Hematoloji ve Onkoloji

409 questions

Question 121Question

1111 aylık bir kız bebek; karın şişliği, iştahsızlık ve bacaklarda ağrı nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede batında orta hattı geçen, düzensiz sınırlı sert kitle ve kostal marjın 66 cm altında palpabl karaciğer saptanıyor. Ciltte çok sayıda mavimsi-mor renkli subkutan nodül izleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde idrar katekolaminleri yaşa göre yüksek saptanırken, abdominal BTBT'de sağ sürrenal yerleşimli, stipple kalsifikasyonlar içeren ve aortu çevreleyen (encasement) kitle görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda %7\%7 oranında nöroblast infiltrasyonu izlenirken, kemik sintigrafisinde her iki tibiada patolojik kortikal tutulumlar saptanıyor.

Bu hasta için en doğru evreleme ve klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kortikal kemik tutulumu saptandığı için Evre 44 (yüksek risk) olarak kabul edilmeli ve agresif multimodal tedavi protokolü planlanmalıdır.

Answer

Hastada saptanan kortikal kemik tutulumu nedeniyle vaka Evre 4 olarak sınıflandırılmalı ve agresif tedavi başlanmalıdır.
Vakada sunulan çocukta yaş (<1218<12-18 ay), karaciğer tutulumu, cilt nodülleri ve kemik iliği infiltrasyonunun %10\%10'un altında olması ilk etapta Evre 4S4S (MSMS) düşündürse de, bacak ağrısı ve sintigrafideki kortikal kemik (tibia) tutulumu bu tanıyı dışlar. Kortikal kemik metastazı varlığı hastalığı Evre 44'e yükseltir. Evre 44 nöroblastom ise yaştan bağımsız olarak agresif seyirli kabul edilir ve yoğun tedavi gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Bebeklik dönemi, sürrenal kitle, orta hattı geçme, kalsifikasyon ve vasküler çevreleme (encasement) Nöroblastom tanısını koydurur.
Wilms tümörü genellikle kalsifikasyon içermez, damarları sarmaz (iter) ve nadiren orta hattı geçer.
2
Metastaz alanlarının değerlendirilmesi
Karaciğer, cilt (blueberry muffin) ve kemik iliği (%7) tutulumu mevcuttur.
Bu alanlar Evre 4S (MS) ile uyumludur.
3
Ayırıcı evreleme kriterinin kontrolü
Kemik sintigrafisinde kortikal kemik (tibia) tutulumu ve bacak ağrısı saptanmıştır.
Evre 4S/MS tanısı için kortikal kemik tutulumu olmamalıdır; bu bulgu hastayı doğrudan Evre 4 (yüksek risk) yapar.
4
Tedavi ve prognoz belirlenmesi
Evre 4 nöroblastomda yoğun kemoterapi ve multimodal yaklaşım gereklidir.
Evre 4S'in aksine Evre 4'te spontan regresyon beklenmez.

Key Concept

Nöroblastomda Evre 4S (MS) ve Evre 4 Ayrımı
Question 122Question

On sekiz aylık bir erkek çocuk, bacaklarında morluklar ve tekrarlayan orta kulak iltihabı öyküsü ile çocuk hematoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve purpuralar, her iki ön kolda ve yanaklarda ise kronik, kaşıntılı ekzematöz lezyonlar saptanıyor. Batın muayenesinde karaciğer ve dalak büyüklüğü saptanmıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin10,8g/dL10,8 g/dL1114g/dL11-14 g/dL
Lökosit7.200/mm37.200/mm^35.00015.000/mm35.000-15.000/mm^3
Trombosit32.000/mm332.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000-450.000/mm^3
MPV (Ortalama Trombosit Hacmi)5,2fL5,2 fL7,211,7fL7,2-11,7 fL
PT (Protrombin Zamanı)12,4sn12,4 sn1114sn11-14 sn
aPTT (Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı)29sn29 sn2535sn25-35 sn
Kanama ZamanıUzamış27dk2-7 dk

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Wiskott-Aldrich sendromu

Answer

Wiskott-Aldrich sendromu
Doğru seçenek olan sendromda, X'e bağlı geçiş gösteren WAS gen mutasyonu sonucu aktin hücre iskeleti düzenlenemez. Bu durum trombositlerin küçük ve disfonksiyonel olmasına (düşük MPV), humoral ve hücresel immün yetmezliğe (tekrarlayan enfeksiyonlar) ve ekzemaya yol açar. Vakadaki düşük MPV (5,2fL5,2 fL), erkek cinsiyet, ekzema ve enfeksiyon öyküsü bu tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Trombosit sayısı ve pıhtılaşma testlerini (PT/aPTT) değerlendir.
Belirgin trombositopeni (32.000/mm332.000/mm^3) ve normal pıhtılaşma süreleri (PT/aPTT normal).
Tablonun primer hemostaz bozukluğu (trombosit sayısı veya fonksiyonu) kaynaklı olduğunu doğrulamak için.
2
MPV (Ortalama Trombosit Hacmi) değerini incele.
MPV düşük (5,2fL5,2 fL).
Trombositopenilerde ayırıcı tanı için MPV kritiktir; düşük MPV (mikro-trombositler) varlığı spesifik bir bulgudur.
3
Klinik triadın (ekzema, enfeksiyon, trombositopeni) varlığını kontrol et.
Erkek çocukta tekrarlayan enfeksiyonlar ve ekzema öyküsü mevcut.
Bu klinik bulgular ve mikro-trombositopeni birlikteliği Wiskott-Aldrich sendromunu (WAS) tanımlar.

Key Concept

Mikro-trombositopeni (düşük MPV), ekzema ve tekrarlayan enfeksiyonlarla seyreden X'e bağlı kalıtsal hastalık Wiskott-Aldrich sendromudur.

Practice More

Trombositopenili bir çocukta MPV değerinin yüksek olduğu durumları (Bernard-Soulier, ITP) ve normal olduğu durumları (Glanzmann - sayı normalken) karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question

On dört aylık bir erkek çocuk, karın şişliği, halsizlik ve göz çevresinde kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede batında orta hattı geçen, sert ve fikse bir kitle palpe ediliyor. Çekilen batın bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) aortayı çevreleyen kalsifiye retroperitoneal kitle saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda küçük yuvarlak mavi hücreli tümör infiltrasyonu ve Homer-Wright rozetleri görülüyor. Bu hastanın Uluslararası Nöroblastom Risk Grubu (INRGINRG) sınıflama sistemine göre "yüksek risk" kategorisinde değerlendirilmesi ve agresif multimodal tedavi (yüksek doz kemoterapi ve kök hücre nakli) alması için aşağıdaki biyolojik özelliklerden hangisinin varlığı tek başına yeterlidir?

Show answer & explanation

Answer: MYCNMYCN gen amplifikasyonu

Answer

MYCNMYCN gen amplifikasyonu, nöroblastomda klinik evre ve hastanın yaşından bağımsız olarak en kötü prognostik göstergedir ve hastanın yüksek risk protokolü ile tedavi edilmesini gerektirir.
Nöroblastomda MYCNMYCN gen amplifikasyonu saptanması, hastanın yaşına veya tümörün yayılımına bakılmaksızın en olumsuz prognostik faktördür. Uluslararası Nöroblastom Risk Grubu (INRGINRG) sınıflamasına göre bu hastalar doğrudan yüksek risk grubuna alınır ve otolog kök hücre nakli gibi yoğun tedaviler uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların ve tanının belirlenmesi
Orta hattı geçen kitle, kalsifikasyonlar, periorbital ekimoz (raccoon eyes) ve Homer-Wright rozetleri hastada Nöroblastom tanısını kesinleştirir.
Bu bulgular sempatik zincir kökenli nöroblastik tümörler için patognomoniktir.
2
Evreleme ve metastaz durumunun değerlendirilmesi
Kemik iliği tutulumu olması hastanın metastatik (Stage M) olduğunu gösterir.
Risk sınıflaması yapılırken metastatik yayılımın karakteri (Stage 4 vs 4S) yaşla birlikte değerlendirilir.
3
Biyolojik risk faktörlerinin analizi
MYCNMYCN amplifikasyonu varlığı, hastayı evre 1'den evre 4'e kadar her durumda 'Yüksek Risk' kategorisine dahil eder.
MYCNMYCN geni hücre proliferasyonunu artıran bir onkogendir ve agresif seyirle doğrudan ilişkilidir.

Key Concept

Nöroblastomda biyolojik risk stratifikasyonu ve MYCNMYCN onkogeninin önemi.
Estimated Time:2m 0s
Question 124Question

7 yaşında bir kız çocuk, bir hafta önce yapılan diş çekimi sonrasında kanamasının durmaması üzerine çocuk hematoloji polikliniğine getiriliyor. Annesinden alınan anamnezde, hastanın küçüklüğünden beri sık sık burun kanaması geçirdiği ve vücudunda kendiliğinden morluklar oluştuğu öğreniliyor. Fizik muayenede bacaklarda ve kollarda dağınık ekimozlar izleniyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor.

Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçNormal Değer
Hemoglobin11.5g/dL11.5 g/dL11.513.5g/dL11.5 - 13.5 g/dL
Beyaz Küre7.200/mm37.200/mm^35.00010.000/mm35.000 - 10.000/mm^3
Trombosit Sayısı260.000/mm3260.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000 - 450.000/mm^3
Kanama Zamanı12dk12 dk27dk2 - 7 dk
Protrombin Zamanı (PT)12.5sn12.5 sn1114sn11 - 14 sn
Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTT)42sn42 sn2535sn25 - 35 sn

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: von Willebrand Hastalığı

Answer

Hastada normal trombosit sayısı ile birlikte uzamış kanama zamanı ve uzamış aPTT olması, hem trombosit fonksiyonlarını (vWF aracılı adezyon) hem de koagülasyon kaskadını (Faktör VIII taşıyıcılığı) etkileyen von Willebrand Hastalığı'nı işaret eder.
Doğru yanıt olan hastalıkta, von Willebrand Faktörü (vWF) eksikliği nedeniyle trombositlerin subendotelyal kollajene yapışması bozulur (bu durum kanama zamanını uzatır). Ayrıca vWF, plazmada Faktör VIII'in taşıyıcı proteini olduğu için, eksikliğinde Faktör VIII düzeyi de ikincil olarak azalır ve bu durum aPTT'nin uzamasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Mukozal kanama (burun kanaması, diş çekimi sonrası kanama) primer hemostaz bozukluğunu düşündürür.
Primer hemostaz bozuklukları tipik olarak peteşi, ekimoz ve mukozal kanamalarla prezante olur.
2
Trombosit sayısını kontrol et
260.000/mm3260.000/mm^3 (Normal).
Trombosit sayısının normal olması, sorunun trombosit sayısı değil, fonksiyonu veya damar duvarı ile ilgili olduğunu gösterir.
3
Koagülasyon testlerini (PT ve aPTT) yorumla
PT normal, aPTT (42sn42 sn) uzundur.
İzole aPTT uzaması intrensek yolak bozukluklarını veya Faktör VIII, IX, XI, XII eksikliklerini gösterir.
4
Kanama zamanını yorumla
12dk12 dk (Uzun).
Uzamış kanama zamanı, trombositlerin damar duvarına yapışmasında veya birbirine tutunmasında sorun olduğunu doğrular.
5
Tüm verileri birleştir
Normal trombosit + Uzun kanama zamanı + Uzun aPTT = von Willebrand Hastalığı.
vWF, hem trombosit adezyonunda rol alır hem de Faktör VIII'i stabilize ederek yıkılmasını önler. Eksikliğinde her iki test de bozulur.

Key Concept

von Willebrand Hastalığı, çocukluk çağında en sık görülen kalıtsal kanama bozukluğudur ve hem primer hemostazı (kanama zamanı) hem de sekonder hemostazı (aPTT/F8) etkileyebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 125Question

2222 aylık bir kız çocuk, gözlerinde ani başlayan istemsiz, düzensiz hareketler ve yürümede dengesizlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede opsoklonus-miyoklonus-ataksi sendromu ile uyumlu bulgular saptanıyor. Batın muayenesinde sol üst kadranda, orta hattı geçen, düzensiz yüzeyli ve fikse bir kitle palpe ediliyor. Bu hasta için en olası tanısal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdrar katekolamin metabolitlerinde (VMAVMA ve HVAHVA) artış saptanması

Answer

İdrar katekolamin metabolitlerinde (VMAVMA ve HVAHVA) artış saptanması
Hastadaki opsoklonus-miyoklonus-ataksi sendromu, nöroblastomun karakteristik bir paraneoplastik sendromudur. Batındaki kitlenin orta hattı geçmesi ve irregüler yapısı da nöroblastom tanısını destekler. Bu hastalığın tanısında en önemli laboratuvar bulgusu idrar katekolamin metabolitleri olan VMAVMA ve HVAHVA düzeylerindeki artıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Opsoklonus-miyoklonus-ataksi sendromu (paraneoplastik bir durum) ve orta hattı geçen irregüler abdominal kitle belirlendi.
Bu kombinasyon çocukluk çağında öncelikle nöroblastomu düşündürür.
2
Ayırıcı tanı yapılması
Wilms tümörü genellikle orta hattı geçmez, düzgün sınırlıdır ve kalsifikasyon içermez. Nöroblastom ise sıklıkla kalsifikasyon içerir ve damarları çevreler.
Batın kitlelerinde en önemli ayırıcı tanı nöroblastom ve Wilms tümörü arasındadır.
3
Tanısal testin belirlenmesi
Nöroblastom vakalarının %90\%90'ından fazlasında idrarda vanilmandelik asit (VMAVMA) ve homovanilik asit (HVAHVA) düzeyleri yüksektir.
Nöroblastom nöral krest kökenli bir tümör olduğu için katekolamin metabolitleri üretir.

Key Concept

Nöroblastomun klinik sunumu (orta hattı geçen irregüler kitle ve opsoklonus-miyoklonus sendromu) ve biyokimyasal tanısı (VMA/HVAVMA/HVA artışı).
Estimated Time:1m 30s
Question 126Question

Üç yaşında bir erkek çocuk; son üç aydır belirginleşen halsizlik, solukluk ve yürümede dengesizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde dilde papillalarda atrofi (glossit), alt ekstremitelerde derin tendon reflekslerinde azalma ve vibrasyon duyusunda kayıp saptanıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.27.2 g/dL
MCV114114 fL
RDW19,5%19,5\%
Periferik YaymaHipersegmente nötrofiller (>5>5 loblu)
Tam İdrar Tetkiki2+2+ Proteinüri

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki megaloblastik aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Imerslund-Gräsbeck sendromu

Answer

Hastadaki megaloblastik anemi, nörolojik semptomlar (refleks kaybı, vibrasyon kaybı) ve idrardaki proteinüri triadını açıklayan en olası tanı Imerslund-Gräsbeck sendromudur.
Doğru yanıt olan seçenek, distal ileumda Vitamin B12-İntrensek Faktör kompleksinin emiliminden sorumlu olan cubilin (CUBN) veya amnionless (AMN) proteinlerindeki mutasyon sonucu gelişen tabloyu tanımlar. Bu sendromda megaloblastik anemiye ek olarak vakaların çoğunda selektif, kalıcı bir proteinüri eşlik eder.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar verilerini analiz et.
Düşük Hemoglobin (7.27.2 g/dL) ve yüksek MCV (114114 fL) makrositik anemiye; hipersegmente nötrofiller ise megaloblastik sürece işaret eder.
Megaloblastik aneminin tipik hematolojik bulgularını doğrulamak için.
2
Klinik bulguları değerlendir.
Derin tendon reflekslerinde azalma ve vibrasyon duyusu kaybı, Vitamin B12 eksikliğine özgü nörolojik tutulumu gösterir.
Vitamin B12 ve Folat eksikliği arasındaki en önemli klinik farkı ayırt etmek için.
3
Ayırıcı tanıda anahtar bulguyu kullan.
Tam idrar tetkikindeki 2+2+ proteinüri, selektif Vitamin B12 malabsorpsiyonu ile seyreden Imerslund-Gräsbeck sendromunu doğrular.
B12 eksikliği yapan diğer nedenlerden (pernisiyöz anemi vb.) ayırıcı tanıya gitmek için.

Key Concept

Imerslund-Gräsbeck Sendromu (Selektif Vitamin B12 Malabsorpsiyonu + Proteinüri)

Practice More

Vitamin B12 eksikliğinde homosistein ve metilmalonik asit düzeylerinin her ikisinin de arttığını, folat eksikliğinde ise sadece homosisteinin arttığını hatırlayınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 127Question

1313 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 aydır devam eden sol uyluk ağrısı, halsizlik ve son 22 haftadır eklenen 38,5C38,5^\circ C civarında seyreden ateş şikayetleri ile getiriliyor. Fizik muayenesinde sol femur orta kesiminde palpasyonla ağrılı, sert ve çevre dokulara göre daha sıcak bir kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde sedimentasyon hızı 9090 mm/saat (yüksek), C-reaktif protein (CRP) yüksekliği ve hafif lökositoz izleniyor. Radyolojik değerlendirmede femur diyafizinde litik, permeatif karakterde bir lezyon ve periostta "soğan zarı" (onion skin) tarzında reaksiyon saptanıyor. Alınan biyopsi örneğinde sitoplazması PASPAS (Periodic Acid-Schiff) pozitif boyanan küçük yuvarlak mavi hücreler ve psödorozet yapıları izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıyı destekleyen en spesifik sitogenetik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ewing sarkomu — t(11;22)(q24;q12)t(11;22)(q24;q12) translokasyonu

Answer

En olası tanı Ewing sarkomu olup, kesin tanı için en spesifik bulgu t(11;22)(q24;q12)t(11;22)(q24;q12) translokasyonu ve bunun sonucunda oluşan EWSFLI1EWS-FLI1 füzyon genidir.
Vakada tarif edilen diyafizer yerleşim, soğan zarı periost reaksiyonu, PAS pozitif boyanan küçük yuvarlak mavi hücreler ve sistemik bulgular (ateş, ESR yüksekliği) Ewing sarkomu için tipiktir. Bu tümörün genetik imzası %8590\%85-90 oranında görülen t(11;22)(q24;q12)t(11;22)(q24;q12) translokasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Hastadaki sistemik bulgular (ateş, ESR yüksekliği), diyafizer yerleşim ve soğan zarı periost reaksiyonu Ewing sarkomu ile osteomiyelit ayrımını zorlaştırır.
Ewing sarkomu sıklıkla enfeksiyonu taklit eden sistemik bulgularla başvurur.
2
Histopatolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Küçük yuvarlak mavi hücrelerin varlığı ve glikojen içeriği nedeniyle PAS pozitif boyanması Ewing ailesi tümörlerini (ESFT) işaret eder.
Bu morfoloji lenfoma, nöroblastom ve rabdomiyosarkom gibi diğer pediatrik malignitelerle karışabilir.
3
Sitogenetik doğrulama
Vakaların %8590\%85-90'ında saptanan t(11;22)t(11;22) translokasyonu kesin tanıyı koydurur.
Bu translokasyon Ewing sarkomu için patognomoniktir.

Key Concept

Ewing sarkomu, pediatrik yaş grubunda osteomiyeliti taklit edebilen, diyafiz yerleşimli, küçük yuvarlak mavi hücreli ve t(11;22)t(11;22) translokasyonu ile karakterize bir kemik tümörüdür.

Practice More

Küçük yuvarlak mavi hücreli tümörlerin (Ewing, Lenfoma, Nöroblastom, Rabdomiyosarkom, Wilms) ayırıcı tanısında kullanılan yüzey belirteçlerini (CD99, CD45, Desmin, NSE) tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 128Question

3 yaşında bir erkek çocuk, polikliniğe solukluk ve iştahsızlık yakınması ile getiriliyor. Öyküsünden beslenmesinin ağırlıklı olarak inek sütü ve karbonhidrat içerikli olduğu, et tüketiminin çok kısıtlı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali saptanmıyor. Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL}11.513.511.5 - 13.5
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)56 fL56 \text{ fL}758775 - 87
Eritrosit Sayısı (RBC)5.5×106/μL5.5 \times 10^6/\mu\text{L}3.95.33.9 - 5.3
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW)20.4%20.4\%11.514.511.5 - 14.5
Serum Demiri22μg/dL22 \mu\text{g/dL}5015050 - 150
Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK)440μg/dL440 \mu\text{g/dL}250400250 - 400
Ferritin9 ng/mL9 \text{ ng/mL}106010 - 60

Bu verilere göre, hastadaki mikrositik aneminin en olası etiyolojisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beta-talasemi taşıyıcılığı ile birlikte demir eksikliği anemisi

Answer

Beta-talasemi taşıyıcılığı ile birlikte demir eksikliği anemisi
Hastanın laboratuvar sonuçları analiz edildiğinde; düşük ferritin ve yüksek TDBK değerleri demir depolarının tükendiğini ve demir eksikliği anemisini kesinleştirir. Ancak izole demir eksikliğinde eritrosit sayısının (RBC) bu kadar yüksek olması beklenmez. MCV'nin eritrosit sayısına oranı (Mentzer indeksi) 10.1 olarak hesaplanmıştır; bu değerin 13'ten küçük olması talasemi taşıyıcılığı için karakteristiktir. Sonuç olarak, yüksek RDW ve düşük ferritin ile demir eksikliği, yüksek RBC ve düşük Mentzer indeksi ile beta-talasemi taşıyıcılığı tanıları birlikte konulur.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipinin belirlenmesi
Hb: 8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL} ve MCV: 56 fL56 \text{ fL} ile mikrositik anemi saptandı.
Ayırıcı tanıya mikrositik anemi nedenleri (demir eksikliği, talasemi, kronik hastalık, sideroblastik anemi) üzerinden başlanmalıdır.
2
Mentzer indeksi ve RBC analizi
Mentzer İndeksi = MCV / RBC = 56/5.5=10.156 / 5.5 = 10.1. Ayrıca RBC > 5×106/μL5 \times 10^6/\mu\text{L}.
Mentzer indeksinin 13'ten küçük olması ve relatif eritrosit yüksekliği, hastada bir talasemi bileşeni olduğunu güçlü bir şekilde destekler.
3
Demir parametrelerinin ve RDW'nin değerlendirilmesi
Ferritin (9 ng/mL9 \text{ ng/mL}) ve serum demiri düşük, TDBK (440μg/dL440 \mu\text{g/dL}) ve RDW (20.4%20.4\%) yüksektir.
Bu bulgular mutlak bir demir eksikliği anemisi varlığını kanıtlar. Talasemi taşıyıcılığında RDW genellikle normaldir, RDW yüksekliği demir eksikliğine işaret eder.
4
Verilerin sentezlenmesi
Hem demir eksikliği (ferritin \downarrow, RDW \uparrow) hem de talasemi taşıyıcılığı (Mentzer < 13, RBC \uparrow) bulguları bir aradadır.
Özellikle Türkiye gibi her iki durumun da sık görüldüğü bölgelerde mikrositik anemilerde 'mixed' (birleşik) tablolar akılda tutulmalıdır.

Key Concept

Mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında RBC sayısı ve RDW'nin birlikte yorumlanması: Talasemi taşıyıcılığında RBC yüksek/RDW normal iken, demir eksikliğinde RBC düşük-normal/RDW yüksektir. İkisinin bir arada olduğu durumlarda RBC yüksekliği ve RDW yüksekliği aynı anda görülür.

Practice More

Demir eksikliği tedavisi sonrası ferritin yükseldiğinde HbA2 düzeyinin tekrar değerlendirilmesi gerekebilir, çünkü demir eksikliği HbA2 düzeyini baskılayarak beta-talasemi tanısını maskeleyebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 129Question

3.53.5 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık bir haftadır devam eden ateş, öksürük ve burun akıntısı şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarının soluk olduğu, farenksinin hiperemik olduğu ve muayene sırasında huzursuzlandığı gözlenmiştir. Beslenme öyküsünde günde 800800 ml'den fazla inek sütü tükettiği ve sebze yemeği yemediği öğrenilmiştir. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)9.19.1 g/dL
Ortalama eritrosit hacmi (MCV)6262 fL
Eritrosit sayısı (RBC)4.1×10124.1 \times 10^{12}/L
Eritrosit dağılım genişliği (RDW)%18.2\%18.2
Serum demiri3030 μ\mug/dL
Toplam demir bağlama kapasitesi (TDBK)450450 μ\mug/dL
Ferritin3535 ng/mL
C-reaktif protein (CRP)4545 mg/L

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Doğru yanıt olan seçenek demir eksikliği anemisini ifade eder. Hastada mikrositer anemi (MCV<7075MCV < 70-75 fL) mevcuttur. RDW değerinin yüksek (%18.2\%18.2) olması ve Mentzer indeksinin 1313'ten büyük (15.115.1) olması, demir eksikliği anemisi için karakteristiktir. TDBK'nın yüksek olması (450450 μ\mu g/dL) tanıyı kesinleştirir. CRP yüksekliği (4545 mg/L) nedeniyle ferritinin normal aralıkta görülmesi beklenen bir 'maskeleme' durumudur.

Step-by-Step Solution

1
Anemi ve morfolojik tipin saptanması
Hb 9.19.1 g/dL (Düşük) ve MCV 6262 fL (Düşük). Hasta mikrositer anemi tablosundadır.
Yaşa göre hemoglobin ve MCV alt sınırlarının altında olması anemi ve mikrositozu tanımlar.
2
Mentzer indeksi ve RDW ile ayırıcı tanı yapılması
Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC) =62/4.1=15.1= 62 / 4.1 = 15.1. Sonucun 1313'ten büyük olması ve RDW'nin (%18.2\%18.2) yüksek olması demir eksikliğini gösterir.
Demir eksikliğinde eritrosit boyutları değişkendir (anizositoz) ve üretim kısıtlı olduğundan RBC sayısı düşüktür.
3
Demir parametrelerinin inflamasyon varlığında yorumlanması
CRP 4545 mg/L (Yüksek) iken ferritin 3535 ng/mL saptanmıştır. Serum demiri düşük, TDBK ise 450450 (Yüksek) bulunmuştur.
Ferritin akut faz reaktanıdır; aktif enfeksiyon/inflamasyon varlığında demir eksikliği olmasına rağmen normal sınırlarda görülebilir. Ancak TDBK yüksekliği demir eksikliğini kanıtlar.

Key Concept

İnflamasyon varlığında (yüksek CRP) ferritin düzeyi yanıltıcı olabilir; bu durumda ayırıcı tanıda yüksek TDBK ve yüksek RDW demir eksikliği lehine en güvenilir parametrelerdir.

Alternative Method

Mentzer indeksi hesaplamak (MCV/RBCMCV / RBC) sınav pratiğinde demir eksikliği (>13>13) ile talasemi (<13<13) ayrımında en hızlı ve etkili yöntemdir.
Estimated Time:2m 0s
Question 130Question

1212 yaşında kız hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Hastanın öyküsünden 33 ay önce yaklaşık iki hafta süren sarılık ve halsizlik şikayeti olduğu, bu dönemde transaminazlarının yüksek seyrettiği ancak şikayetlerinin kendiliğinden düzeldiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; boy ve ağırlık 5050. persentilde ölçülüyor, mikrosefali saptanmıyor, her iki başparmak normal yapıda ve hiperpigmente cilt lezyonu bulunmuyor. Karaciğer ve dalak palpe edilemiyor, lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin 6,86,8 g/dL, lökosit 2.2002.200/mm³, mutlak nötrofil sayısı 450450/mm³, trombosit 14.00014.000/mm³ ve retikülosit %0,2\%0,2 olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Edinsel aplastik anemi

Answer

Edinsel aplastik anemi
Hastada saptanan ağır pansitopeni ve retikülosit düşüklüğü kemik iliği yetmezliğini gösterir. Yaklaşık 33 ay önce geçirilmiş olan hepatit tablosu (sarılık ve transaminaz yüksekliği), edinsel aplastik aneminin (post-hepatit aplastik anemi) tipik tetikleyicisidir. Ayrıca fizik muayenede kısa boy, mikrosefali veya başparmak anomalisi gibi bulguların olmaması konjenital sendromlardan (Fanconi gibi) hastayı uzaklaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Hematolojik verilerin değerlendirilmesi
Pansitopeni saptanmıştır (Hb 6,86,8 g/dL, lökosit 2.2002.200/mm³, trombosit 14.00014.000/mm³).
Üç seride de belirgin düşüklük olduğu için tanı pansitopenidir.
2
Kemik iliği üretiminin kontrolü
Retikülosit sayısının %0,2\%0,2 olması üretim yetersizliğini gösterir.
Retikülosit düşüklüğü, pansitopeninin yıkım değil üretim eksikliğine (kemik iliği yetmezliği) bağlı olduğunu kanıtlar.
3
Fizik muayene ve anamnezin birleştirilmesi
Hepatit öyküsü mevcut ve konjenital anomaliler (başparmak, boy, mikrosefali) bulunmuyor.
Normal fiziksel yapı konjenital nedenleri dışlarken, post-hepatit süreç edinsel aplastik anemiyi destekler.

Key Concept

Hepatit ilişkili edinsel aplastik anemi, genellikle akut sarılık tablosundan 22-33 ay sonra gelişen ve konjenital bulgu içermeyen bir kemik iliği yetmezliği tablosudur.

Practice More

Camitta kriterlerine göre ağır aplastik anemi tanımını ve tedavi seçeneklerini (KİT vs İmmünsupresif tedavi) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 131Question

1414 yaşında bir erkek çocuk, boyun ve koltuk altında ağrısız lenfadenopatiler ve gövdesinde son 11 aydır fark edilen eritematöz nodüler cilt lezyonları ile başvuruyor. Yapılan lenf nodu biyopsisinde; geniş eozinofilik sitoplazmalı, pleomorfik ve "at nalı" (hallmark) şeklinde çekirdek yapısı gösteren büyük hücreler izleniyor. İmmünhistokimyasal incelemede bu hücrelerin CD30\text{CD}30 ve ALK\text{ALK} (anaplastik lenfoma kinaz) pozitif olduğu saptanıyor. Bu klinik ve patolojik bulgulara sahip hastada görülme olasılığı en yüksek olan sitogenetik translokasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t(2;5)t(2;5)

Answer

Anaplastik büyük hücreli lenfoma (ALCL) tanısı koyulan bu hastada en olası sitogenetik bozukluk t(2;5)t(2;5) translokasyonudur.
Vakadaki 'hallmark' hücreleri (at nalı şeklinde çekirdekli büyük hücreler) ve immünhistokimyasal olarak CD30\text{CD}30 ile ALK\text{ALK} pozitifliği, Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma (ALCL) için tanısaldır. Bu lenfoma tipinde en karakteristik sitogenetik bozukluk, ALK\text{ALK} geninin nükleofozmin (NPM\text{NPM}) geni ile füzyonuna neden olan t(2;5)t(2;5) translokasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve histopatolojik bulguları değerlendir
Genç yaştaki hastada deri lezyonları, lenfadenopati, 'hallmark' hücre morfolojisi ve CD30/ALK pozitifliği Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma'yı (ALCL) işaret eder.
ALCL, çocukluk çağı non-Hodgkin lenfomalarının yaklaşık %10-15'ini oluşturur ve karakteristik olarak cilt tutulumu ile ALK protein ekspresyonu gösterebilir.
2
Tanı ile ilişkili sitogenetik bozukluğu belirle
ALK pozitif ALCL hastalarının yaklaşık %70-80'inde t(2;5)(p23;q35)t(2;5)(p23;q35) translokasyonu saptanır.
Bu translokasyon, 2. kromozomdaki ALK geni ile 5. kromozomdaki NPM (nükleofozmin) geninin birleşmesine ve onkojenik bir proteinin üretilmesine yol açar.

Key Concept

Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma'da (ALCL) t(2;5)t(2;5) translokasyonu ve ALK pozitifliği.
Estimated Time:1m 30s
Question 132Question

44 yaşında bir kız çocuk, son 22 aydır giderek artan sabah kusmaları ve yürümede dengesizlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral papil ödemi, trunkal ataksi ve VI.VI. kranial sinir felci saptanıyor. Kraniyal MR incelemesinde dördüncü ventrikül tabanından köken alan, ventrikül lümenini dolduran ve Luschka forameninden sisterna magnaya uzanım gösteren ("plastik" karakterde), içerisinde kalsifikasyonlar barındıran kitle izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ependimom

Answer

Dördüncü ventrikül tabanından köken alan ve çevre dokulara uyum sağlayarak foraminalardan taşan (plastik özellik) kitle ependimomdur.
Doğru seçenek olan tümör, dördüncü ventrikülün ependimal döşemesinden köken alır ve tipik olarak ventrikül tabanından gelişir. Bu tümörün en karakteristik özelliği, çevre yapılara uyum sağlayarak dördüncü ventrikülün çıkış yolları olan Luschka ve Magendie foraminalarından bazal sisternalara taşma (plastik/molding karakter) göstermesidir. Ayrıca pediatrik beyin tümörleri arasında kalsifikasyon içerme olasılığı en yüksek olanlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Sabah kusmaları ve papil ödemi Kafa İçi Basınç Artışı Sendromu (KİBAS), ataksi ise posterior fossa tutulumunu gösterir.
Hastanın semptomlarının anatomik odağını belirlemek için gereklidir.
2
Görüntüleme özelliklerini değerlendir
Kalsifikasyon içeren, dördüncü ventrikül tabanından köken alan ve Luschka forameninden taşan kitle saptandı.
Posterior fossa tümörlerinin ayırıcı tanısında köken aldığı nokta (taban vs. tavan) en önemli kriterdir.
3
Ayırıcı tanı yap
Dördüncü ventrikül tabanı ve plastik uzanım ependimomu, tavan/vermis yerleşimi ise medulloblastomu işaret eder.
En olası tanıyı kesinleştirmek için spesifik radyolojik işaretler kullanılır.

Key Concept

Pediatrik posterior fossa tümörlerinde anatomik yerleşim ve 'plastik' uzanım özelliği ayırıcı tanıda kritiktir.
Estimated Time:1m 15s
Question 133Question

1010 yaşında bir kız çocuk, çabuk yorulma ve zaman zaman gözlerinde beliren sarılık şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öz geçmişinden, yenidoğan döneminde kan değişimi sınırına ulaşan hiperbilirubinemi nedeniyle yoğun fototerapi aldığı ve çocukluk çağında hafif anemisinin devam ettiği öğreniliyor. Fizik muayenede cilt soluk, skleralar ikterik görünümdedir ve dalak kosta yayını 33 cm geçmektedir.

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde;

* Hemoglobin: 9.49.4 g/dL
* MCV: 9898 fL
* MCHC: 3333 g/dL
* Retikülosit: %8\%8
* Trombosit ve lökosit sayıları: Normal

olarak saptanıyor. Periferik yayma incelemesinde belirgin polikromazi görülüyor ancak sferosit, şistosit veya oraklaşma izlenmiyor. Direkt Coombs testi negatif ve osmotik frajilite testi normal bulunuyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pirüvat kinaz eksikliği

Answer

Pirüvat kinaz eksikliği
Hastada kronik hemoliz bulguları (sarılık, splenomegali, retikülositoz) mevcuttur. Direkt Coombs testinin negatif olması otoimmün nedenleri; sferosit görülmemesi ve osmotik frajilite testinin normal olması ise hücre membranı defektlerini (özellikle herediter sferositozu) dışlar. Bu tablo Konjenital Non-Sferositik Hemolitik Anemi (CNSHA) olarak tanımlanır. Bu grubun G6PD eksikliğinden sonraki en sık nedeni, glikolitik yolak enzim defekti olan Pirüvat Kinaz eksikliğidir. PK eksikliği tipik olarak yenidoğan döneminde şiddetli sarılık öyküsü, splenomegali ve morfolojik olarak özgül bulgu vermeyen (bazen ekinositler görülebilir) kronik hemoliz ile seyreder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Yenidoğan döneminden beri var olan sarılık öyküsü, splenomegali, anemi ve yüksek retikülosit (polikromazi) bulguları 'Kronik Hemolitik Anemi'ye işaret eder.
Retikülosit yüksekliği kemik iliğinin çalıştığını ancak yıkım olduğunu gösterir.
2
Olası nedenleri ele
Direkt Coombs negatif olduğu için 'Otoimmün Hemolitik Anemi' dışlanır.
İmmün kaynaklı yıkım olmadığını gösterir.
3
Morfolojik bulguları değerlendir
Sferosit görülmemesi ve Osmotik Frajilite testinin normal olması 'Herediter Sferositoz'u dışlar.
Herediter sferositozda tipik olarak sferositler ve artmış frajilite görülür.
4
Tanıya ulaş
Geriye kalan en olası seçenek, konjenital non-sferositik hemolitik anemi grubunun en sık nedeni olan 'Pirüvat Kinaz Eksikliği'dir.
PK eksikliği; kronik hemoliz, splenomegali ve normal morfoloji/frajilite ile karakterizedir.

Key Concept

Konjenital Non-Sferositik Hemolitik Anemi (CNSHA) ayırıcı tanısında, sferosit yokluğu ve normal osmotik frajilite Pirüvat Kinaz eksikliğini düşündürmelidir.
Question 134Question

Altı aylık bir erkek bebek, doğumundan itibaren giderek artan solukluk ve halsizlik şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boy ve kilosu 102510-25. persentilde saptanıyor. Dismorfik bulgu olarak sağ el başparmağında trifalangeal yapı dikkati çekiyor; diğer sistem muayeneleri ve nörolojik gelişimi yaşıyla uyumlu bulunuyor. Organomegali saptanmıyor.

Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:
- Hemoglobin: 525{}2 g/dL
- Lökosit: 7.8007.800 /mm³
- Trombosit: 380.000380.000 /mm³
- Retikülosit: %01\%0{}1
- MCV: 104104 fL

Bu hasta için en olası tanısal laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesinde artış

Answer

En olası tanısal laboratuvar bulgusu eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesinde artıştır.
Verilen vakada 6 aylık bir bebekte (erken başlangıç) izole eritroid seri yetersizliği (retikülositopeni, normal lökosit/trombosit) ve makrositoz mevcuttur. Fizik muayenede saptanan trifalangeal başparmak anomalisi ile birlikte bu tablo tipik olarak Diamond-Blackfan anemisini (DBA) düşündürür. DBA tanısında eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesinin artmış olması en karakteristik laboratuvar bulgularından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik tablosunu analiz et.
6 aylık bebekte infant döneminde başlayan derin anemi saptandı.
Konjenital kemik iliği yetersizliği sendromlarında başlangıç yaşı en önemli ayırıcı tanı kriteridir.
2
Hematolojik verileri (hemogram ve retikülosit) değerlendir.
Lökosit ve trombosit sayıları normal; ancak belirgin retikülositopeni ve makrositoz (MCV>100MCV > 100 fL) mevcut.
İzole eritroid aplazi (Pure Red Cell Aplasia) tablosu Diamond-Blackfan anemisine işaret eder.
3
Fizik muayene bulgularını entegre et.
Trifalangeal başparmak anomalisi saptandı.
Diamond-Blackfan anemili hastaların %15-20'sinde trifalangeal başparmak görülür (Fanconi'de ise daha çok hipoplastik/aplastik başparmak görülür).
4
Tanısal testi belirle.
Diamond-Blackfan anemisi (DBA) tanısı için eritrosit ADA aktivitesi ölçülmelidir.
eADA artışı DBA için oldukça duyarlı ve özgül bir biyokimyasal markerdır.

Key Concept

Diamond-Blackfan anemisi, bebeklik döneminde izole makrositik anemi, retikülositopeni ve başparmak anomalileriyle seyreden, eritrosit ADA yüksekliği ile karakterize bir ribozomopatidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 135Question

66 aylık bir erkek bebek; huzursuzluk, karın şişliği ve vücudunda döküntü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve inguinal multipl lenfadenopatiler; dalak kot kavsini 88 cm, karaciğer ise 55 cm geçen masif hepatosplenomegali saptanmıştır. Ciltte morumsu, infiltratif nodüller izlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 6,26,2 g/dL, lökosit 420.000/mm3420.000/mm^3 ve trombosit 14.000/mm314.000/mm^3 olarak bulunmuştur. Kemik iliği aspirasyonunda izlenen blastların CD10CD10 negatif, CD19CD19 pozitif ve TdTTdT pozitif olduğu saptanmıştır.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t(4;11)t(4;11)

Answer

Bebeklik çağı (infant) lösemilerinde en olası sitogenetik anomali t(4;11)t(4;11) translokasyonudur.
Doğru seçenek olan t(4;11)t(4;11) translokasyonu, bebeklik çağı (infant) ALL hastalarının yaklaşık %7080\%70-80'inde görülür ve KMT2AKMT2A (MLLMLL) gen düzenlenmesi ile ilişkilidir. Bu vakalar klinik olarak masif organomegali, çok yüksek lökosit sayıları, santral sinir sistemi tutulumu ve lösemi kutis (blueberry muffin görünümü) ile karakterizedir. İmmünfenotipik olarak genellikle pro-B (CD10CD10 negatif) özellik gösterirler ve prognozları oldukça kötüdür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını (<1<1 yaş), lökosit sayısını (>50.000/mm3>50.000/mm^3) ve klinik bulgularını (masif organomegali, lösemi kutis) analiz et.
Bu bulgular tipik bir 'infant lösemisi' (bebeklik çağı lösemisi) tablosunu göstermektedir.
Bebeklik döneminde lösemiler genellikle yüksek tümör yükü ve agresif seyirle prezente olur.
2
İmmünfenotipik özellikleri (CD10CD10 negatif, TdTTdT pozitif) değerlendir.
CD10CD10 negatifliği (pro-B ALL), infant ALL vakalarının büyük çoğunluğunda görülen bir fenotiptir.
CD10CD10 (CALLA) pozitifliği genellikle daha iyi prognozla ilişkili olup infantlarda nadirdir.
3
Bebeklik çağı ALL ile en güçlü ilişkili sitogenetik anomaliyi belirle.
t(4;11)t(4;11) (KMT2A/MLLKMT2A/MLL gen düzenlenmesi) bu yaş grubundaki en karakteristik ve en kötü prognozlu anomalidir.
Genetik belirteçler yaşa göre spesifik dağılım gösterir; infantlarda MLLMLL gen düzenlenmesi baskındır.

Key Concept

İnfant lösemisi (bebeklik çağı lösemisi) ve t(4;11)t(4;11) (MLL gen düzenlenmesi) ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 136Question

Dört yaşında bir kız çocuk, bacaklarında kendiliğinden oluşan kırmızı noktalar ve ani başlayan burun kanaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden iki hafta önce döküntüsüz bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede yaygın peteşi ve birkaç ekimoz saptanırken; lenfadenopati, hepatosplenomegali veya diğer sistem bulgularına rastlanmıyor. Laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans
Hemoglobin12,4g/dL12,4 g/dL1114g/dL11-14 g/dL
Beyaz küre7.200/mm37.200/mm^35.00015.000/mm35.000-15.000/mm^3
Trombosit sayısı16.000/mm316.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000-450.000/mm^3
Ortalama trombosit hacmi (MPV)11,2fL11,2 fL711fL7-11 fL
Kanama zamanı14dakika14 dakika27dakika2-7 dakika
PT12,5saniye12,5 saniye1114saniye11-14 saniye
aPTT31saniye31 saniye2535saniye25-35 saniye

Periferik yaymada eritrosit ve lökosit morfolojisi normal, trombositler sayıca belirgin azalmış ancak bazıları hafif geniş görünümlüdür. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İmmün trombositopenik purpura

Answer

İmmün trombositopenik purpura (ITP), çocukluk çağında ani başlayan izole trombositopeninin en sık nedenidir.
İmmün trombositopenik purpura (İTP) tanısı, klinik olarak sağlıklı görünen bir çocukta, genellikle viral bir enfeksiyon sonrası gelişen ani peteşi-purpura ve izole trombositopeni (<100.000/mm3<100.000/mm^3) ile konur. Hastada splenomegali olmaması tanı için önemli bir negatif bulgudur. PT ve aPTT'nin normal olması sekonder hemostazın sağlam olduğunu, kanama zamanının uzaması ise trombosit sayısının düşüklüğünü gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hemostaz basamağını belirle.
Trombosit sayısı düşük ve kanama zamanı uzamış, ancak PT/aPTT normal.
Bu tablo bir primer hemostaz (trombosit/damar duvarı) bozukluğunu işaret eder.
2
Trombosit sayısını değerlendir.
Trombosit sayısı 16.000/mm316.000/mm^3 (ciddi trombositopeni).
Fonksiyonel bozukluklar (Glanzmann vb.) genellikle normal sayı ile seyreder.
3
Klinik ipuçlarını birleştir.
Post-viral öykü + İzole trombositopeni + Splenomegali yokluğu.
Bu üçlü pediatrik yaş grubunda tipik bir akut İTP sunumudur.

Key Concept

Pediatrik akut İTP tanısında; izole trombositopeni, normal pıhtılaşma zamanları ve fizik muayenede splenomegali gibi sistemik bulguların yokluğu kritiktir.

Hints

1
Hastanın öyküsündeki viral enfeksiyon ve fizik muayenede organomegali saptanmaması en büyük ipucudur.

Practice More

İTP tanısı alan bu hastada tedavi endikasyonlarını ve kemik iliği aspirasyonu gereken durumları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 137Question

1515 yaşındaki bir erkek çocuk; ani başlayan diş eti kanaması, burun kanaması ve gövdesinde yaygın peteşi-ekimoz şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Laboratuvar tetkiklerinde pansitopeni, belirgin hipofibrinojenemi ve yüksek D-dimer düzeyleri saptanıyor. Kemik iliği aspirasyon yaymasında sitoplazmasında çok sayıda Auer çubuğu (faggot cell) bulunan promiyelositler izleniyor. Yapılan moleküler sitogenetik incelemede t(11;17)(q23;q21)t(11;17)(q23;q21) saptanıyor ve *PLZF-RARA* füzyon geni gösteriliyor.

Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: All-trans retinoik asit (ATRA) tedavisine klinik yanıtın zayıf olması beklenir.

Answer

All-trans retinoik asit (ATRA) tedavisine klinik yanıtın zayıf olması beklenir.
Hastada saptanan t(11;17)(q23;q21)t(11;17)(q23;q21) ve buna bağlı oluşan *PLZF-RARA* füzyon geni, klasik t(15;17)t(15;17)'den farklı olarak ATRA tedavisine direnç gösterir. Bu durum, hastanın standart tedavi protokollerine (ATRA ve Arsenik Trioksid) yanıt vermeyeceğini ve daha agresif bir kemoterapi yaklaşımı gerektirdiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve Morfolojik Değerlendirme
Pansitopeni, koagülopati (DİK) ve kemik iliğinde 'faggot cell' (çok sayıda Auer çubuğu içeren hücreler) varlığı Akut Promiyelositik Lösemi (AML-M3) tanısını koydurur.
Bu bulgular M3 alt tipi için patognomoniktir.
2
Sitogenetik Analiz
t(11;17)(q23;q21)t(11;17)(q23;q21) ve *PLZF-RARA* füzyonunun saptanması.
Klasik M3'te t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) görülürken, bu hastada nadir görülen bir varyant saptanmıştır.
3
Tedavi Yanıtının Öngörülmesi
*PLZF-RARA* füzyonunun ATRA ve Arsenik Trioksid (ATO) direncine neden olduğunun belirlenmesi.
PLZF proteini, korepresörleri (HDAC) PML proteinine göre çok daha güçlü bağladığı için farmakolojik dozda ATRA bu bağı çözemez ve hücre farklılaşması sağlanamaz.

Key Concept

Akut Promiyelositik Lösemi'de (AML-M3) t(11;17)t(11;17) (PLZF-RARA) varyantı ATRA tedavisine dirençlidir ve kötü prognozludur.

Practice More

Varyant AML-M3 translokasyonlarını (t(11;17)t(11;17), t(5;17)t(5;17) vb.) ve ATRA duyarlılıklarını karşılaştıran bir tabloyu gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 138Question

1010 yaşında T-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (T-ALL) tanılı bir hastada, kemoterapi sonrası gelişen Tümör Lizis Sendromu (TLS) tablosunda laboratuvarında ürik asit 1212 mg/dL, fosfor 9,59,5 mg/dL ve potasyum 6,26,2 mEq/L saptanıyor. Bu hastanın yönetiminde idrar alkalinizasyonundan kaçınılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalsiyum-fosfat kristallerinin renal tübüllerde çökme riskini önlemek

Answer

İdrar alkalinizasyonundan kaçınılmasının temel nedeni, özellikle hiperfosfatemi varlığında kalsiyum-fosfat kristallerinin böbrek tübüllerinde çökmesini engellemektir.
Tümör Lizis Sendromu'nda ürik asit asidik ortamda, kalsiyum-fosfat ise alkali ortamda daha kolay çöker. Modern onkolojik yaklaşımda rasburikaz (ürat oksidaz) kullanımı ile ürik asit çözünürlüğü bir sorun olmaktan çıktığı için, fosforun çok yüksek olduğu durumlarda kalsiyum-fosfat kristallerinin böbrek tübüllerinde çökmesini (nefrokalsinozis) önlemek amacıyla idrar alkalinizasyonundan kaçınılır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın biyokimyasal değerlerini analiz et.
Belirgin hiperürisemi (1212 mg/dL) ve hiperfosfatemi (9,59,5 mg/dL) saptanmıştır.
Tümör lizis sendromunda nükleik asitlerin yıkımıyla ürik asit, hücre içi fosfatın salınımıyla fosfor artar.
2
pH ve çözünürlük ilişkisini değerlendir.
Alkali idrar pH'ı (>7,0> 7,0) ürik asit çözünürlüğünü artırırken, kalsiyum-fosfat çözünürlüğünü azaltır.
Ürik asit düşük pH'ta kristalize olurken, kalsiyum-fosfat yüksek pH'ta kalsiyum ile birleşerek çöker.
3
Modern tedavi kılavuzlarına göre karar ver.
Rasburikaz kullanımıyla ürik asit çözünürlüğü sorunu aşılmış olduğundan, hiperfosfatemi durumunda alkalinizasyon önerilmez.
Böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden biri olan kalsiyum-fosfat nefropatisini önlemek önceliklidir.

Key Concept

Tümör lizis sendromunda hiperfosfatemi varlığında idrar alkalinizasyonu kalsiyum-fosfat çökelmesi riski nedeniyle kontrendikedir.
Question 139Question

1414 yaşında bir kız hasta, çocukluğundan beri devam eden hafif sarılık ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak 55 cm palpable saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 11.211.2 g/dL, MCVMCV 9898 fL, MCHCMCHC 38.238.2 g/dL, Retikülosit %7\%7 bulunuyor. Periferik yaymada "ağız şeklinde" santral solukluğu olan eritrositler (stomatositler) ve hedef hücreler izleniyor. Yapılan ozmotik frajilite testinde, eritrositlerin hipotonik solüsyonlara karşı normalden daha dirençli olduğu (ozmotik frajilitenin azaldığı) gözleniyor. Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Splenektomi sonrası gelişebilecek ciddi tromboembolik komplikasyonlar nedeniyle cerrahi girişim önerilmez.

Answer

Herediter kserozitoz tanılı bu hastada splenektomi, yüksek tromboembolik risk nedeniyle kontrendikedir.
Vakada sunulan yüksek MCHCMCHC (38.238.2 g/dL), normal/hafif yüksek MCVMCV (9898 fL), periferik yaymada stomatositler ve azalmış ozmotik frajilite (direnç artışı) bulguları tipik bir 'Herediter Kserozitoz' (Dehidre Herediter Stomatositoz) tablosudur. Bu hastalığın en kritik özelliği, herediter sferositozun aksine splenektominin hemolizi düzeltmemesi ve splenektomi sonrası gelişen ağır, yaşamı tehdit eden venöz tromboembolik olaylar (özellikle pulmoner hipertansiyon ve portal ven trombozu) nedeniyle cerrahiden kesinlikle kaçınılması gerektiğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Kronik hemoliz bulguları (sarılık, splenomegali, retikülositoz) ve yüksek MCHC (>36>36 g/dL) saptandı.
Yüksek MCHC, tanıyı herediter sferositoz (HS) veya kserozitoz (DHS) üzerine odaklaştırır.
2
Ayırıcı tanı kriterlerinin değerlendirilmesi
Stomatositlerin varlığı ve ozmotik frajilitenin azalmış (direncin artmış) olması DHS lehinedir.
HS'de ozmotik frajilite artarken, DHS'de eritrositlerin dehidrasyonuna bağlı olarak azalır.
3
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
Splenektomiden kaçınılması gerektiği sonucuna varıldı.
Herediter kserozitozda splenektomi sonrası fatal pulmoner hipertansiyon ve tromboemboli riski çok yüksektir.

Key Concept

Herediter Kserozitoz (Dehidre Herediter Stomatositoz) ve Splenektomi Riski

Practice More

Herediter sferositoz ve kserozitozu ozmotik frajilite ve splenektomi yanıtı üzerinden karşılaştıran bir tablo hazırlayın.
Estimated Time:2m 30s
Question 140Question

11 yaşındaki bir çocukta belirgin solukluk, karın şişliği ve yüzde kemiklerin belirginleşmesi (chipmunkchipmunk faciesfacies) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde derin mikrositik anemi ve fizik muayenede masif hepatosplenomegali saptanan hastanın kafa grafisinde diploe mesafesinin genişlediği ve 'fırça tüyü' (hairhair-onon-endend) görünümünün oluştuğu izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: β-talasemi majör

Answer

Derin mikrositik anemi, masif hepatosplenomegali ve kafa grafisindeki 'fırça tüyü' görünümü ile karakterize olan tablo β-talasemi majör hastalığıdır.
Doğru cevap olan seçenek, hastada tarif edilen derin mikrositik anemi, masif hepatosplenomegali ve iskelet sistemindeki hiperaktif kemik iliği bulgularını (fırça tüyü görünümü) tam olarak açıklamaktadır. β-talasemi majör hastalarında 66-1212. aylardan itibaren fetal hemoglobinin yerini adult hemoglobinin alamaması sonucu bu ağır klinik tablo ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada derin anemi, karın şişliği (hepatosplenomegali) ve tipik yüz görünümü (chipmunk facies) saptanmıştır.
Bu bulgular kronik ve şiddetli bir hemolitik süreçle birlikte kemik iliğinin aşırı genişlediğini gösterir.
2
Radyolojik bulgunun yorumlanması
Kafa grafisindeki 'fırça tüyü' (hair-on-end) görünümü, diploe mesafesinin genişlediğini doğrular.
Yetersiz eritropoeze yanıt olarak gelişen masif intramedüller hematopoiez, kemik korteksinde incelmeye ve trabeküllerde dikleşmeye neden olur.
3
Kesin tanı yönteminin belirlenmesi
Hb elektroforezinde HbA'nın yokluğu veya çok düşük olması, HbF'nin ise baskın olması beklenir.
β-talasemi majörde beta zincir sentezi tamamen veya tama yakın durmuştur.

Key Concept

β-talasemi majör (Cooley anemisi), şiddetli mikrositik anemi ve kemik iliği hiperaktivitesine bağlı gelişen patognomonik iskelet değişiklikleri ile karakterizedir.
Estimated Time:45s
PreviousPage 7 / 21Next
Hematoloji ve Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin