Gram Pozitif Basiller

59 questions

Question 41Question

6262 yaşında böbrek nakilli bir hasta; ateş, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan lomber ponksiyon sonrası beyin omurilik sıvısının (BOS) Gram boyamasında hem nötrofiller içerisinde hem de hücre dışında Gram pozitif basiller görülüyor. Laboratuvarda yapılan ileri incelemelerde etkenin 25C25^{\circ}C'de 'takla atar tarzda' (tumbling motility) hareketli olduğu, 37C37^{\circ}C'de ise hareket etmediği gözleniyor. Buna göre, bu hastadaki klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Listeria monocytogenes

Answer

Listeria monocytogenes
Listeria monocytogenes, özellikle böbrek nakli gibi immünosupresif durumlarda menenjit ve sepsis etkeni olabilen Gram pozitif bir basildir. Laboratuvar tanısında 25C25^{\circ}C'de 'takla atar tarzda' hareketli olması, ancak 37C37^{\circ}C'de bu hareketin kaybolması en önemli ayırıcı özelliklerinden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Bağışıklığı baskılanmış (böbrek nakilli) bir hastada menenjit tablosu saptandı.
Risk gruplarında (yenidoğan, yaşlı, immünosupresif) menenjit etkenlerini daraltmak için gereklidir.
2
Gram boyama sonucunun yorumlanması
Gram pozitif basil morfolojisi belirlendi.
Etkenin morfolojik olarak Gram pozitif koklardan (örn. S. agalactiae) ayrılmasını sağlar.
3
Hareket özelliklerinin değerlendirilmesi
25C25^{\circ}C'de hareketli, 37C37^{\circ}C'de hareketsiz olduğu görüldü.
Listeria monocytogenes için patognomonik bir laboratuvar özelliğidir.
4
Tanının kesinleştirilmesi
Listeria monocytogenes tanısı konuldu.
Klinik ve laboratuvar bulguları bu mikroorganizma ile tam uyumludur.

Key Concept

Listeria monocytogenes'in karakteristik hareket özelliği ve immünosupresiflerde menenjit yapma potansiyeli.

Practice More

Listeria'nın hücre içi hareketini sağlayan 'aktin roketleri' (actin rockets) mekanizmasını ve soğukta zenginleştirme (cold enrichment) yöntemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 42Question

Geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi sonrası başlayan bol miktarda, sulu ve kötü kokulu ishal şikayeti ile başvuran 5555 yaşındaki hastanın yapılan kolonoskopisinde kolon mukozası üzerinde sarı-beyaz renkli, yama tarzında psödomembran yapıları izlenmiştir. Bu klinik tablodan sorumlu olan etkenin salgıladığı temel toksinlerin (ToksinToksin AA ve ToksinToksin BB) patogenezdeki moleküler etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rho ailesi GTPGTP az proteinlerinin glukozilasyonu ile hücre iskeletinin (aktinaktin) organizasyonunun bozulması

Answer

Rho ailesi GTPaz proteinlerinin glukozilasyonu ile hücre iskeletinin (aktin) organizasyonunun bozulması
Doğru seçenek olan Rho ailesi GTPaz proteinlerinin glukozilasyonu, Clostridium difficile'nin Toksin A ve Toksin B bileşenlerinin temel patogenetik mekanizmasıdır. Bu işlem hücre iskeletinin bütünlüğünü bozarak mukozal hasara ve inflamasyona yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Antibiyotik kullanımı sonrası gelişen psödomembranöz kolit tablosu belirlenir.
Sarı-beyaz psödomembranlar Clostridium difficile enfeksiyonu için patognomoniktir.
2
Etkenin virülans faktörlerini belirle.
Toksin A (enterotoksin) ve Toksin B (sitotoksin) tanımlanır.
C. difficile patogenezi bu iki büyük ekzotoksin üzerine kuruludur.
3
Toksinlerin moleküler hedefini tanımla.
Rho ailesi GTPaz'ların (Rho, Rac, Cdc42) glukozilasyonu saptanır.
Bu proteinlerin inaktivasyonu aktin hücre iskeletini bozar, hücre içi sinyal iletimini keser ve apoptozu indükler.

Key Concept

Clostridium difficile toksinlerinin (TcdA/TcdB) temel etki mekanizması Rho GTPaz'ların glukozilasyonudur.

Practice More

C. difficile tanısında kullanılan glutamate dehydrogenase (GDH) antijeni ve toksin tarama testlerinin duyarlılık/özgüllük farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 43Question

65 yaşında kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi nedeniyle hastanede yatan ve 1010 gündür geniş spektrumlu sefalosporin tedavisi alan bir hastada; karın ağrısı, ateş ve günde 88-1010 kez tekrarlayan, mukuslu, kötü kokulu ishal gelişiyor. Yapılan kolonoskopik incelemede kolon mukozasında yaygın sarımsı psödomembranöz plaklar saptanıyor. Bu hastanın tablosundan sorumlu olan etkenin temel virülans faktörleri olan Toksin A ve Toksin B'nin konak hücresindeki etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rho ailesi küçük GTPaz proteinlerini glukozile ederek aktin filamentlerinin depolimerizasyonuna neden olmak

Answer

Clostridium difficile toksinleri, Rho ailesi küçük GTPaz proteinlerini glukozile ederek aktin depolimerizasyonuna ve hücre iskeletinin bozulmasına neden olur.
Psödomembranöz kolit etkeni olan Clostridium difficile'nin Toksin A ve B'si, büyük klostridyal sitotoksinler ailesindendir. Bu toksinler hücre içine girdikten sonra Rho ailesi GTPazları (Rho, Rac, Cdc42) glukozile ederek inaktive ederler. Bu inaktivasyon, aktin polimerizasyonunun bozulmasına, hücre iskeletinin hasarına, sıkı bağlantıların (tight junctions) kaybına ve sonuç olarak inflamasyon ile doku nekrozuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı sonrası gelişen ishal ve kolonoskopideki psödomembranlar 'Psödomembranöz Kolit' tanısını koydurur.
Psödomembranöz kolit, antibiyotik kullanımı sonrası normal floranın bozulmasıyla Clostridium difficile aşırı çoğalması sonucu oluşur.
2
Etkenin virülans faktörlerini belirle.
Etken Clostridium difficile'dir; temel virülans faktörleri Toksin A (enterotoksin) ve Toksin B (sitotoksin) proteinleridir.
Bu iki toksin, bağırsak epitelinde inflamasyon ve hücre hasarına yol açan ana bileşenlerdir.
3
Toksinlerin biyokimyasal etkisini tanımla.
Her iki toksin de konak hücresindeki Rho, Rac ve Cdc42 gibi sinyal iletiminde görevli GTPazları hedef alır.
Toksinler bu proteinlere glukoz molekülü ekleyerek (glukozilasyon) onları inaktive eder, bu da aktin filamentlerinin dağılmasına ve hücreler arası bağlantıların kopmasına (sitopatik etki) neden olur.

Key Concept

Clostridium difficile toksinlerinin patogenezi Rho GTPaz inaktivasyonu üzerinden gerçekleşir.
Question 44Question

3434 yaşında intravenöz ilaç bağımlısı erkek hasta, sol ön kolunda enjeksiyon yerinde başlayan, hızla yayılan ve inflamasyon bulgularına (ısı artışı, kızarıklık) oranla çok daha belirgin olan masif yumuşak doku ödemi ve büllöz lezyonlar nedeniyle başvuruyor. Hastanın genel durumu hızla kötüleşiyor ve septik şok tablosuna giriyor. Lezyondan alınan örneklerin Gram boyamasında Gram pozitif, uçları küt (kutu vagonu görünümünde), zincir yapan basiller görülüyor. Bu bakterinin hareketsiz olduğu ve kanlı agarda hemoliz yapmadığı saptanıyor. Bu klinik tabloda gözlenen ve inflamasyonun baskılanması ile sıvı birikiminden sorumlu olan temel virülans faktörünün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Konak hücre sitoplazmasındaki kalmoduline bağlanarak adenilat siklaz aktivitesi göstermek

Answer

Konak hücre sitoplazmasındaki kalmoduline bağlanarak adenilat siklaz aktivitesi göstermek
Doğru seçenek, Bacillus anthracis'in Ödem Faktörü (EFEF) bileşeninin mekanizmasını açıklamaktadır. EF, konak hücre sitoplazmasında kalmoduline bağlanarak aktive olan bir adenilat siklazdır. Hücre içi cAMPcAMP düzeylerini aşırı artırarak sıvı elektrolit dengesini bozar ve klinik tabloda baskın olan masif ödeme neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve mikrobiyolojik bulguların değerlendirilmesi
İntravenöz madde bağımlılığı, masif ödem, septik şok; Gram pozitif küt uçlu basil, hareketsizlik ve non-hemolitik özellikler Bacillus anthracis'i (enjeksiyon şarbonu) işaret eder.
B. anthracis tipik olarak küt uçlu basiller oluşturur, hareketsizdir ve B. cereus'un aksine hemoliz yapmaz.
2
Ödemden sorumlu virülans faktörünün belirlenmesi
Şarbon toksin kompleksi üç bileşenden oluşur: Koruyucu antijen (PAPA), Letal faktör (LFLF) ve Ödem faktörü (EFEF). Masif ödemden EF sorumludur.
EF, adından da anlaşılacağı üzere dokularda sıvı birikimine ve nötrofil fonksiyonlarının bozulmasına neden olur.
3
Ödem faktörünün moleküler mekanizmasının hatırlanması
EF, hücre içine girdikten sonra konak hücrenin kalsiyum-kalmodulin kompleksine bağlanarak aktive olur ve ATP'den masif miktarda cAMPcAMP üretir.
Artan cAMPcAMP, iyon ve su dengesini bozarak hücre dışına sıvı çıkışına (ödem) yol açar.

Key Concept

Bacillus anthracis Ödem Faktörü (EF) mekanizması
Estimated Time:2m 0s
Question 45Question

3838 yaşında, mezbahada çalışan bir erkek hasta, sağ el parmağında yaklaşık 44 gün önce başlayan, ağrılı, kaşıntılı ve morumsu-kırmızı renkli, keskin sınırlı bir deri lezyonu şikayetiyle başvuruyor. Lezyonda süpürasyon (cerahat) gözlenmiyor. Lezyondan alınan biyopsi örneğinin kültüründe; 37C37^\circ C’de üreyen, fakültatif anaerop, Gram pozitif, pleomorfik görünümlü kıvrık basiller izleniyor. Yapılan biyokimyasal testlerde etkenin katalaz negatif olduğu ve üç şekerli demirli (TSITSI) besiyerinde hidrojen sülfür (H2SH_2S) ürettiği saptanıyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Erysipelothrix rhusiopathiae

Answer

Erysipelothrix rhusiopathiae
Hastanın klinik sunumu (mezbaha çalışanı, erizipeloid lezyon) ve laboratuvar bulguları olan katalaz negatifliği ile Gram pozitif basiller arasında nadir görülen H2SH_2S üretme özelliği, doğrudan Erysipelothrix rhusiopathiae tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Mezbaha çalışanı (mesleki risk) ve tipik morumsu-kırmızı deri lezyonu (erizipeloid).
Epidemiyolojik veriler tanıda ilk ipucunu sağlar.
2
Mikrobiyolojik morfolojiyi incele
Gram pozitif basiller.
Etkenin temel sınıflandırma grubunu belirler.
3
Biyokimyasal özellikleri değerlendir
Katalaz negatif ve TSITSI besiyerinde H2SH_2S pozitif.
Gram pozitif basiller arasında H2SH_2S üreten en önemli patojen E. rhusiopathiae'dir.

Key Concept

Erysipelothrix rhusiopathiae, Gram pozitif basiller arasında katalaz negatif olması ve TSI besiyerinde H2S üretmesiyle (tipik 'test tüpü fırçası' görünümü) diğerlerinden ayrılır.
Estimated Time:2m 0s
Question 46Question

4545 yaşında erkek hasta, geçirdiği trafik kazası sonrası sağ bacağında gelişen açık kırık ve derin ezilme yaralanması ile acil servise başvuruyor. Yaralanmadan yaklaşık 2424 saat sonra yarada dayanılmaz şiddette ağrı, belirgin ödem ve ciltte krepitasyon (gaz varlığı) saptanıyor. Yaradan alınan örnekte yapılan Gram boyamada bol miktarda Gram pozitif, uçları küt, "kutu vagon" (box-car) görünümlü basiller görülüyor; ancak lökositlerin yokluğu ve sporların izlenmemesi dikkat çekiyor. Bu klinik tabloya neden olan temel patojenin en önemli virülans faktörü ve etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alfa toksin; lesitinaz aktivitesi ile hücre membran bütünlüğünü bozarak doku nekrozuna yol açma

Answer

Alfa toksin; lesitinaz aktivitesi ile hücre membran bütünlüğünü bozarak doku nekrozuna yol açma
Soruda tanımlanan tablo (travma sonrası hızlı gelişen ağrı, krepitasyon ve uçları küt Gram pozitif basiller) gazlı gangrenin klasik bir sunumudur. Bu tablonun ana sorumlusu Clostridium perfringens olup, en güçlü virülans faktörü Alfa toksindir. Alfa toksin bir fosfolipaz C (lesitinaz) enzimidir; eritrositler, lökositler ve kas hücreleri gibi pek çok hücrenin membranındaki lesitini parçalayarak yaygın doku nekrozuna, hemolize ve lökositlerin parçalanmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Travma sonrası 2424 saat içinde gelişen şiddetli ağrı, krepitasyon (gaz) ve ödem, gazlı gangren (myonekroz) tablosunu işaret eder.
Gazlı gangren, travmatik doku hasarı sonrası gelişen hızlı ilerleyici bir enfeksiyondur.
2
Laboratuvar ve morfolojik verileri analiz et
Gram pozitif, uçları küt basillerin varlığı ve in-vivo spor görülmemesi Clostridium perfringens için tipiktir.
C. perfringens doku örneklerinde nadiren spor oluşturur ve karakteristik 'box-car' morfolojisine sahiptir.
3
Patogenez mekanizmasını belirle
Doku nekrozu ve lökosit parçalanmasından sorumlu olan temel faktör Alfa toksindir (Lesitinaz/Fosfolipaz C).
Alfa toksin, hücre membranındaki fosfatidilkolini parçalayarak hücre lizi, doku yıkımı ve lökositlerin yıkımına (bu nedenle Gram boyamada lökosit azlığı görülür) neden olur.

Key Concept

Clostridium perfringens'in neden olduğu gazlı gangren (myonekroz) tablosunun patogenezinde temel rol oynayan virülans faktörü Alfa toksindir.

Practice More

Clostridium perfringens'in besin zehirlenmesine neden olan 'Enterotoksin' (CPE) mekanizması ile Alfa toksin mekanizmasını karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 47Question

7070 yaşındaki erkek hasta, kronik osteomiyelit nedeniyle aldığı 33 haftalık klindamisin tedavisi sonrası gelişen bol miktarda sulu ishal, karın ağrısı ve lökositoz tablosuyla hastaneye yatırılıyor. Gaita incelemesinde 'toksin A' ve 'toksin B' pozitif saptanıyor. Yapılan moleküler analizlerde etkenin, Gram-pozitif, anaerob, sporlu bir basil olan ve klasik toksinlerine ek olarak 'binary toksin' (ikili toksin) üretme kapasitesine sahip hipervirülan NAP1/BI/027NAP1/BI/027 suşu olduğu belirleniyor.

Bu bakterinin ürettiği 'binary toksin'in (CDTCDT) konak hücredeki etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: GG-aktini ADP-ribozilleyerek polimerizasyonunu engellemek

Answer

Binary toksin (CDTCDT), GG-aktini ADP-ribozilleyerek polimerizasyonunu engeller ve hücre iskeletini bozar.
Doğru seçenek, binary toksinin (CDTCDT) GG-aktini ADP-ribozilleyerek polimerizasyonu engellediğini ve bu yolla hücre iskeletini bozduğunu ifade etmektedir. Bu mekanizma, özellikle hipervirülan NAP1/BI/027NAP1/BI/027 suşunda görülen şiddetli ishal ve yüksek lökositoz tablosundan sorumlu ek patojenite faktörüdür.

Step-by-Step Solution

1
Etkeni Tanımlama
Klinik tablo ve laboratuvar bulguları (antibiyotik sonrası ishal, psödomembranöz kolit, toksin pozitifliği) etkenin Clostridium difficileClostridium\ difficile olduğunu gösterir.
Klindamisin kullanımı sonrası gelişen ishalde en olası patojen budur.
2
Suş Özelliklerini Belirleme
NAP1/BI/027NAP1/BI/027 suşunun hipervirülan olduğu ve binary toksin (CDTCDT) ürettiği bilgisi hatırlanmalıdır.
Bu suş, standart suşlara göre daha ağır klinik seyir ve daha yüksek mortalite ile ilişkilidir.
3
Toksin Mekanizmasını Eşleştirme
CDTCDT (Clostridium difficile transferase), bir iota-benzeri toksindir ve GG-aktin üzerine etki eder.
CDTCDT, aktin polimerizasyonunu durdurarak konak hücrenin sitoskeleton yapısını çökertir.

Key Concept

C. difficile binary toksini (CDT), aktin-spesifik bir ADP-ribozilleyici toksindir.
Question 48Question

Bir üniversite öğrencisi, kantinde yediği kızarmış pilavdan yaklaşık 22 saat sonra aniden başlayan şiddetli bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastada ateş veya ishal saptanmıyor. Bu klinik tabloya neden olan bakteriyel toksinle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Isıya dayanıklı (ısı-stabil) bir enterotoksindir.

Answer

Emetik tip Bacillus cereus gıda zehirlenmesine neden olan toksin ısıya dayanıklıdır.
Bacillus cereus'un emetik tipi, besinlerde (özellikle pilav gibi nişastalı gıdalar) önceden sentezlenen ve ısıya oldukça dayanıklı olan 'sereulid' adlı enterotoksin nedeniyle oluşur. Bu toksin mide asidine ve sindirim enzimlerine de dirençlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Kısa inkübasyon süresi (161-6 saat), baskın semptom olarak kusma ve pirinç tüketimi öyküsü emetik tip Bacillus cereus enfeksiyonunu gösterir.
Kusma ile seyreden ve pirinçle ilişkili gıda zehirlenmelerinde en olası etken Bacillus cereus'tur.
2
Toksin özelliklerini değerlendirme
Sereulid (emetic toxin) gıdada önceden sentezlenmiş, proteolize ve ısıya dirençli bir peptiddir.
Emetik formun diyareik formdan temel farkı toksinin ısıya direnci ve sentez yeridir.

Key Concept

Bacillus cereus'un emetik ve diyareik formlarının ayrımı

Practice More

Bacillus cereus'un diyareik formundaki inkübasyon süresi ve etki mekanizmasını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question

İthal hayvan yünü ve derisi işleme tesisinde çalışan 4545 yaşında bir erkek hasta; el sırtında ağrısız, kaşıntılı bir papülün hızla ilerleyerek ortası siyah nekrotik bir eskarla (şarbon çıbanı) karakterize lezyona dönüştüğü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede lezyon çevresinde belirgin, gode bırakmayan (non-pitting) ödem saptanıyor. Vezikül sıvısının Gram boyamasında uçları dik köşeli, zincir oluşturan, büyük Gram pozitif basiller görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin virülans faktörleri ve genetik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kapsül sentezinden sorumlu genler pXO2pXO2 plazmidinde, toksin bileşenlerini kodlayan genler ise pXO1pXO1 plazmidinde yer alır.

Answer

Şarbon etkeninde kapsül genleri pXO2pXO2, toksin genleri ise pXO1pXO1 plazmidinde bulunur.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, *Bacillus anthracis*'in virülansını belirleyen iki ana plazmid vardır: pXO1pXO1 toksinleri (ProtectiveAntigenPAProtective Antigen - PA, EdemaFactorEFEdema Factor - EF, LethalFactorLFLethal Factor - LF) kodlarken, pXO2pXO2 bakteriyi fagositozdan koruyan poli-D-glutamik asit kapsülünü kodlar. Her iki plazmidin varlığı da tam virülans için gereklidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Siyah nekrotik eskar (şarbon çıbanı) ve büyük Gram pozitif basiller *Bacillus anthracis* tanısını koydurur.
Tanıyı netleştirmek için tipik lezyon ve mikroskopi bulguları kullanılır.
2
Virülans plazmidlerinin hatırlanması
pXO1pXO1 toksin kompleksini (PAPA, EFEF, LFLF), pXO2pXO2 ise kapsül sentezini kodlar.
Genetik bilginin lokasyonu TUS için spesifik bir bilgi düzeyidir.
3
Kapsül yapısının incelenmesi
*B. anthracis* kapsülü poli-D-glutamik asit (polipeptit) yapısındadır.
Diğer bakterilerden ayrılan en önemli yapısal farklardan biridir.
4
Toksin mekanizmalarının ayırt edilmesi
EF adenilat siklaz aktivitesi gösterir, LF ise MAPKK'ları parçalayan metalloproteazdır.
İki toksin bileşeninin etki mekanizmaları birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Key Concept

*Bacillus anthracis* virülansı için hem protein yapısındaki kapsül (pXO2) hem de üçlü toksin kompleksi (pXO1) gereklidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 50Question

2828 yaşında, intravenöz ilaç bağımlılığı öyküsü olan bir erkek hasta; yaklaşık iki gündür devam eden çift görme, yutma güçlüğü ve kollarında başlayıp aşağı doğru yayılan kas güçsüzlüğü şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral ptozis, ışık refleksinin zayıf olduğu dilate pupiller ve simetrik inen flask paralizi saptanıyor. Hastanın vücut sıcaklığı 36,8C36,8^\circ C olup, sol ön kolunda pürülan bir deri lezyonu izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tıpkı tetanus toksini gibi çinko bağımlı bir endopeptidaz olan toksini, SNARE proteinlerini parçalayarak nöromusküler kavşaktan asetilkolin salınımını engeller.

Answer

Mikroorganizmanın salgıladığı toksin, SNARE proteinlerini parçalayarak asetilkolin salınımını engeller ve flask paraliziye neden olur.
Vakadaki bulgular (descending flask paralizi, ptozis, IV ilaç kullanımı ve yara varlığı) yara botulizmini göstermektedir. Clostridium botulinum tarafından üretilen botulinum toksini, sinaptik vezikül füzyonunda görevli SNARE proteinlerini (synaptobrevin, SNAP-25 veya syntaxin) parçalayarak asetilkolin salınımını inhibe eder. Bu durum periferik kolinerjik sinapslarda blokaja ve sonuçta flask paraliziye yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
İntravenöz ilaç kullanımı, pürülan yara varlığı, ptozis, dilate pupiller ve simetrik inen flask paralizi saptandı.
Bu bulgular, özellikle ateşin olmamasıyla birlikte 'Yara Botulizmi' (Wound Botulism) tablosunu desteklemektedir.
2
Etken mikroorganizmayı belirleme
Etken Clostridium botulinum'dur.
Clostridium botulinum sporları kontamine yaralarda vejetatif hale geçerek botulinum toksini üretir.
3
Toksin mekanizmasını değerlendirme
Botulinum toksini, SNARE kompleksini parçalayan çinko bağımlı bir endopeptidazdır.
SNARE proteinlerinin parçalanması, asetilkolin içeren veziküllerin presinaptik membranla birleşmesini engeller.

Key Concept

Yara botulizmi, intravenöz ilaç kullanıcılarında görülebilen, Clostridium botulinum toksininin SNARE proteinlerini parçalayarak asetilkolin salınımını engellemesiyle karakterize bir klinik tablodur.
Question 51Question

3838 yaşında, HIV pozitif (CD4+CD4+ hücre sayısı: 120/mm3120/mm^3) olan bir hasta; ateş, öksürük ve ilerleyici nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyon saptanıyor. Balgam örneğinin Gram boyamasında Gram pozitif kokobasiller görülüyor. Modifiye asidorezistan (Ehrlich-Ziehl-Neelsen) boyamada zayıf pozitiflik saptanıyor ve kanlı agarda 4848 saat sonra somon rengi (salmon-pink) koloniler oluşuyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rhodococcus equi

Answer

Rhodococcus equi
Doğru seçenek olan bakteri, aerobik, hücre içi yerleşen, Gram pozitif bir kokobasildir. Özellikle hücresel bağışıklığı baskılanmış (HIV/AIDS) kişilerde kavitasyonlu pnömoniye yol açar. Hücre duvarındaki mikolik asitler nedeniyle modifiye asidorezistan (zayıf pozitif) boyanır. Kanlı agarda somon pembesi renginde, mukoid koloniler oluşturması en ayırt edici özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zemini değerlendir
HIV pozitifliği ve düşük CD4 sayısı, hastanın fırsatçı enfeksiyonlara açık olduğunu gösterir.
Etkenin immünosuprese konakta kavitasyonlu akciğer enfeksiyonu yapabilme kapasitesi sorgulanmalıdır.
2
Morfolojik ve boyanma özelliklerini analiz et
Gram pozitif kokobasil yapısı ve modifiye asidorezistan (zayıf ARB) pozitifliği saptanmıştır.
Bu kombinasyon CMN grubu (Corynebacterium, Mycobacterium, Nocardia) ve Rhodococcus arasında ayırıcı tanı gerektirir.
3
Kültür özelliklerini tanımla
Kanlı agarda somon rengi (salmon-pink) koloniler oluşmuştur.
Somon rengi pigment üretimi, Rhodococcus equi için patognomonik sayılabilecek bir laboratuvar bulgusudur.

Key Concept

Rhodococcus equi'nin immünosuprese hastalardaki kavitasyonlu pnömoni etkeni olması ve karakteristik laboratuvar özellikleri (zayıf ARB pozitifliği ve somon rengi koloniler).

Practice More

Nocardia ve Rhodococcus arasındaki morfolojik farkları (filamentöz vs kokobasil) pekiştirmek için mikroskobik görüntüleri karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 52Question

Bir grup üniversite öğrencisinde, bir Uzak Doğu restoranında yedikleri kızarmış pirinçten (fried rice) yaklaşık 22 saat sonra ani başlayan şiddetli bulantı ve kusma şikayetleri gözlenmiştir. Gıda örneğinden yapılan mikrobiyolojik incelemede Gram pozitif, sporlu, hareketli ve aerobik koşullarda üreyen basiller izole edilmiştir.

Bu klinik tablodan sorumlu olan etken ve patogenez mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sorumlu toksin (sereulid), gıdalarda önceden sentezlenen, mide asidine ve yüksek ısıya (121C121^\circ C, 3030 dakika) dirençli halkasal bir peptiddir.

Answer

Sorumlu toksin (sereulid), gıdalarda önceden sentezlenen, mide asidine ve yüksek ısıya dirençli halkasal bir peptiddir.
Vakadaki klinik ipuçları (pirinç tüketimi, 2 saatlik kısa inkübasyon, kusma) ve mikrobiyolojik bulgular (Gram pozitif, sporlu, hareketli, aerobik basil) Bacillus cereus emetik tip gıda zehirlenmesini tanımlamaktadır. Bu tablodan sorumlu olan sereulid toksini, gıdada önceden sentezlenen, 121°C'de 30 dakika gibi yüksek ısı değerlerine ve mide asidine dirençli, halkasal yapıda bir peptiddir.

ÖzellikEmetik FormDiyareik Form
İnkübasyon Süresi161-6 saat (kısa)8168-16 saat (uzun)
Sorumlu ToksinSereulid (ısıya dirençli)Enterotoksin (ısıya duyarlı)
Toksin KaynağıGıdada önceden sentezlenmişBağırsakta üretim
Ana SemptomKusmaSulu ishal

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Pirinç tüketimi sonrası 1-6 saatlik kısa inkübasyon süresi ve kusmanın ön planda olması 'emetik tip' gıda zehirlenmesine işaret eder.
Kısa inkübasyon süreleri genellikle gıdada önceden sentezlenmiş (preformed) toksinlerle ilişkilidir.
2
Mikrobiyolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Gram pozitif, sporlu, hareketli ve aerobik basil tanımı Bacillus cereus ile uyumludur.
Bacillus türleri sporlu ve aerobiktir; B. anthracis hareketsizken, B. cereus hareketlidir.
3
Toksin özelliklerinin belirlenmesi
B. cereus emetik formu, ısıya ve asit direncine sahip 'sereulid' adı verilen bir halkasal peptid tarafından oluşturulur.
Bu toksin pişirme sıcaklıklarında (otoklav dahil) bozulmadığı için kontamine gıdanın ısıtılması zehirlenmeyi engellemez.

Key Concept

Bacillus cereus emetik ve diyareik sendrom farkları
Estimated Time:1m 30s
Question 53Question

2828 yaşında, 3232 haftalık gebe bir hasta, yaklaşık bir haftadır devam eden halsizlik, hafif ateş ve kas ağrısı şikayetleri ile başvurmuştur. Hastanın öyküsünden yakın zamanda pastörize edilmemiş sütten yapılmış taze köy peyniri tükettiği öğrenilmiştir. Kan kültüründe +22C+22^\circ C'de takla atma (tumbling) hareketi yapan, katalaz pozitif, Gram pozitif, kısa basiller üremiştir. Bu mikroorganizmanın intestinal bariyeri geçerek sistemik yayılım göstermesinde kritik rol oynayan "Internalin A" (InlA) proteini, konak hücre yüzeyindeki hangi moleküle bağlanarak bakterinin hücre içine alınmasını sağlar?

Show answer & explanation

Answer: E-kadherin

Answer

Listeria monocytogenes'in intestinal bariyeri geçmesini sağlayan Internalin A, konak hücresindeki E-kadherin molekülüne bağlanır.
Vakada tanımlanan mikroorganizma ListeriaListeria monocytogenesmonocytogenes'dir. Bu bakteri, fakültatif intrasellüler bir patojendir. İntestinal epitel hücrelerine giriş yapmak için yüzeyinde bulunan Internalin A (InlA) proteinini kullanır. Bu protein, konak hücre yüzeyindeki E-kadherin (epithelial cadherin) molekülüne bağlanır. Bu bağlanma, aktin filamentlerinin yeniden düzenlenmesini ve bakterinin hücre içine alınmasını tetikler.

Step-by-Step Solution

1
Etkeni tanımlama
ListeriaListeria monocytogenesmonocytogenes
Gebe hasta, taze peynir tüketimi ve oda ısısında takla atma hareketi yapan katalaz pozitif Gram pozitif basil bulguları tipiktir.
2
Virülans faktörünü analiz etme
Internalin A (InlA)
Listeria'nın hücre içine girişi (internalizasyon) için kullandığı temel yüzey proteinidir.
3
Reseptör eşleşmesini belirleme
E-kadherin
Internalin A spesifik olarak bağırsak epitelinde bulunan E-kadherin'e bağlanarak fermuar mekanizması ile endositozu başlatır.

Key Concept

Listeria monocytogenes, Internalin A (InlA) aracılığıyla E-kadherin'e bağlanarak intestinal bariyeri, Internalin B (InlB) aracılığıyla Met reseptörüne bağlanarak hepatik bariyeri geçer.
Question 54Question

4242 yaşında bir kasap, elinde üç gün önce et keserken oluşan küçük bir kesi sonrası gelişen, ağrılı, morumsu-kırmızı renkli, sınırlı bir deri lezyonu ile başvurmuştur. Fizik muayenede lezyonun kaşıntılı olduğu, püy içermediği ve keskin sınırlı olduğu gözlenmiştir. Yapılan lezyon biyopsisi örneğinin kültüründe; Gram pozitif, sporsuz, katalaz negatif basiller saptanmış ve bu basillerin üçlü şeker demirli (TSITSI) besiyerinde H2SH_2S oluşturduğu görülmüştür.

Bu hasta için en olası etken olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tedavisinde penisilin tercih edilir.

Answer

Erizipeloid etkeni olan Erysipelothrix rhusiopathiae'nin tedavisinde penisilin tercih edilir.
Vaka takdiminde belirtilen klinik bulgular ve laboratuvar sonuçları (kasaplık, mor lezyon, H2SH_2S pozitifliği, katalaz negatifliği) 'Erysipelothrix rhusiopathiae'yi tanımlar. Bu bakterinin neden olduğu erizipeloid tablosunda tedavi edici ajan olarak penisilin ilk seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Kasaplık mesleği, eldeki morumsu-kırmızı (erizipeloid) lezyon ve püy olmaması Erysipelothrix rhusiopathiae enfeksiyonunu düşündürür.
Mesleki maruziyet ve karakteristik deri lezyonu spesifik bir GPB etkenine işaret eder.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Gram pozitif, sporsuz, katalaz negatif ve TSI besiyerinde H2SH_2S pozitif olması tanıyı kesinleştirir.
TSITSI besiyerinde H2SH_2S üreten tek tıbbi öneme sahip Gram pozitif basil Erysipelothrix rhusiopathiae'dir.
3
Tedavi ve direnç profilini belirle
Etken penisiline duyarlı, vankomisine doğal dirençlidir.
Tedavi yönetiminde bu bakterinin ilaç duyarlılık profili hayati önem taşır.

Key Concept

Erysipelothrix rhusiopathiae'nin ayırıcı laboratuvar özellikleri (H2SH_2S pozitifliği, katalaz negatifliği) ve vankomisin direnci.

Practice More

Vankomisine doğal dirençli diğer Gram pozitifleri (Lactobacillus, Leuconostoc, Pediococcus) de gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 55Question

55 yaşında bir çocuk; boğaz ağrısı, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede tonsiller üzerinde gri-beyaz renkli, çevre dokuya sıkıca yapışık bir psödomembran saptanmıştır. Membran kaldırılmaya çalışıldığında kanama olduğu gözlenmiştir. Bu tabloya neden olan etkenin temel virülans faktörü olan toksinin etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Elongasyon faktör-2 (EF2EF-2)'nin ADPADP-ribozilasyonu ile protein sentezinin inhibisyonu

Answer

Elongasyon faktör-2 (EF2EF-2)'nin ADPADP-ribozilasyonu ile protein sentezinin inhibisyonu
Klinik tabloda tarif edilen boğazda kanamalı psödomembran yapısı difteri için tipiktir. Bu tabloya neden olan Corynebacterium diphtheriae'nın temel virülans faktörü olan difteri toksini, ökaryotik elongasyon faktör-2 (EF2EF-2)'nin ADPADP-ribozilasyonu yoluyla protein sentezini durdurarak hücre ölümüne ve doku nekrozuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Boğazda yapışık psödomembran ve kaldırıldığında kanama olması Corynebacterium diphtheriae enfeksiyonunu (difteri) işaret eder.
Psödomembran difteri hastalığının patognomonik klinik bulgusudur.
2
Etkenin virülans faktörünü belirleme
Hastalığın temel sorumlusu, bir bakteriyofaj (β\beta-faj) tarafından kodlanan difteri ekzotoksinidir.
Toksin, protein sentezini durdurarak doku nekrozuna ve membran oluşumuna yol açar.
3
Toksinin moleküler mekanizmasını tanımlama
Difteri toksini, ökaryotik hücrelerde Elongasyon Faktör-2 (EF2EF-2) üzerine ADPADP-riboz grubu ekleyerek bu faktörü çalışamaz hale getirir.
EF-2 inhibisyonu, ribozomda peptit zinciri uzamasını bloke ederek hücre ölümüne neden olur.

Key Concept

Difteri toksini, EF-2'yi ADP-ribozilleyerek protein sentezini inhibe eder.
Question 56Question

7070 yaşında bir hasta, pnömoni nedeniyle seftriakson tedavisi alırken tedavinin 1010. gününde bol sulu ishal, karın ağrısı ve lökositoz tablosuyla başvuruyor. Yapılan endoskopik incelemede kolon mukozasında sarı-beyaz renkli psödomembranlar izleniyor. Bu tablodan sorumlu tutulan etken ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toxin B (sitotoksin), hücre içi sinyal iletiminde görevli Rho GTPaz'ları inaktive ederek aktin polimerizasyonunu bozar.

Answer

Toxin B'nin Rho GTPaz'ları inaktive ederek aktin iskeletini bozması doğru ifadedir.
Clostridioides difficile tarafından üretilen Toxin B, hücre içindeki Rho GTPaz proteinlerini glukozilasyon yoluyla inaktive eder. Bu inaktivasyon, aktin hücre iskeletinin bütünlüğünün bozulmasına, hücreler arası sıkı bağlantıların (tight junctions) hasar görmesine ve sonuçta hücre ölümüne (sitotoksisite) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı sonrası gelişen psödomembranöz kolit tablosu, en olası etkenin Clostridioides difficile olduğunu gösterir.
Psödomembranlar C. difficile enfeksiyonu için patognomoniktir.
2
Etkenin virülans faktörlerini analiz et.
C. difficile, Toxin A (enterotoksin) ve Toxin B (sitotoksin) olmak üzere iki ana ekzotoksin üretir.
Her iki toksin de patogenezden sorumludur ancak Toxin B daha güçlü bir sitotoksindir.
3
Toksinlerin moleküler etki mekanizmasını belirle.
Toksinler, konak hücresindeki Rho, Rac ve Cdc42 gibi GTPaz'ları glukozilleyerek inaktive eder. Bu durum aktin filamentlerinin polimerizasyonunu bozarak hücre yuvarlaklaşmasına ve apoptoza yol açar.
Rho GTPaz'lar hücre iskeleti ve sinyal iletimi için kritiktir.

Key Concept

Clostridioides difficile toksinlerinin (Toxin A ve B) moleküler hedefi Rho ailesi GTPaz'larıdır.

Practice More

C. difficile tanısında kullanılan GDH (Glutamat dehidrogenaz) testi ve toksin-spesifik NAAT testlerinin duyarlılık/özgüllük farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 57Question

77 yaşında bir çocuk, şiddetli boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve boyun bölgesinde belirgin şişlik ("boğa boynu" görünümü) şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenede orofarenkste tonsilleri ve yumuşak damağı kaplayan, çevre dokuya sıkıca yapışık, gri-kirli beyaz renkte kalın bir membran gözlenmiştir. Bu membran bir spatül yardımıyla kaldırılmaya çalışıldığında alttaki dokuda kanama odakları oluştuğu saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan bakterinin temel virülans faktörü olan ekzotoksinin etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uzama faktörü-2'yi (EF2EF-2) ADP-ribozillemek suretiyle hücre içi protein sentezini inhibe eder.

Answer

Corynebacterium diphtheriae tarafından üretilen difteri toksini, Elongasyon Faktör-2 (EF2EF-2) molekülünü ADP-ribozilleterek protein sentezini durdurur.
Doğru seçenek, difteri toksininin biyokimyasal etkisini tam olarak açıklamaktadır. Toksinin aktif olan A parçası, hücre içine girdikten sonra sitozoldeki Elongasyon Faktör-2 (EF2EF-2) molekülündeki diftamid kalıntısına bir ADP-riboz grubu transfer eder. Bu modifikasyon, EF2EF-2'nin ribozom üzerindeki translokasyon yeteneğini engeller ve sonuç olarak protein sentezi durur.

Step-by-Step Solution

1
Vakayı analiz etme
Gri-beyaz psödomebran, kanama eğilimi ve 'boğa boynu' görünümü tipik difteri (Corynebacterium diphtheriae) tablosudur.
Psödomebranın kaldırılmaya çalışıldığında kanaması ve boyundaki lenfadenopati difteri için patognomoniktir.
2
Virülans faktörünü belirleme
Etkenin temel virülans faktörü, β\beta-korinefaj tarafından kodlanan difteri ekzotoksinidir.
Difterinin sistemik bulgularından (miyokardit, nöropati) kana karışan bu ekzotoksin sorumludur.
3
Toksin mekanizmasını hatırlama
Toksinin A subüniti, EF2EF-2 üzerindeki diftamid aminoasidine ADP-riboz bağlayarak onu inaktive eder.
EF2EF-2'nin inaktivasyonu, ribozomda peptid zincirinin uzamasını (elongasyon) durdurarak hücre ölümüne yol açar.

Key Concept

Difteri toksini, ökaryotik hücrelerde protein sentezini Elongasyon Faktör-2 (EF2EF-2) üzerinden ADP-ribozilasyon mekanizması ile inhibe eder.
Estimated Time:1m 30s
Question 58Question

2222 yaşında bir üniversite öğrencisi, bir Uzak Doğu restoranında kızarmış pilav yedikten yaklaşık 22 saat sonra şiddetli bulantı ve kusma şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde ateşinin olmadığı, ishal şikayetinin bulunmadığı ve semptomların kısa sürede gerilediği saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve patogenez mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Etken sporlu bir bakteri olup, gıdada önceden sentezlenmiş ısıya dayanıklı bir toksin sorumludur.

Answer

Etken sporlu bir bakteri olan Bacillus cereus'tur ve tablodan gıdada önceden sentezlenmiş ısıya dayanıklı toksin (sereulid) sorumludur.
Vakada tanımlanan tablo, Bacillus cereus'un emetik tip gıda zehirlenmesine uymaktadır. Bu tabloda, özellikle pirinç gibi gıdaların uygunsuz saklanması sırasında bakterinin üreterek gıdaya salgıladığı ısıya dayanıklı (heat-stable) bir toksin olan sereulid sorumludur. Toksin önceden sentezlendiği için inkübasyon süresi çok kısadır (161-6 saat) ve klinik tablo kusma ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Kısa inkübasyon süresi (161-6 saat), baskın semptom olarak kusma ve pirinç tüketimi öyküsü.
Bu bulgular tipik olarak Bacillus cereus'un emetik tip gıda zehirlenmesini işaret eder.
2
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bacillus cereus, Gram-pozitif, sporlu ve aerob/fakültatif anaerop bir basildir.
Ayırıcı tanıda spor oluşturma yeteneği ve Gram reaksiyonu kritiktir.
3
Patogenez mekanizmasının değerlendirilmesi
Emetik formda hastalık, gıdada önceden sentezlenmiş ısıya dirençli bir toksin (sereulid) tarafından oluşturulur.
Toksinin ısıya dayanıklı olması, gıdanın pişirilse bile toksisitesini korumasına neden olur.

Key Concept

Bacillus cereus emetik tipi gıda zehirlenmesi: Kısa inkübasyon (161-6 saat), kusma ağırlıklı klinik, pirinç tüketimi ve ısıya dayanıklı (heat-stable) pre-form toksin.

Practice More

Bacillus cereus'un diyareik ve emetik formlarını karşılaştıran bir tabloyu inceleyerek toksin mekanizmalarını (adenilat siklaz aktivasyonu vs.) pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 59Question

7272 yaşında kronik lenfositik lösemi (KLL) tanılı bir hasta; ateş, ense sertliği ve konfüzyon şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Beyin omurilik sıvısının (BOS) Gram boyamasında nötrofillerle birlikte Gram pozitif basiller görülüyor. Ampirik olarak başlanan seftriakson ve vankomisin tedavisine rağmen hastanın durumunda düzelme olmuyor.

Bu tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sefalosporin grubu antibiyotiklere karşı doğal (intrinsik) dirençlidir.

Answer

Sefalosporin grubu antibiyotiklere karşı doğal (intrinsik) dirençli olması
Listeria monocytogenes, yaşlılarda ve immün sistemi baskılanmış hastalarda (KLL gibi) önemli bir menenjit etkenidir. Bu bakterinin en karakteristik klinik özelliklerinden biri, sefalosporin grubu antibiyotiklere karşı doğal (intrinsik) olarak dirençli olmasıdır. Bu nedenle, ampirik menenjit tedavisinde bu hasta gruplarında tedaviye mutlaka Ampisilin eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve hastanın özelliklerinin analizi
72 yaşında, KLL (immün süpresyon) ve Gram pozitif basil kaynaklı menenjit saptanmıştır.
Yaşlı ve immün sistemi baskılanmış bireylerde Gram pozitif basil görülen menenjit vakalarında akla gelmesi gereken en önemli etken Listeria monocytogenes'tir.
2
Tedavi başarısızlığının değerlendirilmesi
Seftriakson (3. kuşak sefalosporin) ve Vankomisin tedavisine yanıt alınamamıştır.
Listeria monocytogenes tüm sefalosporinlere karşı doğal (intrinsik) dirence sahiptir. Bu durum tedavide Ampisilin kullanımını zorunlu kılar.
3
Bakteriyel özelliklerin doğrulanması
Seçeneklerdeki Listeria özellikleri taranarak doğru olan tespit edilir.
Listeria; katalaz pozitif, 25 derecede hareketli, sporsuz ve sefalosporine dirençli bir basildir.

Key Concept

Listeria monocytogenes'in sefalosporinlere karşı doğal direnci ve risk gruplarındaki (yaşlı, immün yetmezlikli) menenjit etkeni olması.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 3 / 3
Gram Pozitif Basiller — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin