Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 questions

Question 201Question

22 aylık bir kız bebek; son birkaç gündür artan, özellikle geceleri yoğunlaşan, arka arkaya boğulur tarzda öksürük nöbetleri ve öksürük sonunda gelişen kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş saptanmıyor, ancak öksürük sırasında siyanoz ve belirgin inspiratuar stridor (whoop) gözleniyor. Kan sayımında lökosit sayısı 45.000/mm345.000/\text{mm}^3 (\% 8080 lenfosit) olarak bulunuyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip hastanın akciğer grafisinde görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalp sınırlarını silen perihiler infiltrasyon (Kirli kalp görünümü)

Answer

Kalp sınırlarını silen perihiler infiltrasyon (Kirli kalp görünümü)
Hastada tarif edilen paroksimal öksürük, siyanoz, öksürük sonrası kusma ve özellikle çok yüksek düzeydeki mutlak lenfositoz (45.000/mm345.000/\text{mm}^3, \% 8080), Bordetella pertussis (Boğmaca) tanısını koydurur. Boğmaca pnömonisinde akciğer grafisinde perihiler yoğunluk artışının kalp sınırlarını bulanıklaştırması sonucu oluşan 'kirli kalp' (shaggy heart) görünümü klasik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
2 aylık bebekte paroksimal öksürük, post-tussif kusma ve siyanoz varlığı saptandı.
Bu bulgular süt çocuklarında boğmaca (pertussis) hastalığı için oldukça tipiktir.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
45.000/mm³ lökosit ve %80 lenfositoz (mutlak lenfositoz) görüldü.
Bordetella pertussis, lenfositlerin lenf düğümlerinden çıkışını engelleyen lenfositoz promotor faktör salgılayarak belirgin lenfositoza neden olur; bu durum tanı için kritiktir.
3
Radyolojik korelasyon kurma
Tanı konulan boğmaca pnömonisinin radyolojik karşılığı belirlendi.
Boğmacada perihiler bölgeden yayılan infiltratlar kalp sınırlarını belirsizleştirerek 'kirli kalp' (shaggy heart) görünümü oluşturur.

Key Concept

Boğmaca (Pertussis) Pnömonisi ve Lenfositoz İlişkisi

Alternative Method

Yaş ve lenfositoz düzeyi üzerinden ayırıcı tanıya gitmek: 2 aylık bir bebekte afebrile pnömoni ve eozinofili varlığında Chlamydia trachomatis; ancak paroksimal öksürük ve yüksek lenfositoz varlığında Bordetella pertussis ön planda düşünülmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 202Question

99 yaşında, BCGBCG aşısı yapılmış ve omuzda BCGBCG skarı mevcut olan bir kız çocuk, sınıf arkadaşına yayma pozitif akciğer tüberkülozu tanısı konulması üzerine temaslı taraması amacıyla polikliniğe getiriliyor. Çocuğun öksürük, ateş, gece terlemesi veya iştahsızlık gibi herhangi bir şikayeti bulunmuyor. Fizik muayenesi ve akciğer grafisi tamamen normal olarak değerlendirilen çocuğun yapılan Tüberkülin Deri Testi (TDTTDT) sonucu 16 mm16\text{ mm} endürasyon olarak ölçülüyor. Bu çocuk için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzoniazid ile latent tüberküloz tedavisi başlanması

Answer

Latent tüberküloz enfeksiyonu tanısı konulan bu çocukta İzoniazid ile profilaktik tedavi başlanması en uygun yaklaşımdır.
Vakada BCGBCG skarı olan bir çocukta yayma pozitif bir indeks vaka ile temas öyküsü mevcuttur. Aktif şikayeti olmayan ve akciğer grafisi normal saptanan bu çocukta TDTTDT sonucunun 15 mm15\text{ mm} üzerinde (16 mm16\text{ mm}) olması, latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE) tanısını koydurur. LTBE durumunda standart yaklaşım, hastalığın aktifleşmesini önlemek amacıyla İzoniazid ile tekli ilaç profilaksisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik değerlendirme
Aktif hastalık dışlandı.
Çocuğun semptomsuz olması ve akciğer grafisinin normal olması aktif tüberküloz hastalığını ekarte eder.
2
TDTTDT sonucunun yorumlanması
TDTTDT sonucu pozitif kabul edildi.
BCGBCG aşısı (skarı) olan çocuklarda temas varlığında 15 mm15\text{ mm} ve üzeri değerler enfeksiyon lehinedir.
3
Tanı ve tedavi planı
Latent tüberküloz enfeksiyonu yönetimi.
Enfeksiyon kanıtı (TDTTDT pozitifliği) var ancak hastalık kanıtı yoksa durum 'Latent Tüberküloz Enfeksiyonu'dur ve koruyucu tedavi (genellikle tekli İzoniazid) gerekir.

Key Concept

Çocuklarda latent tüberküloz enfeksiyonu, pozitif TDT sonucuna rağmen klinik ve radyolojik olarak aktif hastalık bulgusunun olmamasıdır.
Estimated Time:45s
Question 203Question

22 yaşında erkek çocuk, gece aniden başlayan havlar tarzda öksürük ve stridor şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateşinin 36.7C36.7^{\circ}C olduğu, burun akıntısı veya farenjit gibi viral prodrom bulgularının bulunmadığı saptanıyor. Hastanın öyküsünden daha önce de benzer iki atağının olduğu, bu atakların temiz havaya çıkınca veya nemli ortamda kısa sürede kendiliğinden düzeldiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spazmodik krup

Answer

Ateş ve prodrom olmaksızın, gece aniden başlayan ve tekrarlayıcı karakterde olan krup tablosu Spazmodik Krup tanısını desteklemektedir.
Doğru seçenek olan spazmodik krup; viral prodrom ve ateşin olmadığı, semptomların gece aniden ortaya çıktığı ve tekrarlayıcı özellikte olduğu krup formudur. Ataklar genellikle nemli hava veya dışarıdaki soğuk havaya maruz kalındığında hızla düzelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Ateş yok (36.7C36.7^{\circ}C), viral prodrom (burun akıntısı, halsizlik) yok.
Enfeksiyöz nedenleri (Viral krup, Epiglottit) dışlamak için gereklidir.
2
Atak özelliklerini analiz et
Gece aniden başlama, kısa sürede düzelme ve tekrarlayıcı (rekürren) öykü mevcut.
Spazmodik krup, viral kruptan bu özellikleriyle ayrılır.
3
Ayırıcı tanı yap
Toksik tablo yokluğu epiglottit ve bakteriyel trakeiti; tekrarlayıcı öykü ise yabancı cismi dışlar.
Akut üst solunum yolu obstrüksiyonlarında ayırıcı tanı hayati önem taşır.

Key Concept

Spazmodik krup; ateş ve prodromal bulgular olmadan, genellikle gece aniden başlayan ve tekrarlayan laringeal obstrüksiyon ataklarıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 204Question

Çocukluk çağında tüberkülozdan korunmada yaygın olarak kullanılan BCGBCG (BacilleBacille CalmetteCalmette-GueˊrinGuérin) aşısı, canlı zayıflatılmış bakteri içeren bir aşıdır. Buna göre, aşağıdaki klinik durumların hangisinde BCGBCG aşısının uygulanması kesinlikle kontrendikedir?

Show answer & explanation

Answer: Konjenital hücresel immün yetmezlik varlığı

Answer

Konjenital hücresel immün yetmezlik varlığı durumunda canlı bakteri aşısı olan BCGBCG aşısının yapılması kesinlikle kontrendikedir.
BCGBCG aşısı, MycobacteriumMycobacterium bovisbovis suşunun zayıflatılmasıyla hazırlanan canlı bir aşıdır. Canlı aşıların en kritik kontrendikasyonu, aşının içindeki mikroorganizmanın vücutta yayılmasını engelleyemeyecek olan immün yetmezlik durumlarıdır. Özellikle konjenital hücresel immün yetmezliği olan çocuklarda BCGBCG aşısı yapılması, 'dissemine BCGBCG enfeksiyonu' (BCG-itis) denilen ağır ve hayatı tehdit eden bir tabloya yol açabilir. Bu nedenle immün yetmezlik şüphesi olan veya tanısı konmuş çocuklarda bu aşıdan kaçınılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
BCGBCG aşısının biyolojik yapısını tanımla.
BCGBCG aşısı, MycobacteriumMycobacterium bovisbovis suşundan elde edilen canlı zayıflatılmış (atenue) bir bakteri aşısıdır.
Canlı aşıların yan etki profili ve kontrendikasyonları ölü aşılardan farklıdır.
2
Canlı aşıların genel kontrendikasyonlarını hatırla.
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (özellikle T-lenfosit defektleri), gebelik ve ağır immün yetmezlik durumları canlı aşılar için kontrendikedir.
Zayıflatılmış mikroorganizma, immün sistemi yetersiz olan konakta kontrolsüz çoğalarak hastalığa neden olabilir.
3
Seçenekleri bu bilgi ışığında değerlendir.
Hücresel immün yetmezlik seçeneği, canlı aşıların en temel ve kesin kontrendikasyonunu temsil eder.
BCGBCG aşısı sonrası gelişebilecek dissemine BCGBCG enfeksiyonu bu hasta grubunda ölümcül seyredebilir.

Key Concept

BCGBCG aşısı canlı bir bakteri aşısıdır ve hücresel immün yetmezlik durumlarında kontrendikedir.

Hints

1
BCGBCG aşısının canlı mı yoksa ölü mü bir aşı olduğunu hatırlayın.
2
Canlı aşıların en önemli riski, vücudun savunma mekanizması zayıf olduğunda mikroorganizmanın yayılmasıdır.

Practice More

Diğer canlı aşıları (KKK, Suçiçeği, Oral Polio) ve bunların ortak kontrendikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 205Question

1111 aylık bir kız bebek; 33 gündür devam eden burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateş şikayetlerini takiben gelişen nefes darlığı nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde; vücut ısısı 37.4C37.4^\circ C, kalp hızı 130/dak130/dak, solunum sayısı 48/dak48/dak ve oda havasında pulse oksimetre ile saptanan SpO2SpO_2 değeri %\% 9595 olarak ölçülüyor. Dinlemekle akciğerlerde bilateral yaygın ekspiratuar hışıltı (wheezing) ve krepitan raller duyuluyor. Genel durumu iyi, ajitasyonu olmayan ve oral beslenmesi devam eden hasta için en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aile eğitimi ile evde destekleyici tedavi ve yakın izlem

Answer

Aile eğitimi ile evde destekleyici tedavi ve yakın izlem seçeneği hastanın mevcut klinik tablosu için en uygun yaklaşımdır.
Hastanın genel durumunun iyi olması, oksijen saturasyonunun %\% 9595 (güvenli sınır) seyretmesi ve oral beslenmesinin bozulmamış olması nedeniyle hastaneye yatış gerekmez. Akut bronşiolit yönetiminde güncel rehberler (AAP, NICE), rutin olarak bronkodilatör, kortikosteroid veya antibiyotik kullanımını önermemektedir. Bu nedenle aileye sıvı alımının devamı ve burun temizliği gibi destekleyici önlemler anlatılarak evde izlem en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik şiddetini değerlendir
Solunum sayısı 48/dak48/dak, SpO2SpO_2 %\% 9595, oral alım açık ve genel durum iyi.
Yatış endikasyonlarını (hipoksi, ağır solunum sıkıntısı, dehidratasyon) belirlemek için gereklidir.
2
Güncel rehberlere göre tedavi seçeneklerini gözden geçir
Destek tedavisi (hidrasyon, nazal temizlik) yeterlidir; rutin bronkodilatör, steroid veya antibiyotik önerilmez.
Kanıta dayalı tıp uygulamaları gereksiz ilaç kullanımını önlemeyi amaçlar.
3
Yönetim planını belirle
Evde izlem kararı verilir.
Hasta stabil olduğu için hastane kaynaklı enfeksiyon riskinden kaçınılmalıdır.

Key Concept

Hafif ve orta şiddetli akut bronşiolit vakalarında temel yaklaşım, yatış kriterleri yoksa evde destekleyici tedavi ve yakın gözlemdir.
Estimated Time:1m 30s
Question 206Question

5454 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gün önce parkta arkadaşlarıyla kuruyemiş yerken aniden başlayan, kısa süreli morarmanın eşlik ettiği şiddetli bir öksürük atağı öyküsü ile getiriliyor. Ailesi bu olayın kendiliğinden geçtiğini ancak o günden beri çocuğun geçmeyen bir hırıltısının olduğunu ifade ediyor. Fizik muayenede sağ akciğer orta-alt alanlarda lokalize ekspiratuar wheezing (hırıltı) ve perküsyonda sağda hipersonorite saptanıyor. Ekspiryumda çekilen akciğer grafisinde sağ akciğerde hiperlüsensi (hava hapsi) ve mediastinal yapıların sola yer değiştirdiği gözleniyor. Bu hasta için en uygun yönetim basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Genel anestezi altında rijit bronkoskopi uygulanması

Answer

Ani başlayan öksürük öyküsü, lokalize fizik muayene bulguları ve radyolojik hava hapsi olan çocukta en uygun yaklaşım rijit bronkoskopidir.
Hastada tarif edilen ani başlangıçlı öksürük (penetrasyon sendromu), fizik muayenedeki lokalize wheezing ve radyolojideki ekspiratuar hava hapsi bulguları klasik bir yabancı cisim aspirasyonu tablosudur. Bu durumda vakit kaybetmeden rijit bronkoskopi yapılması, yabancı cismin çıkarılması ve olası komplikasyonların (atelektazi, bronşektazi, kronik enfeksiyon) önlenmesi için gereklidir.

Step-by-Step Solution

1
Anamnez analizi
Penetrasyon sendromu (ani boğulma atağı) tespiti
Yabancı cisim aspirasyonlarında hastaların çoğunda başlangıçta tanımlanabilen bir tıkanma/öksürük öyküsü vardır.
2
Fizik muayene bulgularının yorumlanması
Lokalize wheezing ve hipersonorite saptanması
Yabancı cismin tıkadığı segmentte hava girişinin bozulması ve ekspiryumda havanın çıkamaması bu bulgulara yol açar.
3
Radyolojik değerlendirme
Obstrüktif amfizem (ekspiratuar hava hapsi) görülmesi
Yabancı cisim 'check-valv' (çek-valf) mekanizması ile havanın içeri girmesine izin verip dışarı çıkmasını engelleyerek o tarafta hiperlüsensiye neden olur.
4
Tedavi kararı
Rijit bronkoskopi planlanması
Kesin tanı ve yabancı cismin çıkarılması için en güvenli ve etkili yöntemdir.

Key Concept

Pediatrik yabancı cisim aspirasyonlarında rijit bronkoskopi, hem tanısal altın standart hem de temel tedavi yöntemidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 207Question

Daha önce sağlıklı olan 22 yaşındaki bir çocukta, fizik muayene ve radyolojik bulgularla tipik lober pnömoni tanısı konulmuştur. Genel durumu iyi olan ve ayaktan tedavi edilmesine karar verilen bu hasta için ilk seçenek olarak önerilen antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amoksisilin

Answer

Okul öncesi dönemdeki sağlıklı çocuklarda tipik lober pnömoni tedavisinde ilk seçenek amoksisilindir.
Amoksisilin, okul öncesi dönemdeki (55 yaş altı) çocuklarda tipik bakteriyel pnömoniye en sık neden olan Streptococcus pneumoniae'ye karşı çok etkili olması ve ayaktan tedavide yüksek güvenilirliğe sahip olması nedeniyle güncel rehberlerde ilk seçenek olarak önerilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve pnömoni tipini belirle.
22 yaşında çocukta tipik lober pnömoni saptandı.
Tipik pnömoni genellikle yüksek ateş ve lober infiltrasyonla seyreder ve bakteriyel etkenleri düşündürür.
2
Hastanın yaşına göre en muhtemel bakteriyel etkeni saptanması.
Bu yaş grubunda en sık bakteriyel etken Streptococcus pneumoniae (pnömokok) olarak belirlendi.
Okul öncesi dönemdeki bakteriyel pnömonilerin đại çoğunluğundan pnömokoklar sorumludur.
3
Rehberlere göre ayaktan tedavi için ilk basamak ilacı seç.
Oral amoksisilin tedavisi seçildi.
Amoksisilin, S. pneumoniae'ye karşı yüksek duyarlılığı ve ayaktan kullanım kolaylığı nedeniyle ilk tercihtir.

Key Concept

Okul öncesi dönemdeki tipik toplum kökenli pnömonilerde en sık bakteriyel etken Streptococcus pneumoniae'dir ve ilk seçenek tedavi amoksisilindir.
Estimated Time:45s
Question 208Question

Beş aylık bir erkek bebek, sıcak bir hava dalgası sırasında gelişen letarji, ağır dehidratasyon ve beslenememe şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde uzamış neonatal kolestaz, belirgin büyüme geriliği ve kötü kokulu, yağlı dışkılama öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 125 mEq/L125\text{ mEq/L}, potasyumu 2.9 mEq/L2.9\text{ mEq/L}, kloru 78 mEq/L78\text{ mEq/L}, pHpH'sı 7.547.54 ve bikarbonatı 36 mEq/L36\text{ mEq/L} olarak bulunurken; idrar klor konsantrasyonunun <10 mEq/L<10\text{ mEq/L} olduğu görülüyor. Bu klinik tabloya göre, en olası tanı ve bu hastalığın temel moleküler patogenezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kistik fibrozis - CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması sonucu hücre yüzeyine taşınamadığı sınıf II mutasyon (ΔF508\Delta F508).

Answer

En olası tanı kistik fibrozis olup, temel moleküler patogenez CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması sonucu hücre yüzeyine taşınamadığı sınıf II mutasyondur.
Hastada görülen hyponatremik, hypokalemik, hypochloreremic metabolic alkalosis ve düşük idrar kloru tablosu, kistik fibrozisli süt çocuklarında (özellikle sıcak havalarda ve terle aşırı tuz kaybı durumunda) görülen Pseudo-Bartter sendromudur. Steatore ve büyüme geriliği pankreatik yetmezliği; hepatomegali ise kistik fibrozis ilişkili kolestazı yansıtır. En sık görülen mutasyon olan ΔF508\Delta F508, CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması ve işlenmesi sonucu hücre zarına ulaşamadan proteozomal yıkıma uğradığı bir sınıf II mutasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Metabolik tablonun analizi
Hiponatremi, hipokalemi ve hipokloremik metabolik alkaloz (pH>7.45pH > 7.45) saptanmıştır.
Sıcak havada dehidratasyonla gelen bu tablo 'Pseudo-Bartter sendromu' olarak tanımlanır.
2
İdrar elektrolitlerinin ve ek bulguların değerlendirilmesi
İdrar klorunun düşük (<10 mEq/L<10\text{ mEq/L}) olması kaybın renal olmadığını (ter/GIS) kanıtlar.
Düşük idrar kloru, gerçek Bartter sendromunu dışlar; steatore ve kolestaz kistik fibrozisi destekler.
3
Kistik fibrozis patogenezinin belirlenmesi
Tanı kistik fibrozistir; en sık görülen mutasyon ΔF508\Delta F508'dir.
ΔF508\Delta F508, proteinin katlanma/işlenme (processing) kusuru nedeniyle ER'de yıkıldığı bir sınıf II defekttir.

Key Concept

Pseudo-Bartter Sendromu ve CFTR Mutasyon Sınıflandırması

Practice More

Kistik fibrozisli hastalarda görülen diğer komplikasyonlardan mekonyum ileusu ve distal intestinal obstrüksiyon sendromu (DIOS) farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 209Question

1818 aylık bir erkek çocuk; üç gündür devam eden yüksek ateş, öksürük ve inlemeli solunum şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 39,2C39,2^\circ \text{C}, solunum sayısı 52/dakika52/\text{dakika} saptanıyor ve sağ akciğer orta-alt alanlarda solunum sesleri azalmış olarak duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ akciğerde plevral efüzyon ve parankimde ince duvarlı, içi hava dolu kistik bir lezyon (pnömatosel) izleniyor. Bu klinik tabloya en sık neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Staphylococcus aureus*

Answer

Küçük çocukta plevral efüzyon ve pnömatosel ile seyreden ağır pnömoni tablosunda en olası etken *Staphylococcus aureus*'tur.
Doğru yanıt olan *Staphylococcus aureus* pnömonisi, tipik olarak süt çocukluğu döneminde görülür. Klinik tablo aniden başlar, hızla ilerler ve sıklıkla plevral efüzyon/ampiyem ile komplike olur. Akciğer parankiminde görülen ince duvarlı, hava dolu kistik lezyonlar (pnömatoseller), Stafilokok pnömonisinin en karakteristik radyolojik özelliğidir ve parankimal nekrozun bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik ağırlığını değerlendir.
1818 aylık (süt çocuğu), yüksek ateş ve solunum sıkıntısı olan ağır bir tablo mevcuttur.
Etkenlerin yaş gruplarına göre görülme sıklığı ve klinik şiddeti farklılık gösterir.
2
Radyolojik bulguları analiz et.
Plevral efüzyon ve ince duvarlı hava kisti (pnömatosel) saptanmıştır.
Pnömatosel, nekrotizan süreçlerin bir sonucu olup belirli bakteriyel etkenler için tanı koydurucudur.
3
Klinik ve radyolojik verileri birleştirerek etkeni belirle.
Hızlı seyir + Efüzyon + Pnömatosel üçlüsü *Staphylococcus aureus*'u işaret eder.
*Staphylococcus aureus* doku harabiyeti ve kavitasyon yapma meyli en yüksek olan patojenlerden biridir.

Key Concept

Stafilokok pnömonisi, süt çocuklarında hızlı klinik kötüleşme ve radyolojik olarak pnömatosel/ampiyem oluşumu ile karakterize, mortalitesi yüksek bir tablodur.
Question 210Question

Akciğer tüberkülozu tanısıyla tedavisi başlanan 88 yaşındaki bir erkek hasta; son bir haftadır gelişen gözlerde kızarıklık, aşırı sulanma ve ışığa karşı duyarlılık (fotofobi) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan oftalmolojik muayenesinde korneoskleral bileşke (limbus) üzerinde yaklaşık 121-2 mm çapında, çevresi hiperemik, kabarık, gri-beyaz renkli bir nodül saptanıyor. Bu klinik tablo aşağıdaki durumlardan hangisi ile en uyumludur?

Show answer & explanation

Answer: Fliktenüler keratokonjonktivit

Answer

Fliktenüler keratokonjonktivit
Doğru yanıt olan fliktenüler keratokonjonktivit, tüberküloz basiline karşı gelişen lokalize bir hipersensitivite reaksiyonudur. Özellikle çocuklarda limbusta gri-beyaz nodüllerle karakterizedir ve eritema nodozum gibi tüberkülozun 'distinction' (ayırıcı) immünolojik bulgularından biri olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik öyküsünü değerlendir
Aktif tüberküloz tanısı ve tedavisi olan bir çocukta göz şikayetleri saptandı.
Tüberkülozun akciğer dışı ve immünolojik bulgularını tanımlamak için öykü kritiktir.
2
Göz muayene bulgularını analiz et
Limbusta gri-beyaz nodül (flikten) ve fotofobi saptandı.
Limbusta görülen bu tipik nodüller fliktenüler hastalık için karakteristiktir.
3
Etyopatogenezi belirle
Bu durum M. tuberculosis antijenlerine karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur.
Fliktenüler keratokonjonktivit, çocuklarda tüberkülozun önemli bir aşırı duyarlılık göstergesidir.

Key Concept

Fliktenüler keratokonjonktivit, çocukluk çağı tüberkülozunda görülen ve basilin proteinlerine karşı gelişen gecikmiş tip (Tip 4) aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
Question 211Question

Altı aylık erkek bebek, üç gündür devam eden burun akıntısı ve hapşırık şikayetlerinin ardından gelişen öksürük, hızlı nefes alıp verme ve beslenmede azalma nedeniyle acil servise getirilmiştir. Özgeçmişinde özellik saptanmamış olup, evde okula giden ablasının da benzer gribal semptomları olduğu öğrenilmiştir.

Fizik muayenede; genel durumu orta, vücut sıcaklığı 38,2°C, kalp tepe atımı 156/dk, solunum sayısı 68/dk ve oda havasında oksijen satürasyonu %91 olarak ölçülmüştür. Oskültasyonda bilateral yaygın kaba raller ve ekspiryumda uzama ile birlikte hışıltı (wheezing) duyulmaktadır. İnterkostal ve subkostal çekilmeleri mevcuttur. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 9.800/mm³ (%70 lenfosit), C-reaktif protein (CRP) 0,8 mg/dL (N<0,5) saptanmıştır. Akciğer grafisinde her iki hemitoraksta havalanma artışı, diyaframlarda düzleşme ve sağ üst lobda yamasal opasite ile fissürde yukarı çekilme izlenmiştir.

Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nazal oksijen desteği başlanması ve hidrasyonun sürdürülerek izlenmesi

Answer

Nazal oksijen desteği başlanması ve hidrasyonun sürdürülerek izlenmesi
Vaka tipik bir akut bronşiolit tablosudur (6 ay, viral prodrom, hışıltı, havalanma artışı). Akciğer grafisinde tariflenen 'yamasal opasite ve fissürde çekilme', bronşiolitte sık görülen ve mukus tıkaçlarına bağlı gelişen atelektazi bulgusudur; bakteriyel pnömoni (konsolidasyon) değildir. CRP düşüklüğü ve lenfosit hakimiyeti viral etyolojiyi destekler. Hipoksisi (%91) ve solunum sıkıntısı olan bu hastada temel tedavi destek tedavisidir (oksijenizasyon ve hidrasyon).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
6 aylık bebek, viral prodrom (ablada gribal enfeksiyon), akut solunum sıkıntısı, hışıltı ve havalanma artışı: Akut Bronşiolit.
Tipik yaş ve klinik bulgular bronşioliti işaret etmektedir.
2
Radyolojik ve laboratuvar bulgularını yorumla
Lökosit normal sınırlarda, CRP düşük (viral lehine). Grafideki sağ üst lob opasitesi ve fissür çekilmesi 'atelektazi' ile uyumludur.
Bronşiolitte mukus tıkaçlarına bağlı atelektaziler sık görülür ve bakteriyel pnömoni (konsolidasyon) ile karıştırılmamalıdır.
3
Tedavi yaklaşımını belirle
Hipoksisi (SpO2 %91) ve beslenme güçlüğü olan hasta yatırılarak oksijen ve sıvı desteği almalıdır. Antibiyotik endikasyonu yoktur.
Kanıtlanmış bakteriyel enfeksiyon bulgusu olmadığı için antibiyotik verilmez; tedavi destekleyicidir.

Key Concept

Bronşiolit Yönetimi ve Atelektazi Ayrımı

Practice More

Bronşiolitte profilaksi (Palivizumab) endikasyonlarını gözden geçiriniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 212Question

Üç yaşında bir çocuk, iki gündür devam eden hafif burun akıntısı ve düşük dereceli ateşin ardından akşam saatlerinde başlayan ses kısıklığı ve kaba öksürük şikayeti ile getirilmiştir. Fizik muayenesinde hafif inspiratuar stridor ve suprasternal çekilmeleri saptanan hastada en olası tanı krup (akut laringotrakeobronşit) olarak değerlendirilmiştir. Bu hastanın tedavisinde ödemi azaltarak semptomların şiddetini düşürmek ve hastaneye yatış oranlarını azaltmak amacıyla ilk seçenek olarak önerilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tek doz oral dekzametazon uygulanması

Answer

Krup tedavisinde semptomların şiddetini ve hastaneye yatış oranlarını azaltan ilk seçenek yaklaşım tek doz oral dekzametazon uygulanmasıdır.
Krup tedavisinde temel yaklaşım subglottik ödemi kontrol altına almaktır. Kortikosteroidler (özellikle oral, intramüsküler veya nebulize dekzametazon), semptomların şiddetini (Westley Krup Skoru) azaltmada, hastanede kalış süresini kısaltmada ve epinefrin ihtiyacını düşürmede en etkili ve standart ilk basamak tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Havlar tarzda öksürük, ses kısıklığı ve stridor varlığı krup (laringotrakeobronşit) tanısını destekler.
Doğru tedavi için öncelikle viral krup ile bakteriyel nedenlerin ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
2
Tedavi amacının belirlenmesi
Subglottik bölgedeki inflamatuar ödemin azaltılması hedeflenir.
Obstrüksiyonun temel nedeni subglottik laringeal dokudaki ödemdir.
3
Uygun farmakolojik ajanın seçilmesi
Kortikosteroidlerin (Dekzametazon) etkinliği kanıtlanmıştır.
Dekzametazon, uzun yarı ömrü ve güçlü antiinflamatuar etkisiyle tek dozda bile semptomları ve yatış oranlarını azaltır.

Key Concept

Krup (Akut Laringotrakeobronşit) Tedavi Yönetimi
Question 213Question

Altı aylık kız bebek, üç gün önce başlayan hafif ateş ve burun akıntısı şikayetlerine eklenen hızlı nefes alıp verme ve hırıltı nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; solunum sayısı 65/dk, kalp tepe atımı 155/dk, vücut sıcaklığı 37.8 °C, oda havasında oksijen satürasyonu %91 olarak ölçülüyor. İnterkostal çekilmeleri gözlenen hastanın akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın sibilan ronküsler ve inspiratuar ince raller duyuluyor. Aile öyküsünde annede atopik dermatit olduğu öğreniliyor. Acil serviste uygulanan tek doz inhale salbutamol tedavisine klinik yanıt alınamıyor. Hastanın doğum ağırlığının 3200 gram, güncel ağırlığının ise 7500 gram olduğu (50-75. persentil) görülüyor.

Bu klinik tabloya yol açan en olası durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut bronşiolit

Answer

Akut bronşiolit
Hastanın 2 yaşından küçük (6 aylık) olması, viral üst solunum yolu enfeksiyonu (burun akıntısı, hafif ateş) prodromunu takiben alt solunum yolu bulgularının (taşipne, hırıltı, interkostal çekilmeler, bilateral raller ve ronküsler) gelişmesi akut bronşiolit için oldukça tipik bir klinik tablodur. Ayrıca acil serviste uygulanan inhale bronkodilatör (salbutamol) tedavisine klinik yanıt alınamaması da süt çocuğu astımı gibi reaktif hava yolu hastalıklarını uzaklaştırıp bronşiolit tanısını destekleyen en önemli ayırıcı bulgulardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve prodromal bulgularını değerlendir.
6 aylık bebekte 3 gün süren burun akıntısı ve hafif ateş (viral üst solunum yolu enfeksiyonu prodromu) saptanmıştır.
Solunum sıkıntısının akut, subakut veya kronik bir sürece mi ait olduğunu ve enfeksiyöz olup olmadığını belirlemek için gereklidir.
2
Fizik muayene ve oskültasyon bulgularını analiz et.
Taşipne, hipoksi, göğüs duvarı çekilmeleri, bilateral yaygın sibilan ronküs ve ince raller mevcuttur.
Alt solunum yolu etkileniminin tipini (havayolu obstrüksiyonu vs. alveolar dolum) ve yaygınlığını ayırt etmek için gereklidir.
3
Tedavi yanıtını ve dışlayıcı bulguları değerlendir.
Salbutamole yanıt yoktur, büyüme persentilleri normaldir, annede atopi vardır ancak tablonun akut viral başlangıçlı olması daha ön plandadır.
Astım, kistik fibrozis ve bronkopnömoni gibi benzer klinik tablolarla seyredebilecek ayırıcı tanıları dışlamak için gereklidir.
4
Tüm klinik verileri sentezle.
Viral prodrom sonrası başlayan, bronkodilatöre yanıtsız, yaygın alt solunum yolu obstrüksiyonu bulguları akut bronşiolit ile tam uyumludur.
En olası tanıyı kesinleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Süt çocukluğu döneminde viral üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben gelişen, bronkodilatöre yanıtsız yaygın hırıltı ve rallerle seyreden klinik tablo akut bronşiolittir.
Question 214Question

33 yaşında bir kız çocuk, son bir yıl içinde sol alt lob posterior bazal segment yerleşimli üç kez pnömoni geçirme öyküsüyle başvuruyor. Fizik muayenede sol akciğer bazalinde ince krepitan raller duyuluyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) söz konusu segmentte solid bir kitle saptanıyor. Doppler ultrasonografide kitleyi besleyen ana arterin abdominal aortadan köken aldığı, kitleden çıkan venöz drenajın ise pulmoner venler aracılığıyla sol atriyuma döküldüğü izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntralobar pulmoner sekestrasyon

Answer

İntralobar pulmoner sekestrasyon
Doğru yanıt olan intralobar pulmoner sekestrasyon, vakadaki gibi genellikle çocukluk veya adolesan döneminde tekrarlayan pnömoni atakları ile ortaya çıkar. En önemli ayırt edici özellikleri arteriyel beslenmesinin doğrudan aortadan gelmesi ve venöz drenajının pulmoner venler aracılığıyla sol atriyuma olmasıdır. Ayrıca bu tip, akciğer dokusu ile aynı visseral plevra içinde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezantasyonu analiz et
33 yaşındaki hastada aynı lobda tekrarlayan pnömoni atakları saptandı.
Tekrarlayan lober pnömoniler, o bölgedeki anatomik bir anomaliyi (sekestrasyon, kist vb.) düşündürür.
2
Vasküler beslenmeyi değerlendir
Arteriyel beslenmenin abdominal aortadan (sistemik) geldiği saptandı.
Fonksiyonel olmayan akciğer dokusunun sistemik bir arterden beslenmesi 'pulmoner sekestrasyon' tanısı için patognomoniktir.
3
Venöz drenajı ve anatomik ilişkiyi ayırt et
Venöz drenajın pulmoner venlere olduğu ve kitlenin ayrı bir plevrası olmadığı görüldü.
Venöz drenajın pulmoner venlere (sol atriyum) olması ve visseral plevranın akciğer lobuyla ortak olması, intralobar sekestrasyonu ekstralobar tipten ayırır.

Key Concept

İntralobar sekestrasyon, akciğerin normal bronşiyal ağacıyla bağlantısı olmayan, sistemik arterden beslenen ve pulmoner venlere drene olan konjenital bir anomalidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 215Question

Ailesiyle gittiği otel tatilinden döndükten üç gün sonra ani başlayan yüksek ateş (39.5C39.5^\circ C), kuru öksürük, baş ağrısı ve yaygın kas ağrısı şikayetleriyle acil servise getirilen 15 yaşındaki erkek hastanın öyküsünden, son 24 saatte sulu ishal ve hafif bilinç bulanıklığı eklendiği öğreniliyor.

Fizik muayenede genel durum orta, akciğer oskültasyonunda sağ bazalde krepitan raller duyuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökositoz, hipofosfatemi, hafif karaciğer enzim yüksekliği (AST: 85 U/L, ALT: 92 U/L) ve belirgin hiponatremi (Na:128 mEq/LNa: 128 \text{ mEq/L}) saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ alt zonda yamalı alveolar infiltrasyon izleniyor. Balgam Gram boyamasında bol nötrofil görülmesine rağmen bakteri saptanmıyor.

Bu hasta için en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Legionella pneumophila

Answer

Legionella pneumophila
Soruda tarif edilen vaka klasik bir Lejyoner Hastalığı (Legionella pneumophila) tablosudur. Tanı için en kritik ipuçları: 1) Atipik pnömoni bulguları (Gram boyamada bakteri görülmemesi), 2) Belirgin ekstrapulmoner semptomlar (ishal, baş ağrısı, konfüzyon), 3) Laboratuvarda hiponatremi ve transaminaz yüksekliği, 4) Otel/seyahat öyküsü (su kaynaklı bulaş). Pnömoni ile başvuran bir hastada hiponatremi ve ishal varlığı, aksi kanıtlanana kadar Legionella'yı düşündürmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Pnömoni (öksürük, raller, infiltrasyon) + Sistemik Bulgular (İshal, baş ağrısı, kas ağrısı, bilinç bulanıklığı).
Sadece akciğer bulgularına değil, ekstrapulmoner sisteme de odaklanılmalı.
2
Laboratuvar ipuçlarını değerlendir
Hiponatremi (Na<130Na < 130) ve karaciğer enzim yüksekliği mevcut.
Pnömoni hastasında hiponatremi (SIADH benzeri tablo) Legionella için güçlü bir ayırt edici bulgudur.
3
Mikrobiyolojik veriyi yorumla
Gram boyamada bol lökosit var ama bakteri yok.
Bu durum 'Atipik Pnömoni' (hücre içi veya boyanmayan) etkenlerini işaret eder (Legionella, Mycoplasma, Chlamydia, Viral).
4
Epidemiyolojik öyküyü birleştir
Otel tatili öyküsü.
Su sistemlerinden (klima, duş başlığı) bulaşan Legionella (Lejyoner hastalığı) riskini artırır.

Key Concept

Lejyoner Hastalığı (Legionella Pnömonisi) Tanısal Triadı
Question 216Question

3333 aylık bir kız çocuk, mutfakta havuç dilimi yerken aniden başlayan şiddetli öksürük, öğürme ve kısa süreli morarma öyküsüyle acil servise getiriliyor. Başvurusu sırasında öksürüğü hafiflemiş olan hastanın fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin azaldığı ve ekspiryumda belirginleşen lokalize bir hışıltı (wheezing) duyuluyor. Çekilen ekspiryum akciğer grafisinde sağda belirgin havalanma artışı (hiperlusensi) ve mediastenin sola doğru yer değiştirdiği gözleniyor. Bu hasta için en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Genel anestezi altında rijit bronkoskopi ile havayolu değerlendirmesi

Answer

En uygun yaklaşım, genel anestezi altında rijit bronkoskopi ile havayolunun değerlendirilmesi ve yabancı cismin çıkarılmasıdır.
Hastanın öyküsü (yemek yerken ani öksürük), fizik muayenesi (lokalize wheezing ve tek taraflı solunum sesi azalması) ve radyolojisi (ekspiratuar hava hapsi) yabancı cisim aspirasyonu tanısını desteklemektedir. Bu klinik tabloda havayolu güvenliğini sağlamak ve cismi çıkarmak için en uygun ve kesin yaklaşım rijit bronkoskopidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularının sentezlenmesi
Havuç yerken ani başlayan öksürük ve tek taraflı lokalize wheezing, yabancı cisim aspirasyonu için tipiktir.
Yabancı cisim aspirasyonlarında 'asemptomatik aralık' tanıda yanıltıcı olabilir; ancak lokalize fizik muayene bulguları tanısal değer taşır.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
Ekspiryum grafisindeki sağ hiperlusensi ve mediastinal kayma 'çek-valf' (check-valve) mekanizmasını gösterir.
İnspiryumda bronş çapı genişlediği için hava yabancı cismin yanından geçer, ancak ekspiryumda daralan bronş nedeniyle hava hapsolur.
3
Kesin tedavi planının yapılması
Rijit bronkoskopi ile yabancı cismin doğrudan görülerek çıkarılması hedeflenir.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda havayolu güvenliği ve yabancı cisim çıkarılması için en güvenli ve etkili yöntemdir.

Key Concept

Yabancı cisim aspirasyonlarında tanı ve tedavide altın standart rijit bronkoskopidir.

Practice More

Yabancı cisim aspirasyonlarının kronik dönemde rekürren pnömoni veya bronşektazi ile başvurabileceğini unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 217Question

22 aylık bir erkek bebek; bezinde fark edilen kanlı lekeler ve vücudunda yaygın ekimozlar nedeniyle acil servise getiriliyor. Laboratuvar incelemesinde PTPT ve aPTTaPTT sürelerinin belirgin uzamış olduğu (PT:48PT: 48 sn, aPTT:65aPTT: 65 sn), trombosit sayısının ve fibrinojen düzeyinin ise normal olduğu saptanıyor. Hastanın öyküsünden sadece anne sütü aldığı, ancak son haftalarda dışkısının bezden zor temizlenen, yağlı bir görünümde olduğu ve kilo alımının yetersiz kaldığı öğreniliyor. Bu hastada mevcut klinik tablodan sorumlu olan temel hastalığın tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ter testi

Answer

Mevcut klinik tablo kistik fibrozise bağlı ekzokrin pankreas yetmezliği ve buna ikincil gelişen K vitamini eksikliğini işaret etmektedir; tanıyı kesinleştirmek için ter testi yapılmalıdır.
Vakada tanımlanan yağlı dışkılama (steatore) ve buna bağlı gelişen K vitamini eksikliği (uzamış PT/aPTTPT/aPTT ve kanama), bebeklik döneminde kistik fibrozisin klasik bir sunumudur. Ekzokrin pankreas yetmezliği olan bu hastalarda ter testi tanıyı kesinleştiren en uygun ve güvenilir yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Koagülasyon testlerini yorumla
PTPT ve aPTTaPTT uzamış, trombosit ve fibrinojen normal.
Bu tablo KK vitamini eksikliğine bağlı Faktör II,VII,IX,XII, VII, IX, X sentez kusurunu düşündürür.
2
Gastrointestinal bulguları analiz et
Yağlı dışkılama (steatore) ve büyüme geriliği saptandı.
Yağda eriyen vitaminlerin (A,D,E,KA, D, E, K) emilimi için gerekli olan pankreatik lipaz eksikliği (ekzokrin yetmezlik) mevcuttur.
3
Temel hastalığı belirle ve tanı testini seç
Süt çocukluğu döneminde steatore ve vitamin eksikliğinin en sık nedeni kistik fibrozistir.
Tanıyı kesinleştirmek için klor konsantrasyonunu ölçen ter testi yapılmalıdır.

Key Concept

Kistik fibrozis hastalarında ekzokrin pankreas yetmezliği nedeniyle yağda eriyen vitaminler emilemez; bu durum bebeklik döneminde ilk bulgu olarak K vitamini eksikliğine bağlı kanama (hipoprotrombinemi) ile prezante olabilir.

Practice More

Kistik fibrozisli bebeklerde hipoproteinemi ve ödem gelişebileceğini, bu durumun ter testinde yalancı negatifliğe yol açabileceğini unutmayınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 218Question

10 aylık bir bebek, son birkaç haftadır devam eden, hışıltılı solunum ve beslenme sonrası artan öksürük şikayetiyle getiriliyor. Yapılan fizik muayenede stridor saptanıyor. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT); orta mediastende, karina hemen altında (subkarinal), trakeaya arkadan bası yapan, yaklaşık 2,5 cm2,5\text{ cm} çapında, düzgün sınırlı, ince duvarlı ve sıvı dansitesinde (+15 HU+15\text{ HU}) kistik bir kitle saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronkojenik kist

Answer

Bronkojenik kist, orta mediastende yerleşen ve subkarinal bölgede trakeaya bası yaparak stridora neden olan tipik bir kistik anomalidir.
Bronkojenik kistler, trakeobronşiyal ağacın gelişimsel bir kusuru olup en sık orta mediastende ve özellikle subkarinal bölgede yerleşirler. BT'de düzgün sınırlı, ince duvarlı ve sıvı dansitesinde görülmeleri tipiktir. Bu vakada tarif edilen trakeal bası ve stridor tablosu, kitlenin bu lokasyondaki etkisini tam olarak açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kitle lokasyonunu değerlendir.
Kitle orta mediastende, subkarinal bölgede yer almaktadır.
Mediastinal kitlelerin ayırıcı tanısında anatomik kompartman (ön, orta, arka) en kritik belirleyicidir.
2
Kitlenin radyolojik özelliklerini analiz et.
Sıvı dansitesinde (+15 HU+15\text{ HU}), düzgün sınırlı ve kistik bir yapı mevcuttur.
Sıvı dansitesi, lezyonun solid bir tümörden ziyade kistik bir anomali olduğunu gösterir.
3
Klinik semptomlarla radyolojik bulguları birleştir.
Trakeaya arkadan bası olması bebekte stridor ve öksürüğe yol açmıştır.
Bronkojenik kistler trakea veya ana bronşlara yakınlıkları nedeniyle havayolu obstrüksiyonuna yol açabilirler.
4
En olası konjenital tanıyı belirle.
Bronkojenik kist tanısı doğrulanır.
Orta mediastenin en sık görülen kistik konjenital lezyonu bronkojenik kisttir.

Key Concept

Bronkojenik kistler, ön barsak (foregut) gelişimindeki anormal tomurcuklanma sonucu oluşur ve en sık orta mediastende (subkarinal) kistik kitle olarak karşımıza çıkar.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 11 / 11
Göğüs Hastalıkları ve Alerji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin