığının klinik anlamını yorumla.
8.8. ayda halen pozitif olan ATNRATNR, santral sinir sisteminde maturasyon eksikliğini ve inhibitör yolakların hasarını gösterir.
Serebral palsili çocuklarda en sık görülen erken nörolojik bulgulardan biri bu persistans tablosudur.

Key Concept

İlkel reflekslerin (Moro, ATNRATNR, Palmar yakalama vb.) persistansı, süt çocukluğu döneminde serebral palsi tanısı için en değerli nörolojik göstergelerden biridir.
PreviousPage 13 / 15Next
Nöroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 13 | Examkin